K ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 25.383 başlık/FaRk ile birlikte,
25.383 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(98/103)
- YAPICI/LIK ve/||/<>/>/< YAPILANDIRICI/LIK
- YAPILABİLECEKLERİ:
ÖTELEMEK ile/değil/yerine/>< İTELEMEK
- YAP(IL)ABİLİTE değil YAPILABİLİRLİK
- YAPILACAK BİRŞEY YOK ile YAPILACAK FAZLA BİRŞEY YOK
- YAPILACAK ile/ve YAPILABİLECEK
( Yapılan her şey sizin tarafınızdan, yani evrensel ve tükenmez enerji tarafından yapılır. )
( GOING TO DO vs./and SHOULD TO DO
Whatever is done, is done by you, the universal and inexhaustible energy. )
- YAPILACAK ile YAPILABİLECEK
( GOING TO DO vs. SHOULD TO DO )
- YAPILAMAZLIK ile/ve/değil/||/=/<>/< MANTIKDIŞILIK
- YAPINCAK ile (KINALI) YAPINCAK
( Soğuk havada, açıkta bırakılan atlara örtülen, uzun tüylü kebe/kepenek. İLE Seyrek taneli, kırmızı benekli bir tür üzüm, kınalı yapıncak. )
- YAPINTI ile YAPINTICI/LIK ile YAPINTILI ile YAPINTISAL
- YAPIP-ETMEK
- YAPISAL BULANIKLIK ile ...
( STRUCTURAL AMBIGUITY )
- YAPISALCILIK = STRUCTURALISM[İng.] = STRUCTURALISME[Fr.] = STRUKTURALISMUS[Alm.] = STRUCTURA[Lat.]
- YAPIŞIK ile/değil/yerine BAĞLI
- YAPIŞIK ile YAPIŞIKLIK
( CONGLUTINATE vs. CONGLUTINATION )
( بهم چسباندن ile بهم چسبيدن )
( BACPAM CHASBANDAN ile BACPAM CHASBYDAN )
- YAPIŞIK/LIK ile YAPIŞICI SAP ile YAPIŞIK ÇENELİLER
- YAPIŞKAN/LIK ile YAPIŞKAN OTU ile YAPIŞKAN BALIĞI
- YAPIŞMA ile YAPIŞTIRICI ile YAPIŞKANLIK
( ADHESION vs. ADHESIVE vs. ADHESIVENESS )
( دوسيدگي ile قبول عضويت ile کشش سطحي ile ملتصق ile چسبناک ile چسبنده ile چسبندگي ile چسبيدگي )
( دوسيدگي ile GHABOL OZVYT ile KESHESH SATHY ile ملتصق ile CHASBNAK ile CHASBANDEH ile CHASBANDEGY ile CHASBYDEGY )
- YAPIŞMAK ile BİNDİRMEK
- YAPIŞMAK ile SİNMEK
- YAPIŞMAK ile SİNMEK
- YAPIŞTIRICI ile LAK
( ... İLE Amerikan elmasından çıkan yapışkan sıvı. )
- YAPIŞTIRMAK ile "YAPIŞTIRMAK"
- YAPIŞTIRTMAK ile YAPIŞTIRABİLMEK ile YAPIŞTIRIVERMEK ile YAPIŞTIRICI/LIK
- YAPMA!:
EMİR değil KOLAYLAŞTIRMAK/HIZLANDIRMAK
( Bilenlerin/tecrübelilerin/büyüklerin, "... Yapma!/Etme!" sözleri/öğütleri, bir yasak/engel/kısıtlama değil yapılmayacakların kolay ve daha az olmasından dolayı, tecrübelerinden yararlanılmasını istedikleri içindir. Hemen buyruk/emir olarak algılanıp tepki göstermemekte yarar vardır! )
- YAPMA!:
SUSACAKKEN KONUŞMAK ve/||/<> KONUŞACAKKEN SUSMAK
- YAPMACIK OLUP "SEVİLMEK" ile/değil/yerine/>< KENDİN OLUP BEĞENİLMEMEK
- YAPMACIK ile/ve/<> ABARTI
- YAPMACIK ile YAPMACIKLI ile YAPMACIKSIZ ile YAPMACIK GÖRÜNÜMÜ
- YAPMACIKLIK ile/ve GÖSTERMELİK
- YAPMACIK/LIK ile/ve/<> "ZORLAMA"
- YAPMADIĞIN ile/ve/değil EŞİK
- YAPMAK değil/yerine/=
- YAPMAK ile ETMEK
( Batı dillerinden gelen sözcüklere kullanılan. İLE Doğu dillerinden gelen sözcüklere kullanılan. [İstisnalar hariç!] )
- YAPMAK ile/ve/değil/yerine/<> GERÇEKLEŞTİRMEK
- YAPMAK ile/ve/değil/yerine/=/||/<> OLMAK
( Yapmak, olmaktır; olmak, yapmaktır. )
( TO DO is TO BE, TO BE is TO DO )
( [not] TO DO vs./and/but/=/||/<> TO BE
TO BE instead of TO DO )
- YAPMAK ile/ve OLUŞTURMAK
- YAPMAK ve SUSMAK
( Yaşamla tek buluşma noktamız, yapmak/eylem; kişiyle/insanla tek buluşma noktamız susmak/susabilmektir. )
- YAPMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> UYGULAMAK
- YAPMAK ile/ve/değil/yerine YAPILANDIRMAK
- YAPMAK ile/ve/||/<>/< YAPILANDIRMAK
- YAPMAK ile YAPMA DİL ile YAPMA UYDU ile YAPMA GÜBRE ile YAPMA ÇİÇEK
- YAPMAK ile/ve/yerine YAŞAMAK
( TO DO vs./and TO LIVE
TO LIVE instead of TO DO )
- YAPMAK ile/değil YÜRÜTMEK
- YAPMAMAK ile YAPAMAMAK
- YAPMAYACAĞIM ŞEY/İŞ YOK ile/değil/yerine YAPAMAYACAĞIM ŞEY/İŞ YOK
- ... YAPMAYA ÇALIŞMAK ile/ve/değil/yerine ÇABA
- YAPRAK ve AYA
( ... VE Yaprakların düz ve parlak yanı. )
- YAPRAK ve BALSIRA
( ... VE Yaprak üzerindeki küf. )
- YAPRAK ile DAĞ YAPRAĞI
- YAPRAK ile/ve GAZEL/KAZEL
( ... İLE/VE Sonbaharda kuruyan ağaç yaprağı. )
- YAPRAK ile/ve/değil/||/<> HAYVAN
(
)
- YAPRAK ile/ve İBRE
( ... İLE/VE Çam, ardıç, sedir gibi ağaçların yaprağı. )
( BERG ile/ve ... )
- YAPRAK ile/değil İĞNEYAPRAK
( ... İLE/DEĞİL Çam türlerinde görülen, ince uzun, sivri uclu yaprak. )
- YAPRAK ile LABADA/EFELİK/EFELEK
( ... İLE Karabuğdaygillerden, dere kıyılarında, sulak çayırlarda, kendiliğinden yetişen ve yaprakları, sebze olarak kullanılan bir bitki. )
( ... cum RUMEX PETIENTIA )
- YAPRAK ile MEYVEYAPRAK
( ... İLE Çiçeğin, döllenmeden sonra yemişi oluşturan yaprağı. )
- YAPRAK ve/<> MIZRAK
- YAPRAK ile OYMALI YAPRAK
( ... İLE Meşe yaprağı gibi kenarları, girintili çıkıntılı olan yaprak. )
- YAPRAK = VARAK = FEUILLE
- YAPRAK ile YAPRACIK
( ... İLE Küçük yaprak. )
- YAPRAK ile YAPRAKSIZ
( LEAF vs. LEAFLESS )
( برگ ile برگ دادن ile بي برگ )
( BARG ile BARG DADAN ile BEY BARG )
- YAPRAKÇIK ile YAPRAKÇIKLI
- YAPRAKLAR = EVRÂK = FEUILLES
- YAPRAKLARDA:
TAÇ ile/ve ÇANAK
- YAPSAT ile YAPSATÇI/LIK
- YAPTIĞIN İŞİ SEVMEK ile/ve/||/<>/>/< SEVDİĞİN İŞİ YAPMAK
- YAPTIĞIN ile/ve/değil EŞİK
- YAPTIĞINI "ÖVMEK" değil/ne yazık ki/> YAPTIĞINI YIKMAK
- YAPTIKLARINI, "SEVMEYE ÇALIŞMAK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SEVDİKLERİNİ YAPMAYA ÇALIŞMAK
- YAPTIRIM ile/değil/yerine TEŞVİK
- YAPTIRIM ile YAPTIRIMCI/LIK ile YAPTIRIMLI ile YAPTIRIMSIZ ile YAPTIRIM GÜCÜ
- YAPTIRMAK ile YAPTIRTMAK ile YAPTIRILMAK ile YAPTIRABİLMEK ile YAPTIRTABİLMEK
- YAR/UÇURUM OLMAK ile/değil/yerine/>< YÂR OLMAK
- YARA-BERE (İÇİNDE OLMAK/KALMAK)
- YARA OLMAK ile/değil/yerine/>< YAR OLMAK
- YARADAN ile YARADANCI/LIK
- YARADANCILIK = DEISM[İng.] = DÉISME[Fr.] = DEISMUS[Alm.] = DEUS[Lat.]
