| ORTA YAZACA GÖRE |

- SOHBET["SOHPET" değil!] ile/ve/<> MUHABBET

( Aklın dili/aracı sözcükler ve sohbet, gönlün dili muhabbettir. )
( Kişiyi, tümel/küllî akıla götürecek tek şey, muhabbettir. )
( Ehl-i derdin sohbetine mahrem et! )
( ... İLE/VE/<> İçinde sen/ben['den] olmayan. )
( Dil ile. İLE/VE/<> Göz ile. )

- SOHBET["SOHPET" değil!] ile SÖYLEŞİ

- SOKULMAK ile SOKUNMAK ile SOKUŞMAK ile SOKULABİLMEK ile SOKULUVERMEK ile SOKU ile SOKUM ile SOKUR ile SOKUŞ ile SOKUCU ile SOKULU

- SOKUŞ ile/||/<> SÖGÜŞ/SÖVÜŞ

( Lâf sokmak, birbirini suçlamak. İLE/||/<> Sövmek, küfür etmek. )

- LEFT-HAND RULE[İng.] / RÈGLE DE LA MAIN GAUCHE[Fr.] / DREIFINGERREGEL (LINKE HAND), LINKHÄNDIGE REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SOL EL KURALI

- SÂHA-İ MÎZÂBÎ[Osm.] / SOLENOIDAL FIELD[İng.] / CHAMP SOLÉNOIDAL[Fr.] / SOLENOIDFELD[Alm.] ile/değil/yerine/= SOLENOİD ALAN

- SOLUK ALMA/İNHALASYON[İng. < INHALATION] ile/ve/değil/< SOLUK VERME/EKSHALASYON[İng. < EXHALATION]

( TEBEHHÜR: Kısa ve sık soluk alma. )

- SOLUKLAMAK ile SOLUKLANMAK ile SOLUKLAŞMAK ile SOLUKLANDIRMAK ile SOLUK/LUK ile SOLUKSUZ/LUK ile SOLUK BORUSU ile SOLUK KESİCİ ile SOLUK SOLUĞA ile SOLUK ALMADAN ile SOLUK BENİZLİ/LİK ile SOLUK DARLIĞI

- SOLUNUM[İng. RESPIRATION] ile/||/<> BERİBERİ[İng. THIAMINE DEFICIENCY] ile/||/<> HEMERİTRİN[İng. HEMERYTHRIN] ile/||/<> KARBONİK ANHİDRAZ[İng. CARBONIC ANHYDRASE] ile/||/<> KREBS DÖNGÜSÜ[İng. KREBS CYCLE] ile/||/<> TCA DÖNGÜSÜ[İng. TCA CYCLE]

( Solunum, biyolojik olarak birçok anlama gelebilir: solunum sistemini, gözesel solunumu, fizyolojik solunumu (nefes alıp verme), solunum tiplerini vb. anlamları akla getirir. @@ B1 vitamini yönünden eksik beslenenlerde görülen hastalık türü. Yetişkinlerde bilinen iki türü vardır, dokularda sıvı birikerek ödeme neden olan "ödemli beriberi" ve aşırı zayıflama yapan "kuru beriberi". İki türde de kalp ve solunumla ilgili sorunlar ortaya çıkar. Genellikle Asya'da popüler olan rafine(cilalı) pirincin çok tüketilmesinden ya da B1 vitamini açısından zengin olmayan gıdaların çok sık diyetlerde yer edinmesiyle oluşan hastalıktır. @@ Molekülünde "hem grubu" bulunmayan fakat demir bulunan, bazı solucanlarda ve deniz omurgasızlarında görülen bir solunum pigmenti. @@ Kırmızı kan gözelerinde, mide mukozasında, pankreas gözelerinde ve böbrek tübüllerinde bulunan bir enzimdir. Yavaş bir reaksiyon olan karbondioksitin (CO2), bikarbonat (HCO3-) ve hidrojen (H+) iyonlarına dönüşümünü katalizler. Karbonik anhidraz enzimi, kanda CO2 taşınımını etkileyerek solunumda önemli bir rol oynar. Aynı zamanda midede hidroklorik asidin (HCl) oluşmasında görev alır. @@ Trikarboksilik asit döngüsü (ayrıca Krebs döngüsü olarak da bilinir) hayvan ve bitki gözelerinde mitokondri içinde gerçekleşir. Aerobik gözesel solunuma katılan önemli bir metabolik yolaktır. Glikoliz sırasında üretilen piruvik asit daha sonra CO2 ile okside edilir ardından asetil CoA'ya dönüştürülür. Son ürünleri ise, NADH ve FADH2 azaltıcı gücü olan oksidatif fosforilasyon ile ATP sentezinde kullanılır. @@ Trikarboksilik asit döngüsü (Krebs döngüsü olarak da bilinir). Hayvan ve bitki gözelerinin mitokondrilerinde gerçekleşen aerobik gözesel solunum (enerji üretimi) ile ilgili önemli bir metabolik yol. Glikoliz sırasında üretilen piruvik asit daha asetil CoA'ya dönüştürülür ve daha sonra CO2'ye okside edilir. Son ürünler, NADH ve FADH2'nin indirgeme gücü, oksidatif fosforilasyon ile ATP sentezinde kullanılır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- SOLVATED ELECTRON[İng.] ile/değil/yerine/= SOLVATİZE ELEKTRON


- SOLVAY PROCESS, AMMONIA-SODA PROCESS[İng.] / PROCÉDÉ SOLVAY[Fr.] / SOLVAY-VERFAHREN[Alm.] ile/değil/yerine/= SOLVAY İŞLEMİ

- SOLVOLYSIS[İng.] / SOLVOLYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= SOLVOLİZ

- ŞOM[Fars. ŞÛM] değil/yerine/= "UĞURSUZ"

- SOMA ile/||/<> BARR CİSİMCİĞİ[İng. BARR BODY] ile/||/<> DİPLOİD ile/||/<> NOSİSEPTİF[İng. NOCICEPTIVE] ile/||/<> SİNKARYON[İng. SYNKARYON]

( Üreme haricindeki biyolojik işlevleri gerçekleştiren beden bölümleri. @@ Keşfi yapan Murray Barr'dan adını alan, somatik memeli dişi gözelerindeki inaktif X kromozomudur. Normalde sadece dişi gözelerde görülür. Dozaj telafisi (dosage compentastion) denilen sürecin sonucudur. @@ Normalde somatik gözelerde bulunan tam kromozom sayısıdır. İnsanlar için bu sayı 46'dır. @@ Doku zedelenmesinden kaynaklanan ağrıdır ve koruyucu işleve sahiptir. En sık görülen örnekler arasında eklem ağrısı, bel ağrısı ya da spor yaralanmaları ve ameliyat sonrası ağrı gibi somatik ağrılar bulunmaktadır. @@ Somatik ya da gametik gözelerin çekirdeklerinin birleşmesi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- SOMAK/SUMAK[Ar.] ile SOMAK

