Bugün[19 Ocak 2026]
itibarı ile 25.377 başlık/FaRk ile birlikte,
25.377 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(84/103)


- SONSUZ ile/değil/yerine/||/<>/< ÇOK


- SONSUZ ile SONSUZ KÜÇÜK ile MASTAR ile SONSUZ ile MASTAR ile MASTARLAR ile SONSUZLUK

( INFINITE vs. INFINITESIMAL vs. INFINITIVAL vs. INFINITIVE vs. INFINITIVE MOOD vs. INFINITIVES vs. INFINITY )

( بي نهايت ile نا محدود ile نامحدود ile نامتناهي ile لايتناهي ile بينهايت کوچک ile مصدري ile مصدر ile وجه مصدر ile مصادر ile نامحدودي )

( BEY NEYAYT ile NA MAHDUD ile NAMAHDUD ile NAMETNAHY ile لايتناهي ile BEYNEYAYT KUCHAK ile مصدري ile مصدر ile وجه مصدر ile مصادر ile NAMAHDUDY )


- SONSUZ ile SONSUZLUK

( ENDLESS vs. ENDLESSNESS )

( لايتناهي ile بي انتها ile بي پايان ile نامحدود ile بيانتها ile ابديت ile نامحدودي )

( لايتناهي ile BEY ENTEHYA ile BEY PAYAN ile NAMAHDUD ile بيانتها ile ABADYT ile NAMAHDUDY )


- SONSUZA YÖNELİK OLMA ile/ve/<>/değil SÜREKLİLİK


- SONSUZCA BÖLÜNEBİLİRLİK ile/ve BELİRLİ BİR NOKTAYA KADAR BÖLÜNEBİLİRLİK


- SONSUZLAŞMAK ile SONSUZLAŞTIRMAK ile SONSUZ/LUK ile SONSUZ KÜÇÜK


- SONSUZLUK ile/ve/||/<>/> AN ile/ve/||/<>/> TERSİNEMEZLİK(ENTROPİ) ile/ve/||/<>/> HEM, HEM DE | NE, NE DE ile/ve/||/<>/> BİLE DEĞİL (<> / > / < BİLE DEĞİL) (<> / > / < BİLE DEĞİL) ... ∞


- SONSUZLUK ile/ve/<> BÜTÜNLÜK


- SONSUZLUK ve/<>/>< GERÇEKLİK

( Hak. VE/<>/>< Olumsallık[keyfîlik]. )


- SONSUZLUK ile/ve/<> KISIR DÖNGÜ


- SONSUZ/LUK ile/ve/||/<> Pİ ile/ve/||/<> GOOGOLPLEX ile/ve/||/<> GRAHAM ile/ve/||/<> RAYO

( ∞ İLE İLE Googol, matematikteki büyük sayılardan biridir ve 10 üzeri 100'e eşittir. Başka bir deyişle 1 googol, 1 rakamına yüz sıfır ekleyerek yazılır. Bu terim, Amerika'lı matematikçi Edward Kasner'ın yeğeni Milton Sirotta[1929–1980] tarafından 1938 yılında kullanılmaya başlanmıştır.[Milton, bu sırada dokuz yaşındaydı.] )

( Bir trilyon, oniki sıfırla yazılır. Yüz tane sıfır kullanırsak, buna, bir "gogol" denilir. Bir gogol sıfır kullanılarak yazılan sayıya, "gogolplex" denilir. Evrendeki tüm moleküllerin sayısını yazmak için 79 sıfır yetiyor. Bir milyon gün, ancak 2739 yıl oluyor. İstanbul'un fethinden bu yana, sadece 17 milyar saniye geçmiş. Yazının bulunuşundan bugüne ise ancak 189 milyar saniye geçmiş.[Bu, trilyonun ancak beşte biridir.] Bir kişinin yaşamı, ortalama 2 milyar saniyedir. )

( "Graham ve Rayo Sayısı" ile ilgili yazıyı okumak için burayı tıklayınız... )


- SONSUZ/LUK ile "ULAŞILAMAYAN"/"KÖTÜ" SONSUZ/LUK


- SONSUZLUKTA:
BÖLÜNEBİLİRLİK ile/ve/||/<> EKLENEBİLİRLİK


- SONUÇ ÇIKARMAK ile KESİNTİ

( DEDUCE vs. DEDUCTION )

( استدلال کردن ile استنتاج ile کاهش )

( ESTEDELAL KARDAN ile ESTENTAJ ile KANPASH )


- [ne yazık ki]
"SONUÇ ODAKLI/LIK" ve/||/<>/>/< HİLEKÂR/LIK


- SONUÇ ile/ve/değil EŞİK


- SONUÇ ile/ve/değil KAYNAK

( [not] RESULT/CONSEQUENCE vs./and/but SOURCE )


- SONUÇ ve/||/<>/< KISIR/LIK


- SONUÇLAMAK ile SONUÇLANMAK ile SONUÇLANDIRMAK ile SONUÇ ile SONUÇSUZ/LUK ile SONUÇ TAKIMI ile SONUÇ OYUNCUSU ile SONUÇ YARIŞMASI ile SONUÇ KARŞILAŞMASI


- SONUÇLANDIRMAK ile SONUÇLANDIRILDI ile ÇÖZÜM ile KESİN

( CONCLUDE vs. CONCLUDED vs. CONCLUSION vs. CONCLUSIVE )

( نتيجه گرفتن ile استنتاج کردن ile منعقد شدن ile به نتيجه رسيدن ile منعقد ساختن ile منعقد کردن ile معاهده بستن ile منعقد ile معگود ile معقود ile منتج ile مختوم ile خاتمه ile نتيجه گيري ile انعقاد ile استنتاج ile اختتام ile نتيجهگيري ile فرجام ile عاقبت ile مسکت ile اختتامي )

