OSMANLI TÜRKÇE'Sİ (OTTOMAN TURKISH DICTIONARY)
- ABÂ[Ar.] ile ÂBÂ[Ar.] ile A'BÂ[Ar.]
Babalar. | Gök küreleri, gezegenler, seyyâreler. [ÂBÂ-İ KENÎSÂİYYE: Kilise ileri gelenleri.] İLE
Yükler, ağırlıklar. | Sorumluluklar, mes'ûliyetler. | Çift denk ya da sandık. )
- ÂBÂD[Ar. < EBED] ile ÂBÂD[Fars.] ile Â'BÂD[Ar. < ABD] ile ÂBÂT[Ar. < İBT, IBIT]
Mâmur, bayındır. | Şen, rahat. | Çokluk bildirir. [ŞEMS-ÂBÂD: Güneşi bol olan yer.] İLE Köleler. İLE Koltuk altları. )
- ÂBÂR[Ar. < Bİ'R] ile ÂBÂR[Fars.]
- ABD[Ar.] ile MEMLÛK[Ar.]
- ÂBEHU[Ar.] ile LEMEZEHU[Ar.]
- ABES[Ar.] ile el-LA'İB[Ar.] ile LEHV[Ar.]
- ÂB-GÂH[Fars.] ile ÂB-GÎR[Fars.]
Su biriken yer, havuz. | Dokumacı fırçası. )
- ÂBÎ[Ar. < İBÂ] ile ÂBÎ[Fars.]
Ayva. | Suda yaşayan ve suda oluşan. | Açık mavi. )
- ÂBİD[çoğ. EVÂBİD] ile ÂBÎD[Fars.] ile ABÎD[Ar. < ABD] ile ÂBİD[Ar. < İBÂDET]
- ABÎD[Ar.] ile HAVEL[Ar.]
- ÂBÎDÂT[yanlış olarak ÂBİDE'nin çoğulu] ile ÂBÎDÂT[Ar.]
- ÂBİDE[Ar. çoğ. EVÂBİD (ÂBİDÂT yanlıştır!)] ile ÂBİDE[Ar. < ABD]
- ÂBİR[Ar. < UBÛR, çoğ. ÂBİRÛN, ÂBİRÎN] ile ABÎR[Ar.]
- ÂBİST/E[Fars.] ile ÂYİŞNE, ÂYİŞTE/NE[Fars.]
- ACAYİB-ÜL MAHLÛKAT ile/ve/||/<> GARAİB-ÜL MEVCÛDAT
- ACEB[Ar.] ile A'CEB[Ar.]
- ACEM[Ar.] ile Acem[Ar.] ile A'CEM[Ar.]
(1996'dan beri)