Bugün[02 Temmuz 2026]
itibarı ile 25.245 başlık/FaRk ile birlikte,
25.245 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(78/102)


- RAMSDEN CIRCLE[İng.] / CERCLE DE RAMSDEN[Fr.] ile/değil/yerine/= RAMSDEN DAİRESİ


- RAMSDEN DISC[İng.] / DISQUE DE RAMSDEN[Fr.] / RAMSDEN-SCHEIBE[Alm.] ile/değil/yerine/= RAMSDEN DİSKİ


- RAMSDEN EYEPIECE[İng.] / OCULAIRE DE RAMSDEN[Fr.] ile/değil/yerine/= RAMSDEN GÖZMERCEĞİ


- RAMSEY FRINGES[İng.] / FRANGES DE RAMSEY[Fr.] / RAMSEY-FRANSEN[Alm.] ile/değil/yerine/= RAMSEY SAÇAKLARI


- RANDOM COPOLYMER[İng.] ile/değil/yerine/= GELİŞİGÜZEL KOPOLİMER


- RANDOM ERROR[İng.] / ZUFÄLLIGE FEHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= BELİRSİZ HATA


- RANDOM[İng.] değil/yerine/= RASTGELE


- RANDOMİZASYON/RANDOMIZATION[İng.] değil/yerine/= RASTGELELEŞTİRME


- RANDOMİZE/RANDOMIZED[İng.] değil/yerine/= RASTLANTISAL


- RANJ | ARZ | GENİŞLİK ile/||/<> KÖŞEGEN ile/||/<> YÜKSEKLİK

( TV. Almaçtaki resmin yatay uzunluğu. @@ Tiyatro konuşmasında bir oyuncunun çıkardığı çeşitli ses tonlarının tümüne birden verilen ad. @@ Bir dağılımda, en büyük ve en küçük değerler arasındaki çıkarım. @@ (II) 1. Bir uzambiçimin belirli iki ucu ya da iki yüzü arasındaki uzaklık, Anlamdaş. en. 2. Genişliği belirten nicelik, Anlamdaş. en. @@ (matematik) @@ (aralığın-i) (matematik) @@ Tiyatro konuşmasında bir oyuncunun çıkardığı ses tonlarının tümüme birden verilen ad. @@ )


- RANK[İng.] / RANG[Alm.] ile/değil/yerine/= SIRA


- RANKINE CYCLE[İng.] / CYCLE DE RANKINE[Fr.] / CLAUSIUS-RANKINE-PROZESS, RANKINE-KREISPROZESS[Alm.] ile/değil/yerine/= RANKİNE ÇEVRİMİ


- RANKINE SCALE[İng.] / ÉCHELLE DE RANKINE[Fr.] ile/değil/yerine/= RANKİN ÖLÇEĞİ


- RANKINE TEMPERATURE SCALE[İng.] / ÉCHELLE DE TEMPÉRATURE RANKINE[Fr.] / RANKINE-TEMPERATURSKALA[Alm.] ile/değil/yerine/= RANKİNE SICAKLIK ÖLÇEĞİ


- RAOULT'S LAW[İng.] / LOI DE RAOULT[Fr.] / RAOULTSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= RAOULT YASASI


- RAPESEED OIL, COLZA OIL, COLE OIL, RAPE OIL[İng.] / RUBSAMEN OIL, RAPSSAMENOIL[Alm.] ile/değil/yerine/= KOLZA TOHUMU YAĞI


- RAPOR[İng.] değil/yerine/= YAZANAK

( Herhangi bir işte, bir konuda yapılan inceleme, araştırma sonucunu, düşünceleri ya da saptamaları bildiren yazı. )


- RAPTİYE ile SABİTLEME


- RARE EARTH ELEMENTS[İng.] / ÉLÉMENTS DES TERRES RARES[Fr.] ile/değil/yerine/= NADİR TOPRAK ELEMENTLERİ


- RAREFACTION WAVE[İng.] / ONDE DE RARÉFACTION[Fr.] ile/değil/yerine/= SEYREKLEŞME DALGASI


- RAREFACTION[İng.] ile/değil/yerine/= SEYREKLEŞME


- RASAD, MÜŞAHEDE | GÖZLEM ile/||/<> GÖZLEMEK ile/||/<> GÖZLEMEVİ

( Bir gökcismini ya da olayını çıplak gözle ya da bir araçla izleyerek görülen değerleri saptama işlemi. @@ Belirli bir konu ya da gerçeği anlamak için onun kendiliğinden ortaya çıkan türlü belirtilerini izleme ve görgül olarak veri toplama işi. @@ 1. Bir olayı, bir gerçeği ya da bir nesneyi iyi anlamak için bu olay, gerçek ya da nesnenin türlü belirti ve koşullarını izleme ve inceleme işi. 2. İzleme ve inceleme sonucu elde edilen ölçü, puan ya da derece biçimindeki değerlere verilen ad. 3. Bir kimsenin ya da bir kümenin etkinliğini belli bir süre gözlemek ve bu süre içinde ortaya çıkan davranışları bir yere yazmak işlemi. @@ Bir yazı ya da yapıtı, yazmaya başlamadan önce konusuyla ilgili gerekli bilgi, deney, inceleme ve araştırma yapma işi. Bu, gerçekçi yazının roman, öykü vb. yapıtlarında sanat yönünden çok önemli saydığı bir eylemdir. Olayların, kişilerin gözle görülmesi yeterli sayılmaz. Gözlemin tam olabilmesi için olayın başlangıcıyla olayı gerektiren koşulları ve bu koşullar altında nasıl geliştiğini, varılan sonucu inceleyerek saptamak gerekmektedir. @@ Doğa olaylarının işleyiş yasalarını bulmak amacıyla yapılan bilimsel araştırmaların ilk basamağı; olayların oluşum ve yürüyüşünü kimi gereçler yardımıyla izleme ve izlenimleri saptama. @@ Kendiliğinden oluşan ya da koşulları bilinçli olarak oluşturulan olayları belirdikleri sırada dizgeli ve amaçlı bir biçimde inceleme. @@ gökbilim: Bir gökcisim ya da olayını çıplak gözle, kimi araçlarla izleyerek görülen değerleri saptama işi. @@ Bir nesne ya da bir olayın, niteliklerini bilmek amacı ile, dikkatli ve planlı olarak ele alınıp incelenmesi. // Gözlem bütün deney bilimlerinin başlıca dayanağıdır, ama eleştirilmeden geçerli olamaz; çünkü en kesin gözlem bile a. eksiksiz yapılamaz; b. varsayımlara dayanır. @@ Bir olayın veya olgunun niteliklerini açıklamak amacıyla, her türlü belirtinin planlı bir biçimde izlenmesi. @@ Olayların, belirlenen sırada, düzenli, amaçlı olarak incelenmesi.@@bk. gözlem. )


