Bugün[04 Temmuz 2026]
itibarı ile 15.121 başlık/FaRk ile birlikte,
15.121 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(7/62)


- NUHÂS[Osm.] / COPPER[İng.] / CUIVRE[Fr.] / KUPFER[Alm.] ile/değil/yerine/= BAKIR


- MÜTENAZİR[Osm.] / SYMMETRIC, SYMMETRICAL[İng.] / SYMÉTRIQUE[Fr.] / SYMPTOMATISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= BAKIŞIK, SİMETRİK


- BAKIŞIM/SİMETRİ ile/ve/<> AYAR(GAUGE) SİMETRİLERİ


- BAKIŞIM/SİMETRİ ile/ve/||/<> KÜTLE


- BAKIŞIM/SİMETRİ ile/ve/||/<> SÜPER BAKIŞIM/SİMETRİ


- BAKIŞIM/SİMETRİ ile AYAR/GAUGE SİMETRİLERİ


- BAKIŞIM/SİMETRİ ile/ve/||/<> EŞDEĞİŞKEN

( SYMMETRY vs./and/||/<> COVARIANT )


- DISSYMMETRY FACTOR[İng.] ile/değil/yerine/= BAKIŞIMSIZLIK ÇARPANI


- BAKTERİ İLE ARKE İLE ÖKARYOT ile/||/<> ÜÇ DOMAİN

( Yaşamın üç temel dalı. )

( Formül: 16S rRNA filogeni )


- BAKTERİ SPORU ile/||/<> VEJETATİF BAKTERİ

( Bakteri sporu dayanıklı form İLE vejetatif bakteri aktif çoğalan formdur. Spor aşırı koşullara dirençli İLE vejetatif form normal yaşam döngüsünü sürdürür. Cohn bakteriyel sporları tanımladı İLE Pasteur sporların ısıya dayanıklı olduğunu gösterdi. )

( Ferdinand Cohn tarafından 1876 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1828-1898) (Ülke: Almanya) (Alan: Botanik, Bakteriyoloji) (Önemli katkıları: Bakterileri sınıflandırdı, bakteri sporlarını keşfetti, bakteriyolojinin kurucularından) )


- BAKTERİ ile BAKTERİSİT ile BAKTERİYOFAJ ile BAKTERİYOSTATİK

( Virüsten farklı, yaklaşık 0,4-1,5 μm boyutunda, sert bir hücre duvarı ile hücre zarı ve sitoplazmaya sahip, çekirdek zarları olmadığından dolayı, DNA ve RNA'ları sitoplazma içinde bulunan, Enterobacteria sınıfından bir mikroorganizma. İLE Bakteri öldürücü madde. İLE Bakterileri yok eden virüslere verilen ad. İLE Bakteriyi öldürmeksizin büyüme ve çoğalmasını yavaşlatma ya da durdurma özelliğine sahip olan. )


- BAKTERİ ile BASİL

( ... İLE Bakterilerin, çomak biçiminde, ince ve uzun olan türü. )


- BAKTERİ ile/ve MİKROFOK

( ... İLE/VE Nokta biçiminde hareketsiz bakteriler. )


- BAKTERİ ile/ve/||/<>/< SİYANOBAKTERİ

( )

( BACTERIA vs./and/||/<>/< CYANOBACTERIA )


- BAKTERİ ile/||/<> VİRÜS

( Bakteri canlı göze İLE virüs canlı değil )

( Formül: Prokaryot hücre İLE Protein+DNA/RNA )

( Antonie van Leeuwenhoek tarafından 1676 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1632-1723) (Ülke: Hollanda) (Alan: Mikrobiyoloji) (Önemli katkıları: Mikroskopi, bakterilerin keşfi) )


- BAKTERİ/YAL ile VİRÜS/VİRAL

( Virüsten farklı, yaklaşık 0,4-1,5 μm boyutunda, sert bir hücre duvarı ile hücre zarı ve sitoplazmaya sahip, çekirdek zarları olmadığından dolayı, DNA ve RNA'ları sitoplazma içinde bulunan, Enterobacteria sınıfından bir mikroorganizma. İLE Bakteri öldürücü madde. İLE Canlı hücrelerde yaşayan, metabolizmaları bulunmayan, oksijen kullanılmayan, makromoleküller oluşturmayan, büyümeyen ya da ölmeyen fakat sadece canlı hücrelerde üreyen, biçimleri bakterilerininkilere benzeyen, çoğu hastalığa yol açan, ancak elektron mikroskobunda belirlenebilecek kadar küçük olan, protein ve nükleik asitlerden oluşan, enfeksiyon yapan nesne. )

( Bazı FaRkLaR'ını daha okumak için burayı tıklayınız... )

( Canlıdır. İLE Canlı değildir[ölü de değildir].["Uygun koşullarda canlanabilen" bir varolandır.]

Bakteri, "fare" ise. İLE Virüs, "yumurta" gibidir.

Fare canlıdır. Yumurta canlı değildir. Ama döllenmişse, uygun sıcaklıkta, uygun sürede bekletilirse civcive dönüşür, yani bir canlı olur.

Yine fareye, yani bakteriye dönelim:
Fare, fare zehri ile öldürülebilir. İşte bu "antibiyotik"tir.

Fareye, fare zehiri verirsek ölür. Ama yumurtanın üstüne istediğimiz kadar fare zehiri dökelim, yumurtaya hiçbir şey olmaz; sadece çevreye zehir saçmış oluruz. Yani antibiyotikler, virüslere etki etmez; sadece bize yardım eden, bağışıklık sistemimizi güçlendiren yararlı bakterilerimizi öldürmüş oluruz.

Fareyi bir kutuya kapatıp aç-susuz bırakırsak ölür. İLE Yumurtayı bir kutuya kapatsak haftalarca bozulmadan durabilir.

Yani eğer bağışıklık sistemimiz güçlüyse belirli bir süre sonra bakteriler kendiliğinden ölecektir. Ama virüsler, her şeyin içinde ya da üzerinde, çok uzun süre bozulmadan yumurta gibi bekleyebilir ve gövdemize girdiği andan itibaren 4-14 gün içinde canlanır.

Bir diş macunu reklamını anımsayalım:
İki kap sirke içine iki yumurta koyuyorlardı, birini şu marka macunla fırçalıyorlardı, öteki yumurta eriyordu ama öteki macunla fırçalanan yumurta sağlamdı.

İşte o deneydeki sirke, yumurtanın kabuğundaki kalsiyumu çözündürüyordu. Elimizdeki virüsün kabuğunu çözündürebilen şey sirke değil "sabun"dur. Sabun, virüsün kabuğunu eritir. Kabuğu eriyen virüs, ölür. Sabunun, kabuğu eritebilmesi için en az bir dakika, kabukla temas etmesi gerekiyor. Süreyi anlamak için elimizi sabunlarken, iki kere "Dandini dandini dasdana" şarkısını söyleyelim. Süre bu kadar. Sıvı sabunlarda süre uzuyor. Daha iyisi, katı sabun.

Alkol de virüsün kabuğunu çözündürüyor ama sabundan farklı olarak; o boş kabuktan kurtulamıyoruz, elimize yapışık durumda kalır. Evet, artık zararsız ama yine de elimizde virüs kabuklarıyla dolaşmak istemeyiz. Örneğin, dışarıda alkolle elimizdeki virüsü öldürdük, ilk fırsatta yine sabunlamalıyız ki, su, kabukları da alıp götürsün. )

( )


- BALLAST RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE DE BALLAST[Fr.] / BALLASTWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= BALAST DİRENCİ


- BALLAST[İng.] / BALLAST[Fr.] / BALLAST[Alm.] ile/değil/yerine/= BALAST


- BALIK ÖLÇÜSÜ[ARCHIMEDES]:
YÜKSEKLİK ve/||/<> UZUNLUK ORANI

( Bir çemberin merkezinin, ötekinin çevresine değmesiyle oluşan balık biçimi. )

( 153.265: 3'ün kareköküne ve eşkenar üçgenin orantısına yakın tam sayı. )

( VESICA PISCIS )


- OBJEKTIVES FISCHAUGE[Alm.] ile/değil/yerine/= BALIKGÖZÜ NESNEL


- FISH-EYE OBJECTIVE[İng.] / OBJECTIF FISH-EYE[Fr.] ile/değil/yerine/= BALIKGÖZÜ OBJEKTİF


- BALLISTISCHE GALVANOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= BALİSTİK AKIMÖLÇER


- BALLISTIC WAVE[İng.] / ONDE BALISTIQUE[Fr.] / BALLISTISCHE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= BALİSTİK DALGA


- BALLISTIC GALVANOMETER[İng.] / GALVANOMÈTRE BALISTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= BALİSTİK GALVANOMETRE


- BALLISTIC COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT BALISTIQUE[Fr.] / BALLISTISCHER KOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= BALİSTİK KATSAYI


- MAGNÉTOMÈTRE BALISTIQUE[Fr.] / BALLISTISCHE MAGNETOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= BALİSTİK MANYETOMETRE/MAGNETOMETRE


- BALLISTIC MEASUREMENT[İng.] / MESURE BALISTIQUE[Fr.] / BALLISTISCHE MESSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BALİSTİK ÖLÇME/ÖLÇÜM


- BALLISTIC PENDULUM[İng.] / PENDULE BALISTIQUE[Fr.] / BALLASTICHES PENDEL[Alm.] ile/değil/yerine/= BALİSTİK SARKAÇ


- BALLISTIC, BALLISTICS[İng.] / BALLISTIQUE[Fr.] / BALLISTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= BALİSTİK