( Antepfıstığıgillerden, sıcak bölgelerde yetişen, kabuğu tıpta kullanılan bir ağaç. | Bu ağacın, ekşilik vermek için dövülerek yemeklere katılan, mercimeğe benzeyen meyvesi. İLE Hayvanlarda, yüzün çıkıntılı ve az çok sivri olan ön bölümü. )

- SOMATIC MUTATION[İng.] / MUTATION SOMATIQUE[Fr.] / SOMATISCHE MUTATION[Alm.] ile/değil/yerine/= SOMATİK MUTASYON

- SÖMESTR/E[Fr.] değil/yerine/= YARIYIL

- LOI DU DOUBLET DE SOMMERFELD[Fr.] / SOMMERFELD-DUBLETTGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SOMMERFELD DUBLET YASASI

- SOMNIPHOBIA[İng.] değil/yerine/= SOMNİFOBİ

( Uyku korkusu olarak bilinen terim. Klinofobi ve hipnofobi de denmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- SOMURMAK ile SOMURTMAK ile SOMURULMAK ile SOMURTABİLMEK


- SOMURMAK/SOĞURMAK ile/||/<> SÖMÜRMEK

( Emmek, ağza çekmek. İLE/||/<> Bir şey bırakmamak üzere yemek ya da içmek, iştahlı iştahlı yemek, hepsini birden bitirmek, silip süpürmek. )

- SÖMÜRMEK ile SÖMÜRTMEK ile SÖMÜRÜLMEK ile SÖMÜREBİLMEK ile SÖMÜRÜ ile SÖMÜRÜCÜ/LÜK

- SOMUT EMEK ile/ve/||/<> SOYUT EMEK

( Kullanım değeri. İLE/VE/||/<> Değişim değeri. )

- GELENEK:
SOMUT
ile/ve/||/<>/< SOYUT

( İçi boş. İLE/VE/||/<>/< Evrensel. )

- SOMUT GERÇEKLİK ile/ve SOYUT GERÇEKLİK

( Batı'nın yaklaşımı. İLE/VE Doğu'nun yaklaşımı. )

- SOMUT = MÜŞAHHAS = CONCRETE[İng.] = CONCRET[Fr.] = KONKRET[Alm.] = CONCRETUS[Lat.] = CONCRETO[İsp.]

- SOMUTLANMAK ile SOMUTLAŞMAK ile SOMUTLAŞTIRMAK ile SOMUT/LUK ile SOMUT AD ile SOMUT İSİM

- SONA değil SONRA

- SONATA[İng.] değil/yerine/= SENATA

( Günümüzde var olan canlıların en eski ortak atasıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- SONDA/Kİ ile/ve/değil/||/<>/< SONRA/Kİ


- SÖNDÜRMEK ile SÖNDÜRTMEK ile SÖNDÜRÜLMEK ile SÖNDÜREBİLMEK ile SÖNDÜRÜCÜ

- SONLAMAK ile SONLANMAK ile SONLANDIRMAK ile SONLANDIRILMAK

- SONSUZ = NAMÜTENAHİ = INFINITE[İng.] = INFINI[Fr.] = UNENDLICH[Alm.] = INFINITUS, INFINITA[Lat.] = INFINITO/TA[İsp.]

- SONSUZLUK:
NİCELİKTE
ile/değil NİTELİKTE

( Yoktur. İLE/DEĞİL Vardır. )

- SHUNT CHARACTERISTIC MOTOR[İng.] / MOTEUR À CARACTÉRISTIQUE SHUNT[Fr.] / SHUNTCHARAKTERISTISCHER MOTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ŞÖNT KARAKTERİSTİKLİ MOTOR

- SHUNT-WOUND MACHINE[İng.] / MACHINE À ENROULEMENT SHUNT[Fr.] ile/değil/yerine/= ŞÖNT SARGILI MAKİNE

- SHUNT[İng.] / SHUNT[Fr.] / SHUNT[Alm.] ile/değil/yerine/= ŞÖNT, YATAK

- SHUNTING[İng.] / SHUNTAGE[Fr.] / SHUNTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ŞÖNTLEME

- SONUÇLAMAK ile SONUÇLANMAK ile SONUÇLANDIRMAK ile SONUÇ ile SONUÇSUZ/LUK ile SONUÇ TAKIMI ile SONUÇ OYUNCUSU ile SONUÇ YARIŞMASI ile SONUÇ KARŞILAŞMASI

- UNGEDÄMPFTE-WELLE-LASER[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMSÜZ DALGA LAZERİ


- SONURGU ile SONURTU

( Bir başlangıcın, bir olgunun, bir ilginin gerekli ve zorunlu görülen sonucu, vargısı. İLE Birbirine bağlı iki önermeden sonraki. )

- SOPALAMAK ile SOPALANMAK ile SOPA ile SOPALI

- SORBIC ACID[İng.] / ACIDE SORBIQUE[Fr.] / SORBINSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= SORBİK ASİT

- SORDURMAK ile SORDURTMAK ile SORDURABİLMEK ile SORDURTABİLMEK

- SOREL'S CEMENT[İng.] / CIMENT DE MAGNÉSIE[Fr.] / SOREL ZEMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= SOREL ÇİMENTOSU

- SORGULAMAK ile SORGULANMAK ile SORGULATMAK ile SORGUÇLANMAK ile SORGULANABİLMEK ile SORGULATABİLMEK ile SORGULAYABİLMEK ile SORGU ile SORGUN ile SORGUÇ ile SORGUSUZ ile SORGUÇLU ile SORGUÇSUZ ile SORGU SUAL ile SORGU HAKİMİ ile SORGU KUTUSU ile SORGU YARGICI ile SORGU YARGIÇLIĞI ile SORGUSUZ SUALSİZ

- SORGUSUZ ile/ve/||/<>/> SORUSUZ/SUALSİZ[Ar.]

