Psikoloji'deki FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 8.205 başlık/FaRk ile birlikte,
8.205 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(25/34)
- PİŞMANLIK[Fars. < PEŞÎMAN] ile/ve TÖVBE
( Pişmanlık, tövbedir. )
( Tövbede niyet, pişmanlıktır. )
( PİŞMAN < PEŞÎMÂN )
( PENITENCE/REGRET vs./and REPENTANCE )
( PAENITENTIA cum/et ... )
- PİŞMANLIK ile/ve/<> UTANÇ
( PENITENCE/REGRET vs./and/<> SHAME )
- PİŞMANLIK ile/ve/> ÜZÜLMEK
( Son pişmanlık işe yaramaz. )
( Yaptığımız şeyler için.["Keşke yapmasaydım."] İLE/VE/> Yapmayı isteyip henüz yapamadıklarımızdan dolayı.["Keşke yapabilsem."] )
( KOUKAI ile/ve/> KUYASHI )
- PİŞMAN/LIK ile/ve/||/<>/> VİCDAN AZABI
( REGRET vs./and/||/<>/> REMORSE )
- PİŞMİŞ ile/ve/değil/||/<>/> PİŞKİN
- PİTİ : SEVİNÇ
- PLASEBO (ETKİSİ) ile/ve/<>/>< NOSEBO (ETKİSİ)
( "Memnun edeceğim." İLE/VE/<>/>< "Zarar vereceğim." )
- [ne yazık ki]
POLİFALJİ ile/ve/||/<> OBURLUK
- POLYANNA İLKESİ ile WOBEGON GÖLÜ İLKESİ
( İlgili yazıyı okumak için burayı tıklayınız... )
- POLYANNA'CI/LIK ile/değil/yerine/<>/< İYİMSER/LİK
- POLYBIUS ve/||/<> MONTESQUIEU
( Hiçbir şey insan kalbindeki vicdandan daha korkunç bir tanık ya da daha dehşet verici bir suçlayıcı olamaz. İLE " 'Önyargı' dediğimiz, bazı şeylerin bilinmemesi değil kişinin, kendini tanımamasıdır." )
- POMPA/LAMA ile/ve/||/<> KÖRÜK/LEME
- PORSELEN ile MERTEBANİ/SELADON TABAK
( ... İLE İçine konulan yiyeceğin zehirli olup olmamasına göre renk değiştiren tabak. )
- POTENTIAL vs. PROBABILITY/POSSIBILITY
- POZİSYONLA(N/DIR)MAK değil/yerine/= KONUMLA(N/DIR)MAK
- POZİTİF/LİK ile/ve UYUMLU/LUK
( POSITIVE/NESS vs./and HARMONIOUS/HARMONY )
- PRE-İKONOGRAFİ'DE:
OLGUSAL ile İFADESEL
( Konu. İLE Çözümleme. )
( ... İLE Uzlaşımsal. - Muvazaa )
( FACTUAL ile EXPRESSIONAL )
- PRECAUTION vs. COMPOSURE
- PRECAUTION vs. FORBIDDEN
- PRECAUTION vs. PARANOIA
- PRECEDE vs. PROCEED
- PRECESSION değil/yerine/= DÖNDERGEÇ
- PRECISE(NESS) vs. DEFINITE vs. ABSOLUTE
- PREFABRİK[Fr.] değil/yerine/= HAZIRYAPIM EV
- PREFER vs. CHOOSE
- PREFORMASYON >< EPIGENESIS
- PRELÜD[Fr. < Lat.] ile ...
( Ses ya da çalgı ile ilgili bir kompozisyona girişi sağlayan yazılı ya da doğaçtan olan müzik parçası. )
- PREMATÜRE değil/yerine/= ERKEN DOĞAN
- PRENSİP OLARAK .../PRENSİPTE ... değil/yerine İLKECE ...
- UMDE[Ar.]/PRENSİP[İng. < PRINCIPLE] değil/yerine/= İLKE
- PRENSİP ile YASAK
( PRINCIPLE vs. FORBIDDEN )
- PRENSİP ile YÖNTEM
( PRINCIPLE vs. METHOD )
- PRENSİP/Lİ/PRINCIPLE[İng.] değil/yerine İLKE/Lİ
- PRESENT vs. BRIBE
- PRESENT vs. FUTURE
- PRESENT vs. PAST
- PRESENTATION vs. TO TELL/TO EXPLAIN/TO DESCRIBE
- PRESENTLY vs. AT PRESENT
- PRESENTLY vs. JUST NOW
- PRESTIGE vs. CHARISMA
- PRESTİJ ile KARİZMA
( PRESTIGE vs. CHARISMA )
- PRESTİJ ile PERESTİJ[Fars.]
