| V... |

- VAAD[Ar. VA'D] ile/||/<> TAAHHÜT/D[Ar.] / ÜSTENME/ÜSTLENME

( Bir işi yerine getirmek için verilen söz. @@ Bir şey yapmayı üstüne alma. | Bir işin yapılmasını üzerine alıp resmî olarak sözleşme yapma. )

- VAAZ KÜRSÜSÜ ile/||/<> SON CEMAAT YERİ ile/||/<> SAKIF ile/||/<> HÜNKÂR MAHFİLİ

( Belirli gün ve saatlerde, imamın vaaz vermek için çıktığı, koltuk ya da küçük balkon biçimindeki bölüm. İLE/||/<> XIV. yüzyıldan itibaren cami ve mescitlerde yaygın olarak kullanılan, ana mekânın dışında yarı açık hazırlık bölümü. İLE/||/<> Camilerde son cemaat yerinin dışında ek bir bölüm. Özellikle iç avlusu olan yapılarda, cemaatin hava şartlarından korunması amacına yöneliktir. İLE/||/<> Camilerde hükümdara ayrılan bölüm.[Bazen galerinin bir bölümü, bazen ayrı bir daire biçimindedir.] )

- VAAZ/MEVİZE ile/ve/||/<>/> HUTBE

( Cami, mescit vb. yerlerde vaizlerin yaptığı, genellikle öğüt niteliği taşıyan dinî konuşma. İLE/VE/||/<>/> Cuma ve bayram namazlarında okunan dua ve verilen öğüt. )

- VABESTE[Fars.] değil/yerine/= BAĞLI

- VAC/VAK/VACUUM ASSISTED CLOSURE[İng.] değil/yerine/= VAKUM YARDIMLI YARA KAPATMA, NEGATİF BASINÇLI YARA KAPATMA

- VACATION :/yerine TATİL

- VACCINE[İng.] değil/yerine/= AŞI

( Belirli hastalıklara neden olan patojenlere karşı bağışıklık kazandıran tıbbi araç. Latince "inek" anlamına gelen "vacca" sözcüğünden türemiştir. Aşı, 1796 yılında sığır çiçeği lezyonlarının insanda çiçek hastalığını engellediğini fark eden İngiliz doktor, Edward Jenner tarafından icat edilmiştir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- VACİB ile MUHTAR

- VÂCİBU'L-VUCÛD yerine KÂDİRU'L-MUHTÂR

- VÂCİB-ÜL VUCUD ve/||/<>/> VAHDET-İ VÜCUD

( Var oluşu gerekli olan. | Allah. VE/||/<>/> Varlığın tek oluşu. | Tasavvuf. )

- VÂCİD[Ar.] ile VÂCİZ[Ar.]

( Vücûda getirici/getiren. | Zengin. [Allah'ın sıfatıdır.] İLE Kısa. )

- VÂCİB ile KADÎM

- VACİB ile MÜMKÜN

( Varlığını kendinden alan. İLE Varlığını dışarıdan alan. )

- VAD/VENTRİKÜLER DESTEK CİHAZI VENTRICULAR ASSIST DEVICE[İng.] değil/yerine/= KARINCIK DESTEK AYGITI

- VA'D[Ar.] ile 'AHD[Ar.]

- VA'D[Ar.] ile VÂD[Ar.]

( Söz verme, üstüne alma. | Yapılmasına söz verilen şey. İLE Oğul. )

- VA'D[Ar.] ile VE'Y[Ar.]

- VÂDE FARKI değil/yerine/= SÜREV ARTISI

- VÂDE FARKSIZ değil/yerine/= SÜREV ARTISIZ

- VÂDE[Ar.] değil/yerine/= ERİM


- VÂDELİ HESAP değil/yerine/= SÜREVLİ SAYANAK

- VADESİ DOLMUŞ ile BİTİŞ TARİHİ ile SON TARİHLER ile DOLAYI ile GERÇEĞİNDEN DOLAYI

- VÂDESİZ HESAP değil/yerine/= SÜREVSİZ SAYANAK

- VADETMEK ile VADE ile VADELİ ile VADESİZ ile VADE SONU ile VADE BİTİMİ ile VADELİ HESAP ile VADELİ SATIŞ ile VADESİZ HESAP ile VADELİ MEVDUAT ile VADESİZ MEVDUAT

- VÂDİ[Ar.]/KANYON[Fr. < CANYON]/KLÜZ[Fr. < CLUSE] değil/yerine/= KOYAK/KAPUZ/DAR BOĞAZ

( Bir akarsuyun kalkerli bir alanda oyarak oluşturduğu, bir kıvrımı keserek iki yandaki çukurlukları birleştiren, dar ve boğaz biçimindeki geniş aralık. )

- VAFTİZ ile HAÇ VAFTİZİ ile VAFTİZ ile VAFTİZCİ ile VAFTİZHANE

- VAGON[Fr./İng. < WAGON] ile/ve/||/<> FURGON[Fr. < FOURGON]

( ... İLE/VE/||/<> Nesne vagonu. )

- VAGON değil/yerine/= TAŞIR

- VAGON[Fr./İng. < WAGON] ile/ve/||/<> TENDER[Fr.]