- SORUMAK ile SORULMAK ile SORUTMAK ile SORUŞMAK ile SORUMSUZLAŞMAK ile SORU ile SORUM ile SORUN ile SORUŞ ile SORUMLU/LUK ile SORUNLU/LUK ile SORU EKİ ile SORUMSUZ/LUK ile SORUNSAL/LIK ile SORUNSUZ/LUK ile SORU ZARFI ile SORUMSUZCA ile SORU SIFATI ile SORU ZAMİRİ ile SORU CÜMLESİ ile SORU İŞARETİ ile SORULU GÖRÜNÜM

- SORUN ...:
"ÇÖZÜMLENMEDİ"
ile/değil ÇÖZÜLDÜ/ÇÖZÜL(E)MEDİ

- SORU(N)LARI:
ÇÖZMEK
ile/ve/||/<>/> AŞMAK


- SORUNLU ile/değil/yerine/>< SORUMLU

- SORUŞTURMA ile/ve/||/<>/> KOVUŞTURMA/KOĞUŞTURMA/TA'KÎBÂT

( Gizli. İLE/VE/||/<>/> Açık. )

- SOS ile SÜS

- SOTE"YE (YATMAK) değil "SOTA"YA (YATMAK)

( SOTE[Fr. < SAUTÉ]: Küçük küçük doğranmış sebzeleri yağda hafifçe kavrulduktan sonra su, domates, biber vb. katılarak yapılan bir tür yemek. İLE/DEĞİL SOTA[İt. < SOTTO]: Uygun, elverişli [yer]. )

- ŞÖVALE[Fr. CHEVALET] ile ŞÖVALYE[Fr. CHEVALIER]

( Tabloların üzerine konulup resim yapıldığı sehpa. İLE Eski Roma'da, üç sınıftan ikincisinin üyesi olan yurttaş. | Orta Çağ Avrupası'nda, özel eğitimle yetişmiş, belirli ülküler taşıyan, soylu, atlı savaşçı. | Derebeylik düzeninde, soyluluk unvanlarının en alt basamağı. | Günümüzde, Fransız hükûmetinin verdiği onur belgesi ve nişanı. )

- SOVAN değil SOĞAN

- SÖVEN ile/değil/yerine/></< SEVEN

- SÖVÜLMEK ile SÖVÜŞMEK ile SÖVÜŞ ile SÖVÜCÜ/LÜK

- SOYBEAN[İng.] / SOYABOHNE[Alm.] ile/değil/yerine/= SOYA FASULYESİ

- SOYGA ile SOYKA

( Tüyleri alacalı, küçük bir karga türü. İLE Ölünün üzerinden çıkan giysi. | Yaramaz, huysuz. )

- SOYLA ile/||/<> SÖYLE

( Manzum söz söylemek, hitap/hitabet etmek. İLE/||/<> Belirsiz söylemek. )

- SÖYLEMEK ile SÖYLENMEK ile SÖYLETMEK ile SÖYLEŞMEK ile SÖYLENİLMEK ile SÖYLETTİRMEK ile SÖYLENEBİLMEK ile SÖYLETEBİLMEK ile SÖYLEYEBİLMEK ile SÖYLEYİVERMEK ile SÖYLEM ile SÖYLEV ile SÖYLENCE ile SÖYLEVCİ/LİK

- SÖYLENCEBİLİM = İLM-İ ESATİR = MYTHOLOGY[İng.] = MYTHOLOGIE[Fr., Alm.] = MYTHOLOGIA[Yun.] = MITOLOGIA[İsp.]

- SÖYLENİŞ/SÖYLEYİŞ ile SESLENDİRİŞ

- SÖYLENMEK ile DODURDA(N)MAK

- SÖYLEYİŞ ile SÖYLENİŞ

- SOYUT EVRENSELLER ile/ve SOMUT EVRENSELLER

- SOYUT TÜMEL ile/ve/<>/> SOMUT TÜMEL

( İdea. İLE/VE/<>/> İdeal. )

- SOYUT = MÜCERRET = ABSTRACT[İng.] = ABSTRAIT[Fr.] = ABSTRAKT[Alm.] = ABSTRACTUM[Lat.] = ABSTRACTO/TA[İsp.]

- SOYUT ile SOMUT

( Soyut, AKIL'ın alanıdır. Varlık-Yokluk, Birlik-Çokluk gibi kavramlardır soyut olanlar. | İlişkisizlik. İLE
İlkesine/yasasına göre işleyen olgu. | Duyunun kavramlaştırılması. | Kavram çiftleri arasındaki ilişki. | Ayrımların birliği. )
( BAZI SOYUTLAR:
* AHLÂK
* CEBİR
* MÛSİKÎ
* METAFİZİK )
( Saltık[mutlak]. İLE Göreli. )

- SOYUTLAMA ile/ve/||/<> SOYUTLANMA

- SOYUTLAMAK ile/ve/||/<>/> SOYUTLAMANIN SOYUTLA(N)MASI

- SOYUTLAMAK ile SOYUTLANMAK ile SOYUTLAŞMAK ile SOYUTLAŞTIRMAK ile SOYUTLAYABİLMEK ile SOYUT/LUK ile SOYUTÇU/LUK ile SOYUT AD ile SOYUT İSİM ile SOYUT SAYI ile SOYUT SANAT

- SOYUTLA(N)MAK ile/değil/yerine DERİNLEŞ(TİR)MEK

- SÖZE UYUMAK değil/yerine SÖZE UYMAK

- AŞILA(N)MA/MAYALA(N)MA:
SÖZLE
ile/ve/değil/|| SES İLE

- SÖZLEMEK ile SÖZLENMEK ile SÖZLEŞMEK ile SÖZLENDİRMEK

- SÖZÜ/DÜŞÜNCEYİ/NESNEYİ:
"KALDIRMAK/KALDIR(A)MAMAK"
ile/ve "TAŞIMAK/TAŞI(YA)MAMAK"

- SÖZÜN:
ÇEŞİTLERİ
ile/ve/<> DERECELERİ/DEREKELERİ

( ŞİİR

   ^


ATASÖZÜ, DEYİM [KELÂM-I KİBAR, VECİZE]

   ^

[dereceleri]


--- SÖZ ---[(bilgili ve bilinçli) kişinin ağzından çıkan]

[derekeleri]

   v

LÂF / KÜNGE / JÂJ[Fars.] [Evin içinden çıkan çer-çöp.]

   v

KÜFÜR [Ar. < KFR: Örtme, gizleme.]

   v

TARİZ [Birini eleştirme, küçük düşürme ya da alay etmek amacıyla söylenilmek istenileni tam tersi bir anlamda bir sözle, incelikle ve lâtîfeyle[espriyle] anlatma sanatı.]

   v

HİCV [Ar. < HECV: Yergi, yermek.]

   v

HERZ[Ar.: Anlamsız, boş, saçma. | Hakaret. ], YÂVE, TÜRREHÂT / HERZE/BESBÂS[Fars.] )

- SPATULA[İt. < SPATOLA] ile KAZAĞI

( Ev işleri, duvarcılık, boyacılık gibi alanlarda kullanılan, bir nesneyi kazımaya, yaymaya yarayan, küçük bir kürek ya da ucu keskin olmayan, bükülebilen bir bıçak biçiminde metal, ağaç, kemik vb. nesnelerden yapılmış araç. İLE Kazımakta ya da temizlemekte kullanılan demir araç. )

- SPATULA[İt. < SPATOLA] ile MALA[Fars. < MÂLE]

( Ev işleri, duvarcılık, boyacılık gibi alanlarda kullanılan, bir nesneyi kazımaya, yaymaya yarayan, küçük bir kürek ya da ucu keskin olmayan, bükülebilen bir bıçak biçiminde metal, ağaç, kemik vb. maddelerden yapılmış araç. İLE Harç alıp sürmeye yarayan, çoğu üçgen biçiminde, yassı, demirden, üstten tahta saplı sıvama aracı. )