( NATYJAH GARAFTAN ile ESTENTAJ KARDAN ile MANAGHAD SHODAN ile BAH NATYJAH RESYDAN ile MANAGHAD SAKHTAN ile MANAGHAD KARDAN ile MOANPANDEH BASTAN ile MANAGHAD ile معگود ile معقود ile MONTEJ ile MOKHTOM ile KHATMEH ile NATYJAH GYRY ile ENEGHAD ile ESTENTAJ ile اختتام ile NATYJOHAGYRY ile FARJAM ile AGHBAT ile مسکت ile اختتامي )


- SONUÇLAR ile SONUÇLAR ile SONUÇ OLARAK ile SONUÇSAL ile SONUÇ OLARAK

( CONSEQUENCE vs. CONSEQUENCES vs. CONSEQUENT vs. CONSEQUENTIAL vs. CONSEQUENTLY )

( دست آورد ile عاقبت ile نتيجه منطقي ile پيامد ile موجب ile نتايج ile عواقب ile نتيجه بخش ile بر آيند ile پربرآيند ile نتيجهاي ile مآلاً ile در نتيجه )

( DAST AVARD ile AGHBAT ile نتيجه منطقي ile PEYAMAD ile MOJEB ile NETAYJ ile AVAGHAB ile NATYJAH BAKHSH ile BAR AYNAD ile PARBARAYNAD ile NATYJOHYAY ile MAALAN ile DAR NATYJAH )


- [ne yazık ki]
"SONUÇ ODAKLILIK" ile/ve/||/<> "GARANTİCİLİK"

( Bilgisiz ve anlayışsızların, süreci düşünemeyen, düşünmek istemeyenlerin, rahatı/keyfi yerinde olanların "zihni/tutumu". İLE/VE/||/<> Herşeyin, en başta hazır ve en iyi olmasını bekleyenlerin, geleceğe don biçebileceğini zannedenlerin "zihni/tutumu". )


- [ne yazık ki]
"SONUÇ ODAKLILIK/MERKEZLİLİK" ile/ve/||/<>/>/< TERBİYESİZLİK


- SÖNÜK/LÜK ile/ve/değil/yerine SADE/LİK


- SÖNÜM / SÖNÜMLEMEK ile SÖNÜMLÜ

( Bir salınım hareketinin genliğinin, türlü dirençlerin etkisiyle küçülmesi, itfa. | Bir borcun her yıl ödenen taksitlerle belirli bir zaman sonunda ödenmiş olması, itfâ. İLE İLE Belirli bir sürede, genliği, sıfıra inen [salınım hareketi]. )


- SÖNÜMLEMEK ile SÖNÜM ile SÖNÜMLÜ ile SÖNÜMSÜZ ile SÖNÜM AYRIMI


- SONUNU GETİRMEK değil SONRASINI GETİRMEK


- SOPA ile/değil ÇİĞİNDİRİK

( ... İLE/DEĞİL İki ucuna su kabı gibi taşınacak şeyler asılarak omuza alınan ağaç, omuzluk. )


- SOPA ile MATRAK[Ar.]

( ... İLE Kalın sopa, değnek. | Eğlenceli, gülünç, hoş. )


- SOPALAMAK ile SOPALANMAK ile SOPA ile SOPALI


- SÖR ile SÖRF ile SÖRFÇÜ/LÜK


- SORARKEN:
"... MIDIR?" ile/değil/yerine DAHA ÇOK, NEDİR? (NE OLSA GEREK)


- SÖRÇ(SEARCH) YAPMAK değil/yerine/= ARAMA YAPMAK


- SORDURMAK ile SORDURTMAK ile SORDURABİLMEK ile SORDURTABİLMEK


- SORGULAMA ile/ve YORUM ÇOKLUĞU(NA ULAŞMAK)


- SORGULAMAK ile/ve/||/<>/> ANLAMAK ile/ve/||/<>/> AŞMAK


- SORGULAMAK ile/ve ARAŞTIRMAK


- SORGULAMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GÖZLEMLEMEK


- SORGULAMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< KONUŞMAK


- SORGULAMAK ile SORGULANMAK ile SORGULATMAK ile SORGUÇLANMAK ile SORGULANABİLMEK ile SORGULATABİLMEK ile SORGULAYABİLMEK ile SORGU ile SORGUN ile SORGUÇ ile SORGUSUZ ile SORGUÇLU ile SORGUÇSUZ ile SORGU SUAL ile SORGU HAKİMİ ile SORGU KUTUSU ile SORGU YARGICI ile SORGU YARGIÇLIĞI ile SORGUSUZ SUALSİZ


- SORGULAMAK ile SORGUYA ALMAK/ÇEKMEK


- SORGULAMAK ile/değil/yerine/</>< SORU SORMAK

( Bazı "savcı"ların yanlış, olumsuz, yüklü, kandırıcı tarzı. İLE/DEĞİL/YERİNE/


- SORGULANABİLİR/LİK ile/ve/||/<> BİLİNEBİLİRLİK


- SORGULANMAK ile/ve/değil/yerine SORUMLULUK/U/NU ALMAK


- SORGULAYICILIK ile YIKICILIK


- SORMAK ile "AÇMAK"

( TO ASK vs. "TO OPEN" )


- SORMAK = ASK[İng.] = DEMANDER[Fr.] = FRAGEN[Alm.] = DOMANDARE[İt.] = PREGUNTAR[İsp.]


