Bugün[25 Mayıs 2026]
itibarı ile 14.473 başlık/FaRk ile birlikte,
14.473 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(52/59)


- SU TERAZİSİ ile HORTUM TERAZİSİ

( Açı ölçer. İLE Eğim/düzlük ölçer. )


- SU(5) İLE SO(10) İLE E8 ile/||/<> GRAND UNİFİED THEORİES

( Büyük birleşik kuram adayları. )

( Formül: SU(3)×SU(2)×U(1) → GUT )


- SU ile AĞIR SU

( ... İLE Bazı nükleer reaktör tiplerinde nötron yavaşlatıcısı olarak kullanılan, içinde hidrojen atomları yerine döteryum izotopları bulunması sonucu oluşan su. )


- SU ve/||/<>/> DELİ

( Akar. VE/||/<>/> Bakar. )


- SU ile HAFİF SU

( ... İLE Her bir moleküldeki hidrojen atomunun ikisi de protiyum izotopu olan su. )


- SU ve/||/<> KARBONDİOKSİT ve/||/<> AZOT

( Oksijenin, hidrokarbonlarla yaptığı tepkime sonucunda, karbondioksit ve su oluşur. VE/||/<> Sudan sonra, yeryüzünün üst katmanlarında en çok bulunan uçucu bileşenlerden öteki ise karbondioksittir. [Bu gaz, Mars'ın ve Venüs'ün atmosferlerindeki baskın gazdır.][Jeolojik süreçler, dünyanın, atmosferindeki karbondioksitin neredeyse tümünün atmosferden çıkarak katı durumdaki yeryüzüne, kabuktaki karbona minerallerinin bileşeni olarak girmesine neden olmuştur.][Kabuktaki karbondioksit kütlesi, okyanustaki su kütlesinin, yaklaşık üçte biri kadar büyüklüğe sahiptir.][Göktaşlarında, karbonat minearallerine son derece ender rastlanmakta olup bunların, güneş nebulasında oluştukları düşünülmemektedir.][Yerin, karbondioksiti, karbon mineralleri durumunda biriktirmediği açıkça anlaşılmaktadır. Karbon, belirli bir olasılıkla hidrokarbon olarak hidrojenle birlikte birikmiştir.] VE/||/<> Dünya atmosferinin baskın bileşenidir. Kabuktaki karbonat göz önünde bulundurulduğunda, karbondioksitten yaklaşık yüz kat daha az oranda bulunur. Dünyadaki azotun hemen hemen hepsi atmosferde bulunur. Azotun, güneş nebulasında katı bileşikler oluşturduğu düşünülmemekte, ayrıca, göktaşlarında da azota hemen hemen hiç rastlanmamaktadır. Azotun, yerin üst katmanlarını oluşturan katı nesnenin küçük bir kirleticisi olarak biriktiği anlaşılmaktadır. Dünyada, azotun varoluşunun güneş nebulasında meydana gelen kimyasal süreçteki ve yoğunlaşma sürecindeki kusurlardan kaynaklanmış olması olasıdır. Bir azot ve hidrojen bileşiği olan amonyak, bir amonyak molekülünün ve bir potasyum atomunun neredeyse aynı büyüklükte olması nedeniyle zaman zaman silikat minerallerinin kristal dokularındaki potasyumun yerine geçer. )


- SU ile MÜZEKKEN

( ... İLE Ateşle kızmış su. )


- SU ile SAF SU

( H2O ile H2O2 )


- SOĞUK SU ile/ve/||/<>/> SICAK SU

( SICAK SU

 

İkinci dünya savaşı yıllarında yıl boyu soğuk suyla yıkanırdım. Soğuk suyla yıkanınca temizlenebilmek için küçük bir sabuna gerek var. Ama bol miktarda sıcak su olunca sabun hemen hemen tümüyle gereksiz. Atalarımız binlerce yıl sabundan habersiz yaşamışlar. Benim canımı sıkan sabun için harcanacak para değil ama onun derimize, ırmaklara ve göllerimize verdiği zarar. Çok önemli olduğu için bilimsel bulgulardan söz etmek istiyorum;

Birkaç yıldan beri bedenin deri üzerine çıkardığı yağın bitkisel yağların bileşimindeki başlıca öğe olan doyurulmamış yağ asitleri olduğu biliniyor. Bu yağ asitleri de birçok bakterinin ya da mantarın neden olduğu deri hastalıklarının oluşumunu engellemektedir.
( Mary J. Marples, "Life on the Human Skin" Scientific American, Ocak 1969 )

 

Hemen hemen tüm sabunlar alkali`dir ve derinin koruyucu yağ asitlerini nötr duruma getirir. Günümüzün insanları çok fazla sabun kulanıyorlar, bunu yalnız beden temizliği için de yapmıyorlar. Her türlü temizlik tozu ya da suyunu gereğinden çok kullanıyorlar. Tüm bu temizlik maddeleri de nehirlerimizi ve göllerimizi kirletiyor.

 

Ben onbeş-onaltı yaşlarındayken bilmediğim için çok fazla sabun kullanırdım. Bu yüzden de derim bugünküne oranla daha kolay iltihaplanıyordu. Şimdi zorda kalmadıkça, örneğin bir tarafıma gres yağı bulaşmadıkça sabun kullanmıyorum. Hergün!!! sabunsuz sıcak suyla yıkanarak ya da duş yaparak son derece temiz kalabileceğimi keşfettim. Bu nedenle de yıllardan beri derimle ilgili hiçbir sorunum olmadı. Hatta şampuanların çoğu alkali ya da asit olma açısından nötr oldukları halde omuzlarıma kadar inen uzun saçlarıma şampuan değdirmeden yirmi seneden beri onları temiz ve sağlıklı tuttum. Bunu da sıcak duşun altında ellerimle iyice ovuşturarak yaptım.

 

Yatak çarşaflarını ve çamaşırlarımı yıkamakta da ekoloji açısından doğru olan bir yöntem buldum. Ancak çamaşırlarım ya da çarşaflarım lekelendiği ve o lekeleri çıkarmak için deterjan kullanmaya gerek olduğu zaman az miktarda toz çamaşır sabunu kullanıyorum. Genelde tüm çarşafları, havluları ve iç çamaşılarımı büyük bir kaba koyup ocağın üstünde kaynatıyorum. Sonra hepsini güzelce sıkıp asıyorum. Bu yöntem çamaşırları mikroplardan arındırmakla kalmıyor çamaşırları kirlerinden de arındırıyor. Büyük annelerimizin sabunlar ve deterjanlar bu kadar yaygınlaşmadan önce çamaşır yıkama yöntemleri de böyle değil miydi?

 

Kaynatma yöntemi bekar, yardımcısı olmayan insanlar için en iyi yöntemdir. Yemek pişirirken ve yemek yerken bir yandan da gömleklerimi kaynatırım. Böylece de çamaşırların yanmaması için bir gözüm de ocakta olur. Bu yolla hem zaman kazanıyorum hem de herkesin kullandığına oranla çok az deterjan kullanmış oluyorum. Hem de çamaşır makinesi almam ya da çamaşırlarımı yıkamak için otomatik çamaşır makineleriyle, herkesin çamaşır yıkadığı çamaşırhanelere gitmem gerekmiyor.

Jolan Chang`ın
SEVİŞEN ÇİFTLERE TAOCU SEVİŞME
adlı kitabından
(Çeviri: İlhan Güngören)

)


- SU ile/ve/||/<>/< YEL

( Sudan yel çıkmaz fakat yelden su çıkar. )


- SU3 SYMMETRY[İng.] / SYMÉTRIE SU₃[Fr.] ile/değil/yerine/= SU3 SİMETRİSİ


- SYMMETRIE-SU(3)[Alm.] ile/değil/yerine/= SU(3) SİMETRİSİ


- ŞUÂ' ile ...

