| ORTA YAZACA GÖRE |

- MEGACURIE[İng.] / MÉGACURIE[Fr.] ile/değil/yerine/= MEGAKÜRİ

- MEGAOHMMETER[İng.] / MÉGAOHMMÈTRE[Fr.] / MEGAOHMMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= MEGAOHMMETRE

- MEGAWATT ELECTRIC[İng.] / MÉGAWATT ÉLECTRIQUE[Fr.] / MEGAWATT-ELEKTRISCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= MEGAVAT ELEKTRİK

- MEGAWATT THERMAL[İng.] / MÉGAWATT THERMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= MEGAVAT ISIL

- MEGAWATT-THERMISCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= MEGAVAT-TERMAL

- MEGAWATT[İng.] / MÉGAWATT[Fr.] / MEGAWATT[Alm.] ile/değil/yerine/= MEGAVAT

- MEĞER[Fars. < MEGER] ile MADEM[Ar. < MADAM]

- MEHÂBET[Ar. < HEYBET] ile ULULUK, KORKUNÇLUK, AZÂMET; BÜYÜK GÖRÜNME

- MEHENG, MEHEKK değil MİHEKK

- MEHÎR[Ar.] ile MEHR[Ar. çoğ. EMHÂR, MÜHÛR]

( [astr.] Ay. İLE [eskiden] Evlenirken, erkek tarafından kadına verilen nikâh bedeli. )

- MEHL[Ar.] ile MEHÎL[Ar.] ile MEHÎR[Ar.] ile MEHÎN[Ar.]

( Vâde, zaman tanıma, vakit verme, bir işi belirli bir zamana kadar bırakma. İLE Korkunç yer. İLE [astr.] Ay. İLE Hor, hakir. Zaif[: Zayıf, güçsüz/kuvvetsiz, tâkatsız, kansız, arık. | Gevşek. | Tembel.] )

- MEHL/MEHİL[Ar.] değil/yerine/= ÖNEL

( Bir işin tamamlanması için tanınan ek süre. | İş sözleşmesine göre, işçinin, işten çıkarılması durumunda tanınan süre. )

- MEHR-İ MUACCEL[Ar.] ile MEHR-İ MÜECCEL[Ar.]

( Nikâhta, kız tarafına verilen ağırlık, para, başlık, kalın. İLE Boşanma ya da ölüm durumunda, kız tarafına verilmesi, nikâhta kararlaştırılmış olan bedel. )

- MEHTAP[Fars. < MAHTÂB] değil/yerine/= AY IŞIĞI

- MEHTAP değil/yerine/= IŞILAY

- MEHVÂ[Ar.] ile MEH-VÂR[Ar.]

( Yar, uçurum. İLE Ay gibi. | Aylık, maaş. )

- MEHVEŞ[Ar. çoğ. MEHÂVİŞ] ile MEH-VEŞ[Ar.]

( Karışık ve kalabalık yer. İLE Ay gibi. )

- MEKÂN ile/ve/değil MAHAL["MEAL" değil!]

( ... İLE/VE/DEĞİL Söz ve halin buluşmasında bulunan/oluşan. )

- MECHANICAL UNITS[İng.] / UNITÉS MÉCANIQUES[Fr.] / MECHANISCHE MASSEINHEITEN[Alm.] ile/değil/yerine/= MEKANİK BİRİMLER

- KUDRET-İ MİHANİKİYE[Osm.] / MECHANICAL ENERGY[İng.] / ÉNERGIE MÉCANIQUE[Fr.] / MECHANISCHE ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= MEKANİK ENERJİ


- MECHANICAL MASS[İng.] / MASSE MÉCANIQUE[Fr.] / MECHANISCHE MASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= MEKANİK KÜTLE

- OHM MÉCANIQUE[Fr.] / MECHANISCHES OHM[Alm.] ile/değil/yerine/= MEKANİK OHM

- MECHANICAL EFFICIENCY[İng.] / RENDEMENT MÉCANIQUE[Fr.] / MECHANISCHER WIRKUNGSGRAD[Alm.] ile/değil/yerine/= MEKANİK VERİM

- İLM-ÜL HİYEL[Osm.] / MECHANICS[İng.] / MÉCANIQUE[Fr.] / MECHANIK[Alm.] ile/değil/yerine/= MEKANİK

- MECHANISM[İng.] / MÉCANISME[Fr.] / MECHANISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= MEKANİZMA

- MECHANOMOTIVE FORCE[İng.] / FORCE MÉCANOMOTRICE[Fr.] ile/değil/yerine/= MEKANOMOTOR KUVVET

- MECHANOMOTORISCHE KRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= MEKANOMOTORİK KUVVET

- MECARBAM[İng.] ile/değil/yerine/= MEKARBAM

- MECARPHON[İng.] ile/değil/yerine/= MEKARFON

- MEKÎN[< MEKÂN] değil/yerine/= OTURAN, YERLEŞEN | VAKARLI, TEMKİNLİ | SAĞLAM OTURAKLI KARARGÂH


- MECONIN[İng.] ile/değil/yerine/= MEKONİN

- MECOPROP[İng.] ile/değil/yerine/= MEKOPROP

- MEKRÜMETLÜ/MEKREMETLÜ ile FAZÎLETLÜ ile SEMÂHATLÜ ile FÜTÜVVETLÜ ile MEVEDDETLÜ ile ZEHÂDETLÜ

( İlmiyede sadreyn pâyesinin resmi unvanı. İLE İlmiye sınıfına ait olanlardan, İstanbul ve Harameyn unvanını alanlara hitapta kullanılan unvan. İLE Din âlimleri arasında kazaskerlik pâyesinde bulunanlara özel resmî takma ad. İLE Askerlikte mülâzım[teğmenler] ile kol ağası ve yüzbaşılara mülkiyede, rabia ve hâmise rütbeleri taşıyan kimselere verilen unvan. İLE Rütbesi olmayan kadılara verilen unvan. İLE Şeyhlere ve din adamlarına hitâben kullanılan unvan. )

- MEKTEB-İ TIBBİYE-İ MÜLKİYE[Ar.] ile MEKTEB-İ TIBBİYE-İ ŞAHÂNE[Ar.]