- SORMAK ile/ve/<> FARKINDALIK

( TO ASK vs./and/<> AWARENESS )


- SORMAK ile HAKKINDA SOR ile İSTEMEK ile GECİKME İSTEMEK ile AF DİLE ile YARDIM İSTEMEK ile KREDİ İSTEMEK ile AF DİLE ile İZİN İSTE

( ASK vs. ASK ABOUT vs. ASK FOR vs. ASK FOR DELAY vs. ASK FOR FORGIVENESS vs. ASK FOR HELP vs. ASK FOR LOAN vs. ASK FORGIVENESS vs. ASK PERMISSION )

( طلب کردن ile تقاضا کردن ile سئوال کردن ile پرسش کردن ile مسئلت کردن ile پرسيدن ile تمنا کردن ile اجازه خواستن ile استدعا کردن ile استفسار کردن ile تقاضا نمودن ile تمنا داشتن ile سراغ گرفتن ile طلبيدن ile خواستار شدن ile خواستار بودن ile درخواست کردن ile استمهال طلبيدن ile استغفار طلبيدن ile طلب استعانت کردن ile وام خواستن ile آمرزش طلب کردن ile اذن خواستن ile رخصت خواستن )

( TALAB KARDAN ile TAQAZA KARDAN ile SOAL KARDAN ile PORSESH KARDAN ile MOSALAT KARDAN ile PORSYDAN ile TAMNA KARDAN ile EJAZEH KHASTAN ile ESTEDAA KARDAN ile ESTAFSAR KARDAN ile TAQAZA NEMUDAN ile TAMNA DASHTAN ile SARAGH GARAFTAN ile طلبيدن ile KHASTAR SHODAN ile KHASTAR BODAN ile DARKHAST KARDAN ile ESTMEHAL TALABYDAN ile ESTEGHAFAR TALABYDAN ile TALAB ESTEANT KARDAN ile VAM KHASTAN ile AMARZESH TALAB KARDAN ile EZN KHASTAN ile RAKHAST KHASTAN )


- SORMAK ile/ve/<> İSTEMEK

( Aynı anda iki anlama birden sahip olan, haddi aşmamak üzere hangisi daha uygunsa o anlam üzerinden değerlendirme dileğiyle kullanılan çok değerli bir kavram ve sözcüğümüzdür. )

( TO ASK vs./and/<> TO REQUEST/ASK )


- SORMAK ile KULAK KABARTMAK


- SORMAK ile ÖNCE KENDİNE SORDUKTAN SONRA SORMAK

( Sadece sormuş olmak için soru sorulmaz! )

( Bir şey ki, yapmasan da olur. YAPMA! Bir şey ki, söylemesen/sormasan da olur. SÖYLEME/SORMA! )


- SORMAK ile/ve/değil/||/<>/< SESLİ DÜŞÜNMEK


- SORMAK ile SORMACA


- SORMAK ile SORMAK/SOĞURMAK

( Birine soru yönelterek, herhangi bir konuda, ondan bilgi istemek. | Bir işin sorumluluğunun kendinde olması, bir işten sorumlu bulunmak. İLE Emmek. )


- SORMAK ile/ve SÖYLEMEK

( TO ASK vs./and TO SAY )


- SORMAK ile/ve UTANMA(MA)K

( TO ASK vs./and (NOT) TO BE EMBARRASSED )


- SORMAQ[Azr.] = EMMEK[Tr.]


- ŞOROLO/LUK ile ŞOROLOP


- SORU KİPİNDE İNANÇSIZLIK/ÜMİTSİZLİK ile/değil/yerine SORMAK

( "Yapsa ne olacak?" İLE/DEĞİL/YERİNE ... )


- SORU SORMAK:
"BİLDİĞİNİ/EZBERİNİ" "ONAYLATMAK" ya da KENDİNİ "ALKIŞLATMAK" ile/değil/yerine/>< ANLAMAYA ÇABALAMAK


- SORU SORMAK ve/=/||/<>/< SORUMLULUĞU İSTEMEK


- SORUMAK ile SORULMAK ile SORUTMAK ile SORUŞMAK ile SORUMSUZLAŞMAK ile SORU ile SORUM ile SORUN ile SORUŞ ile SORUMLU/LUK ile SORUNLU/LUK ile SORU EKİ ile SORUMSUZ/LUK ile SORUNSAL/LIK ile SORUNSUZ/LUK ile SORU ZARFI ile SORUMSUZCA ile SORU SIFATI ile SORU ZAMİRİ ile SORU CÜMLESİ ile SORU İŞARETİ ile SORULU GÖRÜNÜM


- SORUMLU TUT(UL)MAK ile/ve/değil/yerine SORUMLU OLMAK


- SORUMLULUK DUYMAK ile/ve/||/<>/> SORUMLU OLMAK


- SORUMLULUK:
TEK ile/ve/||/<> TOPLU


- SORUMLULUK ile/ve AVANTAJ

( RESPONSIBILITY vs./and ADVANTAGE )


- SORUMLULUK ve/<> BAKIM


- SORUMLULUK ile/ve KARAR

( Kararlılık için duyarlılık ve tedbirlilik gerekir. )

( Olgun kişi, özellikle hareket içeren sorumluluklara olumlu bakar. )

( RESPONSIBILITY vs./and DECISION )


- SORUMLULUK ve/||/<>/< (KENDİNİ) SAVUNABİLMEK("SALDIRI" değil/olmayan!)


- SORUMLULUK ile KEYFÎLİK

( [ne yazık ki] Yüklenilen. İLE Üstlenilen. )


- SORUMLULUK ile/ve MEKANİZMA

( Sorumluluklardan kaçmanın yolu, "Benim sorumluluklarım var" demektir. )

( RESPONSIBILITY vs./and MECHANISM )


- SORUMLULUK = MESÛLİYET = RESPONSIBILITY[İng.] = RESPONSABILITÉ[Fr.] = VERANTWORTUNG[Alm.]


- SORUMLULUK ile/ve OLGUNLUK

( RESPONSIBILITY vs./and MATURITY )


- SORUMLULUK ve/||/<> ONUR


- SORUMLULUK ile/ve/||/<>/> ÖZERKLİK


- SORUMLULUK ile SEVAP OLARAK (YAPMAK)


- SORUMLULUK ile/ve SORGULAMA

( RESPONSIBILITY vs./and TO INTERROGATE )


- SORUMLULUK ile/ve ÜSTLENME

( Sorumluluklarımızdan kaçınırsak, sorumluluklardan kaçınmamızın olumsuz/ağır sonuçlarından kaçınamayız. )

( RESPONSIBILITY vs./and TO TAKE ON )


- SORUMLULUKLARIN AZALDIĞI DURUMLAR:
CİNNET ile/ve/||/<> SAĞIRLIK YA DA ÖTEKİ DUYU YİTİMLERİ ile/ve/||/<> BELLEK ZAYIFLIĞI ile/ve/||/<> UYKU ile/ve/||/<> SARA ile/ve/||/<> HASTALIK ile/ve/||/<> HATA


