| ORTA YAZACA GÖRE |

- KANTAR[Ar. < KİNTÂR]/BASKÜL[Fr. < BASCULE] değil/yerine/= TARTI (ARACI)

( Ağırlık sıfırken yatay duran bir kaldıraç koluna dik olarak tutturulmuş bir ibrenin sapmasıyla kütleleri tartan araç. | Tartılacak kütle alttaki çengele takıldığında sarmal bir yaya bağlı olan ve normal olarak sıfırı gösteren bir okun, yanlarda gösterilmiş ağırlık birimleri hizasına gelmesiyle kütle ağırlığını belirleyen bir tür tartı aracı, el kantarı. | 56,452 kilogram ağırlığında ya da kırk dört okkalık bir ağırlık ve sığa birimi. )

- KANTARLAMAK ile KANTAR/LIK ile KANTARCI/LIK ile KANTARLI ile KANTAR KOLU ile KANTAR TOPU ile KANTAR AĞASI ile KANTAR KABAĞI ile KANTARLI KÜFÜR ile KANTARI BELİNDE

- VARSIL/ZENGİN OLMAK:
KANUN KADAR
değil KARUN KADAR

- KANUN[Ar.] ile KANUN[Ar.] ile KÂNUN[Ar.]

( Devletin yasama kuvveti tarafından herkesçe uyulmak üzere konulan her tür düzen, kural, kaide, yasa. | Herhangi bir konu üzerindeki yasayı/kanunu taşıyan kitap. | Geçerli olan kural. | Doğa olaylarının bağlı göründükleri ve dışına çıkamadığı düzen. | Yol, yordam, âdet. İLE Dikdörtgen biçiminde, bir köşesi kesik, yassı bir sandık üzerine gerilmiş tellerden oluşan, tırnak adı verilen çalgıçlarla çalınan ince saz çalgısı. İLE Soba. | Mangal. | Bir şeyin tutuşup yandığı yer. | Kış mevsiminin ilk ayı.[Aralık] Eski takvimde yer alan kânun-u sâni, kânun-u evvel ay adlarında geçen "ateş ocağı" anlamındaki söz. )

- KANUN[Ar.] ile/ve/< SANTUR[Fars. < SENTÛR < Yun.]

( Parmaklarla. İLE/VE Kanun biçiminde fakat tokmaklarla çalınan bir çalgı. )
( YATUK: Kanun, santur gibi sazların ortak adı. )

- KAP KALAYLAMAK ile/ve/<>/değil/yerine KALP KALAYLAMAK

- KAP ile BADYA

( ... İLE Ağzı geniş, yayvan, büyükçe su kabı. )

- KAP ile/değil DAĞAR

( ... İLE/DEĞİL Ağzı yayvan, toprak kap. | Dağarcık. )

- KAP ile GÜLABDAN[Fars.]

( ... İLE Gülsuyu serpmek/dökmek için kullanılan, ağzı emzikli, armut biçiminde küçük kap. )

- KAP ile GÜVEÇ

( ... İLE İçinde yemek pişirilen toprak kap. | Bu kapta pişirilen yemek. )

- KAP[Fr. < CAPE] ile KAP ile KÂP/KÂB[Ar.]

( Giysi. İLE Mahfaza. İLE Aşık kemiği. )
( Gövdeyi omuzların üstünden çepeçevre saracak biçimde yapılan bir tür üst giysisi. | Kadınların giydiği kolsuz üstlük. İLE İçi gaz, sıvı ya da katı herhangi bir nesneyi alabilen oyuk nesne. | Kap kacak. | Türlü şeylerin taşınması ya da saklanması için kullanılan torba, kılıf, çanta, sepet, sandık vb. | Kapak, cilt. İLE Aşık kemiği. )

- KAP ile KAPÇIK

( ... İLE Küçük kap. | Boş mermi kovanı. | Tahıl tanelerinde kabuk. )

- KAP ile KIRBA[Ar. < KİRBA]/KIRPA

( ... İLE İçinde su taşınılan, ağzı dar, altı geniş su kabı. | Çok su içen kişi. | Çocuklarda karın şişmesiyle beliren bir hastalık. )

- KAP ile MATARA[Ar.]

( ... İLE Yolculukta kullanılan, boyna ya da bele asılı olarak taşınan su taşıma kabı. )

- KAP ile YAĞDANLIK

( ... İLE Makine parçalarına yağ akıtmak için kullanılan, ince uzun bir borusu olan kap. )

- KAPACIK / KAPAKÇIK

( Küçük kapak. | Yürekte ve damarlarda kanın ya da başka sıvıların geri dönmesini önleyen supap durumunda küçük kapak. )

- CLOSED SYSTEM[İng.] / GESCHLOSSENER SYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= KAPALI SİSTEM

- KAPAMAK ile KAPATMAK

( Bir açıklığı örtmek için bir şeyi, açık yerin üzerine getirmek. | Hava bulutlarla kaplanmak, sıkıntılı bir hâl almak. | Bir şeyin görünmesine engel olmak. | Geçişi engellemek. | Tıkamak, içini doldurmak. | Su, elektrik gelişini kesmek. | Çalışamaz, görev ve iş yapamaz duruma getirmek. | Üzerinde durmamak, bir şey üzerinde konuşmayı bırakmak. | Bir yere sokup dışarı çıkmasına engel olmak, hapsetmek. | Ortalıktan alıp saklamak. | Karşılamak, denk gelmek. İLE Bir malı değerinden aşağı bir karşılıkla elde etmek. | Kapamak. | Bir kadınla nikâhsız yaşamak. | Yayımını yasak etmek, yayımına son vermek. | Herhangi bir yerin tüM tüketimlerini üstlenip başkalarını içeri almadan isteği doğrultusunda eğlenmek. | Bitirmek, unutturmak, söz edilmesini engellemek. )

- KAPARO[İt. < CAPARRA]/BESMÂN[Fars.] ile/ve PEY/PEH[Fars.]