- YARAK ile YARAK ile YARAK
( Hazırlık. İLE Silah. İLE Penis. )
- YARALAMAK ile YARALI
( INJURE vs. INJURED )
( مجروح کردن ile صدمه زدن ile زخمي کردن ile آسيب زدن ile ايراد جرح کردن ile ناقص کردن ile مصدوم ile آسيب ديده ile زخمناک ile گزند يافتن )
( MOJRUH KARDAN ile SADAMEH ZADAN ile ZAKHAMY KARDAN ile ASYBE ZADAN ile AYRAD JARH KARDAN ile NAGHS KARDAN ile MASDUM ile ASYBE DYDAH ile ZAKHAMNAK ile GOZAND YAFTAN )
- YARALANMAK / YARALANABİLİR/LİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> YARARLANMAK / YARARLANILABİLİR/LİK
- YARALANMA/TRAVMA:
PSİKOJENİK ile/ve/||/<> VAROLUŞSAL ile/ve/||/<> BAĞLANMA ile/ve/||/<> KAYIP ile/ve/||/<> BAĞLANMA DÜZENİ/SİSTEMİ
( bkz. FRANZ RUPPERT )
- YARALAR:
KESİK ile/ve/||/<> DELİCİ ile/ve/||/<> EZİKLİ ile/ve/||/<> PARÇALI ile/ve/||/<> KİRLİ(ENFEKTE)
( - Bir travma sonucu deri ya da mukozanın bütünlüğünün bozulmasıdır.
- Aynı zamanda, kan damarları, kas ve sinir gibi yapılar etkilenebilir.
- Derinin koruma özelliği bozulacağından, enfeksiyon riski artar. )
( Bıçak, çakı, cam gibi kesici aletlerle oluşur.[Genellikle basit yaralardır. Derinlikleri kolay belirlenir.] İLE/VE/||/<> Uzun ve sivri aletlerle oluşan yaralardır.[Yüzey üzerinde derinlik hakimdir. Tetanos tehlikesi vardır.] İLE/VE/||/<> Taş yumruk sopa gibi etkenlerin şiddetli olarak çarpmasıyla oluşan yaralardır. İLE/VE/||/<> Dokular üzerinde bir çekme etkisi ile oluşue. Doku ile ilgili tüm örgen, saçlı deri de zarar görebilir. İLE/VE/||/<> Mikrop kapma olasılığı bulunan yaralardır. | Gecikmiş yaralar.[6 saatten fazla] | Dikişleri ayrılmış yaralar. | Kenarları düzgün olmayan yaralar. | Çok kirli ve derin yaralar. | Ateşli silah yaraları. | Isırma ve sokma ile oluşan yaralar. )
( [Ciddi yaralanmalar]
- Kenarları birleşmeyen ve ya 2-3 cm. olan yaralar.
- Kanaması durdurulamayan yaralar.
- Kas ya da kemiğin göründüğü yaralar.
- Delici aletlerle oluşan yaralar.
- Yabancı nesne saplanmış olan yaralar.
- İnsan ya da hayvan ısırıkları.
- Görünürde iz bırakma olasılığı bulunan yaralar. )
( [İlk yardım]
- Yaraya saplanan yabancı nesneler çıkarılmaz.
- Yara içi kurcalanmamalıdır.
- Yarada kanama varsa durdurulur.
- Yara, temiz bir bezle örtülür.
- Yara üzerine bandaj uygulanır.
- Tıbbî yardım istenir[112]. )
- YARALI KİMLİK ile/ve/||/<> YAŞAMDA KALAN
( Kendini koruyacak kadar. )
- YARALI/HASTA TAŞIMADA:
OMUZ DESTEĞİ ile/ve/||/<> KUCAKTA ile/ve/||/<> SIRTTA ile/ve/||/<> OMUZDA(İTFAİYECİ YÖNTEMİ) ile/ve/||/<> ELLERİN ÜZERİNDE[ALTIN BEŞİK] ile/ve/||/<> KOL VE BACAKLARDAN TUTARAK ile/ve/||/<> SANDALYE İLE ile/ve/||/<> BATTANİYEDEN SEDYE YAPARAK ile/ve/||/<> KAŞIK ile/ve/||/<> KÖPRÜ ile/ve/||/<> KARŞILIKLI DURARAK ile/ve/||/<> RENTEK
( Hasta/yaralı taşınmasında ilk yardımcı, kendi sağlığını riske sokmamalıdır.
Gereksiz zorlama ve yaralanmalara engel olmak için aşağıdaki kurallara uygun davranmalıdır:
- Hastaya/yaralıya yakın mesafede çalışılmalıdır.
- Daha uzun ve güçlü kas öbekleri kullanılmalıdır.
- Sırtın gerginliğini korumak için dizler ve kalçalar bükülmelidir.[Omurilik yaralanmaları riskini azaltır].
- Yerden destek alacak biçimde iki ayağı da kullanarak, biri ötekinden biraz öne yerleştirilmelidir.
- Kalkarken, ağırlığı, kalça kaslarına vererek dizler en uygun biçimde doğrultulmalıdır.
- Baş, her zaman düz tutulmalı, eşit ve düzgün bir biçimde hareket ettirilmelidir.
- Yavaş ve düzgün adımlarla yürünmeli ve adımlar omuzdan daha geniş olmamalıdır.
- Ağırlık kaldırırken, karın, düzgün tutulup kalça kasılmalıdır.
- Omuzlar, leğen kemiğinin ve omuriliğin sırasında tutulmalıdır.
- Yön değiştirirken, ani dönme ve bükülmelerden kaçınılmalıdır.
- Hasta/yaralı, olabildiğince az hareket ettirilmelidir.
- Hasta/yaralı, baş-boyun-gövde ekseni esas alınarak, en az 6 destek noktasından kavranmalıdır.
- Tüm hareketleri yönlendirecek sorumlu bir kişi olmalıdır. Bu kişi, hareketler için gereken yönergeleri["Dikkat! Kaldırıyoruz!" gibi] vermelidir. Bu kişi, genellikle, ağırlığın en fazla olduğu ve en fazla dikkat edilmesi gereken bölge olan baş ve boyun bölümünü tutan kişi olmalıdır.
- Hasta/yaralı taşınırken mükemmel bir takım çalışması gerekmektedir. )
( [Acil taşıma teknikleri]
- Genel bir kural olarak, hasta/yaralının yeri değiştirilmemeli ve dokunulmamalıdır. Olağanüstü bir tehlike söz konusuysa, taşıdığı her türlü riske karşın acil taşıma zorunludur.
- En kısa sürede, yaralılar, güvenli bir yere taşınmalıdır.
