( Isıtılmış hava ya da havadan daha hafif bir gazla doldurulan, atmosferde uçabilen, küre biçiminde araç. [Havadan hafif bir gaz kuvvetiyle havada yukarıya kalkan muhteri’a ki mezkûr gazı havi büyük ve hafif bir mahfaza ile ona merbut adamların oturmasına mahsus sandal gibi bir sepetten mürekkep.] İLE Çoğunlukla hidrojen ya da helyumla şişirilmiş, güdümlü balon. )
( Balta yapan ya da satan kişi. | Odun kırıcı. İLE Yangın söndürme kuruluşlarında balta kullanan er. | Önceleri sefer sırasında çalılık ve ormanlık yerleri temizlemek, yol açmak, çadırları kurup kaldırmak, yükleri bindirip indirmekle, sonraları kızlar ağasına bağlı olarak sarayı korumak ve sarayın dış hizmetlerini yapmakla görevli kişi. )
( Baltalimanı'nın üst kısımlarından akış ve iki koldan beslenir. Derenin eski ismi Kimarrus idi. Ancak coğrafi ismi Kanlıkavak deresi olmasına rağmen yerleşen ve benimsenen ismi Baltalimanı deresidir. )
( Baltalimanı Rumelihisarı muhtarlığına bağlı bir yerleşim bölgesi idi. 1997 yılında yapılan bir düzenleme ile Rumelihisarı'ndan ayrılmış ve ayrı bir muhtarlık olmuştur. Emirgan, Rumelihisarı ve Fatih Sultan Mehmet mahallelerinden sınır alır. Baltalimanı adını Fatih Sultan Mehmet'in (1444 - 1481) Kaptan - ı Deryası Baltaoğlu Süleyman Bey'in adından almaktadır. Kaptan - ı Derya Süleyman Bey İstanbul'un fethine çok büyük katkı sağlayan gemileri Marmara denizinden buraya getirerek koruma altına tutmuş, bu gemilerden bir kısmı yağlı tekerlekli kızaklar üzerinde Haliç'e indirildiği için semte Baltalimanı denilmiştir. 1992 nüfus sayımına göre mahallenin nüfusu 6.287'dir. )
( Baltalimanı mesiresi olarak bilinen büyük çayırlık alanın bir ismi de Baltalimanı çayırlığı idi. İstanbul'un en büyük mesirelerinden biriydi. Baltalimanı Hastanesinin karşısından, Levent'in alt kısımlarına kadar uzanan ormanı bol bir alandı. Eskiden dere çevresinde ve devrin ileri gelenlerinin köşk ve konakları bulunuyordu. Baltalimanı deresinin bol suyu, geniş çayırlık alan; çam ve çınar ile ceviz, dut, armut ve elma gibi meyve ağaçlarıyla doluydu. Halen bu büyük alanın bir kısmı mesire olarak kullanılmaktadır. 1965'li yıllara kadar Baltalimanı çayırlığının liseye yakın yeri futbol sahası olarak kullanılmakta idi. )
( Çok önemli tarihi eserlerden biridir. Büyük Reşit Paşa (1800 - 1858) tarafından 19.yy'ın ikinci yarısının başlarında (1853 - 1863) inşâ edilmiştir. Reşit Paşa'nın oğlu Galip Paşa Sultan Abdülmecit'in kızı ile evlenince Baltalamanı Sahil Sarayına Fatma Sultan Sarayı denildi. Bu saray daha sonra Abdülmecid'in diğer kızı Mediha Sultan'a tahsis edildi. Mediha Sultan'ın kocası Ferit Paşa (1853 - 1923) sadrazam olunca saray Sadrazam Sarayı olarak kabul edilmiş ve öyle kullanılmış, bu nedenle de saraya Mediha Sultan Sarayı denilmiştir. Ulusal Kurtuluş mücadelesi başladıktan sonra Damat Ferit Paşa sarayı terk etmiş ve saray bir süre boş kaldıktan sonra Cumhuriyet döneminde Tarım Bakanlığına bağlı Balıkçılık Enstitüsüne verilmiştir. Milli saraylardan olan bina 1943 yılında Sağlık Bakanlığına devredildi