| MA... - MU... ile başlayan FaRkLaR... |

- MACH REFRACTOMETER[İng.] / RÉFRACTOMÈTRE DE MACH[Fr.] ile/değil/yerine/= MACH KIRILMAÖLÇERİ

- MACH MAHRUTU[Osm.] / MACH CONE[İng.] / CÔNE DE MACH[Fr.] / MACH-KEGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= MACH KONİSİ

- MACH-BERECHNUNGSMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= MACH ÖLÇER

- MACH NUMBER[İng.] / NOMBRE DE MACH[Fr.] / MACH-NUMMER, MACH-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= MACH SAYISI

- MACH REFLECTION[İng.] / RÉFLEXION DE MACH[Fr.] / MACH-REFLEXION[Alm.] ile/değil/yerine/= MACH YANSIMASI

- MACHINE :/yerine MAKİNE

- MACRONUTRIENTS[İng.] değil/yerine/= MAKROBESİN

( Fizyolojik işlevleri sürdürebilmek açısından fazla miktarda gereksinim duyulan besinlerdir. Üç temel makrobesin sınıfı bulunmaktadır. Bunlar; proteinler, karbonhidratlar ve yağlardır. "Makro" ön eki, Yunancada büyük ve geniş anlamına gelmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- MACUNLAMAK ile MACUNLANMAK ile MACUNLATMAK ile MACUNLAŞMAK ile MACUN/LUK ile MACUNCU/LUK ile MACUN KÜREĞİ

- MADÂ/MAZÂ[Ar.] ile MÂ-ADÂ[Ar.]

( Geçti. İLE Başka, fazla, gayrı. )

- MADALYA ile MADALYALI ile MADALYASIZ/LIK ile MADALYA TÖRENİ


- MADALYA[İt.] ile MADALYON[İt.]

( Yararlık gösterenlere, yarışlarda ve sergilerde derece alanlara ödül, bazen de önemli bir olay dolayısıyla, ilgililere, andaç olarak verilen metal nişan. İLE İçine küçük resim, saç teli gibi andaçlar konulan, bona zincirle asılan, genellikle değerli metalden yapılmış, türlü biçimde süs eşyası. )

- MADALYON ile MADALYONCU/LUK

- MADAM ile MADAMA

- MADARA (OLMAK) ile/ve/||/<> MADURO (OLMAK)

- MADARALAŞMAK ile MADARA/LIK

- MADDE VE HAREKET ile/ve MADDE YA DA HAREKET ile/ve MADDE İLE HAREKET

- MADDE ile/ve MADDETÜ'N-MUAYYENE MADDE

- MADDE ile/değil MADDÎ

( Görünmez. İLE/DEĞİL Görünür. )

- MADDE ile/ve MÂNÂ

( Mânânın kesifleşmiş hali. İLE/VE Seni senden soyan. )
( Verdikçe "azalan". İLE/VE Verdikçe artan/artar. )
( Mânânın hakimiyeti madde sayesinde olur. )

- MADDELEMEK ile MADDELEŞMEK ile MADDELEŞTİRMEK ile MADDE/LİK ile MADDECİ/LİK ile MADDESEL/LİK ile MADDE BAŞI ile MADDE MADDE ile MADDESEL NOKTA


- MADDEN değil MADDETEN[Ar.]/EYCE

- MADDİ HAZ ile/ve MANEVİ HAZ

( Zamana bağlı olarak. İLE/VE AN'da. )

- MADDÎ İKRAM ile/ve/<>/|| MANEVÎ İKRAM

( Anımsayamayabiliriz. İLE/VE/<>/|| Unutmayız. )

- MADDÎ KEYİFLER/ZEVKLER ile/ve/değil/yerine MANEVÎ ZEVKLER

( Başta istek, sonrasında bıkkınlık verir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE
Başta isteksizlik, sonrasında şevk verir. )

- MADDÎ RIZK ile/ve MANEVÎ RIZK

( Anadan doğanlar zamanla büyüdükleri gibi, maneviyet âlemine doğanlar da zamanla büyürler. )
( Altına yok olmak yoktur, maneviyat gibidir. )
( Maneviyat da altın gibi herşeyde gizlidir ve mahvolmaz. )

- MADDÎ ZEKÂT ile/ve MÂNEVÎ ZEKÂT

( Malı temizler. İLE/VE Nefsi temizler. İlim ve sevgiyle verilir. )
( Olgun bir meyve koparılmaz da sapının ya da çöpünün üstünde kalırsa, tevek onu sömürür, meyvenin içindeki gıda, geldiği yere geri gider. )

- MADDÎ ile/ve MÂNEVÎ

- MADDİLEŞMEK ile MADDİLEŞTİRMEK ile MADDİ/LİK ile MADDİ ZARAR

- MADDİYAT ile MADDİYATÇI/LIK

- MADELUNG CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE MADELUNG[Fr.] / MADELUNG-KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= MADELUNG SABİTİ


- MADEM Kİ ÖYLE "SÖYLÜYORSA/YAPIYORSA" değil MADEM Kİ ÖYLE SÖYLÜYOR/YAPIYOR

- MADEN YATAĞI ile/ve/||/<>/> MADEN OCAĞI

- MADEN ile/ve/||/<> MADEN-İ ENVÂR[< NUR]

- MADENİ PARA ile MADENİ PARA ile PARA BASMA ile EŞ GÜVENCE

- MADENSELLEŞMEK ile MADEN ile MADENİ ile MADENCİ/LİK ile MADENSEL ile MADEN GAZI ile MADEN SUYU ile MADEN YÜNÜ ile MADENİ YAĞ ile MADENİ YÜN ile MADEN DEVRİ ile MADEN OCAĞI ile MADENİ PARA ile MADEN BİLİMİ ile MADEN DAMARI ile MADEN FİLİZİ ile MADEN KİRASI ile MADEN KUYUSU ile MADEN KÖMÜRÜ ile MADEN MAVİSİ ile MADEN SODASI ile MADEN YATAĞI ile MADEN CEVHERİ ile MADEN BİLİMSEL

