| EG/Ğ... |

- EDUCATE :/yerine EĞİTMEK

- EDUCATION :/yerine EĞİTİM

- EDUCATIONAL :/yerine EĞİTSEL

- EDUCATOR :/yerine EĞİTİMCİ

- EGALE[Fr. < ÉGALE | İng. < EQUAL] ile ANGAJE/ENGAJE[Fr./İng. < ENGAGÉ]

( Her ne kadar "yinelemek/tekrar" olarak bilinse ve kullanılsa da "eşitlemek/eşit değer" köküyle düşünmek ve anlamak gerekir. İLE Bağlamak, bağlanmak, ilişkilenmek, yer tutmak, işe almak/girmek. )

- EGALE ETMEK değil/yerine/= EŞİTLEMEK

- EĞDİRMEK ile EĞDİRTMEK ile EĞDİREBİLMEK

- EĞE

( Göğüs kafesini oluşturan kemiklerden her biri. )

- EGE DENİZİ değil ADALAR DENİZİ

- EĞE KEMİĞİ[AZM-İ DIL'Î]

( (HZ. ADEM'İN) SOL KABURGA(SI) )

- EĞE ile EĞE

( Göğüs kafesini oluşturan, arkadan omurgaya, önden de göğüs kemiğine eklenen, uzun, yassı ve eğri kemiklerden her biri, kaburga. İLE Madenleri, tahtayı vb. yontmak, düzeltmek, perdahlamak için kullanılan, sert, ensiz, çelik araç. )

- EĞEBİLMEK ile EĞE ile EĞER

- EĞELEMEK ile EĞELENMEK

- EGEME ile/<> LAVTA
[<

( Bir lavta çeşidi. İLE ... )

- EGEMEN GÜÇ ile/değil "HÜKÜMET"

- EGEMEN ile/değil/yerine YAYGIN

- EGEMENLİK ile/ve/||/<> BAĞIMSIZLIK

- EGEMENLİK ile/ve/değil/yerine ÇEKİM/CAZİBE/CEZBE

- EGEMENLİK ile/ve ERK

- EGEMENLİK ile İLÂHLAŞMA


- EGEMENLİK ile/ve ÖZGÜRLÜK

- EĞER ile EĞER TANRI ÖYLE İSTERSE ile EĞER TANRI İSTERSE

- EĞEREK-BÜKEREK (SÖYLEMEK/ANLATMAK)

- EGET

( Gerdek gecesi gelin ile gönderilen hizmetçi. )

- EGET ile GELİN
[<

( Gerdek gecesi geline hizmet için yollanan genç kız. İLE ... )

- EGG :/yerine YUMURTA

- EĞİÇ

( Yemiş koparırken, dalları çekmeye yarayan araç. )

- SCHRÄGVERTEILUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EĞİK DAĞILIM

- EĞİK DURUM

- INCLINED PLANE[İng.] / AVION INCLINÉ[Fr.] / SCHIEFE EBENE[Alm.] ile/değil/yerine/= EĞİK DÜZLEM


- SCHRÄGE[Alm.] ile/değil/yerine/= EĞİK

- EĞİK/LİK ile EĞİK YAZI ile EĞİK BİÇME ile EĞİK ÇİZGİ ile EĞİK DÜZLEM ile EĞİK SİLİNDİR

- SCHIEFE[Alm.] ile/değil/yerine/= EĞİKLİK

- EĞİLİM ile/ve/<> ÇEKİLEN

- EĞİLİM ile EĞİLİMLİ/LİK ile EĞİLİMSİZ/LİK

- EĞİLİM ile/ve/<> EĞİTİM

- EĞİLİM ile/ve/||/<>/> EYLEM

- EĞİLİM ile/ve/<> İLGİ

( Tanım: Nedenleri zihinsel/duygusal olarak belirli ya da belirsiz etkilenim süreci. İLE/VE/<>
Zihinde ya da duygularda bir karşılık/anlam oluşması ve içsel geribildirimi.
Sözlükte: Benimseme, benimseyiş, eğinim, heves, ilgi, ilgilenme, istidat, merak, meyil, meyletme, önemseme, temayül, yetenek, yönelim, yöneliş, yönelme, yönseme )

