| H... |

- TOPRAK ile DÜNYA DOĞUMLU ile TOPRAK ile DÜNYEVİ ile DÜNYEVİ CENNET ile DÜNYAYA DOĞRU ile HAFRİYAT ile SOLUCAN

- TORPİL ile/ve/değil/yerine HAKKINI TESLİM ETMEK

- TÖZ = CEVHER = SUBSTANCE[İng., Fr.] = das WESEN, WESENHEIT, STAMMBEGRIFF, SUBSTANZ[Alm.] = SUBSTANTIA[Lat.] = HË UZIA, HYPOSTASIS, HYPOKEIMENON[Yun.] = SOSTANZA[İt.] = SUBSTANCIA[İsp.] = SUBSTANTIE[Fel.] = SUBSTANS[Dan.] = SUBSTANTSIYA[Rus.]

- TOZ ile HEBÂ'

( ... İLE Gayet ince toz, zerre. | Yok yere, boş, nâfile. )

- TRAFİKTE ÖNCELİKLİLER[sırasıyla]:
ENGELLİ/LER
ile/ve/< HASTA/LAR ile/ve/< YAŞLI/LAR ile/ve/<
ÇOCUK/LAR, ÖĞRENCİ/LER
ile/ve/< HANIM/LAR ile/ve/<
YAYA/LAR
ile/ve/<
BİSİKLETLİ/LER
ile/ve/< MOTOSİKLETLİ/LER ile/ve/< ACİL DURUM ARAÇLARI[hasta taşıma, itfaiye, polis] ile/ve/<
TOPLU TAŞIMA ARAÇLARI[raylı düzenler öncelikli olmak üzere!]
ile/ve/<
ARABA/LAR
ile/ve/< AYRICALIKLI/LAR
[her seviyedeki/konumdaki resmî makam araçları (her ne kadar güvenlikleri "önemli/öncelikli" sayılsa da!)]

( Kişiye ait arabaların sayılarının ülkemizde çok olması [ya da artmasının teşvik ediliyor olması], yolların eski olanaksızlıklara göre düzenlenmiş olması, önceliği arabalara vermek için geçerli bir neden değildir/olamaz! Tam tersine, konumları/sıraları en sondadır! [Bu zihniyeti geliştirmeyi ve yaygınlaştırmayı, her birimiz haklarımıza sahip çıkarak daha da hızlandıracağız! Lütfen!!! Sizin de farkındalığınız, desteğiniz ve katılımınızla!...] )

- TRANSLİTERASYON[Fr./İng. < TRANSLITERATION] değil/yerine/= HARF ÇEVİRİSİ

( Yabancı yazıların, okunuşları dikkate alınmadan harf harf aktarılması. )

- TRAUMAT-/TRAUMATO- ile/||/<> HELC-/HELCO-

( Yara. İLE/||/<> Ülser, ülser yapan, dokuyu yiyen yara. )

- TREN ile HIZLI TREN ile TRAMVAY ile HIZLI TRAMVAY ile METRO ile FÜNİKÜLER

- TRICK :/yerine HİLE, NUMARA

- TUĞLA ile/ve HATIL

( ... İLE/VE Surlarda kullanılmış olan tuğla. | Duvarı berkitmek/sağlamlaştırmak için taşların arasına yatay olarak yerleştirilen direk. )

- TÜKENMEZ = HARDALİYE

- TÜKENMİŞLİK BELİRGESİ/SENDROMU ile/ve/||/<>/< HERBERT FREUDENBERGER

( 1974 )

- TÛLE EMEL ile HIRS-I PÎR

- TULPA(/YONTRA) ile HÜDDAM

- TÜM ile/ve/<> HER

( Her biri, öbürünün parçasıdır. )

- TÜMEL/LİK ile/ve/||/<> HEDEF/Lİ/LİK

- TÜMÜ ile HER YERDE ile BÜTÜN GÜN BOYUNCA ile TÜM HAYAT BOYU ile BÜTÜN GECE BOYUNCA ile HEPSİ DIŞARI ile BAŞTAN ile HEPSİ AKRABA ile HEPSİ ile HEP BİRLİKTE

- TÜRBAN[Fr.] ile/değil HAVLİ

( İnce kumaştan yapılmış, başı sıkıca kavrayan bir tür başörtüsü. DEĞİL Moritanya'da kullanılan türbanın adı. )

- TÜRBE ile/||/<> HAZÎRE

( Gövde (ziyaret) bölümü ve örtüsü bulunan mezar anıtı. İLE/||/<> Camilerin kıble tarafında bulunan küçük mezarlık. )

- TÜRBÜLANS[İng./Fr. TURBULENCE] değil/yerine/= HAVA BURGACI/GİRDAP


- HOMOGENEOUS FLUID[İng.] / HOMOGENES FLUID[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ AKIŞKAN

- HOMOGENEOUS DIFFUSION[İng.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ DİFÜZYON

- MÜTECANİS[Osm.] / HOMOGENEOUS[İng.] / HOMOGÉNE[Fr.] / HOMOGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ/HOMOJEN

- HOMOGENEOUS RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT HOMOGÈNE[Fr.] / HOMOGENE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ IŞINIM

- HOMOGENEOUS SOLIDS[İng.] / SOLIDES HOMOGÈNES[Fr.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ KATILAR

