- İSİGLİK ile İSİGLİK
[<
( Sıcaklık .İLE Aşk, sevgi. )
- LIGHT EMITTING DIODE[İng.] / DIODE ÉLECTROLUMINESCENTE[Fr.] / LICHTEMITTIERENDE DIODE, LUMINESZENZDIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞIK YAYAN DİYOT
- THERMOJUNCTION BATTERY[İng.] / BATTERIE THERMOJOINTE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL EKLEM BATARYA
- THERMAL SCATTERING[İng.] / DISPERSION THERMIQUE[Fr.] / THERMISCHE STREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL SAÇILMA
- CHOPPER, MEAN-LIFE[İng.] / VIE MOYENNE[Fr.] / HALBWERTZEIT, MITTLERE LEBENSDAUER[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞIN KESİCİ, ORTALAMA ÖMÜR
- RADIANT TRANSMITTANCE[İng.] / TRANSPARENCE RADIATIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= IŞINIM GEÇİRGENLİĞİ
- RADIATION SCATTERING[İng.] / DISPERSION DU RAYONNEMENT[Fr.] / STRAHLUNGSSTREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINIM SAÇILMASI
- RADIATION ATTENUATION[İng.] / ATTÉNUATION DE LA RADIATION[Fr.] ile/değil/yerine/= IŞINIM SÖNÜMÜ/SÖNÜMLEMESİ
- RADIANT EMITTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= IŞINIM YAYAR
- İŞİTMEK ile İŞİTİLMEK ile İŞİTTİRMEK ile İŞİTEBİLMEK ile İŞİTSEL ile İŞİ DUMAN ile İŞİ TIKIRINDA
- İŞKÜM ile TEPSİ
[<
( Hakan'ların önüne konan, büyük, çanak biçimindeki, ayakları bulunmayan tepsi. İLE ... )
- AGENT MOUILLANT[Fr.] / BEFEUCHTUNGSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= ISLATICI NESNE
- WETTING AGENT[İng.] / BEFRUCHTUNGSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= ISLATICI NESNE
- İŞLEMEK ile İŞLENMEK ile İŞLETMEK ile İŞLETİLMEK ile İŞLETTİRMEK ile İŞLENEBİLMEK ile İŞLETEBİLMEK ile İŞLEYEBİLMEK ile İŞLEK/LİK ile İŞLEM ile İŞLEV ile İŞLEMCİ/LİK ile İŞLEVCİ/LİK ile İŞLEK EK ile İŞLEMSEL ile İŞLERLİK ile İŞLEVSEL/LİK ile İŞLEVSİZ/LİK ile İŞLEM HACMİ
- İŞLEV ile/ve TERETTÜB-ÜL ÂSÂR[Ar.]
( ... İLE/VE Varolanın içeriğine(mahiyetine) ilişkin niteliklerinin ortaya çıkması. )
- İSPANYOL ile/ve/<>/<
- ISRA ile ÖTE
[<
( Buranın ötesinde/ilerisinde. İLE ... )
- İstanbul'da, 200'ün üzeri çeşitte mimari yapı ve 3500'ün üzerinde cami bulunmaktadır.
- İSTEMEK ile İSTENMEK ile İSTETMEK ile İSTEŞMEK ile İSTENİLMEK ile İSTEKLENMEK ile İSTETTİRMEK ile İSTEYEBİLMEK ile İSTEKLENDİRMEK ile İSTEK ile İSTEM ile İSTER ile İSTEKLİ/LİK ile İSTEMLİ/LİK ile İSTEKSİZ/LİK ile İSTEMSİZ/LİK ile İSTEKSİZCE ile İSTER İSTEMEZ
- İŞTİKÂK[Ar.] ile TÜREME | [Edebiyatta, aynı kökten türemiş olan sözcükleri bir arada bulundurma sanatı.]
- İSTİMTÂ'[Ar. < TEMETTÜ] ile İSTİMTÂR[Ar.]
( Yararlanma, kazanç. İLE Yağmur isteme, yağmur duasına çıkma. )
- İSTİNCÂ' değil/yerine/= PİSLİKTEN/NECASETTEN TEMİZLENME
- İSTİVA ile İSTİVA HATTI
- İTAAT ile/değil/yerine/>< İTTİHAT
- İTALYAN ile/ve/<>/<
- İTEGÜ ile ÇERÇEVE
[<
( Değirmen taşının üzerine yerleştirildiği ahşap çerçeve.[Eğer unun biraz kalın olması isteniyorsa bu yükseltilir. Eğer ince, beyaz un isteniyorsa alçaltılır.] İLE ... )
- YTTERBIUM FLUORIDE[İng.] / FLUORURE D'YTTERBIUM[Fr.] / YTTERBIUMFLUORID[Alm.] ile/değil/yerine/= İTERBİYUM FLORÜR
- YTTERBIUM CHLORIDE[İng.] / CHLORURE D'YTTERBIUM[Fr.] / YTTERBIUMCHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= İTERBİYUM KLORÜR
- YTTERBIUM OXIDE[Fr.] / YTTERBIUMOXIDE[Alm.] ile/değil/yerine/= İTERBİYUM OKSİT
- YTTERBIUM SULFATE[İng.] / SULFATE D'YTTERBIUM[Fr.] / YTTERBIUMSULFAT[Alm.] ile/değil/yerine/= İTERBİYUM SÜLFAT
- İTERBİYUM[< YTTERBY-İSVEÇ] ile İTRİYUM[< YTTERBY-İSVEÇ]
( Atom numarası 70, atom ağırlığı 173,04 olan, değerli bir öğe. [Simgesi: Yb] İLE Atom numarası 39, atom ağırlığı 88,92 olan, seryum filizlerinde bulunan, gri renkli, 4,6 yoğunluğunda, değerli bir öğe. [Simgesi: Y] )
