Bugün[19 Ocak 2026]
itibarı ile 25.377 başlık/FaRk ile birlikte,
25.377 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(91/103)


- TIMARLAMAK ile TIMAR ile TIMARCI/LIK ile TIMARLI


- TİMBRE değil/yerine/= TINI, SOLUK


- TİMSAL ETMEK değil ...NIN TİMSALİ


- TİMSAL ETMEK değil TEMSİL ETMEK


- TİMUR) LENK -ile

( TOPAL (TİMUR) )


- TİMÜS[Fr. < Yun.] değil/yerine/= ÖZDEN/UYKULUK

( Göğüs kemiği arkasında bulunan iç salgıbezi. )


- TİN:
DUYARLILIK ile/ve/||/<> HAYAL GÜCÜ ile/ve/||/<> İRÂDE


- TİN TİN (GİTMEK/YÜRÜMEK)

( Sessiz, patırtısız bir biçimde. )


- TİNER ile TİNERCİ/LİK


- TINGILDAMAK ile TINGILDATMAK


- TINGIRDAMAK ile TINGIRDATMAK


- TINI değil/yerine/= SOLUK


- TİN'İN DOYUMU:
SEVİLEREK değil SEVEREK


- TINLAMAK ile TINLATMAK


- TINMAK ile TINMAZ MELAİKE


- TİNSEL BENLİK ile/ve/<> AŞKIN BENLİK

( SPIRITUAL SELF vs./and/<> TRANSCENDENTAL SELF )

( JINGSHEN ZIWO ile/ve/<> CHAOYUE ZIWO )


- TİNSEL ile TİNSELCİ/LİK


- TINY :/yerine UFACIK


- TYPE I BIAS[İng.] değil/yerine/= BİRINCİ TÜR YANLILIK


- TİP I İLE II İLE III İLE IV ile/||/<> AŞIRI DUYARLILIK

( Dört tip alerjik reaksiyon. )

( Formül: Histamin (Tip I) )


- TYPE II BIAS[İng.] değil/yerine/= İKINCİ TÜR YANLILIK


- TİP-1 BULANIK ile/||/<> TİP-2 BULANIK

( Tip-1 tek üyelik derecesi, Tip-2 üyelik derecesinin kendisi de bulanık )

( Jerry Mendel tarafından 1999 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1822-1884) (Ülke: Avusturya) (Alan: Biyoloji) (Önemli katkıları: Kalıtım yasaları, modern genetiğin kurucusu) )


- TIPA TIP (AYNI OLMAK)

( Benzemek. )


- TIPALAMAK ile TIPALANMAK ile TIP ile TIPA ile TIPALI ile TIP TIP ile TIPASIZ ile TIPI TIPINA


- TIPATIP (BENZEMEK)


- TIPI TIPINA (BENZEMEK)


- TİPİK[Fr./İng.] ile/değil/yerine ALIŞILAGELMİŞ

( Birini ya da nesneyi niteleyen. | Çok özgün olan. İLE ... )

( "TYPICAL" vs./and TO BE HABBITED
TO BE HABBITED instead of "TYPICAL" )


- TİPİLEMEK ile TİP ile TİPİ ile TİPO ile TİPİLİ ile TİPOCU/LUK


- TIPIRDAMAK ile TIPIRDATMAK


- TIPIŞ TIPIŞ (GİTMEK/GELMEK)

( Zorunluluklarda. )


- TIPIŞLAMAK ile TIPIŞ TIPIŞ


- TİPLEMEK ile TİPLEŞMEK ile TİPLEŞTİRMEK


- TİPOGRAFİ ile TİPOGRAFİK


- TİPOLOJİ/K ile TİPOLOJİK TASNİF


- TİPOLOJİK değil/yerine/= KİŞİTÜRLEMSEL


- TİR TİR (TİTREMEK)


- TIRAK ile -TIRAK/TRAK[Fr. < TRAC] ile TRAKA[İt.] ile TRAKE[TRACHÉE < Lat. < Yun.] ile TRAKİT[Fr. TRACHYTE < Yun.] ile TRAKTÖR[Fr. TRACTEUR < Lat.] ile TRAKUNYA[Yun. DRANKONTION]

( Çarpan ya da kırılan bir şeyin çıkardığı tok ses. İLE Benzer/yaklaşık.[mavimsi / kırmızımsı vb.] | Oyuncunun sahneye çıkacağı sırada ya da oyun sırasında, kaygıya ve/ya da korkuya kapılması, rolünü unutması. İLE Yelkenli teknelerde bir mandar aracılığıyla çekilerek direğe çıkıp bakım ve onarım yapılan oturaklı sepet. İLE Soluk borusu. | Eklem bacaklılarda bulunan solunum kanalı. İLE Fazla miktarda feldispat, çok az kuvarz içeren, kırılınca pürüzlü bir yüzeye sâhip olan açık renkli volkan taşı. İLE Tekerlekleri arâzi ve sürülmüş tarla gibi yumuşak zeminde dönebilen/devinebilen, genellikle çift sürmede kullanılan, arkasına römork takılarak kamyon görevi gören motorlu taşıt. İLE Çarpan balık. )


- TIRAŞLAMAK ile TIRAŞLANMAK ile TIRAŞ ile TIRAŞLI ile TIRAŞÇI ile TIRAŞSIZ ile TIRAŞ TASI ile TIRAŞ KREMİ ile TIRAŞ BIÇAĞI ile TIRAŞ KÖPÜĞÜ ile TIRAŞ SABUNU ile TIRAŞ FIRÇASI ile TIRAŞ LOSYONU ile TIRAŞ MAKİNESİ


- TİRB[Ar.] ile/ve/||/<> ZEMÎL[Ar.] ile/ve/||/<> SEMÎR[Ar.] ile/ve/||/<> SAHİB[Ar.] ile/ve/||/<> REFÎK[Ar.] ile/ve/||/<> HİLL[Ar.] ile/ve/||/<> NECİY[Ar.]