- KAPARO[İt. < CAPARRA] değil/yerine/= ÖNDELİK


- CAPACITANCE[İng.] / CAPACITANCE[Fr.] / KAPAZITÄTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KAPASİTANS

- KAPASİTE ARTTIRIMI değil KAPASİTE ARTIRIMI

- KAPI ve/<> KIPI

( Zemin. VE/<> An.[Zaman] )

- KAPILANMAK ve/<> KAPLANMAK

- KAPILLAR AKTIVE SUBSTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KAPİLER ETKİN/AKTİF NESNE

- CAPILLAIRE CONDENSATION[Fr.] / KAPPILAR KONDENSATION[Alm.] ile/değil/yerine/= KAPİLER YOĞUNLAŞMA

- THYRATRON À GRILLE[Fr.] ile/değil/yerine/= KAPILI TİRATRON

- KAPISKA değil KAPUSKA[Slav]

( Lahana yemeği. )

- KAPİTALİZM[Fr. < CAPITALISME] değil/yerine/= ANAMALCILIK

- KAPLAMA ile KAPLAMACI/LIK ile KAPLAMALI ile KAPLAMALI MOBİLYA


- KAPLAMAK ile KAPLANMAK ile KAPLATMAK ile KAPLATTIRMAK ile KAPLAYABİLMEK ile KAPLAYIVERMEK ile KAPLAM ile KAPLAN ile KAPLAMLI ile KAPLAMSAL/LIK ile KAPLAN BÖCEK ile KAPLAN DERİSİ ile KAPLAN ATLAMASI ile KAPLAN BÖCEKLER

- KAPLAN ile BEBR/BEBİR[Fars.]

( ... İLE Hindistan'da kaplana benzeyen, kedi yapılı, gayet büyük, üstü yol yok tüylü bir hayvanmış. Saldırdığı zaman tüyleri öyle bir kabarırmış ki gören ürkermiş. Böbürlenmek sözcüğünün bebr'den geldiği sanılmaktadır. Efsaneye göre bu hayvanın derisine ok, kılıç, mızrak gibi savaş aletleri işlemezmiş. )

- KAPLAYAN ile/ve/<> KAPSAYAN

- KAPORA[İt. < CAPARRA] değil/yerine/= GÜVENMELİK

- KAPORTA[İt. < BOCCAPORTA] ile/ve/||/<> KAROSER[Fr. < CARROSSERIE] ile/ve/||/<> TAMPON[Fr. < TAMPON]

( Otomobilde, kaput ya da ön kapak. | Motorlu taşıtları örten, genellikle sacdan yapılmış dış bölüm. | Gemi içinin aydınlanması ve hava alması amacıyla güvertede açılmış bulunan camekânlı yer. | Kişinin yüz, giysi, ayakkabı vb.nden oluşan dış görünümü. İLE/VE/||/<> Otomobilde, mekanizmayı oluşturan motor, makine, tekerlek, şasi vb. bölümlerin dışında kalan, görünen dış bölüm. İLE/VE/||/<> Bir deliği kapamaya yarayan, herhangi bir nesneden yapılmış büyük tıkaç. | Bir darbenin şiddetini azaltmaya yarayan, içi yumuşak nesneyle dolu şey. | Çarpışmaların etkisini azaltmak için vagonların, otomobillerin ön ve arkalarında bulunan donanım. | Kanı silmek, durdurmak için kullanılan gazlı bez yumağı ya da sterilize edilmiş pamuklu özel parça. | Bir darbenin, çatışmanın şiddetini azaltan etken. )

- CAPRYLIC ACID[İng.] / ACID CAPRYLLIQUE[Fr.] / KAPRYLSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= KAPRİLİK ASİT

- KAPSAM/AK ile/ve/değil/||/<>/< KAPLAM/AK

( Sınırları içine başka konuları ya da anlamları alma durumu. İLE Bir kavramın ve o kavramı dile getiren terimin içerdiği var olanların ve bireysel olayların bütünü. )
( Felsefede. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Mantıkta. )

- KAPSAMAK ile KAPSATMAK ile KAPSAYABİLMEK ile KAPSAM ile KAPSAMLI/LIK

- CAPSULE[İng.] / CAPSULE[Fr.] / KAPSEL, HÜTCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KAPSÜL

- KAPÜŞONLU["KAPŞON" değil!] ile/değil TOGA["TOKA" değil!]


- KAR ile KÂR

( Kış mevsiminde yağan. İLE Kazanç. )
( Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne beyaz ve hafif billurlar biçiminde donarak düşen su buharı. @@ Alışveriş işlerinin sağladığı para kazancı. | İş. | Yarar, fayda. | Üretim etmenlerinden biri olan girişimcinin üretimden aldığı pay. | Maliyet fiyatıyla satış fiyatı arasındaki fark. )

- KAR' ile KAR' ile KA'R[çoğ. KUÛR] ile KÂR[Fars.] ile -KÂR[Fars.]

( Kapıyı çalma. İLE Hekimin, hastayı muayene ederken, ses almak üzere, bir örgene/uzva parmakla vurması. | Kapı çalma. | Su kabağı. İLE Çukur şeyin dibi, dip, son/nihayet. | Derinlik. İLE İş güç, iş. | Kazanç, temettü. | Meşguliyet; sanat. | İşleme, etki/te'sir. | Savaş. İLE "-li, -ci, eden, -edici" eklerinin karşılığıdır. Adları sıfat yapar.[HİLE-KÂR, İSYAN-KÂR, KANAAT-KÂR vb.] )

- KÂR["KAR" degil!] ile/ve ZARAR

( Fahiş olmamak kaydıyla çeşitli koşullara göre değişebilir. İLE/VE
Neresinden dönülürse kârdır. )

- BLACK DIAMOND[İng.] / DIAMANT NOIR[Fr.] / SCHWARZER DIAMONT[Alm.] ile/değil/yerine/= KARA ELMAS

- KARA YILANI ile/ve KARAYILAN

( ... İLE Boyu uzun, başı iri pullarla örtülü, zararlı hayvanları yediği için tarıma yararlı, tehlikesiz bir yılan. )

- KARACA KURUCA ve/fakat/||/<>/> GÖNLÜME GÖRECE

- KÂR-ÂGÂH[Ar.] ile KARÂR-GÂH[Ar., Fars.]

( İş bilir, uyanık. İLE Bir yerde oturup karar kılınacak, dinlenilecek yer. | Bir ordu kurmay kurulunun bulunduğu yer/merkez. )

- CHARACTERISTIC EQUATIONS[İng.] / ÉQUATIONS CARACTÉRISTIQUES[Fr.] / CHARAKTERISTISCHE GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KARAKTERİSTİK DENKLEMLER

- CHARACTERISTIC FUNCTION[İng.] / FONCTION CARACTÉRISTIQUE[Fr.] / CHARAKTERISTISCHE FUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= KARAKTERİSTİK İŞLEV/FONKSİYON

- CHARACTERISTIC LENGTH[İng.] / LONGUEUR CARACTÉRISTIQUE[Fr.] / CHARAKTERISTISCHE LÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= KARAKTERİSTİK UZUNLUK


- KARAKULAK ile KARAKULAK/MİNEKOP ile KARAKULAK

( Kedigillerden, çakala benzer vahşi bir hayvan. İLE Balık. İLE Osmanlı Devleti'nde emir çavuşu, haberci. )

