K ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 25.377 başlık/FaRk ile birlikte,
25.377 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(90/103)
- TERBİYESİZLİK ile/ve/değil/<> İNAT
- [ne yazık ki]
TERBİYESİZLİK ile/ve/||/<>/< KEYFİYET
- TERBİYESİZ/LİK ile/ve SALAK/LIK, SALOZ[argo]
- TERBİYESİZ/LİK ile/ve "ŞEREFSİZ/LİK"
- TERBİYEVÎ/PEDAGOJİK değil/yerine/= EĞİTİMSEL/EĞİTSEL
- TERCİH ile/ve/değil EŞİK
- TERCÜME[Ar.] ETMEK değil/yerine/= ÇEVİRMEK
- TERE[Fars.] ile YABANTERESİ/HOROZCUK
- TEREDDÜT[Ar.] ETMEK değil/yerine/= İKİRCİKLENMEK/DURAKSAMAK/VARGISIZ KALMAK
- TEREDDÜT ile TEREDDÜTLÜ ile TEREDDÜTSÜZ/LÜK
- TEREDDÜTLÜ ile TEREDDÜT ETMEK ile TEREDDÜT ile TEREDDÜT
( HESITANT vs. HESITATE vs. HESITATING vs. HESITATION )
( مردد بودن ile مردد ile متردد ile دودل ile درنگ کننده ile تامل کردن ile تردد کردن ile دل دل کردن ile مذبذب ile تامل ile تذبذب ile تردد ile درنگ ile دودلي ile ترديد ile شبهه )
( MARDAD BODAN ile MARDAD ile متردد ile DODEL ile DARANG KONANDEH ile TAMEL KARDAN ile TARDAD KARDAN ile DEL DEL KARDAN ile مذبذب ile TAMEL ile تذبذب ile TARDAD ile DARANG ile دودلي ile TARDYD ile SHABEHEH )
- TEREK ile TEREKE
- TERFİ ETMEK değil/yerine/= YÜKSELGİLENMEK/YÜKSELGİ ALMAK
- TERFİ ile TERFİH ile TERFİK
- TERFİK[Ar.] değil/yerine/= BİRİNİ ARKADAŞ ALMA
( Birini arkadaş olarak yanına alma. | Arkadaş olarak yanına birinin verilmesi. )
- TERİM SOĞUMASIN değil/yerine DİNLENMEYİ BİLMEK
- TERİM = TERM[İng.] = TERME[Fr.] = AUSDRUCK[Alm.] = TERM[Lat.]
- TERİMLERİN/KAVRAMLARIN KULLANIMINDA:
FARKLILIK ile/ve/değil/yerine YEĞLEME
- TERİMLEŞTİRMEK ile TERİM ile TERİMLİ ile TERİM BİLİMİ ile TERİMLER DİZGESİ
- TERK
- TERK ETMEK ile/yerine GAİB OLMAK
( Duyup da/bilip de terk etmelidir. )
( SEN, SENİ TERK ETMEZSEN
"O",
"İÇİNDEYİM" KAHKAHASINI ATMAZ )
- TERK ETMEK ile/yerine GAİB OLMAK
( Duyup da/bilip de terk etmelidir. )
- TERK ETMEK ile/ve/değil/yerine İLİŞKİDE OLMAK
( [not] ABANDONMENT/FORSAKE/RENOUNCE/LEAVE vs./and/but TO BE RELATED
TO BE RELATED vs./and ABANDONMENT/FORSAKE/RENOUNCE/LEAVE )
- TERK ETMEK ile TERK EDİLMİŞ ile TERK EDİLMİŞ YER ile TERK EDİLME
( ABANDON vs. ABANDONED vs. ABANDONED PLACE vs. ABANDONMENT )
( رهاساختن ile دست کشيدن ile دل کندن ile ترککردن ile رها کردن ile صرفنظر کردن ile واکهداردن ile متروکه ile متروک ile ترک ile رهاسازي ile صرف نظر ile دلکندن ile متارکه )
( رهاساختن ile DAST KESHYDAN ile DEL KANDAN ile ترککردن ile RAYAA KARDAN ile SARFANZAR KARDAN ile VAKEHDARDAN ile METROKEH ile METROK ile TARK ile RAYAASAZY ile SARF NAZAR ile DELEKANDAN ile METARKEH )
- TERK ETMEK ile/ve VAZGEÇMEK
( Bilincine varmadığınız bir şeyi terk edemezsiniz. )
( Öteye devam etmek için terk etmek durumundasınız. )
( Önemli[öncelikli] olan, ne yaptığınız değil, ne yapmaktan vazgeçtiğinizdir. )
( Fiziksel vazgeçiş ve terk yalnızca bir içtenlik, bir samimiyet belirtisidir, fakat yalnızca içtenlik de özgürlüğe kavuşturamaz; uyanık bir idrak, istekli bir araştırma ve derin bir incelemeden doğan bir anlayışa gereksinim vardır. )
( Yapmanız gereken, tüm anıları ve beklentileri terk etmektir. )
( Dıştaki hiçbir şey bir değer ifade etmediği ve gönül her şeyi terk etmeye hazır olduğu zaman, zihinsel olgunluk düzeyine ulaşılmış demektir. )
( İç değerinizi bilmelisiniz, ona güvenmelisiniz ve günlük yaşantınızda, arzu ve korkularınızı feda ederek bunu belirgin kılmalısınız. )
( Duyup da/bilip de terk etmelidir. )
( Birinci adımdan vazgeçmeyen, ikinci adımı atamaz. )
( [Kendine/Bilgiye] Teslim olmadan terk edemezsin. )
( Ortak etmeni bulmak için tüm ayrımları terk etmek zorundasınız. Ancak evrensel olan ortaktır. )
( Gerçek vazgeçiş, terk edilecek bir şeyin bulunmadığını, çünkü size ait hiçbir şeyin bulunmadığını idrak ediştedir. )
( Sahte olandan vazgeçin, doğru olan kendi yerini bulacaktır. )
( Yanlış anlamalarınızı ortaya çıkarın ve onları terk edin, hepsi bu kadar. )
( Birine, vazgeçilmez olduğunu hissettirdiğinde, ilk vazgeçeceği kişi sen olursun. )
( You cannot abandon what you do not know.