- HOMOGENE SCHICHTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ KATMANLAR

- HETEROGENES FLUID[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ OLMAYAN AKIŞKAN

- HETEROGENER KERNREAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ OLMAYAN ÇEKİRDEK REAKTÖRÜ

- HETEROGENE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ OLMAYAN IŞINIM

- HETEROGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ OLMAYAN


- HOMOGENEOUS REACTOR[İng.] / RÉACTEUR HOMOGÈNE[Fr.] / HOMOGENER REAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ TEPKİLEŞİM/REAKTÖR

- HOMOGENE DIFFUSION[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ YAYINIM

- TURİNG İLE CHURCH İLE LAMBDA ile/||/<> HESAPLANABİLİRLİK

( Hesaplama modellerinin eşdeğerliliği. )
( Formül: λx.x+1 (lambda gösterimi) )
( Alan Turing tarafından 1936 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1912-1954) (Ülke: İngiltere) (Alan: Matematik, Bilgisayar) (Önemli katkıları: Turing makinesi, yapay zeka) )

- TÜRKÇE ve/||/<> HALAÇÇA

( ... VE/||/<> İran'ın güneyinde, toplu olarak yaşayan bir Türk toplumun konuştuğu dil. )

- TUTARLILIK ile/ve/||/<> "HESABINI VEREBİLMEK"

- TUTKU ile HIRSLI ile İDDİALI BİR ŞEKİLDE

- TUTMAK/SAKLAMAK ile/yerine HEYBEYE ATMAK

- TUTMAK ile YARIŞMA DÜZENLEMEK ile TOPLANTI YAPMAK ile GERİ ÇEKİL ile TUT CANIM ile DAYAN ile TOPLANTI YAPMAK ile BİR GEMİYİ TUTMAK ile BİR DAKİKA BEKLE ile SAYGI DUYMAK ile SORUMLU TUTMAK ile TUTUCU ile TUTMA ile HOLDİNG ŞİRKETİ ile SIKI TUTMAK

- TUZ ile/ve/<>/> HALOJEN[Fr. < Yun. HALS: Tuz. | GENNAN: Doğurmak.]

( ... İLE/VE/<>/> Madenlerle birleşince tuz verebilen, flor, klor, brom ve iyot öğelerine verilen ad. )

- TÜZE/HUKUK:
BORU GİBİ
değil/yerine HUNİ GİBİ


- TÜZE'NİN TEMEL İLKELERİ - ULPIAN[M.S. 170 - 223]:
ONURLU YAŞAMAK
ve/||/<> BAŞKASINI İNCİTMEMEK ve/||/<> HERKESE, HAKKINI TESLİM ETMEK

- UÇAK KULLANMAK ile HAVACILIK ile HAVACILIK SÖZLEŞMESİ ile HAVACI

- ÜÇKÂĞIT ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HİLE

- ÜÇKÂĞITÇI ile/ve/||/<>/> HAİN

- ÜÇLÜ TEKRARLAMA[İng. TRINUCLEOTIDE REPEAT] ile/||/<> ATAKSİ[İng. ATAXIA] ile/||/<> HUNTİNGTON HASTALIĞI[İng. HUNTINGTON DISEASE] ile/||/<> METİLASYON[İng. METHYLATION]

( Gendeki nükleotitlerden bir üçlünün sayısının artmasıdır.Bir mutasyon, özellikle merkezi sinir sistemi bozukluklarında ortaya çıkan, bu üçlü nükleotit grubunun sayısının artışındandır. Örnekler myotonik distrfi dahil, Huntington hastalığı, Friedreich'in ataksisi ve frajil-X sendromu. Ayrıca polistik over sendromunda, androjen reseptörü geni CAG tekrarlarının sayısında artışa sahiptir. Büyüme daha fazla olabilir verici anne ve babaya bağlı olarak (myotonik distrofi bir anne ve Huntington hastası bir baba) burada aile kökeni ve genetik beklenti gözlemlenebilir. Üçlülerin sayısının artışı hastalığa neden olan genlerin metilasyonunu tetikleyebilir. @@ Kasların nasıl çalıştığını koordine etme konusunda yaşanan sorunlardır. Garip, ağır ya da sakar hareketlere yol açar. Neden gerçekleştiğine bağlı olarak ataksinin etkilerini tedavi etmek ya da tersine çevirmek mümkündür. @@ İnsanlarda en gecikmiş başlangıçlı ve en değişken yaşlı hastalık. Otozomal baskındır. Serebral korteks (beyin korteksi)'in ön loblarını etkiler. On yıldan uzun süreyle artarak devam eden göze ölümü gözükür. Hücre ölümünün kötüye gidişi; kontol edilemeyen hareketler, zihinsel kötüleme ve sonunda ölüm gözükür. Genellikle 30-50 yaşları arasında ilk semptomlar görünür. @@ DNA zincirindeki bazı nükleotitlere metil (CH3) gurubu eklenmesi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ESSENTIAL OIL[İng.] / HUILE ESSENTIELLES, HUILE VOLATILES[Fr.] / ÄTHERISCHE ÖLE[Alm.] ile/değil/yerine/= UÇUCU YAĞ