( Yük ve yolcu taşımakta kullanılan, lokomotifin çektiği demir yolu aracı. İLE/VE/||/<> Lokomotifin arkasına bağlanan, gerekli yakıtı, suyu taşıyan vagon. )

- VAGON ile/ve/<> VAGONET

( Yük ve yolcu taşımakta kullanılan, lokomotifin çektiği, demiryolu aracı. İLE Yana ya da arkaya doğru devrilebilen ve kimi toprak düzleme işlerinde kullanılan küçük vagon. )

- VAGONET değil/yerine/= TAŞIRCIK

- VAGZAL değil/yerine/= DURAK

- VÂH[Ar.] ile VÂH/VÂHA[Ar. çoğ. VÂHÂT]

( Vâh, yazık, ay. İLE Çöl ortasında suyu ve yeşilliği olan yer. )

- VAH ile VAHA ile VAHİ/LİK ile VAH VAH

- VAHÂ[Ar.] ile ILGIM/SERAP/YALGIN/PUSARIK

( Çöl ortasında suyu ve yeşilliği olan yer. İLE ... )

- VAHA değil/yerine/= SUVLA/YEŞERGE

- VAHÂMET ile/ve/<> HEZİMET

- VAHAMET ile VAHAMETLİ

- VAHDET ile/ve/<> TEVHÎD

( Olgu/durum. İLE/VE/<> İlke/kavram. )
( Durum. İLE/VE/<> Eylem. )
( ... İLE/VE/<> Kendinden memnun olmak. )
( TEVHÎD'E GEL, TEVHÎD'E
ZİKR ET! HAKK'I, HER YERDE )
( İnsan - İnsan ilişkisi. İLE/VE/<> İnsan - Tanrı ilişkisi. )

- VAHDET ile VAHDÂNİYYET

( Allah'a yakınlık, Allah'a ulaşma. | Yalnızlık, teklik, birlik. | Özgür bireylerin birliği. İLE Birlik, Allah'ın bir oluşu. )

- VAHDET ile VUSLAT

- VAHDET-EL VÜCÛD ile/ve/||/>/< VAHDET-EL MEVCÛD

( Çeşitlilik. İLE/VE/||/>/< Aynılaşma. )

- VAHDET-İ ŞUHÛD ile/ve/||/<>/hem de VAHDET-İ KUSÛD ile/ve/||/<>/hem de VAHDET-İ MEVCÛD ile/ve/||/<>/hem de VAHDET-İ VUCÛD

- VAHDET-İ VUCUD ve/||/<> HALK-I CEDÎD

- VAHDET-İ VUCUD ile/<> HEPTANRICILIK/TÜMTANRICILIK/PANTEİZM

( HAKK <> DOĞA ile HAKK > DOĞA )

- VAHDET-İ VÜCÛD ile/ve VAHDET el-VÜCÛD

- VAHDET-İ VUCUD ile VAHDET-İ ŞÜHÛD

- VAHDET-İ VÜCÛD ile VAHDET-İ VÜCÛD

- VAHİ[Ar.] ile/değil/>< VAHİY[Ar.]

( Boş, saçma. İLE/DEĞİL/>< Tanrı tarafından, bir buyruk ya da düşüncenin, peygambere bildirilmesi. )

- VÂHİD ile/ve/||/<>/> ÂHİD/AHÂD

( Bir. İkincisi düşünülemeyen. Sıfat. İLE/VE/||/<>/> Tek. Zât. )

- VÂHİD[Ar.] ile EHAD[Ar.]

- VÂHİD[Ar.] ile FERD[Ar.]

- VÂHİD[Ar.] ile MÜNFERİD[Ar.]

- VÂHİD[Ar.] ile VAHÎD[Ar.] ile FERÎD[Ar.]

- VÂHİDE ile/ve MEAL GAYR

( Ben. İLE/VE Biz. )

- VAHİDİYETTE KESRET ile KESRETTE VAHİDİYET ile KESRETTE VAHİD

( Kesreti saklayamazsın fakat birliği/tevhidi istediğin kadar saklayabilirsin. )
( Asıl tevhid, kesretten sonraki tevhiddir. )
( İş, bu kesreti tevhid etmektedir. )
( Kesreti saklayamazsın fakat birliği, tevhidi istediğin kadar saklayabilirsin. )

- VAHİD-ÜR-RAHÎM[Ar.] ile ...

( En çok bir yavru yapan hayvanlar. )

- VAHİH değil VAHİY

- VAHİM/ÜZÜCÜ OLAN:
YALAN SÖYLEMİŞ OLMASI
ile/ve/değil/||/<>/> ONA BİR DAHA GÜVENEMEYECEK OLMAK

- VÂHİM[Ar. < VEHM] ile VAHÎM[Ar. çoğ. VİHÂM, VAHÂMÂ]

( Kuran, kuruntulu. İLE Ağır, sonu tehlikeli, çok korkulu. )

- VAHİM ile/ve HAZİN

- VAHİM ile/ve/değil/> VAHŞET

- VÂHİME ile ...

