B... yazacı ile başlayan sözcükler

- BEKLEME ile BEKLEMELİ ile BEKLEME YERİ ile BEKLEME ODASI ile BEKLEME SALONU ile BEKLEME SÜRESİ

- BEKLEMEDİĞİMİZ KİŞİDEN ile/>< BEKLEDİĞİMİZ KİŞİDEN
:GELDİĞİNDE/GELİRSE

( "Olumsuz" olarak "değerlendirilir/yorumlanır". İLE/>< Olumludur. )

- BEKLEMEK ile BEKLENMEK ile BEKLETMEK ile BEKLEŞMEK ile BEKLENİLMEK ile BEKLETİLMEK ile BEKLENEBİLMEK ile BEKLETEBİLMEK ile BEKLETİVERMEK ile BEKLEYEBİLMEK ile BEKLEYİVERMEK

- BEKLEMEK ile BEKLENTİ ile ÖNGÖRÜLÜ

- BEKLEMEK ile BEKLEYEN ile BEKLENTİ ile BEKLENEN ile BEKLEMEK ile BALGAM SÖKTÜRÜCÜ ile BALGAM ÇIKARMA

- BEKLEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<> DAYANÇ/SABIR

- BEKLEMEK ile İSTEMEK

- BEKLEMEK" ile/ve İSTEMEK

- BEKLEMEK ile NÖBET

- BEKLEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÖNGÖRMEK


- BEKLEMEK ve/> SORGULAMA

- BEKLEMEK ve/= TERBİYE

- BEKLEMEK ve/= TERBİYE

- BEKLEMEK ve/> YORGUNLUK

- KIYMET-İ MEMUL[Osm.] / EXPECTED VALUE[İng.] / VALEUR D'ESPÉRANCE[Fr.] / ERWARTUNGSWERT[Alm.] ile/değil/yerine/= BEKLENEN DEĞER

- BEKLENİLEN ile/ve/değil/yerine SONUÇ

- BEKLENME ile BEKLENMEZ/LİK ile BEKLENMEZLİK FİİLİ

- BEKLENMEDİK ... ile HİÇ BEKLENMEDİK ...

- BEKLENMEDİK ile/ve/<> SIRADIŞI

- BEKLENMEYEN SINAV AÇMAZI ile KESTİRİM AÇMAZI


- BEKLENTİ İÇİNDE OLMAK ile/değil/yerine İSTEDİĞİN ŞEY İÇİN GEREKENİ YAPMAK

- BEKLENTİ İÇİNDE OLMAK ile/yerine PLANLAMA YAPMAK

- BEKLENTİ İÇİNDE SORMAK ile/değil/yerine ANLAMAK ÜZERE SORMAK

( Doğru biçimde anlamak için -inceleyin, araştırın. )
( Anlamak için öteki kişilere güvenmek, iyileşmek için doktorlara güvenmeye benzer. Onlardan, sadece var oldukları ve doğru oldukları zaman yararlanabiliriz. Yok olmuşlarsa ya da yanlışlarsa şanssızız demektir. Fakat bunun yerine, eğer tüm yaşamı, bildiklerimizi nasıl anlayacağımızı öğrenmeye harcarsak, içsel olarak kendini bilme sürekli bizimle birlikte olur, yanlış olduğu zaman ise hemen hemen her zaman işe yarayana kadar onu değiştirebiliriz. )

- BEKLENTİ SIRALAMASI:
"YÖNETİCİLERE GÖRE"
ile/değil/yerine/>/>< ÇALIŞANLARA GÖRE

( )

- [ne yazık ki]
BEKLENTİ
ile/ve/değil/yerine/> ANLAMDAN/DEĞERDEN UZAK DÜŞMEK

- BEKLENTİ ile/yerine ARAYIŞ

( Beklenti içinde olmamak esastır. )
( Anılardan ve beklentilerden doğan tahminler ve plânlarla avunmamalı. )

- BEKLENTİ ile/ve/<> BASKI

- BEKLENTİ ile/ve/=/||/<>/>/< BATKI/HÜSRAN

- BEKLENTİ ile/yerine BEKLEMEK

( Beklenti içinde olmamak esastır. )

- BEKLENTİ yerine BİLİNÇ


- BEKLENTİ ile/ve ÇIKAR

- BEKLENTİ yerine DAYANÇ/SABIR

- BEKLENTİ ile/ve/||/<>/> DAYATMA

( Aralarında çok ince bir çizgi ya da geçiş vardır. )