( Bizimle aynı yaşta olan. İLE/VE/||/<> İş arkadaşımız. İLE/VE/||/<> Oturduğumuz yerde bize arkadaşlık eden. İLE/VE/||/<> Bizimle geceleri konuşan. İLE/VE/||/<> Uzun süre bizimle arkadaşlık eden. İLE/VE/||/<> Yolculuk arkadaşımız. İLE/VE/||/<> Bizi kalbine yerleştiren. İLE/VE/||/<> Sırdaş. )


- TIRE :/yerine LASTİK, YORMAK


- TİRELEMEK ile TİRE ile TİR TİR


- TİREMEK = AĞIRLIĞINI KARŞILAYABİLMEK


- TİRFİLLENMEK ile TİRFİL


- TIRIK TIRAK

( Art arda gelen kuru ve hafif seslerin sürekliliğinde. )


- TIRIK ile TIRAK ile TIRIK TIRAK ile TIRINK

( Bir nesnenin art arda iki yere çarpmasından çıkan ince ve kuru ses. İLE Kırılan kuru bir şeyin çıkardığı ses. İLE Art arda gelen kuru ve hafif bir biçimde ses çıkararak. İLE Sert bir yüzeye çarpan para vb. metal bir nesnenin çıkardığı ses. )


- TIRIK ile TIRIK TIRAK


- TİRİL TİRİL (GİYİNMEK)

( Güzel, temiz, uygun ve estetik giyimlerde. )


- TIRILLAMAK ile TIRIL


- TIRIM TIRIM (ARAMAK/ARANMAK)


- TİRİTLENMEK ile TİRİTLEŞMEK ile TİRİT


- TIRKAZLAMAK ile TIRKAZLANMAK ile TIRKAZLATMAK ile TIRKAZ


- TIRMANMAK ile AĞACA TIRMANMAK ile DAĞCI

( CLIMB vs. CLIMB A TREE vs. CLIMBER )

( صعود کردن ile از درخت بالا رفتن ile صعود کننده )

( SOUD KARDAN ile AZ DARKHT BALA RAFTAN ile SOUD KONANDEH )


- TIRMANMAK ile TIRMALAMAK ile TIRMALANMAK ile TIRMANABİLMEK ile TIRMALAYABİLMEK


- TIRMIK ile/ve KARTUK

( Tırnak beresi/yarası. | Kabartılmış toprağın taşını, çöpünü ayıklamak için kullanılan seyrek dişli, tarak biçiminde araç. İLE/VE Büyük tarla tarağı. )


- TIRMIKLAMAK ile TIRMIKLANMAK ile TIRMIK


- TIRNAK İÇİNE ALMAK ile/ve/||/<> PARANTEZ İÇİNE ALMAK


- TIRNAK ile CIRNAK/PENÇE

( ... İLE Yırtıcı hayvan tırnağı. )


- TIRNAK ve/||/<> LUNULA

( ... VE/||/<> Tırnağın başladığı yerdeki beyaz daire kesitinin adı.[Keratine olmamış, henüz düzleşmemiş gözelerden oluşur.] )


- TIRNAKLAMAK ile TIRNAKLANMAK ile TIRNAKLATMAK ile TIRNAK/LIK ile TIRNAKLI ile TIRNAKÇI/LIK ile TIRNAK YERİ ile TIRNAK DERİSİ ile TIRNAK KEMİĞİ ile TIRNAK MAKASI ile TIRNAK İŞARETİ ile TIRNAK BESLEYİCİSİ


- TIRNAKSI ile TIRNAKSI KEMİK


- TIRPAN[Yun.] ile/ve/||/<> TIRMIK

( Uzun bir sapın ucuna tutturulan, ot, ekin vb.ni biçmeye yarayan, hafifçe kıvrık, uzun çelik bıçak. | Güreşte devirmek amacıyla rakibin ayak bileklerine hızla ayak vurarak yapılan bir oyun. İLE/VE/||/<> Kabartılmış toprağın taşını, çöpünü ayıklamak için kullanılan seyrek dişli, tarak biçiminde araç. | Tırnak beresi. )


- TIRPANLAMAK ile TIRPANLANMAK ile TIRPANLATMAK ile TIRPAN ile TIRPANA ile TIRPANCI/LIK


- TİRŞELEŞMEK ile TİRŞE ile TİRŞE GÖZLÜ


- TIRSMAK ile TIR ile TIRT ile TIRI VIRI


- TIRTIKLAMAK = ÇALMAK/AŞIRMAK


- TIRTIKLAMAK ile TIRTIKLANMAK ile TIRTIKLATMAK ile TIRTIK ile TIRTIKLI ile TIRTIKÇI/LIK ile TIRTIK TIRTIK


- TIRTIL ile/değil/<>/> NİMFA ile/değil/<>/> KELEBEK

( Tırtılın, "son" dediği şeye, dünyanın geri kalanı, "kelebek" der. )


- TIRTILLANMAK ile TIRTIL ile TIRTILLI ile TIRTILLI BIÇAK


- TİRYÂK[Ar., Fars. < Yun.] değil/yerine/= MACUN/PANZEHİR

( Bitkisel ve madensel nesnelerin karışımından yapılan macun. )


- TİRYAK ile TİRYAKİ/LİK


- TIS ile TISLAMAK

( Kaz, kedi, yılan vb.nin çıkardığı ses. İLE Kaz, kedi, yılan "tıs" diye ses çıkarması. | "Tıs" diye ses çıkarmak. | Ağır yük altında iniltiye benzer sesler çıkarmak. | Haksızlığını anlayıp susmak, sesi soluğu kesmek. )


- TİTİZLENMEK ile TİTİZLEŞMEK ile TİTİZ/LİK ile TİTİZCE


- TİTİZLİK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< ÖZEN


- TİTİZLİK ile/ve/||/<>/> PİMPİRİK/LİK / PİMPİRMEK

( ... İLE/VE/||/<>/> Gereksiz yere titizlik gösteren. | Kuşkucu. | Çok yaşlı ve güçsüz kişi. | Harap, bozuk, virâne. )


- TİTİZLİK ile TİTİZ

( FINICKINESS vs. FINICKY )

( وسواس داشتن ile وسواسي )

( VASVAS DASHTAN ile VASVASY )