- BALKIR/ŞİMŞEK ile/ve/||/<> YILDIRIM

( Bir bulutun tabanı ile yer arasında, iki bulut arasında ya da bir bulut içinde elektrik boşalırken oluşan kırık çizgi biçimindeki geçici ışık, balkır, çakım, çakın, yalabık, yıldırak. | Parıltı. İLE/VE 30 milyon volt gücündeki elektriktir. 30.000°C'lık bir sıcaklığa ulaşır. Saatte 115.000 km.'nin üzerinde bir hızla gider. Tek bir yıldırım çarpması 100.000 amperlik elektrik akımı taşır, bu mikdar 200.000 nüfuslu bir şehri 1 dakika boyunca aydınlatabilir. )

( ... İLE/VE/||/<> Dünyada her gün 17 milyondan fazla ya da saniyede 200'ün üzerinde yıldırım düşer. )

( ... İLE/VE/||/<> Baylara, bayanlardan 6 kat daha fazla yıldırım çarpar. )

( Açık havada şimşekli ve gökgürültülü bir fırtınaya yakalanırsanız, en güvenli konum, ağaçlardan uzak durup yüzükoyun yere yatmaktır. )

( Her yıl 3-6 Britanya'lı ve 100 Amerika'lı yıldırım çarpması sonucu ölür. Ölüm nedenleri daha çok gövdelerine yakın bir yerde seyyar paratonerler (golf sopaları, karbon kamışlı olta ve balenli sutyen) taşımalarıdır. )

( Yıldırım çarpmalarının en çok görüldüğü yerler kıyı bölgeleridir.[Kilometrekare başına yılda yaklaşık 2 kez!] )

( Bulutlar arasındadır. Elektrik yüklü bir bulut ile başka bir bulut arasındaki elektrik boşalmasıdır. [Önceden tahmin edilmesi oldukça zordur.] [Belirli hava koşullarında oluşur.] İLE/VE/||/<> Bulut ile yeryüzü arasındadır. Bulut ile yeryüzü arasındaki elektrik boşalmaları olarak tanımlanır. [Zikzaklı bir yol takip ederek kollar olarak aşağı doğru iner.] [Gök gürültüsü ve şimşekten oluşan, gökyüzü ile yeryüzü arasındaki elektrik boşalmasıdır.] [Genellikle şiddetli bir yağmurla birlikte görülür.] )

( BERK[çoğ. BÜRÛK], BEVE, BEVÂRİK[< BÂRİKA], [RA'D Ü BERK: Gökgürültüsü ile şimşek.] ile/ve/||/<> SÂİKA )

( ÂSMÂN-DIRAHŞ, ÂDRAHŞ, ÂZERAHŞ: Şimşek. | Yıldırım. | Gökgürültüsü. )

( LIGHTNING FLASH vs./and/||/<> THUNDERBOLT )


- BALL MILLING ile/||/<> SONOCHEMISTRY ile/||/<> TRIBOCHEMISTRY ile/||/<> MEKANİK KİMYA

( Mekanik kuvvet ile kimyasal reaksiyon. )

( Formül: F → bond breaking )


- BALMER SERIES[İng.] / SÉRIES DE BALMER[Fr.] / BALMER-SERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BALMER DİZİLERİ


- BALMER FORMULA[İng.] / FORMULE DE BALMER[Fr.] / BALMER-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= BALMER FORMÜLÜ


- BALON[Fr. BALLON][Ar. SEFİNETÜL HEVÂ] ile ZEPLİN[Alm. < FERDINAND VON ZEPPELIN]

( Isıtılmış hava ya da havadan daha hafif bir gazla doldurulan, atmosferde uçabilen, küre biçiminde araç. [Havadan hafif bir gaz kuvvetiyle havada yukarıya kalkan muhteri’a ki mezkûr gazı havi büyük ve hafif bir mahfaza ile ona merbut adamların oturmasına mahsus sandal gibi bir sepetten mürekkep.] İLE Çoğunlukla hidrojen ya da helyumla şişirilmiş, güdümlü balon. )


- BANACH SPACE ile/||/<> HİLBERT SPACE

( Banach norm tam, Hilbert inner product tam. )

( Formül: Norm complete İLE inner product complete )


- BANAL[Fr.] değil/yerine SIRADAN

( Herkesin kullandığı/anladığı. | Bayağı, sıradan. İLE ... )


- BAND SPECTRUM[İng.] / SPECTRE DE BANDES[Fr.] / BAND SPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= BAND/BANT TAYFI/SPEKTRUMU/SPEKTRUMLAR


- BAND GAP[İng.] / INTERVALLE DE BANDE[Fr.] / SPALTEBAND, ZONENABSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= BANT ARALIĞI


- BAND SCHEME[İng.] / ORDRE DE BANDE[Fr.] / BANDORDNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BANT DÜZENİ


- ÉNERGIE DE BANDE[Fr.] ile/değil/yerine/= BANT ENERJİSİ


- BANT, FREKANS BANDI | MINTIKA | NESİL | BANT | MINTAKA | ŞERİT | BANDE[Fr. < BANDE] ile/||/<> BANT ile/||/<> KUŞAK

( kuşak Sinema 1 Boş film yapımında kullanılan üzeri duyarkatla örtülü çok geniş bir tabandan film boylarına göre istenilen ende kesilmiş parçalardan her biri 2 Bir filmin boşfilmden dolu filme kadarki bütün çeşitlerini anlatır genel terim 3 Henüz birleştirilmemiş ses ve görüntü taşıyan filmler 4 Kötü anlamda Dikkate değer hiç bir özellik taşımayan sıradan sinema yapıtı TV Televizyon yayınlarına ayrılan metrik ve desimetrik çok kısa elektromıknatıs dalga uzunluklarını kapsayan dalgaların bölündükleri yinelenim aralıkları Yeryüzünde ya da herhangi bir gökcisminde belli koşulları sağlayan bölge Zaman kuşakları iklim kuşakları vb Aba güreşinde bele bağlanan ve ancak buradan tutulması gereken yün kuşak Kristalin üzerindeki bir kenara koşut bütün yüzeylerin tümü Bir toparı kesen iki koşut düzlemin topar üzerinde belirlediği topar parçası Anlamdaş toparsal kuşak döl döl generatio generare doğurmak 1 Genellikle Aşağı yukarı aynı yıllarda doğmuş olup aynı çağın koşullarını dolayısıyle birbirine benzer sıkıntıları yazgıları yaşamış benzer ödevlerle yükümlü olmuş kişilerin topluluğu 2 Tarih felsefesinde ve kültür tarihinde Yeni bir anlayışta yeni bir yaşama duygusunda yeni biçimlerde birleşen eskiden belirgin çizgilerle ayrılan kişilerin topluluğu Düveni oluşturan iki tahtayı birbirine bağlayan ön ve arka ağaçlar Akçaşar Yalvaç Isparta Meyvebükü Güdül Yurtbeyi Çankaya Ankara Beyağıl Ulukışla Niğde Bir izgenin iki sıklık değeri arasında kalan ışınım bölgesi biyoloji coğrafya Az gurşag guşak Orta Türkçede kurşağ olarak geçer Türkçede kurşak yanında kur adı da geçer Kıpçakçada kur bel bağı olarak kullanılır Türkçe kur bel bağı adı uçkur biçiminde de geçer Bu biçim iç kur adından gelir Buna göre uçkur iç kuşak anlamındadır uçkur Türkçeden Farsçaya da geçmiştir Doerfer TMEN III 1565 )

( TAPE )

( BANDE )

( GURŞAG[Az.]~GUŞAK[Tkm.] )


- VERSTÄRKUNGSBANDFILTER[Alm.] ile/değil/yerine/= BANT GEÇİREN YÜKSELTEÇ


- BAND-PASS CHARACTERISTIC[İng.] / CHARACTERISTIQUE BANDE FILTRE[Fr.] / CHARAKTERISTISCHES BANDFILTER[Alm.] ile/değil/yerine/= BANT GEÇİRİCİ KARAKTERİSTİK


- BAND-PASS FILTER[İng.] / FILTRE PASSE-BANDE[Fr.] / BANDFILTER, BANDPASS[Alm.] ile/değil/yerine/= BANT GEÇİRİCİ SÜZGEÇ


- BAND-PASS AMPLIFIER[İng.] / AMPLIFICATEUR DE LA BANDE-PASSE[Fr.] ile/değil/yerine/= BANT GEÇİRİCİ YÜKSELTEÇ


- BANDWIDTH[İng.] / LARGEUR DE BANDE[Fr.] / BANDBREITE[Alm.] ile/değil/yerine/= BANT GENİŞLİĞİ


- ZONENMODELL[Alm.] ile/değil/yerine/= BANT MODELİ


- BAND SPECTRA[İng.] / BANDSEKTRUUM[Alm.] ile/değil/yerine/= BANT TAYFI/SPEKTRUMU/SPEKTRUMLARI


- BAND[İng.] / BANDE[Fr.] / BANDE[Alm.] ile/değil/yerine/= BANT


- BAR ile BAR ile BAR[< İng.] ile BAR[< Yun.]