- KARAMAN ile KAHRAMAN

- KARANFİL[Ar. < KARANFUL] ile KARAMUK

( Karanfilgillerden, güzel renkli çiçekler açan bir süs bitkisi. | Mersingillerden, Molük Adaları'nda, Filipinler'de ve Hindistan'da yetişen ve yaprakları sürekli yeşil kalan bir ağaç.[Caryophyllus aromaticus] | Bu ağacın karanfil yağı elde edilen ve baharat olarak kullanılan, ağız kokusunu gideren, acımsı, koyu renkli, küçük çivi biçimindeki tomurcuğu. İLE Karanfilgillerden, ekin tarlalarında biten, yaprakları karşılıklı, çiçeği pembe mor renkte, zararlı bir bitki. | Gövdede, kara renkli kabarcıklara neden olan bir hastalık. | Koyunlarda görülen bir hastalık türü. )

- DARK CURRENT[İng.] / COURANT D'OBSCURITÉ[Fr.] / DUNKELSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= KARANLIK AKIMI

- KARAR VERME[İng. DECISION-MAKING] ile/||/<> İNSULAR KORTEKS[İng. INSULAR CORTEX]

( Algılanan uyaranı değerlendirip uygun bir davranışsal tepki seçme. Karar verme süreci basit olabilir ya da sorun çözme gibi karmaşık bilişsel süreçleri içerebilir. @@ "Reil Adası" olarak da adlandırılan insular korteks beynin her iki yarım küresinde lateral sulkusun derinliklerinde katlanmış olarak bulunur, insanlarda duyusal işlemeden üst düzey bilişe kadar çeşitli işlevleri vardır. Araştırma bulgularına göre bu yapı otonom ve motor kontrol, risk tahmini, karar verme, bedensel ve öz farkındalık, empati gibi karmaşık sosyal işlevlerde de önemli bir yer tutar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- KARARLI MÜREKKEP[Osm.] / STABLE COMPOUND[İng.] / COMPOSE STABLE[Fr.] ile/değil/yerine/= KARARLI BİLEŞİK

- STEADY-STATE POTENTIAL[İng.] ile/değil/yerine/= KARARLI DURUM POTANSİYELİ

- STABILIZER[İng.] / STABILISATEUR[Fr.] ile/değil/yerine/= KARARLI HALE GETİRİCİ

- KARARMAK ile KARARTMAK ile KARARLAMAK ile KARARLAŞMAK ile KARARTILMAK ile KARARIVERMEK ile KARARTABİLMEK ile KARARTIVERMEK ile KARARLAŞTIRMAK ile KARARLAŞTIRILMAK ile KARARLAŞTIRABİLMEK ile KARAR ile KARARLI/LIK ile KARARSIZ/LIK ile KARARLICA ile KARARSIZCA ile KARARLI DALGA ile KARARLI DENGE ile KARARSIZ DENGE

- İSTİKRARSİZ MUVÂZENE[Osm.] / UNSTABLE EQUILIBRIUM[İng.] / ÉQUILIBRE INSTABLE[Fr.] / INSTABILES GLEICHGEWICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= KARARSIZ DENGE


- KARAT değil KIRAT[Ar.]

( Elmas, zümrüt vb. değerli taşların tartısında kullanılan, 0,20043 gramlık ağırlık ölçü birimi. | Nitelik, değer, düzey, seviye. )

- CARBAMIC ACID[İng.] / ACID CARBAMIQUE[Fr.] / CARBAMINISÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= KARBAMİK ASİT

- CARBOZIN[İng.] ile/değil/yerine/= KARBAZİN

- CARBOHYDRATES[İng.] / HYDRATES DE CARBON[Fr.] / KOHLEHYDRATEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KARBOHİDRATLAR

- KARBOGEL[İng.] ile/değil/yerine/= KARBOJEL

- CARBOCYCLIC COMPOUND[İng.] / COMPOSÉS CARBOCYCLIQUES[Fr.] ile/değil/yerine/= KARBOKSİKLİK BİLEŞİKLER

- CARBOXYL[Fr.] / KARBOXYL, KARBOXYLGRUPPE[Alm.] ile/değil/yerine/= KARBOKSİL

- CARBOXYLASE[İng.] / KARBOXYLASE[Alm.] ile/değil/yerine/= KARBOKSİLAZ

- CARBOXYMETHYL-CELLULOSE[İng.] / KARBOXYLIERTE METHYLZELLULOSE[Alm.] ile/değil/yerine/= KARBOKSİMETİL SELÜLOZ

- CARBON DISULFIDE[İng.] ile/değil/yerine/= KARBON DİSÜLFÜR


- CARBON FILAMENT[İng.] ile/değil/yerine/= KARBON FİLAMAN

- CARBON MONOXIDE LASER[İng.] / LASER À MONOXYDE DE CARBONE[Fr.] / KOHLENMONOXIDLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= KARBON MONOKSİT LAZERİ

- TEMPORARY HARDNESS[İng.] / CRUDITÉ TEMPORAIRE[Fr.] / KARBONATHÄRTE, VORÜBERGEHENDE HÄRTE, VORÜBERGEHENDE HÄRTE[Alm.] ile/değil/yerine/= KARBON SERTLİĞİ, GEÇİCİ SERTLİK

- CARBON TETRAFLUORIDE[İng.] ile/değil/yerine/= KARBON TETRAFLORÜR

- CARBON TETRACHLORIDE[İng.] ile/değil/yerine/= KARBON TETRAKLORÜR

- CARBONYL GROUP[İng.] / KARBONYL, KARBONYL GRUPPE[Alm.] ile/değil/yerine/= KARBONİL GRUBU

- CARBENIUM[İng.] ile/değil/yerine/= KARBONİYUM İYONU

- KARBONLAMAK ile KARBONLAŞMAK ile KARBON ile KARBONLU ile KARBONSUZ ile KARBON DÖNEMİ ile KARBON KAĞIDI

- CARBÉNIUM[Fr.] / CARBONIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KARBONYUM İYONU

- KARDEŞ/KARDAŞ ile İKİZ


- SQUARE WAVE POLAROGRAPHY[İng.] ile/değil/yerine/= KARE DALGA POLAROGRAFİSİ

- KARE[Fr. < CARRÉ] değil/yerine/= DÖRDÜL

- KAREKTER değil KARAKTER

- KAREOGRAF/İ değil KOREOGRAF/İ

- KARGAŞA ile/ve ÇATIŞMA/ARBEDE[Ar.]["ARBADE" değil!]