To go beyond, you must abandon them.
It is not what you do, but what you stop doing that matters.
Mere physical renunciation is only a token of earnestness, but earnestness alone does not liberate. There must be understanding which comes with alert perceptivity, eager enquiry and deep investigation.
All you have to do is to abandon all memories and expectations.
You must know your inner worth and trust it and express it in the daily sacrifice of desire and fear.
The real giving up is in realising that there is nothing to give up, for nothing is your own.
Give up the false and the true will come into its own. )
( ... ile/ve SARF-I NAZAR )
( ABANDONMENT/FORSAKE/RENOUNCE/LEAVE vs./and GIVE UP )
- TERK ETMEK ile/ve/||/<> YOK ETMEK
- TERK ETMEK/EDİLMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< AYRILMAK
- TERK ile/ve OLMAMALI
- TERK ile DERK
( Bırakma, ayrılma. | Vazgeçme. | Bırakma, ihmal etme. İLE Anlama, kavrama. )
- TERK ile/ve/değil/yerine EZİYET
( Bazen, terk edilmektense eziyet görmeye bile râzı olabilirsin. )
- TERK ile/ve HAYIR
( Güç ve hayırlar herkes içindir ve isteyen herkese hazırdır. )
( Dıştaki hiçbir şey bir değer ifade etmediği ve gönül her şeyi terk etmeye hazır olduğu zaman, zihinsel olgunluk düzeyine ulaşılmış demektir. )
( ABANDONMENT/FORSAKE/RENOUNCE/LEAVE vs./and NO )
- TERK[Ar.] ile TAHLİYE[Ar.]
- TERK ile/ve TÖVBE
- TERK-İ DÜNYA ve/<>/> TERK-İ UKBÂ ve/<>/> TERK-İ HESTÎ/TERK
( * TERK-İ DÜNYA (Budizm'deki Yansıması: NİRMANAKAYA)
* TERK-İ UKBÂ(Dünyayı terk etmenin vereceği mutluluğu terk)(Cenneti ve nimetlerini terk) "(B.Y.: DHARMAKAYA)"
* TERK-İ TERK(/HESTÎ)(Kendi varlığını terk edip Hakk'ta fâni olmak) "(B.Y: SAMBOGAKAYA)" )
- TERKİK[Ar. < RİKKAT] ile TERKÎK[Ar.]
( İnceltme. | Yumuşatma. | Nâzikâne anlatma. İLE Zayıflatma. Dili ya da ifadeyi bozuk/eksik kullanma. )
- TERKİN[Ar.] (ETMEK) değil/yerine/= ÇİZİP SİLMEK
- TERLEMEK ile TERLETMEK
- TERLİK/ŞIPŞIP/ŞIPIDIK[argo] ile/ve PANTUFLA[Yun.]
- TERLİK ile/ve NALIN[Ar.]/TAKUNYA[Yun.]
( Genellikle ev içinde giyilen, deri, naylon vb. şeylerden yapılan, arkası açık, hafif ve türlü biçimlerde ayak giysisi. | Beyaz patiskadan dikilen takke, başlık. İLE/VE Genellikle hamam vb. ıslak tabanlı yerlerde kullanılan, yüksek ökçeli, ağaçtan yapılmış bir tür ayak giysisi. )
- TERLİ/LİK ile TERLİK ile TERLİKÇİ/LİK
- TERMAL İLETKENLİK ile/ve/||/<> ELEKTRİKSEL İLETKENLİK
( Isı iletme yeteneği. İLE/VE/||/<> Elektrik iletme yeteneği. )
- TERMAL İLETKENLİK ile/ve/||/<> ELEKTRİKSEL İLETKENLİK
( Bir nesnenin ısıyı iletme yeteneği. İLE/VE/||/<> Bir nesnenin elektrik akımını iletme yeteneği. )
- TERMİK[Fr.] değil/yerine/= ISIL
( Isıl. | Isının üretilmesini, iletilmesini ve kullanılmasını inceleyen fizik dalı. )
- TERMİK değil/yerine/= ISIL
- TERMİKLEŞTİRMEK ile TERMİK ile TERMİK SANTRAL
- TERMİNOLOJİ ile AKSİYOM/ATİK
( Terimler dizgesi. | Terim bilimi. İLE Kendiliğinden apaçık ve bundan dolayı öteki önermelerin ön dayanağı sayılan temel önerme, mütearife, belit. )
- TERMODİNAMİK ile/ve/||/<> ISI AKTARIMI
( Enerji ve iş arasındaki ilişkiyi inceleyen bilim dalı. İLE/VE/||/<> Isının bir yerden başka bir yere geçişini inceleyen bilim dalı. )
- TERMODİNAMİK ile KİNETİK
( Enerji ve iş ile ilgili bilim dalı. İLE Hareket ve hız ile ilgili bilim dalı. )