( IŞIK )


- SUALTI ile/ve SU ÜSTÜ(GAZ YUVARI/BUĞU YUVAR/HAVA KÜRE/ATMOSFER)

( Taştan kaynayan su daha iyidir. )


- SUBLIMATION HEAT[İng.] / CHALEUR DE LA SUBLIMATION[Fr.] / SUBLIMATIONSWÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= SUBLİMLEŞME ISISI


- SÜBLİMLEŞME ile/||/<> ERİME

( Süblimleşme katıdan gaza direkt geçiş İLE erime katıdan sıvıya geçiştir. )


- SUBLIMATION[İng.] / SUBLIMATION[Fr.] / SUBLIMIEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜBLİMLEŞME


- SUBSTRAT DÜZEY ile/||/<> OKSİDATİF FOSFORİLASYON

( Substrat direkt ADP→ATP, oksidatif ETC gradyan. )

( Formül: PEP→piruvat İLE H⁺ gradyan )


- SUBSTRAT İLE KOMPETİTİF İLE NON-KOMPETİTİF ile/||/<> ENZİM İNHİBİSYONU

( Enzimlerin engellenme mekanizmaları. )

( Formül: v = Vmax[S]/(Km + [S]) )


- SUCCESSION ile/||/<> KLİMAKS TOPLUM

( Succession ekolojik değişim süreciyken İLE klimaks toplum stabil son durumdur )

( Formül: Birincil/ikincil )


- SUGENO ile/||/<> İNTEGRAL

( Sugeno integrali İLE bulanık ölçü kuramı )

( Michio Sugeno tarafından 1974 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1940-) (Ülke: Japonya) (Alan: Kontrol Teorisi) (Önemli katkıları: Sugeno bulanık kontrol sistemi) )


- SUH EFFECT[İng.] ile/değil/yerine/= SUH ETKİSİ


- SUH AMPLIFIER[İng.] ile/değil/yerine/= SUH YÜKSELTECİ


- SUHL-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= SUHL ETKİSİ


- AMPLIFICATEUR DE SUHL[Fr.] / SUHL-VERSTÄRKER[Alm.] ile/değil/yerine/= SUHL YÜKSELTECİ


- SUKCESYON ile/||/<> KLİMAKS

( Sukcesyon değişim süreci İLE klimaks denge durumudur )

( Formül: Süreç İLE son aşama )


- ŞÜKUK ile/ve/||/<> OLASILIK


- SÜKÛN:
HUSÛL ile/ve/||/<> ZEVÂL ile/ve/||/<> ZUBUT

( LA PRODUCTION avec/et/||/<> L'ACHEVEMENT avec/et/||/<> LA FERMETE )


- SÜKÛN ile/ve YOKLUK

( QUIETNESS vs./and NON-BEING )


- WÄSSERUNGSEFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= SULANDIRMA ETKİSİ


- WÄSSERUNGSFRANSEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SULANDIRMA SAÇAKLARI


- ŞU'LE[Ar.] değil/yerine/= ALEV, ATEŞ ALEVİ | IŞIK | ATLARDA BEYAZ TÜYLERDEN OLUŞAN BENEKLER


- SÜLFATLAMA ile SÜLFATLANMA ile SÜLFATLAŞMA

( Mantar hastalıklarına karşı bitkilere bakır sülfat, demir sülfat püskürtme ya da bitkileri bu maddelere bulama işlemi. İLE Bir akümülatörün levhaları üzerinde kurşun sülfat tabakasının oluşması. İLE Doğal maden sülfürlerinin, hava ve su etkisiyle yavaş yavaş sülfat durumuna dönüşmesi. )


- SÜLFÜRİK ile/||/<> ASİT

( Sülfürik asit üretimi )

( Razi tarafından 880 yılında keşfedildi/formüle edildi. (854-925) (Ülke: Rey) (Alan: kimya) (Önemli katkıları: Alkol damıtması, sülfürik asit, tıp ve kimya) )


- HYAZINTH[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜMBÜL


- SUMMIT ile ZENITH

( Yeryüzünde. İLE Uzayda, astronomide. )


- SÜNGER/KÖPÜK/PLASTİK ile/ve/değil/yerine/||/> D30


- SUNMEK ile/||/<> SÜNMEK

( Sunmak, salmak, uzamak. İLE/||/<> Eğmek. | Esnekliğini yitirerek gevşemek. | Kopmadan uzamak, gerilmek. | Sarkmak. )


- SUPAP/SUBAP[Fr.] ile SUPAP/SUBAP[Fr.]

( Bir yay yardımıyla gergin tutulan ve yatağın düzlemine dik olarak yaptığı gidip gelme hareketiyle bir akışkanın geçişini ayarlamaya yarayan kapak, sibop. İLE Bir devreye yerleştirildiğinde belirli koşullar altında, akımın yalnız bir yönde geçmesini sağlayan ve böylece, dalgalı akımları doğrultmaya yarayan düzenek. )

( SOUPAPE )


- SUPERCURRENT[İng.] / SUPERSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= SUPER AKIM


- SUPERFLUID[İng.] / SUPRAFLÜSSIG[Alm.] ile/değil/yerine/= SUPER AKIŞKAN


- SUPERFLUIDITY[İng.] / SUPRAFLÜSSIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= SUPER AKIŞKANLIK


- SUPERTURBULENT FLOW[İng.] ile/değil/yerine/= SÜPER ÇALKANTILI AKIŞ


- SUPER EXCHANGE ile/||/<> DİRECT EXCHANGE

( Super köprü ligand üzerinden, direct metal-metal. )

( Formül: M-L-M İLE M-M )


- SUPERGRAVITY[İng.] ile/değil/yerine/= SUPER GRAVİTE


- SUPERCONDUCTOR[İng.] / SUPRALEITER, ÜBERMÄSSIGLEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= SUPER İLETKEN


- SÜPER İLETKEN ile/<> YALITKAN

( Elektrik direnci sıfır olan nesneler. İLE/<> Elektrik akımını iletmeyen nesneler. )


- SUPERCONDUCTIVITY[İng.] / SUPERCONDUCTIVITE[Fr.] / SUPERLEITUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜPER İLETKENLİK


- SUPERHEAT[İng.] ile/değil/yerine/= SUPER ISI


- SUPERTHERMAL SOURCE[İng.] ile/değil/yerine/= SÜPER ISIL KAYNAK


- SUPERCRITICAL MASS[İng.] / MASSE SUPERCRITIQUE[Fr.] / SUPERKRITISCHE MASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= SUPER KRİTİK KÜTLE


- SUPERCRITICAL REACTOR[İng.] / SUPERKRITISCHER REAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SUPER KRİTİK REAKTÖR


- SUPERCRITICALITY[İng.] / SUPERKRITIKALITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= SUPER KRİTİKLİK


- SUPERGRAVITATION[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜPER KÜTLEÇEKİM


- SUPERLATTICE[İng.] / SUPERGITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜPER ÖRGÜ


- SUPERZENTRIFUGE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜPER SANTRİFÜJ


- SUPERTHERMAL-QUELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜPER TERMAL KAYNAK


- ÉCOULEMENT SUPERTURBULENT[Fr.] / SUPERTURBULENTER FLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜPER TÜRBÜLANSLI AKIŞ


- SUPERHIGH FREQUENCY[İng.] / FRÉQUENCE SUPERHAUTE[Fr.] / SUPERHOHE FREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜPER YÜKSEK FREKANS


- SUPERCONDUCTİVİTY ile/||/<> SUPERFLUİDİTY

( Superconductivity sıfır elektrik direnciyken İLE superfluidity sıfır viskozite akışkanlıktır )

( Formül: Cooper pairs )