- KARGAŞA ile/değil KARMAŞA

( Kişiler arasında. İLE/DEĞİL Kavram ve/ya da olgularda. )
( Karmaşa, görünüşte ve sözlerdedir. Var olan, vardır. O, ne nesnel, ne de özneldir. Madde ve zihin, ayrı değillerdir, onlar, tek enerjinin yüzleridir. Zihne, maddenin işlevi olarak bakın, işte size bilim; maddeye, zihnin ürünü diye bakın, işte size din. )
( Between people.
The confusion is apparent and purely verbal. What is, is. It is neither subjective nor objective. Matter and mind are not separate, they are aspects of one energy. Look at the mind as a function of matter and you have science; look at matter as the product of the mind and you have religion. Vs. About concepts and/or facts. )

- KARGAŞA ile KAYNAMA, COŞMA/COŞKU / GALEYÂN[Ar.]["GALYAN" değil!]

- KARGAŞA/LIK ile KARGAŞACI/LIK ile KARGAŞALI/LIK ile KARGAŞASIZ/LIK

- KARGIMAK ile KARGILAMAK ile KARGIŞLAMAK ile KARGI/LIK ile KARGIN ile KARGIŞ ile KARGIŞLI

- KARIN[İng. ABDOMEN] ile/||/<> AKUT PANKREATİT[İng. ACUTE PANCREATITIS] ile/||/<> ATRİYOVENTRİKÜLER DÜĞÜM[İng. ATRIOVENTRICULAR NODE] ile/||/<> ATRİYUM[İng. ATRIUM] ile/||/<> DERİN BEYİN STİMÜLASYONU[İng. DEEP BRAIN STIMULATION]

( Bir canlının uzunlamasına yere paralel durduğunda, yere yakın olan tarafına verilen isim. @@ Sırta ve sol skapular bölgeye yayılan epigastrik ağrı, ateş, bulantı ve kusma semptomları ile kendini gösteren "akut karın" tablosudur. Etyolojisinde en sık alkol kullanımı ve safra taşlarına bağlı pankreas gözelerinin hasar görmesi yer almaktadır. @@ Kalp hızı ve ritmini kontrol eden sisteminin en önemli bölümlerinden biridir. AV düğüm olarak da anılır. Elektrik uyarıları üretir ve onları kalp boyunca iletir ve kalbi kalp uyarımını ve pompalanmasını uyarır. Elektriksel uyarılar, sinoatriyal düğümden başlar ve kalbin sağ üst odasının altında bulunan bir göze kümesi olan AV düğümüne ulaşana kadar aşağı doğru hareket eder. Elektrik sinyalinin ventirküllere girmesini yavaşlatan sistemdir. Bu gecikme kulakçıklara karıncıklardan önce kasılabilmesi için zaman kazandırır. @@ 1. Kalbin üst kısmında bulunan, toplardamarlardan gelen kanı ventriküllere (karıncıklara) aktaran odacıklar. @@ Kafatasına 14 milimetre çapında bir delik açılarak beynin içine elektrot yerleştirilmesi yoluyla yapılan cerrahi tedavi yöntemi. Beyne yerleştirilen elektrot, köprücük kemiği ya da karın bölgesinde bulunan bir nörostimülatöre bağlanır. Elektrot; talamus, subtalamus ve globus pallidus olmak üzere beynin üç farklı bölgesine yerleştirilebilir. Bağlanan nörostimülatör beyne elektrik akımları gönderir. Derin beyin stimülasyonu, geri alınabilen bir tedavi yöntemidir. Genellikle parkinson hastalarında kullanılır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- KARIN ile MİDE[Ar.]["MİĞDE" değil!]

( ... ile KURSAK[Halk dilinde] )
( KURSAK: Kuşların yemek borusu üzerinde bulunan, yiyeceklerin toplandığı torba biçiminde şişkin örgen. | Böceklerin ve solucanların sindirim kanallarında bulunan, kuşların kursağına benzeyen yapı. )
( İnsan ve hayvanlarda, gövdenin, kaburga kenarlarından kasıklara kadar olan ön bölgesi. | Dölyatağı. | Bazı şeylerde, şiş ve iç bölüm. | Mide. | [mecaz] İç, gönül, akıl, kafa. | Gelen ve yansımış dalgaların girişimiyle oluşan duraklı dalgalarda, en büyük genlikle titreşen noktalar. İLE Omurgalılarda, sindirim sisteminin, yemek borusu ile onikiparmak bağırsağı arasında, besinlerin, sindirime hazır duruma getirildiği, omurgasız hayvanlarda, sindirim kanalının bu bölgeye karşılık olan bölgesi. | [mecaz] Karın, karın bölgesi. | [mecaz] Yemek yeme isteği. )

- KÂRINCA KARARINCA (YAŞAMAK, DAVRANMAK)

- MISCIBLE[İng.] / MISCIBLE[Fr.] / MISCHBAR[Alm.] ile/değil/yerine/= KARIŞABİLİR

- KARIŞAN KALITIM[İng. BLENDING INHERITANCE] ile/||/<> KARIŞIK BANKA TEORİSİ[İng. MIXED BANK THEORY]

( Fenotipteki kalıtsal özelliklerin birbirine karışarak yavruya aktarıldığını ve bu yüzden yavruda, ebeveynlerinin özelliklerinin bir karışımı olduğunu ileri süren hipotezdir. Günümüzde geçerliliğini yitirmiştir. @@ Kırmızı Kraliçe teorisine alternatif bir teori. Teori seksin evrimsel süreçteki rolünü açıklamak için ileri sürülmüştür. Graham Bell tarafından 1982 yılında öne sürülen bu teoriye göre seksin evrimsel süreçteki işlevi yavru sayısını arttırmaktır. "Karışık Banka" kavramı Darwin'in "The origin" adlı kitabında geçen bir kavram.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- MIXED CRYSTAL FORMATION[İng.] ile/değil/yerine/= KARIŞIK KRİSTAL OLUŞUMU

- BİLLUR-U SAKÎM[Osm.] / MIXED CRYSTAL[İng.] / CRISTAL MIXTE[Fr.] / MISCHKRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= KARIŞIK KRİSTAL

- KARIŞIK ile/ve/değil KARMAŞIK

- KARIŞIK ile KATIŞIK

( TAGŞÎŞ[Ar. < GIŞ | çoğ. TAGŞÎŞÂT]: Karıştırma, saflığını giderme. | Değerli bir şeyi değersiz bir şeyle karıştırma. | İmrenme. )
( TAHALLUT[Ar.]: Karışma, eşyanın karışık olması. )
( TEDÂHÜL[Ar.]: Birbirinin içine girme. | Karışma. )

- IMMISCIBLE[İng.] / NON MISCIBLE[Fr.] / KARIŞMAYAN[Alm.] ile/değil/yerine/= KARIŞMAYAN

- KARIŞTIRMAK ile/ve KATIŞTIRMAK


- KARİZMA[Fr. < CHARISME] değil/yerine/= ETKİLEYİCİLİK

- KARL FISCHER REAGENT[İng.] / RÉACTIF DE KARL FISCHER[Fr.] / KARL FISCHER REAGENT[Alm.] ile/değil/yerine/= KARL FİSCHER BELİRTİCİ/REAKTİFİ

- KARLAMAK ile KARLANMAK

- KARLI ile/değil KÂRLI

- KARMA[Sansk.] = KAMMA[Palice]

- KARMA[Sansk.](KAMMA[Palice]) ile KARMA/BLENDING

( Etkinlik. Eylem, özellikle sorumluluğu olan iyi ve kötü eylem. Her hareketin bir öncekine bağlandığı nedensellik döngüsü, uygun nedenlerden oluşan sonuçlar zinciri.

