Bugün[20 Ocak 2026]
itibarı ile 25.384 başlık/FaRk ile birlikte,
25.384 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(99/103)


- YAŞAMIN "ZORLUKLARINI" KOLAYLAŞTIRMADA:
AŞK ve/||/<> (KOŞULSUZ) SAYGI VE SEVGİ ve/||/<> SANAT


- YAŞAMINA, GÜN EKLEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< GÜNÜNE, YAŞAM EKLEMEK


- YAŞAMIN(IN):
İZLEYİCİSİ OLMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OYUNCUSU OLMAK


- YAŞAMSAL/VITAL ÖRGENLER:
BEYİN ile/ve/||/<> KARACİĞER ile/ve/||/<> AKCİĞER ile/ve/||/<> BÖBREK ile/ve/||/<> KALP


- YAŞANMAK ile YAŞANILMAK ile YAŞANABİLMEK


- YAŞANMAZLAŞTIRMAK ile YAŞANMA


- YAŞANMIŞLIK ile/değil/yerine DENEYİM


- YAŞANMIŞLIK/YAŞANMAMIŞLIK ile/ve ANLAMLILIK/ANLAMSIZLIK


- YAŞARMAK ile YAŞARTMAK ile YAŞARLIK


- YAŞATMAK ile DİRİLTMEK


- YAŞATMAK ile YAŞATTIRMAK ile YAŞATABİLMEK


- YASAYA UYGUNLUK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< EVRENSEL ADÂLET


- YAŞAYAMAMAK ile/ve/değil YAŞADIĞINI, GÖNLÜNCE YAŞAYAMAMAK

( Hayallerini/istediklerini gerçekleştirememek. İLE/VE/DEĞİL Gerçekten istediklerini ve gerekenlerini yaptığın halde hayallerini gerçekleştirememek. )


- YASƏMƏN[Azr.] = LEYLAK[Tr.]


- YAŞINDAN-BAŞINDAN (UTAN[MA]MAK) -ile


- YAŞINI BAŞINI (ALMAK)


- YASLAMAK ile YASLANMAK ile YASLANDIRMAK ile YASLANABİLMEK ile YASLAYABİLMEK


- YAŞLANDIĞIMIZDAN DOLAYI OYUN OYNAMAKTAN VAZGEÇMEK
değil/ne yazık ki
VAZGEÇTİĞİMİZDEN DOLAYI OYUN OYNAMAMAK


- YAŞLANDIĞINDA/N DOLAYI OYNAMAYI/GÜLMEYİ BIRAKMAK DEĞİL ile/ve/değil/||/<> OYNAMAYI/GÜLMEYİ BIRAKTIĞINDA/N DOLAYI YAŞLANMAK


- YAŞLANMADAN YAŞ ALMAK ile/değil/yerine/>< YAŞLANMAK


- YAŞLANMAK ve/değil/yerine/||/<> DAĞA TIRMANMAK

( Yaşlanmak, büyük bir dağa tırmanmak gibidir. Tırmandıkça bazı fiziksel gücünüz azalır ama bakışlarınız daha özgür, görüşünüz daha geniş ve dingin olur. )


- YAŞLANMAK ile/ve/değil/yerine KOCAMAK/KARIMAK/KARTALMAK/KARTLAŞMAK

( COTTURUK: Kocamış, çirkinleşmiş kişi. )


- YAŞLANMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OLGUNLAŞMAK


- YAŞLANMAK ile TİRİTLEŞMEK

( ... İLE Çok yaşlanıp gücünün kalmaması. )


- YAŞLANMAK değil YAŞ ALMAK

( Erkekler, yaşını saklamaya; kadınlar ise saklamamaya başladığı zaman yaşlanmaya başlamıştır. )

( Yaşlanmak, bir dağa tırmanmaya benzer. Çıktıkça yorgunluğunuz artar, soluğunuz kesilir fakat görüş açınız genişler. )


- YAŞLANMAK ile YAŞLANDIRMAK ile YAŞLANABİLMEK ile YAŞLANIVERMEK


- YAŞLILARDA GÖRMEMİZ GEREKEN:
GEÇMİŞ ile/ve/değil/yerine/<> GELECEK


- YAŞLI/LIK ile/ve/||/<>/> AĞIR BAŞLI/LIK


- YAŞLI/LIK ve/<> BİSİKLET


- YAŞLI/LIK ile/yerine OLGUN/LUK

( Yaşlıları ziyaret etmek, yararlıdır! )


- YAŞLILIK ve/||/<> SAYRILIK ve/||/<> KITLIK ve/||/<> ÖLÜM

( "Mahşerin dört atlısı." )


- YAŞLI/LIK ile YAŞLIK ile YAŞLICA ile YAŞLI BAŞLI ile YAŞLILAR YURDU ile YAŞLICA BAŞLICA ile YAŞLILIK BİLİMİ ile YAŞLILIK SİGORTASI


- YAŞMAK ile PEÇE/NİKAB


- YAŞMAK ile YAŞMAKLAMAK ile YAŞMAKLANMAK ile YAŞMAKLI ile YAŞMAKSIZ


- YASMIK/MERCİMEK[Fars. < MERDUMEK] ile/değil BURÇAK

( Baklagillerden, beyaz çiçekli bir tarım bitkisi. | Bu bitkinin, besin değeri yüksek, ufak, yuvarlak ve yassıca tohumu. İLE/DEĞİL Baklagillerden, taneleri hayvan yemi olarak kullanılan bir bitki. | Bu bitkinin, mercimeğe benzeyen tanesi. )

( LENS CULINARIS cum VICIA ERVILIA )


- YASSI ile YATIK


- YASSILAMAK ile YASSILANMAK ile YASSILATMAK ile YASSILAŞMAK ile YASSILAŞTIRMAK ile YASSI/LIK ile YASSICA ile YASSI KADAYIF ile YASSI BALIKLAR ile YASSI SOLUCANLAR ile YASSI SOLUNGAÇLILAR


- YASTIK ile/ MAKAD ile/ MİNDER


- YASTIK ile USTURMAÇA[İt.]

