B... yazacı ile başlayan sözcükler

- BALLAMAK ile BALLANMAK ile BALLANDIRMAK

- BALLANDIRA BALLANDIRA (ANLATMAK)

- BALLI ile BALLIK ile BALLI BÖREK ile BALLI PASTA

- ... değil BALLIBABA

- BALLISTICS[İng.] değil/yerine/= BALİSTİK

( Mermi ve füzelerin hareketlerini inceleyen bilim dalı.[1] Balistik bilimi 3 dala ayrılır:

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- BALMER SERIES[İng.] / SÉRIES DE BALMER[Fr.] / BALMER-SERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BALMER DİZİLERİ

- BALMER FORMULA[İng.] / FORMULE DE BALMER[Fr.] / BALMER-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= BALMER FORMÜLÜ

- ... değil BALMUMU

- BEESWAX[İng.] / CIRE D'ABEILLES[Fr.] / BIENEN WACHS[Alm.] ile/değil/yerine/= BALMUMU

- BALNEOTERAPİ ile BALNEOLOJİK

( su ile tedavi yöntemi. İLE su ile tedaviyle ilgili. )

- BALO[< İt. BALLO < Yun.] ile BALOZ[< Yun.]

( Danslı ve resmi giyimli gece toplantısı. İLE Gemici, işçi gibi kişilerin, eğlenmek üzere gittikleri içkili, danslı yer. )

- BALON ile BALONCU/LUK ile BALON BALIĞI ile BALON LASTİK

- BALON[Azr.] = KAVANOZ[Tr.]

- BALON[Fr. BALLON][Ar. SEFİNETÜL HEVÂ] ile ZEPLİN[Alm. < FERDINAND VON ZEPPELIN]

( Isıtılmış hava ya da havadan daha hafif bir gazla doldurulan, atmosferde uçabilen, küre biçiminde araç. [Havadan hafif bir gaz kuvvetiyle havada yukarıya kalkan muhteri’a ki mezkûr gazı havi büyük ve hafif bir mahfaza ile ona merbut adamların oturmasına mahsus sandal gibi bir sepetten mürekkep.] İLE Çoğunlukla hidrojen ya da helyumla şişirilmiş, güdümlü balon. )

- BALOTAJ[< Fr. BALLOTTAGE < Alm.]

( Bir seçimde, adaylardan hiçbirinin, gerekli/eşik oy sayısını sağlayamaması nedeniyle seçimin sonuçsuz kalması. )

- BALOTAJ ile BALOTAJ KURULU

- BALOTMAN değil/yerine/= BINGILDAMA

- NEKTAR[Alm.] ile/değil/yerine/= BALÖZÜ

- BALSAM[İng.] ile/değil/yerine/= BALSAM

- BALSAM ile BALSAMLI


- BALSAMİK[Fr. < BALSAMIQUE] değil/yerine/= İÇİNDE BALSAM BULUNAN

- BALSIRA ile BALSIRA

( Yaprakların üzerinde oluşan bir tür küf. @@ Bir tür kudret helvası. )

- BALTA BURNU

( Baltalimanı'nda bulunan bir burun (çıkıntı). )

- BALTA/KAZMA ile/değil ÇÜKÜR

( ... İLE/DEĞİL Bir tarafı balta, bir tarafı kazma olan araç. )

- BALTA ile/= BALDU
[<

- BALTA ile ÇEKİÇ

- BALTA ile NACAK

( ... İLE Sapı kısa, küçük, odun baltası. )

- BALTA(") ile/>< (")TAŞ(")

( Baltayı taşa vurmak. )

- BALTACI ile BALTACI/BALTALI

( Balta yapan ya da satan kişi. | Odun kırıcı. İLE Yangın söndürme kuruluşlarında balta kullanan er. | Önceleri sefer sırasında çalılık ve ormanlık yerleri temizlemek, yol açmak, çadırları kurup kaldırmak, yükleri bindirip indirmekle, sonraları kızlar ağasına bağlı olarak sarayı korumak ve sarayın dış hizmetlerini yapmakla görevli kişi. )

- BALTALAMAK ile BALTALANMAK ile BALTALANABİLMEK ile BALTALAYABİLMEK ile BALTA/LIK ile BALTACI/LIK ile BALTALI


- BALTALARDA:
KERKİ
ile/ve NACAK ile/ve İVGİ/TEBERZİN

( Büyük olan. İLE/VE Küçük balta. Kısa saplı odun baltası. İLE/VE Ağaç oymada kullanılan kesici araç. )

- BALTALAYIVERMEK ile BALTALAYICI/LIK

- BALTALİMANI CADDESİ

( Rumelihisar Mahallesi caddelerinden biridir. Baltalimanı'na kadar uzanan bu cadde en uzun caddelerden biridir. )

- BALTALİMANI DERESİ

( Baltalimanı'nın üst kısımlarından akış ve iki koldan beslenir. Derenin eski ismi Kimarrus idi. Ancak coğrafi ismi Kanlıkavak deresi olmasına rağmen yerleşen ve benimsenen ismi Baltalimanı deresidir. )

