| K...K ile ... | (K ile başlayıp K ile biten AYNI YAZAÇLILAR...)

- KAŞANMAK ile KAŞANDIRMAK ile KAŞAN ile KAŞANE ile KAŞAN YERİ

- KASAP ÇAYIRI SOKAK

( Maden Mahallesinin üst kısımlarında yer alan alana Kasap Çayırı denir. Bu alan uzun yıllar mera ve otlak, kurban kesim yeri olarak kullanıldığı için bu alana giden sokağa "Kasap Çayırı Sokak" ismi verilmiştir. )

- KASAP ile KANA SUSAMIŞ ile KASAPLIK

- KASAP/LIK ile KASAP HAVASI

- KAŞARLANMAK ile KAŞAR ile KAŞARLI

- KASAVETLENMEK ile KASAVET ile KASAVETLİ ile KASAVETSİZ/LİK

- KASET ile KASETÇİ/LİK ile KASETÇALAR

- KASİDE ile KASİDECİ/LİK

- KAŞIĞI/ÇATALI BIRAKMAK:
İÇBÜKEY
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DIŞBÜKEY

( Kaşığı tabağın içine ya da herhangi bir zemine sırtı tabana değecek biçimde bırakmak, hem kaşıkta kalıntının bulunmasına, hem de tabaktaysa/tenceredeyse tabağın içine kayarak batmasına neden olabilir. Çözümü ise sırtı havaya gelecek biçimde kaşığı ters bırakmaktır. )

- KAŞIK yerine DİL ŞERHİ(MİL'AKA)


- KAŞIK değil/yerine/= DOĞUM KAŞIĞI/KAŞIK/KISKAÇ/FORSEPS

- KASIK ile HUYSUZ

- KASIK ile KASIK OTU ile KASIK BAĞI ile KASIK BİTİ ile KASIK BAĞCI ile KASIK FITIĞI ile KASIK ÇATLAĞI

- KAŞIK ile KASTANYET[Fr.]/KASTANUELAS[İsp.]/CATERERS/PALILLOS ile CROTALUM

( ... İLE ... İLE Eski Yunanistan ve antik Roma'da. )

- KAŞIKLA VERİP, KEPÇEYLE ALMAK değil/yerine KOŞULSUZ VE BEKLENTİSİZ VERMEK/HİZMET

- KAŞIKLAMAK ile KAŞIKLANMAK ile KAŞIKLATMAK ile KAŞIK/LIK ile KAŞIKÇI/LIK ile KAŞIK OTU ile KAŞIK KAŞIK ile KAŞIK OYUNU ile KAŞIK HAVASI ile KAŞIK TIRNAK ile KAŞIK ÇALIMI ile KAŞIKÇI KUŞU ile KAŞIK DÜŞMANI

- KAS(IL)MAK ile/değil/yerine/>< KAT(IL)MAK

- KAŞIMAK ile KAŞELEMEK ile KAŞELENMEK ile KAŞELETMEK ile KAŞ ile KAŞE ile KAŞELİ ile KAŞESİZ ile KAŞ JÖLESİ

- KAŞIMAK ile/ve/||/<> KIŞKIRTMAK ile/ve/||/<> TETİKLEMEK

- KAŞI(N)MAK ile DOKUNUYORMUŞ/SİLİYORMUŞ/KAŞIYORMUŞ/SADECE ELİNİ KOYMUŞ GİBİ YAPMAK


- KAŞINMAK değil/yerine/ya da/>< DÜŞÜNÜP TAŞINMAK

- KAŞINMAK" ile/değil/yerine/>< KAÇINMAK

- KAŞI(N)MAK ile KARIŞTIRMAK

- KASINMAK ile KASINÇ

- KAŞINMAK ile KAŞINDIRMAK

- KASIT ile KASITLI/LIK ile KASITSIZ/LIK ile KASITLICA ile KASITSIZCA

- KASITLI (OLARAK) ile/ve/değil/yerine ÖZELLİKLE

- KAŞITMAK ile KAŞITTIRMAK

- KASK ile BARET

- KASKET ile KASKETLİ ile KASKETÇİ/LİK ile KASKETSİZ


- KASKOLAMAK ile KASKOLATMAK ile KASKO ile KASKOCU/LUK ile KASKOLU ile KASKOSUZ

- KASMAK ile/ve/||/<>/> KAÇMAK

- KASMAK ile "KASMAK"

( Kasları gergin duruma getirmek. | Kısaltmak. | Daraltmak. | Bölmek, ayırmak. İLE Baskısı altında tutmak. )