- TERMODİNAMİK ile/||/<> KİNETİK
( )
( Bilinmiyor tarafından keşfedildi/formüle edildi. )
- TERMODİNAMİK ile/ve/||/<> OPTİK
( Isı ve enerji dönüşümlerini inceler. İLE/VE/||/<> Işık ve görüntü olaylarını inceler. )
- TERMODİNAMİK ile/ve/||/<> TERMOELEKTRİK ile/ve/||/<> TERMOKİMYA ile/ve/||/<> TERMONÜKLEER
( Isı enerjisi ile kinetik enerji arasındaki ilgileri ve bu konuyla ilgili olayları inceleyen fizik kolu. İLE/VE/||/<> Isı enerjisi ile kinetik enerji arasındaki ilgileri ve bu konuyla ilgili olayları inceleyen fizik kolu. İLE/VE/||/<> Tepkimelere eşlik eden termik olayları inceleyen kimya dalı. İLE/VE/||/<> Ancak çok yüksek sıcaklıklarda, hafif elementler arasında doğan (çekirdeksel tepkime). )
- TERMODİNAMİK ile/||/<> YASA
( Termodinamiğin üçüncü yasası )
( Walther Nernst tarafından 1906 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1864-1941) (Ülke: Almanya) (Alan: Kimya) (Önemli katkıları: Nernst denklemi, termodinamik) (Nobel: 1920) )
- TERMODİNAMİK'TE:
GERİDÖNÜŞÜMSÜZLÜK ile/değil TERSİNMEZLİK
( TERMODİNAMİK: Isı enerjisi ile kinetik enerji arasındaki ilgileri ve bu konuyla ilgili olayları inceleyen fizik kolu. )
( [not] ... vs./but IRREVERSIBILITY )
- TERMOELEKTRİK ile TERMOELEKTRİK PİL ile TERMOELEKTRİK MAŞA ile TERMOELEKTRİK ÇİFTİ
- TERMOPLASTİK ile/||/<> TERMOSET
( Termoplastik ısıtınca yumuşar İLE termoset sertleşir geri dönmez )
( Formül: Lineer zincirler İLE çapraz bağlı ağ )
- TERÖR ile TERÖRCÜ/LÜK ile TERÖRİST ile TERÖRİZM
- TERÖRİZE ETMEK ile/değil/yerine/>< TEORİZE ETMEK
- TERRITORY :/yerine BÖLGE, TOPRAK
- TERS ÇEVİRMEK ile TERS ÇEVRİLMİŞ ile İNVERTÖR
( INVERT vs. INVERTED vs. INVERTER )
( قلب عبارت ile وارو کردن ile سخن واژگون ile وارونه کردن ile سوء تعبير ile واگردانيدن ile نگون کردن ile بالعکس کردن ile وارو ile برگشته ile نگون ile مقلوب ile وارونه ile نگونسار ile بر گرداننده ile وارونگر )
( GHALAB EBART ile VARO KARDAN ile SOKHAN VAJGON ile VARONEH KARDAN ile سوء تعبير ile VAGARDANYDAN ile NEGON KARDAN ile BALAX KARDAN ile وارو ile BARGASHTEH ile NEGON ile MOGHLUB ile وارونه ile NEGONSAR ile BAR GARDANANDEH ile VARONGAR )
- TERS-DÜZ OLMAK/ETMEK ile ALT-ÜST OLMAK/ETMEK
- TERSANE[İt.] değil/yerine GEMİLİK
- TERSİL/TERTILE[İng.] değil/yerine/= ÜÇTE BİRLİK
- TERSİNEMEZLİĞİN ARTIŞI ve/||/<>/> "SABİTLİK"
- TERSİNEMEZLİK ve/||/<> EVRENSEL KÜTLE ÇEKİMİ
- TERSİNEMEZLİK ve/||/<> KARANLIK ENERJİ ve/||/<> KARANLIK MADDE
- TERSİNEMEZLİKTE/ENTROPİDE:
NİCELİK ile/ve/değil/||/<> "NİTELİK"
- TERSİNİR ile/ve/||/<> TERSİNİRLİK
( Bir olayın ortaya çıkma koşullarındaki sonsuz küçük bir değişikliğin etkisiyle herhangi bir anda yön değiştirebilen [kimyasal, fiziksel ve mekanik dönüşüm]. İLE Tersinir bir olayın özelliği. )
- TERSİNİR/LİK ile TERSİNİR ELEKTROT
- TERSİNMEK ile TERSİNE ile TERSİN TERSİN
- TERSİNMEK ile TERSLEMEK ile TERSLENMEK ile TERSLEŞMEK
( Geri dönmek, rücû etmek. | Hiddetlenmek, aksilik etmek. İLE Birine gönül kırıcı, sert söz söylemek ya da gönül kırıcı davranmak, azarlamak. İLE Tersleme durumuna konu olmak. | Aksilik etmek, terslik göstermek. İLE Terslik etmek, zıt davranmak. )
- TERSLEMEK ile/ve/değil/yerine REDDETMEK
- TERSLEMEK ile TERSLENMEK ile TERSLEŞMEK ile TER ile TERE ile TERK ile TERS/LİK ile TERECİ/LİK ile TER TER ile TER BEZİ ile TERS AÇI ile TERS DÜZ ile TERS YÜZ ile TERS PERS ile TERS TERS ile TERS YÜZÜ ile TERS BASKI ile TERS EVİRME
