YAZIN(EDEBİYAT) (LITERATURE)

- ŞİKÂYÂT ile/değil HİKÂYÂT

( Bizimki şikâyât değil hikâyât. )

- ŞİKÂYET[Ar.] ile SERZENİŞ[Fars.]/TAKAZA[Ar.]

( Hoşnutsuzluk belirten söz ya da yazı, sızlanma, yakınma. İLE Başa kakma, sitem etme. )

- SIKIŞMIŞLIK ile/ve/||/<>/> SIKILMIŞLIK

- ŞIK/LIK ile GÜZEL/LİK

- SİLMEK(") ile/ve/değil/||/<>/< (")ÇİZMEK(")

- ŞİMDİ (KONUŞTUK/YAPTIK/...) ile/değil DEMİN (KONUŞTUK/YAPTIK/...)

- SİMGE:
CANLI
ve/||/<>/> CANLANDIRICI

- SİMGE ile/ve/||/<>/>/< İNCELİK

- SİMGE = REMZ[çoğ. RÜMÛZ(ÂT)] = SYMBOL[İng., Alm.] = SYMBOLE[Fr.] = SYMBOLON[Yun.] = SIMBOLO[İsp.]

- SİMGE ile/ve SİMGE


- SİMGESEL (ANLATIM) ile/ve/<> ÇOKLU (ANLATIM)

( Akıllı kişiler, canlı bir varolanın, dil ve sözle çizilerek anlatılmasını, boya ya da herhangi bir sanat yapıtıyla gösterilmesine yeğ tutar; akılla izleyemeyen kişilere ise sanat yapıtı daha uygun gelir. )

- SİMÜLASYON/SİMÜLATÖR[Fr.] değil/yerine/= BENZETİM/BENZETİMLİK | SAYRIMSAMA

- ŞİNÂSİ ile/ve/||/<>/< BURSA'LI ŞEYH ZAİK EFENDİ

- SİNDİRMEK ile/ve/||/<> İÇSELLEŞTİRMEK

- SİNEKLİ BAKKAL < SOYTARININ KIZI

- SİNEMA ile/ve TİYATRO

- SINIR KAVRAMLAR ile/ve İLİŞKİSEL KAVRAMLAR

- SINIR ile/ve/||/<> ARA

- SINIR ve/||/<>/> HAYIR

- SINIRLANDIRMA ile/ve/değil/||/<>/< ÇERÇEVELENDİRME


- SINIRLANDIRMA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ELEŞTİRİ

- SINIRLI TUTMAK ile/ve/değil/||/<>/< YETİNMEK

- SİNOPSİS ile/ve/||/<> TRETMAN

( İmge'nin ele alınış biçimi. @@ İmgenin, simgeselliğini ele alış biçimi. )

- SIRÇA[Tr. < SIRIÇGA]/CAM[Fars. < KUPA] ile/ve/||/<>/> AYNA[Ar.]

( Cam, camdan yapılmış. İLE/VE/||/<>/> Camın sırlanmışı. )

- ŞİRİN/LİK ile GÜZEL/LİK

- ŞİRİN/LİK ile/ve/||/<> MASUM/İYET

- SİRKÜLASYON[İng. < CIRCULATION] değil/yerine/= DOLAŞIM/YAYILMA

- SİS ile/ve/||/<>/> İZ

( Havada/çevrede. İLE/VE/||/<>/> Zihinde. )

- ŞİŞİRMEK ile/ve/||/<> KÖPÜRTMEK

- SİTEM ile KİNÂYE


- SİTEM[Fars.] ile/değil/yerine/>< SİTÂYİŞ[Fars.]