- EĞİLİM ile/ve/<> İSTEK

- EĞİLİM ile/ve/<> İSTENÇ(İRÂDE)


- EĞİLİM = TEMAYÜL = INCLINATION[İng., Fr.] = NEIGUNG, ZUNEIGUNG[Alm.] = PROPENSIO, INCLINATIO[Lat.] = INCLINACIÓN[İsp.]

- EĞİLİM ile/ve/<> YÖNELİM

- EĞİLİMLİ ile/değil EĞİMLİ

- EĞİLME:
BARDAK
ile/ve/değil/||/<>/>/< SÜRAHİ

( Çırak. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/>/< Usta. )
( Derin olan, dolu olan, usta olan, boyun büker/bükmelidir! Çırak değil! )

- TENSION DE FLEXION[Fr.] ile/değil/yerine/= EĞİLME GERİLMESİ

- BENDING MOMENT[İng.] / MOMENT FLÉCHISSANT[Fr.] / BIEGNUNGSMOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= EĞİLME MOMENTİ

- EĞİLMEDE:
"ÇIKAR" / "ÜSTÜNLÜK"
ile/değil/yerine SAYGI

( Nokta kadar "çıkar/ın" için, virgül kadar eğilme! / Kimse, kimseden "üstün" ya da yukarıda değildir/olamaz. İLE/DEĞİL/YERİNE Bir kişinin, hizmetine, emeğine, çabasına saygı duyuyorsak... )

- EĞİLMEK/EĞİLDİM ve/||/<>/> BİRAZ ÇALIŞMAK/ÇALIŞTIM

- EĞİLMEK ve/||/<> BAŞAK

( Kişiler, başağa benzer. İçi boşken havadadır, doldukça eğrilir. )

- EĞİLMEK ile/ve/değil/yerine ÇÖMELMEK

( Yerden bir şeyi alacağamız zaman belden eğilerek değil dizleri kırıp çömelerek yükü dizlere vermek gerekir! )

- EĞİLMEK değil/></değil ÇÖMELMEK( Yerden bir şeyi alacağamız zaman belden eğilerek ve dizleri kırıp çömelerek yükü dizlere vermek gerekir! )

- EĞİLMEK ile/değil DİZLERİ KIRARAK YERE YAKLAŞMAK

( Belden eğilmek çok dikkat edilmesi gereken bir eylemdir. Olabildiğince dikkat ederek belden eğilmemek gerekir. Yerden bir şey alınacağı, özellikle kaldırılacağı zaman mutlaka dizleri kırarak yere yaklaşıp, bacak kuvvetiyle doğrulmaktır doğru olan. )

- EĞİLMEK ile DOMALMAK

- EĞİLMEK ile EĞİLEBİLMEK ile EĞİL

- EĞİLMEK["EYİLMEK" değil!] ile "EĞİLMEK"

( Fiziksel. İLE Yönelmek. )

- EĞİLMEK ile YASLANMAK ile EĞİLEREK ile VERİMSİZLİK

- EĞİLMEK ile YÖNELMEK

- STEIGUNGSKOPPLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EĞİM ÇİFTLENİMİ

- GRADIENT COUPLING[İng.] ile/değil/yerine/= EĞİM EŞLEMESİ

- GRADIENTENKOPPLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EĞİM ETKİLEŞMESİ


- MEYELÂN, MEYİL[Osm.] / GRADIENT, INCLINATION, SLOPE OF A CALIBRATION, LINE[İng.] / INCLINAISON[Fr.] / GRADIENT, NEIGUNG, STEIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EĞİM, M