- RASTGELE EŞLEŞME[İng. RANDOM MATING] ile/||/<> RASTLANTISAL OLMAYAN ÇİFTLEŞME[İng. NON-RANDOM MATING]

( Canlıların eşlerini herhangi bir tercih gözetmeksizin seçmesidir. Hardy-Weinberg kuralının varsayımlarından biridir. @@ Eş seçiminin bir ya da birden fazla karaktere bağlı olduğu; bu özelliklerinde eş seçilimini iyi ya da kötü yönde etkilemesi durumu. Evrimin bir mekanizmasıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- RASTLAMAK ile ZORLUKLA KARŞILAŞMAK


- RASTLANTI["RASLANTI" değil!] = TESADÜF = CHANCE, HAZARD[İng.] = HASARD[Fr.] = ZUFALL[Alm.]


- RASTLANTI ile/ve ZORUNLULUK


- RASYO/RATIO[İng.] değil/yerine/= ORAN


- RASYON/RATION[İng.] değil/yerine/= GÜNLÜK BESİN


- RASYONALİZASYON/RATIONALIZATION[İng.] değil/yerine/= USSALLAŞTIRMA


- RASYONALİZM/RATIONALISM[İng.] değil/yerine/= USÇULUK


- RASYONEL[İng. < RATIONAL] değil/yerine/= AKILCI, USSAL


- RATIO OF SPECIFIC HEATS[İng.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL ISILAR ORANI


- RAUNT/RAVNT[İng.] değil/yerine/= DÖNEM


- RÂY[Ar.] ile RA'Y[Ar.] ile RAY[Fr./İng. RAIL]

( Oy, rey, fikir. | Raca, Hint hükümdarı. | Sancak, bayrak.[< RÂYET] İLE Otlama. | Otlatma, gütme. | Teslim olma. )


- RAYLEIGH CRITERION[İng.] / CRITÈRE DE RAYLEIGH[Fr.] / RAYLEIGH-KRITERIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= RAYLEİGH ÖLÇÜTÜ


- RAYLEIGH CYCLE[İng.] / CYCLE DE RAYLEIGH[Fr.] ile/değil/yerine/= RAYLEİGH ÇEVRİMİ


- RAYLEIGH DISC[İng.] / DISQUE DE RAYLEIGH[Fr.] / RAYLEIGH-SCHEIBE[Alm.] ile/değil/yerine/= RAYLEİGH DİSKİ


- RAYLEIGH FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT DE RAYLEIGH[Fr.] / RAYLEIGH-STRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= RAYLEİGH AKIŞI


- RAYLEİGH HUDÛDU[Osm.] / RAYLEIGH LIMIT[İng.] / LIMITE DE RAYLEIGH[Fr.] / RAYLEIGH-GRENZE[Alm.] ile/değil/yerine/= RAYLEİGH SINIRI


- RAYLEIGH INTERFEROMETER[İng.] / INTERFÉROMÈTRE DE RAYLEIGH[Fr.] / RAYLEIGH-INTERFEROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= RAYLEİGH GİRİŞİMÖLÇERİ


- RAYLEIGH LAW[İng.] / LOI DE RAYLEIGH[Fr.] / RAYLEIGH-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= RAYLEİGH YASASI


- RAYLEIGH LINE[İng.] / RAIE DE RAYLEIGH[Fr.] / RAYLEIGH-LINIE[Alm.] ile/değil/yerine/= RAYLEİGH ÇİZGİSİ


- RAYLEIGH NUMBER[İng.] / NOMBRE DE RAYLEIGH[Fr.] ile/değil/yerine/= RAYLEİGH SAYISI


- RAYLEIGH PRISM[İng.] / PRISME DE RAYLEIGH[Fr.] ile/değil/yerine/= RAYLEİGH PRİZMASI


- RAYLEIGH RATIO[İng.] / RAYLEIGH-VERHÄLTNIS[Alm.] ile/değil/yerine/= RAYLEİGH ORANI


- RAYLEIGH SCATTERING[İng.] / DIFFUSION RAYLEIGH[Fr.] / RAYLEIGH-STREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= RAYLEİGH SAÇILMASI


- RAYLEIGH-JEANS LAW[İng.] / LOI DE RAYLEIGH-JEANS[Fr.] / RAYLEIGH-JEANS-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= RAYLEİGH-JEANS YASASI


- RAYLEIGH-TAYLOR INSTABILITY[İng.] / INSTABILITÉ DE RAYLEIGH-TAYLOR[Fr.] / RAYLEIGH-TAYLOR-INSTABILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= RAYLEİGH-TAYLOR KARARSIZLIĞI