( Batkı. @@ Övgü. )

- ŞİVE[Fars.] değil/yerine/= AĞIZ

( Naz, eda. | Söyleyiş, yerli ya da yabancı konuşma tarzındaki söyleyiş özelliklerinin bıraktığı genel izlenim. )

- SİZ (DE) HÂLÂ ÇOK GÜZELSİNİZ değil SİZ (DE) HER ZAMAN ÇOK GÜZELSİNİZ

- SİZE KATILIYORUM" ile/değil SÖYLEDİĞİNİZE/DÜŞÜNCENİZE KATILIYORUM

- SİZİ KESEYİM/KESİYORUM değil SÖZÜNÜZÜ KESEYİM/KESİYORUM

- SOFİST ile/ve/değil/yerine/||/>< FİLOZOF

( BAHŞİ[Uygurca]: Filozof. / Kâtip. )

- SOHBET ve/<> BAHANE(GÜZELLİK)

- SOHBET["SOHPET" değil!] ile/ve/<> MUHABBET

( Aklın dili/aracı sözcükler ve sohbet, gönlün dili muhabbettir. )
( Kişiyi, tümel/küllî akıla götürecek tek şey, muhabbettir. )
( Ehl-i derdin sohbetine mahrem et! )
( ... İLE/VE/<> İçinde sen/ben['den] olmayan. )
( Dil ile. İLE/VE/<> Göz ile. )

- SOHBET ile/ve/||/<>/< SOFRA

- SOHBET'İN:
KÂL'İ
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HÂL'İ


- SOKUŞ ile/||/<> SÖGÜŞ/SÖVÜŞ

( Lâf sokmak, birbirini suçlamak. İLE/||/<> Sövmek, küfür etmek. )

- SOLUNUM ve/||/<>/> DOĞRU SOLUNUM ve/||/<>/> DİYAFRAMA ALMA

( Türkçe, soluk verirken konuşulan bir dildir. Konuşmanın etkili olabilmesi ve söyleyişin düzgün olabilmesi için, konuşan kişilerin, doğru solunum uygulamalarını biliyor ve kullanıyor olmaları gerekir. VE/||/<>/> İyi bir solunum, soluk alırken, akciğerlere yeterli ölçüde havayı alıp yorgunluk duymadan geri vermektir. [İyi bir solunum elde edebilmek için diyaframı kullanarak soluk almamız gerekmektedir.] VE/||/<>/> Akciğerleri çevreleyen kaburga kafesinin altında bulunan boşluğu kullanarak soluk almaktır. [Bebeklerin soluk alış-verişi, diyafram soluğuna, en iyi örnektir.] )

- SOMUTU AÇIKLAMAYA ÇALIŞMAK ile/ve/değil/yerine SOYUTU ANLATIP SOMUTTAN ÖRNEK VERMEK

- SON "HADDE" değil SON RADDE

- SON SÖZ

- SON SÖZCÜKLERDEKİ SON HARF!: Z (Türkçe, İngilizce ve birçok dilin abecesinde) | OMEGA (Yunanca abecesinde)

- SONA değil SONRA

- SONSUZ ile/ve/değil/||/<>/< SAYISIZ

- SONUÇ İTİBARI İLE ile/ve/||/<> ESAS İTİBARI İLE ile/ve/||/<> ÖZ İTİBARI İLE

- SONUCA ...:
"GELİRSEM"
değil GELİNCE/GELEYİM/GEÇEYİM


- AŞKI/MI / BENİ SORAN ...:
YARIM BULUR
ve/||/<>/> YARIN BULUR ve/||/<>/> TAMAM OLUR

( Sen, bir tek gülerse/n tamam olur/um. )

- SORGULAMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GÖZLEMLEMEK

- SORGULAMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< KONUŞMAK

- SORMAYAN ile/değil/yerine/>< SORAN

( Yaşam boyu ahmak ve aptal. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Bir dakikalığına, "birkaç kişi nezdinde" "aptal." )
( Ovada şaşmış. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Dağları aşmış. )

- SORU ile/ve/değil HAKARET

- SORUN ile/ve/||/<>/> SORU-N

( Çözülmesi gereken. İLE/VE/||/<>/> Sorabilirsiniz. )

- SORUN" ile/değil/yerine/>< VERİ

- SORUNU:
GÖRMEMEK
ile/ve/||/<> ÇARPITMAK

- SOYLA ile/||/<> SÖYLE

( Manzum söz söylemek, hitap/hitabet etmek. İLE/||/<> Belirsiz söylemek. )

- SÖYLE ile/değil ŞÖYLE


- SÖYLEME ile ANLATMA

( ... İLE Düşüncenin/konunun/olgunun/durumun aktarımı/paylaşımı. )

- SÖYLEMEK ile/ve/<> KONUŞMAK

( Yılan imgesi. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Değnek imgesi. )
( dd İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> mdw )
( Sonuç [odaklılık]. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Süreç ve sonuç [birlikteliği ve bütünlüğü]. )
( "Kendini merkeze alma" ve ötekileri önemsizleştirmeye neden olur/olabilir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Ötekiyle birlikte kendini ve herkesin olası düşüncesini, durumunu/sürecini dikkate almayı gerektirir/sağlar. )

- SÖYLEMEK ile/ve ÖNERMEK

- SÖYLENCE ile SÖYLENTİ

- SÖYLENCE = ÜSTURE = MYTHE[İng., Fr.] = MYTHOS[Alm., Yun.] = MITO[İsp.]