- SÜPERİLETKEN İLE SÜPERAKIŞKAN İLE BEC ile/||/<> KUANTUM FAZLAR

( Makroskopik kuantum fenomenler. )

( Formül: Tc(YBCO) = 93K )


- SÜPERİLETKEN ile/||/<> MÜKEMMEL İLETKEN

( Süperiletken R=0 ve Meissner etkisi, mükemmel sadece R=0. )

( Formül: Cooper çiftleri İLE serbest e )


- SÜPERİLETKEN ile/||/<> NORMAL İLETKEN

( Süperiletken sıfır direnç, normal iletken sonlu direnç )

( Formül: R = 0 (T < Tc) İLE R > 0 (normal) )


- SÜPERİLETKENLİK ile/||/<> SÜPERAKIŞKANLIK (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)

( Süperiletkenlik sıfır direnç, süperakışkanlık sıfır viskozitedir )

( Formül: R=0 İLE η=0 )


- SÜPERKAPASİTÖR ile/||/<> BATARYA

( Süperkapasitör hızlı şarj fiziksel İLE batarya yüksek enerji kimyasal. )

( Formül: EDLC İLE Li-ion )


- SÜPERKRİTİK AKİŞKAN ile/||/<> PLAZMA

( )

( Langmuir tarafından 1928 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1881-1957) (Ülke: ABD) (Alan: Kimya, Fizik) (Önemli katkıları: Plazma terimi, yüzey kimyası) (Nobel: 1932) )


- SÜPERNOVA GÖZLEMİ (ÇİN) ile/||/<> MODERN SÜPERNOVA KURAMSİ

( Çin astronomları 1054te süpernova gözlemledi (Yengeç Bulutsusu) İLE modern kuram 20. yüzyılda gelişti. )

( Song Hanedanlığı Astronomları tarafından 1054 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- SÜPERNOVA TİP IA ile/||/<> SÜPERNOVA TİP II

( Tip Ia beyaz cüce patlaması standart mum, Tip II masif yıldız çökmesi. )

( Formül: Termonükleer İLE çekirdek çökmesi )


- SÜPERPARAMANYETİK ile/||/<> FERROMANYETİK NP

( Süper <20nm tek domain, ferro çok domain kalıcı. )

( Formül: Blok sıcaklığı )


- SÜPERPOZİSYON İLE DOLANIKLIK İLE TÜNELLEME ile/||/<> KUANTUM FENOMENLER

( Klasik fizikte olmayan kuantum etkileri. )

( Formül: |ψ⟩ = α|0⟩ + β|1⟩ )


- SÜPERPOZİSYON ile/||/<> KARIŞIK DURUM

( Süperpozisyon saf durum İLE karışık durum istatistiksel karışımdır )

( Formül: |ψ⟩ = α|0⟩ + β|1⟩ İLE ρ = Σpi|ψi⟩⟨ψi| )


- SUPERVISED ile/||/<> UNSUPERVISED ile/||/<> REINFORCEMENT ile/||/<> ML PARADİGMALARI

( Üç temel makine öğrenmesi yaklaşımı. )

( Formül: L = Σ(y - ŷ)² )


- SUPERVISED LEARNING ile/||/<> UNSUPERVISED LEARNING

( Supervised etiketli veri, unsupervised etiketsiz. )

( Formül: Labeled İLE unlabeled data )


- SUPRAMOLECULAR CATALYSIS ile/||/<> MOLECULAR CATALYSIS

( Supramolecular catalysis zayıf etkileşimlerle katalitik sistem oluştururken İLE molecular catalysis kovalent bağlı katalizör kullanır )

( Formül: Host-guest catalysis )


- SUPRAMOLECULAR KİMYA ile/||/<> KOORDİNASYON KİMYASI

( Supramolecular kimya zayıf etkileşimlerle büyük yapılar oluştururken İLE koordinasyon kimyası güçlü kovalent bağlar kurar )

( Formül: K_association )


- SÜRAT[Ar.] ile/ve/||/<> HIZ

( Bir nesnenin birim zamanda aldığı yolun büyüklüğü. @@ Bir nesnenin birim zamanda aldığı yolun yönlü büyüklüğü. | Alınan yolun, harcanan zamana oranı. | Çabukluk. | Bir devimden doğan güç, şiddet. )


- SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ve/||/<> AKILLANDIRMA ve/||/<> SÜRTÜNMESİZLİK


- SÜREÇ ile/ve AŞAMA

( PROCESS vs./and PHASE/GRADE )


- SÜREÇ ile/ve/<>/değil DÖNGÜ

( PROCESS vs./and/<> CYCLE )


- SÜREÇ ile/ve MEKANİZMA

( PROCESS vs./and MECHANISM )


- SÜREÇ ile/ve SÜREKLİLİK

( PROCESS vs./and CONTINUITY )


- VETÎRE[Osm.] / PROCESS[İng.] / PROCESSUS[Fr.] / PROZESS[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜREÇ


- CONTINUOUS WAVE GAS LASER[İng.] / LASER À GAZ À ONDE CONTINUE[Fr.] ile/değil/yerine/= SÜREKLİ DALGA GAZ LAZERİ


- CONTINUOUS WAVE LASER[İng.] / LASER À ONDE CONTINUE[Fr.] ile/değil/yerine/= SÜREKLİ DALGA LAZERİ


- CONTINUOUS WAVE[İng.] / ONDE CONTINUE[Fr.] ile/değil/yerine/= SÜREKLİ DALGA


- SÜREKLİ FONKSİYON ile/||/<> HOMEOMORFİZM

( Sürekli açık küme ters görüntüsü açık, homeo bijektif sürekli. )

( Formül: One-way İLE two-way continuity )


- SÜREKLİ KESİR ile/||/<> DECİMAL AÇILIM

( Sürekli kesir [a₀;a₁,a₂,...], decimal 0.abc... formunda. )

( Formül: Kesirli zincir İLE decimal )


- CONTINUOUS OSCILLATION[İng.] ile/değil/yerine/= SÜREKLİ SALINIM


- CONTINUOUS ABSORPTION SPECTRUM[İng.] / SPECTRE D'ABSORPTION CONTINUE[Fr.] / KONTINUIERLICHES ABSORPTIONSSPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜREKLİ SOĞURMA TAYFI/SPEKTRUMU


- CONTINUOUS SPECTRUM[İng.] / SPECTRE CONTINU[Fr.] / KONTINUIERLICHES SPEKTRUM, STETIGES SPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜREKLİ TAYF/SPEKTRUM


- DÂİMÎ[Osm.] / CONTINUOUS[İng.] / CONTINU[Fr.] / KONTINUIERLICH, STETIG[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜREKLİ


- SÜREKLİ ile/||/<> KESİKLİ

( Sürekli fonksiyonlar kesintisizken İLE kesikli fonksiyonlar süreksizlik noktalarına sahiptir )

( Augustin-Louis Cauchy tarafından 1821 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1789-1857) (Ülke: Fransa) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Limit teorisi, analiz) )


- SÜREKLİ ile/||/<> SÜREKSİZ

( Sürekli kesintisiz İLE süreksiz kesintilidir )

( Formül: lim f(x)=f(a) İLE lim≠f(a) )


- SÜREKLİLİK DENKLEMİ ile/||/<> MOMENTUM DENKLEMİ

( Süreklilik kütle korunumu ∇·v=0, momentum Newton 2. yasasıdır. )

( Formül: ∂ρ/∂t + ∇·(ρv) = 0 )

( Isaac Newton tarafından 1687 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- SÜREKLİ/LİK, DEVAM ile/ve TEKRAR

( Tekrarlama, soluğunuza istikrar kazandırır. )

( Tekrara neden olan arzudur. )

( Arzunun olmadığı yerde tekrarlamalar da olmaz. )