( ... İLE Her tür deniz aracının, rıhtım, iskele gibi yerlere yanaşmaları sırasında olabilecek çarpışmaları önleyici nitelikte halat, ağaç, lastik gibi esnek nesnelerden yapılmış, sabit ya da taşınabilir yastık. )


- YASTIKLAMAK ile YASTIK ile YASTIKLI ile YASTIK BIYIK ile YASTIK TAKOZ ile YASTIK KILIFI


- YATAK-DÖŞEK (YATMAK)

( Hasta olmak. )


- YATAK ile AĞ YATAK/HAMAK[Fr. HAMAC < Karaib dilinden]

( ... İLE İki ağaç/direk/duvar arasına asılarak içine yatılan ve sallanılabilen, ağdan ya da bezden yapılmış yatak, ağ yatak. )


- YATAK ile/ve BELEK

( ... İLE/VE Beşiğe konulan yatak. )


- YATAK ile/ve BERHÂBE[Fars.]

( ... İLE/VE Minder, döşek, yatak. | Bir döşekte birlikte yatılan kişi. )


- YATAK ile BEŞİK

( ... İLE Bebekleri yatırmaya ve sallayarak uyutmaya yarayan, tahta ya da demirden yapılmış sallanır bir tür küçük karyola. | Ambalajlanacak malın biçimine uygun olarak alta konulan parça ya da parçaların tümü. | Bir şeyin doğup geliştiği yer. | Yüzüstü yatışta, geriye bükülü ayak bileklerini ellerle kavrayarak karın üzerinde baş ve ayak yönünde sallanma. )


- YATAK/MECRÂ ile EKENEK/MEZRÂ

( [coğrafya] Yatak. | Bir işin gidişi, bir olayın doğrultusu. İLE Ekilen yer. Ekime elverişli, ekilecek tarla ya da yer. | Kırsalda, birkaç evden oluşan, en küçük yerleşim birimi. )


- YATAK ile KAPI


- YATAK ile KUŞET[Fr. < COUCHETTE]

( ... İLE Gemi ya da trende yatak. )


- YATAK ve SANDALYE/KOLTUK ve AYAKKABI

( Zamanımızın en uzun süre üzerinde geçtiği nesneler. )

( Olabildiğince nitelikli olanlarını tercih etmek ve kullanmakta yarar vardır! )

( ... ve ... ve PAPUÇ[< PÂ-PÛŞ: Ayak örten.][PÂ: Ayak.]
PÂY-GÂH[: Derece, rütbe.| Ayakkabılık.][Türkçe'de PEYKE şeklinde galat olarak kullanılmıştır.][PEYKE: Genellikle eski evlerde bulunan, duvara bitişik, alçak, tahta sedir, kerevet.][KEREVET(Rus.): Üzerine şilte serilerek oturmaya ya da yatmaya yarayan tahtadan seki, sedir.] )


- YATAK ile/ve/||/<> TOPRAK

( Üç gün. VE/||/<>/> Dördüncü gün. )


- YATAK ile/ve/||/<>/> YASAK


- YATAK YASTIK

( BED
PILLOW )


- YATAK ile YATAK ARKADAŞI ile YATAK MAKİNESİ ile NEHİR YATAĞI ile YATAKÇI ile YATAK TAKIMI

( BED vs. BED FELLOW vs. BED MAKER vs. BED OF A RIVER vs. BEDDER vs. BEDDING )

( بستر ile تختخواب ile تخت ile فراش ile هم بستر ile بسترساز ile مغ ile سنگ بستر ile رختخواب ile لايه زيرين ile لوازم تختواب ile هواي آزاد )

( BASTER ile TAKHTKHAB ile TAKHT ile FARASH ile NPAM BASTER ile BASTERSAZ ile MOGH ile SANG BASTER ile RAKHTKHAB ile LAYYEH ZYRYNE ile LAVAZM TAKHTAVAB ile NPAVAY AZAD )


- YATAK/LIK ile YATAKLI ile YATAKÇI ile YATAK LİMAN ile YATAK ODASI ile YATAK LİMONU ile YATAK TAKIMI ile YATAK YARASI ile YATAK ÖRTÜSÜ ile YATAK BAŞLIĞI ile YATAK MOBİLYA ile YATAK ÇARŞAFI ile YATAKLI VAGON


- YATALAK ile/değil/yerine İNME/FELÇ


- YATAY RASTGELELİK ile/ve DİKEY RASTGELELİK

( RANDOM IN HORIZONTAL vs. RANDOM IN VERITICAL )


- YATAY ile YATIK


- YATAY/LIK ile/ve GEÇİŞKEN/LİK


- YATIK ile YATIK

( Dik olmayan, eğik, yatırılmış bir durumda olan. | Zamanla dayanıklılığını yitirmiş. | Çevrilmiş, devrik. İLE Yayvan su kabı. )


- YATIK ile YATKIN

( ... İLE Bir yana eğilmiş. | Çok durmaktan, sağlamlığını yitirmiş, çürük. | Benimsemiş, alışmış, eğilimli. | Yetenekli, becerikli. )


- YATILI ile YATALAK

( Geceleri de kalınıp yatılan. | Geceleri de kalıp yatan öğrenci. İLE İnme ya da sakatlık gibi bir nedenle yataktan kalkamayan. )


- YATILMAK ile YATIRMAK ile YATIŞMAK ile YATIRILMAK ile YATIŞTIRMAK ile YATIRABİLMEK ile YATI ile YATIK ile YATIM ile YATIR ile YATIŞ ile YATILI/LIK ile YATISIZ ile YATIK ÇİT ile YATIK YAZI ile YATIK DOĞRU ile YATILI BÖLGE OKULU


- YATIP KALKMAK


- YATIRIM ile ARAŞTIRMAK ile YATIRIM YAPMAK ile ÜNİFORMA ile YATIRIM ile YATIRIMCI

