Y ile başlayan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 9.186 başlık/FaRk ile birlikte,
9.186 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(36/38)
- NOMBRE QUANTIQUE ORBITAL[Fr.] / AZIMUTALE QUANTENZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= YÖRÜNGESEL KUVANTUM SAYISI
- ORBITAL MAGNETIC MOMENTUM[İng.] ile/değil/yerine/= YÖRÜNGESEL MANYETİK DEVİNİRLİK
- MOMENT MAGNÉTIQUE ORBITAL[Fr.] / ORBITALMAGNETISCHES MOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= YÖRÜNGESEL MANYETİK MOMENT
- ORBITAL PARITY[İng.] / PARITÉ ORBITALE[Fr.] / AUGENBÖHLENPARITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= YÖRÜNGESEL PARİTE
- SYMÉTRIE ORBITALE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÖRÜNGESEL SİMETRİ
- YOSMA ile/||/<> ŞEN, GÜZEL, FETTAN (GENÇ KADIN)
( şen güzel fettan genç kadın Kökünü bilmiyoruz )
- YOSMA/LIK ile YOSMACA
- YOSUN ile FUKUSGİLLER
( Suyosunlarından, gelgitli denizlerin kayalıklara yakın yerlerinde yetişen, esmer bir yosun. )
- YOSUN ile KETENCİK
( ... İLE Deniz yosununun ince bir cinsi. | Turpgillerden, küçük sarı çiçekli, yağlı bir bitki.[Chamaelina sativa] | Bu bitkiden elde edilen, sabun yapımında ve ressamlıkta kullanılan bir yağ. )
( ... cum MUSCUS ARBOREUS | CHAMAELINA SATIVA )
- YOSUN ile PASİFİK YOSUNU
( Sularda yetişen, ilkel yapıdaki örneklerine verilen genel ad. İLE Patagonya'da. )
- YOSUN ile SFAGNUM
( ... İLE Bataklıklarda, nemli yerlerde, kümeler durumunda yetişen, küçük yapraklı bir tür yosun. )
( ... cum SPHAGNUM )
- YOSUN ile/değil SU MERCİMEĞİ
( ... İLE Su mercimeğigillerden, mercimeğe benzeyen, yaprakları, suların yüzünü kaplayan bir su bitkisi. )
( )
( ... cum LEMNA )
- YOSUN ile TEMRİYE
( ... İLE Kara yosunu. | Deride yer yer küme durumundaki birtakım kabartılarla kendini gösteren hastalık. )
- YOSUN ile/||/<> YOSUN
( coğrafya Sporlu bitkilerden kara hayatına uyum sağlamış rizoitleri ile toprağa tutunan gametofit ve sporofit olmak üzere iki ana parçadan oluşmuş nemli topraklar ve ağaç gövdeleri üzerinde yaşayan otsu bitkiler Çağdaş diyalektlerin bir bölümünde de geçer Çağataycadan başlayarak yosun kanun kural âdet yol usul anlamında kullanılır yosun kanun kural geleneksel âdet alışkanlık )
( MOSS )
( LICHEN | MUSCINALE )
( MOOSE )
( YOSUN )
- YOSUN ile/ve/<> YOSUNCUL
( Sularda yetişen, ilkel yapıdaki örneklerine verilen genel ad. İLE/VE/<> Yosunla beslenen ya da yosunların içinde yaşayan. )
- YOSUNLANMAK ile YOSUNLAŞMAK ile YOSUN ile YOSUNLU ile YOSUN KÜLÜ
- YOU ARE GOING TO SAY ... vs. YOU SHOULD SAY ...
- YOU vs. WE/US
- YOU :/yerine SEN, SİZ
- YOUNG BUFFALO CALF[İng.] ile/||/<> MALAK
( Manda yavrusu Yerel ağızlarda balak olarak da geçer bala çocuk k küçültme eki balak )
( YOUNG BUFFALO CALF )
- YOUNG DENKLEMİ ile/||/<> LAPLACE BASINCI
( Young katı-sıvı denge, Laplace eğri yüzey ΔP = 2γ/r. )
( Formül: Düz İLE eğri )
( Pierre-Simon Laplace tarafından 1799 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- YOUNG'S MODULUS[İng.] / MODULE D'ÉLASTICITÉ, MODULE DE YOUNG[Fr.] / YOUNGSCHER ELASTIZITÄTSMODUL[Alm.] ile/değil/yerine/= YOUNG ESNEKLİK MODÜLÜ
- YOUNG :/yerine GENÇ
- YOUR :/yerine SENİN, SİZİN
- YOURS :/yerine SENİNKİ, SİZİNKİ
- YOURSELF :/yerine KENDİN, KENDİNİZ
- YOUTH :/yerine GENÇLİK, GENÇLER
- YOUTH[İng.] ile/||/<> JEUNESSE[Fr.] ile/||/<> GENÇLİK
( 1 İnsan hayatının ortalama olarak on altı ile yirmi beş yaşları arasına rastlayan dönemi 2 Gençlerden oluşan topluluk )
( YOUTH )
( JEUNESSE )
- YOU/TO YOU vs. YOU/TO YOU
- YOYO ile DİYABOLA
- YOZ | DEJENERE ile/||/<> DEJENERE[Fr. < DÉGÉNÉRÉ]
( 1 Bozulma normal yapı ve görevini kaybederek bozulma gösterme 2 Bozulmuş bozuk )
( DEGENERATE )
( DÉGÉNÉRÉ )
- YOZ ile/||/<> ...