- UÇUK ile HERPETOLOG ile HERPETOLOJİ

- HAMLAÇ[Osm.] ile/değil/yerine/= ÜFLEÇ

- ÜFLEMEK ile TROMPET ÇALMAK ile DARBE DARBE ile BURUN DARBESİ ile BOYNUNA DARBE ile KAFAYA DARBE ile HAVAYA UÇURMAK ile YUMRUKLA VURMAK ile ÜFLEYİCİ ile KURT SİNEĞİ ile ÜFLEME ile DARBELER ile ŞATAFATLI

- HUM[İng.] ile/değil/yerine/= UĞULTU


- UKALÂLIK ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> HAKARET

- ULAŞMAK ile İSTENİLEN SONUCA ULAŞMAK ile HEDEFE ULAŞMAK ile HEDEFLERE ULAŞMAK ile HEDEFLERİNE ULAŞMAK ile HEDEFLERİNE ULAŞMAK ile MÜKEMMELLİĞE ULAŞMAK ile ULAŞILABİLİR ile BAŞARI

- ÜLGER/HÂV[Ar.] ile/ve/||/<>/> HÂVI DÖKÜLME/TİRFİLLENME

- ULTRA ile HİPER

- ULULAMA = HÜRMET = VENERATION[İng.] = VÉNÉRATION[Fr.] = HOCHACTUNG[Alm.] = VENERATIO[Lat.]

- ÜMİTSİZ/LİK ile/ve/> HASTA/LIK

- ÜMMET ile/değil HALK

- UMUT[Türkçe]/ÜMİT[Fars. < UMİD] = RECÂ[Ar.] = HOPE[İng.] = ESPOIR[Fr.] = HOFFNUNG[Alm.] = SPES[Lat.]

- UNİVALENCE İLE HİGHER INDUCTİVE TYPES İLE CUBİCAL ile/||/<> HOTT

( Homotopi tip kuramı. )
( Formül: A ≃ B → A = B )

- | ÜN/ŞÖHRET ile/ve İTİBAR | ile/ve/<>/değil/yerine HAYSİYET

( | Toplumun, kişiye/tutuma/duruma verdiği değer/önem. İLE/VE Toplulukların/bilirkişilerin, kişiye/tutuma/duruma verdiği değer/önem. | İLE/VE/<>/DEĞİL/YERİNE Kişinin, kendine verdiği değer/önem. )
( | Halk tarafından verilen. İLE/VE Ehline verilen. | İLE/VE/<>/DEĞİL/YERİNE Kendi/nde/n. )

- UNUTMAK ile/ve/değil/yerine HIZLI GEÇMEK

- ÜREME[İng. REPRODUCTION] ile/||/<> ADAPTİF DAVRANIŞ[İng. ADAPTIVE BEHAVIOR] ile/||/<> ALELOPATİ[İng. ALLELOPATHY] ile/||/<> ANİZOGAMİ[İng. ANISOGAMY] ile/||/<> ANJİYOSPERM[İng. ANGIOSPERM] ile/||/<> ÇİÇEK[İng. FLOWER] ile/||/<> EŞEYLİ ÜREME[İng. SEXUAL REPRODUCTION] ile/||/<> GAMET ile/||/<> HYPOTRİCH

( Canlı organizmalardan kendilerine benzeyen başka canlılar oluşması; çoğalma. Üreme sadece canlılarda görülen, cansız cisimlerde bulunmayan bir niteliktir.Canlılarda görülen çeşitli üreme yolları başlıca "eşeysiz üreme" ve "eşeyli üreme" adını alan 2 ana öbekte toplanır. @@ Bir hayvanın belirli bir durum ya da çevreye uymasını sağlayan ve hayvanın uzun dönem yaşamkalımını ve üremesini destekleyen herhangi bir davranış. @@ Bir canlının salgıladığı kimyasallardan ötürü başka canlı üzerinde özellikle büyüme, hayatta kalma ve üreme açılarından olumlu ya da olumsuz etkilere neden olmasıdır. Genellikle bitkilerde, alglerde, bakterilerde, resiflerde ve mantarlarda görülür. Bu etkiye neden olan kimyasallara alelokimyasallar denir. Bunlar arasında karbonhidratlar, lipitler, alkaloidler, azot içerikli bileşikler, flavonoid fenolikler başta olmak üzere bazı diğer fenolikler ve terpenoidler bulunur. @@ Bir cinsiyetin diğerinden daha büyük eşey gözesi (yumurta ya da sperm) ürettiği eşeyli üreme şeklidir. Heterogami olarak da bilinir. @@ Üreme organları çiçeklerinde bulunan ve en yakın tarihte evrimleşmiş bitki grubudur. Ayrıntılı bilgiyi buradan alabilirsiniz. @@ Tohumlu bitkilerde eşeysel üreme organlarını bulunduran yapıdır. Tam çiçek ve eksik çiçek olmak üzere iki çeşit çiçek vardır. @@ Mayotik bölünmenin ürünü olan cinsiyet gözelerinin (gamet) birleşmesini gerektiren üreme türü. Her yavru, mayoz sırasındaki bağımsız kromozom dağılımı nedeniyle benzersiz bir genetik kompozisyona sahiptir. @@ Eşeyli üremede öncül eşey gözelerinin mayoz bölünmesi sonucunda oluşan özelleşmiş haploit gözedir. Eşeyli üremede sperm ve yumurtanın birleşmesi yeni bir bireyin gelişimini başlatır. @@ Eşeyli üreyen ya da bölünerek çoğalan Ciliate takımına ait bir protozoa. Eşeyli üremesi konjugasyon ya da gamet füzyonu dolayısıyla olabilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- URGAN ile/ve HALAT ile/ve PALAMAR/YUNA