( Anadolu'nun, doğu ve kuzey bölgelerinde, en çok da Erzurum bölgesinde el ele tutuşularak oynanan bir oyun. [Hançer/bilezik barı.] İLE Kaplarda, su nedeniyle oluşan tortu. | Yağmurdan sonra toprağın yüzeyinde görülen beyaz tabaka. | Sayrılık sırasında, dil üzerinde görülen beyaz renkli tabaka. İLE Danslı, içkili eğlence yeri. | Ayaküstü içki içilen meyhane. | Bir salonda, içki içmek için hazırlanmış köşe. İLE Hava basıncı birimi. )


- BAR ile BAROMETRE ile BAROSKOP

( C.G.S. sisteminde, basınç birimi. [1 bar= 1 din/cm²=0,1000 Pa.] İLE Atmosfer basıncını ölçen aygıt. İLE İçinde sıvı bulunan, bir U tüpü biçiminde olan ve hava basıncındaki değişimleri kaydeden bir aygıt. )


- BAR ile MİLİBAR[Fr.]

( ... İLE Bir barın, binde biri değerinde, atmosfer basıncı ölçü birimi. )


- BARETTER[Alm.] ile/değil/yerine/= BARETER


- BARITT DIODE[İng.] / DIODE BARITT[Fr.] / BARITT-DIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= BARİTT DİYOT


- BÂRİZ (OLAN) ile SABİT (OLAN)

( CLEAR/OBVIOUS vs. CONSTANT )


- BARKHAUSEN EFFECT[İng.] / EFFET BARKHAUSEN[Fr.] / BARKHAUSEN-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= BARKHAUSEN ETKİSİ


- BARLOW GEAR[İng.] / ROUE DE BARLOW[Fr.] / BARLOWSCHES RAD[Alm.] ile/değil/yerine/= BARLOW ÇARKI


- BARLOW FORMULA[İng.] / FORMULE DE BARLOW[Fr.] / BARLOW-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= BARLOW FORMÜLÜ


- BARLOW'S RULE[İng.] / RÈGLE DE BARLOW[Fr.] / BARLOW-REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= BARLOW KURALI


- BARLOW LENS[İng.] / LENTILLE DE BARLOW[Fr.] / BARLOW-LINSE, BARLOWSCHE LINSE[Alm.] ile/değil/yerine/= BARLOW MERCEĞİ


- BARN[İng.] / BARN[Fr.] / BARN[Alm.] ile/değil/yerine/= BARN


- BARNETT EFFECT[İng.] / EFFET BARNETT[Fr.] / BARNETT-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= BARNETT ETKİSİ


- BARNETT METHOD[İng.] / MÉTHODE DE BARNETT[Fr.] / BARNETT-METHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= BARNETT YÖNTEMİ


- BAROGRAPH[İng.] / BAROGRAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= BAROGRAF


- BAROGRAF[< Fr. < Yun.] ile BAROMETRE[< Fr. < Yun.] ile BAROSKOP[< Fr. < Yun.] ile BAROSTAT[< Fr. < Yun.]

( Yükseltiyazar.[BAROS: Ağırlık. | GRAPHEIN: Yazmak.] İLE Basınçölçer. [BAROS: Ağırlık. | METRON: Ölçü.] İLE Havanın, içinde bulunduğu nesnelerin ağırlığı üzerine yaptığı hafifletici etkiyi gösteren ve hava basıncında oluşan değişimleri kaydeden, havası boşaltılabilen bir fanus içinde terazisi bulunan fizik aygıtı.[BAROS: Ağırlık. | SKOPEIN: Gözlemlemek.] İLE Basıncı sabit bir değerde tutmaya yarayan aygıt.[BAROS: Ağırlık. | STAT: Durum, ölçek.] )


- BAROGRAM[İng.] / BAROGRAMME[Fr.] ile/değil/yerine/= BAROGRAM


- BAROMETER[İng.] değil/yerine/= BAROMETRE

( Atmosfer basıncını ölçmeye yarayan alet.[1] Cıvalı ve aneroid (havalı) olmak üzere yaygın olarak kullanılan iki çeşidi vardır. Deniz seviyesinde atmosfer basıncı 760 mmHg (milimetre cıva), 1013.2 milibar ya da 101320 Pascal olarak ölçülür.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- BAROMETRE[< Fr. < Yun.] değil/yerine/= BASINÇÖLÇER


- BAROMETRIC FORMULA[İng.] / FORMULE BAROMÉTRIQUE[Fr.] / BAROMETERSCHE FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= BAROMETRİK FORMÜL


- BARORESEPTÖR ile/||/<> BAROREŞEKS

( Basınç almacı. İLE/VE/|| Basınç tepkesi. )


- BAROSCOPE[İng.] / BAROSCOPE[Fr.] / BAROSKOPE[Alm.] ile/değil/yerine/= BAROSKOP


- BAROSTAT[İng.] / BAROSTAT[Fr.] / BAROSTAT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAROSTAT


- BARRETTER[İng.] / BARRETTER[Fr.] ile/değil/yerine/= BARRETTER


- BARTLETT FORCE[İng.] / FORCE DE BARTLETT[Fr.] / BARTLETTSCHE KRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= BARTLETT KUVVETİ


- BARUT (ÇİN) ile/||/<> MODERN PATLAYICILAR

( Çinliler barutu 9. yüzyılda keşfetti İLE modern patlayıcılar 19. yüzyılda geliştirildi. )

( Tang Hanedanlığı Simyacıları tarafından 850 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- BARYE -ile


- BARYE[İng.] / BARYE[Fr.] ile/değil/yerine/= BARYE


- BARYON[İng.] / BARYON[Fr.] / BARYON[Alm.] ile/değil/yerine/= BARYON


- BARYON ile/||/<> MEZON ile/||/<> HADRON

( Üç kuarktan oluşan ağır bileşik parçacıklardır; proton ve nötron bu sınıftandır (p = uud, n = udd). @@ Bir kuark ile bir antikuarktan oluşan bileşik parçacıklardır; kararsızdırlar, çekirdek kuvvetinin taşınmasında rol oynarlar. @@ Güçlü kuvvetle etkileşen, kuarklardan kurulu tüm bileşik parçacıkların üst adıdır; ilk ikisini de kapsar. Yani üçüncüsü genel sınıf, ilk ikisi onun iki alt türüdür. )

( Formül: p = uud ~ n = udd )


- BARYONİK MADDE ile/||/<> KARANLIK MADDE

( Baryonik normal %5, karanlık görünmez %27. )

( Formül: Atom İLE WIMP/axion )


- HAUPTQUANTENZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= BAŞ KUANTUM SAYISI


- NOMBRE QUANTIQUE PRINCIPAL[Fr.] ile/değil/yerine/= BAŞ KUVANTUM SAYISI


- BAS ile BAS[Fr. < BASSE]

( "Çekil, yürü, git, defol!" anlamında kullanılan bir söz. İLE En kalın erkek sesi. | Sesi böyle olan sanatçı. | En kalın sesli orkestra çalgısı. )


- BASAMAK ile/ve/değil/||/<> KATMAN


- BAŞARILARDA ve/||/<> FELÂKETLERDE

( Gururu yenmek. VE/||/<> Ümitsizliğe direnmek. )


- BAŞAT/BASKIN/DOMİNANT[İng.] ile/>< ÇEKİNİK/RESESİF[Fr. < RÉCESSIF]/RECESSIVE[İng.]

( Fenotipte baskın olan alel. İLE/>< Fenotipte baskın olmayan, çekinik alel. )


- BASE vs./and ELEMENT


- BASI/RİFÂDE[Ar. çoğ. REFÂİD]/KOMPRES[Fr. < COMPRESSE] ile SIKMAÇ/KOMPRESÖR[Fr. < COMPRESSE]

( Yaraların bakımında ya da başka bir amaçla kullanılan katlı bez. İLE Bir akışkanı ya da gazı, gereken basınca göre sıkıştırmaya yarayan araç. | Yol yapımında, dökülen çakılları, kumları bastırıp sıkıştırmak için kullanılan ağır silindirli araç. | Sert nesneleri kırmak ve delmek için kullanılan makine. )


- BAŞINA GELECEK ile/ve/||/<>/> GÖZÜNE GÖRÜNECEK


- BAŞINA GELEN ile/ve/||/<>/< OLMAMASI GEREKEN


- TAZYİK ZÂVİYESİ[Osm.] / PRESSURE ANGLE[İng.] / ANGLE DE LA PRESSION[Fr.] / DRUCKWINKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= BASINÇ AÇISI


- TAZYİK[Osm.] / PRESSURE[İng.] / PRESSION[Fr.] / DRUCK, LÖSCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BASINÇ, BASKI/LAMA, SIKIŞTIRMA


- CHUTE DE LA PRESSION[Fr.] ile/değil/yerine/= BASINÇ DÜŞMESİ


- PRESSURE DROP[İng.] / DRUCKABFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= BASINÇ DÜŞÜMÜ


- PRESSURE GRADIENT[İng.] / DRUCKGEFÄLLE, DRUCKNEIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BASINÇ EĞİMİ


- PRESSURE-ENTHALPY CHART[İng.] / DIAGRAMME PRESSION-ENTHALPIE[Fr.] / DRUCK-ENTHALPIE-DIAGRAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= BASINÇ-ENTALPİ ÇİZELGESİ/ÇİZENEĞİ


- PRESSURE EFFECT[İng.] / EFFET DE PRESSION[Fr.] / DRUCKEFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= BASINÇ ETKİSİ


- GRADIENT DE PRESSION[Fr.] ile/değil/yerine/= BASINÇ GRADYANI


- PRESSURE COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DE LA PRESSION[Fr.] / DRUCKKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= BASINÇ KATSAYISI


- PRESSURE SHIFT[İng.] / GLISSEMENT DE PRESSION[Fr.] / DRUCKVERSCHIEBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BASINÇ KAYMASI


- PRESSURE FORCE[İng.] / FORCE DE PRESSION[Fr.] / DRUCKKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= BASINÇ KUVVETİ