( INVEST vs. INVESTIGATE vs. INVESTING vs. INVESTITURE vs. INVESTMENT vs. INVESTOR )

( سرمايه گذاري کردن ile تحقيق کردن ile تفحص کردن ile تحقيقات بعمل آوردن ile پژوهيدن ile جستار کردن ile رسيدگي کردن ile تجسس کردن ile سرمايه گذار ile اعطاي نشان ile اعطاء ile دادنامتياز ile سرمايه گذاري ile مضارب )

( SARMAYYEH GOZARY KARDAN ile TAHGHYGH KARDAN ile TAFHES KARDAN ile TAHGHYGHAT BAMEL AVARDAN ile PAJOYDAN ile JASTAR KARDAN ile RESYDEGY KARDAN ile TAJASS KARDAN ile SARMAYYEH GOZAR ile ETAY NESHAN ile ETA ile DADNAMETYAZ ile SARMAYYEH GOZARY ile MAZARB )


- YATIRIM ile YATIRIMCI/LIK ile YATIRIM FONU ile YATIRIM BANKASI


- YATIŞTIRABİLMEK ile YATIŞTIRICI/LIK


- YATIŞTIRMAK ile YATIŞTIRMA ile YATIŞTIRICI

( APPEASE vs. APPEASEMENT vs. APPEASING )

( دلنوازي کردن ile دلجوئي کردن ile دلجويي ile دلجوئي ile دلجويانه )

( DELNAVAZY KARDAN ile DELJOYEY KARDAN ile DELJOYY ile دلجوئي ile دلجويانه )


- YATKINLAŞMAK ile YATKIN/LIK


- YATKINLIK ile/ve/değil ALIŞKANLIK


- YATKINLIK ile/ve/||/<>/> EĞİLİM


- YATKINLIK ile/ve/||/<>/> KATILIM ile/ve/||/<>/> SÜREKLİLİK

( PRE-DISPOSITION vs./and/||/<>/> PARTICIPATION vs. PERPETUATION )


- YATKIN/LIK ile/ve/||/<> YETKİN/LİK


- YATMAK ile/ve/değil UZANMAK

( Uykulu. İLE/VE/DEĞİL Uyumadan. )


- YATMAK ile YATMALIK


- YATSIMAK" değil YADSIMAK


- YATUK ile ...

( ŞEHİR )


- YAVANLAŞMAK ile YAVANLAŞTIRMAK ile YAVAN/LIK


- YAVAN/LIK" ile/ve/||/<> "YÜZEYSEL/LİK"


- YAVAŞ YAVAŞ (YOL ALMAK)


- YAVAŞLAMAK ile TAVSAMAK

( ... İLE Bir iş, bir durum vb. gücünü, hızını kaybetmek, yavaşlamak, gevşemek. )


- YAVAŞLAMAK ile YAVAŞLAMA

( DECELERATE vs. DECELERATION )

( کاستن سرعت ile کند کردن ile کاهش سرعت )

( KASTAN SARAT ile KAND KARDAN ile KANPASH SARAT )


- YAVAŞLAMAK ile YAVAŞLATMAK ile YAVAŞLATABİLMEK ile YAVAŞLAYABİLMEK ile YAVAŞ/LIK ile YAVAŞA ile YAVAŞÇA ile YAVAŞ TÜTÜN ile YAVAŞ YAVAŞ ile YAVAŞ ÇEKİM


- YAVAŞLATMAK ile AĞIRDAN ALMAK

( TO SLOW DOWN vs. TO AVOID SHOWING OFF )


- YAVAŞLA(T)MAK ile/ve/değil/||/<>/>/< AZAL(T)MAK


- YAVAŞLIK ile/ve/||/<> ESNEKLİK


- YAVAŞ/LIK ile/ve "UYUŞUK/LUK"

( MIYMINTI: Kişinin sabrını tüketecek derecede yavaş ve mızmızca iş gören. )

( Doğadaki en yavaş canlı/hayvan Bradipus'tur. )

( BATÂET )

( SLOW/NESS vs. INDOLENCE )


- YAVE ile YAVER/LİK


- YAVI KILMAK ile ...

( Kaybetmek, ortadan kaldırmak. )


- YAVRU ile BALAK

( ... İLE Hayvan yavrusu. )


- YAVRULAMAK ile/değil/||/<> DOĞURMAK

( Doğada, hayvanlarda ve insanda. İLE/DEĞİL/||/<> İnsan'da. )


- YAVRULAMAK ile YAVRULATMAK ile YAVRU ile YAVRU KAPI


- YAVUKLAMAK ile YAVUKLANMAK ile YAVUKLU/LUK


- YAVUZLANMAK ile YAVUZLAŞMAK ile YAVUZ/LUK ile YAVUZCA ile YAVUZELİ


- YAXALAMAQ[Azr.] = DURULAMAK, ÇALKALAMAK[Tr.]


- YAXMAQ[Azr.] = SÜRMEK[Tr.]


- YAY ile BOYUN EĞMEK ile YAY VAY

( BOW vs. BOW DOWN vs. BOW WOW )

( آرشه ile پاپيون ile دماغه ile تعظيم کردن ile تعظيم بجا آوردن ile وق وق )

( ARSHEH ile پاپيون ile DAMAGHEH ile TAZYM KARDAN ile TAZYM BEJA AVARDAN ile VAGH VAGH )


- YAYALAŞTIRMAK ile YAY ile YAYA/LIK ile YAYILI ile YAY KOLU ile YAY AYRAÇ ile YAYA YOLU ile YAY KABZASI ile YAYA GEÇİDİ ile YAYA ÇİVİSİ ile YAYA KÖPRÜSÜ ile YAYA KALDIRIMI


- YAYAN (KALMAK) değil YAYA (KALMAK)


- YAYAN YAPILDAK

( Yayan ve çıplak ayakla. )