)
( OMUZDAN DESTEK OLARAK

ile/ve/||/<>
KUCAKTA

ile/ve/||/<>
SIRTTA

ile/ve/||/<>
OMUZDA

ile/ve/||/<>
ALTIN BEŞİK TEKNİĞİ

ile/ve/||/<>
KOL VE BACAKLARDAN TUTARAK

ile/ve/||/<>
SANDALYE İLE

ile/ve/||/<>
SEDYE İLE

ile/ve/||/<>
BATTANİYE İLE

ile/ve/||/<>
KAŞIK TEKNİĞİ

- Bu teknik, hastaya/yaralıya, sadece bir taraftan ulaşılması durumunda üç ilk yardımcı tarafından uygulanır.
- İlk yardımcılar, hastanın/yaralının tek bir yanında, bir dizleri yerde olacak biçimde diz çökerler.
- Hasta/yaralının elleri göğsünde birleştirilir.
- Birinci ilk yardımcı, baş ve omzundan, ikinci ilk yardımcı, sırtının alt bölümü ve uyluğundan, üçüncü ilk yardımcı, dizlerinin altından ve bileklerinden kavrar. Daha sonra kendi ellerini hastanın/yaralının gövdesinin altından geçirerek kavrar.
- Başını ve omzunu tutan birinci ilk yardımcının yönergesi ile tüm ilk yardımcılar aynı anda hastayı/yaralıyı kaldırarak dizlerinin üzerine koyar.
- Aynı anda tek bir hareketle hastayı/yaralıyı göğüslerine doğru çevirirler.
Sonra uyumlu bir biçimde ayağa kalkar ve aynı anda düzgün bir biçimde sedyeye koyarlar.
ile/ve/||/<>
KÖPRÜ TEKNİĞİ

- Hastaya/yaralıya, iki taraftan ulaşılması durumunda dört ilk yardımcı tarafından yapılır.
- İlk yardımcılar, bacaklarını açıp hastanın/yaralının üzerine hafifçe çömelerek yerleşirler.
- Birinci ilk yardımcı, başı koruyacak biçimde, omuz ve ensesinden, ikinci ilk yardımcı, kalçalarından, üçüncü ilk yardımcı da dizlerinin altından tutar.
- Birinci ilk yardımcının yönergesi ile üç ilk yardımcı hastayı kaldırır.
- Dördüncü ilk yardımcı, sedyeyi arkadaşlarının bacakları arasına iterek yerleştirir ve hasta/yaralı, sedyenin üzerine konulur.
ile/ve/||/<>
KARŞILIKLI DURARAK

- Omurga yaralanmalarında ve kuşkusunda kullanılır. Üç ilk yardımcı tarafından uygulanır.
- İki ilk yardımcı, hastanın/yaralının göğüs hizasında karşılıklı diz çöker. Üçüncü ilk yardımcı, hastanın/yaralının dizleri hizasında diz çöker.
- Hastanın/yaralının kolları, göğsünün üzerinde birleştirilerek, düz yatması sağlanır.
- Baş bölümündeki ilk yardımcılar, kollarını baş-boyun eksenini koruyacak biçimde hastanın/yaralının sırtına yerleştirirler.
- Hastanın/yaralının dizleri hizasındaki üçüncü ilk yardımcı, kollarını açarak hastanın/yaralının bacaklarını düz olacak biçimde kavrar. Verilen yönergeyle tüm ilk yardımcılar hasta/yaralıyı düz olarak kaldırarak sedyeye yerleştirir.
ile/ve/||/<>
RENTEK TEKNİĞİ/MANEVRASI
- Kaza ortamı değerlendirilir; patlama, yangın tehlikesi belirlenir, çevre ve ilk yardımcının kendi güvenliği sağlanır.
- Hastanın/yaralının omuzlarına hafifçe dokunarak ve "iyi misiniz?" diye sorarak bilinci kontrol edilir, çevrede birileri varsa 112'yi araması istenir.
- Hastanın/yaralının solunum yapıp yapmadığı gözlemlenir[göğüs hareketleri izlenir].
- Eğer solunum yok ise, hastanın/yaralının ayaklarının pedala sıkışmadığından emin olunur; emniyet kemeri açılır.
- Hastaya/yaralıya yan tarafından yaklaşılır ve bir elle kolu, öteki elle de çenesi kavranarak kafamızın da desteğiyle boynu sabitlenir.[Hafif hareketle]
- Baş-boyun-gövde hizasını bozmadan, araçtan dışarı çekilir.
- Hasta/yaralı, yavaşça yere ya da sedyeye yerleştirilir.
[Kaza geçirmiş yaralı bir kişiyi eğer bir tehlike söz konusu ise omurgaya zarar vermeden çıkarmada kullanılır. Bu uygulama solunum durması; yangın tehlikesi, patlama gibi tehlikeli durumlarda uygulanır.] )
- YARAMAK/YARAMAZ ile/değil YETMEZ/YETMEK
- YARAMAK ile MEVCUT
( AVAIL vs. AVAILABLE )
( بکار خوردن ile سودمند بودن ile قابل دريافت ile در دست ile فراهم ile دسترس ile موجود ile دست ياب )
( BEKAR KHORDAN ile SOODMAND BODAN ile GHABEL DARYAFT ile DAR DAST ile FARANPAM ile DASTERES ile MOJOD ile DAST YAB )
- YARAMAZ ile BASTIBACAK
( ... İLE Bacakları kısa ya da çarpık olan. | Yaramaz, haylaz çocuk. )
- YARAMAZLAŞMAK ile YARAMA ile YARAMAZ/LIK ile YARAMAZCA
- YÂRÂN[Fars. < YÂR]/YÂREN ile YARAN ile YARAĞIN
( Dostlar. | Bir erek çevresinde toplanmış ya da aynı ereği güttükleri için biraraya gelmiş olanların tümü. İLE Yarma işlemini/eylemini gerçekleştiren kişi. )
- YARANMAK ile YARANDIRMAK ile YARANABİLMEK ile YARAN
- YARANMAK ile/ve YARAŞMAK
- YARAR ile/||/<> MUTLULUK
( En fazla mutluluk ilkesi )
( Tu Youyou tarafından 1863 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1806-1873) (Ülke: İngiltere) (Alan: Felsefe, Ekonomi) (Önemli katkıları: Faydacılık, özgürlük üzerine) (Nobel: 2015) )
- YARARCILIK ile/değil İNSAN-I KÂMİL
- YARARLANILMAK ile YARARLANDIRILMAK
- YARARLANMAK ile YARARLANDIRMAK ile YARARLANABİLMEK ile YARAR/LIK ile YARARCI/LIK ile YARARLI/LIK ile YARARSIZ/LIK ile YARARSIZCA
- YARARLI/LIK ile/ve/<> ANLAMLI/LIK
( USEFUL/NESS vs./and/<> MEANINGFUL/NESS )
- YARARLILIK ile/ve/<>/< HESAPLANABİLİRLİK
- YARARLI/LIK ile/ve/||/<> İŞ GÖRME/GÖREN
- YARAR(LI)/LIK ile KAZANÇ(LI)/LIK
( BENEFICIAL[NESS] vs. HAVING PROFITED[NESS] )
- YARAR/LI/LIK ile/ve/||/<>/> ONUR/LU/LUK
- YARASA ile GÖZÜNÜ KIRPMAK ile MEYİLLİ ile PİL
( BAT vs. BAT AN EYELID vs. BATTER vs. BATTERY )
( شبپره ile پارهآجر ile چوکان زدن ile خفاش ile چوگاندار ile نيمه يا چوب ile خم به ابرو آوردن ile پي درپي زدن ile باتري ile باطري )
( SHBEPAREH ile PARECAJER ile CHOKAN ZADAN ile KHAFASH ile CHOGANDAR ile NEYMAH YA CHUB ile KHAM BAH EBRO AVARDAN ile PEY DARPY ZADAN ile BATARY ile BATERY )
- YARAŞIK ile YARAŞIKLI ile YARAŞIKSIZ
- YARAŞMAK ile YARAŞTIRMAK ile YARAŞ
- YARATICI GÜÇ ile YARATICI ile YARATMAK ile KARGAŞA YARATMAK ile ATEŞ YARATMAK ile SÖYLENTİ YARATMAK ile KARGAŞA YARATMAK ile YARATILDI ile YARATILIŞ ile YARATICI ile YARATICILIK ile RUHUN YARATICISI
( CREATIVE POWER vs. CREATOR vs. CREATE vs. CREATE AN UPROAR vs. CREATE FIRE vs. CREATE RUMOR vs. CREATE UPROAR vs. CREATED vs. CREATION vs. CREATIVE vs. CREATIVENESS vs. CREATOR OF SOUL )