- KASNAK ile KASNAKLAMAK

( Enli çember. | Kalbur, tel vb. şeylerin tahta çemberi. | Nakış işlemek için gergef gibi kullanılan, kumaşı germeye yarayan, tahtadan çember. | Bir sütunun gövdesini oluşturan silindir biçimindeki taşların her biri. | Kıyıları oluk biçiminde pervazlı, metal ve tahtadan yapılmış çember. | Pehlivanların giydikleri kispetin bele gelen bölümü. | Makinelerde, bir milden başka mile hareket geçiren kayışların takıldığı demir çember. İLE Kasnak içine almak, çemberlemek. | Kollarını dolayarak kavramak. | Yapılarda, betonun şişmesini önlemek ve direncini artırmak için sıkıştırılmış betonun çevresini metalden bir kasnak içine almak. )

- KASNAKLAMAK ile KASNAK ile KASNAKÇI/LIK

- KASTAMONU ile KASTAMONULU/LUK

- KASTARLAMAK ile KASTARLANMAK ile KASTAR ile KASTARCI/LIK ile KASTARLI

- KASTETMEK değil/yerine/= DEMEK İSTEMEK

- KASTETMEK ile/ve TEMELLENDİRMEK

- KASVET ile KASVETLİ/LİK ile KASVETSİZ/LİK


- CATALYTIC[İng.] / CATALYTIQUE[Fr.] / KATALYTISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= KATALİTİK

- KATALİTİK ile KATALİTİK SOBA

- KATALOGLAMAK ile KATALOGLATMAK ile KATALOG

- KATARLAMAK ile KATARLANMAK ile KATAR

- KATEGORİK/HARFÎ/DOKTRİNEL AHLÂK ile/yerine GNOSTİK/İRFAN/TEVHİD AHLÂKI

( Dış dinamikleriyle hareket. İLE/YERİNE İç dinamikleriyle hareket. )

- KATEGORİK ile SINIFLANDIRMA ile KATEGORİZE ETMEK ile KATEGORİ

- KATEGORİLERİ BİLMEK ile/değil KATEGORİLERLE BİLMEK

- KATETMEK ile KATEDEBİLMEK

- SULP ERİYİK[Osm.] / SOLID SOLUTION[İng.] / SOLUTION SOLIDE[Fr.] / FESTE ELEKTROLYTE[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI ÇÖZELTİ

- SULP MAHRUK[Osm.] / SOLID FUEL[İng.] / COMBUSTIBLE SOLIDE[Fr.] / FESTE LÖSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI YAKIT


- KATIK ile/ve/||/<> AZIK

( Yiyecek/yemek. İLE/VE/||/<> Ekmek. )

- KATIKLAMAK ile KATIK ile KATIKLI ile KATIKSIZ/LIK ile KATIKLI AŞ ile KATIKSIZCA ile KATIKSIZ HAPİS

- SOLIDIFY[İng.] / ERMÜDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KATILAŞMAK

- KATİLEŞMEK ile KATILAŞMAK ile KATILAŞTIRMAK ile KAT ile KATİ ile KATI/LIK ile KAT KAT ile KATOLİK/LİK ile KATI SÖZ ile KATI YAĞ ile KATI ATIK ile KAT YUVARI ile KATI KALPLİ/LİK ile KAT İRTİFAKI ile KATİ TEMİNAT ile KATI YUMURTA ile KATI YÜREKLİ/LİK ile KAT GÖREVLİSİ

- KATI/LIK" ile/ve/değil ISRAR/CI/LIK

- [ne yazık ki]
KATI/LIK
ile YILGAR/SATKIN/HAİN/LİK

- KATILIM SAĞLAMAK ile/değil/yerine/||/<>/< KATILMAK

- KATILIM ile KATILIMCI/LIK ile KATILIM BELGESİ ile KATILIMCI DEMOKRASİ

- KATILIM/CILIK ve SÜRPRİZ

( Eşeysellik/sevişme, katılım ve sürpriz gerektirir. )

- KATILMAK ile BİRLEŞTİRİLEBİLİR ile KATILDI ile KATILMAK


- KATILMAK ile/ve/değil İMAN ETMEK

- KATILMAK ile/ve KARŞI DURMAMAK

- KATILMAK ile KATILIM ile GÖREVLİ

- KATILMAK ile KATILMAK

( Katma işi yapılmak. | Bir topluluğa girmek, iştirak etmek, iltihak etmek. | Ortak olmak, benimsemek. | Hak vermek. İLE
Aşırı derecede gülme, ağlama, gıdıklanma, korkma vb. tepkiler sırasında, solunum kaslarının kasılmasından dolayı soluğun kesilmesi. )

- KATILMAK ile KATILTMAK ile KATILABİLMEK ile KATILIVERMEK

- KATILMAK ile/ve/||/<> ONAYLAMAK

- KATILMAK ile YAPIŞMAK

- KATIM ile KATIMLIK

( Katma durumu/eylemi. İLE Bir kezde katılacak miktarda olan. )