- TERTİP-DÜZEN (SAĞLAMAK)
- TERTİPLEMEK ile TERTİPLENMEK ile TERTİPLETMEK ile TERTİPLEYEBİLMEK ile TERTİP ile TERTİPLİ/LİK ile TERTİPÇİ/LİK ile TERTİPSİZ/LİK
- TERZÎK[Ar. < RIZK] ile BESLE(N)ME
( Besleme, rızık verme. )
- TERZİ/LİK ile TERZİL
- TESADÜF ETMEK değil/yerine/= DENK GELMEK
- TESADÜF ile TESADÜFİ/LİK ile TESADÜF ESERİ
- TESADÜFİ ile MACERAPERESTLİK
( ADVENTITIOUS vs. ADVENTUROUSNESS )
( نابجا ile عارضي ile غير موروثي ile ماجراجويي )
( NABEJA ile عارضي ile غير موروثي ile MAJERAJOYY )
- TESBİH (ETMEK) ile/ve/<> ZİKR (ETMEK)
- TEŞBÎH[< ŞİBH](/BENZETME) ile/ve/< İSTİÂRE ile/ve/< MECÂZ[< CEVÂZ] ile/ve/< MECÂZ-I MÜRSEL(/DÜZ DEĞİŞMECE) ile/ve/< TÂ'RÎZ[< ARZ] ile/ve/< TEŞHÎS[< ŞAHS] VE İNTÂK[< NUTK]
( Ortak nitelikleri bulunan nesne ya da kavramlar arasında benzerlik kurma sanatı. İLE/VE Bir sözcüğü kendi anlamı dışında kullanarak, bir şeyi benzediği başka şeylerin adıyla anma sanatı. İLE/VE Sözcükleri gerçek anlamları dışında kullanma sanatı. İLE/VE Bir sözcüğü, benzetme amacı gütmeden, başka bir sözcük yerine kullanma sanatı. [iki nesne/kavram arasında çok çeşitli ilişkiler kurulmasıyla] İLE/VE Bir sözü, hem gerçek, hem de mecâzî anlamıyla kullanma sanatı. [Söylenilen sözün gerçek anlamından bir sonuç çıksa da geçerli olan mecâzî anlamıdır][alay, sitem, şaka gibi kullanımlarda] İLE/VE Birini eleştirme, küçük düşürme ya da alay etmek amacıyla söylenilmek istenileni tam tersi bir anlamda bir sözle, incelikle ve lâtîfeyle[espriyle] anlatma sanatı. İLE/VE Teşhis, cansız varolanları ya da hayvanları kişileştirme sanatı. [FABL] | İntak, nesneleri konuşturma sanatı. )
- TESCİL ETMEK değil/yerine/= KÜTÜKLEMEK
- TESCİL/LEMEK ile/ve/değil TASDİK/LEMEK
( Herhangi bir şeyi resmî olarak kaydetme, kütüğe geçirme. | Bir taşınmazın üzerinde bir aynî hakkın kurulması için tapu kütüğüne yapılması gerekli kayıt. İLE/VE/DEĞİL Doğrulama. | Onay, onaylama. )
- TEŞEBBÜS ETMEK değil/yerine/= GİRİŞMEK/EL ATMAK
- TEŞEKKÜL ETMEK/MEYDANA GELMEK[Ar.] değil/yerine/= OLUŞMAK
- TEŞEKKÜR[Ar.] (ETMEK) değil/yerine/= ÖVGE (SUNMAK)
- TEŞEKKÜR ETMEK ve/||/<> ÖZÜR DİLEMEK
( Bunları bilmeyenlere, kapıları/nı kapatmak gerekir. )
- TEŞEKKÜR ETMEK ile/ve TAKDİR ETMEK
( TO THANK vs./and TO APPRECIATE )
- TESELLİ EDİLEBİLİR ile TESELLİ ile TESELLİ EDİCİ ile KONSOL ile PEKİŞTİRMEK ile KONSOLİDE ile KONSOLİDASYON
( CONSOLABLE vs. CONSOLATION vs. CONSOLATORY vs. CONSOLE vs. CONSOLIDATE vs. CONSOLIDATED vs. CONSOLIDATION )
( تسلي پذير ile دلداري ile تسليتي ile پيشانه ile دلداري دادن ile تسليت دادن ile ميزفرمان ile تحکيم کردن ile يک رقم کردن ile مستحکم کردن ile يک پارچه کردن ile مستحکم ile تشييد ile تحکيم )
( TASLY PAZYR ile DELDARY ile تسليتي ile PEYSHANEH ile DELDARY DADAN ile TASLYT DADAN ile ميزفرمان ile TAHAKYM KARDAN ile YK RAGHAM KARDAN ile MOSTAHKAM KARDAN ile YK PARCHEH KARDAN ile MOSTAHKAM ile تشييد ile TAHAKYM )
- TESELLİ ile KENDİNİ KANDIRMAK
- TESELLİ ile TESELLİSİZ/LİK ile TESELLİ MÜKAFATI
- TESETTÜR ile TESETTÜRLÜ/LÜK
- TESE'ÜL ile SUAL/İSTEK
- TEŞEVVÜŞ[< ŞEVEŞE] değil/yerine/= KARIŞMA, KARMAKARIŞIK OLMA, KARIŞIKLIK
- TEŞEVVÜŞ[Ar.] değil/yerine/= KARIŞIKLIK
- TESEYYÜP[Ar.] değil/yerine/= KAYITSIZLIK, TEMBELLİK, İHMALCİLİK
- TESHÎK ile ...