- MADİKLEMEK ile MADİK ile MADİKÇİ/LİK

- MADRÛB ile/||/<> MADRÛB FÎH ile/||/<> TAD'ÎF

( Çarpılan. İLE/||/<> Çarpan. İLE/||/<> İki katını alma işlemi. )

- MADUR değil MAĞDUR

- MAFSAL ile MAFSALLI

- MAFYALAŞMAK ile MAFYA/LIK ile MAFYACI/LIK ile MAFYA ÇİZGİSİ


- MAGANDA ile MAÇO

- MAGANDA/LIK ile MAGANDA KURŞUNU

- MAGÂNİM[Ar. < MAGNEM] ile MAGÂRİM[Ar. < MAGREM]

( Ganimetler, düşmandan ele geçirilen mallar. İLE Ödenilecek borçlar, diyetler. )

- MAĞARA ile MAĞARA ADAMI

- MAĞARA ile MAĞARA SESİ ile MAĞARA RESMİ ile MAĞARA BİLİMİ ile MAĞARA BİLİMCİ

- MAĞARA ve/> MAĞAZA

- MAĞAZA ile MAĞAZACI/LIK

- MAGAZİNLEŞMEK ile MAGAZİNLEŞTİRMEK ile MAGAZİN ile MAGAZİN BASINI ile MAGAZİN DÜNYASI

- [ne yazık ki]
MAĞDUR ETMEK
ile/ve/değil/||/<>/> MAĞDUR GÖSTERMEK

- MAĞDUR/HASTA EDEN/ETMEK ile/ve/değil/||/<>/< MAĞDUR/HASTA OLAN/OLMAK


- [ne yazık ki]
MAĞDUR
ile/ve/||/<> MAZLUM

- MAĞDUR/İYET ile MAHCUB/İYET

- MAGMA ile MAGMASAL

- MAGNALIUM[Fr.] ile/değil/yerine/= MAGNALİYUM

- MAGNALIUM[İng.] ile/değil/yerine/= MAGNALYUM

- MAGNETOSOME[İng.] değil/yerine/= MAGNETOZOM

( Bazı bakteriler kendilerini manyetik alana göre magnetozom sayesinde konumlandırabilir. Magnetotaksi gösteren canlılarda Fe3O4 bulunur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- MAGNETRON[İng.] / MAGNÉTRON[Fr.] / MAGNETRON[Alm.] ile/değil/yerine/= MAGNETRON

- MAGNESON[İng.] ile/değil/yerine/= MAGNEZON

- MILK OF MAGNESIA[İng.] / MAGNÉSIE BLANCHE, MAGNÉSIE ANGLAISE[Fr.] / MAGNESIUMALCH[Alm.] ile/değil/yerine/= MAGNEZYA SÜTÜ

- MAGNESIA[İng.] / MAGNÉTO CHIMIQUE[Fr.] / MAGNESIA, MAGNESIUMOXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= MAGNEZYA


- MAGNESIUM ARSENATE[İng.] ile/değil/yerine/= MAGNEZYUM ARSENAT

- MAGNESIUM ACETATE[İng.] ile/değil/yerine/= MAGNEZYUM ASETAT

- MAGNESIUM BENZOATE[İng.] ile/değil/yerine/= MAGNEZYUM BENZOAT

- MAGNESIUM BORATE[İng.] ile/değil/yerine/= MAGNEZYUM BORAT

- MAGNESIUM FLUORIDE[İng.] ile/değil/yerine/= MAGNEZYUM FLORÜR

- MAGNESIUM FORMATE[İng.] ile/değil/yerine/= MAGNEZYUM FORMAT

- MAGNESIUM GLUCONATE[İng.] ile/değil/yerine/= MAGNEZYUM GLUKONAT

- MAGNESIUM HYDROXIDE[İng.] ile/değil/yerine/= MAGNEZYUM HİDROKSİT

- MAGNESIUM METHOXIDE[İng.] ile/değil/yerine/= MAGNEZYUM METOKSİT

- MAGNESIUM OLEATE[İng.] ile/değil/yerine/= MAGNEZYUM OLEAT


- MAGNESIUM PEROXIDE[İng.] ile/değil/yerine/= MAGNEZYUM PEROKSİT

- MAGNESIUM STEARATE[İng.] ile/değil/yerine/= MAGNEZYUM STEARAT

- MAGNESIUM SULFATE[İng.] ile/değil/yerine/= MAGNEZYUM SÜLFAT

- MAGNESIUM THIOSULFATE[İng.] ile/değil/yerine/= MAGNEZYUM TİYOSÜLFAT

- MAGNESIUM TRISILICATE[İng.] ile/değil/yerine/= MAGNEZYUM TRİSİLİKAT

- MAGNESIUM[İng.] / MAGNESIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= MAGNEZYUM

- MAGNEZYUM MAGNEZYUM SÜLFAT

( Atom numarası 12, atom ağırlığı 24.30, yoğunluğu 1.7 olan, gümüş renginde, parlak bir alevle yanan, çok hafif bir öğe. [Simgesi: Mg.] İLE Kimyasal formülü MgSO₄ olarak bilinen bir bileşiktir. Magnezyum, kükürt ve oksijen içerir. Yapısı gereği, inorganik bir tuzdur. Genellikle heptahidrat formundaki sülfat minerali olan, "Epsomit" ya da öteki adıyla, "Epsom tuzu" durumunda bulunmaktadır. "Epsom" adını ise, İngiltere'de bulunan bir yerleşim yerinden almıştır. )
( Magnezyum, klasik bir öğedir. İLE Magnezyum sülfat ise, bir bileşik olarak nitelendirilir. Yani, magnezyumun yapısına; kükürt ve oksijen ilavesiyle oluşur. Saf magnezyumdan, daha kompleks yapıda olup; farklı öğelerin magnezyum ile birleşmesinden oluşur. Magnezyum, temel öğe ve metabolizmanın yapı taşlarından biri iken; magnezyum sülfat, onun farklı nesnelerle birleşimidir.

