| V... |

- VAZGEÇ! ile/ve/||/<> VAZGEÇME!

( Dünyadan. İLE/VE/||/<> Kendinden! )

- VAZGEÇİLEBİLİR ile DİSPANSER ile MUAFİYET ile DAĞITICI

- KİŞİ(İNSAN) HAKLARI:
VAZGEÇİLEMEZ
ve/||/<> DEVREDİLEMEZ

- VAZGEÇİL(E)MEZLİK ile/ve/değil/yerine/||/<> TARAFTARLIK

- VAZGEÇİLİR/LİK ile/ve/||/<> SAMİMİYET/AÇIKLIK

- VAZGEÇİLMEZ ile İSTEKSİZLİK ile TARTIŞILMAZLIK ile TARTIŞILMAZ

- VAZGEÇİRMEDE/CAYDIRICILIKTA:
GENEL ÖNLEM
ile/ve/||/<> ÖZEL ÖNLEM

- VAZGEÇİRMEK ile VAZGEÇİREBİLMEK

- Vazgeçme! DİNLE!!!

- VAZGEÇMEK:
"ZAYIFLIK"
değil/yerine/>< BIRAKABİLECEK KADAR GÜÇLÜ OLMAK


- VAZGEÇMEK ile/ve ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK

- VAZGEÇMEK ile BIRAKMAK

( Hiçbir kişi vazgeçilir değildir.
Hiçbir kişi vazgeçilmez değildir. )

- VAZGEÇMEK ile/ve/değil/yerine/||/<> DEĞİŞMEK

- VAZGEÇMEK ile/değil/yerine DİNLENMEK/ARA VERMEK

- VAZGEÇMEK ile FERÂGAT ETMEK

- VAZGEÇMEK ile/ve/||/<> GAMBİT[İt. < GAMBETTO: Çelme takma, ayağa takma. < GAMBA: Bacak.]

( ... İLE/VE/||/<> Satrançta, oyuncunun, açılışta ya da süreçte, amaçlı olarak piyon ya da bir ya da birkaç taşından vazgeçmesi. )
(

Satrançtaki Gambit Açılışları

"Gambit" sözcüğü Türkçe'de çoğunlukla gambit olarak bırakılır; teknik bağlamda Açılış fedâsı da kullanılabilir.

İngilizce Türkçe Açıklama
Queen's Gambit Vezir Gambiti (Vezir Açılış Fedâsı) Beyaz, d4 ardından c4 sürerek c piyonunu fedâ edip merkezde üstünlük kurmayı hedefler.
King's Gambit Şah Gambiti (Şah Açılış Fedâsı) Beyaz, e4'ten sonra f4 oynayıp f piyonunu fedâ ederek hızlı gelişim ve saldırı arar.
Evans Gambit Evans Gambiti İtalyan Açılışı içinde b4 piyon fedâsıyla hızlı taş gelişimi amaçlanır.
Danish Gambit Danimarka Gambiti Beyaz, birkaç piyonu fedâ ederek çok hızlı gelişim ve açık hatlar elde etmeye çalışır.
Benko Gambit (Volga Gambit) Benko Gambiti (Volga Gambiti) Siyah, vezir kanadında piyon fedâ eder; uzun vadede açık hatlar ve kaleler için baskı fırsatları doğar.
Smith-Morra Gambit Smith-Morra Gambiti Sicilya Savunması’na karşı beyaz c3 piyonunu fedâ eder; gelişim temposu kazanmak ister.
Scotch Gambit İskoç Gambiti İskoç Açılışı içinde piyon fedâsına dayalı keskin bir varyanttır.
Latvian Gambit Letonya Gambiti Siyah, e5 sonrası f5 sürerek agresif ama riskli bir fedâ yapar.
Özel adlı açılışlarda [Evans, Benko, Smith-Morra gibi] adlar genellikle çevrilmez; “gambit” bölümü, Türkçe'ye bazen “Açılış fedâsı” olarak aktarılır. )

- VAZGEÇMEK ile ÖDÜN VERMEK

- VAZGEÇMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< PEŞİNDE KOŞMAMAK

- VAZGEÇMEK değil/yerine SIĞDIRMAK

( Âlimin tutumu. DEĞİL/YERİNE Ârifin tutumu. )