( ايجاد کردن ile به وجود آوردن ile پديد آوردن ile خلقت کردن ile خلق کردن ile خلل رساندن ile آفريدن ile بوجود آوردن ile دادوبيداد کردآن ile آتش بر پا کردن ile حرف در آوردن ile جنجال بر انگيختن ile حادث ile آفريده ile آفرينش ile خلقت ile ايجاد ile تکوين ile خلق ile خلاق ile خلاقه ile خالقيت ile قدرت ابداع ile جان آفرين ile آفريدگار ile صانع ile آفريننده ile جانافرين ile خالق ile مبدع )
( AYJAD KARDAN ile BAH VOJUD AVARDAN ile PADYD AVARDAN ile KHALGHT KARDAN ile KHALGH KARDAN ile KHLEL RESANDAN ile AFARYDAN ile BOJOD AVARDAN ile DADOBYDAD KARDAN ile ATASH BAR PA KARDAN ile HARF DAR AVARDAN ile JANJAL BAR ENGYKHTAN ile HADES ile AFARYDAH ile AFARYNESH ile KHALGHT ile AYJAD ile TAKOYNE ile KHALGH ile KHLAGH ile KHLAGHEH ile KHALGHYT ile GHODRAT EBDA ile JAN AFARYNE ile AFARYDEGAR ile SANE ile AFARYNANDEH ile JANAFERYNE ile KHALGH ile MOBDE )
- YARATICI İMGELEM ile/ve/<> KAVRAMSALLIK/GÖRÜNÜRLÜK
( MUHAYYİLE ile/ve/<> NAZARİYE )
- YARATICI/LIK ve BİLGE/LİK
( TO CREATE and WISDOM )
- YARATICILIK ile/ve CANLANDIRMAK ile/ve HAREKET KATMAK
( Kuralları önce bilmek, sonra [yeri geldiğinde ve gerektiğince] unutmak/unutabilmek gerek! )
- YARATICI/LIK ile/ve/||/<> ÇÖZÜMCÜ/LÜK
- YARATICILIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< FARKLILIK
- YARATICILIK ile/>< USTALIK
- YARATICILIK ile YENİLİK/TİCARİLEŞTİRME
( CREATION vs. INNOVATION )
- YARATIK ile YARATIKLAR
( CREATURE vs. CREATURES )
( خلق ile موجود ile مخلوق ile آفريده ile مکنونات ile مخلوقات ile خلايق ile انام ile ماخلق الله )
( KHALGH ile MOJOD ile MOKHLOGH ile AFARYDAH ile MOKNONAT ile MOKHLOGHAT ile KHLAYGH ile انام ile ماخلق الله )
- YARATIM ile YARATIMCI/LIK ile YARATIMSAL
- YARATMAK:
YOKTAN değil BİÇİMLENDİRMEK
- YARATMAK ile/ve/değil/||/<>/>/< BESLEMEK
- YARATMAK ile/ve DÖNÜŞTÜRMEK
( TO CREATE vs./and TO TRANSFORM )
- YARATMAK ile HALK ETMEK
( Yoktan var etmek. İLE Vardan var etmek. )
- YARATMAK ile NEDEN/VESİLE OLMAK
- YARATMAK değil/yerine (OLANI) DEĞİŞTİRMEK
- YARATMAK ile YARATILMAK ile YARATABİLMEK ile YARATIVERMEK ile YARATI ile YARATICI/LIK
- YARATMAK ile/ve/değil/||/<>/< YAŞATMAK
- YARAYI DEŞMEK ile/ve/||/<> SIKINTIYI PERÇİNLEMEK
- YARAYI(/NIN ÜSTÜNÜ) KAŞIMAK değil/yerine YARANIN ETRAFINI KAŞIMAK
( [not] ITCHING THE WOUND but/instead of ITCHING ARROUND THE WOUND )
- YARAYIŞ ile YARAYIŞLI/LIK ile YARAYIŞSIZ/LIK
- YARDA ile YARDAK ile YARDAKÇI/LIK
- YARDIM DİLENMEK ile/değil KONUŞMAK
( İSTİANE: Yardım isteme. )
- YARDIM EDİLMİŞ YOKSULLAR ile/değil/yerine ORTADAN KALDIRILMIŞ YOKSULLUK
( Kabul edilemeyecek olmasına karşın ne yazık ki, "istenilen", desteklenen, beklenilen, göz yumulan, gözardı edilen. İLE/DEĞİL/YERİNE İstediğimiz, her birimizin ayrı ayrı ve/ya da hep birlikte taşın altına elini koyarak gerçekleştirmesi gereken. )
- YARDIM ETMEK ile YARDIM ile YARDIM ARAYIŞI ile ASİSTAN ile KOMİSER YARDIMCISI ile MÜDÜR YARDIMCISI ile DEVRİYE LİDERİ YARDIMCISI ile YARDIMCI DOÇENT ile MÜFETTİŞ YARDIMCISI
( ASSIST vs. ASSISTANCE vs. ASSISTANCE SEEKING vs. ASSISTANT vs. ASSISTANT COMMISSIONER vs. ASSISTANT MANAGER vs. ASSISTANT PATROL LEADER vs. ASSISTANT PROFESSOR vs. ASSISTANT SUPERINTENDENT )
( مراعات حال کردن ile ياري نمودن ile اعانه دادن ile اعانه کردن ile مساعدت کردن ile استعانت دادن ile ياري کردن ile معاونت کردن ile دستياري ile معونت ile مدد ile ياري ile همراهي ile پيمردي ile مساعدت ile غياث ile اعانت ile نصر ile معاونت ile مددکاري ile دست ياري ile معتضد ile همياور ile معين ile معاظد ile نيب ile معاون ile کمک ile ياور ile دستيار ile نصير ile مددکار ile دست يار ile يار ile بهريار ile معاون رئيس اداره ile جوخه يار ile استاديار ile ناظم مدرسه )
( MARAAT HAL KARDAN ile YARY NEMUDAN ile EANEH DADAN ile EANEH KARDAN ile MOSAEDAT KARDAN ile ESTEANT DADAN ile YARY KARDAN ile MOAVENT KARDAN ile DASTYARY ile معونت ile مدد ile YARY ile CPEHMARAHY ile PEYMARDY ile MOSAEDAT ile GHYAS ile EANT ile NASR ile MOAVENT ile MADADKARY ile DAST YARY ile MOTAZED ile NPAMYOR ile MAYNE ile معاظد ile نيب ile MOAVAN ile KAMAK ile YOR ile DASTYAR ile نصير ile MADADKAR ile DAST YAR ile YAR ile بهريار ile MOAVAN REYS EDAREH ile JOOKHEH YAR ile ESTADYAR ile NAZEM MADRESEH )
- YARDIM ile/ve/||/<> DESTEK
- YARDIM ile YARDIMCI ile YARDIMSEVER ile YARDIM ETMEK ile YARDIM ETMEK ile ÇARESİZ ile ÇARESİZLİK
( HELP vs. HELPER vs. HELPFUL vs. HELPING vs. HELPING OUT vs. HELPLESS vs. HELPLESSNESS )
( دستگيري ile کمک ile معونت ile پايمرد ile امداد ile نصرت ile غياث ile عون ile مدد ile مدد رساندن ile معاضدت ile ياري ile امداد کردن ile استعانت ile مساعدت کردن ile معظدت کردن ile بداد رسيدن ile معاضدت کردن ile کمک کردن ile استعانت دادن ile ياري نمودن ile ياري کردن ile کمک دادن ile مدد کردن ile کارگشا ile مغيث ile ياور ile نصير ile بردست ile هم دست ile منتصر ile کمک کننده ile ممد ile پرس ile کارگشايي ile زله ile بي چاره ile مستاصل ile ويلان ile ناگزير ile فرومانده ile عاجز ile درمانده ile ناچاري ile درماندگي )
( DASTGYRY ile KAMAK ile معونت ile PAYMARD ile EMDAD ile NASRAT ile GHYAS ile ON ile مدد ile MADAD RESANDAN ile MOAZEDAT ile YARY ile EMDAD KARDAN ile ESTEANT ile MOSAEDAT KARDAN ile MOAZADAT KARDAN ile BEDAD RESYDAN ile MOAZEDAT KARDAN ile KAMAK KARDAN ile ESTEANT DADAN ile YARY NEMUDAN ile YARY KARDAN ile KAMAK DADAN ile MADAD KARDAN ile KARGASHA ile مغيث ile YOR ile نصير ile BARDAST ile NPAM DAST ile MONTESR ile KAMAK KONANDEH ile MAMAD ile PORS ile KARGASHAYY ile زله ile BEY CHAREH ile MOSTASL ile VEYLAN ile NAGZYR ile FOROMANDEH ile AJZ ile DARMANDEH ile ناچاري ile DARMANDEGY )
- YARDIM ile/ve/<> YATAKLIK
- YARDIMCI OLMAK ile ARACI/VESİLE OLMAK
- YARDIMCI OLMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< EŞLİK ETMEK
- YARDIMCI OLMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< FIRSAT VERMEK
( Tekrarlanması gereken yardım, yardım değildir. )
( Yapılmaya değer tek yardım, yardıma gereksinim duymaktan kurtuluşu sağlamaktır. )
( Bizi, insan yapacak olan, berraklık ve yardımseverliktir. )
( En önemli yardımcı, gerçeğin, içimizde bulunuşudur. )
( The main thing that helps is to have reality within. )
( 
Bunu mu istiyorsunuz?
