Kimya'daki FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 10.887 başlık/FaRk ile birlikte,
10.887 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(9/45)
- COULOMB ile/||/<> GAUSS ile/||/<> AMPERE ile/||/<> FARADAY ile/||/<> MAXWELL ile/||/<> EM TEMEL YASALARI
( Elektromanyetizmanın temel yasalarını bulan bilim insanları ve katkıları. )
( Formül: ∇×E = -∂B/∂t )
( Michael Faraday tarafından 1831 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1791-1867) (Ülke: İngiltere) (Alan: Fizik, Kimya) (Önemli katkıları: Elektromanyetik indüksiyon, elektroliz) )
- COUNTABLE İLE UNCOUNTABLE İLE CARDİNAL İLE ORDİNAL ile/||/<> SONSUZLUK TÜRLERİ
( Farklı sonsuz büyüklükler. )
( Formül: ℵ₀ < 2^ℵ₀ = ℵ₁? )
- COVALENT ORGANİC FRAMEWORK ile/||/<> METAL ORGANİC FRAMEWORK
( COF sadece kovalent bağlarla oluşurken, MOF metal merkezli koordinasyon içerir )
( Formül: C-C bağları )
- COVERİNG SPACE ile/||/<> FİBER BUNDLE
( Covering yerel homeomorfizm, fiber bundle daha genel. )
( Formül: Local homeomorphism İLE general bundle )
- SOLUTION PART[İng.] ile/değil/yerine/= ÇÖZELTİ KISMI
- ÇÖZELTİ ile ÇÖZÜNEN
( Çözünme işlemi sonucu oluşan, homojen karışım. İLE Çözücü içinde, bileşimi bozulmadan, dağılmış ve genellikle çözeltide, miktarca az olan madde. Katı-sıvı homojen karışımlarında, katı, sürekli olarak çözünendir. [%80'lik şeker çözeltisinde; çözünen, şeker; çözücü, sudur.] )
( SOLUTION vs. SOLUTE )
( LÖSUNG mit GELÖSTE )
- ÇÖZELTİ ile ERİYİK
- ÇÖZELTİ ile/>< SÜSPANSİYON
( Homojen karışımlar. İLE/>< Heterojen karışımlar. )
- STANDARDIZATION OF A SOLUTION[İng.] ile/değil/yerine/= ÇÖZELTİNİN AYARLANMASI
- ÇÖZELTİNİN DERİŞİMİ ile/>< ÇÖZELTİNİN SEYRELTİMİ
( Yüksek nesne oranı içerir. İLE~>< Düşük nesne oranı içerir. )
- ÇÖZME ile/||/<> ÇÖZÜNME ile/||/<> ÇÖZÜLME
- ÇÖZME ile ÇÖZÜNME ile ÇÖZÜNÜRLÜK ile ÇÖZÜNME ENTALPİSİ ile ÇÖZÜNMEYEN NESNE
( Bir katının, çözeltiye geçirilmesi. İLE Katı, sıvı ya da gaz durumundaki maddelerin, molekül ya da atomlarını birarada tutan güçleri yenerek bir başka madde içinde tek faz oluşturacak biçimde dağılmaları olayı. İLE Bir maddenin çözünmesine eşlik eden entalpi değişimi. İLE Bir maddenin, belirli bir sıcaklıktaki doygun çözeltisindeki derişimi. İLE Belirli bir çözücüde çözünmeyen madde. [Aksi belirtilmemişse çözücünün su olduğu anlaşılır.] )
- DISSOLVE[İng.] / LÖSEN:[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZME
- HALLETMEK[Osm.] / TO DISSOLVE[İng.] / LÖSEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZMEK
- MUHALLİL[Osm.] / SOLVENT[İng.] / SOLVANT, DISSOLVANT[Fr.] / LÖSUNGSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜCÜ, ÇÖZEN, ÇÖZGEN
- EXTRACTION PAR SOLVANT[Fr.] / LÖSUNGSMITTEL EXTRAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜCÜ EKSTRAKSİYONU
- SOLVENT EXTRACTION[İng.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜCÜ ÖZÜTLEMESİ
- ÇÖZÜCÜ ile ÇÖZÜNEN
( Çözeltiyi oluşturan nesne. İLE Çözelti içinde çözülen nesne. )
- ÇÖZÜCÜ ile/||/<> ÇÖZÜNEN
( Çözücü fazla olan, çözünen az olan )
( Formül: Çözelti = Çözücü + Çözünen )
- ÇÖZÜLME ile/ve/||/<> DAĞILMA/DAĞILIM ile/ve/||/<> ERİME
( İki ya da daha fazla nesnenin bağdaşık moleküler karışımı. İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> Bir gaz, sıvı ya da katının, başka bir gaz, sıvı ya da katı içinde kimyasal bir değişikliğe uğramadan bağdaşık olarak dağılması. | İki ya da daha fazla nesnenin bağdaşık moleküler karışımı. )
( ... vs. DISTRIBUTION, DISPERSION, DISSIPATION vs. SOLUTION )
( ... vs. İNTİŞAR vs. İNHİLÂL )
- ÇÖZ(ÜL)ME/Sİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÇÖZÜM/LE(N)ME/Sİ
( Tüm durum, sorun, koşul ve ayrıntıları, çözemeyebiliriz fakat çözebiliriz. )
- HALLEDİLMEK[Osm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜLMEK
- METHOD OF ANALYSIS[İng.] / ANALYSEN METHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜMLEME/ANALİZ YÖNTEMİ
- MÉTHODE DE ANALYSE, MODE DE ANALYSE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜMLEME YÖNTEMİ
- TAHLİL ETMEK[Osm.] / TO ANALYSE[İng.] / ANALYSE[Fr.] / ANALYSE, ANALYSIEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜMLEMEK, ANALİZ ETMEK
- KABİLİ İNHİLAL[Osm.] / LÖSLICH[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜNEBİLİR
- GAYRİ KABİLİ İNHİLAL[Osm.] / ÇÖZÜNEMEZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜNEMEZ
- ÇÖZÜNEN ile/||/<> ÇÖZÜCÜ
( Çözünen dağılan madde, çözücü dağıtan ortamdır )
( Formül: Tuz (çözünen) İLE su (çözücü) )
- DISSOLUTION ENTHALPY[İng.] / AUFLÖSUNG ENTHALPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜNME ENTALPİSİ, DHC
- ÇÖZÜNME ile/>< ÇÖKELME
( Bir nesnenin başka bir nesne [çözelti] içinde çözünmesi. İLE/>< Bir nesnenin çözelti içinde katı duruma geçmesi. Çözeltiden katı nesne oluşumu. )
- DISSOLUTION[İng.] / DISSOLUTION[Fr.] / AUFLÖSEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜNME
- İNHİLAL ETMEK[Osm.] / TO BE DISSOLVED[İng.] / SICH LÖSEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜNMEK
- INSOLUBLE SUBSTANCE[İng.] / ÇÖZÜNMEYEN NESNE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜNMEYEN NESNE
- INSOLUBLE[İng.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜNMEZ, ÇÖZÜNMEYEN
- MÜNHAL[Osm.] / DISSOLVED[İng.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜNMÜŞ
- SOLUBLE STARCH[İng.] / LÖSLICHE STÄRKE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜNÜR NİŞASTA
- SOLUBLE[İng.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜNÜR
- SOLUBILITY PRODUCT CONSTANT[İng.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜNÜRLÜK ÇARPIMI SABİTİ
- ÇÖZÜNÜRLÜK ÇARPIMI ile/<> ÇÖZÜNÜRLÜK ÇARPIMI SABİTİ[Kçç] ile/<> ÇÖZÜNÜRLÜK EĞRİSİ
( 25 °C'ta suda az çözünen tuzların, doygun çözeltilerindeki denge sabiti.[CaF2]<>Ca²+(aq) + 2F(aq) dengesinde, çözünürlük çarpımı sabiti Kçç = [Ca²+][F¯]²'dir.] İLE Çok az çözünen bir tuzun, doygun bir çözeltisinde, denge durumunu tanımlayan, sayısal bir sabit. İLE Doymuş çözeltide, çözünmüş madde miktarının, sıcaklığa karşı çizilen grafiği. )
- İNHİLALİ KABİLİYETİ[Osm.] / SOLUBILITY PRODUCT[İng.] / PRODUIT DE SOLUBILITÉ[Fr.] / LÖSLICHKEITPRODUKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜNÜRLÜK ÇARPIMI
- İNHİLALİYET MÜNHANİSİ[Osm.] / SOLUBILITY CURVE[İng.] / COURBE DE SOLUBILITÉ[Fr.] / LÖSLICHKEITSKURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜNÜRLÜK EĞRİSİ
- ÇÖZÜNÜRLÜK ile ÇÖZÜNME HIZI
( Bir nesnenin belirli bir çözücüde çözünme miktarı. İLE Bir nesnenin belirli bir çözücüde çözünme hızı. )
- İNHİLALİYET[Osm.] / SOLUBILITY[İng.] / SOLUBILITÉ[Fr.] / LÖSBARKEIT, LÖSLICHKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜNÜRLÜK
- CP İHLALİ İLE T İHLALİ İLE CPT ile/||/<> SİMETRİ İHLALLERİ
( Temel simetriler ve kırılmaları. )
( Formül: K⁰ → π⁺π⁻ (CP ihlali) )
- CP İHLALİ ile/||/<> CPT SİMETRİSİ
( CP kırılmış K/B mezonlar, CPT korunmuş temel. )
( Formül: Matter-antimatter İLE teorem )
- CPG ADASI ile/||/<> TATA KUTUSU
( CpG metilasyon hedefi, TATA polimeraz bağlanma. )
( Formül: Methylation target İLE polymerase binding )
- CRACKING ile/||/<> REFORMING ile/||/<> ALKYLATION ile/||/<> RAFİNERİ SÜREÇLERİ
( Petrol işleme teknolojileri. )
( Formül: C₁₆ → C₈ + C₈ )
- CRAZİNG ile/||/<> SHEAR YİELDİNG
( Crazing çatlak öncesi mikro void, shear plastik akma. )
( Formül: Gevrek İLE sünek )
- CREPUSCULAR ANIMAL[İng.] değil/yerine/= KREPÜSKÜLER HAYVAN
( Krepüsküler hayvanlar, alacakaranlıkta (şafak ve alacakaranlık dönemlerinde) aktif olan hayvanlardır. Bununla birlikte, terim kesin değildir, çünkü bazı krepüsküler hayvanlar ay ışığı olan bir gecede ya da bulutlu bir gün boyunca aktif olabilirler. Matutinal terimi, sadece gün doğmadan önce aktif olan hayvanlar için kullanılırken, vespertin terimi sadece gün batımından sonra aktif olanlar için kullanılır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- CRISPR İLE TALEN İLE ZİNC FİNGER ile/||/<> GEN DÜZENLEME ARAÇLARI
( Modern gen düzenleme teknolojileri. )
( Formül: PAM: NGG motifi )
- CRISPR İLE TALENS İLE ZİNC FİNGER İLE BASE EDİTOR ile/||/<> GENOM DÜZENLEME
( Gen mühendisliği araçları. )
( Formül: PAM: NGG (SpCas9) )
- CRISPR-CAS9 ile/||/<> ZFN NÜKLEAZLARI
( CRISPR-Cas9 RNA kılavuzuyla hedefleme yaparken, ZFN protein-DNA etkileşimi kullanır )
( Formül: gRNA + Cas9 )
- CRISPR-CAS9 ile/||/<> ZİNC FİNGER NÜKLEAZ
( CRISPR RNA kılavuzlu, ZFN protein-DNA tanıma )
( Formül: PAM dizisi (NGG) İLE FokI nükleaz domeni )
( Jennifer Doudna ve Emmanuelle Charpentier tarafından 2012 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1964-) (Ülke: ABD) (Alan: Biyokimya) (Önemli katkıları: CRISPR-Cas9 gen düzenleme) (Nobel: 2020) )
- CRİSPR ile/||/<> CAS9
( CRISPR-Cas9 gen düzenleme teknolojisi )
( Emmanuelle Charpentier tarafından 2012 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1968-) (Ülke: Fransa) (Alan: Mikrobiyoloji) (Önemli katkıları: CRISPR-Cas9 gen düzenleme) (Nobel: 2020) )
- CRISPR ile/||/<> TALENS
( CRISPR RNA kılavuz, TALEN protein kılavuz. )
( Formül: RNA İLE protein-guided editing )
- CRİTİCAL POİNT ile/||/<> INFLECTİON POİNT
( Critical f'(x)=0, inflection f''(x)=0 eğrilik değişim. )
( Formül: Slope zero İLE curvature change )
- CROHN HASTALIĞI ile/||/<> ÜLSERATİF KOLİT
( Crohn hastalığı tüm sindirim sistemini etkileyebilir İLE ülseratif kolit sadece kolonu etkiler. Crohn transmural inflamasyon İLE ülseratif kolit mukozal inflamasyondur. İkisinde de mikrobiyota disbiyozu rol oynar. )
- CROSS-COUPLING ile/||/<> TRADITIONAL COUPLING
( Cross-coupling metal katalizörlü C-C bağ oluşumuyken İLE traditional coupling stoichiometric reaktif gerektirir )
( Formül: Pd-catalyzed )
- CROSS-VALİDATION ile/||/<> HOLDOUT
( Cross-validation k-fold İLE holdout tek bölme. )
( Formül: k-fold İLE single split )
- CROWN ETHER İLE CRYPTAND İLE CALİXARENE ile/||/<> MAKROSİKLİK KONAKLAR
( İyon ve molekül tanıma yapıları. )
( Formül: 18-crown-6 + K⁺ )
- CRYOBİOLOGY ile/||/<> ROOM TEMPERATURE BİOLOGY
( Cryobiology düşük sıcaklık koşullarında biyolojik sistem davranışını incelerken İLE room temperature biology standart sıcaklık koşullarında çalışır )
( Formül: Cryoprotectant )
- CRYPTOGRAPHİC THEORY ile/||/<> NUMBER THEORY
( Cryptographic theory güvenli iletişim matematik temelleri sağlarken İLE number theory sayıların soyut özelliklerini inceler )
( Formül: One-way function )
- CRYSTAL BASE ile/||/<> CANONİCAL BASE
( Crystal base kombinatorial quantum grup temsiliyken İLE canonical base geometrik inşa edilen bazdır )
( Formül: Kashiwara operators )
- CSC İLE NİCHE İLE HETEROGENEİTY ile/||/<> KANSER KÖK GÖZELERİ
( Tümör içi göze çeşitliliği. )
( Formül: CD44+/CD24- (CSC marker) )
- CUAAC İLE SPAAC İLE THİOL-ENE ile/||/<> CLİCK REAKSİYONLARI
( Hızlı ve seçici birleştirme reaksiyonları. )
( Formül: R-N₃ + R′-C≡CH → triazol )
- CURİE İLE NÉEL İLE VERWEY ile/||/<> MANYETİK GEÇİŞLER
( Manyetik faz değişimleri. )
( Formül: T > Tc → paramanyetik )
- CÜRÛF[Ar.] ile CÜRÜF[Ar.]