( ... İLE/DEĞİL Tapınma, taparcasına sevme. )
- PRETEND vs. FORGERY
- PRETENTIOUS vs. ENOUGH
- not PRETEXT vs. MEANS
- PREVANTORYUM[Fr. < Lat.]
( Gövdelerine verem mikrobu girmesine karşın henüz hastalığa yakalanmamış zayıf kişilerin, vereme yakalanmasını önlemek amacıyla bakıldıkları sağlık kurumu. [Maslak Kasırları'nda.] )
- PREZENTASYON[İng. < PRESENTATION] yerine SUNUM
- PRICE vs. COST
- PRIMER/PRIMARY[İng.] değil/yerine/= BİRINCİL
- PRIMITIVE RELIGIONS vs./and MORAL RELIGIONS vs./and COSMIC RELIGIONS
- PRINCIPLE vs. PREACCEPTANCE
- PROAKTİF ZİHİN ile REAKTİF ZİHİN
( Proaktif zihniyetliler, kendilerini harekete geçirerek, teşvik ederek, inisiyatif alır. İLE Reaktif zihniyetliler, sorumluluğu üstlenecek birinin ortaya çıkmasını bekler. )
- PROBABILITY vs. CHANCE
- PROBABILITY POSSIBILITY CONTINGENCY
- PROBABLE vs. LIKE
- PROBLEM vs. DEFICIENCY
- PROBLEM vs. RISKY
- PROBLEM" değil AYRIM
- PROBLEM/Lİ yerine SORUN/LU
- PROBLEM/ISSUE vs. DISTRESS
- PROCESS vs. CONTENT
- PROCESS vs. DURABLE
- PROCESS vs. PHASE
- PROCESS vs. TRACK
- PROCESS vs./and STRUCTURE
- PROCESS vs./ <> OUTCOME
( proses vit autkam )
( SÜREÇ ile SONUÇ )
- PRODÜKSİYON değil/yerine/= YAPIM
- PRODÜKTÖR değil/yerine/= YAPIMCI/ÜRETİCİ
- PROFAN ile ...
( Kutsal olmayan. )
- PROFESÖR["PROFÖSÖR" değil!] değil/yerine/= BİLMEN
- PROFESÖR ile LEKTÖR
( ... İLE Üniversitelerde, uygulama çalışmaları, yabancı dil öğretimi vb. ile görevlendirilen öğretim üyesi yardımcısı. | Üniversitede, dışarıdan, ders veren profesör. )
- PROFESÖR ile SLADE
( ... İLE Cambridge, Oxford ve Londra üniversitelerinde kıdemli sanat profesörlerine verilen unvan. )
- PROFESYONEL ile ÇOK ANLAYAN
- PROFESYONEL değil/yerine/= UZMAN/CA
- PROFICIENCY vs./and PARADIGM
- PROFIT vs. BENEFIT/ADVANTAGE
- PROGERİ ile ...
( Erken yaşlanma. )
- PROGNOZ/PROGNOSIS[İng.]/AKIBET[Ar.] değil/yerine/= SONLANIM
- PROGRAM vs. PROGRAMME
- PROGRAM[İng.] değil/yerine/= İZLENCE, İZLİK
- PROGRAM ile/ve TASARIM
( PROGRAMME vs./and DESIGN )
- PROGRAMME vs. DESIGN
- PROGRESS vs. TRANSFORMATION
- PROJE ile FORMÜL
( VADE-MECUM: Cepte taşınabilecek boyda formül kitabı. )
- PROJE ile iDEA
- PROJE ile MODEL
- PROJE[İng. PROJECT] değil/yerine/= TASARI/İŞ
- PROJEKSİYON değil/yerine/= YANSITMA
- PROJEKTÖR değil/yerine/= IŞILDAK/İZDÜŞÜREÇ
- PROLETARYA[Fr. < PROLÉTARIAT]
( Emekçinin oluşturduğu sınıf. )
- PROLOG[Fr.] değil/yerine/= ÖNDEYİŞ
- PROMETHEUS ile/ve EPIMETHEUS
- PROMETHEUS'UN ATEŞİ(N) ÇAL(IN)MASI ile/ve/||/<> PANDORA'NIN KUTUSU
- PRÖMİYE(PREMIER) ile GALA
- PROMOSYON değil/yerine/= TANITIM
- PROPORTION vs. BALANCE/PROPORTION
- PROPORTION vs./and SYMMETRY
- PROPOSAL vs. INVITATION
- PROPOSAL vs. SUGGESTION
- PROSES/PROCESS[İng.] değil/yerine/= SÜREÇ
- PROSODİ[Yun.]