- SPAZM/SPASM[İng.] değil/yerine/= KASILIM

- SPECTRAL ANALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= SPEKTRAL ÇÖZÜMLEME/ANALİZ

- ANALYSE SPECTRALE[Fr.] ile/değil/yerine/= SPEKTRAL ÇÖZÜMLEME

- SPECTRAL INTERFERENCE[İng.] ile/değil/yerine/= SPEKTRAL GİRİŞİM

- SPECTROFLUOROMETER, SPECTROPHOTOMETER[İng.] / SPECTROPHOTOMÈTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= SPEKTROFOTOMETRE

- SPECTROGRAM[İng.] ile/değil/yerine/= SPEKTROGRAM

- SPECTROCHEMICAL SERIES[İng.] ile/değil/yerine/= SPEKTROKİMYASAL SERİ

- SPECTROMETER[İng.] / SPEKTROMETRE[Fr.] ile/değil/yerine/= SPEKTROMETRE

- SPECTROSCOPIC ENTROPY[İng.] ile/değil/yerine/= SPEKTROSKOPİK ENTROPİ


- SPEKÜLATİF[Fr. < SPÉCULATIF] değil/yerine/= KURGUSAL. | SAPTIRICI

- SPEKÜLATİF[Fr., İng. SPECULATIVE] değil/yerine/= KURGUSAL | SAPTIRICI

- SPERM ile/||/<> DIŞ DÖLLENME[İng. EXTERNAL FERTILIZATION] ile/||/<> EPİGENEZ[İng. EPIGENESIS] ile/||/<> GAMETOFİT[İng. GAMETOPHYTE] ile/||/<> HARDY-WEİNBERG KURALI[İng. HARDY-WEINBERG PRINCIPLE]

( Erkek üreme gözesi, gamet. @@ Döllenme olayının dişinin vücudunun dışında gerçekleştiği döllenme biçimi. İç döllenmenin zıttıdır. Bu döllenme biçiminde dişi ve erkek bireyler gametlerini suya bırakır ve spermler yumurtaları vücut dışında dölller. Bu üreme biçimi birçok amfibi türünde ve mercanlarda görülebilir. @@ Organizmanın yumurta ve spermdeki ham maddelerden tamamen yeni olarak geliştiğini ileri süren ve canlının gelişmesi üzerine ileri sürülen bir teoridir. Sıralı oluş olarak da bilinir. @@ Döl almaşında haploid nesle denir. Gametofit haploid gametleri (yumurta ve sperm) üretir. Eğrelti otunun yaşam döngüsü @@ Gen frekanslarının hesaplanması için İngiliz matematikçisi Harold Hardy ve Alman Wilhelm Weinberg'in 1908 yılında geliştirdiği formül, kararlı popülasyonlar için geçerlidir. Bu kararlılıktan kasıt seçilim, göç, cinsel seçilim ve mutasyon etkilerinin göz ardı edilmesi ve popülasyonun sonsuz büyüklükte olduğunun varsayılmasıdır. Bu ideal durum, gerçek hayatta neredeyse hiç görülmez, çünkü bu kuvvetlerin hepsi, farklı şekillerde canlılar üzerine her an etki eder. Bu teorik dengeye göre, p baskın karakteri, q çekinik karekteri temsil etmek üzere bir karakterden sorumlu allellerin toplamı 1'e eşittir. Popülasyonda bireylerin frekansı p ve q alellerini taşıyan sperm ile yine aynı alelleri taşıyan yumurtanın döllenmesi sonucu bulunur. Yani p2+2pq+q2=1 olur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- SPEYS/SPACE değil/yerine/= UZAY

- SPİKER[İng. SPEAKER]

( İngilizce "Speaker" yani "Konuşan" demektir. "Parlamento Sözcüsü" için kullanılan özel bir görevin adıdır. )

- LASER À RENVERSEMENT DE SPIN[Fr.] ile/değil/yerine/= SPİN ÇEVİRMELİ LAZER

- ÉTIQUETTE DE SPIN[Fr.] ile/değil/yerine/= SPİN ETİKETİ

- ÉNERGIE SPIN-SPIN[Fr.] ile/değil/yerine/= SPİN-SPİN ENERJİSİ

- SPOR ile/||/<> FÜZYON[İng. FUSION] ile/||/<> MİKROZOOSPOR[İng. MICROZOOSPORES] ile/||/<> MONOSPOR[İng. MONOSPORE] ile/||/<> POLEN TANELERİ[İng. POLLEN GRAINS]

( Bazı şartlarda üremeyi sağlayan ya da yeni göze yavrulayan küçük organdır. Eşeyli ya da eşeysiz olabilir. Genellikle başka bir göze ile füzyon olmadan filizlenir. Bitkilerde cinsel sporlar mayoz tarafından üretilen haploid gözelerde bulunmaktadır. Zor şartlara dayanıklı olduğu için, gelişim göstermeden, uygun şartlar oluşana kadar uzun zaman bekleyebilir. @@ Çekirdek tepkimesi olarak da bilinen Füzyon, bir ya da birden fazla hafif elementin (atom numarası küçük olan elementler) uygun ısı düzeyinde birleşerek ağır bir elementin oluşması olayına verilen addır. Füzyon gerçekleşirken çok büyük bir enerji açığa çıkar. Bu işlemle oluşturulabilecek en ağır element Demir (Fe) elementidir. @@ Küçük, hareketli bir spor. @@ Basit ya da bölünmemiş spor. @@ Tohumlu bitkilerin mikrosporlarıdır. Çiçekli bitkilerde bulunan küçük granüler erkek gözeleri vardır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- SPOT[İng.] vs. STOP[İng.]