Magnezyum sülfat, endüstri açısından; üst düzey kullanım alanına sahip bir bileşiktir. Epsom tuzu, genellikle magnezyum sülfat olarak bilinmektedir. Epsom tuzu, sofra tuzundan; tümüyle farklı bir bileşiktir. Epsom tuzunun da, magnezyumdan ayrı olarak; belirli işlevleri ve yararları bulunmaktadır.

Sofra tuzuna benzer görünüme sahip epsom tuzu, genellikle banyolarda eritilir. Bu yüzden, "banyo tuzu" olarak da bilinir. Sofra tuzuna benzese de tadı belirgin oranda farklıdır. Epsom tuzu, son derece acı bir tada sahiptir. Tadı nedeniyle, yemeğe ekleme amaçlı olarak pek kullanılmaz. )

- MAGNEZYUM ile MAGNEZYUMLU ile MAGNEZYUM KLORÜR ile MAGNEZYUM SÜLFAT ile MAGNEZYUM KARBONAT

- MAGNOX[Alm.] ile/değil/yerine/= MAGNOKS

- MAGNON[İng.] / MAGNON[Fr.] ile/değil/yerine/= MAGNON


- MAGNOX[İng.] / MAGNOX[Fr.] ile/değil/yerine/= MAGNOX

- MAGNUS EFFECT[İng.] / EFFET MAGNUS[Fr.] / MAGNUS-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= MAGNUS ETKİSİ

- MAGRİB[Ar. < GARB | çoğ. MAGARİB] ile Magrib[Ar.]

( Batı. | Akşam. İLE Batı tarafında olan ülkeler. | [Afrika için] Mısır ötesindeki kuzey bölümü.[İspanya, Portekiz] )

- MAGRİB-İ AKSÂ[Ar.] ile MAGRİB-İ EDNÂ[Ar.] ile MAGRİB-İ ESVÂT[Ar.] ile MAGRİB OCAKLARI[Ar.]

( Fas, Marakeş. İLE Trablus ve Berberiye. İLE Tunus, Cezâyir. İLE Trablus, Tunus ve Cezâyir. )

- MAGRİS[Ar. < GARS | çoğ. MAGARİS] ile MAGRİZ[Ar. çoğ. MAGARİZ]

( Fidanlık, fidan yetiştirilen yer. İLE Bir şeyin dahil edildiği yer, bir şeyin çıktığı, büyüdüğü geliştiği yer, kuyruk dibi. | Büyükayı[Dübb-i Ekber] denilen yıldız takımının dörtgeniyle kuyruğunun birleşme noktasında bulunan, kümenin dördüncü parlak yıldızı. )

- MAĞRUR ile/ve/değil/yerine/||/>< MAĞDUR

( Mağdur olan, mağrur olur. )
( "Mağrurun" değil mağdurun yanında olmayı yeğleriz/yeğlemeliyiz... )

- MAĞRURLANMAK ile MAĞRUR/LUK ile MAĞRURCA

- MAGRÛS/E[Ar. < GARS] ile MAGRÛZ[Ar.]

( Toprağa dikilmiş. İLE Taze. )

- MAGZÂ[Ar.] ile MAGZÂ[Ar. çoğ. MAGAZÎ]

( Amaç, istek, meram. İLE Gazâ, savaş öyküleri. | Savaş. )

- MÂH[Fars.] ile MÂH[Fars.]

( Ay. | Yılın 1/12'si. İLE Geçersiz [para]. | Rezil, münâfık, alçak. )

- MÂHÂBİS[Ar. < MAHBES] ile MAHÂBÎS[Ar. < MAHBÛS] ile MAHÂBİZ[Ar. < MAHBEZE]

( Hapishaneler. İLE Hapsedilmiş, bir yere kapatılmış olanlar. İLE Ekmek fırınları/dükkanları. )

- MAHÂFİL[Ar. < MAHFİL] ile MAHÂFİR[Ar. < MİHFER/E]

( Oturulacak, görüşülecek yerler, toplantı yerleri. | Büyük camilerde, sultanlara ya da müezzinlere ayrılmış etrafı parmaklıkla çevrilmiş olan yerler. İLE Hattatların, yanlışı kazımakta kullandıkları, bir çeşit kalemtraş. | Beller. Kazmalar. )

- MAHA-KARTA ile/||/<> MAHA-KASYAPA ile/||/<> MAHA-MANTRA ile/||/<> BİJA-MANTRA

( Büyük yapıcı. Zihin büyük yapıcıdır, her zaman bir şeyle meşguldür. @@ Buda'nın müritlerinden biri ve Dharma Lambası'nı ilk alan kişi. @@ Büyük büyü, efsun, sihir. @@ Tohum mantrası ya da tek kelimeden oluşan bir güç çığlığı. )

- MAHAL ile/||/<> MÂFEVK ile/||/<> EMÂKİN ile/||/<> HÂNE ile/||/<> MESKEN ile/||/<> MINTIKA ile/||/<> SÜKNÂ