- VAZGEÇMEK ile/ve TESLİMİYET


- VAZGEÇMEK ile VAZGEÇİLMEK ile VAZGEÇEBİLMEK

- VAZGEÇMEK ile YEĞLEME/TERCİH

- VAZGEÇMEK ile YERİNE KOYMAK

- VAZGEÇMEK/NÜKUL ETMEK değil/yerine/= ERTİNMEK

- VAZGEÇMEMEK ile/ve/||/<> KARARLILIK

- VAZGEÇMEYELİM!:
GÜLÜMSEMEKTEN
ile/ve/||/<> SEVMEKTEN ile/ve/||/<>
ÖĞRENMEKTEN
ile/ve/||/<> HAYALLERİMİZDEN

- VAZGEÇMEYELİM ve ERTELEMEYELİM ve
ÜŞENMEYELİM

- VAZÎ'[Ar. < VAZ] ile VAZ'Î/VAZ'İYYE[Ar.] ile VAZÎH[Ar. < VUZÛH]

( Alçak, bayağı, âdî, aşağı. İLE Onunla ilgili, vaz'a mensup. İLE Apaçık, besbelirli, meydanda. )

- VÂZI'[Ar. < VAZ] ile VÂZIH[Ar.]

( Koyan. | Temelini koyan, kuran, yapan, hazırlayan. İLE Açık, meydanda, belirli, kapalı olmayan söz/tümce. )

- VAZÎ'A[Ar.] ile HUSRÂN[Ar.]


- VAZİFE değil/yerine/= GÖREV

- VAZÎFE[Ar.] değil/yerine/= ÖDEV/GÖREV; İŞ

- VAZİFELENDİRMEK ile VAZİFE ile VAZİFELİ/LİK ile VAZİFESİZ/LİK ile VAZİFE ŞEHİDİ ile VAZİFE KURBANI

- VÂZIH[Ar.] ile ...

( Açık, meydanda, belirli, kapalı olmayan söz/tümce. )

- VAZİYET ETMEK değil/yerine/= EL KOYMAK

- VAZİYET ETMEK değil VÂZ-I YED ETMEK

( ... DEĞİL Duruma el koymak. )

- Vaziyet neyi gerektiriyorsa onu KONUŞ!!!

- VAZİYET değil/yerine/= DURUM

- ... VAZİYETTE[Ar.] yerine ... DURUMDA

- Vâz-ı yed et sonra KONUŞ!!!


- VAZO[İt. < VASO]/SÜRÂHÎ[Ar.] değil/yerine/= SULUK/DOLÇA

( ... İLE/DEĞİL İçecek koymaya yarar, cam, plastik vb.den yapılan kap. )

- VAZOAKTİF/VASOACTIVE[İng.] değil/yerine/= DAMAR ETKINLEŞTİRICİ

- VAZODEPRESÖR/VASODEPRESSOR[İng.] değil/yerine/= DAMAR BASKILAYICI

- VAZODİLATASYON/VASODILATATION[İng.] değil/yerine/= DAMAR GENİŞLEMESİ

- VAZODİLATASYON[İng. VASODILATION] ile/||/<> VAZOKONSTRİKSİYON[İng. VASOCONSTRICTION]

( Kan damarlarının duvarındaki düz kasların gevşemesi sonucu damarların genişlemesi durumu. Bu genişleme, kan akışını artırarak belirli bölgelere daha fazla kan gitmesini sağlar ve kan basıncının düzenlenmesinde rol oynar. @@ Kan damarlarının duvarlarındaki düz kasların daraldığı ya da büzüştüğü fizyolojik süreç.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- VAZODİLATÖR/VASODILATOR[İng.] değil/yerine/= DAMAR GENİŞLETICİ

- VAZOKONSTRİKSİYON/VASOCONSTRICTION[İng.] değil/yerine/= DAMAR BÜZÜLMESİ

- VAZOKONSTRİKTÖR/VASOCONSTRICTOR[İng.] değil/yerine/= DAMAR BÜZÜCÜ

- VAZOMOTOR/VASOMOTOR[İng.] değil/yerine/= DAMAR DEVİNIMSEL

- VAZORÖLAKSAN/VASORELAXANT[İng.] değil/yerine/= DAMAR GEVŞETICİ


- VAZORÖLAKSASYON/VASORELAXATION[İng.] değil/yerine/= DAMAR GEVŞEMESİ

- VAZOSPAZM/VASOSPASM[İng.] değil/yerine/= ANİ DAMAR KASILMASI

- VB İLE MO İLE DFT İLE QMC ile/||/<> KUANTUM KİMYA METODLARI

( Moleküler elektronik yapı kuramları. )
( Formül: E = ∫ψ*Hψ dτ )

- VBP/DATA SCIENCE PYRAMID[İng.] değil/yerine/= VERİ BİLİMİ PİRAMİDİ

- VCG İLE AUCTİON İLE MATCHİNG ile/||/<> MEKANİZMA TASARIMI

( Teşvik uyumlu sistemler. )
( Formül: pᵢ = bᵢ₊₁ (2nd price) )

-
değil/yerine/><
, ve/||/<> . ve/||/<> ! ve/||/<> ? ve/||/<> :

( İnsanlık, bir gün...