- CENTRE OF PRESSURE[İng.] / CENTRE DE LA PRESSION[Fr.] / DRUCKMITTELPUNKT, DRUCKZENTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= BASINÇ MERKEZİ


- PRESSURE MEASUREMENT[İng.] / MESURE DE PRESSION[Fr.] / DRUCKMESSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BASINÇ ÖLÇÜMÜ


- PRESSURE TUBE REACTOR[İng.] / RÉACTEUR À TUBES DE FORCE[Fr.] / DRUCKROHRREAKTOR, DRUCKRÖHRENREAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= BASINÇ TÜPLÜ TEPKİLEŞİM/REAKTÖR


- DRUCKHALTEVENTIL[Alm.] ile/değil/yerine/= BASINÇ TUTMA VANASI


- PRESSURE ALTITUDE[İng.] / ALTITUDE DE LA PRESSION[Fr.] / DRUCKHÖHE[Alm.] ile/değil/yerine/= BASINÇ YÜKSEKLİĞİ


- BASINÇ ile/ve/||/<> DERİNLİK

( Basıncın daha çok olması için derinliğin de daha çok olması gerekir. İLE/VE/||/<> Derinlik azsa, basınç da az olur. )

( 1- Sıvının derinliğine bağlıdır. Sıvının derinliği arttıkça yaptığı basınç da artar.
2- Sıvının yoğunluğuna bağlıdır. Sıvının yoğunluğu arttıkça basıncı da artar.
[Sıvı basıncı, sıvının miktarına göredir, kabın biçimine bağlı değildir.] ) )

( vs./and/||/<> DEPTH )


- BASINÇ ile/||/<> GERİLME ile/||/<> YAMULMA

( Bir yüzeye dik olarak, birim alana etkiyen kuvvettir; akışkanlarda her yöne eşit etkir. @@ Bir katı cismin içinde, birim alana düşen iç kuvvettir; çekme, basma ya da kesme biçiminde olabilir. @@ Gerilme altında cismin oransal biçim değişimidir (boyca uzama ya da kısalma oranı); birimsizdir. İlki dıştan uygulanan, ikincisi içeride doğan kuvvet, üçüncüsü bunun yol açtığı şekil değişimidir; esneklik sınırında ikisi orantılıdır. )

( Formül: σ = F/A ~ ε = ΔL/L )


- BASINÇ ve/||/<> HIZ

( P1 + 1/2 + pv²1 + pgh1 = P2 + 1/2 + pv²2 + pgh2 )

( BERNOULILER )


- BASINÇ ile/ve/<> OTOKLAV[Fr. < Lat., Yun.]

( ... İLE/VE/<> Vida ve civatalarla tutturulmuş, basit bir kapağı olan, iç basınca dayanıklı kap. | Laboratuvar işlerinde ve ameliyatlarda yararlanılan, her türlü araç ve gereçleri mikropsuzlaştırmak için kullanılan, basınçlı buhar kazanı. )


- BASINÇ ile/||/<> SIVI

( Pascal yasası, hidrolik prensip )

( Blaise Pascal tarafından 1647 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1623-1662) (Ülke: Fransa) (Alan: Matematik, Fizik) (Önemli katkıları: Pascal üçgeni, olasılık teorisi) )


- BASINÇ ile/||/<> YOĞUNLUK

( Basınç birim alana düşen kuvvet İLE yoğunluk birim hacimdeki kütledir )

( Formül: P=F/A İLE ρ=m/V )

( Blaise Pascal tarafından 1647 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- PIEZOELEKTRIK[Alm.] ile/değil/yerine/= BASINÇELEKTRİK


- DRUCKHALTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BASINÇLAMA


- PRESSURIZATION[İng.] / PRESSURISATION[Fr.] ile/değil/yerine/= BASINÇLANDIRMA


- DRUCKWASSERREAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= BASINÇLI HAFİF SULU REAKTÖR


- PRESSURIZED WATER REACTOR[İng.] ile/değil/yerine/= BASINÇLI SU REAKTÖRÜ


- RÉACTEUR À EAU SOUS PRESSION[Fr.] ile/değil/yerine/= BASINÇLI SULU TEPKİLEŞİM


- BASINÇ/LI = PRESSURE[İng.] = PRESSION[Fr.] = DRUCK[Alm.] = PRESSIONE[İt.] = PRESIÓN[İsp.] = PRESSUS[Lat.] = HO PIESMOS[Yun.] = ZAĞD[Ar.] = FEŞÂR[Fars.] = DRUK[Felm.]


- BAROMETER[İng.] / BAROMETRE[Fr.] / BAROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= BASINÇLIK, BAROMETRE


- BAROGRAPHE[Fr.] ile/değil/yerine/= BASINÇLIK YER YAZICI


- BAROMETER, MANOMETER[İng.] / MANOMÈTRE[Fr.] / BAROMETER, DRUCKMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= BASINÇÖLÇER, MANOMETRE


- BASINÇÖLÇER | MANOMETRE ile/||/<> MANOMETRE[Fr. < MANOMÈTRE]

( Basınç ölçer )

( MANOMETER )

( MANOMÈTRE )


- BAROGRAPH[Alm.] ile/değil/yerine/= BASINÇÖLÇER YAZICI


- BASINÇÖLÇER ile BASIÖLÇER

( Hava basıncını ölçerek, yer yükseltilerini ve hava değişimlerini saptamak için kullanılan aygıt, barometre. İLE Buharın ya da herhangi bir gazın bulunduğu kabın, yüzeyine yaptığı basıncı belirleyen aygıt, manometre. | Akışkanların basıncını ölçen aygıt. )

( )

( BAROMETER vs. MANOMETER )


- BASİS SET ile/||/<> DÜZLEM DALGA

( Basis atom merkezli STO/GTO, düzlem dalga periyodik. )

( Formül: Molekül İLE kristal )


- BASİS ile/||/<> KOORDİNAT SİSTEMİ

( Basis bağımsız span seti, koordinat gösterim sistemi. )

( Formül: Spanning independent İLE representation )


- EINFACHES SINUSSCHWINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BASİT ARMONİK DEVİM


- EINFACHE SINUSE ELEKTROMOTORKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= BASİT ARMONİK ELEKTROMOTOR GÜÇ


- BASİT FAİZ İLE BİLEŞİK FAİZ İLE ANÜİTE ile/||/<> FAİZ HESAPLAMALARI

( Finansal matematik temelleri. )

( Formül: FV = PV(1+r)^n )


- BASİT FAİZ İLE BİLEŞİK FAİZ İLE SÜREKLİ BİLEŞİK ile/||/<> FAİZ TÜRLERİ

( Farklı faiz hesaplama yöntemleri. )

( Formül: A = Pe^(rt) )


- BASİT FAİZ ile/||/<> BİLEŞİK FAİZ

( Basit sadece anapara, bileşik faizin faizi )

( Formül: A = P(1+rt) İLE A = P(1+r)^t )


- SIMPLE HARMONIC ELECTROMOTIVE FORCE[İng.] / FORCE ÉLECTROMOTRICE HARMONIQUE SIMPLE[Fr.] ile/değil/yerine/= BASİT HARMONİK ELEKTROMOTOR KUVVET


- BASİT HARMONİK HAREKET ile/||/<> PERİYODİK HAREKET (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)

( Basit harmonik sinüzoidal, periyodik tekrarlayan harekettir )

( Formül: x=Asin(ωt) )

( Aristoteles tarafından -350 yılında keşfedildi/formüle edildi. (-384--322) (Ülke: Antik Yunan) (Alan: Felsefe, Mantık, Biyoloji) (Önemli katkıları: Mantık, etik, metafizik) )


- SIMPLE HARMONIC MOTION[İng.] / MOUVEMENT HARMONIQUE SIMPLE[Fr.] ile/değil/yerine/= BASİT HARMONİK HAREKET


- BASİT KESİR ile/||/<> BİLEŞİK KESİR

( Basit pay

( Formül: 3/5 İLE 7/4 )


- SIMPLE MICROSCOPE[İng.] / MICROSCOPE SIMPLE[Fr.] / EINFACHES MIKROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= BASİT MİKROSKOP


- SIMPLE LATTICE[İng.] / RÉSEAU SIMPLE[Fr.] / EINFACHES GITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= BASİT ÖRGÜ


- BASİT RAKKAS[Osm.] / SIMPLE PENDULUM[İng.] / PENDULE SIMPLE[Fr.] / EINFACHES PENDEL[Alm.] ile/değil/yerine/= BASİT SARKAÇ


- BASİT SARKAÇ ile/||/<> FİZİKSEL SARKAÇ ile/||/<> BURULMA SARKACI

( Ağırlıksız bir ipe asılı noktasal kütlenin küçük genlikli salınımıdır; periyodu yalnız ip uzunluğuna ve yerçekimine bağlıdır (T = 2π√(L/g)), kütleden bağımsızdır. @@ Gerçek, yayılı kütleli bir cismin bir eksen çevresinde salınımıdır; periyodu cismin eylemsizlik momentine ve ağırlık merkezinin eksene uzaklığına bağlıdır. İlki bunun idealleştirilmiş özel hâlidir. @@ Bir telin burulup geri açılmasıyla yatay düzlemde dönen salınımdır; geri çağırıcı etki yerçekimi değil telin burulma direncidir. Hassas terazi ve Cavendish deneyi bunu kullanır. )

( Formül: T = 2π√(L/g) )


- SIMPLE SOUND SOURCE[İng.] / SOURCE SONORE SIMPLE[Fr.] / EINFACHES SCHALLQUELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= BASİT SES KAYNAĞI