( EZME, DÖVME, DÖVÜP EZME )
- TEŞHİR (ETMEK) değil/yerine/= SERGİLEYİŞ/SERGİLENİŞ/SERGİLEMEK
- TESHÎR ile/ve/> TAHRİK
( Söz/kelâm ile. İLE/VE/> Bakış/nazar ile. )
- TEŞHİR ile TEŞHİRCİ/LİK
- TEŞHİR/EKSİBİSYON[< EXHIBITION]/UTAÇICILIK değil/yerine/= GÖSTERMECİLİK
- TEŞHİS ile TEŞHİS VE İNTAK
- TESİR (ETMEK) değil/yerine/= ETKİ/LEMEK
- TESİR (ETMEK) ile/ve/||/<>/> TESİS (ETMEK)
( Etki etmek. İLE/VE/||/<>/> Yapılandırmak. )
- TESİR ile TESİRLİ/LİK ile TESİRSİZ/LİK
- TESİS[Ar.] (ETMEK) değil/yerine/= KURMAK/OLUŞTURMAK
- TESİS (ETMEK) ve/<> TEMİN (ETMEK)
- TESİSAT ile TESİSATÇI/LIK
- TEŞKİK[< ŞAKK] ile TEŞKÎK[< ŞEKK | çoğ. TEŞKÎKÂT]
( Yarma, yarılma, ikiye ayırma, parça parça yarma. İLE %50/50 olarak şüpheye düşürme/düşürülme, şüphede bırakma/bırakılma. )
- TEŞKİL ETMEK değil/yerine/= OLUŞTURMAK
- TEŞKİLATLANMAK ile TEŞKİLATLANDIRMAK ile TEŞKİLATLANABİLMEK ile TEŞKİLAT ile TEŞKİLATLI ile TEŞKİLATÇI/LIK ile TEŞKİLATSIZ/LIK
- TESLÎF[Ar.] değil/yerine/= SABAH YEMEĞİ YEMEK
- TESLİM ETMEK ile/ve/<>/değil EMÂNET ETMEK
- TESLİM ETMEK ile MESAJ İLETMEK ile BİR KONUŞMA YAPMAK ile KURTULUŞ ile TESLİM EDİLMİŞ ile TESLİMATÇI ile TESLİMAT
( DELIVER vs. DELIVER A MESSAGE vs. DELIVER A SPEECH vs. DELIVERANCE vs. DELIVERED vs. DELIVERER vs. DELIVERY )
( رستگار کردن ile تخليص کردن ile رساندن ile به دنيا آوردن ile ايراد کردن ile ارائه دادن ile خلاصي بخشيدن ile پيغام رساندن ile نطق کردن ile سخنراني کردن ile رهيي ile رسته ile رساننده ile رهان ile تحويل ile زه ile وضع حمل )
( RASTGAR KARDAN ile TAKHALYSE KARDAN ile RESANDAN ile BAH DANYA AVARDAN ile AYRAD KARDAN ile ARAEH DADAN ile KHLASY BAKHSHYDAN ile PEYGHAM RESANDAN ile NOTGH KARDAN ile SOKHENRANY KARDAN ile رهيي ile RASTEH ile RESANANDEH ile رهان ile TAHVYLE ile ZAH ile VAZE HAMEL )
- TESLİM ETMEK ile/ve TESLİM ETMEYİ SÜRDÜRMEK
- TESLİM OLMAK ile/değil/yerine/>< KAYBETMEK
- TESLİMAT ile TESLİMATÇI/LIK
- TESLİMİYET:
BOYUN EĞMEK değil ANLAMAK
- TESLİMİYET ile/ve/> AŞK
( SUBMISSION vs./and/> FALL IN LOVE )
- TESLİM/İYET ile/ve BAĞLI/LIK
- TESLİMİYET ile/ve/||/<> ÇARESİZLİK
- TESLİMİYET ile TESLİMİYETÇİ/LİK
- TESLİMİYET ile/ve/değil TUTMAMAK
- TESLİMİYET ve/||/<>/< UTANMAK/UTANABİLMEK
- TEŞNE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< MÜSAİT (OLMA)
- TESPİH:
"DİZMEK" değil BİR'LEMEK
- TESPİH ile TESPİHLİ ile TESPİHÇİ/LİK ile TESPİH AĞACI ile TESPİH BÖCEĞİ ile TESPİH ÇALISI ile TESPİHLİ SİLME ile TESPİH BÖCEKLERİ ile TESPİH AĞACIGİLLER
- TESPİT ETMEK ile/ve ELDE ETMEK
( TO DETERMINE vs. TO OBTAIN/GET )
- TESPİT ETMEK ile TESPİT EDİLEBİLİR
( ASCERTAIN vs. ASCERTAINABLE )
( محقق دانستن ile محقق نمودن ile محقق شدني ile اثبات پذير )
( MAHGH DANSTAN ile MAHGH NEMUDAN ile MAHGH SHODANY ile ESBAT PAZYR )
- TESPİT ile İLERİ SÜRMEK
( TO DETERMINE vs. TO PUT/BRING FORWARD )
- TEŞRİ ile TEŞRİF ile TEŞRİH ile TEŞRİİ ile TEŞRİK ile TEŞRİN ile TEŞRİ KUVVETİ ile TEŞRİH MASASI ile TEŞRİİ KUVVET ile TEŞRİİ MASUNİYET
- TEŞRİFAT ile TEŞRİFATÇI/LIK
- TEŞRİHHANE[Ar. + Fars.] ile DERSLİK
( Otopsi yapılan yer. | Tıp fakültelerinde anatomi dersi yapılan yer. )
- TEŞRİK[Ar.] ile/ve/||/<> MÜŞTEREK[Ar.]
