( John von Neumann tarafından 1948 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1903-1957) (Ülke: Macaristan/ABD) (Alan: Matematik, Bilgisayar) (Önemli katkıları: Oyun teorisi, bilgisayar mimarisi) )
( XIV. ve XV. yüzyılda Osmanlı sultanları tarafından imparator anlamında kullanılan san. İLE/||/<> Çok uluslu devleti yöneten hükümdar. İLE/||/<> En üst ve gücü elinde tutan yönetici. İLE/||/<> Hükümdarlar hükümdarı anlamında kullanılan san. İLE/||/<> Osmanlı'da devlet başkanına verilen san. İLE/||/<> İlhanlı Devleti'nin kurucusu olan ünlü Moğol hükümdarı. )
( Mezbelede açtığı bir çukur içinde yumurtlar. Yer altında bulunan suları, sanki bir cam içindeymiş gibi gördüğü söylenir. | SÜLEYMAN PEYGAMBER İLE SEBÂ MELÎKESİ BELKİS ARASINDA HABER GETİRİP GÖTÜREN KUŞ | TASARRUF-I İLÂHÎ [bkz. EBÜRREBİ'] )
( Sultan, kral, hakan gibi taht sahibi devlet başkanı. İLE Türk, Moğol ve Tatar hanları için "hükümdarlar hükümdarı" anlamında kullanılan bir san. | Osmanlı sultanlarına verilen san. )
( Sarıyerli, inşaat Mühendisi, dernekçi. Sarıyer Pertevniyal İlkokulu (1963), Sarıyer Ortaokulu (1966) ve Sarıyer Lisesini (1969) bitirdi. Yüksek Öğrenimini İDMMA Galatasaray Üniversitesinde tamamladı ve İnşaat Mühendisi olarak hayata atıldı. Demma Çelik Hasır Firması, Hava Kuvvetleri Lojman İnşaatlari (Askerlik dönemi) Kontrol Mühendisi, Emlak Kredi Bankası Ataköy 5. Mahalle İnşaatları Şantiye Şefi, Milli Savunma Bakanlığı 2020 Konut İnşaatları Şantiye Şefi, MO - YAP/Ekmekçioğlu Prefabrik Yapı Elemanları Fabrika Müdürü, Foy Yapı Denetim Statik Proje Denetçisi ve Kentsel Dönüşüm Proje Mühendisi, Ayrıca Alkan Teknik Yapı Denetim Ltd. Şti. Statik Proje Denetçisi ve Kentsel Proje Dönüşüm Mühendisi olarak görev yaptı ve çeşitli tarihi eser bina resterasyonu işlerini yürüttü. Ayapı Denetim Ltd. Şti. Şirket Ortağı, Yönetim Kurulu Başkanı ve Statik Proje Denetçisi (Sarıyer), Zenon Profabrik Yapı Elemanları Şirketi Genel Müdürü&Hissedarı (Kurtköy) ve Yıldız Perma Kültür A.Ş. Ortağı, Silivri - Ortaköy Belde Belediyesi, İmar ve Fen İşleri Müdürlüğü (2009) görevini yürüttü. SHP den sonra CHP de üyeliği var. İlçe Yönetim Kurulu üyeliği ve değişik yıllarda delege olarak görev yaptı. CHP, Sarıyer Lisesi Mezunları Derneği. Y.T.Ü. Mezunları Derneği Üyesidir. Sarıyer liseliler Derneğinde Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptı (2016 - 2018) ve Sarıyer Lisesi Mezunları Derneği Başkanlığını devam ettirmektedir (2019 itibariyle). )
( "Medeni Kanun"un kabulünden önce, kocasından üç kez boşanan kadının, yine eski kocasıyla evlenebilmesi için yabancı bir erkeğe bir günlüğüne nikâh edilmesi. @@ Birini aldatmak, yanıltmak için yapılan düzen. | Çıkar sağlamak için bir şeye değersiz bir şey katma. )