- RAYLEIGH[İng.] / RAYLEIGH[Alm.] ile/değil/yerine/= RAYLEİGH


- RAYSISTOR[İng.] / RAYSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= RAYSİSTÖR


- RBS/RADIOLOGY INFORMATION SYSTEM[İng.] değil/yerine/= RADYOLOJİ BİLGİ DÜZENİ


- RDS/RELATIONAL DATABASE SYSTEM[İng.] değil/yerine/= İLİŞKİSEL VERİTABANI YÖNETİM DÜZENİ


- RE-INCARNATION vs. NEW-INCARNATION


- REABSORPSİYON/REABSORPTION[İng.] değil/yerine/= GERİ EMILIM


- REACTANCE COIL[İng.] ile/değil/yerine/= TEPKİL BOBİNİ


- REACTANCE DROP[İng.] ile/değil/yerine/= TEPKİL DÜŞÜMÜ


- REACTANCE[İng.] / RÉACTANCE[Fr.] ile/değil/yerine/= TEPKİL


- REACTANT[İng.] ile/değil/yerine/= TEPKEN


- REACTION ENTHALPY NUMBER[İng.] / NOMBRE D'ENTHALPIE DE RÉACTION[Fr.] ile/değil/yerine/= TEPKİME ENTALPİ SAYISI


- REACTION HEAT[İng.] / CHALEUR DE LA RÉACTION[Fr.] / REAKTIONSWÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= TEPKİME ISISI


- REACTION MECHANISM[İng.] ile/değil/yerine/= TEPKİME MEKANİZMASI


- REACTION ORDER[İng.] ile/değil/yerine/= TEPKİME DERECESİ


- REACTION PROFILE[İng.] ile/değil/yerine/= TEPKİME PROFİLİ


- REACTION RATE[İng.] / REAKTIONSGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= TEPKİME HIZI


- REACTION[İng.] / RÉACTION[Fr.] / REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= TEPKİME


- REACTIVE CURRENT[İng.] ile/değil/yerine/= TEPKİN AKIM


- REACTIVE FACTOR[İng.] ile/değil/yerine/= TEPKİN ÇARPAN


- REACTIVE POWER[İng.] / PUISSANCE RÉACTIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= TEPKİN GÜÇ


- REACTIVE VOLTAGE[İng.] / TENSION RÉACTIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= TEPKİN GERİLİM


- REACTIVITY[İng.] / RÉACTIVITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= TEPKİNLİK


- REACTOR[İng.] / RÉACTEUR[Fr.] / REAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= TEPKİLEŞİM, REAKTÖR


- REAGEN/REAGENT[İng.] değil/yerine/= ÖLÇÜ/MİYAR


- REAKSİYON FORMASYON/REACTION FORMATION[İng.] değil/yerine/= KARS¸IT TEPKİ OLUŞTURMA


- REAKSİYON ZAMANI/REACTION TIME[İng.] değil/yerine/= TEPKİ ZAMANI


- REAKSİYON/REACTION[İng.] değil/yerine/= TEPKİ | TEPKİME


- REAKSİYONER/REACTIONARY[İng.] değil/yerine/= TEPKİSEL


- REAKTAN/REACTANT[İng.] değil/yerine/= TEPKİMEYE KATILAN


- REAKTİF/REACTIVE[İng.] değil/yerine/= TEPKİLİ | AYIRAÇ


- REAKTIVASYON/REACTIVATION[İng.] değil/yerine/= YENIDEN ETKINLEŞTİRME


- REAKTİVİTE/REACTIVITY[İng.] değil/yerine/= TEPKİLİLİK


- REAL-TIME PCR[İng.] değil/yerine/= GERÇEK ZAMANLI POLİMERAZ ZİNCİR REAKSİYONU

( Floresan boyalar yardımıyla "gerçek zamanlı" olarak DNA'nın ayırt edilmesi ve DNA miktarının gösterilmesi tekniğidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- REAL-TIME[İng.] değil/yerine/= GERÇEK ZAMANLI


- REAL[İng.]/REEL[Fr.] değil/yerine/= GERÇEK


- REALITE/REALITY[İng.] değil/yerine/= GERÇEKLİK


- REALİZM ile İDEALİZM

( Modernitedeki çelişkilerin billurlaştırılması. İLE/VE/DEĞİL Modernizmi forma sokmak. )

( Kayıp. İLE/VE/DEĞİL Kazanç/kazanım. )

( Fransız protestanlığını anlamadan Modernizm'i anlamak olanaksızdır. )

( Değerli maden stoklarının artırılmasını öngören ekonomik düzen. | Avrupa pazarında doğulu tüccar. [Merkantilistlere göre, devlet ancak altın stoğunun artırılmasıyla zengin olabilir] [1500-1600 yılları arasında geçerlilik/değer bulmuştur] İLE Fransız merkantilizmi. )

( Altın ve gümüş madenlerinin ülkeden çıkmasının önlenmesini ister. İLE Sanayi sayesinde altın ve gümüş stoğunun artırılmasını ister. İLE Ticaret sayesinde altın ve gümüş stoğunun artırılmasını ister ve ihracatın ithalattan çok olmasıyla artacağını iddia eder. )

( AGNOSTİK: Bilinemez; Sınırlarını çizmek. )

( FARÂBÎ )

( Bkz. İSLÂM DÜŞÜNCESİ - H. ZİYA ÜLKEN )

( BİLİNEMEZCİLİK ile/ve/değil/yerine BİLGELİKLE BİLİNEMEZCİLİK )