( Yaptığı bir işe birini ortak etmek. İLE Ortak. | Ortaklaşa, el birliğiyle yapılan/hazırlanan. | Ortaklaşa kullanılan. | Ortaklaşa, birlikte. )
- TEŞRÎK[Ar. < ŞARK] ile TEŞRÎK[Ar. < ŞİRK]
( Işıklandırıp parlatma. İLE Ortak/şerîk etme. | Allah'a ortak koşma. )
- TEST ETMEK değil/yerine DENEMEK
- TEST ile/ve/değil/||/<>/< CHECK
- TEST :/yerine TEST, SINAMAK
- TEST ile TESTİ/LİK ile TESTİCİ/LİK ile TESTİ KABAĞI ile TESTİ KEBABI
- TESTERE ile KATRAK
( ... İLE Marangozlukta tomrukları biçmeye yarayan ve birden çok testeresi olan biçme makinesi. )
- TESTERELEMEK ile TESTERE ile TESTERELİ ile TESTERE BALIĞI ile TESTERE ÇAPRAZI ile TESTERE BALIĞIGİLLER
- TESTİ ile ÇAMÇAK
( Topraktan/çamurdan yapılan, kulplu su kabı. İLE Ağaçtan yapılan, kulplu su kabı. )
- TESTİ ile/ve SENEK
( ... İLE/VE Çam ağacından yapılmış su testisi. )
- TESTİCİLER SOKAK :
( Çayırbaşı mahallesi sokaklarındandır. Çömlekçiler sokağının arka tarafında bulunan bu sokakta eskiden Testici imalathaneleri bulunuyordu. Bu nedenle bu sokağa da "Testiciler Sokak" adı verilmiştir. )
- TESTIFY :/yerine TANIKLIK ETMEK
- TEŞVİK ETMEK ile/değil ÇANAK TUTMAK
- TEŞVİK ETMEK değil/yerine/= İTEVLEMEK
- TEŞVİK ETMEK ile TÜMEVARIM ile İNDÜKSİYON BOBİNİ
( INDUCE vs. INDUCTION vs. INDUCTION COIL )
( تحريک شدن ile اغوا کردن ile استقراء کردن ile استقراء ile القاء ile بوبين رمکورف )
( TAHARYK SHODAN ile EGHAVA KARDAN ile ESTEGHARA KARDAN ile ESTEGHARA ile ELGHA ile BOUBYNE RAMKOORF )
- TEŞVİK ile/ve/<> CEVAZ
- TEŞVİK değil/yerine/= ÖZENDİRME
- TESVÎK[Ar. < SEVK] ile TESVÎK[Ar. < MİSVÂK]
( Sürme, ileri gitme. İLE Dişleri, misvâk ile temizleme. )
( İSTİNÂN: Dişleri, macunla ya da tozla temizleme. )
- TEŞVİK ile TEŞVİKÇİ/LİK
- TESVİYE ETMEK değil/yerine/= DÜZLEMEK
- TESVİYE ile TESVİYECİ/LİK ile TESVİYE ALETİ
- TESVİYE/Cİ/LİK değil/yerine/= DÜZLEME/Cİ/LİK
- TETÂBUK[Ar. < TIBK] değil/yerine/= UYMA, UYGUN GELME, UYGUN DÜŞME, KARŞILIK GELMESİ
- TETİK ile GÖZALTI ile GÖZALTI MERKEZİ
( DETENT vs. DETENTION vs. DETENTION CENTER )
( شيطانک ile بازداشت ile بازداشتگاه )
( شيطانک ile BAZDASHT ile BAZDASHTGAH )
- TETİK ile TETİK
( Ateşli silahlarda ateşlemeyi sağlamak için çekilen küçük parça. İLE Çabuk davranan, çevik, dikkatli, uyanık. | Dikkat ve özen gerektiren, nazik. )
- TETİKLEMEK ile/ve DEŞMEK
( TRIGGING vs. TO RECALL )
- TETİKLEMEK ile KÖRÜKLEMEK
- TETİKLEMEK ile TETİKLEŞMEK ile TETİKLEYEBİLMEK ile TETİK/LİK ile TETİKLİ ile TETİKÇİ/LİK
- TETİKTE" OLMAK/KALMAK ile/ve/||/<> TEYAKKUZ
- TETKİK ETMEK değil/yerine/= İNCELEMEK
- TETKİK değil/yerine/= İNCELEME
- TEVAFFUK[Ar. < VEFK] ile TEVÂFUK[Ar. < VEFK | çoğ. TEVÂFUKÂT]
( Başarma, muvaffak olma. İLE Uyma, uygun gelme. )
- TEVÂFUK ile TEVÂRÜS
- TEVÂRÜS[Ar. < VERÂSET] ile/ve/> TEMELLÜK[Ar. < MELK/MÜLK] ile/ve/> TEMESSÜL[Ar. < MİSL] ile/ve/> TERCÜME[Ar. < TERCEME] ile/ve/> TELİF[Ar. < ÜLFET] ile/ve/> TEKELLÜM[Ar. < KELÂM]
( Birinden miras kalması, mirasa konma. | Kalıtım yoluyla birinden ötekine geçme. İLE/VE/> Kendine mâl etme. İLE/VE/> Benzeşme. | Özümleme. İLE/VE/> Çeviri. İLE/VE/> Birleştirmek. İLE/VE/> Dile getirmek, anlatmak, söylemek. )
- TEVÂZÛ ("ETME[ME]K") ile/değil TENEZZÜL (ETME[ME]K)
( Küçük gibi görülen tenezzül makamı, saltanat makamından daha yüksektir. )
