| ORTA YAZACA GÖRE |

- HEURISTICS[İng.] değil/yerine/= BULUŞSAL YÖNTEMLER

( Bilgisayarcılıkta hatasıza yakın sonuçlar elde etmek amaçlı, bir program tarafından yapılan tahminlere verilen isim. Filogenetik ve hesaba dayalı biyolojide yaygın olarak kullanılmaktadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- HEXAPOD[İng.] değil/yerine/= HEKZAPOD

( Altı bacağı olan.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- HEYACAN değil HEYECAN

- HEYELAN[Ar.][HEYALAN değil!] değil/yerine/= GÖÇÜ/KAYŞA

( Toprak kayması. )

- HEYET[Ar.]/KOMİTE[Fr. < COMITE][İng. COMMITTEE] değil/yerine/= KURUL

- HEYKELLEŞTİRMEK ile HEYKEL ile HEYKELCİ/LİK ile HEYKELLİ ile HEYKELCİ KALEMİ

- HEZEL[Ar. < HEZL] ile MİZÂH[Ar.]

( Çevresindekileri neşelendirmek amacıyla yazılan ya da söylenilen söz. | Bir şiiri ya da şiir parçasını şakalı bir anlatıma çevirme. İLE Eğlendirme, güldürme ve birinin davranışına, incitmeden takılma amacını güden ince alay. | Gerçeğin güldürücü yanlarını ortaya koyan yazın türü. )

- HİBÂ[Ar.] ile HİBÂ[Ar. çoğ. AHBİYE]

( Vergi. | Bahşiş. | Bayana kocasından kalan hisse. İLE Keçeden ya da abadan yapılmış göçebe çadırı, oba. )

- HİBBE[Ar. < HİBEB] ile HİBE[Ar. < HİBÂT]

( Paçavra, kesilmiş kumaş parçası. İLE Bağışlama, bağış. )

- HÎBE değil HİBE


- HİBRİT[İng. HYBRID] ile/||/<> ÇAPRAZLAMA[İng. CROSS] ile/||/<> KUASİDOMİNANS[İng. KASIDOMINANS] ile/||/<> SOUTHERN BLOT ile/||/<> YARIBASKINLIK[İng. SEMI-DOMINANCE]

( Farklı tür, cins ya da ailelerden olan ebeveynlerin çiftleşerek oluşturdukları yavru. Doğal ya da yapay yollarla oluşabilirler. Ebeveynlerin genetik farklılıklarına bağlı olarak yavrunun hayatta kalıp üreme ihtimali değişiklik gösterebilir. Hibrit canlılar genetik çeşitlilik sağlamaları sebebiyle evrimde hayati bir rol oynarlar. "Melez" olarak da bilinirler. @@ Eşeyli üreyen canlılarda oluşan gametlerin birbirleri ile birleşmesi olayı. Bu olayla beraber döllenme gerçekleşir ve yeni bir yavru birey oluşur. Çaprazlama doğal ya da yapay yollarla yapılabilir. Hibrit oluşumu için kullanılabilir. Kontrol çaprazlaması, monohibrit çaprazlama ve polihibrit çaprazlama gibi farklı yöntemleri vardır. Mendel genetiğinde sıklıkla kullanılan bir yöntemdir. @@ Nesiller boyunca akrabalar arası çiftleşme (hibritleşme) sonucunda, popülasyondaki çekinik bir alelin, baskınmış gibi ortaya çıkması. @@ DNA parçalarının elektroforez sayesinde ayrılması, nitroselüloz/naylon bir membrana taşınması, biyokimyasal ya da radyoaktif biçimde etiketlenen bir DNA probu ile istenen dizinin hibritleştirilmesi ve otoradyografi teknikleriyle görselleştirilmesini içerek tekniktir. Teknik, spesifik bir sırayı içeren DNA parçaları belirlemekte kullanılır. @@ Nesiller boyunca akrabalar arası çiftleşme (hibritleşme) sonucunda, popülasyondaki çekinik bir alelin, baskınmış gibi ortaya çıkmasıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- HİCÂB[çoğ. HÜCÜB] değil/yerine/= UTANMA, SIKILMA | PERDE | AYIP | SÜLÛKA ENGEL OLA(BİLE)N HERŞEY

- HİCÂC[Ar.] ile HİCÂC[Ar. < HÜCCET]

( Gözün ikinci tabakası. İLE Kanıtlar/deliller, hüccetler, vesikalar, senetler. )

- HİCAL[Ar. < HACLE] ile HİCÂL[Ar. < HECL]

( Gelin odaları. İLE Çukurlar, uçurumlar. )

- HİCÎR[Ar.] ile HİCR[Ar.]

( Huy, âdet, tabîat. İLE Ayrılık. | Sayıklama, saçmalama. )

- HİCİV/HİCV[Ar. < (aslı) HECV]/SATİR değil/yerine/= YERGİ/TAŞLAMA[Ar. TÂRÎZ]

( Birini, bir toplumu, bir düşünceyi, bir nesneyi ya da bir göreneği yermek için yazılmış yazı/şiir ya da söylenmiş söz. İLE "Taşlamak." | Sert madenleri aşındırıcı bir taşla parlatma ve yerine uymasını sağlama. | Alaylı halk şiiri. | Kapalı bir biçimde, dolaylı olarak söz söyleme, târîz. | Hakâret. )
( Terbiyesize, terbiyesizliğini, terbiyesizlik yapmadan ve onun seviyesine inmeden söylemek/yazmak. )

- HIÇKIRMAK ile HIÇKIRTMAK ile HIÇKIRABİLMEK

- HİDÂB[Ar. < HADEB] ile HİDÂB/HİZÂB[Ar.]

( Kanburluklar, yumruluklar. İLE Boya. | Kına. )

- HİDDET ile HIŞIM/HIŞM

- HIDIRELLEZ[< HIZIR-İLYAS] ile/ve/||/<>/> HIZIR AYLARI

( 06 Mayıs sabahı. İLE/VE/||/<>/> 06 Kasım'a kadar. )

- HYDR-[İng.] ile/değil/yerine/= HİDR-

- HYDRATE[İng.] / HYDRATE, HYDRATÉ[Fr.] / HYDRAT[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDRAT, SULU, HİDRALL

- HYDRATED, HYDROUS[İng.] / HYDRATISIERT, WASSERHALTIG[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDRATLI, SULU

- HYDRAZINE[İng.] / HYDRAZINE[Fr.] / HYDRAZIN[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDRAZİN

- HYDRAZO-[İng.] / HYDRAZO-[Fr.] / HYDRAZO-[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDRAZO-

- -HYDRIC[İng.] ile/değil/yerine/= -HİDRİK

- HYDRO-[İng.] / HYDRO-[Fr.] / HYDRO-[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDRO-

- HYDRODYNAMIC INSTABILITY[İng.] / INSTABILITÉ HYDRODYNAMIQUE[Fr.] / HYDRODYNAMISCHE INSTABILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDRODİNAMİK KARARSIZLIK

- HYDRODYNAMICS[İng.] / HYDRODYNAMIQUE[Fr.] / HYDRODYNAMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDRODİNAMİK

- HYDROFORMING[İng.] / HYDROFORMING[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROFORMİNG


- HYDROGEN BOND[İng.] / LIAISON D'HYDROGÈNE[Fr.] / WASSERSTOFFBINDUNG, WASSERSTOFFBRÜCKE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN BAĞI

- HYDROGEN BOMB[İng.] / BOMBE D'HYDROGÈNE[Fr.] / H-BOMBE, WASSERSTOFFBOMBE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN BOMBASI