- KATİ/MUHAKKAK değil/yerine/= KESİN

- KATİP ile KATİP OLARAK


- KATIRLAŞMAK ile KATIR/LIK ile KATIRCI/LIK ile KATIR KARI ile KATIR İNADI ile KATIR KUTUR ile KATIR YILANI ile KATIR BONCUĞU

- KATIŞIK/LIK ile KATIŞIKLI/LIK ile KATIŞIKSIZ/LIK

- KATIŞMAK ile KATIŞTIRMAK ile KATIŞTIRILMAK

- KATIŞMAZ/LIK ile/ve/<> BİTİŞMEZ/LİK

- KATİYET KESBETMEK değil/yerine/= KESİNLİK KAZANMAK/KESİNLEŞMEK

- KATİYET/KESİNLİK >< KESİNSİZLİK

- KATİYET değil/yerine/= KESİNLİK

- KATKI YAPMAK ile KATKI ile KATKIDA BULUNAN ile PİŞMANLIK DUYMAK ile ENTRİKA ile ENTRİKACI

- KATKILANMAK ile KATKI ile KATKILI/LIK ile KATKISIZ/LIK ile KATKI PAYI ile KATKISIZCA ile KATKI MADDESİ

- EXTRINSIC PHOTOCONDUCTIVITY[İng.] / PHOTOCONDUCTIVITÉ EXTRINSÈQUE[Fr.] / STÖRSTELLEN-PHOTOLEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKILI FOTOİLETKENLİK


- EIGENE MOBILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKISIZ DEVİMLİLİK

- EIGENE PHOTOLEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKISIZ FOTO İLETKENLİK

- IMPURITY[İng.] ile/değil/yerine/= KATKISIZLIK

- KATKIYA ...:
AÇIK/LIK
ile/ve/||/<>/> UYGUN/LUK

- KATLAMAK ile KATLANMAK ile KATLATMAK ile KATLANILMAK ile KATLANDIRMAK ile KATLANABİLMEK ile KATLAYABİLMEK

- KATLAMAK ile KATLANMIŞ ile DOSYA ile KLASÖROL ile KATLANIR ile KATLANIR EKRAN

- KATLA(N)MAK ile BÜK(ÜL)MEK

- KATLANMAK değil/yerine DAYANÇ/SABIR

- [ne yazık ki]
KATLANMAK"
ile/ve/||/<>/> "KANIKSAMAK" ile/ve/||/<>/> "KABULLENMEK" ile/ve/||/<>/> "ONAYLAMAK"

( Çoğu soruna "tanık olmaktan" dolayı. [ve giderek ...] İLE/VE/||/<>/> Çoğu soruna "katlanmaktan" dolayı. [ve giderek ...] İLE/VE/||/<>/> Çoğu sorunu "kanıksamaktan" dolayı. [ve giderek ...] İLE/VE/||/<>/> Çoğu sorunu "kabullenmekten" dolayı. )

- SOLIDIFIER[Fr.] ile/değil/yerine/= KATLAŞMAK


- KATLETMEK ile/değil/yerine/>< KATETMEK

- KATLETMEK ile KATLETTİRMEK ile KATLEDEBİLMEK

- KATLETMEK değil/yerine/= ÖLDÜRMEK

- KATMAK ile DAHİL ile İÇERMEK

- KATMAK ile/ve/||/<>/> KARMAK

( Bir şeyin içine, üstüne ya da yanına, niteliğini değiştirmek ya da niceliğini artırmak için başka bir şey eklemek, karıştırmak. | Bir araya getirmek. | Birlikte göndermek. | Döllenmeyi sağlamak için erkek hayvanı dişinin yanına salmak. İLE/VE/||/<>/> Karıştırmak, birbirine katmak. | Toz durumundaki bir şeyi sıvı ile karıştırarak çamur ya da hamur durumuna getirmek. )

- KATMAK ile KATMANLAŞMAK ile KATMAN ile KATMALI ile KATMANLI ile KATMA BÜTÇE ile KATMAN BULUT ile KATMA DEĞER VERGİSİ

- KATMAK ile/ve KAZANDIRMAK

- KATMERLENMEK ile KATMERLEŞMEK ile KATMERLEŞTİRMEK ile KATMER ile KATMERCİ/LİK ile KATMERLİ ile KATMERSİZ ile KATMER KATMER ile KATMERLİ BADEM ile KATMERLİ YALAN ile KATMERLİ İYELİK ile KATMERLİ KATMERLİ ile KATMERLİ BİRLEŞİK ZAMAN

- CATHODIC[İng.] / CATHODIQUE[Fr.] / KATHODISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= KATODİK

- KATOLİK ile KATOLİKLEŞTİRMEK


- KATOLİK/LİK ile/ve ORTODOKS/LUK

( Aristo'cu. İLE/VE Platon'cu. )