( Nokta. @@ Durmak.[Dur!] )

- SPREY[İng. SPRAY] değil/yerine/= PÜSKÜRTÜCÜ

( Bir püskürtücü yardımıyla çok ince damlacıklar durumunda püskürtülen sıvı. | Püskürtücü. )

- SS-LACTAM ANTIBIOTICS[İng.] ile/değil/yerine/= SS-LAKTAM ANTİBİYOTİKLERİ

- SSOP: SEQUENCE-SPECIFIC OLIGONUCLEOTIDE PROBE[İng.] değil/yerine/= SÖOP: SIRAYA ÖZGÜ OLİGONÜKLEOTİD PROBU

( Polimeraz zincir reaksiyonu ve SSP ile birlikte, amplifikasyon sonrasında, klasik MHC genlerinin tiplerinin belirlenmesi için kullanılır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- STAJER değil STAJYER

- -STALSİS ile/||/<> -STASİS/-STASİA ile/||/<> SPAS- ile/||/<> SPASMO- ile/||/<> MİO-/MEİO-

( Kasılma. İLE/||/<> Durma, engelleme, tıkama. İLE/||/<> Çekme. İLE/||/<> Spazmla ilgili, istemsiz kas kasılması, spazmodik. İLE/||/<> Daha az, daha küçük, kasılmanın azalması. )

- STANNATES[Fr.] ile/değil/yerine/= STANAT

- STANDARD ATMOSPHERE[İng.] / ATMOSPHÈRE STANDARD[Fr.] ile/değil/yerine/= STANDART ATMOSFER

- STANDARD ELECTRODE POTENTIAL[İng.] / TENSION STANDARD D'UNE ÉLECTRODE[Fr.] / NORMALPOTENTIAL EINER ELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= STANDART ELEKTROT POTANSİYELİ

- STANDARD ERROR[İng.] / ERREUR TYPE[Fr.] / STANDARDFEHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= STANDART HATA

- STANDART HYDROGEN ELECTRODE[İng.] / ÉLECTRODE STANDARD À HYDROGÈNE[Fr.] / NORMALWASSERSTOFFELECTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= STANDART HİDROJEN ELEKTRODU


- STANDARD REFERENCE MATERIALS (SRM)[İng.] ile/değil/yerine/= STANDART REFERANS NESNELER (SRM)

- STARK EFFECT[İng.] / EFFET STARK[Fr.] / STARK-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= STARK ETKİSİ

- STARK-LUNELUND EFFECT[İng.] / EFFET STARK-LUNELUND[Fr.] / STARK-LUNELUND-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= STARK-LUNELUND ETKİSİ

- START ALMAK/ALDIRMAK / VERMEK değil/yerine/= BAŞLAMAK/BAŞLATMAK

- STATHENRY[İng.] / STATHENRY[Fr.] / STATHERNIE[Alm.] ile/değil/yerine/= STATHENRY

- ÉLECTRICITÉ STATIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= STATİK ELEKTRİK

- STATIC CHARACTERISTIC[İng.] / CARACTÉRISTIQUE STATIQUE[Fr.] / CHARAKTERISTIK, STATISCHE CHARAKTERISTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= STATİK KARAKTERİSTİK

- STATOHM[İng.] / STATOHM[Fr.] / STATHM[Alm.] ile/değil/yerine/= STATOHM

- STATOR[İng.] / STATOR[Fr.] / STÄNDER, STATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= STATOR

- STEAL vs. STEEL

( Çalmak. İLE Çelik. )

- STERARIC ACID[İng.] / ACIDE STÉARIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= STEARİK ASİT

- STEARYL ALCOHOL[İng.] ile/değil/yerine/= STEARİL ALKOL

- ALCOHOL STÉARYLIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= STEERİL ALKOL

- STEFAN'S CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE STEFAN[Fr.] / STEFANSCHE KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= STEFAN SABİTİ

- STEPHANITE, BRITTLE SILVER ORE[İng.] / STÉPHANITE[Fr.] ile/değil/yerine/= STEFANİT

- SİTEP/STEP[İng.] değil/yerine/= ADIM

- STERADIAN[İng.] / STÉRADIAN[Fr.] / STERADIANT[Alm.] ile/değil/yerine/= STERADYAN

- STÉRÉOMICROSCOPE[Fr.] / STEREOMIKROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= STEREO MİKROSKOP

- STEREOSELECTIVE REACTION[İng.] / STEREOSELECTIVE REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= STEREO SEÇİCİ TEPKİME

- STEREOGNOSIS[İng.] değil/yerine/= STEREOGNOZİ

( Gözler kapalı iken sadece dokunma ile cisimleri tanıma duyusu.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- STEREOISOMER[İng.] / STÉREOISOMÈRE[Fr.] / STEREOISOMERE[Alm.] ile/değil/yerine/= STEREOİZOMER

- STEREOCHEMIE, RAUMCHEMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= STEREOKİMYA

- STEREOREGULAR POLYMER[İng.] / POLYMÈRE STÉRÉOSPECIFIQUES[Fr.] / REGELMÄSSIGE STEREOPOLYMERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= STEREOREGÜLER POLİMER

- STEREOSPECIFIC POLYMERIZATION[İng.] / POLYMÉRISATION STÉRÉOSPECIFIQUES[Fr.] / STEREOSPEZIFISCHE POLYMERISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= STEREOSPESİFİK POLİMERLEŞME

- STERILISATION[İng.] ile/değil/yerine/= STERİLİZASYON

- STERN-GERLACH EXPERIMENT[İng.] / EXPÉRIENCE DE STERN-GERLACH[Fr.] / STERN-GERLACH-VERSUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= STERN-GERLACH DENEYİ

- STEROIDS[İng.] / STÉROÏDES[Fr.] ile/değil/yerine/= STEROİTLER

- STEREOIDE[Alm.] ile/değil/yerine/= STEROTİTER

- STEREOMICROSCOPE[İng.] ile/değil/yerine/= STERYOMİKROSKOP

- STIBIN[Alm.] ile/değil/yerine/= STİBLİN


- STİL[Fr. < STYLE] değil/yerine/= ÜSLUP, BİÇEM

- STİL ile SİTİL

( ... İLE Su kovası. )

- STILBEN[Alm.] ile/değil/yerine/= STİLBİN

- STİMÜLÜS/STIMULUS[İng.] değil/yerine/= UYARI, UYARAN

- SUSPENSION[İng.] ile/değil/yerine/= STİPANSİYON

- STYPHNIC ACID[İng.] / ACIDE STYLPHÉRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= STİPNİK ASİT

- STYRAX, STORAX[İng.] / STYRAX, ALIBOUFIER[Fr.] ile/değil/yerine/= STİRAKS

- STYRALLYL ALCOHOL[İng.] / ALCOHOL STYRALYLIQUE[Fr.] / STYRALLYLALKOHOL[Alm.] ile/değil/yerine/= STİRALLİL ALKOL

- STYRALLYL ACETATE[İng.] / STYRALLYLACETATE[Alm.] ile/değil/yerine/= STİRALLİL ASETAT

- ACETATE DE STYRALLYLE[Fr.] ile/değil/yerine/= STİRALLİLİ ASETAT


- STYRENE OXIDE[İng.] / OXYDE DE STYROLÈNE[Fr.] / STYROLOXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= STİREN OKSİT

- STYRENE[İng.] / STYROLÈNE[Fr.] / STYROL[Alm.] ile/değil/yerine/= STİREN

- [ne yazık ki]
STK
ile/değil "SDK"

( Sivil Toplum Kurumu İLE/DEĞİL "Sivil Devlet Kurumu" )

- STOKES LINES[İng.] / RAIES DE STOKES[Fr.] / STOKES-LINIEN[Alm.] ile/değil/yerine/= STOKES ÇİZGİLERİ