( Bir koşuk bestesinde, hece vurgularının, müzik vurgu ve yükselişleriyle iyice uyuşmuş olması ve bu yoldaki kuralların tümü. )
- PROSTAT[Fr. < Yun.] değil/yerine/= KESTANECİK
( Erillerde, sidiktorbasının altında bulunan, siyeğin başlangıç bölümünü çevreleyen ve meni yapımında görev alan, içsalgı da salgılayan bez. )
- PROSTELA[Yun.] değil/yerine/= ÖNLÜK
- PROTEİN ile/ve/<> GLOBÜLİN[Fr.]
( ... İLE/VE/<> Kanı oluşturan maddelerden biri olan iri moleküllü protein. )
- PROTEİN[Fr. < Yun.] ile PEPTİD
( Canlı gözelerin ana maddesini oluşturan, genellikle sülfür, oksijen ve karbon öğeleri bulunan amino asit bileşiminden oluşmuş, karmaşık yapılı doğal madde. İLE ... )
( PROTEIN vs. PEPTIDE )
- PROTEİN(LER) ile YAĞ(LAR) ile KARBONHİDRAT(LAR) ile MİNERAL(LER) ile VİTAMİN(LER)
( Canlı gözelerin ana nesnesini oluşturan, genellikle sülfür, oksijen ve karbon öğeleri bulunan amino asit birleşiminden oluşmuş karmaşık yapılı doğal nesne. İLE Birleşiminde stearik, oleik, palmitik asitlerle gliserin bulunan ve bunların oranlarına göre kıvamları değişen bitkisel ya da hayvansal nesne. İLE Karbon, hidrojen ve oksijen atomlarından oluşan organik bileşiklerin genel adı. İLE Normal sıcaklıkta doğada katı durumda birtakım nesnelerle karışık ya da birleşik olarak bulunan ya da kimyasal yollarla elde edilen inorganik nesne. İLE Besinlerde bulunan, gövdede genellikle yapılmayan, yağda ya da suda çözünebilme özelliği olan, eksikliği ya da fazlalığı çeşitli hastalıklara yol açan nesnelere verilen genel ad. )
( PROTEINS vs. FATS vs. CARBOHYDRATES vs. MINERALS vs. VITAMINS )
- PROTEST (TUTUM/TAVIR) değil/yerine TEPKİCİ/TEPKİSEL (TUTUM/TAVIR)
- PROTESTO[İT.] ile/||/<> İNFİAL
( Bir davranışı/düşünceyi, bir uygulamayı haksız, yersiz, gereksiz bularak karşı çıkma, kabul etmeme. | Herhangi bir davranışın haksız, yersiz, gereksiz görülerek onaylanmadığını bildiren resmî açıklama. | Değerli belge niteliğindeki borç senedinin ödenmemesi durumunda, özel bir biçime bağlı ve belirli hukukî sonuçlar doğuran bildirim; ihtarname. @@ Kızgınlık, öfke duyma. | Herhangi bir şeyin etkisi altında kalma. | Edilgi. )
- PROTESTO[İt.] ile MANİFESTO[İt. < Lat.]
( Bir davranışı, bir düşünceyi, bir uygulamayı, haksız, yersiz, gereksiz bularak karşı çıkma, kabul etmeme. | Herhangi bir davranışın, haksız, yersiz, gereksiz görülerek onanmadığını bildiren resmi açıklama. | Değerli evrak niteliğindeki borç senedinin ödenmemesi durumunda, özel bir biçime bağlı ve belirli hukuksal sonuçlar doğuran bildirim. İLE Bir gemideki malları göstermek için kaptan tarafından boşaltma işlemlerinin yapılacağı gümrük idaresine verilen dizin. | Bildiri. )
- PROTEZ[Fr. PROTHESE] değil/yerine/= TAKMA ...
( Eksik bir örgenin yerini tutmak, bir örgenin sakatlığını örtmek amacıyla yapılan yapay örgen ya da parça. | Bu amaçla yapılıp kullanılan örgen. | [dilb.] Öntüreme. )
- PROTİSTOLOJİ ile ...