- YTTERBIUM[İng.] / YTTERBIUM[Fr.] / YERBIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= İTERBİYUM
- İTİLGEN ile İTİLGEN SAPILGAN
[<
( Atları etkileyen bir sayrılık.[Atın gövdesinde çıbanlar çıkar. Bu çıbanlar kesilirse at iyileşir.] İLE Telâşlı. )
- YTTRIUM ACETATE[İng.] / ACETATE D'YTTRIUM[Fr.] / YTRIUMACETAT[Alm.] ile/değil/yerine/= İTRİYUM ASETAT
- YTTRIUM BROMIDE[İng.] / BROMURE D'YTTRIUM[Fr.] / YTRIUMBROMID[Alm.] ile/değil/yerine/= İTRİYUM BROMÜR
- YTTRIUM CHLORIDE[İng.] / CHLORURE D'YTTRIUM[Fr.] / YTRIUMCHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= İTRİYUM KLORÜR
- YTTRIUM OXIDE[İng.] / OXYDE D'YTTRIUM[Fr.] / YTRIUMOXYD, YTTRIUMERDE[Alm.] ile/değil/yerine/= İTRİYUM OKSİT
- YTTRIUM SULFATE[İng.] / SULFATE D'YTTRIUM[Fr.] / YTRIUMSULFAT[Alm.] ile/değil/yerine/= İTRİYUM SÜLFAT
- YTTRIUM[İng.] / YTTRIUM[Fr.] / YTTRIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= İTRİYUM
- İTTAFEN değil İTHAFEN
- İTTİÂS[Ar.] ile İTTİÂZ[Ar. < VA'Z]
( Öldürme, helâk etme. İLE Öğüt/nasihat dinleme. )
- İTTİBÂ[Ar. < TEBA] değil/yerine/= UYMA, ARDISIRA GİTME, TÂBÎ OLMA
- İTTİFAK ile/ve MUTABAKAT
- İTTİHÂD[< VAHDET] değil/yerine/= BİR OLMA, BİRLEŞME, BİRLİK | AYNI OLMA, AYNI ANLAMI TAŞIMA | ALLAH VARLIĞINDA YOK OLMAK
- İTTİHAD[Ar.] ile/ve/||/<> MÜSÂVAT[Ar.]
- İTTİHAT VE TERAKKİ ve/||/<>/> İHTİYAT VE TERAKKİ
- İTTİHAT ile İTTİHATÇI/LIK
- İTTİHAT ile/ve/||/<> UHUVVET ile/ve/||/<> MÜSÂVAT
- İTTİHÂZ[< AHZ] değil/yerine/= EDİNME, EDİNİLME | KABUL ETME | SAYMA, SAYGI DUYMA
- İTTİKA[< Ar. VİKAYE] değil/yerine/= SAKINMA, ÇEKİNME | ALLAH'TAN KORKMA
- İTTİKA[Ar. < VİKAYE]["ka" uzun okunur] ile İTTİKÂ'[Ar.]
( Sakınma, çekinme. İLE Dayanma, yaslanma, söykenme. )
- İTTİKAN değil/yerine/= İYİ VE SAĞLAM BİLME
- ITTILÂ'[Ar.] ile ITTILÂ[Ar. < TULÛ | çoğ. ITTILAÂT]
( Kokulu şeyler sürünme. İLE Öğrenme, tanıma, bilme, haberli olma. )
- İTTİRMEK ile İTTİREBİLMEK ile İTTİSAL
- İTTİSÂ'[Ar. < VUS] ile İTTİSÂH[Ar.]
( Bollaşma, genişleme. | Bolluk, genişlik. | Kaplam.[felsefe] İLE Kirlenme, paslanma. )
- İTTİSAF[Ar. < VASF] ve/< URÛZ[Ar. < ARZ]
( Nitelenme. VE ... )
- İTTİSAL ile/ve VUSLAT
- İTTİSAL:
BİTİŞİK/LİK ile/ve/||/<> SÜREKLİ/LİK
- İTTİZÂ'[Ar.] ile İTTİZÂH[Ar.]
( Devenin, boynuna basarak üstüne binmek için başını aşağıya eğme. | Alçakgönüllülük. İLE Açık olma, meydana çıkma, vâzıh. )
- İTTİZAL[Ar.] değil/yerine/= BİTİŞME, DOKUNMA/DEĞME
- IVIK/IWIK/IWIQ ile CEYLAN
[<
( Sıklıkla kayalık arazilerde ve çöllerde görülen dişil ceylan. İLE ... )
- İVRİK/İWRİQ ile İBRİK
[<
( itinmek )
- ION SCATTERING SPECTROSCOPY[İng.] ile/değil/yerine/= İYON SAÇILIM SPEKTROSKOPİSİ
- INTERIONIC ATTRACTION[İng.] / ATTRACTION ENTRE LESIONS[Fr.] ile/değil/yerine/= İYONLAR ARASI ÇEKİM
- IONIZATION CROSS SECTION[İng.] / SECTION EFFICACE D'IONISATION[Fr.] / IONISIERUNGSQUERSCHNITT[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONLAŞMA TESİR KESİTİ
- İZ/EZ ile ÇİZİK
[<
( Topraktaki ya da herhangi bir uzunlamasına çizik. İLE ... )
- GRID VOLTAGE[İng.] / TENSION DE GRILLE[Fr.] / GITTERSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= IZGARA GERİLİMİ
- GRATING[İng.] / GRILLE[Fr.] / VERGITTERUNG, GRÄTING[Alm.] ile/değil/yerine/= IZGARA
- IZGARA ile MİNNETTAR ile MİNNET ile RENDE ile MEMNUN ETMEK ile IZGARA
- İZİ ile YIL
[<
( Gelecek yıldan sonraki yıl. İLE ... )
- İZLEMEK ile İZLENMEK ile İZLETMEK ile İZLETİLMEK ile İZLETTİRMEK ile İZLENEBİLMEK ile İZLETEBİLMEK ile İZLEYEBİLMEK ile İZLEK ile İZLEM ile İZLEV ile İZLEMCİ/LİK ile İZLENCE ile İZLEKSEL ile İZLEMSEL
- JİLET[İng. GILETTE] ile JİLE[Fr. GILET < İsp. JILECO < Tr. YELEK]
( İnce çelikten yapılmış, genellikle iki ağızlı keskin tıraş bıçağı. İLE Daha çok kadınların giydiği yelek.