- SIMPLE TONE[İng.] / TON SIMPLE[Fr.] / EINFACHER TON[Alm.] ile/değil/yerine/= BASİT TON


- BASİT TOPLUM ile/||/<> KARMAŞIK TOPLUM

( Basit toplum eşitlikçi küçük gruplar İLE karmaşık toplum hiyerarşik büyük yapılardır. Basit toplum avcı-toplayıcı İLE karmaşık toplum tarımsal-kentsel toplumdur. Göbeklitepe anıtsal mimari İLE basit toplumda karmaşıklık gösterir. )


- BAŞKA ALTERNATİF değil ALTERNATİF (ya da BAŞKA ÇÖZÜM)


- BAŞKA (BİR) ALTERNATİF/İ (ÇÖZÜM/Ü) değil ALTERNATİF (ÇÖZÜM)


- BAŞKA ÇIKARI YOK" ile/değil BAŞKA ÇÖZÜMÜ/ÇARESİ YOK


- BAŞKA ŞANSI YOK değil BAŞKA YOLU YOK


- BAŞKA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YENİ


- BAŞKALAŞIM ile/ve DEĞİŞİM

( METAMORPHISM vs./and ALTERATION )

( İSTİHÂLE ile/ve ... )


- BAŞKALAŞIM ile GELİŞİM

( METAMORPHISM vs. PROGRESS/DEVELOPMENT )


- BAŞKALAŞIM ile İÇBAŞKALAŞIM

( ... İLE Püskürük magmaların, soğurdukları kültelerin/kayaçların etkisi altında, bileşimlerinde oluşan başkalaşım. )


- SÜREKLİ/LİK:
BAŞKAYA GÖRE ile/ve/||/<>/< KENDİNDE


- BASKI ile/ve BASINÇ

( Tek bir yönden. İLE/VE Her yönden. )

( Baskı yapan şeyi/nesneyi gösterir/düşündürür. İLE/VE Baskı olunan şeyi/nesneyi/durumu gösterir/düşündürür. )


- BASKILAMA ile BASTIRMA


- DOMINANT WAVELENGTH[İng.] / LONGUEUR D'ONDE DOMINANTE[Fr.] / FARBTONGLEICHE WELLENLÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= BASKIN DALGA BOYU


- DOMINANT WAVE[İng.] / ONDE DOMINANTE[Fr.] / DOMINIERENDE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= BASKIN DALGA


- BASKIN/HAKİM GEN ile/ve/<> SAKLI GEN

( Kişinin geni olduğu gibi, dünyanın da geni, insandır. )

( DOMINANT GENE vs./and/<> RECESSIVE GENE )


- BASKIN GEN ile/ve/||/<> ALTGIN GEN

( DOMINANT GENE vs. RECESSIVE GENE )


- STARTING VOLTAGE[İng.] / TENSION D'AMORÇAGE[Fr.] / BEGINNEN SPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAŞLAMA GERİLİMİ


- INITIAL NUCLEAR RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT NUCLÉAIRE INITIAL[Fr.] / ANFANGSNUKLEARSTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAŞLANGIÇ ÇEKİRDEK/NÜKLEER IŞINIMI/IŞINI


- INITIAL SPEED, INITIAL VELOCITY[İng.] ile/değil/yerine/= BAŞLANGIÇ HIZI


- INITIAL POSITION[İng.] ile/değil/yerine/= BAŞLANGIÇ KONUMU


- INITIAL INVERSE VOLTAGE[İng.] / TENSION INVERSE INITIALE[Fr.] / ANFANGSRÜCKSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAŞLANGIÇ TERS GERİLİMİ


- BAŞLANGIÇ ile/ve/||/<>/> ORTA ile/ve/||/<>/> SON


- STARTER ELECTRODE[İng.] / ÉLECTRODE DE DÉMARRAGE[Fr.] ile/değil/yerine/= BAŞLATICI ELEKTROT


- BASMA ile BASMAK

( Basmak eylemi. | Gazete, dergi, kitap vb. bası ile hazırlanmış yazılı şeyler, matbua. | İskambil kâğıdı ile oynanan bir oyun. | Üzerinde bası ile yapılmış renkli biçimler bulunan pamuklu kumaş. | Bu kumaştan yapılan. | Yerin alçalmasıyla bu yeri örten deniz sularının yükselmesi, çekilme karşıtı. | Basılmış, matbu. | Gübre, tezek. İLE Gövdenin ağırlığını verecek bir biçimde ayak tabanını bir yere ya da bir şeyin üzerine koymak. | Küçük çocuklar ayakta durabilmek. | Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek. | Sıkıştırarak yerleştirmek. | Bası işi yapmak, tabetmek. | Örtmek, bürümek, kaplamak. | Bir şey üzerinde kalıp, mühür vb.yle iz yapmak. | Baskın yapmak. | Yaş almak. | Dumanın, sisin vb. çevreyi kaplaması, çökmesi. | Basınç yaparak sıvı ve gazları itmek. | Kümes hayvanları kuluçkaya yatması. | Uygunsuz vaziyette yakalamak. | Bir şeyin etkisinde kalıp eziklik, üzüntü ve ağırlık duymak. )


- SUPPRESSOR GRID[İng.] / GRILLE SUPPRESSEUR[Fr.] / BREMSGITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= BASTIRICI IZGARA


- SUPPRESSOR[İng.] / SUPPRESSEUR[Fr.] ile/değil/yerine/= BASTIRICI


- BATARYA[İt. < BATTERIA] ile BATARYA[İt. < BATTERIA]

( En küçük topçu birliği. | Savaş gemilerinde borda topları ve bunların bulunduğu güverte parçası. İLE Pil. | Birkaç aygıtın bir araya getirilerek belirli bir biçimde eklenmesinden oluşan takım. )


- BATARYA[İng. BATTERY] ile/||/<> ANOT[İng. ANODE] ile/||/<> ELEKTROLİT[İng. ELECTROLYTE] ile/||/<> ELEKTROT[İng. ELECTRODE] ile/||/<> KİMYASAL ENERJİ[İng. CHEMICAL ENERGY]

( Kimyasal enerjiyi doğrudan elektrik enerjisine dönüştüren cihaz. Her bataryanın bir adet katot adı verilen pozitif yüklü plakası ve bir adet anot adı verilen negatif yüklü plakası vardır. Bu elektrotlar, iyonların elektrotlar arasında geçişine izin veren bir elektrolit ile ayrılır. Enerji dönüşümü sırasında elektrokimyasal indirgenme-yükseltgenme (redoks) tepkimesi yoluyla elektronların bir elektrik devresi aracılığıyla bir malzemeden diğerine aktarılması sağlanır. @@ Yükseltgenme tepkimesinin meydana geldiği noktadır. Genel olarak bir anotta, elektrik potansiyeli nedeniyle negatif iyonlar ya da anyonlar reaksiyona girme ve elektron verme eğilimindedir. @@ Elektrolit, bir çözücüde pozitif ve negatif iyonları ayrıştırarak elektriksel iletkenliğe sahip olan ortamdır. Elektrolitlerin ölçüm birimi "Miliekivalan (mEq)"dır. Vücudumuzda kanda ve gözelerde bulunan elektrolitler vücut sıvılarını düzenleme görevi görürler. @@ Bir devrenin metalik olmayan bir parçasıyla (örneğin yarı iletken, elektrolit, vakum ya da hava) temas kurmak için kullanılan bir elektrik iletkenidir. Elektrotlar, pil tipine bağlı olarak çeşitli malzemelerden oluşabilen pillerin temel parçalarıdır. @@ Kimyasal enerji, bileşikleri oluşturan atomlar arası kimyasal bağlarda depolanan enerjidir. Kimyasal enerji, bir kimyasal tepkime sırasında ısı olarak açığa çıkabilir; bu tür tepkimeler, kimya biliminde "ekzotermik reaksiyon" olarak adlandırılır. Gıdalarda bulunan kimyasal enerji vücut tarafından mekanik enerjiye ve ısıya dönüştürülür. Veya pillerdeki kimyasal enerji elektrik enerjisine dönüştürülebilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- BATARYA[Osm.] / BATTERY, CELL[İng.] / BATTERIE, PILE[Fr.] / BATTERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BATARYA, PİL


- BATEMAN EQUATIONS[İng.] / ÉQUATIONS DE BATEMAN[Fr.] / BATEMAN-GLEICHUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BATEMAN DENKLEMLERİ


- BATEMAN PRINCIPLE[İng.] değil/yerine/= BATEMAN PRENSİBİ

( Bu prensibe göre dişi bireyler yavru oluşumunda erkeklerden daha fazla enerji harcarlar. Bundan dolayı kadınların erkeklerle yarışında mecburi bir kısıtlama vardır. Yani erkekler enerjilerini daha farklı yerlere ayırabilirken,dişiler yavru bakımına daha fazla enerji ayırdıkları için farklı yerlere kısıtlı enerji ayırmak zorunda kalırlar. İngiliz genetikçi Angus John Bateman tarafından ifade edilmiştir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- BATIN | BATNÎ ile/||/<> KARIN