- EĞİM ile/ve/||/<> ALAN

- EĞİM ile EĞİM ile EĞİMLİ ile EĞİK DÜZLEM

- EĞİM ile EĞİMLİ/LİK ile EĞİMSİZ/LİK

- EĞİM ile EĞİN

( Eğilmiş olma durumu. | Bir yüzeyin, yatay düzleme doğru eğilmesi, eğiklik. İLE Arka, sırt. | Gövde. | Boy bos, endam. )

- EĞİM ile UC

- EĞİM ile YATIM

( ... İLE Gemi direklerinin, başa ya da kıça doğru olan eğimi. )

- EĞİM ile/ve/değil YÜKSEKLİK

- EĞİM ile YÜKSEKLİK/RAKIM

- EGİN ile EGİN
[<

( Omuz. İLE Eni bir buçuk karış, uzunluğu dört arşın gelen bir bez. )

- EĞİNMEK ile EĞİN

- EĞİP BÜKME

- EĞİRME ile EĞİRMEN

- EĞİRMEK ile EĞİRTMEK ile EĞİR ile EĞİR OTU ile EĞİR KÖKÜ ile EĞİR MUMU

- EGİŞ ile PİSLİK
[<

( Arıtmak için eritilen herhangi bir maden filizinden geriye kalan pislik. İLE ... )

- Eğiterek KONUŞ!!!

- EĞİTİLMEK ile/ve/yerine EĞİTİMİ, KENDİ EĞİMLİLİĞİNDE TUTMAK

- EĞİTİLMİŞ/LİK ile/ve/||/<>/< ADANMIŞ/LIK

- EĞİTİM:
"BOŞ KABI DOLDURMAK"
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KIVILCIMLA ATEŞ YAKMAK

- EĞİTİM > ÖZGÜVEN ve/||/<>/> ÖZGÜVEN > ÜMİT ve/||/<>/> ÜMİT > BARIŞ


- EĞİTİM:
SÜS
ile/ve/||/<> SIĞINAK

( İyi/bahtiyâr zamanlarda/koşullarda. İLE/VE/||/<> Kötü/bedbaht zamanlarda/koşullarda. )

- EĞİTİM ile/ve/||/<>/< BİLGİLENDİRME

- EĞİTİM ve/> ÇİLE

( Şekillenmesi üzerine. VE/> Kalıcılığı/pişmesi üzerine. )
( Topraktan/kilden yapılan ürünlerin oluşumu gibi. )

- EĞİTİM ve/||/<> ÇOK SESLİLİK

- EĞİTİM ile/ve/||/<>/> DENETİM

- EĞİTİM ile/||/<> DENETİM

- EĞİTİM ile/ve/<> DONANIM

- EĞİTİM ile/ve/> DUYARLILIK

- EĞİTİM ile/ve/||/<> EDİNİM

- EĞİTİM ile EĞİTİMCİ/LİK ile EĞİTİMLİ/LİK ile EĞİTİMSEL ile EĞİTİMSİZ/LİK ile EĞİTİM ALANI ile EĞİTİM BİLİMİ ile EĞİTİM DÖNEMİ ile EĞİTİM KURUMU ile EĞİTİM BİLİMCİ ile EĞİTİM BİLİMSEL ile EĞİTİM PROGRAMI ile EĞİTİM ENSTİTÜSÜ ile EĞİTİM FAKÜLTESİ


- EĞİTİM ile/ve/||/<> GÖRGÜ

- EĞİTİM ile/ve/<> KÜLTÜR

- EĞİTİM ile/ve ÖĞRETİM

( Zaman gerektirir. İLE/VE İlgi gerektirir. )

- EĞİTİM ve/<>/|| TEDAVİ

( eğitim şart )

- EĞİTİM = TERBİYE = EDUCATION[İng., Fr.] = ERZIEHUNG[Alm.] = EDUCAIÓN[İsp.]