- HYDROGEN DISCHARGE LAMP[İng.] / LAMPE À DÉCHARGE À HYDROGÈNE[Fr.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN BOŞALMA LAMBASI

- HYDROGEN CYCLE[İng.] / CYCLE DE L'HYDROGÈNE[Fr.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN ÇEVRİMİ

- HYDROGEN LINE[İng.] / RAIE DE L'HYDROGÈNE[Fr.] / WASSERSTOFFLINIE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN ÇİZGİSİ

- HYDROGEN ELECTRODE[İng.] / ÉLECTRODE À HYDROGÈNE[Fr.] / WASSERSTOFFELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN ELEKTRODU

- HYDROGEN EQUIVALENT[İng.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN EŞDEĞERİ

- HYDROGEN ION CONCENTRATION, POTENTIAL OF HYDROGEN[İng.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN İYONU DERİŞİMİ, PH

- HYDROGEN ION, PROTON[İng.] / PROTON[Fr.] / WASSERSTOFFION[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN İYONU, PROTON

- HYDROGEN LASER[İng.] / LASER À HYDROGÈNE[Fr.] / WASSERSTOFFLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN LAZERİ


- HYDROGEN MASER[İng.] / MASER À HYDROGÈNE[Fr.] / WASSERSTOFFMASER[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN MAZERİ

- HYDROGEN OXIDE, WATER[İng.] / WASSERSTOFFOXYD, WASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN OKSİT, SU

- HYDROGEN SELENIDE[İng.] / SELENWASSERSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN SELENÜR

- HYDROGEN CYANIDE LASER[İng.] / LASER À CYANURE D'HYDROGÈNE[Fr.] / WASSERSTOFFCYANIDLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN SİYANÜR LAZERİ

- HYDROGEN SULFIDE, HYDROGEN SULPHIDE[İng.] / HYDROGÈNE SULFURÉ[Fr.] / SCHWEFELWASSERSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN SÜLFÜR

- HYDROGEN SPECTRUM[İng.] / SPECTRE DE L'HYDROGÈNE[Fr.] / WASSERSTOFFSPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN TAYFI/SPEKTRUMU

- HYDROGEN TELLURIDE[İng.] / TELLURWASSERSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN TELLÜRÜR

- MÜVELLİD-ÜL MA[Osm.] / HYDROGEN[İng.] / HYDROGÈNE[Fr.] / WASSERSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN

- HİDROJENASYON[Osm.] / HYDROGENATION[İng.] / HYDRIERUNG, WASSERSTOFFANLAGERUNG, HYDROGENIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJENLEME

- HYDROCARBON, CARBON HYDRIDE[İng.] / HYDROCARBURE, CARBURE D'HYDROGÈNE[Fr.] / KOHLENWASSERSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROKARBON, KARBONHİDRÜR


- HYDROCORTISONE, 17-HYDROXYCORTICOSTERONE[İng.] / HYDROCORTISONE[Fr.] / HYDROCORTISON[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROKORTİZON

- HYDROCRACKING[İng.] / HYDROCRACKEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROKRAKİNG

- HYDROXYLAMINE[İng.] / HYDROXYLAMINE[Fr.] / HYDROXYLAMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROKSİLAMİN

- HYDROXIDE[İng.] / HYDROXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROKSİT

- HYDROXOCOBALAMIN[İng.] ile/değil/yerine/= HİDROKSOKOBALAMİN

- HYDROXONIUM[İng.] ile/değil/yerine/= HİDROKSONYUM

- HYDROLOGIC PRESS[İng.] / HYDROLISCHE PRESSE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROLİK PRES

- HYDRAULIC[İng.] / HYRAULIQUE[Fr.] / HYDRAULISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROLİK

- HİDROLOG[Fr. < HYDROLOGUE] değil/yerine/= SU BİLİMCİ

- HİDROLOJİ[Fr. < HYDROLOGIE] değil/yerine/= SU BİLİMİ


- HYDROMECHANICS[İng.] / HYDROMÉCANIQUE[Fr.] / HYDROMECHANIK[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROMEKANİK

- HYDRONIUM[Fr.] ile/değil/yerine/= HİDRONİUM

- HYDRONIUM ION[İng.] / HYDRONIUMION[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDRONYUM İYONU

- HYDRONIUM[İng.] / HYDRONIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDRONYUM

- HYDROCELLULOSE[İng.] / HYDROCELLULOSE[Fr.] / HYDROZELLULOSE, HYDROCELLULOSE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROSELÜLOZ

- HİDROSFER[Fr. < HYDROSPHÈRE] değil/yerine/= SU YUVARI

- HYDROSOL[İng.] / HYDROSOL[Fr.] / HYDROSOL[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROSOL

- HYDROSTATIC PRESSURE[İng.] / PRESSION HYDROSTATIQUE[Fr.] / HYDROSTATISCHER DRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROSTATİK BASINÇ

- HYDROSTATIC EQUATION[İng.] / ÉQUATION HYDROSTATIQUE[Fr.] / HYDROSTATISCHE GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROSTATİK DENKLEM

- MUVÂZENE-İ MÂYİAT[Osm.] / HYDROSTATICS[İng.] / HYDROSTATIQUE[Fr.] / HYDROSTATIK[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROSTATİK


- HYDRIDE[İng.] / HYDRURE[Fr.] / HYDRID[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDRÜR

- HIGGS / HICKS(-KALDOR)

- HIGH FREQUENCY RECOMBINATION[İng.] değil/yerine/= HFR (YÜKSEK FREKANSLI REKOMBİNASYON)

( Kromozomuna F etmeni entegre edilmiş bakteri gözesi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- HİJYEN[Fr./İng. HYGIÈNE < Yun.]["HİİJEN" değil!] ile TEMİZLİK

( Sağlık bilgisi/koşulları. İLE Sağlıklı olmayı/kalmayı devam ettirmek üzere sağlanması ve sürdürülmesi gereken eylem/tutum. )
( Ameliyat ya da açık yara gibi bazı ileri durumlar ve yapılacak incelikli işler için koşulların/araçların temiz olması yeterli değildir. )

- HİKAYELEMEK ile HİKAYELEŞTİRMEK ile HİKAYE ile HİKAYECİ/LİK ile HİKAYELİ ile HİKAYESİZ ile HİKAYE BİRLEŞİK ZAMANI

- HILBERT SPACE[İng.] / ESPACE D'HILBERT[Fr.] / HILBERTRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= HİLBERT UZAYI

- HILDEBRAND FUNCTION[İng.] / FONCTION DE HILDEBRAND[Fr.] ile/değil/yerine/= HİLDEBRAND İŞLEVİ/FONKSİYONU

- HİLE ile HİLECİ/LİK ile HİLELİ ile HİLESİZ/LİK ile HİLELİ İFLAS

- HİMMET ile/ve/<>/< HİKMET ile/ve/<>/< HİZMET

( Yardım. İLE/VE/<> Bereket. İLE/VE/<> İç yardım. )
( İSLÂM: Allah'ın emirlerine tâzim, kullarına hizmet. )
( BABA, HİMMET! OĞLUM, HİZMET! )
( BİN'E HİZMET, BİR'DEN HİMMET )
( GÖRÜNMEYENE HİZMET
GÖRÜNENDEN HİZMET
[GÖRÜNENE HİZMET, GÖRÜNMEYENDEN HİMMET] )
( Onu bile, kurtuluşa erdirmek üzere hizmet et! )
( Hizmet edersen, himmet edilirsin! )

- HINBIL ile/değil HIMBIL

( Şişman ve uyuşuk kişi. | Aciz, zavallı. | Bir çeşit iskambil oyunu. İLE/DEĞİL Hizmetçi. | Eşek. )

- HİNDİSTAN CEVİZİ ile MÜSKAT(< MUSKAT)

( ... İLE Küçük hindistan cevizi. )

- HİNDİSTAN[Ar.] ile HANDİSTÂN[Ar.]