( doğada olduğu gibi kalarak işlenmemiş verimsiz toprak yabani soysuz yozlaşmış değeri düşük niteliksiz cinsi bozuk kısır ve erkek davardan oluşan sürü yazın kırda kalıp otlatılan davar yoz kısır yoz mal kısır mal Orta Türkçe yoδ zamanla soysuzlaşmak bozulmak bitki hayvan kökünden geldiği anlaşılıyor Clauson Kâşgarlı Mahmuda göre yoza erkeği ile çiftleştiği hâlde gebe kalamayan kısır hayvanlar için kullanılır Bu anlamın Türkçenin yanı sıra çağdaş diyalektlerden Türkmencede de saklandığı görülüyor Ağızlarda yozukmak biçimi ayrılmak olarak geçer Anadolu ağızlarında yoymak eski durumunu yitirmek bozulmak olarak kullanılır Ağızlarda yoylu çok gezen başıboş olarak geçer Yoylu kötü kadın anlamında da kullanılır Bulgarca joz Türkçeden geçmiştir BER 2 105 )
( YOZ[Tkm.] )
- YOZ ile/değil/yerine/=/||/<> KABA | KISIR
( Doğada olduğu gibi kalarak işlenmemiş olan kaba Yozlaşmış dejenere kısır I Davar sürüsü Tek hörgüçlü dişi deve )
- YOZGAT =/< BOZOK
( ... =/< Osmanlı dönemindeki adı. )
- YOZGAT ile YOZGATLI/LIK
- YOZLAŞMA/TEREDDİ[Ar. < TEREDDĪ] >< OLGUNLAŞMA/TEKEMMÜL[Ar. < TEKEMMUL]
- YOZLAŞMA ile/ve/||/<> KANIKSAMA
- YOZLAŞMA ile/ve/||/<> KURUMLAŞMA
- TEREDDÎ[Osm.] / DEGENERACY[İng.] / DÉGÉNÉRESCENCE[Fr.] / DEGENERATION, ENTARTUNG, ERMÜDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YOZLAŞMA
- YOZLAŞMA ile YOBAZLAŞMA
- YOZLAŞMAK ile YOZLAŞTIRMAK
- DEGENERATE ELECTRON GAS[İng.] / GAZ D'ÉLECTRONS DÉGÉNÉRÉ[Fr.] / ENTARTETES ELEKTRONGAS[Alm.] ile/değil/yerine/= YOZLAŞMIŞ ELEKTRON GAZI
- DEGENERATE CONDUCTION BAND[İng.] / BANDE DE LA CONDUCTION DÉGÉNÉRÉE[Fr.] / ENTARTETES LEITUNGSBAND[Alm.] ile/değil/yerine/= YOZLAŞMIŞ İLETİM BANDI
- YOZLAŞMIŞ ile YOZLAŞMIŞ İNSANLAR ile BOZUK ile YOZLAŞTIRICI ile BOZULABİLİR ile YOLSUZLUK ile YOZLAŞTIRICI ile YOZLAŞTIRICI
( CORRUPT vs. CORRUPT PEOPLE vs. CORRUPTED vs. CORRUPTER vs. CORRUPTIBLE vs. CORRUPTION vs. CORRUPTIVE vs. CORRUPTOR )
( تباه شدن ile انحراف اخلاقي ile تباه کردن ile فاسد ile تباه ile تبه ile تطميع کردن ile بدراه ile اهل فساد ile فاسدکردن ile منحرف کننده ile فساد پذير ile تطميع ile تباهي ile بدراهي ile آلايش ile فساد ile فساد آميز ile مستعد تباهي )
( TABAH SHODAN ile ENHERAF AKHLAGHY ile TABAH KARDAN ile FASAD ile TABAH ile TABEH ile TATAMYE KARDAN ile بدراه ile اهل فساد ile FASADKARDAN ile MONHERF KONANDEH ile FESAD PAZYR ile TATAMYE ile تباهي ile بدراهي ile ALAYSH ile FESAD ile FESAD AMYZ ile MOSTED TABAHY )
- YOZLAŞTIRMAMALI!
- YPRESIAN EPOCH[İng.] ile/değil/yerine/= YİPRESİYAN EPOKU
( Günümüzden 55.800.000 ile 48.600.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- YSA/ARTIFICIAL NEURAL NETWORK/S[İng.] ile/değil/yerine/= YAPAY SİNİR AĞ(LAR)I
- YTTERBIUM[Fr.] ile/||/<> İTERBİYUM[Fr. < YTTERBIUM]
( kimya )
( YTTERBIUM )
- YTTERBİUM[Fr. < YTTERBIUM] ile/değil/yerine/=/||/<> İTERBİYUM
( Atom numarası atom ağırlığı olan değerli bir element simgesi Yb )
- YTTRIUM[Fr.] ile/||/<> İTRİYUM[Fr. < YTTRIUM]
( kimya )
( YTTRIUM )
- YTTRİUM[Fr. < YTTRIUM] ile/değil/yerine/=/||/<> İTRİYUM
( Atom numarası atom ağırlığı yoğunluğu olan seryum filizlerinde bulunan gri renkli değerli bir element simgesi Y )
- YÜBUSET | KURAKLIK ile/||/<> KURAKLIK
( Herhangi bir iklim bölgesinde mevsimlik ya da yıllık yağış tutarlarının alışılagelene uymayan yetersizlik durumu tarım )
( ARYNESS )
( SÉCHERESSE )
( TROCKENHEIT )
- YÜBÛSET | KURULUK ile/||/<> KURULUK
( Avlu kapılarını yağmur rüzgar ve güneşten korumak amacıyla kapının üst tarafına ikiz dam biçiminde yapılan örtü Kandilli Karaağaç Bozüyük Bilecik kimya )
( SÉCHERESSE )
- YÜCE | YÜKSEK/ALİ[Ar. < ʿĀLĪ] ile/||/<> YÜCELME | YÜKSELME/İTİLA[Ar. < İʿTİLĀʾ] ile/||/<> YÜKSEK | YÜCE/MÜRTEFİ[Ar. < MURTEFİʿ]
( Babıali zatıalileri zatıaliniz yüce yüksek )
- YÜCE = ULVİ = SUBLIME[İng., Fr., İsp.] = ERHABEN[Alm.] = SUBLIMIS[Lat.]
- YÜCE ile YÛCE[Fars.]
( Yüksek, büyük, ulu, ulvî. İLE Damla. )
- YÜCEDAĞ, MUSTAFA (GAZİANTEP, 1966 - 2020) :
( Hollanda'nın Zwolle Kulübünden transfer edildi ve aralıklı olarak 4 sezon (1988 - 1990; 1992 - 1993 ve 1994 - 1995) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde; 69 lig, 8 kupa maçı olmak üzere 77 resmi ve 27 özel maçla birlikte toplam olarak 104 maçta Sarıyer formasını giydi. Lig maçlarında 19, kupa maçlarında 4 olmak üzere resmi maçlarda 23 ve ayrıca özel maçlarda attığı 9 golle birlikte toplam olarak takımına 32 gol kazandırdı. 9 kez A Milli ve 1 kez de Ümit Milli takım formasını giydi. )
- YÜCEGÖNÜLLÜLÜK = GENEROSITY[İng.] = GÉNÉROSITÉ[Fr.] = EDELMUT[Alm.] = GENEROSITAS[Lat.]
- YÜCEL, ERDİN (KORU, 1942) :
( Sarıyer altyapısından yetişti ve aralıklı olarak 9 sezon (1959 - 1963; 1964 - 1967 ve 1969 - 1971) tescilli kaldı bu süre içinde 103 lig, 10 B takımlar ligi, 13 kupa ve 5 turnuva olmak üzere 131 resmi ve ayrıca 19 özel maçla birlikte toplam olarak 150 maçta Sarıyer takımında forma giydi. Lig maçlarında 19, B takımlar ligin maçlarında 1, kupa maçlarında 3 ve turnuva maçlarında 1 olmak üzere resmi maçlarda 24 ve özel maçlarda kaydettiği 3 golle birlikte takımı hesabına toplam olarak 27 gol kaydetti. Takım kaptanı olarak da görev yaptı ve Sarıyer'de futbol yaşamını noktaladı.. 1940 Sarıyerli Sporcular Derneği üyesidir. )
- YÜCELİK/YÜKSEKLİK ile/değil/yerine DOSTLUK
( Allah'ta. İLE/DEĞİL/YERİNE Eşitlik'te. )
- YÜCE/LİK ve/=/||/<>/> GERÇEĞE/HAKİKATE EVRİLEN
- YÜCE/LİK ile/ve/<> MUTLAK/LIK
( Belirlenim. İLE/VE/<> Belirlenimsizlik. )
- YÜCELMEK ile YÜCELEBİLMEK ile YÜCE/LİK ile YÜCE GÖNÜLLÜ/LÜK
- YÜCELTME ile KUTSAMA
- YÜCELTME ile/ve/değil/yerine SAYGI DUYMA
( [not] TO EXALT vs./and/but TO RESPECT
TO RESPECT instead of TO EXALT )
- YÜCELTMEK ile COŞKU ile YÜCE ile YÜCE TANRI
( EXALT vs. EXALTATION vs. EXALTED vs. EXALTED GOD )
( متعال کردن ile افراشتگي ile معلا ile معلي ile خداوند تعالي )
( MOTAAL KARDAN ile AFRASHTGY ile MALA ile MALY ile KHODAVAND TAALY )
- YÜCELTMEK ile YÜCELTİLMEK ile YÜCELTEBİLMEK
- YUDRİKU[Ar.] ile YEHUSSU[Ar.]
