| ...TT... |

- PEÇETE[İt. < PEZZETTA] ile/||/<> PEÇETA

( Yemek yerken giysiyi korumak, ağız ve elleri silmek için kullanılan ince, yumuşak kâğıt ya da kumaş parçası. @@ İspanyol para birimi. )

- PENİS/YARDA (SİK/YARAK/PİPİ/ÇÜK/KAMIŞ/ANDIR/FALLUS[Yun./Fr. < PHALLUS]) / VAJİNA (AM/KUKU/PITTIK)/ANDIR/PUDENDUM[Lat. < PUDERE: Utanmak.] ile KASIK

( [çiçeklerde] ANDROECIUM[eril] - PISTIL[dişil] )

- PERÇİNLEMEK ile YUMRUK SIKMAK ile KATTIĞI ŞEY ile PERÇİNLEME

- PERSONEL ile MÜRETTEBAT

- PEYGAMBER OLDU değil PEYGAMBERLİĞİNİ İLÂN ETTİ

- PIPETTE[İng.] / PIPET[Alm.] ile/değil/yerine/= PİPET

- PİŞMANLIK / OKSINMAK/OXSINMAK[dvnlgttrk] ile/ve/yerine (İÇ) HESAPLAŞMA

- PİTİ ile/||/<> SATTVANUBHAVA

( Sevinç. @@ Evrenin gerçek uyumunu duymak, yaşamak deneyimi. )

- PLANTÉ CELL[İng.] / PILE PLANTÉ[Fr.] / PLANTÉ-BATTERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= PLANTÉ PİLİ

- POSTURE/POSITION vs./and ATTITUDE


- POWER OF ATTORNEY ile/ve/||/<> GENERAL POWER OF ATTORNEY ile/ve/||/<> SPECIAL/EXCLUSIVE POWER OF ATTORNEY

( Vekâletnâme. İLE/VE/||/<> Genel vekâletnâme. İLE/VE/||/<> Özel vekâletnâme. )

- PRAVRİTTİ ile ...

( Devam eden faaliyet, dünyevi yaşama eğilim. Gidiş yolu. )

- PRAVRİTTİ >< NİVRİTTİ

( Devam eden faaliyet, dünyevi hayata eğilim. Gidiş yolu. @@ Dünyevi mevcudiyetten kurtuluş, vazgeçiş, terk. Dönüş yolu. )

- PRETTY :/yerine GÜZEL, OLDUKÇA

- PROKARYOT ile/||/<> ABC TAŞIMA DÜZENİ/ATP-BAĞLAYAN KASET[İng. < ATP-BİNDİNG CASSETTE]

( ... İLE/||/<> Prokaryotlardaki üç taşıma düzeninden biri. Şeker ve aminoasit gibi organik moleküller ile sülfat, fosfat ve nadir metaller gibi inorganik nesnelerin göze içine alınımına yarar. )

- PROMOTE :/yerine TERFİ ETTİRMEK, TEŞVİK ETMEK

- PROTON SCATTERING MICROSCOPE[İng.] / MICROSCOPE À DIFFUSION DE PROTONS[Fr.] / PROTONENSTREUMIKROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTON SAÇILMA MİKROSKOBU

- PRP/PLATELET RICH PLASMA TROMBOSITTEN[İng.] değil/yerine/= ZENGIN PLAZMA

- PRUVA ile PRUVA HATTI

- PSİKOLOJİ[ ile/ve/||/<>/> AKTARIM


- [ne yazık ki]
PSİKOLOJİDE/PSİKİYATRİDE:
GERÇEK "HASTA/LAR"
ile/ve/değil/<>/> GERÇEK HASTANIN, "HASTA ETTİKLERİ"

- PTT EVLERİ GARİPLER CAMİİ

( Mahallenin tek camii olup, Osmanlı mimarı tarzında yapılmış olup, tarihi bir özelliği yoktur. )

- PTT EVLERİ SAĞLIK OCAĞI

( Sarıyer Sağlık Grup Başkanlığına bağlı olarak PTT Evleri Sağlık Ocağı olarak sağlık hizmeti vermektedir. )

- PTT EVLERİ UĞUR MUMCU PARKI

( PTT Evleri mahallesinde Sarıyer Belediyesi tarafından yapılan ve hizmete açılan bir parktı. Parkta oyun alanları, jimnastik aletleri, basketbsol sahası ve çocuk oyun grubu var. )

- PTT. EVLERİ MAHALLESİ

( İlçenin yeni bir gecekondu yerleşim bölgesidir. Kozdere adıyla Çayırbaşı Muhtarlığına bağlı iken 1989'da PTT Evleri adını alarak yeni bir mahalle olarak tescil edildi. PTT Evleri; Bahçeköy, Çayırbaşı, Hacı Osman Yolu'ndan sınır alır. Nüfusu 1997 sayımına göre 4.501 dir. )

- PUL[Fars.] ve/||/<> KONFETİ[İt. < CONFETTI]

( ... VE/||/<> Düğün, balo vb. eğlencelerde, spor karşılaşmalarında serpilen, küçük yuvarlak pul biçiminde kesilmiş renkli kâğıt parçaları. )

- PUNNETT SQUARE[İng.] değil/yerine/= PUNNETT KARESİ

( Basit grafik modelleme. Gelecek döllerde oluşabilecek her türlü genotipi gösteren yöntem. Punnet karesi genetik rehberler tarafından çiftin belirli bir özelliği sonraki nesillere kalıtma olasılığını hesaplamak için kullanılıyor.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- PUSET[Fr. < POUSSETTE] değil/yerine/= (KÜÇÜK) ÇOCUK ARABASI

- q. 2 h.[Lat. < QUAQUE SECUNDA HORA] değil/yerine/= İKİ SAATTE BİR

- Q.Q.H/QUAQUE QUATTUOR HORA, Q.T.H/QUAQUE TRIBUS HORA, EVERY FOUR HOURS[İng.] değil/yerine/= DÖRT SAATTE BİR


- q.h.[Lat. < QUAQUE HORA] değil/yerine/= HER SAAT, SAATTE BİR

- q.q.h.[Lat. < QUAQUE QUARTA HORA] değil/yerine/= DÖRT SAATTE BİR

- QUALIFIERS ile/ve/||/<> SYMBOLS ile/ve/||/<> ATTRIBUTE ile/ve/||/<> OPERATORS ile/ve/||/<> VARIABLE ile/ve/||/<> VALIDATION

- RABÇAT[Kençek] ile
[<

( Angarya, zorunlu hizmet. İLE ... )

- RAJAS ile/||/<> TAMAS ile/||/<> SATTVA

( Devinim gücü, faaliyet, enerji. Kozmik cevherin üç unsurundan biri. @@ Karanlık, atalet, pasiflik. @@ Varlık, varoluş, gerçek öz. Aydınlatan. Yoga'da saflık ya da iyilik niteliği. )

- -RAK/-RAQ ile
[<

( Karşılaştırma anlamı veren son ek. )

- RAPTETMEK[Ar. < RABT] değil/yerine/= İLİŞTİRMEK/TUTTURMAK

- RASTGELE/LALETTAYİN değil/yerine/= GELİŞİGÜZEL

- RAYLEIGH SCATTERING[İng.] / DIFFUSION RAYLEIGH[Fr.] / RAYLEIGH-STREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= RAYLEİGH SAÇILMASI

- REDDETMEK ile REDDEDİLMEK ile REDDETTİRMEK ile REDDEDEBİLMEK


- REGRETTABLE vs. REGRETFUL

- REİS'ÜL KÜTTAP ile ...