( Maden posası, dışık. Erimiş malzemelerin yüzeyindeki safsızlık. İLE Yar, uçurum. )
( SCUM vs. ... )
( ABSCHAUM/SCHAUM/SCHLACKEN mit ... )
( ÉCUMER avec ... )
- SCUM[İng.] / ÉCUMER[Fr.] / ABSCHAUM, SCHAUM, SCHLACKEN, SCHLACKE[Alm.] ile/değil/yerine/= CURUF
- WASTE STEAM[İng.] / VAPEUR INUTILISÉE[Fr.] / ABDAMPF[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÜRÜK BUHAR
- CURVATURE İLE TORSION İLE CONNECTİON İLE PARALLEL TRANSPORT ile/||/<> DİFERANSİYEL GEOMETRİ
( Eğri uzayların geometrisi. )
( Formül: Rμν - ½gμνR = 8πGTμν )
- CW COMPLEX ile/||/<> SİMPLİCİAL COMPLEX
( CW cell ekleme, simplicial simplex yapıştırma. )
( Formül: Cell attachment İLE simplex gluing )
- CW İLE PULSED İLE Q-SWİTCHED İLE MODE-LOCKED ile/||/<> LAZER MODLARI
( Lazer çıkış karakteristikleri. )
( Formül: Δt·Δν ≥ 0.44 )
- CYCLOHEXANE[İng.] değil/yerine/= SİKLOHEKZAN
( C₆H₁₂ moleküler formülüne sahip bir sikloalkandır. Renksiz, yanıcı bir sıvıdır. Parlama noktası -20 C°, özkütlesi 779 kg/m3, molar kütlesi ise 84,16 g/mol'dür. Naylon yapımında, adipik asit ve kaprolaktam üretiminde kullanılır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- CYCLOTOMİC POLYNOMIAL ile/||/<> MINIMAL POLYNOMIAL
( Cyclotomic n-inci birlik kök, minimal en küçük derece. )
( Formül: Unity roots İLE algebraic element )
- CYCLOTRON RESONANCE ile/||/<> ELECTRON SPİN RESONANCE
( Cyclotron resonance manyetik alanda elektron orbital hareketiyken, ESR elektron spin manyetik momentinin rezonansıdır )
( Formül: ωc = eB/m )
- CYLİNDER ile/||/<> CONE
( Cylinder sabit yarıçap İLE cone değişken yarıçap. )
( Formül: Constant İLE variable radius )
- D-BLOCK[İng.] ile/değil/yerine/= D-BLOKU
- D:
"VİTAMİNİ" değil HORMONU
- DISTRIBUTION FUNCTION[İng.]FONKSIYONU / FONCTION DE DISTRIBUTION[Fr.] / DISIPATIONSFUNKTION, VERTEILUNGSFUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞILIM/DAĞILMA İŞLEVİ/FONKSİYONU
- İNTİŞÂR[Osm.] / DISPERSION (LONDON) FORCES[İng.] / DISPERSION[Fr.] / DISPERSION[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞILIM, DİFÜZYON, YAYILMA, SAÇILMA, DİSPERSİYON (LONDON) KUVVETLERİ
- DISTRIBUTION COEFFICIENT[İng.] ile/değil/yerine/= DAĞILIM KATSAYISI
- DISTRIBUTION RATIO[İng.] ile/değil/yerine/= DAĞILIM ORANI
- DISTRIBUTION, DISPERSION[İng.] / DISTRIBUTION[Fr.] / DISIPATION, DISPOSITION, DISTRIBUTION, DISPERSION, VERTEILUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞILIM
- DAĞILIM/DAĞILMAK ile/ve/değil/||/<>/< YAYILIM/YAYILMAK
- PARTITION COEFFICIENT[İng.] / PARTITIONNER[Fr.] ile/değil/yerine/= DAĞILMA KATSAYISI (KROMATOGRAFİ)
- PARTITION CHROMATOGRAPHY[İng.] / VERTEILUNGS CHROMATOGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞILMA KROMATOGRAFİSİ
- COEFFICIENT DE DISTRIBUTION[Fr.] / TEILUNGS VERHÄLTNIS, TEILUNGSKOEFFIZIENT, VERTEILUNGSKONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞILMA ORANI, DAĞILMA KATSAYISI
- DAĞILMA ÖZELLİĞİ ile/ve BİRLEŞME ÖZELLİĞİ
- DAĞILMA ile/ve/> SEYRELME
- DALAK ile/||/<> ERİTROBLAST FETALİS[İng. ERYTHROBLASTOSIS FETALIS] ile/||/<> SPLEN
( Kırmızı kan gözeleri yapımı, akyuvar yapımı, kırmızı gözelerin yapımı, kan deposu ve hastalıklarda kullanılan, karnın sol tarafında, mide ile diyafram arasında bulunan, süngerimsi yapıda, damarsal lenfoid organ. @@ Annenin anti-Rh+ antikorlarının bebeğin Rh+ kanındaki alyuvarları patlatması. Semptomları; Hayatı tehdit eden anemi, sarılık, ateş, ödem ve şişmiş dalak ve karaciğer. Ciddi vakalar kan değişimi ile tedavi edilir. @@ DalakDiyaframın altında, karın boşluğunda, yaklaşık bir yumruk büyüklüğünde yumuşak bir organdır. Dalak, dolaşım sistemine bağlı bir çıkmaz sokağa benzetilebilir. Kan, dalak içerisindeki geniş kanallar ve damarlar sisteminde yol alırken, dalak gözeleri ile muhatap olur. Dalak, kan fizyolojisi ile yakından alakalıdır. Dalağın vücut savunmasında aldığı rol büyüktür.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DALEMBERT İLKESİ ile/||/<> NEWTON YASALARI
( DAlembert dinamiği statiğe çevirir (F-ma)=0, Newton F=ma. )
( Formül: (F - ma) = 0 denge )
( Isaac Newton tarafından 1687 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- WAVELENGTH SELECTOR[İng.] / WELLENLÄNGE AUSWÄHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGA BOYU SEÇİCİ
- DALGA BOYU ile/||/<> FREKANS
( Dalga boyu uzaysal periyot İLE frekans zamana göre tekrar sayısıdır )
( λ İLE f=1/T İLE c=λf )
- DALGA BOYU ile/||/<> FREKANS
( Dalga boyu uzaysal periyot İLE frekans zamana göre tekrar sayısıdır )
( Formül: λ İLE f=1/T İLE c=λf )
( James Clerk Maxwell tarafından 1865 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- WAVELENGTH[İng.] / LONGUER D'ONDES[Fr.] / WELLENLÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGA BOYU
- DALGA FONKSİYONU ile/||/<> OLASILIK YOĞUNLUĞU
( Dalga fonksiyonu ψ sistemin durumu İLE |ψ|² bulunma olasılık yoğunluğudur. )
( Formül: ψ(x ilet) İLE P = |ψ|² )
- DALGA İŞLEVİ İLE OLASILIK YOĞUNLUĞU İLE BEKLENEN DEĞER ile/||/<> KUANTUM ÖLÇÜMLER
( Dalga işlevi sistemin durumunu, karesi olasılık yoğunluğunu, integrali beklenen değeri verir. )
( Formül: ∫|ψ|²dx = 1 İLE
- DALGA İŞLEVU ile/||/<> OLASILIK YOĞUNLUĞU
( Dalga işlevu sistemin kuantum durumunu, karesi olasılık yoğunluğunu verir )
( Formül: iℏ∂ψ/∂t = Ĥψ (Schrödinger denklemi)\nP = |ψ|²dV (Olasılık) )
- DALGA[İng. WAVE] ile/||/<> ALFA RİTMİ[İng. ALPHA RHYTHM] ile/||/<> ALTERNATİF AKIM[İng. ALTERNATING CURRENT] ile/||/<> ANTEN[İng. ANTENNA] ile/||/<> ARMONİK[İng. HARMONIC] ile/||/<> ELEKTROMANYETİK DALGA[İng. ELECTROMAGNETIC WAVE] ile/||/<> ELEKTROMANYETİK SPEKTRUM[İng. ELECTROMAGNETIC SPECTRUM] ile/||/<> FAZÖR[İng. PHASOR]