( Tıp fakültesi. İLE Askerî tıp okulu. )

- MEKTEP[Ar.] değil/yerine/= OKUL

- MEKTUP değil/yerine/= BİTİ/BETİK

- MEKTUP ile/ve FERMAN

( BİTİK/G[Sözün yakalanıp saklandığı, muhafaza edildiği yer. | Sözün bittiği(türediği), ozlaştığı yer.] ile/ve YARLIĞ )

- MEKTUP ile SİRKÜLER

( ... İLE Birçok kişiye ulaştırılmak üzere çoğaltılmış mektup. )

- MEKTUP ZARF

- MELACONITE[İng.] / MELAKONITE, TENORIT[Alm.] ile/değil/yerine/= MELAKONİT


- MELANKONİ" değil MELANKOLİ

- MELEZLEMEK ile MELEZLENMEK ile MELEZLEŞMEK ile MELEZLEŞTİRMEK ile MELEZ/LİK

- HYBRIDIZATION[İng.] / HYBRIDATION[Fr.] / HYBRIDISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= MELEZLEŞME

- MELİK[Ar. çoğ. MÜLÛK] ile MELÎK[Ar. çoğ. MÜLEKÂ]

( Hükümdar, sultan, padişah, hâkan. | Allah'ın adlarındandır. İLE Allah'ın adlarındandır. | Mal sahibi. | Hükümdar, sultan, padişah, hâkan. )

- MELISSIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= MELİSİK ASİT

- MELİSSA/MALISSA[Lat.] değil/yerine/= OĞULOTU

- MELODİ[Fr. < MÉLODIE] değil/yerine/= EZGİ

- MELODİK[Fr. < MÉLODIQUE] değil/yerine/= EZGİLİ

- MELTEM BOZOFLU ile MELTEM BOZOKLU

( Yönetmen. İLE Oyuncu. )

- MELTING POINT[İng.] değil/yerine/= ERİME SICAKLIĞI

( Belirli koşullarda çift sarmallı DNA'nın tek sarmal haline geldiği sıcaklık. Guanin-sitozin oranı arttıkça Tm oranı da artar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- MEMBA/MENBA değil/yerine/= BULAK/KAYNAK/PINAR

( MENBA'[< NEBEÂN: Kaynama.]: Kaynağın görünmeyen bölümü. Kaynak. )

- MEMLEKET ile MEMLEKETLİ/LİK ile MEMLEKETÇİ/LİK ile MEMLEKETSİZ/LİK ile MEMLEKET HAVASI ile MEMLEKETLER ARASI

- MEMNÛ[< MEN] değil/yerine/= YASAK EDİLMİŞ, YASAK

- MEMNUN[Ar.] ile/ve/||/<> MECNUN[Ar.]

- MEMNUNİYET[Ar.] ile MEMNUİYET[Ar.]

( Kıvanma, kıvanç. İLE Yasak olma, yasak edilme durumu. )

- MEN'AF[Ar. < MENÂİF] ile Menâf[Ar.]

( Dağın sivri tepesi. İLE İslâm'dan önce, Araplar'ın putu. )

- MENÂHÎ[Ar. < MENHÎ] ile MENÂHİR[Ar. < MENHİR] ile MENÂİR[Ar. < MENÂRE]

( Haram olmuş, yapılması şer'an men edilmiş şeyler. İLE Burun delikleri. İLE Minâreler. )

- MENAJER[Fr. < MENAGE] ile/değil MENEJER[İng. < MANAGER]

( Yemek düzeninde [menaj], masada bulunması gereken araçların genel adı ve/ya da yedeklerinin bulundurulduğu küçük dolaplar. İLE/DEĞİL Yürütücü, yönetici, işgüder. )

- MENÂKIB ile SÎRET

- MENÂKÎR[Ar. < MİNKAR] ile MENÂKİR[Ar. < MÜNKER]

( Yırtıcı kuşların gagaları. | Taşçı kalemleri. İLE Günah ve kötü şeyler. )

- MENÂM[< NEVM] ile NEAM

( Uyunacak yer, yatak odası. | Uyku. | Düş, rüya. İLE Hayır! )

- MENAPOZ/MENOPOZ[Fr. < Yun.] değil/yerine/= YAŞDÖNÜMÜ

- MENÂR[Ar. < NÛR] ile MENÂRE[Ar. < NÛR | çoğ. MENÂİR/MENÂVİR]

( Nur, ışık yeri. | Fener kulesi. | Yol işaretleri. İLE Minâre. | Işık kulesi. )

- MENBA değil MEMBA

- MENDELEVIUM[İng.] / MENDÉLÉVIUM[Fr.] / MENDELEVIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= MENDELEVYUM

- MENEMEN["MELEMEN" değil!] ile Menemen

( Domates, soğan ve yeşil biber ile yapılan bir yemek. İLE İzmir iline bağlı ilçelerden biri. )

- MENEND/MÂNEND değil/yerine/= GİBİ, EŞSİZ, ÖRNEKSİZ

- MENEVİŞLEMEK ile MENEVİŞLENMEK ile MENEVİŞ ile MENEVİŞLİ

- MENHÎ[Ar. çoğ. MENÂHÎ] ile MENHİR/MENHAR/MİNHİR/MUNHUR[Ar. çoğ. MENÂHİR]

( Haram olmuş, yapılması şer'an men edilmiş şey. İLE Burun deliği. )

- MENÎ[Ar.] ile MENÎ'[Ar.] ile MENÎ[Ar.] ile MENHÎ[Ar. | çoğ. MENÂHÎ]

( Ersuyu. İLE Sarp, erişmesi/ulaşması zor yer. İLE Benlik. İLE Haram olmuş, yapılması şer'an yasaklanmış şey. )

- MENISCUS[İng.] ile/değil/yerine/= MENİSKÜS

- MENKİB[Ar. | çoğ. MENÂKİB] ile MENKIBE/MENKABE[çoğ. MENÂKIB]

( Omuz ve kol kemiğinin birleştiği yer. İLE Din büyüklerinin ya da tarihe geçmiş ünlü kişilerin, yaşamları ve olağanüstü davranışlarıyla ilgili öykü. )

- MENKUB[Ar. < NAKB]["ku" uzun okunur] ile MENKÛB[Ar. < NEKBET]

( Delinmiş, oyulmuş. İLE Tâlihsiz, nekbete düşmüş. | Gözden ve mevkiden düşmüş. )

- MENKUL[Ar. < NAKL] ile ME'KÛL[Ar.]

( Nakledilmiş, bir yerden, bir yere taşınmış, taşınan. | Ağızdan ağıza geçmiş. [söz, haber, öykü] İLE Ekl olunmuş, yenilmiş şey, yiyecek. )

- MENKUL/E[Ar. < NAKL]["ku" uzun okunur] ile MENKUR[Ar. < NAKR]["ku" uzun okunur] ile MENKÛR[Ar. < NEKR | çoğ. MENÂKÎR]

( Bir yerden, bir yere taşınmış, taşınan. | Ağızdan ağıza geçmiş söz/haber/öykü. İLE Delinmiş, oyulmuş. İLE İnkâr olunmuş. )

- MENKUS[Ar. < NAKS]["ku" uzun okunur] ile MENKÛS[Ar. < NÜKS] ile MENKUŞ[Ar. < NAKŞ]["ku" uzun okunur] ile MENKUZ[Ar. < NAKZ]["ku" uzun okunur]

( Eksik olan. İLE Baş aşağı çevrilmiş, tersine dönmüş. | Hastalığı tekrar etmiş. | Sol ön ayağında beyaz bulunan ve Araplarca kabul görmeyen at. İLE İşlenmiş, nakış olunmuş, resim yapılmış, boya ile süslenmiş. | Nakışlı pencere, alçı pencere. İLE Bozulmuş, hükümsüz bırakılmış, nakz edilmiş. )

- MENSİM[Ar. | çoğ. MENÂSİM]:
Deve tırnağı.