( XVII. yüzyıla kadar Osmanlı'larda sultan divanı yazmanlarının başı. | Dışişleri Bakanı.[Tanzimat'tan önce] )

- REMITAN/REMITTENT[İng.] değil/yerine/= ARALIKLI | ALEVLENME-SAKINLEŞME

- COLORING MATTER[İng.] / MATIÈRE COLORANT[Fr.] / FARBENVERDÜNNER[Alm.] ile/değil/yerine/= RENKLİ NESNE

- RESULOĞLU, DR. RUKNETTİN, (İST. 1906 - ?)

( Tıp Fakültesini bitirerek doktor olarak hayata atıldı. Demakrat Parti saflarında siyaset yaptı. Üyesi olduğu Sarıyer Spor Kulübünde bir dönem (1948 - 1949) Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptı. )

- RESONANCE SCATTERING[İng.] / DISPERSION DE RÉSONANCE[Fr.] / RESONANZSTREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= REZONANS SAÇILMASI

- RİNG ile RİNGA ile RİNG HATTI ile RİNG SEFERİ

- RODIN ile GIACOMETTI

- RÖLANTİDE GİTMEK ile/ve/||/<> OTOMATİK PİLOTTA GİTMEK

- ROTTISITE[İng.] ile/değil/yerine/= ROTTİSİT


- RSA İLE ECC İLE LATTİCE ile/||/<> AÇIK ANAHTAR SİSTEMLERİ

( Asimetrik şifreleme algoritmaları. )
( Formül: n = p×q (RSA) )

- RUBU[Ar.] değil/yerine/= DÖRTTE BİR

- RÜKÜŞ[Ar. < RUKŞE] ile ŞILLIK[Erm.] ile ŞIRFINTI ile ŞUH[Fars.] ile ÂŞÜFTE/ÂŞİFTE[< Fars.]/KOKOT[Fr. < COCOTTE] ile ÇİRKEF[Fars. < ÇİRK-ÂB: Pis/bulanık su.] ile FETTÂN[Ar. < FİTNE] ile KALTAK[Yun.] ile ÖKSE[Yun.] ile SÜRTÜK

( Gülünç bir biçimde giyinip süslenen kadın. İLE Aşırı ve bayağı biçimde süslenip boyanmış kadın.
[(Rusça) "SULUGA: Hizmetkâr, uşak." ya da (Tatarca) "ŞILGA: Hizmetçi kadın, cariye." sözcüğünden geldiği de iddia ediliyormuş"] İLE Seviyesi düşük, bayağı kadın. İLE Hareketlerinde serbest. | Neşeli, şen ve oynak. | Açık saçık, utanması olmayan. İLE Çıldırırcasına seven, bu yüzden perîşan bir halde, azgın ve baştan çıkmış deli gibi olan, iffetsiz kadın. İLE İğrenç ve bulaşkan. İLE Fitne ve fesâda teşvik eden, fenâlık yapan, ayartan. | Oynak kadın. | Câzibeli, gönül alıcı. İLE İffetsiz, namussuz kadın. İLE Erkekleri kendine bağlamasını bilen çok alımlı kadın. İLE Vaktini çok gezerek geçiren, evinde oturmayan kadın. | Aynı anda birden fazla kişiyle gönül eğlendiren kadın. | "Hayat kadını", fahişe. )

- RUNGE-KUTTA METHOD[İng.] değil/yerine/= RUNGE-KUTTA METODU

( Diferansiyel denklemlerin sayısal çözümü için kullanılan, adım adım ilerleyerek çözüme ulaşan yöntem. Adını, bu yöntemi geliştiren Alman matematikçiler Carl Runge ve Martin Kutta'dan alır. Bu yöntem, özellikle doğruluk ve hesaplama verimliliği açısından yaygın olarak tercih edilen dördüncü derecedeki versiyonuyla bilinir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- RÜŞVET[Ar.] değil/yerine/= ORUNÇ/URUNÇ, ETTİREÇ

- RUTHERFORD BACKSCATTERING SPECTROMETER[İng.] / SPECTROMÈTRE DE RÉTRODIFFUSION RUTHERFORD[Fr.] / RUTHERFORD-RÜCKSTREUSPEKTROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= RUTHERFORD GERİ SAÇILMA TAYFÖLÇERİ/SPEKTROMETRESİ

- RUTHERFORD BACKSCATTERING[İng.] / RÉTRODIFFUSION DE RUTHERFORD[Fr.] / RUTHERFORD-RÜCKSTREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= RUTHERFORD GERİ SAÇILMASI

- RUTHERFORD SCATTERING EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE LA DIFFUSION DE RUTHERFORD[Fr.] ile/değil/yerine/= RUTHERFORD SAÇILMA DENKLEMİ

- RUTUBET[Ar.]/NEM[Fars.] değil/yerine/= KALIKBUĞ/SUBUĞ/Çİ[dvnlgttrk]

- Ş. ALAATTİN ELYÜREK PARKI

( Bahçeköy'dedir, 389,00 m² alan üzerindedir. 85,00 m² yeşil alan, 56,00 m² çocuk oyun alanı, 72,00 m²'lik spor alanı bulunmaktadır. )

- ŞABAN, İZZETTİN (SARIYER, 1895 - 1975)

( Sariyer'de doğdu. İlk tahsilini Sarıyer İptidai Mektebinde ve takiben de Mekte - i Tefeyyüz'de yaptı. 1907'de Kumkapı Fransız Mektebinde okudu, lise tahlisini Robert Kolejde tamamladı. 1919'da Darülfünun - u Osman - î'de Tıp eğitimine başlayıp, 1924'te Mekteb - i Tıbbiye'den doktor olarak mezun oldu. 1927 - 1929 yılları arasında Paris'te Akliye ve Asabiye ihtisası sırasında Salpetriere'de Nöroloji, Villejuif Bimarhanesin'de Furus'un yanında Akliye asistanlığı yaptı. Deliliğin Psikolojisi, Psikoanaliz, İlmi Beşer isimli üç Türkçe eseri ayrıca Türk İnkilaplarını tahlil eden Bersam - ı Sa'adet isimli eserini yazdı. "İslam Tıp Tarihi" çevirisini yaptı. Yeni Adam Mecmuasında pek çok makalesi yayınlandı. Tanrı Dağı Mecmuasında yayın heyetinde yer aldı. Toptaşı Tımarhanesi'nde ve sonra da Bakırköy Sinir Hastanesinde altı yıl çalıştıktan sonra Gazi Terbiye Enstitüsünde Muallim, Erzurum ve Zonguldak Numune Hastanelerinde mütehassıs doktor olarak görev yaptı. Milli Eğitim Sağlık Müfettişi son on yıllarda da İstanbul Müzeler ve Kütüphaneler Tabipliği görevinde bulundu ve 1963 yılında kendi isteği ile emekli oldu. Türkiye'de psikanalizin tanıtılmasında öncülük yapmıştı. 1932 yılında Freud'un yayınladığı Imago Dergisinde Merkez Efendi'nin bir rüyasını psikanalitik olarak yorumlayan uzun incelemesi önemli bir yayınlarından biridir. )