( Repetition will stabilise your breath.
It is desire that causes repetition.
There is no recurrence where desire is not. )

( CONTINUAL/CONTINUITY vs./and REPETITION )


- SÜREKLİLİK:
KÜTLENİN KORUNUMU ve/||/<> MOMENTUMUN KORUNUMU ve/||/<> ENERJİNİN KORUNUMU


- SÜREKLİ/LİK ile/ve/||/<> ARDIŞIK/LIK


- CONTINUITY[İng.] / CONTINUITÉ[Fr.] / DURCHGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜREKLİLİK


- SÜREKLİLİK ile/ve/||/<> TANELİLİK


- SÜREKLİLİK ile/||/<> TÜREVLENEBİLİRLİK

( Sürekli her işlev türevlenemez, türevlenebilir her işlev süreklidir )

( Formül: lim f(x) = f(a) İLE lim [f(x)-f(a)]/(x-a) var )


- SÜREKLİLİKTE:
ARDIŞIKLIK ile/ve/||/<>/> TEMAS ile/ve/||/<>/> İÇ İÇELİK


- SÜREKLİLİKTE:
NESNE/CİSİM ile/ve/||/<>/> DEVİM/HAREKET ile/ve/||/<>/> ZAMAN

( ... İLE/VE/||/<>/> Süreklilik bağlamı/kavramı olmadan da düşünülebilir. İLE/VE/||/<>/> Süreklilik bağlamı/kavramı olmadan düşünülemez. )


- GAYR-İ MUTTARİD, MUNFASİL[Osm.] / DISCONTINUOUS[İng.] / DISCONTINU, SPECTRE D'ABSORPTION DISCONTINU[Fr.][Fr.] / DISKONTINUIERLICH/ES ABSORPTIONSSPEKTRUM, UNSTETIG[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜREKSİZ/KESİKLİ SOĞURMA TAYFI/SPEKTRUMU


- DISCONTINUOUS ABSORPTION SPECTRUM[İng.] / UNSTETIGES ABSORPTIONSSPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜREKSİZ SOĞURMA TAYFI/SPEKTRUMU


- DISCONTINUOUS SPECTRUM[İng.] ile/değil/yerine/= SÜREKSİZ TAYF


- DISCONTINUITY[İng.] / DISCONTINUITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= SÜREKSİZLİK


- SURET ile GEOMETRİK BİÇİM


- ZAMAN = TIME[İng.] = TEMPS[Fr.] = ZEIT[Alm.] = TEMPUS[Lat.] = KHRONOS[Yun.] = TIEMPO[İsp.]


- SURFACE AREA ile/||/<> VOLUME

( Surface area yüzey ölçümü İLE volume hacim ölçümü. )

( Formül: 2D measure İLE 3D measure )


- SURFACE CODE İLE COLOR CODE İLE TORIC CODE ile/||/<> KUANTUM HATA DÜZELTME

( Kubit hatalarını düzeltme kodları. )

( Formül: d = O(√n) )


- SURFACE İLE HYDROGEL İLE NANOPARTİCLE ile/||/<> CLİCK MALZEMELER

( Malzeme modifikasyonu. )

( Formül: Gel% = Vpol/Vtotal×100 )


- SÜRTME ile/<> SÜRTÜNME ile/<> SÜRTÜNÜŞ


- ANGLE OF FRICTION[İng.] / ANGLE DU FROTTEMENT[Fr.] / REIBUNGSWINKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRTÜNME AÇISI


- FRICTIONAL ELECTRICITY[İng.] / ÉLECTRICITÉ DE FRICTION[Fr.] / REIBUNGSELEKTRIZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRTÜNME ELEKTRİĞİ


- FRİCTİON FACTOR[İng.] / MADRÛB-İ DELK[Osm.] / FACTEUR DE FROTTEMENT[Fr.] / FRIKTIONFAKTOR/REIBUNGSFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRTÜNME ETMENİ/ÇARPANI/FAKTÖRÜ


- SÜRTÜNME İLE HAVA DİRENCİ İLE VİSKOZ DİRENÇ ile/||/<> DİRENÇ KUVVETLERİ

( Hareketi engelleyen kuvvet türleri. )

( Formül: F_drag = ½ρCdAv² )


- TRIBOLUMINESCENCE[İng.] / TRIBOLUMINESCENCE[Fr.] / TRIBOLUMINESZENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRTÜNME IŞILDAMASI, TRİBOLÜMİNESANS


- DELK EMSÂLI[Osm.] / COEFFICIENT OF FRICTION[İng.] / COEFFICIENT DU FROTTEMENT[Fr.] / REIBUNGSBEIWERT, REIBUNGSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRTÜNME KATSAYISI


- FRICTION LOSS[İng.] / PERTE PAR FROTTEMENT[Fr.] / REIBUNGSVERLUST[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRTÜNME KAYBI


- FRICTION FORCE[İng.] / FORCE DE FROTTEMENT[Fr.] / FRIKTIONSKRAFT/REIBUNGSKRAFT, REIBUNGSKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRTÜNME KUVVETİ


- SÜRTÜNME KUVVETİ ile/||/<> NORMAL KUVVET (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)

( Sürtünme yüzeye paralel, normal kuvvet yüzeye diktir )

( Formül: fs=μN İLE N⊥yüzey )


- REIBUNGSVISKOSITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRTÜNME VİSKOZİTESİ


- DELK[Osm.] / FRICTION[İng.] / FRICTION, FROTTEMENT[Fr.] / FRIKTION/REIBUNG, REIBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRTÜNME


- SÜRTÜNME ile/||/<> HAVA DİRENCİ

( Sürtünme yüzey teması İLE hava direnci akışkan içinde )

( Formül: f = μN İLE F_drag ∝ v² )


- SÜRTÜNME ve/||/<>/> ISI


- FRICTION FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT AVEC FROTTEMENT[Fr.] / REIBUNGSSTRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRTÜNMELİ AKIŞ


- FRICTIONLESS FLOW, INVISCID FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT SANS FROTTEMENT[Fr.] / REIBUNGSFREIE STRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRTÜNMESİZ AKIŞ


- INVISCID FLUID[İng.] ile/değil/yerine/= SÜRTÜNMESİZ AKIŞKAN


- SÜRTÜŞ SÜRTÜŞME


- SÜRTÜŞME ile/değil/yerine SÜRTÜNME


- ANTRIEBSKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRÜCÜ KUVVET


- DRIVER[İng.] / TREIBER[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRÜCÜ


- SÜRÜKLEME KATSAYISI ile/||/<> KALDIRMA KATSAYISI

( Sürükleme akışa paralel C_D, kaldırma dik C_L. )

( Formül: F_D = ½ρv²AC_D İLE F_L = ½ρv²AC_L )


- DRAG[İng.] ile/değil/yerine/= SÜRÜKLEME


- DRIFT CURRENT[İng.] / COURANT DE DÉRIVE[Fr.] / DRIFTSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRÜKLENME AKIMI


- ESPACE DE DÉRIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= SÜRÜKLENME BÖLGESİ


- DRIFT WAVE[İng.] / ONDE DE DÉRIVE[Fr.] / DRIFTWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRÜKLENME DALGASI


- DRIFT MOBILITY[İng.] ile/değil/yerine/= SÜRÜKLENME DEVİNİRLİĞİ


- DRIFT RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE DE DÉRIVE[Fr.] / DRIFTWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRÜKLENME DİRENCİ


- MOBILITÉ DE DÉRIVE[Fr.] / DRIFTBEWEGLICHKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRÜKLENME HAREKETLİLİĞİ


- DRIFT SPEED, DRIFT VELOCITY[İng.] / VITESSE DE DÉRIVE[Fr.] / DRIFTGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRÜKLENME HIZI