( Enerjinin, titreşim yoluyla taşınması hareketi. Mekanik ve elektromanyetik dalgalar olarak ikiye ayrılır. Ses ya da deprem dalgaları gibi mekanik dalgalar yayılabilmek için maddesel bir ortama ihtiyaç duyarlar. Fakat radyo dalgaları gibi elektromanyetik dalgalar maddesel ortama ihtiyaç duymaksızın boşlukta yayılabilirler. Bir saniyede bir noktadan geçen dalganın uzunluğu o dalganın frekansıdır. Frekansın birimi hertz (Hz)'dir. Frekans fff ile gösterilir. Bir dalga bir noktadan bir saniyede bir defa geçiyor ise o dalganın frekansı 1 Hz'dir. Yani hertz 1/saniyeye eşittir. @@ Beyin dinlenme halindeyken kendini gösteren, saniyede 7-10 devreli beyin dalgası ritmidir. @@ Yönü ve genliği belirli zaman aralığıyla tekrar ederek değişen elektriksel akım. Üretimi, elektrik akımı geçen kabloda oluşan manyetik alan ve manyetik alandan etkilenen kabloda oluşan elektrik akımı ilkesine dayanmaktadır. En sık kullanılan dalga sinüs dalgasıdır. Genellikle sanayi ve ev şebekesinde kullanılmaktadır. "AC" kısaltması ile de gösterilmektedir. Bugün bildiğimiz anlamdaki alternatif akım, ilk olarak Nikola Tesla tarafından 1886 yılında laboratuvarda üretilmiştir. @@ Elektromanyetik dalgaları yakalayan ya da yayan cihazlardır. Temelde, alıcı anten ve verici anten olarak ikiye ayrılırlar. Alıcı antenler, elektromanyetik dalgaları yakalayıp iletim hatlarında yayarken verici antenler ise iletim hatlarından gelen sinyalleri çevreye yayar. Antenler, kablosuz haberleşmenin temel parçalarıdır ve pek çok alanda kullanılmaktadır. Farklı türde antenler bulunmaktadır. @@ Temel ses dalgasıyla beraber ortaya çıkan ses dalgalarıdır. Armonilerin frekansı temel ses dalgasının katsayılarından oluşur. @@ Elektrik ve manyetik alanların periyodik olarak birbirine dik yönde ve ışık hızında yayılmasıyla oluşan bir dalga türü. Elektrik yüklerinin hareketi ve hızlanması sonucu ortaya çıkar ve hem elektrik hem de manyetik alan bileşenleri içerir. @@ Bütün elektromanyetik dalgaları (Radyo dalgaları, İnfrared ışınları, Görünür ışık, X ışınları, Gama Işınları, Mikro dalgalar, Kızıl ötesi ışınlar ve mor ötesi ışınlar) barındıran bir ölçektir. Elektromanyetik spektrum (veya elektromanyetik tayf), var olan tüm ışık aralığını barındırır. @@ Hem büyüklüğü (genliği) hem de faz açısını içeren karmaşık sayı. Bu kavram genellikle elektrik mühendisliğinde alternatif akım (AC) devrelerinde kullanılır. Bu sayede, AC sinyallerin zamana bağlı dalga formları yerine, daha basit bir biçimde temsil edilmeleri mümkün olur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DALGA-PARÇACIK İKİLİĞİ ile/||/<> BELİRSİZLİK İLKESİ
( İkilik çift doğa, belirsizlik ölçüm limitidir )
( Formül: λ=h/p İLE ΔxΔp≥ħ/2 )
( Louis de Broglie tarafından 1924 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1892-1987) (Ülke: Fransa) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Madde dalgaları) (Nobel: 1929) )
- DALGA ile/ve/<>/hem de/ne de/>< PARÇACIK
( Enerjiyi bir ortamda taşıyan titreşimler. İLE/VE/||/<>/hem de/ne de/>< Kütlesi ve hızı olan nesne.[Nesneyi oluşturan temel birimler.] Nesneyi oluşturan temel birimler. )
( WAVE vs./and/<>/also/ne de/>< PARTICLE )
- DALGA ile/||/<> PARÇACIK
( Işığın ve maddenin hem dalga hem parçacık özelliği göstermesi (dalga-parçacık ikiliği) )
( Louis de Broglie tarafından 1924 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1892-1987) (Ülke: Fransa) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Madde dalgaları) (Nobel: 1929) )
- BRANCHING[İng.] / BRANCHEMENT[Fr.] / VERZWEIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DALLANMA, DALLANMIŞ ZİNCİR
- BRANCHED ALKANE[İng.] ile/değil/yerine/= DALLANMIŞ ALKAN
- VERZWEIGTE KOHLEN WASSERSTOFFE[Alm.] ile/değil/yerine/= DALLANMIŞ HİDROKARBONLAR
- BRANCHED CARBON CHAIN[İng.] ile/değil/yerine/= DALLANMIŞ KARBON ZİNCİRİ
- CARBON DE CHAINE BRANCHÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= DALLANMİŞ KARBON ZİNCİRİ
- DALTON TEMPERATURE SCALE[İng.] / ÉCHELLE DE TEMPÉRATURE DE DALTON[Fr.] / DALTONSCHE TEMPERATURSKALA[Alm.] ile/değil/yerine/= DALTON SICAKLIK ÖLÇEĞİ
- DALTON'S LAW[İng.] / LOI DE DALTON[Fr.] / DALTONSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= DALTON YASASI
- DALTON[İng.] ile/değil/yerine/= DALTON
- MA-İ MUKATTAR[Osm.] / DISTILLED WATER[İng.] / EAU DISTILLÉ[Fr.] / DESTILLIERTES WASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= DAMITIK SU
- MUKADDER[Osm.] / DISTILLATE[İng.] / DISTILLAT[Fr.] / DISTILLAT[Alm.] ile/değil/yerine/= DAMITMA ÜRÜNÜ
- DAMITMA ile/||/<> SAFLAŞTIRMA
( Damıtma yöntemleri ve saflaştırma teknikleri )
( Cabir bin Hayyan tarafından 790 yılında keşfedildi/formüle edildi. (721-815) (Ülke: İran) (Alan: kimya) (Önemli katkıları: Kimyanın babası, damıtma, kristalizasyon, asit keşfi) )
- TAKRÎR[Osm.] / DISTILLATION[İng.] / DISTILLATION[Fr.] / DESTILLIEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= DAMITMA
- TO DESTILL[İng.] ile/değil/yerine/= DAMITMAK
- DROPPING MERCURY ELECTRODE[İng.] / DAMLAYAN CIVA ELEKTRODU[Alm.] ile/değil/yerine/= DAMLAYAN CIVA ELEKTRODU
- ...DAN KALKARAK ile ...DAN HAREKET EDEREK
- DANIEL CELL[İng.] ile/değil/yerine/= DANİELL GÖZESİ/HÜCRESİ
- DAR AÇI ile/||/<> GENİŞ AÇI
( Dar açı <90° İLE geniş açı >90° )
( Formül: Akut İLE obtüz )
- TARE[İng.] / TARE[Fr.] / TARA[Alm.] ile/değil/yerine/= DARA
- DARB ile/ve PEKİŞTİRME
- DARK MATTER ile/||/<> DARK ENERGY
( Dark matter görülmeyen kütle etkisi yaparken İLE dark energy evrenin hızlanan genişlemesine neden olur )
( Formül: Λ-CDM model )
- COINAGE METALS[İng.] ile/değil/yerine/= DARPHANE METALLERİ
- DÂR-ÜL ACEZE ile/||/<> DÂR-ÜL BEDÂYİ ile/||/<> DÂR-ÜL ELHAN ile/||/<> DÂR-ÜL FÜNÛN ile/||/<> DÂR-ÜL MUALLİMAT ile/||/<> DÂR-ÜL MUALLİMİN ile/||/<> DARÜŞŞAFAKA ile/||/<> DARÜŞŞİFA
( Düşkünler evi.[1895] İLE/||/<> İstanbul Belediyesi'ne ait ilk tiyatro.[1913] İLE/||/<> İstanbul'da kurulan ilk müzik okulu.[1917] İLE/||/<> Üniversite, fenler evi.[1845] İLE/||/<> İstanbul'da kurulan ilk kız öğretmen okulu.[1869] İLE/||/<> İstanbul Fatih'te kurulan erkek öğretmen okulu.[1848] İLE/||/<> İstanbul Fatih'te, Abdülaziz'in desteğiyle kurulan yoksul, öksüz ve yetimlere ait yatılı lise. İLE/||/<> Sağlık yurdu. )
- DARWINIAN EVRİM ile/||/<> LAMARCKIAN EVRİM
( Darwin doğal seçilim, Lamarck kazanılmış özellik. )
( Formül: Seçilim İLE kalıtım )
( Jacques Charles tarafından 1859 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1809-1882) (Ülke: İngiltere) (Alan: Biyoloji) (Önemli katkıları: Evrim teorisi, doğal seçilim) )
- DASEİN ile/||/<> DAS MAN
( Varlık ve Zaman )
( Martin Heidegger tarafından 1927 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1889-1976) (Ülke: Almanya) (Alan: Felsefe) (Önemli katkıları: Varlık ve Zaman, Dasein) )
- DAVA ile DAVA
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Ilgın ağacının meyvesi.[Bitkisel boya yapımında kullanılır.] İLE Bükülerek halka biçimine sokulup el ile dirsek arasına geçirilen ve buradan eğrilen yumak. )
- DAYANAK ile/ve ARKAPLAN
( SUPPORT vs./and BACKGROUND )
- DAYANAK ile DAYANAKÇA
- DAYANAK ile DÜZLEM
- DAYANAK = MABİH-İL-KIVAM = SUBSTRATUM[İng.] = SUBSTRAT[Fr., Alm.] = SUBSTSRATUM[Lat.] = HYPOKEIMENON[Yun.] = LECHO[İsp.]