- SORUMLULUKLARIN, KISMEN AZALDIĞI DURUMLAR:
BİLGİSİZLİK ile/ve/||/<> SARHOŞLUK(SEKİR) ile/ve/||/<> HAFİFLİK(HEZEL) ile/ve/||/<> SEFAHET ile/ve/||/<> SEFER


- SORUMLULUKLARIN, KISMEN AZALDIĞI DURUMLAR:
KÜÇÜKLÜK ile/ve/||/<> BUNAMA(ATEH) ile/ve/||/<> ÂDET GÖRME(HAYIZ)


- [ne yazık ki]
SORUMLULUKTAN KAÇMAK ile/ve/||/<>/< ÖZGÜRLÜĞÜ YADSIMAK


- SORUN:
BİLGİSİZ OLMAK değil KENDİMİZİ BİLGİN SANMAK


- SORUN "ÇIKARMAK/ÇIKARAN" ile/ve/değil/||/<>/< SORUNU GÜN YÜZÜNE ÇIKARMAK/ÇIKARAN


- SORUN:
ENGEL ile/değil/yerine/>< BASAMAK

( Önümüze çıkana, "engel" dersek, takılıp düşebiliriz; "basamak" dersek bir basamak daha yükseliriz. )


- (SORUN:
) "İNANMAK/İNANMAMAK" değil KAYITSIZLIK


- SORUN YAŞAMAK ile ÇİLE ÇEKMEK


- SORUN ile/ve/||/<> DAMLATAN MUSLUK


- SORUN ile/ve EKSİKLİK

( PROBLEM vs./and DEFICIENCY )


- SORUN ile/değil/yerine FARK

( [not] PROBLEM vs./but DIFFERENCE
DIFFERENCE instead of PROBLEM )


- SORUN = MESELE = PROBLEM[İng., Alm.] = PROBLEME[Fr.] = PROBLEMA < PRO:ÖNE. BALLEIN:ATMAK[Yun.] = PROBLEMA[İsp.]


- SORUN ile/ve/değil ÖNCELİK

( [not] PROBLEM vs./and/but PRIORITY )


- SORUN" ile/ve/değil/<> "YÜK"


- SORUNLAR SORUNLAR İÇİN ÇÖZÜM ARAMAK/BULMAK


- SORUNLAR ile/ve/değil/yerine/||/<>/> SORUNLARI TERK ETMEK


- SORUNLARA ODAKLANMAK ile/değil/yerine/>< OLASILIKLARA VE (ARA) ÇÖZÜMLERE ODAKLANIRSAK

( Daha çok sorun/umuz olur/oluşturur. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Daha çok seçeneğimiz ve çözümümüz olur/oluşur. )


- SORUNLARDA:
"ARKADAŞ KAYBETMEK" değil ARKADAŞ KEŞFETMEK

( Sorunlarda, arkadaş(/sa), kaybedilmez; ancak, keşfedilmiş olunur. )


- SORUNLARDAN/KİŞİLERDEN "KAÇMAK/UZAKLAŞMAK" ile/değil/yerine SORUN(LU)LARI UZAKLAŞTIRMAK


- SORUNLARI/OLUMSUZLUKLARI ...:
"AKLINDA TUTMAK" ile ARDINDA TUTMAK


- SORUNLARI:
AŞMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> ASKIYA ALMAK


- SORU(N)LARI:
ÇÖZMEK ile/ve/||/<>/> AŞMAK


- SORUNLARI ERTELEMEK/DAHA SONRAYA TAŞIMAK yerine SORUNLARI TERK ETMEK


- SORUNLARI (SADECE) KONUŞMAK ile/ve/yerine/değil SORUNLAR İÇİN ÇÖZÜM ARAMAK/BULMAK

( Hiçbir sorun, onu yaratan 'bilinç seviyesi'yle çözülemez. )

( Problems cannot be solved at the same level of awareness that created them. )

( [not] (ONLY) TO TALK THE PROBLEMS vs./and TO SEARCH/FIND SOLUTION FOR PROBLEMS
TO SEARCH/FIND SOLUTION FOR PROBLEMS instead of (ONLY) TO TALK THE PROBLEMS )


- SORUNLARI:
SORUN OLARAK KONUŞMAK ile/yerine/değil İLERLEME/GELİŞİM ARACI OLARAK KONUŞMAK/DEĞERLENDİRMEK

( [not] TO TALK THE PROBLEMS AS PROBLEMS vs. TO TALK PROBLEMS AS VEHICLE FOR DEVELOPMENT/PROGRESS
TO TALK PROBLEMS AS VEHICLE FOR DEVELOPMENT/PROGRESS instead of TO TALK THE PROBLEMS AS PROBLEMS )


- SORUNLARI(N/I):
ÖNEMSEMEMEK ile/ve/değil/yerine ÜSTÜNDE DURMAMAK


- SORUNLARI/SIKINTILARI:
ÖTELEMEK ile/değil/yerine ÇÖZMEK


- SORUN(LAR)LA:
"BAŞ BAŞA OLMAK" değil YÜZ YÜZE OLMAK


- SORUNLARLA/SIKINTILARLA:
BOĞUŞMAK değil/yerine YOĞRULMAK


- SORUNU:
GÖRMEMEK ile/ve/||/<> ÇARPITMAK


- SORUNU YOK ETMEK değil/yerine SORUNU YÖNETMEK


- [ne yazık ki]
SORUNU ÇÖZMEYE:
NİYETİNİN OLMAMASI ile/ve/değil/||/<> KARARLILIK GÖSTERMEMEK


- SORUNUN:
"ÜSTÜNÜ ÖRTMEK" değil/yerine/>< ÜSTESİNDEN GELMEK


- SORUP SORUŞTURMAK


- SORUŞMAK ile SORUŞMAK

( Birbirine sormak. İLE Emilip yok olmak. | Çamaşırın, kurumaya başlaması. )