- TİTİZLİK" ile/ve "ÜZERİNE TİTREMEK"


- TİTREKLEŞMEK ile TİTREK/LİK ile TİTREK KAVAK


- TİTREMEK/TİRİLDEMEK ile SAKIRDAMAK/SAKIRTI

( ... İLE Korkudan ya da soğuktan titremek. )


- TİTREMEK ile/ve/> SARSILMAK

( RA'ŞE ile/ve/> ... )

( SHIVE vs./and/> SHAKE )


- TİTREMEK ile TİTR


- TİTREMEK/ÜRPERMEK ile İFİLDEMEK

( ... İLE Hafifçe titremek. )


- TİTREMLEMEK ile TİTREM ile TİTREME


- TİTREŞİM ile TİTREŞİMLİ/LİK ile TİTREŞİMSİZ/LİK ile TİTREŞİMLİ ÜNSÜZ ile TİTREŞİM ÖNLEYİCİ ile TİTREŞİMSİZ ÜNSÜZ


- TİTREŞMEK ile TİTREŞTİRMEK


- TİTREYEBİLMEK ile TİTREYİVERMEK


- TİYATRO:
"ZENGİN MESLEĞİ" değil/fakat ZENGİN MESLEK


- TİYATROLAŞTIRMAK ile TİYATRO ile TİYATROCU/LUK


- TIYNET ile TIYNETLİ ile TIYNETSİZ/LİK


- TİZ ile TİZ SES ile TİZ SESLİ/LİK


- TO BACK vs. THE BACK


- TO COMPARE vs. "TO KNOCK"


- TO DISTORT vs. TO REFLECT BACK


- TO MEMORIZE vs. INTERROGATE/TO THINK


- TO THINK vs./and SOBER THINK


- TÖHMETLENDİRMEK ile TÖHMET ile TÖHMETLİ


- TOHUM ile FİLİZLENEN ile ÇİMLENMEK ile ÇİMLENME

( GERMINAL vs. GERMINANT vs. GERMINATE vs. GERMINATION )

( نطفهاي ile جوانه زننده ile سبز شونده ile تنديدن ile جوانه زني ile جوانه زايي )

( NOTFEHYAY ile JAVANEH ZANANDEH ile SABZ SHVANDEH ile TANDYDAN ile JAVANEH ZANY ile JAVANEH ZAYY )


- TOHUM ile PITRAK

( ... İLE Hayvanların kıllarına ve kişilerin giysilerine takılan bir bitki tohumu. )


- TOHUMLAMAK ile TOHUMLANMAK ile TOHUM/LUK ile TOHUMCU/LUK ile TOHUMLU ile TOHUM ZARI ile TOHUMLU BİTKİLER


- TOHUMLUK ile/ve SOFRALIK


- TOK ile/ve/||/<> PEK

( Karnın. VE/||/<> Sırtın. )


- TOKA ile TOKALAŞMAK

( BUCKLE vs. SHAKING HANDS )


- TOKAÇLAMAK ile TOKAÇLANMAK ile TOKAÇ


- TOKALAŞMAK ile TOKALAŞABİLMEK ile TOK ile TOKA ile TOKALI ile TOK TOK ile TOKASIZ ile TOK SÖZLÜ/LÜK ile TOK KARNINA


- TOKAMAK ile/||/<> STELLARATOR

( Tokamak akım sürücü toroidal İLE stellarator harici alan kararlı. )

( Formül: ITER İLE W7-X )


- TOKAT ile !ŞAPLAK

( ... İLE "Şap" diye ses çıkaran tokat. )


- TOKAT ile/ve YUMRUK

( BERKİTME/K: Tokat atma/k. )

( TEBÂNÇE ile/ve ... )


- TOKAT ile YUMRUK


- TOKATLAMAK ile SÖĞÜŞLEMEK


- TOKATLAMAK ile TOKATLANMAK ile TOKATLATMAK ile TOKATLAYABİLMEK ile TOKAT ile TOKATLI/LIK ile TOKATÇI/LIK ile TOKAT ARSIZI ile TOKAT KEBABI


- TÖKEZLEMEK ile SENDELEMEK


- TÖKEZLEMEK ile TAKILMAK


- TÖKEZMEK ile TÖKEZLEMEK ile TÖKEZLENMEK ile TÖKEZLETMEK


- TOKLU ile TOKLUK


- TOK/LUK/YEMEK (YEMEK) ile/ve/değil/yerine/||/></< AÇ/LIK

( Öldürür. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/>

( Açlığını gidermiş, doymuş, aç karşıtı. | Sık ve kalın dokunmuş (kumaş). | Kalın ve gür selen/sedâ. | Sevgi, sevecenlik, başarı, para, mal vb. şeyleri elde etmiş ve bunlara kavuşmuş olan.
İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/> Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. | Yiyecek bulamayan. | Gözü doymaz, haris. | Çok istekli, hevesli. | Karnı doymamış olarak. )


- TOK/LUK ile/ve/||/<> DOYGUN/LUK


- TOKMAK ile FİLARİZ

( ... İLE Keten dövmeye yarayan tokmak. )


- TOKMAK ile SOKU

( ... İLE Taş dibek. | Dibekte, havanda, dövme işini yapan tokmak. )


- TOKMAK ile TOKMAKLAMAK ile TOKMAK TOKMAK ile TOKMAKÇI/LIK


- TOKSİK[İng./Fr. TOXIC]["TOK SİK" değil!] değil/yerine/= ZEHİRLİ


- TOKURDAMAK ile TOKURDATMAK


- TOKUŞTURMAK ile TOKUŞTURABİLMEK


- TOKUŞTURMAK ile YARIŞTIRMAK


- TOLERANS ile TOLERANSLI/LIK ile TOLERANSSIZ/LIK


- TOLTEK ile/ve AZTEK ile/ve İNKA ile/ve MAYA


- TOMARLAMAK ile TOMARLANMAK ile TOMARLATMAK ile TOMAR ile TOMAR TOMAR


- TOMBALA ile TOMBALAK ile TOMBALACI/LIK


- TOMBİK ile TOMBİLİK


- TOMBUL ile TOMBALAK

( Yuvarlak. | Şişman, etine dolgun. İLE Kısa boylu, şişman, tıknaz ve tombulca. )


- TOMBULLAŞMAK ile TOMBUL/LUK ile TOMBULCA


- TOMRUK ile FİLENK[Yun.]

