DÖRT YAZAÇLILAR
- GÛYÂ değil/yerine/= SÖZDE/SANKİ/SÖZÜMONA
- GÜYA["GÖYA" değil!] değil/yerine/= SÖZÜM ONA/SANIRSIN Kİ
- GÜZ ile GÜZ DÖNEMİ ile GÜZ NOKTASI ile GÜZ ÇİĞDEMİ
- GÜZÂRİŞ[Fars.] ile GÛRÂB[Fars.]
- GÜZEL AHLÂK ve/=/<> İLİM
- GÜZEL/LİK (ARAYIŞI) ile/ve/değil/yerine/ne yazık ki/||/<>/< "YENİ/LİK" ("İSTEĞİ/BEKLENTİSİ")
- GÜZEL/ÇİRKİN diye bir şey yok!
- GÜZEL DEĞİL değil BAKILIŞI (YETERİNCE) GÜZEL DEĞİL
- GÜZEL EKİZ(FOTOĞRAF) ile/ve/değil/yerine/||/<>/> ANLATAN EKİZ(FOTOĞRAF)
- GÜZEL GENÇ ve/||/<> GÜZEL YAŞLI
- GÜZEL GÜZEL (ÇALIŞMAK, KONUŞMAK, OYUN OYNAMAK)
- GÜZEL İNSAN değil/yerine KİŞİDEKİ(/İNSANDAKİ) GÜZELLİK
- GÜZEL KUR'AN OKUYOR değil AĞZI KUR'AN'A YAKIŞIYOR
- GÜZEL/LER ile/ve/||/<>/> GÜZELLİK
- GÜZEL OLAN, SEVGİLİDİR değil/yerine SEVGİLİ OLAN, GÜZELDİR
- GÜZEL (OLAN) ile/değil İSTEDİĞİM GİBİ (OLAN)
- GÜZEL OLANLAR:
DURUNCA/SUSUNCA ile/ve/yerine KONUŞUNCA ile/ve/yerine HEM DURUNCA/SUSUNCA, HEM KONUŞUNCA
- GÜZEL ÖRNEK ile/ve/değil/||/<>/< İYİ ÖRNEK
- GÜZEL SÖZ ile/ve GÜZEL EYLEM
- GÜZEL ile/ve/değil DİKKAT ÇEKİCİ
- GÜZEL ile/ve/değil ETKİLEYİCİ
- GÜZEL ile/ve/değil/||/<>/< FARKLI
- GÜZEL = GÖZ-EL = BEAUTIFUL[İng.] = BEAU[Fr.] = SCHÖN[Alm.] = KALOS[Yun.] = HERMESO/SA, BELLO[İsp.]
- GÜZEL ile/ve/||/<>/> GÜZİDE[Fars.]
- GÜZEL ile/ve/değil/||/<> IŞILTILI
- GÜZELAVRAT OTU/BELLADONNA ile/ve/||/<>/> ATROPİN
- GÜZELDE/GÜZELLİKTE ARANANLAR:
BAKIŞIM/LI(SİMETRİ/K) ve ORANTI/LI(EURYTMIE) ve UYUM/LU(HARMONİ/K)
- GÜZELE, GÜZEL DEMEM, GÜZEL, BENİM OLMADIKÇA yerine/değil GÜZELE, GÜZEL DERİM, GÜZEL, BENİM OLSUN DİYE! / BENİM OLAN, GÜZEL OLSUN DİYE!