- YAYAN ile YAYAN YAPILDAK


- YAYANIN: ÖNÜNDEN GEÇMEK değil ARKASINDAN GEÇMEK

( Hızlı ya da belirli bir hızda gidiyorsun diye "yaya beklesin!" diyemeyiz!!! Fren sıkacak, bekleyecek ve yol verecek olan biz bisikletlilerizdir.[her zaman ve koşulda!] )


- YAYAYA: ZİL ÇALMAK değil YAVAŞLAMAK/DURAKLAMAK

( Yayalara, hiçbir koşulda, ne korna, ne de zil çalınır! Araç sahibi sensin, sen durup bekleyeceksin! Senin rahatın yerinde, o ise yaya olarak bir yerlere ulaşmaya çalışıyor. Öncelik, her zaman ve koşulda yayalarındır! )


- YAYGARA ile YAYGARACI/LIK


- YAYGI ile SUMAK

( ... İLE Düz yaygı. )


- YAYGIN ÖLÜMCÜL HASTALIK ile/ve/değil/||/<> KÜRESEL SALGIN HASTALIK

( ... İLE 1- Nüfusun daha önce maruz kalmadığı bir hastalığın ortaya çıkışı. | 2- Hastalığa neden olan etmenin kişilere bulaşması ve tehlikeli bir hastalığa yol açması. | 3- Hastalık etmeninin kişiler arasında kolayca ve devamlı olarak yayılması. )


- YAYGIN ile BÜYÜK

( COMMON vs. BIG )


- YAYGIN ile ORTAK TAŞIYICI ile ORTAK KUMRU ile ORTAK PAYDA ile ORTAK İFADE ile ORTAK ALAN UYUZ ile ORTAK KÜTÜPHANE ile ORTAK LOGARİTMA ile ORTAK ÖKSEOTU ile ORTAK KAT ile ORTAK İSİM ile SIRADAN İNSANLAR ile ORTAK UYGULAMA ile ÇUHA ÇİÇEĞİ ile SAĞDUYU ile ADİ HİSSE SENEDİ ile ORTAK KEDİOTU ile ORTAK VANİLYA ile PELİN OTU ile YAYGIN OLARAK ile ORTAK ALANLAR ile DEVLET

( COMMON vs. COMMON CARIER vs. COMMON COLUMBINE vs. COMMON DENOMINATOR vs. COMMON EXPRESSION vs. COMMON FIELD SCABIOUS vs. COMMON LIBRARY vs. COMMON LOGARITHM vs. COMMON MISTLETOE vs. COMMON MULTIPLE vs. COMMON NOUN vs. COMMON PEOPLE vs. COMMON PRACTICE vs. COMMON PRIMROSE vs. COMMON SENSE vs. COMMON STOCK vs. COMMON VALERIAN vs. COMMON VANILLA vs. COMMON WORMWOOD vs. COMMONLY vs. COMMONS vs. COMMONWEAL )

( عامه ile عامي ile مکاري ile اخيليا ile مخرج مشترک ile بيان رايج ile ماميشا ile کتابخانه اشتراکي ile لگاريتم طبيعي ile دادواش ile مضرب مشترک ile اسم علم ile عوام ile رسم متداول ile پامچال ile قضاوت صحيح ile سهام عادي ile سنبل الطيب ile ثعلب ile خار گوش ile عرفا ile عليالرسم ile مردم عادي ile مشترک المنافع )

( AMEH ile عامي ile مکاري ile اخيليا ile MOKHARJ MOSHTARK ile BEYAN RAYJ ile ماميشا ile KETABAKHANEH ESHTARAKY ile LEGARYTAM TABYEY ile DADVASH ile MAZARB MOSHTARK ile ESM ALAM ile عوام ile رسم متداول ile PAMCHAL ile GHAZAVAT SAHYHE ile SACPEHAM ADY ile سنبل الطيب ile SALAB ile KHAR GUSH ile ARAFA ile عليالرسم ile MARDAM ADY ile MOSHTARK OLMNAFE )


- YAYGINLAŞMAK ile YAYGINLAŞTIRMAK ile YAYGINLAŞABİLMEK ile YAYGINLAŞTIRABİLMEK ile YAYGI ile YAYGIN/LIK ile YAYGI BALIĞI ile YAYGIN EĞİTİM ile YAYGIN YANLIŞ ile YAYGIN ÖĞRETİM


- YAYGIN/LIK ile/ve ZENGİN/LİK


- YAYIK ile ÇALKALANMIŞ

( CHURN vs. CHURNED )

( خيک ile کره سازي ile چرخي )

( KHYK ile KAREH SAZY ile چرخي )


- YAYIK ile YAYILI

( Yayılmış, yayvan. İLE Yayılmış, serilmiş. )


- YAYIKLAMAK ile YAYIK ile YAYIK YAYIK ile YAYIK AĞIZLI ile YAYIK MAKİNESİ


- YAYILIM ile YAYILIMCI/LIK


- YAYILMA ile YAYILMACI/LIK


- YAYILMAK ile "KURULMAK"


- YAYILMAK ile YAYILABİLMEK ile YAYILIVERMEK


- YAYIMLAMAK ile YAYIMLANMAK ile YAYIMLATMAK ile YAYIMLATABİLMEK ile YAYIMLAYABİLMEK ile YAYIM ile YAYIMCI/LIK


- YAYIN ile YAYINCI/LIK ile YAYIN ALANI ile YAYIN BALIĞI ile YAYIN ORGANI ile YAYIN BALIĞIGİLLER


- YAYINDIRMA ile/ve/<> YAYINDIRICI ile/ve/<> YAYINIK ile/ve/<> YAYINTI

( Bir ışığı, pürüzlü bir yüzeyde yansıtma. İLE/VE/<> Işığın yayınmasını sağlamak için ışık kaynağı önüne konulan türlü yapıda yüzeyler. İLE/VE/<> Pürüzlü yüzeyde yansıyan ışık. İLE/VE/<> Yayılmış, dağılmış şeyler. | İçinde radyoaktif öğeler bulunan bir kaptan yapılan gaz ya da sıvı. )