( Tek hücrelileri inceleyen bilim dalı. )
- PROTOKOL ile FORMALİTE
( PROTOCOL vs. FORMALITY )
- PROTOKOL değil/yerine/= SÖZLEŞME/ANTLAŞMA, SÖZ BELGE/TUTANAK | SEÇKİN, SEÇKİNLER
( Bir toplantı sonunda imzalanan belge. | Diplomaside uyulması gereken kurallar. )
- PROTON/LAR ile/ve ELEKTRON/LAR
( + yüklü. İLE/VE - yüklü. )
( J.J. THOMPSON[18 Aralık 1856 - 30 Ağustos 1940]: Elektronları, izotop kavramını keşfetmesi ve kütle spektrometresini icat etmesiyle bilinir. Gazların elektriksel iletkenliği üzerindeki çalışmaları ve elektronları keşfinden dolayı 1906'da Nobel Fizik Ödülü ile ödüllendirilmiştir. )
- PROTOTİP ile/ve/değil ARKAİK
- PROTOTİP[Fr.] değil/yerine/= İLK ÖRNEK
- (not PROUD FOR) PROUD OF
- PROVA[İt.] değil/yerine/= ALIŞTIRMA
- PROVA[İt.] ve REPETİSYO
( Bir şeyin amacına uygun, istenilen düzeyde olup olmadığını anlamak için yapılan deneme. | Bir giysiye son biçimini vermeden önce giysiyi giyecek kişinin üzerinde yapılan düzeltme. | Yazar ya da düzeltmence, üstünde düzeltmeler yapılan basılı metin. İLE Müzik ve tiyatroda prova. )
- PROVIDE vs. SUPPLY
- PROVING vs./and PLAUSIBILITY/PERSUASIVENESS
- PROVİZYON değil/yerine/= KARŞILIK(/DENETİMİ)
- PROVOKATÖR değil/yerine/= KIŞKIRTMACI
- PROZOPAGNOZİ/PROSOPAGNOSIA değil/yerine/= YÜZ TANIMAZLIĞI / YÜZLERİ TANIYAMAMA
- PSİKANALİZİN BÜYÜK ADLARI:
GÖZLEMCİ ile/ve/değil/<>/< KURGUCU
- PSİKİYATRİ İLÂÇLARI/NDA:
"SIFIR'DAN, ARTI'YA" ve/fakat/değil EKSİ'DEN, SIFIR'A
( Pek olanaklı/olası değil. VE/FAKAT Olanaklı/olası. )
- PSİKİYATRİ ile/ve/||/<>/> PSİKİYATRİST[< ALYENİST]
( 1803'te[/n sonra]. ile/ve/||/<>/> 1840'ta[/n sonra]. )
- PSİKİYATRİ'DE:
FRANSIZ EKOLÜ ile/ve/||/<>/> ALMAN EKOLÜ
- PSİKİYATRİ'DE PARADİGMALAR
( * BİYOLOJİK
* PSİKOLOJİ KURAMLARI
* SOSYAL
* TRAVMA
* KÜLTÜREL )
- PSİKODİNAMİK ile/ve/||/<> BİLİŞSEL
- PSİKODRAMADA:
ISINMA ve/||/<>/> OYUN ve/||/<>/> PAYLAŞIM
- PSİKOLOG ile PSİKİYATRİST
( PSYCHOLOGIST vs. PSYCHIATRIST )
- PSİKOLOJİ:
3D ile/ve/değil/||/<>/> 6D
( Düşünce, Duygu ve Davranış. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Değer, Deneyim ve Dil. )
- PSİKOLOJİ[6D] ile/ve/||/<>/> AKTARIM
- PSİKOLOJİ:
BİLİMSEL ve/||/<> SANATSAL
( Gövde. VE/||/<> Zihin. )
- PSİKOLOJİ/PSYCHOLOGY[İng.] değil/yerine/= ANLIK/ZİHİN BİLİMİ
- PSİKOLOJİ ile/ve BİLİM ile/ve FELSEFE
( Bilinçle. İLE/VE Nesnelerle. İLE/VE Bilincin bilinci. )
- PSİKOLOJİ ve ELEKTROMANYETİK
( Freud, Maxwell'in elektromanyetik teorisindeki kavramları nefs kuramına uygulamıştır. )
- PSİKOLOJİ ile/ve/||/<>/> POZİTİF PSİKOLOJİ
- PSİKOLOJİ ile/ve/<> PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK(PDR)
- PSİKOLOJİ'DE
( * YAKLAŞIM TÜRLERİ'NDE:
NÖROBİYOLOJİK ile/ve DAVRANIŞSAL ile/ve BİLİŞSEL ile/ve PSİKOANALİTİK ile/ve FENOMENOLOJİK