- GÜZELİ SEVMEK ile/ve/değil/yerine/<> GÜZELLİĞİ SEVMEK
- GÜZELİM ile GÜZEL İDEAL ile GÜZEL MONDE
- GÜZELLEŞMEK ile GELİŞEN ile GELİŞEN İŞ ile GELİŞME DURUMU
- GÜZELLEŞMEK ile GÜZELLEŞTİRMEK ile GÜZELLEŞEBİLMEK ile GÜZELLEŞTİRİLMEK ile GÜZEL/LİK ile GÜZELCE ile GÜZELLEME ile GÜZEL DUYU ile GÜZEL GÜZEL ile GÜZEL DUYUSAL ile GÜZEL SANATLAR ile GÜZEL DUYUCULUK ile GÜZELLİK SALONU ile GÜZEL YAZI SANATI ile GÜZELLİK ENSTİTÜSÜ ile GÜZELLİK KRALİÇESİ ile GÜZELLİK MALZEMESİ ile GÜZELLİK YARIŞMASI ile GÜZELLİK MÜSTAHZARLARI
- GÜZELLEŞTİRMEK ile GÖZ ALICI
- DÜŞKÜNLÜK:
GÜZELLİĞE ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< DÜRÜSTLÜĞE
- GÜZELLİĞİN:
İDRAKİ ile/ve/<> İFADESİ
- GÜZELLİK FELSEFESİ ile SANAT FELSEFESİ
- GÜZELLİK:
İZLENİLEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/> YAŞANILAN
- GÜZELLİK:
MANTIK'TA ile ESTETİK'TE
- GÜZELLİK [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]
- GÜZELLİK UZMANI ile GÜZELLEŞTİRME ile GÜZELLEŞTİRİCİ ile GÜZEL ile GÜZELLEŞTİRMEK
- GÜZELLİK UZMANI ile KOZMETOLOJİ
- GÜZELLİK YAPMAK ile KIYAK GEÇMEK
- GÜZELLİK ile/ve/||/<>/>/< AŞK
- GÜZEL/LİK ile BAKIMLI/LIK
- GÜZELLİK = BEAUTY[İng.] = BEAUTÉ[Fr.] = SCHÖNHEIT[Alm.] = PULCHRITUDO[Lat.]
- GÜZELLİK ve/||/<> BİRİNİ SEVMEK
- GÜZELLİK ile/ve/||/<> BÜTÜNSEL KAVRAYIŞ
- GÜZELLİK ile/ve/değil/yerine CÂZİBE
- GÜZELLİK ile/ve/değil/||/<>/< ÇEŞİTLİLİK
- GÜZEL/LİK >< ÇİRKİN/LİK
- GÜZEL/LİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< DÜRÜST/LÜK
- GÜZEL/LİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DÜZGÜN/LÜK
- GÜZELLİK ile GÜZELLİK SALONU ile GÜZELLİK NOKTASI
- GÜZELLİK ile İÇTENLİK/CANA YAKINLIK
- GÜZEL/LİK ile İDDİALI GÜZEL/LİK
- GÜZEL/LİK ile/ve/değil/yerine/||/<> İLGİNÇ/LİK
- GÜZELLİK ile/ve/değil IŞILTI
- GÜZELLİK ile/ve/||/<> ÖZELLİK
- GÜZELLİK ve/||/<>/> ÖZGÜRLÜK
- GÜZELLİK ve/||/<>/> SONSUZLUK
- GÜZEL/LİK ile/ve SÜRÜKLEYİCİ/LİK
- GÜZEL/LİK ile YETERLİ/LİK
- GÜZEL/LİK ile/ve/<>/>< YÜCE/LİK ile/ve/<>/>< YALIN/LIK (GELİŞMİŞ/LİK)
- GÜZELLİKTE:
3 BEYAZ ve/<> 3 SİYAH ve/<> 3 KIRMIZI
- GÜZELTEPE, O. CENGİZ (İST. 1964)
- GÜZERGÂH/[Fars.]/ROTA[İt.]/DESTİNASYON[İng. < DESTINATION] değil/yerine GEÇEKYOL, İZLENİLEN YOL
- GVB/GENE DATA BANKS[İng.] değil/yerine/= GEN VERİ BANKALARI
- GVHD/GRAFT-VERSUS-HOST HASTALIĞI GRAFT-VERSUS-HOST DISEASE[İng.] değil/yerine/= KONAĞA KARŞI YAMA SAYRILIĞI
- GVKY/GENERAL DATA PROTECTION REGULATION[İng.] değil/yerine/= GENEL VERİ KORUMA YÖNETMELİĞİ
- GYC/WEARABLE AID DEVICE[İng.] değil/yerine/= GİYİLEBİLİR YARDIM AYGITLARI
- H, HA[Ar.] ile HE, HÂ'(HÂ-İ HEVVEZ, HÂ-İ RESMİYYE)[Ar.] ile HI[Ar.] ile -HÂ/Y[Ar.] ile -HÂ[Ar.]
- h.[Lat. < HORA] değil/yerine/= SAAT
- H. L. A. HART >< LON FULLER
- H. MEHMET ŞALGAMCIOĞLU İLKÖĞRETİM OKULU
- H.S./HORA SOMNİ[İng.] değil/yerine/= YATMADAN ÖNCE
- HAA/FAULT TREE ANALYSIS[İng.] değil/yerine/= HATA AĞACI ÇÖZÜMLEMESİ, HATA AĞACI ANALİZİ
- HÂB
- HABAK[Ar.] ile HABÂK[Ar.]