Karma, üç türlüdür:
Sanchita(geçmiş enkarnasyonlardan birikmiş olanlar),
Pararabdha(karma'nın şimdiki yaşamda çözümlenmesi gereken bölümü),
Agami(gelecekte meyvesini verecek olan karma) )

- KARMAN ÇURMAN/ÇORMAN (ETMEK)

( Karıştırmak. )

- KARMAŞA/KARGAŞA değil/yerine YAŞAMIN OLUŞTURULMASI

( Türdeşlik ve görelilik ile. DEĞİL/YERİNE Düzen kurarak. )

- COMPLEX REACTION[İng.] / RÉACTION COMPLEXE[Fr.] / KOMPLEXE REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= KARMAŞIK TEPKİME

- CARMINIC ACID[İng.] / ACIDE CARMINIQUE[Fr.] / KARMINSAURE[Alm.] ile/değil/yerine/= KARMİNİK ASİT


- CARNALLITE[İng.] / C'ARNALLITE[Fr.] / KARNALLIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KARNALİT

- KARNIBAHAR değil KARNABAHAR

- CARNOT'S REAGENT[İng.] / RÉACTIF DE CARNOT[Fr.] / CARMOTSCHE REAGENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KARNOT REAKTİFİ

- CARBIDE LAMP[İng.] / LAMPE À CARBURE[Fr.] / KARBID LAMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= KARPİT LAMBASI

- CALCIUM CARBIDE[İng.] / CARBURE DE CALCIUM[Fr.] / CALCIUMCARBIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KARPİT

- KARPOZ[Yun.] ile KARPUZİ[Yun.]/KARPUZ[Fars. < HARPUZ]

( Her tür meyvenin genel adı. İLE Karpuz. )

- KARPUZ ile KARPUZCU/LUK ile KARPUZLU ile KARPUZ KOL ile KARPUZ FENER ile KARPUZ KOLLU

- KARŞI DÖLLEME[İng. OUTBREEDING] ile/||/<> KARŞI DÖLLEME KRİZİ[İng. OUTBREEDING DEPRESSION] ile/||/<> KARŞILAŞTIRMALI YÖNTEM[İng. COMPARITIVE METHOD] ile/||/<> KARŞILIKÇILIK[İng. RECIPROCITY]

( Aile bağları olmayan bireylerin üremesi. Soy içi üremenin karşıtı. @@ Biyolojide, genetik olarak uzak olan bireyler arasındaki çaprazlamalardan kaynaklanan nesillerin ebeveynlerinden ya da ebeveynlerinin kendi çevrelerindeki bireylerle olan döllerinden daha düşük seçilim değerlerine sahip olması durumu. @@ Tür gruplarının sahip oldukları özellikleri ve yaşadıkları çevreleri kıyaslayan bir araştırma yöntemidir. Amacı, adaptasyonla ilgili hipotezleri test etmek ve sonuçlarını görmektir. @@ Genellikle iki ayrı türden olan, iki ayrı bireyin, birbirleriyle olan etkileşimlerinden ikisinin de faydalanması durumudur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- COUNTER-ION LAYER[İng.] ile/değil/yerine/= KARŞI İYON TABAKASI

- KARŞILAŞMA ve/||/<>/> KARŞILAMA ve/||/<>/> KARŞILAŞTIRMA


- ELECTRODE DE RÉFÉRENCE[Fr.] ile/değil/yerine/= KARŞILAŞTIRMA ELEKTRODU

- COMPARISON SPECTROSCOPY[İng.] / COMPARAISON SPECTROSCOPE[Fr.] / VERLEICH SPEKTROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞILAŞTIRMA SPEKTROSKOPİSİ/SPEKTROSKOPU

- COMPARISON TUBES[İng.] / TUBE DE COMPARAISON[Fr.] / VERGLEICH RÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞILAŞTIRMA TÜPLERİ

- MUTUAL ADMITTANCE[İng.] / GEGENSEITIGER ADMITTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞILIKLI ADMİTANS

- MUTUAL IMPEDANCE[İng.] / IMPÉDANCE MUTUELLE[Fr.] / GEGENSEITIGE IMPEDANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞILIKLI EMPEDANS

- MUTUAL CONDUCTANCE[İng.] / CONDUCTIBILITÉ MUTUELLE[Fr.] / GEGENSEITIGE LEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞILIKLI İLETKENLİK

- MUTUAL INDUCTION[İng.] / INDUCTION MUTUELLE[Fr.] / GEGENSEITIGE INDUKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞILIKLI İNDÜKLEME

- MUTUAL INDUCTANCE[İng.] / INDUCTANCE MUTUELLE[Fr.] / GEGENINDUKTÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞILIKLI İNDÜKTANS

- CAPACITANCE MUTUELLE[Fr.] / GEGENSEITIGE KAPAZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞILIKLI KAPASİTANS

- MUTUAL CHARACTERISTIC[İng.] / CARACTÉRISTIQUE MUTUELLE[Fr.] / GEGENSEITIGE CHARAKTERISTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞILIKLI KARAKTERİSTİK


- CORRESPONDENCE PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE DE CORRESPONDANCE[Fr.] ile/değil/yerine/= KARŞILIKLILIK İLKESİ

- MUZÂDD-İ UKDE[Osm.] / ANTINODE[İng.] / ANTINŒUD[Fr.] ile/değil/yerine/= KARŞIT DÜĞÜM

- COUNTER ELECTRODE[İng.] / GEGEN ELECTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞIT ELEKTROT

- ANTIHYPERON[İng.] / ANTIHYPERON[Fr.] / ANTIHYPERON[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞIT HİPERON

- ANTICOINCIDENCE CIRCUIT[İng.] / ANTIKOINZIDENZSCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞIT KOİNSİDANS DEVRE