- KONUYU/SÖYLENENİ/SÖYLEDİĞİNİZİ ...:
ANLAMAMAK/ANLAMIYORUM
ile/ve/değil/||/<>/> BEĞENMEMEK/BEĞENMİYORUM

- SÖYLENİLECEK SÖZÜ OLMAYANIN:
[ne yazık ki]
[ya] YÜKSEK SESİ
ve/ya da/||/<> "ÖFKESİ"

- SÖYLENİŞ VE YAZILIŞLARI AYNI, ANLAMLARI FARKLI SÖZCÜKLERİ(ADAŞ)(HOMONYME)

- SÖYLERKEN BUYRUK VERMEK ile/değil/yerine/>< SÖYLEMEK

- SÖYLEYİŞ/BİÇEM/ÜSLÛP:
YALIN/SADE
ile YÜKSEK ile KARIŞIK


- SÖYLEYİŞ/TELÂFFUZ ile/ve/<> İTİRAF

- SÖYLEYİŞ ile/ve/<> DEĞİNİ

- SÖYLEYİŞ ve VURGU YANLIŞLARI

- SÖYLEYİŞ ile/||/<> YANSIMA ile/||/<> ULAM ile/||/<> KAPLAM ile/||/<> GÖÇÜŞME ile/||/<> YALINLAŞTIRMA/SADELEŞTİRME/HAFİFLETME/TAHFİF ile/||/<> KATMERLENME/MUZÂAF ile/||/<> AKIŞMA ile/||/<> BENZEŞİM ile/||/<> ÖTÜMLÜ/TİTREŞİMLİ/SEDÂLI ile/||/<> ÖTÜMSÜZ/TİTREŞİMSİZ/SEDÂSIZ

( Sesleme edimi sırasında seslerle bürünsel öğeleri söyleme, gerçekleştirme biçimi. İLE/||/<> Dış gerçeklik düzleminde var olan ses ya da gürültüleri, işitimsel izlenimi yansıtacak biçimde aktaran, adlandırılan gerçeği ses öykünmesi yoluyla belirten dilsel öğe. İLE/||/<> Dilbilgisel ya da anlamsal sınıflandırma birimi. Çeşitli ortak dilbilgisel ve anlamsal ölçütlere göre dil öğelerinin yerleştirildiği ya da oluşturduğu sınıf. İLE/||/<> Bir kavramın kapsamına giren, o kavramın tanımladığı öğelerin tümü. İLE/||/<> Bir sözcük içinde birbirini izleyen iki ses biriminin yer değiştirmesi. İLE/||/<> Kolaylık sağlama amacıyla sözcükten bazı yazaçların düşürülmesi. İLE/||/<> Bir sözcükte ortadaki yazaç ile son yazacın aynı yazaçla tekrarlanması. İLE/||/<> Kulağa hoş gelen seslerin birbirini izlemesi. İLE/||/<> Bir sesin söz zincirinde kendisinden önce ya da sonra gelen bir başka sesle birlikte bulunmasından doğan ve birinden öbürüne özellik aktanmı yoluyla gerçekleşen değişim. İLE/||/<> Ses tellerinin titreşimiyle nitelenen sesler için kullanılır. İLE/||/<> Ses telleri titreşmeden oluşan sesler için kullanılır (p, ç, q, k). )

- SÖYLÜYOR ile/ve/değil BİLDİRİYOR

- SOYTARI ile/ve/||/<> DELİ

( [Gerçeği ...]
Görür. İLE/VE/||/<> Dile getirir. )