- HABB/E[Ar.] değil/yerine/= EVİN
- HABBE ile/ve/||/<>/> HUBUT [>< SUUT]
- HABBE[Ar.] ile/ve/||/<> ZERRE[Ar.]
- HABEN[Ar.] ile HABEN[Ar.]
- HABER ALIRSAM ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< HABER ALINCA
- HABER ALMA GEREKSİNİMİ ile/ve/değil/<> HABER ALMA HAKKI
- HABER VERMEK:
GEÇMİŞTEN ile GELECEKTEN
- HABER VERMEK değil/yerine/= ÇAVLAMAK
- HABER ile/ve/<>/hem de/değil/yerine BİLGİ
- HABER[Ar.] ile HADÎS[Ar.]
- HABER[Ar.] ile 'ILM/İLM[Ar.]
- HABER ile İŞÂA/T[< ŞÜYÛ]
- HABER ile/ve/değil/yerine İSTİHBARAT
- SAVA/HABER ile MÜJDE
- HABER[Ar.] ile NEBE'[Ar.]
- HABER[Ar.] ile ŞEHÂDET[Ar.]
- HABER
- HABERCİ OLDUĞUNU:
BİLEN ile/ve/değil BİLMEYEN
- HABERCİ "RÜYA" ile "TAMAMLAYICI RÜYA"
- HABERCİ ile/ve/değil/||/<> ANLATICI
- HABERCİ ile CAŞIT/ÇAŞIT
- HABERDAR OLMAK ile/ve/<> FARKINDALIK
- HABERDÂR[Ar. + Fars.] ile ALEMDÂR[Ar. + Fars.] ile FEHİMDÂR[Ar. + Fars.]
- HABERDAR değil/yerine/= ÇAVLI
- HABER-İ SÂDIK:
PEYGAMBERDEN ile/ve/||/<>/> MÜTEVÂTİR
- HABERÎ ile/ve/değil/yerine NAKLÎ
- HABER/İHBAR ile İNŞÂ
- HABERİM OLMADI ile/değil/yerine HABERİM BİLE OLMADI
- HABERİN/BİLİNİN "DEĞERİ":
"DOLAŞIM GÜCÜ" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DOĞRULUK
- HABERİNİN OLMAMASI ile/ve/||/<>/ne yazık ki HABERİNİN OLMAMASINDAN, HABERİNİN OLMAMASI
- HABERLER KÖTÜ GELSE DE ile/değil KÖTÜ HABERLER GELSE DE
- HABERLEŞME ile İLETİŞİM
- HABERLEŞMEK ile/ve/değil HABERDAR ETMEK
- HABERLEŞMEK ile HABERLEŞTİRMEK ile HABERLEŞEBİLMEK ile HABER/LİK ile HABERCİ/LİK ile HABERLİ/LİK ile HABERSİZ/LİK ile HABER KİPİ ile HABERSİZCE ile HABER AJANSI ile HABER BÜROSU ile HABER BÜLTENİ ile HABER KAYNAĞI ile HABER MERKEZİ ile HABER STÜDYOSU
- HABER/MAHMUL değil/yerine/= YÜKLEM
- HABERSİZ AYRILMADA/UZAKLAŞMADA:
VAROLUP OLMAMANI UMURSAMAMAK ile/ve/<>/< VAROLUŞUNUN, ÖNEMİ/ANLAMI/DEĞERİ/FARKI YOK
- HABEŞÎ[Ar.] ile Habeşî[Ar.]
- HÂBİL[Ar.] ile HABÎL[Ar.] ile Hâbîl[Ar.]
- HABÎR
- HABÎR[Ar.] ile HABÎR[Ar.]
- HÂBİR ile HÂZIK (HEKİM)
- HABÎS[Ar.] ile HABÎS[Ar. < HUBS] ile HABÎS[Ar.] ile HÂBİS/HAPİS[Ar.]