- BALTALİMANI MAHALLESİ

( Baltalimanı Rumelihisarı muhtarlığına bağlı bir yerleşim bölgesi idi. 1997 yılında yapılan bir düzenleme ile Rumelihisarı'ndan ayrılmış ve ayrı bir muhtarlık olmuştur. Emirgan, Rumelihisarı ve Fatih Sultan Mehmet mahallelerinden sınır alır. Baltalimanı adını Fatih Sultan Mehmet'in (1444 - 1481) Kaptan - ı Deryası Baltaoğlu Süleyman Bey'in adından almaktadır. Kaptan - ı Derya Süleyman Bey İstanbul'un fethine çok büyük katkı sağlayan gemileri Marmara denizinden buraya getirerek koruma altına tutmuş, bu gemilerden bir kısmı yağlı tekerlekli kızaklar üzerinde Haliç'e indirildiği için semte Baltalimanı denilmiştir. 1992 nüfus sayımına göre mahallenin nüfusu 6.287'dir. )

- BALTALİMANI MERKEZ CAMİİ

( Baltalimanı Merkez Camii 2000'de yapıldı ve tarihi özelliği yoktur. )

- BALTALİMANI MESİRESİ

( Baltalimanı mesiresi olarak bilinen büyük çayırlık alanın bir ismi de Baltalimanı çayırlığı idi. İstanbul'un en büyük mesirelerinden biriydi. Baltalimanı Hastanesinin karşısından, Levent'in alt kısımlarına kadar uzanan ormanı bol bir alandı. Eskiden dere çevresinde ve devrin ileri gelenlerinin köşk ve konakları bulunuyordu. Baltalimanı deresinin bol suyu, geniş çayırlık alan; çam ve çınar ile ceviz, dut, armut ve elma gibi meyve ağaçlarıyla doluydu. Halen bu büyük alanın bir kısmı mesire olarak kullanılmaktadır. 1965'li yıllara kadar Baltalimanı çayırlığının liseye yakın yeri futbol sahası olarak kullanılmakta idi. )

- BALTALİMANI SAHİL SARAYI

( Çok önemli tarihi eserlerden biridir. Büyük Reşit Paşa (1800 - 1858) tarafından 19.yy'ın ikinci yarısının başlarında (1853 - 1863) inşâ edilmiştir. Reşit Paşa'nın oğlu Galip Paşa Sultan Abdülmecit'in kızı ile evlenince Baltalamanı Sahil Sarayına Fatma Sultan Sarayı denildi. Bu saray daha sonra Abdülmecid'in diğer kızı Mediha Sultan'a tahsis edildi. Mediha Sultan'ın kocası Ferit Paşa (1853 - 1923) sadrazam olunca saray Sadrazam Sarayı olarak kabul edilmiş ve öyle kullanılmış, bu nedenle de saraya Mediha Sultan Sarayı denilmiştir. Ulusal Kurtuluş mücadelesi başladıktan sonra Damat Ferit Paşa sarayı terk etmiş ve saray bir süre boş kaldıktan sonra Cumhuriyet döneminde Tarım Bakanlığına bağlı Balıkçılık Enstitüsüne verilmiştir. Milli saraylardan olan bina 1943 yılında Sağlık Bakanlığına devredildi ve 19.6.1944 yılında 85 yataklı Kemik Hastalıkları Hastanesi olarak açıldı. Hastane 1960'da Baltalimanı Kemik Hastalıkları Hastanesi adını aldı. 2000 yılında Sağlık Bakanlığı ile Hacı Ömer Sabancı Vakfı arasında yapılan protokol gereğince restore edildi. Sağlık Bakanlığının 21.12.2001 tarihli kararı ile hastane özel Dal Eğitim Hastanesi statüsünde alınmış olup, ismi T.C.Sağlık Bakanlığı Metin Sabancı Baltalimanı Kemik Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi olarak değiştirildi. )

- BALTALİMANI SARNICI

( Baltalimanı'nın üst kısımlarında ve Boyacıköy Hakkak Yümnü sokakta, kayalar üzerine 6.yy. sonları ile 7.yy. başlarında yapılmıştır. Foneos Manastırının sarnıcı olarak yapıldığı zannedilmektedir. Sarnıcın kalıntıları üzerinde binalar yapılmıştır. Sarnıç binaların bodrum katındadır. 20x40 m ebadında 5 m. derinliktedir. Kalıntıları hala görülebilen sarnıç Reşit Paşa Mahallesi sınırları içindedir. )

- BALTALİMANI SERHAZİN SÜLEYMAN AĞA CAMİ

( Baltalimanı deresi kenarına Serhazin Süleyman Ağa tarafından yaptırılan cami yıkılmış olup aynı yere değişik mimaride Zahire Nazırı Arif Bey tarafından 1827'de mevcut cami yaptırılmış olup 1953 yılında büyük onarım görmüştür. Cami Emirgan Mahallesi sınırları içinde kalır. )

- BALTALİMANI TABYASI

( Baltalimanı tabyası olarak isimlendirilen tabla Sultan II. Mahmut tarafından yaptırılmıştır (1820/1821). )

- BALTALİMANI TAŞOCAKLARI

( Baltalimanı vadisinin üst kısımlarındaydı. Uzun yıllar işletildi, bilahare de terk edildi. )

- HONEYSTONE[İng.] / HONIGSTEIN[Alm.] ile/değil/yerine/= BALTAŞI

- BALTIK ile BALTIK DİLLERİ

- BALU ile BALU BALU
[<

( Arguların küçük bir kentinin adı. İLE Bebeklerini beşikte uyutmak için annenin tekrarladığı, ninnimsi bir söz. )

- BÂLVER[Fars.] ile BÂLZEN[Fars.]