- DAYANAK/DAYANGAÇ ile/ve ZEMİN
( SUPPORT/BASE vs./and SOIL/GROUND )
- Dayanakçalı KONUŞ!!!
- DAYANÇ/SABIR:
EMEK/ÇABA ve/+/||/<>/> SÜREKLİLİK
- DAYANTI = UKNUM = HYPOSTASIS[İng.] = HYPOSTASE[Fr.] = HYPOSTASE[Alm.] = HYPOSTASIS[Yun.]
- DE BROGLIE HYPOTHESIS[İng.] / DE BROGLIE HYPOTHESE[Alm.] ile/değil/yerine/= DE BROGLİE HİPOTEZİ
- DE NOVO İLE REFERANS TABANLI İLE HİBRİT ile/||/<> GENOM BİRLEŞTİRME
( DNA dizileme verilerinden genom oluşturma. )
( Formül: N50: Median contig uzunluğu )
- DE RHAM COHOMOLOGY ile/||/<> ČECH COHOMOLOGY
( de Rham diferansiyel form, Čech örtü intersection. )
( Formül: Differential forms İLE cover intersections )
- DEBYE-HUCKEL EQUATION[İng.] ile/değil/yerine/= DEBYE-HÜCKEL EŞİTLİĞİ
- DEBYE-HUCKEL LIMITING LAW[İng.] ile/değil/yerine/= DEBYE-HÜCKEL SINIR YASASI
- DEBYE İLE LARMOR İLE CYCLOTRON ile/||/<> PLAZMA ÖLÇEKLERİ
( Plazmadaki karakteristik uzunluk ve frekanslar. )
( Formül: λD = √(ε₀kT/ne²) )
- DEBYE İLE LARMOR İLE PLAZMA ile/||/<> KARAKTERİSTİK UZUNLUKLAR
( Plazmadaki temel uzunluk ölçekleri. )
( Formül: λ_D = √(ε₀kT/ne²) )
- DEBYE UZUNLUĞU ile/||/<> ORTALAMA SERBEST YOL
( Debye elektrik perdeleme λ_D, serbest yol çarpışmalar arası λ. )
( Formül: λ_D = √(ε₀kT/ne²) )
- DEBYE-HÜCKEL İLE PİTZER İLE DAVİES ile/||/<> İYONİK KUVVET KURAMLERİ
( Elektrolit çözeltilerinin aktivite katsayısı modelleri. )
( Formül: log γ± = -A|z+z-|√I )
- DEBYE-HÜCKEL ile/||/<> PİTZER DENKLEMLERİ
( D-H seyreltik <0.01M basit, Pitzer yoğun çözeltiler. )
( Formül: I^(1/2) İLE kompleks )
- DEBYE, D[İng.] / DEBYE[Fr.] / DEBYE[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE
- DECARBOXYLATION[İng.] değil/yerine/= DEKARBOKSİLASYON
( Bir organik bileşikten bir COOH (karboksil) grubunun ayrılması olayıdır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DETECTOR[İng.] / DÉTECTEUR[Fr.] / DETEKTOR, ANZEIGER, SPÜRGERÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= DEDEKTÖR
- DEEP LEARNING ile/||/<> SHALLOW LEARNING
( Deep learning çok katmanlı sinir ağları kullanırken İLE shallow learning tek gizli katmanlı veya lineer modeller kullanır )
( Formül: Backpropagation )
- DEFATEN[Ar. DEF-AT[çoğ.] + Fars. -EN] ile/değil DEFAATLE[Ar. DEFA-AT[çoğ.] + Tr. İLE]
( Ansızın, bir kerede, bir çırpıda. İLE/DEĞİL Yineleyerek/tekrarlayarak, defalarca. )
- MYRICA OIL[İng.] / MYRICA FETT[Alm.] ile/değil/yerine/= DEFİNE YAPRAĞI YAĞI
- ESSENCE DE MYRICA[Fr.] ile/değil/yerine/= DEFNE YAPRAĞI YAĞI
- DEFORMASYON değil/yerine BİÇİM BOZULMASI
- VALANCE BOND THEORY[İng.] ile/değil/yerine/= DEĞERLİK BAĞI KURAMI
- VALENCE-BAND METHOD[İng.] ile/değil/yerine/= DEĞERLİK BAND YÖNTEMİ
- VALENCE SHELL ELECTRON PAIR REPULSION (VSEPR) THEORY[İng.] ile/değil/yerine/= DEĞERLİK KABUĞU ELEKTRON ÇİFTİ İTMESİ (VSEPR) KURAMI
- VALANCE SHELL[İng.] ile/değil/yerine/= DEĞERLİK KABUĞU
- KIYMETLİ[Osm.] / VALENCE, VALENCY[İng.] / VALENCE[Fr.] / WERTIGKEIT[Alm.] / VALENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= DEĞERLİK, VALANS
- KIYMETLİ[Osm.] / VALENT, VALENCY[İng.] / WERTIG, WERTIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= DEĞERLİKLİ, DEĞERLİK
- DEĞİL ile "YOK"
- DEĞİŞEBİLİRLER ile/ve DEĞİŞMEMESİ GEREKENLER
- DEĞİŞEBİLİR/LİK ile KEYFÎ/LİK
( EXCHANGEABLE/NESS vs. ARBITRARY/-I-NESS )
- DEĞİŞEN ile/ve/<> DEĞİŞMEYEN
( Değişmeyen de değişecek olanın/değişmesi gerekenin değişimine etkide/katkıda bulunabilir. )
( Değişme gereksiniminde olan nasılsa değişecektir. )
( İçinizde değişmeyen nedir? )
( Değişmez olan, ancak sessizlik içinde idrak edilebilir. )
( Doğrulukta, değişmez oluruz. )
( Değişmez olan, işimize yaramaz. )
( Değişmeyenin bilincinde olamayız. )
( Değişmez-olanı anlamak, değişmez-olan olmak demektir. )
( Kendinizi değişmek olarak, değişken zihnin tanığı olarak bilin. Bu yeterlidir. )
( Hareket eden'in içinde devinimsiz olan'ı, değişenin içinde değişmez olanı ayırt edebilmeyi öğrenelim, ta ki tüm farkların sadece görünüşte olduğunu ve birliğin gerçek olduğunu idrak edinceye kadar. )
( Değişmez ve mutluluk-verici olanı bulmak için değişen ve acı verici olana sarılmayı bırakmak zorundasınız. )
( TÜREV: Değişkenin değişkeni. )
( What needs changing shall change anyhow.