( IGNORAMUS ET IGNORABIMUS: Bilmiyoruz ve bilemeyeceğiz. )


- REANİMASYON/REANIMATION[İng.] değil/yerine/= YENİDEN CANLANDIRMA


- REARRANGEMENT[İng.] ile/değil/yerine/= YENİDEN DÜZENLENME


- RÉAUMUR TEMPERATURE SCALE[İng.] / ÉCHELLE DE TEMPÉRATURE RÉAUMUR[Fr.] / RÉAUMUR-TEMPERATURSKALA[Alm.] ile/değil/yerine/= RÉAUMUR SICAKLIK ÖLÇEĞİ


- REBOUND[İng.] değil/yerine/= GERİ TEPİM


- RECEIVER CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT RÉCEPTEUR[Fr.] / AKSEPTORKREIS[Alm.] ile/değil/yerine/= ALICI DEVRESİ


- RECEPTOR[İng.] ile/değil/yerine/= RESEPTÖR


- RECESSIVE LETHAL ALLELE[İng.] değil/yerine/= RESESİF ÖLÜMCÜL ALEL

( Homozigot durumda ölümcül olan alel.Farelerde sarı tüye neden olan alel;

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- RECIPIENT[İng.] değil/yerine/= ALICI


- RECIPROCAL IMPEDANCE[İng.] / IMPÉDANCE RÉCIPROQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= TERS EMPEDANS


- RECIPROCAL JUNCTION[İng.] / JONCTION RÉCIPROQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= TERS EKLEM


- RECIPROCAL LATTICE[İng.] / RÉSEAU RÉCIPROQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= TERS ÖRGÜ


- RECOIL ATOM[İng.] / ATOME DU RECUL[Fr.] / RÜCKSTOSSATOM[Alm.] ile/değil/yerine/= GERİ TEPME ATOMU


- RECOIL ELECTRON[İng.] / ÉLECTRON DE RECUL[Fr.] / RÜCKSTOSSELEKTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= GERİ TEPME ELEKTRONU


- RECOIL NUCLEUS[İng.] / NOYAU DE RECUL[Fr.] / RÜCKSTOSSKERN[Alm.] ile/değil/yerine/= GERİ TEPME ÇEKİRDEĞİ


- RECOIL PARTICLE[İng.] / PARTICULE DE RECUL[Fr.] / RÜCKSTOSSTEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= GERİ TEPME PARÇACIĞI


- RECOMBINASE[İng.] değil/yerine/= REKOMBİNAZ

( Genetik çeşitlenme reaksiyonlarını katalizleyen enzimlerdir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- RECOMBINATION ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE RECOMBINAISON[Fr.] / REKOMBINATIONSENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= YENİDEN BİRLEŞME ENERJİSİ


- RECOMBINATION RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT DE RECOMBINAISON[Fr.] / REKOMBINATIONSSTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YENİDEN BİRLEŞME IŞINIMI


- RECOMBINATION RATE[İng.] / REKOMBINATIONSGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= YENİDEN BİRLEŞME HIZI


- RECOMBINATION[İng.] / RECOMBINAISON[Fr.] / REKOMBINATION[Alm.] ile/değil/yerine/= YENİDEN BİRLEŞME


- RECOVERY ROOM[İng.] değil/yerine/= UYANMA ODASI (ANESTEZIDEN)


- RECRYSTALLIZATION[İng.] / RECRISTALLISATION[Fr.] / YENIDEN KRISTALLENDIRME[Alm.] ile/değil/yerine/= YENİDEN KRİSTALLENDİRME


- RECTIFIER[İng.] / REDRESSEUR[Fr.] / GLEICHRICHTER[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞRULTUCU


- RED (ETMEK) ile/ve DİKKAT


- RED PHOSPHORUS[İng.] ile/değil/yerine/= KIRMIZI FOSFOR


- RED QUEEN HYPOTESIS[İng.] değil/yerine/= KIZIL KRALİÇE HİPOTEZİ

( Bu hipoteze göre bir organizmanın biyotik çevresi sürekli onun zararına gelişir. Bu yüzden seksin evrimsel süreçteki yeri organizmanın çevresine daha az duyarlı hale gelmesini sağlamaktır. Yani canlının çevresi onun zararına geliştiğinden canlı daha fazla gelişerek bu olumsuz hali ekarte etmelidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- RED SHIFT[İng.] / DÉPLACEMENT VERS LE ROUGE, GLISSEMENT VERS LE ROUGE[Fr.] / ROTVERSCHIEBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRMIZIYA KAYMA


- REDDEDİLDİ ile/ve/||/<> KABUL EDİLMEDİ


- REDDEDİLEBİLİR ile DÜŞÜŞ ile SAPMA ile REDDETMEK ile REDDEDİLDİ


- REDDETME ile/değil/yerine ERTELEME


- REDDETMEK ile/değil/yerine "AŞMAK"


- REDDETMEK ile AŞAĞILAMAK


- REDDETMEK ile/ve/değil/yerine AYIRD ETMEK


- REDDETMEK ile/ve BEĞENMEMEK/İRDEMEK


- REDDETMEK ile/değil BOYUN EĞMEMEK


- REDDETMEK ile/değil/yerine DEĞİLLEME


- REDDETMEK ile/ve/değil/yerine GÖZ ARDI ETMEK


- REDDETMEK ile/değil KALDIRMAK


- REDDETMEK ile/ve/değil/yerine YÜZ ÇEVİRMEK


- REDİNGOT[İng.] ile/||/<> İSTANBULİN

( Arkası yırtmaçlı, etekleri uzun, çift sıra düğmeli, resmi erkek ceketi. @@ Tanzimat'tan Meşrutiyet'e kadar Türkiye'de kullanılan, yakası kapalı bir tür redingot. )


- REDISTRİBÜSYON/REDISTRIBUTION[İng.] değil/yerine/= YENIDEN DAĞILIM


- REDOKS[İng.]