( Kanatlı, uçabilen. İLE Uçan. )

- BALYA[İt. < BALLA] ile Balya

( Çember ve demir tellerle bağlanmış ticaret eşyası. | Denk. İLE Balıkesir iline bağlı ilçelerden biri. )

- BALYA ile BALENLİ ile BALE ATEŞİ ile UĞURSUZ

- BALYALAMAK ile BALYALANMAK ile BALYALATMAK ile BALYALAYABİLMEK ile BALYA/LIK ile BALYA MAKİNESİ

- BALYOS ile BALYOZ

( Osmanlı döneminde, Frenk ve özellikle Venedik elçilerine verilen ad. İLE Büyük taşları kırmak, kazık çakmak gibi işlerde kullanılan, çok iri ve ağır çekiç. )

- BALYOZ ile/değil YUMRUK

( Başkasının yumruğunu yemeyen, kendi yumruğunu balyoz zanneder. )

- BALYOZLAMAK ile BALYOZLANMAK ile BALYOZLATMAK ile BALYOZ

- TURPENTINE GUM[İng.] / BAUME[Fr.] / BALSAM, TERPENTIN GOMME[Alm.] ile/değil/yerine/= BALZAM, TEREBENTİN SAKIZI

- BAM-GÜM

- BÂM[Fars.]/KÜMBET[Fars. < GUNBED]/SAKAF[Ar.]/KUBBE[Ar.] değil/yerine/= ÇATI, DAM

- BAMBU AĞACININ YETİŞTİRİLMESİNDE:
ALTI HAFTA
ile/ve/değil/||/<>/< BEŞ YIL

( )

- BAMBU[Malezya yerlilerinin dilinden] ile/ve/değil KARGI

( Buğdaygillerden, sıcak ülkelerde yetişen, boyu 25 metre kadar olabilen, mobilya, merdiven, baston gibi çoğu eşyanın yapımında kullanılan bir tür kamış. HEZAREN, HİNTKAMIŞI | Bu kamıştan yapılmış olan. İLE/VE/DEĞİL Bambunun küçüğü. Gövdesi 5-6 metre yüksekliğe erişebilen çok yıllık bir bitki, kamış, saz. | Silah olarak kullanılan, ucu sivri ve demirli uzun mızrak[Ar.]. )

- BAMBU MIZIKA ile MISKALA

( ... İLE Bambu mızıka benzeri eski bir müzik aracı. )

- BAMBU ile BAMBUL

( ... İLE Kurtçuk evresinde, ekinlerin kökünü, ergin evrede başakları kemiren, kahverengi, kınkanatlı böcek. )

- BAMBU ile BAMBUL ile BAMBUL OTU


- BAMBU ile ÇİN BAMBUSU

- BAMBU ile HEZAREN[Fars.: HEZAR[BİN] RENK]

( ... İLE Düğünçiçeğigillerden, hekimlikte kullanılan zehirli bir bitki. | Bambu. [Fars. HİZRAN] | Bambu saplarından yapılmış eşya. )

- BAMYA ANITI

( Topkapı Sarayı'ndadır. [1811] )

- BAMYA ile AMBERİYE

- BAMYA ile BAMYA DOLMASI

- BAMYA ile KINALI BAMYA

( ... İLE Trakya'da yetişen, baş tarafı kızıl renkte bir cins bamya. )

- BAN/BODY AREA NETWORK değil/yerine/= GÖVDE ALAN AĞLARI

- BAN YAĞI = HİNT YAĞI

( Kene otunun tohumlarından çıkarılan, hekimlikte ve sanayide kullanılan bir yağ. )

- BAN ile BAN[Hırvatça]

( ... İLE Osmanlı döneminde, Macaristan ve Slovenya dolaylarında, sancak beylerine ve küçük prenslere verilen san. )

- BÂN[Ar.] ile BÂN[Ar.]

( Dam, yüzey. İLE Sorgun ağacı, bey söğüdü. | [mecaz] Sevgilinin boyu. )

- BAN ile/||/<> BANLIK

( Macaristan ve Slovenya dolaylarında sancak beylerine ve küçük prenslere verilen san. İLE/||/<> Macaristan, Slovenya dolaylarındaki sancak beylerinin sanı ya da onların yönettiği toprak. )

- BAN :/yerine YASAKLAMAK

- BANA GEÇTİ" ile/değil/yerine/||/<>/< AKLIMA YATTI

- BANA GÖRE (BİR ŞEY) ile/ve/değil BANA ÖZGÜ / BENİM İÇİN (BİR ŞEY)

- BANA GÖRE/BENCE ... ile BANA KALIRSA ...

- BANA GÖRE ile/değil/yerine BENİM İÇİN

- BANA GÖRE ... ile/değil/yerine GÖREBİLDİĞİM KADARIYLA ...

- BANA GÖRE" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÖNGÖREBİLDİĞİM KADARIYLA

- BANA "HİTAP ETMİYOR" ile/ve "BENİ ÇEKMİYOR/CEZBETMİYOR"

- BANA İNAN!" ile/değil/yerine/||/<>/< GERÇEK, BU!


- BANA İNANIRSANIZ ile/ve/değil/||/<>/< DEDİĞİME İNANIRSANIZ

- BANA KALIRSANIZ değil BANA KALIRSA, ...

- BANA NE? ile/ve/||/<>/> SANA NE?