( Yer. İLE/||/<> Üst mahal. İLE/||/<> Mahaller, mekanlar, mevkiler, yerler. İLE/||/<> Ev. İLE/||/<> Kişinin fiilen oturduğu yer, konut. İLE/||/<> Bölge, yer, mahal. İLE/||/<> Oturma [oturulacak yer]. )

- MAHALL[Ar. < HULÛL | çoğ. MAHÂLL] ile MAHÂLL[Ar. < MAHALL]

( Yer. İLE Yerler. )

- MAHALLE ile/değil/||/<> MAHAL'E

- MAHALLE ile MAHALLECE ile MAHALLELİ/LİK ile MAHALLE ARASI ile MAHALLE İMAMI ile MAHALLE KARISI ile MAHALLE BEKÇİSİ ile MAHALLE KAHVESİ ile MAHALLE MEKTEBİ ile MAHALLE MUHTARI ile MAHALLE ÇAPKINI ile MAHALLE ARKADAŞI

- MAHALLİLEŞMEK ile MAHAL ile MAHALLİ/LİK ile MAHALLİ İDARE ile MAHALLİ SEÇİM

- MAHARET ile MAHARETLİ/LİK ile MAHARETSİZ/LİK ile MAHARETSİZCE

- MAHA-SATTVA ile/||/<> MAHA-TATTVA ile/||/<> SATYAM-SHİVAM-SUNDARAM

( En Yüce Uyum. @@ Büyük Gerçek, En Yüce Bilinç. @@ Doğru, iyi, güzel. Satyam(doğruluk), shivam(lütufkâr), sundaram(güzel). )

- MAHÂZÎL[Ar. < MAHZÛL] ile MAHÂZÎR[Ar. < MAHZÛR]

( Rezil/rüsva olan kişiler. İLE Sakınılacak, korkulacak, hazer olunacak şeyler, engeller, sakıncalar. )

- MAHBES[Ar. < HABS] ile MAHBEZ[Ar. çoğ. MAHÂBİZ]

( Hapsolunma yeri, hapishane, zindan, cezaevi. İLE Ekmek fırını/dükkanı. )

- MAHCUBİYET ile/ve/değil/||/<> MAHVİYET

- MAHCUP/LUK ile MAHCUPÇA

- MAHDUT[Ar. < HADD] ile/ve/||/<>/>/< MAZBUT[Ar. < ZABT]

- MAHFAZA ile MAHFAZALI ile MAHFAZASIZ

- MAHFİ ile MAHFİL

- MAHFÛZ[Ar. < HIFZ] ile MAHFÛZ[Ar.]

( Saklanmış, hıfz olunmuş. | Korunmuş, gözetilmiş. | Gizlenmiş. | Ezberlenmiş. İLE Alçalmış. )

- MÂHÎ[Ar. < MAHV] ile MÂHÎ[Fars. | çoğ. MÂHİYÂN]

( Yok edici/mahvedici, yok eden/mahveden. İLE Balık. | Güneybalığı'nın a yıldızı. [Fr. FORMALHAUT] | Aylık. )

- MAHİYE ile MAHİYET


- MÂHİYET ile/ve/<> MÂLİYET

- MAHKEME ile MAHKEME ŞEFİ ile ASKERİ MAHKEME ile TEMYİZ MAHKEMESİ ile BANT ile NAZİK ile NEZAKET ile ADLİYE ile NEZAKETLE ile MAHKEME SALONU ile MAHKEMELER ile KUR ile AVLU

- MAHKEMELEŞMEK ile MAHKEME/LİK ile MAHKEMELİ ile MAHKEME KAPISI ile MAHKEME KARARI ile MAHKEME MASRAFI

- MAHKUM ile MAHKUMİYET

- MAHKÛMİYET ile/ve/> MAHRÛMİYET

( İki ucta da olmayacak/kalmayacak biçimde hareket etmek gerek. )

- MAHLEB[Ar.] ile MAHLEB[Ar. çoğ. MAHÂLİB]

( Gülgillerden, 6-10 m. yüksekliğinde bir ağaç. Kokulu kiraz, İdris ağacı. | Bu ağacın, baharat olarak kullanılan, nohut büyüklüğündeki yemişi. | Bal. İLE Aslan, kedi, doğan gibi hayvanların çengelli pençesi. )

- MAHLEB[Ar. çoğ. MAHÂLİB] ile MAHLEB[Ar.]

( Aslan, kedi, doğan gibi hayvanların çengelli pençeleri. İLE İdris ağacı. | Bal. )

- MAHLÛK[Ar. < HALK] ile MAHLÛK[Ar.]

( Yaratılmış, halk olunmuş. İLE Traş edilmiş baş/yüz. )

- MAHLÛL[Ar. < HALL] ile MAHLÛL[Ar.]

( Çözülmüş, dağılmış, hallolunmuş. | Erimiş, eritilmiş, eriyik. | Sahipsiz maaş ya da memurluk. | Mirasçısı bulunmayan ve hükümete kalan miras. İLE Delinmiş, öbür tarafına işlenmiş olan şey. )

- MAHMUD I ÇEŞMESİ ile MAHMUD I ÇEŞMESİ ile MAHMUD I ÇEŞMESİ ile MAHMUD I ÇEŞMESİ ile MAHMUD I ÇEŞMESİ ile MAHMUD I ÇEŞMESİ

( Fatih'te, İskender Paşa Camisi karşısındadır. İLE
Nişantaşı, Bayıldım Caddesi'ndedir. İLE
Kandilli'dedir. İLE
Taksim - İstiklâl Caddesi'nin başındadır. İLE
Topkapı Sarayı'nda, 3. bahçedeki Kuşhane Kapısı'nın yanındadır. İLE
Tophane Meydanı'nda, Tophane[Nusretiye] Camisi ile Kılıç Ali Paşa Camisi arasındaki meydandadır. )
( 1747'de. [Barok üslûbunda.] İLE 1748'de. İLE 1751'de. İLE 1732'de. İLE
1735'te, Sultan II. Mahmud tarafından. İLE
1732'de, Sultan I. Mahmud emriyle, annesi Saliha Sultan için, Türk Rokoko üslûbunda, Mimar Mehmed Ağa'ya yaptırtılmıştır. [İstanbul'un en yüksek çeşmesidir.][Tophane Çeşmesi olarak da bilinir.] )