• Çocuğunuz...
– Varsın, bir çivi bile çakamasın... Ama dersleri iyi olsun.
– Varsın, omuzlarda cenaze taşıyanlara bön bön baksın... Ama matematiği düzgün olsun.
– Varsın, evin çalan telefonuna cevap veremesin... Ama notları yüksek olsun.
– Varsın, eve gelen misafirlerinizle üç kelime konuşamasın... Ama fen lisesine gitmiş olsun.
– Varsın, ağlayan bir çocuk görünce ona gülsün... Ama sınıfın birincisi olsun.
– Varsın, kendinin fazladan harçlığı olduğu halde; kantinden simit alamayan çocuklarla alay etsin... Ama öğretmenlerinin gözdesi olsun.
– Varsın, başını okşayıp hatırını soran bir yetişkine dönüp; “Ya siz nasılsınız?” diyemesin... Ama yabancı dili mükemmel olsun.
– Varsın, oyun arkadaşları olmasın... Ama sınavlarda “on” çeksin.
– Varsın;
– Taziye nedir, bilmesin,
– "Başın sağ olsun" ne demek, anlamasın,
– "Geçmiş olsun" kime denir, niçin denir, haberi olmasın,
– "Uğurlar olsun", ne anlama gelir farkında olmasın,
– Ama... Karneleri süper olsun.
– Evet… Varsın, tek dostu olmasın... Ama iyi gelir getiren bir mesleği olsun...
Üstün Dökmen )
( [not] TO HELP vs./and/but/||/<>/>< TO GIVE AN OPPORTUNITY
TO GIVE AN OPPORTUNITY instead of TO HELP )
- YARDIMCI OLMAK ile/ve/<> KOLAYLIK SAĞLAMAK/SUNMAK
- YARDIMCI ile EK
( ADJUNCT vs. ADJUNCTION )
( صفت فرعي ile مشاع سازي )
( SAFT FAREY ile MOSHAE SAZY )
- YARDIM/CI/LIK ile/ne yazık ki !YARDAK/ÇI/LIK
( ... İLE Özellikle kötü işlerde birine yardım eden kişi. )
- YARDIMLAŞMAK ile YARDIMLAŞABİLMEK ile YARDIM ile YARDIMCI/LIK ile YARDIMSIZ/LIK ile YARDIMCISIZ ile YARDIMCI DERS ile YARDIMCI FİİL ile YARDIM SANDIĞI ile YARDIMCI EYLEM ile YARDIMCI HAKEM/LİK ile YARDIMCI HÜCRE ile YARDIMCI KİTAP ile YARDIMCI MADDE ile YARDIMCI DOÇENT/LİK ile YARDIMCI OYUNCU/LUK ile YARDIMCI YARGICI/LIK
- YARDIMSEVERLİK ile HAYIRSEVER ile HAYIRSEVERLİKLE
( BENEVOLENCE vs. BENEVOLENT vs. BENEVOLENTLY )
( نيک خواهي ile خير خواهي ile نوع پرستي ile خوشدلي ile نيکخواه ile عام المنفعه ile خيرانديش ile نيکوکار ile خوشدل ile خير ile خير خواهانه )
( NEYK KHAHY ile KHYR KHAHY ile NO PARESTY ile KHOSHODELY ile NEYKEKHAH ile عام المنفعه ile خيرانديش ile NEYKOKAR ile KHOSHODEL ile KHYR ile KHYR KHAEHANEH )
- YAREN/LİK ile YARENCE
- YARGILAMA SÜRECİNDE:
İTHAM ile/ve/||/<> TAHKİK ile/ve/||/<> İŞBİRLİĞİ
- YARGILAMAK ile/değil İNDİRGEMEK
( [not] "TO JUDGE" vs./but "TO REDUCE" )
- YARGILAMAK ile/değil/yerine KEŞFETMEK
( [not] TO JUDGE vs./but TO DISCOVER
TO DISCOVER instead of TO JUDGE )
- YARGILAMAK ile KÖTÜLEMEK
( "TO JUDGE" vs. "TO RUN DOWN" )
- YARGILAMAK ile/ve/||/<>/> YAFTALAMAK ile/ve/||/<>/> YÜRÜTÜM/İNFAZ[Ar.]