( Başkasınaysa. İLE/VE/||/<>/> Banaysa. )

- BANA/DÜŞÜNCEME/İNANCIMA:
"TERS"
ile/değil/yerine UZAK / AYKIRI

- BANACH SPACE ile/||/<> HİLBERT SPACE

( Banach norm tam, Hilbert inner product tam. )
( Formül: Norm complete İLE inner product complete )

- BANAĞACI ile BANAĞACI

( Sepetçi söğüdü, sorgun. İLE Asya'nın tropik bölgelerinde ve Afrika'nın kuzeyinde yetişen, yaprakları telek damarlı, çiçekleri salkım durumunda, meyvesinden kokusuz bir yağ elde edilen ağaç. )

- BANAL[Fr.] değil/yerine SIRADAN

( Herkesin kullandığı/anladığı. | Bayağı, sıradan. İLE ... )

- BANÇO

( Telli bir çalgı. )

- BAND SPECTRUM[İng.] / SPECTRE DE BANDES[Fr.] / BAND SPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= BAND/BANT TAYFI/SPEKTRUMU/SPEKTRUMLAR

- BAND :/yerine GRUP


- BAĞ/SARGI/BANDAJ[Fr. < BANDAGE] ile BANDANA[Fr. < BANDANA]

( Sargı ile sarma. | Bağ, sargı. @@ Başı değişik biçimlerde bağlamak amacıyla kullanılan büyük mendil. )

- BANDAJLAMAK ile BANDAJLANMAK ile BANDAJLATMAK ile BANDAJ

- BANDING değil/yerine/= DARALTICI BANTLAMA

- BANDIRMA VAPURU ile/ve/||/<>/> KARADENİZ VAPURU

( )
( )

- BANDIRMA ile GÜVENİLİR LİMAN

( Güvenilir liman. )

- BANDIRMAK ile BANDIRABİLMEK ile BANDIRA ile BANDIRALI

- BANDO ile BANDOCU/LUK

- BANDO[İt.] ile MIZIKA[İt. < MUSICA]

( Türlü üflemeli ve vurgulu çalgılardan oluşan ve genellikle geçit törenlerinde kullanılan mızıkacılar topluluğu ya da takımı. | Takım, topluluk. İLE Bando. | Armonika. )

- BANDROL/BANDEROLE[Fr./İt.] değil/yerine/= DENETİM PULU

( Denetim pulu. | Bayrak direğinin tepesine süs olarak konulan uzun, kumaş şerit. )

- BANDROL ile BANDROLLÜ ile BANDROLSÜZ


- BANGIR BANGIR (BAĞIRMAK)

- BANGKOK

( Zeytin/Erik Köyü. [BANG: Köy. | MAKOK: Zeytin ya da erik ya da ikisinin karışımı.] )

- BANHU

( Yaylı bir çalgı. )

- BÂNİ[Ar.] değil/yerine/= KURUCU/YAPAN

- BÂNİ ile/||/<> MEBÂNİ

( Kuran, yapan, bina eden. İLE/||/<> Binalar, yapılar. )

- BLANK DETERMINATION[İng.] ile/değil/yerine/= BANK DENEY

- BANK[Azr.] = BANKA[Tr.]

- BANK :/yerine BANKA

- [ne yazık ki]
BANKA AÇMAK
ile/ve/||/<> BANKA SOYMAK

( Bir banka soymak, bir banka açmaktan daha büyük bir suç değildir. )

- BANKA SOYMAK ve/=/||/<> BANKA AÇMAK

( Banka soymak, banka açmaktan daha büyük bir suç değildir. )

- BANKA ile BANKA KABULÜ ile BANKA KAĞIDI ile BANKACI ile BANKACILIK

- BANKA ile BANKACI/LIK ile BANKA KARTI ile BANKA CÜZDANI ile BANKA DEFTERİ

- BANKA[Azr.] = KAVANOZ[Tr.]

- BANKADAKİ PARA ve/||/=/<> BAYAT PARA

- [ne yazık ki]
!BANKA SOYARKEN
ile/ve/<> !ÜLKE SOYARKEN

( Kar maskesi takılır. İLE/VE/<> "Din maskesi" takılır. )

- BANKET[Fr. < BANQUETTE] değil/yerine/= BASAMAK

( İller arası yolların iki tarafında yayaların yürümesine ve taşıtların trafiği aksatmadan durabilmesine yarayan çakıl ya da toprak yol. | Yamaçtan kayan toprağı yerinde tutmak ve böylece ekilmeye elverişli yer kazanmak için türlü yollarla yapılan dar basamak. )

- BANKİZ[Fr. < BANQUIESE] değil/yerine/= BUZLA

- BANKİZ[Fr. < BANQUISE]/ICE-FIELD değil/yerine/= BUZLA

( Deniz suyunun donmasıyla kutup bölgelerinde oluşan buz alanı. )

- BANKO[İt. < BANCO] ile BANKO[İt. < BANCO] ile BANKO[İt. < BANCO]

( İş yerlerinde üzerine nesne koymaya elverişli, iş takibi için gelen kişiyle görevli arasına konulmuş tezgâh. İLE Talih oyunlarında, oyunu yönetenin ortaya koyduğu para. | Talih oyunlarında oyunu yöneten kişi. | Kesinlikle. | Talih oyunlarında ortada toplanan paranın hepsine oynandığını anlatan bir söz. İLE Su altı tepeliği. )