- MENSUP değil/yerine/= KATNAŞ

- MENTALISM[İng.] değil/yerine/= ZİHİNCİLİK

( Bir içselcilik türü olan bu yaklaşıma göre öre bir öznenin inançlarını sadece o öznenin zihnine içsel olan şeylerle gerekçelendirmemiz mümkündür. Pollock ve Steup gibi isimler bu konuda okunabilir. Zihinciliğin avantajlı yönü, erişim kavramını dışarıda bırakarak, gerekçelendirmeyi zihinsel durumlara bağlamasıdır. Bu tez genellikle hangi zihinsel durumların gerekçelendirmeyi sağladığına doğrudan bir yanıt vermemekle eleştirilir. Zihinci içselciler için gerekçelendirmenin, iç gözlem, algı ya da inanç gibi zihin durumlarının hangilerini ve ne biçimde içerdiğini açıklamaya gereksinim vardır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- MENTALİTE[Fr.]["MANTALİTE" değil!] değil/yerine/= ANLAYIŞ, BAKIŞ, ALGILAMA


- MEN'ÛT[Ar.] ile MENÛT[Ar.]

( İyiliği, güzelliği söylenmiş, medh edilmiş. İLE Asılı, asılmış, rapt edilmiş. | Bağlı. )

- MENZİL[Ar. < NÜZÛL | çoğ. MENÂZİL]:
Bir günlük yol. | Mesafe.

- MERÂH[Ar.] ile MERAH[Ar. çoğ. MERAHÂN]

( Rahat edilecek yer. | Yer, mekân. | Arapça nahv cümlesinden ünlü yapıt. İLE Çok aşırı sevinme. )

- MERÂK[Ar.] ile MERAK[Ar.] ile MERAKK[Ar.]

( Bir şeyi anlamak ya da öğrenmek için duyulan istek. | Bir şeyi edinmek, yapmak. Bir şeyle uğraşma isteği. | İstek, heves, düşkünlük. | İç darlığı. | Kuruntu, telâş. | Kaygı, tasa. | Dalgınlık, kara sevdâ. İLE Çorba. İLE [atta] Sağrı. | [astr.] Dübb-i ekber adlı yıldız kümesinin dörtgeninde bulunan, ikinci derece parlak yıldız. [İng./Fr. MERAK | Lat. BETA URSUS MAJORIS] )

- MERAMET ile/değil MERHAMET

( Üstünkörü tamir. İLE/DEĞİL Birinin ya da bir başka canlının karşılaştığı kötü durumdan dolayı duyulan üzüntü, acıma. )

- MERÂTİB ile ...

( Manevî yolculuk. )

- MERÂVÎH[Ar. < MİRVAHA] ile MERÂVİH[Ar. < MİRVAHA]

( Ovalar, çöller. | Etrafı açık ve rüzgârlı yerler. İLE Yelpâzeler. )

- MERC[Ar. çoğ. MÜRÛC] ile MERC[Ar.]

( Çayır, çayırlık. İLE Herc ile birlikte kullanılır. [HERC Ü MERC: Karmakarışık, alt-üst.] )

- MERCAN ile MERCANCI ile MERCANLI ile MERCANLAR ile MERCAN OTU ile MERCAN ADASI ile MERCAN BALIĞI ile MERCAN RESİFİ ile MERCAN TESPİH ile MERCAN YEŞİLİ ile MERCAN YILANI ile MERCAN TEKNESİ ile MERCAN TERLİĞİ

- MERDİVEN ile MERDİVENCİ/LİK ile MERDİVENLİ ile MERDİVEN ALTI ile MERDİVEN BOŞLUĞU ile MERDİVEN KORKULUĞU ile MERDİVEN SAHANLIĞI ile MERDİVEN ALTI ÜRETİM


- MERHABA["MERABA" değil!] ve/||/<>/> NARHABA

( Bana güvenebilirsin! VE İşlerinizin bereketi [nar gibi] çok olsun! )

- MERHEM[Ar.]["MELHEM" değil!] ile POMAT[İt.]

( Deriye sürülerek kullanılan, içinde birçok etkili madde bulunan, yumuşak ve koyu kıvamda, yağlı ya da yağsız ilâç. | Çözüm/çare. İLE Genellikle saça sürülen, yağlı ve kokulu merhem. )

- MERİDYEN[Fr. < MERIDIÉN] ile/ve/||/<> KOŞUT/MÜVÂZİ/MÜTEVÂZİ/PARALEL[Fr. < PARALLÈLE]

( Ekvatoru dik olarak kestiği ve iki kutup noktasından geçerek dünyayı çevrelediği varsayılan daire. İLE/VE/||/<> Aynı düzlem içinde ikişer ikişer bulunan ve kesişmeyen. | Başlangıç meridyenine birer derecelik açılarla çizilen, Ekvator’a koşut ve arasında 111 km’lik uzaklık bulunduğu varsayılan çemberlerden her biri. | Aynı zaman içinde gelişen ya da aynı özellikleri gösteren olay, düşünce vb. )
( 180 ile/ve/||/<> 360 )

- MER'İYÂT[Ar. < MER'Î] ile MER'İYET[Ar.]

( Gözle görülen şeyler. İLE Hükmü yürürlükte olma. | Gözle görülür olma. )

- MERKAB/E, MARKAB[Ar. çoğ. MERÂKIB] ile MERKEB[Ar. < RÜKÛB | çoğ. MERÂKİB]

( Gözetleme, gözleme yeri/kulesi. | Gökyüzünün kuzey yarım küresinde Feres-i Ekber[Pegasus] burcunun büyük dörtgeninin büyük kenarının sağ köşesinde bulunan yıldız. [Lat. BETA PEGASUS] İLE Vapur, gemi, kayık gibi şeyler. | Eşek. )

- KUVVE-İ İL-EL MERKEZİYE[Osm.] / CENTRAL FORCE, CENTRIPETAL FORCE[İng.] / FORCE CENTRIPÈTE[Fr.] / ZENTRIPETALKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= MERKEZCİL KUVVET

- KUVVE-İ AN-İL MERKEZİYE[Osm.] / CENTRIFUGAL FORCE[İng.] / FORCE CENTRIFUGE[Fr.] / ZENTRIFUGALKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= MERKEZKAÇ/SANTRİFÜJ KUVVETİ

- MERKEZLEMEK ile MERKEZLENMEK ile MERKEZLEŞMEK ile MERKEZİLEŞMEK ile MERKEZLEŞTİRMEK ile MERKEZİLEŞTİRMEK ile MERKEZ ile MERKEZİ/LİK ile MERKEZCE ile MERKEZCİ/LİK ile MERKEZ ÜS ile MERKEZ AÇI ile MERKEZ PARTİ ile MERKEZİ ÜLKE ile MERKEZİ İDARE ile MERKEZİ YIKAMA ile MERKEZİ ISITMA ile MERKEZİ YÖNETİM

- MERMERLEŞMEK ile MERMERLEŞTİRMEK ile MERMER/LİK ile MERMERCİ/LİK ile MERMERLİ ile MERMER KİRECİ

- MESA TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR MESA[Fr.] / MESATRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= MESA TRANSİSTÖRÜ