- SORUŞTURMA ile SORUŞTURMACI/LIK ile SORUŞTURMA KURULU


- SORUŞTURMADA:
GİZLİLİK ile/ve/||/<> KISITLILIK

( Ancak ve sadece ilk 24 saat için uygulanabilir.[Sulh ceza mahkemesi tarafından verilir. İtiraz da yine bu mahkemeye yapılabilir.][Savcı ya da kollu kuvvet tarafından da alınabilmektedir.][Şüpheli, avukat da dahil olmak üzere hiçkimseyle görüştürülmez.][Hakkında herhangi bir belge/evrak almak olanaklı değildir.] İLE/VE/||/<>/> Soruşturmanın sağlığı açısından, bilgi/belge/verilerin, kişilerin eline geçmemesi için Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilir.[Soruşturma aşamasından iddianamenin hazırlanıp mahkemece kabul edilip duruşma tarihi verildikten sonra kalkar.][Avukatlar, gizlilik kararı olan dosyalarda şüphelinin tüm araştırma raporları/tutanakları, belgeleri ve imzalı beyanlarını bu süreçte alabilir.][Gizlilik kararı, iddianame hazırlandıktan sonra (re'sen) kalkar.] )


- SORUŞTURMAK ile SORUŞTURABİLMEK ile SORUŞTURUCU/LUK


- SORUYORUM ile AF DİLEMEK ile İZİN İSTEMEK

( ASKING vs. ASKING FORGIVENESS vs. ASKING PERMISSION )

( سراغ ile استغفار ile مستغفر ile استجازه )

( SARAGH ile ESTEGHAFAR ile مستغفر ile ESTEJAZEH )


- SOSYAL MEDYA (5C):
KONUŞMA/SÖYLEŞİ ve/+/||/<>/> ORTAKLIK ve/+/||/<>/> YORUM ve/+/||/<>/> İŞBİRLİĞİ ve/+/||/<>/> KATKI

( 5C: CONVERSATION and/+/||/<>/> COMMUNITY and/+/||/<>/> and/+/||/<>/> COMMENTING and/+/||/<>/> CONTRIBUTION and/+/||/<>/> COLLABORATION )


- SOTELEMEK ile SOTE


- SOTE"YE (YATMAK) değil "SOTA"YA (YATMAK)

( SOTE[Fr. < SAUTÉ]: Küçük küçük doğranmış sebzeleri yağda hafifçe kavrulduktan sonra su, domates, biber vb. katılarak yapılan bir tür yemek. İLE/DEĞİL SOTA[İt. < SOTTO]: Uygun, elverişli [yer]. )


- SOURCE :/yerine KAYNAK


- ŞÖVALYE ile GEZGİN ŞÖVALYE ile ŞÖVALYE SERSERİLİĞİ ile ŞÖVALYELİK

( KNIGHT vs. KNIGHT ERRANT vs. KNIGHT ERRANTRY vs. KNIGHTHOOD )

( شواليه ile اسب شطرنج ile نجيب زاده ile شواليه سيار ile مقام سلحشوري ile شواليه گري ile سمت سلحشوري )

( SHVALYYEH ile ASB SHATRANJ ile NAJYBE ZADEH ile SHVALYYEH SYAR ile MOGHAM SALAHSHORY ile SHVALYYEH GARY ile SAMAT SALAHSHORY )


- ŞÖVALYELİK ile ŞÖVALYE GİBİ ile ŞÖVALYELİK

( CHIVALRIC vs. CHIVALROUS vs. CHIVALRY )

( بلند همت ile سلحشوري )

( BALAND CPEHMAT ile SALAHSHORY )


- ŞÖVALYE/LİK ile ŞÖVALYECE ile ŞÖVALYE RUHLU ile ŞÖVALYE YÜZÜĞÜ


- SÖVEBİLMEK ile SÖVE ile SÖVEN


- ŞOVENİZM[Fr. < CHAUVINISME] ile DÜŞMANLIK

( Kendi ulusunu öne çıkararak değişik ırk ve uluslar arasında düşmanlık yaratmayı amaçlayan ve bu yolda kışkırtmada bulunan aşırı akım. İLE ... )


- ŞOVEN/LİK ile ŞOVENİZM


- SÖVGÜ ile SÖVGÜCÜ/LÜK


- [ne yazık ki]
SÖVMEK ile/ve/||/<>/> DÖVMEK


- SÖVÜLMEK ile SÖVÜŞMEK ile SÖVÜŞ ile SÖVÜCÜ/LÜK


- SOYGUN ile SOYGUNCU/LUK


- ŞÖYLE-BÖYLE(ESTEK KÖSTEK)


- ŞÖYLE DÜŞÜNMEK ve/||/<>/>/< DENEY


- SÖYLEDİĞİN ile/ve/değil EŞİK


- SÖYLEMEDİĞİN ile/ve/değil EŞİK


- SÖYLEMEK ile/değil "AĞZINDAN KAÇIRMAK"


- SÖYLEMEK ile/ve/değil AKTARMAK/NAKLETMEK


- SÖYLEMEK ile/ve/değil AKTARMAK/NAKLETMEK


- SÖYLEMEK ile BAHSETMEK

( TO SAY/TELL vs. TO MENTION )


- SÖYLEMEK ile/değil DİLE GETİRMEK


- SÖYLEMEK ile/ve KAVRAMAK

( TO SAY vs./and COMPREHENSION )


- SÖYLEMEK ile/ve/<> KONUŞMAK

( Yılan imgesi. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Değnek imgesi. )

( dd İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> mdw )

( Sonuç [odaklılık]. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Süreç ve sonuç [birlikteliği ve bütünlüğü]. )

( "Kendini merkeze alma" ve ötekileri önemsizleştirmeye neden olur/olabilir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Ötekiyle birlikte kendini ve herkesin olası düşüncesini, durumunu/sürecini dikkate almayı gerektirir/sağlar. )

( [not] TO SAY/TELL vs./and/but/||/<> TO TALK
TO TALK instead of TO SAY/TELL )


- SÖYLEMEK ile/ve ÖNERMEK

( TO SAY vs./and TO SUGGEST/RECOMMEND )