- BANKO ile BANKO AT ile BANKO SAYI


- BANLAMAK ile BANLATMAK ile BANLATTIRMAK

- BANLİYÖ[Fr. < BANLIEUE] değil/yerine/= YÖREKENT

- BANLİYÖ ile BANLİYÖ TRENİ

- BANNER BLINDNESS[İng.] değil/yerine/= REKLAM KÖRLÜĞÜ

( Reklam körlüğü; insanların bilerek ya da bilmeyerek girdikleri internet sitelerindeki reklam, ya da reklam benzeri bilgileri görmezden gelmesi durumudur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- BAND GAP[İng.] / INTERVALLE DE BANDE[Fr.] / SPALTEBAND, ZONENABSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= BANT ARALIĞI

- BAND SCHEME[İng.] / ORDRE DE BANDE[Fr.] / BANDORDNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BANT DÜZENİ

- ÉNERGIE DE BANDE[Fr.] ile/değil/yerine/= BANT ENERJİSİ

- VERSTÄRKUNGSBANDFILTER[Alm.] ile/değil/yerine/= BANT GEÇİREN YÜKSELTEÇ

- BAND-PASS CHARACTERISTIC[İng.] / CHARACTERISTIQUE BANDE FILTRE[Fr.] / CHARAKTERISTISCHES BANDFILTER[Alm.] ile/değil/yerine/= BANT GEÇİRİCİ KARAKTERİSTİK

- BAND-PASS FILTER[İng.] / FILTRE PASSE-BANDE[Fr.] / BANDFILTER, BANDPASS[Alm.] ile/değil/yerine/= BANT GEÇİRİCİ SÜZGEÇ


- BAND-PASS AMPLIFIER[İng.] / AMPLIFICATEUR DE LA BANDE-PASSE[Fr.] ile/değil/yerine/= BANT GEÇİRİCİ YÜKSELTEÇ

- BAND BROADENING[İng.] / BAND VERBREITUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BANT GENİŞLEMESİ

- BANDWIDTH[İng.] / LARGEUR DE BANDE[Fr.] / BANDBREITE[Alm.] ile/değil/yerine/= BANT GENİŞLİĞİ

- ZONENMODELL[Alm.] ile/değil/yerine/= BANT MODELİ

- BELT CONVEYOR[İng.] / CONVOYEURS A BANDE[Fr.] / GRUNDZUSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= BANT TAŞIYICI

- BAND SPECTRA[İng.] / BANDSEKTRUUM[Alm.] ile/değil/yerine/= BANT TAYFI/SPEKTRUMU/SPEKTRUMLARI

- BAND[İng.] / BANDE[Fr.] / BANDE[Alm.] ile/değil/yerine/= BANT

- BANT ile BANDAJ

( Sargı, şerit. İLE Sargı. )

- BANT ile ŞERİT TESTERE ile BANDAJ ile BANDROL ile BANDROL

- BANTLAMAK ile BANTLAYABİLMEK ile BAN ile BANA ile BANİ/LİK ile BANK ile BANT ile BAN OTU ile BAN YAĞI ile BAN AĞACI ile BANT ZIMPARA


- BANTU

( İNSAN )

- BANU ÇİÇEK ve/<> BAMSI BEYREK

( Dede Korkut Öyküleri'nde geçen bir aşk öyküsü. )

- BANYAN AĞACI

( Fiji'de ve Asya'da bulunan, Hindu dininde de kutsal kabul edilen bir ağaç. )

- BANYO[İt. < BAGNO] ile BANYO[İt. < BAGNO]

( Yapılarda, içinde yıkanılan bölüm. | Banyo küvetinde yıkanma işi/durumu. İLE Tedavi amacı ile hazırlanan ilaçlı su. | Gövdenin bir bölümünü ya da bütününü, fiziksel ya da kimyasal bir etki altında bir süre bulundurma işlemi. | Fotoğrafçılıkta ve filmcilikte duyarlı yüzeylerin işlenmesinde belirli bir işlemin gerektirdiği nesneyi erimiş olarak içinde bulunduran sıvı. | Film ve fotoğraf kâğıdını bu sıvıya batırma. )

- BANYO ile BANYO BEKÇİSİ ile HAMAM ile BANYO YAPMAK ile MAYO ile BANYO

- BANYO ile BANYOLU ile BANYOSUZ/LUK ile BANYO DOLABI ile BANYO KABİNİ ile BANYO KAZANI ile BANYO KÜVETİ ile BANYO SABUNU ile BANYO TAKIMI ile BANYO HAVLUSU ile BANYO BATARYASI

- BAOBAB AĞACI = ŞİŞE AĞACI = TERSYÜZ AĞACI = ŞEYTAN AĞACI

( Anavatanı Madagaskar olan Baobab ağaçları, Mali'de de bulunmaktadır. [İçinin su dolu olması, çöl koşullarında ayakta kalmalarını sağlamaktadır.][Beyaz çiçeklerinden sos yapılmaktadır.] )
( )
( image )

- BAOBAB AĞAÇLARI:
AFRİKA
ile/ve/<> BÜYÜK ile/ve/<> AVUSTRALYA ile/ve/<> MADAGASKAR ile/ve/<> PERRIER ile/ve/<> FONY ile/ve/<> SUAREZ ile/ve/<> ZA

( )

- BAOBAP ile BAOBAP AĞACI

- BAP ile BAPTİST


- BAR[Fr. < BAR] değil/yerine/= HAVA BASINCI BİRİMİ

- BAR ile BAR
[<

( Var. İLE ??? )
( BAR YİGDE: Törende kullanılan geniş bir ağaç. )

- BÂR[Fars.] ile -BÂR[Fars.]