- BEKLENTİ ile/ve/=/||/<>/>/< DERT

- BEKLENTİ değil/yerine/>< EYLEM

- BEKLENTİ ile/ve/<>/< EZBER / KALIP / KABUL

- BEKLENTİ ile/değil/yerine GÜVEN

( Beklenti içinde olmayın! )
( Beklentide olmamak en iyisidir. Göstereceğiniz tepkiler bunu tayin edecektir. )
( Anıları ve beklentileri terk edin! )
( Yapmanız gereken, tüm anıları ve beklentileri terk etmektir. )
( Beklenti bizi güvensiz kılar. )
( Beklemekle elde edeceğiniz yalnızca daha da beklemektir. )
( Amacınızın herhangi bir beklenti taşımayan salt iyi niyet olduğundan emin olun önce. )
( Elinizde var olandan eminseniz, sonsal olana asla ulaşamazsınız. )
( Kişi, esnek, içten ve beklentisiz olmalıdır ki verdiğinden çok almayı ummasın. )
( Herhangi bir şey gözönünde bulundurulduğu sürece ondan yararlanılmıyor demektir. )
( Bellek ve beklenti olmadıkça zaman da yoktur. )
( Don't anticipate. )

- BEKLENTİ ile/ve/yerine/değil HAYAL

- BEKLENTİ ile/ve HEDEF

- BEKLENTİ ile/ve/değil/yerine HEYECAN


- BEKLENTİ değil/yerine HİZMET

- BEKLENTİ değil KENDİNDEN KAÇIŞ

( Merkezden uzaklaşmak. )

- BEKLENTİ ile/değil/yerine/>< ÖNGÖRÜ/TAHMİN

- BEKLENTİ ile/değil/yerine ÜMİT/UMUT

( Ümidiniz, zihninizde sessiz ve gönlünüzde sakin kalmakta yatar. )
( Düşük tut! İLE/DEĞİL/YERİNE Yüksek tut! )

- BEKLENTİ ile/ve/<>/değil YÜKSEK EŞİK

- BEKLENTİ(DE OLMAK) değil/yerine/>< KABUL (ETMEK)

( Hiçbir şey için! DEĞİL/YERİNE/>< Her şeyi. )
( Expect(ation) (for) nothing but accept(ion) (for) everything! )

- BEKLENTİDE OLMA(MA)K ile/ve/değil/yerine/>< "RAHATLIK"

- BEKLENTİDE/İSTEKTE:
YENİ/Sİ
ile/ve/<> DAHA FAZLASI/ÇOK

- BEKLENTİYE YANIT ARAMAK ile/yerine (SADECE ANLAMAK İÇİN/ÜZERE) SORU SORMAK

( Yeter ki, soru sormasını bil! Taşlar bile seninle konuşur. )

- BEKLENTİYİ YÖNETMEYE ODAKLANMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> ÇÖZÜM ÜRETMEYE ÇABALAMAK


- BEKLETME ile BEKLETME SÜRESİ

- BEKLETME ile YADSIMA

- Bekletmeden KONUŞ!!!

- BEKLETMEK ile GECİKTİRMEK

- TRANSPOSITION DE BECKMANN[Fr.] / BECKMANNSCHE UMLAGERUNG DER KETOXIME[Alm.] ile/değil/yerine/= BEKMAN DÜZENLENMESİ

- BEKMES[Oğuz] = PEKMEZ
[<

- BEKTAŞ, BAYRAM K. (TRABZON, 1974)

( Bilecikspor'dan transfer edildi ve iki sezon (1995 - 1997) Sarıyer'de kaldı. 54 lig, 6 kupa olmak üzere 60 resmi ve 28 özel maçla birlikte 88 maçta forma giydi. Lig maçlarında 5, Kupa maçlarında i ve özel maçlarda 2 olmak üzere 8 gol kaydetti. Antalyaspor'a transfer etti bilahare Beşiktaş'ta da futbol oynadı. )

- BEKTAŞ, İBRAHİM (...)

( Çayırbaşı Mahallesinde muhtar olarak görev yaptı. )

- BEKTÂŞÎ SOFRASI =/<> GAZİ(ATATÜRK) SOFRASI

- BEKTAŞİ/LİK ile BEKTAŞİ SIRRI ile BEKTAŞİ ÜZÜMÜ ile BEKTAŞİ BABASI ile BEKTAŞİ DEDESİ


- BEL BEL / MEL MEL (BAKMAK)

- BEL (EVLÂDI) değil/yerine YOL (EVLÂDI)

- BEL EVLÂDI ile/ve/<> YOL EVLÂDI ile/ve/<> NEFES EVLÂDI

- BEL SOĞUKLUĞU ile BEL SOĞUKLUĞU

- BEL ile/ve/<> BASEN ile/ve/<> KALÇA

( Göğüs ile karın arasında daralmış bölüm. İLE/VE/<> Omurganın, bel ile kalça arasındaki bölümü. İLE/VE/<> Bacakla böğür arasındaki, iki yana doğru çıkıntılı bölümü. )

- BEL[Ar.] ile BEL[Ar.]