)
- JOHANN GOTTLIEB FICHTE ve/||/<> WILHELM von HUMBOLDT
( 19 Mayıs 1762 - 27 Ocak 1814 ve/||/<> 22 Haziran 1767 - 08 Nisan 1835 )
( İlk üniversitenin kurulması için baskın, etkin ve üstün çaba gösterenler.[1809 - Berlin] )
- JOHN LOCKE ile/ve/||/<>/> ALEXANDER VON HUMBOLDT ile/ve/||/<>/> MARTIN HEIDEGGER ile/ve/||/<>/> FERDINAND DE SAUSSURE ile/ve/||/<>/> LUDWIG WITTGENSTEIN ile/ve/||/<>/> JACQUES DERRIDA
( 29 Ağustos 1632 - 28 Ekim 1704 İLE/VE/||/<>/> 14 Eylül 1769 - 06 Mayıs 1859 İLE/VE/||/<>/> 26 Eylül 1889 - 26 Mayıs 1976 İLE/VE/||/<>/> 26 Kasım 1857 - 22 Şubat 1913 İLE/VE/||/<>/> 26 Nisan 1889 - 29 Nisan 1951 İLE/VE/||/<>/> 15 Temmuz 1930 - 09 Ekim 2004 )
- JONES REDUCER[İng.] / JONES REDUKTIONSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= JONES İNDİRGENİ
- K LINE[İng.] / K LIGNE[Fr.] / K ELEKTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= K HATTI
- KABLELMİLAT değil/yerine/= MİLÂTTAN ÖNCE
- KADD[Ar.] ile KATT[Ar.]
( Uzunlamasına kesmek. İLE Enine kesmek. )
- KADRAN/QUADRANT[İng.] değil/yerine/= DÖRTTE BİR
- ZIFFERBLATT[Alm.] ile/değil/yerine/= KADRAN
- KAFA SESİ ile/ve/||/<> FALSETTO[İt.]
- KÂĞIT PARA:
KÂĞITTAN değil PAMUKTAN
( 1950'den önce, kenevir ve ağaç kabuğu kullanılarak yapılırdı. )
- KAĞITTA:
A0 ile/ve/<>/>/< A1 ile/ve/<>/>/< A2 ile/ve/<>/>/< A3 ile/ve/<>/>/< A4 ile/ve/<>/>/< A5
( [kapladığı alan] 1 m² İLE/VE/<>/>/< 1 m²'nin yarısı. [1/2] İLE/VE/<>/>/< 1 m²'nin dörtte biri [1/4] ]İLE/VE/<>/>/< 1 m²'nin sekizde biri. [1/8] İLE/VE/<>/>/< 1 m²'nin onaltıda biri. [1/16] İLE/VE/<>/>/< 1 m²'nin otuzikide biri. [1/32] )
- KÂĞITTA:
TERBİYECİ ile/ve/||/<>/> AHERCİ ile/ve/||/<>/> BOYAYICI ile/ve/||/<>/> TAMİRCİ
( [bkz.]
Kâğıtlar ve Su Damgaları - Süheyl Ünver - Türk Tarih Kurumu, Belleten
XVIII. ve XIX. yy.'da, Türkiye'de Kâğıt - Osman Ersoy (Prof.) - Ankara, 1963 )
- COCOA BUTTER, THEOBROMA OIL[İng.] ile/değil/yerine/= KAKAO YAĞI
- ÉTAMAGE[Fr.] / ZINNPLATTIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KALAYLAMA
- PARAMÈTRE DE FLOTTABILITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= KALDIRMA DEĞİŞTİRGESİ
- KUVVE-İ DÂFİA[Osm.] / BUOYANCY FORCE[İng.] / FORCE DE FLOTTABILITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= KALDIRMA KUVVETİ
- KALEM ile/||/<> GENELGE/TAMİM ile/||/<> MUHTIRA ile/||/<> HATT-I HÜMÂYUN ile/||/<> NOTA ile/||/<> NİŞANCI
( Resmî belgeleri hazırlayan yazıcıların çalıştığı yer. İLE/||/<> Yasa ve yönetmeliklerin uygulanmasında yol göstermek. İLE/||/<> Herhangi bir şeyi anımsatma, uyarma amacıyla yazılan yazı. | Bir devletin başka bir devlete politik sorunlarla ilgili olarak yolladığı uyarı yazısı. İLE/||/<> Sultan tarafından herhangi bir iş için çıkarılan yazılı emir. İLE/||/<> Bir devletin başka bir devletle ya da elçisine yaptığı bildiri. İLE/||/<> Osmanlı yasalarını iyi bilen, yasalar konusunda Dîvân'a görüş veren yabancı devletlerle yazışmaları hazırlayan, Sultan mektuplarına tuğra çeken, Divan-ı Hümayûn üyesi. )
- KAMARİLLA[İsp. < CAMARILLA ] ile AZMETTİRİCİ
( Bir büyük güç sahibini perde arkasından yöneten "kişi". İLE Suç işlemeye iten/yönlendiren/zorlayan "kişi". )
- KAMİNETO[İt. < CAMINETTO] değil/yerine/= KÜÇÜK İSPİRTO OCAĞI
- KAN ile/||/<>/> PIHTI/PIHTILAŞMA/QAN LAXTALANMASI[Azr.]/LAKHTEYE KHUN[Fars.]/QAN UIUY[Kazak.]/BLOOD CLOTTING[İng.]