- KATRANLAMAK ile KATRANLANMAK ile KATRANLATMAK ile KATRAN ile KATRANCI/LIK ile KATRANLI ile KATRANSIZ ile KATRAN RUHU ile KATRAN SUYU ile KATRAN TAŞI ile KATRAN YAĞI ile KATRAN ÇAMI ile KATRAN AĞACI

- CATIONIC SPACE[İng.] ile/değil/yerine/= KATYONİK BOŞLUK

- CAOUTCHOUC, INDIA RUBBER[İng.] / CAOUTCHOUC[Fr.] / KAUTSCHUK[Alm.] ile/değil/yerine/= KAUÇUK

- KAUÇUK[Fr. < CAOUTCHOUC] ile EBONİT

( Gövdesi odunsu, öz suyu yapışkan, süt kıvamında, yaprakları oval biçimli, parlak ve kalın, sıcak ülke bitkisi, lastik ağacı, kauçuk. | Amerika, Asya ve Afrika'nın çeşitli ağaçlarından, özellikle lastik ağacından ya da bazı petrol artıklarının birleşiminden elde edilen, dayanıklı ve esnek nesne. | Bu nesneden yapılmış olan. İLE Yüz bölüm kauçuğun, otuziki bölüm kükürtle işlenmesinden elde edilen plastik nesne. )

- KAUÇUK[Fr. < CAOUTCHOUC] ile GÜTAPERKA[Malezya dilinden]

( Gövdesi odunsu, öz suyu yapışkan, süt kıvamında, yaprakları oval biçimli, parlak ve kalın, sıcak ülke bitkisi, lastik ağacı, kauçuk. | Amerika, Asya ve Afrika'nın çeşitli ağaçlarından, özellikle lastik ağacından ya da bazı petrol artıklarının birleşiminden elde edilen, dayanıklı ve esnek nesne. | Bu nesneden yapılmış olan. İLE Sumatra'da ve çevresindeki adalarda yetişen büyük bir ağaçtan elde edilen, kablo yapımında kullanılan, kauçuğa benzer, yapışkan bir madde. )

- KAUÇUK ile KAUÇUKLU ile KAUÇUK AĞACI

- KAUDA/CAUDA, TAIL[İng.] değil/yerine/= KUYRUK

- KAVAF/LIK ile KAVAF İŞİ

- KAVAK ile/||/<> AKÇAKAVAK/AKKAVAK/HOLLANDA KAVAĞI

( Söğütgillerden, sulak bölgelerde yetişen, boyu bazı türlerinde 30-40 metreye değin çıkan, kerestesinden yararlanılan uzun boylu bir ağaç. @@ Söğütgillerden, yapraklarının altı beyaz olan bir tür kavak. )

- KAVAK ile ÇALIKKAVAK

( ... İLE Dalları, sepetçilikte kullanılan bir kavak türü, sepetçi kavağı. )

- KAVAK ile/değil ÇINAR[Fars. < ÇENÂR]

( Anadolu Kavağı'ndakiler, çınardır. )
( Söğütgillerden, sulak bölgelerde yetişen, boyu bazı türlerinde 30-40 metreye değin çıkan, kerestesinden yararlanılan uzun boylu bir ağaç. İLE İki çeneklilerden, otuz metreye kadar uzayabilen, gövdesi kalın, uzun ömürlü, geniş yapraklı bir ağaç. )

- KAVAK / KARAKAVAK

( ... İLE Yüksekliği 35 metre kadar olabilen, kabuğu koyu renkli bir tür kavak. )

- KAVAK ile TİTREK KAVAK

- KAVAK/LIK ile KAVAKÇI/LIK ile KAVAK İNCİRİ

- KAVAL ile KAVALA ile KAVALCI/LIK ile KAVAL TÜFEK ile KAVAL KEMİĞİ

- KAVAL'DA:
DİLSİZ, HORLATMALI[Diatonik]
ile/ve DİLSİZ[Kromatik] ile/ve DİLLİ[Diatonik] ile/ve DİLLİ[Kromatik] ile/ve DÜDÜK KAVAL

- KAVARA ile KAVARACI/LIK

- KAVAT/LIK ile KAVATA

- KAVERN/CAVERN[İng.] değil/yerine/= KOVUK


- KAVGACI/LIK ile/değil/yerine/>< KARARLI/LIK

- KAVGALAŞMAK ile KAVGA ile KAVGACI/LIK ile KAVGALI/LIK ile KAVGASIZ/LIK ile KAVGASIZCA ile KAVGA ADAMI ile KAVGA KAŞAĞISI

- KAVİLLEŞMEK ile KAVİL

- KAVİSLENMEK ile KAVİS ile KAVİSLİ ile KAVİSSİZ

- KAVKI = KABUK

( Deniz hayvanlarının sert kabuğu. )