( İdrâk eder. İLE Hisseder. )
- YUDUM ile/ve LOKMA/SOKUM
( İçeceklerde. İLE/VE Yiyeceklerde. )
( ... ile/ve TELAKKUM: Lokma lokma yutma. | Karın gurultusu. )
( MÜTECERRİ'[< CÜR'A]: Yudumlayarak içen, tecerrü' eden. )
( CÜRA, TECERRU'[< CUR'A][: Yudum yudum içme.], TECRÎ'[< CER'/CERE'] ile/ve LOKMA, TU'ME[çoğ. TUAM] )
- YUDUMLAMAK ile YUDUMLANMAK ile YUDUMLATMAK ile YUDUMLAYABİLMEK ile YUDUM ile YUDUM YUDUM
- YUF ile YUF BORUSU
- YUFKA ile/||/<> ...
( yuka İnce açılmış saç ekmeği Erenköy İnönü Eskişehir yuka Dardere Bozüyük Bilecik )
( FILO )
( PASTA FILLO )
( ΦΎΛΛΟ / φύλλο )
- YUFKA ile/ve/||/<>/> KURU YUFKA(İŞKEFE/ŞİKEFE)
- YUFKA ile/||/<> YUKA
( [yuka]: İnce açılmış saç ekmeği. (Erenköy, İnönü -Eskişehir) [yuka] : (Dardere *Bozüyük -Bilecik) )
( FILO~... )
( PASTA FILLO~... )
( ΦΎΛΛΟ / φύλλο~... )
- YUFKA/LIK ile YUFKACI/LIK ile YUFKA EKMEĞİ ile YUFKA KEBABI ile YUFKA YÜREKLİ/LİK
- YUFKAYÜREKLİ/LİK ile GÖZÜKARA/LIK
- YUFKAYÜREKLİ/LİK ile/ve/değil MERHAMET/Lİ
- YUGOSLAVYA > BOSNA-HERSEK, HIRVATİSTAN, KARADAĞ, KOSOVA, MAKEDONYA, SIRBİSTAN, SLOVENYA
(
)
- YÜĞRÜK ...
( İyi yürüyen/koşan. | Çalışkan. | Çevik, güçlü. )
- YUH ile ÇÜŞ
- YUH ile YUHA
( Hoşnutsuzluk ve öfke anlatır. İLE Birine karşı beğenilmeyen bir durumda, hep birden haykırılan bir hakaret sözü. )
- YUHALAMAK ile YUHALANMAK ile YUHALATMAK ile YUH ile YUHA
- YUHSİNU[Ar.] ile YA'LEMU[Ar.]
- CHARGE-TRANSFER DEVICE DETECTORS[İng.] ile/değil/yerine/= YÜK-AKTARIM DEDEKTÖRLERİ, CTD
- CHARGE TRANSFER[İng.] / CHARGE TRANSFÉRER[Fr.] / LADUNGSAUSTAUSCH[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜK AKTARIMI
- Yük almadan DİNLE!!!
- CHARGE INDEPENDENCE[İng.] / INDÉPENDANCE DE CHARGE[Fr.] / LADUNGSUNABHÄNGIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜK BAĞIMSIZLIĞI
- CHARGE MULTIPLET[İng.] / MULTIPLET DE CHARGE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜK ÇOKLUSU
- CHARGE BALANCE EQUATION[İng.] ile/değil/yerine/= YÜK DENKLİĞİ EŞİTLİĞİ
- LADUNGSSPEICHERTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜK DEPOLAMA TRANSİSTÖRÜ
- CHARGE STORAGE TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR À STOCKAGE DE CHARGE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜK DEPOLAMALI TRANSİSTÖR
- CHARGE RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE DE CHARGE[Fr.] / LADUNGSRESISTENZ, LADUNGSWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜK DİRENCİ
- CHARGE LINE[İng.] / LIGNE DE CHARGE[Fr.] / LADUNGSLINIE[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜK DOĞRUSU
- CHARGE ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE CHARGE[Fr.] / LADUNGSENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜK ENERJİSİ
- PARITÉ DE CHARGE-CONJUGAISON[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜK-EŞLENİK PARİTESİCHARGE CONJUGATİON PARİTY
- CONSERVATION DE LA CHARGE[Fr.] / LADUNGSERHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜK KORUNUMU
- CHARGE QUANTIZATION[İng.] / QUANTIFICATION DE LA CHARGE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜK KUANTALANMASI
- LADEQUANTISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜK KUANTİZASYONU
- LADUNGSMULTIPELT[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜK MULTİPLETİ
- YÜK TAŞIR ile/değil YÜK TAŞINIR
( Kişi. @@ Hizmet ve bilgi. )
- CHARGE CARRIER DENSITY[İng.] / DENSITÉ DE PORTEURS DE CHARGE[Fr.] / LADUNGSTRÄGERDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜK TAŞIYICI YOĞUNLUĞU
- CHARGE CARRIER[İng.] / PORTEUR DE CHARGE[Fr.] / LADUNGSTRÄGER[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜK TAŞIYICI
- CHARGE NEUTRALITY[İng.] / NEUTRALITÉ DE CHARGE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜK YANSIZLIĞI
- KANÛN-İ HAMÛLE-İ BERKİYE[Osm.] / CHARGE LAW[İng.] / LOI DE LA CHARGE[Fr.] / LADUNGSGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜK YASASI/KANUNU
- CHARGE DENSITY[İng.] ile/değil/yerine/= YÜK YOĞUNLUĞU
- YÜK ile/ve/değil/yerine AĞIRLIK
( [not] (")FREIGHT(") vs./and/but BURDEN