(,) Virgülü kaybetti:
Söyledikleri, birbirine karıştı.

(.) Noktayı kaybetti:
Düşünceleri, uzayıp gitti. Ayıramadı onları.

(!) Ünlem işaretini kaybetti bir gün de:
Sevincini, öfkesini, tüm duygularını kaybetti.

(?) Soru işaretini kaybetti bir başka gün:
Soru sormayı unuttu.
Her şeyi olduğu gibi kabul eder oldu.

(:) İki noktayı kaybetti başka bir gün:
Hiçbir açıklama yapamadı.

Yaşamının sonuna geldiğinde...
Elinde sadece (") tırnak işareti kalmıştı...

“İçinde de başkalarının düşünceleri vardı yalnızca."

Alex Kanevsky )

- VE DE ... ile Kİ ...

- AND CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT ET[Fr.] / UND-SCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= VE DEVRESİ

- VE":
ZORUNLULUK
ile/ve/||/<> EK

- VE ile/ve +(ARTI)


- VE ile HEM DE

- VE ile/ve/||/<> İLE

( )

- VE[Ar.] ile VE[Ar.]

( Dahî, de, hem, ile. İLE Çok kez "ü" gibi ve sesli biten sözcükten sonra "vü" olarak okunur. )

- VE ile VE BENZERİ ile VE DİĞERLERİ

- VE[v] ile VE/VEYA[^/v]

- VEBÂ/COCOLIZTLI[Aztek dili]:
HIYARCIKLI/BUBONİK
ile/ve/||/<> AKCİĞER/PNÖMONİK ile/ve/||/<> PULMONER/SEPTİSEMİK

( )

- VEBA ile ÇOR

( Hasta sıçanlardan, insana geçen bir mikrobun oluşturduğu, bulaşıcı ve öldürücü bir sayrılık. | Bazı hayvan hastalıklarına da veba denir. İLE Hastalık, dert. | Sığır vebası. )

- VEBÂ ile MALKIRAN

( ... İLE Hayvan vebâsı. )

- VEBA ile VEBAL ile VEBALI

- VEBÂL[Ar.] ile/ve/||/<>/< VİCDAN[Ar.]


- VEBÂL[Ar.] ile/ve/||/<>/< YAZIK[Tr.]/GÜNAH[Fars.]

( Şiddet, ağırlık, azap. Günah doğuracak ve kişiyi ahiret azabına sürükleyecek olan ağır sorumluluk. | Günah. @@ Dinî bakımdan suç sayılan iş ya da davranış/eylem. | Vicdanı rahatsız edecek kötü davranış. )

- VEBER[Ar.] ile ...

( Deve ya da tavşan tüyü. )

- VECÂ-İ BATN ile VECÂ-İ CENB ile VECÂ-İ MEFÂSIL

( Karın ağrısı, kuru buruntu. İLE Göğsün yan tarafındaki ağrı. İLE Eklem ağrıları. )

- VECÂR/VİCÂR[Ar. çoğ. EVCİRE, VÜCÜR] ile ...

( Kurt, aslan gibi yırtıcı hayvan yatağı, in. )

- VECD ile ...

( KENDİNDEN GEÇEREK İLÂHİ AŞKA DALMA | AŞIRI HEYECAN | KEDERLENME )

- VECD ile/ve CEZBE ile/ve İSTİĞRAK

- VECD ile ŞEHVET

- VECD ve/> VİCDAN ve/> ZEVK

( LAF-Ü-GÜZAF, KIL-Ü-KÂL KALKTIĞINDA
GERİYE ZEVK VE VİCDAN KALIR )

- VECD ile/ve VÜCÛD

( 12. İLE/ve Sevilenin sevene ikramı. / Bulmak. Zatın kendini kendinde bulması. )
( Zatın sıfatları açısından kendini kendinde bulması. )

- VECD ile/ve ZANN

( Allah, icat etti.[buldu değildir!] İLE/VE Peygamber, ilm-el yakîn bilir.["zann" tanımı kullanılmış olsa bile] )

- VECEL[Ar.] ile EMEL[Ar.]