( Keten, kenevir, pamuk, jüt gibi türlü dokuma nesnelerinden yapılan, ince halat. [Sicimlerin üç-beşinin biraraya getirilmesiyle.] İLE/VE Urganların biraraya getirilmesiyle. İLE/VE Halatların biraraya getirilmesiyle. )
( Matta, Markos ve Luka İncil'lerinin, "Zengin birinin cennete gitmesi, bir devenin iğne deliğinden geçmesinden daha zordur" biçimindeki ünlü sözleri büyük olasılıkla yanlış bir çeviridir. "Kalın halat" anlamına gelen Aramca "gamta" sözcüğü, "deve" anlamına gelen "gamla" sözcüğüyle karıştırılmıştır. )
( RESEN[Fars.]: İp, urgan, halat. )

- US/AKIL:
HERKESİ AŞKIN
ile/ve/||/<> HERKESTE İÇKİN

- ÜSTELİK ... ile HATTA ...

- USÛL ile/ve/||/<>/> HUSÛL

- USÛLSÜZ/LÜK ile HAKSIZ/LIK/GADR[Ar.]

- UTANÇ = SHAME[İng.] = HONTE[Fr.] = SHAM[Alm.] = PUDOR[Lat.]

- ÜTOPİK[Fr. < UTOPIQUE] değil/yerine/= HAYALÎ

- UYDURMA ile/değil/yerine/>< HAYAL


- UYGARLIK ve/> HUZURSUZLUĞU

- UYGUN ile/ve ANIK/HAZIR[Ar.]

( Hazır olmak, olgun olmaktır. )
( Hazıra, Hızır gerekmez. )
( Hazır, huzurdadır. )
( ÂMÂDE[Fars.]: Hazır, hazırlanmış. )

- UYGUN ile HIZLANDIRMAK ile SEFER

- UYUM = AHENK = HARMONY[İng.] = HARMANIE[Fr.] = HARMONIE[Alm.] = HARMONIA[Yun. Zarafet ve uyum tanrıçası.] = ARMONÍA[İsp.]

- HARMONY[İng.] / CONSONANCE[Fr.] / HARMONIE[Alm.] ile/değil/yerine/= UYUM

- HARMONISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= UYUMLU

- UYUMSUZLUK ile BAĞLANTININ KESİLMESİ ile HOŞNUTSUZLUK ile SON VERMEK ile SÜREKSİZLİK ile SÜREKSİZ

- UYUŞUK/TEMBEL[Fars. < TENBEL] ile/ve/=/||/<> HIMBIL

- UYUŞUKLUK ile HAREKETSİZ

- HYPNOTIC[İng.] / HYPNOTISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= UYUTUCU, HİPNOTİK


- UYUTUM = NEVM-İ SINAİ = HYPNOSIS[İng.] = HYPNOSE[Fr., Alm.] = HYNOS[Yun.]

- UZAK DURULMASI GEREKEN KİŞİLER:
"HEP HAKLILAR"
ve/||/<> "HERŞEYE, SÜREKLİ İTİRAZ EDENLER" ve/||/<> "SADECE BEN" DİYENLER ve/||/<> BAŞKALARINI DEĞERSİZ GÖRENLER ve/||/<> ÇIKARCILAR ve/||/<> İSTEDİĞİ OLMADIĞINDA TUTUM DEĞİŞTİRENLER ve/||/<> ARAMADIĞIN SÜRECE ARAMAYANLAR ve/||/<> İŞİ DÜŞMEDİKÇE TANIMAYANLAR ve/||/<> İŞİ BİTTİĞİNDE, YANINDA DURMAYANLAR

- UZAM = HAYYİZ = EXTENSION, EXTENT[İng.] = ÉTENDUE, EXTENSION[Fr.] = AUSDEHNUNG[Alm.] = EXTENSIO[Lat.] = EXTENSIÓN[İsp.]

- UZLET ve/<> HALVET

- ÜZÜLMEK ile/ve HESAP SORMAK

- ÜZÜM ile HAFIZALİ

( ... İLE Seyrek taneli, kalın kabuklu, etli ve parlak altın sarısı renginde büyük taneli bir üzüm. )

- ÜZÜM ile HOŞKURAN/TİLKİKUYRUĞU

( ... İLE Çiçekleri, dalları ıspanak gibi pişirilen bir yıllık otsu bir bitki. [Lat. AMARANTHUS LIVIDUS] | Uzun salkımlı bir çeşit üzüm. | Yağlı güreşte oturak kündesine geçen üstteki güreşçiye, alttakinin elini geri uzatarak çenesinden ya da gırtlağından çekmesi. )

- ÜZÜNTÜ ile/ve HÜZÜN

( Geçmişin olumsuz(luk)larının anımsanması (ile/durumunda). İLE Geçmişin olumlu(luk)larının anımsanması (ile/durumunda). )