- TEVÂZÛ GÖSTERMEK ile TEVÂZU GÖSTERİSİNDE BULUNMAK
- TEVÂZU'[< VAZ (çoğ. TEVÂZUÂT)] değil/yerine/= ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK (GÖSTERME)
( ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK (GÖSTERME) )
- TEVDÎ (ETMEK) ile/ve/||/<> HAVÂLE (ETMEK)
( Bırakma, emânet etme. | Vedâlaşma. İLE/VE/||/<> Bir işi bir başkasının sorumluluğuna bırakma, ısmarlama, devretme. | Banka, postane vb. aracılığıyla gönderilen para. | Postane, banka vb. aracılığıyla para gönderildiğinde gönderenle alacak olanın adları ve para miktarı yazılı kâğıt, havale kâğıdı, havalename. | Genellikle çocuklarda görülen, ateşli ya da ateşsiz olan çırpınma nöbetleri. | Bir arsayı çevirmek, kapamak için çekilen perde ya da duvar. | Yüksek ve büyük bir görünüşü olma. )
- TEVEKKÜL ETMEK değil/yerine/= KUTGÜVENMEK
- TEVEKKÜL ve/||/<> AŞK
- TEVEKKÜL ile TEVEKKÜLLÜ ile TEVEKKÜLSÜZ/LÜK
- TEVEKLEMEK ile TEVEK
- TEVELLÂ/TEVELLÎ[< VELY] değil/yerine/= BİRİNE YANAŞMA | BİRİNİ DOST TUTMA | İYİ AHLÂK | EHL-İ BEYT'İ, HZ. ALİ'Yİ SEVME, ONLARDAN MEDET VE ŞEFÂAT İSTEME, KENDİLERİNE OLAN YAKINLIK, BAĞLILIK
- TEVFİK FİKRET ile/ve/||/<>/> ATATÜRK
( Kimseden ümmîd-i feyz etmem, dilenmem perr-ü-bâl
Kendi cevvim, kendi eflâkimde kendim tâirim,
İnhinâ tavk-ı esâretten girandır boynuma;
Fikri hür, irfanı hür, vicdânı hür bir şâirim.
(Kimseden bir yarar ummam ben, dilenmem kol kanat.
Kendi boşluk, kendi gökkubbemde kendim gezginim.
Bir eğik baş, bir boyunduruktan ağırdır boynuma;
Fikri hür, irfânı hür, vicdanı hür bir şairim.)
Tevfik Fikret )
( )
- TEVHİD:
FARK ve/<> HİZMET
- TEVİL ETMEK değil/yerine/= ÇEVRİLEMEK
- TEVİL ile/ve ŞİİR ile/ve METAFİZİK
- TEVSİ ile TEVSİK
- TEVSİK[Ar.] değil/yerine/= BELGELEME
- TEYAKKUZ[Ar. < YAKAZA] değil/yerine/= SAKLIK/UYANIKLIK
( Uyanma, uykudan kalkma. | Uyanık olma, uyanıklık, açıkgözlülük. )
- TEYAKKUZ[Ar.] değil/yerine/= SAKLIK/ANIKLIK/UYANIKLIK
- TEYELLEMEK ile TEYELLENMEK ile TEYEL ile TEYELLİ ile TEYEL İPLİĞİ
- TEYİD ile TASDİK
- TEYİT ETMEK/KONFİRME ETMEK değil/yerine/= DOĞRULAMAK/GEÇERLEMEK/GERÇEKLEMEK/ONAYLAMAK
- TEZ ile TEZ BERİ ile TEZ CANLI/LIK ile TEZ VAKİT ile TEZ VAKİTTE
- TEZ ile TEZLER ile REDDETMEK ile KÖTÜLÜK
( DISSERTATION vs. DISSERTATIONS vs. DISSERVE vs. DISSERVICE )
( رساله ile تز ile پايان نامه ile رسائل ile بدخدمت کردن ile بدخدمتي )
( RESALEH ile TEZ ile PAYAN NAMEH ile رسائل ile BADKHODAMAT KARDAN ile بدخدمتي )
- TEZAD ile/ve KOMİK
- TEZGÂHLAMAK ile DOLANDIRMAK
( Dokunacak bezi tezgâha yerleştirmek. | Bir iş için hazırlık yapmak, işe girişmek. | Yasal olmayan bir işi gerçekleştirmek için plan yapmak. İLE Dolanma işini yaptırmak. | Dolaştırmak. | Birini aldatarak parasını ya da malını elinden almak. )
- TEZGAHLAMAK ile TEZGAHLANMAK ile TEZGAHLAYABİLMEK ile TEZGAH ile TEZGAHÇI/LIK ile TEZGAH MENGENESİ
- TEZGAHTAR/LIK ile TEZGAHTAR AĞZI
- TEZHİB'DE:
ZÂHRİYE ile/ve/||/<> BAŞLIK ile/ve/||/<> SER LEVHA ile/ve/||/<> HÂTİME ile/ve/||/<> CETVEL ile/ve/||/<> HARİTA ile/ve/||/<> MİNYATÜR
- TEZHİP ile TEZHİPÇİ/LİK
- TEZKERE ile TEZKERECİ/LİK
- TEZKERE değil/yerine/= TÜMERLİK
- TEZLEMEK ile TEZLEŞMEK ile TEZLEŞTİRMEK
- TEZLİ ile TEZLİK ile TEZLİK FİİLİ ile TEZLİK EYLEMİ
- TEZVEREN DEDE SOKAK :