- SÖYLEMEK ile/ve/yerine ÖRNEK VERMEK


- SÖYLEMEK ile SAPTAMAK

( TO SAY vs. TO DETERMINE )


- SÖYLEMEK ile SÖYLEMEMEK

( TO SAY/TELL vs. NOT TO SAY/TELL )


- SÖYLEMEK ile SÖYLENMEK ile SÖYLETMEK ile SÖYLEŞMEK ile SÖYLENİLMEK ile SÖYLETTİRMEK ile SÖYLENEBİLMEK ile SÖYLETEBİLMEK ile SÖYLEYEBİLMEK ile SÖYLEYİVERMEK ile SÖYLEM ile SÖYLEV ile SÖYLENCE ile SÖYLEVCİ/LİK


- SÖYLEMEK ile UYARMAK/İKÂZ ETMEK


- SÖYLEMEKTEN/YAPMAKTAN (")KURTULMAK(") ile/ve/<>/değil SORUMLULUKTAN (")KURTULMAK(")


- SÖYLEMEYE "KALKMAK" ile/değil SÖYLEMEYE ÇALIŞMAK


- SÖYLEMLERİMİZİN/EYLEMLERİMİZİN:
SORUMLULUĞUNU ALMAK ve/||/<>/> (DOĞRUDAN/OLASI) SONUÇLARINA KATLANMAK


- KONUYU/SÖYLENENİ/SÖYLEDİĞİNİZİ ...:
ANLAMAMAK/ANLAMIYORUM ile/ve/değil/||/<>/> BEĞENMEMEK/BEĞENMİYORUM


- SÖYLENİLEN'İ:
YORUMLAMAK ile/yerine DİNLEMEK[Kabul etmek anlamında değil!]

( Doğruyu konuşmak iki kişi ister; doğru söyleyen, doğru dinleyen. )

( İmgelemeden bakmayı, çarpıtmadan dinlemeyi öğrenin, hepsi bu. )

( EXPLANATION: TO INTERPRET vs. TO LISTEN(Not in the mean of acceptance!)
EXPLANATION: TO LISTEN instead of TO INTERPRET )


- SÖYLENİLEN'İ:
YORUMLAMAK ile/değil/yerine DİNLEMEK[Kabul etmek anlamında değil!]

( İmgelemeden bakmayı, çarpıtmadan dinlemeyi öğrenin, hepsi bu. )

( Dinleyen, anlatandan ârif gerektir. )

( Çok dinlememiz ve az konuşmamız için, iki kulağımız ve bir dilimiz var. )

( EXPLANATION: TO INTERPRET vs. TO LISTEN[Not in the mean of acceptance!]
EXPLANATION: TO LISTEN instead of TO INTERPRET
Learn to look without imagination, to listen without distortion; that is all. )


- SÖYLENMEK ile DODURDA(N)MAK


- SÖYLENMEK değil/yerine SAKİN OLMAK


- SÖYLERKEN BUYRUK VERMEK ile/değil/yerine/>< SÖYLEMEK


- SÖYLEYİŞ/BİÇEM/ÜSLÛP:
YALIN/SADE ile YÜKSEK ile KARIŞIK


- SOYLU/LUK ile SOYLU ERKİ ile SOYLU SOPLU


- SOYMAK ile/ve/<> AYIKLAMAK ile/ve/<> TEMİZLEMEK


- SOYMAK ile SIYIRMAK

( TO SHELL/PEEL vs. TO PEEL OFF )


- SOYSUZLAŞMAK ile SOYSUZLAŞTIRMAK ile SOYSUZ/LUK ile SOYSUZCA


- SOYULMA ile ÇIPLAK

( DENUDATION vs. DENUDE )

( رودش ile عاري ساختن )

( رودش ile ARY SAKHTAN )


- SOYUNMAK ile ...

( SUÂL-İ MUKADDERE YANIT )


- SOYUNMAK ile SOYUNDURMAK ile SOYUNABİLMEK ile SOYUNUVERMEK


- SOYUNMAK ile STRİPTİZ

( TEARRÎ[< URY | çoğ. URYET] ile ... )


- SOYUNMUŞ/SOYUNUK" ile (")ÇIPLAK/cıbıl(")


- SOYUN/UP DÖKÜN/MEK


- SOYUT ile BELİRLENİMSİZLİK


- SOYUT ile MİSTİK

( ABSTRACT vs. MYSTIC )


- SOYUT ile SONSUZLUK


- SOYUTLAMA GÜCÜ ile/ve/||/<> YÖNETİLEBİLİRLİK ile/ve/||/<> İLİŞKİLERİN ÖNCELİĞİ

( ABSTRACTION POWER vs./and/||/<> INTEROPERATIBILITY vs./and/||/<> PRIORITY OF RELATIONS )


- SOYUTLAMA ve KENDİNİ GÖZLEMLEYEBİLMEK

( ABSTRACTION and ABLE TO OBSERVE THE SELF )


- SOYUTLAMA ile YOK SAYMAK


- SOYUTLAMAK ile/ve/||/<>/> SOYUTLAMANIN SOYUTLA(N)MASI


- SOYUTLAMAK ile SOYUTLANMAK ile SOYUTLAŞMAK ile SOYUTLAŞTIRMAK ile SOYUTLAYABİLMEK ile SOYUT/LUK ile SOYUTÇU/LUK ile SOYUT AD ile SOYUT İSİM ile SOYUT SAYI ile SOYUT SANAT


- SOYUTLANMA ve/<> GÜZELLİK


- SOYUTLA(N)MAK ile/değil/yerine DERİNLEŞ(TİR)MEK

( [not] TO GET IN ABSTRACTION vs./but (TO GET) DEEPEN
(TO GET) DEEPEN instead of TO GET IN ABSTRACTION )


- SÖZ (ALMAK/VERMEK) ile/değil/yerine OLUR/ONAY (ALMAK/VERMEK)

( [not] TO GET/GIVE PROMISE vs. TO GET/GIVE APPROVAL/CONSENT
TO GET/GIVE APPROVAL/CONSENT instead of TO GET/GIVE PROMISE )