( Kesilmiş ağacın, silindir biçimindeki gövdesi. | İşlenmek ya da biçilmek üzere hazırlanmış taş kütlesi. | Tomurcuk. | Tutukevi. İLE Ağır nesneleri bir yerden, bir yere kaydırmak ve özellikle tekneleri karaya çekmek için bunların altına sürülen yuvarlak ağaç. )


- TOMRUK ile OBRUK


- TOMRUKLAMAK ile TOMRUKLANMAK ile TOMRUK


- TOMURCUK ile FİLİZ

( BUD vs. SHOOT )


- TOMURCUK ile GONCA[Fars. < GONÇE]/KONCA

( ... İLE Açılmamış çiçek. )

( Divan edebiyatında sevgilinin ağzı yerine kullanılır ve açılmamışlık özelliğiyle kendini gösterir. )


- TOMURCUKLANMAK ile TOMURCUK


- TONGA[argo] değil/yerine/= HİLE, DÜZEN, TUZAK


- TONİK[Fr.]

( Organları uyaran ve güçlendiren ilâç. | Bazı içkilere katılan sıvı. | Cilt bakımında kullanılan, yüze ve boyna sürülen losyon. )


- TONİK/TONIC[İng.] değil/yerine/= GERGILİ | GÜÇLENDİRICİ


- TONLU ile TONLUK ile TONLULAŞMA ile TONLU VURGU ile TONLU ÜNSÜZ


- TOP ile TOMAK

( ... İLE Ağaçtan yapılmış top. | Ağaçtan yapılmış gürz. | Bir tür kalın ve ağır çizme. )


- TOP ile TOPAK ile TOPARLAK

( Birçok spor oyununda kullanılan, türlü büyüklükte, genellikle kauçuktan yapılmış yuvarlak nesne. | Bazı araçlarda bulunan toparlağımsı parça. | Kumaş, kâğıt gibi şeylerin belirli miktardaki bağı. | Kumaş, kâğıt vb. şeylerin düzenli bir yığın durumuna getirilmiş bağı. | Yuvarlak biçimde olan, toparlak. | Tamamen, bütünüyle. | Gülle ya da şarapnel atan büyük, ateşli silah. İLE Yuvarlak biçimde olan nesne, toparlak. | Yufka açmak için avuç içinde yuvarlak bir biçim verilen hamur parçası. | Bu biçim verilmiş nesne. | Hayvanlarda, parmakların ardında topuğu andıran çıkıntı. | Şişe ya da kadeh. İLE Top cephanesi taşıyan araba. | Top biçiminde olan, yuvarlak, kürevi. )


- TOP ile TOPU ile TOP TOP ile TOP ÇAM ile TOP AĞAÇ ile TOP ATIMI ile TOP SAKAL ile TOP SAĞIR ile TOP SÜRME ile TOP TÜFEK ile TOPU TOPU ile TOP KANDİL ile TOP ZAMBAK ile TOP ARABASI ile TOP MERMİSİ ile TOP SAKALLI ile TOP TEKNİĞİ ile TOP PATLICAN ile TOP TOPLAYICI/LIK


- TOPAK TOPAK ile YUMAK YUMAK ile ÇOMAK ÇOMAK


- TOPAKLAMAK ile TOPAKLANMAK ile TOPAKLAŞMAK ile TOPAKLAŞTIRMAK ile TOPAK


- TOPAKLANMAK ile TOPAKLANMA ile TOPAK

( FLOCCULATE vs. FLOCCULENCE vs. FLOCCULUS )

( لخته شده ile قلنبه شدگي ile کلف خورشيد )

( LAKHTEH SHODEH ile GHALANBEH SHODEGY ile KOLF KHORSHYD )


- TOPAL ile TOPALLAMAK

( LAME vs. LIMP )


- TOPALLAMAK ile TOPAL/LIK ile TOPAL KAPI


- TOPARLAK ile TOPARLAKÇA ile TOPARLAK SAYI ile TOPARLAK HESAP ile TOPARLAK RAKAM


- TOPARLAK ile/ve/||/<>/> TOSTOPARLAK

( Top biçiminde olan, yuvarlak. İLE/VE/||/<>/> Bütünüyle toparlak. )


- TOPARLAMAK ile AYAKTA TUTMAK

( TO PACK/TIDY [UP] vs. TO KEEP ALIVE )


- TOPARLAMAK ile/ve/değil TAMAMLAMAK


- TOPARLAMAK ile TOPARLANMAK ile TOPARLANABİLMEK ile TOPARLAYABİLMEK


- TOPARLA(N)MAK ile/ve/değil/yerine/||/<> SİLKELE(N)MEK


- TOPBAŞ ile TOPBAŞ BALIK


- TOPÇU KARAKOL SOKAK :

( Büyükdere Mahallesi sokaklarından biridir. Topçu Karakolu binası Büyükdere'nin üst kısımlarında ve yamaçtadır. Osmanlı devletinin son zamanlarında karakol olarak yaptırılan tarihi bir eserdir. Bu okul Cumhuriyetin ilk yılların Millet Mektebi, sonraları Karakol ve okul olarak da kullanıldı. Bu bina nedeni ile sokağa "Topçu Karakol Sokak" adı verildi. )


- TOPIC :/yerine KONU, BAŞLIK


- TOPLAM ile/ve/değil AŞILMIŞ BİRLİK


- TOPLAMA ile ÇARPMA | ile/hem TOPLAMA ve/||/<>/hem de ÇARPMA

( |[tek başına] Kolay. İLE Kolay. | İLE [birlikte] [tasımla/nispeten] [ilk başta] [pek] !"Kolay değil". [gibi görünür] )


- TOPLAMAK ile BİR ARAYA GELMEK ile TOPLANDI ile TOPLAYICI ile TOPLAMA

( GATHER vs. GATHER TOGETHER vs. GATHERED vs. GATHERER vs. GATHERING )