- STOKES FREQUENCIES[İng.] / FRÉQUENCES DE STOKES[Fr.] / STOKESSCHE FREQUENZEN[Alm.] ile/değil/yerine/= STOKES FREKANSLARI

- STOICHIOMETRY[İng.] / STOECHIOMETRIQUE[Fr.] / STÖCHIOMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= STOKİYOMETRİ

- STRATOSPHERE[İng.] / STRATOSPHÈRE[Fr.] / STRATOSPHÄRE[Alm.] ile/değil/yerine/= STRATOSFER

- STRATOVOLCANO[İng.] değil/yerine/= STRATOVOLKAN

( Sertleşmiş lav, kaya ve külün bulunduğu sarp volkandır. Kompozit volkan olarak da bilinir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- STRYCHNIN[Alm.] ile/değil/yerine/= STRİKNİN

- STROBOSCOPE[İng.] / STROBOSCOPE[Fr.] / STROBOSCOP[Alm.] ile/değil/yerine/= STROBOSKOP


- STRONTIANIT[Alm.] ile/değil/yerine/= STRONSİYANİT

- STRONTIUM[İng.] / STRONTIUM[Fr.] / STRONTIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= STRONSİYUM

- STRONTIANITE[İng.] / STRONTIANITE[Fr.] ile/değil/yerine/= STRONTİYANİT

- STRÜKTÜR/STRUCTURE[İng.] değil/yerine/= YAPI

- STYLOID PROCESS[İng.] değil/yerine/= STİLOİD PROSES

( Stiloid proses temporal kemiğin petröz parçasının alt kısmında ortalama 2 ila 3 cm arasında iğne benzeri bir çıkıntıdır.[1] Stiloid proses doğumdan sonraki 5-8 yıl arasında kemikleşir ve uzamaya devam eder ancak bu uzama 30'lu yaşlarda yavaşlar.[2] Stiloid prosesin ucu, hyoid kemiğin küçük boynuzuna bağlanan stilohyoid ligament ile devam eder.[2]

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- STEAM DISTILLATION[İng.] / DISTILLATION À LA VAPEUR[Fr.] / WASSERDAMPF DESTILLATION[Alm.] ile/değil/yerine/= SU BUHARI DAMITMASI

- SU DEĞİRMENİ/ASYÂB/ASİYÂB[Fars.] ile YEL DEĞİRMENİ

- WATER EQUIVALENT[İng.] / ÉQUIVALENT EN EAU[Fr.] / WASSERÄQUIVALENT[Alm.] ile/değil/yerine/= SU EŞDEĞERİ

- BLUE GAS, BK. SU GAZI, WATER GAS[İng.] / GAZ BLEU, GAZ À L'EAU[Fr.] / BLAU GAS, WASSERGAS, WASSERGAS[Alm.] ile/değil/yerine/= SU GAZI

- WATER, HYDROGEN OXIDE[İng.] / EAU[Fr.] / WASSER, WASSERSTOFFOXYD, WASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= SU, HİDROJEN OKSİT, SU


- SU:
HİDROJEN
ile/ve/||/<> OKSİJEN

( [atom] İki. [H2] İLE/VE/||/<>/>< Bir.[O] )
( [Öğe numarası] 1. ile/ve/||/<>/>< 6. )
( Hidrojen, oksijenin tersidir. Bu iki gaz, kolayca tepkidiğinden, birinin konsantrasyonundaki artış, ötekinin konsantrasyonunda azalmaya neden olur.[Miktarı daha fazla olan gaz, su üreten kimyasal tepkime içinde daha az miktardaki gazı tüketir.] )
( En yanıcı. İLE/VE/||/<> En yakıcı. )
( )

- ŞU/O KİTABI:
"TASFİYE"
ile/ve/değil/yerine/||/<>/>
TAVSİYE

( "OKUMAYANI, TASFİYE EDERİM" @@ OKUMANIZI, TAVSİYE EDERİM )

- HARDNESS OF WATER[İng.] / DURETE EAU[Fr.] / WASSER HÄRTE[Alm.] ile/değil/yerine/= SU SERTLİĞİ

- HYDROPHOBIC[İng.] / HYDROPHOBE[Fr.] / HYDROPHOB[Alm.] ile/değil/yerine/= SU SEVMEYEN/SEVMEZ, HİDROFOB

- SÛ'[Ar.] ile KABÎH[Ar.]

- SÛ'[Ar.] ile SEV'[Ar.]

- SU3 SYMMETRY[İng.] / SYMÉTRIE SU₃[Fr.] ile/değil/yerine/= SU3 SİMETRİSİ

- SUARE/SUVARE[Fr.] ile MATİNE[Fr.]

( Gece gösterimi. | Sinema ve tiyatroların akşam/gece [daha çok 21.00] gösterdikleri son film/oyun. >< Gündüz gösterimi. )

- SUBAŞI ile/||/<> SİLAHDAR/SİLAHTAR

( Kent güvenlik yöneticisi. | Osmanlı'da kentlerin güvenlik işlerinden sorumlu kişi. İLE/||/<> Osmanlı'da Sultan, Sadrazam, Vezir gibi devlet büyüklerinin silahlarına bakan ve koruyan kişi. [Enderun'un en güçlü/nüfûzlu yüzü ve yöneticisi.]
[Saray gelenek ve düzenine göre Has Oda ağalarının en kıdemlisi olan Sultan silahtarı olurdu fakat yüzyıllar boyunca sürekli Sultanlar, silahtarlarını Has Odalılar arasından, sevdiği ve güvendiği bir yüz olarak kendi seçmişti. Silahtar yapmak istedikleri zülüflü ağayı, aşağı koğuşlardan birinde de olsa önce bir fermanla has odaya aldırtmış ve sonra da silahtar tayin etmişlerdir. Silahtar ağa olmak, bir Enderûn'lu için en büyük amaçtı. Silahtar ağa, Sultan, sabah namazı vaktinde Harem'den çıkıp Enderûn'a geldiği andan, bazen yatsı namazından sonra Harem'e döneceği ana kadar sürekli hükümdarın yanında bulunurdu. Sultan ile devleti bilfiil yöneten sadrazam arasında haberleşme aracısı silahtar ağaydı. Bir sadrazam için silahtar ağa ile bağdaşmamak, en ufak bir bahane ile sadrazamın azline neden olurdu. Bir silahtarın düşmanlığına uğramak ise çoğunlukla vezirin idam edilmesine kadar giderdi. Saraydaki tüm silahlardan ve sultanın silahlarından sorumlu olurlardı. Altı bölük halkı da denen Kapıkulu Süvarileri'nden silahtar bölüğünün başında bulunur ve savaşta merkezde Sultan'ın yanında yer alırlardı. Silahtar ağalar saraydan bir devlet göreviyle çıkacağı zaman, yanına en az Beylerbeyi rütbesiyle Paşalık verilirdi. Son derece nüfuz sahibi gözde silahtarlar da vezir ya da Kaptan-ı Derya gibi önemli konuma getirilirlerdi. Pek azı daha sonra sadrazamlığa getirilirdi ve çoğunlukla da sultanın ya kızını ya da kız kardeşini alarak hanedana damat olurdu.] )