( Gerçekliği olmayan değerler üretmek. )

- VAHİMLEŞMEK ile VAHİM/LİK

- VAHİY DİNLERİ ile/ve EVRENSEL DİNLER

- VAHİY ile HADİS(-İ KUTSÎ)

- VAHİY ile İLHÂMÂT ile RÜYÂ ile FERÂSET

( Cebrail ile gelen. İLE Cebrail'siz gelen. İLE Cebrail'siz gelen. İLE Kendi öngördüğün. )

- VAHİY ile/ve "KUTSAL" METİN

- VAHİY ile/ve/||/<>/> TEBLİĞ

- VAHS/VEHS[Ar.] ile VAHZ[Ar.]

( Ayak altında çiğneme. | Kırma. İLE Çimdikleme. | Sivri bir şey batırarak acıtma. | Isırma, sokma. )

- VAHŞ[Ar. çoğ. VUHÛŞ] ile VUHÛŞ-İ BERRİ[Ar.]

( Yabani hayvanlar. İLE Karada yaşayan yabani hayvanlar. )

- VAHŞET ile/ve VAHÂMET["VEHÂMET" değil!]

- VAHŞET[Ar.] değil/yerine/= YIRTINÇ/ACIMASIZLIK

- VAHŞÎ ile/<>/> BARBAR ile/<>/> UYGAR

( [İnsan/lık tarihinin] %66'sı. İLE/<>/> %33'ü. İLE/<>/> %1'i. )

- VAHŞİ ile GADDARLIK

- VAHŞİ ile/değil GÖÇER

- VAHŞİ ile/ve HIRÇIN

- VAHŞİ ile/ve/değil/||/<> İLKEL

- VAHŞİ ile/ve/değil SALDIRGAN

- VAHŞİ ile VAHŞET ile GADDARCA DAVRANMAK ile VAHŞİCE ile KABA


- VAHŞÎ[Ar.] ile Vahşî[Ar.]

( Yabanî, insandan kaçan. | Ürkek, korkak. | Merhametsiz, duygusuz. İLE Uhud Gazâsı'nda, Hz. Hamza'yı öldüren köle. )

- VAHŞİ[Ar.] değil/yerine/= YABANIL

- VAHŞİ değil/yerine/= YIRTICI

- VAHŞİLEŞMEK ile VAHŞİLEŞTİRMEK ile VAHŞİ/LİK ile VAHŞİCE ile VAHŞİ ORMAN ile VAHŞİ HAYVAN

- VAHŞ/VAHÎŞ[Ar.] ile VAHŞ[Ar. çoğ. VAHŞÂN, VUHÛŞ]

( Dört ayaklı hayvanlarda görülen bir hastalık. İLE Yabani, ürkek, insandan kaçan hayvan. | Issız, tenha yer. )

- VAHY ile ...

( BİR FİKRİN YA DA BİR EMRİN ALLAH TARAFINDAN BİR PEYGAMBERE BİLDİRİLMESİ )

- VAÎD ile VAHÎD

( Birini iyiliğe sevk ve kötülükten uzaklaştırmak için korkutma, yıldırma. @@ Bir. İkincisi düşünülemeyen. Sıfat. )

- VAÎD[Ar.] ile VÂİZ[Ar. < VA'Z | çoğ. VÂİZÂN, VU'ÂZ]

( Birini iyiliğe sevk ve kötülükten uzaklaştırmak için korkutma, yıldırma. İLE Dini öğütlerde bulunan.[ibâdet yerlerinde] )

- VAİRAGYA ile ...

( Dünyevi arzuların yokluğu. Gerçek olmayana, geçici olana karşı kayıtsızlık. Zevk~haz verici olan nesnelere yönelik hiçbir çekimin duyulmaması. Bağımlılıklardan kurtuluş. )

- VAİŞYALAR ile ...

( Ticaret ve zanaat ile uğraşanlar. [Tenleri sarımsıdır.] )

- VÂİZ[< VA'Z] ile ...

( DÎNÎ ÖĞÜTLERDE BULUNAN (İBADET YERLERİNDE) )

- VAJİNA[İng. VAGINA] ile/||/<> YAPAY DÖLLENME[İng. ARTIFICIAL FERTILIZATION]

( Latincede "vāgīna" sözcüğünden gelen, Türkçeye "vajina" olarak giren bu sözcüğün kelime anlamı "kılıf" ya da "kın"dır. Dişilerin, lifli ve kaslı (fibromasküler) yapıda olan üreme organının bilimsel adıdır. Canlılarda cinsel birleşme ve çocuk doğumu görevlerine sahiptir. "Vajinit, dişilerde görülen bir tür vajina hastalığıdır ve vajinanın iltihabından bahsederken kullanılır." @@ Cinsel birleşme dışında, başka bir yolla, genellikle deneysel olarak spermlerin vajinaya iletilmesidir. Bu yöntem, seçkin bir erkekten çok sayıda yavru alınmasına yaradığı için hayvancılıkta çok kullanılmaktadır. İnsanlarda da, cinsel iktidarsızlık ve kısırlık tedavisinde, sınırlı da olsa bu yöntemden yararlanılabilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- VAJİNA ile/ve DÖLYATAĞI

- VAJİNA ile/ve/değil EŞİK

- VAJRA ile ...