- YARGILAMAK ile/değil/yerine YAPMAYABİLECEĞİNİ/İHTİYÂRINI ANIMSATMAK
- YARGILAMAK ile/ve/değil/yerine/> YARLIGAMAK
( Bir karara varmak üzere davalı ile davacıyı dinlemek. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/> Birinin suçunu bağışlamak, mağfiret etmek. )
( HÜKÜM ile/ve/değil/yerine/> MAĞFİRET/GUFRAN )
- YARGILAMAK ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> ZORLAMAK
- YARGILARIN SINIFLANDIRILMASINDA:
ANALİTİK | SENTETİK ile/ve/||/<> A PRIORI | A POSTERIORI
( --------------- | A PRIORI | A POSTERIORI |
------------------------------------------------------------------------ |
ANALİTİK | Analitik a priori | Analitik a posteriori |
------------------------------------------------------------------------ |
SENTETİK | Analitik a priori | Sentetik a posteriori |
------------------------------------------------------------------------- | )
- [yargı/hüküm bulunsa da, bulunmasa da] İLİM:
TASAVVUR MERHU HÜKM (TASDİK) ile/ve TASAVVUR FEKAT/SÂZEC/LÂ HÜKME MA'HÛ
( Yargı içermesi gereken. İLE/VE Yargı içermemesi gereken. )
( Bi şart. İLE/VE Bilâ şart. )
- YARIK ile/ve/değil ÇATLAK
- YARIK ile/ve/değil EŞİK
- YARIK ile YARIK AŞILAMA
( CLEFT vs. CLEFT GRAFTING )
( شکاف دار ile پيوند غلافي )
( SHKAF DAR ile PEYVAND GHLAFY )
- YARIK ile YİRİK
( ... İLE Yarık, yırtık. | Üst dudağı yarık olan. )
- YARIK ile YONCA
( CLOVEN vs. CLOVER )
( شکاف دار ile شبدر )
( SHKAF DAR ile SHBADAR )
- YARIK/LIK ile YARIK DUDAK
- YARILMA > FARKINDALIK
- YARILMAK ile YARILABİLMEK ile YARILIVERMEK
- YARILMIŞ/LIK ile/ve/||/<> UÇURUM
- YARIM-YAMALAK (BIRAKMAK)
- YARIM ile/ve/<> BUÇUK
- YARIM ile YARIM VE YARIM ile YARIM KAN ile ÜVEY ERKEK KARDEŞ ile YARI PİŞMİŞ ile YARI ÖLÜ ile YARIM KUBBE ile YARISI BİTTİ ile YARIM DÜĞÜM ile YARIM UZUNLUK ile YARIM DİREK ile YARIM AY ile YARI AÇIK ile YARI AÇIK ile YARI YÜKSELTİLMİŞ ile ÜVEY KIZ KARDEŞ ile YARIM KAYMA ile YARIM TABAN ile YARI ZAMANLI ile ÜVEY KIZ KARDEŞ ile YARI YOLDA
( HALF vs. HALF AND HALF vs. HALF BLOOD vs. HALF BROTHER vs. HALF COOKED vs. HALF DEAD vs. HALF DOME vs. HALF FINISHED vs. HALF KNOT vs. HALF LENGTH vs. HALF MAST vs. HALF MOON vs. HALF OPEN vs. HALF OPENED vs. HALF RAISED vs. HALF SISTER vs. HALF SLIP vs. HALF SOLE vs. HALF TIME vs. HALFSISTER vs. HALFWAY )
( نيم ile نيمي ile بطور ناقص ile نصف ile نيمه ile نصفا نصف ile ناتني ile نيم پخته ile نيم پز کردن ile نيم جان ile نيم تاق ile نصفه کاره ile گره خفتي ile نصف درازا ile نيم افراشتن ile زن قحبه ile نيم باز ile نيم خيز ile خواهر ناتني ile زير پيراهني ile نيم تخت زدن ile نيم تخت انداختن ile نيم وقت ile ناخواهري ile نيمه راه )
( NEYM ile NEYMY ile BETOR NAGHS ile NASF ile NEYMAH ile نصفا نصف ile ناتني ile NEYM POKHTEH ile NEYM PEZ KARDAN ile NEYM JAN ile NEYM TAGH ile NASFEH KAREH ile GAREH KHOFTY ile NASF DARAZA ile NEYM AFRASHTAN ile ZAN QAHBEH ile NEYM BAZ ile NEYM KHYZ ile KHAHAR NATANY ile ZYR PEYRANPANY ile NEYM TAKHT ZADAN ile NEYM TAKHT ANDAKHTAN ile NEYM VAGHT ile NAKHAHARY ile NEYMAH RAH )
- YARIM ile YARIYA İNDİRMEK
( HALVE vs. HALVING )
( دو نصف کردن ile دو نيم کردن ile مناسفه )
( DO NASF KARDAN ile DO NEYM KARDAN ile مناسفه )
- [ne yazık ki]
"YARIM AKILLI/LIK" ile/ve/değil/||/<>/>/< YARDIM "AKILLI/LIK"
- [ne yazık ki]
YARIMI YEMEZ/SİN ve/||/<> BÜTÜNÜ BÖLMEZ/SİN
- YARINA BIRAKMAK ile/ve/||/<> YANINA BIRAKMAMAK
- YARIN(LAR)A TAŞIMAK değil GELECEĞE TAŞIMAK
- YARINI ÖZLEMEK" ile/ve/değil/||/<>/< YÂRINI ÖZLEMEK
( "Gelecekte yaşayabileceklerini düşlemek." İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Sevgiliyi özlemek. )
- YARININI İYİLEŞTİRMENİN YOLU/YÖNTEMİ ve/||/<>/</: BUGÜN, NEYİ YANLIŞ YAPTIĞINI BİLMEK
- YARIŞMA ile YARIŞMACI/LIK
- YARIŞMAK ile YARIŞTIRMAK ile YARIŞABİLMEK ile YARIŞ/LIK ile YARIŞÇI/LIK ile YARIŞ ATI ile YARIŞ KAYIĞI ile YARIŞ ARABASI ile YARIŞ OTOMOBİLİ ile YARIŞ TABANCASI
- YARIŞ(TIR)MAK ile/değil/yerine KARŞILAŞ(TIR)MAK
- YAR'LA BİR OL(A)MAMAK ||/=/<> YERLE BİR OLMAK
- YARMAK ile YARMALAMAK ile YARMALIK ile YARMA AŞI ile YARMA BUĞDAY ile YARMA KÜTÜĞÜ ile YARMA KERESTE ile YARMA ÇORBASI ile YARMA ŞEFTALİ ile YARMA TAARRUZU ile YARMA SALDIRISI
- OLGUNLAŞMA/KEMÂL:
"YAŞ ALARAK" ile/ve/değil/||/<>/< YAŞAYARAK
- YAŞ TAHTAYA BASMAK ile/ve/||/<> SERT KAYAYA ÇARPMAK
- YAS TUTMAK ile YASLI ile YAS
( BEREAVE vs. BEREAVED vs. BEREAVEMENT )
( داغديده کردن ile داغديده ile داغدار ile دلسوخته ile داغ ile داغداري )
( DAGHADYDAH KARDAN ile DAGHADYDAH ile DAGHDAR ile DELSOKHTEH ile DAGH ile DAGHDARY )
- YAŞ ve/||/<>/> YAVAŞ/LIK
- YASA ile/ve/değil EŞİK
- YASA ile MUTLAK
( LAW vs. ABSOLUTE )
- YASA ile YÖNETMELİK
( LAW vs. STATUTES )
- YAŞADIĞIN GİBİ "DÜŞÜNMEK" ile/değil/yerine/>< DÜŞÜNDÜĞÜN GİBİ YAŞAMAK
( )
- YAŞADIKLARIMIZI:
CİDDİYE ALMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> Tİ'YE ALMAK
- YASAK GETİRMEK/KOYMAK ile/değil/yerine KATKI/DESTEK
( Sizi seven/düşünen yakınlarınızın yapmamanızı istedikleri/söyledikleri şeyler, size engel/yasak koymak değil yaşamınızı hızlıca nitelikli kılma niyetiyle/amacıyladır daha çok. [Size o anda uygun "görünmemesi" ile çatışmaya gitmek yerine biraz/bir kez daha düşünmeyi gerektirir sadece.] )
- YASAK ile/değil BAŞKASINA KAPALI
- YASAK ile ENGEL
( ... ile HÂİL[< HAVL] )
( PROHIBITION vs. OBSTACLE )
- YASAK ile/ve/değil/yerine/<> OLANAKSIZLIK
( [not] PROHIBITION vs./and/but/<> IMPOSSIBILITY
IMPOSSIBILITY instead of PROHIBITION )
- YASAK ile/ve/değil/yerine SINIRLAMA/KISITLAMA
( Yürürlüğe giren yasa, bir "YASAK" koyma değildir! Toplum yaşamında ve kişiler arasında düzenin sağlanması, hakların korunması için ortak kullanım alanı kuralları uygulanmak zorundadır. Sigarayla ilgili düzenleme, bireylerin bulunmak zorunda/durumunda olduğu -kapalı ya da açık- ortamlarda sigara kullanıcılarının keyfî uygulamalarına izin vermemek üzerinedir. Bu durumdan rahatsız olan/olabilecek kişilerin haklarının korunması üzerine de bu tür kısıtlamalar getirilmesi gerekmiştir.
"YASAK" olarak ifade edilen durum, "sigara içme yasağı" değil belirli ortak kullanım alanlarında keyfî tutumda bulunulmasına engel olabilmek üzere ve çevrenin rahatsız edilmemesine yöneliktir. Doğrudan, genel bir "içmeme yasağı" getirilmemiştir.