- SUBBOREAL AGE[İng.] değil/yerine/= SUBBOREYAL ÇAĞI

( Günümüzden 5.000 ile 2.500 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ŞUBE[İng. PHYLUM] ile/||/<> DENİZ KESTANESİ[İng. SEA URCHIN] ile/||/<> FİLUM ile/||/<> İLKEL KORDALILAR[İng. PRIMITIVE CHORDATES] ile/||/<> OMURGASIZLAR[İng. INVERTEBRATE] ile/||/<> SÜNGERLER[İng. SPONGES]

( Filum, dal. Canlıların sınıflandırılmasında kullanılan ve sınıfların bir araya gelmesi ile oluşan birliktir. @@ Echinodermata şubesine ait küçük, dikenli omurgasız bir hayvandır. Döllenme ve gelişme çalışmaları için örnek bir hayvandır. Yumurtlayarak çoğaldığı için, gametleri büyük miktarlarda elde edilebilir. Yumurtaları büyük ve şeffaftır. @@ Şube, dal. Canlıların sınıflandırılmasında kullanılan ve sınıfların bir araya gelmesi ile oluşan birliktir. @@ Kordalılar şubesinin yarım kordalılar, gömlekliler ve başı kordalılar alt şubelerini içeren bölümüdür. @@ Chordata şubesindeki hayvanlar dışındaki tüm hayvanlar. Bir notokord ya da vertebral kolona sahip değildirler. Örnekler solucanlar, mercanlar, süngerler vb. @@ Süngerler (Porifera), (Latince, porus (delik) ve ferre (taşımak)tan); su diplerinde, kayalar, hayvan kabukları ya da zemin üzerine yapışarak yaşayan basit yapılı canlıları kapsayan omurgasız hayvan şubesidir. En ilkin hayvanlar olarak bilinmektedir. Dokuları, organları ve sistemleri yoktur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ŞUBE = ŞU'BE = BRANCHE

( Bir kurumun, bir kuruluşun alt mevkilerindeki iş yerlerinden her biri. | Okullarda aynı düzeydeki sınıflardan her biri. | [dirimb.] Dal. )

- SUBEIC ACID[İng.] / ACIDE SUBÉRIQUE[Fr.] / SUBERINSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜBERİK ASİT

- SUBHA/SÜBHA[Ar.] ile SUBHA[Ar.]

( Çekilen tespih. | Tespih danesi. İLE [tasavvufta] Binefsihi âşikâr varolmayan fakat eşyanın sureti ile açıklık kazandığı için heyula denilen [hebâ] güneşin ışığında görülen ince toz. )

- SUBTILIN[İng.] / SUBTULINE[Fr.] ile/değil/yerine/= SÜBİTLİN

- SUBLIMATION HEAT[İng.] / CHALEUR DE LA SUBLIMATION[Fr.] / SUBLIMATIONSWÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= SUBLİMLEŞME ISISI

- SUBLIMATION[İng.] / SUBLIMATION[Fr.] / SUBLIMIEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜBLİMLEŞME

- SUBSTITUTANT[Fr.] / SUBSTITUENT[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜBSTİTÜENT

- SÜBÛL/SÜBÜL[Ar. < SEBÎL] ile SÜBÛR[Ar.]

( Sebiller, yollar, caddeler. İLE Sıkıntı, azap; mahvolma. )

- SUÇ ORTAKLIĞI ile/ve/||/<>/< SIÇ ORTAKLIĞI


- SUÇLAMAK ile SUÇLANMAK ile SUÇLANDIRMAK ile SUÇLANABİLMEK ile SUÇLAYIVERMEK ile SUÇLANDIRILMAK

- SUÇLULUK ile/değil/yerine SUSLULUK

- SUCUKLAŞMAK ile SUCU/LUK ile SUCUK ile SUCUL ile SUCUKLU ile SUCUKÇU/LUK ile SUCUKLU YUMURTA

- SÜDS/SÜDÜS ile ...

( Altıda bir. [1/6] )

- SÜFELÂ'[Ar. < SEFÎL] ile SÜFERÂ[Ar. < SEFÎR]

( Sefiller. İLE Elçiler. )

- SUHAN[Fars.] ile SÛHÂN[Fars.]

( Söz, lakırdı. İLE Törpü. )

- SUHÛN[Ar. < SAHNE] ile SUHUN/SUHAN[Fars.]

( Sahneler. İLE Söz, lakırdı. )

- SUJE/SUBJECT[İng.] değil/yerine/= ÖZNE/KİŞİ/ŞAHIS | DENEK

- SÛK[Ar. < SÂK] ile SÛK[Ar. çoğ. ESVÂK]

( Ballardır, incikler. | [botanikte] Saplar. | [geom.] Kenarlar. İLE Çarşı, pazar, alım-satım yeri. )

- SÜKALÂ'[Ar. < SAKÎL] ile SÜKÂRÂ[Ar. < SEKRÂN]

( Ağırlar, çirkinler; kabalar; sözü sohbeti çekilmeyen kişiler. İLE Sarhoşlar. )

- SUCCINIC ANHYDRIDE[İng.] / ANHYDRIDE SUCCINIQUE[Fr.] / BERNSTEINSÄUREANHYDRID[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜKSİNİK ANHİDRİT

- SUCCINIC ACID[İng.] / BERNSTEINSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜKSİNİK ASİT

- SUCCINIMIDE[İng.] / SUCCINIMIDE[Fr.] / SUCCINIMIDE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜKSİNİMİD

- SUKUB[Ar. < SUKBE] ile SUKUB[Ar. < SAKB/SUKB]["ka" uzun okunur]

( Delikler. İLE Delmeler, delinmeler. | Bir taraftan öteki tarafa kadar açık olan delikler. )

- SÜKÛN/ET[Ar.] / SAMA[Sansk.] ile/ve/> SEKÎN/E(T)/ŞEKİNAH[İbr.]

( Zihnin sessizliği, gürültüden/düşünceden arınmışlığı. İLE/VE/> Kalbin sessizliği. )
( Simge bulunmayan bilinç. İLE/VE/> İmge bile bulunmayan bilinç. )
( Sükûnet ve durağanlık, yarar sağlar. )
( Kişi, güvenle içinden gelen sese kulak vermelidir. )
( Dik arka, derin iç sükûnetin simgesidir. )
( Düşünmek için sükûnete gereksinim vardır. )
( Zevk, sükût etmeyi öğrendikten sonra başlar. )
( Sekine'nin yaşama geçirilmesi, zaman-mekân-imkân ile olanaklıdır. Bengidir(ebedi). Belirli zaman, belirli mekân ve belirli imkânların elverdiği ölçüde yaşama geçirilir. )

- SÜKÛT ile SUKUT

- SUKUT["ku" uzun okunur] ile SÜKÛT[Ar.]