( Ülke. İLE Maskara ve soytarıların derneği. | Lâtife, şaka. )

- HI(N)K ile/ve/||/<>/> BURNU(NDAN)

( Demiş. İLE/VE/||/<>/> Düşmüş. )

- HINSIR/HINSAR[Ar.] ile HINSÎR[Ar.]

( Serçe parmak. İLE Alçak. )

- HIP DISLOCATION[İng.] değil/yerine/= KALÇA ÇIKIĞI

( Kalça eklemlerinin birinin ya da ikisinin anormal gelişmesi durumu. Manşon bağlantısı kısmi ya da hiç oluşmamış olabilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- HYPER-[İng.] / HYPER-[Fr.] / HYPER-[Alm.] ile/değil/yerine/= HİPER-

- HİPERKALKULİ[İng. HYPERCALCULIA] ile/||/<> HİPERSALİVASYON[İng. HYPERSALIVATION] ile/||/<> HİPERTANSİYON[İng. HYPERTENSION] ile/||/<> HİPERTONİK ÇÖZELTİ[İng. HYPERTONIC SOLUTION] ile/||/<> HİPERTROFİ[İng. HYPERTROPHY]

( Matematiksel hesaplamalar yapma yeteneğinin, genel nüfusun matematiksel öğrenme yeteneğinden ve okul performansından önemli ölçüde üstün olduğu bir zihinsel gelişim durumu. @@ Siyalore ya da hipersiyaloz olarak da bilinen hipersalivasyon, kelimenin tam anlamıyla aşırı tükürük akışı anlamına gelir. Ayrıca tükürük klirensinin azalmasından da kaynaklanabilecek ağızdaki tükürük miktarının artması olarak tanımlanmıştır. @@ Kronik olarak sistolik ve diyastolik arteriyel kan basınçlarının yüksek seyretmesi durumudur.Normal bir insanda sistolik kan basıncı (SKB) 120mmHg'nin; diyastolik kan basıncı (DKB) 80mmHg'nin altında olması beklenir. Hipertansiyon, belirtilen bu değerlerin üzerinde olan kan basınçlarını genel olarak ifadesidir. Hipertansiyon, Prehipertansiyon (SKB'nin 120-139 ya da DKB'nin 80-89mmHg'nin üzerinde olması, Evre 1 Hipertansiyon (SKB'nin 140-159 ya da DKB'nin 90-99mmHg'nin üzerinde olması) ve Evre 2 Hipertansiyon (SKB'nin ≥160 ve üstü ya da DKB'nin ≥100mmHg olması) olarak üç evrede sınıflanır.** @@ Hücre öz suyuna göre yoğunluğu daha fazla olan çözeltilerdir.[1] Bir alyuvar gözesini herhangi bir hipertonik çözeltiye yerleştirirken, gözeden çözeltiye serbest su hareketi olacaktır. Bu hareket ozmoz yoluyla gerçekleşir, çünkü gözede çözeltiden daha fazla serbest su bulunur. Bir göze hipertonik ortama yerleştirildiğinde su kaybederek büzüşür. Bu genel süreç plazmoliz olarak bilinir. @@ Hücrelerin daha çok çalışması, uyarılması ya da hastalıklarla oluşan büyüme türü. Basitçe göze büyümesi olarak bilinir. Genellikle iskelet kası ya da kalp kasında görülür. Sağlıklı ve sağlıksız olan türleri mevcuttur.[1][2]

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- HYPERON[İng.] / HYPERON[Fr.] / HYPERON[Alm.] ile/değil/yerine/= HİPERON

- HYPERSONIC[İng.] / HYPERSONIQUE[Fr.] / HYPERSCHALL[Alm.] ile/değil/yerine/= HİPERSONİK

- HİPNOTİZMA ile HİPNOTİZMACI ile HİPNOTİZMALI


- HYPO-[İng.] / HYPO-[Fr.] / HYPO-[Alm.] ile/değil/yerine/= HİPO-

- HİPOTEZ[Fr. < HYPOTHÈSE] değil/yerine/= VARSAYIM

- HİPOTEZ[İng. HYPOTHESIS] ile/||/<> BOŞ HİPOTEZ[İng. NULL HYPOTHESIS] ile/||/<> BOŞ MODEL[İng. NULL MODEL] ile/||/<> EKZON KARIŞMASI[İng. EXON SHUFFLING] ile/||/<> GAİA HİPOTEZİ[İng. GAIA HYPOTHESIS] ile/||/<> İSTATİSTİKİ ÖNEM[İng. STATISTICAL SIGNIFICANCE] ile/||/<> P DEĞERİ[İng. P-VALUE]

( Kanıtlanmamış ancak test edilebilir bilimsel önerme. Test edilmiş, yanlışlanamamış, başka bilim insanlarınca da kontrol edilmiş ve yeniden yanlışlanamamış olan hipotezler, kuramların inşâsında kullanılır. Doğada kendini tekrar eden ve uzun vadede değişmeyen "doğa yasaları" ("bilimsel gerçekler") ile kuramsal açıklamaları birbirine bağlamak için hipotezler kullanılır. Hipotezlerin doğruluğu ispatlanınca teori olmaz. Teorilerin doğruluğu ispatlanınca kanun olmaz. Teoriler, doğadaki olguların neden ve nasıllarını açıklamak için kullanılan kapsamlı bilimsel önermelerdir. Hipotezler, bu önermelerin alt birimleridir ve teoriye güç katarlar. Doğada "kanun" olan olgulara rastlamayız, zira hiçbir şey "kesin doğru" olamaz, her şey değişmeye açıktır. Doğa gerçekleri (bilimsel gerçekler) kimi zaman kanunlar olarak geçerler. Ancak bunlar da, "neden" ve "nasıl" sorularının cevabını vermezler, "ne" sorusuna cevap verirler. Doğa yasalarını (bir nevi "kanunları") sorgulayan önermelere hipotez, bu hipotezleri bir arada barındıran bilimsel açıklamalara ise teori denir. Bu sebeple, bilimsel önermelerin en üst düzeyi teorilerdir. @@ Bir deney ya da gözlemin, yapılabilecek en basit varsayımlara dayanarak sonuçlarına dair çıkarımlar içeren hipotez türleri. Genellikle boş hipotezlerde, popülasyon içerisindeki değişimlerin var olmadığı, varsa da hiçbir nedene bağlı olmadan var olduğunu kabul eder. Boş hipotezler, daha kapsamlı hipotezlerin geliştirilmesi için doğru yolların tespiti açısından önem taşır. @@ Bir araştırmacının boş hipotez geliştirebilmesi amacıyla yaptığı basit ve açık varsayımların toplamıdır. @@ Ayrık yapısal öğeleri kodlayan ekzonların yerelerinin yeniden düzenlenerek yeni proteinlerin evrimleştiğini öneren bir hipotez. @@ Gaia teorisi ya da Gaia ilkesi olarak da bilinen Gaia hipotezi, Dünya'nın canlı ve cansız elemanlarının etkileşimini tek bir canlı organizmaya benzeten model. 1972 yılında İngiliz kimyacı James E. Lovelock ve Amerikalı biyolog Lynn Margulis tarafından geliştirilmiştir ve Yunan Tanrıçası Gaia (Gaea)'dan adını alır. Tüm canlıların, yaşamın genelini teşvik eden Dünya'nın çevre üzerinde düzenleyici bir etkiye sahip olduklarını varsayar. @@ Bir veriyle ilgili yeterli miktarda kanıt olduğunu belirtmeye yarayan istatistiki bir iddiadır. Eğer boş hipotezin gözlenen ihlalleri, şans etkilerine bağlı olarak oluşuyorsa ve bir sonucun olasılığı 0.05 değerine eşit ya da daha düşükse, istatistiki olarak önemli kabul edilir. @@ Verilerdeki şablonlar ile ilgili iddialarda bulunabilmek açısından istatistiki destek miktarını gösteren bir tahmindir. Küçük değerleri, istatistiki verilerin iddiayı daha fazla desteklediğini gösterir. Bir diğer deyişle ise, boş hipotezi ihlal eden durumların ve farklılıkların, gerçekten de şans eseri olma ihtimalini göstermektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- HİPOTONİK ÇÖZELTİ[İng. HYPOTONIC SOLUTION] ile/||/<> DEPLAZMOLİZ[İng. DEPLASMOLYSIS] ile/||/<> HEMOLİZ[İng. HEMOLYSIS] ile/||/<> MİKROSKOP[İng. MICROSCOPE] ile/||/<> SAF SU[İng. PURIFIED WATER]