( Haller, durumlar. İLE Cennette giyilecek giysi. İLE Sazdan yapılan, kulübe. İLE Tandır bacası. İLE Kâğıt lira. İLE Abartmalı konuşma. İLE Hülleyi gerçekleştirmek. | Bir işte geçici çözüm için hileye başvurmak. İLE Gölgelik. İLE Yurttaşlar Yasası'nın kabulünden önce, kocasından üç kez boşanan kadının, yine eski kocasıyla evlenebilmesi için yabancı bir erkeğe, bir günlüğüne nikâh edilmesi. )
( Behçet öncesi semptomlar ayrı hastalıklar sayılırdı İLE 1937 sonrası bir sendrom olarak tanındı. Hipokrat oral ülserler tanımladı İLE Behçet üçlü semptom kompleksini birleştirdi. Eski tanımlar eksik İLE modern tanı bütüncül yaklaşım sağlar. )
( Hulusi Behçet tarafından 1937 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1889-1948) (Ülke: Türkiye) (Alan: Dermatoloji, İmmünoloji) (Önemli katkıları: Behçet hastalığını 1937 yılında tanımladı. Üçlü semptom kompleksini (ağız yaraları, genital yaralar, göz iltihabı) bir hastalık olarak ortaya koydu. İsmini taşıyan ilk Türk doktor.) )
( Havan topu. İLE Para biriktirmek için kullanılan, bozuk ya da kâğıt para atılan deliği olan, metal, toprak ya da plastikten yapılmış küçük kap. | Humbara. )
( Pazu kemiği ya da Latince adıyla humerus, omuz ve ön kol arasındaki uzun kemiktir. Kürek kemiği ile ön kol kemiklerini birbirine bağlar. Humerus, Latince’de omuz ya da üst kol anlamına gelmektedir.
( Latince, "toprak" ya da "alt, sığ" kökünden türemiştir. Kullanımı konusunda bazı yanlış anlamalar söz konusudur. Humus, kompostun alabileceği son durumdur, yani içinde çürüme sürecini devam ettirecek azot, fosfor bileşikleri kalmamıştır. Kompost ise, etrafındaki bitkilere çeşitli vadelerde farklı besin maddeleri sunan, bu nedenle bol miktarda canlıya ev sahipliği yapan, dolayısıyla çürüme işlemi az da olsa hâlâ devam eden ”canlı” bir oluşumdur. Toprağa serdikten sonra toprak ekosistemine karışır, topraktaki biyolojik süreçleri destekleyerek çeşitliliği arttırır ve zamanla humusa dönüşür. Bildiğimiz tüm yaşam türleri karbon temellidir, yani canlı ya da ölü, her şey organik maddedir. Kuru yapraklar, mantarlar, ağaçlar, canlı bir kedi, ölü bir kunduz; aklınıza yaşayan ya da yaşamış olan ne gelirse, organik madde olarak anılır. Bilimsel olarak, içinde karbon bulunan herhangi bir molekül, organik bir moleküldür.
Humusun içinde parçalanması zor olan karbon molekülleri elektrik yüklenerek mineral parçacıkların kendine yapışmasını sağlar. Dahası, bu moleküller sünger işlevi görerek topraktaki mikro yaşam için barınak oluşturur. Yukarıda sözünü ettiğimiz aşınmış minerallere organik madde eklediğinizde birçok bitkinin yaşamasına olanak tanıyan ortam neredeyse oluşmuştur.