( Düşme, aşağı inme. | Sarkma. | Büyük bir görevden ayrılma. | Çocuğun eksik ya da ölü olarak doğması. İLE Susma, söz söylememe. )

- SULAMAK ile SULANMAK ile SULATMAK ile SULANDIRMAK ile SULAYABİLMEK ile SULANDIRILMAK ile SULAK/LIK ile SULAK ALAN

- SULB/SULP[Ar.] değil/yerine/= OMURGA

- SULPHANYLAMIDE[İng.] ile/değil/yerine/= SÜLFANİLAMİD


- SÜLFAT ile SÜLFATLAMA ile SÜLFATLANMA ile SÜLFATLAŞMA

- SÜLFAT ile SÜLFİT

( SO4²? iyonu içeren bileşikler. İLE SO³²? iyonu içeren bileşikler. )

- SÜLFATLAMA ile SÜLFATLANMA ile SÜLFATLAŞMA

( Mantar hastalıklarına karşı bitkilere bakır sülfat, demir sülfat püskürtme ya da bitkileri bu maddelere bulama işlemi. İLE Bir akümülatörün levhaları üzerinde kurşun sülfat tabakasının oluşması. İLE Doğal maden sülfürlerinin, hava ve su etkisiyle yavaş yavaş sülfat durumuna dönüşmesi. )

- SULPHATES[İng.] / SULFATES[Fr.] / SULFATE, SCHWEFELSALZE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜLFATLAR

- SULPHITES[İng.] ile/değil/yerine/= SÜLFİTLER

- SULPHO-[İng.] ile/değil/yerine/= SÜLFO-

- SULPHANILAMIDES, SULPHONAMIDES[İng.] ile/değil/yerine/= SÜLFONAMİDLER

- SULFANILAMIDES[Fr.] ile/değil/yerine/= SÜLFONAMİTLER

- SULPHONATION[İng.] / SULFONATION[Fr.] / SULFURFUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜLFONASYON

- SULPHONIC ACIDS[İng.] ile/değil/yerine/= SÜLFONİK ASİTLER


- SULPHURIC ACID, OIL OF VITRIOL[İng.] / ACIDE SULFÚRICO[Fr.] / SCHWEFELSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜLFÜRİK ASİT, ZAC YAĞI

- SULPHIDES[İng.] / SULFURES[Fr.] / SULFIDE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜLFÜRLER

- SULH ve/<> SALÂH

( Barış. VE/<> Kurtarıcı eylem. )

- SULH +/= SALÂH +/= SÂLİH

- SULKUS/SULCUS[İng.] değil/yerine/= OLUK

- SULTAN ile/ve/||/<>/> MAJESTE[Fr. < Lat.] ile/ve/||/<>/> EKSELANS[Fr./İng. < EXCELLENCE]

( "Yönetici, güç/iktidar sahibi". [Tarihte pek çok farklı anlamda kullanılmış olan, genelde bağımsızlığını duyuran İslâm hükümdarları tarafından kullanılmıştır. İslâm devletlerinde, hükümdara verilen unvan. “Padişah, hakan, han, hükümdar” anlamlarındadır. Sultan sözcüğü, müslüman hükümdarlarının özellikle sünnî inancına ait bir unvandır. Daha sonraları, hakimiyet, delil ve burhan anlamına da geçmiştir.][Sultan unvanını ilk kez II. yüzyılın ilk yıllarında, Gazne'de hükümdar bulunan Mahmud İbn-il Emir Sebük tekin kullanmıştır.] İLE/VE/||/<>/> Hükümdarlara ya da devlet başkanlarına verilen unvan. İLE/VE/||/<>/> Bakan ve elçiden başlayarak cumhurbaşkanlığına kadar yükselen, yüksek makam sahibi yabancılara verilen şeref ünvanı. )

- SÜLÜK ile/değil SÜLÛK[Ar. < SİLK]

( Sülüklerden, tatlı sularda yaşayan, gövdesinde yirmi iki sindirim kesesi olduğundan, bir kezde ağırlığının sekiz katı kan emebilen, bazı kan sayrılıklarının sağaltımında "yararlanılacağı beklenen" hayvan. @@ Bir yola girme, bir yol tutma. | Özel bir sınıfa katılma, bir tarikata girme. )

- SU'LÛK[Ar. çoğ. SAÂLİK] ile SÜLÛK[Ar. < SİLK]

( Yoksul/fakir. | Serseri. | Dilenci. İLE Bir yola girme, bir yol tutma. | Özel bir sınıfa/öbeğe katılma. | Bir tarikata intisâb etme. )

- ŞU'M[Ar.] ile ŞU'M[Ar.] ile ŞÛM[Ar.]

( Uğursuzluk, şeâmet. İLE Şom. İLE Uğursuz, şom. )

- SÜMBÜL/SÜNBÜL[Fars.] ile YABANSÜMBÜLÜ/KEDİNANESİ

( Zambakgillerden, soğanla üretilen, 15-20 santimetre yüksekliğinde, çiçekleri keskin kokulu ve türlü renkli, çok yıllık bir süs bitkisi. İLE Ballıbabagillerden, kırlarda yetişen, kedilerin kokusundan çok hoşlandığı bir bitki. )

- SÜMBÜL/SÜNBÜL[Fars.] ile SÜMBÜLTEBER[Fars.]

( Zambakgillerden, güzel kokulu, beyaz renkli bir çiçek. İLE Zambakgillerden, soğanla üretilen, 15-20 santimetre yüksekliğinde, çiçekleri keskin kokulu ve türlü renkli, çok yıllık bir süs bitkisi. )

- SÜMKÜRMEK ile SÜMKÜRTMEK

- SUMSUK ile SÜMSÜK ile SÜMSÜK

( Yumruk. | Yumrukla vurma. İLE Uyuşuk davranan, miskin, aptal, mıymıntı, sünepe, pısırık. İLE Sümsükgillerden, sivri gagalı, kısa bacaklı deniz kuşu. )
( SÜMSÜKGİLLER: Leyleksiler takımının, kanatları, kuyrukları çok uzun deniz kuşları sınıfı. )

- SÜNDÜRMEK ile/değil/yerine/>< SÜRDÜRMEK

( Bir şeyi çekerek uzatmak, esnetmek. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Bir durumun, bir şeyin sürmesini, olmasını sağlamak: )

- SÜNGERLEŞMEK ile SÜNGER ile SÜNGERCİ/LİK ile SÜNGERLİ ile SÜNGERLER ile SÜNGERSİZ ile SÜNGER DOKU ile SÜNGER TAŞI ile SÜNGER AVCISI ile SÜNGER AVCILIĞI