- MESAA/MESA değil MESELA

- MESÂHA ETMEK[doğrusu MİSÂHA/T] değil/yerine/= YERİ ÖLÇME | YÜZÖLÇÜMÜ

( Ölçmek. )

- MEŞÂHİR[Ar. < MEŞHER] ile MEŞÂHÎR[Ar. < MEŞHÛR]

( Sergiler, sergilenecek, teşhir olunacak yerler. İLE Ünlü kişiler. )

- MEŞÂİL[Ar. < MEŞ'AL/E] ile MEŞÂİR[Ar. < MEŞ'AR]

( Meş'aleler. İLE Hacı olmadan önce durulması gereken önemli yerler. | Duyular, hasseler. )

- MESÂKİN[Ar. < MESKEN] ile MESÂKÎN[Ar. < MİSKÎN]

( Oturulacak yerler, meskenler. İLE Fazlasıyla fakir olanlar. | Miskinler, uyuşuklar. )

- MEŞ'AL/E[Ar. < ŞU'L | çoğ. MEŞÂİL] ile MEŞ'AR[Ar.]

( Aydınlatıcı âlet, lamba, kandil. | Ucunda, alev çıkarak yanan bir madde bulunan sopa/değnek. İLE Hacı olmadan önce durulacak yerlerden her biri. | Duyu, hasse. )

- BİLFARZ/MİSAL/MESELÂ[Ar.]/ÖRNEĞİN/YANİ ile/değil/yerine SÖZGELİMİ/SÖZGELİŞİ

- ME'SEM/E[Ar.] ile MESEMM[Ar. çoğ. MESÂMM]

( Suç. Günah. İLE Deri üzerindeki küçük delik. )

- MEŞGUL[Ar. < ŞUGL]["gu" uzun okunur] [Ar.] ile MEŞKÛL[Ar.]

( Bir işle uğraşan, iş görmekte olan. | Doldurulmuş, tutulmuş, işgal edilmiş. | Tutuk, dalgın; dolgun. İLE Bileklerine kadar üç ayağı beyaz olan at. )

- MESÎH[Ar.] ile MESÎH[Ar. < MESH] ile Mesîh[Ar.]

( Üzerine yağ sürülmüş olan. İLE Başka bir şekle, hayvan kılığına girmiş olan kişi, mesh olunmuş. | Acîbe, garîbe. İLE Hz. Îsâ.[elini sürdüğü hastaların, anında iyileşmesinden kinâye olarak] )

- MEŞİ(Y)(Y)ET[Ar.] ile/ve/||/<>/> İRÂDE[Ar.]/İSTENÇ ile/ve/değil/yerine/önce/+/||/<>/>/< İHTİYÂR

( Sürekli istenç/irâde. | Belirleyicilik. [İrâdeden önce gelir.] İLE/VE/||/<>/> "Yapma/yönelme[gözünü/dilini/elini uzatma] gücü/olanağı/isteği." @@ Yapmayabilme[tartma/değerlendirme, gözünü/dilini/elini geri çek(ebil)me, iyiye/hayıra yönelme, yeğleme/tercih etme] bilinci/olanağı. )
( Dirimlilik/canlılık gereği. İLE/VE/||/<>/> Bitki, hayvan/behaim ve insan gövdesinde. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/ÖNCE/+/||/<>/>/< Kişinin zihninde, düşünebilme önceliğinde. )
( Temel, asgari, organik. İLE/VE/||/<>/> Denetlenemeyen, kapalı donanım/yazılım gibi. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/ÖNCE/+/||/<>/>/< Sürekli denetlenebilir ve asgari seviyede. )
( Bitki, hayvan ve insanın gövdesinde. [dirimsiz/cansız/inorganik olmama] İLE/VE/||/<>/> Çocuk, meczup, bunamış, Alzheimer olanlarda. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/ÖNCE/+/||/<>/>/< Başlangıç ve alıştırma olarak 13 yaşından gün almış [hak, fiil ve cezai ehliyet sahibi] olanlarda. > 17 yaşından gün almış [anne/baba bilgisi ve onayıyla pasaport alma olanağıyla tek başına ülke dışına çıkabilme hakkı] olanlarda. > 18 yaşından gün almış [anne/baba bilgisi ve onayıyla evlenebilme hakkı] olanlarda. > 19 yaşından gün almış ve ölene kadar [yaşlılık ve aklî meleke engeli olmama koşuluyla] kendi hakkında her türlü karar verebilme, imza atabilme, mülk sahibi olabilme, kendine ve başkasına zarar vermeyecek biçimde/kadar temel haklarıyla yaşamını sürdürebilenlerde. )

- MESKUB[Ar. < SAKB]["ku" uzun okunur] ile MESKÛB[Ar. < SÜKÛB]

( Delinmiş, delikli, sakb olunmuş. İLE Kalıba dökülmüş, akıtılmış. )

- MEŞKUL değil/< MEŞGUL[< ŞUGL]["gu" uzun okunur]

( MEŞKÛL[Ar.]: Bileklerine kadar üç ayağı beyaz olan at. DEĞİL Bir işle uğraşan. )

- MESLEK LİSELERİNDE:
ALAN MESLEK PROGRAMI(AMP)
ile/ve/||/<> ALAN TEKNİK PROGRAMI(ATP)

- MESONEPHROS[İng.] değil/yerine/= MEZONEFROZ

( Embriyonik dönemde gelişen bir yapı olup balıklar ve amfibilerin işlevsel böbreği. Embriyonun 24. gününde gelişmeye başlar ve 4. haftada tamamen oluşur. Yaklaşık 40 küçük böbrek biriminden (nefron) oluşur. İlk başta oluşan nefronlar zamanla kaybolurken, yenileri oluşur ve her zaman 7 ila 15 tanesi aktif çalışır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- MESRÂ[Ar.] ile MESRAH[Ar. çoğ. MESÂRİH]

( Gece vakti yola çıkma. İLE Otluk, çayırlık. )

- MESREBE[Ar. < MESÂRİB] ile MEŞREBE[Ar. < MİŞREBE][Ar. çoğ. MEŞÂRİB]

( Çayır, mera, otlak. | Göğüsten, karına kadar uzanan kıllı bölge. İLE Maşrapa. )

- MESRÛ'[Ar.] ile MEŞRÛ'/MEŞRÛA[Ar. < ŞER] ile MEŞRÛH/A[Ar. < ŞERH]

( Sar'a hastalığına tutulmuş, sar'alı. kişi. İLE Şeriatın izin verdiği, şer'an caiz olan, şeriata, hukuka/yasaya uygun. İLE Açıklanmış, şerh olunmuş. | Uzun uzadıya anlatılan. )

- MEŞRÛİYET ile MEŞRÛTİYET

( Yasanın, kamu vicdanının ve dinin doğru bulduğu. İLE Hükümdarla yönetilen bir ülkede, hükümdarın başkanlığı altında parlamento yönetimine dayanan hükümet biçimi. | Osmanlı döneminde, 1876 anayasasıyla başlayan ve 1918 Mondros Antlaşması'na kadar süren ve I. ve II. Meşrutiyet dönemi adlarıyla anılan süre. )

- MESSINIAN AGE[İng.] değil/yerine/= MESSİNİYAN ÇAĞI

( Günümüzden 7.246.000 ile 5.332.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- MESTÛR[Ar. < SATR] ile MESTÛR/E[Ar. < SETR]

( Yazılmış, çizilmiş, satırlanmış. İLE Örtülü, kapalı, gizli. | Açık gezmeyen kadın. )

- MEŞÛM[Ar.] ile MEŞ'ÛM[Ar. çoğ. MEŞÂİM] ile MEŞ'ÛN[Ar.]