- KANARYA ile/ve
( İspinozgillerden, yeşilimsi ya da sarı tüylü, koni biçiminde küçük gagalı, ötücü kuş. [Çizgi film kahramanı Tweety, bir kanaryadır.] İLE ... )
- KANATA[İt. < CANETTA] ile GÜĞÜM[Yun.]
( Ağzı geniş, tek kulplu su kabı. İLE Yandan kulplu, boynu uzun, genellikle bakırdan su kabı. )
- KANATTA ...:
GİRİŞ/HÜCUM KENARI/FRONT EDGE[İng.] ile/ve/||/<>/> ÇIKIŞ/FİRAR KENARI/BACK EDGE[İng.]
- KANATTA:
MESAFE ile/ AKROBASİ ile/ HIKE&FLY
- KANATTA/KUBBEDE:
HAVA GEÇİRMEZLİK ile/ve/||/<> ESNEMEZLİK ile/ve/||/<> DAYANIKLILIK
- KANDIRMA ile/ve/<>/> "YUTTURMA"
- KANDIRMAK ile/değil/yerine/>< KABUL/RÂZI ETTİRMEK
- KAPASİTE ARTTIRIMI değil KAPASİTE ARTIRIMI
- KAPATMAK ile KAPATILMAK ile KAPATTIRMAK ile KAPATABİLMEK ile KAPATIVERMEK
- GATTERSCHALTUNG, GATTERSTROMKREIS[Alm.] ile/değil/yerine/= KAPI DEVRESİ
- KAPLAMAK ile KAPLANMAK ile KAPLATMAK ile KAPLATTIRMAK ile KAPLAYABİLMEK ile KAPLAYIVERMEK ile KAPLAM ile KAPLAN ile KAPLAMLI ile KAPLAMSAL/LIK ile KAPLAN BÖCEK ile KAPLAN DERİSİ ile KAPLAN ATLAMASI ile KAPLAN BÖCEKLER
- KÂR ile/ve/> TEMETTU'
- KARA, HAYRİ (HAYRETTİN) (İST. 1944)
( Hasköy Spor Kulübünden transfer edildi ve dört sezon (1967 - 1971) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 121 lig, 1 amatör lig, 4 kupa olmak üzere 126 resmi ve 14 özel maçla birlikte 140 maçta Sarıyer formasını giydi. Lig maçlarında 27. amatör lig maçında 1, turnuva maçlarında 1 olmak üzere resmi maçlarda 29 ve özel maçlarda attığı 8 golle birlikte toplam olarak takımına 37 gol kazandırdı. Kocaelispor'a transfer olarak Sarıyer'den ayrıldı. )
- KARAKOL/LUK ile KARAKOL HATTI ile KARAKOL GEMİSİ
- CARBONCHAIN[İng.] / CHAINE DE CARBONE[Fr.] / KOHLENSTOFFKETTE[Alm.] ile/değil/yerine/= KARBON ZİNCİRİ
- MUTUAL ADMITTANCE[İng.] / GEGENSEITIGER ADMITTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞILIKLI ADMİTANS
- WECHSELSEITIGES GITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞILIKLI ÖRGÜ
- MUZÂDD-İ NESNE[Osm.] / ANTIMATTER[İng.] / ANTIMATIÈRE[Fr.] / ANTIMATERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞIT NESNE
- KARŞIT ile/değil MUHATTAB
- KARTAL ile ŞAHİN/KEKÜK[dvnlgttrk] ile DOĞAN
( Ne olmadıkları üzerinden tanımlanırlar. ["Çaylakların, akbabaların, atmacaların, şahinlerin ve doğanların dışında kalan, gündüz avlanan, büyük bir yırtıcı kuş."] İLE ... İLE ... )
( Dişilleri, erillerinden daha iridir. [Türün yırtıcılık düzeyi arttıkça, dişil ile erili arasındaki fark belirginleşir.] İLE ... İLE ... )
( Gözleri, gövdelerine oranla, insandakinden 20 kat daha büyüktür. [Görme keskinlikleri, kişininkinden 8 kat fazladır.][Bir tavşanı 3 km. öteden fark edebilirler.][Avlarının üzerine çullandığında, göz kasları mercek bombesini sürekli olarak ayarlayarak saldırı boyunca odak keskinliğini ve derinlik algısını korur.] İLE ... İLE ... )
( Yüksekte uçan türlerin, havanın ısınarak hafiflemesini beklemeleri gerekir. İLE ... İLE ... )
( Ne kadar ağırlarsa, av o kadar geç başlar. [Pike yapan bir kartalın hızı saatte 300 km. hıza çıkabilir fakat bu girişimlerin ancak 1/4'ü hedefe ulaşır.] İLE ... İLE ... )
( Ölü ya da diri herşeyi yerler. İLE ... İLE ... )
( İkişerli kümeler halinde yumurtlarlar. [Yumurtadan ilk çıkan yavru kartal kardeşini öldürür.] İLE ... İLE ... )
( Güneşi simgeler. İLE ... İLE ... )
( Bizans İmparatorluğu'nun simgesiydi. [Başlardan biri Eski Roma, öteki ise Yeni Roma(Konstantinopolis)] İLE ... İLE ... )
( Kartalların fotoğrafı neden yandan çekilir?
İşte nedeni!...