* PSİKOLOJİ ALANLARI'NDA:
DENEYSEL ile/ve FİZYOLOJİK ile/ve GELİŞİMSEL ile/ve KİŞİLİK ile/ve SOSYAL ile/ve BİLİŞSEL ile/ve KLİNİK VE DANIŞMANLIK ile/ve OKUL VE EĞİTİM ile/ve ENDÜSTRİ
* ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ'NDE:
DENEYSEL ile/ve GÖZLEM ile/ve TARAMA ile/ve TEST ile/ve VAK'A TARİHÇESİ )
- [ne yazık ki]
PSİKOLOJİDE/PSİKİYATRİDE:
GERÇEK "HASTA/LAR" ile/ve/değil/<>/> GERÇEK HASTANIN, "HASTA ETTİKLERİ"
- PSİKOLOJİDE/TÜZEDE KORUMA:
KENDİ İÇİN ve/||/<>/> YAKIN ÇEVRE İÇİN ve/||/<>/> TOPLUM İÇİN
- PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK(PDR) ile PSİKOLOJİ ile PSİKİYATRİ
( 1898 - Türkiye'de, Psikiyatri eğitiminin başlangıcı. )
( Üniversitelerin Eğitim fakültelerine bağlı olan Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümünden mezun olurlar. İLE Üniversitelerin Fen-Edebiyat fakültelerine bağlı olan Psikoloji bölümünden mezun olurlar. İLE Tıp fakültesinden mezun olurlar ve Psikiyatri alanında uzmanlık yapmışlardır. )
( Okullarda ve eğitimle ilgili öteki alanlarda hizmet verirler. Eğitimini alırlarsa bazı testler uygulayabilirler fakat terapi yapamazlar. İLE Terapist olmak isterlerse yüksek öğrenim görüp gerekli eğitimleri tamamlar ve terapi yapabilirler. İLE İlâç yazma yetkisine sahiplerdir. Terapi eğitimlerini alırlarsa terapi de uygulayabilirler. )
( PSYCHOLOGY vs. PSYCHIATRY )
- PSİKOLOJİK VE TOPLUMSAL SORUNLARIN KÖKENİNDE:
[ya] COŞKUNUN ile/ve/ya da/||/<> ÖFKENİN ile/ve/ya da/||/<> KORKUNUN DÜZENLENEMEMESİ
- PSİKOLOJİK ile/değil/yerine PSİKOJENİK
- PSİKOLOJİK ile/değil PSİŞİK
- PSİKOLOJİSİ BOZUK OLAN ile KARAKTERİ BOZUK OLAN
( Düzelir. İLE Düzelmez. )
- PSİKOPAT ile/ve/değil/< CAHİL
- PSİKOPAT ile/değil/yerine SOSYOPAT
- [ne yazık ki]
PSİKOPAT/LIK ile/ve/||/<> İNSAFSIZ/LIK
- PSİKOPOS ile MATRÂN/MITRÂN
( Katoliklerde bölge papazı. İLE Taç giymiş psikopos. )
- PSİKOSEKSÜEL EVRELER ile/ve/||/<>/> GELİŞİM EVRELERİ
- PSİKOSOMATİK/PSYCHOSOMATIC[İng.] değil/yerine/= ZİHİNE DAYALI GÖVDE
- PSİKOTERAPİ ve/||/<>/> FELSEFÎ PSİKOTERAPİ
- PSİKO-TOPLUMSAL BEN ile/ve/||/<> TEMSİLİ BEN ile/ve/||/<> EYLEYEN BEN
- PSİKOTROP/PSYCHOTROPIC[İng.] değil/yerine/= ZİHİNETKİLER
- PSİKOZ/PSYCHOSIS[İng.] ile/||/<> DEREALİZASYON ile/||/<> DEDİFERANSİYASYON
( Gerçeklik yitimi. İLE/||/<> Gerçeklik yitimi. İLE/||/<> Ayrıştırma/ayrımlaşma yitimi. )
- PSİKOZ ile/ve/||/<>/> KİŞİLİK BOZUKLUKLARI ile/ve/||/<>/> NEVROZ
( Gerçeklikten kopma, halüsinasyonlar ve sanrılar ile ilişkili bilişsel bozukluk. İLE/||/<> ... İLE/||/<> Kaygı ve stresle başa çıkma zorlukları ile ilişkili bir bilişsel bozukluk. )
- PSİŞE[Yun.]/ANIMA[Lat.] ile/ve/||/<> SOMA[Yun.]/CORPUS[Lat.] ile/ve/||/<> PNEUMA[Yun.]/SPIRIT[Lat.]