"YASAK"[< YASA][yasaya/kanuna bağlı olan] sözcüğü ve kullanımının da, kişiler [içen-içmeyen, rahatsız olan/lar] arasında anlaşamamazlık/ihtilâf [ya da olası çatışma durumunda] toplum ve devlet tarafından kabul ve onay görmüş, uyumlu bir düzen sağlanabilmesi üzerine, gereken koşulların, yazılı ve tüzel(hukukî) bir karşılığının bulunması üzerinedir. Birlik ve bütünlüğü, sürdürülebilirliği sağlayabilmenin göstergesi ve dayanakçası olarak, "YASA" ve yasal gereklilik, işlevini yerine getirmek üzere uygulanmaktadır.
Kişi, kendi evinde istediği gibi [çırılçıplak] dolaşabileceği halde dışarıda/sokakta, ortak alanlarda dolaşamayacağı gibi. Bu durumu anlayan ve kabul edebilen tütün kullanıcıları, tütün ürünleri kısıtlamasının da bir uzlaşım ve çözüm gerektirdiğini rahatlıkla anlayacak ve kabul ediyor olacaklardır. )
( [not] PROHIBITION vs./and/but LIMITING
LIMITING instead of PROHIBITION )
- YASAK ile/ve/değil/yerine/||/<> SINIRLILIK/KISITLILIK
( Kişi, özellikle başkalarını yönettiği koşullarda, amacına ulaşmak için kendinin kabullenemeyeceği kısıtlamaları başkalarına uygulamamalıdır. Eğer duruma uyan, ama özgürlüğü de sınırlamayan sınırlar konulabilirse büyük başarılar elde etmek olanaklıdır. )
( PROHIBITION vs. RESTRICTIVENESS )
- YASAK ile/ve/değil/||/<>/< TEHLİKELİ
( "Yasak" sözcüğünün kullanımı, çoğunlukla bir şeyin engellenmiş olmasından dolayı değil bilgi ve deneyime dayalı olarak tehlike olasılığından dolayıdır. )
- YASAK ile/ve/değil/yerine/||/<> VİCDAN
- YASAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YAPTIRIMA TÂBİ
- YASAK ile YASAKLANDI ile AFİŞ
( BAN vs. BANNED vs. BANNER )
( قدغن کردن ile نهي ile لعن کردن ile نهي کردن ile منع کردن ile تحريم کردن ile ممنوعه ile منحه ile درفش ile علم ile رايت )
( GHODAGHEN KARDAN ile NAHY ile LAN KARDAN ile NAHY KARDAN ile MAN KARDAN ile TAHARYM KARDAN ile MAMNOE ile منحه ile DARFESH ile ALAM ile RAYT )
- YASAK ile/ve/||/<> YAZIK
- YASAK/ÇILIK ile/değil KURAL/UZLAŞIM
- YASAKLAMAK ile YASAKLANMAK ile YASAKLATMAK ile YASAKLAYABİLMEK ile YASAK/LIK ile YASAKLI/LIK ile YASAKÇI/LIK ile YASAKSIZ/LIK ile YASAK AŞK ile YASAK BÖLGE ile YASAK KİTAP ile YASAK MEYVE ile YASAK İLİŞKİ
- YASAKLAMAK ile YASAKLI ile YASAKLAYICI
( FORBID vs. FORBIDDEN vs. FORBIDDING )
( حرامکردن ile نهي کردن ile ممنوع کردن ile منع کردن ile منهي ile مذموم ile ممنوعه ile امر ممنوعه ile نا روا ile ممنوع ile نفرت انگيز ile نهي کننده )
( HARAMKARDAN ile NAHY KARDAN ile MAMNO KARDAN ile MAN KARDAN ile منهي ile MAZMUM ile MAMNOE ile EMR MAMNOE ile NA RAVA ile MAMNO ile NAFARAT ENGYZ ile NAHY KONANDEH )
- YASAKLAYIŞ ile YASAKLAYICI/LIK
- YASAL/KANUNÎ EHLİYETTE:
EHLİYET-İ HUKUK ve/||/<> MALİKİYET ve/||/<> HÜRRİYET ve/||/<> İSMET
- YASAL ile YASAL OTORİTELER ile YASAL İDDİALAR ile YASAL DAYANAK ile YASAL NORM ile YASAL MÜLKİYET ile YASAL YASAK ile YASALLAŞTIRMAK
( LEGAL vs. LEGAL AUTHORITIES vs. LEGAL CLAIMS vs. LEGAL GROUND vs. LEGAL NORM vs. LEGAL POSSESSION vs. LEGAL PROHIBITION vs. LEGALIZE )
( شرعي ile قضايي ile قانوني ile مشروع ile حقوقي ile مراجع قانوني ile حقوق حقه ile مجوز قانوني ile اصل حقوقي ile احراز ملکيت ile ممنوعيت قانوني ile اعتبار قانوني دادن )
( SHAREY ile GHAZAYY ile GHANONY ile مشروع ile HOQUQY ile مراجع قانوني ile HOQUQ HAGHEH ile MOJOZ GHANONY ile ESL HOQUQY ile EHRAZ MOLKYT ile MAMNOYT GHANONY ile ETEBAR GHANONY DADAN )
- YASA/LAR" ||/<> "ÖRÜMCEK AĞI"NDA:
BÜYÜK SİNEK ile/ve/değil/||/<>/>< KÜÇÜK SİNEK
( Ağı deler geçer. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/>< Ağa takılır. )
- YASALARA UYGUNLUK(MEŞRÛİYET) ile/ve/<> YAYGINLIK
- YASALARA UYMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> ADÂLET
- YASA/LI/LIK ile/ve/||/<>/< ÖLÇÜ/LÜ/LÜK
- YASALILIKTA:
KEYFÎLİK ile/ve ZORUNLULUK
- YASALLAŞMAK ile YASALLAŞTIRMAK ile YASALLAŞTIRABİLMEK ile YASAL/LIK
- YASALLIK İLKESİ ve/||/<> NEDENE BAĞLILIK ve/||/<> DEMOKRATİK TOPLUMUN GEREĞİ OLMA
- YASALLIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HUKUKÎLİK
- YASALLIK ile/ve/||/<>/< SUÇUN TANIMLANMASI
- YAŞAM/BİLİNÇ ile/ve/değil/=/< BELLEK
( Bellekte, bir boşluğun olması, bilinçte (de), bir boşluğun olmasını gerektirmez. )
( [not] CONSCIOUSNESS vs./and/but/=/< MEMORY )
- YAŞAM BOYU TEK EŞLİLİK ile/değil/yerine İLİŞKİ SÜRESİNCE TEK EŞLİLİK
- YAŞAM:
DALGINLIKLA değil/yerine/>< AYIK
- YAŞAM = FARKINDALIK || İNSAN = FARKINDALIK
- YAŞAM/HAYAT ve/= SONSUZ/LUK
( LIFE and/= ETERNITY )
- YAŞAM/HAYAT ile/ve TUTARLILIK
( LIFE vs./and CONSISTENCY )
- YAŞAM:
(NE) "AŞK", (NE DE) "EKMEK" ile/ve/değil/||/< İNSAN OLABİLMEK/KALABİLMEK
- YAŞAM ÖYKÜSÜNDE:
İLK ADIMLAR ve/||/<>/> BÜYÜME ve/||/<>/> EV ve/||/<>/> GÜÇ ve/||/<>/> EŞİNİ BULMA ve/||/<>/> EBEVEYNLİK
( "NTV - Yaşam Öyküsü" bölümlerini izlemek için burayı tıklayınız... )