( Hücre öz suyuna göre yoğunluğu daha az olan çözeltilerdir. Eğer bir bitki gözesi hipotonik bir ortama konulursa, göze şişerek turgor durumuna geçer. Hayvan gözesi ise aşırı su alımına bağlı olarak patlayabilir. Bu durum sitolojide hemoliz olarak adlandırılır. Hayvan gözelerinin yoğunluğu, saf suyun yoğunluğundan fazla olduğundan, saf su içerisine konmaları durumunda da hemolize uğrayabilir. Bu nedenle çoğu hayvan gözesi mikroskop altında incelenirken izotonik ortam sağlayan %0,9 NaCl (sodyum klorür) çözeltisiyle beraber incelenir. @@ Bir gözenin kendisinden daha az yoğun (çözünmüş madde yoğunluğu az) bir ortama konulduğunda, plazmolize uğramış bir gözenin su alarak şişmesi (kaybettiği suyu geri kazanması) olayıdır. Bu biçimde olan ortama hipotonik çözelti adı verilir. @@ Kırmızı kan gözelerinin göze zarının yıkılması durumu. İngilizce "hemolysis" olan bu kelimede "hemo" kan, "lysis" ise kırılma demektir. @@ Küçük olan bir şeyi büyüterek inceleme imkanı veren ve ışıkla ya da elektronla çalışmasına bağlı olarak değişik tipleri bulunan alet. @@ Organik ve inorganik maddelerden arıtılmış sudur. Laboratuvarlarda ve bilimsel çalışmalarda genellikle saf su kullanılmaktadır. Araştırmada saf su ile çalışılmadıysa bu durum bilimsel çalışmada belirtilir. Saf su iletken özellik göstermez.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- HIPPOCAMPUS[İng.] değil/yerine/= HİPOKAMPUS

( Duyguların oluşumunda, bellekte, uzaysal navigasyonda görev alan beyin bölgesidir. Beynin zeka açısından en önemli bölgelerinden biridir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- HIPPURIC ACID[İng.] / ACIDE HIPPOÏQUE[Fr.] / HIPPURSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİPPURİK ASİT

- HIRDAVAT[Fars. HURDE + Ar. -ÂT] ile/ve/||/<> AVADAN[Fars. < ÂBÂDÂN]

( Kilit, tel, çivi vb. metal nesne. | Önemsiz, ufak tefek nesne, gereksiz nesne. İLE/VE/||/<> Araç[âlet edevât] takımı. )

- HIRILDAMAK ile HIRILDAŞMAK

- HIRILTI ile HIRILTICI ile HIRILTILI ile HIRILTISIZ

- HIRLAMAK ile HIRLATMAK ile HIRLAŞMAK


- HIRN CYCLE[İng.] / CYCLE D'HIRN[Fr.] / HIRN-KREISLAUF[Alm.] ile/değil/yerine/= HİRN ÇEVRİMİ

- HIRPALAMAK ile HIRPALANMAK ile HIRPALATMAK ile HIRPALAYABİLMEK

- HIRSIZ değil/yerine/></< HIRSSIZ

( Hırssız kişi, hırsızlığa gerek duymaz. )

- HİS DEMETİ[İng. BUNDLE OF HIS] ile/||/<> KALP ATIŞI[İng. HEART BEAT]

( Sağ atriyumdaki atriyoventriküler düğümden septum aracılığıyla sağ ve sol ventriküle geçen ve kalp atışının normal düzenini korumasına yardımcı olan koruduğu modifiye edilmiş özellemiş kas demeti. @@ Kalp atışlarını kalpteki özel elektriksel uyarılarla tetiklenir:

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- HISÂM[Ar. < HASM] ile HISÂM[Ar.]

( İki kişi, birbirine düşmanlık etme. | Muhâsama[: İki taraf arasındaki düşmanlık]. İLE Kavga, çekişme, mücâdele, münâkaşa, uğraşma, iddia. )

- HISÂN[Ar.] ile HISAN[Ar.]

( Mümtaz kişiler. İLE Aygır. )

- HİSBE ve NİSBE

- HIŞILDAMAK ile HIŞILDATMAK

- HIŞIRDAMAK ile HIŞIRDATMAK

- HISIM ile HIŞIM

( Evlilik yoluyla birbirine bağlı olan kişiler, yan soy. İLE Öfke. )

- HYSTÉRÉSIS[Fr.] / HYSTERESIS, HYSTERESE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİSTERESİS

- HİSTİDİN[İng. HISTIDINE] ile/||/<> HİSTOGRAM ile/||/<> HİSTON DEASETİLAZ[İng. HISTONE DEACETYLASE]

( Doğadaki 20 aminoasitten biridir, proteinlerin yapısına katılır. @@ Ele alınan örnek bir grup içerisindeki çeşitliliği gösteren çubuklu tablodur. Her bir çubuk, birey sayısını, bireylerin frenkansını belirli bir değer ya da değer aralığıyla gösterir. @@ Histonlardaki asetile edilmiş lisin kalıntılarının deasetilasyonunun transkripsiyonel baskılanmasına katkıda bulunan bir enzim.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- HISTOCHEMISTRY[İng.] / HISTOCHIMIE[Fr.] / HISTOCHEMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİSTOKİMYA

- HISTOLOGY[İng.] ile/değil/yerine/= HİSTOLOJİ

- HİTAB ile/ve MUHATAB

- HİTAP ile/ve "ÇAĞRI"

- HİTÂR[Ar.] ile HİTR[Ar.]

( Saçma söz, herze. İLE Anlamsız/yararsız söz, yalan, kıtır. )

- HIYANET/İHANET[Ar.] değil/yerine/= SATKINLIK/SATINÇ

- HIYÂT[Ar. < HÂİT] ile HIYÂT[Ar.]

( Perdeler, engeller/mâniler. İLE İbrişim, tire. | Dikiş iğnesi. )

- HIYÂZ[Ar. < HAYZ] ile HIYÂZ[Ar. < HAVZ]

( Aybaşları. İLE Havuzlar. )

- VELOCITY GRADIENT[İng.] / GRADIENT DE VITESSE[Fr.] ile/değil/yerine/= HIZ GRADYANI

- HIZ ile/ve/||/<>/> HAZ

( Kişinin en büyük baş belâları. )

- HİZÂB[Ar.] ile HÎZAB[Ar.]