( Gövdesi benekli kişi. | Şomi, meş'um. İLE Uğursuz. İLE Dağınık saç. )

- MEŞ'ÛR[Ar. çoğ. MEŞ'ÛRÂT] ile MEŞHUR[Ar. < ŞÖHRET | çoğ. MEŞÂHÎR]

( Bilinçlenilmiş olan, bilinç[uygulama] durumuna geçmiş/yükselmiş olan. İLE Ünlü, ün kazanmış/almış/salmış. )

- MET ile META/LİK ile METELİK ile METİLİK ile METELİKSİZ/LİK ile METALİK BOYA ile METALİK RENK

- METHABENZTHIAZURON[İng.] ile/değil/yerine/= METABENZTHİAZURON

- METABOLİZMA[İng. METABOLISM] ile/||/<> BAZAL METABOLİZMA[İng. BASAL METABOLISM] ile/||/<> BÜYÜME HORMONU (SOMATOTROPİN)[İng. GROWTH HORMONE] ile/||/<> ENDOKRİNOLOJİ[İng. ENDOCRINOLOGY] ile/||/<> FARMAKOKİNETİK[İng. PHARMACOKINETICS]

( Canlı organizmada ya da canlı gözede meydana gelen yapıcı ve yıkıcı nitelikteki kimyasal olayların tümü; protoplazmada olan asimilasyon ve parçalanma ile ilgili olayların toplamı; anabolizma ve katabolizma olaylarının toplamı. @@ Canlılarda, tam dinlenme sırasında kas hareketi yapmadan vücuttaki canlılık olaylarının sürmesi için gereken enerjiyi sağlayan metabolizma seviyesidir. @@ Büyüme hormonu, hipofizin bezinin ön lobundaki somatotroflar tarafından sentezlenen ve salgılanan yaklaşık 190 amino asitten oluşan bir proteindir. Büyüme ve metabolizma da dahil olmak üzere çeşitli kompleks fizyolojik süreçlerde rol oynar. @@ Endokrinoloji, salgı bezlerini, bunların salgıladığı hormonları, hormonların organlara etkileri ile endokrin sistem hastalıklarını inceleyen bilim dalıdır. Endokrinoloji; gelişime bağlı büyüme sorunları, metabolizma hastalıkları, üreme hormonlarının neden olduğu hastalıklar, şeker hastalığı gibi pek çok hastalığı inceler. @@ Farmakolojinin bir alt dalı. Vücudun maruz kaldığı ilaçlarla etkileşimini inceler. 4 başlıktan oluşur: Emilim (absorbsiyon), Dağılım (distribüsyon), Metabolizma ve Atılım (eliminasyon):

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- METAPHOSPHATE[İng.] / MÉTA-PHOSPATE[Fr.] / METAPHOSPHAT[Alm.] ile/değil/yerine/= METAFOSFAT

- ACID MÉTAPHOSPHORIQUE[Fr.] / METAPHOSPHORSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= METAFOSFORİK ASİT

- METAGENEZ[İng. METAGENESIS] ile/||/<> METASTAZ[İng. METASTASIS]

( Yaşam döngüsü sırasında, haploid (seksüel) ve diploid (aseksüel) evrenin jenerasyonlar içinde değişimi. Bitkilerde ve alglerde görülür. Her evrenin baskınlığı organizmalara göre değişir. Örneğin; yosunlarda baskın evre haploid evre, angiospermlerde ise diploid evre. Yaprak bitlerinin yanı sıra, Daphnia (su piresi), rotiferler ve Hydra, çevre koşullarına bağlı olarak metagenez yapabilir. @@ Kanser gözelerinin kan ve lenf yoluyla diğer doku ve organlara yayılması.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- MÉTA-HEMOGLOBIN[Fr.] ile/değil/yerine/= METAHEMOGLOBİN


- METHACRYLAMIDE[İng.] ile/değil/yerine/= METAKRİLAMİT

- METHACRYLATES[İng.] / MÉTA-CRYLATE[Fr.] / METHAKRYLATE[Alm.] ile/değil/yerine/= METAKRİLATLAR

- METHACRYLIC ACID[İng.] / ACIDE MÉTHACRYLIQUE[Fr.] / METHAKRYLSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= METAKRİLİK ASİT

- METHACROLEIN[İng.] / METHAKROLEIN[Alm.] ile/değil/yerine/= METAKROLEİN

- METAL ALKYL[İng.] ile/değil/yerine/= METAL ALKİL

- METAL VAPOUR LASER[İng.] / LASER À VAPEUR MÉTALLIQUE[Fr.] / METALLDAMPFLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= METAL BUHAR LAZERİ

- METAL NITRIDE OXIDE SEMICONDUCTOR[İng.] / MNOS (MÉTAL-NITRATE-OXYDE-SEMICONDUCTEUR)[Fr.] ile/değil/yerine/= METAL-NİTRAT-OKSİT-YARIİLETKEN

- METAL OXIDE RESISTOR[İng.] / RÉSISTANCE À OXYDE MÉTALLIQUE[Fr.] / METALLOXID-WIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= METAL OKSİT DİRENÇ/DİRENCİ

- METAL OXIDE SEMICONDUCTOR[İng.] / MOS (MÉTAL-OXYDE-SEMICONDUCTEUR)[Fr.] / METALLOXID-HALBLEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= METAL OKSİT YARIİLETKEN

- METAL SEMICONDUCTOR FIELD EFFECT TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR À EFFET DE CHAMP MÉTAL-SEMICONDUCTEUR[Fr.] / METALLHALBLEITER-FELDEFFEKTTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= METAL YARIİLETKEN ALAN ETKİLİ TRANSİSTÖR


- METAL[Fr. < Yun.] ile METHAL[Ar. < MEDHAL]

( Çok yüksek elektrik ve ısı iletkenliği, kendine özgü parlaklığı olan, oksijenli birleşimiyle çoğunlukla bazik oksitler veren nesne; maden. | Bu nesneden yapılmış olan. | Dizgi makinelerinde satırları oluşturmak için eritilen antimon ve kurşun alaşımı. İLE Giriş yeri, giriş. | Bir binâ ya da binâ bölümünde ilk girilen ve asıl bölüme geçişi sağlayan yer, giriş. | Boğaz, körfez, tünel, geçit, sokak gibi yerlerin girişi, ağız. | Bir kitabın başında ayrıca yer alan, yapıtı ve içindeki konuları açıklayıcı bölüm, başlangıç, giriş, takdim, girizgâh. | Bir ilme başlangıç ya da hazırlık amacıyla yazılmış kısa ve özlü yapıt, risâle. | Bir işe karışma, parmağı olma, etkisi bulunma. | Türk mûsikîsinde fasıl başlarında peşrev yerini tutan, peşrevden daha kısa ve çok daha serbest olan beste. )