( Belki. İLE Ökçe. )

- BEL ile BEL ile BEL ile BEL

( İm, işaret. İLE İnsan gövdesinde, göğüs ile karın arasında, daralmış bölüm. | Bu bölümün, sırtın altına denk gelen bölgesi. | Hayvanlarda, omuz başı ile sağrı arası. | Dağ sırtlarında, geçit veren çukur yer. | Atmık, meni. | Geminin orta bölümü. İLE Toprağı kazmaya ya da kirizma yapmaya yarayan, uzun saplı, ayakla basılacak yeri tahta, ucu sivri kürek ya da çatal biçiminde bir tarım aracı. İLE Ses şiddetiyle ilgili birim.[< Graham Bell] | İletişim teknolojisinde iki farklı güç ya da şiddet değerini ya da bir gücün, bir referans güce oranını karşılaştırmak için kullanılan bir logaritmik birim. İki güç değeri P1 ve P2 ise aralarındaki fark, N = log10[p2 / p1] kadardır. Simgesi: B, b )

- BEL[İng.] / BEL[Fr.] / BEL[Alm.] ile/değil/yerine/= BEL

- BEL[Azr.] = KÜREK[Tr.]

- BELÂ

( GAM, KEDER, MUSÎBET, ÂFER, CEZÂ, GAYET ZOR İŞ, BÜYÜK GAİLE | EVET, HAYHAY, PEKÎ )

- BELÂ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< AŞK

( Bin. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Bir. )

- BELÂ[Ar.] ile BELÂ[Ar.]

( Evet, hayhay, peki. İLE Gam, keder, musîbet, âfet, cezâ, gayet zor iş, büyük uğraş. )

- BELÂ ile BELÂ-Yİ MÜBREM

( ... İLE Kaçınılmaz belâ. )

- BELÂ[Ar.] ile NE'AM[Ar.]

- BELÂ'[Ar.] ile NİKME[Ar.]

- BELÂBİL[Ar. < BELBÂL] ile BELÂBİL[Ar. < BÜLBÜL]

( Vesveseler, telâşlar, tasalar, kuruntular. İLE Bülbüller. )

- BELÂ'DA:
ŞERİAT
ile TARİKAT ile HAKİKAT ile MÂRİFET

( Sabreder. İLE Rızâ gösterir, şükr eder. İLE Nedenini araştırır, ilmini yapar. İLE Hizmet eder.
)

- BELÂDE/BELÂD[Ar.] ile BELÂDET[Ar.]/ABRUTISSEMENT, APATHIE[Fr.]

( Kötü kişi, günahkâr, müzevir. | Fenâ şey. İLE İzansızlık, akılsızlık, sersemlik, budalalık. )

- BELÂDET

( İZANSIZLIK, AKILSIZLIK, SERSEMLİK, BUDALALIK )

- BELAGAT ile ANLAMLI


- BELÂGAT ile/ve/||/<> BEDÂHET

( İyi konuşma, sözle inandırma yeteneği. | Söz sanatlarını inceleyen bilgi dalı. Retorik. | Konuya tüm yönleriyle kavrayarak, hiçbir yanlış ve eksik anlamaya yer bırakmayan, yorum gerektirmeyen, yapmacıklıktan uzak, düzgün anlatma sanatı. | Bir şeyde, gizli olan derin anlam. İLE/VE/||/<> Apaçık olma durumu. | Bir konuda, hazırlıksız konuşabilme yeteneği. )

- BELAGAT ile BELAGATLİ ile BELAGATSİZ

- BELAGAT/RETORİK değil/yerine/= SÖZDEM

- BELÂGAT'TA:
BEYÂN[Ar.]
ve/||/<> BEDÎ ve/||/<> MAÂNİ

( Birbirinden açık, değişik ifâde yollarını öğreten bölümü. VE/||/<> Sözü sanatlarla güzelleştirmeyi öğreten bölümü. VE/||/<> Dilin tümce yapısındaki incelikleri ve tümcenin konuya uygun kullanım yollarını öğreten bölümü. )

- BELÂ'YA SABIR ile/ve/değil/yerine NİMET'LERE SABIR

( Anlamadığımız herşey başımıza belâ. )

- BELDE[Ar. çoğ. BİLÂD, BÜLDÂN] ile BELED[Ar.]