- MUZÂDD-İ NESNE[Osm.] / ANTIMATTER[İng.] / ANTIMATIÈRE[Fr.] / ANTIMATERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞIT NESNE

- ANTIPROTON THRESHOLD[İng.] / SEUIL D'ANTIPROTON[Fr.] / ANTIPROTONSCHWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞIT PROTON EŞİĞİ

- ANTIPROTON[İng.] / ANTIPROTON[Fr.] / ANTIPROTON[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞIT PROTON

- ANTIPARTICLES[İng.] / ANTIPARTICLES[Fr.] / ANTIPARTIKEL, ANTITEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞIT TANECİKLER

- CARTESIAN SIGN CONVENTION[İng.] / CONVENTION DE SIGNE CARTÉSIEN[Fr.] ile/değil/yerine/= KARTEZYEN İŞARETLEME UZLAŞMASI/UZLAŞIMI


- CARTESIAN COORDINATES[İng.] / COORDONNÉES CARTÉSIENNES[Fr.] / KARTESISCHE KOORDINATEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KARTEZYEN KOORDİNATLAR

- KARPHOLITE[İng.] ile/değil/yerine/= KARTOLİT

- KARTON[İng. < CARTOON] ile/ve/değil/||/<> KARİKATÜR[İng. < CARICATURE]

- KARTOPU ile KARTOPU ile KAR TOPU/TOPAĞI

( Hanımeligillerden, birçok türü süs bitkisi olarak yetiştirilen, zeytinimsi, meyvemsi, kırmızı renkte bir ağaççık.[Lat. VIBURNUM]. | Beyaz ve tombul. İLE Elle top biçiminde sıkıştırılmış, eğlence amacıyla karşılıklı atılan kar topağı. )

- KARTOROZ" değil KART HOROZ

- KAŞAĞILAMAK ile KAŞAĞILANMAK ile KAŞAĞILATMAK ile KAŞAĞI

- KASALAMAK ile KASALANMAK ile KAS ile KASA/LIK ile KASE ile KASK ile KAST ile KASACI/LIK ile KASALI ile KAS DOKU ile KASA FİŞİ ile KASA SAYIMI ile KASA DEFTERİ ile KAS TUTUKLUĞU

- KÂŞÂNÎ ile/ve KÂSÂNÎ

( İsfehan'ın kuzeyinde. İLE/VE Semerkand'ın kuzeyinde. )

- KASAR ile !KAŞAR

- KAŞE[Fr. < CACHET] değil/yerine/= DAMGA, MÜHÜR


- KASİD[Ar. < KASD | çoğ. KASİDÂN]["ka" uzun okunur] ile KÂSİD[Ar. < KESÂD] ile KASÎD[Ar.]

( Kasdeden, tasarlayan, kıyan. | Postacı, haberci, tatar, ulak. İLE Sürümsüz, geçmez, aranmaz. İLE Kasîde. )

- KASÎDE ile ŞİTÂİYYE

( ... İLE Giriş bölümü kıştan bahseden ya da kış betimlemeleriyle başlayan kasîde. )

- KAŞIKLAMAK ile KAŞIKLANMAK ile KAŞIKLATMAK ile KAŞIK/LIK ile KAŞIKÇI/LIK ile KAŞIK OTU ile KAŞIK KAŞIK ile KAŞIK OYUNU ile KAŞIK HAVASI ile KAŞIK TIRNAK ile KAŞIK ÇALIMI ile KAŞIKÇI KUŞU ile KAŞIK DÜŞMANI

- KAS(IL)MAK ile/değil/yerine/>< KAT(IL)MAK

- KASIM[< KISMET]["ka" uzun okunur] ile KASIM[çoğ. KAVÂSIM]["ka" uzun okunur] ile KASIM[Fars.] ile Kasım[Ar. < KÂSİM] ile KASIM[Ar. < KÂSİM]

( Taksim eden, ayıran, bölen. | [matematik] Bölen. İLE Kırıcı, ezici, ufaltıcı. İLE İnce, narin, çabuk kırılabilen. İLE Yılın on birinci ayı, son teşrin, teşrin-i sâni. İLE Kışın başlangıcı sayılan 08 Kasım günü başlayıp Hıdırellez'in ilk günü olan 06 Mayıs'a kadar altı ay süren dönem. )
( Yüz elli, yaz belli. )
( Kasım'ın 150. günü (08 Nisan) olunca, kötü havalar geçer, yazın ucu görünür. )
( Kasım'dan on gün evvel ek, on gün sonra ekme. )

- KAŞIMAK ile KAŞELEMEK ile KAŞELENMEK ile KAŞELETMEK ile KAŞ ile KAŞE ile KAŞELİ ile KAŞESİZ ile KAŞ JÖLESİ

- KASIMOVIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= KANSİNGİYAN EPOKU

( Günümüzden yaklaşık olarak 254.200.000 ile 252.200.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimi. Bu zaman aralığı, çok önemli değişimler göstermemekle birlikte, farklı kaynaklarda biraz daha farklı olarak verilebilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- KASIMOVIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= KASIMOVYAN EPOKU

( Günümüzden yaklaşık olarak 307.000.000 ile 303.700.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimi. Bu zaman aralığı, çok önemli değişimler göstermemekle birlikte, farklı kaynaklarda biraz daha farklı olarak verilebilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- KAŞI(N)MAK ile DOKUNUYORMUŞ/SİLİYORMUŞ/KAŞIYORMUŞ/SADECE ELİNİ KOYMUŞ GİBİ YAPMAK

- KAŞINMAK" ile/değil/yerine/>< KAÇINMAK


- KAŞI(N)MAK ile KARIŞTIRMAK

- KASIR[Ar. < KASR]["ka" uzun okunur] ile KÂSİR[Ar. < KESÎR < KESRET] ile KÂSİR[Ar. < KESR] ile KASIR[Ar. < KUSÛR]["ka" uzun okunur]/KASÎR[Ar. < KASR] ile KASR[Ar. çoğ. KUSÛR] ile KASÎL[Ar.]