- KAVLAMAK ile KAVLANMAK ile KAVLATMAK ile KAVLAŞMAK ile KAVLAK

- KAVMİYET ile KAVMİYETÇİ/LİK

- KAVRAM:
ÖZGÜRLÜK
ve/||/<>/< ZORUNLULUĞUN BİRLİĞİ

- KAVRAM:
TANIMLAMAK
ile/ve/||/<> ZORUNLULUKLARINI GÖSTERMEK

- KAVRAM ÜRETMEK ile/ve/değil/||/<> KURAM ÜRETMEK


- KAVRAM ile/ve/||/<> KAVŞAK

- KAVRAM ile/ve KURUM ile/ve KARŞILIK

( Zihinde. İLE/VE Toplumda. İLE/VE Gövdede. )

- KAVRAM ve/<> KURUM ve/<> UYGARLIK ve/<> BULUNÇ/VİCDAN

- KAVRAMAK ve BELLEMEK

- KAVRAMAK ile/ve/değil/||/<>/< DENEYİM(LEMEK)

- KAVRAMAK ve/||/<>/> HEYECAN

- KAVRAMAK ile/ve İNANMAK

- KAVRAMAK ile KAVRANMAK ile KAVRATMAK ile KAVRANILMAK ile KAVRAMLAŞMAK ile KAVRATABİLMEK ile KAVRAYABİLMEK ile KAVRAYIVERMEK ile KAVRAMLAŞTIRMAK ile KAVRAK ile KAVRAM ile KAVRAÇ ile KAVRAMCI/LIK ile KAVRAMSAL/LIK ile KAVRAM YAZI ile KAVRAM KARMAŞASI

- KAVRAMAK ile SANCI

- KAVRAM/AK ile/ve SINIR/LAMAK


- KAVRAMI/MEFHUMU GÖRMEK ile/ve/değil/||/<>/< KAVRAM/MEFHUM İLE GÖRMEK

( )

- KAVRAMSAL BİRLİK ile/ve/<> ZAMANSAL AYRIM

- KAVRAMSAL/LIK ile/ve ARI KAVRAMSAL/LIK

( Şey var. İLE/VE Şey yok. Anlamanın anlamı. Bir şeyi anlamaz ama bir şeyle anlaşılır. Bilmenin bilmesini bilmek. Toplanma[cem]. )

- KAVRAMSAL/LIK ile/ve/<> KURUMSAL/LIK

( Üst kavramlar, altındakileri örgütleyen kavramlardır. )

- KAVRAM/SAL/LIK ile/ve/<> OLGU/SAL/LIK

( Tanımlanan her şey, kendine değil ona dairdir/yöneliktir.
Tüm fizik ve metafizik, olgu ve kavramlar içindir. )

- KAVRAMSALLIK >< ÖZDEŞLİK

- ADCILIK/NOMİNALİZM:
KAVRAMSAL/LIK
ve/||/<> TERİMSEL/LİK

- KAVRAMSIZLIK ile/ve/<> CEHALET

- KAVRANAMAZLIK ile/ve/||/<>/> KAVRANAMAZLIĞIN, KAVRANAMAZLIĞININ KAVRANMASI

- KAVRANILMA ile KAVRANILMAZ/LIK


- KAVRAYABİLME ve/||/<>/> ESNEKLİK ve/||/<>/> YARATICILIK

- KAVRAYIŞ ve/||/<>/> KAPSAYICILIK

- KAVRAYIŞ ile KAVRAYIŞLI/LIK ile KAVRAYIŞSIZ/LIK ile KAVRAYIŞSIZCA

- KAVRULMAK ile KAVİLEŞMEK ile KAVİLEŞTİRMEK ile KAV ile KAVİ/LİK ile KAV MANTARI

- KAVŞAK ile/ve/değil/<> AYRIÇ

( Yol vb. uzayıp giden şeylerin kesiştikleri ya da birleştikleri yer. | Bir ırmağın denize ya da başka bir ırmağa döküldüğü, kavuştuğu yer, munsap. İLE/VE/DEĞİL/<> İki yolun ayrıldığı yer. )

- KAVŞAK ile KAVŞAK ADASI

- KAVŞAK ile KAVŞAKLAR

- KAVUK ile HORASANİ

( ... İLE Üst bölümü sarıktan taşacak biçimde yapılmış hoca kavuğu. )

- KAVUK ile KALLÂVÎ[Ar.]