( Şehir, kasaba, memleket. İLE Şehir, memleket. )

- BELDE değil/yerine/= İLÇİK

- FIKRA/ESPRİ:
BELDEN AŞAĞI
ile/değil/||/<>/= DİZ ÜSTÜ

- BELDİR = DORUK
[<

- BELE, TANSU (FİLİZ TANSU) (KURUÇEŞME, 1944)

( Çocukluğu Sarıyer'de geçti. Yazar olup, gerçek ismi Filiz Tansu, daha çok yazar ismi olan Tansu Bele adını kullanır. İtalyan Lisesi ve Ata Kolejinde okudu. İ.Ü. Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümünü 1972'de bitirdi. Yazın hayatına 1962 yılında şiirle girdi (Kırşehir Gazetesi). İlk Öykü ve denemeleri Sanat Olayı dergisinde yayınlandı. Pek çok yayın organında öykü, şiir, deneme, sosyal konular, dil, felsefe ve kitap tanıtımı yazıları yazdı. Türk Dili Dergisinde sürekli olarak yazmaktadır. 1995 - 1997 İ.Ü. Sosyal Bilimler Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi'nde yüksek lisans (master) çalışması yaptı. Çalışmasını "Erkek Yazınında Kadın" adı ile kitaplaştı ve T.C. Kültür Bakanlığı 75. Yıl Eser Yarışmaları İnceleme Dalı'nda başarı ödülü kazandı. ÇYDD Çocuk Kulübü'nün çalışmaları kapsamında Felsefeyi güncelleştirmek konulu söyleşiler yaptı. Yayınlanmış 45 eseri bulunmaktadır. 1984'te Sanat Olayı Dergisi Öykü Birinciliği, 1991 Türk Hava Kurumu Öykü İkinciliği, 1998 Kültür Bakanlığı 75. Yıl Eser Yarışmaları İnceleme Dalı Başarı Ödülü, 2003 de Eyüpoğlu Vakfı - Sabahattin Eyüpoğlu Deneme Ödül'lerini aldı. )

- BELEDİYE DÜKKANLARI OYUN PARKI

( Ayazağa Mahallesindedir. 1.382,15 m²'lik bir alanı kapsar,626,05 m²'lik yeşil alanı ve 193,49 m² çocuk oyun alanı vardır. )

- BELEDİYE OTOBÜSLERİ ile ÖZEL HALK OTOBÜSLERİ

- BELEDİYE SOSYAL TESİSLERİ

( İstinye'de İtfaiyenin yanında ve ana cadde üzerindedir. )

- BELEDİYE ile/||/<> İHTİSAB ile/||/<> ŞEHR EMİNİ

( ... İLE/||/<> Osmanlı döneminde belediyenin işlevini yerine getiren yönetim birimi. İLE/||/<> Belediye başkanı. )

- BELEDİYE[Ar.] değil/yerine/= URAY

- BELEDİYE/LİK ile BELEDİYECİ/LİK ile BELEDİYE REİSİ ile BELEDİYE NİKAHI ile BELEDİYE POLİSİ ile BELEDİYE SARAYI ile BELEDİYE ÇAVUŞU ile BELEDİYE BAŞKANI ile BELEDİYE MECLİSİ ile BELEDİYE ENCÜMENİ ile BELEDİYE ZABITASI ile BELEDİYE TEŞKİLATI

- BELEK ile BELEK/BÖLEK ile BELEK ile BELEK/BELİK ile BELEK ile BELEK ile BELEK
ile/değil
BELLEK

( Çocuk bezi. | Kundak. | Beşiğe konulan yatak. İLE Armağan. | Düğün armağanı, çeyiz. | Kumaş, yazma. İLE Korku, korkak. İLE Alacalı, karışık renkli. İLE Üzerinden yol geçen tepe. İLE Saç örgüsü. İLE Antalya'nın bir ilçesi. İLE/DEĞİL Yaşantıları, öğrenilen konuları, bunların geçmişle ilişkisini, bilinçli olarak anlıkta saklama olanağı/gücü, hafıza. | Bir bilgisayarda, programı değişmeyen verileri, yapılacak iş için gerekli olan ara sonuçları toplayan bölüm. )

- BELEMEK ile BEL ile BELA ile BELİ ile BELALI ile BEL BEL ile BELASIZ/LIK ile BEL BAĞI ile BEL AĞRISI ile BEL EVLADI ile BEL FITIĞI ile BEL KEMERİ ile BEL KEMİĞİ ile BELİ BÜKÜK/LÜK ile BEL KÜNDESİ

- BELEN KÖŞKÜ

( Çayırbaşı, Bahçeköy Caddesi üzerindedir. Ulusal Kurtuluş Savaşı komutanlarından E. Korg. General Fahri Belen'e ait köşk tarihi özelliği olmamasına rağmen semtin en iyi binalarından biri olup köşkün son sahibi Hayati Kaptanoğlu'dur. )