- DRIFT TUBE[İng.] / TUBE À DÉRIVE[Fr.] / DRIFTROHR, DRIFTRÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRÜKLENME TÜPÜ


- DRIFT SPACE[İng.] / DRIFTRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRÜKLENME UZAYI


- DRIFT, TRACE[İng.] / DÉRIVE, TRAÎNÉE[Fr.] / DRIFT, GESCHREIBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRÜKLENME


- DRIFT TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR À DÉRIVE[Fr.] / DRIFTTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRÜKLENMELİ TRANSİSTÖR


- FORCE D'ENTRAÎNEMENT[Fr.] ile/değil/yerine/= SÜRÜKLEYİCİ KUVVET


- SÜRÜNME ile SÜRTÜNME


- SÜRÜNME ile SÜRÜNME

( Yerde. İLE Koku. )


- SÜRÜNMEK ile/ve/değil/||/<> SÜRÜLMEK


- SUTHERLAND'S FORMULA[İng.] / FORMULE DE SUTHERLAND[Fr.] / SUTHERLAND-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SUTHERLAND FORMÜLÜ


- SUYA DAYANIKLILIK ile/ve/||/<> SU GEÇİRMEZ/LİK


- SUYU KULLANMAK:
MUSLUĞU AÇAR-AÇMAZ ile/yerine BİR MİKTAR SU AKITTIKTAN SONRA


- SÜZ ile -SÜZ

( Süzmek, ayıklamak. @@ Bulunmama/olmama eki. )


- SÜZME ile/||/<> REABSORPSİYON

( Süzme süzme İLE reabsorpsiyon geri emilimdir )

( Formül: Böbrek süzme İLE geri alım )


- SUZUKİ REAKSİYONU ile/||/<> HECK REAKSİYONU

( Suzuki boronik asit Pd, Heck alken arilasyonu. )

( Formül: ArB(OH)₂ İLE ArX )


- SVD ile/||/<> SPECTRAL DECOMPOSITION

( SVD A=UΣVᵀ genel, spectral Aᵀ=A için özel. )

( Formül: General İLE symmetric case )


- SYMBİOSİS ile/||/<> ANTİ-SYMBİOSİS

( Symbiosis benzer ligand güçlendirme, anti zıt zayıflatma. )

( Formül: Soft-soft İLE hard-soft )


- SYMBIOZ ile/||/<> PARAZİTİZM

( Simbiyozda karşılıklı yarar, parazitizmde tek taraflı yarar vardır )

( De Bary tarafından 1879 yılında keşfedildi/formüle edildi. (Ülke: Bilinmiyor) (Alan: biyoloji) )


- SYMMETRIC MATRİX ile/||/<> ORTHOGONAL MATRİX

( Symmetric A=Aᵀ, orthogonal AAᵀ=I. )

( Formül: Transpoz eşit İLE inverse transpose )


- SYMPATHETİC İLE PARASYMPATHETİC İLE ENTERİC ile/||/<> OTONOM SİNİR SİSTEMİ

( İstemsiz vücut fonksiyon kontrolü. )

( Formül: Fight or flight )


- SYMPLECTİC İLE RİEMANNİAN İLE COMPLEX ile/||/<> FİZİKSEL GEOMETRİLER

( Farklı geometrik yapılar ve uygulamaları. )

( Formül: ω = dpᵢ ∧ dqᵢ )


- SYMPLECTİC TOPOLOGY ile/||/<> CONTACT TOPOLOGY

( Symplectic topology kapalı 2-form geometrisiyken İLE contact topology maksimal integrallenemez 1-form geometrisidir )

( Formül: Symplectic form ω )


- SYNAPTOME İLE PROJECTOME İLE FUNCTİONAL CONNECTOME ile/||/<> BEYİN HARİTALARI

( Tam beyin bağlantı haritalaması. )

( Formül: 86 milyar nöron (insan) )


- SYNCHRONICITY ile SIMULTANEISM


- SYNCHRONIZATION ile/||/<> PHASE TRANSITION ile/||/<> CRITICALITY ile/||/<> SOC ile/||/<> KOLLEKTİF DAVRANIŞ

( Çok parçacık sistemlerinde beliren özellikler. )

( Formül: 1/f noise )


- SYNTHETİC BİOLOGY ile/||/<> SYSTEMS BİOLOGY

( Synthetic biology yeni biyolojik sistem tasarlarken İLE systems biology mevcut biyolojik sistemleri analiz eder )

( Formül: BioBrick parts )


- SYNTHETİC GEOMETRY ile/||/<> ANALYTİC GEOMETRY

( Synthetic koordinatsız, analytic koordinat sistemi. )

( Formül: Coordinate-free İLE coordinate system )


- SYSTEMS PHARMACOLOGY ile/||/<> TRADITIONAL PHARMACOLOGY

( Systems pharmacology ilaç etkisini sistem düzeyinde analiz ederken İLE traditional pharmacology tek hedef odaklı yaklaşım kullanır )

( Formül: Network pharmacology )


- T GÖZE ile/||/<> B GÖZE

( T göze gözesel immünite İLE B göze humoral immünite )

( Formül: CD4⁺/CD8⁺ (T) İLE IgM/IgG üretimi (B) )


- T FILTER[İng.] / FILTRE EN T[Fr.] / T-FILTER[Alm.] ile/değil/yerine/= T SÜZGEÇ


- t "ZAMANI" değil t DEĞERİ/DEĞİŞKENİ


- T-TEST İLE ANOVA İLE CHİ-SQUARE ile/||/<> HİPOTEZ TESTLERİ

( Farklı veri türleri için istatistiksel testler. )

( Formül: t = (x̄₁ - x̄₂)/SE )


- TAAB ile TAB' ile TÂB[Fars.] ile -TÂB[Fars.]

( Yorgunluk. | Sıkıntı, zahmet, eziyet, meşakkat. | Sinirlerin zayıflığından dolayı kaslarda ve çeşitli yerlerde duyulan şiddetli sancı. | Tabiat, huy. | Damga, mühür basma. | Kitap basma. İLE Güç, kuvvet, tâkat. | Işık, parlaklık. | Harâret. | Tazelik. | Kıvrım, büklüm. | Sıkıntı, eziyet. | Öfke. | Kılıcın keskinliği. İLE "parlayan, parlatan, aydınlatan" anlamlarına gelerek birleşik sözcükler yapar. [ÂLEM-TÂB: Dünyayı aydınlatan.] )


- TAAFFÜN[< UFÛNET] değil/yerine/= ÇÜRÜYÜP KOKMA, KOKUŞMA | YANGI/İLTİHAP


- SEYL-İ MUNFASİL[Osm.] / SCHICHTENSTRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TABAKALI AKIŞ


- TABAN TABANA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TAMAMEN


- BASE[İng.] / BASE[Fr.] / BASE[Alm.] ile/değil/yerine/= TABAN


- TÂBİ ile/ve/değil/||/<>/> DÂHİL


- TÂBİ ile/değil TABİÎ


- TÂBİ[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TESLİM[Ar.]