( Pamuktan yapılmış, üzerine sarık sarılan erkek başlığı. | İçi boş şey. | İdrar torbası. İLE Vezir ve sadrazamların giydikleri bir tür kavuk. | Çok iri, kocaman. )

- KAVUK ile/değil KOVUK

( Pamuktan yapılmış, üzerine sarık sarılan erkek başlığı. | İçi boş şey. | İdrar torbası. İLE/DEĞİL Bir şeyin oyuk durumunda bulunan iç bölümü. )

- KAVUK ile/ve/<> TÂC

( ... İLE/VE/<> Büyük kavuk. )

- KAVUK/LUK ile KAVUKLU ile KAVUKÇU/LUK ile KAVUKSUZ

- KAVUN ile KAVUNCU/LUK ile KAVUNİÇİ

- KAVUN ile/ve/||/<>/< KELEK ile/ve/||/<>/< DÜĞLEK

( Güneş gördükçe olgunlaşır. İLE/VE/||/<>/< Başlangıçta ve toprak üstünde kalan bölümüdür. İLE/VE/||/<>/< Yeni oluşmaya başladığı küçükkenki durumuna verilen addır. )
( Meyve olur. İLE/VE/||/<>/< Turşu olur. İLE/VE/||/<>/< ... )

- KAVURMAK ile KAVURTMAK

- KAVURMA/LIK ile KAVURMAÇ ile KAVURMACI/LIK ile KAVURMALI

- KAVUŞAMAYANLARIN YAŞADIĞI AŞK ile/ve/değil/<> KAVUŞANLARIN YAŞATTIĞI AŞK

- AŞK:
KAVUŞMADAN(VUSLATTAN) ÖNCE
değil/yerine/<> KAVUŞMADAN(VUSLATTAN) SONRA

- KAVUŞMAK/VUSLAT ile/ve KARIŞMA(MA)K

( Vuslatın tadı, hasretindedir. Vuslata doyulur, hasrete doyulmaz. )
( Vuslatta gına vardır. )

- KAVUŞMAK ile KAVUŞULMAK ile KAVUŞABİLMEK ile KAVUŞUVERMEK


- KAVUŞSAK ile KAVUŞTAK

- KAVUŞTURMAK ile KAVUŞTURABİLMEK

- KAVZAMAK[yerel] ile/=/<>/< KAVRAMAK

( Sıkı tutmak, kavramak. | Korumak, muhafaza etmek. İLE/=/<>/< Elle sıkıca tutmak. | Bir nesne ya da düşünceyi her yönüyle anlamak. | Motorlu araçlarda debriyaj pedalı görev yapmak. | Motorlu araçlarda lastik yolu kavramak. )

- KAYA ile KARABALIK

( ... İLE Tatlısu kayası. )

- KAYA ile KAVLAK

( Kabuğu dökülmüş. | Güneşten derisi soyulan kişi. | Yer altı boşluklarının tavan ve yan duvarlarında bulunan gevşemiş ya da düşebilir kaya parçası. )

- KAYA ile/ve/||/<>/> KAYALIK

( Büyük ve sert taş kütlesi. | Kayaç. İLE/VE/||/<>/> Kayası çok olan yer. )

- KAYADİBİ SOKAK

( Merkez Sarıyer'de Kocataş dağ silsilesinin eteğindedir. Hayat sokakla kesişir. Yıllar önce burada taş ocakları bulunduğundan buradaki iki sokaktan birine Kayadibi Sokak denilmiştir. )

- KAYAĞAN/LIK ile KAYAĞAN TAŞ

- KAYAK ile KAYAKÇI/LIK

- KAYAK ile KIZAK

( Kar, su ya DA çim üzerinde kaymak için ayağa takılan araç. | Bu aracı kullanarak yapılan spor. İLE Kar ya da buz üzerinde kayarak yol alan tekerleksiz taşıt. | Ağaç tablaların kamburlaşmaması için liflere dikey konumda açılan kanala geçirilen uzun parça. | Ambalajın dibine uzunluğuna çakılan, hem dip levhası öğelerinin tutturulmasını, hem de ambalajın yerde kolayca kaymasını sağlayan kereste parçası. | Tersanelerde üzerinde gemi yapılan, onarılan ya da gemiyi suya indirip sudan çıkarmaya yarayan ızgara. )

- KAYAR ile/ve/||/<>/> KAYARLAMAK

( Hayvanların eskiyen nallarının çivilerini değiştirme işlemi.| Pay. İLE Hayvanın eskiyen nallarını onarmak, eskiyen nalın çivilerini yenilemek. | Düven taşlarını yeniden koymak ya da onarmak. | Sövmek, küfretmek. )

- KAYARLAMAK ile KAYAR

- KAYBETMEK:
ÇOK DEĞER VERMEK
ile/ve/||/<> KIZAMAMAK ile/ve/||/<> "KIYAMAMAK" ile/ve/||/<> ÜZEMEMEK ile/ve/||/<> "ALTTAN ALMAK"

- KAYBETMEK ile KAYBEDİLMEK ile KAYBETTİRMEK ile KAYBEDEBİLMEK ile KAYBEDİVERMEK

- KAYBETMEK ile/değil/yerine/>< KAYDETMEK

- KAYBETMEK ile/ve/+/||/<>/>< KAZANMAK

( Ne yazık ki, doğayla savaş durumundayız. Kazanırsak, kaybedeceğiz. )