- MAHMUD BEY TÜRBESİ ile MAHMUD PAŞA TÜRBESİ

( Üsküdar'da, Aziz Mahmud Hüdai Sokağı başındadır. İLE Bayezıd'ta, Mahmud Paşa Camisi arkasındadır. )

- MAHMUD II ÇEŞMESİ ile MAHMUD II ÇEŞMESİ ile MAHMUD II ÇEŞMESİ ile MAHMUD II ÇEŞMESİ ile MAHMUD II ÇEŞMESİ

( Emirgan'ın güneyinde, Boyacıköy'de, Fıstıklı Yokuşu'nun başındadır. İLE
Emirgan'ın güneyinde, Boyacıköy Polis Merkezi ilerisindeki meydandadır. İLE
Çemberlitaş'ta, Emin Sinan Camisi önündedir. İLE
Bostancı'da, Bostancıbaşı Köprüsü yakınındadır. İLE
İstinye'dedir. )

- MAHMUD PAŞA CAMİSİ ile MAHMUD ÇAVUŞ CAMİSİ

( Kapalı Çarşı yakınında, Mahmud Paşa semtindedir. İLE Sütlüce'dedir. )
( 1463'te, Sadrazam Mahmud Paşa emriyle, Mimar Atik Sinan'a yaptırtılmıştır. [Türkler'in İstanbul'da yaptırdığı ilk camilerdendir.] İLE
1538'de, Kızlar Ağası Mahmud Ağa tarafından. [Sütlüce Camisi olarak da bilinir.] )

- MAHMÛD[Ar. < HAMD] ile Mahmûd[Ar.] ile Mahmûd (Kaşgarlı)[Ar.]

( Övülmeye değer, hamdolunmuş, senâ edilmiş. | Hz. Peygamber'in adlarından biri. İLE Ebrehe'nin Kâbe'yi yıkmak üzere getirdiği filin adı. İLE Türk bilgini, sözlük yazarı ve edibi. | Dîvân-ü Lügat-it Türk'ün yazarı. )

- MAHMURLAŞMAK ile MAHMUR/LUK ile MAHMUR ÇİÇEĞİ

- MAHMUZLAMAK ile MAHMUZLANMAK ile MAHMUZ ile MAHMUZCU ile MAHMUZLU ile MAHMUZ ÇİÇEĞİ

- MAHREF[Ar.] ile MA'REF[Ar.]

( Yemiş sepeti. İLE Yüzün, sürekli açık görünen yeri/yerleri. )

- MAHREK[Ar. < HAREKET] ile MAHREK[Ar.]

( [mat.] Hareketli bir noktanın güttüğü yol. | Bir gök nesnesinin hareketinde, ağırlık merkezinin geometri bakımından yeri, yörünge. [Fr. ORBITE] İLE Yakacak yer. )

- MAHREM[Ar. < HARÂM | çoğ. MAHÂRİM] ile MAHREM[Ar.]

( Haram. Şeriatın yasak ettiği şey. | Nikâh düşmeyen, şeriatçe evlenilmesi yasak edilen. | Şeriatçe, kadının kendinden kaçmadığı erkek. | Biriyle çok samimi, içli-dışlı olan. | Gizli olan, herkese söylenilmeyen. | Herkesçe bilinmemesi gereken. | Tanrı'nın sırlarını öğrenmeye başlayan kişi. İLE İki dağ arasındaki yol. )

- MAHREM-İ ESRÂR ile/ve/||/<> MAHREM-İ RÂZ

( Kendine sır söylenilen kimse, sırdaş. İLE/VE/||/<> Kendine sır verilmiş kişi. | Allah'ın sırrıan âşinâ olmayan başlayan kişi, velî. )

- MAHRUM ile MAZLUM

- MAHRÛMİYET ile/ve/||/<>/> MAĞDURİYET

- MAHRÛT ile/||/<> MAHRÛT KÂİM ile/||/<> MAHRÛT MÂİL ile/||/<> MAHRÛT MUDALLA ile/||/<> MAHRÛT NÂKIS

( Koni. İLE/||/<> Dik koni. İLE/||/<> Eğik koni. İLE/||/<> Çokgen koni. İLE/||/<> Kesik koni. )

- MAHRUT ile MAHRUTİ

- MAHŞER[Ar.] ile MAŞER[Ar.]

( Kıyâmet günü dirilenlerin toplanacaklarına inanılan yer. | Büyük kalabalık. İLE İnsan topluluğu, toplum. )

- MAHŞERLEŞMEK ile MAHŞER ile MAHŞERİ ile MAHŞER GÜNÜ ile MAHŞER MİDİLLİSİ

- MAHSUB[Ar. < HİSÂB | çoğ. MAHÂSİB] ile MAHSÛB[Ar.]

( Hesaba katılmış, hesap edilmiş. | Büyük bir zâta mensup kişi. İLE Kızamık çıkarma. )

- MAHSÛD[Ar. < HASED] ile MAHSÛD[Ar.]