- PSİŞİK "DERT" ile/ve FELSEFİ "DERT"
( Sorun. İLE/VE Sorunsal. )
- PSYCHOLOGY vs. PSYCHIATRY
- PÜR-MELÂL[Fars.] ile ...
( Gamlı, kederli, sıkıntılı, üzüntülü. )
- PÜRÜZ ÇIKARMAK ile/ve/||/<>/> YOKUŞA SÜRMEK
- PUT/LARI/NI KIRMAMAK ve/||/<>/> KENDİNİ, PUT KILMAK
- QUALITY vs. TRAIT
- QUESTION IN DOUBT vs. COMPREHENSION QUESTION
( COMPREHENSION QUESTION instead of QUESTION IN DOUBT )
- QUESTION vs. INTERPRETATION/COMMENT
- QUINN AÇMAZI ile/ve/||/<> INDY AÇMAZI ile/ve/||/<> YIĞIN AÇMAZI
- RAATLAMAK" değil RAHATLAMAK
- RÂDDE[Ar. < REDD] ile RA'DE/RA'ŞE[Ar.]
( Derece, mertebe, kerte, sır. | Çizgi/hatt. | Aşağı yukarı tahmin edilen miktar ya da zaman. İLE Titreme/titreyiş. | [korku ya da soğuktan] Ürkme. )
- RADİKAL değil/yerine/= KÖKTENCİ
- RAGE BAIT değil/yerine/= ÖFKE YEMİ
- RÂH[Ar.] ile RÂH[Ar.] ile RÂH[Ar.]
( Yol. | Tutulan yol, meslek, yöntem/usûl. İLE Kaygı, keder. | Zan, sanma. İLE Şarap. )
- RÂHAT ile ...
( LİSÂNI MUHAFAZA ETMEK | ÜZÜNTÜSÜZ, TASASIZ, KEDERSİZ BİR HALDE BULUNMA | GÖNLÜ RAHAT(MÜSTERÎH) )
- RAHATINA GELME(ME)K ile/ve/değil İŞİNE GELME(ME)K
- RAHATLAMA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ARINMA
- RAHATLIK" ile ZİHİN RAHATLIĞI/ATARAKSİ/ATARAXIA
( ... İLE Zihin rahatlığı. )
- RAHATLIK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/></< BİLEN KİŞİNİN RAHATLIĞI
- RAHAT/LIK(") ile/ve/değil/||/<>/></< (")EMİN/LİK(")/KENDİNDEN EMİN
- RAHATLIK ile/ve/değil/yerine ÖZGÜVEN
- RAHATSIZ ETMEK ile/ve RENCİDE[Fars.] ETMEK
( ... İLE/VE Kalbi kırılma, incinme. )
- RAHATSIZ ETMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TATMİN ETMEMEK
- RAHATSIZ OLMAK ile GOCUNMAK
( TO BE DISTURBED vs. TO TAKE OFFENCE (AT) )
- RAHATSIZLIK ile ŞİKÂYET
- RAHÎM:
CENİN ve/<> CAN ve/<> CENNE(T)
- RAHİMDEN AYRILIŞ ile/ve/+/||/<>/> MEMEDEN AYRILIŞ
- RAHLANMAK ve/<> RUHLANMAK ve/<> FERAHLAMAK
- RÂİB[Ar. < RU'B] ile RAÎB[Ar.]
( Büyücü, göz bağlayıcı. İLE Korkmuş. )
- RÂM (OLMAK/ETMEK) ile ...