- KAYBETMEK ile/değil KURTULMAK

- KAYBETMEK ile/ve/değil/yerine/||/>< SEVMEK

( Bir anda. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/>< Zamanla. )

- KAYBETMEK[Ar. < GAYB] değil/yerine/= YİTİRMEK

( Bir kez ulaşıldığında artık yitirilmez. )
( ZİYÂ: Taşınmaz malı kaybetmek. | Işık, aydınlık. )
( Once arrived at, it cannot be lost. )

- KAYBETTİĞİNE ÜZÜLMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KAZANDIĞINA/KAZANABİLECEĞİNE SEVİNMEK


- KAYBOLMAK ile/ve/değil/yerine/<>/> KAPILMAK

- KAYBOLMAK ile KAYBOLABİLMEK ile KAYBOLUVERMEK

- KAYBOLMAK değil/yerine/= YİTMEK

- KAYDA DEĞER ile TAKDİRLE KARŞILAMAK ile TAKDİR

- KAYDETMEK ile KAYDEDİLMEK ile KAYDETTİRMEK ile KAYDEDEBİLMEK ile KAYDEDİCİ

- KAYDIRMAK ile KAYDIRTMAK ile KAYDIRILMAK ile KAYDIRABİLMEK

- KAYDOLMAK ile KAYDOLMAK ile KAYIT

- KAYDOLMAK ile KAYITLI ile ASKERE ALINMA

- KAYGAN/ZIYPAK ile KAYAĞAN

( Islak ya da düz olduğundan kaydırıcı özelliği bulunan ya da üzerinde kayılan. İLE Üzerinde kolaylıkla kayılan. )

- KAYGAN/LIK ile KAYGANA/LIK


- KAYGI/ENDİŞE ile/ve/<> KARAMSARLIK

- KAYGILANMAK ile/değil/yerine DÜŞÜNMEK

- KAYGILANMAK ile KAYGILANDIRMAK ile KAYGI ile KAYGIN ile KAYGILI/LIK ile KAYGISIZ/LIK ile KAYGILICA ile KAYGISIZCA

- KAYGILANMAK ile/değil/yerine ÖNGÖRMEK

- [ne yazık ki]
"KAYGILARIMIZA" BOYUN EĞMEK
ve/=/||/<>/>
ÖZGÜRLÜĞÜMÜZE SIRT ÇEVİRMEK

- KAYGIYLA "BAŞA ÇIKMADA":
"SUÇLAYICI/LIK"
ile/ve/||/<> "YATIŞTIRICI/LIK / KAÇINMA" ile/ve/||/<> İLGİSİZ/LİK || PATAVATSIZLIK ile/ve/||/<> "AŞIRI MANTIKLI/LIK" ile/ve/||/<> UYUMLU/LUK

- KAYIK ile/değil ÇIRNIK

( ... İLE/DEĞİL Küçük boyda kayık. | Üç flok yelkeni bulunan, 200 tona kadar olabilen, tek ve yekpare direkli yelkenli. )

- KAYIK ile/ve DAK

( ... İLE/VE Ganj Nehri'nde kullanılan bir sandal. )

- KAYIK/SANDAL ile GONDOL

( ... İLE Venedik'te, kanal içinde, kişileri taşıyan, uzun, süslü, romantizmin simgelerinden biri olmuş kayık. )

- KAYIK ile İMAMİIN "KAYIĞI"/TABUT


- KAYIK ile/ve KAYAK

( ... İLE/VE Eskimoların kullandığı tek kişilik kayık. )

- KAYIK ile KAYIK

( Kürek ya da yelkenle yürütülen ufak tekne. İLE Bir yana kaymış. )

- KAYIK ile KAYIKÇI/LIK ile KAYIK YAKA ile KAYIK TABAK ile KAYIK SALINCAK ile KAYIKÇI KAVGASI

- KAYIK ile/ve KUFA

( ... İLE/VE Dicle'ye özgü bir kayık. )

- KAYIK ile MUKJENSO MOKORO

( ... İLE Mukjenso ağacından yapılan yerel kayık.[Chobe Irmağı - Botswana] )

- KAYIK ile PELEME

( ... İLE Irmaklarda işleyen, altı düz kayık. )

- KAYIK ile/ve TOMBAZ

( ... İLE/VE Irmaklarda işleyen, altı düz kayık. Üzerinde köprü kurulan, altı düz, kayık biçiminde duba. )

- KAYIKÇIK, KARİNA, ALT KAYIK = SÜFLÎ ZEVRAK = NACELLE, CARÈNE

- KAYIKHANE SOKAK

( Deniz sahil şeridinde yer alan ve halkı daha çok balıkçılıkla uğraşan bir mahalle olan Yenimahalle'ye yakışan bir sokak ismidir. Sahilde ve denizle iç içe olan kıyı şeridinde kayıklar çekilir. Ev ve yalıların önünde kayıkların çekildiği kayıkhaneler vardır. Bu sokak da Karakütük caddesinden denize inen dar bir sokak olup kayıkhanelere ulaşır. Sahildeki Kayıkhaleler nedeni ile sokağa "Kayıkhane Sokağı" adı verilmiştir. )

- KAYIK/KÜREK ve/||/<> HAMLA[Ar.]