)
(

)
(

)
(

)
- KÂSE ile/||/<> SUKURCA
[<
( ... İLE Bir tür kâse. )
- KASET[Fr. < CASSETTE]/CD[İng. < COMPACT DISC] / ALBÜM[Fr.] yerine UZUNÇALAR
( İçinde, görüntü ve seslerin kaydedildiği, gerektiğinde yeniden kullanılmasını sağlayan bir manyetik şeridin bulunduğu küçük kutu. / Fotoğraf, pul vb.ni dizip saklamaya yarayan bir defter türü. | Herhangi bir konu ile ilgili kısa açıklamalar verilerek resimler basılmış olan kitap. | Uzunçalar. YERİNE ... )
- KAŞITMAK ile KAŞITTIRMAK
- KASTETMEK İSTEDİĞİ ..." değil KASTETTİĞİ ...
- KAT/KATT[Ar.] ile KAT'[Ar.]
( Katı bir şeyi enine kesme, yontma. | Tahıl fiyatlarının yüksekliği. | Geçme, ilerleme, yol alma. | Kağıtları oyarak dantel gibi süslü biçimler oluşturma sanatı. | Sözün etkisini artırmak ve dinleyenin anlayışına bırakmak için sözü bitirmeden kesme. [şöyle şöyle oluyor, dikkat edin, yoksa ...] İLE Kesme, keslme, biçme. | Halletme, karar verme, sona erdirme, bitirme. )
- KATARAKT[Fr. < CATARACTE]/ENÜÇ[dvnlgttrk] değil/yerine/= PERDE, AKBASMA, AKSU
- FAT[İng.] / GRAISSE[Fr.] / ÖL FETT[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI YAĞ
- KÂTİB[< KİTÂBET (çoğ. KETEBE, KÜTTÂB)]
( YAZI YAZAN )
- KATKI ile/ve/<>/değil/yerine/|| DEVAM ETTİRME
- KATLETMEK ile KATLETTİRMEK ile KATLEDEBİLMEK
- KATMANDU'DAKİ MEYDANLAR:
DURBAR ile/ve/||/<> HANUMAN DHOKA(MAYMUNLAR KRALI) ile/ve/||/<> TAUMADHI ile/ve/||/<> DATTATRAYA
- CATION DETERGENT[İng.] / RÉACTIFS DÉTERGENT[Fr.] / KATIONISCHE REINIGUNGSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KATYONİK DETERJAN
- KAVUŞAMAYANLARIN YAŞADIĞI AŞK ile/ve/değil/<> KAVUŞANLARIN YAŞATTIĞI AŞK
- AŞK:
KAVUŞMADAN(VUSLATTAN) ÖNCE değil/yerine/<> KAVUŞMADAN(VUSLATTAN) SONRA
- KAYACIK, HAYRETTİN (BÜNYAN, 1911 - 2001)
( İlk ve orta öğrenimini Bünyan ve Kayseri'de tamamladı. 1931'de girdiği Yüksek Orman Mektebini 1934'te bitirdi. Bir yıl sonra Tarım Bakanlığı tarafından Dresden'de bulunan "Yüksek Lisans Mektebi"nde ormancılık eğitimi aldı. Bu okuldan "Diploma Forsting" olarak 1938 yılında mezun oldu. Aynı okulda ve Prof. Dr. Konrad Rubner'in yanında yaptığı çalışma ile doktorasını tamamladı ve doktor unvanını aldı. 1940 yılında yurda döndü. Askerlik görevinden sonra ve 30.01.1943'te Y.Z.E Orman Fakültesi Silvikültür ve Orman Botaniği Enstitüsünde Başasistan olarak göreve başladı. "Doğu Ladini (Picea orientalis L. Link.)'ın Türkiye'deki Coğrafi Yayılış, Silvikültür Esasları ve Tabii Sınırlarının Genişletilmesi İmkânları" adlı çalışması ile doçent (1943) ve 1966 yılında da profesör oldu. 1971 - 1973 yılları arasında verdiği büyük uğraşlar sonucunda Herbaryum'un kurulması temin edildi. Bunun dışında 1948 yılında başlattığı arberatum çalışmaları sonuç vermiş Bahçeköy'de "Atatürk Arboretumu" kurulmuştur. 1957 yılında İstansbul Üniversitesi Senatosunda İ.Ü. Orman Fakültesini temsil ettiği gibi, pek çok kez Dekan Vekilliği görevi üstlendi. )
- KAYACIK, PROF. DR. HAYRETTİN (BÜNYAN, 1911 - 2001)
( Bünyan'da doğdu (1911). İlk ve orta öğrenmimini burada tamamladıktan sonra 1931 yılında girdiği Yüksek Oman Mektebini 1934'te tamamladı. Yurtdışına gönderdildi ve Dresden'de bulunan Tharandt "Yüksek Orman Mektebi"nde ormancılık eğitimi aldı ve 1939'da mezun oldu. Yaptığı çalışma ile Doktor ünvanını aldı ve yurda dönüp askerliğini yaptıktan sonra 1943'te Y.Z.E. Orman Fakültesi Silvikültür ve Orman Botaniği Enstitüsünde başasistan olarak atandı. "Doğu Ladini (Picea orientalis L. Link.)'in Türkiye'deki Coğrafi Yayılış, Silvikülter Esasları ve Tabii Sınırlarının Genişletilmesi İmkânları" adlı tezi ile Üniversite Doçenti ünvanını aldı. 1956'da Profesörlüğe yükseltildi. 1971 - 1973 terihleri arasında kurulmuş olan Herbaryum çalışmalarına katıldı, daha önce ve 1948 yılında kurulması çalışmaları başlatılan bugün Atatürk Arboretumu adını taşıyan önemli eserin meydana getirilmesi için adeta ömrünü harcadı. 1957'de İ.Ü. Senatosunda İ.Ü. Orman Fakültesini temsil etti, pek çok kez Dekan Vekilliği görende bulundu. )