( Kıskanılan, hased olunan/edilen. İLE Ekini biçilmiş, hasad edilmiş. | Biçilmiş ekin. )

- MAHSUL ile MAHSUL KULAKLI ile KIRPILMIŞ ile EKİN

- MAHSUM" değil MASUM


- MAHSUN[Ar. < HISN] ile MAHZÛN[Ar. < HAZÎNE] ile MAHZÛN[Ar. < HÜZN]

( Güçlendirilmiş, istihkâmlı. İLE Hazinede saklanılan şey. İLE Hüzünlü, tasalı, kaygılı. )

- MAHSÛR[Ar. < HASR] ile MAHSÛR[Ar.] ile MAHZUR[Ar.]

( Yorulmuş, feri gitmiş göz. İLE Kuşatılmış, muhâsara edilmiş. | Sınırlanmış, belirli edilmiş, hasredilmiş. | Men edilmiş. | Sıkıştırılmış, tazyik edilmiş. İLE Sakınılacak, korkulacak şey. | Engel. | Sakınca. )

- MAHSUS[< HAS] ile MAHSÜS[< HİS]

- MAHSÛS[Ar. < HİSS] ile MAHSÛS[Ar. < HUSÛS | çoğ. MAHÂSÎS, MAHSÛSÂT] ile MAHZÛZ[Ar. < HAZZ]

( Duyumsanan, hissedilen. İLE Başkasında bulunmayan, sadece bir kişiye ait olan. | Birine ayrılmış olan. | Lâyık. | Ayrı, müstakil, başlı başına. | Özel olarak. | İsteyerek, bile bile. | Şakadan. İLE Hoşlanmış, haz etmiş. )

- MAHSUS ile/ve/değil/yerine MÂKUL

( Elimizle/gözümüzle, duyularımızla. İLE/VE/DEĞİL Beyin, akıl ile. )

- MAHSUR ile MAHZUR

- MAHVETMEK ile MAHVEDEBİLMEK

- MÂHYA ile MÂHYA

( Ramazan gecelerinde, camilerde, iki minare arasına gerilen ipler üzerine kandil ya da elektrik ampulleriyle yazılan yazı ya da yapılan resim. İLE Çatılarda, iki eğik yüzeyin birleştiği bölüm. )

- MAHYA/LIK ile MAHYACI/LIK ile MAHYA ŞENLİĞİ ile MAHYA KİREMİDİ ile MAHYA IŞIKLIĞI

- MAHZUNLAŞMAK ile MAHZUN/LUK ile MAHZUNCA


- MAHZÛR[Ar. < HAZR] ile MAHZÛR[Ar. < HAZER]

( Haram edilmiş, yanına yaklaşılması yasak edilmiş, haram. İLE Sakınılacak, korkulacak şey. | Engel. | Sakınca. )

- MAHZUR ile MAHZURLU ile MAHZURSUZ

- MÂ-İ CÂRİ ile/||/<> MÂ-İ LEZÎZ ile/||/<> LEB-İ DERYA

( Akarsu. İLE/||/<> İçilecek su, lezzetli su, memba suyu. İLE/||/<> Deniz kenarı, sahil. )

- MAİ ile MAİL ile MAİN

- MAİ[Ar. < MA: Su.] değil/yerine/= MAVİ/GÖKÇE

- MAİYET[Ar.] ile MAHİYET[Ar.]

( Birlikte bulunma. İLE Nitelik. )
( Birlikte bulunma. İLE Nitelik. )

- MAİYET ile MAİYET MEMURU

- MAJOR CROSS MATCH[İng.] değil/yerine/= MAJOR ÇAPRAZ KARŞILAŞTIRMA

- MAJOR HISTOCOMPATIBILITY COMPLEX[İng.] değil/yerine/= MAJÖR HİSTOKOMPATİBİLİTE KOMPLEKSİ (MHC)

( Bağışıklık sistemine yabancı maddeleri tanımasında yardımcı, gözelerin yüzeyinde bulunan proteinleri kodlayan gen grubu. MHC proteinleri tüm yüksek omurgalılarda bulunur. İnsanlarda komplekse insan lökosit antijeni (HLA) sistemi de denir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- MAJÖR ile MAJÖR GAM


- MAJORANA FORCE[İng.] / FORCE DE MAJORANA[Fr.] / MAJORANA-KRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= MAJORANA KUVVETİ

- MAJORANA NEUTRINO[İng.] / NEUTRINO DE MAJORANA[Fr.] / MAJORANA-NEUTRINO[Alm.] ile/değil/yerine/= MAJORANA NÖTRİNOSU

- MA'KAD ile/değil MAK'AD[Ar.]

( Akd edilecek, sözleşilecek yer. İLE/DEĞİL Oturulacak yer, minder. | Oturak yeri, geri, kıç. )

- MAKADAMLAMAK ile MAKADAM

- MAKADÎR[Ar. < MİKDÂR/MAKDÛR] ile MAKADİR[Ar. < MAKDERET]

( Miktarlar, kısımlar. İLE Kudretler, kuvvetler. )

- MAKADÎR-İ MÜŞTEREKE[Ar.] ile MAKADÎR-İ MÜTENÂSİBE[Ar.]

( Aynı ölçü ile ölçülebilen miktarlar. İLE Orantılı çokluklar. )

- MÂKAM ile MAHLÂS

- MAKAM ile MAKAM ODASI ile MAKAM ŞOFÖRÜ ile MAKAM ARABASI ile MAKAM ÖDENEĞİ ile MAKAM OTOMOBİLİ ile MAKAM TAZMİNATI

- MAKAMDA OLMAK ile/ve/değil MAKAMDAN GÖRÜNMEK

- MAKAMDA OLMAK ile/ve/değil MAKAMDAN GÖRÜNMEK


- MAKARA ile MAKARALI ile MAKARALI KUŞ

- MAKARA ile MANDAR[Yun.]

( ... İLE Gemilerde kullanılan küçük makara. )

- MAKARNA ile MAKARNACI/LIK

- MAKARON[Azr.] = MAKARNA[Tr.]