- SOYUT ile/değil YÜZEYSEL

- SOYUTLAMA (YETENEĞİ/YETKİNLİĞİ/GÜCÜ) ile/ve/||/<> BENZETME/MECAZ (YETENEĞİ/YETKİNLİĞİ/GÜCÜ)

- SOYUTLAMA ile/ve BÜTÜNLÜKLÜ SOYUTLAMA

- SOYUTLAMA ile OLASI SONSAL SOYUTLAMA


- SOYUTLANMA ve/<> GÜZELLİK

- SÖZ:
"AĞDALI"
ile/ve/değil/||/<>/< ABARTILI ile/ve/değil/||/<>/< AYRINTILI

- SÖZ (ALMAK/VERMEK) ile/değil/yerine OLUR/ONAY (ALMAK/VERMEK)

- SÖZ:
DİLLERDE
ile/ve/||/<> GÖNÜLLERDE

( Destan olur. İLE/VE/||/<> Şiir olur. )

- SÖZ DİNLEMEK ile/ve/<> DİKKATE ALMAK

( Söylenilen ya da yapılması istenilen/beklenilen şeyin size [o an için] uymaması, o sözü/düşünceyi ya da durumu dikkate almamanızı gerektirmez. Gençlik/cehâlet düşünce ve tavırları olarak tepki gösterme eğiliminde olabilirsiniz fakat durum, söylenilen söze uyum gösterip göstermemekten çok [kulakardı etmek yerine] yeterince dikkate alıyor olmayı gerektirir.
"Sırtına bir şey al/giy!" sözüne, hiç düşünmeden/değerlendirmeden, hızlıca "bana bir şey olmaz!", "gerek yok!", "sen yaşlı olduğun için söylüyorsun/önemsiyorsun" biçiminde yanıt vermek yerine yeteri kadar dikkate almakta yarar vardır. )

- SÖZ DİNLEMEK ile SÖZ DİNLEMEK

( "Yapma ve yap" denileni yerine getirmek, uygulamak. İLE Konuşulanları dinlemek/dinlemeye çalışmak, konuşulanlara dikkatini yöneltmek/kulak kabartmak. )

- Söz dinleyerek KONUŞ!!!

- SÖZ DİZİLİMİ DEĞİŞTİRGENİ ile ...

-

- SÖZ:
KABUL GÖRMEK İÇİN
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DOĞRULUĞUNDAN DOLAYI


- SÖZ KESEN/HOŞAF[Fars.] ile KİFÂYE/KOMPOSTO

( Kurudan yapılır. İLE Tazeden yapılır. )
( Sıvı yoğundur. İLE Ürün yoğundur. )
( Yemek sırasında/yanında içilir. İLE Yemek sonrasında içilir/yenir. )
( Şekerli de şekersiz de olabilir. İLE Şekerlidir. )

- SÖZ KESMEK ile SÖZÜ KESMEK

- Söz KONUŞ!!!

- SÖZ KONUSU ile/ve/değil/||/<>/< OLASILIK

- SÖZ/LÂFIZ:
İLZAMÎ
ile/ve/||/<> İLTİZAMÎ

( EMİR | DÂVÂ | TALEP | HÜKÜM | VASİYET

ile/ve/||/

BORCU İKRAR[İKRÂR-I Bİ'D-DEYN]/SUÇU İKRÂR[Vİ'T-TÖHMET] | ŞAHADET | GAİP HAKKINDAKİ KEFÂLET | ŞARTA MUKÂRİN TAAHHÜTLER )

- SÖZ/ÖNERİ/ÖĞÜT DİKKATE ALMAK, ZİHNİNDE BULUNDURMAK

- SÖZ:
ÖRTÜK
ile KİNÂYE

- SÖZ [PAYLAŞILAMIYOR/PAYLAŞILMIYOR]

- SÖZ [PAYLAŞILAMIYOR/PAYLAŞILMIYOR]

-


- Söz sahibi olmak için DİNLE!!!

- SÖZ SÖYLEMEK ile/ve/||/<> ANLAMAK

( İrfan ister. İLE/VE/||/<> İnsan/kişi ister. )

- SÖZ SÖYLEMENİN KURALLARINDA:
ÖNÜNÜ ARDINI GÖZETMEK[Ar.]
ve/||/<> SÖYLEMEDEN ÖNCE TEKRAR TEKRAR DÜŞÜNMEK[Ar.] ve/||/<> ON KERE DÜŞÜNÜP BİRİNİ SÖYLEMEK[Ar.] ve/||/<> "HER AĞZIMIZA GELENİ" SÖYLEMEMEK[Ar.]