- SCATTERING ANGLE[İng.] / ANGLE DE LA DIFFUSION[Fr.] / STREUUNGSWINKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SAÇILMA AÇISI

- SCATTERING AMPLITUDE[İng.] / STREUUNGSAMPLITUDE[Alm.] ile/değil/yerine/= SAÇILMA GENLİĞİ

- SCATTERING COEFFICIENT[İng.] / STREUUNGSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= SAÇILMA KATSAYISI

- SCATTERING MATRIX[İng.] / MATRICE DE DIFFUSION[Fr.] / STREUUNGSMATRIX[Alm.] ile/değil/yerine/= SAÇILMA MATRİSİ

- SCATTERING CROSS SECTION[İng.] / COUPE EFFICACE DE DIFFUSION[Fr.] / STREUQUERSCHNITT[Alm.] ile/değil/yerine/= SAÇILMA TESİR KESİTİ

- TENÂSÜR[Osm.] / SCATTERING[İng.] / STREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SAÇILMA

- SCATTERED RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT DIFFUSÉ[Fr.] / STREUSTRAHLUNG, GESTREUENDE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SAÇILMIŞ IŞINIM/IŞIN

- SAFRAN/KÜRKÜM[dvnlgttrk] ile/ve HASPİR

- SAGİTAL EKSEN/SAGITTAL AXIS[İng.] değil/yerine/= ÖN-ARKA EKSEN


- SAGİTTARİUS A* (SGR A*) ile/||/<> M87 KARA DELİĞİ

( Sgr A* Samanyolu merkezinde 4 milyon güneş kütlesi İLE M87 kara deliği 6,5 milyar güneş kütlesidir. Sgr A* 26 bin ışık yılı uzakta İLE M87 55 milyon ışık yılı uzaktır. İki kara delik EHT tarafından görüntülendi İLE süper kütleli kara deliklerin kanıtıdır. )
( Andrea Ghez tarafından 2020 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1965-) (Ülke: ABD) (Alan: Astronomi) (Önemli katkıları: Samanyolu merkezindeki süper kütleli kara delik (Sgr A*) gözlemi, Nobel Ödülü (2020)) )

- SAĞLAMAK ile SAĞLANMAK ile SAĞLATMAK ile SAĞLAMLAMAK ile SAĞLAMLAŞMAK ile SAĞLATTIRMAK ile SAĞLANABİLMEK ile SAĞLAYABİLMEK ile SAĞLAMLAŞTIRMAK ile SAĞLAMLAŞTIRILMAK ile SAĞLAM/LIK ile SAĞLAMCA ile SAĞLAMCI/LIK ile SAĞLAM PARA

- SAKAL ile HATT

( ... İLE Gençlerde yeni terleyen bıyık ya da sakal. )

- ŞÂKİR[< ŞÜKÜR] ile MİNNETTÂR

( Şükreden, gördüğü iyilik için dua eden. İLE Birinden gördüğü iyiliğe karşı kendini borçlu sayan, gönül borcu olan kişi, gönül borçlusu. )

- SALİH ile MÜTTAKÎ

- SANAT YAPITININ:
İFŞÂ ETTİĞİ
ile/ve/değil AFİŞE ETMEDİĞİ (ŞEY/LER)

( BAYKUŞ: Güzel sanatların simgesi. | Sanatın yaratıcısı. )

- SANATTA:
BİLİNÇSİZ SİMGESELLİK
ile/ve/||/<>/> BİLİNÇLİ SİMGESELLİK

- SANATTA:
FARK
ile/ve/değil/yerine/||/>/<>/>< BENZERLİK

- SANATTA KALMAK ile/değil/yerine SANATLA KALMAK

- SANATTA:
[ne] BENZEŞME
ne de FARKLILIK


- ŞİİR:
SANATTA
ile/ve FELSEFEDE

( En üstte. İLE/VE En altta. )

- SANIKTAN, KANITA GİTMEK" değil KANITTAN, SANIĞA GİTMEK

- ONE-SECOND PENDULUM[İng.] / PENDULE BATTANT LA SECONDE[Fr.] ile/değil/yerine/= SANİYELİ SARKAÇ

- SAPITMAK ile SAPITTIRMAK

- ŞAPKA:
ÜSTTE/(BAŞTA)
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÖNDE

- ŞAPKA[Rus.] ile KASKET[Fr. CASQUETTE]

( Keçe, hasır, kumaş, ip vb. ile yapılan başlık. | Boru, baca, direk vb. şeylerin açık olan üst bölümünü havanın etkisinden korumak için takılan başlık. | Bazı bitkilerde, özellikle mantarlarda sapın üstünde bulunan, üreme örgenlerini taşıyan, şapka biçimindeki örgen. | Düzeltme işareti. İLE Genellikle erkeklerin giydiği, önü siperli başlık. )

- DEFLECTOR PLATE[İng.] / PLAQUE DÉFLECTRICE[Fr.] / ABLENKPLATTE, DEFLEKTORPLATTE[Alm.] ile/değil/yerine/= SAPTIRICI LEVHA

- SARAY DANSLARINDA:
MENUETTO
ile/<> GIGUE ile/<> SARABANDE ile/<> ALLAMANDE

- SARHOŞ[Fars. SER:Baş. + HOŞ] değil/yerine/= ESRİK/ESRÜK[dvnlgttrk]

- ŞÂT[Ar.] ile ŞAT/ŞATT[Ar. çoğ. ŞUTÛT] ile ŞATH[Ar.] ile ŞAT[Fr. CHATTE]

( Koyun. İLE Büyük ırmak. İLE Ciddi bir hissi ya da düşünceyi mizahî bir edayla anlatan şiir. İLE Sığ sularda, ağır yükleri taşımak için kullanılan, altı düz, bir çeşit tekne. )

- ŞÂTIR[Ar. < ŞETÂRET | çoğ. ŞUTTÂR] ile ŞÂTR[Fars.]

( Neşeli, zevkli, şen, şenlik. | Büyük bir kişinin atı yanında gitmekle görevli ağa. | Tören ve alaylarda, sultanın, vezirin yanında yürüyen görevliler. İLE Yarı, yarım. | Bölüm, parça, kısım. | Dize/mısra. )

- SATTIRMAK ile SATTIRABİLMEK

- SATTVA

( Aydınlatan. )

- SATTVA ile ...