ve 19.6.1944 yılında 85 yataklı Kemik Hastalıkları Hastanesi olarak açıldı. Hastane 1960'da Baltalimanı Kemik Hastalıkları Hastanesi adını aldı. 2000 yılında Sağlık Bakanlığı ile Hacı Ömer Sabancı Vakfı arasında yapılan protokol gereğince restore edildi. Sağlık Bakanlığının 21.12.2001 tarihli kararı ile hastane özel Dal Eğitim Hastanesi statüsünde alınmış olup, ismi T.C.Sağlık Bakanlığı Metin Sabancı Baltalimanı Kemik Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi olarak değiştirildi. )
( Baltalimanı'nın üst kısımlarında ve Boyacıköy Hakkak Yümnü sokakta, kayalar üzerine 6.yy. sonları ile 7.yy. başlarında yapılmıştır. Foneos Manastırının sarnıcı olarak yapıldığı zannedilmektedir. Sarnıcın kalıntıları üzerinde binalar yapılmıştır. Sarnıç binaların bodrum katındadır. 20x40 m ebadında 5 m. derinliktedir. Kalıntıları hala görülebilen sarnıç Reşit Paşa Mahallesi sınırları içindedir. )
( Baltalimanı deresi kenarına Serhazin Süleyman Ağa tarafından yaptırılan cami yıkılmış olup aynı yere değişik mimaride Zahire Nazırı Arif Bey tarafından 1827'de mevcut cami yaptırılmış olup 1953 yılında büyük onarım görmüştür. Cami Emirgan Mahallesi sınırları içinde kalır. )
( Osmanlı döneminde, Frenk ve özellikle Venedik elçilerine verilen ad. İLE Büyük taşları kırmak, kazık çakmak gibi işlerde kullanılan, çok iri ve ağır çekiç. )
( Buğdaygillerden, sıcak ülkelerde yetişen, boyu 25 metre kadar olabilen, mobilya, merdiven, baston gibi çoğu eşyanın yapımında kullanılan bir tür kamış. HEZAREN, HİNTKAMIŞI | Bu kamıştan yapılmış olan. İLE/VE/DEĞİL Bambunun küçüğü. Gövdesi 5-6 metre yüksekliğe erişebilen çok yıllık bir bitki, kamış, saz. | Silah olarak kullanılan, ucu sivri ve demirli uzun mızrak[Ar.]. )
( Macaristan ve Slovenya dolaylarında sancak beylerine ve küçük prenslere verilen san. İLE/||/<> Macaristan, Slovenya dolaylarındaki sancak beylerinin sanı ya da onların yönettiği toprak. )
( Sepetçi söğüdü, sorgun. İLE Asya'nın tropik bölgelerinde ve Afrika'nın kuzeyinde yetişen, yaprakları telek damarlı, çiçekleri salkım durumunda, meyvesinden kokusuz bir yağ elde edilen ağaç. )
( Türlü üflemeli ve vurgulu çalgılardan oluşan ve genellikle geçit törenlerinde kullanılan mızıkacılar topluluğu ya da takımı. | Takım, topluluk. İLE Bando. | Armonika. )
( İller arası yolların iki tarafında yayaların yürümesine ve taşıtların trafiği aksatmadan durabilmesine yarayan çakıl ya da toprak yol. | Yamaçtan kayan toprağı yerinde tutmak ve böylece ekilmeye elverişli yer kazanmak için türlü yollarla yapılan dar basamak. )
( İş yerlerinde üzerine nesne koymaya elverişli, iş takibi için gelen kişiyle görevli arasına konulmuş tezgâh. İLE Talih oyunlarında, oyunu yönetenin ortaya koyduğu para. | Talih oyunlarında oyunu yöneten kişi. | Kesinlikle. | Talih oyunlarında ortada toplanan paranın hepsine oynandığını anlatan bir söz. İLE Su altı tepeliği. )
( Reklam körlüğü; insanların bilerek ya da bilmeyerek girdikleri internet sitelerindeki reklam, ya da reklam benzeri bilgileri görmezden gelmesi durumudur.