- VAAZ KÜRSÜSÜ ile/||/<> SON CEMAAT YERİ ile/||/<> SAKIF ile/||/<> HÜNKÂR MAHFİLİ

( Belirli gün ve saatlerde, imamın vaaz vermek için çıktığı, koltuk ya da küçük balkon biçimindeki bölüm. İLE/||/<> XIV. yüzyıldan itibaren cami ve mescitlerde yaygın olarak kullanılan, ana mekânın dışında yarı açık hazırlık bölümü. İLE/||/<> Camilerde son cemaat yerinin dışında ek bir bölüm. Özellikle iç avlusu olan yapılarda, cemaatin hava şartlarından korunması amacına yöneliktir. İLE/||/<> Camilerde hükümdara ayrılan bölüm.[Bazen galerinin bir bölümü, bazen ayrı bir daire biçimindedir.] )

- VAAZ/MEVİZE ile/ve/||/<>/> HUTBE

( Cami, mescit vb. yerlerde vaizlerin yaptığı, genellikle öğüt niteliği taşıyan dinî konuşma. İLE/VE/||/<>/> Cuma ve bayram namazlarında okunan dua ve verilen öğüt. )

- VAFTİZ ile HAÇ VAFTİZİ ile VAFTİZ ile VAFTİZCİ ile VAFTİZHANE

- VAHÂMET ile/ve/<> HEZİMET

- VAHDET-İ VUCUD ve/||/<> HALK-I CEDÎD

- VAHDET-İ VUCUD ile/<> HEPTANRICILIK/TÜMTANRICILIK/PANTEİZM

( HAKK <> DOĞA ile HAKK > DOĞA )

- VAHİM ile/ve HAZİN

- VAHİY ile HADİS(-İ KUTSÎ)

- VAHŞİ ile/ve HIRÇIN

- VAKUM/VACUUM[İng.] değil/yerine/= HAVASIZ BOŞLUK

- VÂLİ ve/||/<> VELÎ ve/||/<> HÂMİ ve/||/<> RÂB

( [Koruyucu] Dışta. VE/||/<> İçte. )
( Maddî koruyucu. VE/||/<> Manevî koruyucu. )

- VAN DER WAALS GÜÇLERİ ile HİDROJEN BAĞI

( Zayıf, geçici dipol-dipol etkileşimler. İLE Hidrojenin, F, O ya da N ile yaptığı güçlü dipol-dipol etkileşimler. )

- VAN DER WAALS KUVVETİ ile/||/<> HİDROJEN BAĞI

( vdW zayıf dipol ~meV, H-bağı güçlü yönelimli ~100meV. )
( Formül: Evrensel İLE spesifik )

- VARLIK/VAROLUŞ ve/||/<> HAK ve/||/<> HAREKET

- VARLIK ile/ve/= HAREKET

- VARLIK ile/||/<> HİÇLİK

( Varoluşçuluk )
( Søren Kierkegaard tarafından 1843 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1813-1855) (Ülke: Danimarka) (Alan: Felsefe, Teoloji) (Önemli katkıları: Varoluşçuluk öncüsü) )

- VARLIKBİLİM ve HAKİKAT

- VARLIKLAR/HER "VARLIK" değil VARLIK(VUCUD) ya da HER VAROLAN(MEVCUD)

- VAROLAN ile/ve HAREKET

- VAROLAN ile/ve/<> VAR OLMASI GEREKEN ile/ve/<> HAYAL ETTİĞİNİ/N GERÇEKLEŞTİR(İL)ME(Sİ)

( Bilim. İLE/VE/<> Felsefe. İLE/VE/<> Sanat. )

- VARSAYIM = FARAZİYE = HYPOTHESIS[İng.] = HYPOTHÉSE[Fr.] = HYPOTHESE[Alm.] = SUPPOSITIO[Lat.] = HYPOTHESIS[Yun.]

- VATAN:
MEZAR
ve/||/<> İNSAN ve/||/<> DİL ve/||/<> DÜZEN/NİZAM ve/||/<> TARİH ve/||/<> DESTAN/LAR ve/||/<> GAZÂVATNÂME ve/||/<> TÜRKÜ VE AĞIT ve/||/<> NİNE VE NİNNİ ve/||/<> ROMAN ve/||/<> HATIRAT


- VATANDAŞ ile/ve HALK

- VATNAJÖKULL ile/ve/<> LANGJÖKULL ile/ve/<> HOFSJÖKULL

( Kuzey Kutbu'nda ve İzlanda yakınlarındaki üç büyük buzul. )

- VATOZ ile HAYALET VATOZ

- VAZGEÇMEYELİM!:
GÜLÜMSEMEKTEN
ile/ve/||/<> SEVMEKTEN ile/ve/||/<>
ÖĞRENMEKTEN
ile/ve/||/<> HAYALLERİMİZDEN

- VAZÎ'A[Ar.] ile HUSRÂN[Ar.]