Yaşayıp da ölmüş olan her canlı, organik madde olarak toprağa geri döner ve döngüyü tamamlar. Toprakta yetişen her türlü bitkinin yaprak, sap ve kökleriyle birlikte toprakta yaşayan mikro ve makro hayvan varlığının bu biçimde toprak organik maddesine dönüşmesi humus oluşumunun kaynağıdır. Sentetik kimyasalların etkisiyle yararlı canlıların da zarar gördüğü modern tarım yöntemleri nedeniyle bu döngünün kırılmış olması, günümüz yaygın ziraat anlayışının yol açtığı sorunların başında gelir. )
( Hünkar Köşkü Sarıyer'in önemli mesirelerinden olan Hünkar Suyu mesiresi içindedir. Padişahların Sarıyer'e ilgi göstermesi 17. yy. başlarında başlamış ve devam etmiştir Sarıyer'e en çok gelen Padişahlar IV. Murat (1623 - 1640), IV. Mehmet (Avcı Mehmet) (1648 - 1687) ve III. Selim'dir (1789 - 1807). Bilhassa Sultan IV. Mehmet çok sık gelir ve bu av köşkündü kalırdı. Saltanat kayığı Sarıyer deresinden iç kısımlara kadar gider ve Sultan'ı Hünkar Suyu mesiresi yanına kadar götürürdü. Hünkâr Suyu mesiresindeki Av Köşkü ağaçlıklar arasındadır. Uzun yıllardan beri onarılmadığından harap olmak üzeredir. Köşk ve çevresi Hamamcıoğlu ailesinin mülkiyetindedir. )
( Sarıyer'deki Hünkâr Suyu mesiresi içinde bulunmaktadır. Üç Hünkâr Suyu bulunuyor. İkisi mesire içinde, diğeri ise mesirenin alt kısmında ve dereye yakın yerdedir. Hünkâr Suyu mesiresi uzun yıllardan beri çalıştırılmadığından mesire içindeki iki çeşmenin su akışı durdurulmuştur. Çeşmeleri de iptal edilmiştir. Mesire ve Çeşme Hamamcıoğlu ailesine aittir. Suyun sertlik derecesi 3.5 tir. )
( Sultanahmed Camii'nin bitişiğinde bulunan, Sultan'ın namaz kılma yerine ait bir kasır. [1617] İLE/VE
Üsküdar'da, Selimiye Camii'nin bitişinde bulunan kasır. [1979 yılından beri Tarihçi İbrahim Hakkı Konyalı kütüphanesi olarak kullanılmaktadır] İLE/VE
Eminönü, Yeni Cami'nin yanında bulunan kasır. )
( Sarıyer, Hünkâr Suyu Mesiresinin alt yamacında dereye yakın yerde bulunan Hünkar Suyu'nun bulunduğu yerde yapılan Hünkâr Suyu Dolum Fabrikası 1940'lı yıllardan 1970'li yıllara kadar faaliyetini devam ettirdi. Su fabrikalarının artması üzerine fabrika kapatıldı. )
( Eski Sular Caddesinin Şifa Suyu tarafına dönen viraja varmadan görülen bayırın üst, Kocataş tepesinin alt kısmındadır. Küçük ve büyük ağaçlarla kaplı mükemmel bir mesiredir. İçinde üç yüz dört yüz yıllık tarihi çınar ve ıhlamur ağaçları bulunmaktadır. Mesire içindeki muhteşem Av Köşkü asırlarca önce yapılmış bir köşk olup Sultanların gelip avlandıktan sonra istirahat ettikleri köşktür. Köşk onarıma muhtaç durumdadır. Hünkâr Suyu mesiresi içinde iki çeşme vardır. Hamamcıoğlu ailesine ait oylan mesire 1980'den sonra kapatılmıştır. )
( Sarıyer'de Hünkâr mevkiindeki bu çeşme mesirenin alt kısmında dereye yakın yerdedir. Kapatılmış olan Hünkâr Suyu Fabrikasının yanındadır. Su akışı vardır. Sertlik derecesi 3.5 dır. )