- EĞİTİM ile/ve/= VAROLUŞTA SÜREKLİLİĞİ SAĞLAMAK

- EĞİTİM ile/ve/<> YÖNLENDİRME

- EĞİTİM:
GERÇEKLERİN ÖĞRETİLMESİ
ile/ve/değil/||/<>/< DÜŞÜNMEK İÇİN AKLIN EĞİTİLMESİ

- EĞİTİMİN:
KÖKLERİ
ile/ve/değil/yerine/||/<>/> MEYVESİ

( Acı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Tatlı. )

- ERDEM:
EĞİTİMLE
ile/ve/||/<>/< ALIŞKANLIKLARLA ile/ve/||/<>/< DOĞAL


- EĞİTİM/LER ile/ve/||/<>/> AKLA EĞİTİM/KATILIM

- EĞİTİM/ÖĞRETİM:
KAZANIM
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< PAYLAŞIM/AKTARIM

- EĞİTME ile EĞİTMEN/LİK

- EĞİTMEK ile EĞİTİLMEK ile EĞİTEBİLMEK ile EĞİTİCİ/LİK ile EĞİTSEL/LİK ile EĞİTSEL KOL ile EĞİTİCİ FİLM ile EĞİTİCİ OYUN ile EĞİTSEL FİLM ile EĞİTSEL OYUN ile EĞİTİCİ ETKİNLİK ile EĞİTSEL ETKİNLİK

- EĞİTMEK ile EĞİTİMLİ ile EĞİTİMLİ İNSANLAR ile EĞİTİM ile EĞİTİM TEŞVİKİ ile EĞİTİCİ ile EĞİTİCİ ile EĞİTİMCİ

- EĞLEMEK ile EĞLENMEK ile EĞLEŞMEK ile EĞLENİLMEK ile EĞLENDİRMEK ile EĞLENEBİLMEK ile EĞLEK ile EĞLENCE/LİK ile EĞLENCELİ ile EĞLENCESİZ/LİK

- EĞLENCE ile/||/<> ÇIRAĞAN

( ... İLE/||/<> Işıklı gece eğlencelerine verilen ad. )

- EĞLENCE ile EĞLENCE AŞIĞI ile EĞLENCELİ

- EĞLENCE ile/ve/||/<> EĞLENCELİ ile/ve/||/<> ZEVK ALMAK ile/ve/||/<> ZEVK

- EĞLENCE ile/ve/değil/yerine EYLEMCE


- EĞLENCE ile/ve/<> HEYECAN

- EĞLENCE ile TOY

( ... İLE Yemekli eğlence. )

- Eğlenceli KONUŞ!!!

- EĞLENDİREBİLMEK ile EĞLENDİRİ

- Eğlendirerek KONUŞ!!!

- EĞLENDİRMEK ile EĞLENCE

- EĞLENDİRMEK ile EĞLENCE ile EĞLENCE PARKI

- EĞLENEBİLDİKLERİN ile/ve/||/<> ANLATABİLDİKLERİN ile/ve/||/<> AĞLAYABİLDİKLERİN

( Arkadaş. İLE/VE/||/<> Dost. İLE/VE/||/<> "Kardeş". )

- EĞLENMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< EYLEMEK

- EĞLENMEK ile/ve/değil/||/=/<> OYALANMAK


- EĞLENMEYİ SEVMEK
ile/ve/değil/yerine/||/<>/<
ÖĞRENMEYİ SEVMEK

( Sıradan kişilerin peşinde koştuğu. İLE/DEĞİL/YERİNE Sıradışı kişilerin aradığı. )

- EGLOG[Yun.] ile/ve İDİL[Yun.]