BURDEN instead of (")FREIGHT(") )
- YÜK ile/ve/||/<> BASINÇ
- YÜK ile/değil/yerine/=/||/<> EŞYA | YÜKLÜK
( yük arabası yük asansörü yükçeker yük gemisi yük hayvanı yük katarı yük odası yük treni yük vagonu aşırı yük baz yük dökme yük kuru yük serbest yük deve yükü kar yükü rüzgâr yükü Araba hayvan vb nin taşıdığı şeylerin hepsi Bir şeyin ağırlığı Araba hayvan vb nin taşıyabildiği miktar eşya Birinin üzerine almak zorunda kaldığı ağır görev hamule Tedirginlik veren şey Bir cismin yüzeyinde biriken elektrik miktarı Yüz bin kuruşluk mal veya tutar Doğacak bebek yüklük )
- HAMÛLE[Osm.] / CHARGE, LOAD[İng.] / CHARGE[Fr.] / LADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜK
- YÜK ile/ve/değil/||/<> KARMAŞA
- YÜK ile KÜLFETLİ
( BURDEN vs. BURDENSOME )
( سربار ile سنگين بار کردن ile غم انگيز )
( SARBAR ile SANGYNE BAR KARDAN ile GHAM ENGYZ )
- YÜK ile YÜK ODASI ile YÜK TRENİ ile YÜK GEMİSİ ile YÜK KATARI ile YÜK VAGONU ile YÜK ARABASI ile YÜK HAYVANI ile YÜK ASANSÖRÜ
- YUKA ile/||/<> YUFKA
( yufka )
- YUKA ile YUKAÇ
- YUKAÇ ile/||/<> ANTİKLİNAL
( antiklinal )
- YUKARI KUARK ile/ve/||/<> AŞAĞI KUARK
- UP QUARK[İng.] / QUARK UP[Fr.] / ERHÖHENQUARK[Alm.] ile/değil/yerine/= YUKARI KUARK
- YUKARI MISIR ile/ve AŞAĞI MISIR
( Doğu. İLE/VE Batı. )
- YUKARI ile AŞAĞI [özellikle asansörde]
( Yukarı çıkacaksanız aşağı okuna basılmaz! Hangi yöne gidecekseniz onun tuşuna basılır. Kendinizi asansör yerine koymayın. Siz nereye gidecekseniz onu bilin yeter. Asansörün programlanması sizin nasıl düşüneceğinizin önceden planlanmış durumudur. Siz tekrar düşünürseniz programı bozmuş olursunuz. )
- YUKARI ile YUKARI MAHALLE
- DEĞİNİLEN:
YUKARIDA değil DEMİN
( Okumada. DEĞİL Konuşmada. )
- YUKARI/DA ile/değil AŞAĞI/DA
( Yukarılarda fazla durma, yel alır; aşağılarda fazla durma, sel alır. )
- YUKARIYA değil YUKARI
- YUKAWA FORCE[İng.] / FORCE DE YUKAWA[Fr.] / YUKAWA-KRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= YUKAWA KUVVETİ
- YUKAWA MESON[İng.] / MÉSON DE YUKAWA[Fr.] / YUKAWA-MESON[Alm.] ile/değil/yerine/= YUKAWA MEZONU
- YUKAWA POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL DE YUKAWA[Fr.] / YUKAWA-POTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= YUKAWA POTANSİYELİ
- YÜKÇÜ ile/değil/yerine/=/||/<> TAŞIYICI | HAMAL
( taşıyıcı hamal )
- YÜKÇÜLÜK ile/değil/yerine/=/||/<> TAŞIYICILIK | HAMALLIK
( taşıyıcılık hamallık )
- YÜKLEDİĞİN ile/ve/||/<> YÜKLENDİĞİN
- YÜKLEM BİRLİĞİ ile/||/<> ...
( Derleme yüklem öbeği yüklem grubu Yüklemle birlikte kullanılan sözcük veya tamlamalar Bu ev Ihlamura giden birbirine paralel dik yokuşlardan birinin hemen tepesindedir Yalı gezmekle seyretmekle doyulmaz bir güzellikteydi vb )
- YÜKLEM = ATTRIBUTE[İng.] = ATTRIBUT[Fr., Alm.] = ATTRIBUTUM[Lat.]
- YÜKLEM = MAHMUL = PREDICATE[İng.] = PRÉDICAT[Fr.] = PRÄDIKAT[Alm.] = PRAEDICATUM[Lat.] = KATEGOREMA[Yun.]
- YÜKLEM ve/||/<>/= YETİ
- CHARGING CURRENT[İng.] / COURANT DE CHARGE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜKLEME AKIMI
- LOADING ERROR[İng.] ile/değil/yerine/= YÜKLEME HATASI
- YÜKLEME/ŞARJ[Fr. < CHARGE] ile/||/<> YÜKLEME/TAHMİL[Ar. < TAḤMĪL]
- LOADING[İng.] / CHARGEMENT[Fr.] / AUFLADUNG, AUFLADUNGSSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKLEME/YÜKLEYİCİ AKIMI
- YÜKLEME ile/ve/değil/yerine "AKTARMA"
- YÜKLEME ile YÜKLEME HALİ ile YÜKLEME DURUMU ile YÜKLEME BOŞALTMA
- YÜKLEME ile YÜKLENME
- YÜKLEMEK ile/ve/değil/||/<> GENİŞLETMEK
- YÜKLEMEK ile YÜKLENMEK ile YÜKLETMEK ile YÜKLENİLMEK ile YÜKLETİLMEK ile YÜKLETTİRMEK ile YÜKLENEBİLMEK ile YÜKLETEBİLMEK ile YÜKLEYEBİLMEK ile YÜKLEM ile YÜKLER ile YÜKLEM GRUBU ile YÜKLEM ÖBEĞİ ile YÜKLEM BİRLİĞİ
- YÜKLEMLEME ile/ve/||/<> ÇELİŞMEZLİK
- YÜKLEMLEME ile/ve/||/<> TERİMLERİN SINIFLANDIRILMASI
- YÜKLEM/LER ile/ve/||/<> ÇELİŞİK YÜKLEM/LER
- YÜKLENİŞ ile YÜKLENİCİ/LİK
- YÜKLENME ile/değil/yerine DÜŞÜNME
- YÜKLENME ile/değil/yerine ÜSTLENME
- YÜKLENMEK" ile/ve/<> ABANMAK
- YÜKLEYİŞ ile YÜKLEYİCİ
- YUKLİMA ile ...