( Tanrı, Allah. | Yük. | Defa, kere. | Meyve, yemiş. | İzin, müsâade. İLE Yağdıran, serpen, saçan, döken. [ŞÛLE-BÂR: Işık saçan] )

- BAR ile BÂR

( Sayrılık(hastalık) sırasında dil üzerinde görülen beyaz renkli tabaka, pas. İLE Ağırlık, sıkıntı vermek. | Tanrı, Allah. )

- BAR ile BAR ile BAR[< İng.] ile BAR[< Yun.]

( Anadolu'nun, doğu ve kuzey bölgelerinde, en çok da Erzurum bölgesinde el ele tutuşularak oynanan bir oyun. [Hançer/bilezik barı.] İLE Kaplarda, su nedeniyle oluşan tortu. | Yağmurdan sonra toprağın yüzeyinde görülen beyaz tabaka. | Sayrılık sırasında, dil üzerinde görülen beyaz renkli tabaka. İLE Danslı, içkili eğlence yeri. | Ayaküstü içki içilen meyhane. | Bir salonda, içki içmek için hazırlanmış köşe. İLE Hava basıncı birimi. )

- BAR ile BARA ile BARİ ile BARO ile BARI ile BAR BAR ile BAR ATEŞİ ile BAR HAVASI ile BARO BAŞKANI

- BAR ile BARİYER

( Çubuk, hava basıncı ölçüsü. İLE Engel. )

- BAR ile/||/<> BARİYER ile/||/<> BANT

( Çubuk. İLE/VE/|| Engel. İLE/VE/|| Şerit. )

- BAR ile BAROMETRE ile BAROSKOP

( C.G.S. sisteminde, basınç birimi. [1 bar= 1 din/cm²=0,1000 Pa.] İLE Atmosfer basıncını ölçen aygıt. İLE İçinde sıvı bulunan, bir U tüpü biçiminde olan ve hava basıncındaki değişimleri kaydeden bir aygıt. )

- BARRE[İng.] / BAR[Fr.] / BAR[Alm.] ile/değil/yerine/= BAR


- BAR ile MİLİBAR[Fr.]

( ... İLE Bir barın, binde biri değerinde, atmosfer basıncı ölçü birimi. )

- BÂR ile/değil/yerine YÂR

- BARA DALYANI

( Rumelifeneri kıyılarında kurulan bu dalyan uzun zamandan beri kurulmamaktadır. )

- BARACK OBAMA

- BARAJ ile BARAJ ATEŞİ ile BARAJ MESAFESİ ile BARAJLI SANTRAL

- BARAJ ile BARAJ YAPMAK

- BARAK ile BARAK

( Tüylü, kıllı çuha. İLE Bir cins tüylü av köpeği. )

- BARAK ile BARAKA

- BARAKA ile HUĞ

( ... İLE Saz ya da kamıştan yapılmış baraka. )

- BARAKA ile IGLOO/APUTIAK

( ... İLE Eskimoların kar ve buzdan yaptığı ev. )

- BARAKA ile SALAŞ[Macarca]

( ... İLE Sebze, meyve vb. satmak için kurulmuş, eğreti, derme çatma dükkan. | Tahtadan yapılmış baraka. )

- BARAKA ile/ve SIĞINAK/PENÂH[Fars.]/MELCE'[Ar. < MELÂCİ]

( ... İLE/VE Sığınılacak, iltica edilecek yer. | Hâmî. )

- BARAKA ile TAVHÂNE[Fars.]

( ... İLE Limonluk. | Yoksulların sığındığı sıcak yer. )

- BARAK/BARAQ ile BARAKLIG/BARAQLIG
[<

( Tüylü bir köpek. İLE Baraq benzeri. )

- BARAN, DURSUN ALİ (ÇAYIRBAŞI, 1935)

( Sarıyer'de futbola başladı (1952). Bir sezon profesyonel takımda 22 lig ve bir özel olmak üzere 23 kez forma giydi. Galatasaray'a transfer oldu. )

- BARAN, EMİR BERKİ (İST. 1970)

( Alman Lisesini bitirdi ve Boğaziçi Üniversitesi İnşaat Mühendisliğinden mezun oldu. Aynı okulda lisans ve sonra da doktora yaptı. Siyasete AKP saflarında katıldı. Sarıyer Belediye Meclisi ve İstanbul Büyük Şehir Belediye Meclisi üyesi olarak görev yaptı (2004 - 2009). )

- BARASİNGA ile/ve LERCİ

( Bataklık geyiği. İLE/VE Misk geyiği. )

- BARATARYA SUÇLUSU ile BARBARLIK

- BARBAR[Fr. < BARBARE] ile/ve/||/<>/< BAR BAR

( Uygarlaşmamış kişi7topluluk. | Kaba saba, ilkel. | Kaba ve kırıcı. İLE/VE/||/<>/< Bağırma eylemiyle kullanılarak bağırışın öfkeli ve yüksek sesle olduğunu anlatan bir söz. | Bağırma eylemiyle "apaçık görünmek, ortada olmak" anlamında kullanılan bir söz. )

- BARBARLAŞMAK ile BARBARLAŞABİLMEK ile BARBA ile BARBAR/LIK ile BARBARCA ile BARBARİZM