- YAYIN/LAMA ile YAYIM/LAMA

( Elektronik araçlarla gerçekleştirilen/sağlanan. İLE Kâğıt üzerine basılarak gerçekleştirilen/sağlanan. )

( BROADCAST vs. PUBLISHING )


- YAYLAMAK ile YAYLANMAK ile YAYLANDIRMAK ile YAYLA ile YAYLAK ile YAYLACI/LIK ile YAYLA GÜLÜ ile YAYLA HAVASI ile YAYLA KEBABI ile YAYLA KEKİĞİ ile YAYLA ÇAYIRI ile YAYLA ÇİÇEĞİ ile YAYLA YAVŞANI ile YAYLA ÇORBASI ile YAYLA SALATASI


- YAYMAK ile DAĞITMAK

( TO EXTEND vs. TO DISTRIBUTE )


- YAYMAK ile GENİŞLETMEK

( EXTEND vs. WIDEN )


- YAYMAK ile GENİŞLETMEK

( EXTEND vs. TO WIDEN )


- YAYMAK ile PAYLAŞMAK

( TO EXTEND vs. TO SHARE )


- YAYMAK ile SAÇMAK

( TO EXTEND vs. TO SCATTER )


- YAYMAK ile/ve/||/<> UYARLAMAK


- YAYMA/K ile YAYGINLAŞTIRMA/K


- YAYMAK ile/ve/değil/||/<> YAYINLAMAK


- YAYMAK ile YAYMACA ile YAYMACI/LIK


- YAYVANLAŞMAK ile YAYVAN/LIK ile YAYVAN YAYVAN


- YAZAR ile YETKİLİLER ile YETKİ ile YETKİ VERMEK ile YETKİLİ ile YETKİLİ İMZA

( AUTHOR vs. AUTHORITIES vs. AUTHORITY vs. AUTHORIZE vs. AUTHORIZED vs. AUTHORIZED SIGNATURE )

( موجد ile مصنف ile نگارنده ile نگارگر ile مراجع ile اولياء امور ile شئون ile اولياء ile متصديان ile مجوز ile صاحب نظر ile واردبکار ile اختيار ile مسئوول ile اجازه ile امارت ile يا سندي ile حاکميت ile صولت ile نويسنده معتبر ile اختيار دادن ile تنفيذ کردن ile مجاز ile صاحب اختيار ile ماذون ile امضي مجاز )

( MOJED ile مصنف ile NEGARANDEH ile NEGARGAR ile MARAJE ile OLYA AMOR ile SHEON ile OLYA ile MOTESADYAN ile MOJOZ ile SAHEB NAZAR ile واردبکار ile AKHTYAR ile MASOOVEL ile EJAZEH ile EMART ile يا سندي ile HAKAMYT ile SOLAT ile NOYSANDEH MOTABAR ile AKHTYAR DADAN ile TANFYZE KARDAN ile MOJAZ ile SAHEB AKHTYAR ile MAZON ile EMZY MOJAZ )


- YAZAR/LIK ile YAZAR KASA ile YAZAR HAKKI


- YAZDIĞINI YAP!(MAK) ve/<> YAPTIĞINI YAZ!(MAK)

( Yapacağını yaz, yazdığını yap! )

( Yaşamak için ayağa kalkmıyorsan, yazmak için masaya oturma! )

( TO DO WHAT YOU WROTE and/<> TO WRITE WHAT YOU DO/DONE )


- YAZDIRMAK ile YAZDIRTMAK ile YAZDIRABİLMEK


- YAZGI ile YAZGICI/LIK ile YAZGISAL


- YAZGICILIK = CEBRİYE = FATALISM[İng.] = FATALISME[Fr.] = FATALISMUS[Alm.]


- YAZI-ÇİZİ (İŞLERİYLE UĞRAŞMAK)


- YAZI MERKEZCİLİK ile/ve/||/<> SES MERKEZCİLİK ile/ve/||/<> SÖZ MERKEZCİLİK


- YAZIK ETMEK ile/ve AYIP ETMEK


- YAZIK ile/değil/yerine/||/<>/< GEREKSİZ


- YAZIK ve/<> KAZIK


- YAZIK ile YAZIKLAR OLSUN!


- YAZIK ile/||/<> ZİYAN


- YAZIKLANMAK ile YAZIK ile YAZIKSIZ ile YAZIK GÜNAH


- YAZILMAK ile SÜZÜLMEK


- YAZILMAK ile YAZILABİLMEK ile YAZILA


- YAZIM ile YAZIMCI/LIK ile YAZIM KURALLARI


- YAZIN/EDEBİYAT ile/ve/değil BELLEK


- YAZIN ve ÂDEMCİLİK

( ... VE XX. yüzyılın başında, simgeciliğe karşı bir tepki olarak Rusya'da ortaya çıkan bir yazın akımı. )


- YAZIN ile YAZINCI/LIK ile YAZINSAL ile YAZIN ERİ ile YAZIN DİLİ ile YAZIN BİLİMİ ile YAZIN TARİHİ ile YAZIN BİLİMCİ


- YAZIŞMAK ile YAZIŞABİLMEK ile YAZIŞ


- YAPITI(KİTABI/YAZIYI), BİRİ(LERİ)NE:
"ARMAĞAN ETMEK" değil SUNMAK/İTHAF ETMEK

( Dünyaya verebileceğimiz en büyük armağan, kendi dönüşümümüzdür. )


- YAZLIK ile YAZLIKÇI/LIK ile YAZLI KIŞLI


- YAZMAK ve/=/||/<> BİRLİĞE GETİRMEK


- YAZMAK ile/ve/||/<>/>< YAŞAMAK


- YAZMAK ile YAZMAN/LIK ile YAZMACI/LIK ile YAZMA ESER ile YAZMA NÜSHA ile YAZMA YİTİMİ


- YAZMAK ile/ve/değil/önce/||/<>/< YÜZMEK

( Bir çocuğun yazmaya başlamadan önce yüzmeyi öğrenmesi[ni sağlamak] gerek. )