- BELEN, FAHRETTİN (BOLU, 1892 - 1964)

( Harp Okulu ve Harp Akademisinde okudu. Kurtuluş savaşında doğu cephesinde 12. tümen, batı cephesinde de 23. tümen kurmay başkanlığı yaptı ve tümenle büyük taarruza katıldı. Çeşitli görevlerde bulunduktan sonra korgeneral rütbesi ile askerlikten ayrılarak siyasete atıldı ve 1950 - 1957 yılları arasında Bolu milletvekili, birinci Adnan Menderes Hükümetinde bir süre Bayındırlık Bakanlığı yaptı. Milli Birlik Komitesi tarafından Temsilciler meclisine seçildi (1961). Tarihçi ve araştırmacı yazar olup: Çanakkale Savaşı (1935), Büyük Türk Zaferi (1962), Atatürk'ün Askeri Kişiliği (1963), Birinci Cihan Harbinde Türk Harbi (5 Cilt, 1963 - 1967) adlı eserleri vardır. )

- BELENMEK ile BELEN

- BELERMEK ile BELERTMEK

- BELEŞÇİ ile/ve/değil PARASIZ

- BELEŞ/Çİ/LİK ile/ve/<> OTLAKÇI/LIK

- BELEŞ/LİK ile BELEŞE ile BELEŞÇİ/LİK

- BELGE ile BELGESEL ile DOKÜMANTASYON ile BELGELER

- BELGE ile/ve/||/<> BİLGİ

- BELGE ile/ve KAYIT

- BELGELEMEK ile BELGELENMEK ile BELGELETMEK ile BELGEÇLEMEK ile BELGEÇLETMEK ile BELGELENDİRMEK ile BELGELENEBİLMEK ile BELGELEYEBİLMEK ile BELGE/LİK ile BELGEÇ ile BELGECİ/LİK ile BELGELİ ile BELGESEL ile BELGESİZ/LİK ile BELGELİKÇİ/LİK ile BELGESELCİ/LİK ile BELGESEL FİLM

- BELGİ ile/ve/<> BELGİN

( Bir şeyi, benzerlerinden ayıran özellik. | Duyuş, düşünüş ve inanıştaki ayırıcı özellik. İLE Tam ve kesin olarak belirlenmiş olan. )

- BELGİLEMEK ile BELGİ ile BELGİN/LİK ile BELGİT ile BELGİLİ ile BELGİSİZ/LİK ile BELGİSİZ SIFAT ile BELGİSİZ ZAMİR

- BELGİN DORUK SEYİR PARKI

( Büyükdere Mahallesindedir. 150,00 m² lik bir alanı kapsar, 100,00 m²'lik yeşil alanı bulunmaktadır. )

- BELGİT/SENET ÇEŞİTLERİ'NDE:
ADİ
ile RESMİ ile RE'SEN DÜZENLENMİŞ/TANZİM EDİLMİŞ ile TASDİKLİ ile HATIR ile KIYMETLİ ile TİCÂRÎ ile EMTİA

- İŞÂRET[Osm.] / SIGNAL[İng.] / SIGNAL[Fr.] / SIGNAL[Alm.] ile/değil/yerine/= BELGİT, SİNYAL

- BELGRAD KÖYÜ

( Bizanslar döneminde Belgrad ormanı içinde bulunan Petra köyünün terk edilmesi ve yıllar sonra bu köye Kanuni Sultan Süleyman'ın (1520 - 1566) Belgrad Seferinden getirdiği Sırp esirleri yerleştirdi ve köyde Belgrad Köyü adını aldı. Belgrad Köyü kalıntıları Belgrad Ormanları içindedir. Bu köy de 1894'te kaldırılarak, Bahçeköy olarak bilinen yere nakledildi (bkz. Bahçeköy). )

- BELGRAD ORMANI

( Sarıyer sınırları içinde Büyükdere'nin 6 kilometre batısındadır. Adını Padişah Kanuni Sultan Süleyman (1495 - 1566) ‘ın Belgrad Seferi (1521)'inden getirdiği esirleri yerleştirmiş olduğu köyün isminden almıştır. Köy 1894 yılından orman içinden bugünkü yerine getirilerek ortadan kaldırılmıştır. Belgrad Ormanı 5300 hektardır. Belgrad Ormanının asli ağaç türü meşedir. Meşeler Belgrad Ormanının yüzde yetmiş beşini kaplar. Diğer ağaç türleri ise kayın, gürgen, kızılağaç, çam, söğüt, kavak, ıhlamur, akçaağaç, üvez'dir. Ağaççık ve çalılardan, muşmula, geyik dikeni, çalı süpürgesi, fındık, kızılcık, katırtırnağı, defne, laden çok miktarda bulunur. Belgrad Ormanı Bakanlar Kurulunun 12.12.1924 tarihli kararı ile Muhafaza Ormanı olarak koruma altına alındı. Belgrad Ormanının denizden ortalama yüksekliği 190 metredir. En yüksek noktası kuzeyde Büyük Kartaltepe 230 m, en alçak noktası güneyde Kurudere' 40 m.'dır. )