( Varlık, varoluş, gerçek öz. Yoga'da saflık ya da iyilik niteliği. "Sattvik", saf, doğru. )

- SATTVANUBHAVA ile ...

( Evrenin gerçek uyumunu (sattva, varlık) duymak, yaşamak deneyimi(anubhava). )

- SAZ/GİTAR VB. ÇALMADA:
ALTTAN ÇIRPMA
ile/ve/değil/||/<> ÜSTTEN ÇIRPMA

- SCATTERING[İng.] değil/yerine/= SAÇILMA

( Dalga ya da parçacıkların bir engele çarpıp dağılmasına verilen genel isimdir. Örneğin, daha uzun dalga boylarına sahip kırmızı ışık daha az saçılırken, daha kısa dalga boylarına sahip mavi ışık daha fazla saçılır. Gökyüzünün mavi renkte görünmesinin nedeni budur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- SCHILLER ve/||/<> GOTTFRIED KÖRNER ve/||/<> KALLIAS (GÜZELLİK ÜZERİNE)

- SCHLOTTERBECK REACTIONS[İng.] / SCHLOTTERBECK REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHLOTTERBECK TEPKİMELERİ

- SCHMITT CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT SCHMITT[Fr.] ile/değil/yerine/= SCHMİTT DEVRESİ


- SCHMITT-TRIGGER[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHMİTT TETİKLEYİCİSİ

- SCHOTTEN REACTION[İng.] / RÉACTION DE SCHOTTEN[Fr.] / SCHÖTTEN REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHOTTEN TEPKİMESİ/REAKSİYONU

- SCHOTTKY-BARRIERE-DIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHOTTKY BARİYER DİYOTU

- SCHOTTKY DIODE[İng.] / DIODE SCHOTTKY[Fr.] / SCHOTTKY-DIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHOTTKY DİYOTU

- SCHOTTKY EFFECT[İng.] / EFFET SCHOTTKY[Fr.] / SCHOTTKY-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHOTTKY ETKİSİ

- SCHOTTKY NOISE[İng.] / BRUIT DE SCHOTTKY[Fr.] / SCHOTTKY-RAUSCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHOTTKY GÜRÜLTÜSÜ

- SCHOTTKY İLE FRENKEL İLE RENK MERKEZİ ile/||/<> KRİSTAL KUSURLARI

( Kristallerdeki nokta kusur türleri. )
( Formül: n_defect = N exp(-E/kT) )

- SCHOTTKY DEFECT[İng.] / DÉFAUT DE SCHOTTKY[Fr.] / SCHOTTKY-DEFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHOTTKY KUSURU

- SCHUMANN-PLATTE[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHUMANN PLAKASI

- SEDÂ/SÂDÂ (ÇIKARMAK):
DİŞLERİN ISLIKLI SESİ YOLUYLA
ile/ve DİLİN HAREKET ETTİRİLMESİ YOLUYLA ile/ve DAMAĞIN BÜZÜLMESİ YOLUYLA ile/ve DUDAKLARIN BİRBİRİNE BASTIRILMASI YOLUYLA ile/ve BURUNDAN SOLUMA YOLUYLA


- ŞEHİT/MARTYR değil/yerine/= KUTTANIK

- ŞEHVETTEN ile/ve/değil/yerine AŞKTAN

( Beşer doğulur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE İnsan olunur. )
( Geçici. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Kalıcı. )
( Beşeri aşk. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Kendi. | Tüm yetkin olanlar. )
( Mülkiyet. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Özgürlük. )

- SUGAR BEET[İng.] / SUCRE DE BETTERAVE[Fr.] / ZUCKER RÜBE[Alm.] ile/değil/yerine/= ŞEKER PANCARI

- OCTET[İng./Fr.] / OKTETT[Alm.] ile/değil/yerine/= SEKİZLİ, OKTET

- SELAHATTİN PINAR ile/ve/||/<> SAADETTİN KAYNAK

( Pınar'ım ama kuruyabilrim. İLE/VE/<> Kaynak'tır. Kurumaz! )

- SELÇUK, MÜNİR NURETTİN (SARIYER, 1900 - 1981)

( Türk sanat müziği beste ve ses sanatçısıdır. Beyazıt İdadisini ve Soğukçeşme Rüştiyesini bitirdi. Kadıköy Sultanisi 10. sınıfta iken tarım eğitimi almak için Macaristan'a gönderildi. Çocuk yaşta sesiniz güzelliği ile dikkat çekti. Rauf Yekta Beyin teşviki ile Hafız Ahmet Efendi ve Hoca Ziya Bey'den usul ve makam dersleri aldı. Kadıköy Darüttalimi Musiki Cemiyetine girdi ve ilk konserini 15 yaşında 1915'te verdi. Bilahare Darülelhan'da (İstanbul Belediye Konservatuarı'na) girdi. Öğrenimini Leon Hancıyan Efendi'den ve Muallim İsmail Hakkı Bey'den dersler alarak sürdürdü. 1918'de Şark Musiki Cemiyeti'nin kurucuları arasında yer aldı. Mütareke yıllarında Musiki Hümayunda görev aldı. 1923 - 1928 yılları arasında Ankara'da Riyaset - i Cumhur Musiki Heyeti'nde çalıştı. 1928'de tekniğini ilerletmek için Paris'e gitti ve bir yıl kalarak, şan, piyano ve solfej dersleri aldı. Bu tarihten sonra devamlı konserler düzenledi. 1953'te İstanbul belediyesi Konservatuarı şefi oldu. İlk bestesini 1920'de yaptı. 400 plak yaptı, eski ve yeni tarzda 150 bestesi var. Atatürk'ün huzurunda şarkı okuyan nadir sanatçılardan biridir. )

- ŞEN, NURETTİN

( Demokratik Sol Partide siyaset yaptı ve 1994/1999 yerel seçimlerinde DSP listesinden Sarıyer Belediye Meclisine üye seçildi. )

- FREE ADMITTANCE[İng.] / FREIE ADMITTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST ADMİTANS

- SERBEST FIRKA ile/||/<> SENED-İ İTTİFAK

( 1930'da kurulan Türkiye'nin ilk partilerinden biri. İLE/||/<> 1808'de Osmanlı hükümeti ile büyük toprak sahipleri arasında imzalanan antlaşma. )

- SERDAROĞLU, FAHRETTİN (KOZLUK - KOCAALİ/SAKARYA; 1950)