( Gövdenin kaburga alt kenarlarından kasıklara kadar olan ön bölgesi karşılık abdomen 1 Omurgalı hayvanlarda vücudun sindirim organını içine alan bölgesi 2 Eklembacaklı hayvanlarda ve bazı kurtlarda vücudun ard bölgesi karşılık ventral venter karın Bir hayvanın ya da onun bir parçasının alt yüzeyi Durağan dalgaların en büyük genlikte kesimi biyoloji botanik botanik fizik biyoloji 1 Omurgalı hayvanlarda vücudun sindirim organını içine alan memelilerde göğüsten bir diyafram ile ayrılmış bölgesi 2 Eklem bacaklı hayvanlarda ve bazı poliket solucanlarda vücudun arka bölgesi 3 Tunikatlarda mide ve bağırsağı kapsayan bölge Abdomen 1 Omurgalı canlılarda vucudun sindirim kanalını içine alan memelilerde ise göğüsten bir diyaframla ayrılmış bölgesi 2 Eklem bacaklılarda ve bazı poliketlerde vücudun arka bölgesi abdomen anat Sindirim organları karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu abdomen Az garın garın mide karın göbek döl yatağı rahim karın karın karın karın karın karın korin Alt Tel Koy Kaça Küer karın Şorcada mide anlamında karnı da kullanılır xırın xırın Tof hırım xarın xırăm Çuvaşçada sondaki n yerine m geçtiği göze çarpıyor Çuvaşçada buna benzer birtakım örnekler geçer Bu yolda daha çok bilgi almak için kurşun Eski Türkçeden başlayarak kullanılır karın Orta Türkçede karın biçimi geçer Eski Kıpçakçada da karın olarak kullanılır Kökünü bilmiyoruz Némethe göre Berzeviczy Arm 86 Csoma Arm 88 Sümerce agarin döl yatağı biçimiyle birleştirilmesi yanlıştır Ligeti NyK 49 235 Moğolca qarbisun uterus qarbing biçimleri yanında Türkçe karın sözünü de saymıştır Şçerbak GrOJaTT 108 karının karı kökünden geldiğini ortaya atmıştır Egorov ÊS 314 Şçerbakın açıklamasını vermekle yetinmiştir Doerfer TMEN 652 karını burun taban bıkın erin boyun gibi n ekiyle yapılmış türevler arasında saymıştır Joki LwSS 166167 Radloffa uyarak karın biçimiyle diyalektlerde bağırsak göden olarak kullanılan karta arasında yakınlıktan söz etmiştir Zajączkowski Sufiksy 79 Räsänen V 238a Clauson ED 661a Boeve göre BEz 15 11 Bulgarca korem eski Bulgarların dilinden kalma bir biçimdir )

( BELLY | VENTRAL | ANTINODE | ABDOMEN )

( VENTRE | VENTRAL | ABDOMEN | ABDOMINAL )

( BAUCH | VENTRAL | SCHWINGUNGSBAUCH )

( ABDOMEN | VENTER | ABDOMEN: KARIN )

( GARIN[Az.]~GARIN[Tkm.]~KARIN[Tatk.]~KARIN[Bşk.]~KARIN[Nog.]~KARIN[Kzk.]~KARIN[Kklp.]~KARIN[Krg.]~KORIN[Özb.]~XIRIN[Hak.]~XIRIN[Tuv.]~XARIN[Yak.]~XIRĂM[Çuv.] )


- IMMERSION[Alm.] ile/değil/yerine/= BATMA


- BATTERY ile/||/<> SUPERCAPACİTOR ile/||/<> FUEL CELL ile/||/<> FLYWHEEL

( Enerjiyi kimyasal bağlarda depolayan aygıttır; yüksek enerji yoğunluğu verir ama yavaş dolar-boşalır ve çevrim ömrü sınırlıdır. @@ Enerjiyi yük ayrımında (elektrik alanında) depolar; çok hızlı dolar-boşalır ve uzun ömürlüdür ama enerji yoğunluğu düşüktür. @@ Yakıtı (hidrojen) oksijenle tepkimeye sokup sürekli elektrik üretir; deposu değil yakıtı bittiğinde durur, yeniden yakıt verilince sürer. @@ Enerjiyi dönen bir kütlenin kinetik enerjisi olarak depolar (½Iω²); çok hızlı güç verir ama sürtünmeyle zamanla boşalır. Dördü de enerji depolar, farkları depolama biçimi ile hız-yoğunluk dengesidir. )

( Formül: E = ½Iω² (flywheel) )


- BAYES İLE FREQUENTİST İLE LİKELİHOOD ile/||/<> İSTATİSTİK YAKLAŞIMLAR

( Farklı olasılık felsefeleri. )

( Formül: P(θ|D) ∝ P(D|θ)P(θ) )

( Thomas Bayes tarafından 1763 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1701-1761) (Ülke: İngiltere) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Bayes teoremi, olasılık teorisi) )


- BAYES TEOREMİ ile/||/<> FREKANSÇI YAKLAŞIM

( Bayes önsel bilgi günceller, frekansçı uzun dönem sıklık )

( Formül: P(A|B) = P(B|A)P(A)/P(B) )

( Thomas Bayes tarafından 1763 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1701-1761) (Ülke: İngiltere) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Bayes teoremi, olasılık teorisi) )


- BAYESİAN STATİSTICS ile/||/<> FREQUENTİST STATİSTICS

( Bayesian statistics olasılığı belirsizlik ölçüsü olarak kullanırken İLE frequentist statistics olasılığı uzun dönem frekans olarak görür )

( Formül: Prior distribution )

( Thomas Bayes tarafından 1763 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1701-1761) (Ülke: İngiltere) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Bayes teoremi, olasılık teorisi) )


- BAYESYEN İLE FREKANSİST ile/||/<> İSTATİSTİK YAKLAŞIMLAR

( Olasılığın iki farklı yorumu ve uygulaması. )

( Formül: P(A|B) = P(B|A)P(A)/P(B) )

( Thomas Bayes tarafından 1763 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1701-1761) (Ülke: İngiltere) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Bayes teoremi, olasılık teorisi) )


- BAYICI ile BOĞUCU


- BAYIN/YEPUN = KIZIL/QIZIL
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Koyu kırmızı. | Kırmızı dağ lalesinin renginde olan herhangi bir şey. )


- BAYT | BİNER | ÇİFT | MULTİPLET | İKLÎLÎ | BAYT ile/||/<> BAYT ile/||/<> ÇOKLU ile/||/<> İKİLİ

( Bir birim olarak işlem gören genellikle sözcükten daha kısa özellikle 8 öğeden oluşan ikili damga dizgisi çoklu sekizli Sekiz ikili öğeden oluşan çoklu bayt II 2 3 4 5 6 7 8 ya da n ikilden ya da İkili öğeden oluşan veri birimi Bir birim olarak işlem gören genellikle sözcükten daha kısa ikili damga dizgisi ikili II üçlü dörtlü beşli altılı yedili sekizli Çok yanaşık çizgilerden oluşan izge çizgisi 1 Birden fazla unsurdan oluşan birçok kısımlar gösteren 2 Birden fazla organı etkileyen değişik organlarda aynı anda oluşan I 0 ya da 1 gibi iki değer alabilen bir nesne ya da kavramın bu niteliği örn ikili sayı II İki ikilden eşdeyişle iki ikili öğeden oluşan çoklu İki öğeden oluşan küme ya da iki öğe Sıralanmış ya da sıralanmamış ikili İkili alaşımlar gibi iki birleşenden oluşan biyoloji çiftli )

( BYTE )

( MULTIPLET )


- BAZ[İng./Fr. < BASE]/ALKALİ[Fr. < ALCALI] değil/yerine/= TABAN | ACIT


- BAZI KESİNLİKLERDE:
HENÜZ BİLEMEDİĞİMİZ değil BİLEMEDİĞİMİZ


- ... BAZLI[< İng. BASE] değil/yerine/= TEMELLİ


- BB84 İLE E91 İLE B92 ile/||/<> KUANTUM KRİPTOGRAFİ

( Kuantum mekanikli güvenlik. )

( Formül: |0⟩ İLE |1⟩ İLE |+⟩ İLE |-⟩ )


- BEAUFORT SCALE[İng.] / ÉCHELLE DE BEAUFORT[Fr.] / BEAUFORTSKALA[Alm.] ile/değil/yerine/= BEAUFORT ÖLÇEĞİ


- BEC ile/||/<> FERMİ GAS ile/||/<> RYDBERG

( Mutlak sıfır yakını atom fiziği. )

( Formül: Tc = 2πℏ²n^(2/3)/mkB )

( Formül: Tc = 2πℏ²n^(2/3)/mkB )


- BECEREMEDİM" ile/değil/yerine/>< OLMADI


- BECKMANN DÜZENLENMESİ ile/||/<> SCHMİDT REAKSİYONU

( Beckmann oksim→amit, Schmidt azid→amin. )

( Formül: NOH İLE HN₃ )


- BECKMANN THERMOMETER[İng.] / THERMOMÈTRE DE BECKMANN[Fr.] / BECKMANN-THERMOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= BECKMANN SICAKLIKÖLÇERİ/TERMOMETRESİ


- BECQUEREL EFFECT[İng.] / EFFET BECQUEREL[Fr.] ile/değil/yerine/= BECQUEREL ETKİSİ


- BECQUEREL[İng.] değil/yerine/= BEKEREL

( Radyoaktivitenin birimlerinden birisi.[1] Herhangi bir radyoaktif maddenin bir saniyede gösterdiği bozunma sayısı olarak tanımlanır. Adını Fransız fizikçi Antoine Henri Becquerel'den alır. Curie birimi cinsinden 1 Bekerel, 2.7*10-11 Ci'ye eşittir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- BEDÎHİ/YAT[Ar.] ile/ve/||/<> BEDÎ'İ/YAT[Ar.]