- BELGÜ

( AYET )

- BELÎ

( BAŞ ÜSTÜNE, HAY HAY )
( EVET )

- BELİ[Fars.] ile BELİĞ

( Evet. İLE Belagati olan, belagatli. )

- BELİ ile/değil BERİ

( Evet.[Fars.] | Bele işaret eden. @@ Konuşanın önündeki iki uzaklıktan kendine daha yakın olanı belirten bir söz. | Bu uzaklıkta bulunan. | ...-den bu yana. )

- BELIEF vs. FAITH

- BELIEF :/yerine İNANÇ

- BELIEF vs./and SUBMISSION

( İNANÇ ile/ve TESLİMİYET )

- BELIEF vs./and STRUGGLE

- BELIEF/FAITH vs./and LIFE

- (not BELIEVE TO) BELIEVE IN

- BELIEVE :/yerine İNANMAK

- BELİĞ ile BELİK

( Belagati olan, belagatli. İLE Saç örgüsü. )

- BELİĞ ile/ve/||/<> BERİ

- BELİKLEMEK ile BELİK ile BELİĞ


- BELİRGE/SENDROM[Fr. < Yun.] ile TRAVMA[Yun.]

( Özel bir bozukluğu belirleyen, birarada görülen, tanıyı kolaylaştıran bulgu ve belirtilerin tümü. İLE Bir doku ya da örgenin yapısını ya da biçimini bozan ve dıştan, mekanik bir etki sonucu oluşan yerel yara. )

- BELİRGİN ile AYRIM ile AYIRT EDİCİ ile FARKLILIK ile SEÇKİN ile SEÇKİN SEMBOL

- BELİRGİN ile GÖRÜNÜŞE GÖRE

- BELİRGİN ile/ve YAYGIN

- BELİRGİNLEŞMEK ile BELİRGİNLEŞTİRMEK ile BELİRGİNLEŞEBİLMEK ile BELİRGİNLEŞTİRİLMEK ile BELİRGİNLEŞTİRİLEBİLMEK ile BELİRGİN/LİK

- BELİRGİNLEŞTİRME ile/ve/||/<> AÇIĞA ÇIKARMA

- BELİRGİNLİK ile/ve/||/<>/> BÜTÜNLÜK

- BELİRGİN/LİK ile KESİN/LİK

- BELİRGİN/LİK ile/ve/||/<> SABİT/LİK

- BELİRGİN/LİK ile/ve/||/<>/> SÜREKLİ/LİK


- BELİRGİN/LİK ile/||/<>/> VERİMLİ/LİK

- BELİRLEME, OLUMSUZLAMADIR ile/değil/yerine OLUMSUZLAYARAK BELİRLEME

( ... İLE/DEĞİL/YERİNE Olumsuzlama, kendini de olumsuzlayabildiğinden dolayı. )
( SPINOZA ile HEGEL )

- BELİRLEME ile/ve/> BİRARADA TUTMAK

- BELİRLEME ile/ve/>/<> DEĞİLLEME

- BELİRLEME ile/ve İLİŞKİLER

- BELİRLEME ile/ve SINIRLAMA

- BELİRLEME ile/ve/>/<> SONSUZ DEĞİLLEME

- BELİRLEME ile TARİF

- BELİRLEME ile TARİF

- BELİRLEME ile YADSIMA


- BELİRLEMEK/BELİRLEYİCİ ile SONSAL SINIFLAMA / SONSALLIK / KATEGORİZASYON

- BELİRLEMEK ile "AYARLAMAK"

- BELİRLEMEK/BELİRLEYİCİ ile/ve/<> BELİRGİNLEŞTİRMEK/BELİRGİNLEŞTİRİCİ

- BELİRLEMEK ile GÖRÜNÜŞLER

- BELİRLEMEK ile/ve KARAR VERMEK

- BELİRLEMEK ile/ve NETLEŞTİRMEK

- BELİRLEMEK ile NİTELEMEK

( BELİRLEMEK: Nedene dayandırmak. )