( Rumelihisar sokaklarından biridir. Tezveren Dede İstanbul'daki yatırlardan biridir. Bu nedenle sokağa "Tezveren Dede Sokak" ismi verilmiştir. )
- TEZVÎR[< ZEVR | çoğ. TEZVÎRAT] değil/yerine/= YALAN DOLAN | ARABOZUCULUK
- THANK :/yerine TEŞEKKÜR ETMEK
- THICK :/yerine KALIN
- THING vs./and/<> THINK
- THINK :/yerine DÜŞÜNMEK
- THOUGHTLESSNESS vs. NOT ABLE TO THINK
- THREATEN :/yerine TEHDİT ETMEK
- THROW :/yerine ATMAK, FIRLATMAK
- TIBBİ ile TIBBİ ATIK
- TIBBİYE ile TIBBİYELİ/LİK
- TİCARET ile/değil KAÇAKÇILIK
- TİCARET ile REKLAM ile TİCARİ FİRMA ile TİCARİLEŞTİRMEK
( COMMERCE vs. COMMERCIAL vs. COMMERCIAL FIRM vs. COMMERCIALIZE )
( تجارت ile بازرگاني ile تجارتي ile تجارتخانه ile تجارتي کردن )
( TAJART ile BAZORGANY ile تجارتي ile TAJARTAKHANEH ile TAJARTY KARDAN )
- TİCARETTE:
PARA ARTIRMAK değil/yerine ÜRÜN ARTIRMAK
- TİCARİLEŞMEK ile TİCARİ ile TİCARİ DAVA ile TİCARİ ATAŞE ile TİCARİ UNVAN ile TİCARİ TÜKETİM
- TIFIL[Ar. < TIFL | çoğ. ETFÂL] değil/yerine/= KÜÇÜK ÇOCUK
- TİFTİKLENMEK ile TİFTİK ile TİFTİK KEÇİSİ ile TİFTİK TİFTİK
- TIĞ ile MEKİK[Fars.]
( ... İLE El ya da otomatik dokuma tezgâhlarında, atkı ya da argaç denilen ve enine olan iplikleri, uzunlamasına olan arışların arasından geçirmeye yarayan masuralı araç. | Oya yapmakta kullanılan, kemik, ağaç ya da plastikten, iki ucu sivri, arasından iplik geçecek bir yarığı bulunan küçük araç. )
- TIK TIK (ETMEK)
- TİK/TIC[İng./Fr.] değil/yerine/= SEĞİRCE/SEĞİRTİ
- TİK ile TİKE ile TİK TAK ile TİK AĞACI ile TİKE KEBABI
- TIKA-BASA (YEMEK, DOLDURMAK)
- TIKAÇLAMAK ile TIKAÇLANMAK ile TIKAÇ ile TIKAÇLI ile TIKAÇSIZ
- TIKAMAK ile TIK ile TIĞ ile TIKALI ile TIK TIK ile TIKA BASA
- [ne yazık ki]
TIKANIKLIK ile/ve/||/<> KISIR DÖNGÜ
- TIKANIKLIK ile TIKALI ile TIKALI SÜT
( CLOG vs. CLOGGED vs. CLOGGED MILK )
( گرفتگي ile گير ile زيادي پرکردن ile باز نشدني ile گرفته ile شير لخته شده )
( GARAFTAGY ile GYR ile ZYADY PORKARDAN ile BAZ NESHODANY ile GARAFTEH ile SHYR LAKHTEH SHODEH )
- TIKANIKLIK ile TIKANIKLIK ile TIKANIKLIK
( CONGEST vs. CONGESTATION vs. CONGESTION )
( گرفته کردن ile تراکم ile احتقان )
( GARAFTEH KARDAN ile TARAKAM ile EHTEGHAN )
- TIKANMAK ile TAKILMAK
- TIKANMAK ile TIKANABİLMEK ile TIKANIVERMEK
- TIKANMAK ile/ve/||/<>/>/< TÜKENMEK
- TIKAYABİLMEK ile TIKAYIVERMEK
- TİKEL/LİK ile TİKEL ÖNERME
- TIKILIP KALMAK ile SIKIŞMAK
- TIKIMLANMAK ile TIKIM
- TIKINMAK ve/> IKINMAK
( Tıkınırsanız, ıkınırsınız. )
- TIKINMA/K ile/değil/yerine YEME/K
( Eline geçen yiyeceği oburca yemek. İLE/DEĞİL/YERİNE Yemek yemek. )
- TIKIR TIKIR (İŞLEMEK)
( İşler yolunda gittiğinde. )
- TIKIRDAMAK ile TIKIRDATMAK
- TIKIŞ TIKIŞ (BİNMEK, DOLDURMAK)
( Araçlarda ya da mekânlarda. | Kalabalıkta. )
- TIKIŞMAK ile TIKIŞTIRMAK ile TIKIŞTIRILMAK ile TIKIŞ TIKIŞ
- TIKIZLAŞMAK ile TIKIZ/LIK
- TIKLAMAK ile TIKLANMAK ile TIKLATMAK ile TIKLATILMAK ile TIKLATABİLMEK ile TIKLAYABİLMEK
- TIKLIM TIKLIM (DOLMAK)
- TIKMAK ile/ve/<>/> TEPMEK
- TIKMAK ile/ve/||/<>/> TIKAMAK
- TİKSİNMEK ile TİKSİNİLMEK ile TİKSİNDİRMEK ile TİKSİNÇ
- TIKSIRIK ile TIKSIRIKLI
- TIK[TEK TIK] ile TIK TIK [ÇİFT TIK]
- TİLKİ ile KORSAK/KARSAK
( ... İLE Köpekgillerden, soluk kahverengi, karnı beyaz tüylü, kısa kulaklı bir tür memeli. )
( VULPES cum VULPES CORSAC )
(1996'dan beri)