( İlkokulu Kozluk (1961), Ortaokulu Karasu (1965)'da bitirdi. Bolu Öğretmen Okulundan 1967 - 1968'de ilkokul öğretmeni olarak mezun oldu. Karasu Hürriyet Köyünde iki yıl görev yaptıktan sonra askerlik görevini Manisa'da Ali Okulunda yaparak tamamladı. 1971 yılında tayinle gittiği Bolu/Akçakoca İlçesi Yenice köyünde öğretmen olarak görev yaptı ve aynı yıl evlendi. Akyazı ilçesinin Taşburun köyünde dört yıl süre ile öğretmen olarak görev yaptıktan sonra, Sarıyer/Kireçburnu Şükrü Naili Paşa İlkokuluna atandı.1996 yılında emekli oldu.1965 yılında öğretmen okulunda öğrenci hareketlerine katıldı. 1969 yılında TÖS (Türkiye Öğretmenler Sendikası)'na üye oldu ve yönetim kuruluna seçildi. 12 Mart 1971'de TÖS kapatıldı. Aynı yıl içinde TÖB - DER'e üye oldu.1980'de TÖB - DER kapatıldı. 1975'te Akyazı Halkevine, 1983'te EĞİT - DER'e üye oldu. 1990'da Türkiye'de ilk kez kurulan Eğitim İş Sendikası kurucusu ve Sarıyer İlçesi Şube Başkanlığını yaptı. Emekli olduktan sonra CHP'ye üye oldu. Aynı yıl Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Sarıyer Şubesi Kurucusu ve başkanı oldu. Başkanlık görevini 2015 itibariyle devam ettirmekte olup, aynı zaman Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) ve Emekli - Sen üyesidir. )

- SERMÜRETTİP değil/yerine/= BAŞDİZGİCİ

- SETTING :/yerine ORTAM, AYAR

- SETTING/ORDER/REGULARITY vs. BALANCE

- SETTLE :/yerine YERLEŞMEK, HALLETMEK

- SETTLEMENT :/yerine YERLEŞİM, ANLAŞMA

- SEVDİĞİNE "İTAAT" ile/ve/||/<> "İTAAT ETTİĞİNİ" SEVMEK

- SEVGİLİYİ GÖRMEK İÇİN:
SAATTE
ile/ve/||/<> YOLDA

( Gidişine/geçişine bakılır. İLE/VE/||/<> Gelişine bakılır. )

- ŞEY ile AM[: Sevgi (AM-ON-RA: Kozmik sevgi güneşi.)/AMRAMAK]/PENİS(SİK/YARAK) / VAJİNA/VAJEN/VULVA/MEHBİL/FERÇ/FERC[Ar.]/KÜS[Fars.]/KAOS[Yun.]/KUKU/ÇİLİK/PITTIK/GUBBAK/MUNİ/MUNYA

( FALLUS cum ... )

- SEYFETTİN ÖMER (GÖNEN, 1884 – 1920)

( Türk edebiyatının önemli isimlerinden biri olan Ömer Seyfettin bilhassa yaz ayları Sarıyer'i tercih eden yazarlardan biriydi. Mahalle mektebini takiben değişik okullarda okuduktan sonra Bursa Mekteb - i Harbiye - i Şahane'ye devam etti. Subay olarak orduya katıldı ve değişik yerlerde görev yaptı, İzmir Jandarma Okulunda görevli iken edebiyatçılarla tanışınca Türkçe ve milli edebiyat üzerine eğildi. Selanik'te yayınlanan Genç Kalemler Dergisine Yeni Lisan ismi ile yazılar yazdı. Askerlikten ayrıldıktan bir süre sonra tekrar göreve çağrıldı. Yanya kuşatmasında esir düştü ve bir yıl esir kaldı. Bu dönemde öykü yazmaya ağırlık verdi. Öyküleri Türk Yurdu'nda yayınlandı. Askerlikten ayrıldıktan sonra öğretmenliğe başladı ve yine yazılar yazmaya devam etti. Kabataş Lisesindeki öğretmenliği ölene kadar devam etti. Öykü ve makaleleri Yeni Mecmua, Şair, Donanma, Büyük Mecmua, Yeni Dünya, Diken, Türk Kadını gibi dergilerde ve Vakit, Zaman ve İfham gazetelerinde yayınlandı. Önemli öykü eserleri: Başını Vermeyen Şehit, Kütük, Ferman, Kızılelma Neresi, Pembe İncili Kaftan; Romanlar; Ashab - ı Kehfimiz, Efruz Bey ve Yalnız Efe'dir. )

- ŞEYLERİ:
HAYAL ETTİĞİMİZ GİBİ GÖRMEK
yerine (ONLARI) OLDUKLARI GİBİ GÖRMEK

( Hayal ettiklerinizin varlığını reddetmeniz daha akıllıca olurdu. )
( Eğer kendinizi her zaman sınamazsanız, gerçek ile hayali ayırt edemezsiniz. )
( Sizi kendinize karşı kör eden, sizin davranışlarınızdır. )
( Düşüncelerinizi ve duygularınızı, sözlerinizi ve eylemlerinizi yakından izlemedikçe ve nedenini ve nasılını bilmeden sizde meydana gelen değişimlere hayretle bakmadıkça, gerçeğe vardığınızı nasıl söyleyebileceksiniz? )
( Düşünülüp hayal edilebilen hiçbir şeyin kendiniz olamayacağını bir kez anladığınızda, imgelemelerinizden kurtulmuş olursunuz. )
( You would be wiser to deny the existence of what you imagine.
If you do not test yourself all the time, you will not be able to distinguish between reality and fancy.
It is your behaviour that blinds you to yourself.
How do you know that you have realised unless you watch your thoughts and feelings, words and actions and wonder at the changes occurring in you without your knowing why and how?
Once you have understood that nothing perceivable, or conceivable can be yourself, you are free of your imaginations. )

- DILUENT[İng.] / DILUENT[Fr.] / VERDÜNNUNGSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SEYRELTİCİ

- SEYRETMEK ile SEYREDİLMEK ile SEYRETTİRMEK ile SEYREDEBİLMEK ile SEYREDİVERMEK

- SIÇAN ile/||/<> APLAN ile/||/<> ARGÜN
[<

( ... İLE Sıçan türünden küçük bir hayvan. İLE Sıçan türünden küçük bir hayvan. )

- ŞİDDETTE, KİŞİ:
[önce] MAĞDUR
ile/ve/değil/sonra/||/<>/> MAZLUM ile/ve/değil/sonra/||/<>/> ZALİM

- [ne yazık ki]
ŞİDDETTE:
"YASA"
ile "SUÇ"

( "Devlet uygularsa". İLE Kişi işlerse. )

- [ne yazık ki]
ŞİDDETTEN DOLAYI ...
ile/ve/değil/ne yazık ki/<> "BİZİM/SEN"İN "SESSİZLİĞİNDEN/TEPKİSİZLİĞİNDEN DOLAYI ..."