( Kuyu ağzına konulan örtü. )
- CHARGED CONDUCTOR ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DU CONDUCTEUR CHARGÉ[Fr.] / BELASTETE LEITERENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKLÜ İLETKEN ENERJİSİ
- CHARGED CONDUCTOR[İng.] / CONDUCTEUR CHARGÉ[Fr.] / BELASTETER LEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKLÜ İLETKEN
- CHARGED PARTICLE[İng.] / PARTICULE CHARGÉE[Fr.] / GELADENER PARTIKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKLÜ PARÇACIK/TANECİK
- YÜKLÜ PROGRAM ile YOĞUN PROGRAM
- CHARGED SPECIES[İng.] ile/değil/yerine/= YÜKLÜ TÜRLER
- YÜKLÜ ile/ve/<>/> AĞIRAYAK
( Karnında yavru(bebek/fetüs) bulunan. İLE/VE/<>/> Doğurması yakın yüklü. )
- YÜKLÜ/LÜK ile YÜKLÜK ile YÜKLÜCE
- YÜKSEK ATEŞTE(HARLIDA) ISITMAK ile/değil/yerine KISIK ATEŞTE ISITMAK
- HIGH PRESSURE CLOUD CHAMBER[İng.] / HOCHDRUCKNEBELKAMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK BASINÇLI BULUT ODASI
- HIGH PRESSURE MERCURY VAPOUR LAMP[İng.] / LAMPE À VAPEUR DE MERCURE HAUTE PRESSION[Fr.] / HOCHDRUCKQUECKSILBERDAMPFLAMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK BASINÇLI CIVA BUHARLI LAMBA
- CHAMBRE DU BROUILLARD À LA PRESSION HAUTE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK BASINÇLI SİS ODASI
- YÜKSEK BAŞKENTLER:
LHASA ve LA PAZ ve QUITO ve SANAA
( Tibet'te.[En yüksek] VE Bolivya'da.[2. sırada] VE Ekvator'da.[3. sırada.] VE Yemen'de.[2400 m.][4. sırada.][Burada yaşayanların, her yıl en az bir kez deniz seviyesine inmeleri gerekmektedir.] )
- HIGH ENERGY PHYSICS[İng.] / PHYSIQUE DES HAUTES ÉNERGIES[Fr.] / HOCHENERGIEPHYSIK[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK ENERJİ FİZİĞİ
- HEED REFLECTION, HIGH ENERGY ELECTRON DIFFRACTION REFLECTION[İng.] / RÉFLEXION PAR DIFFRACTION D'ÉLECTRONS DE HAUTE ÉNERGIE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK ENERJİLİ ELEKTRON KIRINIMI YANSIMASI
- HIGH ENERGY ELECTRON DIFFRACTION[İng.] / DIFFRACTION D'ÉLECTRONS DE HAUTE ÉNERGIE[Fr.] / HOCHENERGIE-ELEKTRONENBEUGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK ENERJİLİ ELEKTRON KIRINIMI
- HIGH ENERGY NEUTRONS[İng.] / NEUTRONS DE HAUTE ÉNERGIE[Fr.] / HOCHENERGIENEUTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK ENERJİLİ NÖTRONLAR
- HIGH ENERGY PARTICLE[İng.] / PARTICULE DE HAUTE ÉNERGIE[Fr.] / HOCHENERGIETEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK ENERJİLİ PARÇACIK
- HIGH ENERGY SCATTERING[İng.] / DISPERSION À HAUTE ÉNERGIE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK ENERJİLİ SAÇILMA
- HOCHENERGIE-REFLEXIONSELEKTRONENBEUGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK ENERJİLİ YANSIMALI ELEKTRON KIRINIMI
- HIGH EPITHERMAL NEUTRONS[İng.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK EPİ-ISIL NÖTRONLAR
- HOCHEPITHERMISCHE NEUTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK EPİTESMEL NÖTRONLAR
- YÜKSEK FİKİRLİ ile YÜKSEK FİKİRLİLİK
( HIGH-MINDED vs. HIGH-MINDEDNESS )
( بامناعت ile بزرگ منش ile مناعت ile بزرگي طبع ile بزرگ منشي )
( BAMENAAT ile BOZORG MONASH ile MENAAT ile BOZORGY TAB ile BOZORG MONASHY )
- BLAST-FURNACE[İng.] / HOUT FOURNEAU[Fr.] / HOCHOFEN[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK FIRIN
- YÜKSEK FIRIN ile/||/<> YÜKSEK FIRIN
( Demir cevherlerinin yüksek sıcaklıkta kok ile indirgenerek ham demirin üretildiği fırın kimya )
( BLAST FURNACE )
( HAUT FOURNEAU | HAUT-FOURNEAU )
( HOCHOFEN )
- HOCHFREQUENZSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK FREKANS AKIMI
- YÜKSEK FREKANS ile/||/<>/> ÇOK AŞIRI YÜKSEK FREKANS
( Frekansı 3 MHz - 30 MHz, dalga boyu da 100 m. - 10 m. aralığındaki radyo-TV dalgaları bandı. İLE/||/<>/> Frekansı 30 GHz - 300 GHz ve dalga boyu da 1 mm. - 1 cm. aralığındaki radyo-TV dalgaları bandı. )
( TEVALî-i âLi İLE TEVALî-i âLi-i âLâ )
( HiGH FREQUENCY VS. EXTREMELY HiGH FREQUENCY )
( LA FRéQUENCE HAUTE AVEC LA FRéQUENCE HAUTE EXTREMENT )
( HOCHFREQUENZ MiT ULTRAHOCHFREQUENZ )
- TEVÂLÎ-İ ÂLİ[Osm.] / HIGH FREQUENCY[İng.] / FRÉQUENCE HAUTE[Fr.] / HOCHFREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK FREKANS
- HIGH VOLTAGE ELECTRON MICROSCOPE[İng.] / MICROSCOPE ÉLECTRONIQUE À HAUTE TENSION[Fr.] / HOCHSPANNUNGSELEKTRONENMIKROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK GERİLİMLİ ELEKTRON MİKROSKOBU
- YÜKSEK KAFA | ALTLIK ile/||/<> ALTLIK
( Sinema TV Alıcının üzerine yerleştirilerek çalıştırıldığı yüksekliği az ve değişmez silindir biçiminde dayanak Hattatların yazı yazarken kâğıdı üzerine koydukları destek Heykel Baş gövde ya da boy heykellerinin yerden yüksekçe durması için altlarına konulan taş ya da ağaçtan taşıyıcı bölüm haritacılık fotoğrafçılık Duyarkat fotoharita vb altına yapıştırılan nesne At sığır tavuk ve evcil hayvanların barınakları zeminine nem ve dışkıyı emmesi veya hayvanı temiz tutması kaydırmaması amacıyla serilen ot saman lastik kauçuk plastik vb malzemeler )
( HIGH HAT, TOP HAT | PEDESTAL | BOARD | FOOTING | BEDDING | CAMERA SUPPORT, SUPPORT, MOUNTING | ROSTRUM, PLATFORM, PARALLEL )
( RALLONGE SURÉLEVER LA CAMÉRA | PIÉDESTAL | FONDEMENT | SUPPORT DE CAMÉRA | PRATICABLE, PARALLÈLE, PLATEFORME (DE PRISE DE VUES )
( "HIGH HAT" | FUSSGESTELL | STATIV, KAMERASTATIV | PRATIKABEL, TRIBÜNE, PODEST )
( CAVALLETTO )
( ΒΆΣΗ / βάση )
- YÜKSEK KAFA | ALTLIK ile/||/<> DESTEK ile/||/<> SEKİ
( Sinema/TV. Alıcının, üzerine yerleştirilerek çalıştırıldığı, yüksekliği az ve değişmez, silindir biçiminde dayanak. @@ Hattatların yazı yazarken kâğıdı üzerine koydukları destek. @@ (Heykel) Baş, gövde ya da boy heykellerinin yerden yüksekçe durması için altlarına konulan taş ya da ağaçtan taşıyıcı bölüm. @@ haritacılık, fotoğrafçılık: Duyarkat, foto-harita vb. altına yapıştırılan nesne. @@ @@ At, sığır, tavuk ve evcil hayvanların barınakları zeminine nem ve dışkıyı emmesi veya hayvanı temiz tutması, kaydırmaması amacıyla serilen ot, saman, lastik, kauçuk, plastik vb. malzemeler. )
( HIGH HAT, TOP HAT | PEDESTAL | BOARD | FOOTING | BEDDING | CAMERA SUPPORT, SUPPORT, MOUNTING | ROSTRUM, PLATFORM, PARALLEL~CAMERA SUPPORT (MOUNTING), SUPPORT, MOUNTING | BRACE | SUPPORT~ROSTRUM, PLATFORM, PARALLEL | TRIBÜNE | TERRACE | HORSE LEG MARKINGS )
( RALLONGE SURÉLEVER LA CAMÉRA | PIÉDESTAL | FONDEMENT | SUPPORT DE CAMÉRA | PRATICABLE, PARALLÈLE, PLATEFORME (DE PRISE DE VUES~SUPPORT DE CAMÉRA | BÉQUILLE | HAUBAN | SUPPORT | SOUTÈNEMENT | SUPPORTARE~PRATICABLE, PARALLÈLE, PLATEFORME (DE PRISE DE VUES) | TERRASSE )
( ...~...~PODIUM )
( "HIGH HAT" | FUSSGESTELL | STATIV, KAMERASTATIV | PRATIKABEL, TRIBÜNE, PODEST~STATIV, KAMERASTATIV | SSTÜTZE | AUSBAU | STÜTZE~PRATIKABEL, TRIBÜNE, PODEST | ZUSCHAUERTRIBÜNE | TERRASSE )
( CAVALLETTO~SUPPORTO~PIATTAFORMA )
( ΒΆΣΗ / βάση~ΣΤΉΡΙΓΜΑ / στήριγμα~ΕΞΈΔΡΑ / εξέδρα )
- YÜKSEK KALDIRIM ile ...