- MAKASLAMAK ile MAKASLANMAK ile MAKAS ile MAKASLI ile MAKASÇI/LIK ile MAKASSIZ ile MAKAS PAYI ile MAKAS HAKKI ile MAKASLI BÖCEK

- MAKEDON ile MAKEDONCA

- MAKET ile MAKETÇİ/LİK ile MAKET BIÇAĞI

- MAKEUP :/yerine MAKYAJ

- MAKFERLAN ile MAKFERLANLI

- MAKİ[İt.] ile MAKİ/LEMUR

( Akdeniz dolaylarında, yaygın, bodur ağaç ve çalılardan oluşan bitki örtüsü. İLE Makigillerden, Madagaskar Adası'nda sık rastlanılan, uzun kuyruklu, yumuşak tüylü bir memeli primat. )

- MAKİ/LİK ile MAKİNİST

- MAKİNE YAPMAK ile/ve/değil/||/<>/>/< MAKİNE YAPAN MAKİNA YAPMAK ile/ve/değil/||/<>/>/< "YAPAY ZEKÂ" ÜRÜNLERİ/ARAÇLARI GELİŞTİRMEK/OLUŞTURMAK

- MACHINE[İng.] / MACHINE[Fr.] / MASCHINE[Alm.] ile/değil/yerine/= MAKİNE

- MAKİNELEŞMEK ile MAKİNELEŞTİRMEK ile MAKİNE ile MAKİNECİ/LİK ile MAKİNELİ ile MAKİNE GÜCÜ ile MAKİNE YAĞI ile MAKİNE ODASI ile MAKİNE PARKI ile MAKİNE DOLABI ile MAKİNELİ TÜFEK ile MAKİNELİ TABANCA

- MAKİS[Ar. < KIYÂS] ile MÂKİS[Ar.]

( Kıyas edilebilir, benzetilebilir. İLE Duraksayan, mekseden. )

- MAKLÛB-İ MUAVVEC ile/ve/<> MAKLÛB-İ MÜCENNAH

( Bir sözcükteki harflerin, düzensizce yer değiştirmesiyle ortaya başka bir sözcüğün çıkması. İLE Söylenişleri aynı iki sözcükten birini, beytin başında, öbürünü sonunda getirme sanatı.
[Gül ruhun hecriyle lâl olmuş gönül ey gonca-fem
Gel bana ben ağlayayım bülbül gibi sen bak da gül.] )

- MACRO ANALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= MAKRO ÇÖZÜMLEME/ANALİZ

- MACROPOROUS RESIN[İng.] ile/değil/yerine/= MAKRO GÖZENEKLİ REÇİNE

- MACROLIDE[İng.] ile/değil/yerine/= MAKROLİT

- MAKROME ile MAKROMELİ


- MACROMOLECULE, GIANT MOLECULE[İng.] / MACROMOLECULE[Fr.] / MAKROMOLEKUL[Alm.] ile/değil/yerine/= MAKROMOLEKÜL

- MACROCYCLIC SUBSTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= MAKROSİKLİK NESNE

- MAKSAT ile MAKSATLI/LIK ile MAKSATSIZ/LIK ile MAKSATLICA ile MAKSATSIZCA

- MAKSİ ile MAKSİ ETEK

- MAXIMALE SPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MAKSİMUM GERİLİM

- MAKSÛM ile/||/<> MAKSÛM ALEYH ile/||/<> MENSÛB İLEYH

( Bölünen. İLE/||/<> Bölen. İLE/||/<> Payda ya da bölen. )

- MAKSÛR/E[Ar. < KASR] ile MAKSÛRE[Ar. çoğ. MAKASÎR]

( Kısalmış/kısaltılmış, kasr olunmuş. | Alıkonulmuş. | Bir şeye ayrılmış. | Bazı Arapça sözcüklerin sonunda bulunan "Y" biçiminde yazılan Elif harfi. İLE Camilerde, etrafı parmaklıklı yüksek yer.[Biraz daha yüksek olursa "mahfil" denilir.] )

- MAKSÛRE[Ar. çoğ. MAKASÎR] ile MAHFÎL[Ar. çoğ. MAHÂFİL]

( Camilerde, etrafı parmaklıklı yüksek yer. İLE Oturulacak/görüşülecek yer, toplantı yeri. | Büyük camilerde, sultanlara ya da müezzinlere ayrılmış ve etrafı parmaklıkla çevrilmiş olan, yerden ve maksûreden daha yüksek yer. )

- MAKSÛRE ile MAHFİL

( Camilerde etrafı parmaklıklı yüksek yer. İLE Biraz daha yüksek ise mahfil denilir. )

- MAXWELL[Alm.] ile/değil/yerine/= MAKSVEL


- MAKTA'[Ar. < KIYÂS] ile MAKTAA[Ar.]

( Kesilen yer, bir şeyin kesildiği yer, eski kamış kalemlerin, yontulduktan sonra üzerine yatırılıp uclarının kesildiği, sert ağaçtan ya da kemikten yapılan alet. | [mat.] Kesit. | Bir gazel ya da kasîdenin son beyti. İLE Üzerinde kamış kalemin ucu kesilerek düzeltilen kemik, şimşir ya da madenden yapılmış alet. )

- MAKTÛ'/MAKTÛA[Ar. < KAT | çoğ. MAKATÎ'] ile MAKTÛA[Ar. < KAT | çoğ. MAKTÛAB]

( Kesilmiş, kat olunmuş. | Değeri biçilmiş, pazarlıksız. | Götürü. İLE Gazete, dergi ve benzeri şeylerden kesilmiş parça. [Fr. COUPURE] )

- MAKTU ile MAKTUL ile MAKTU FİYAT

- MAKTUL ile/ve/değil/||/<> MÂDUM

- MAKUL ve/||/<>/> MAKBUL

( Akılcı, akla uygun. VE/||/<>/> Kabul edilir/edilebilir. )

- MAKUL[Ar. < KAVL]["ku" uzun okunur] ile MA'KUL/MA'KULE[Ar. < AKL]["ku" uzun okunur]

( Söylenilmiş, denilmiş. Söylenilen söz. İLE Akıllıca, akla uygun, akıllıca iş gören, anlayışlı, mantıklı. )

- MAKULÂT[Ar. < MAKULE]["ku" uzun okunur] ile MA'KULÂT[Ar. < MA'KUL]["ku" uzun okunur] ile ME'KÛLÂT[Ar.]