( Elmas ya da adamantin. Nihai yok edilemez ve gerçek anlamlarında kullanılır. )

- VAJRA ile/||/<> VARNA ile/||/<> ANİTYA

( Elmas ya da adamantin. Nihai yok edilemez ve gerçek anlamlarında kullanılır. @@ Dört temel kast. Aynı zamanda "renk" anlamına gelmektedir. @@ Geçicilik, değişkenlik; Theravada Budizmi'nde varoluşun üç özelliğinden biri. )

- VAJRAYANA ile ...

( Elmas Araç/Yol. Tibet ve Moğolistan'da yaygın olan bir Mahayana Budizmi okulu. Batıda Lamaizm olarak geçer. Öğretileri ve uygulamaları genelde yanlış anlaşılır. )

- VAKA RAPORU/CASE REPORT[İng.] değil/yerine/= OLAY YAZANAĞI

- VAK'A ile/ve/<> KAZÂ

- VAKA ile VAKİ ile VAKS ile VAK VAK


- VAK'A ile/ve VAKIA

( Olay, olgu. İLE/VE Gerçeklik. [Düştüğü gibi.] )
( Tekrarlanmayan. İLE/VE Tekrarlanabilir olan. )

- VAK'A ile/ve VAKIA

( Tekrarlanmayan. İLE/VE Tekrarlanabilir olan. )

- VAK'A-NÜVİS[Ar., Fars.]/KRONOGRAF[Fr. < choronographe] değil/yerine/= SÜREYAZAR

( Zamanın/dönemin olaylarını saptamakla görevli kişi. | Osmanlı Devleti'nde zamanın olaylarını tespit etmek ve yazmakla görevli devlet tarihçisi. )

- VAKÂR[Ar.] değil/yerine/= AĞIRBAŞLILIK, TEMKİNLİLİK

- VAKÂR[Ar.] ile REZÂNE[Ar.]

- VAKÂR[Ar.] ile SEMT[Ar.]

- VAKÂR[Ar.] ile TEVKÎR[Ar.]

- VAKAR ile VAKARLI/LIK ile VAKARSIZ/LIK

- VAKD[Ar.] ile VAKT/VAKİT[Ar. çoğ. EVKAT]

( Ateşin yanması, tutuşması. İLE Vakit, zaman. | Saat, günün çeşitli saatleri. | Mevsim. | Uygun zaman. | Boş zaman. | Geçim. | Çağ, zaman. | Fırsat. | Belirli/belirtilen zaman. )

- VAKFE ile ...

( DURAK, DURULACAK YER | HACILARIN ARAFAT'TA DURMALARI (ÖĞLEDEN ERTESİ GÜN ŞAFAK SÖKENE KADAR) | DURAKLAMA ÂNI )

- VAKFETMEK ile VAKFEDİLMEK ile VAKFE

- VAKF-I AKAR/ASL-I VAKF değil/yerine/= GELİR KAYNAĞI

- VAKF-I MÜŞTEREK ile VAKF-I MEVKUF

- VAKFİYE DİLİ:
XIII. yy.'a KADAR
ile/ve/||/<>/> XIII. yy.dan SONRA ile/ve/||/<>/> XVI. yy.dan SONRA

( Arapça. İLE/VE/||/<>/> Moğolca, Arapça, Farsça, Osmanlı Türkçe'si. İLE/VE/||/<>/> Osmanlı Türkçe'si ve İran'da, Farsça] )

- VAKFİYE/VAKIFNÂME ile/ve/||/<> VELÂYET/TEVLİYET ile/ve/||/<> MÜTEVELLİ/NÂZIR

- VAKFİYE değil/yerine/= TURGULUK

- VÂKİ değil/yerine/= OLMUŞ

- VÂKÎ[Ar.] ile VÂKİ'[Ar. < VUKU'] ile VAKİH[Ar.]

( Koruyan, saklayan. | Önleyici tedbir, ilâç. İLE Olan, düşen, olagelen, rastlayan, vuku' bulan. | Geçen, geçmiş olan. İLE Edepsiz, utanmaz, hayâsız. )

- VÂKİ ile/ve ZÂHİR

- VÂKIA değil/yerine/= OLGU


- VÂKIÂ[Ar.] ile VÂKIA[Ar. çoğ. VÂKIÂT] ile VAKİA[Ar. çoğ. VAKAYİ']

( Gerçek, gerçi, her ne kadar. İLE Olmuş bir iş, vuku' bulmuş, gerçek. | Düş, rüya. | Cenk, savaş. İLE Olay, vak'a, hadise. )

- VAKIF MEMBA SUYU (YERLİ SU)