- VE ile HEM DE

- VEDALAŞMAK ile/ve HELÂLLEŞMEK

- VEFÂ ile/ve/<> HİLM

( Sözünde durma, sözünü yerine getirme. | Dostluğu devam ettirme. | Onun yanındayken nasılsan, uzaktayken de aynı olmak. İLE/VE/<>
Kişinin doğasında olan yumuşaklık. )
( Doğanızdaki yumuşaklığı anımsayarak kimseye hesap/borç takmayın! )

- VEGETABLE vs./||/<> HERB vs./||/<> FLORA

- VEHM[Ar.] ile/ve/||/<> HÜZÜN[Ar. HÜZN]


- VELÂYET ile/ve/||/<> HIDÂNE HAKKI

- VELOCITY[İng.] değil/yerine/= HIZ

( Hareketli cisimlerin birim zamanda yaptığı yer değiştirmedir. Vektörel bir büyüklük olup "v⃗\vec{v} v " ile gösterilir. Hızın SI birimi "m/s"dir. Bunun yanında "km/h" ve "cm/s" gibi birimler de kullanılabilir. Hızın matematiksel formülü şu şekildedir:

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- VELOSİTE/VELOCITY[İng.] değil/yerine/= HIZ

- VENOM[İng.] değil/yerine/= HAYVANSAL ZEHİR

- VENTILATÖR/VENTILATOR[İng.] değil/yerine/= HAVALANDIRICI | SOLUTUCU

- VERGİ ile HARÇ

- VERİ/BİLGİ:
DUYU
ile/ve/||/<>/> AKIL
(
ile/ve/||/<>/> HABER-İ SÂDIK)

- VERİ ile/ve/=/<> HABER

- VERMEK ile/ve/değil/yerine HEDİYE ETMEK

( TUHFE: Armağan, hediye. | İlâhî hediye. )

- VERTIGO ve/||/<> HITCHCOCK

( Alfred Hitchcock'un en çok sevilen filmi. )

- VERTİGO ve/<> TİP 1 DİYABET ve/<> HEMATOİD ARTRİT ve/<> LUPUS ve/<> MS ve/<> HAŞİMATO

- EKRANDA/MONİTÖRDE:
VGA
ile/ve/||/<>/> DVI ile/ve/||/<>/> HDMI ile/ve/||/<>/> DISPLAY

( ile ile )

- VİETNAM'IN:
ADALARI
ve/<> HA LONG BAY

( [Vietnam'ın] Doğal güzelliği ile Tayland, Malezya ya da Filipinler ile rekabet edecek durumda 3000 adası bulunmaktadır.[Ancak 1600'ünün adı bulunmaktadır.] VE/<> Etkileyecilikleri çok yüksek olan turistik adaları. )

- VINYL ETHYL HEXOATE[İng.] / HEXOATE DE VINYLÉTHYLE[Fr.] / VINYLÉTHYLHEXOATE[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL ETİL HEKZOAT

- VITAL :/yerine HAYATİ, ÇOK ÖNEMLİ

- VİTES değil/yerine/= HIZLIK

- VOLUME :/yerine HACİM, CİLT

- VOLUMETRIC FLASK[İng.] değil/yerine/= HACİMSEL ŞİŞE

( Belirli derişimde ve standart çözelti hazırlamak amacıyla laboratuvarlarda kullanılan cam malzeme. Hacimleri genellikle 1 mL ile 1.000 mL arasındadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- VUKÛFİYET ile/ve/||/<>/> HAKİMİYET

- VURMAK ile YÜKSEĞE VURMAK ile KAFASINA VURMAK ile HEDEFİ VURMAK


- VUSLAT ile/ve HALVET

( Yaşanılan. İLE/VE Mekân ve mekânda. )
( ... İLE/VE Kişinin, kendiyle meşgul olmama durumu. )
( Kendinden uzaklaşmak için halvete girilir, başkalarından uzaklaşmak için değil! )
( Kavuşma. İLE Yalnız/tenha kalma, tenhaya çekilme. | Tenha yer. | Hamamın sıcak bölmesi. | bkz. Tasavvuf'ta )

- VUSLAT ile/ve HASRET

( Her lezzetin vuslatı, hasretindedir. Doğada ise, vuslattan sonra hasret kalmaz. O Âlem, bu âlem gibi değildir. )
( Ses ayrılıkta çıkar, vuslatta ses olmaz. )

- VUSLAT ile/ve ÜLFET ile/ve HİDÂYET

- WAI:
TEŞEKKÜR EDİYORUM
ile/ve/||/<> MERHABA ile/ve/||/<> HOŞÇAKAL

- WEATHER :/yerine HAVA, HAVA DURUMU

- WEEK :/yerine HAFTA

- WEEKEND :/yerine HAFTA SONU

- WEEK/LY :/yerine HAFTA/LIK

- WEİERSTRASS FACTORİZATION ile/||/<> HADAMARD FACTORİZATION

( Weierstrass entire fonksiyon, Hadamard sonlu dereceli. )
( Formül: General entire İLE finite order )

- WELCOME :/yerine HOŞ GELDİNİZ


- WHATEVER :/yerine HER NEYSE, NE OLURSA

- WHICH :/yerine HANGİ

- WİENER-HOPF ile/||/<> HİLBERT TRANSFORM

( W-H faktorizasyon, Hilbert singular integral. )
( Formül: Factorization İLE singular integral )

- WINDOWS 10:
PRO
ile HOME

- WONDERFUL :/yerine HARİKA

- X PARÇACIĞI değil HIGGS PARÇACIĞI/BOZONU

- YA/YA DA ile/ve/değil/yerine/||/+/<>
( HEM, HEM DE ve/||/<> NE, NE DE )