- HABIT :/yerine ALIŞKANLIK
- HABİTABLE ZONE İLE BİOSİGNATURE İLE PANSPERMİA ile/||/<> YAŞAM ARAYIŞI
- HABİTAT İLE NİŞ İLE BİYOTOP İLE EKOSİSTEM ile/||/<> EKOLOJİK KAVRAMLAR
- HABİTAT YIKIM VE BOZUMU ile İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ
- HABİTAT ile/ve/||/<> ATMOSFER ile/ve/||/<> AMBİYANS
- HABİTAT ile/||/<> EKOLOJİK NİŞ
- HABİTAT ile HABİTÜASYON ile HABİTÜEL ile HABİTÜEL ABORTUS
- HABITAT :/yerine YAŞAM ALANI
- HABITUS[İng.] değil/yerine/= DURUŞ | BEDEN YAPISI
- HABITUS = HABITUS[Lat.] = HEKSIS[Yun.]
- HAÇ[Fars. < HAC] ile/||/<> GAMALI HAÇ/SWASTİKA
- HÂC[Ar. < HÂCET] ile HÂC/ÇELÎPÂ[Fars.]
- HAC ile HAÇ ile HACI/LIK ile HACILAR ile HACI YAĞI ile HACI DEVESİ ile HACI FIŞFIŞ
- HACAMATLAMAK ile HACAMAT ile HACAMATÇI/LIK ile HACAMAT ŞİŞESİ ile HACAMAT BALTASI
- HACC:
İFRÂD ile/ve/<> TEMETTÛ ile/ve/<> KIRÂN
- HACC KOŞULLARI ile/ve/değil YOL KOŞULLARI
- HACC:
NİYET ve/<> TERBİYE
- HACC[Ar.] ile HÂCC[Ar. çoğ. HÜCCÂC]
- HACC[Ar.] ile/ve/||/<>/< SILA[Ar. < VASL]
- HACC'A GİTMEK ile/ve HACC'TAN GİTMEK
- HÂCCE[Ar. çoğ. HÂCC] ile HÂCCE[Ar. çoğ. HAVÂCC]
- HACCP/HAZARD ANALYSIS FOR CRITICAL CONTROL POINTS[İng.] değil/yerine/= KRITİK DENETLEME NOKTALARINDA TEHLİKE ÇÖZÜMLEMESİ
- HACC'DA:
ARARAT ile/ve/||/<>/> MEŞAR ile/ve/||/<>/> MÜZDERİFE ile/ve/||/<>/> MİNA
- HÂCE BAYRAM-I VELÎ ile/ve/<> HÂCE ŞÂBAN-I VELÎ
- HACE BAYRAM-I VELÎ ve/||/<> HASAN DEDE (UZUNKOL'LU - TAVŞANLI - KÜTAHYA)
- HÂCE[Ar. < HÂCET] ile HÂCE[Fars. | çoğ. HÂCEGÂN]
- HACEL[Ar.] ile HACER[Ar. çoğ. AHCÂR]
- HACEL[Ar.] ile HAYÂ'[Ar.]
- HÂCET[çoğ. HÂCÂT] ile HÂCET
- HÂCET(GEREK/SİNİM) YOK:
[ne] İNKÂR'A ve/ne de İKRAR'A
- HÂCET[Ar.] ile FAKR[Ar.]
- HACET ile HACET YERİ ile HACET KAPISI ile HACET TEPESİ ile HACET PENCERESİ
- HÂCET-İ ZÂTÎ ile GANİYYÜ-Z-ZÂTÎ/GINA-YI ZÂTÎ
- HACI ÂRİF BEY ile HACI ÂRİF BEY
- HACI MÜEZZİN MEHMET RACİ EFENDİ (İST. 1876 - 1938)
- HACI PİRÎ MESCİDİ ile/ve HACI PİRÎ MESCİDİ
- HACI RIFAT ŞÜKRÜ DEDEMAN CAMİİ
- HACI SÜLEYMAN EFENDİ ÇEŞMESİ
- HACIBEKTAŞ ile HACIBEKTAŞ TAŞI
- HACÎL
- HACÎL[Ar.] ile HACÎL[Ar.]
- HACÎM[Ar.] ile HACÎM[Ar.] ile HACM/HACİM[Ar.]
- HACİM ile HACİMCE ile HACİMLİ/LİK ile HACİMSİZ/LİK ile HACİMLİCE
- HACİM/CİRİM[Ar.] değil/yerine/= OYLUM/SIYGI
- HACİM ile/||/<> YÜZEY ALANI
- HACIOSMANOĞLU, NİZAMETTİN (RİZE, 1960)
- HACİZ KOYMAK değil/yerine/= ELKOY YAPMAK
(1996'dan beri)