- METALDEHYDE[İng.] / MÉTALDÉHYDE[Fr.] / METALDEHYD[Alm.] ile/değil/yerine/= METALDEHİT

- METALLIC BOND[İng.] / LIAISON MÉTALLIQUE[Fr.] / METALLISCHE BINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= METALİK BAĞ

- METALLIC LUSTRE[İng.] / LUSTRAGE MÉTALLIQUE[Fr.] / METALLGLANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= METALİK PARLAKLIK

- METALLIC SOAP[İng.] ile/değil/yerine/= METALİK SABUN

- METALLOCENE[İng.] ile/değil/yerine/= METALLOSEN

- METALLOID[Alm.] ile/değil/yerine/= METALOİT

- METALLURGY[İng.] / MÉTALLURGIE[Fr.] / METALLURGIE, HÜTTENINDUSTRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= METALURJİ

- METAMORPHISME[Alm.] ile/değil/yerine/= METAMORFİZM

- METAMORPHISM[Fr.] ile/değil/yerine/= METAMORFİZMİN


- METHANE ARSENIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= METAN ARSENİK ASİT

- METHANE, MARSH GAS[İng.] / METHANE, GAS DES MARAIS, GRISOU[Fr.] / METHAN, SUMPFGAS, GRUBENGAS[Alm.] ile/değil/yerine/= METAN, BATAKLIK GAZI

- METHANE CARBOXYLIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= METAN KARBOKSİLİK ASİT

- METHANE SULPHONIC ACID, METHANESULFONIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= METAN SÜLFONİK ASİT

- METANILIC ACID[İng.] / ACIDE MÉTANILIQUE, ACID MÉTANILIQUE[Fr.] / METANILSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= METANİL ASİT, METANİLİK ASİT

- METANOL[İng. METHANOL] ile/||/<> ANTİDOT[İng. ANTIDOTE] ile/||/<> ETANOL[İng. ETHANOL] ile/||/<> KAYNAMA NOKTASI[İng. BOILING POINT] ile/||/<> PANZEHİR[İng. ANTIDOTE]

( Bir metil ve alkol öbeği içeren en basit yapılı alkol. Metil alkolün kimyasal formülü CH3OH, molar kütlesi 32.042 g/mol'dür. Metanol ya da metil alkol insanlar için son derece toksiktir. Metanolün erime noktası -97,6 °C, kaynama noktası 64.7 °C'dir. Yoğunluğu ise 0.792 g/cm3tür. Metanol, eskiden odunun damıtılmasıyla elde edildiğinden odun alkolü olarak da bilinir. Günümüzde ise metanol, karbonmonoksit ile hidrojenin reaksiyonundan elde edilir. @@ Bir zehir ya da ilacın zararlı etkisini engelleyen ya da ortadan kaldıran madde. Panzehir olarak da bilinir. Örneğin metanol zehirlenmesine karşı kullanılan etanol, bir antidot görevi görmektedir. @@ Renksiz ve kokusuz bir kimyasal bileşendir. Yanıcı bir bileşendir ve günışığında belirli olmayan, mavimsi bir renkte ve dumansız bir biçimde yanar. Aynı zamanda antiseptik, tıbbi çözücü, panzehir gibi görevlerde de kullanılır. Alkollü içeceklerde kullanılan tek alkol türüdür. Diğer alkol türlerinin kullanımı büyük risk oluşturmaktadır. @@ Saf bir maddenin belirli bir basınçta sıvı halden gaz haline geçtiği sıcaklıktır. Sıvı haldeki bir maddeye enerji verildiğinde sıcaklığı artar. Ancak bir süre sonra sıcaklığı değişmemeye ve madde kaynamaya başlar. Kaynama belirli bir basınçta sadece belirli bir sıcaklıkta gerçekleşir. Kaynamanın gerçekleştiği bu sıcaklık "kaynama noktası" ya da "kaynama sıcaklığı" olarak isimlendirilir. @@ Herhangi bir zehir ya da ilacın zararlı etkisini engelleyen ya da ortadan kaldıran madde, antidot. Metanol zehirlenmesine karşı kullanılan etanol bir panzehir görevi görmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- METHANOL[İng.] ile/değil/yerine/= METANOL

- ACID MÉTHANE SULFONIQUE[Fr.] / METHANSULFONSÄURE, METHYLSULFONSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= METANOSÜLFONİK ASİT

- METAPROTEINS[İng.] / MÉTA-PROTEINS[Fr.] / META-PROTEINS[Alm.] ile/değil/yerine/= METAPROTEİNLER

- METASILICATE[İng.] / MÉTA-SILICATE[Fr.] / METASILIKAT[Alm.] ile/değil/yerine/= METASİLİKAT


- METASILICIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= METASİLİSİK ASİT

- METASTANNIC ACID[İng.] / ACIDE MÉTASTANNIQUE[Fr.] / METAZINNSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= METASTANNİK ASİT

- METATEZ[Fr. < MÉTATHÈSE] değil/yerine/= GÖÇÜŞME

- METEDOLOJİ değil METODOLOJİ(/YÖNTEM/BİLİM / USÛL)

- METEOROLOG[Fr. < MÉTÉOROLOGUE] değil/yerine/= HAVA ÖNGÖRÜCÜSÜ

- METEROLOJİ" değil METEOROLOJİ

- METFUN[Ar.] değil/yerine/= GÖMÜLÜ

( Gömülmüş olan. )

- METH(İYE)/MEDİH[Ar.]/SENÂ[Ar.]/SİTAYİŞ[Fars.] değil/yerine/= ÖVME/ÖVGÜ

( [>< KADH/ZEMM] )

- METHIDATHION[İng.] ile/değil/yerine/= METİDATİON

- METHYL ACRYLATE[İng.] / ACRYLATE DE MÉTHYLE[Fr.] / METHYLACRYLAT[Alm.] ile/değil/yerine/= METİL AKRİLAT, METİLAKRİLAT


- METHYL ACETATE[İng.] / METHYLAZETAT[Alm.] ile/değil/yerine/= METİL ASETAT

- METHYLBENZENE[İng.] / BENZÈNE DE MÉTHYLE[Fr.] / METHYLBENZOL[Alm.] ile/değil/yerine/= METİL BENZEN

- METHYL BROMIDE[İng.] / MÉTHYL BROMURE[Fr.] / METHYL BROMID, MONOBROM METHAN[Alm.] ile/değil/yerine/= METİL BROMÜR

- METHYL BUTYRATE[İng.] / MÉTHYLBUTYRATE[Fr.] / BUTTERSÄUREMETHYLESTER[Alm.] ile/değil/yerine/= METİL BÜTİRAT