( Sarıyer altyapısından yetişti ve yaş gruplarında oynadıktan sonra profesyonel takım kadrosuna alındı (1971). Beş sezon (1971 - 1974 ve 1977 - 1978) profesyonel kadroda kaldı. Bu süre içinde 87 lig, 3 B takımlar ligi, 5 kupa ve 3 turnuva maçı olmak üzere 98 resmi ve ayrıca 29 özel maçla birlikte toplam olarak 127 maçta Sarıyer forması giydi. Lig maçlarında 9, özel maçlarda 7 olmak üzere takımına 16 gol kazandırdı. )
( Askeri okulu bitirdi. Astsubay olarak askeri güçlerde futbol oynadı. Sarıyer alt yapısında antrenör olarak görev yaptı. Sarıyer Spor Kulübü'nde bir dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )
( Yavuz Sultan Selim Mahallesindedir. 1972'de Ferahevler İlk Okulu adını taşıyan üç derslikli okul olarak açıldı. 1977'de okula yeni derslikler ilave edildi ismi de Hürriyet İlköğretim Okulu oldu. )
( Üniversite öğretim üyesi. İlk ve orta eğitimini Kastamonu'da gördü. 1930'da Yüksek Orman Mektebini girdi ve 1933 yılında Orman mühendisi olarak mezun oldu. Bir süre Orman Teşkilatında ve Zonguldak'ta çalıştı. Sonra 1935'te Tarım Bakanlığı tarafından Odun Kimyası öğrenimi görmek ve doktora çalışması yapmak üzere Almanya'ya gönderildi. Burada "Dresten Tehnische Hochschule" de kimya öğrenimi gördü. II. Dünya Savaşı çıkması üzerine 1939'da yurda döndü ve Yüksek Ziraat Enstitüsü Orman Fakültesine asistan olarak atandı. 1940'da tekrar Almanya'ya gönderildi ve devam ettiği Kimya Mühendisliği Bölümünü bitirdi. Aynı zamanda Tharandt Orman Yüksek Okulunda "Sığla Ağacının Ormancılık Bakımından Önemi ve türk Sığla Yağının Kimyasal Araştırılması" konulu doktora tezi ile doktor unvanını aldı. Yurda döndü ve 1941 - 1943 yılları arasında askerlik görevini yapan Huş, tekrar Orman Fakültesi Orman Mahsullerinden Faydalanma kürsüsünde çalışmaya başladı ve 1946'da şef asistanlığa atandı. 1950'de "Fıstık Çamından Terebantin Elde Etme Metotları ve Fıstık Çamı Terebantininin Bazı Kimyasal Özellikleri" konulu tezi ile "Üniversite Doçenti" oldu. Bilahare 26.01.1957'de Profesörlüğe.1961 yılına kadar Orman Mahsuleri Kimyasi Kürsüsünde başkan olarak görev yaptı. Akademik çalışmaları yanında üç dönem Orman Fakültesi Yönetim Kurulu Üyeliği, iki dönem İ.Ü. Senatosunda Or. Fakültesi Temsilciliği yaptı ve ayrıca Orman Fakültesinde üç Dekana al ay kadar vekalet etti. )
( Yeniköy - Tarabya sahil yolunda ve Kalender mevkiinde bulunan bu çeşmenin (H.1241, M.1825) sahil yolunun genişletilmesi sırasında yıkıldığı "İstanbul Çeşmeleri" kitabında bildirilmektedir. )
( Bu çeşme Rumelikavak mezarlığı içindedir. (H.1312, M.1894. Çeşmenin ayna taşının üst kısmındaki levhada Süleyman Sırrı Paşa hakkında bilgi yer almaktadır. Çeşmenin su kaynağı vardır fakat suyu yoktur. Çeşmenin kitabesinde şöyle yazmaktadır: ... Ve min - el kulle şeyhin hayy" Dördüncü Ordu - yu Hümayun Topçu Livası iken Doksan üç senesinde Henkam - ı Muharebede vefât eden Hüseyin Sırrı Paşa'nın namına olarak işbu çeşmesar tecdid olundu. Mevla'yı mutel ummet - i Muhammediye'nin cümle geçmişleriyle beraber merhum mumaileyhin ve refika - ı merhumesiyle hanedanından bu alem - i faniye gelip geçenleri mağfireti ilahiyesine mazhar buyursun. Muharrem - ül Haram, 1312 sene (1894, Celaleddin)". )