( ... VE/||/<> Küreklerin bir kez suya daldırılıp çıkarılması. | Bu biçimde sandalın aldığı yol. | Kıçtan, birinci oturak. )

- [ne yazık ki]
KAYIP
ile KOPUK

- KAYIPLA:
"BAŞA ÇIKAMAMAK"
ile/değil/yerine/>< BAŞA ÇIKMAK

- KAYIPTA:
KAÇAK
ile KAÇIRILMA

- KAYIRMAK ile KAYIRTMAK ile KAYIRILMAK ile KAYIR ile KAYIRICI/LIK

- KAYIŞ ile KAYIŞÇI/LIK ile KAYIŞ DİLİ ile KAYIŞ BALIĞI

- KAYIT TUTMAK ile/ve/||/<>/> KAYIT BIRAKMAK

- KAYITMAK ile KAYITLAMAK ile KAYITSIZLAŞMAK ile KAYIT ile KAYITLI/LIK ile KAYITSIZ/LIK ile KAYIT DIŞI ile KAYITSIZCA ile KAYIT KABUL ile KAYIT KUYUT ile KAYIT DEFTERİ ile KAYITLI SERMAYE ile KAYITSIZ ŞARTSIZ ile KAYIT DIŞI EKONOMİ

- KAYITSIZ/LIK/TAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ANLAYIŞ/TAN

( Bazen, bazıları için, bazı/çoğu durum, olay, tutum ve davranışlar, kayıtsızlıktan dolayı değil ("fazla") anlayıştan/irfandan ileri gelebilir. [Göründüğü gibi yorumlayabilmenin yanı sıra ve karşısında, aykırı/aşırı görmeyebiliriz de.] )

- KAYITSIZ/LIK ile/ve/||/<>/>/< ÂTIL/ATÂLET

- KAYITSIZLIK değil/yerine/>< DERT EDİNME


- KAYITSIZLIK ile/ve/||/<> DIŞLAMA

- KAYITSIZ/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<> ETKİLENMEZ/LİK

- KAYITSIZLIK ile/ve/değil/yerine İLGİLENMEMEK

- KAYITSIZLIK ile/değil İZLEME / SEYRETME

- KAYITSIZLIK ile/ve/||/<> KARŞILIK VERMEME

- KAYITSIZLIK ile KAYITSIZ

- KAYITSIZLIK ile KAYITSIZ ile ŞİKAYET ETMEK ile ŞİKAYETÇİ ile ŞİKAYETÇİ ile ŞİKAYETÇİ ile ŞİKAYET ile ŞİKAYET ile ŞİKAYETÇİ ile ŞİKAYET

- KAYITSIZ/LIK ile VURDUMDUYMAZ/LIK ile GAMSIZ/LIK

( Kişi ne yaparsa, kendi yapar, kendine yapar fakat bazı tutumlarla etrafındakilere de zarar verebilir! )

- KAYKILMAK ile/değil/yerine DAYANMAK

- KAYKILMAK ile KAY ile KAYA/LIK ile KAYI ile KAYA LİFİ ile KAYA SUYU ile KAYA TUZU ile KAYA BALIĞI ile KAYA HANİSİ ile KAYA HOROZU ile KAYA KELERİ ile KAYA SANSARI ile KAYA ÖRÜMCEĞİ ile KAYA GÜVERCİNİ ile KAYA SARIMSAĞI ile KAYA BALIĞIGİLLER


- KAYKILMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> UZANMAK

- KAYMAK ile KAYMAKLANMAK ile KAYMACA ile KAYMAKLI ile KAYMAKÇI/LIK ile KAYMAK TAŞI ile KAYMAK KAĞIDI ile KAYMAK TAKIMI ile KAYMAK TABAKASI ile KAYMAKLI DONDURMA

- KAYMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KAYNAK

- KAYNAĞA/KİTABA/SÖZE/SÖYLEYENE GÜVENMEK ile/ve/değil/yerine ANLAMA GÜVENMEK

- KAYNAK ile/ve/değil/yerine ARAÇ

- KAYNAK ile BAŞVURU/REFERANS

- KAYNAK ile ÇOKRAĞAN

( ... İLE Gür kaynak. )

- KAYNAK ile/ve/değil/||/<> DAYANAK

- KAYNAK ve DEĞER ve ÖLÇÜT

- KAYNAK ile/ve/||/<>/> DÖNGÜ