- CROWN[İng.] / COURONNE[Fr.] / KRONE[Alm.] ile/değil/yerine/= TAÇ


- TÂCİL ile TÂCİR

( Hızlandırma, çabuklaştırma, tezleştirme. İLE Ticaretle uğraşan kişi. )


- TAFEL DENKLEMİ ile/||/<> OHM YASASI

( Tafel elektrokimya η = a + blogj, Ohm lineer V = IR. )

( Formül: Logaritmik İLE lineer )

( Georg Ohm tarafından 1827 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- TAFEL İLE BUTLER-VOLMER İLE MARCUS ile/||/<> ELEKTRON TRANSFER KURAMLERİ

( Elektrokimyasal kinetik modeller. )

( Formül: η = b log(i/i₀) )


- TAFEL İLE BUTLER-VOLMER İLE MARCUS ile/||/<> ELEKTROT KİNETİĞİ

( Elektrot reaksiyon hızı kuramları. )

( Formül: η = (RT/αnF)ln(i/i₀) )


- TAHA ile TALHA


- TAHÂDU'[Ar. < HUD'A] ile TAHADDU'/TAHAZZU'[Ar. < HUDÛ'/HUZÛ'] ile TAHADDUR[Ar. < HIDR/HIZR] ile TAHAZZUR[Ar. < HÂZIR] ile TAHADDÜR[Ar. < HADER] ile TAHADDÜR[Ar. < HADR] ile TAHAZZÜR[Ar. < HAZER] ile TAHATTUR[Ar. çoğ. TAHATTURÂT]

( Aldanmış gibi görünme. İLE Alçakgönüllülük gösterme. İLE Yeşilleşme, yeşil renk bağlama. İLE Hazır olma/bulunma. İLE Örtünmek, tesettür. | Uyuşma, uyuşturulma. İLE Yokuş aşağı inme. | Yukarıdan aşağı akıp gitme. İLE Sakınma, korunma, çekinme. İLE Anımsama, hatıra getirme/getirilme, unutulduktan sonra anımsanan şey. )


- TAHAMMÜL[Ar.] değil/yerine/= DAYANMA, KATLANMA

( Nesnenin, güçlü, zorlayıcı dış etkenlere karşı koyabilmesi, dayanması. | Kişinin kötü, güç durumlara karşı koyabilme gücü, kaldırma, katlanma. )

( ... ile TITIKSHA )


- TAHAVVÜL[Ar.] değil/yerine/= DEĞİŞME, DÖNÜŞÜM

( Bir durumdan, başka bir duruma geçme, değişme, değişkenlik, dönüşme, dönüşüm )


- TAHAYYÜR[< HAYRET] ile HAYRÂN OLMA, HAYRETE DÜŞME, ŞAŞAKALMA, ŞAŞIRMA

( HAYRÂN OLMA, HAYRETE DÜŞME, ŞAŞAKALMA, ŞAŞIRMA )


- TAHAYYÜZ:
MEKÂN(EYN) ile/ve/||/<> KONUM(VAZ)


- TAHLÎL ile ŞERH

( ANALYSIS vs. EXPLANATION )


- TAHRÎK[Ar. < HAREF] ile TAHRÎK[Ar. < HARK] ile TAHRÎK[Ar. < HAREKET | çoğ. TAHRÎKÂT]

( Yırtma, yırtılma, yarma, yarılma. İLE Çok yakma/yakılma. | Susatma/susatılma. İLE Kımıldatma, oynatma. | Kışkırtma, azdırma. | Yola çıkarma. | Uyandırma. | Meczum(cezimli) bir harfi hareke ile okuma.[İLM sözcüğünü İLİM olarak okuma.] )


- TAHRİL[Ar. < TAHRİR] değil/yerine/= ÇİZGİ


- TAHRİP ile TAHRİŞ


- TAHTA ile MİRA[İt.]

( ... İLE Arazi üzerinde seçilmiş bir işaret noktasının düşeyini (çekül doğrultusunu) gösteren, yön belirtmek için uzaktan gözlenen, geometrik biçimli tahta lata. )


- TAKILMAK ile/||/<> SARDIRMAK


- TAKİM[Ar.] ile TAKİMETRE[Fr. TACHYMETRE]

( Verimsiz duruma getirme, sonuçsuz bırakma, kısırlaştırma. | Mikrobundan arıtma. İLE Hareket durumundaki bir nesnenin hızını ölçmeye yarayan aygıt. )


- TAKIRTI ile PATIRTI

( Bir şeyin çıkardığı, kuru ve sert ses. İLE Pat pat çıkan sesin adı. | Herhangi bir biçimde ya da ayakları yere kuvvetle basarak yürüme sonucu çıkan gürültü. | Gürültülü çatışma, arbede. )


- TAKSON ile/||/<> KATEGORİ

( Takson grubu adı İLE kategori hiyerarşik seviye. )

( Formül: Named group İLE hierarchical level )


- TAKSONOMİ ile/||/<> SINIFLANDIRMA

( Biyolojik sınıflandırma sistemi )

( Carl Linnaeus tarafından 1735 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1707-1778) (Ülke: İsveç) (Alan: Biyoloji, Takstonomi) (Önemli katkıları: Biyolojik sınıflandırma sistemi) )


- TAKTİSITE ile/||/<> MOLEKÜL AĞIRLIĞI

( Taktiklik stereo düzenlenme, MA zincir uzunluğu. )

( Formül: İzo/sin/a-taktik İLE Mn )


- TAKYON ile/ve/<> FOTON

( TAKYOFOTON )


- TACHYON[İng.] / TACHYON[Fr.] / TACHYON[Alm.] ile/değil/yerine/= TAKYON


- TALBOT'S BANDS[İng.] / BANDES DE TALBOT[Fr.] / TALBOT-BÄNDER[Alm.] ile/değil/yerine/= TALBOT BANTLARI


- TALBOT'S LAW[İng.] / LOI DE TALBOT[Fr.] / TALBOT-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= TALBOT YASASI


- TALBOT[İng./Fr.] / TALBOT[Alm.] ile/değil/yerine/= TALBOT


- THALLIUM[İng.] / THALLIUM[Fr.] / THALLIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= TALYUM


- TAM BİLGİ İLE EKSİK BİLGİ İLE ASİMETRİK BİLGİ ile/||/<> BİLGİ DURUMLARI

( Oyunlarda bilgi seviyeleri. )

( Formül: Perfect Bayesian Equilibrium )


- TAM EMİN OLMAK değil EMİN OLMAK


- FULL RADIATOR[İng.] / VOLLSTRAHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= TAM IŞINIMCI/IŞIYICI


- TAM YANSIMA ile/||/<> KISMİ YANSIMA

( Tam yansıma kritik açıdan büyük açılarda %100 İLE kısmi yansıma her açıda kısmen. )

( Formül: sinθc = n₂/n₁ )


- TAM YANSIMA ile/||/<> KISMİ YANSIMA (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)

( Tam yansıma kritik açıda %100, kısmi yansıma kısmendir )

( Formül: θ>θc İLE θ<θc )


- TAM ile/ve/değil/||/<>/< AÇIK/NET


- TAMAMLANABİLİRLİK ile/||/<> TAMAMLANMAZLIK

( Tamamlanabilirlik her doğru önermenin kanıtlanabilmesi İLE tamamlanmazlık bazı doğruların kanıtlanamayacağıdır. Gödel tamamlanmazlık teoremi matematiksel sistemlerin sınırını gösterdi İLE yeterince güçlü her sistemde kanıtlanamayan doğrular vardır. )

( Kurt Gödel tarafından 1931 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1906-1978) (Ülke: Avusturya/ABD) (Alan: Matematik, Mantık) (Önemli katkıları: Gödel tamamlanmazlık teoremleri, matematiksel sistemlerin sınırlarını kanıtladı, biçimsel sistemlerin tutarlılığı) )


- TAMAMLANMIŞLIK ile/ve/||/<> SONSAL


- TAMAS ile

( Karanlık, atalet, pasiflik. Kozmik Cevher'in oluşturduğu üç vasıftan(guna'lar) biri. (Rajas, Tamas, Sattva) )


- TAMİR[Ar.] ile/ve/değil/||/<>/< TAHLİL[Ar.]