( Boya. | Kına. İLE Dalga. )

- HİZB değil/yerine/= KISIM, BÖLÜK | CEMAAT, TÂİFE, TARAFTAR

- HİZİPLEŞMEK[Ar. HİZB]/CLIQUE[Fr.] ile/||/<> HIRLAŞMAK

- ACCELERATING ELECTRODE[İng.] / ÉLECTRODE ACCÉLÉRATRICE[Fr.] / BESCHLEUNIGER ELEKTRODE, BESCHLEUNIGUNGS ELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= HIZLANDIRICI ELEKTROT

- QUICKENING LIQUID[İng.] / QUICKBEIZE[Alm.] ile/değil/yerine/= HIZLANDIRICI SIVI

- ACCELERATION VOLTAGE[İng.] / TENSION D'ACCÉLÉRATION[Fr.] / BESCHEUNGUINGSSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HIZLANDIRMA GERİLİMİ

- FAST REACTOR[İng.] / RÉACTEUR RAPIDE[Fr.] / SCHNELLER REAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= HIZLI TEPKİLEŞİM/REAKTÖR

- HİZMET[bkz. HİDMET, HİDEMÂT] değil/yerine/= İŞ GÖRME, GÖREV


- HİZMET ile HİZMETLİ/LİK ile HİZMETÇİ/LİK ile HİZMET ERİ ile HİZMET AKDİ ile HİZMETE ÖZEL ile HİZMET İÇİ EĞİTİM

- HİZMETÇİ ile/değil/yerine HİZMETLİ

- HIZR, HIZIR

( KUL SIKIŞTIĞI ZAMAN İMDÂDINA YETİŞEN PEYGAMBER )

- HOCA[Fars. HVÂCE] değil/yerine/= ÖĞRETMEN

- HOFMANN'S REACTION[İng.] / RÉACTION D'HOFMANN[Fr.] / HOFMANNSCHE REACTION[Alm.] ile/değil/yerine/= HOFMANN REAKSİYONU

- HOFMANN SODIUM PRESS[İng.] / HOFMANNSCHE NATRIUM PRESSE[Alm.] ile/değil/yerine/= HOFMANN SODYUM PRESİ

- HOL[İng. HALL]/KORİDOR[Fr. CORRIDOR]/SOFA[Ar.] değil/yerine/= GEÇENEK, ARALIK

( Evlerde, oda kapılarının açıldığı genişçe yer. )
( BAKLA SOFA
FASULYE ODA )

- HOLANDRIC[İng.] değil/yerine/= HOLANDRİK (ERKEK-SOYLU) GEN

( Y kromozomunda taşınan ve böylelikle babadan oğula aktarılan gen.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- DUTCH PROCESS[İng.] / PROCÉDÉ HOLLANDAIS[Fr.] / HOLLÄNDISCHES TOPFVERFAHREN[Alm.] ile/değil/yerine/= HOLLANDA İŞLEMİ

- HOLMIUM[İng.] / HOLMIUM[Fr.] / HOLMIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= HOLMİYUM


- HOLOPHOTE[İng.] / HOLOPHORE[Fr.] ile/değil/yerine/= HOLOFOT

- HOLOGRAPHY[İng.] / HOLOGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= HOLOGRAFİ

- HOLOÈDRE[Fr.] ile/değil/yerine/= HOLOHEDRON

- HOLOSELLULOSE[İng.] / HOLOZELLULOSE[Alm.] ile/değil/yerine/= HOLOSELÜLOZ

- HOLOTYPE[İng.] değil/yerine/= HOLOTİP

( İlk örnek. İlk tanım yapılırken seçilen tek örnek.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- HOMEOBOX (HOX) GENLERİ[İng. HOMEBOX GENES] ile/||/<> HOMEOSTAZİ[İng. HOMEOSTASIS]

( Transkripsiyon etmenleri sınıfında bir DNA-bağlayıcı altsınıf oluşturan, korunan bir protein dizisi. Metazoalarda (insan da dahildir), vücudun ön-arka (anterior-posterior) düzlemindeki organ ve yapıların dizilimlerini kontrol eder. Hangi organın, nerede olacağına karar veren genlerdir. @@ En genel tabiriyle "denge" olarak bilinmektedir. Ayrıca şu şekillerde tanımlanabilir:

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- HOM-/HOMEO-/HOMO-/HOMOİ- ile/||/>< HETER-/HETERO-

( Benzer, eş, aynı. İLE/||/>< Değişik, alışılagelenden farklı. )

- HOMİNİD[İng. HOMINIDAE] ile/||/<> BÜYÜK İNSANSI MAYMUNLAR[İng. GREAT APES]

( Hominidae ailesinin üyelerinin her biri. Şempanzeler ve bonobolar (Pan), goriller, (Gorilla), insanlar (Homo) ve orangutanlar (Pongo) cinsi hayvan türlerini içinde barındırır. İnsan (Homo sapiens), günümüzde yaşayan, hominid bir hayvan türü. @@ Hominidae ailesinin üyelerinin her biridir. Şempanzeler ve bonobolar (Pan), goriller, (Gorilla), insanlar (Homo) ve orangutanlar (Pongo) cinsi hayvan türlerini içinde barındırır. İnsan (Homo sapiens), günümüzde yaşayan, hominid bir hayvan türüdür.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- FLUIDE HOMOGÈNE[Fr.] ile/değil/yerine/= HOMOJEN AKIŞKAN

- HOMOGENEOUS PRECIPITATION[İng.] / HOMOGENE PRÄZIPITATION[Alm.] ile/değil/yerine/= HOMOJEN ÇÖKTÜRME


- HOMOJEN[Fr. < HOMOGÈNE] değil/yerine/= BAĞDAŞIK

- HOMOGENEOUS SYSTEM[İng.] / HOMOGENE SYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= HOMOJEN SİSTEM

- HOMOLOG GENLER[İng. HOMOLOGOUS GENES] ile/||/<> HOMOTALİK[İng. HOMOTHALLIC] ile/||/<> HOMOTAŞİ[İng. HOMOTACHY] ile/||/<> HOMOZİGOTLUK HARİTASI[İng. HOMOZYGOSITY MAPPING]

( Aynı atasal kökenden gelen ve farklı organizma türlerinde bulunabilen genler. Farelerde göz oluşumunda yer alan Pax6 geni ve bu genin şekildeki gibi sırasıyla; sinek, köpek balığı, mürekkep balığı ve yassı solucan gibi diğer canlılarda bulunan yüksek benzerlikteki homolog dizileri aşağıda verilmiştir. @@ Kendi de dahil olmak üzere benzer bir soydan gelen canlılarla eşeyli olarak üreyebilen organizma. Fungi, alg, bitkilerde yaygın olarak görülür. @@ Belli gen bölgelerinin evrimsel süreç içindeki değişim hızlarının aynı kalması durumudur. @@ Çekinik hastalıkların ortaya çıkması, bir allelin iki kopyası olmasını gerektirir. Bağlardaki bir dengesizlik sebebiyle hastalık taşıyan bölgeyi saran lokuslar homozigot olma eğilimindedir. Hastalık taşıyan bireylerde homozigot bölümler bulmak, hastalık geninin yerinin tespit edilmesinde yardımcı olur. Bu yöntem Homozigotluk haritası olarak bilinmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- HOMOSEKSÜEL[Fr. < HOMOSEXUEL] değil/yerine/= BAĞDAŞIK