( Bir atom ya da molekülden ötekine, bir ya da daha çok elektronların geçişi. )


- REDOX ELECTRODE[İng.] / REDOX ELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= REDOKS ELEKTRODU


- REDOX INDICATOR[İng.] / REDOX INDIKATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= REDOKS İNDİKATÖRÜ


- REDOX KINETIC EFFECT[İng.] ile/değil/yerine/= REDOKS KİNETİK ETKİ


- REDOX[İng.] / REDOX[Fr.] / REDOX[Alm.] ile/değil/yerine/= REDOKS


- REDUCED COMPTON WAVELENGTH[İng.] / LONGUEUR D'ONDE DE COMPTON RÉDUITE[Fr.] / REDUZIERTE COMPTONWELLENLÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENMİŞ COMPTON DALGA BOYU


- REDUCED DISTANCE[İng.] / DISTANCE RÉDUITE[Fr.] / VERKÜRZTER ABSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENMİŞ UZAKLIK


- REDUCED EQUATION OF STATE[İng.] / ÉQUATION D'ÉTAT RÉDUITE[Fr.] / REDUZIERTE ZUSTANDSGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENMİŞ HAL DENKLEMİ


- REDUCED MASS[İng.] / MASSE RÉDUITE[Fr.] / REDUZIERTE MASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENMİŞ KÜTLE


- REDUCED PRESSURE[İng.] / PRESSION RÉDUITE[Fr.] / VERKÜRZTER DRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENMİŞ BASINÇ


- REDUCED TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE RÉDUITE[Fr.] / REDUZIERTE TEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENMİŞ SICAKLIK


- REDUCED VALUE[İng.] / VALEUR RÉDUITE[Fr.] / VERKÜRZTER WERT[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENMİŞ DEĞER


- REDUCED VOLUME[İng.] / VOLUME RÉDUIT[Fr.] / VERKÜRZTES VOLUMEN[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENMİŞ HACİM


- REDUCTION POTENTIAL[İng.] / REDUCTION POTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENME POTANSİYELİ


- REDUCTION[İng.] / RÉDUCTION[Fr.] / REDUCTION[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENME


- REDUCTOR[İng.] ile/değil/yerine/= İNDİRGEYİCİ


- REDÜKSİYON | İNDİRGENME >< YÜKSELTGENME

( Özdeciğin eksicik alması, hidrojen öğesinin çoğalması ya da oksijenin azalması olayı. @@ (indirgeme) (redüksiyon) (kimya, botanik) @@ Bir bileşikteki oksijenin, başka bir eksielektrikli atom ya da kökün uzaklaştırılması; bileşiğe hidrojen, başka bir artıelektrikli atom ya da kökün eklenmesi olayı. @@ 1. Bir bileşikten oksijen çıkarılması veya bir atom, iyon veya molekülün elektron kazanması. 2. Hacimce küçülme, miktarca azalma, indirgeme, redüksiyon, @@ Kimyasal bir olay sırasında bir maddenin bileşimindeki hidrojen miktarının artırılması veya oksijen miktarının azaltılması, bir atom veya iyona bir elektron eklenmesi, redüksiyon. )


- REDÜKTAN/REDUCTANT[İng.] değil/yerine/= INDIRGEYEN


- REDÜKTE/REDUCED[İng.] değil/yerine/= INDIRGENMİŞ | YERINE YERLEŞTİRİLMİŞ


- REDÜKTÖR/REDUCER[İng.] değil/yerine/= INDIRGEYİCİ


- REENTRAN/REENTRANT[İng.] değil/yerine/= YENIDEN GİREN


- REENTRİ/REENTRY[İng.] değil/yerine/= YENIDEN GİRİŞ


- REFERANS DEĞER/REFERENCE VALUE[İng.] değil/yerine/= DAYANAK DEĞER


- REFERANS[İng. < REFERENCE] ile REVERANS[Fr. < RÉVÉRENCE]

( Kaynak. | Öneri. | Öneri mektubu. @@ Selâm ya da teşekkür için eğilerek ya da dizleri kırarak yapılan hareket. )


- REFERANS[İng./Fr. < REFERENCE] ile/ve/||/<> BONSERVİS[Fr. < BON SERVICE]

( Öneri belgesi. | Kaynak. | Öneri. İLE/VE/||/<> Çalıştığı yerden ayrılırken görevini iyi yaptığını belirtmek amacıyla birine verilen belge. )


- REFERENCE ELECTRODE[İng.] ile/değil/yerine/= REFERANS ELEKTROT


- REFERENCE STANDARDS[İng.] ile/değil/yerine/= REFERANS STANDARTLAR


- REFLECTANCE[İng.] / RÉFLECTANCE[Fr.] ile/değil/yerine/= YANSITIRLIK


- REFLECTING ELECTRODE[İng.] / ÉLECTRODE RÉFLÉCHISSANTE[Fr.] / REFLEKTIERENDE ELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= YANSITICI ELEKTROT


- REFLECTING MICROSCOPE[İng.] / MICROSCOPE À RÉFLEXION[Fr.] / REFLEKTIERENDES MIKROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= YANSITMALI MİKROSKOP


- REFLECTING TELESCOPE[İng.] / TÉLESCOPE À RÉFLEXION[Fr.] / REFLEKTIERENDES TELESKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= YANSITMALI TELESKOP


- REFLECTION DENSITY[İng.] / DENSITÉ DE RÉFLEXION[Fr.] / REFLEXIONSDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= YANSIMA YOĞUNLUĞU