( Kısa kır/pastoral koşuğu. İLE/VE Kır yaşamı içinde, aşk konusunu işleyen kısa koşuk/şiir, yazı. )

- EGME ile KEMER
[<

( Evin kemeri. İLE ... )

- EĞMEK ile EĞMEÇ ile EĞMEÇLİ

- EGO IN EXPERIENCE vs. EGO IN OBSERVATION

- EGO[İng.] değil/yerine/= BENLİK

- EGO ile EGOTİZM

- EGO ile/<>/> LEGO

( "Adamın egosunu lego yaparız." )

- EGODİSTONİK/EGODYSTONIC[İng.] değil/yerine/= BENLİK UYUMSUZ

- EGOISM ile EGOTISM ile EGOTHEISM


- EGOİST[Fr. < ÉGOÏSTE] değil/yerine/= BENCİL

- EGOİST/HODKÂM/HODBİN[Fars.] değil/yerine/= BENCİL/LİK

- EGOİZM[Fr. < ÉGOÏSME] değil/yerine/= BENCİLLİK

- EGO/N/(/U) ile/değil/yerine BENLİK/ĞİNİ

( Yok bil! İLE/DEĞİL/YERİNE Var bil! )

- EGOSANTRİK/EGOCENTRIC[İng.] değil/yerine/= BENMERKEZLİ/BENMERKEZCİ

- EGOSANTRİK[Fr. < ÉGOCENTRIQUE] değil/yerine/= BENİÇİNCİLİK YANLISI

- EGOSANTRİST[Fr. < ÉGOCENTRISTE] değil/yerine/= BENİÇİNCİ

- EGOSANTRİZM[Fr. < ÉGOCENTRISME] değil/yerine/= BENİÇİNCİLİK

- EGOSİNTONİK/EGOSYNTONIC[İng.] değil/yerine/= BENLİK UYUMLU

- EGOTİZM[Fr. < ÉGOTISME] değil/yerine/= BENLİKÇİLİK


- EĞRELTİ OTU ile/ve/||/<> KANSER

- EĞRELTİ ile EĞRELTİ OTU ile EĞRELTİ OTUGİLLER

- EĞRETİ OTU

( Kömür madenlerinin bulunduğu yerlerde biter. Evrim geçirmemiş tek bitkidir. )

- EĞRETİLEMEK ile EĞRETİ/LİK

- EĞRİ-BÜĞRÜ(İVİCAÇLI)

- EĞRİ KAPI

( Edirnekapı'dadır. )

- EĞRİ KEMER

( Belgrad Ormanları içindeki kemerlerden biri olup Kemerburgaz girişindedir. Bu kemere Kovuk Kemer'de denilmektedir. Kemer Bizans İmparatoru Andronikos tarafından yaptırılan kemer 1563 yılındaki büyük selden zarar görünce Mimar Sinan tarafından yıkılan kemerin temelleri üzerine 1563/1564) yıllarında yeniden inşâ edildi. )

- EĞRİ OTURMAK ve/fakat/||/<> DOĞRU SÖYLEMEK

- EĞRİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/></>/< DOĞRU

( Doğrulabilir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/></>/< Eğrilebilir. )
( Ne "eğriler", doğrula; ne "doğrular", eğrile. )
( Oturalım. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/></>/< Konuşalım. )

- EĞRİ ile EĞRİ UYDURMA ile EĞRİ ÇİZİCİ ile EĞRİ İZLEYİCİ ile KAVİSLİ ile EĞRİ ÇİZGİ


- EĞRİ ile HELİS[Fr. < Yun.]

( ... İLE Bir silindirin anadoğrularını, sabit bir açı altında kesen eğri. )

- EĞRİ ile KOYUN EĞRİSİ

- MÜNHANİ[Osm.] / CURVE[İng.] / KURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= EĞRİ

- EĞRİDİR değil EĞİRDİR (GÖLÜ)

- EGRİK ile İP
[<

( Dokuma ipi. İLE ... )

- EĞRİLİK İLE BURULMA İLE FRENET ile/||/<> EĞRİ KURAMSİ

( Uzayda eğrilerin karakteristikleri. )
( Formül: κ = |r' × r'|/|r'|³ )

- COURBURE[Fr.] ile/değil/yerine/= EĞRİLİK

- EĞRİLMEK ile EĞRİTMEK ile EĞRİ/LİK ile EĞRİM ile EĞRİCE ile EĞRİLİ ile EĞRİ SÖZ ile EĞRİ YÜZ ile EĞRİ BÜĞRÜ/LÜK ile EĞRİ SÖZLÜ/LÜK ile EĞRİ YÜZLÜ/LÜK ile EĞRİ ÇEHRE ile EĞRİ ÇEHRELİ