- HOMOSEXUAL[İng.] değil/yerine/= EŞCİNSEL

( Homoseksüel. Duygusal ve cinsel olarak, hemcinsine ilgi duyan bireylere verilen ad.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- HOMOZİGOT/HOMOZYGOTE[İng.] değil/yerine/= EŞKALITIM/ÖZKALITIMLI

- HOMUNKULUS/HOMUNCULUS[İng.] değil/yerine/= INSANCIK

- HOOKE'S LAW[İng.] / LOI DE HOOKE[Fr.] / HOOKESCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HOOKE YASASI

- HOPANOİT[İng. HOPANOID] ile/||/<> STEROL

( Bazı bakterilerde bulunan; katı düzlemsel moleküller ökaryotlardaki sterollerin yapısal analoğudur. (Sterol; ökaryot zarlarını güçlendiren yapılar) @@ Ökaryotların ve bir kaç prokaryotun göze zarını kuvvetlendiren hidrofobik, çoklu halkalı yapılar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- HOPKINSON'S COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT D'HOPKINSON[Fr.] / HOPKINSON-KOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= HOPKİNSON KATSAYISI


- HOPKINSON'S LAW[İng.] / LOI D'HOPKINSON[Fr.] / HOPKINSON-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HOPKİNSON YASASI

- HOPLAMAK ile HOPLATMAK ile HOPLATILMAK ile HOPLATABİLMEK

- HOR[Fars.] ile HOR[Fars.] ile -HÔR[Fars.]

( Önemsiz, değersiz, bayağı, adi kişi. İLE Güneş. | Işık, aydınlık. İLE Yiyen, yiyici. )

- HORGÖRÜ ile/yerine HOŞGÖRÜ

( Hor görme! Hor gördüğüne muhtaç olursun. )
( Güçlü bir zihin hoşgörülü, dar bir zihin horgörülü olur. )

- HORHUÇ/HORKUÇ ile/ve/||/<>/< TÖRPÜSÜZ

( Giyinmeyi bilmeyen. Kaba saba, gelişigüzel şeyler giyinen. İLE/VE/||/<>/< Kaba, görgüsüz. )

- HORLAMAK ile HORLANMAK

- HÖRMET değil HÜRMET

- HORMON[İng. HORMONE] ile/||/<> ADRENALİN[İng. ADRENALINE] ile/||/<> ALDOSTERON[İng. ALDOSTERONE] ile/||/<> ANDROJEN[İng. ANDROGEN] ile/||/<> ANDROPOZ[İng. ANDROPAUSE] ile/||/<> MENOPOZ[İng. MENOPAUSE] ile/||/<> NOREPİNEFRİN[İng. NOREPINEPHRINE] ile/||/<> SEMPATİK SİNİR SİSTEMİ[İng. SYMPHATETIC NERVOUS SYSTEM] ile/||/<> TESTOSTERON[İng. TESTOSTERONE]

( Hormonlar, vücudun kimyasal habercileridir ve endokrin sistemin bir parçasıdır. Endokrin bezleri, vücudumuzun büyük sistemlerinin çoğunun dokularına ve organlarına kan akışı olan hormonlar üretir. Endokrin sistem, kalp atış hızını, metabolizmayı, iştah, ruh hali, cinsel fonksiyon, üreme, büyüme ve gelişme, uyku döngüsü gibi şeyleri kontrol eder. @@ Adrenal bezlerin ürettiği hormona verilen addır. Korku ve kaçış anlarında kana bol miktarda karışır. "Epinefrin" olarak da isimlendirilmektedir. @@ Almanca Aldosteron Fransızca Aldostérone Vücuttaki su ve tuz dengesinin ayarlanmasında görev alan steroid yapılı hormon. Böbrek üstü bezlerinin kabuk bölgesinden salgılanır. Kandaki sodyum ve potasyum dengesini ayarlayarak kan basıncının düzenlenmesini sağlar. Kanda bulunma miktarının normal seviyenin altında ya da üstünde olması sağlık sorunlarına yol açabilir. Ayrıca böbreklerdeki suyun geri emiliminin ayarlanmasını sağlar. @@ Erkeklik ile ilişkilendirilen vücut gelişimi, kıl uzaması, ses kalınlaşması gibi özellikleri oluşturan ya da bu özelliklerin gelişmesini uyaran bir kimyasala verilen genel addır. Kimi zaman erkek cinsiyet hormonu testosteron ile eş anlamda kullanılır. @@ Erkeklik hormonu olan testosteronun azalmasıyla ilişkili bir durumdur. Menopozdan farklı olarak testosterondaki azalma ve semptomların gelişimi, kadınlarda meydana gelenden daha kademelidir. 50'li yaşlarındaki erkeklerin yaklaşık %30'u, düşük testosteron düzeylerinin neden olduğu andropoz semptomları yaşamaktadır. Andropoz yaşayan bir kişi, durumla ilgili bazı semptomlara sahip olabilir ve uygun tedavi olmaksızın osteoporoz gibi diğer ciddi sağlık durumları riski altında olabilir. @@ Kadınlarda düşük hormon seviyeleri nedeniyle menstrüasyonun (adet kanamalarının) durduğu zamandır. Genellikle 45 ila 55 yaş arasında gerçekleşir. @@ Sempatik sinir sisteminde bir nörotransmitter olarak işlev gören, doğal olarak oluşan katekolamin hormonudur. Noradrenalin olarak da bilinir. Norepinefrin ya da noradrenalin, böbreklerin üstünde bulunan şapka benzeri adrenal bezlerden salgılanır. Vücudun “savaş ya da kaç” tepkisinde önemli bir rol oynar. Bir ilaç olarak norepinefrin; sınırlı, kısa süreli ciddi sağlık durumlarında kan basıncını yükseltmek ve korumak için kullanılır. Kimyasal formülü C8H11NO3 olan norepinefrinin molar kütlesi 169.18 g/mol'dür. @@ Vücudun stresli durumlarla başa çıkmasına yardımcı olan ve "savaş ya da kaç" tepkisini etkinleştiren sinir sistemidir. Sempatik sinir sistemi, tehlikeli ya da zorlu durumlarda vücudun uyanık kalmasını sağlar. Bu sistem, bir stres hormonu olan adrenalinin salınımını artırır ve kaslara daha fazla kan ve oksijen pompalanmasını sağlar. @@ Testosteron, cinsel ve üreme gelişiminde önemli olan bir erkek cinsiyet hormonudur. Kadınlar yumurtalıklarda ve adrenal bezlerde testosteron üretir fakat seviyesi erkeklerin yaklaşık onda biri ile yirmide biri kadardır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- HORMONES[İng.] / HORMONES[Fr.] / HORMONE[Alm.] ile/değil/yerine/= HORMONLAR

- HOROZLANMAK ile HOROZLAŞMAK ile HOROZ ile HOROZ İBİĞİ ile HOROZ VAKTİ ile HOROZ AKILLI ile HOROZ BAKIŞI ile HOROZ DÖVÜŞÜ ile HOROZ KAFALI ile HOROZ SIKLET ile HOROZ ŞEKERİ ile HOROZ AĞIRLIK ile HOROZ MANTARI ile HOROZ FASULYESİ


- HORTLAMAK ile HORTLATMAK ile HOR ile HORA

- HORTUMLAMAK ile HORTUMLANMAK ile HORTUMLATMAK ile HORTUM ile HORTUMLU ile HORTUMLULAR ile HORTUMLU BÖCEKLER

- HOŞGÖRÜ/İYİGÖRÜ = MÜSAMAHA, TESAMUH = TOLERANS[İng. < TOLERANCE] = TOLÉRANCE[Fr.] = TOLERANZ[Alm.] = TALERANTIA < TOLERARE[Lat.]