- VECHE[aslı VİCHE] değil/yerine/= YAN, TARAF, SEMT | YÜZ

- VECHE yerine AÇI

- VECHE ile CİHET

- VECHE ile/ve/değil İTİBAR

- VECÎ[Ar. < VECÂ] ile VECÎH[Ar. çoğ. VÜCEHÂ]

( Ağrıtıcı, sızlatıcı. İLE Bir kavmin ulu'su, büyüğü, başkanı. | Güzel, hoş, lâtif. | Uygun/münasip. )

- VECİBE[Ar.] değil/yerine/= ÖDEV

- VECİZE/KELÂM-I KİBAR/AFORİZMA[Fr. < APHORISME] değil/yerine/= ÖZDEYİŞ

- VECİZ/LİK ile VECİZE

- VECÎZ/VECÎZE[Ar. < VECÂZET] ile VECÎZE[Ar.]

( Kısa, derli-toplu. İLE Özdeyiş, îcazlı söz, lâfzı az mânâsı çok ifade. )

- VECT ile VECTLİ

- VECTOR FİELD ile/||/<> SCALAR FİELD

( Vector field vektör her nokta İLE scalar field sayı her nokta. )
( Formül: Vector İLE scalar assignment )

- VED ile GÜL | DOSTLUK

- VEDA'[Ar.] ile VEDÂ[Ar.] ile VEDA[Sans.]

( Beyaz boncuk. İLE Ayrılma, ayrılış. İLE Kutsal Hint metini. )

- VEDÂ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< VEFÂ

- VEDALAŞMAK ile/ve HELÂLLEŞMEK

- VEDALAŞMAK ile VEDALAŞABİLMEK ile VEDA

- VEDÎ[Ar.] ile VEDÎ'[Ar. < VEDA]

( İşeme bittikten sonra çıkan su. | Arabistan'ın bazı yerlerinde alınan vergi. İLE Başkasının malını saklamakla görevli kişi. )

- VEDÛD ile ...

( Çok şefkatli, kendine çok sevgi beslenilen. | Tanrı'nın bir isim-sıfatı; seven, sevginin kaynağı. )

- VEDÛK[Ar.] ile ...

( Kösnük, kösnümüş, çiftleşme zamanı gelmiş hayvan. )

- VEFÂ HAKKI değil/yerine/= GERİ ALIM ÜLEVİ

- VEFÂ ile ...

( SÖZÜNDE DURMA, SÖZÜNÜ YERİNE GETİRME )
( DOSTLUĞU DEVAM ETTİRME )
( ONUN YANINDAYKEN NASILSAN, UZAKTAYKEN DE AYNI OLMAK )

- VEFÂ ile/ve/<> HİLM

( Sözünde durma, sözünü yerine getirme. | Dostluğu devam ettirme. | Onun yanındayken nasılsan, uzaktayken de aynı olmak. İLE/VE/<>
Kişinin doğasında olan yumuşaklık. )
( Doğanızdaki yumuşaklığı anımsayarak kimseye hesap/borç takmayın! )

- VEFÂ ile/ve/değil/<> SAYGI GÖSTERMEK

- VEFA ile VEFAT ile VEFALI/LIK ile VEFASIZ/LIK ile VEFASIZCA ile VEFAT İLMÜHABERİ

- VEFÂKÂR/LIK değil/yerine/= SEVİBAĞ/LI/K

- VEFASIZ ile SADAKATSİZLİK

- VEFD[Ar.] ile VEFD[Ar.]

( Elçiler, temsilciler. İLE Gelme, varma, ulaşma, erişme. | Özel bir iş ile birinin yanına gitme, elçi gibi gönderilen insan topluluğu. )

- VEGAN BESLEN("ME")MEK/OL("MA")MAK:
HAYVANLARA
ve/değil/yerine/||/<>/> BİZE

( Pahalıya mal olur. VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Ucuza mal olur. )
( APUKURYA[Yun.]: Et yenilmeyen dönem. )

- VEGAN YAŞAMDA/BİLİNÇTE:
| "AZALTMACILIK" ya da "AŞAMACILIK" |
değil/yerine/>< 6 İLKE

( )

- VEGAN/LIK ve/||/<> CAYNACI/LIK(JAİNİZM)

( Hiçbir hayvanın etini ve/ya da ürünlerini yememenin yanısıra, hayvanları, mal/kaynak ya da köle olarak kullanmamayı esas alarak yaşam sürdürme tutumu. VE/||/<> Doğaya, düzene(sisteme) yük ya da olumsuz etki yaratmayacak biçimde, temel gereksinim/zorunlulukların ötesine geçmeyecek biçimde, doğayla uyumlu ve bütünlüklü bir yaşam sürdürme tutumu. )