- SIGMUND ve 1896 ve 1897)

- SIGMUND FREUD ile/ve/||/<> DONALD WINNICOTT

- ŞİİR:
HAKİKATTEN DEĞİLSE
ile/değil/yerine HAKİKATTEN İSE

( "Baykuşun sesi". İLE/DEĞİL/YERİNE "Bülbülün sesi". )

- SİİRT ile SİİRTLİ/LİK ile SİİRT BATTANİYESİ


- SİLÜET[Fr. < SILHOUETTE] değil/yerine/= KARALTI

- SİLÜET[Fr. < SILHOUETTE] değil/yerine/= GÖLGE/KARALTI/KARARTI

- SİNİR HÜCRESİ[İng. NERVE CELL] ile/||/<> DENDRİT[İng. DENDRITE] ile/||/<> NÖROTRANSMİTTER[İng. NEUROTRANSMITTER]

( Vücuttaki bilgi iletimini sağlayan özelleşmiş göze tipi. Çekirdek ve organeller "göze gövdesi" adı verilen etrafı "dendrit" adlı kısa dallanmış uzantılarla kaplı olan bir bölgede bulunur. Dendritler sinir gözesine iletilen bilgiyi almakla görevli yapılardır. Dendritlerden çok daha uzun olan "akson" isimli genellikle tek bir tane bulunan dal şeklindeki uzantı ise sinir gözesinin bir başka sinir gözesine bilgi iletiminde görev alır. Akson, bilgiyi ucundaki "sinaps" adlı bir bölgeye iletir. Sinaps bölgesindeki "nörotransmitter" adlı kimyasal haberciler ise bu bilgiyi diğer sinir gözesine aktarır. Bu sayede bilgi iletimi tamamlanmış olur. "Nöron" olarak da adlandırılır. @@ Nöronların, başka bir nörondan gelen elektrokimyasal uyarıyı almakla görevli göze uzantısı. Dallanarak ağaç gibi bir yapı kazanır. Genellikle aldığı uyarı nöron gövdesine taşınır ancak Tek-Kutuplu Nöronlarda (unipolar) dendritten alınan uyarı nöron gövdesini pas geçerek doğrudan aksona taşınır. @@ Bir nöron ile farklı tür bir göze arasında ya da nöronlar arasında iletişimi sağlayan kimyasallardır. Sinir gözelerinden hedef gözelere sinyal iletmekte olan bu kimyasal haberciler, beynin pek çok işlemi düzenlemesine destek olmaktadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- RANDSCHICHTTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SINIR KATMANLI TRANSİSTÖR

- CREUSET DE FUSION EN VERRE FRITTÉE[Fr.] / SINTER GLASSSCHMELZTIEGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SİNTERLENMİŞ CAM KROZE

- FRITTING, SINTERING[İng.] / FRITTER[Fr.] / FRITTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SİNTERLEŞTİRME

- ŞIPPADAK/ŞIPPADANAK/ŞIRAKKADAK/ŞAKKADAK/PATTADAK/PATTADAN/PATTADANAK ANSIZIN/ANİ[Ar.]

( Birdenbire ve beklenmeyen bir zamanda. )

- SİRER, REŞAT ŞEMSETTİN (SİVAS, 1903 - 2.10.1953)

( Siyasetçi ve Bürokrat. Sivans'ta doğdu. Sarıyer Piyasa Caddesindeki yalısında ikamet etti. İ.Ü. İktisat Fakültesini bitirdi. Milli Eğitim Bakanlığında Yüksek Öğrenim Genel Müdürlüğü yaptı. 7. 8. Ve 9'cu dönemlerde Türkiye Büyük Millet Mecliste Sivas Milletvekili olarak bulundu. I. Hasan Saka Hükümetinde Milli Eğitim Bakanlığı (5.8.1946 – 9.6.1948) ve 18.Şemsettin Günaltay Hükümetinde (16.1.1949 – 22.5.1950) Çalışma Bakanlığı yaptı. Uzun yıllar eğitimci olarak çalıştı. Köy enstitülerine karşı olan tutumu ile tanınır. Son yıllarında dini içerikli kitaplar yazdı. Adı Sivas'ta bir caddeye verildi. )

- SIRTTA TAŞINAN GİYSİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YÜZDE TAŞINAN İFADE

- BOTTLE-BLOWING MACHINE[İng.] / SOUFFLANTE POUR BOUTEILLES[Fr.] / FLASCHENBLASMASCHINE[Alm.] ile/değil/yerine/= ŞİŞE ÜFLEME MAKİNASI


- SİTTE-İ SEVİR[Ar.] değil/yerine/= ÖKÜZSOĞUĞU

( Nisan'ın 15'inden sonra olan fırtınanın adı. )

- SİTTİN SENE["SİKTİN SENE" değil!] ile Fİ TARİHİNDE

( 60 yıl. | Sonu gelmeyecek kadar uzun zaman. )

- LIQUID DROP MODEL[İng.] / MODÈLE DE LA GOUTTE LIQUIDE[Fr.] / FLÜSSIGES TRÖPFCHENMODELL[Alm.] ile/değil/yerine/= SIVI DAMLASI ÖRNEKÇESİ/MODELİ

- DELK-İ MÂYÎ[Osm.] / LIQUID FRICTION[İng.] / FROTTEMENT DU LIQUIDE[Fr.] / FLÜSSIGE REIBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SIVI SÜRTÜNMESİ

- KÜFÜR:
[ne yazık ki]
SİYASETTE
değil/yerine/>< GECE ve TOPRAK ve DENİZ ve DOST

( Hakikati örter. DEĞİL/YERİNE/>< Dünyayı örter. VE Tohumu örter. VE Dibini örter. VE Dostun, ayıbını örter. )
( KÜFR: Bir şeyin üzerini örtmek. )

- SİYASETTE:
YOLDAŞ
ile/değil YOL

( [siyasette] "Yoldaş, yolu belirler." DEĞİL Yol, yoldaşı belirler. [Yol değiştikçe, yoldaşlar da değişir.] )

- SİZ ile

( Çoğul ve saygı sözcüğü. İLE Olmama/bulunmama eki. )

- SLOGAN[Fr./İng.]/KLİŞE[Fr. < CLICHÉ]/MOTTO[İt.] ile/değil/yerine/>< DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE

( Kısa ve çarpıcı, propaganda sözü. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Düşünülmüş söz. )

- SODIUM-SULFUR BATTERY[İng.] ile/değil/yerine/= SODYUM-KÜKÜRT PİLİ

- COLD CONDUCTOR[İng.] / CONDUCTEUR FROID[Fr.] / KALTER LEITER, KALTTETER[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞUK İLETKEN


- ABSORPTION CROSS SECTION[İng.] / SECTION EFFICACE D'ABSORPTION[Fr.] / ABSORPTION-QUERSCHNITT[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞURMA TESİR KESİTİ

- COOLANT FLUID[İng.] / FLUIDE DE REFROIDISSEMENT[Fr.] / KÜHLFLÜSSIGKEIT, KÜHLMITTELFLUID[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞUTUCU AKIŞKAN

- SOHBET = CONVERSATIN/CHAT[İng.] = CAUSETTE[Fr.] = GESCHWÄTZ[Alm.] = CONVERSAZIONE[İt.] = CHARLA[İsp.]

- Sohbette dinle ve gerektiğince KONUŞ!!!