- HOŞGÖRÜ ile HOŞGÖRÜCÜ/LÜK ile HOŞGÖRÜLÜ/LÜK ile HOŞGÖRÜSÜZ/LÜK ile HOŞGÖRÜRLÜK

- HOST SPECIES[İng.] değil/yerine/= KONAK TÜR

( Türdiriltimi çalışmalarında üreme organları klonlanan hayvanla aynı olan türler. Konak türün klonlanacak hayvana benzemesi önemli değildir. Örneğin kuşlar üzerindeki türdiriltimi çalışmalarında klonlama işlemi yapılırken sadece gonad klonlanmaktadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- HÖST ile HÖT

( At, katır gibi hayvanları, özellikle öküzü durdurmak için çıkarılan ses. | Birini uyarmak için kullanılan kaba seslenme. İLE Korkutmak ya da dikkati kendi üzerine çekmek için söylenilen söz. )

- HOTEL ile HOSTEL

- HÖYKÜRMEK/HÖYKÜRE HÖYKÜRE ile/ve/değil/||/<>/< HÖNKÜRMEK/HÖNKÜRE HÖNKÜRE

( Bağırmak. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Ağlamak. )

- HUBUB[Ar. < HUBÂB, HUBÂBE] ile HUBÛB[Ar. < HABB]

( Su üzerindeki kabarcıklar. İLE Taneler, tohumlar. )

- HUBÛR[Ar.] ile HUBÛR[Ar. < HABER]

( Sevinç, neşe/sürûr. | Bilginler, âlimler, fakihler, zekiler, anlayışlıklar.[< HİBR: Öğretmen. | Mürekkep. | Yahudi/İsrailoğulları bilgini.] İLE Haberler, havâdisler. )

- HÜCCET ile/||/<> HÜCCET-İ ŞERİYE/ŞERİYYE

( Delil. İLE/||/<> Şeriyye mahkemelerinden sırf mülk taşınmazlar için verilen belge. )

- CELL VOLTAGE[İng.] / ZELLEN SPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HÜCRE VOLTAJI

- HUD'A[Ar.] ile HUDÂ/HÜDÂ[Fars.]

( Aldatma, oyun, hile, dalavere, düzen, dek. İLE Tanrı/Allah. | Doğru yol gösterme. | Kur'ân-ı Kerîm [bkz. HİDÂYET] )

- HÛDÂHUB ile/ve YEK BİR ALLAH YEK

( Kervanların nöbet/nevbet tutarken etrafa [dosta/düşmana] seslendirdikleri sözler. )

- HUDDÂM[Ar. < HÂDEM] ile HÜDÂM[Ar.]

( Hizmetçiler, hizmet edenler. İLE Deniz tutması. )

- HÜDHÜD[çoğ. HEDÂHÎD/İBİBİK/MÜRG-İ SÜLEYMÂN[Fars.] değil/yerine/= ÇAVUŞKUŞU

( Çok renkli, çizgili ve kötü kokan bir kuş. )
( Mezbelede açtığı bir çukur içinde yumurtlar. Yer altında bulunan suları, sanki bir cam içindeymiş gibi gördüğü söylenir. | SÜLEYMAN PEYGAMBER İLE SEBÂ MELÎKESİ BELKİS ARASINDA HABER GETİRİP GÖTÜREN KUŞ | TASARRUF-I İLÂHÎ [bkz. EBÜRREBİ'] )

- HUDÛ'[Ar.] ile HUŞÛ'[Ar.]

- HUDÜS[Ar.] ile İHDÂS[Ar.]

( Sonradan oluşma. İLE Yeni bir şeyin oluşması. )

- HUDUS ile/ve/||/<> ZAMAN ile/ve/||/<> NİSAP ile/ve/||/<> GÜN ile/ve/||/<> RES ile/ve/||/<> KÂBE ile/ve/||/<> NEŞV-Ü-NEMÂ ile/ve/||/<> KAST VE NİYET ile/ve/||/<> HÜKÜMLER ile/ve/||/<> BEKÂ ile/ve/||/<> MEŞRÛ TASARRUF

- HÜKÜM ile NİSPET ile HÜKÜMSEL NİSPET

( Hükme götürecek biçimde ilişki kurmak. )

- HÜLLE[Ar. HULLE] ile/değil HİLE

( "Medeni Kanun"un kabulünden önce, kocasından üç kez boşanan kadının, yine eski kocasıyla evlenebilmesi için yabancı bir erkeğe bir günlüğüne nikâh edilmesi. @@ Birini aldatmak, yanıltmak için yapılan düzen. | Çıkar sağlamak için bir şeye değersiz bir şey katma. )

- HÜLLE ile HÜLLE ile HÜLLE ile HÜLLE ile HÜLLE ile HÜLLE ile HÜLLE ile HÜLLE[Ar. < HOL] ile HÜLLE[Ar. < HULLE]

( Haller, durumlar. İLE Cennette giyilecek giysi. İLE Sazdan yapılan, kulübe. İLE Tandır bacası. İLE Kâğıt lira. İLE Abartmalı konuşma. İLE Hülleyi gerçekleştirmek. | Bir işte geçici çözüm için hileye başvurmak. İLE Gölgelik. İLE Yurttaşlar Yasası'nın kabulünden önce, kocasından üç kez boşanan kadının, yine eski kocasıyla evlenebilmesi için yabancı bir erkeğe, bir günlüğüne nikâh edilmesi. )

- GEÇİŞME/GEÇİŞİM/ERİM/HULÛL[Ar.]/OZMOZ[< OSMOS]/OSMOSIS[İng.] ile GEÇİŞME/DİFÜZYON/DIFFUSION[İng.]

( Su moleküllerinin yarı geçirgen bir zardan geçişi. İLE Moleküllerin yüksek yoğunluktan düşük yoğunluğa geçişi. )

- HULÛL[Ar.] ile HULÛL[Ar. < HALL]

( Gelip çatma. | Girme. | Yanaşma. | Geçme. İLE Sirkeler. | Sirkede bulunan kurtçuklar. )

- HÜMANİST[Fr. < HUMANISTE] değil/yerine/= İNSANCIL

- HÜMANİZM[Fr. < HUMANISME] değil/yerine/= İNSANCILLIK

- HUMBARA/HUMBERE[Fars.] ile HUMBARA/KUMBARA[Fars. < HUMBERE]

( Havan topu. İLE Para biriktirmek için kullanılan, bozuk ya da kâğıt para atılan deliği olan, metal, toprak ya da plastikten yapılmış küçük kap. | Humbara. )

- HUMIC ACID[İng.] / ACID HUMIQUE[Fr.] / HUMINSÄUREN, HUMUSSÄUREN[Alm.] ile/değil/yerine/= HÜMİK ASİT

- HUMOR/HÜMOR ile HUMORAL İMMÜNİTE

( Sıvı. İLE Sıvısal bağışıklık. )

- HÜMORAL/HUMORAL[İng.] değil/yerine/= SALGISAL


- HUMPHREYS SERIES[İng.] / SÉRIES D'HUMPHREYS[Fr.] ile/değil/yerine/= HUMPHREYS DİZİLERİ

- HUMÛD[Ar.] ile HÜMÛD[Ar.]