( Tünel ile Karaköy arasında bulunan yokuş yol ve semt adı. [Adını eskiden burada bulunan merdivenlerden almıştır] )
- YÜKSEK KAN BASINCI | HİPERTANSİYON[Fr. < HYPERTENSION] ile/||/<> ...
( HYPERTENSION )
- YÜKSEK MALİYET/Lİ ile PAHA/LI
- YÜKSEK ÖĞRENİM KALE ÖĞRENCİ YURDU :
( Yavuz Sultan Selim mahallesindedir. Ufuk Sema Eğitim ve Ticaret Kurumuna aiT olan Kale Erkek Öğrenci Yurdu 1998'de açıldı, 2004'te ise Poligon mahallesine taşındı. )
- YÜKSEK OMURGALILAR ile/ve AŞAĞI OMURGALILAR
( FIKARİYYE-İ/FEKARİYYE ÂLİYYE ile/ve FIKARİYYE-İ/FEKARİYYE SÜFLİYYE )
- YÜKSEK ORAN ile/ve YARAR
- HIGH-PERFORMANCE ADSORPTION CHROMATOGRAPHY[İng.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK PERFORMANSLI ADSORPSİYON KROMATOGRAFİSİ
- HIGH PERFORMANCE ION-EXCHANGE CHROMATOGRAPHY[İng.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK PERFORMANSLI İYON DEĞİŞİM KROMATOGRAFİSİ
- HIGH PERFORMANCE LIQUID CHROMATOGRAPHY[İng.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK PERFORMANSLI SIVI KROMATOGRAFİSİ, HPLC
- YÜKSEK RÜTBELİ ile YÜKSEK RÜTBELİ SUBAY
( HIGH-RANKING vs. HIGH-RANKING OFFICER )
( بالارتبه ile عالي مقام ile عاليرتبه ile بلند مرتبه ile تيمسار )
( بالارتبه ile ALY MOGHAM ile ALYRATBEH ile BALAND MORTABEH ile TYMOSAR )
- HOCHTEMPERATURGASREAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK SICAKLIK GAZ SOĞUTMALI REAKTÖR
- HOCHTEMPERATURREAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK SICAKLIK REAKTÖRÜ
- HIGH TEMPERATURE SUPERCONDUCTOR[İng.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK SICAKLIK SÜPER İLETKENİ
- HIGH TEMPERATURE GAS COOLED REACTOR[İng.] / RÉACTEUR REFROIDI AU GAZ À HAUTE TEMPÉRATURE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK SICAKLIKLI GAZ SOĞUTMALI TEPKİLEŞİM/REAKTÖR
- HIGH SPIN COMPLEX[İng.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK SPİN KOMPLEKSİ
- YÜKSEK SPİN ile/||/<> DÜŞÜK SPİN
( Geçiş metali komplekslerinde spin durumları. )
( Formül: μ = √(n(n+2)) BM )
- YÜKSEK SPİN ile/||/<> DÜŞÜK SPİN
( Yüksek spin zayıf alan maksimum eşleşmemiş İLE düşük spin güçlü alan. )
( Formül: Δ < P İLE Δ > P )
- YÜKSEK TEKNOLOJİ değil İLERİ TEKNOLOJİ
- NEUTRONS ÉPITHERMIQUES SUPÉRIEURS[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK ÜST ISIL NÖTRONLAR
- YÜKSEK UYARANLARIN (KEYİF VERİCİLERİN) ÇOĞU ...:
"KAZANIM" değil/ne yazık ki/></< KANDIRMACA/ALDATMACA
- HIGH VACUUM[İng.] / VIDE POUSSÉ[Fr.] / HOCHVAKUUM, ÜBERVAKUUM[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK VAKUM
- YÜKSEK VOLTAJ ile/||/<> HIGH TENSION, HT, HIGH VOLTAGE, HV[İng.] ile/||/<> HAUTE TENSION[Fr.] ile/||/<> HOCHSPANNUNG[Alm.] ile/||/<> YÜKSEK GERİLİM
( Sinema TV Yüzlerce volttan oluşan gerilim )
( HIGH TENSION, HT, HIGH VOLTAGE, HV )
( HAUTE TENSION )
( HOCHSPANNUNG )
- YÜKSEK ZEKÂ ile/ve/değil/<> YARATICILIK
- YÜKSEK ile SAĞLAM
- YÜKSEK ile/||/<> YÜKSEK
( Bir dilin yayılış alanı içinde denizden en uzak yerlerdeki şekline sıfat olur )
( HIGH )
( HAUT )
- YÜKSEK ile YÜKSEK TEKLİF VE DÜŞÜK TEKLİF ile YÜKSEK ÇİZME ile YÜKSEKTEN UÇMAK ile YÜKSEK GELİR ile YÜKSEK ATLAMA ile YÜKSEK FİKİRLİ ile YÜKSEK MORAL ile YÜKSEK POZİSYON ile YÜKSEK RAHİP ile YÜKSEK RÜTBE ile YÜKSEK SIRALAMA ile YÜKSEK RÜTBELİ YETKİLİ ile LİSE ile YÜKSEK SONDAJ ile YÜKSEK HIZ ile YÜKSEK SU ile DAHA YÜKSEK ile DAHA YÜKSEK ile YAYLA ile MAJESTELERİ ile OTOYOL ile OTOYOL DEVRİYESİ
( HIGH vs. HIGH BID AND LOW BID vs. HIGH BOOT vs. HIGH FLYING vs. HIGH INCOME vs. HIGH JUMP vs. HIGH MINDED vs. HIGH MORALE vs. HIGH POSITION vs. HIGH PRIEST vs. HIGH RANK vs. HIGH RANKING vs. HIGH RANKING OFFICIAL vs. HIGH SCHOOL vs. HIGH SOUNDING vs. HIGH SPEED vs. HIGH WATER vs. HIGHER vs. HIGHER UP vs. HIGHLAND vs. HIGHNESS vs. HIGHWAY vs. HIGHWAY PATROL )
( شامخ ile منيع ile شاهق ile عالي ile آسمان پايه ile بو گرفته ile منيف ile مرتفع ile علوي ile سامي ile رفيع ile بلند ile متعال ile سني ile مزايدهومناقسه ile مزايده و مناقسه ile چکمه ile بلند خيال ile ياوه انديش ile پردرآمد ile پرش ارتفاع ile نظر بلند ile با روح ile مقام منيع ile کاهن اعظم ile علو مقام ile بلند پايه ile عالي رتبه ile صاحب منصب ile دبستان ile دبيرستان ile مدرسه متوسطه ile عوام فريب ile پر سرعت ile مد دريا ile والاتر ile عضو ارشد ile کوهسار ile جناب ile والاحضرت ile جاده ile شارع ile شاهراه ile راهبان )