( İNSANIN TÜM VARLIĞIYLA ALLAH'A BAĞLANMASI | TESLİMİYET )
- RAM/RANDOM ACCESS MEMORY[İng.] değil/yerine/= RASTGELE ERİŞİMLİ BELLEK
- RASTGELE ile/ve/||/<>/< DOLAYLI ile/ve/||/<>/< İKİNCİL
- RAYİÇ[Ar.] değil/yerine/= DEĞER
( Bir malın, satış ve sürüm değeri. )
- RÂZI OLUNAN ÖFKE ile RÂZI OLUNMAYAN ÖFKE
( Bizi mahkum eden şey, huylarımız, ahlâkımızdır. )
- REAL vs. RESULT BY APPROACH
- REASON vs. PROOF
- REC'A[Ar. çoğ. RECEÂT] ile RECÂ'[Ar.]
( "Öldükten sonra dünyaya geliş."[TENÂSÜH, RE-ENKARNASYON] İLE Ümit, umma. | Yalvarma. | İstek, dilek. )
- RECIPROCAL vs. IN THE SAME TIME/MOMENT
- REDDEDİLME ile/ve/||/<> ISTIRAB/ACI
( Reddedilmek, beyin tarafından, fiziksel bir acı olarak algılanıyor. )
- REDDETME ile/ve/<> KÜÇÜMSEME
- REDDETMEK ile/değil BOYUN EĞMEMEK
( [not] TO DENY vs./but NOT TO SUBMIT )
- [ne yazık ki]
REDDETMEK ile/ve/||/<>/> YASAKLAMAK
- REDDETMEK ile/ve/değil/yerine YÜZ ÇEVİRMEK
( [not] TO DENY vs./and/but TO TURN AWAY FROM
TO TURN AWAY FROM instead of TO DENY )
- REFLECTION vs. ECHO
- REFLEKS(İNSİYÂK) ile ALARM/UYARI
- REFLEKS ile ATILIM
- REFLEKS ile/ve/||/<>/> MORA REFLEKSİ
- REFLEKS/REFLEX[İng.] değil/yerine/= TEPKE
( Dıştan gelen bir uyarım sonucu doğan hareket, salgı gibi iç tepkilere yol açan irade dışı sinir etkinliği, yansı. | Dıştan ya da içten gelen bir uyarım sonucunda organizmada tepkilere yol açan istemsiz sinir etkinliği. )
- REFLEKS ile/ve/||/<> VAGAL REFLEKS
( ... İLE/VE/||/<> [Parasempatik ve/+ sempatik][1- Aynı anda.] > [2- Sıcak.] > [3. Sağlıklı öfke.] )
- REFLEKSİYON/REFLECTION[İng.] değil/yerine/= YANSIMA | DERİN DÜŞÜNME
- REGULARITY vs. HARMONIOUS PROPORTION
- REGÜLASYON[Fr./İng. < REGULATION]/REGÜLE ETMEK değil/yerine/= DÜZENLEMEK, AYARLAMAK
- REGÜLATÖR[Fr./İng.] değil/yerine/= DÜZENLEYİCİ, AYARLAYICI
- REHA-BİLİTE değil REHABİLİTE
- REHÂVET ile/ve/||/<>/> ATÂLET
- REHÂVET değil/yerine/= GEVŞEKLİK
- REKLAM:
ÜRÜN/Ü ÖVMEK değil ETKİ/KAYIT YARATMAK
- RELAKS[İng. < RELAX] değil/yerine SAKİN/LİK, RAHAT/LAMA, GEVŞE/ME
- RELATION vs. PROCESS
- REMM[Ar.] ile REM[Ar.]
( Onarma. İLE Ürkme. | Titreme. | Sürü. )
- RENCİDE ETMEK ile/ve/<> "KÜÇÜK DÜŞÜRMEK"
- RENGİ-RUHSARI (BOZULMAK/SARARMIŞ)
- REPRESENTATIVE DEMOCRACY vs. PARTICIPATIVE DEMOCRACY
- REPRESENTING vs. EXPRESSION
- REPREZANTE değil/yerine/= SUNMA, TANIŞTIRMA
- REPRODUCTION vs. INCREASE
- MÜŞTERİ[Ar.]/RESEPTÖR[Fr.] değil/yerine/= ALICI/(ALGILAYICI)/ALMAÇ
- RESESİF[Fr. < RÉCESSIF]/RECESSIVE[İng.] değil/yerine/= ÇEKİNİK
- RESPECT vs./and EMPATHY
- REST (ÇEKMEK) ile/ve/=/||/<> SİKTİR (ÇEKMEK)
- REV'/REV'A[Ar.] ile REVÂ[Ar.] ile REVÂH[Ar.]