( Sarıyer'in çok kullanılan memba sularındandır. Kocataş dağ silsilesinin altından çıkar. Suyu galeride toplanır ve Ortaçeşmeden Sarıyer'deki 7 çeşme ve hamama tevzi edilir. Suyun sertlik derecesi 8'dir. )

- VAKIF TEMELLERİ/AMAÇLARI:
HAYRAT
ile/ve/||/<> AKARAT ile/ve/||/<> VAKIF

( Düşünsel/fikrî temel. İLE/VE/||/<> Amaç/gaye aracı/vasıtası. İLE/VE/||/<> Yaşamsallık/hayatiyet ve hukuksallık. )

- VAKIF[Ar. < VAKF: Duruş, durma.]/TESİS ile DERNEK/CEMİYET

( Bir mülkü kamu yararına -satılmamak kaydıyla- sonsuz olarak tahsis etmek. İLE
Çıkarlarını savunmak, belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere kurulan yasal topluluk. )

- VÂKIF ile/ve ÂGÂH

( Sahip olan. İLE/VE Farkında/uyanık olan. )

- VÂKIF ile/ve ÂGÂH

( Sahip olan. İLE/VE Farkında/uyanık olan. )
( Bilen bilir bizi, bilmeyen ne bilir bizi. )

- VAKIF ile/ve CEMAAT

- VAKIF ile/ve/||/<> İNFAK

- VAKIF ile/ve/||/<> İRSÂDÎ VAKIF

- VAKIF ile/ve/<> TESİS


- VAKIF değil/yerine/= TURGU

- VAKIF ile/||/<> VAKFİYE

( Kişiler ya da kurumlarca kurulmuş, yasayla görev ve yetkileri belirlenen tüzel kişilik. İLE/||/<> Herhangi bir malı vakfeden (vâkıf) tarafından, vakfın yönetimi ile ilgili hazırlanmış. Nizamnâme. Vakıf senedi de denilen vakfiyeler, kadılık siciline işlendikten sonra kesinleşirdi. )

- VAKIF ile VÂKIF (/OLMAK)

( Para, mülk. İLE Bilmek. | Vakfeden. Bir şeyi, vakıf haline getiren. )

- VAKIFLAR [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]

- VAKIFLAR [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]

- VAKIF/LIK ile VAKIF MALI ile VAKIF SENEDİ ile VAKIF ARAZİSİ ile VAKIF TOPRAĞI

- VÂKIF/VUKÛFİYET ile/ve/||/<> FARKINDA/LIK

- VAKİT "KAYBETMEYELİM" ile/değil/yerine VAKİT GEÇİRMEYELİM

- VAKİT NAMAZI ile TATAVVÛ

( Farz. İLE Sünnet ve teravih namazları. )

- VAKİT TAMAM OLDU, DAVET HENÜZ TAMAM OLMADI


- VAK(İ)T ile ...

( SAAT, GÜNÜN ÇEŞİTLİ SAATLERİ | MEVSİM | BELİRTİLEN ZAMAN | VAK(İ)T ile ABCDEF
( FIRSAT | ZAMAN )

- VAKİT ile/ve AKİT

- VAKİT ile/ve/<> DEM

( Belirli bir zaman dilimine anlam/değer verilmiş/yüklenmiş süre. İLE/VE/<> Kişinin, bu belirli zaman diliminde yaşadığı hal. )
( Zamanın tayinine vakit, vaktin içindeki hazza dem denilir. )

- VAKİT ile/ve/<> NAKİT

- VAKİT ile VAKİTLİ ile VAKİTÇE ile VAKİTSİZ/LİK ile VAKİT VAKİT ile VAKİTLİ VAKİTSİZ ile VAKİT KAYBETMEDEN

- VAKİT ile ZAMAN

- VAKİTAN" değil VATİKAN

- VAKİTLİCE ile ZAMANINDA

- VAKSİN/VACCINE[İng.] değil/yerine/= AŞI

- VAKSİNASYON/VACCINATION[İng.] değil/yerine/= AŞILAMA


- VAKT[Ar.] ile İZ[Ar.]

- VAKT[Ar.] ile MÎKÂT[Ar.]

- VAKT[Ar.] ile SÂ'AT[Ar.]

- VAKTAKİ ...[Ar., Fars.] değil/yerine/= NE ZAMAN Kİ ...

- VAKT-İ MERHÛN değil/yerine/= BEKLENİLEN ÇAĞ VE ZAMAN

- VAKT-İ MERHÛN ve/> MAYALANMA

( Doğum. VE/> ... )

- VACUUM, UNDERPRESSURE[İng.] / VACUUM, VIDE[Fr.] / VAKUUM, UNTERDRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= VAKUM, BOŞLUK

- DIFFUSION DANS LE VIDE[Fr.] / VAKUUMDIFFUSION[Alm.] ile/değil/yerine/= VAKUM DİFÜZYONU

- VACUUM CORRECTION[İng.] / CORRECTION DU VIDE[Fr.] / VAKUUMKORREKTUR[Alm.] ile/değil/yerine/= VAKUM DÜZELTMESİ