( SHAMOKH ile منيع ile شاهق ile ALY ile ASMAN PAYYEH ile BO GARAFTEH ile منيف ile MORTAF ile ALUY ile سامي ile RAFYE ile BALAND ile MOTAAL ile SANY ile MOZAYDEOOMENAGHASEH ile MOZAYDAH VE MENAGHASEH ile CHEKAMEH ile بلند خيال ile YOH ANDYSH ile PARDARAMAD ile PORSH ERTAFA ile NAZAR BALAND ile BA RUH ile مقام منيع ile KANPAN EAZAM ile ALU MOGHAM ile BALAND PAYYEH ile ALY RATBEH ile SAHEB MONASB ile DABASTAN ile DABYRASTAN ile MADRESEH MOTOSETEH ile عوام فريب ile PAR SARAT ile MAD DARYA ile VALATAR ile OZV ERSHOD ile KUHOSAR ile JENAB ile VALAHAZRAT ile JADEH ile SHARE ile SHARAH ile RANPABAN )
- YÜKSEKLİK | DİKLİK ile/||/<> DİKLİK
( Sinema TV Bir sesin incelik ya da kalınlık derecesi Diklik doğrudan doğruya yinelenime bağlıdır Sesin saniyedeki titreşim sayısı olan yinelenim fiziksel bir olaydır Bu olayın kulağımızdaki etkisi ruhbilimseldir ve diklik denir Yinelenim değiştikçe diklik de değişir diklik derecesine göre seslerin incelik ya da kalınlık durumu ortaya çıkar 1 İki olasılıksal değişken ya da bu değişkenlerin doğrusal işlevleri bağımsız olduğunda değişkenlerin birbirine göre durumu 2 Bir deney tasarımında gözlenmiş değişkenler ya da bunların doğrusal birleşimleri bağımsız olduğunda bu tasarımın durumu Kayalık dikeye yakın sarp yamaç Oransal ölçümlü verilerde dağılımı belirleyen ölçümlerden biri olan ve eğrinin normal dağılıma göre ne kadar yassı veya yüksek olduğunu gösteren aralık )
( PITCH (OF SOUND, OF A NOTE) | ORTHOGONALITY | ESCARPEMENT | KURTOSIS | TONE )
( HAUTEUR (DU SON) | ESCARPEMENT | TON )
( HÖHE, TONHÖHE | ORTHOGONALITAET | STEILHANG | TON )
( ALTEZZA DEL SUONO )
( ΎΨΟΣ ΤΌΝΟΥ / ύψος τόνου )
- YÜKSEKLİK | DİKLİK ile/||/<> TİTREM
( Sinema/TV. Bir sesin incelik ya da kalınlık derecesi. (Diklik, doğrudan doğruya yinelenime bağlıdır. Sesin saniyedeki titreşim sayısı olan yinelenim fiziksel bir olaydır. Bu olayın kulağımızdaki etkisi ruhbilimseldir ve diklik denir. Yinelenim değiştikçe diklik de değişir; diklik derecesine göre seslerin incelik ya da kalınlık durumu ortaya çıkar). @@ 1) İki olasılıksal değişken ya da bu değişkenlerin doğrusal işlevleri bağımsız olduğunda değişkenlerin birbirine göre durumu. 2) Bir deney tasarımında, gözlenmiş değişkenler ya da bunların doğrusal birleşimleri bağımsız olduğunda bu tasarımın durumu. @@ Kayalık, dikeye yakın sarp yamaç. @@ Oransal ölçümlü verilerde dağılımı belirleyen ölçümlerden biri olan ve eğrinin normal dağılıma göre ne kadar yassı veya yüksek olduğunu gösteren aralık. )
( PITCH (OF SOUND, OF A NOTE) | ORTHOGONALITY | ESCARPEMENT | KURTOSIS | TONE~TONE )
( HAUTEUR (DU SON) | ESCARPEMENT | TON~TON )
( ...~TONUS )
( HÖHE, TONHÖHE | ORTHOGONALITAET | STEILHANG | TON~TON | TON, BETONUNG )
( ALTEZZA DEL SUONO~TONO )
( ΎΨΟΣ ΤΌΝΟΥ / ύψος τόνου~ΤΌΝΟΣ / τόνος )
- YÜKSEKLIK KORKUSU | AKROFOBI[İng. < ACROPHOBIA] ile/||/<> ...
( ACROPHOBIA )
- YÜKSEKLİK KORKUSU ile/değil/yerine "ALÇAKLIK" KORKUSU
- YÜKSEK/LİK ile/ve/değil/yerine AŞKIN/LIK, MÜTEAL, YÜCE/LİK
( ... ile/ve/değil/yerine PARA )
- YÜKSEK/LİK ile YÜKSEK SES ile YÜKSEK FİYAT ile YÜKSEK FIRIN ile YÜKSEK ATLAMA ile YÜKSEK BASINÇ ile YÜKSEK LİSANS ile YÜKSEK TABAKA ile YÜKSEK TAHSİL ile YÜKSEK YAYLAK ile YÜKSEK GERİLİM ile YÜKSEK SOSYETE ile YÜKSEK TEKNOLOJİ ile YÜKSEKLİK KORKUSU ile YÜKSEK KAN BASINCI
- YÜKSEKLİK ile YÜKSELTMEK
( HEIGHT vs. HEIGHTEN )
( خيز ile ارتفاع ile ذروه ile سمو ile سناء ile بلندي ile بلندتر کردن )
( KHYZ ile ERTAFA ile ذروه ile سمو ile سناء ile BALANDY ile BALANDTAR KARDAN )
- ALTIMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEKLİKÖLÇER
- YÜKSEKTEN KORKMAK ile/ve/değil DÜŞMEKTEN KORKMAK
- YÜKSEKTEN, MEHMET (SARIYER, 1961) :
( Bahçeköylüdür. 1978'de Sultanahmet Meslek Lisesinden mezun oldu. İthalat ve pazarlama alanlarında ticari yaşamını sürdürmektedir. Siyasete 1985'te Sarıyer'de Refah Partisi (RP) saflarında başladı. 1992'de Bahçeköy Belediye Meclis Üyeliğine (RP) den seçildi. 1999 - 2004 yılları arasında Fazilet Partisinden (FP) den Bahçeköy Belediye Meclis Üyeliğine seçildi. Bu parti kapanınca bağımsız olarak görev yaptı. 2004'te ise AKP den Bahçeköy Belde Belediye Meclisi üyesi seçildi. Bahçeköy Spor Kulübü ve Sarıyer Spor Kulübü'nde yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Sosyal, kültürel ve sportif amaçlı birçok dernekte üyedir. )
- YÜKSEL, BURHAN (EDİRNE, 1952) :
( Yıldız Kulübünden transfer edildi ve bir sezon (1980/1981) sezonunda Sarıyer Spor Kulübünde tescilli kaldı. 16 lig ve l kupa maçı olmak üzere 17 resmi ve 10 özel maçla birlikte toplam olarak 27 maçta Sarıyer forması giydi. Lig maçlarında 1 ve özel maçlarda 2 olmak üzere takımına 3 gol kazandırdı. )