What is it in you that does not change?
The unchangeable can only be realised in silence.
You become immovable in reticence.
You cannot be conscious of what does not change.
To realise the immovable means to become immovable.
Know yourself to be the changeless witness of the changeful mind. That's enough.
Learn to distinguish the immovable in the movable, the unchanging in the changing, till you realise that all differences are in appearance only and oneness is a fact.
To find the immutable and blissful you must give up your hold on the mutable and painful. )
( DEĞİŞENDE DEĞİŞMEYEN: ORAN )
( IN THE TERM OF CHANGE vs./and/<> NOT IN THE TERM OF CHANGE )
- DEĞİŞEN ile/ve/değil DÖNÜŞEN
( Doğa. İLE/VE/DEĞİL Zekâ. )
- DEĞİŞİK/LİK ile/ve/değil/||/<> ÇEŞİTLİ/LİK
- DEĞİŞİM:
KİMYASAL ile/ve/||/<> FİZİKSEL
( * Nesnenin molekül yapısı değişir.
* Nesnenin görünür yapısı değişir.
* Hem moleküler yapısı, hem de görünür yapısı itibariyle yeni bir nesne oluşur. [kâğıdın yanması]
* Ortaya çıkan yeni nesne, eski durumuna kesinlikle geri dönemez. [Yanan nesneden [kağıttan vs.] arta kalan küllerle yeni bir nesne [kağıt vs.] oluşturulamaz.]
[Örnekler: Yanıcı nesne olan hidrojen ve oksijen moleküllerinin tepkimeye girerek; yanıcı olmayan suyun ortaya çıkması. | Kâğıdın yakılması. | Un helvası yapımı. | Mumun yanması. | Demirin paslanması. | Odunun yanması. | Sebzelerin çürümesi.
İLE/VE/||/<>
Nesnenin molekül yapısında değişme oluşmaz.
Nesnenin sadece biçimi, görüntüsü değişir.
Sadece görünür yapısı değişen, moleküler yapısı değişim göstermemiş yeni bir nesne ortaya çıkar [Suyun buharlaşması]
Ortaya çıkan bu madde, eski durumuna dönebilir.[Buharlaşan suyun, tekrar suya dönüşebilmesi. Bulut ve yağmur]
[Örnekler: Eriyen mumun tekrar donarak tekrar kullanılması. | Kâğıdın yırtılması. | Çaydanlıkta bulunan suyun kaynaması ve ortaya çıkan buharın tekrar yoğunlaşarak suya dönüşmesi.] )
- DEĞİŞİM:
UZAYDA ile/ve DÜNYADA
( Tekil. İLE/VE Türsel. )
- DEĞİŞİM ile/ve/<>/yerine/değil HEMEN DEĞİŞİM
( Değişmek, acı çekmekten daha kolaydır. )
( Easier to change, than to suffer. )
( [not] ALTERATION vs./and/<>/but ALTERATION IMMEDIATELY
ALTERATION IMMEDIATELY instead of ALTERATION )
- DEĞİŞİM ile/ve/değil/||/<> [KÜTLE ve/||/<> AN ve/||/<> ENERJİ]'DEKİ DEĞİŞİMİN ORANI/DEĞİŞİMİ
( d/dt (--->mv )
- DEĞİŞİM ile/değil MAYALANMA
- DEĞİŞİMLERDE, DEĞİŞMEDEN KALAN ile DEĞİŞMEZ OLANLARIN, DEĞİŞİMLERDE ORTAYA ÇIKMASI
( Hareket eden'in, içinde devinimsiz olan'ı, değişenin içinde değişmez olanı ayırt edebilmeyi öğrenelim, ta ki tüm farkların sadece görünüşte olduğunu ve birliğin gerçek olduğunu idrak edinceye kadar. )
( Yunan Düşüncesi: Değişkenliğin içindeki değişmezliği[subûtiyeti] aramak. )
( Harekete neden olan, hareket etmeyen/ler. )
( LEFT BEHIND THE ALTERATION WITHOUT CHANGE vs. APPEARING OF CONSTANTS IN ALTERATION )
- DEĞİŞKEN AYIRMA ile/||/<> PERTÜRBASYON KURAMSİ
( Değişken ayırma tam çözüm, pertürbasyon yaklaşık seri. )
( Formül: Ψ = R(r)Θ(θ)Φ(φ) İLE ε^n )
- VARIABLE VALENCE[İng.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞKEN DEĞERLİK
- RHEOSTAT[İng.] / RHÉOSTAT[Fr.] / RHEOSTAT, VERÄNDERLICHER WIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞKEN DİRENÇ, REOSTA
- DEĞİŞKEN HESABI ile/||/<> DİFERANSİYEL HESAP
( Değişken fonksiyonel δS[y], diferansiyel fonksiyon df/dx. )
( Formül: δS/δy = 0 İLE df/dx = 0 )
- DEĞİŞKEN ile/||/<> BAĞLAMSAL
- DEĞİŞKEN ile/ve DEĞİŞKİ
( VARIABLE vs./and ... )
( ... cum/et AFFECTION )
- DEĞİŞKEN ile/ve/değil/||/<>/< OLASILIK
( [not] VARIABLE vs./and/||/<>/and/but/< PROBABILITY
PROBABILITY instead of VARIABLE )
- DEĞİŞKEN ile/||/<> SABİT
( Değişken bilinmeyen İLE sabit belirli değerdir )
( Formül: x İLE 5 )
- DEĞİŞKEN/LİK ile/ve AKICI/LIK
( VARIABLE/VARIATION vs./and FLUENT/FLUENCY )
- DEĞİŞME ile/ve/değil BİR BAŞKA OLMA
( Sizi, eskisi gibi kullanamadıklarında, değiştiğinizi "söylerler". )
( [not] ALTERATION vs./and/but BEING AN OTHER )
- DEĞİŞMEK ile DEĞİŞTİRİL(E)ME(ME)K
( TO CHANGE vs. TO GET (NOT) (ABLE TO) CHANGE )
- DEĞİŞMEYEN/LER ile/ve DEĞİŞENLERDE DEĞİŞMEYEN
- EMSAL[Osm.] / PARAMETER[İng.] / PARAMÈTRE[Fr.] / PARAMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞTİRGE, PARAMETRE
- DEĞİŞTİRİCİ ile BELİRLEYİCİ
- DEĞİŞTİRMEK ile/ve DÖNÜŞTÜRMEK
( Dıştakileri. İLE/VE İçtekileri/Kendini. )
( İnsanı. İLE/VE Toplumu. )
- DEĞME ile/değil GERİ TEPME
- DEGRADER İLE PROTAC İLE MOLECULAR GLUE ile/||/<> PROTEİN DEGRADASYON
( Hedefli protein yıkımı. )
( Formül: POI-PROTAC-E3 )
- DEHYDRATION, DEHYDROGENATION[İng.] / DEHYDRIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DEHİDRASYON, DEHİDROJENASYON
- DEHYDRATION[İng.] değil/yerine/= DEHİDRASYON
( Metabolik süreçlerin bozulmasına neden olan vücutta su eksikliği durumudur. Vücuda alınan su, kaybedilen sudan az kaldığında dehidrasyon durumu ortaya çıkabilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DEIONIZED WATER[İng.] / EAU DE DÉSIONNISE[Fr.] / ENTHALPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= DEİYONİZE SU
- DEKAN değil/yerine/= YETİLBEY
( Mâlî Papaz. DEĞİL/YERİNE ... )
- DEKOHERANS ile/||/<> ÖLÇÜM
( Dekoherans çevreyle etkileşim, ölçüm aktif müdahale. )
( Formül: Gradual İLE instant )
- DEXTRO LACTIC ACID[İng.] / DEXTROGYRE ACIDELACTIQUE[Fr.] / RECHTSDREHEND MILCHSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= DEKSTRO LAKTİK ASİT
- DELİL ile/ve DAYANAK
- DELİL ile/ve GEREKÇE
( PROOF vs./and JUSTIFICATION )
- DELOCALIZED ELECTRONS[İng.] ile/değil/yerine/= DELOKALİZE ELEKTRONLAR
- DELOCALIZED MOLECULAR ORBITAL[İng.] ile/değil/yerine/= DELOKALİZE MOLEKÜL ORBİTALİ
- DELTA İŞLEVİ ile/||/<> HEAVİSİDE İŞLEVİ
( Delta anlık darbe, Heaviside basamak işlevi )
( Formül: δ(x) İLE H(x) = {0 if x<0 İLE 1 if x≥0} )
- DEMİR ile BAKIR/TUNÇ[< TUÇ]/NUHAS[Ar.]