- YEDEKLEMEK ile YEDEKLEŞMEK ile YEDEK/LİK ile YEDEKLİ ile YEDEKÇİ/LİK ile YEDEK AKÇE ile YEDEK ASKER ile YEDEK PARÇA ile YEDEK SUBAY/LIK ile YEDEK TEKER ile YEDEK LASTİK ile YEDEK OYUNCU/LUK ile YEDEK PARÇACI/LIK ile YEDEK BESİNLER


- YEDİĞİN/İÇTİĞİN ile/ve/değil EŞİK


- YEDİLMEK ile YEDİRMEK ile YEDİRİLMEK ile YEDİREBİLMEK ile YEDİ/LİK ile YEDİZ ile YEDİLİ ile YEDİLER ile YEDİNCİ/LİK ile YEDİ CET ile YEDİ BELA ile YEDİ CANLI ile YEDİ DÜVEL ile YEDİ GÖBEK ile YEDİ KAT EL ile YEDİ MAHALLE ile YEDİNCİ SANAT ile YEDİ GÖMLEK UZAK


- YEDİRMEK ile/ve GİYDİRMEK


- YEDİRMEK ile İŞLEMEK


- YEGÂNE değil/yerine/= BİRİCİK/TEK


- YEĞİNLEŞMEK ile YEĞİN/LİK


- YEĞLEME/TERCİH ile/ve/<> AYIRDINDALIK, FARKINDALIK

( ... ile/ve/<> BÂZGÜŞÂ )

( PREFER vs./and/<> DISTINGUISHNESS, AWARENESS )


- YEĞLEME ile/ve/||/<> ARDINDA OLMAK


- YEĞLEME ile/ve/||/<> KİMLİK

( Ergenin, kimliği mi var ki, yeğlediği olsun. )


- YEĞLEMEK ile/ve/değil/||/<>/> RİSK ALMAK


- YEĞLEMEK ile YEĞLENMEK ile YEĞLEYEBİLMEK


- YEĞLEMEK/TERCİH ETMEK ile/değil "GEREKLİ GÖRMEK"


- YEĞLEMEK/TERCİH ETMEK ile/ve/||/<> ÖNE ÇIKARMAK


- YEĞLEME/TERCİH ile/ve/değil ÖNCELİK

( [not] TO PREFER vs./and/but PRIORITY )


- YEĞLEME/TERCİH ile/ve ÖNCEL/LEMEK

( TO PREFER vs./and PREDECESSOR )


- YEĞLEME/TERCİH ile/ve/<>/>< TERK


- YEĞNİLMEK ile YEĞNİLEMEK ile YEĞNİ/LİK


- YEK ile YEĞ ile YEKE ile YEKE YEK


- YEKTÂ değil/yerine/= BİRİCİK

( TEK, EŞSİZ, BENZERSİZ )


- YELDİRİK ile/>< SÖLEPE

( Çok hızlı yürüyen, yel gibi hızlı giden kişi. İLE/>< Hızlı olmayan, yavaş hareket eden. | Dağınık, pasaklı. )


- YELDİRME ile YELDİRMEK

( Kadınların, çarşaf yerine kullandıkları, başörtüsü ile birlikte giyilen hafif üstlük. İLE Aceleyle koşturmak, koşuşturmak. )


- YELEK ile CAMADAN[< Fars.]

( ... İLE Çapraz düğmeli, işlemeli, bir tür kısa yelek. | Dört köşe yelkenleri, boğarak, yüzeylerini küçültme. )


- YELEK ile CEKET


- YELEK ile/değil FERMENE[İt. < PARAMANO]

( ... İLE/DEĞİL Türlü nakışlarla işlemeli, önü kavuşmayan, yeleğe benzeyen bir giysi. )


- YELEK ile HAYDARİYE

( ... İLE Hırka altına giyilen, kolsuz, kısa giysi.[Hz. ALİ'nin giydiği] )


- YELEK ile/ve HIRKA


- YELEK/DELME ile JİLE[Fr. < GILET]

( Kolsuz, önü açık ya da düğmeli üst giysisi. İLE Daha çok, kadınların, bluz üzerine giydiği yelek. )


- YELEKLEMEK ile YELEKLENMEK ile YELEK


- YELELENMEK ile YEL ile YELE ile YELELİ ile YEL YEPELEK ile YEL YEPEREK ile YELELİ KURT ile YEL DEĞİRMENİ


- YELKEN ile FLOK

( ... İLE Geminin cıvadrasına çekilen, üçgen yelken.
[CIVADRA: Geminin baş tarafından havaya doğru biraz kalkık olarak uzatılmış bulunan direk.] )


- YELKENLEMEK ile YELKEN ile YELKENCİ/LİK ile YELKENLİ ile YELKEN BEZİ ile YELKEN KULAK ile YELKEN BALIĞI ile YELKEN GEMİSİ ile YELKEN İĞNESİ ile YELKEN YARIŞI ile YELKENLİ GEMİ ile YELKEN GÖNDERİ ile YELKEN KULAKLI


- YELL :/yerine BAĞIRMAK, HAYKIRMAK


- YELLEMEK ile YELLENMEK ile YELLENDİRMEK


- YELLİ ile YELLİM YELALİM ile YELLİM YEPELEK


- YELLOZ ile ŞILLIK

( Ahlâksız, hafifmeşrep. İLE Aşırı ve bayağı biçimde süslenip boyanmış kadın. )


- YELPÂZE ile KÖRÜK

( Sallandığında, küçük bir hava akımı yapan ve özellikle yüzü serinletmeye yarayan, küçük, katlanabilir, taşınabilir araç. İLE Köpeklerin burnuna hava tutulur -ya da bir biçimde üflenirse- kaçarlar. )

( MİRVAHA[< RÎH] ile ... )

( BÂD-BÂZ ile ... )