- HUND'S RULES[İng.] / RÈGLES DE HUND[Fr.] / HUNDSCHE REGELN[Alm.] ile/değil/yerine/= HUND KURALLARI

- HUNHAR(/CA)[Fars. < HUNHVÂR] değil/yerine/= KAN DÖKÜCÜ, KANA SUSAMIŞ(/ÇA/SINA)

- FILTER, FUNNEL[İng.] / FILTRE[Fr.] / FILTER, FILM[Alm.] ile/değil/yerine/= HUNİ, SÜZGEÇ/FİLTRE

- HÜNNAP ile TOPALAK

( ... İLE Hünnapgillerden, yapraklarından yeşil boya çıkarılan bir bitki. )

- HÜR ile HÛR/HURR[Ar./Fars.] ile HÛR[Fars.] ile HÛR[Ar. < AHVER, HAVRA][Fars.]

( Özgür. İLE Güneş. İLE Güneş. | Yiyecek. İLE Âhû gözlüler, gözlerinin akı karasından çok olanlar. | Cennetteki hûriler. )

- HURÇ ile HURUÇ[Ar.]

( Genellikle yelken bezinden yapılmış büyük heybe. İLE Çıkma, çıkış. | Göç. )

- HÜSÜN[Ar. < HÜSN] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< CEMÂL[Ar.]

( Görünüşün/sıfatın güzelliği. | Bezenerek, bir etkiyle oluşturulan güzellik. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Var olanın/oluşun, özün[zât] "güzelliği". )

- HÜSN ile/ve/> IŞK ile/ve/> HÜZN

( Güzellik. İLE/VE/> Aşk. İLE/VE/> Tasa. )

- HUSÛF (NAMAZI) ile/ve/||/<> KUSÛF (NAMAZI)

( Ay tutulması [sırasında kılınan özel bir namaz]. İLE/VE/||/<> Güneş tutulması [sırasında kılınan özel bir namaz]. )
( Kadın ve erkek herkes için sünnettir. İLE/VE/||/<> Sünnet-i müekkededir ve cemaatle kılınması daha faziletlidir. )
( Sessiz[sırrî] olarak kılınır. İLE/VE/||/<> Açıktan[cehri] okunur. )
( Bireysel olarak da cemaatle de kılınabilir. İLE/VE/||/<> Hutbe ile birlikte kılınabilir. )

- HUSÛF ile HUSÛF/HUŞÛF[ÇOĞ. HUŞEF]

( Ay tutulması. İLE Eli çabuk, hızlı. | Geceleyin yola giden deve. )

- HUŞÛ'(-HUZÛ)

- HUSUS/U ile/ve/||/<>/> HUKUK/U

- HÜVEYZA[Ar.] ve HÜVEYDÂ[Ar.]

( İç sürgünü, ishal. Kolera ishali. İLE Açık, apaçık, belirli, âşikâr. )

- HÜVİYET ile/ve/||/<>/> HÜRRİYET

- HÜYÂM[Ar.] ile HÜYYÂM[Ar. < HÂİM]

( Azgınlık. [HÜYÂM-İ RAHM/NEMFOMANİ: Hanımlarda.] İLE Sevgiden şaşırmış olanlar. )

- HUYGENS EYEPIECE[İng.] / OCULAIRE D'HUYGENS[Fr.] / HUYGENS-OKULAR[Alm.] ile/değil/yerine/= HUYGENS GÖZMERCEĞİ

- HUYGENS' PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE D'HUYGENS[Fr.] / HUYGENSSCHES PRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= HUYGENS İLKESİ

- HUYSUZLANMAK ile HUYSUZLAŞMAK ile HUYSUZ/LUK ile HUYSUZCA


- HUYSUZLAŞMAK ile/değil HUYSUZLANMAK

- HUZUR/BARIŞ/BİRLİK/DİRLİK SAĞLA(T)MAK:
SÖZLERLE
ile/ve/<>/> YAPILANLARLA ile/ve/<>/> VAROLUŞLA

( Ne söylemeyeceğini bilerek. İLE/VE/<>/> Ne yapmayacağını bilerek. İLE/VE/<>/> (hiçbir şey söylemesen ve yapmasan bile) Varoluşun, yeterlidir![ve de bunu sürekli anımsayarak!] )

- HEYULA[Ar.]["HEYHULA" değil!]/HYLE[Yun.] ile NESNE, ŞEY | BİÇİMİ OLMAYAN NESNE, ŞEY

- İÂLE[Ar.] ile İÂNE[Ar.]

( Çocuğun nafakasını sağlama. İLE Yardım için toplanan para, yardım parası. )

- İÂNE ile İÂRE ile İÂŞE ile İBÂTE

( Yardım. | Yardım amacıyla toplanan para. İLE Eğreti verme, ödünç verme. İLE Yedirip içirme, besleme, bakma. İLE Barındırma. )

- IATROPHOBIA[İng.] değil/yerine/= İATROFOBİ

( Doktorlara ve tıbbi testlere karşı duyulan aşırı korku.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- İBÂD[Ar. < ABD] ile İBÂD[Ar.] ile İB'ÂD[Ar. < BU'D]

( Kullar, abidler. | İbâdet edenler. | Çok bol, bereketli. | Müslümanlığın başlangıcından önce Irak'ta Hira devletine oturmuş bulunan Hristiyanlar. İLE Bacaklarda, diz ekleminin iç tarafındaki büyük damar. İLE Uzaklaştırma, uzaklaştırılma. | Kovma, tard etme. )

- İBÂDET[çoğ. İBÂDÂT]

( Sevgiliyi göreyim de, ona hizmet etmeyeyim mi? )
( Aslı, üç erkân üzeredir: Göz[hıfz ile]. VE Dil/lisan[Sıdk ile]. VE Konuşma/kâl[düşünce ile]. )
( Allah'a, ârif olmak. )

- İBÂDET/BULUŞMA/TOPLANMA YERLERİ'NDE:
ile/ve CEMEVİ ile/ve ile/ve ile/ve BURKAN EVİ/PAGODA[< OHATAGORBA/DATUGARBA (< GORBA/GARBA[< RAHİM/UTERUS])], VİHARA ile/ve ŞRAYN/SHRINE ile/ve PRASADA ile/ve ZİGURAT ile/ve (DOĞA) ile/ve FU YUN-SE ile/ve GÜNEŞ MÂBEDİ

( İslâm'da. İLE/VE Alevilik'te. İLE/VE Hristiyanlık'ta. İLE/VE Yahudilik'te/Kabala'da. İLE/VE Burkancılık'ta/Budizm'de. İLE/VE Şintoculuk'ta. [Buda heykeli bulunmaz] Mezopotamya'da, Sümerler'de ilk tapınaklardır. İLE/VE Hind mâbedi. İLE/VE Şamanlık'ta. İLE/VE Şamanlık'ta.[Çinlilerin verdiği addır.] İLE/VE Dünyadaki 7 güneş mâbedinden 4'ü Türkiye'de, Fırat'tadır. )
( HOCA/DRUİT/MAKA[Tatarca] ile/ve DEDE/DEDE-BABA ile/ve PAPAZ ile/ve HAHAM ile/ve GURU, LAMA ile/ve ... ile/ve ... ile/ve "BÜYÜCÜ/ARRÂFE" ile/ve ... ile/ve KAM ile/ve ... )
( GELENEKTEN GELECEĞE CAMİLER - SÜLEYMAN FARUK GÖNCÜOĞLU, ZELİHA KUMBASAR )
( Hünkâr[Sultan] Mahvil'lerinin girişi Kıble'dedir. )
( Yüreğinde bir tapınağı olmayan, hiçbir tapınakta bulamaz yüreğini! )