( ... İLE Atom numarası: 29 | Atom ağırlığı: Cu = 63,54 )
( Bakır/Bronz/Demir üretimin tarihsel gelişimi: M.Ö. 20.000: Cilâlı Taş Devri M.Ö. 10.000: Buzul çağının sona ermesi. M.Ö. 6.000: TÜRKİSTAN/ANO'da bakır devri. M.Ö. 5.500: ELAM'da bakır devri. M.Ö. 5.000: MISIR'da bakır devri. M.Ö. 4.500: TÜRKİSTAN/ULU-KEM'de bronz devri. M.Ö. 2.000: MISIR'da bronz devri. M.Ö. 1.200: MISIR'da demir devri. M.Ö. 1.200: TRUVA'da demir devri. )
( IRON vs. COPPER )
- DEMİR ile ÇELİK
( ... İLE Demire, %2 karbon katılarak. / Karbon oranının azaltılmasıyla. )
( HESPAIDOS: Demir tanrısı. )
( LAHOR ÇELİĞİ )
( IRON vs. STEEL )
( ... ile PULAT )
- DEMİR(Fe) DEMİR
( Ferrum )
- DEMİR ile/ve/değil/||/<>/< EMİR
( "Emir, demiri keser." )
- DEMİR ve/||/<> TÂV[Fars.]
( ... VE/||/<> İşlenecek bir nesnede bulunması gereken ısının, nemin yeterli olması durumu. | Semizlik. | En uygun durum ve zaman. | Hazır olma. )
( Demir, tavında dövülür. )
- DENATURATION[İng.] / DENATURATION[Fr.] / DENATURIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DENATÜRASYON
- DENDRİMER İLE KALİXAREN İLE SİKLODEKSTRİN ile/||/<> SUPRAMOLEKÜLER YAPI TAŞLARI
( Host molekül platformları. )
( Formül: α-CD (6) İLE β-CD (7) İLE γ-CD (8) )
- DENDRİMER İLE STAR İLE BRUSH ile/||/<> CLİCK POLİMERLER
( Click ile polimer mimarileri. )
( Formül: G4-dendrimer )
- DENDRİMER ile/||/<> HİPERDALLANMIŞ
( Dendrimer mükemmel dallanma, hiper rastgele. )
( Formül: Monodispers İLE polidispers )
- DENDRİTİK POLİMER ile/||/<> LİNEER POLİMER
( Dendritik polimer ağaç benzeri dallanma gösterirken İLE lineer polimer düz zincir yapısındadır )
( Formül: Dallanma derecesi )
- TECRÜBE[Osm.] / EXPERIMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= DENEL
- TRIAL AND ERROR[İng.] / TA TONNEMENTS[Fr.] / VERSUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= DENEME, YANILMA
- DENEME ile/ve/||/<> YANILMA
- DENENEBİLİR/LİK ile/ve/||/<>/> DENETLENEBİLİR/LİK
- TECRÜBE TÜPÜ[Osm.] / TEST TUBE[İng.] / TUBE[Fr.] / REAGENZGLAS, VERSUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= DENEY TÜPÜ, DENEME
- DENEY VE GÖZLEM ve/||/<> ÖLÇÜ VE YÖNTEM
- DENEY ile/ve/||/<>/> DENETIMLİ DENEY
- DENEY ile/ve DENEYİM
( Dışta. İLE/VE İçte. )
( En önemli sözcüklerden biri, "Denemek"tir. )
( Yoğun bir deneyim yaşayan kişi, güven ve cesâret yayar. )
( Geçmiş deneyimlere göre davranmayalım, yeniden ve tekrar tekrar deneyelim. )
( Doğrudan deneyim, en son kanıttır. )
( Deneyim eşsizdir/benzersizdir, kuşku götürmez ve yanlış anlaşılmaz. )
( Sürekli olan deneyimlenemez, çünkü onun sınırları yoktur. )
( Tüm deneyim, zihindedir. )
( Denemezsek, saplanıp kalırız. )
( Deneyelim! Her seferinde, bir adım daha kolaydır. )
( Deneyin ve yine deneyin! )
( Tekrar deneyin! Denemeye devam edersek, bir şey olabilir. )
( Başarıncaya kadar, denemeye devam edelim! )
( Laboratuvarda. İLE/VE Kişi(ler)de/ki. )
( Outside. VS./AND Inside.
Experiment anew, don't go by past experience.
Direct experience is the final proof.
The experience is unique and unmistakable.
The continuous cannot be experienced, for it has no borders.
All experience is in the mind.
If you don't try, you are stuck.
Try. One step at a time is easy.
Try and try again.
Try again. If you keep on trying, something may happen.