- VAKUM ENERJİSİ ile/||/<> SIFIR NOKTA ENERJİSİ

( Vakum enerjisi boş uzayın kuantum dalgalanmalarıyken İLE sıfır nokta enerjisi harmonik osilatörün minimum enerjisidir )
( Formül: E_0 = ½ħω )

- VAKUUMSCHLAUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= VAKUM HORTUMU

- VACUUM TUBE[İng.] / TUBE À VIDE[Fr.] ile/değil/yerine/= VAKUM TÜPÜ

- VAKUM/VACUUM[İng.] değil/yerine/= HAVASIZ BOŞLUK

- VAKUM[Lat.] değil/yerine/= BOŞLUK

- VACUUM EVAPORATION[İng.] / ÉVAPORATION SOUS VIDE[Fr.] / VAKUUMVERDAMPFUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= VAKUMDA BUHARLAŞTIRMA

- VAKUMLAMAK ile VAKUMLANMAK ile VAKUM ile VAKUMLU

- VACUUM DIFFUSION[İng.] ile/değil/yerine/= VAKUMLU DİFÜZYON

- VAKÜOL/VACUOLE[İng.] değil/yerine/= KOFUL

( Koful ya da vakuol; bitkiler, mantarlar, hayvanlar, bazı protistalar ve bakterilerde bulunan ve çeşitlerine göre boyutları değişebilen içi sıvı dolu boşluklardır. Kofullar endoplazmik retikulum, golgi aygıtı, göze ve çekirdek zarından oluşabilir. Temel görevleri; depo, sindirim, salgı, boşaltım ve tatlı su mikroorganizmalarında su dengesini sağlamaktır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- VAKUOL ile/||/<> VEZİKÜL

( Vakuol büyük depo İLE vezikül küçük taşıyıcıdır )
( Formül: Depolama İLE transport )

- VAKVAKLAMAK ile VAKVAK


- VALABİ ile KAYA VALABİSİ

- VALANGINIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= VALANGİNYAN EPOKU

( Günümüzden 139.800.000 ile 132.900.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- VALANS BANDI ile/||/<> İLETKENLİK BANDI

( Valans dolu elektronlar, iletkenlik boş ya da kısmen doludur. )
( Formül: HOMO İLE LUMO )

- VALANS ELEKTRON ile/||/<> İÇ ELEKTRON

( Valans dış kabuk, iç elektronlar içeridedir )
( Formül: Kimyasal bağ yapan İLE korumalı )

- VALANS İLE İLETİM İLE YASAK BANT ile/||/<> ENERJİ BANTLARI

( Katılarda elektron enerji seviyeleri. )
( Formül: Metal: E_g = 0 İLE Yalıtkan: E_g > 3 eV )

- VALANS/VALENCE[İng.] değil/yerine/= DEĞER, DEĞERLİK

- VALDE SULTAN BENDİ

( Belgrad ormanı içindedir. Acı Elma Deresinin bir kolu üzerindedir. Bend, Sultan III. Selim'in (1761 - 1808) annesi Mihrişah Sultan (ö. 1805) tarafından Mimar Kirkor Amira Balyan'a (1764 - 1831) yaptırılmıştır. 70,30 m uzunluğunda, 11,50 m yüksekliğinde olup 255.000 m³ su kapasitelidir. Bu bende Mihrişah Sultan Bendi de denilmektedir. )

- VALENCE TAUTOMERİSM ile/||/<> REDOKS İZOMERİ

( Valence e⁻ metal-ligand kayması, redoks farklı oksidasyon. )
( Formül: Dinamik İLE statik )

- VALEYBOL değil VOLEYBOL

- MUFFE[Alm.] ile/değil/yerine/= VALF KAPAĞI


- VALF/VALVE[İng.] değil/yerine/= KAPAK

- VALF[İng.] değil/yerine/= VANA

- VALİ[EPARHOS]:
< LONCA ÖRGÜTÜ
ile/ve/||/<> LAGATARIOS ile/ve/||/<> SIMPANOS

( Genel denetimi sağlayanlar. İLE/VE/||/<> Yabancı tüccarların denetimini sağlayanlar. İLE/VE/||/<> Esnaf localarını denetleyenler.[2 kişi] )

- VÂLİ[Ar.] ile/ve/||/<> SATRAP[Fr. < SATRAPE]

( Bir ilde devleti temsil eden en yetkili yönetim görevlisi. @@ Şaşkınlık, sersemlik.[kederden gelen] )

- VALİ ile TEKFUR[Erm. < TAKAVOR: Taç taşıyan.]