( Korku. | Heyecan. İLE Yakışır, uygun, yerinde. İLE Bir şeyi elde etmekten doğan neşe. | Güneş doğduktan sonra gece oluncaya kadar geçen zaman. )
- REY'[Ar.] ile RE'Y[Ar. çoğ. ÂRÂ]
( Nemâ, galle. İLE Görme, görüş. | Düşünce, fikir. | Oy. )
- REZÂ'/RIZÂ'[Ar.] ile RIZÂ'[Ar.]
( Süt emme. İLE Hoşnutluk, memnun olma. | "Peki" deme. | İstek, kişinin kendi isteği. )
- REZİL/LİK ile/ve/||/<> KEPAZE/LİK[Fars.]
( Utanılacak, ayıp şeyler yapan kişi. İLE/VE/||/<> Niteliksiz olan, değersiz olan. | Utanmaz, rezil olan. | Gülünç olan. | Tâlim yaparken kullanılan gevşek ok yayı. )
- REZİL/LİK ile/ve/||/<> SEFİL/LİK
( )
- | "REZİL" ve/ya da "SEFİL" |
değil/yerine/><
ASİL
( [ayrılıktan hemen sonra ...]
| Başkasının kollarına bırakana "denilen". VE/YA DA Alkole bırakana "denilen". |
DEĞİL/YERİNE/><
Zamana bırakana denilen. )
- RİÂYET değil/yerine/= GÜTME, GÖZETME | UYMAK, SAYGI, SAYMA | AĞIRLAMA
( GÜTME, GÖZETME | UYMAK, SAYGI, SAYMA | AĞIRLAMA )
- RİCÂ/RECÂ[Ar.] ile RİC'Â[Ar.]
( Ümit, umma. | Yalvarma. | İstek, dilek. İLE Bir ya da iki kez boşanan erkeğin tekrar eşine dönmesi. )
- RİDÂ ile/ve İZÂR
( Belden yukarı örtülen örtü. | Hırka. | Dervişlerin omzuna attığı nesne. İLE/VE Belden aşağı örtülen örtü. )
( Kibir. İLE/VE Azâmet. )
- RIGHT vs. APPROPRIATE
- RIGHT/TRUE(HONESTY) vs. APPROPRIATE(NESS)
- RISING THE THRESHOLD vs. IMPROVEMENT THE SELF
- RİSK ile/değil HEYECAN
( [not] RISK vs./but EXCITEMENT )
- RİTÜEL ile PROTOKOL[Fr. < Yun.]
( ... İLE Bir toplantı, oturum, soruşturma sonunda imzalanan belge. | Diplomatlar arasında yapılan antlaşma tutanağı. | Diplomatlıkta, devletler arasındaki ilişkilerde geçen yazışmalarda, resmi törenlerde, devlet başkanları ile onları temsilcileri arasındaki görüşmelerde uyulan kurallar. )
- RİYÂ ile NİFÂK
( Kendini "kandırma". İLE Başkalarını "kandırma". )
- RİYÂZÂT[< RİYÂZET] ile RİYÂZİYÂT ile RİYÂZİYE
( NEFSİ KIRMALAR, DÜNYA LEZZETLERİNDEN SAKINMALAR, PERHİZLE, KANAATLA YAŞAMALAR | NEFSİN ARZU ETTİĞİ ŞEYLERİ VERMEMEK | NEFSİN DOĞASINDAN ÇIKMAK ile Oluş ve bozuluşlara konu olmayanların incelenmesi. (Matematik Bilimler) ile HESAPLA, MATEMATİKLE İLGİLİ | BİR YAZI ŞEKLİ )
- RİYÂZAT[Ar.] ile/ve/||/<> MÜCÂHEDE[Ar.]
- RIZÂ:
SATILAMAZ ve/||/<> SATIN ALINAMAZ
- RIZÂ ile/ve/||/<> SABIR ile/ve/||/<> TAKVÂ
- RNA ile/ve/||/<>/< DNA ile/ve/||/<>/< aDNA[antikDNA] ile/ve/||/<>/< sDNA[sedaDNA/sedimenterDNA]
( Ribonükleik Asit İLE/VE/||/<>/< Deoksiribonükleik Asit İLE/VE/||/<>/< Antik Deoksiribonükleik Asit )
(
)
(
)
( DNA üretemez. İLE/VE/||/<>/< RNA üretebilir. )
(
)
( Protein sentezinde görev alan molekül. İLE/VE/||/<>/< Genetik veriyi taşıyan molekül. )
(
)
(1996'dan beri)