- SOHBETTEN SOHBETE NAKİL ile YAZILMIŞ/KİTABA GİRMİŞ

- SOKRATES'İN DEDİKLERİ ile/ve/ya da SOKRATES ÜZERİNDEN SÖYLENİLENLER/"SOKRATES'E SÖYLETTİRİLENLER"

- SOL-GEL İLE CVD İLE ALD İLE SPUTTERİNG ile/||/<> İNCE FİLM TEKNİKLERİ

( Nano ölçekli kaplama yöntemleri. )
( Formül: GPC = Å/döngü (ALD) )

- LOI DU DOUBLET DE SOMMERFELD[Fr.] / SOMMERFELD-DUBLETTGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SOMMERFELD DUBLET YASASI

- SOMUTU AÇIKLAMAYA ÇALIŞMAK ile/ve/değil/yerine SOYUTU ANLATIP SOMUTTAN ÖRNEK VERMEK

- SONA ERMEK ile BİTTİ ile BİTİRME ile İŞİ BİTİRMEK


- SOPA ile/||/<> BASU
[<

( ... İLE/||/<> Demir sopa. )

- SÖRF ile INTERNETTE SÖRF

( Denizdeki/karadaki sörf. İLE İnternetteki sitelerarasında dolaşma. )

- ŞOSE[Fr. CHAUSSEE] ile ŞOSET[Fr. CHAUSETTE ]

( Genellikle taş kırıkları üzerine kum döşenip silindir geçirilerek yapılan yol. İLE Kısa çorap. )

- SÖYLE! GİTSİN! ile/değil/yerine/>< SUS! BİTSİN!

- SÖYLEMEK ile SÖYLENMEK ile SÖYLETMEK ile SÖYLEŞMEK ile SÖYLENİLMEK ile SÖYLETTİRMEK ile SÖYLENEBİLMEK ile SÖYLETEBİLMEK ile SÖYLEYEBİLMEK ile SÖYLEYİVERMEK ile SÖYLEM ile SÖYLEV ile SÖYLENCE ile SÖYLEVCİ/LİK

- [ne yazık ki]
"SÖZÜ/SORUYU, TARTMADAN SÖYLEMEK"
ve/||/<>/> ALACAĞIN YANITTAN İNCİNMEMEK

- SÖZÜ ...:
"UZATTIM"
ile/değil/||/<>/< UZATMIŞ OLABİLİRİM

- ÉTIQUETTE DE SPIN[Fr.] ile/değil/yerine/= SPİN ETİKETİ

- SPLITTING[İng.] değil/yerine/= AYIRMA/AYRIŞTIRMA

- SRİ LANKA'NIN BAŞKENTİ:
KOLOMBO
ile/ve/<> SRI JAYAWARDENAPURA KOTTE

( [Sri Lanka'nın] Ticari başkenti. İLE/VE/<> Başkenti. )

- SRI NISARGADATTA MAHARAJ

- STATTESLA[İng.] / STATTESLA[Fr.] / STATTESLA[Alm.] ile/değil/yerine/= STATTESLA

- STEPHANITE, BRITTLE SILVER ORE[İng.] / STÉPHANITE[Fr.] ile/değil/yerine/= STEFANİT

- STRANGE ATTRACTOR İLE CHAOS İLE BUTTERFLY ile/||/<> KAOTİK SİSTEMLER

( Deterministik kaos ve fraktallar. )
( Formül: x_{n+1} = rx_n(1-x_n) )

- STRANGE ATTRACTOR ile/||/<> LİMİT CYCLE

( Strange fraktal boyutlu, limit cycle basit periyodik. )
( Formül: Fraktal İLE çember )

- ŞU AN, İCÂD ETTİĞİM BİR YANIT DEĞİL değil ŞU AN İÇİN İCÂD ETTİĞİM BİR YANIT DEĞİL

- ŞÜKRETMEK ile ŞÜKRETTİRMEK

- SUPERLATTICE[İng.] / SUPERGITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜPER ÖRGÜ

- GAYR-İ MUTTARİD, MUNFASİL[Osm.] / DISCONTINUOUS[İng.] / DISCONTINU, SPECTRE D'ABSORPTION DISCONTINU[Fr.][Fr.] / DISKONTINUIERLICH/ES ABSORPTIONSSPEKTRUM, UNSTETIG[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜREKSİZ/KESİKLİ SOĞURMA TAYFI/SPEKTRUMU

- ANGLE OF FRICTION[İng.] / ANGLE DU FROTTEMENT[Fr.] / REIBUNGSWINKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRTÜNME AÇISI


- FRİCTİON FACTOR[İng.] / MADRÛB-İ DELK[Osm.] / FACTEUR DE FROTTEMENT[Fr.] / FRIKTIONFAKTOR/REIBUNGSFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRTÜNME ETMENİ/ÇARPANI/FAKTÖRÜ

- DELK EMSÂLI[Osm.] / COEFFICIENT OF FRICTION[İng.] / COEFFICIENT DU FROTTEMENT[Fr.] / REIBUNGSBEIWERT, REIBUNGSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRTÜNME KATSAYISI

- FRICTION LOSS[İng.] / PERTE PAR FROTTEMENT[Fr.] / REIBUNGSVERLUST[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRTÜNME KAYBI

- FRICTION FORCE[İng.] / FORCE DE FROTTEMENT[Fr.] / FRIKTIONSKRAFT/REIBUNGSKRAFT, REIBUNGSKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRTÜNME KUVVETİ

- DELK[Osm.] / FRICTION[İng.] / FRICTION, FROTTEMENT[Fr.] / FRIKTION/REIBUNG, REIBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRTÜNME

- FRICTION FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT AVEC FROTTEMENT[Fr.] / REIBUNGSSTRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRTÜNMELİ AKIŞ

- FRICTIONLESS FLOW, INVISCID FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT SANS FROTTEMENT[Fr.] / REIBUNGSFREIE STRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRTÜNMESİZ AKIŞ

- DRIFT TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR À DÉRIVE[Fr.] / DRIFTTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRÜKLENMELİ TRANSİSTÖR

- SURVIVAL :/yerine HAYATTA KALMA

- SURVIVE :/yerine HAYATTA KALMAK


- SURVIVOR GUILT[İng.] değil/yerine/= HAYATTA KALAN SUÇLULUĞU

( Hayatta kalan suçluluğu; başkalarının hayatta kalamadığı fakat kendilerinin kurtuldukları bir durumdan sonra hissettikleri hayatta kalarak yanlış birşey yaptığını hissetme duygusudur. Savaştan sağ çıkan kişiler, doğal afetten kurtulanlar, salgın hastalıktan kurtulanlar, ailesi ya da arkadaşları arasında intihar edenler arasında rastlanır. Bu durumun rastlanması kişinin psikolojik profiline bağlıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- SURVIVOR :/yerine HAYATTA KALAN

- SÜSLÜ ile KOKET[Fr. < COQUETTE]

( ... İLE Güzel görünmeye çalışan, süse düşkün, kırıtan kadın. )