( Önün ardın gözet fikr-i dakîk et onda bir söyle
Öğütme ağzına her ne gelirse âsiyâb-âsâ

Osman Nevres[ö. 1762] )
( )

- Söz söyleyebilmek için SUS!!!

- Söz vererek KONUŞ!!!

- SÖZ VERMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GÜVEN VERMEK

( Güven veriyorsan, ayrıca söz vermen gerekmez. )

- SÖZ ile/ve/<> ÇÖZÜM

- SÖZ ile/ve/<>/> DOLAYLAMA

( ... İLE/VE/<>/> Süslü, sanatlı yazınsal söz. ["Türkiye'nin kalbi Ankara", "Büyük Kurtarıcı, ATATÜRK" vb.] )

- SÖZ ile/ve/değil/yerine EKSİNTİSİZ/FİRESİZ SÖZ

- SÖZ ile/ve EMİR


- SÖZ ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< EYLEM ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< NİYET

- SÖZ ile/ve/<> GARANTİ

( Neye söz verdiysen oradan hesaba çekilirsin. )
( VAAD ile TAAHHÜD/T )
( VAİT: Söz verme. Belirli bir şeyi yapmayı taahhüt. )
( TAAHHÜD[< AHD]: Bir işin yapılması üzerine resmi olarak sözleşme. )

- SÖZ ile KITIR[argo]

( ... İLE Uydurma, yalan söz. )

- SÖZ ile/ve/< LAKONİK[Fr. < Yun.]

( ... İLE/VE/< Kısa ve özlü söz, vecize. )
( Sözün tamamı, ahmağa söylenilir. )

- SÖZ ile/ve/= NEFES

- SÖZ = PHRASE[İng.] = EXPRESSION[Fr.] = ÄUßERUNG[Alm.] = ESPRESSIONE[İt.] = EXPRESIÓN[İsp.]

- SÖZ ile/ve SEHL-İ MÜMTENÎ

( ... İLE/VE Kolay ve sade göründüğü halde söylenilmesi kolay olmayan söz. )

- SÖZ ile TERÂNE[Fars.]

( ... İLE Çok yinelendiğinden usanç verici bir durum alan söz. | Ezgi, nağme, makam. | Dört dizeden oluşan ve birinci, ikinci ve dördüncü dizeleri birbiriyle uyaklı olan şiir, dörtlük. )

- SÖZ ve/||/<>/>/< ÜMİT

( Sözün eşiği, ümidin eşiğidir. Bir yerde, söylenilecek söz var ise orada, ümit var demektir.
Sözümüz, ümidimizdir... )

- SÖZ ile/ve/<> YAZI

( Etkileme sanatı. İLE/VE Varolma sanatı. )
( Söz ile ses hem delâlet eden hem edilen. İLE/VE Sadece delâlet/işaret eden. )
( DİLEKÇE/ARÎZA[Ar.]: Küçükten büyüğe yazılan yazı. )
( GRAFOLOJİ: El yazısını inceleyen bilim dalı. )
( Söz, uçar; yazı, kalır! [Lat. Verbevolent, scriptamanent.] )

- SÖZ ile/ve/<> YEMİN

( Doğru söz yeminden ileri! )
( HULF[Ar.]: Verdiği sözü tutmama, üzerinde durmama. | [mantıkta/matematikte] Saçmaya indirgeme. )

- SÖZ ile YISA[İt.]

( Birçok kişinin yaptığı işlerde gayret vermek için söylenen söz. )

- SÖZCÜĞÜN:
"AĞIRLIĞI"
ile/ve/||/<> "BEDELİ"

- SÖZCÜĞÜN:
GENİŞLİĞİ
ile/ve/||/<>/> DERİNLİĞİ ile/ve/||/<>/> AĞIRLIĞI/YÜKSEKLİĞİ

- SÖZCÜĞÜN HİZMET ETMESİ/EDEMEMESİ ile/ve/||/<>/> SÖZCÜĞÜN "İSTİHDAMI"

- SÖZCÜĞÜN:
KÖKENİ(ETİMOLOJİSİ)
ile/ve/<> GEÇMİŞİ

- SÖZCÜĞÜN:
"NEREDEN GELDİĞİ"
ile/ve/değil/||/<>/< NEREYE DAYANDIĞI

- SÖZCÜĞÜN:
USSAL ANLAMI
ile DUYGUSAL ANLAMI

- SÖZCÜK AİLESİ ile ...