- KAYBETMEK:
ÇOK DEĞER VERMEK ile/ve/||/<> KIZAMAMAK ile/ve/||/<> "KIYAMAMAK" ile/ve/||/<> ÜZEMEMEK ile/ve/||/<> "ALTTAN ALMAK"
- KAYBETMEK ile KAYBEDİLMEK ile KAYBETTİRMEK ile KAYBEDEBİLMEK ile KAYBEDİVERMEK
- DEĞER/KİŞİ:
KAYBETTİĞİMİZDE ANLAŞILAN değil SAHİPKEN BİLİNMESİ GEREKEN
- KAYBETTİĞİNE ÜZÜLMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KAZANDIĞINA/KAZANABİLECEĞİNE SEVİNMEK
- KAYDETMEK ile KAYDEDİLMEK ile KAYDETTİRMEK ile KAYDEDEBİLMEK ile KAYDEDİCİ
- SLIDING FRICTION[İng.] / GLISSEMENT DE FROTTEMENT[Fr.] / SCHIEBEN-REIBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYMA SÜRTÜNMESİ
- KAZITMAK ile KAZITTIRMAK
- KEBEZLİK/KEBEZLİG ile PAMUK
[<
( Pamuk tarlası. İLE ... )
- KEBİT = DÜKKÂN
[<
- KEÇE[Oğuz] ile KEÇE ile KEÇE
[<
( Keçe. İLE Sebze ve meyveleri taşımaya yarayan sepet. İLE Gece. )
- KEÇİ[Oğuz] ile KEÇİG
[<
( Keçi. İLE Irmaktaki sığ yer, geçit. )
- KED = NE İYİ ...
[<
( Bir şeyi betimlerken vurgulama ya da abartma amacıyla kullanılan bir ilgeç. )
( KED AT: Ne iyi at. | KED NENG: Ne iyi şey. )
- KEDGÜ = KEDÜT
[<
( Her türlü giyilecek nesne. İLE Düğünlerde, gelinin ve damadın akrabalarının, evlenecek çiftin onuruna giydiği belirli bir giysi. )
- KEH KEH ile
[<
( Köpekleri çağırmak için çıkarılan ses. )
- KEK ile KEK
[<
( Öc almak, intikam peşinde koşmak. İLE Sıkıntı, güçlük. )
- KEKRE ile OT
[<
( Acı bir ot.[develer çiğner] İLE ... )
- KEKÜŞ ile MERHEM
[<
- KEL/AYPANG[Çigil][< divanlugatturk] ile/ve/değil/||/<> KÖSE
- KELEBEK/KEPELİ[dvnlgttrk] ile KRAL KELEBEĞİ
( İspanya'dan Rusya'ya kadarlık coğrafyada 500 tür varken sadece Türkiye'de 400 tür kelebek bulunmaktadır. )
( TENÂSÜH: Bazı hayvanların kurttan kelebek haline dönüşmesi durumu. )
( "Türkiye'nin Kelebekleri" (Ahmet BAYTAŞ) kitabını incelemenizi salık veririz. )
(

ile ... )
( Kelebekler, arka ayakları ile koku alır ve duyargaları, dokunma ile etkinleşir. )
- KELEÇÜ[Oğuz] ile KELEGÜ
[<
( Sözcüklerle anlatma, konuşmak. İLE Tarla sıçanı soyundan, uzun arka ayakları olan küçük bir hayvan. )
- KELGİN ile SEL
[<
( Gel-git döngüsünde, suların kabarması ve bu nedenle oluşan seller. İLE ... )
- KEM ile KEM[Fars.]
[<
( Sayrılık. İLE Kötü, eksik. )
- KEMEK ile KEMEK
[<
( İşlemeli ve çizgili pamuklu bir kumaş. İLE ... )
( Harmaniye dikilir. İLE Kıpçaklar, yağmurluk yapımında kullanır. )
- KEMRÜK = KERTÜK
[<
( Tahtanın üzerindeki çentik. )
- KEN ile KEND/KENT[Soğd] ile KEND[Oğuz]
[<
( Doğu bölgelerindeki tüm kentlere verilen genel ad. İLE Yüksek sayıda kişinin yaşadığı yer. İLE Köy. )
( SEMERKAND[Fars. < SEMİZ KEND]: Büyüklüğü nedeniyle "besili kent". )
- KENÇ LİYÜ ile SOFRA
[<
( Hakan'ların şölenleri ya da bayramlarda kurulan, herkesin gönlünce, yağmalarcasına yemek yediği bir sofra. İLE ... )
- KENÇ ile KENÇ
[<
( Bebek. İLE Bir hayvanın yavrusu. )
- KENÇEK ile KENÇEK SENGİR
[<
( Bir Türk kavmi. İLE Taraz[Talas] yakınlarındaki bir kentin adı.[Kıpçak/Qıfçâq sınırıdır.] )
- KENDİNİ:
KÖTÜ HİSSETTİĞİNDE ile/ve/<> İYİ HİSSETTİĞİNDE
( Daha özel algıla/yorumla! İLE/VE/<> Daha genel düşün! )
- KENDÜ ile KENDÜK[Kençek]
[<
( Kendi. İLE Un ya da benzer şeyler konan fıçı benzeri toprak kap. )
- KENG ile KENGES ile KENGEŞ
[<
( Geniş olan. İLE Sığ. İLE Öğüt alma, düşünce, görüş alışverişi. )
- KENPE[Kençek] ile ...