- TAMLIK İLE TUTARLILIK İLE KARAR VERİLEBİLİRLİK ile/||/<> MANTIK SİSTEM ÖZELLİKLERİ

( Formel sistemlerin temel özellikleri. )

( Formül: Gödel: Tam ve tutarlı olamaz )


- TAMPON ÇÖZELTİ ile/||/<> NORMAL ÇÖZELTİ

( Tampon pH değişimine dirençli, normal değildir )

( Formül: HA/A⁻ çifti )


- TANABE-SUGANO ile/||/<> ORGEL DİYAGRAMI

( T-S tüm d^n sistemleri, Orgel sadece zayıf alan. )

( Formül: Tam İLE yaklaşık )


- TANDEM ACCELERATOR[İng.] / TANDEMBESCHLEUNIGER[Alm.] ile/değil/yerine/= TANDEM HIZLANDIRICI


- DENSITÉ DE FLUX DE PARTICULES[Fr.] ile/değil/yerine/= TANECİK AKISI YOĞUNLUĞU


- TANGENT BUNDLE ile/||/<> COTANGENT BUNDLE

( Tangent T(M) teğet vektörler, cotangent T*(M) lineer formlar. )

( Formül: Tangent vectors İLE linear forms )


- TANGENT ile/||/<> SECANT

( Tangent tek nokta değme İLE secant iki nokta kesme. )

( Formül: Single touch İLE two intersections )


- TANI[İng. DIAGNOSIS] ile/||/<> ABELL YARIÇAPI[İng. ABELL RADIUS] ile/||/<> AKIM[İng. CURRENT] ile/||/<> AKROMAT[İng. ACHROMATIC] ile/||/<> AKTİF BAĞIŞIKLIK[İng. ACTIVE IMMUNITY] ile/||/<> ANTİKOR[İng. ANTIBODY] ile/||/<> ASTERİZM[İng. ASTERISM] ile/||/<> B HÜCRELERİ[İng. B CELLS]

( Doğada, herhangi bir şeyin nedenini tanımlama işidir. Genellikle hastalıkların tanımlanması olarak kullanılır. @@ Astronomide Abell kataloğundaki gökada kümelerinden hareketle, uzunluğu 2,14 megaparsek kabul edilen, tipik bir gökada kümesinin yarıçapı olarak tanımlanır. @@ Tanımlanabilir bir yönde hareket eden su ya da hava gibi bir akışkanın hareketidir. Elektrikte, belirli bir süre boyunca bir noktadan geçen elektrik akışı ya da elektrik miktarını tanımlamak için kullanılır. @@ Renk körlüğüne sahip kişileri tanımlamak için kullanılan terim. @@ Hastalığa maruz kalınması ile kazanılan bağışıklıktır. Hastalığa sebep olan organizmalara direkt maruz kalma ile ya da organizmanın zayıflatılmış ya da öldürülmüş halinin aşı yolu ile vücuda verilmesi ile oluşur. Her iki durumda da bağışıklığı kazanmış bir kişi ileride hastalık ile karşılaştığında bağışıklık sistemi hastalığı tanıyacaktır ve gerekli antikorları üretecektir. Aktif bağışıklık uzun ömürlüdür ve ömür boyu sürebilmektedir. @@ Antijen adı verilen yabancı bir maddenin varlığına yanıt olarak bağışıklık sistemi tarafından üretilen ve bu etkenlerin patojenik (hastalık yapıcı) yeteneklerini önleyen koruyucu bir protein. Antikorlar antijenleri tanır ve vücuttan uzaklaştırmak için onlara tutunur. @@ Gece gökyüzünde net bir biçimde gözlemlenebilen, belirgin ve tanıdık şekiller oluşturan popüler yıldız gruplarıdır. Üyeleri aynı takımyıldızında yer alabileceği gibi farklı takımyıldızlarından da olabilir. Büyükayı takımyıldızının bir parçası olan Büyük Kepçe ile Vega, Altair ve Deneb üçlüsünün oluşturduğu "yaz üçgeni" örnek olarak verilebilir. @@ Adaptif bağışıklığın bir parçası olarak antijen spesifik hümoral bağışıklıktan sorumlu olan lenfositlerin büyük bir ailesi. Onların antijen reseptörleri yüzey immünoglobülinleridir (antikorlar). Plazma gözelerine farklılaşarak peptidleri doğrudan tanıyıp antikorları salgılarlar. Ayrıca uzun ömürlü hafıza gözeleri olarak bulunurlar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- TANIM ile/ve/değil/||/<>/< DURUM

( [not] DEFINITION vs./and/but/||/<>/< STATE/CONDITION )


- TANIMLANMA[İng. IDENTIFICATION] ile/||/<> DNAZ AYAK İZİ[İng. DNASE I FOOTPRINTING] ile/||/<> GÜVENİLİRLİK[İng. RELIABILITY] ile/||/<> JEOLOJİK KOLON[İng. GEOLOGIC COLUMN] ile/||/<> KANDELA[İng. CANDELA]

( bkz. Genomik tanımlanma @@ Proteinlerin bağlandıkları DNA bölgesinde protein tarafından kapatılan fosfodiester bağlarının deoksiribonükleaz yıkımına karşı korunacağı fikrinden yola çıkılarak belirli bir proteine bağlanan bir DNA dizisinin tanımlanmasını sağlayan teknik. @@ Güvenilirlik, inançlarımızı oluştururken ve doğru inançlarımızı bilgi haline getirirken izlenilen süreçlerin uygunluğuna işaret etmektedir. Çoğunlukla dışsalcı bir yaklaşım olan güvenilirciliğin ön plana çıkardığı bir kavram olan güvenilirlik, epistemik öznenin herhangi bir inancını güvenilir nedenlere, mekanizmalara ya da süreçlere dayanarak oluşturmasını ifade etmektedir. Böylelikle doğru inancın bilgiyi oluşturmasındaki şans etmeni engellenmiş ve bilgi ortaya çıkmış olacaktır. Bu bakımdan güvenilirlik, bilginin tanımına eklenecek dördüncü koşul olarak karşımıza çıkmaktadır. Dışsalcı kuramların güvenilirliği dördüncü koşul olarak ileri sürmelerinin bir nedeni de içselcilerin kullandığı kavramların normatif olduğunu düşünmeleri ve bilgi kuramlarını sadeleştirmek istemeleridir. Bu bağlamda bilginin dördüncü ya da teminat koşulu, dışsalcılar için güvenilirlik olarak adlandırılmaktadır. Örneğin güvenilirciliğe göre bir inancın doğru olması ve gerekçelendirilmesi için bu inancın, güvenilir algılar ve tanıklar doğrultusunda oluşturulmuş olması gerekmektedir. Başka bir ifadeye güvenilircilik, bir inancın oluşturulmasındaki sürecin güvenilirliğine odaklanmaktadır. Şu halde bilgi, güvenilir süreçlerle gerekçelendirilmiş doğru inanç biçiminde tanımlanmaktadır. Bu bakımdan sürecin güvenilirliğini sağlayacak olan unsurlar; uygun bilişsel yetiler, dış dünyanın uygunluğu, yanıltıcı herhangi bir etkenin bulunmaması, algıların güvenilir olması ve tanıkların güvenilir olması biçiminde sıralanabilir. Dolayısıyla güvenilirlik koşulu, dışsalcı kuramlar açısından, bilginin meydana gelmesindeki önemli şartlardan biri olarak kabul edilmektedir. Nitekim güvenilirlik, dışsalcı kuramların kabul ettiği gibi her zaman bilginin meydana gelmesi için yeterli ve uygun bir süreç olmayabilir. Örneğin içselci yaklaşıma sahip olan Audi, güvenilir süreçlere dayanmanın, şans faktörünü dışarıda bırakamayacağı örnekler verilebileceğini dile getirmektedir. (Ayrıntılı bilgi için bkz: Robert Audi, Epistemoloji: Bilgi Teorisine Çağdaş Bir Giriş, çev. Melis Tuncel). @@ Belli bir bölgedeki jeolojik olayların, kayaların karışık ve gençten yaşlıya doğru oluşumlarıyla tanımlanmasıdır.Herhangi bir bölgede, yüzeyden Dünya'nın merkezine doğru kazı yapılacak olursa, derinlere inildikçe daha gençten (yeniden) daha yaşlıya (eskiye) giden jeolojik bir oluşum sırası gözlenecektir. İşte bu, jeolojik kolondur. @@ Işık şiddetinin SI (Uluslararası Birim Sistemi) birimidir. Bir ışık kaynağından bir yöne doğru yayılan ışık akısının 1/683 Watt/sr olduğu noktadaki ışık şiddeti biçiminde tanımlanmaktadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- TANITLAMA ile/ve/||/<> TEMELLENDİRME