- VEGETABLE vs. FRUIT

- VEGETABLE vs. PLANT

- VEGETABLE vs./||/<> HERB vs./||/<> FLORA

- VEGETABLE :/yerine SEBZE

- VEGETATION[İng.] değil/yerine/= VEJETASYON

( Coğrafi bir bölgedeki bitkilerin oluşumu ve yayılımıdır. Bunu inceleyen bilim dalına da vejetasyon denebilir. Sinekoloji olarak da bilinir. Ekolojik istekleri aynı olan bitkilerin birlikler oluşturarak 1 ya da 2 dominant taksonun kontrolünde gösterdiği yayılışı inceler. Bitkiler bulundukları yerde (doğal ortamlar, beşeri araziler değil) tesadüfen bulunmazlar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- VEHÂMET[Ar.] ile/ve/||/<> GARÂBET[Ar.]

- VEHBÎ İLİM ile KİSBÎ İLİM

- VEHÇE değil VECHE

- VEHHÂB[< VEHB] değil/yerine/= ÇOK HÎBE EDEN, FAZLA BAĞIŞLAYAN, KARŞILIKSIZ VEREN


- VEHICLE :/yerine ARAÇ

- VEHİM ile AKIL

( Vehmin "işlevi", kişiyi kaygılandırmak, aklın görevi ise uyarmaktır. )
( Akıldan istedim delâlet, akıl verdi dalâlet. )

- VEHİM/VEHM ile/değil/yerine/>< FEHİM/FEHM

( Kuruntu. İLE Anlama, düşünme. )

- VEHİM ile KARMAŞA

- VEHİM[çoğ. EVHÂM] ile MİSAFİR-İ GAYBİ

( Kuruntu, yersiz korku. Şüphe, tereddüt. İLE Zaman zaman kişinin aklına gelen kötü düşünceler.[Gelip geçicidir!] )

- VEHİM ile/ve/||/<> SAFSATA

- VEHİM ve ŞEKK

- VEHİM ve ŞEKK

- VEHİM ile/ve/||/<> TELÂŞ

- VEHİM ile VEHİMLİ


- VEHİM ile ZAN

- VEHLETEN[Ar.] değil/yerine/= ANSIZIN

- VEHM[Ar.] ile/ve/||/<> HÜZÜN[Ar. HÜZN]

- VEHM ile/> ŞÜPHE/ZANN

( Zanaay. İLE/> Sanat. )
( 1-49 İLE/> 51-99 )

- VEHM ile/ve VEHİM/VÂHİME

( Kuruntu. İLE/VE Tekil/tikel anlamları tespit eden güç. )

- VEHMETMEK ile VEHMETTİRMEK

- VEHN[Ar.] ile ZA'F[Ar.]

- VEHOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= VEHOFOBİ

( Araba kullanmaya karşı aşırı korku olarak bilinen, Yunancada "sürmek" anlamına gelen ὄχλος ("vĕho") ve "korku" kelimesinin karşılığı olarak kullanılan φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- VEJETALİN[Fr.] değil/yerine/= KATI YAĞ

( Bazı bitkilerden çıkarılan ve sade yağ yerine kullanılan katı yağ. )

- VEJETARYEN ile/<>

( [hiçbir hayvanın canına kıymamak üzere]
Etini yememeyi yeğleyen. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/> Etini ve tüm hayvansal ürünleri tüketmemeyi ve kullanmamayı yeğleyen. Hayvanları, mal, kaynak ve köle olarak görmemek ve kullanmayan. )
( Bitkisel beslenme bilgisi ve bilincinde olmak. )

- VEJETATİF HAYAT/VEGETATIVE STATE[İng.] değil/yerine/= BİTKİSEL YAŞAM

- VEJETATİF/VEGETATIVE[İng.] değil/yerine/= BİTKİSEL

- VEJETERYAN/VEJATERYEN" değil VEJETARYEN

- VEKÂLET:
MÜŞTEKÎ
ile/ve/değil/||/<> MÜDÂFİ

( [Vekâletnâme] Gerekir. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Gerekmez. )
( Müştekinin vekili olur. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Sanığın/şüphelinin müdâfisi olur. )