( اجتماع کردن ile مجتمع شدن ile گرد آمدن ile باهم جمعشده ile جمعآوري کردن ile جمع کردن ile جمع شدن ile تدوين کردن ile جمع آوري کردن ile بر چيدن ile انجمن کردن ile غند کردن ile مجتمع ile اندوخته ile گرد آورنده ile مجامع ile اجماع ile مجلس ile گردهمايي ile گردآوري ile همايش ile تجمع ile جمع آوري )

( EJTEMA KARDAN ile MOJTAM SHODAN ile GARD AMADAN ile BANPAM JAMASHODEH ile JAMAVARY KARDAN ile JAM KARDAN ile JAM SHODAN ile TADOYNE KARDAN ile JAM AVARY KARDAN ile BAR CHYDAN ile ENJAMAN KARDAN ile GHAND KARDAN ile MOJTAM ile ANDOKHTEH ile GARD AVARANDEH ile MOJAME ile EJMA ile MOJALS ile GARDEHAMAYY ile GARDAVARY ile CPEHMAYSH ile TAJMA ile JAM AVARY )


- TOPLAMAK ile/ve/||/<> ÇIKARMAK


- TOPLAMAK ile/değil TOPARLAMAK


- TOPLAMAK ile TOPLANMAK ile TOPLATMAK ile TOPLAŞMAK ile TOPLANILMAK ile TOPLATILMAK ile TOPLAŞTIRMAK ile TOPLANABİLMEK ile TOPLANIVERMEK ile TOPLATABİLMEK ile TOPLAYABİLMEK ile TOPLAYIVERMEK ile TOPLA ile TOPLAM ile TOPLAÇ


- TOPLAMAK ile YARDIM FONLARI TOPLAMAK ile KOLEKSİYONLUK ile TOPLANDI ile TOPLAMA ile KOLEKSİYON ile KOLEKTİF ile KOLEKTİF ÇİFTLİK ile TOPLU İSİM ile TOPLU OLARAK ile KOLEKTİVİTE ile KOLEKTÖR

( COLLECT vs. COLLECT RELIEF FUNDS vs. COLLECTABLE vs. COLLECTED vs. COLLECTING vs. COLLECTION vs. COLLECTIVE vs. COLLECTIVE FARM vs. COLLECTIVE NOUN vs. COLLECTIVELY vs. COLLECTIVITY vs. COLLECTOR )

( جمع کردن ile اخذ کردن ile تدوين کردن ile اعانه جمع آوري کردن ile وصولي ile مدون ile تاليف ile جماوري ile جمع آوري ile کلکسيون ile گرداوري ile مجموعه ile گردآوري ile تدوين ile وصول ile منظومه ile دسته جمعي ile اشتراکي ile جمعي ile مزرعه اشتراکي ile اسم جمع ile اجماعا ile مجتمعا ile مالکيت اشتراکي ile جمع کننده ile فراهم آورنده ile مامور وصول ile گرد آورنده ile کلکسيونر ile جمع کن ile مجموعه دار )

( JAM KARDAN ile AKHZ KARDAN ile TADOYNE KARDAN ile EANEH JAM AVARY KARDAN ile وصولي ile MODON ile TALYFE ile جماوري ile JAM AVARY ile KOLKSYVAN ile گرداوري ile MAJMUE ile GARDAVARY ile TADOYNE ile VASOL ile MANZUMEH ile DASTEH JAMY ile اشتراکي ile JAMY ile MAZRAEH ESHTARAKY ile ESM JAM ile اجماعا ile مجتمعا ile MALKYT ESHTARAKY ile JAM KONANDEH ile FARANPAM AVARANDEH ile MAMOR VASOL ile GARD AVARANDEH ile KOLKSYVANAR ile JAM KON ile MAJMUE DAR )


- TOPLANMAK ile KOLAYLIK ile UYGUN ile RAHATLIKLA ile MANASTIR ile MANASTIR ile KONGRE ile GELENEKSEL

( CONVENE vs. CONVENIENCE vs. CONVENIENT vs. CONVENIENTLY vs. CONVENT vs. CONVENTED vs. CONVENTION vs. CONVENTIONAL )

( هم آيش کردن ile دورهم جمع شدن ile راحتي ile بي دغدغه ile مصلحه ile به راحتي ile خانقاه ile صومعه ile دير ile عهدي ile گردهمايي ile کنوانسيون ile قراردادي )

( NPAM AYSH KARDAN ile DOREAM JAM SHODAN ile RAHATY ile BEY DAGHEDGHEH ile مصلحه ile BAH RAHATY ile KHANGHAH ile SOME ile دير ile عهدي ile GARDEHAMAYY ile KONAVANSYVAN ile GHARARDADY )


- TOPLARSAK değil TOPARLARSAK


- TOPLAYICI/LIK ile/ve DERLEYİCİ/LİK


- TOPLU HALDE BULUNMAK ile HOLDİNG ile KÜMELENME

( CONGLOBATE vs. CONGLOMERATE vs. CONGLOMERATION )

( گلوله شدن ile کلوخه شده ile جوش سنگ ile گرد شدن ile اختلاط شرکتها )

( GOLOLEH SHODAN ile KOLOKHEH SHODEH ile JOOSH SANG ile GARD SHODAN ile AKHTELAT SHARKETEHYA )


- TOPLU DAĞINIK


- TOPLULUK ile/ve AZINLIK

( CEMAAT ile/ve AKALLİYET )

( GÜRÛH ile/ve ... )

( SOCIETY vs./and MINORITY )


- TOPLULUK ile/ve BİRLİK

( SOCIETY vs./and UNITY )


- TOPLULUK ile/ve/<> TOPLUM

( Tarihi olan. İLE/VE/<> Sosyete. )

( Gerçek bağlam. İLE/VE/<> Tüzel bağlam. )

( Çeşitli arçalar/durumlar ve sevgi bağı ile sürdürülür. İLE/VE/<> Adâlet/yasa ile ayakta tutulur. )