- BELİRLEMEK ile NİTELEMEK

- BELİRLENEBİLİR ile BELİRLEYİCİ ile KARARLILIK ile BELİRLEYİCİ ile BELİRLEMEK ile AZİMLİ ile BELİRLEYİCİ ile DETERMİNİZM

- BELİRLENEMEYEN ile BELİRSİZLİK ile BELİRSİZ


- BELİRLENİM ile BELİRLENİMCİ/LİK

- BELİRLENİM ile/ve DIŞTAN BELİRLENİM

- BELİRLENİM ile/ve/||/<> İLİŞKİSELLİK

- BELİRLENİM ile/değil İLKE

( ... İLE/DEĞİL Farkları birliğe getirici olan. )
( Birliğe getiren herşey ilkedir. )

- BELİRLENİM ile/ve KABUL

- BELİRLENİM ile/ve ZORUNLULUK

- BELİRLENİM ile/ve/||/<> ZORUNLULUK

- BELİRLENİMCİLİK/DETERMİNİZM ile/>< RASTLANTISALCILIK/İNDETERMİNİZM

( Tüm olayların önceden belirlenmiş neden-sonuç ilişkilerine bağlı olduğunu savunan görüş. İLE Olayların tamamen rastgele ya da öngörülemez olduğunu savunan görüş. )

- BELİRLENİMSİZ/LİK ile/ve OLANAKLI/LIK

- BELİRLE(N)ME, BELİRLENİM = DETERMINATION[İng.] = DÉTERMINATION[Fr.] = DAS BESTIMMEN[Alm.] = DETERMINAZIONE[İt.] = DETERMINACION[İsp.] = CONSTITUTIO, DEFINITIO, DETERMINATIO[Lat.] = HO HORISMOS, HE TAKSIS[Yun.] = VUCHA(T), MÂL[Ar.] = TAYÎN[Fars.] = BEPALING[Felm.]


- BELİRLE(N)ME ile/ve/||/<> ETKİLE(N)ME

- BELİRLENMİŞ/LİK ile/ve/değil BELİRGİN/LİK

- BELİRLENMİŞLİK ile KOŞULLANMIŞLIK

- BELİRLENMİŞLİK ile/ve SEÇİLMİŞ/LİK

- BELİRLENMİŞLİK ile/ve/||/<> SONSUZLUĞUN OLANAKSIZLIĞI

- BELİRLEYİCİ (OLAN) ile/ve BELİRLEYECEK (OLAN)

- BELİRLEYİCİ ile/ve/değil/<> ÖLÇÜT

- BELİRLEYİCİ ile/ve/||/<> ÖNCELİKLİ

- BELİRLEYİCİ/LİK ile/ve BAĞLAYICI/LIK

- BELİRLEYİCİ/LİK ile/ve/<> OYALAYICI/LIK


- BELİRLİ-BELİRSİZ ["belli belirsiz" değil!]

- BELİRLİ BİR ALANDA/KONUDA:
BİN KİTAP OKUMAK
ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< (YETKİN) BİR KİTABI, BİN KEZ OKUMAK

- BELİRLİ (BİR) BELİRSİZ ile BELİRLİ-BELİRSİZ

- BELİRLİ) BİR MİKDAR ile BİR ÖLÇEK

- BELİRLİ BİR:
SÜREYLE
ile/ve/||/<>/>/< SIRAYLA

- BELİRLİ BİR YERDELİK ile/ve/||/<>/> SIRALILIK

- BELİRLİ GEÇMİŞ ile/ve/<> BELİRSİZ GEÇMİŞ

( [Eylemin belirttiği kavramın, içinde bulunulan zamandan önce olup bittiğini]
Belirli ve kesinlikli bildiren kip. İLE/VE/<> Başkasından duyarak ya da belirsiz olarak bildiren kip. )
( -di'li geçmiş. İLE/VE/<> -miş'li geçmiş. )

- DETERMINATE ERROR, SYSTEMATIC ERROR[İng.] / BESTIMMTER FEHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= BELİRLİ HATA, SİSTEMATİK HATA

- BELİRLİ HATA ile BELİRSİZ HATA

( Nedeni bilinen, sonuçlara ancak ve sadece tek bir yönde etki eden ve giderilebilen, sistematik hata ile eş anlamlı bir hata sınıfı. İLE Ölçme sırasında kaçınılmaz, küçük, kontrol edilemeyen değişkenlerin etkisinden kaynaklanan belirsizlikler. )

- BELİRLİ İNTEGRAL ile/||/<> BELİRSİZ İNTEGRAL

( Belirli sınırlı alan, belirsiz işlev ailesidir )
( Formül: ∫ᵃᵇf(x)dx İLE ∫f(x)dx+C )