( ... İLE Bizans döneminde vali düzeyinde olan yöneticilerle Anadolu ve Rumeli'deki Hıristiyan beylerine verilen ad.
Osmanlı Türkçesi'nde, Hıristiyan hükümdarlara verilen bir sandır.]
[Bizans'ta merkez dışındaki kentlerin müstakil valilerine Tekfur denirdi. Bunların idari ve askeri görevleri vardı. Türkiye Selçukluları ve Osmanlı'nın ilk dönemlerinde Tekfurlarla çok sıkı ilişki kuruldu. Tekfurlar Türk akınlarından korunup bağımsızlıklarını korumak için Türklere çok miktarda vergi verirdi. Tekfurların bazıları, durumlarını koruyabilmek için Türk kumandan ve beyleriyle akraba olma yollarına başvururdu. Bu nedenle, çoğu Tekfur, kızını Türk kumandan ya da oğluna gelin verirdi. Bu Tekfur'ların içinden, Müslüman olanlar da oldu. Bunlardan Harman kaya Tekfuru Köse Mihal, en ünlüsüdür. Osmanlı'ya ve İslâmiyet'e hizmetlerde bulunmuştur. Bizans yıkılınca, tekfurluk da tamamen tarihe karışmıştır.] )

- VÂLİ[Ar.]/SATRAP[Fr. < SATRAPE] ile/ve/||/<> VÂLİH[Ar.]

( Bir ilde devleti temsil eden en yetkili yönetim görevlisi. @@ Şaşkınlık, sersemlik.[kederden gelen] )

- VÂLİ ve/||/<> VELÎ ve/||/<> HÂMİ ve/||/<> RÂB

( [Koruyucu] Dışta. VE/||/<> İçte. )
( Maddî koruyucu. VE/||/<> Manevî koruyucu. )

- VALID KNOWLEDGE/INFORMATION/DATA vs. INVALID KNOWLEDGE/INFORMATION/DATA

- VÂLİD ile/ve/<> VÂLİDE

- VÂLİD[Ar. < VİLÂDET] ile VÂLİDE[Ar.]

( Baba. İLE Ana, doğuran. )

- VALIDASYON/VALIDATION[İng.] değil/yerine/= GEÇERLEME

- VALİDASYON değil/yerine/= GEÇERLEME

- VALİDE ADLE KURAN KURSU

( Maden Mahallesinde Kilyos Caddesi üzerinde olup 2005'te öğretime açıldı. )

- VALİDE BENDİ YANINDAKİ ÇEŞME

( Valide Bendin yanında olup küçük meydan çeşmesi hüviyetindedir. Kim tarafından ve hangi tarihte yapıldığı bilinmiyor. )

- VALİDE ÇEŞMESİ / BEZMİÂLEM SULTAN ÇEŞMESİ ile VALİDE ÇEŞMESİ / GÖKSU ÇEŞMESİ ile VALİDE ÇEŞMESİ

( Maçka'da, Spor Caddesi'ndedir. İLE Küçüksu iskelesinde, Küçüksu Kasrı karşısındadır. İLE Aksaray meydanında, Valide Sultan Camisi yanındadır. )
( Sultan Abdülmecid, annesi Bezmiâlem Sultan'ın anısı için yaptırtmıştır. [1839] İLE
Sultan III. Selim, annesi Mihrişah Sultan anısı için yaptırtmıştır. [1806] İLE
1871'de, Sultan II. Mahmud'un eşi Pertevniyal Sultan tarafından. [Pertevniyal Sultan Çeşmesi adıyla da bilinir.] )

- VALİDE ETMEK değil/yerine/= GEÇERLEMEK

- VALİDE KÖŞKÜ ile VALİDE KÖŞKÜ

( Yıldız Sarayı bahçesindedir. İLE Koşuyolu'ndadır. )

- VALİDE/PERTEVNİYAL SULTAN CAMİSİ ile VALİDE SULTAN CAMİSİ / YENİ CAMİ

( Aksaray meydanının köşesindedir. İLE Eminönü'ndedir. )
( Sultan Abdülaziz, annesi Pertevniyal Sultan anısı için yaptırmıştır. [1871] İLE
1590'da, Sultan III. Murad'ın eşi Safiye Sultan tarafından başlatılmıştır. Sultan IV. Mehmed'in annesi Turhan Hatice Sultan tarafından tamamlanmıştır. [Plânları Mimar Davud Ağa tarafından, tamamlanması Mimar Mustafa Ağa tarafından.] )

- VALİDE SEBİLİ ile VALİDE ÇİNİ SEBİLİ ile VALİDE-İ CEDİT SEBİLİ / YENİ VALİDE SEBİLİ

( Eminönü'nde, Bahçekapı'da, İş Bankası yanındadır. İLE Üsküdar'da, Toptaşı'nda, Çinili Cami yanındadır. İLE Üsküdar'da, Yeni Valide Camisi köşesindedir. )
( 1663'te, Sultan IV. Mehmet'in annesi Turhan Sultan tarafından. İLE 1640'ta, Sultan I. Ahmed'in eşi Kösem Sultan tarafından. İLE 1709'da, Sultan IV. Mehmed'in eşi Gülnûş Sultan tarafından. )

- VÂLİDE SULTAN ile ...