( Apaçık olan. İLE/VE/||/<> Görkey/li. | Güzel, güzellik. Güzellik ölçülerine uyan, gözü gönlü okşayan, beğenilen. | Güzel sanatlar, sanat felsefesi. )


- BEDÜK = BÜYÜK
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]


- BEER-LAMBERT LAW[İng.] / LOI DE BEER-LAMBERT[Fr.] / BEER-LAMBERT-GESETZT[Alm.] ile/değil/yerine/= BEER-LAMBERT YASASI


- BEER YASASI -ile

( Işının, madde tarafından soğurulması ile ilgili temel bir eşitlik. [A=abc; a=soğurganlık, b=hücre kalınlığı, c=derişim] )


- BEHAVİORAL GENETICS ile/||/<> CLASSICAL BEHAVİOR ANALYSİS

( Behavioral genetics davranışın genetik temellerini incelerken İLE classical behavior analysis davranışın çevresel nedenlerini inceler )

( Formül: Behavioral trait inheritance )


- BEHÇET GÖZ TUTULUMU ile/||/<> BEHÇET VASKÜLER TUTULUM

( Göz tutulumu görme kaybına yol açar İLE vasküler tutulum organ infarktına neden olur. Göz tutulumu üveit şeklinde İLE vasküler tutulum tromboz ve anevrizma şeklinde görülür. İkisi de majör morbidite nedeni İLE hızlı tedavi gerektirir. )

( Hulusi Behçet tarafından 1937 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1889-1948) (Ülke: Türkiye) (Alan: Dermatoloji, İmmünoloji) (Önemli katkıları: Behçet hastalığını 1937 yılında tanımladı. Üçlü semptom kompleksini (ağız yaraları, genital yaralar, göz iltihabı) bir hastalık olarak ortaya koydu. İsmini taşıyan ilk Türk doktor.) )


- BEHÇET HASTALIĞI ile/||/<> BAĞIŞIKLIK(OTOİMMÜN) HASTALIĞI

( Behçet hastalığı kronik inflamatuvar bir hastalık İLE otoimmün hastalık bağışıklık sisteminin kendi dokularına saldırmasıdır. Behçet multisistemik vaskülit İLE tipik otoimmün hastalıklar organ spesifik olabilir. İkisi de immün sistem bozukluğu İLE Behçet nötrофil aktivasyonu ile karakterizedir. )

( Hulusi Behçet tarafından 1937 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1889-1948) (Ülke: Türkiye) (Alan: Dermatoloji, İmmünoloji) (Önemli katkıları: Behçet hastalığını 1937 yılında tanımladı. Üçlü semptom kompleksini (ağız yaraları, genital yaralar, göz iltihabı) bir hastalık olarak ortaya koydu. İsmini taşıyan ilk Türk doktor.) )


- BEHÇET HASTALIĞI ile/||/<> ROMATOİD ARTRİT

( Behçet hastalığı damar iltihabı İLE romatoid artrit eklem iltihabıdır. Behçet mukoza ve damar tutulumu İLE romatoid artrit sinovyal eklem tutulumu gösterir. İkisi de kronik inflamatuvar İLE farklı organ hedefleri vardır. )

( Hulusi Behçet tarafından 1937 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1889-1948) (Ülke: Türkiye) (Alan: Dermatoloji, İmmünoloji) (Önemli katkıları: Behçet hastalığını 1937 yılında tanımladı. Üçlü semptom kompleksini (ağız yaraları, genital yaralar, göz iltihabı) bir hastalık olarak ortaya koydu. İsmini taşıyan ilk Türk doktor.) )


- BEHÇET HASTALIĞI ile/||/<> SİSTEMİK LUPUS ERİTEMATOZUS

( Behçet hastalığı vaskülit tabanlı İLE lupus multiorgan otoimmün hastalıktır. Behçet nötrofil baskın İLE lupus lenfosit ve antikor baskındır. İkisi de sistemik inflamasyon İLE farklı immün mekanizmalar kullanır. )

( Hulusi Behçet tarafından 1937 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1889-1948) (Ülke: Türkiye) (Alan: Dermatoloji, İmmünoloji) (Önemli katkıları: Behçet hastalığını 1937 yılında tanımladı. Üçlü semptom kompleksini (ağız yaraları, genital yaralar, göz iltihabı) bir hastalık olarak ortaya koydu. İsmini taşıyan ilk Türk doktor.) )


- BEHÇET PULMONER ARTER ANEVRİZMASI ile/||/<> ATEROSKLEROTİK ANEVRİZMA

( Behçet anevrizması inflamatuvar İLE aterosklerotik anevrizma dejeneratiftir. Behçet anevrizması pulmoner arter tutar İLE aterosklerotik aorta ve periferik arterleri tutar. Behçet anevrizması rüptür riski yüksek İLE immünsüpresif tedavi gerektirir. )

( Hulusi Behçet tarafından 1937 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1889-1948) (Ülke: Türkiye) (Alan: Dermatoloji, İmmünoloji) (Önemli katkıları: Behçet hastalığını 1937 yılında tanımladı. Üçlü semptom kompleksini (ağız yaraları, genital yaralar, göz iltihabı) bir hastalık olarak ortaya koydu. İsmini taşıyan ilk Türk doktor.) )


- BEHÇET TROMBOFLEBİTİ ile/||/<> DERİN VEN TROMBOZU

( Behçet tromboflebiti inflamatuvar İLE derin ven trombozu hiperkoagülabilite kaynaklıdır. Behçet damar duvarı iltihabı ile tromboz İLE klasik DVT durgun kan akımından oluşur. Behçet tedavisi immünsüpresyon İLE DVT tedavisi antikoagülasyondur. )

( Hulusi Behçet tarafından 1937 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1889-1948) (Ülke: Türkiye) (Alan: Dermatoloji, İmmünoloji) (Önemli katkıları: Behçet hastalığını 1937 yılında tanımladı. Üçlü semptom kompleksini (ağız yaraları, genital yaralar, göz iltihabı) bir hastalık olarak ortaya koydu. İsmini taşıyan ilk Türk doktor.) )


- BEHÇET ÜVEİTİ ile/||/<> İNFEKSİYÖZ ÜVEİT

( Behçet üveiti otoinflamatuvar İLE infeksiyöz üveit mikroorganizma kaynaklıdır. Behçet üveiti tekrarlayıcı ve iki göz İLE infeksiyöz üveit genellikle tek taraflıdır. Behçet üveiti panuveitis şeklinde İLE posterior segment tutulumu gösterir. )

( Hulusi Behçet tarafından 1937 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1889-1948) (Ülke: Türkiye) (Alan: Dermatoloji, İmmünoloji) (Önemli katkıları: Behçet hastalığını 1937 yılında tanımladı. Üçlü semptom kompleksini (ağız yaraları, genital yaralar, göz iltihabı) bir hastalık olarak ortaya koydu. İsmini taşıyan ilk Türk doktor.) )


- BEHÇET VASKÜLİTİ ile/||/<> TAKAYASU ARTERİTİ

( Behçet hem arter hem ven tutar İLE Takayasu sadece büyük arter tutar. Behçet venöz tromboz yapar İLE Takayasu arteriyel stenoza yol açar. İkisi de vaskülit İLE farklı damar tipleri ve boyutları etkiler. )

( Hulusi Behçet tarafından 1937 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1889-1948) (Ülke: Türkiye) (Alan: Dermatoloji, İmmünoloji) (Önemli katkıları: Behçet hastalığını 1937 yılında tanımladı. Üçlü semptom kompleksini (ağız yaraları, genital yaralar, göz iltihabı) bir hastalık olarak ortaya koydu. İsmini taşıyan ilk Türk doktor.) )


- BE-HEME[Fars.]-HÂL[Ar.] değil/yerine/= MUTLAKA, ELBETTE

( MUTLAKA, ELBETTE )


- BEHER İLE BALON İLE BÜRET İLE PİPET ile/||/<> LABORATUVAR CAM MALZEMELERİ

( Temel lab ekipmanları. )

( Formül: ±0.05 mL (büret) )


- BEHİŞT ile CENNET, UÇMAK


- BEILBY LAYER[İng.] / COUCHE DE BEILBY[Fr.] / BELBYE-SCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= BEİLBY TABAKASI


- BECQUEREL-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= BEKEREL ETKİSİ


- BECQUEREL-STRAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= BEKEREL IŞINLARI


- BECQUEREL[İng.] / BECQUEREL[Fr.] / BECQUEREL[Alm.] ile/değil/yerine/= BEKEREL


- KIYMET-İ MEMUL[Osm.] / EXPECTED VALUE[İng.] / VALEUR D'ESPÉRANCE[Fr.] / ERWARTUNGSWERT[Alm.] ile/değil/yerine/= BEKLENEN DEĞER


- BEL ile BEL ile BEL ile BEL

( İm, işaret. İLE İnsan gövdesinde, göğüs ile karın arasında, daralmış bölüm. | Bu bölümün, sırtın altına denk gelen bölgesi. | Hayvanlarda, omuz başı ile sağrı arası. | Dağ sırtlarında, geçit veren çukur yer. | Atmık, meni. | Geminin orta bölümü. İLE Toprağı kazmaya ya da kirizma yapmaya yarayan, uzun saplı, ayakla basılacak yeri tahta, ucu sivri kürek ya da çatal biçiminde bir tarım aracı. İLE Ses şiddetiyle ilgili birim.[< Graham Bell] | İletişim teknolojisinde iki farklı güç ya da şiddet değerini ya da bir gücün, bir referans güce oranını karşılaştırmak için kullanılan bir logaritmik birim. İki güç değeri P1 ve P2 ise aralarındaki fark, N = log10[p2 / p1] kadardır. Simgesi: B, b )