( Zorla işleten. İLE Çok olan. İLE Kıran, kesreden. İLE Kısa, boysuz. Kısa kesme, kısaltma, kısma. | Azaltma, kesme, eksiklik. | İbarenin çok kısaltılması. | Aruzda tef'ile'nin son harfinin düşürülmesi. İLE Köşk, kâşâne, saray. İLE Hayvanlara yedirmek üzere zamanından önce biçilen yeşil ot. )

- KASIRGA ile TAYFUN[İng. TYPHOON][ŞİDDETLİ KASIRGA]

( Atlantik Okyanusu'nda ve dünyanın dönüş [saat] yönündedir. İLE Okyanuslarda, Çin Denizi ile Hint Denizi'nde görülen, dünyanın dönüş [saat] yönüne zıt olarak, Doğu'dan, Batı'ya doğru oluşan, güçlü kasırga. )

- KASİS[Fr. < CASSIS] ile ÇUKUR/TÜMSEK

( Kara yolunda oluşmuş çukurlar ve tümsekler. | Yollarda araçların hızını düşürmek için yapılan, türlü biçimlerde tümsek. | Bir yolun doğrultusunu dik kesen bir yandan öbür yana geçen ark. )

- KASIT ile/ve/değil/||/<>/< BAĞLAM

- KASIT ile/||/<> KISIT

- KAŞKAVAL[İt. < CACIOCAVALLO] ile KAŞKAVAL[İt. < CACCIOCAVALLA]

( [argo] Aptal, sersem. İLE Gabya ve babafingo çubuklarının topuk taraflarında açılan deliklerden geçirilerek ucları mavnalara dayanan, demir ya da ağaç takoz. )

- KASKET ile KASKETLİ ile KASKETÇİ/LİK ile KASKETSİZ

- KASKO[İt. < CASCO] ile/ve/||/<>/> TRAFİK KORUNCU

( image )
( Her araç için zorunludur. İLE/VE/||/<>/> Zorunlu değildir. )
( [amacı] Kaza durumunda, suçsuz olan tarafın hasarının, suçlu tarafın sigorta şirketinin ödemesini sağlamaktır.[Suçu olmayan kişiyi mağdur etmemek için alınan bir önlemdir.][Terör, sel, su baskını, yanma vb. olaylara güvence vermez.] İLE/VE/||/<>/> Kaza yapılan araçta oluşan tüm masrafları karşılamaktır.[Çarpmaya, çalınmaya, yanma, sel ve deprem gibi olaylar sonucunda da hasar görmüş aracın tamir masraflarını ya da tamamının ücretini karşılamaktadır.][Süresi 1 yıldır] )

- KASKOLAMAK ile KASKOLATMAK ile KASKO ile KASKOCU/LUK ile KASKOLU ile KASKOSUZ


- KASMAK ile/ve/||/<>/> KAÇMAK

- KAST ile/ve/||/<> KAT

- KASTÂL[Ar.] ile KASTAR[Ar.] ile KÂSTÂR[Ar.]

( Şeker tozu. İLE Yalancı. İLE Pamuk ipliğini ya DA bezini bol ve soğuk su ile yıkayarak ağartma işi. )

- KASTARLAMAK ile KASTARLANMAK ile KASTAR ile KASTARCI/LIK ile KASTARLI

- KASTEN/KASTİ/MAHSUS değil/yerine/= İSTEYEREK/İSTENEREK/BİLEREK/AMAÇLI/AMAÇLICA

- KAT'Â[Ar.] ile KAT'EN[Ar.]

( Hiçbir zaman, asla. İLE Asla, hiçbir zaman. )

- KAT'Â[Ar.] ile KATIA["ka" uzun okunur]

( Hiçbir zaman, asla. İLE Katı'ın dişili/müennesi. | Katı' sanatı ile yapılmış dantel gibi kâğıt oyması yapıt. | Kesen, kesici. )

- KATABOLISM[İng.] ile/değil/yerine/= KATABOLİZM

- KATABOLİZMA[İng. CATABOLISM] ile/||/<> KATALEPSİ[İng. CATALEPSY] ile/||/<> KATARSİS[İng. CATHARSIS] ile/||/<> KATASTROFİZM[İng. CATASTROPHISM]

( Enerji bakımından zengin büyük moleküllerin göze içindeki enzimlerin katalizörlüğünde daha küçük moleküllere parçalanması sürecidir. Metabolizmanın yıkım süreci olarak da isimlendirilebilir. Kelime; Antik Yunanca'daki kato, yani "aşağı" ve ballein, yani "fırlatmak" kelimelerinin birleşiminden oluşmaktadır. @@ Vücudun kaskatı kesilerek, uzuvlarının verilen pozisyonlarda uzun süre sabit kaldığı duyu ve bilinç kaybı ile karakterize tıbbi bir durum. @@ Psikoanaliz'de önceden karşı karşıya kalınmış bir anıyı ya da duyguyu yeniden ortaya çıkararak bilinçaltındaki bir duygusal baskıyı, gerginliği giderme yöntemi. Tıpta bu deyim, yapay olarak kusma sağlanması anlamında da kullanılmaktadır: kusturucu. @@ Jeoloji'de, karasal oluşumların tamamının ya da büyük bir kısmının feci/katastrofik olaylar sonucunda oluştuğunu ileri süren görüş. Örnek olarak seller, kıta çarpışmaları, depremler, volkanik aktivite verilebilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- CATAPHORESIS[İng.] / CATAPHORÈSE[Fr.] / KATAPHORESE[Alm.] ile/değil/yerine/= KATAFOREZ


- CATALASE, CATALYSIS[İng.] / CATALYSE[Fr.] / KATALASE, KATALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= KATALAZ, KATALİZ

- CATALYTIC HYDROGENATION[İng.] / CATALITICO DE HYDROGENATION[Fr.] / KATALYTISCHE HYDRIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KATALİTİK HİDROJENLEME

- CATALYTIC DECOMPOSITION[İng.] / CATALITICO DE DECOMPOSICION[Fr.] / KATALYTISCHE ZÄRSETZUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KATALİTİK PARÇALANMA

- CATALYTIC[İng.] / CATALYTIQUE[Fr.] / KATALYTISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= KATALİTİK

- CATALYST[İng.] / CATALYSEUR[Fr.] / KATALYSATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= KATALİZÖR

- KATALOGLAMAK ile KATALOGLATMAK ile KATALOG

- KATAR[Ar. < KİTAR] ile KATAR

( Tren. | Taşıt dizisi. | Bir arada giden ya da uçan hayvan dizisi. İLE O, ekler/katar. )

- KATAR[Ar. < KİTÂR] ile MARŞANDİZ[Fr. < MARCHANDISE]

( Tren. | Taşıt dizisi. | Bir arada giden ya da uçan hayvan dizisi. İLE Yük katarı/treni. )

- KATARLAMAK ile KATARLANMAK ile KATAR

- KATHAROMETER[İng.] ile/değil/yerine/= KATAROMETRE


- KATARSİZ/KATARSİS değil KATARZİS

- CATHETOMETER[İng.] / CATÉTOMÈTRE[Fr.] / KATHETOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= KATETOMETRE

- SOLID ELECTROLYTE[İng.] / FEST[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI ELEKTROLİT