( Bilgisi ve/ya da bilgisizliği[cehaleti] çok olabilen. İLE/VE/<> İlmi ve irfanı yüksek olan/olması gereken. )

( Doğrudan ilişkiler ile. İLE/VE/<> Dolay(ım)lı ilişkiler ile. )

( Sevgi. İLE/VE/<> Akıl )

( COMMUNITY vs./and/<> SOCIETY )

( ... ile/ve/<> KOINONIA )

( CEMAAT/CEMİYET ile/ve/<> CEMİYET )


- TOPLUM ile/ve/||/<>/> SİYASET ile/ve/||/<>/> AHLÂK

( [kişinin] Başkası ile ilişkisi. İLE/VE/||/<>/> Kamusal alandaki yetki. İLE/VE/||/<>/> Kendi ile ilişkisi. )


- TOPLUM ile/ve/||/<>/< TOPRAK

( SOCIETY vs./and/||/<>/< SOIL/EARTH )


- TOPLUM ile/<> ÜLKE ile/<> EGEMENLİK


- TOPLUMSAL AHLÂK ile/ve İDEOLOJİK AHLÂK ile/ve DİNİ AHLÂK

( SOCIAL MORALS vs./and IDEOLOGICAL MORALS vs./and RELIGIOUS MORALS )


- TOPLUMSAL AHLÂK ile/ve ÖDEV AHLÂKI

( SOCIAL MORALS vs./and MORALS OF DUTY )


- BELLEK:
TOPLUMSAL ve/||/<> TOPLANMIŞ

( Ortak. VE/||/<> Bireysel. )

( MEMORY: COLLECTIVE and/||/<> COLLECTED )


- TOPLUM(SALLIK) ve/||/<>/< ÖRGÜTLÜLÜK

( Örgütsüz toplum, toplum değildir. )


- TOPLUMSAL/LIK ile/ve TARİHSEL/LİK

( SOCIAL/NESS vs./and HISTORICAL/NESS )


- TOPLUM/SAL/LIK ile/ve/değil/||/<>/< YAŞAM ORTAKLIĞI/SİMBİOSİS


- TOPOĞRAFİK ile TOPOĞRAFİK HARİTA


- TOPRAĞI:
GÜNEŞTE SULAMAK ile/yerine GÖLGEDE/AKŞAMÜSTÜ SULAMAK


- TOPRAK:
MİNERAL[Fr.] ve/||/<> ORGANİK NESNE ve/||/<> SU ve/||/<> BOŞLUK

( %45 ve/||/<> %5 ve/||/<> %25 ve/||/<> %25 )

( "Toprak ve Ekoloji" yazısı için burayı tıklayınız... )

( Normal sıcaklıkta, doğada, katı durumda birtakım maddelerle karışık ya da bileşik olarak bulunan ya da kimyasal yollarla elde edilen, inorganik madde. | İçinde inorganik maddeler bulunan. VE/||/<> ... VE/||/<> ... VE/||/<> ... )


- TOPRAK AĞAÇ


- TOPRAK ile/ve/||/<> AYNA

( Ne verirsek, kendini katmadan onu verir. )


- TOPRAK ile AZOİK[Yun. A: Olumsuzlayan ön ek. | ZOE: Yaşam.]

( ... İLE İçinde taşıl bulunmayan toprak. | En eski yerbilimsel düzen. )


- TOPRAK ile DÜNYA DOĞUMLU ile TOPRAK ile DÜNYEVİ ile DÜNYEVİ CENNET ile DÜNYAYA DOĞRU ile HAFRİYAT ile SOLUCAN

( EARTH vs. EARTH BORN vs. EARTHEN vs. EARTHLY vs. EARTHLY PARADISE vs. EARTHWARD vs. EARTHWORK vs. EARTHWORM )

( سطح زمين ile خاک ile کره زمين ile زمين ile کره ارض ile کره خاک ile ثرا ile سکنه زمين ile خاکزاد ile سفالي ile زميني ile ارم ile بطرف زمين ile خاکريز ile خراتين )

( SATH ZAMYNE ile KHAK ile KAREH ZAMYNE ile ZAMYNE ile KAREH ERZ ile KAREH KHAK ile ثرا ile SEKNEH ZAMYNE ile KHAKZAD ile SEFALY ile ZAMYNEY ile ARAM ile BETREF ZAMYNE ile خاکريز ile خراتين )


- TOPRAK ile ETTOPRAK

( ... İLE Yumuşak, kırmızı ve özlü toprak. )


- TOPRAK ile KUM

( Toprak, herşeyi, hem iyiyi, hem de kötüyü içinde barındırır. )

( * hâk-dân-ı fenâ(fânilik toprağı): DÜNYÂ
* hâk-i beden: GÖVDE TOPRAĞI
* hâk-i beyâbân: ÇÖLÜN TOPRAĞI
* hâk-i bîmâr(hasta toprak): (mecaz) KIRMIZI ALTIN
* hâk-i kadem: AYAK TOPRAĞI
* hâk-i mezâr: MEZAR TOPRAĞI
* hâk-i mezellet: HORLUK, DÜŞKÜNLÜK TOPRAĞI
* hâk-i mürde(ölmüş toprak): VERİMSİZ TOPRAK
* hâk-i pâk: TEMİZ TOPRAK
* hâk-i pây: AYAK TOPRAĞI/TOZU
* hâk-i râh(yolun toprağı): UĞUR, KADEM
* hâk-i târîk(karanlık toprak): (mecaz) İNSAN CESEDİ
* hâk-i teng: MEZAR, KABİR, SİN
* hâk-i tîre(karanlık, siyah toprak): MEZAR, SİN
* hâk-i vatan: VATAN TOPRAĞI
* hâk-i zaîf: İNSAN )

( Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik nesnelerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. | Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. | Arazi, tarla. | Memleketli. | Kara. | Ülke. İLE Silisli kütlelerin, kayaların, doğal etkenlerle parçalanarak ufalanmasından oluşan, deniz kıyısı, dere yatağı vb. yerlerde çok bulunan, ufak, sert tanecikler. | Armut, ayva vb. meyvelerin etli bölümlerindeki sert tanecikler. | Gövdedeki bezlerin, özellikle böbreğin ürettiği ince ve katı tanecikler. )

( SOIL vs. SAND )


- TOPRAK ile LATERİT[Fr.]