- REFLECTION FACTOR[İng.] / FACTEUR DE RÉFLEXION[Fr.] / REFLEXIONSFAKTOR, REFLEXIONSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= YANSIMA ETMENİ/ÇARPANI/KATSAYISI/FAKTÖRÜ


- REFLECTION GRATING[İng.] ile/değil/yerine/= YANSITMALI OPTİK AĞ


- REFLECTION LOSS[İng.] / PERTE PAR RÉFLEXION[Fr.] / REFLEXIONSVERLUST[Alm.] ile/değil/yerine/= YANSIMA KAYBI


- REFLECTION PLANE[İng.] / PLAN DE RÉFLEXION[Fr.] ile/değil/yerine/= YANSIMA DÜZLEMİ


- REFLECTIVITY[İng.] / RÉFLECTIVITÉ[Fr.] / REFLEXIONSVERMÖGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= YANSITICILIK


- REFLEKS/REFLEX[İng.] değil/yerine/= TEPKE

( Dıştan gelen bir uyarım sonucu doğan hareket, salgı gibi iç tepkilere yol açan irade dışı sinir etkinliği, yansı. | Dıştan ya da içten gelen bir uyarım sonucunda organizmada tepkilere yol açan istemsiz sinir etkinliği. )


- REFLEKSİYON/REFLECTION[İng.] değil/yerine/= YANSIMA | DERİN DÜŞÜNME


- REFLEKTÖR[Fr.]/REFLECTOR[İng.]/KATAFOT[Fr. < CATAPHOTE] değil/yerine/= YANSITAÇ/YANSITICI

( Yansımadan yararlanarak bir ışık aksının uzaydaki dağılışını değiştirmeye yarayan nesne. | Işığı yansıtmakta kullanılan, çeşitli boy ve biçimdeki yüzeyler. )

( KATAFOT[Fr. < CATAPHOTE]: Dışarıdan gelen bir ışığın etkisiyle geceleyin ışıklı görünen reflektör. )


- REFLÜ/REFLUX[İng.] değil/yerine/= GERİ KAÇIŞ


- REFLUX[İng.] / REFLUX[Fr.] / RUCKFLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= GERİ DÖNDÜRME


- REFORMATZY REACTION[İng.] / REFORMATZY>S REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= REFORMATZY TEPKİMESİ


- REFRACTED WAVE[İng.] / ONDE RÉFRACTÉE[Fr.] / BRECHUNGENWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRILAN DALGA


- REFRACTING TELESCOPE[İng.] / TÉLESCOPE À RÉFRACTION[Fr.] / REFRAKTOR (LINSENFERNROHR)[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRILMALI TELESKOP


- REFRACTION ANGLE[İng.] / ANGLE DE LA RÉFRACTION[Fr.] / BRECHENDER WINKEL, BRECHUNGSWINKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRILMA AÇISI


- REFRACTION LOSS[İng.] / PERTE PAR RÉFRACTION[Fr.] / REFRAKTIONSVERLUST[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRILMA KAYBI


- REFRACTION POINT[İng.] ile/değil/yerine/= KIRILMA NOKTASI


- REFRACTIVE PLANE SURFACE[İng.] ile/değil/yerine/= KIRICI DÜZLEM YÜZEY


- REFRACTIVITY[İng.] / BRECHUNGSVERMÖGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRICILIK


- REFRACTOMETER[İng.] / RÉFRACTOMÈTRE[Fr.] / REFRAKTOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRILMAÖLÇER


- REFRACTORY MATERIAL[İng.] / FEUER[Alm.] ile/değil/yerine/= REFRAKTER NESNE


- REFRAKSİYON/REFRACTION[İng.] değil/yerine/= KIRILMA


- REFRAKTER PERİYOT/REFRACTORY PERIOD[İng.] değil/yerine/= DUYARSIZ DÖNEM


- REFRAKTER/REFRACTORY[İng.] değil/yerine/= YANITSIZ | TEPKİSİZ | DUYARSIZ


- REGENERATION[İng.] / RÉGÉNÉRATION[Fr.] / REGENERIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YENİLEME


- REGENERATION[İng.] değil/yerine/= REJENERASYON

( Bir organizmanın zarar gören ya da kaybolan bir bölümünün yeniden büyümesi, meydana gelmesidir. Bitkilerde çok yaygındır. Tüm hayvanlarda da bir miktar rejenerasyon yeteneği vardır. Süngerlerde geniş kapsamlı olabilmektedir. Yani kopan bir sünger parçasından yepyeni bir sünger meydana gelebilmektedir. Buna karşılık, evrim düzeyinin yukarı basamaklarındaki hayvanlarda yalnızca yara onarımı biçiminde kısıtlı bir rejenerasyon görülmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- REGGE POLE MODEL[İng.] ile/değil/yerine/= REGGE KUTBU ÖRNEKÇESİ


- REGGE POLE[İng.] / PÔLE DE REGGE[Fr.] / REGGE-POL[Alm.] ile/değil/yerine/= REGGE KUTBU


- REGNAULT EXPERIMENT[İng.] / EXPÉRIENCE DE REGNAULT[Fr.] / REGNAULT-EXPERIMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= REGNAULT DENEYİ


- REGRESİF/REGRESSIVE[İng.] değil/yerine/= GERİLEYİCİ


- REGRESSION ANALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= REGRESYON ÇÖZÜMLEMESİ/ANALİZİ


- REGRESYON/REGRESSION[İng.] değil/yerine/= GERİLEME


- REGULAR REFLECTION[İng.] / RÉFLEXION RÉGULIÈRE[Fr.] ile/değil/yerine/= DÜZGÜN YANSIMA