- TANGENT GALVANOMETER[İng.] / TANGENTENBUSSOLE[Alm.] ile/değil/yerine/= TANJANT GALVANOMETRESİ


- TANGENT COMPASS[İng.] / BOUSSOLE DE LA TANGENTE[Fr.] / TANGENTENKOMPASS[Alm.] ile/değil/yerine/= TANJANT PUSULASI


- TANGENT LAW[İng.] / LOI DE LA TANGENTE[Fr.] / TANGENTEN-GESETZ, TANGENTIALES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= TANJANT YASASI


- GALVANOMÈTRE À TANGENT[Fr.] ile/değil/yerine/= TANJANTLI GALVANOMETRE


- TANSİYOMETRE[Fr.] değil/yerine/= GERİLİMÖLÇER


- TANSİYON[Fr.] değil/yerine/= KAN BASINCI | GERİLİM


- TAPINAK ÖNCE HİPOTEZİ ile/||/<> YERLEŞİM ÖNCE HİPOTEZİ

( Tapınak önce hipotezi dini yapılar yerleşim öncesi İLE yerleşim önce hipotezi ekonomi dinsel yapıları doğurdu der. Göbeklitepe tapınak önce görüşünü destekler İLE geleneksel Neolitik Devrim kuramı yerleşim-tarım-din sırasını öneriyordu. Cauvin sembolik devrim İLE Childe ekonomik devrim vurgusu yaptı. )

( Klaus Schmidt tarafından 1995 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1953-2014) (Ülke: Almanya) (Alan: Arkeoloji) (Önemli katkıları: Göbeklitepe'yi keşfetti ve kazılarını yönetti (1995-2014), Neolitik Devrim teorilerini değiştirdi, tapınak-yerleşim önceliği hipotezi) )


- TARAMAK ile SÜPÜRMEK


- SCANNING ELECTRON MICROSCOPE[İng.] / MICROSCOPE ÉLECTRONIQUE À BALAYAGE[Fr.] / ABTASTUNGELEKTRONENMIKROSKOP, RASTERELEKTRONENMIKROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= TARAMALI ELEKTRON MİKROSKOBU


- SCANNING-TRANSMISSION ELECTRON MICROSCOPE[İng.] / MICROSCOPE ÉLECTRONIQUE À BALAYAGE-TRANSMISSION[Fr.] / ABTASTUNG-TRANMISSION ELEKTRONENMIKROSKOP, RASTERTRANSMISSIONSELEKTRONENMIKROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= TARAMALI GEÇİRMELİ ELEKTRON MİKROSKOBU


- TARASSUD[Ar. < RASAD] değil/yerine/= GÖZETME, BEKLEME, DİKKATLE BAKMA, GÖZLEME


- TARDION ile/ve FOTON/LUXON ile/ve TACHION

( Işık hızı altı. İLE/VE Işık hızı üstü/ötesi. )


- TARİH ve/< DAYANAKÇA ve/< KAYNAK


- TARİH ile/||/<> SOSYOLOJİ

( Mukaddime İLE tarih felsefesi ve sosyolojinin temelleri )

( İbn Haldun tarafından 1377 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1332-1406) (Ülke: Tunus) (Önemli katkıları: Mukaddime, tarih felsefesi, sosyoloji) )


- TARİH ile/ve/||/<> ZAMANSIZ OLAN


- TARİHLEME ile/ve/||/<> RADYOMETRİK TARİHLEME

( ... İLE/VE/||/<> Bazı izotoplar [kimyasal bir öğenin, belirli kütleye sahip atom çekirdekleri], kimyasal yapılarını değiştiren ve kendiliğinden oluşan radyoaktif bozunmaya uğrar. Bu bozunmanın hızı, izotopun bir özelliği olup sıcaklık, basınç ya da izotopun içinde yer aldığı kimyasal bileşikler gibi dış etmenlerden etkilenmez. Bozunma hızı, belirli bir örnekteki atom çekirdeklerinin yarısının bozunması için gereken "yarı-ömür" olarak tanımlanır. Kayaç örneklerini tarihlendirmede kullanılan radyometrik yöntem, radyoaktif izotopun ve bozunmaya uğrarken üretilen öğe mikdarının ölçülmesi esasına dayanır. Radyoaktif öğe ve izotopların görece mikdarı, bir kayacın oluşmasından itibaren kaç yarı-ömrün geçmiş olduğunu gösterir. Örneğin, çoğu mineralin kimyasal bileşeni olan ve doğal olarak ortamda bulunan potasyum, az miktarda radyoaktif potasyum-40 içerir. Bu izotop, kalsiyum-40 ya da argon-40 oluşturmak için 1 milyon 300 yıllık bir yarı-ömür ile bozunur. Bozunmaların %11'inde, argon-40 oluşur. Argon, bir gaz olduğundan, mineral ısıtıldığında ya da eritildiğinde, mineralden dışarı atılır. Bu nedenle, yeni katılaşmış bir magma kayacı, argon-40 içermez. Zaman içinde potasyum-40'ın bozunmasıyla kayaçta argon-40 birikir. Böylece, bir magma kayacındaki potasyum-40 ve argon-40 mikdarı, bu kayacın ne kadar süre önce katılaştığını gösterir.

Potasyum-argon ile tarihlemenin özü budur. Kavramsal olarak benzer öteki yöntemler, uranyum-kurşun, rubidyum-stronsiyum ve neodimiyum-samaryum yöntemleridir. Her yöntemin farklı üstünlük ya da sakıncaları, potansiyel hata kaynakları bulunmaktadır. Sonuçların daha güvenli alınması bakımından önemli kayaçlarda bu yöntemlerin birkaçı birden kullanılabilir. )


- TARSKİ DOĞRULUK ŞEMASI ile/||/<> NAİF DOĞRULUK KAVRAMI

( Tarski şeması "Kar beyazdır" doğrudur ancak ve ancak kar beyazsa İLE naif doğruluk sezgisel kavramdır. Tarski doğruluğu biçimsel olarak tanımladı İLE yalancı paradoksunu çözdü. Doğruluk meta-dilde tanımlanmalı. )

( Alfred Tarski tarafından 1933 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1901-1983) (Ülke: Polonya/ABD) (Alan: Matematik, Mantık) (Önemli katkıları: Semantik doğruluk teorisi, model teorisi, biçimsel dillerde doğruluk tanımı) )


- TARTIŞILABİLENLER ile TARTIŞILAMAZLAR/TARTIŞILAMAYANLAR


- TAŞ ile ÇAKMAK TAŞI

( ... İLE Seramik, cam ve yol yapım endüstrilerinde kullanılan, SiO2 kimyasal yapısına sahip, sert ve opak görünümlü, kristal bir madde. )


- TAŞ ile TAŞIL/FOSİL[Fr.] ile TAŞÇIL

( ... İLE ... İLE Taşı andıran, taş gibi. | Taşlar ve kayalar üzerinde ya da taşlı topraklarda yetişen. )


- TASFİYE (ETMEK) değil/yerine/= ÖZLEŞTİRMEK)/ARITMA(K)