- SÖZ DİNLEMEK ile/ve/<> DİKKATE ALMAK

( Söylenilen ya da yapılması istenilen/beklenilen şeyin size [o an için] uymaması, o sözü/düşünceyi ya da durumu dikkate almamanızı gerektirmez. Gençlik/cehâlet düşünce ve tavırları olarak tepki gösterme eğiliminde olabilirsiniz fakat durum, söylenilen söze uyum gösterip göstermemekten çok [kulakardı etmek yerine] yeterince dikkate alıyor olmayı gerektirir. "Sırtına bir şey al/giy!" sözüne, hiç düşünmeden/değerlendirmeden, hızlıca "bana bir şey olmaz!", "gerek yok!", "sen yaşlı olduğun için söylüyorsun/önemsiyorsun" biçiminde yanıt vermek yerine yeteri kadar dikkate almakta yarar vardır. )


- SÖZ DİNLEMEK ile SÖZ DİNLEMEK

( "Yapma ve yap" denileni yerine getirmek, uygulamak. İLE Konuşulanları dinlemek/dinlemeye çalışmak, konuşulanlara dikkatini yöneltmek/kulak kabartmak. )


- SÖZ KESMEK ile SÖZÜ KESMEK


- SÖZ KONUSU ile/ve/değil/||/<>/< OLASILIK


- SÖZ/ÖNERİ/ÖĞÜT DİKKATE ALMAK, ZİHNİNDE BULUNDURMAK


- SÖZ:
ÖRTÜK ile KİNÂYE


- SÖZ SÖYLEMEK ile/ve/||/<> ANLAMAK

( İrfan ister. İLE/VE/||/<> İnsan/kişi ister. )


- SÖZ SÖYLEMENİN KURALLARINDA:
ÖNÜNÜ ARDINI GÖZETMEK[Ar.] ve/||/<> SÖYLEMEDEN ÖNCE TEKRAR TEKRAR DÜŞÜNMEK[Ar.] ve/||/<> ON KERE DÜŞÜNÜP BİRİNİ SÖYLEMEK[Ar.] ve/||/<> "HER AĞZIMIZA GELENİ" SÖYLEMEMEK[Ar.]

( Önün ardın gözet fikr-i dakîk et onda bir söyle
Öğütme ağzına her ne gelirse âsiyâb-âsâ

Osman Nevres[ö. 1762] )

( )


- SÖZ VERMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GÜVEN VERMEK

( Güven veriyorsan, ayrıca söz vermen gerekmez. )


- SÖZ ve/> TÂLÎK

( ... VE/> Güleryüzlü. :) | Düzgün söz söyleyen. )


- [ne yazık ki]
SÖZCÜĞÜ/TERİMİ: ANLAMAMAK ile/ve/değil/||/<>/> BAŞKA ANLAM/LAR "YÜKLEMEK"


- SÖZCÜĞÜN:
GENİŞLİĞİ ile/ve/||/<>/> DERİNLİĞİ ile/ve/||/<>/> AĞIRLIĞI/YÜKSEKLİĞİ


- SÖZ(CÜK):
GERÇEK ile/ve/||/<>/> DEĞİŞMECE/MECAZ[Ar.] ile/ve/||/<>/>
DOKUNDURMA/KİNÂYE ile/ve/||/<>/> AÇIK/SARİH

( Çıkarımsal. İLE/VE/||/<>/> Hayal/Muhayyile. İLE/VE/||/<>/> Sezgi/Hads. İLE/VE/||/<>/> Apaçık. )

( Soğan. İLE/VE/||/<>/> Sarımsak. İLE/VE/||/<>/> Koku. İLE/VE/||/<>/> Yaygın koku. )

( )

( Söz(cük)leri/ni değiştir... Dünya/n değişsin...
)

( )

( LES TERMES VRAIS avec/et/||/<>/> LES TERMES S'APPLIQUANT PAR UNE EXTENTION LOGIQUE DE LEUR SENS avec/et/||/<>/> PAR ALLUSION avec/et/||/<>/> TERMES CLAIRES )


- SÖZCÜK PEŞİNDE KOŞMAK değil/yerine ANLAM PEŞİNDE KOŞMAK


- SÖZCÜK TÜRETMEK ile/ve/değil/yerine KAVRAM/SÖZCÜK OLUŞTURMAK


- SÖZCÜK ile/ve AÇKI/ANAHTAR


- SÖZCÜK ile/ve ANAHTAR


- SÖZCÜK ve SPERM(ATA)


- SÖZCÜK ile/ve TERİM

( VERBUM ile/ve ... )


- SÖZCÜKLERDE/TERİMLERDE:
KAYNAK ve/||/<>/> OLUŞ ve/||/<>/> SINIRLAMA ve/||/<>/> YAYILMA ve/||/<>/> YERLEŞME

( NEŞ'ET ve/||/<>/> TEKVÎN ve/||/<>/> TAHDÎD ve/||/<>/> İNTİŞÂR ve/||/<>/> İSTİKRÂR )


- SÖZCÜKLERDEN, ANLAMA ULAŞMAK/"GİTMEK" ile/ve/<>/yerine/değil ANLAMDAN, SÖZCÜĞE ULAŞMAK

( Sözlerin ötesine geçmeye çalışın. )

( Sözler, gerçekleri yaratmaz; onlar ya tarif ya tahrif eder. )

( Sözün tamamı, anlamayana söylenilir. )

( Try to go beyond the words.
Words do not create facts; they either describe them or distort. )

( [not] GOING TO MEANING (BASED) FROM WORD vs./and/<>/but GOING TO WORD (BASED) FROM MEANING
GOING TO WORD (BASED) FROM MEANING instead of GOING TO MEANING (BASED) FROM WORD )


- SÖZCÜKTEN, ANLAMA GİTMEK ile/yerine/değil ANLAMDAN, SÖZCÜĞE GİTMEK

( Sözlerin ötesine geçmeye çalışın. )