- METHYL[İng.] / MÉTHYLE[Fr.] / METHYL, METHYL GRUPPE[Alm.] ile/değil/yerine/= METİL GRUBU

- METHYL RUBBER[İng.] / CAOUTCHOUC DE' METHYLE[Fr.] / METHYLKAUTSCHUK, DIMETHYLBUTADIEN[Alm.] ile/değil/yerine/= METİL KAUÇUĞU

- METHYL RED[İng.] / ROUGEDE MÉTHYLE[Fr.] / METHYLROT[Alm.] ile/değil/yerine/= METİL KIRMIZISI

- METHYL CHLOROSILANES[İng.] ile/değil/yerine/= METİL KLOROSİLANLAR

- METHYLCELLULOSE[İng.] / MÉTHYLCELLULOSE[Fr.] / METHYLZELLULOSE[Alm.] ile/değil/yerine/= METİL SELÜLOZ

- METHYLAL[Fr.] / METHYLAL, DIMETHOXYMETHAN[Alm.] ile/değil/yerine/= METİLAL


- METHALLYL ALCOHOL[İng.] ile/değil/yerine/= METİLALİL ALKOL

- METHYLAMINE[İng.] / METHYLAMINE[Fr.] / METHYLAMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= METİLAMİN

- METHYLACETOPHENONE[İng.] / MÉTHYL-ACETOPHÉNONE[Fr.] / METHYLAZETOPHENON[Alm.] ile/değil/yerine/= METİLASETOFENON

- METHYL BENZOATE[İng.] / BENZOATE DE MÉTHYLE[Fr.] / METHYLBENZOAT[Alm.] ile/değil/yerine/= METİLBENZOAT

- METHYLONE BLUE[İng.] / BLUE DE MÉTHYLÈNE[Fr.] / METHYLENBLAU[Alm.] ile/değil/yerine/= METİLEN MAVİSİ

- METHYLENE[İng.] / MÉTHYLÈNE[Fr.] / DAS METHYLENE[Alm.] ile/değil/yerine/= METİLEN

- METHYLCHLORISILANE, CHLORMETHYLSILANE[Alm.] ile/değil/yerine/= METİLKLOROSİLAN

- METHYL CHLORIDE, CHLOROMETHANE[İng.] / MÉTHYLCHLORURE[Fr.] / METHYLCHLORID, MONOCHLORMETHAN, MONOCHLORMETHAN[Alm.] ile/değil/yerine/= METİLKLORÜR, KLOROMETAN

- METHYLCYCLOHEXANOL[İng.] ile/değil/yerine/= METİLSİKLOHEKSANOL

- METHYLCYCLOHEXANONE[İng.] ile/değil/yerine/= METİLSİKLOHEKSANON


- METHYLZYKLOHEXANOL, HEPTALIN[Alm.] ile/değil/yerine/= METİLSİKLOHEKZANOL

- METHYLZYKLOHHEXANON[Alm.] ile/değil/yerine/= METİLSİKLOHEKZANON

- METHINE GROUP[İng.] / METHIN GRUPPE[Alm.] ile/değil/yerine/= METİN GRUBU

- METİN[Ar. < METN]/TEKST/TEXT/TEKSTİL[İng./Fr. < TEXTILE] değil/yerine/= ÖRÜT | DOKUMACILIK DOKUMA

- METHINE[İng.] ile/değil/yerine/= METİN

- ÖRÜT/DOKU/METİN[Ar.]/TEXT[İng.] ile/ve/||/<>/> METÎN ile/ve/||/<>/> Metin

( Bir yazıyı, biçim, anlatım ve noktalama özellikleriyle oluşturan sözcüklerin tümü. | Basılı ya da el yazması parça. İLE/VE/||/<>/> Acılar karşısında, dayanma gücünü yitirmeyen, sağlam, dayanaklı, değerli, kavî. İLE/VE/||/<>/> Kişi adı. )

- METÎN/E[Ar. < METÂNET] ile METN[Ar. < MÜTÛN]

( Sağlam, dayanaklı, metânetli. İLE Bir yazıyı, biçim ve noktalama özellikleriyle birlikte oluşturan sözcüklerin tümü. )

- METHIONIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= METİONİK ASİT

- METHIDE[İng.] ile/değil/yerine/= METİT

- METHOXY GROUP[İng.] / GROUPE DE MÉTHOXY[Fr.] / METHOXY GRUPPE[Alm.] ile/değil/yerine/= METOKSİ GRUBU


- METHOMYL[İng.] ile/değil/yerine/= METOMİL

- METOT(/D)//METHOD[İng.] değil/yerine/= YÖNTEM

- METER BRIDGE[İng.] / PONT DE MESURE[Fr.] / METERBRÜCKE[Alm.] ile/değil/yerine/= METRE KÖPRÜSÜ

- METER[İng.] / MÉTRE[Fr.] / METER[Alm.] ile/değil/yerine/= METRE

- METREKÜP değil STER[Fr. < Yun.]

( ... DEĞİL Yığın durumundaki yakılacak odun için kullanılan, bir metreküpe eşit, oylum ölçüsü. )

- SYSTÈME MÉTRIQUE[Fr.] / METRISCHES SYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= METRİK SİSTEM

- METRUK[Ar.] ile/ve/||/<> ISKARTA[İt. < SCARTO]

( Terk edilmiş. İLE Bazı iskambil oyunlarında, kullanılması gerekmediğinden bir yana bırakılan kâğıt. | Herhangi bir nedenle değerini yitirmiş mal. )

- MEVÂİD[Ar. < MÂİDE] ile MEVÂİD[Ar. < MEV'İD] ile MEVÂİD[Ar. < MEV'ÛD/MÎÂD]

( Sofralar. İLE Söz verilen yerler, söz vermeler, vaidler. İLE Va'd olunmuş şeyler. | Belirli, muayyen şeyler. | Belirli zamanlar. )

- MEVÂKIT[Ar. < MEVKIT] ile MEVÂKİT[Ar. < MÎKAT]

( Önceden belirtilmiş zamanlar. İLE Bir iş için belirlenen vakitler. | Hacıların, ehrâma büründükleri yerler. )

- MEVÂLÎ[Ar. < MEVLÂ] ile MEVÂNİ'[Ar. < MÂNİ'/MÂNİA]

( Mevleviyet payesine ulaşmış olan âlimler. | Köleler. İLE Engeller, mânîler. )

- MEVÂLİD[Ar. < MEVLİD] ile MEVÂLÎD[Ar. < MEVLÛD]

( Doğulan yerler, mevlitler. İLE Yeni doğmuş bebekler. | Mevcutlar. )

- MEVÂSIK[Ar. < MEVSİK, MÎSÂK] ile/= MEVÂSÎK[Ar. < MÎSÂK, MEVSÛK]

( Yeminler, sözleşmeler. İLE/= Yeminler, sözleşmeler, mevâsık. )

- MEVCUD ile/ve/değil MÜTEHAYYİZ

( Varolan. İLE/VE/DEĞİL Yer kaplayan. )