( ... İLE Sıcak, nemli iklimlerde oluşan, parlak kırmızı ya da kahverengiye çalan kırmızı renkli, demir oksit ve alüminyum bakımından zengin toprak. )


- TOPRAK ile LOM

( ... İLE Tüm toprakların en verimli olanı. [Eşit miktarda kum, mil ve kil içerir.] )


- TOPRAK ve/||/<> RAHİM


- TOPRAK ile ŞEVL[çoğ. EŞVÂL]

( ... İLE Vazodaki su kalıntısı. | Geniş, ıssız, tenha toprak. )


- TOPRAK ile/ve/||/<>/> SINIR

( MERZ[Fars.]: Toprak, yer. | Sınır, hudut. | Parmak ucuyla çimdiklemek ve tırmalamak. )


- TOPRAKLAMAK ile TOPRAKLATMAK ile TOPRAKLAŞMAK ile TOPRAKLANDIRMAK ile TOPRAK ile TOPRAKLI ile TOPRAKÇI/LIK ile TOPRAKSIZ ile TOPRAK ALTI ile TOPRAK BOYA ile TOPRAK RENGİ ile TOPRAK BİLİMİ ile TOPRAK HUKUKU ile TOPRAK KÖLESİ ile TOPRAK SIÇANI ile TOPRAK BİLİMCİ ile TOPRAK KAYMASI ile TOPRAK ÇİMENTO ile TOPRAK BİLİMSEL ile TOPRAK KÖLELİĞİ


- TOPTAN ile TOPTANCI/LIK


- TOPU TAÇA ATMAK ile/ve/||/<> MİNDER DIŞINA KAÇMAK


- TOPUK ile BİR TARAFA TOPUK ile TOPUK ile ÖKÇE PARÇASI

( HEEL vs. HEEL TO ONE SIDE vs. HEELER vs. HEELPIECE )

( پاشنه کف ile پاشنه کفش ile پاشنه ile پاشنه جوراب ile پاشنه پا ile يک ور شدن ile پاشنه ساز ile پاشنه پوش )

( PASHNEH KOF ile PASHNEH KAFSH ile PASHNEH ile PASHNEH JORAB ile PASHNEH PA ile YK VAR SHODAN ile PASHNEH SAZ ile PASHNEH PUSH )


- TOPUK ile/ve MİRFAK

( Ayağın yuvarlakça olan alt bölümü. | Ökçe. | Belirli bir amaçla kazılmaksızın asıl yerinde bırakılan kömür bloku ya da cevher kütlesi. İLE/VE Küçük topuk. )

( KÂ'B[Ar.]/BÜCÛL/BÜCÜL/BÜJÛL[Fars.]: Topuk kemiği. Aşık. )

( RUSG-ÜL-KADEM: Topuk kemiğini oluşturan yedi kemik. )


- TOPUK ile TOPUK

( İnsan ayağının toparlakça olan alt arka bölümü. | Ökçe. | Belirli bir amaçla kazılmaksızın asıl yerinde bırakılan kömür bloku ya da cevher kütlesi. | Akarsu ağzının az ilerisinde oluşan kum birikintisi. | Sütun ve direklerin alt bölümü. İLE Kaçmak. )

( HEEL vs. HEEL )


- TOPUKLAMAK ile TOPUK ile TOPUKLU ile TOPUKSUZ ile TOPUK DEMİRİ ile TOPUK KEMİĞİ


- TÖR ile TÖRE ile TÖRECİ/LİK ile TÖRELİ ile TÖRESEL ile TÖRESİZ/LİK ile TÖRE DIŞI ile TÖRE BİLİMİ ile TÖRE DIŞICI/LIK ile TÖRE CİNAYETİ


- TOR ile TORK


- TOR ile/ve/||/<>/< TORUK

( Acemi. İLE/VE/||/<>/< Çok acemi. )


- TORAK ile TORAK

( Kömürleştirilecek ağaç ya da pişirilecek tuğlalarla dolu olan ve dışı çamur ile sıvanan kubbe, kümbet. İLE Tortu, çökelek. )


- TORBALAMAK ile TORBALANMAK ile TORBA ile TORBALI ile TORBASIZ ile TORBA ÇAY ile TORBA KADRO ile TORBA YOĞURDU


- TÖRE ile/değil GELENEK

( Tarihsel deneyim. İLE/DEĞİL Toplumsal deneyim. )


- TÖRE ile/ve KİMLİK

( MORES vs./and IDENTITY )


- TÖREL/LİK ile TÖRELCİ/LİK ile TÖRELSİZ


- TORK ile/ve/||/<> BEYGİR GÜCÜ

( Tork gücü, çekiş kuvveti, beygir gücü ise daha çok, hız ile ilgilidir. Gücün kullanılacağı gereksinimler farklıdır ve temel ayrım da budur. Örneğin, yarış arabalarında, beygir gücü fazladır; çünkü hızlı olmaları gerekir. Tork gücünün hızla bir ilgisi yoktur. )

( Arabalarda, döndürme gücü olarak tanımlanır. Aracın motorunda bulunan krank milinin bir dakika içinde yaptığı dönüş sayısıdır. Dönüşlerin çok ya da az olması, aracın hızını ve çekişini belirler. Arabalarda motorun dönme kuvvetinin tekerlekleri itme kuvvetine dönüştürülmesini sağlar. Yani, aracın çekiş gücü ve özellikle yokuş çıkarken gösterdiği performans, torkun iyi olması ile sağlanır.