- YÜKSEL, RIZA :
( CHP saflarında siyaset yaptı ve 1994/1999 döneminde CHP liztesinden Sarıler Belediye Meclisine üye seçildi ve görev yaptı. )
- YÜKSEL, SİNAN (ZARA, 1982) :
( Sarıyer Merkez Mahallesi Muhtarı (2014 - 2019, 2019 - 2024). Sporcu, Ortabayır, Gültepe, Yenimahalle, Çayıbaşı ve Gümüşdere kulüplerinde amatör olarak futbol oynadı. 2014 yerel seçimlerinde Sarıyer Merkez Mahallesi muhtarı seçildi. 2019'da ikinci kez muhtar seçilip görevine devam etmektedir. )
- YÜKSEL, TEOMAN (BÜYÜKDERE, 1954) :
( Büyükdereli sanatçıdır. İlkokulu Büyükdere ilkokulunda, ortaokulu Mümtaz Tarhan Ortaokulunda okuduktan sonra Lise eğitimini Sarıyer'de tamamladı. Askerliğini takiben işe girdi. Ailece müzikle ve estrumanla ilgilendiklerinden aynı yolu takip etti ve profesyonel olarak ses sanatçısı olarak sahne almaktadır. )
- YÜKSELEN GÖVDE = SÂK-I SÂ'İD = TIGE MONTANTE, TIGE ASCENDANTE
- YÜKSELİM ile YÜKSELİŞ
( Bir yıldızın, gökküresindeki ekvator düzlemine göre açısal uzaklığı. İLE Yükselme eyleme ya da biçimi. )
- YÜKSELİP/İLERLEYİP BİRLEŞMEK ile/değil/yerine BİRLEŞİP YÜKSELMEK/İLERLEMEK
( 23 + 43 = 72 İLE/DEĞİL/YERİNE (2 + 4)3 = 216 )
(
)
- YÜKSELİŞ ile/ve/||/<>/> AŞMAK
- YÜKSELİŞ ile/ve KAYNAĞA DÖNÜŞ
- YÜKSELİŞ ile YÜKSELEN
( ASCENSION vs. ASCENSIONAL )
( عروج ile صعود ile معراج ile عروجي )
( ARUJ ile SOUD ile MARAJ ile عروجي )
- YÜKSELMEK ile YÜKSELİLEBİLİR ile YÜKSELEN ile YÜKSELEBİLİR ile ARTAN
( ASCEND vs. ASCENDABLE vs. ASCENDANT vs. ASCENDIBLE vs. ASCENDING )
( متصاعد شدن ile عروج کردن ile فرازيدن ile فرازروي ile صعود کردن ile فراز پذير ile فراز گري ile صعودي ile بالا رونده ile متصاعد )
( MOTESAOD SHODAN ile ARUJ KARDAN ile FARAZYDAN ile FARAZROY ile SOUD KARDAN ile FARAZ PAZYR ile FARAZ GARY ile SOUDY ile BALA RONDEH ile MOTESAOD )
- YÜKSELMEK ile YÜKSELTMEK ile YÜKSELTİLMEK ile YÜKSELEBİLMEK ile YÜKSELİVERMEK ile YÜKSELTTİRMEK ile YÜKSELTEBİLMEK
- YÜKSELOĞLU, EROL YÜKSEL (İST. 1940) :
( Cihangir Spor Kulübünden transfer edildi. Bir sezon (1963/1964) Sarıyer'de tescilli kaldı. 20 lig ve 8 özel olmak üzere 28 maçta oynadı lig maçlarında 1 ve özel maçlarda 2 olmak üzere takımına 3 gol kazandırdı. )
- AMPLIFIER[İng.] / VERSTÄRKER[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSELTEÇ
- OXIDATION PROCESS[İng.] / ACTION OXYDANTE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜKSELTGEME İŞLEMİ
- TO OXIDIZE[İng.] / OXYDIEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSELTGEMEK
- YÜKSELTGEMEK ile YÜKSELTGENMEK
- MUHAMMUZ[Osm.] / OXIDIZING AGENT[İng.] / OXYDANT[Fr.] / OXIDATIONSMITTEL, OXYDATIONSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSELTGEN
- OXIDATION STATE[İng.] ile/değil/yerine/= YÜKSELTGENME BASAMAĞI
- OXIDATION VALUE[İng.] ile/değil/yerine/= YÜKSELTGENME DEĞERİ
- OXIDATION POTENTIAL[İng.] ile/değil/yerine/= YÜKSELTGENME POTANSİYELİ
- KIYMET[Osm.] / OXIDATION NUMBER[İng.] / NOMBRE OXYDATION[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜKSELTGENME SAYISI
- OXIDATION REACTION[İng.] / RÉACTION DE OXYDATION[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜKSELTGENME TEPKİMESİ/REAKSİYONU
- TAHAMMUZ ETME[Osm.] / OXIDATION[İng.] / OXIDATION[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜKSELTGENME
- SICH OXYDIEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSELTGENMEK
- TAHMİZ EDİCİ ALEV[Osm.] ile/değil/yerine/= YÜKSELTGEYİ ALEV
- OXIDIZING FLAME[İng.] / FLAMME OXYDANTE, FEU D'OXYDATION[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜKSELTGEYİCİ ALEV
- YÜKSELTİ ile YÜKSELTİŞ
- YÜKSEL(T)MEK ile/değil/yerine YÜCEL(T)MEK
( İTİLA[Ar.]: Yükselme, yücelme. )
( TO BECOME LOFTY, (TO EXALT/SUBLIMATE) vs. TO RISE/INCREASE, (TO PROMOTE) )
- YÜKSELTMEK ile YÜKSELTİLMİŞ ile YÜKSEKLİK ile ASANSÖR ile ASANSÖR KABİNİ
( ELEVATE vs. ELEVATED vs. ELEVATION vs. ELEVATOR vs. ELEVATOR CAR )
( مرتفع شدن ile تصعيد نمودن ile تصعيد کردن ile مرتفع کردن ile بالا بردن ile مرتفع ساختن ile عالي کردن ile افراشتن ile صعودي ile سامي ile صعود ile تصعيد ile علو ile بالابري ile اعتلاء ile تعالي ile آسانسور ile بالابرنده ile بالابر ile اطاق آسانسور )
( MORTAF SHODAN ile TASAYD NEMUDAN ile TASAYD KARDAN ile MORTAF KARDAN ile BALA BARDAN ile MORTAF SAKHTAN ile ALY KARDAN ile AFRASHTAN ile SOUDY ile سامي ile SOUD ile تصعيد ile ALU ile BALABARY ile اعتلاء ile TAALY ile ASANSOR ile BALABARANDEH ile BALABAR ile OTAGH ASANSOR )
(1996'dan beri)