- YELPAZELEMEK ile YELPAZELENMEK ile YELPAZE


- YELPİRDEMEK ile YELPİRDETMEK


- YELTEMEK/YİLTEMEK = KIŞKIRTMAK | ÖZENDİRMEK, İSTEK UYANDIRMAK


- YELTENMEK ile/ve/||/<> KALKIŞMAK


- YEME-İÇME ve/||/<> SOLUK ve/||/<> YÜRÜME ve/||/<> HAREKET ve/||/<> UYKU ve/||/<> DÜŞÜNCE ve/||/<> CESÂRET ve/||/<> GÜNEŞLENME

( Hayvanlar gibi olsun... VE/||/<> Kaplumbağalar gibi olsun... VE/||/<> Güvercinler gibi olsun... VE/||/<> Maymunlar gibi olsun... VE/||/<> Köpekler gibi olsun... VE/||/<> Fil gibi olsun... VE/||/<> Dişi Aslan gibi olsun... VE/||/<> Ayı gibi olsun... )


- YEMEDİĞİN/İÇMEDİĞİN ile/ve/değil EŞİK


- YEMEĞE:
TUZLA BAŞLAMAK ve/> TUZLA TAMAMLAMAK


- YEMEĞİ PİŞİRMEK ve "DERVİŞİ PİŞİRMEK"


- YEMEK


- YEMEK:
"AYIRDETMEK" değil AYIRMAK


- YEMEK İÇİN YAŞAMAK ile/yerine/değil YAŞAMAK İÇİN YEMEK

( Olgun kişi, sözlerinde dikkatli, yiyip içtiklerindeyse ölçülüdür. )

( Gıdanın ahlâkı bizde kalır, posası dışarı çıkar. )

( Kötüler, yemek için yaşar; iyiler ise yaşamak için yer. )

( EŞHÂ[Ar. < ŞEHÎ]: En çok sevilen, sevilerek/istekle yenilen şey. )

( NEHEM[Ar.]: Yemeğe, şiddetli arzu duyma. )

( TELEBBÜK[Ar.]: Mide dolgunluğuna uğrama. | İMTİLÂ'[MELÂ] )

( Hayvan. DEĞİL İnsan. )

( TÛŞE | KUT-İ LÂ YEMÛT: Ölmeyecek kadar yenilecek şey, azık. )

( TÛŞE-İ RÂH: Yol yiyeceği/azığı. )


- YEMEK ISINIRKEN TELEFON ETMEMEK/DALMAMAK


- YEMEK PİŞİRMEK ve/<> SEVGİ

( TABH: Pişirme, pişirilme. | İlâç kaynatma. )

( TABHİYYE: Pişirmek/pişirilmek üzere birine verilen ücret, pişirmelik. )

( TANZÎH: Gereği gibi pişirme/pişirilme. )

( Gönülsüz yapılan aş, ya karın ağrıtır, ya da baş. )


- YEMEK "VERMEK" değil YEMEĞE DAVET ETMEK


- YEMEK YEMEK ile KAHVALTI YAP ile İLK KEZ YEMEK YEMEK ile ÖĞLE YEMEĞİ YE

( EAT vs. EAT BREAKFAST vs. EAT FOR THE FIST TIME vs. EAT LUNCH )

( غذا خوردن ile خوردن ile تناول کردن ile ناشتائي شکستن ile نوبر کردن ile نهار خوردن )

( GHZA KHORDAN ile KHORDAN ile TANAVEL KARDAN ile NASHTAYEY SHKASTAN ile NOBAR KARDAN ile NEHAR KHORDAN )


- YEMEK YİYOR ile ÇOK YEMEK ile YEME GÖRGÜ KURALLARI

( EATING vs. EATING A LOT vs. EATING MANNERS )

( اکل ile خورد و خوراک ile تغذيه ile تناول ile پر خوري ile غذاخوري )

( EKL ile KHORD VE KHORAK ile TAGHZYYEH ile تناول ile PAR KHORY ile GHZAKHORY )


- YEMEK BİRİ(LERİ)YLE (PAYLAŞARAK) YEMEK


- YEMEK ile DAVET


- YEMEK ile/değil/yerine/>< GÜVÂR[Fars.]

( ... İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Hazmı kolay yemek. )


- YEMEK ile/ve/||/<> İLAÇ


- YEMEK ile KEMAN

( Birlikte olmasında bir sorun yoktur fakat yemek esnasında çalınan keman, hem aşçıya hem kemancıya saygısızlıktır. )

( İkisi de başlı başına büyük sanattır. İkisi de çok değerli ve önemlidir. Ayrı ayrı yaşamak daha yerinde olur. )


- YEMEK yerine LOKMA


- YEMEK ile ME'DEBE ile ...

( ... İLE Düğün yemeği. )


- YEMEK ile/> MÜZİK

( Yemek sırasında çalınan keman hem aşçıya, hem de kemancıya saygısızlıktır. )

( TO EAT vs./<> MUSIC )


- YEMEK ile/ve SEVİŞME SONRASI YEMEK


- YEMEK ile YEMEK ODASI

( DINING vs. DINING ROOM )

( غذا خوري ile اطاق پذيرائي ile اطاق ناهار خوري ile اطاق ناهارخوري ile ناهار خوري ile اتاق ناهارخوري )

( GHZA KHORY ile OTAGH PAZYRAYEY ile OTAGH NANPEHAR KHORY ile OTAGH NANPEHARKHORY ile NANPEHAR KHORY ile OTAGH NANPEHARKHORY )


- YEMEK ile ZÎYÂFET

( ... İLE Konuk kabul etme. | Konuğa yedirip içirme, şölen. | Değişik ve karışık olma. )


- YEMEK/LİK ile YEMEKLİ ile YEMEKÇİ/LİK ile YEMEKSİZ/LİK ile YEMEK DUASI ile YEMEK ODASI ile YEMEK BORUSU ile YEMEK DOLABI ile YEMEK MASASI ile YEMEK SALONU ile YEMEK TAKIMI ile YEMEK HİZMETİ ile YEMEK LİSTESİ ile YEMEK TABLASI ile YEMEKLİ VAGON