- YAŞAM VE ÇOĞU ŞEY:
DOYUMLUK ile/ve/değil/yerine TADIMLIK
- YAŞAM ile/ve/||/<> ÖZGÜRLÜK ile/ve/||/<> MÜLKİYET
( bkz. John Locke )
- YAŞAM ile YAŞAMAK
( Hayat hayatla beslenir. Doğada bu süreç zorunluludur, toplumda ise gönüllü olmalıdır. )
( Sorgulanmayan yaşam, yaşam değildir. )
( Yaşam, suyun toprağa karışmasıdır. )
( LIFE vs. SURVIVE
Life lives on life. In nature the process is compulsory, in society it should be voluntary. )
- YAŞAMA ANLAMI/AMACI/NEDENİ[IKIGAI]:
SEVDİĞİN ve/+/||/∩/<>/>/<
(DÜNYANIN/TOPLUMUN) GEREKSİNİM/İ ve/+/||/∩/<>/>/<
KARŞILIĞI/MALİYETİ, İYİ OLDUĞUN/YAPTIĞIN ŞEY DOLAYI ÖDENEN/ÖDENEBİLECEK ve/+/||/∩/<>/>/<
İYİ OLDUĞUN/YAPTIĞIN
( [2'liler]
[∩: Kesişim]
[1: SEVDİĞİN | 2: GEREKSİNİM | 3: KARŞILIĞI/MALİYETİ, İYİ OLDUĞUNDAN DOLAYI ÖDENEN | 4: İYİ OLDUĞUN/YAPTIĞIN]
1 ve/∩/+/||/<> 2 = GÖREV/HEDEF(MISSION)
2 ve/∩/+/||/<> 3 = MESLEK(VOCATION)
3 ve/∩/+/||/<> 4 = UZMANLIK(PROFESSION)
4 ve/∩/+/||/<> 1 = COŞKU/TUTKU(PASSION)
ve/+/||/∩/<>/>
[3'lüler]
1 ve/∩/+/||/<> 2 ve/∩/+/||/<> 3 = Coşku/heyecan ve gönül rahatlığı fakat "kesinliğin" bulunmaması
2 ve/∩/+/||/<> 3 ve/∩/+/||/<> 4 = Rahatlık fakat boşluk duyumu
3 ve/∩/+/||/<> 4 ve/∩/+/||/<> 1 = Tatmin fakat işe yaramazlık "düşüncesi/zannı"
4 ve/∩/+/||/<> 1 ve/∩/+/||/<> 2 = Neşe, dolgunluk/doluluk fakat "servetleştirilemeyen"
ve/+/||/∩/<>/>
1 ve/∩/+/||/<> 2 ve/∩/+/||/<> 3 ve/∩/+/||/<> 4 = YAŞAMA ANLAMI/AMACI/NEDENİ[IKIGAI] )
( [2's]
[∩: Intersection]
[1: WHAT YOU LOVE | 2: WHAT THE WORLD NEEDS | 3: WHAT YOU CAN BE PAID FOR | 4: WHAT YOU ARE GOOD AT]
1 &/∩/+/||/<> 2 = MISSION
2 &/∩/+/||/<> 3 = VOCATION
3 &/∩/+/||/<> 4 = PROFESSION)
4 &/∩/+/||/<> 1 = PASSION
&/+/||/∩/<>/>
[3's]
1 &/∩/+/||/<> 2 &/∩/+/||/<> 3 = Excitement and complacency, but sense of uncertainty
2 &/∩/+/||/<> 3 &/∩/+/||/<> 4 = Comfortable but thought/"feeling" of emptiness
3 &/∩/+/||/<> 4 &/∩/+/||/<> 1 = Satisfaction but thought/"feeling" of uselesness
4 &/∩/+/||/<> 1 &/∩/+/||/<> 2 = Delight and fullness but no "wealth"
&/+/||/∩/<>/>
1 &/∩/+/||/<> 2 &/∩/+/||/<> 3 &/∩/+/||/<> 4 = REASON TO LIVE/HAVING A PURPOSE IN LIFE[IKIGAI] )
(
)
( REASON TO LIVE/HAVING A PURPOSE IN LIFE[IKIGAI]:
WHAT YOU LOVE and/∩/+/||/<> WHAT THE WORLD NEEDS and/∩/+/||/<> WHAT YOU CAN BE PAID FOR and/∩/+/||/<> WHAT YOU ARE GOOD AT )
- SARILMAK:
YAŞAMA ve/||/<> ÇALIŞMAYA
( Dört elle! VE/||/<> Bin elle! )
- YAŞAMAK ile BÖLGE SAKİNİ ile SAKİNLER ile YAŞADIĞI
( INHABIT vs. INHABITANT vs. INHABITANTS vs. INHABITED )
( مسکون کردن ile مسکن گزيدن ile اهل ile سکنه ile معموره )
( MOSKON KARDAN ile MOSKAN GOZYDAN ile HAL ile SEKNEH ile معموره )
- YAŞAMAK ve/||/<>/>/< ÇÖZÜM ÜRETMEK
( Yaşamakla meşgul olmazsan, ölmekle meşgul olursun. VE/||/<>/>/< Çözümün bir parçası değilsen, sorunun bir parçasısındır. )
- YAŞAMAK ile DENEYİMLEMEK
- YAŞAMAK ile/ve/||/<> DENEYİMLEMEK / TECRÜBE ETMEK
( TO LIVE vs./and EXPERIENCE )
- YAŞAMAK ile/ve DÖNÜŞTÜRMEK
( Yaşayan yaratamaz, yaratan yaşayamaz. )
( TO LIVE vs./and TO TRANSFORM )
- YAŞAMAK ile/ve DUYUMSAMAK
( TO LIVE vs./and TO SENSE )
- YAŞAMAK ile/ve EYLEMİNDE BULUNMAK
( TO LIVE vs./and TO ACT )
- YAŞAMAK ile/ve/||/<>/> NİTELİKLİ YAŞAMAK
( Duyu, "duygu" ve hayal ile. İLE/VE/||/<> Us/akıl ile. )
- YAŞAMAK ile/ve/<>/></< ÖLMEK
( Biliyor olmak. İLE/VE/<>/>< Bilmek[/Bildim!] )
- YAŞAMAK ve/||/<> SEVMEK
( Direnmektir. VE/||/<> Güvenmektir. )
- YAŞAMAK ile YAŞ ile YAŞA ile YAŞ GÜNÜ ile YAŞ ÜZÜM ile YAŞ HADDİ ile YAŞ KESİM ile YAŞ PASTA ile YAŞ SEBZE ile YAŞ ÇAYIR ile YAŞ DÖNÜMÜ ile YAŞ SINIRI ile YAŞ DAĞILIMI
- YAŞAMAK ile/ve YAŞANTILAMAK
( TO LIVE vs./and EXPERIENCE )
- YAŞAMAK ve/||/<>/>/< YAŞARKEN YAŞATMAK
- YAŞAMAK ile/ve YAŞATMAK
- YASAMAK ile YASSILMAK ile YASALAŞMAK ile YASALAŞTIRMAK ile YASALAŞTIRILMAK ile YASALAŞTIRABİLMEK ile YAS ile YASA ile YASALI ile YASASIZ/LIK ile YASA DIŞI/LIK ile YASA KOYUCU ile YASA SÖZCÜSÜ ile YASA TEKLİFİ ile YASA ÖNERİSİ ile YASA TASARISI ile YASA KOYUCULUĞU
- YAŞAMAKTA/YAŞIYOR OLMAK ile/ve/değil ÖLMEKTE/ÖLÜYOR OLMAK
- YAŞAM(AY)I ÖĞRENMEK ile/ve/değil/=/||/<>/< SAÇMALAMAMAYI ÖĞRENMEK
- YAŞAMAYIP YAŞLANMAK ile/değil/yerine/>< YAŞAYIP YAŞLANMAK
- YAŞAM(DA):
"ÇOK (ŞEY/İ) BİLMEK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< ÇOK (DURUMU) ANLAMAK
- YAŞAMDA KALMAK ile/ve/değil/||/<>/> YAŞAMAK
( Canlılarda. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> İnsanda. )
( [not] TO SURVIVE vs./and/but/||/<>/> TO LIVE )
- YAŞAMDA:
[ya] "TOZU, DUMANI YUTMAK" ile/değil/yerine/ya da/>< TOZU DUMANA KATMAK
- YAŞAMDAN KAÇMAK değil/yerine/>< YAŞAMI KAÇIRMAMAK
- YAŞAMI:
GELDİĞİ GİBİ KARŞILAMAK ile/ve/değil OLDUĞU GİBİ KARŞILAMAK
- KAYBETME(ME)K:
YAŞAMI ile/değil/yerine YAŞAMIN ANLAMINI
( ... İLE/DEĞİL/YERİNE Daha üzücüdür. )
(1996'dan beri)