- EGRİM ile
[<

( Girdap, suyun toplandığı yer. )

- EĞRİSİ/YLE DOĞRUSU/YLA


- EĞSİ = KÖSEĞİ

( Ateşi karıştıracak odun ya da demir. | Ucu yanmış odun. )

- EGVÂL[Ar. < GUL] ile EGVÂR[Ar. < GAVR]

( Büyük kazalar, felâketler. | Şeytanlar, türlü biçim alan periler. | Gulyabaniler, gövdesi olmayan hayvanlar. İLE Dipler, çukurlar. Sonlar. )

- EGZAJERASYON ile EGZAJERE ile EGZAJERE ETMEK

( Abartı. İLE Abartılı. İLE Abartmak. )

- EGZAMA[Fr. < ECZÉMA] değil/yerine/= MAYASIL

- EGZAMA ile EGZAMALI

- EGZAMA[Yun.] değil/yerine/= MAYASIL

( Birdenbire ortaya çıkarak gelişen kızartı, kaşınma, sulanma, kabuk bağlama gibi doku bozukluklarıyla belirginleşen bir deri sayrılığı. )

- EGZERSİZ[Fr. < EXERCISE] değil/yerine/= ALIŞTIRMA

- EGZERSİZ YAPMAK ile KONTROLÜN UYGULANMASI ile GÜÇ KULLANIMI ile EGZERSİZ YAPMAK

- EGZERSİZ[İng. < EXERCISE] ile/değil/yerine ALIŞTIRMA ÇALIŞMA

- EGZİSTANSİYALİST[Fr. < EXISTENTIALISTE] değil/yerine/= VAROLUŞÇU


- EGZİSTANSİYALİZM[Fr. < EXISTENTIALISME] değil/yerine/= VAROLUŞÇULUK

- EGZOGAMİ[Fr. < EXOGAMIE] değil/yerine/= DIŞ EVLİLİK

- EGZOMORFİZM[Fr. < EXOMORPHISME] değil/yerine/= DIŞ BAŞKALAŞIM

- EGZOS[İng. EXHAUST] değil/yerine/= SUSTURUCU

- EXOSPHERE[İng.] ile/değil/yerine/= EGZOSFER

- EGZOTİK[Fr. < EXOTIQUE] değil/yerine/= YABANCIL

- EGZOTİK[Fr.] değil/yerine/= YABANCIL

( Uzak, yabancı ülkelerle ilgili, bu ülkelerden getirilmiş. )

- EGZOTİK/LİK ile EGZOTİK ÇORBA

- EGZOTİZM[Fr. < EXOTISME] değil/yerine/= YABANCILLIK

- EGZOZ ile EGZOZCU/LUK ile EGZOZ GAZI


- EGZOZ ile YORGUN ile BİTKİNLİK

- EKSİKLİK ile İŞTAHSIZLIK ile DİSİPLİN EKSİKLİĞİ ile EĞİTİM EKSİKLİĞİ ile BİLGİ EKSİKLİĞİ ile YETENEK EKSİKLİĞİ

- EKZOZ değil EGZOZ

- ELENMEK/ELENDİ" ile/değil EĞLENMEK/EĞLENDİ

- ELİNİ ÖP(TÜR)MEK ile/ve/değil/||/<>/< EĞİLMEYİ GÖ(STE)RMEK/DENEYİMLE(T)MEK

- ENSTİTÜ[Fr. INSTITUT / İng. INSTITUTE] değil/yerine/= EĞİTEY/ARAŞTIRAY

- ENTERTAINMENT :/yerine EĞLENCE

- EŞİTLİK = MÜSÂVÂT = EQUALITY[İng.] = ÉGALITÉ[Fr.] = GLEICHHEIT[Alm.] = AEQUALITAS[Lat.] = IGUALDAD[İsp.]