- SÖZCÜK:
"DAR AĞACI"
değil DAĞARCIĞI


- SÖZ(CÜK):
GERÇEK
ile/ve/||/<>/> DEĞİŞMECE/MECAZ[Ar.] ile/ve/||/<>/>
DOKUNDURMA/KİNÂYE
ile/ve/||/<>/> AÇIK/SARİH

( Çıkarımsal. İLE/VE/||/<>/> Hayal/Muhayyile. İLE/VE/||/<>/> Sezgi/Hads. İLE/VE/||/<>/> Apaçık. )
( Soğan. İLE/VE/||/<>/> Sarımsak. İLE/VE/||/<>/> Koku. İLE/VE/||/<>/> Yaygın koku. )
( )
( Söz(cük)leri/ni değiştir... Dünya/n değişsin...
)
( )

- SÖZCÜK PEŞİNDE KOŞMAK değil/yerine ANLAM PEŞİNDE KOŞMAK

- SÖZCÜK SEÇİMİ ANLAMDAN SÖZCÜĞE GİTMEK[SÖZCÜKTEN ANLAMA değil!]

- SÖZCÜK SINIFI ile SÖZCÜKBİÇİM ile SÖZCÜKSEL KOŞULLANMA ile SÖZDİZİM ile SÖZDİZİMSEL ÖLÇÜT

- SÖZCÜK TÜRETMEK ile/ve/değil/yerine KAVRAM/SÖZCÜK OLUŞTURMAK

- SÖZCÜK VURGUSU ile/ve/||/<> TÜMCE VURGUSU

- SÖZCÜK ile/ve AÇKI/ANAHTAR

- SÖZCÜK ile/ve ANAHTAR

- SÖZCÜK ve SPERM(ATA)

- SÖZCÜK ile/ve TERİM

( VERBUM ile/ve ... )

- SÖZCÜK/KAVRAM ile " " İÇİNDE SÖZCÜK/KAVRAM

( ... ile SÖZÜMONA/GÜYA/ONA GÖRE )

- Sözcükler yetmediği için SUS!!!

- SÖZCÜKLER ile TÜMCE İÇİNDE KULLANILIŞLARI/ANLAMLARI

( Sözün tamamı, anlamayana söylenilir. )

- SÖZCÜKLERDE...

- SÖZCÜKLERDE/TERİMLERDE:
KAYNAK
ve/||/<>/> OLUŞ ve/||/<>/> SINIRLAMA ve/||/<>/> YAYILMA ve/||/<>/> YERLEŞME

- SÖZCÜKLERDEN, ANLAMA ULAŞMAK/"GİTMEK" ile/ve/<>/yerine/değil ANLAMDAN, SÖZCÜĞE ULAŞMAK

( Sözlerin ötesine geçmeye çalışın. )
( Sözler, gerçekleri yaratmaz; onlar ya tarif ya tahrif eder. )
( Sözün tamamı, anlamayana söylenilir. )
( Try to go beyond the words.
Words do not create facts; they either describe them or distort. )

- Sözcüklere sığmadığı için SUS!!!

- SÖZCÜKLERİN ANLAMLARINI

- Sözcüklerin değerini anımsayarak KONUŞ!!!

- SÖZCÜKLERİN ETKİSİ ve/||/<> KİŞİLERİN ETKİSİ


- Sözcüklerin kökenini öğren/bil de KONUŞ!!!

- SÖZCÜKLERİN:
KULLANIM BİLGİSİ
ile/ve/değil/||/<> KULLANIM ÖZENİ

- SÖZ(CÜK)LERİ/Nİ ve/||/<> TUTUMU/NU DEĞİŞTİR...
DÜNYA/N DEĞİŞSİN!