( Yapılarda, içinde yıkanılan bölüm. | Banyo küvetinde yıkanma işi/durumu. İLE Tedavi amacı ile hazırlanan ilaçlı su. | Gövdenin bir bölümünü ya da bütününü, fiziksel ya da kimyasal bir etki altında bir süre bulundurma işlemi. | Fotoğrafçılıkta ve filmcilikte duyarlı yüzeylerin işlenmesinde belirli bir işlemin gerektirdiği nesneyi erimiş olarak içinde bulunduran sıvı. | Film ve fotoğraf kâğıdını bu sıvıya batırma. )
( Anavatanı Madagaskar olan Baobab ağaçları, Mali'de de bulunmaktadır. [İçinin su dolu olması, çöl koşullarında ayakta kalmalarını sağlamaktadır.][Beyaz çiçeklerinden sos yapılmaktadır.] )
( Anadolu'nun, doğu ve kuzey bölgelerinde, en çok da Erzurum bölgesinde el ele tutuşularak oynanan bir oyun. [Hançer/bilezik barı.] İLE Kaplarda, su nedeniyle oluşan tortu. | Yağmurdan sonra toprağın yüzeyinde görülen beyaz tabaka. | Sayrılık sırasında, dil üzerinde görülen beyaz renkli tabaka. İLE Danslı, içkili eğlence yeri. | Ayaküstü içki içilen meyhane. | Bir salonda, içki içmek için hazırlanmış köşe. İLE Hava basıncı birimi. )
( C.G.S. sisteminde, basınç birimi. [1 bar= 1 din/cm²=0,1000 Pa.] İLE Atmosfer basıncını ölçen aygıt. İLE İçinde sıvı bulunan, bir U tüpü biçiminde olan ve hava basıncındaki değişimleri kaydeden bir aygıt. )
( Alman Lisesini bitirdi ve Boğaziçi Üniversitesi İnşaat Mühendisliğinden mezun oldu. Aynı okulda lisans ve sonra da doktora yaptı. Siyasete AKP saflarında katıldı. Sarıyer Belediye Meclisi ve İstanbul Büyük Şehir Belediye Meclisi üyesi olarak görev yaptı (2004 - 2009). )
( Uygarlaşmamış kişi7topluluk. | Kaba saba, ilkel. | Kaba ve kırıcı. İLE/VE/||/<>/< Bağırma eylemiyle kullanılarak bağırışın öfkeli ve yüksek sesle olduğunu anlatan bir söz. | Bağırma eylemiyle "apaçık görünmek, ortada olmak" anlamında kullanılan bir söz. )
( Sarıyer'de Yenimahalle Caddesi üzerinde ve deniz kenarındadır. 19. yy. son çeyreğinde yapılan yalılardan olduğu zannediliyor. Gerek içi ve gerekse dış durumu ile örnek tarihi eser yapılardandır. Barbarosoğlu ailesine ait olan yalı bilahare el değiştirdi ve Torlak ailesine geçti. )
( Alpulu Şekerspor'dan transfer edildi ve 2 sezon (1964 - 1966) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 29 lig, 5 kupa, 2 turnuva ve 7 özel olmak üzere toplam olarak 43 maçta oynadı. Lig maçlarında 2, kupa maçlarında 1 ve turnuva maçlarında 1 olmak üzere takımına 4 gol kazandırdı. )
( Sarıyerli'dir. Kaptan - ı Derya Barbaros Hayrettin Paşa'nın soyundandır. Sarıyer'de sporun ve kulüpçülüğün gelişmesine öncülük etti. Sarıyer Gençler Cemiyeti, Sarıyer Gençlik Mahveli kurucu ve yöneticilerindendi. Sarıyer Spor Kulübünün kuruluş çalışmalarına katıldı. İlk Sarıyer Futbol takımını sahaya çıkaran kişidir. Şair olup şiirleri bestelenmiştir. "Gel gitme kadın ruhumu hicranına yakma"; "Cevrin yeter artık bu kadar olma sitemkâr" ve "Yıllarca yazık boş yere hülyalara kandım" isimli şarkıları onun şiirlerinden bestelendi. Memuriyet hayatında Gümrükler Genel Müdürlüğüne kadar yükseldi. Bu görevde iken Şurayı Devlet (Danıştay) üyeliğine seçildi. )
( Hazır cetvellerin sonucuna dayanılarak yapılan hesaplar için kullanılan terim. | Devlet memurlarının maaşlarının derece ve tutarlarını düzenleyen çizelge. )
( Çeşitli gövde hareketleri yapmaya elverişli 1 - 1,5 metre yüksekliğinde, kendi ağırlığınızı yukarı çekmenizi sağlayan, iki ayak üzerine tutturulmuş çubuklu jimnastik aracı. İLE Dikey direkler üzerine paralel olarak tutturulmuş iki tahta çubuktan oluşmuş jimnastik aracı. )
( Gitmek istedi. İLE Gidermiş gibi yaptı.[Gerçekte gitmedi.] İLE Gidiyormuş gibi göründü. İLE Çıktı. İLE Onlar, birbirine gitti.[Yardımlaşmayı ya da rekabet etmeyi anlatmak üzere] )