- MEVHUM-U MUHÂLİF değil MEFHUM-U MUHÂLİF

- MEVKİ ile/ve MEVZİ

- DEVİR/DEVRE[Ar. < DEVR]/MEVKUT[Ar.]/PERİYOD/İK[Fr., İng. PERIOD] değil/yerine/= DÖNEM/SEL / DÖNEY / ÇEVRİM / GEÇİSÜRE / SÜRELİ

( ... DEĞİL/YERİNE/= Sürekli ve düzenli değişme, devir. | Bir elektrik akımının, iletken üzerinde aldığı yol, devre. )

- MEVLANEKAPI değil MEVLÂNÂKAPI (KIRMIZILAR KAPISI, YENİKAPI)

- MEVLİD[Ar. < VELÂDET | çoğ. MEVÂLİD] ile MEVLÛD[Ar. < ELÂDET | çoğ. MEVÂLİD]

( Kişinin doğduğu yer. | Doğma, dünyaya gelme. | Doğulan zaman. | Hz. Muhammed'in doğumunu anlatan manzum eser.[en yaygın olanı, Süleyman Çelebi'nin yazdığı kitaptır.] İLE Yeni doğmuş bebek. | [galat] Mevlid. )

- MEVLİD[Ar. < VELÂDET | çoğ. MEVÂLİD] ile MEVRİD[Ar. < VÜRÛD | çoğ. MEVÂRİD]

( Kişinin doğduğu yer. | Doğma, dünyaya gelme. | Doğulan zaman. | Hz. Muhammed'in doğumunu anlatan manzum eser.[en yaygın olanı, Süleyman Çelebi'nin yazdığı kitaptır.] İLE Varılacak yer/yol. )

- MEVTÂ[Ar. < MEYT, MEYYİT]["MEFTA" değil!] ile MEVTÂ'[Ar.]

( Ölüler, ölmüşler. İLE Ayağın bastığı yer. )

- MEVTÎ[Ar. çoğ. MEVÂTÎ] ile MEVKÎ

( Ayak basılan yerler. )

- MEYÂMİN[Ar. < MEYMENET] ile MEYÂMÎN[Ar. < MEYMÛN]

( Bereketler, uğurlar, mutluluklar. İLE Bereketliler, uğurlular, kutlular. )

- MEYAN KÖKÜ ile MERCAN KÖŞKÜ

- MEYAN ile MEYAN/MEYANKÖKÜ ile MEYAN[Fars. < MIYAN/MİYAN]

( Şarkıların üçüncü dizesi. İLE Fasulyegillerden, tatlı olan toprakaltı bölümleri tıpta kullanılan, çok yıllık, otsu bir bitki. İLE Ara, orta. )

- MEYDÂN[Ar.] ile MEY-DÂN[Ar.]

( Geniş, açık, düz yer/alan. | Yarışma/karşılaşma yeri. | Ortaklık. | Âyin yeri. | Fırsat, olanak. İLE Şarap kabı. )

- MEYHÂNE[Fars.] ile MEYANE[Fars.]

( İçki içilen lokanta. | Kabare. | Dergâh. | Mürşidin bulunduğu tekke ya da mürşidin gönlü. İLE Çorba gibi yiyeceklere tad kazandırmak için un ve yağla yapılan sos. )

- MEYHANE ile MEYHANECİ/LİK ile MEYHANELİ ile MEYHANESİZ ile MEYHANECİ OTU ile MEYHANE PİLAVI ile MEYHANE TAVUĞU

- MEYL[Ar.] ile MEYEL[Ar.]

- MEYVA değil MEYVE[Fars. < MÎVE]

- MEYVELENMEK ile MEYVELENDİRMEK ile MEYVE/LİK ile MEYVECİ/LİK ile MEYVELİ ile MEYVESİZ/LİK ile MEYVE İÇİ ile MEYVE DIŞI ile MEYVE SUYU ile MEYVE AĞACI ile MEYVE EZMESİ ile MEYVE KABUĞU ile MEYVE ORTASI ile MEYVE REÇELİ ile MEYVE SİNEĞİ ile MEYVE YAPRAK ile MEYVE ŞEKERİ ile MEYVE BAHÇESİ ile MEYVE SİNEĞİGİLLER


- MEZÂHİR[Ar. < MİZHER] ile MEZÂHİR/MAZÂHİR[Ar. < MAZHAR]

( Utlar. | Çiçekli yerler. İLE Bir şeyin göründüğü, çıktığı yerler. Nâil olmalar, onurlanmalar/şereflenmeler. )

- MEZÂİK[Ar. < ZÎK] ile MEZÂK[Ar. < ZEVK]

( Sıkıntılı, dar yerler. İLE Zevk alma, tad duyma, tadma. | Zevk, lezzet. | Tad duyulan yer, damak. )

- MEZÂMÎR[Ar. < MIZMAR] ile MEZÂMÎR[Ar. < MİZMÂR, MEZMÛR]

( Koşu meydanları. İLE Düdükler. | Kavalla söylenilen ilâhî. | Zebûr'un sûreleri. )

- MEZÂR[Ar. < ZİYÂRET | çoğ. MEZÂRÂT] ile MEZÂRR/MAZARR[Ar. < MAZARRAT]

( Ziyaret yeri. | Ölünün gömüldüğü yer, kabir, sin. İLE Zararlar, ziyanlar. )

- MEZHEBLERDE İHTİLÂF[Ar.] ile CİNSLERDE İHTİLÂF[Ar.]

- MESIC ATOM[İng.] / ATOME MESIC[Fr.] ile/değil/yerine/= MEZİK ATOM

- MESIC MOLECULE[İng.] ile/değil/yerine/= MEZİK MOLEKÜL

- MESOMORPHISM[İng.] ile/değil/yerine/= MEZOMORFİZM

- MESON RESONANCE[İng.] / RÉSONANCE MÉSONIQUE[Fr.] / MESONENRESONANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= MEZON REZONANSI

- MESON CAPTURE[İng.] / MESONEINFANG[Alm.] ile/değil/yerine/= MEZON YAKALANMASI


- MESON[İng.] / MESON[Fr.] / MESON[Alm.] ile/değil/yerine/= MEZON

- MOLÉCULE MÉSONIQUE[Fr.] / MESONENMOLEKÜL[Alm.] ile/değil/yerine/= MEZONİK MOLEKÜL

- MESONIC X-RAY[İng.] / MESOISCHER RÖNTGENSTRAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= MEZONİK X-IŞINI

- MESOSPHERE[İng.] / MÉSOSPHÈRE[Fr.] / MESOSPHÄRE[Alm.] ile/değil/yerine/= MEZOSFER

- MİÂD[Ar. < VA'D çoğ. MEVÂİD]["MİYAD" değil!] değil/yerine/= SÜRECİNİ TAMAMLADI

- MİAD[Ar.] ile MÎÂD[Ar.]

( Mîdeler, kursaklar. İLE Belirtilen [yıpranma süresi] zaman ya da yer. | Bir şeyin yapılması için tanınan süre. )