- SÖZCÜKTEN, ANLAMA GİTMEK ile/yerine/değil ANLAMDAN, SÖZCÜĞE GİTMEK

( Sözlerin ötesine geçmeye çalışın. )

- SÖZCÜKTEN ANLAMA GİTMEK değil/>< ANLAMDAN SÖZCÜĞE GİTMEK

( Yanlışı. >< Doğrusu. )

- Sözden anla ve SUS!!!

- SÖZDEN ANLA(MA)MAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SÖZÜ ANLA(MA)MAK

( Ne yazık ki bazı "zihinler"/"kişiler", sözü anla(ma)sa da sözden anlamaz.[Anlayana kadar zaman tanımak, beklemek gerekir.] )

- SÖZDEN ÖNCEKİ 3 EŞİK:
İYİLİK
ve/||/<> İNCELİK ve/||/<> GEREKLİLİK

- SÖZE DÖKMEK" ile/ve "DİLE GETİRMEK"

- SÖZE:
KULAK VERMEK
ile/ve/> EN İYİLERİNE UYMAK


- SÖZE TÂBİ OLMAK ile/ve/<> TEDAVİYE TÂBİ OLMAK

- SÖZE UYUMAK değil/yerine SÖZE UYMAK

- SÖZEL KOD ile/ve DEĞİŞTİRİM KODU

( Bayrak ya da davul, ıslık dilleri gibi. )

- Sözel KONUŞ!!!

- SÖZ/EYLEM ile/ve/<> DOĞRU YER

( Meyvesiz sözler söyleyip, söylediklerini yaşamında uygulamayan kişi, güzel ve renkli görünen fakat kokusu olmayan bir çiçeğe benzer. )

- SÖZ/EYLEM ile/ve/<> DOĞRU ZAMAN

- SÖZ/KELÂM ile/ve/değil EŞİK

- SÖZ/KONUŞMA:
"UZAMASIN!"
yerine/değil NE KADAR GEREKİYORSA O KADAR KONUŞMAK

- AŞILA(N)MA/MAYALA(N)MA:
SÖZLE
ile/ve/değil/|| SES İLE

- SÖZ/LE ile/ve/değil/yerine HAL İLE


- SÖZLEM/KELÂM:
SESTE ATEŞ
ile/ve/||/<> ATEŞTE SES

- SÖZLER(EKÂVÎL)

- SÖZLERİNİ DUYURMAK İÇİN:
KİŞİLERİ TUTMAK
değil/yerine ÇENEYİ TUTMAK

- SÖZLEŞME/BAĞIT ile/ve/değil ANTLAŞMA

- SÖZLÜ İLETİŞİM/BİLDİRİŞİM ile/ve SÖZSÜZ İLETİŞİM/BİLDİRİŞİM

( Doğal | Aklî | Uzlaşımsal İLE/VE Doğal | Aklî | Uzlaşımsal )
( Ah/oh gibi seslerle. | Görülmediği halde duyulan sözlerden durumun ne olduğunu çıkarsayarak. | Dil/konuşma/sözcükler ile. İLE/VE
Yüzün kızarması/saraarması gibi durumlardan yansıyarak. | Dumanın göründüğü yerde ateşin varolabileceğini düşünerek. | Trafik işaretleri gibi ortak kullanımda olan üzerinde uzlaşılmış işaretlerle. )
( Sözün tamamı, anlamayana söylenilir. )

- Sözlü KONUŞ!!!

- SÖZLÜ KÜLTÜR(/GELENEK) ile/ve/<> YAZILI KÜLTÜR(/GELENEK)

( Göçerlerin. İLE/VE/<> Yerleşiklerin. )
( [daha çok] Doğu'da. İLE/VE/<> Batı'da. )

- SÖZ/LÜ ile NİŞAN/LI

( YAVUKLU: Sözlü, nişanlı. | Sevgili. )
( NAMZET[Fars.]: Aday. | Sözlü, yavuklu. )

- SÖZLÜ ile SÖZEL

- SÖZLÜK:
ANLAM'DA
ile/ve FELSEFE'DE


- SÖZLÜK ÇALIŞMALI/OKUMALI!