- REGÜLASYON[Fr./İng. < REGULATION]/REGÜLE ETMEK değil/yerine/= DÜZENLEMEK, AYARLAMAK


- REGÜLATÖR[Fr./İng.] değil/yerine/= DÜZENLEYİCİ, AYARLAYICI


- REGULATOR[İng.] / RÉGULATEUR[Fr.] / REGULATOR, REGLER[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜZENLEYİCİ


- REGÜLATÖR/REGULATORY[İng.] değil/yerine/= DÜZENLEYİCİ | AYARLAYICI


- REGÜLE/REGULATED[İng.] değil/yerine/= AYARLI, DÜZENLİ


- REGÜLER/REGULAR[İng.] değil/yerine/= DÜZENLİ


- REGURGITATION[İng.] değil/yerine/= REGÜRJİTASYON

( Genellikle sindirilmemiş gıda ya da kan varlığı ile karakterize edilen ve ağız, yutak ya da yemek borusu yoluyla gerçekleşen madde atımı.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- REGÜRJITAN/REGURGITANT[İng.] değil/yerine/= GERİ AKAN


- REGÜRJITASYON/REGURGITATION[İng.] değil/yerine/= GERİ AKIŞ


- REHBER[Ar.]/GUIDE[İng.] değil/yerine/= KILAVUZ


- REHBERLİK ile REHBER ile YOL GÖSTERİCİ


- REIMER'S REACTION[İng.] / RÉACTION DE REIMER[Fr.] / REIMER REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= REİMER TEPKİMESİ/REAKSİYONU


- REINFORCEMENT[İng.] değil/yerine/= PEKİS¸TİRME


- REJEKSİYON/REJECTION[İng.] değil/yerine/= DOKU REDDİ, ÖRGEN REDDİ


- REJENERASYON/REGENERATION[İng.] değil/yerine/= YENİLENİM


- REJENERATİF/REGENERATIVE[İng.] değil/yerine/= YENİLEYEN


- REJİ | YÖNETİM ile/||/<> YÖNETMEN

( Sinema 1. Bir filmin çevrilişinde tutulan yol. 2. Bir yönetmenin filmi gerçekleştirirkenki çalışmalarının tümü; bu çalışmaların kendine özgü niteliği. TV. 3. Bir televizyon izlencesinin gerçekleştirilmesinde tutulan yol. 4. Bir yönetmenin izlenceyi gerçekleştirirkenki çalışmalarının tümü; bu çalışmaların kendine özgü niteliği. @@ Bir girişime ilişkin işleri belirli bir anlayış içinde yürütme. @@ )


- REJİM/REGIMEN[İng.]/REGIME[Fr.] değil/yerine/= DİYET | UYGULAMA BİÇİMİ, YÖNETME, YÖNETİDÜZEN

( Yönetme, düzenleme biçimi. | Düzen. | Bir devletin yönetim biçimi. )


- REJYONAL/REGIONAL[İng.] değil/yerine/= BÖLGESEL


- REKABET ETMEK ile YETERLİLİK ile YETERLİLİK ile YETKİLİ ile REKABETÇİ ile YARIŞMA ile REKABETÇİ ile YARIŞMACI ile RAKİPLER


- REKABET ile/ve/yerine İŞBİRLİĞİ


- REKLÂM = ADVERTISEMENT[İng.] = RÉCLAME[Fr.] = ANZEIGE/REKLAME[Alm.] = PUBBLICITÀ[İt.] = ANUNCIO[İsp.]


- REKLAM ile GEÇİCİ


- REKLÂM ile/değil HABER


- REKLAM ile REKLAM VERMEK ile REKLAMCILIK ile REKLAMVEREN


- REKOMBİNAN/RECOMBINANT[İng.] değil/yerine/= YENIDEN BİRLEŞTİRİLMİŞ | GENETİK ÇEŞİTLENDİRİLMİŞ


- REKOMBİNASYON/RECOMBINATION[İng.] değil/yerine/= YENIDEN BİRLEŞTİRME | GENETİK ÇEŞİTLENDİRME


- REKOMPRESYON/RECOMPRESSION[İng.] değil/yerine/= BASI YINELEME


- REKONSTRÜKSİYON/RECONSTRUCTION[İng.] değil/yerine/= YENIDEN YAPILANDIRMA


- REKONSTRÜKTİF/RECONSTRUCTIVE[İng.] değil/yerine/= YENIDEN YAPILANDIRICI


- REKTUM ile/ve/> ANÜS[Lat.]/MAKAT[Ar. MAK'AD]/DÜBR[Ar./ŞERÇ/ŞERC

( Kalın bağırsak. İLE/VE/> Bağırsak sonu. Dışkı boşaltım yeri/deliği. )


- REKÜREN/RECURRENT[İng.] değil/yerine/= YINELEYEN


- REKÜRENS/RECURRENCE[İng.] değil/yerine/= YINELENME


- RELAKS[İng. < RELAX] değil/yerine SAKİN/LİK, RAHAT/LAMA, GEVŞE/ME


- RELATION OF DIAGONAL[İng.] ile/değil/yerine/= DİAGONAL İLİŞKİLER


- RELATIVE ATTENUATION[İng.] ile/değil/yerine/= BAĞIL SÖNÜMLEME


- RELATIVE BIOLOGICAL EFFICIENCY[İng.] / EFFICACITÉ BIOLOGIQUE RELATIVE[Fr.] / RELATIVE BIOLOGISCHE WIRKSAMKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL BİYOLOJİK ETKİNLİK