- YEMENİ ile YEMENLİ ile YEMENİCİ/LİK ile YEMENİLİ


- YEMEYİ (SEVMEK/İSTEMEK)
ile/ve/değil/||/<>
YEMEĞİ (SEVMEK/İSTEMEK)


- YEMİN ile YEMİNLİ/LİK ile YEMİNSİZ/LİK ile YEMİN KASEM ile YEMİN BİLLAH ile YEMİN TÖRENİ


- YEMİNİNE BAKIP KİŞİYE İNANMAK ile/değil/><
KİŞİYE BAKIP YEMİNİNE İNANMAK


- YEMİŞLENMEK ile YEMİŞ/LİK ile YEMİŞLİ ile YEMİŞÇİ/LİK


- YEMLEMEK ile YEMLENMEK


- YEMLİK ile YEMLİKLİ ile YEMLİKSİZ ile YEMLİK ARPA


- YENGE/LİK ile YENGEN ile YENGEÇ ile YENGEÇ DÖNENCESİ


- YENİ ile GERİ (GELMEK)


- YENİ KÖŞK ile YENİ KÖŞK

( Topkapı Sarayı'nda, 4. bahçededir. İLE Yıldız Sarayı bahçesindedir. )

( 1858'de, Sultan Abdülmecid tarafından, Mimar Serkis Balyan'a yaptırılmıştır. İLE ... )


- YENİ SARAY / SARAY-I HÜMÂYÛN / CEDİDE-İ ÂMİRE ile/ve ESKİ SARAY / SARAY-I ATİK

( Topkapı Sarayı. İLE/VE İlk saray. )

( Şu anda müze olarak ziyaret edilebilen, Gülhane Parkı üstündedir. [700 dönümlük bir alanda kurulmuştur.][Yeni Saray adını Fatih Sultan Mehmet vermiştir.] İLE/VE Bayezıd'ta, İstanbul Üniversitesi'nin bulunduğu yerde, Fatih Sultan Mehmet'in, 1457'de İstanbul'u fethinden sonra yaptırdığı saray. )


- YENİ YIL ile ISIK

( ... İLE Yakutlar, Güneş Bayramı olarak, üç gün boyunca, güneş batmadan önce kutlanan, günün en uzun olduğu Haziran'ın 21 - 22'sini yeni yıl olarak kabul etmektelerdir.[ISIK, "ışık, hayat, yaz, gün, mutluluk gibi birden fazla anlama gelmektedir. Uyku ve ölüm ile özdeşleştirdikleri hareketsiz kış aylarının bitişini müjdeliyor.] )


- YENİÇERİ/LİK ile YENİÇERİ AĞASI


- YENİDEN DİRİL(T)MEK ile/değil YENİDEN CANLANDIRMAK

( [not] RESURRECTION vs./but RE-ANIMATION )


- YENİDEN ÜRETMEK ile/ve/<> ÇOĞALTMAK


- YENİK ile YENİK/MAĞLUP[Ar.]

( Yenmiş, aşınmış. | Bir hayvanın ya da böceğin, bir şeyi yiyerek onda bıraktığı iz. İLE Savaş ya da yarışmada yenilmiş. | Güçsüz, çaresiz. )


- YENİLEMEK ile MOBİLYACI

( FURBISH vs. FURBISHER )

( کردن در ile صيقل گر )

( KARDAN DAR ile SEYGHAL GAR )


- YENİLEMEK ile YİNELEMEK/TEKRARLAMAK


- YENİLEŞİM ile YENİLEŞİMCİ/LİK


- YENİLİK YAPMAK ile YENİLİKÇİ ile YENİLİK ile YENİLİKÇİ ile YENİLİKÇİ BİR ŞEKİLDE ile YENİLİKÇİ

( INNOVATE vs. INNOVATED vs. INNOVATION vs. INNOVATIVE vs. INNOVATIVELY vs. INNOVATOR )

( بدعت گذاردن ile چيزتازه آوردن ile نو آوري کردن ile نوآيين ile بدعتکاري ile نوآورده ile نو آوري ile ابتکار ile بدعت ile ابداع ile نوآوري ile نوآورد ile با ابتکار ile ابتکاري ile مبتکراً ile نو آور ile بدعتکار ile بدعت گذار )

( BEDAT GOZARDAN ile CHYZETAZEH AVARDAN ile NO AVARY KARDAN ile نوآيين ile BEDATKARY ile NOAVARDEH ile NO AVARY ile EBTEKAR ile BEDAT ile EBDA ile NOAVARY ile NOAVARD ile BA EBTEKAR ile ابتکاري ile MOBTEKRAN ile NO AVAR ile بدعتکار ile BEDAT GOZAR )


- YENİLİK ile/ve/||/<> DEVRİM


- YENİLİK ile/ve/||/<>/> İLERLEME


- YENİLİR-YUTULUR (BİR SÖZ ETMEMEK/OLMAMAK)


- YENİLME ile YENİLMEZLİK


- YENİLMEZLİK ile YENİLMEZ

( INVINCIBILITY vs. INVINCIBLE )

( شکست ناپذيري ile روئين تن ile مغلوب نشدني ile شکست ناپذير )

( SHKAST NAPAZYRY ile روئين تن ile MOGHLUB NESHODANY ile SHKAST NAPAZYR )


- YENİLMEZLİK ile YENİLMEZ ile KUSURSUZ ile SAVUNULAMAZ

( INDEFEASIBILITY vs. INDEFEASIBLE vs. INDEFECTIBLE vs. INDEFENSIBLE )

( الغاء نشدني ile لغو نکردني ile فسخ ناپذير ile عيب نکردني ile غيرقابل اعتذار )

( ELEGHA NESHODANY ile LAGHO NAKARDANY ile FOSKH NAPAZYR ile EYBE NAKARDANY ile GHYRAGHABEL ETEZAR )


- YENİŞMEK ile YENİŞEBİLMEK