- ETKİN ile/ve EGEMEN

( Egemen de/bile, egemenliğinin egemenliği altındadır. )

- EVLENMEK ile/ve/||/<>/< EĞLENMEK


- EVRENSEL BİLİM ile/değil EGEMEN BİLİM

( Bilim, evrensel olmaz; bilim, egemen olur. Evrensel bilim yoktur, egemen bilim vardır. )

- EVRENSEL FELSEFE ile EGEMEN FELSEFE

( Evren simgelerden, simgeler de noktalardan oluşur. )
( Tanrısal görü evrensellerle olanak bulur. )

- EXERCISE :/yerine EGZERSİZ

- EYER değil EĞER

- EYİLİM değil EĞİLİM

- EYİM değil EĞİM

- EYİTİM değil EĞİTİM

- EYLENCE değil EĞLENCE

- EYMEK değil EĞMEK

- EYRİ değil EĞRİ


- FUJER[Fr. < FOUGÈRE] değil/yerine/= EĞRELTİ OTU

- FUN :/yerine EĞLENCE

- GALİP ile EGEMEN

- GELİN ile EĞRETİ GELİN

- GÖLGE ile EĞLEK

( ... İLE Öğle sıcağında, sürünün dinlendiği gölgelik. | Yolcuların, geceyi geçirdiği yer, han, konak. )

- GÜLMEK:
GÜLÜNÇ/KOMİK OLMASINDAN
ile/ve/||/<>/> EĞLENCELİ OLMASINDAN

- GÜLMEK ve/||/<>/> EĞLENMEK ve/||/<>/> GEZMEK ve/||/<>/> DÜŞÜNMEK ve/||/<>/> ÖNERMEK ve/||/<>/> ÖNEMSEMEK ve/||/<>/> SEVMEK

( 10 yaşındaymış gibi. VE/||/<>/> 20 yaşındaymış gibi. VE/||/<>/> 30 yaşındaymış gibi. VE/||/<>/> 40 yaşındaymış gibi. VE/||/<>/> 50 yaşındaymış gibi. VE/||/<>/> 60 yaşındaymış gibi. VE/||/<>/> 70 yaşındaymış gibi. )

- HADDEHANE[Ar. HADDE + Fars. HÂNE] değil/yerine/= EĞREÇEVİ

( Büyük yassı levhaların eritildiği, merdanelerden geçirildiği yer. )

- HAKİM/HÜKÜMRAN değil/yerine/= EGEMEN

- HAKİMİYET ile BASKIN ile HAKİM OLMAK ile EGEMENLİK


- HAKİMİYET değil/yerine/= EGEMENLİK

- HEGEMON ile/değil/yerine/>< EGEMEN

- HÜKMETMEK değil/yerine/= EGEMENLENMEK

- HÜKÜMRAN[Fars.] değil/yerine/= EGEMEN

- İD ile/ve/||/<> EGO ile/ve/||/<> SÜPER EGO

- IF-THEN LOOPS[İng.] değil/yerine/= EĞER-İSE DÖNGÜLERİ

- IF :/yerine EĞER

- İĞRETİ" ile/değil EĞRETİ/İĞRENÇ

- İLİŞKİ ile/ve EĞİLİM

- İNKLINASYON/INCLINATION[İng.] değil/yerine/= EĞİM


- İNSAN:
DOĞA VAROLANI
ve/||/<>/> EĞİTİM VAROLANI

- INSTRUCTOR :/yerine EĞİTMEN

- İSTİARE değil/yerine EĞRETİLEME

- İZLENİLESİ:
GÜLDÜRÜ
ve/||/<> EĞLENCE

( TÜM ŞENER ŞEN, KEMAL SUNAL, CHARLIE CHAPLIN, JIM CARREY, EDDIE MURPHY FİLMLERİ

BAY EVET (YES MAN) (2008)

TERMINAL (2004)

BENDEN BU KADAR (AS GOOD AS IT GETS) (1997)