- VEKÂLET SÖZLEŞMESİ değil/yerine/= YETKİDEŞLİK BAĞITI

- VEKÂLET ÜCRETİ değil/yerine/= YETKİDEŞLİK ÖDENCİ

- VEKÂLET ile/değil İCÂZET

- VEKALET ile VEKALET ÜCRETİ

- VEKÂLET değil/yerine/= YETKİDEŞLİK

- VEKALETEN ATAMAK ile VEKALETEN ATANMAK ile VEKALETEN


- VEKÂLETEN değil/yerine/= YETKİDEŞÇE

- VEKÂLETNÂME değil/yerine/= YETKİDEŞLİK BELGESİ

- SAVAŞ:
VEKİL
ile/ve/||/<>/> MELEZ

- VEKÎL[Ar.] ile Vekîl[Ar.]

( Kulların sıfatı olarak. İLE Allah'ın sıfatı olarak. )

- VEKİL değil/yerine/= YETKİDEŞ

- VEKİL/LİK ile VEKİL VÜKELA

- VECTOR FIELD[İng.] / CHAMP VECTEURIEL[Fr.] / VEKTORFELD[Alm.] ile/değil/yerine/= VEKTÖR ALANI

- VEKTORKOPPLUNGSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= VEKTÖR BAĞLAŞIM KATSAYISI

- VECTOR COUPLING COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DU COUPLAGE DU VECTEUR[Fr.] ile/değil/yerine/= VEKTÖR ÇİFTLENİM KATSAYISI

- VECTOR FUNCTION[İng.] / FONCTION VECTORIELLE[Fr.] / VEKTORFUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= VEKTÖR İŞLEVİ/FONKSİYONU


- VECTOR MESON[İng.] / MÉSON VECTEUR[Fr.] / VEKTORMESON[Alm.] ile/değil/yerine/= VEKTÖR MEZON

- VEKTÖR UZAYI ile/||/<> AFİN UZAY

( Vektör orijin var toplama, afin nokta farkı vektör. )
( Formül: Origin İLE point differences )

- VEKTÖR[İng. VECTOR] ile/||/<> ELEKTRİK ALAN[İng. ELECTRIC FIELD] ile/||/<> ELEKTRİK DİPOL MOMENTİ[İng. ELECTRIC DIPOLE MOMENT] ile/||/<> GRADYAN[İng. GRADIENT] ile/||/<> İVME[İng. ACCELERATION]

( Biyoloji: Plazmit, faj ya da kosmidin yabancı DNA ya klonlamak için yerleştirilmesi. @@ Fizikte sabit ya da hareketli elektrik yüklerine, kendi doğrultusunda bir kuvvet uygulayabilen vektörel alan olarak tanımlanır. Birimi volt/metredir. @@ Elektromanyetizmada elektrik yükleri ile konum vektörleri çarpımlarının toplamına eşit olan elektrik yük dağılımının karakteristik niceliği. Başka bir deyişle iki karşıt yük varlığında, eksi yükten artı yüke doğru olan yer değiştirme vektörünün yükle çarpılmasıyla elde edilen vektörel nicelik. @@ Almanca Gradient Fransızca Gradient Bir fonksiyonun değişim hızını ve yönünü gösteren vektör. Bir skaler alanın her noktasındaki türevlerin birleşiminden oluşur ve fonksiyonun en hızlı artış yönünü belirtir. Matematiksel olarak, gradyan bir vektör alanı oluşturur ve genellikle ∇f sembolü ile gösterilir. @@ Bir hareketlinin birim zamandaki hız değişimi. İvme vektörel bir nicelik olup "a⃗\vec{a} a " ile gösterilir. SI birimi m/s2dir. İvmenin matematiksel formülü şu şekildedir:

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- VEKTÖR YEĞİNLİK ŞİDDET ile/||/<> YÖN

( William Rowan Hamilton tarafından 1843 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1805-1865) (Ülke: İrlanda) (Alan: matematik) )

- VEKTÖR:
YEĞİNLİK/ŞİDDET
ve/||/<>/> YÖN

- VEKTÖR[İng. < VECTOR ][Fr. < VECTEUR] değil/yerine/= BİLEŞKE | YÖNEY | TAŞIYICI

( Doğrultusu, yönü, uzunluğu belirli olan ve bir ok imiyle gösterilen doğru çizgi. | Büyüklüğü ile yönü olan nicelik. | Enfeksiyon etkenini bir konaktan diğerine aktaran genellikle eklem bacaklı, omurgalı ya da omurgasız taşıyıcı dirimli. )

- VEKTOR ile/||/<> SKALER

( Vektörün yönü var, skalerin sadece büyüklüğü var )
( Formül: F⃗ İLE m )