( Osmanlı'larda Sultan'ın annesi. [Protokolda Sultan'dan sonra gelir.] )

- VÂLİDE[Ar.] değil/yerine/= ANNE/ANA

- VALİDE/LİK ile VALİDE SULTAN

- VALİDİTE/VALIDITY[İng.] değil/yerine/= GEÇERLİLİK

- VALİ/LİK ile VALİZ

- VALIN[İng.] değil/yerine/= VALİN

( Protein sentezinde kullanılan amino asitlerden biridir. İsmi valerian isimli bir bitkiye dayanır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- VALINOMYCIN[İng.] ile/değil/yerine/= VALİNOMİSİN

- VALİZ[Fr. < İt.]/BAVUL[İt. < BAULE] değil/yerine/= ÇANTA

( )

- VALLÂHİ ile/ve BİLLÂHİ ile/ve TALLÂHİ

( Üçüncü derece yemin/kasem. İLE/VE İkinci derece yemin/kasem. İLE/VE Birinci derece yemin/kasem. )

- VALLAHİ ile VALLAHİ BİLLAHİ ile VALLAHİ TALLAHİ

- VALLEY :/yerine VADİ


- VALS ile/değil/< SEMÂ

- VALS ile YAVAŞ(SLOW) VALS/İNGİLİZ VALSİ

( XVIII. yüzyılda, Bavyera(Almanya) ve Avusturya Alpleri yöresine özgü, geleneksel halk dansı olan Landler'den doğup gelişen ve Habsburg Sarayı'nda oynanmasından sonra popüler olan Vals, Fransa'ya özgü bir danstır ve çeşitli türleri arasında en ünlüsü, hızlı dönüşlerle yapılan Viyana Valsi'dir. Önceleri, çeşitli dönüş ile tepinmeden sonra düşey sıçramalarla gerçekleştirilen ve bir köylü dansı olarak kabul edilen Vals, yıllar geçtikçe eklenen, yerde kayma ve dönme adımları ile bir burjuva ve yüksek sosyete dansına dönüşür. Çiftlerin birbirine sarılarak kendi etraflarında çember çizip dönmelerinden oluşan Vals, ülkemizde, Tanzimat Dönemi'nde başlar. Cumhuriyet Dönemi'nde de Cumhurbaşkanlığı Filarmoni ve Senfoni orkestralarının konserleri aracılığıyla icra edilir.

İLE

"İngiliz Valsi" olarak da bilinen Slow Vals, ¾'lük ölçüyle yavaş ve romantik bir yapıyla uygulanır. Adından da anlaşılacağı üzere, yavaş tempoda yapılan Slow Vals, Viyana Valsi'nin klasik yapısına karşın çok daha gelişmiş ve değişik figürler içeren Slow Vals, standart salon danslarının en bilinenidir. )

- VALUABLE :/yerine DEĞERLİ

- VALUE vs. EQUIVALENT

- VALUE :/yerine DEĞER

- VÂMIK[Ar.] değil/yerine/= SEVEN, ÂŞIK, SEVDÂLI

- VAMP ile NEMFOMANYAK

( Filmlerde uğursuz kadın rolü yapan sanatçı. | Maceraperest kadın, eril peşinde koşan dişil kişi. İLE Eşeysel güdüsü aşırı olan dişil kişi. )

- VAMPİR ile/değil YARASA/AYA YERSGÜ[Çigil][< divanlugatturk]

( ... İLE/DEĞİL Ön ayakları perdeli kanat biçiminde gelişmiş, gövdesi yumuşak sık kıllarla kaplı, iskeletleri hafif yapılı, uçabilen, memeli hayvan. )
( ... ile/değil Yarasa )
( ... İLE/DEĞİL "Güzelliğim" "fazla görülmesin" diye gece uçar. )
( Dünyada 1300 civarında yarasa çeşidi bulunmaktadır. Sadece Küba'da, 27 farklı çeşit yarasa bulunmaktadır. )

- VAN ALLEN-GÜRTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= VAN ALLEN KUŞAĞI

- VAN ALLEN BELTS[İng.] / CEINTURES DE VAN ALLEN[Fr.] ile/değil/yerine/= VAN ALLEN KUŞAKLARI


- VAN DE GRAAFF PARTICLE ACCELERATOR[İng.] / VAN DE GRAAFF-TEILCHENBESCHLEUNIGER[Alm.] ile/değil/yerine/= VAN DE GRAAFF PARÇACIK HIZLANDIRICISI

- ACCÉLÉRATEUR DE LA PARTICULE DE VAN DE GRAAFF[Fr.] ile/değil/yerine/= VAN DE GRAAFF TANECİK HIZLANDIRICISI

- VAN DE GRAAFF GENERATOR[İng.] / GÉNÉRATEUR DE VAN DE GRAAFF[Fr.] / VAN DE GRAAFF-GENERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= VAN DE GRAAFF ÜRETECİ

- VAN DEEMTER EQUATION[İng.] / VAN DEEMTER GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= VAN DEEMTER EŞİTLİĞİ

- VAN DER POL OSCILLATOR[İng.] / OSCILLATEUR DE VAN DER POL[Fr.] / VAN DER POL-OSZILLATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= VAN DER POL OSİLATÖRÜ

- VAN DER WAALS EQUATION[İng.] / VAN DER WAALS-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= VAN DER WAALS DENKLEMİ

- VAN DER WAALS GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= VAN DER WAALS EŞİTLİĞİ