[<
( Bir bitki. )
- KENTET[Fr. < QUINTETTE] değil/yerine/= BEŞLİ
- AT:
KENTTE değil/yerine TAŞRADA
- KENTTE YAŞAMAK ile/ve/değil/yerine KENTLİ OLMAK
- KENTTE YAŞAMAK KENTLİ OLMAK
- KENZİ ile
[<
( Kırmızı, yeşil, sarı ve daha pek çok renkte olabilen bir Çin kumaşı. İLE ... )
- KEP ile KEP[Oğuz]
[<
( Herhangi bir şeyin kalıbı. İLE "Benzer, gibi" anlamına gelen bir ilgeç. )
- KEPÇE[Fars. < KEFÇE] ile ÇEMÇE/ÇÖMÇE[Oğuz][dvnlgttrk]
( ... İLE Tahta kepçe. )
- KEPEK ile KEPEK
[<
( Küçük. İLE Kepek[baş derisinde]. )
- KEREKÜ[Türkmen] ile KEREKÜ[toplum]
[<
( Çadır. İLE Kışlık ev. )
- KEREM[Yukarı/Aşağı Çin] ile KEREM[Ar.]
[<
( Yer altında bulunan ev. İLE İyilik, cömertlik. )
- KERİM ile PERDE
[<
( Desenli perde. İLE ... )
- KERİŞ[Oğuz] ile KERİŞ ile KERİŞ ile KERİŞ
[<
( Tırmanılabilecek bir dağ doruğu. İLE Yağır, atın sırtı. İLE Kavgada, çatışmada direnç gösterme. İLE Kavga, çatışma. )
- KERJÜ ile KERŞEGÜ
[<
( Misket. | Saçma. İLE Sırtında yaralar bulunan [hayvan/at]. )
- KERKİ ile KERPİÇ
[<
( Keser. İLE Kerpiç. )
- KERTİK/KERTÜK ile ÇENTİK
[<
( Ekmeğin ya da benzer bir şeyin çetelesini tutmak için tahtanın üzerine açılan çentik. İLE ... )
- KERTÜ ile KERTÜ
[<
( Ant, yemin. İLE Yalnızca hakikatin olduğu yer. )
- KESBE[Çigil] ile VERGİ
[<
( Köyün muhtarının ark ya da çeşme yapımına katılmayanlardan aldığı tazminat. İLE ... )
- KEŞFEDEREK DENEYİMLEDİKLERİMİZ ile/ve/||/<> DENEYİMLEYEREK KEŞFETTİKLERİMİZ
- KEŞFETMEK ile KEŞFEDİLMEK ile KEŞFETTİRMEK ile KEŞFEDEBİLMEK ile KEŞFEDİVERMEK
- BATCH PROCESS[İng.] / PROCESSUS INTERMITTENT[Fr.] ile/değil/yerine/= KESİKLİ İŞLEM
- KESİNTİLİ DENGE[İng. INTERMITTENT EQUILIBRIUM] ile/||/<> KESİŞİMSELLİK[İng. INTERSECTIONALITY]
( Türlerin uzun süre değişmediklerini, çevrelerinde meydana gelen büyük değişiklikler sonucu bir anda değiştiklerini söyleyen evrimsel modelleme. @@ Kişisel deneyimin, bireyin kimliğinin farklı yönlerinin birleşimi tarafından şekillendirilmesi. Kişinin sosyal deneyimlerinde özellikle ırk, cinsiyet, toplumsal cinsiyet, sosyal statü, cinsel yönelim, din, engellilik gibi birçok etmenin etkili olduğunu ifade eder.
[ açıklamaların devamı için... bkz. >
evrimagaci.org/sozluk ] )
- KES/KESEK ile KES
[<
( Herhangi bir şeyin bir parçası. İLE Kıçı temizlemek için kullanılan bir parça kurutulmuş kil. )
- KESLİNÇÜ ile KERTENKELE
[<
( Büyük kertenkele. İLE ... )
- KESME ile KESME
[<
( Demirden yapılmış, geniş bir uc/temren. İLE Perçem. )
- KESTEM ile SOFRA
[<
( Önceden sözleşmeden, aniden konuk olarak gelenler için verilen ziyafet. İLE ... )
- KESTER[UÇ] ile
[<
( Çanak çömlek. İLE ... )
- KETEN ile KETEN[Ar. < KETTAN]
[<
( Zahmet, sıkıntı. İLE Bu bitkinin liflerinden yapılmış dokuma. )
- KETMEN = ÇAPA
[<
( Toprağı parça parça yapmakta kullanılan araç. İLE ... )
- KETTÂB ile HATTAT
( Yazı yazan sanatkâr. Yakut el-Musta'simî'den sonra hattât. )
- KETÜT ile
[<
( Aksi ve huysuz yaşlı kişi. )
- KEVÇİ/KEWÇİ ile RITL
[<
( Bir ağırlık ölçüsü.[Uygur'dan Kâşgar'a kadar][On rıtl'a denk gelir.] İLE Cam ağırlık. )
- KEVEL/KEWEL ile
[<
( Hızlı ve çevik [hayvan/at]. İLE ... )
- KEVGEK/KEWGEK = KEKEME
[<
( Konuşurken kekeleyen kişi. )
- KEVLİ/KEWLİ[Kençek] ile
[<
( Sulama arkının ağzı. )
- KEVREK/KEWREK ile KEVRİK/KEWRİK
[<
( Herhangi bir esnek, yumuşak bitki.[Örnek: keneotu] İLE Dikenli bir ağaç. )
- KEVŞEK/KEWŞEK ile
[<
( Yumuşak ve esnek herhangi bir nesne, ince bir giysi. İLE ... )
- KEVŞENG/KEWŞENG ile/ve/||/<> SOFRA
[<
( Harman temizlendikten sonra tahılın yığılmasına yardım eden kişiye verilen yemek/armağan. )
- KEWGİN ile/değil/yerine/>< ÇİVGİN