- BELİRLİ NEDENLER ile/ve/||/<>/> BELİRLİ KOŞULLAR ile/ve/||/<>/> BELİRLİ SONUÇLAR

( Geçmiş. İLE/VE/||/<>/> Şimdi. İLE/VE/||/<>/> Gelecek. )

- BELİRLİ NOKTALAR ile BAZI NOKTALAR

- BELİRLİ OLMA ile/ve/||/<> FİLİZ VERME

- BELİRLİ OLMAZ ile BİLİNMEZ

- BELİRLİ ile BAŞAT

- BELİRLİ ile/||/<> BELİRGİN

- BELİRLİ ile BELİRGİN

- BELİRLİ ile/||/<>/< BELİRLENİM

- BELİRLİ ile/||/<> BELİRLENMİŞ

- BELİRLİ/LİK ile/ve BAĞIMLI/LIK


- BELİRLİ/LİK ile/ve BELKİLİ/LİK

( Olanaklı/lık. İLE/VE Olası/lık. )

- BELİRLİLİK ile/ve BİLİNEBİLİRLİK

- BELİRLİ/LİK ile MUTLAK

- BELİRLİ/LİK / BELİRGİN/LİK ile/ve ZORUNLU/LUK

- BELİRME ile/ve/<> TAŞMA

- RANDOM ERROR[İng.] / ZUFÄLLIGE FEHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= BELİRSİZ HATA

- BELİRSİZ (OLAN) ÜMİT ile/ve/yerine BELİRLİ (OLAN) ÜMİT

- BELİRSİZ SÖZ/MUĞLAK İFADE ile/değil/yerine KAVRAM

- BELİRSİZ BELİRLİ

- BELİRSİZ ile BELİRLİ (BİR) BELİRSİZ


- BELİRSİZ ile/ve/||/<> ÇEKİNGEN

- BELİRSİZ ile HERHANGİ

- BELİRSİZ ile KARIŞIK

- BELİRSİZ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÖRTÜK

- BELİRSİZ ile/ve/||/<>/> SONSUZ ile/ve/||/<>/> TEK

( Tek aynada. İLE/VE/||/<>/> Karşılıklı aynanın arasında. İLE/VE/||/<>/> Birbirine bakan üç aynanın[üçgen içinde] ortasında. )

- BELİRSİZ ile/ve TANIMLANAMAZ OLAN

- Belirsizliği giderecek kadar konuş, sonra SUS!!!

- UNSCHÄRFERELATION[Alm.] ile/değil/yerine/= BELİRSİZLİK BAĞINTISI

- BELİRSİZLİK /= TEHLİKE:
EN KÖTÜ
ile/ve/||/<>/> EN İYİ ile/ve/||/<>/> EN OLASI

- BELİRSİZLİK İLKESİ ile/||/<> TAMAMLAYICILIK İLKESİ

( Belirsizlik konum-momentum kesinliğini sınırlar, tamamlayıcılık dalga-parçacık ikiliğini açıklar )
( Formül: ΔxΔp ≥ ℏ/2\nΔEΔt ≥ ℏ/2 )
( Werner Heisenberg tarafından 1927 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1901-1976) (Ülke: Almanya) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Belirsizlik ilkesi, kuantum mekaniği) (Nobel: 1932) )

- UNCERTAINTY PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE D'INDÉTERMINATION[Fr.] / UNBESTIMMTHEITSPRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= BELİRSİZLİK İLKESİ

- BELİRSİZLİK/KARARSIZLIK ile/değil/yerine/>< "EN KÖTÜ KARAR/ZARAR"

( Alınacak/alınabilecek "en kötü karar" ya da "en büyük zarar" bile zihnin kaldıramayacağı/taşıyamayacağı belirsizlik ve kararsızlıktan çok daha iyidir. )

- BELİRSİZLİK SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
GÖNDERMELİ
ile/ve/||/<> VURGULAMA ile/ve/||/<> ÇOK ANLAMLILIK

- BELİRSİZLİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ARA DURUMLAR

- BELİRSİZLİK ile/ve/||/<> ARADA KALMAK

- BELİRSİZLİK ile/ve/<> (")BAŞEDİLEMEZLİK(")

( Zihnin(/kişinin) başedemeyeceği tek olgu/durum. )

- BELİRSİZ/LİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> BELİRGİN/LİK

( Zihnin baş edemediği ve neredeyse her an tükenebileceği tek durum. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Zihnin ve sürecin rahatlayabildiği ve yaşayabildiği tek durum. )

- BELİRSİZ/LİK ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< BÖLÜNMÜŞ/LÜK