- SÖZLÜK ÇALIŞMASI/OKUMASI:
HERKESİN HARCI
ile/ve/değil/||/<>/< HERKESİN İHTİYACI

- SÖZLÜK ve YASA KULLANIMI/OKUMA GEREĞİ:
[hem] BİLMEDİĞİMİZ KAVRAMLAR/TERİMLER/YASALAR SÖZCÜKLER İÇİN
ile/ve/değil/hem de/||/<>/>/<
(")BİLDİĞİMİZ(") SÖZCÜKLER/KAVRAMLAR/TERİMLER/YASALAR İÇİN

- SÖZLÜK ile/ve/yerine/<> ANSİKLOPEDİK SÖZLÜK

( İlk sözlük yazarı... Halil b. Ahmed [ö. 786]
)

- SÖZLÜK ile/ve BEYDER

( ... İLE/VE Doğru sözlük. )

- SÖZLÜK ile/ve KİTAP

( Kapağı hiçbir zaman kapatılmaz/kapatılmamalı, kapalı tutulmamalı! İLE/VE ... )

- SÖZLÜK = LÛGAT/KAMUS = DICTIONARY[İng.] = DICTIONNAIRE[Fr.] = WÖRTERBUCH[Alm.] = DIZIONARIO[İt.] = DICCIONARIO[İsp.]

- SÖZLÜK ile SÖZLÜK KÜTÜĞÜ ile SÖZLÜKBİRİM ile SÖZLÜKÇE ile SÖZLÜKSEL ile SÖZLÜKSEL BİÇİMBİLİM ile SÖZLÜKSEL KÜTÜK ile SÖZLÜKSEL BİÇİMBİRİM

- SÖZLÜK ile/ve/||/<> TÜRK YAZINI BAĞLAMLI DİZİN VE İŞLEVSEL SÖZLÜK(TEBDİZ)

- Sözlükle KONUŞ!!!


- Sözlüklü KONUŞ!!!

- Sözlükten KONUŞ!!!

- SÖZ/SAB ile/ve TATLI SÖZ

( Güftâr. İLE/VE Güftâr-ı şirin. )
( "Bir sözü(sırrı) söylediğimde o bana malik olur, ben ona malik olamam". )
( "Sözünde doğru, işinde dakik olmalısın. Sözünde doğru olan kimsenin değeri artar, işinde dakik olan kimsenin de işi neticeye bağlanır". )
( Söz taşıyanların(su'ât) getirdiklerini kabul etmek büyük bir zulümdür. )
( Sözlerin öfkesini gözleyin, ağızdan çıkan sözleri kulaklarınız duysun. Sözlerle hiç kimseye zarar vermeyin. )
( En kolay olmayan şey: Söz Söylemek ve Söz Anlamak. )
( Balcının var bal tası, oduncunun var baltası. )
( Tatlı dil, yılanı bile deliğinden çıkarır. )
( Taşa geçer, kendime geçmez sözüm. )
( Huzur veren tek bir söz, yararı olmayan binlerce sözden daha yeğdir. )
( Bu sözler/şiirler, "Onlar benim!" diyenindir. )
( Sözden suret doğup ölür, dalga kendini tekrar denize götürür. )
( DEKLAMASYON: Sözü güzel söyleme, süslü sözlerle söyleme. )
( Âb-ı Hayat, kulakla içilir. )
( Âb-ı Hayat, su değil Kâmil'in sözleridir. )

- SÖZ/SAV:
BOŞ
ve/||/<> BELEŞ

- Söz/sözcük ağzından çıkana kadar kölendir.

- Sözsüz KONUŞ!!!

- SÖZÜ/KONUYU/KONUŞMAYI:
DAĞITMAK"
ile/ve/değil/||/<> UZATMAK

- Söz/ü DİNLE!!!

- SÖZ(Ü) DİNLEMEK ile/ve/değil/yerine SÖYLENİLENİ/İSTENİLENİ YAPMAK/YAPABİLMEK

- Sözü dinleyerek KONUŞ!!!


- (SÖZÜ, İŞİ) YERİNE GETİRMELİ!

- SÖZÜ KABUL ETMEK ile/ve/değil SÖZÜ TASDİK ETMEK

- SÖZÜ/DÜŞÜNCEYİ/NESNEYİ:
"KALDIRMAK/KALDIR(A)MAMAK"
ile/ve "TAŞIMAK/TAŞI(YA)MAMAK"

- Sözü KONUŞ!!!