[<
( Doyurucu, besleyici olmayan bir yemek [ya da ot]. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Doyurucu, besleyici olan bir yemek [ya da ot]. )
- KEVİG/KEWİG ile KIKIRDAK
[<
( Burundaki kıkırdak. İLE ... )
- KEYİK ile KEYLİK/KEYLİG
[<
( Vahşi [geyik]. İLE Vahşi kişi. )
- KEZ/GEZ ile KEZ ile KEZ
[<
( Okun üzerindeki çentik. İLE Bir yiyecekten geriye kalanlar. İLE Süslü bir Çin kumaşı türü. )
- KEZİG ile KEZİG ile KEZİK
[<
( Dönüşümlü olarak yapılan bir işte sıra. İLE Cesaret. İLE Ateş ve titreme. )
- KEZLİK ile BIÇAK
[<
( Kadınların kaftanına tutturulmuş olarak sakladığı küçük bir bıçak. İLE ... )
- KİBE[Oğuz] ile GÜN
[<
( Az sayıda gün. İLE ... )
- KİBİR:
HALKTAN "UZAK DURMAK" değil HAK VE HAKİKATTEN UZAK DURMAK
- KİÇİG KEYGEN ile ULUG KEYGEN
[<
( Kayas'tan, Ila vadisine akan iki ırmağın adı. )
( Küçük. İLE Büyük. )
- KİÇİG = KÜÇÜK
[<
( Herhangi bir şeyin küçüğü. İLE ... )
- KİÇİMEK ile/ve/||/<> KİÇİNMEK
[<
( Kaşınmak. İLE/VE/||/<> Dayak. | Aşırı eşeysel istek. )
- KİDİZ ile KİDİZGEK
[<
( Keçe. İLE Tazeliğini kaybetmiş ve keçeleşmiş. )
- KILOWATT-HOUR[İng.] / KILOWATTHEURE[Fr.] / KILOWATT-STUNDE[Alm.] ile/değil/yerine/= KİLOVATSAAT
- KILOWATT[İng.] / KILOWATT[Fr.] ile/değil/yerine/= KİLOWATT
- KİMİ:
GİTTİKÇE ile KALDIKÇA
( Kalır. İLE Gider. )
- KİMSEN ile SÜS
[<
( Başlıkları süslemek için kullanılan altın varak. İLE ... )
- CHEMICAL STRIPPING[İng.] / DE POULIE CHIMIQUE[Fr.] / CHEMISCHE ENTPLATTIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KİMYASAL SIYIRMA
- KİN YIPAR ile KİZ
[<
( Kese. İLE Kutu, sandık, dolap ya da heybe gibi nesneler. )
- KİNÂYE ÇEŞİTLERİNDE [YAZINDA/EDEBİYATTA]:
MUGÂLATA-İ MANEVİYE ile TEVRİYE ile İSTİHDÂM ile TEVCÎH ile TA'RÎZ ile REMZ
( ... İLE Örtmek, merâmı gizlemek. | [edebiyatta] Nükte yapmak amacıyla birkaç anlamı olan bir sözcüğün, en uzak anlamını kastederek kullanma sanatı.[Anlam sanatlarındandır ve telvîn'in bir bölümüdür.] İLE Hizmet ettirme. | Birden fazla anlamı olan bir sözcüğün, her anlamını, anlama uygun düşecek biçimde kullanma sanatı. [Sözcüğün, mecâz ve gerçek anlamı, başka sözcüklerin etkisiyle kullanım alanına çıkar. Çoğu zaman, aynı sözcüğün yerine özne biçimi kullanılır. Sözcüğün iki anlamı da kendileriyle ilgili yönde ele alınır.] İLE ... İLE "Taş atma." Birini, küçük düşürmek ve onunla alay etmek amacıyla, söylenecek sözü, tam tersi olan bir söz ile nükte yaparak anlatma sanatı. | Zarif bir biçimde, ifadenin yönünü değiştirerek sitemde bulunmak. ["Ne kadar da cömert davranıyorsunuz..."] [Bu sanatta, söz söylenilen kişi, karşılık vermekten yoksun bırakılır.][Kinâye sözcüğe, ta'rîz ise anlama dayandırılır.] İLE ... )
- KİNGÜT ile/ve/||/<> UYGUR
[<
( Uygur sınırındaki bir kentin adı. İLE/VE/||/<> ... )
- KIPI = AN = DEM = MOMENT[İng., Fr., Alm.] = ATTIMO/MOMENTO[İt.] = MOMENTO/RATO[İsp.]
- KİRDEŞ ile/ve/||/<> KOMŞU
[<
( Tek bir ev içinde birlikte ikamet edilen komşu. İLE/VE/||/<> ... )
- KİRGİN ile KIZIŞMA
[<
( Aygırın kızışma zamanı. İLE ... )
- BRITTLE[İng.] / CASSANT[Fr.] ile/değil/yerine/= KIRILGAN
- FRAGILITY, BRITTLENESS[İng.] / FRAGILITÉ[Fr.] / ZERBRECHLICHKEIT, BRÜCHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRILGANLIK
- DIFFRACTION PATTERN[İng.] / CONFIGURATION DE LA DIFFRACTION[Fr.] ile/değil/yerine/= KIRINIM DESENİ
- BEUGUNGSGITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRINIM IZGARASI
- KİRİŞ ile KİRİŞ
[<
( Yayın iki ucu arasında gerili olan tel. İLE Birinin mülklerinden edindiği geliri. )
- KİRİT ile/ve/||/<> KİRİTLİK/KİRİTLİG
[<
( Anahtar. İLE/VE/||/<> Kilit. )