- BARBAROS[İt.] ile KIRMIZI SAKALLI

( Kırmızı sakallı. )

- BARBAROSOĞLU YALISI

( Sarıyer'de Yenimahalle Caddesi üzerinde ve deniz kenarındadır. 19. yy. son çeyreğinde yapılan yalılardan olduğu zannediliyor. Gerek içi ve gerekse dış durumu ile örnek tarihi eser yapılardandır. Barbarosoğlu ailesine ait olan yalı bilahare el değiştirdi ve Torlak ailesine geçti. )

- BARBAROSOĞLU, HAYRETTİN (ÜSKÜDAR, 1942)

( Alpulu Şekerspor'dan transfer edildi ve 2 sezon (1964 - 1966) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 29 lig, 5 kupa, 2 turnuva ve 7 özel olmak üzere toplam olarak 43 maçta oynadı. Lig maçlarında 2, kupa maçlarında 1 ve turnuva maçlarında 1 olmak üzere takımına 4 gol kazandırdı. )

- BARBAROSOĞLU, İBRAHİM HAYRETTİN CELADET (İST. 1903 - 1955)

( Sarıyerli'dir. Kaptan - ı Derya Barbaros Hayrettin Paşa'nın soyundandır. Sarıyer'de sporun ve kulüpçülüğün gelişmesine öncülük etti. Sarıyer Gençler Cemiyeti, Sarıyer Gençlik Mahveli kurucu ve yöneticilerindendi. Sarıyer Spor Kulübünün kuruluş çalışmalarına katıldı. İlk Sarıyer Futbol takımını sahaya çıkaran kişidir. Şair olup şiirleri bestelenmiştir. "Gel gitme kadın ruhumu hicranına yakma"; "Cevrin yeter artık bu kadar olma sitemkâr" ve "Yıllarca yazık boş yere hülyalara kandım" isimli şarkıları onun şiirlerinden bestelendi. Memuriyet hayatında Gümrükler Genel Müdürlüğüne kadar yükseldi. Bu görevde iken Şurayı Devlet (Danıştay) üyeliğine seçildi. )

- BARBITONE[İng.] / BARBITOL[Fr.] / DIAPHYLLANOLYLHARNSTAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= BARBİTON

- BARBITURATE[İng.] ile/değil/yerine/= BARBİTÜRAT

- BARBUNYA[Yun.] ile BARBUNYA[Yun. < BARBUN]

( Barbunyagillerden, kırmızı pullu, beyaz etli, kemikli bir balık. İLE Taneleri yuvarlak, oval ya da yassı, kırmızı benekli, bir tür fasulye. )

- BARBUNYA ile BARBUNYA PİLAKİSİ

- BARBUNYA[Yun.] ile FASULYE[Yun.]

- BARBUT ile BARBUTÇU


- BARBITURIQUE[Fr.] / BARBITURPRÄPARAT[Alm.] ile/değil/yerine/= BARBÜTİRAT

- BARBYSOS değil/yerine/= KÂĞITHANE

- BARÇA ile BARÇAK

- BARÇA ile BARÇAN ile BARÇUK/BARÇUQ
[<

( Tümü, hepsi. İLE Bir yer adı. İLE Afrasiyab'ın kurduğu bir kent. )

- BARDA ile BARDAK ile BARDAN ile BARDAKÇI/LIK ile BARDAK ERİĞİ

- BARDACIK ile BARDACIK ERİĞİ

- BARDAK DOLDURURKEN, DUDAK PAYI

( İçecekler ağzına kadar doldurulmaz. Hem taşırken dökülmemesi için, hem de içerken dudak payı denen bir boşluk bırakmak gerekir. )

- BARDAK ERİĞİ ile CAN ERİĞİ ile ÇAKAL ERİĞİ | [Lat. PRUNUS SPINOSA] ile DAĞ ERİĞİ ile GÖVEM ERİĞİ ile MALTA ERİĞİ/YENİDÜNYA ile TÜRBE ERİĞİ

( TÜRBE ERİĞİ: Gülgillerden, kırmızı, tatlı, küçük çekirdekli, etinden kolay sıyrılabilen bir tür erik. )

- BARDAK ile BAKIR ile HACAMAT

- BARDAK ile CAM ÜFLEYİCİ ile CAM ÜFLEME ile CAM KESİCİ ile CAM SATICISI ile CAM YAPIMI ile GÖZLÜK ile CAMCI ile CAM İŞİ


- BARDAK ile SAĞRAK/KADEH

- BARDAK-ÇANAK

- BARDAQ[Azr.] = SÜRAHİ[Tr.]

- BARELY :/yerine ZAR ZOR

- BAREM[Fr. < BARÈME] değil/yerine/= DERECE ÇİZELGESİ

( Hazır cetvellerin sonucuna dayanılarak yapılan hesaplar için kullanılan terim. | Devlet memurlarının maaşlarının derece ve tutarlarını düzenleyen çizelge. )

- BARETTER[Alm.] ile/değil/yerine/= BARETER

- BARFİKS[Fr. < BARRE FIXE] ile BARPARALEL[Fr. < BARRE PARALLÈLE]

( Çeşitli gövde hareketleri yapmaya elverişli 1 - 1,5 metre yüksekliğinde, kendi ağırlığınızı yukarı çekmenizi sağlayan, iki ayak üzerine tutturulmuş çubuklu jimnastik aracı. İLE Dikey direkler üzerine paralel olarak tutturulmuş iki tahta çubuktan oluşmuş jimnastik aracı. )