OYUN (THE GAME) (1997)

JUMANJİ (1995)

FORREST GUMP (1994)

BUGÜN, DÜNDÜ (GROUNDHOG DAY) (1993)

SALAK İLE AVANAK (DUMB AND DUMBER) (1994)

EVDE TEK BAŞINA (HOME ALONE) I, II (1990)

MR. BEAN (1990)

DİKKAT KÖPEK VAR (TURNER&HOOCH) (1989)

ÇIPLAK SİLAH (THE NAKED GUN) | 2.5 | 3.3 (1988, 1991, 1994)

BANA GÖZ KULAK OL (SEE NO EVIL, HEAR NO EVIL) (1989)

SOSYETE POLİSİ (BEVERLY HILLS COP) I, II, III, IV (1984, 1987, 1994, 2016)

POLİS AKADEMİSİ I, II, III (1984, 1985, 1986, 1987, 1988)

ÇOK GİZLİ (TOP SECRET) (1984) )

- KAVİS[Ar.]/KURVATÜR/CURVATURE[İng.] değil/yerine EĞMEÇ/YAY

( Yay ya da buna benzer şeylerin biçimi. | Bir eğrinin sınırlı bir bölümü. )

- KEMER[Fars.] değil/yerine/= EĞME/TÜMSEKLİ

- [ne yazık ki]
"KENDİNDE":
!AYRICALIK/ÖNCELİK ("ARAMAK"/"BULMAK")
ile !"ÖLÜMSÜZLÜK" ZANNETMEK ile !EGEMENLİK "KURMAK"

( Adâletten en uzakta olanların, en bilgisiz olanların ve kendinin en yüksekte olduğunu zannedenlerin, "kabul" ya da dayatmaları... )

- KIRIK ile/ve/||/<> BÜKÜK ile/ve/||/<> EĞİK

- KIR(IL)MAK ile/değil/yerine/>< EĞ(İL)MEK

( Komik değildir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Komiktir. )

- KLİNOMETRE[Fr.] değil/yerine EĞİMÖLÇER

( Bir yüzey, düzlem, yol ya da aygıtın, yatay düzleme oranla eğimini ölçen araç. )

- KONUŞ ve/||/<>/> EĞLEN ve/||/<>/> TARTIŞ ve/||/<>/> KORU

( Arkadaş gibi. VE/||/<>/> Çocuk gibi. VE/||/<>/> Eş gibi. VE/||/<>/> Kardeş gibi. )

- KÖRV[İng. < CURVE] değil/yerine/= EĞRİ

- KOŞUK ile EGLOG[Yun.]

( ... İLE Kısa, kır koşuğu. )

- KÜLTÜREL(DÖNEMSEL) "DEĞER YARGILARI"NI "ÖĞRETMEK" değil/yerine/>< EĞİTİLENİ, DEĞER(LER)İN DÜŞÜNSEL BİLGİSİYLE DONATMAK

- KÜTLE ile/ve/||/<> UZAY-ZAMAN ile/ve/||/<> EĞİM

- MAARİF/Çİ[Ar.] değil/yerine/= EĞİTİM/Cİ

- MAJORANA İLE WEYL İLE DİRAC İLE ANYONS ile/||/<> EGZOTİK KUASİPARÇACIKLAR

( Topoljik madde fiziği. )
( Formül: γ = γ† (Majorana) )
( Paul Dirac tarafından 1928 yılında keşfedildi/formüle edildi. )

- METAFOR/METAPHOR[İng.] değil/yerine/= EĞRETILEME

- MEYİL[Ar.] değil/yerine/= EĞİM/EĞİKLİK/AKINTI

- MEYYÂL[Ar. < MEYL] ile EĞİLİMLİ/EĞİMLİ

( EĞİLEN | ÇOK İSTEKLİ, DÜŞKÜN )

- MİNARE ile "EĞİK MİNARE"

( )

- MUKAVVES[Ar.] değil/yerine/= EĞRİ