- VECTOR[İng.] / VEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= VEKTÖR

- VEKTÖR ile/ve/değil/||/<>/< VEKTÖR UZAYI

( )
( Bir vektör, vektör uzayının öğesidir. )

- VECTOR PRODUCT[İng.] / PRODUIT VECTORIEL[Fr.] / VEKTORPRODUKT[Alm.] ile/değil/yerine/= VEKTÖREL ÇARPIM


- VEL-HÂSIL/VEL-HÂSIL-I KELÂM değil/yerine/= KISACASI/SÖZÜN KISASI

- VELÂYET:
ÖZGÜRLÜK
ve/<> ÖZGÜNLÜK

- VELÂYET değil/yerine/= EGELİK

- VELÂYET ile/ve/||/<> HIDÂNE HAKKI

- VELÂYET ile NUSRET[< NASR]

( Ermişlik, velîlik. | Allah dostluğu. | Velî ve ermiş olan kişinin hâli ve sıfatı. | Başkasına sözünü geçirme. | Dostluk, sadâket ile. İLE Yardım. | Allah'ın yardımı. | Başarı, üstünlük. )

- VELÂYET ile/ve RİSÂLET

( Kişinin, kendine. İLE/VE Herkese/Topluma. )
( Gidip alınıp gelinen. İLE Verilen. )
( Çağrılmaz. İLE Çağrılarak. )
( Özel/e. İLE Genel/e. )

- VELÂYET ile/ve VESÂYET

( Korunma. İLE/VE Sakınma. )

- VELÂYET-İ ÂMME ile VELÂYET-İ HASSA

- VELÂYETTEN KURTULMAK ile/ve VESÂYETTEN KURTULMAK

( VARESTE[Fars.]: Kurtulmuş. )

- VELED[Ar.] ile İBN[Ar.]


- VELED[Ar.] ile SIBT[Ar.]

- VELED-İ BENÂT[Ar.] ile VELED-İ BENÎN[Ar.]

( Dişil çocukların eril ve dişil çocukları. İLE Eril çocukların eril ve dişil çocukları. )

- VELED-İ KALB ile ...

( KALP ÇOCUĞU, MÂNEVÎ HAL )

- VELEH[Ar. > VÂLİH] ile VELEH[Ar.]

( [Kederden gelen] Şaşkınlık, sersemlik. İLE Kahır ve hışım. )

- VELENSE[İsp.] değil/yerine/= BATTANİYE

( Bir yüzü uzun tüylü, kalın ve ağır battaniye. )

- VELEV[Ar.] değil/yerine/= İSTER, İSTERSE, OLSA DA, KALDI Kİ, DİYELİM Kİ, HATTA

- VELHÂSIL[Ar.] değil/yerine/= KISACASI

- DERLER":
"VELÎ"
ile/ve/ne yazık ki "ZINDIK"

( [İşin ...]
Başında. @@ "Sonunda". )

- VELÎ[Ar.] ile/ve/= DOST[Fars. < DÜST]

( KIYIM-KIYIM, KIYIL Kİ, DOST ÖNÜNE ÇIK(ABİL) )

- VELİ değil/yerine/= EGE


- VELİ değil/yerine/= ELÇİ

- VELİ ile VELAYET ile VELAYET

- VELÎME[Ar. çoğ. VELÂİM] ile ...

( Düğün yemeği/ziyafeti, şölen. | Evlenme, düğün. )

- VELİYY[çoğ. EVLİYÂ] ile VELÎ[Fars. < VELÂYET]

( Allah'ın 99 adından biri. | Sahip. | Bir çocuğun her türlü hareketinden ve durumundan sorumlu olan kişi. | Ermiş, eren. İLE Velâkin, ammâ, fakat. )
( "ve er"in kısaltması Ve, eğer. İLE "Sahip, usta, mâlik" anlamlarına gelerek birleşik sözcükler yapar.[DÂNİŞ-VER: Âlim. | SUHAN-VER: Şair, edip.] )

- VELİYY-ÜD-DİN değil/yerine/= DÎNE SIMSIKI BAĞLI

- VELOCITY[İng.] değil/yerine/= HIZ

( Hareketli cisimlerin birim zamanda yaptığı yer değiştirmedir. Vektörel bir büyüklük olup "v⃗\vec{v} v " ile gösterilir. Hızın SI birimi "m/s"dir. Bunun yanında "km/h" ve "cm/s" gibi birimler de kullanılabilir. Hızın matematiksel formülü şu şekildedir:

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- VELOSİTE/VELOCITY[İng.] değil/yerine/= HIZ

- VELVELE[Ar.] değil/yerine/= BAĞRIŞMA

( Gürültü, bağrışma. | Gereksiz telaşa ve heyecana düşürmek. )

- VELVELE ile VELVELECİ/LİK

- VEN/VEIN[İng.] değil/yerine/= TOPLARDAMAR


- VEN ile/ve/<> VENÜL

( Kanı, kalbe doğru götüren toplardamarlar. İLE/VE/<> Kılcal damar yatağı ve bir ven arasında kan taşıyan kan damarı. )

- VENA:
AŞK
ve/<> ŞARAP

- VENA CONTRACTA[İng.] / CONTRACTION DE LA VEINE[Fr.] / VENA CONTRACTA[Alm.] ile/değil/yerine/= VENA KONTRAKTA

- VENETIAN RED[İng.] / ROUGE VÉNITIEN[Fr.] / ZEMENTROT[Alm.] ile/değil/yerine/= VENEDİK KIRMIZISI

- VENEDİK TÜZÜĞÜ

- VENOGRAFİ/VENOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= TOPLARDAMAR GÖRÜNTÜLEMESİ

- VENOM[İng.] değil/yerine/= HAYVANSAL ZEHİR

- VENTILASYON/VENTILATION[İng.] değil/yerine/= SOLUTMA

- VENTILATÖR/VENTILATOR[İng.] değil/yerine/= HAVALANDIRICI | SOLUTUCU

- VENTILATUVAR/VENTILATORY SOLUTUMSAL


- VENTRAL[İng.] değil/yerine/= ÖN | KARIN (İLİŞKİLİ)

- VENTRICLE[İng.] değil/yerine/= VENTRİKÜL/KARINCIK

( Kalbin alt kısmında, vücudun anterior bölgesinde bulunan iki adet odacığın adıdır. Karıncık da denir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- VENTRİKÜL/VENTRICLE[İng.] değil/yerine/= KARINCIK

- VENTROMEDİYAL/VENTROMEDIAL[İng.] değil/yerine/= ÖN-İÇ YAN

- VENTURE :/yerine GİRİŞİM, RİSK ALMAK

- VENTURI-ROHR[Alm.] ile/değil/yerine/= VENTURİ BORUSU

- VENTURI TUBE[İng.] / TUBE DE VENTURI[Fr.] ile/değil/yerine/= VENTURİ TÜPÜ

- VENÜS KITALARI: ISHTAR ile AFRODİT(APHRODITE)

- VENÜS:
SABAH TANRISI
ile/ve AKŞAM TANRISI

( Aşk. İLE/VE Savaş. )

- VENUS URANIA ile/ve/||/<> VENUS PANDEMUS

( Saf Aşk. İLE/VE/||/<> Duygularla olan. )
( Gökte. İLE/VE/||/<> Yerde. )

- ZÜHRE[Ar.]/VENÜS[Fr.] değil/yerine/= ÇULPAN/ÇOBAN YILDIZI/AKŞAMYILDIZI/KERVAN YILDIZI/KERVANKIRAN

( Merkür'den sonra, güneşe en yakın gezegen. )
( Güneş'e uzaklık bakımından ikinci sırada olmasına karşın sıcaklık bakımından 464 °C ile birinci sıradaki gezegendir. Bunun nedeni de atmosferinin gelen güneş ışınlarının dışarı çıkmasına izin vermemesidir. )
( Saat yönünde dönen tek gezegen, Venüs'tür. )

- VENÜSÇİÇEĞİ

( Salepgillerden, esmer kırmızımsı renkte olan, çiçekleri çarığa benzeyen güzel bir süs bitkisi. )

- VEP/VİZÜEL EVOK POTANSİYEL/VISUAL EVOKED POTENTIAL[İng.] değil/yerine/= GÖRSEL UYARILMIŞ GİZİL GÜÇ

- VER PİYAZI, ÇEK AYAZI ile ...

- VERÂ'/VERÂ[Ar.] ile VER'A[Ar.] ile VERÂ[Ar. çoğ. VERÂYÂ] ile VERA'[Ar.]

( Arka, geri, öte. | Başka, gayri. | Kıç, geri, dübür. İLE Korkaklık. İLE Halk, mahluk; âlem, kâinat. İLE Haramdan kaçınma. )

- VERA' ile ...

( HARAMDAN, ŞÜPHELİLERDEN KAÇINMA/SAKINMA )