İLE/VE/||/<>

75 kg. ağırlığındaki bir aracın, 1 saniyede, 1 metre hareket ettirilmesi için gereksinim duyulan güç miktarıdır. [1 beygir gücü, atın, saniyede 1 metre ileriye taşıdığı güç 50 kg.'dır.]
[Arabalarda belirlenen beygir gücü ise mühendisler tarafından 75 kg. olarak belirlenmiştir.] [İlk olarak makineler üreten James Watt tarafından kullanılmıştır. Makinelerin gücü sorulduğunda herkesin bildiği güç miktarı ile karşılaştırma yapması gerektiğini düşünerek yalın biçimiyle atların güçleriyle kıyaslayarak açıklamıştır.] )


- TORK ile/||/<> KUVVET (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)

( Tork döndürme etkisi, kuvvet öteleme etkisidir )

( Formül: τ=r×F İLE F )


- TORLAK SOKAK :

( Rumelihisar Mahallesi sokaklarından biridir. Mahallenin hatırı sayılır insanlarından biri olduğu için, isminin unutulmaması amacı ile bir sokağa "Torlak Sokak" adı verilmiştir. )


- TORLAK ile TORLAK/ABDAL

( Torun çocuğu. İLE Gezgin derviş. )


- TORNALAMAK ile TORNALANMAK ile TORNALATMAK ile TORNA ile TORNACI/LIK ile TORNALI


- TORPİL ile/değil/yerine ARACILIK


- TORPİL ile/ve/değil/yerine HAKKINI TESLİM ETMEK

( [not] "PULL/INFLUENCE" vs./and/but TO GIVE (HIS/HER/ITS) DUE
TO GIVE (HIS/HER/ITS) DUE instead of "PULL/INFLUENCE" )


- TORPİLLEMEK ile TORPİLLENMEK ile TORPİL ile TORPİLCİ/LİK ile TORPİLLİ/LİK ile TORPİLSİZ/LİK ile TORPİL BALIĞI


- TÖRPÜLEMEK ile TÖRPÜLENMEK ile TÖRPÜLETMEK ile TÖRPÜ ile TÖRPÜLÜ ile TÖRPÜSÜZ


- TÖRPÜLE(N)MEK ile/ve/değil/yerine/||/>< DENGELE(N)MEK


- TORTİYOZİTE/TORTUOSITY[İng.] değil/yerine/= KIVRIMLILIK


- TORTU ile ARTIK


- TORTULANMAK ile TORTULAŞMAK ile TORTULLAŞMAK ile TORTU ile TORTUL ile TORTUM ile TORTULU ile TORTUSUZ ile TORTUL BİLİMİ


- TORUN TOMBALAK


- TORUN-TORBA (SAHİBİ OLMAK)


- TOS ile TOST ile TOSTÇU/LUK ile TOST EKMEĞİ ile TOST MAKİNESİ


- TÖSKÜRMEK ile TÖSKÜRTMEK ile TÖSKÜRÜ


- TOSLAMAK ile TOSLAŞMAK


- TOSS :/yerine FIRLATMAK


- TOTAL" (OLARAK) değil TOPTAN/TOPLAM/TAM (OLARAK)


- TOTEM ile TOTEMCİ/LİK ile TOTEMİZM


- TOTOLOJİ >< TUTARLILIK


- TOUCH :/yerine DOKUNMAK


- [ya] TÖVBE ile/ve/ya da/||/<>/> AFFETMEK


- TÖVBE ile/ve/değil/yerine/||/<> FARKINDALIK


- TÖVBE ile TÖVBELİ ile TÖVBESİZ/LİK ile TÖVBE AYLARI


- TOY :/yerine OYUNCAK


- TOYNAK ile TOYNAKLI

( HOOF vs. HOOFED )

( باسم زدن ile سنب ile پاي کوبيدن ile سمدار )

( BASM ZADAN ile سنب ile PAY KUBYDAN ile سمدار )


- TOYNAK ile TOYNAKLILAR


- TÖZ İKİLİĞİ(DUALİZMİ):
ETKİLEŞİMCİLİK ile/ve/||/<> EPİFENOMENALİZM ile/ve/||/<> PARALELİZM


- TOZ-TOPRAK (İÇİNDE KALMAK)


- TOZ ve/||/<> TOPRAK

( Zamanı simgeler. VE/||/<> Mekânı simgeler. )

( Tarihi simgeler.[Ne yazık ki, bazı/çoğu şeyi bilmeyenler, değerini bilmiyor.] VE/||/<> Coğrafyayı simgeler.["Korumayı" "biliyoruz."] )

( Ardardalığı, derinliği simgeler. VE/||/<> Birlikteliği, yanyanalığı simgeler. )

( Tini simgeler. VE/||/<> Gövdeyi simgeler. )

( DUST and/||/<> SOIL/EARTH )


- TOZ ile TOZUNU ALMAK ile SİLGİ ile TOZ ALMA ile ÇÖPÇÜ

( DUST vs. DUST OFF vs. DUSTER vs. DUSTING vs. DUSTMAN )

( خاک ile گرد ile گرد و خاک ile غبار ile خاکه ile گردوخاک گرفتن ile گردگيري کردن ile تربت ile خاک گرفتن ile گردگير ile وسيله گردگيري ile گردگيري ile مامور تنظيف )

( KHAK ile GARD ile GARD VE KHAK ile GHABAR ile KHAKEH ile GARDOKHAK GARAFTAN ile GARDEGYRY KARDAN ile TARBAT ile KHAK GARAFTAN ile گردگير ile VESYLAH GARDEGYRY ile گردگيري ile مامور تنظيف )


- TOZ-DUMAN (İÇİNDE KALMAK)


- TOZLAŞMAK ile TOZLAŞTIRMAK


- TOZLU ile TOZLUK ile TOZLUKLU ile TOZLUKSUZ


- TOZLUK ile/ve/<> DOLAK

( ... İLE/VE/<> Bacaklara, ayak bileğinden, dize kadar dolanan, ensiz ve uzun kumaş parçası. )


- TOZUMAK ile TOZ ile TOZ BEZİ ile TOZ BOYA ile TOZ DUMAN ile TOZ SABUN ile TOZ ŞEKER ile TOZ BULUTU ile TOZ TOPRAK ile TOZ FIRÇASI ile TOZ MASKESİ


- TRABZON ile TRABZONLU/LUK ile TRABZON YAĞI ile TRABZON HURMASI


- TRACE :/yerine İZ, İZLEMEK


- TRACEABILITY[İng.] değil/yerine/= İZLENEBİLİRLİK