( Takımlar, çeşitler, sınıflar/kategoriler. İLE Aklın uygun bulduğu, akıl ile bilinen şeyler. [Fr. PRÉDICABLES] İLE Yiyecekler. )

- MÂKULÂT ile MÂHİYET

- MÂKULÂT ile/ve MÂNEVİYAT

- MAKUL/LÜK ile MAKULE


- MÂKUZ değil MÂKUS

( Ters çevrilmiş, baş aşağı getirilmiş. | Uğursuz, kötü. )

- MAKYAJLAMAK ile MAKYAJ ile MAKYAJCI/LIK ile MAKYAJLI ile MAKYAJSIZ/LIK ile MAKYAJSIZCA ile MAKYAJ ODASI ile MAKYAJ TAKIMI

- MAKYAJLAR/I/MIZ/I" (TEMİZLEYELİM) değil MAKYAJ/I/MIZ/I (TEMİZLEYELİM)

- MAKYAJLI ile/yerine MAKYAJSIZ

- MAKYAVELCİ/LİK ile MAKYAVELİST ile MAKYAVELİZM

- MAL ALMAK ile MAL ÇEKMEK

- MÂL[Ar. çoğ. EMVÂL] ile -MAL[Ar.]

( Bir kişinin tasarrufu altında bulunan değerli ve gerekli şey. | Varlık, servet. | Para, nakit, gelir. | Tüccar eşyası. İLE "Süren, sürülen, takılan, sarılan" anlamlarıyla oluşumlar yapar.[RÛ-MÂL: Yüz süren.] )

- MAL ile MARDA[Yun.]

( ... İLE Değerini kaybetmiş[ıskarta(İt.)] mal. )

- MALA VURMAK ile "MALA VURMAK"

- MALACHITE[Fr.] / KUPFERSPAT, MALACHIT[Alm.] ile/değil/yerine/= MALAHİT


- MALAK/BALAK ile/ve/||/<>/> MANDA

( Manda yavrusu. İLE/VE/||/<>/> ... )

- MALACHITE[İng.] ile/değil/yerine/= MALAKİT

- MALAKLAMAK ile MALAK

- MALALAMAK ile MALTLANMAK ile MAL ile MALA ile MALİ ile MALT ile MALÇ ile MAL MÜLK ile MALİ YIL ile MALI TAŞI ile MAL BEYANI ile MAL SAHİBİ ile MALİ BELGE ile MALİ CEBİR ile MALİ SENET ile MAL BİRLİĞİ ile MAL CANLISI ile MAL SANDIĞI ile MAL VARLIĞI ile MALİ ANALİST ile MAL BİLDİRİMİ

- MALAMAT ile/ve/||/<> MADARA[Fars.]

( Alçak, aşağılık, rezil. @@ Kötü, sevimsiz. )

- MALATHION[İng.] ile/değil/yerine/= MALATİYON

- MALATYA ile MALATYALI/LIK

- MALEIC ACID[İng.] / ACID MALÉIQUE[Fr.] / MALEINSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= MALEİK ASİT

- MALEZYA BAYRAĞI'NDA:
AY
ve/<> YILDIZ ve/<> MAVİ ve/<> SARI

( İslâm'ı simgeler. VE/<> Eyaletleri simgeler. VE/<> Birlik'i simgeler. VE/<> Kraliyeti simgeler. )
( Malezya'yı oluşturan 13 eyalet, Malezya bayrağı ile birlikte kendi eyalet bayrağını kullanmaktadır. )

- MALEZYACA ile MALEZYALI


- MALİ ile MALİ YIL

- MÂLÎ[Ar.] ile MÂLÎ[Ar.] ile MALİ[Ar.] ile MÂLİH[Ar.]

( Malla, parayla ilgili. | Devlet, gelir ve giderlerinin yönetimine ait. İLE Çok fazla. | Dolu. İLE Afrika'da bir ülke. İLE Tuzlu. )

- MÂLİK[Ar. < MÜLK | çoğ. MÜLLEK] ile Mâlik[Ar.] ile Mâlikî[Ar.]

( Sahip, bir şeye sahip olan. İLE Yedi Cehennem'in hâkimi ve kapıcısı olan, Zebânileri idâre eden melek. RIDVÂN )

- MALİK ile MALİKİ/LİK

- MALİYE ile MALİYET ile MALİYECİ/LİK ile MALİYETLİ ile MALİYETSİZ/LİK ile MALİYET FİYATI

- MALİYET ile MALİYET MUHASEBECİSİ ile KIYI ile MASRAFÇI ile SEYYAR SATICI ile MALİYETSİZ ile PAHALI ile MALİYETLER

- MALİYETİN ...:
"BÜYÜMESİ"
değil ARTMASI

- MALKAR ile MALKARA ile MALKARCA

- MALTALI ile MALTALIK ile MALTA TAŞI ile MALTA ERİĞİ ile MALTA HUMMASI ile MALTA PALAMUDU