- BÂRÎ ile BÂRÎ[Fars.] ile BÂRİ'/BÂRİA[Ar. < BERÂAT]

( Yaratan, yaratıcı. İLE Hiç olmazsa, bir kere, hâsılı. İLE Mükemmel, güzel, üstün. )

- BÂRİ[Fars.] değil/yerine/= EN AZINDAN / HİÇ OLMAZSA

- BARIG ile BARIG ile SASIG BARIG ile BARIK/BARIQ
[<

( Varmak/ulaşmak, vardı/gitti. İLE Pis kokan herhangi bir şey. İLE İkileme. İLE Kişilere yönelik davranış ve tutum. )

- BARIGSADI ile BARIMSINDI ile BARINDI ile BARINDI ile BARIŞDI
[<

( Gitmek istedi. İLE Gidermiş gibi yaptı.[Gerçekte gitmedi.] İLE Gidiyormuş gibi göründü. İLE Çıktı. İLE Onlar, birbirine gitti.[Yardımlaşmayı ya da rekabet etmeyi anlatmak üzere] )

- BÂRİK[Ar.] ile BÂRÎK[Ar.]

( Parıldayan. İLE Nâzik, dakik, rakik/ince. )

- BÂRİKA-İ HAKİKAT[Ar.] ve/||/<>/< MÜSÂDEME-İ EFKÂR[Ar.]

( Gerçeğin kıvılcımı, düşüncelerin çatışmasından çıkar.
Bârika-i hakikat, müsâdeme-i efkârdan doğar. )
( Gerçeğin kıvılcımı. VE/||/<>/< Düşüncelerin çatışması. )

- BARİKAT[Fr. < BARRICADE] değil/yerine/= ENGELLEK

( Bir yolu ya da geçidi kapamak için her türlü araçtan yararlanılarak yapılan engel. )

- BARİKATLAMAK ile BARİKAT

- BARINAK:
MAMUT KEMİĞİNDEN
ile/<>/> GÖKDELEN

- BARINAK ile APATAM

( ... İLE Afrika yerlilerinin barınağı. )

- BARINAK ile GÜME/GÜMELE

( ... İLE Bostanda kurulan bekçi barınağı. )

- BARINAK ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> TAPINAK

- BARINDIRMA ile KAPSAMA


- BARINMA ile/ve BÜRÜNME

( MELCE'[Ar.]: Barınak, sığınak. )

- BARINMAK ile BARINILMAK ile BARINDIRMAK ile BARINABİLMEK ile BARINDIRILMAK

- BARIŞ:
ÇOK KUTUPLU, SIRADÜZENLİ[HİYERARŞİK] DENGE "DÜZENİ"
ile ÇİFT KUTUPLU "DÜZEN" ile TEK BİR DEVLETİN "DÜZENİ"[PAX ROMANA]

- BARIŞ MANÇO KÜLTÜR MERKEZİ ile BARIŞ MANÇO KÜLTÜR MERKEZİ

( Kadıköy'de. İLE Avcılar'da. )

- BARIŞ ve TUTKU =/||/<>/> SAADET

- BARIŞ ve/||/<>/> BAĞIŞ

- BARIŞ ile/ve/||/<>/< BOYUN EĞMEK/PES ETMEK

- BARIŞ ve/<> KURTULUŞ

- BARIŞ = SULH = PEACE[İng.] = LA PAIX[Fr.] = DER FRIEDEN[Alm.] = LA PACE[İt.] = LA PAZ[İsp.] = PAX[Lat.] = HE EIRENE[Yun.] = SELÂM, SULH[Ar.] = ÂŞTÎ[Fars.] = VREDE[Felm.]

- BARIŞ ile/ve/değil UZLAŞMAK


- BARİSFER[Fr. < BARYSPHÈRE] değil/yerine/= AĞIR KÜRE

- BARİSFER/PİROSFER[Fr.] değil/yerine/= AĞIR KÜRE

( Dünyanın ateş halindeki çekirdeği. )

- BARIŞI:
KURMAK
ile/ve/||/<>/> KORUMAK

- BARIŞMAK ile/ve/değil/yerine AŞMAK

- BARIŞMAK ile BARIŞIK OLMAK

- BARIŞMAK ile BARIŞTIRMAK ile BARIŞABİLMEK ile BARIŞTIRILMAK ile BARIŞ ile BARIŞÇI/LIK

- BARIŞMAK ile/ve UNUTMAK

- BARIŞMAK ile/ve/||/<>/> YAKINLAŞMAK

- [ne yazık ki]
(")VATAN("):
BARIŞTA
ve/||/<> SAVAŞTA

( Varsılların. VE/||/<> Yoksulların. )

- BARIŞTA ile/ve/ne yazık ki/<>/>< "SAVAŞTA"

( Çocuklar, anne-babasını toprağa verir. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/<>/>< Anne-babalar, çocuklarını toprağa verir. )

- BARIŞTIRICI ile/ve/||/<> KURTARICI

- BARYTA WATER[İng.] / EAU DE BARYTE[Fr.] / BARYTWASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= BARİT SUYU

- BARİT ile BARİTİN

( Baryum oksit [BaO] ya da Baryum Hidroksit [Ba (OH)2]. İLE Doğal Baryum Sülfat [Ba So4] )

- BARİT ile BARİTLİ