You just keep on trying until you succeed. )
( Nesnel. İLE/VE Öznel. )
( EXPERIMENT vs./and EXPERIENCE )
- EXPERIMENT[İng.] / EXPÉRIMENTONS[Fr.] / EXOTHERMISCHE REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= DENEY
- DENEY ile/ve GÖZLEM
( EXPERIMENT vs. OBSERVATION )
- DENEY ile TEST
( Bilimsel bir gerçeği göstermek, bir yasayı doğrulamak, bir varsayımı kanıtlamak amacıyla yapılan işlem. İLE Birinin, bir topluluğun doğal ya da sonradan kazanılmış yeteneklerini, bilgi ve becerilerini ölçmeye ve anlamaya yarayan sınama. | Doğru yanıtın, seçenekler arasından bulunmasına dayanan bir sınav türü. | Biyolojik bir işlevi ya da değişmez bir niteliği incelenen bireyin tepkisini, örnek olarak alınan normal bireyinkiyle karşılaştırarak ölçmeye ve değerlendirmeye yarayan yoklama. | Bir hastalığın varoluşunu ve niteliğini anlamak için yapılan laboratuvar araştırması. )
( EXPERIMENT vs. TEST )
- DENEYCİLİK ile/||/<> AKILCILIK
( Bilginin kaynağı tartışması )
( John Locke tarafından 1689 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1632-1704) (Ülke: İngiltere) (Alan: Felsefe) (Önemli katkıları: Ampirizm, tabula rasa) )
- DENEYCİLİK ile/||/<> DOGMATİZM
( Bilginin kaynağı deneydir )
( Francis Bacon tarafından 1620 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1561-1626) (Ülke: İngiltere) (Alan: Felsefe, Bilim Metodolojisi) (Önemli katkıları: Deneysel yöntem, tümevarım) )
- DENEYİMCİ MATEMATİK ile/ve METAFİZİK MATEMATİK
( Newton. İLE/VE Leibniz. )
- EXPERIMENTAL, EXPLOSION[İng.] / EXPERIMENTELL[Alm.] ile/değil/yerine/= DENEYSEL, PATLAMA
- DENEYSEL ile/ve/<>/değil/yerine RASTLANTISAL
- EQUILIBRIUM MOLARITY[İng.] / GLEICHGEWICHTS[Alm.] ile/değil/yerine/= DENGE MOLARİTESİ
- DENGE ve/=/< DÖNGÜ
( BALANCE and/=/< TRANSFORMATION )
- DENGE ve/||/<>/> KONFOR[=> ÇÜRÜME] ve/||/<>/> SORUN ve/||/<>/> KARMAŞA ve/||/<>/> ÇÖZÜMLER/ÇARELER
( En "dengeli" ya da eşit durum, ölümdür. VE/||/<>/> En konforlu durum, çürümedir ve mezarlıktadır. VE/||/<>/> En büyük/ciddi "sorunlar" ile harekete geçilir. VE/||/<>/> En hareketli ortamlarda karmaşa ve kargaşa oluşur. VE/||/<>/> Daha iyi/nitelikli/isabetli çözümler oluş(tur)maya başlarız. )
- BALANCING[İng.] ile/değil/yerine/= DENGELEME
- ADYABATİK DENGE ile/||/<> DEVİNGEN/DİNAMİK DENGE ile/||/<> GENETİK DENGE ile/||/<> KESİNTİLİ DENGE
( Termodinamikte, bir düzenin sınırlarından ısı akışının gerçekleşmediği ya da giren ısının çıkan ısıya eşit olduğu denge durumu. İLE/||/<> Kısa dönemde çok fazla değişiklik olmasına karşın, uzun dönemde pek fazla morfolojik değişimin gözlenmediği durumlar.[Net evrimsel değişimin az olduğu durumlar için kullanılır.] İLE/||/<> Popülasyonun jenerasyondan jenerasyona evrim geçirmediği; genetik havuzdaki frekansların sabit kaldığı durum. İLE/||/<> Türlerin uzun süre değişmediğini, çevresinde oluşan büyük değişiklikler sonucu bir anda değiştiğini belirten evrimsel modelleme. )
- BALANCED EQUATION[İng.] ile/değil/yerine/= DENGELİ DENKLEM
- DENGELİ POLİMORFİZM ile/||/<> GEÇİCİ POLİMORFİZM
( Dengeli kalıcı çeşitlilik, geçici geçici. )
( Formül: Maintained İLE temporary )
- KELP[İng.] / VARECH[Fr.] / SEEGRAS[Alm.] ile/değil/yerine/= DENİZ ALGI
- DENİZ ile/||/<> NAVİGASYON
( Kitab-ı Bahriye İLE Akdeniz navigasyon rehberi )
( Piri Reis tarafından 1521 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1465-1553) (Ülke: Osmanlı) (Önemli katkıları: Dünya haritası, Kitab-ı Bahriye denizcilik ansiklopedisi) )
- DENİZ ile/ve/||/<> TER ile/ve/||/<> GÖZYAŞI
( Bu üç tuzlu su, çoğu durumu değiştiren, çoğu sorunu "çöze(bile)n" durum ve nesnedir. )
- DENJOY CONJECTURE ile/||/<> BİEBERBACH CONJECTURE
( Denjoy univalent fonksiyon, Bieberbach katsayı tahmini. )
( Formül: Univalent functions İLE coefficient bounds )
- DENKLEM DERECELERİ/TİPLERİ
- DENKLEM ile/||/<> EŞİTSİZLİK
( Denklem eşitlik İLE eşitsizlik büyük/küçük ilişkisi )
( Formül: ax+b=0 İLE ax+b>0 )
- MUADELLE[Osm.] / EQUATION[İng.] / ÉQUATION[Fr.] / GLEICHSPOLIG[Alm.] ile/değil/yerine/= DENKLEM
- MUVÂZENE TEMİN ETME[Osm.] / EQUALIZATION[İng.] / BALANCER, ÉGALISATION[Fr.] / AUSGLEICHUNG, GLEICHSETZUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DENKLEŞTİRME
- DENSE vs. "HEAVY"
- DEOXYRIBONUCLEIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= DEOKSİRİBONÜKLEİK ASİT, DNA
- DEPO ile DEPOLAMA ile DEPOZİT
( Uzun salımlı [ilaç], ambar, yığım. İLE Yığma. İLE Birikinti, çökelti, kalıntı. )
- DEPOLARİZASYON ile/||/<> HİPERPOLARİZASYON
( Depolarizasyon pozitife İLE hiperpolarizasyon negatife kaymadır )
( Formül: Uyarılma İLE baskılanma )
- DEPRESYON[İng. DEPRESSION] ile/||/<> LOBOTOMİ[İng. LOBOTOMY] ile/||/<> MÜZİK TERAPİSİ[İng. MUSIC THERAPY] ile/||/<> PSİKOTERAPİ[İng. PSYCHOTHERAPY] ile/||/<> SEROTONİN
( Devamlı olarak üzüntü ve ilgi kaybına neden olan psikolojik rahatsızlık. Depresyon; kişinin hislerini, duygularını ve fiziksel davranışlarını etkileyebilir. Kişi günlük aktivitelerini gerçekleştirmekte zorlanabilir ve intihara yatkın olabilir. Depresyon; alanında uzman bir hekimin yönlendirmesi ile psikoterapi ve/veya ilaç tedavisi ile tedavi edilebilir. @@ Bir hastanın beyin lobunun bir ya da birkaç bölümünün kesilmesi yoluyla yapılan psikocerrahi yöntem. Eski dönemlerde şizofreni, bipolar bozukluk ya da depresyon hastalarının semptomlarını azaltmayı amaçlayan oldukça radikal bir tedavi yöntemidir. @@ Kalp rahatsızlıkları, depresyon, otizm, madde bağımlılığı ve Alzheimer hastalığı gibi çeşitli rahatsızlıklara yardımcı olan kanıta dayalı bir tedavi yöntemidir. Hafızaya yardımcı olabilir, kan basıncını düşürebilir, başa çıkmayı iyileştirebilir, stresi azaltabilir ve benlik saygısını artırabilir. @@ Bir ruh sağlığı uzmanıyla konuşarak sağlıksız duygu, düşünce ve davranışları belirlemeyi ve değiştirmeyi amaçlayan tedavi yöntemidir. Psikoterapi, stres ve ilişki sorunlarından zihinsel sağlık koşullarına kadar birçok farklı konuda yardımcı olabilir. @@ İnsanlarda bağırsaklarda ve beyinde üretilen bir nörotransmitter. Kimyasal formülü 5-hydroxytryptamine (5-HT) olan serotonin, sinir gözeleri arasında sinyaller gönderir ve hormon görevi görür. Serotonin azlığı anksiyete ve depresyon gibi birçok sorun ile ilişkilendirilmiştir. Vücutta çok fazla serotonin bulunması durumunda "serotonin sendromu" adı verilen tehlikeli bir durum oluşabilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DERECE[Ar.]/DEGREE[İng.] değil/yerine/= DİZİL
- DERECE İLE RADYAN İLE GRADYAN ile/||/<> AÇI ÖLÇÜ BİRİMLERİ
( Açı ölçüm sistemleri. )
( Formül: 1 rad = 180°/π )
- DERECE ile GRADO[İt.]
( ... İLE Bir sıvının içindeki alkol derecesi. )
- DERECELENDİRİLEBİLİR ile DERECELENDİRİLEBİLİRLİK
( GRADABLE )
(1996'dan beri)