- SUYU KULLANMAK:
MUSLUĞU AÇAR-AÇMAZ
ile/yerine BİR MİKTAR SU AKITTIKTAN SONRA

- TAATTUL[Ar.] ile TAATTUR[Ar. < ITR]

( İşsiz kalma, işlemez olma. İLE Güzel kokular sürünme. )

- tab.[Lat. < TABELLA, TABLETTA] değil/yerine/= TABLET

- TABLET[Fr. TABLETTE] değil/yerine/= BELGE

( Düz ve yassı biçimli, çiğnenecek ya da yutulacak madde. | Eski uygarlıklardan kalma, pişmiş ya da güneşte kurutulmuş kilden yapılmış, üzerinde çivi yazısı ile metin yazılı belge. )

- TAHÂDU'[Ar. < HUD'A] ile TAHADDU'/TAHAZZU'[Ar. < HUDÛ'/HUZÛ'] ile TAHADDUR[Ar. < HIDR/HIZR] ile TAHAZZUR[Ar. < HÂZIR] ile TAHADDÜR[Ar. < HADER] ile TAHADDÜR[Ar. < HADR] ile TAHAZZÜR[Ar. < HAZER] ile TAHATTUR[Ar. çoğ. TAHATTURÂT]

( Aldanmış gibi görünme. İLE Alçakgönüllülük gösterme. İLE Yeşilleşme, yeşil renk bağlama. İLE Hazır olma/bulunma. İLE Örtünmek, tesettür. | Uyuşma, uyuşturulma. İLE Yokuş aşağı inme. | Yukarıdan aşağı akıp gitme. İLE Sakınma, korunma, çekinme. İLE Anımsama, hatıra getirme/getirilme, unutulduktan sonra anımsanan şey. )

- TAHATTÜM[Ar. < HATM] ile TAHAŞŞUB[Ar. < HATEM]

( Gerekme, gerekli olma. İLE Yüzük takınma, hatem. | Âriflerin gönüllerine Allah'ın koyduğu işaret. )

- TAHDÎD[Ar. < HADD | çoğ. TAHDÎDÂT] ile TAHTÎT[Ar. < HATT]

( Sınırlama, sınır çizme. İLE Çizme, çizilme, çizgi ile belirli kılma. | Çizgi. )

- TAHRİR DEFTER(LER)İ ile/ve/<> TEMETTUAT DEFTER(LER)İ

- TAHTTAN ÇEKİLMEK ile TAHTTAN ÇEKİLME

- TAKATTUR[Ar. < KATR, KUTÛR, KATARAN] ile TAKATUR/TEKATUR[Ar. < KATRE]["ka" uzun okunur]

( Damlama, damla damla akma. İLE ... )

- TAKÎ[Ar.] ile MUTTAKÎ[Ar.] ile MÜ'MİN[Ar.]

- TAKLİT ETMEK ile/ve/değil/yerine DEVAM ETTİRMEK

- TAMAMLANDI ile BİTTİ

- TAMAS >< SATTVA

( Karanlık, atalet, pasiflik. Kozmik Cevher'in oluşturduğu üç vasıftan biri. @@ Varlık, varoluş, gerçek öz. Yoga'da saflık ya da iyilik niteliği. )

- TANITMAK ile TANITLAMAK ile TANITILMAK ile TANITLANMAK ile TANITTIRMAK ile TANITABİLMEK ile TANITIVERMEK ile TANITLAYABİLMEK ile TANIT ile TANITI ile TANITLI ile TANITSIZ ile TANITICI/LIK ile TANITICI REKLAM

- TANRI/OĞAN = ALLAH = GOD[İng.] = DIEU[Fr.] = GOTT[Alm.] = DEUS[Lat.] = THEOS[Yun.] = DIOS[İsp.]

- TANZİMAT) FERMAN(I) ile/değil HATT-I HÜMÂYÜN


- TARAMAK ile TARTMAK ile TARTILMAK ile TARTTIRMAK ile TARTABİLMEK ile TAR ile TARH ile TART ile TARZ ile TARALI ile TARAÇA ile TART SUÇU

- TARATMAK ile TARATTIRMAK ile TARATABİLMEK

- TARİKATTE ÇİLE ile/ve HAYATTA ÇİLE

- TART[Fr. < TARTE] ile/||/<> TARTÖLET ile/||/<> TURTA[İt. < TORTE] ile/||/<> PAY[İng. < PIE] ile/||/<> KİŞ[< QUICHE] ile/||/<> GALETTE

( Tatlı ya da tuzlu olabilir. [Modern tartlar, genellikle meyve tabanlıdır, bazen de koyu krema ile olabilir.] İLE/||/<> Üzeri açık ve içinde dolgu kreması olan tartın küçük çeşididir. Genellikle tek kişilik minik kalıplarda pişirilir. İLE/||/<> Altı hamur, arası dolgu[meyve/sebze] üzeri ise hamurla kapatılarak yapılan ve genellikle tuzlu olabilen bir hamur çeşididir. İLE/||/<> Altı hamur, arası meyve dolgulu, üzeri rende hamur ya da kafes biçiminde hamur parçalarıyla kapatılan bir pasta çeşididir. İLE/||/<> Tart gibi altı hamur üzeri ise tamamen tuzlu olarak hazırlanan sebze dolgulu bir hamur çeşididir. İLE/||/<> Tarta benzeyen bir tatlı türüdür.[Hamurundaki farklar nedeniyle tart ile birbirinden ayrılmaktadır. Galetta hamuru, pizza hamuru gibi açılır ve tart kalıbı yerine bir yuvarlak fırın kabının içine, dışarı taşacak biçimde fırın kağıdı serilip üzerine açılan hamur yerleştirilir. İçine meyveleri dizildikten sonra hamurun fazla kalan kenarları meyvelerin üzerine doğru kapatılır.] )

- WEIGHING BOTTLE[İng.] / VERRE DE PESÉE[Fr.] / WIEGEFLASCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= TARTMA ŞİŞESİ

- TASAVVUF:
HAYATTAN KOPMAK
ile/değil HAYATIN ANLAMINI İDRAK ETMEK

- ile/ve TASAVVUF TERBİYESİ

- TASDİK ETTİRMEK değil/yerine/= ONAYLATMAK

- TASDİKLETİLMEK ile TASDİKLETTİRMEK ile TASDİKLETTİRİLMEK

- TRANSPORT MEAN FREE PATH[İng.] / TRANSPORT-MITTLERE FREIE WEGLÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= TAŞIMA ORTALAMA SERBEST YOLU


- TRANSPORT CROSS SECTION[İng.] / TRANSPORTQUERSCHNITT[Alm.] ile/değil/yerine/= TAŞIMA TESİR KESİTİ

- TATTIRMAK ile TATTIRABİLMEK

- TATTVA ile ...

( Gerçek, Öz. )

- TAVATTUN[Ar.] değil/yerine/= YURT EDİNME

- TEBERLER:
MÜTTEKÂ/NACAK
ile NÎZE, HARBE ile BAYRAK/LİVÂ/SANCAK