- BEL[İng.] / BEL[Fr.] / BEL[Alm.] ile/değil/yerine/= BEL


- BELGİ ile/ve/<> BELGİN

( Bir şeyi, benzerlerinden ayıran özellik. | Duyuş, düşünüş ve inanıştaki ayırıcı özellik. İLE Tam ve kesin olarak belirlenmiş olan. )

( ŞİAR/ALÂMET/NİŞAN ile/ve/<> SARİH )


- İŞÂRET[Osm.] / SIGNAL[İng.] / SIGNAL[Fr.] / SIGNAL[Alm.] ile/değil/yerine/= BELGİT, SİNYAL


- BELİRGİNLEŞTİRME ile/ve/||/<> AÇIĞA ÇIKARMA


- BELİRLEME ile/ve/>/<> SONSUZ DEĞİLLEME

( TO DETERMINE vs./and/>/<> INFINITE NEGATION )


- BELİRLENİM ile/ve/||/<> İLİŞKİSELLİK


- BELİRLE(N)ME ile/ve/||/<> ETKİLE(N)ME


- BELİRLENMİŞLİK ile/ve/||/<> SONSUZLUĞUN OLANAKSIZLIĞI


- BELİRLİ BİR:
SÜREYLE ile/ve/||/<>/>/< SIRAYLA


- BELİRLİ BİR YERDELİK ile/ve/||/<>/> SIRALILIK


- BELİRLİ HATA ile BELİRSİZ HATA

( Nedeni bilinen, sonuçlara ancak ve sadece tek bir yönde etki eden ve giderilebilen, sistematik hata ile eş anlamlı bir hata sınıfı. İLE Ölçme sırasında kaçınılmaz, küçük, kontrol edilemeyen değişkenlerin etkisinden kaynaklanan belirsizlikler. )

( SYSTEMATIC ERROR vs. RANDOM ERROR )


- BELİRLİ İNTEGRAL ile/||/<> BELİRSİZ İNTEGRAL

( Belirli sınırlı alan, belirsiz işlev ailesidir )

( Formül: ∫ᵃᵇf(x)dx İLE ∫f(x)dx+C )


- BELİRLİ ile/||/<> BELİRGİN


- BELİRLİ ile/||/<>/< BELİRLENİM


- BELİRLİ ile/||/<> BELİRLENMİŞ


- BELİRLİ/LİK ile/ve BELKİLİ/LİK

( Olanaklı/lık. İLE/VE Olası/lık. )


- UNSCHÄRFERELATION[Alm.] ile/değil/yerine/= BELİRSİZLİK BAĞINTISI


- BELİRSİZLİK İLKESİ ile/||/<> TAMAMLAYICILIK İLKESİ

( Belirsizlik konum-momentum kesinliğini sınırlar, tamamlayıcılık dalga-parçacık ikiliğini açıklar )

( Formül: ΔxΔp ≥ ℏ/2\nΔEΔt ≥ ℏ/2 )

( Werner Heisenberg tarafından 1927 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1901-1976) (Ülke: Almanya) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Belirsizlik ilkesi, kuantum mekaniği) (Nobel: 1932) )


- UNCERTAINTY PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE D'INDÉTERMINATION[Fr.] / UNBESTIMMTHEITSPRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= BELİRSİZLİK İLKESİ


- BELİRSİZ/LİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> BELİRGİN/LİK

( Zihnin baş edemediği ve neredeyse her an tükenebileceği tek durum. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Zihnin ve sürecin rahatlayabildiği ve yaşayabildiği tek durum. )


- BELİRSİZ/LİK ile MUTLAK

( INDEFINITENESS vs. ABSOLUTE )


- UNSICHERHEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= BELİRSİZLİK


- BELİRTİ ile/ve/||/<>/> İZ ile/ve/||/<>/> İZİN İZİ ile/ve/||/<>/> GÖSTEREN


- BELİT/AKSİYOM(ATİK) = AXIOM[İng.] = AXIOME/AXIOMATIQUE[Fr.] = AXIOM, GRUNDWAHRHEIT[Alm.] = ASSIOMA[İt.] = AXIOMA[İsp.] = PRONUNTIATUM[Lat.] = AKS.OMA[Yun.] = BEDÎHİYYE, MÜSELLEM[Ar.] = ASLÎ MUTEÂREF[Fars.] = AXIOMA[Felm.]


- BELKİ ... ile/değil/yerine/>< BİR/DÜŞÜK/YÜKSEK OLASILIKLA/OLASILIKLI ...

( "Belki[%50 - 50] ..." [Olur olmadık, orantısız, ölçüsüz, "belki ..." kullanmamak!] İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Neyin, nasıl ve ne kadar olabileceğini öngörüyorsak onu [o kadarını yüzdesiyle] söylemenin gerekliliği, değerliliği, anlamlılığı ve önceliği! )


- BELL ile/||/<> CHSH ile/||/<> GHZ

( Yerel gerçekçiliği test eden eşitsizlikler. )

( Formül: S ≤ 2 (klasik) İLE S ≤ 2√2 (kuantum) )

( Formül: S ≤ 2 (klasik) ~ S ≤ 2√2 (kuantum) )


- BELLEK[İng. MEMORY] ile/||/<> AMNEZİ[İng. AMNESIA] ile/||/<> BİLİŞSEL YETİLER[İng. COGNITIVE FACULTIES] ile/||/<> DOĞUŞTAN GELEN BAĞIŞIKLIK[İng. INNATE IMMUNITY] ile/||/<> FRONTAL LOB[İng. FRONTAL LOBE] ile/||/<> ÖN LOB[İng. FRONTAL LOBE] ile/||/<> PAPEZ HALKASI[İng. PAPEZ CIRCUIT]

( Öğrenilen bilgileri depolamaya ve istenildiği zaman kullanmaya olanak sağlayan yetenektir. @@ Beyinde meydana gelen hasarın bir sonucu olarak ortaya çıkan hafıza kaybı. Kazalardan sonra ortaya çıkabildiği gibi bastırma türünde bir savunma mekanizması ile de ortaya çıkabilir. @@ Bilişsel yetiler, doğru inançların bilgiye dönüşmesi için, epistemik güven ve değer içeren unsurlardır. Bu yetilere hafıza, algı, dikkat, farkındalık, kavrayış, odaklanma, sezgi ve muhakeme örnek verilebilir. Sosa gibi erdem epistemologları için en değerli bilişsel yetilerden biri entelektüel erdemdir. Ona göre kişi sahip olduğu erdem gibi yetiler yoluyla bilgiye ulaşabilir. @@ Yok sayılabilecek kadar düşük hafızaya sahip, daha önceden varolan ve özgül olmayan savunma sistemi. Genetik kökenli olması açısından ebeveynlerden yavrulara aktarılır. @@ Beynin duygusal ifade, sorun çözme, hafıza, dil, yargı ve cinsel davranışlar gibi önemli bilişsel becerileri kontrol eden kısmıdır. Beynin en büyük kortikal bölgesidir ve serebral korteksin yaklaşık %40'ını oluşturur. Ön lob ya da alın lobu da denir. @@ Frontal Lob da denir. Beynin en büyük kortikal bölgesidir ve serebral korteksin yaklaşık %40'ını oluşturur. Beynin duygusal ifade, sorun çözme, hafıza, dil, yargı ve cinsel davranışlar gibi önemli bilişsel becerileri kontrol eden kısmıdır. Özünde, kişiliğimizin ve iletişim yeteneğimizin "kontrol paneli"dir. Lobdaki her alan belirli bir işlevden (örn: motor, konuşma, yürütme işlevi) ve davranıştan sorumludur. Frontal lob ile beynin diğer kısımları arasındaki kapsamlı bağlantı ağı, frontal lob işlevlerini ve işlev bozukluklarını anlamayı zorlaştırır. @@ Duyguların deneyimlenmesi, etiketlenmesi ve ifade edilmesinde Papez halkası rol oynar. Ön talamik çekirdekler, lateral dorsal çekirdek ve medial dorsal çekirdekten oluşan ve uzaysal oryantasyon ve epizodik hafıza için merkez görevi gören limbik talamus, Papez halkasına bağlıdır. Papez halkası Alzheimer, Parkinson, Korsakoff sendromu, semantik bunama ve global amnezi ile ilişkilendirilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- BELLEK YİTİMİ ile DUYUM YİTİMİ ile ACI YİTİMİ ile SÖZ YİTİMİ ile HAREKETLERDEKİ DÜZENSİZLİK

( ZIYÂ-İ HÂFIZA ile ZIYÂ-İ HİSS ile ZIYÂ-İ ELEM ile ZIYÂ-İ KELÂM ile ZIYÂ-İ İNTİZÂM )

( AMNÉSIE avec ANESTHÉSIE avec ANALGÉSIE avec APHASIE avec ATAXIE )


- BELLİ/BELİ" değil/< BELİRLİ


- BELLİ ile/değil "BELLİ"[< BELİRLİ]

( Beli olan, bel vermek, bel vermiş olan. @@ Belirli, belirgin. )


- BELOUSOV-ZHABOTİNSKY İLE OREGONATOR İLE BRUSSELATOR ile/||/<> KİMYASAL OSİLATÖRLER

( Periyodik kimyasal reaksiyonlar. )

( Formül: A → X İLE 2X+Y → 3X )


- BEMBEYAZ APAK

( ... İLE Bembeyaz. | Çok ak bir biçimde. )


- BENEDICK/BENEDICKSCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= BENEDİCK ETKİSİ


- BENEDICKS EFFECT[İng.] / EFFET BENEDICKS[Fr.] ile/değil/yerine/= BENEDİCKS ETKİSİ