- RELATIVE ELECTRIC PERMEABILITY[İng.] / PERMÉABILITÉ ÉLECTRIQUE RELATIVE[Fr.] / RELATIVE ELEKTRISCHE DURCHLÄSSIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL ELEKTRİK GEÇİRGENLİK


- RELATIVE ERROR[İng.] / RELATIVEN FEHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL HATA


- RELATIVE LUMINOUS EFFICIENCY[İng.] ile/değil/yerine/= BAĞIL IŞIK VERİMİ


- RELATIVE MAGNETIC PERMEABILITY[İng.] / PERMÉABILITÉ MAGNÉTIQUE RELATIVE[Fr.] / RELATIVE MAGNETISCHE DURCHLÄSSIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL MANYETİK GEÇİRGENLİK


- RELATIVE STANDART DEVIATION[İng.] / RELATIVE STANDART ABWEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL STANDART SAPMA


- RELATIVE STOPPING POWER[İng.] / POUVOIR D'ARRÊT RELATIF[Fr.] / RELATIVES BREMSVERMÖGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL DURDURMA GÜCÜ


- RELATIVISTIC MASS[İng.] / MASSE RELATIVISTE[Fr.] / RELATIVISTISCHE MASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖRELİ KÜTLE


- RELATIVISTIC MOMENTUM[İng.] ile/değil/yerine/= GÖRELİ DEVİNİRLİK


- RELAXATION TIME[İng.] / TEMPS DE RELAXATION[Fr.] ile/değil/yerine/= DURULMA SÜRESİ


- RELAXATION[İng.] / ENTSHIEDENHEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= DURULMA


- RELAY[İng.] / RELAIS[Fr.] / RELAIS[Alm.] ile/değil/yerine/= RÖLE


- RELIABILITY COEFFICIENT[İng.] değil/yerine/= GÜVENİLİRLİK KATSAYISI


- RELIABILITY[İng.] değil/yerine/= GÜVENİLİRLİK


- RELUCTANCE[İng.] / RÉLUCTANCE[Fr.] / MAGNETISCHER WIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK DİRENÇ


- RELUCTIVITY[İng.] / RÉLUCTIVITÉ, RÉSISTIVITÉ MAGNÉTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= MANYETİK DİRENÇLİLİK


- REM[İng.] / REM[Fr.] / REM[Alm.] ile/değil/yerine/= REM


- REM/RAPID EYE MOVEMENT[İng.] değil/yerine/= HIZLI GÖZ DEVİNIMİ


- REMANENCE[İng.] / RÉMANENCE[Fr.] ile/değil/yerine/= KALICI MIKNATISLANMA


- REMISYON/REMISSION[İng.] değil/yerine/= YATIŞMA


- REMITAN/REMITTENT[İng.] değil/yerine/= ARALIKLI | ALEVLENME-SAKINLEŞME


- REML | KUM ile/||/<> KUM ÇÖLÜ ile/||/<> KUMUL

( Çimentolanmamış, çapı en çok 1 mm. olan taş parçacıkları ya da mineral taneleri. @@ (jeoloji) @@ @@ Parçacıklarının 0.02-2 mm büyüklüğünde olduğu toprak tipi. @@ Püskürtmeli temizleme işlemlerinde kullanılan, silikadan silisyum karbüre dek metal olmayan kum biçimindeki tüm aşındırıcıların adı. @@ Ağızlarda gum olarak da geçer. ~ Az gum. -Tkm gum 1. 'toprak'; 2. 'kum'. -Blk kum. -Krg kum. -Nog kum. -Kklp kum. -Kzk kum. -Özb kum. -Sal kum. -Alt, Tel, Kuğ, Şor, Sag, Koy, Kaça, Küer kum. Eski Türkçeden başlayarak kullanılır (kum). Orta Türkçede kum (Çiğilce) olarak geçer. Eski Kıpçakçada da kum biçimi kullanılır. Etimolojisini bilmiyoruz (Ligeti: TörK 80). Türkçeden Farsça, Tatça, Tacikçe, Kürtçe gibi komşu dillere de geçmiştir (Doerfer: TMEN 1525; TLT 483). Kalmıkça xum da Türkçeden alınmıştır (Ramstedt: KWb 196b). Macarca homok biçiminin de Türkçe kum'a bağlı olduğu anlaşılıyor (Gombocz: BTLw 97). Ancak Macarca homok biçiminin ses açısından birtakım sorunları olduğu açıktır. Ligeti (NyK 49: 200-214) Macarca homok'un başındaki h-'yi ayrıntılarıyla irdelemiştir. Daha sonra Ligeti (TörK 153-155) homok'un Türkçe kum biçimiyle bağlı olduğunu dile getirmiş ancak kum'un Macarca homok'un kökeni sayılamayacağını vurgulamıştır. Moğolca qumaki 'sable fin, grains de sable; poussière d'eau' karşılığı Macarca homok biçimiyle ilgili birtakım sorunların ortaya çıkmasına yol açmıştır. Ligeti, Türk diyalektlerinde kullanılan kumak (> kubak) biçimlerinin Moğolcadan alındığını da belirtmiştir: Alt, Tel, Şor kumak. -Kzk kumak. -Tub, Kuğ kubak. -Yak kumax. Kałużyński'nin, Yakutça biçimin Moğolcadan geçtiğinden söz etmediği göze çarpıyor (ME). Ramstedt ve Poppe, Türkçe ve Moğolca biçimler arasında eski çağlara çıkan bir yakınlık aramışlardı. Doerfer (TMEN 1525) bu görüşü geri çevirmeyi denemişse de Ligeti'ye göre ortaya koyduğu tanıklar çürüktür. )


- REMODELING[İng.] değil/yerine/= YENIDEN BİÇİMLENDİRME


- RENGİ SOLMAK ile SOLMA