| DO/DÖ... |

- DO NOT[İng.] ile DONAT

( Yapma! @@ Bir şeyin iş görebilmesi için gereken nesneleri, gereçleri katmak. | Birinin giyimini sağlamak. )

- DO ile DO ANAHTARI

- DOBRA/LIK ile DOBRA DOBRA

- DOCTOR :/yerine DOKTOR

- DODECYL-DIMETHYLAMMONIUM CHLORIDE[İng.] ile/değil/yerine/= DODESİLDİMETİLAMONYUM KLORÜR

- DOĞA ARAŞTIRMALARI ile/ve/<> DOĞA FELSEFESİ ile/ve/<> DOĞA BİLİMİ ile/ve/<> DOĞAL TÜZE(HUKUK)

( Doğadaki olguları toplama. İLE/VE
Bu olguların nedensel bağlarını tespit etme. İLE/VE
Bu olguların "nasıl"lıklarını tespit etme. )
( Tekilleri araştırmak. İLE/VE/||/<> Hareket ve sükûn nedenlerini araştırmak. İLE/VE/||/<> Deneysel verileri, matematikselleştirerek araştırma. )

- DOĞA, İNTİKAMINI ALIR değil DOĞA, SON SÖZÜ SÖYLER

- DOĞA/(")TANRI(") "YAPTI/YARATTI" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DOĞANIN PARÇASI

- DOĞA ile/ve/değil DOĞA NESNELERİ

- DOĞA ile/ve/<> DOĞALLIK

( Aşılamaz! İLE/VE/<> Aşılabilir [ve fakat aşılmadığı oranda da isabet kaydedilir.] )

- DOĞA ve/||/<>/> DOYA DOYA

- DOĞACILIK/"DOĞASEVERLİK":
[ne yazık ki]
BAHÇE/DE İSE
ile/ve/değil/yerine/||/>< ORMAN/DA İSE

( Çoğunlukta. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/>< Azınlıkta. )
( Bilgisizlik ve bilinçsizlikte. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/>< Bilgi ve bilinçlilikte. )

- DOĞAL OLANLARIN:
REDDİ, YOK SAYILMASI
değil/yerine DENETİM ALTINDA TUTULMASI

- DOĞAL VE ZORUNLU ile DOĞAL AMA ZORUNLU DEĞİL ile NE DOĞAL, NE DE ZORUNLU

( Doğal Hal'de, "Ben şuyum, ben oyum" yoktur. )
( There is no 'I am this', 'I am that', in the natural state. )

- DOĞAL ile/ve/değil DOĞADAN

( Doğal olanda, kişinin tedbirinin ve iradesinin etkisi olamaz. )

- DOĞAL ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DOĞAYA UYUMLU

- DOĞAN ile DOĞAN GÖRÜNÜMLÜ ŞAHİN

- DOĞANIN KENDİ TABİATI" değil DOĞA/TABİAT

- DOĞANIN:
"YARATMASI"
değil BARINDIRMASI

- DOĞAÜSTÜ ile DOĞAÇLAMALIK


- DOĞAÜSTÜ ile DOĞAÜSTÜCÜ/LÜK