( Ayrım. | İLE/VE/<> Birlik/bütünlük. )
( 0 1 ile/ve/<> [ 1 ile/ve/<> 0 ] )
( "Ne, ne de", "hem, hem de" ile birliktedir![ayrı değildir!] [sadece insana/gelişmiş zihinlere özgüdür!] )
( Doğada/fizikte/hayvanlarda, deneyde/laboratuvarda. İLE/VE/<> Sadece İNSAN'da. )
( Bir şey(ler)i bildirtir. İLE/VE/<> Kendini bildirtir. )
( EL: [Bağlamına/işlevine/yerine/gereksinime göre]
Hem kirli, hem de temiz...
Ne kirli, ne de temiz. )
( DEKOLTE:
Hem açık, hem de kapalı...
Ne açık, ne de kapalı. )
( BEYİN:
Hem ayrık, hem de bitişik...
Ne ayrık, ne de bitişik. )

- YA, YA DA ile/<> HEM, HEM DE ile/<> HEM, HEM DE | NE, NE DE

( Kul - Tanrı İLE İnsan. İLE İnsan <> Tanrı. )
( Şeriat. İLE Tarikat. İLE Hakikat ve Marifet. )

- YADERKLİK = İĞTİYAR = HETERONOMY[İng.] = HÉTÉRONOMIE[Fr.] = HETERONOMIE[Alm.] = HETEROS:BAŞKASI, NOMOS:YASA[Yun.]

- YAĞMUR ile/ve/değil/<> HAMSİN

( ... İLE/VE/DEĞİL/<> Kum yağdırır. )

- YAKARIŞ ile/ve/<> HAYKIRIŞ

- YAL DERVİŞİ/EHLİ ile KAL DERVİŞİ/EHLİ ile HAL DERVİŞİ/EHLİ

( YAL: Yol yiyeceği. )
( Derviş, iyi niyetini bilgeliğiyle birleştirebilmiş insandır. )
( ELE GELENİ YERSİN
DİLE GELENİ DERSİN
BÖYLE DERVİŞLİK DURSUN
SEN DERVİŞ OLAMAZSIN )
( DERVİŞİN...
HER SÖYLEDİĞİ DOĞRU OLMALI
HER DOĞRUYU SÖYLEMEK DOĞRU DEĞİLDİR
HER SÖYLEDİĞİ HAKK OLMALI
HER HAKK'I SÖYLEMEK HAKKIN DEĞİLDİR )
( Keşkül Dergisi'nden: Derviş I, Derviş II )

- YALAN:
SAFSATA
ile/ve/<> MECAZ ile/ve/<> PROPAGANDA ile/ve/<> REKLAM ile/ve/<> HABER

( Felsefede. İLE/VE/<> Yazında(edebiyatta). İLE/VE/<> Siyasette. İLE/VE/<> Ticarette. İLE/VE/<> Gazetecilikte. )

- YALAN SÖYLÜYORSUN! ile/değil/yerine HATA EDİYORSUN

- YALAN ile HAKARET

- YANILMA = HATA = ERROR[İng., Lat., İsp.] = ERREUR[Fr.] = IRRTUM[Alm.]

- YANILMAZLIK ile HATASIZ

- YANILSAMA ile/ve HİPNOZ

- YANILSAMA/İLÜZYON ile/ve/değil/||/<> HOLOGRAM

- YANLIŞ/KÖTÜ/AŞIRI/ABARTILI KULLANILANLAR:
"SIKINTI YOK!"
ve/<> "AYNEN" ve/<> "KESİNLİKLE" ve/<>
"HAYIRLISI"
ve/<> "KISMET" ve/<> "TABİİ Kİ DE" ve/<>
"YAPILACAK BİR ŞEY YOK"
ve/<> "BENCE DE"

( )
( )

- YANLIŞ ile/ve HATA PAYI

( Bu kılavuzdaki herşey[/bazıları], yanlış olabilir. )

- YANLIŞ = HATALI = WRONG[İng.] = FAUX[Fr.] = FALSCH[Alm.] = FALSUS[Lat.] = INJURIA[İsp.]

- YANLIŞI/HATAYI:
"KENDİNE İTİRAF ETMEK"
değil ÖZELEŞTİRİ

- YANLIŞLIK ile HATALI

- HARÂRET-İ İHTİRÂK[Osm.] / HEAT OF COMBUSTION[İng.] / CHALEUR D'INCENDIE[Fr.] / BRENNENDE-HITZE[Alm.] ile/değil/yerine/= YANMA ISISI

- YANSIYAN ile/ve/||/<> HABERİ ALINAN

- YAPMA!/OLMASIN!
GIYBET
ve/||/<> HASED ve/||/<> TAASSUB

- YAPRAK ile/ve/değil/||/<> HAYVAN

( )

- YARAR ile/ve/<> HAYIR

( Hayır! dedikleriniz, hayır/yarar getirir. )

- YARAR/ÇIKAR ile HAZ


- YARARLILIK ile/ve/<>/< HESAPLANABİLİRLİK

- YARATICILIK ile/ve CANLANDIRMAK ile/ve HAREKET KATMAK

( Kuralları önce bilmek, sonra [yeri geldiğinde ve gerektiğince] unutmak/unutabilmek gerek! )

- YARATMAK ile HALK ETMEK

( Yoktan var etmek. İLE Vardan var etmek. )

- YARDIMCI ÖNERME = LEMMA[İng., Lat.] = LEMME[Fr.] = HILFSATZ[Alm.]