- SOLID STATE DETECTORS[İng.] / DÉTECTEURS À ÉTAT SOLIDE[Fr.] / FESTKÖRPERDETEKTOREN[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI HÂL DEDEKTÖRLERİ

- SOLID STATE LASER[İng.] / LASER À ÉTAT SOLIDE[Fr.] / FESTKÖRPERLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI HÂL LAZERİ

- SOLID STATE MASER[İng.] / MASER À ÉTAT SOLIDE[Fr.] / FESTKÖRPERMASER[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI HÂL MAZERİ

- SOLID HELIUM[İng.] / HÉLIUM SOLIDE[Fr.] / FESTES HELIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI HELYUM

- SOLID LASER[İng.] / LASER SOLIDE[Fr.] / FESTER LASER[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI LAZER

- KATIAN STAGE[İng.] değil/yerine/= KATİYAN EVRESİ

( Günümüzden 28.400.000 ile 23.030.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- SOLID STATE PHYSICS[İng.] / PHYSIQUE DE L'ÉTAT SOLIDE[Fr.] / FESTKÖRPERPHYSIK[Alm.] ile/değil/yerine/= KATIHAL FİZİĞİ


- KATILMAK ile KATILTMAK ile KATILABİLMEK ile KATILIVERMEK

- KATIR KUTUR ile TAKIR TUKUR

- DOPING[İng.] / DOPAGE[Fr.] / [Alm.] ile/değil/yerine/= KATKILAMA/DOPLAMA

- EXTRINSIC PHOTOEMISSION[İng.] / PHOTOÉMISSION EXTRINSÈQUE[Fr.] / STÖRSTELLEN-PHOTOEMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKILI FOTO SALIM/YAYINI

- EXTRINSIC PHOTOCONDUCTIVITY[İng.] / PHOTOCONDUCTIVITÉ EXTRINSÈQUE[Fr.] / STÖRSTELLEN-PHOTOLEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKILI FOTOİLETKENLİK

- EIGENE BARRIERTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKISIZ ENGELLİ TRANSİSTOR

- KATLAMAK ile KATLANMAK ile KATLATMAK ile KATLANILMAK ile KATLANDIRMAK ile KATLANABİLMEK ile KATLAYABİLMEK

- KATLİAM[Ar. KATL+ÂMM] değil/yerine/= KIRIM

- KATLA(N)MAK ile BÜK(ÜL)MEK

- KATLETMEK ile/değil/yerine/>< KATETMEK


- KATMAK ile/ve/||/<>/> KARMAK

( Bir şeyin içine, üstüne ya da yanına, niteliğini değiştirmek ya da niceliğini artırmak için başka bir şey eklemek, karıştırmak. | Bir araya getirmek. | Birlikte göndermek. | Döllenmeyi sağlamak için erkek hayvanı dişinin yanına salmak. İLE/VE/||/<>/> Karıştırmak, birbirine katmak. | Toz durumundaki bir şeyi sıvı ile karıştırarak çamur ya da hamur durumuna getirmek. )

- KATMAK ile KATMANLAŞMAK ile KATMAN ile KATMALI ile KATMANLI ile KATMA BÜTÇE ile KATMAN BULUT ile KATMA DEĞER VERGİSİ

- LAMINAR FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT LAMINAIRE[Fr.] / LAMINARE STRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KATMANLI/LAMİNER AKIŞ/AKIM

- KATMERLENMEK ile KATMERLEŞMEK ile KATMERLEŞTİRMEK ile KATMER ile KATMERCİ/LİK ile KATMERLİ ile KATMERSİZ ile KATMER KATMER ile KATMERLİ BADEM ile KATMERLİ YALAN ile KATMERLİ İYELİK ile KATMERLİ KATMERLİ ile KATMERLİ BİRLEŞİK ZAMAN

- CATHODIC OVER POTENTIAL[İng.] / SURTENSION CATHODIQUE[Fr.] / KATHODISCHE ÜBERSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KATODİK AŞIRI GERİLİM

- CATHODIC INHIBITORS[İng.] / INHIBITEURS CATHODIQUES[Fr.] / KATHODISCHE INHIBITOREN[Alm.] ile/değil/yerine/= KATODİK İNHİBİTÖR

- CATHODIC STRIPPING ANALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= KATODİK SIYIRMA ÇÖZÜMLEMESİ/ANALİZİ

- CATHODIC[İng.] / CATHODIQUE[Fr.] / KATHODISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= KATODİK

- CATHOLYTE[Fr.] / KATHOLYT[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOLİT

- KATOLOG değil KATALOG


- CATHODE COMPARTMENT[İng.] / CA'TODO COMPARTMENT[Fr.] / KATOENENRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT BÖLMESİ

- CATHODE DEPOLARIZER[İng.] ile/değil/yerine/= KATOT DEPOLARİZÖRÜ

- CATHODE DARK SPACE[İng.] / ESPACE SOMBRE CATHODIQUE[Fr.] / KATHODENDUNKELRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT KARANLIK BÖLGESİ

- CATHODE MODULATION[İng.] / MODULATION DE CATHODE[Fr.] / KATHODENMODULATION[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT KİPLEMESİ

- CATHODE[İng.] / KATHODE[Fr.] / KATHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT

- KATRANLAMAK ile KATRANLANMAK ile KATRANLATMAK ile KATRAN ile KATRANCI/LIK ile KATRANLI ile KATRANSIZ ile KATRAN RUHU ile KATRAN SUYU ile KATRAN TAŞI ile KATRAN YAĞI ile KATRAN ÇAMI ile KATRAN AĞACI

- KATRE/KATRA[Ar. çoğ. KATER, KATARÂT] değil/yerine/= DAMLA

( Damla, damlayan şey. )

- COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT[Fr.] / KOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= KATSAYI

- CATION ANALYSIS[İng.] / KATION ANALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= KATYON ÇÖZÜMLEMESİ/ANALİZİ

- CATION EXCHANGE RESIN[İng.] ile/değil/yerine/= KATYON DEĞİŞİM REÇİNESİ


- KATION AUSTAUSCH RESINATE[Alm.] ile/değil/yerine/= KATYON DEĞİŞTİRİCİ REÇİNE

- CATION[İng.] / CATHION[Fr.] / KATION[Alm.] ile/değil/yerine/= KATYON

- CATION DETERGENT[İng.] / RÉACTIFS DÉTERGENT[Fr.] / KATIONISCHE REINIGUNGSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KATYONİK DETERJAN

- CAOUTCHOUC, INDIA RUBBER[İng.] / CAOUTCHOUC[Fr.] / KAUTSCHUK[Alm.] ile/değil/yerine/= KAUÇUK

- KAURONILIK ACID[İng.] ile/değil/yerine/= KAURONOLİK ASİT