- YARDIMSEVERLİK ile HAYIRSEVER ile HAYIRSEVERLİKLE

- YARGI = HÜKÜM = JUDGEMENT[İng.] = JUGEMENT[Fr.] = URTEIL[Alm.] = IUDICIUM[Lat.] = APOPHASIS[Yun.] = JUICIO[İsp.]

- YARGIÇ ile YARGI ile FİZYONOMİYE GÖRE YARGILAMA ile KIYAMET GÜNÜ ile HAKİMLER ile YARGI

- HALF-WAVE POTENTIAL[İng.] ile/değil/yerine/= YARI DALGA POTANSİYELİ

- HALF VALUE LAYER[İng.] ile/değil/yerine/= YARI DEĞER KATMANI

- SEMI PERMEABLE MEMBRANE[İng.] / MEMBRANE SEMI-PERMÉABLE[Fr.] / HALBDURCHLÄSSIGE[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI GEÇİRGEN ZAR


- SEMIPERMEABLE[İng.] / SEMI-PERMÉABLE[Fr.] / HALAZON[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI GEÇİRGEN

- HALF-CELL POTENTIAL[İng.] ile/değil/yerine/= YARI GÖZE/HÜCRE POTANSİYELİ

- HALF-CELL[İng.] ile/değil/yerine/= YARI GÖZE/HÜCRE

- HALBWERTZEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI GÖZELER/HÜCRELER

- SEMICONDUCTOR DETECTOR[İng.] / DÉTECTEUR SEMI-CONDUCTEUR[Fr.] / HALBLEITERDETEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI İLETKEN DEDEKTÖR

- SEMICONDUCTOR DIODE[İng.] / DIODE SEMI-CONDUCTRICE[Fr.] / HALBLEITERDIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI İLETKEN DİYOT

- JONCTION SEMI-CONDUCTRICE[Fr.] / HALBLEITERÜBERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI İLETKEN EKLEM

- SEMI CONDUCTOR, SEMICONDUCTOR[İng.] / SEMI-CONDUCTEUR[Fr.] / HALBLEITER, HALBFEST[Alm.][Alm.] ile/değil/yerine/= YARI İLETKEN/İLETEN

- SEMICONDUCTOR LASER[İng.] / LASER À SEMI-CONDUCTEUR[Fr.] / HALBLEITERLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI İLETKEN LAZER

- SEMISOLID[İng.] / SEMI-SOLIDE[Fr.] / HALBE REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI KATI


- HEMICOLLOID[İng.] / HÉMICOLLOID[Fr.] / HEMIKOLLOID[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI KOLLOİT

- MÉTALLOÏDE[Fr.] / METALLOID, SEMIMETAL[İng.] / HALBLEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI METAL, METALOİD

- HALF-LIFE, HALF-PERIOD[İng.] / PÉRIODE DE DEMI-VIE[Fr.] / GYPSUM ZEMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI ÖMÜR, YARILANMA SÜRESİ

- HÉMICELLULOSE[Fr.] / HEMICELLULOSE[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI SELÜLOZ

- HALBERWERTSDICKE[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI TABAKA KALINLIĞI

- HALF-REACTION PROCESS[İng.] ile/değil/yerine/= YARI TEPKİME İŞLEMİ

- HALF REACTION[İng.] / HALBDURCHLÄSSIGE WAND[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI TEPKİME

- HEMIHEDRAL SYMMETRY[İng.] ile/değil/yerine/= YARI YÜZLÜ BAKIŞIM

- HEMI-[İng.] / DEMI-, HEMI-[Fr.] / HEMI[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI-

- NİSF-İ ÖMÜR[Osm.] / HALF-LIFE[İng.] / DEMI-VIE[Fr.] / HALBWERTZEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= YARILANMA SÜRESİ


- HALF WAVE ANTENNA[İng.] / ANTENNE DE LA DEMI-VAGUE[Fr.] / HALBWELLENANTENNE[Alm.] ile/değil/yerine/= YARIM DALGA ANTEN

- HALF WAVELENGTH[İng.] / LONGUEUR D'ONDE DEMI-ONDE[Fr.] / HALBWELLENLÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= YARIM DALGA BOYU

- MEVC-İ NİSF[Osm.] / HALF WAVE[İng.] / DEMI-ONDE[Fr.] / HALBWELLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= YARIM DALGA

- YASAL/KANUNÎ EHLİYETTE:
EHLİYET-İ HUKUK
ve/||/<> MALİKİYET ve/||/<> HÜRRİYET ve/||/<> İSMET

- YASALLIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HUKUKÎLİK

- YAŞAM ALANI ile/ve/değil HAREKET ALANI

( Bazı düşünürlerin/sanatçıların, [turistlerin ya da turist gibi yaşayanların vb.] her hareket alanlarının, yaşam alanı olmadığı gibi. )

- YAŞAM:
BİR NEFES
ile KAFES ile HEVES

( Aldığımız kadar. İLE Kaldığımız kadar. İLE Daldığımız kadar. )

- YAŞAM BOYU:
DERS
ile/değil/yerine/ya da/>< DOST

( Bir kişiye tamamen güvendiğinizde, kesin olarak deneyimleyeceğiniz, ikisinden biridir. )