( [not] GOING TO MEANING (BASED) FROM WORD vs. GOING TO WORD (BASED) FROM MEANING
GOING TO WORD (BASED) FROM MEANING instead of GOING TO MEANING (BASED) FROM WORD )


- SÖZCÜKTEN ANLAMA GİTMEK değil/>< ANLAMDAN SÖZCÜĞE GİTMEK

( Yanlışı. >< Doğrusu. )


- SÖZCÜ/LÜK ile SÖZCÜK ile SÖZCÜKLÜ ile SÖZCÜKSÜZ ile SÖZCÜK TÜRÜ ile SÖZCÜK BİLİMİ ile SÖZCÜK BİLİMCİ ile SÖZCÜK VURGUSU ile SÖZCÜK HAZİNESİ


- SÖZDEN ÖNCEKİ 3 EŞİK:
İYİLİK ve/||/<> İNCELİK ve/||/<> GEREKLİLİK


- SÖZDİZİMİ ile/ve/||/<> ÇİFTEKLEMLİLİK


- SÖZE DÖKMEK" ile/ve "DİLE GETİRMEK"


- SÖZE:
KULAK VERMEK ile/ve/> EN İYİLERİNE UYMAK


- SÖZE TÂBİ OLMAK ile/ve/<> TEDAVİYE TÂBİ OLMAK


- SÖZE UYUMAK değil/yerine SÖZE UYMAK


- SÖZ/KELÂM ile/ve/değil EŞİK


- SÖZ/KONUŞMA:
"UZAMASIN!" yerine/değil NE KADAR GEREKİYORSA O KADAR KONUŞMAK


- SÖZLEMEK ile SÖZLENMEK ile SÖZLEŞMEK ile SÖZLENDİRMEK


- SÖZLERİN ALTINDA KALMAK ile/<> TÜKÜRDÜĞÜNÜ YALAMAK ZORUNDA KALMAK


- SÖZLERİNİ DUYURMAK İÇİN:
KİŞİLERİ TUTMAK değil/yerine ÇENEYİ TUTMAK


- SÖZLEŞME ile SÖZLEŞMELİ/LİK ile SÖZLEŞMESİZ/LİK ile SÖZLEŞME TUTANAĞI


- SÖZLEŞMEDE:
İYİ NİYET ve/||/<>/> SADÂKAT ve/||/<>/> İÇERİK

( Adının geçmesiyle. VE/||/<> İmza atarak. VE/||/<> Uygulayarak. )


- SÖZLÜ KÜLTÜR(/GELENEK) ile/ve/<> YAZILI KÜLTÜR(/GELENEK)

( Göçerlerin. İLE/VE/<> Yerleşiklerin. )

( [daha çok] Doğu'da. İLE/VE/<> Batı'da. )


- SÖZLÜK KULLANIMI ile/ve/||/<>/> SÖZLÜK YAZMAK


- SÖZLÜK ile/ve/yerine/<> ANSİKLOPEDİK SÖZLÜK

( İlk sözlük yazarı... Halil b. Ahmed [ö. 786] )

( DICTIONARY vs./and/<> ENCYCLOPEDIC DICTIONARY
ENCYCLOPEDIC DICTIONARY instead of DICTIONARY )


- SÖZLÜK ile/ve BEYDER

( ... İLE/VE Doğru sözlük. )


- SÖZLÜK ile/ve KİTAP

( Kapağı hiçbir zaman kapatılmaz/kapatılmamalı, kapalı tutulmamalı! İLE/VE ... )


- SÖZLÜK = LÛGAT/KAMUS = DICTIONARY[İng.] = DICTIONNAIRE[Fr.] = WÖRTERBUCH[Alm.] = DIZIONARIO[İt.] = DICCIONARIO[İsp.]


- SÖZLÜK ile/ve/||/<>/> SÖYLEM


- SÖZLÜK ile SÖZLÜK KÜTÜĞÜ ile SÖZLÜKBİRİM ile SÖZLÜKÇE ile SÖZLÜKSEL ile SÖZLÜKSEL BİÇİMBİLİM ile SÖZLÜKSEL KÜTÜK ile SÖZLÜKSEL BİÇİMBİRİM

( LEXICON vs. LEXICAL ENTRY vs. LEXEME vs. LEXICON vs. LEXICAL vs. LEXICAL MORPHOLOGY vs. LEXICAL ENTRY vs. LEXICAL MORPHEME )


- SÖZLÜK ile/ve/||/<> TÜRK YAZINI BAĞLAMLI DİZİN VE İŞLEVSEL SÖZLÜK(TEBDİZ)

( TEBDİZ Sözlüğü için burayı tıklayınız... )


- SÖZLÜKLEŞMEK ile SÖZLÜ/LÜK ile SÖZLÜK ile SÖZLÜKÇE ile SÖZLÜKÇÜ/LÜK ile SÖZLÜ FİLM ile SÖZLÜ TARİH ile SÖZLÜ KÜLTÜR ile SÖZLÜ SALDIRI ile SÖZLÜK BİRİMİ ile SÖZLÜK BİLGİSİ ile SÖZLÜ SORU ÖNERGESİ


- SÖZSÜZ/LÜK ile SÖZSÜZ OYUN


- SÖZÜ/KONUYU/KONUŞMAYI:
DAĞITMAK" ile/ve/değil/||/<> UZATMAK


- SÖZ(Ü) DİNLEMEK ile/ve/değil/yerine SÖYLENİLENİ/İSTENİLENİ YAPMAK/YAPABİLMEK


- SÖZÜ KABUL ETMEK ile/ve/değil SÖZÜ TASDİK ETMEK


- SÖZÜ/DÜŞÜNCEYİ/NESNEYİ:
"KALDIRMAK/KALDIR(A)MAMAK" ile/ve "TAŞIMAK/TAŞI(YA)MAMAK"


- [ne yazık ki]
"SÖZÜ/SORUYU, TARTMADAN SÖYLEMEK" ve/||/<>/> ALACAĞIN YANITTAN İNCİNMEMEK


- SÖZÜ "UZATMAK" ve/<> SABRI ZORLAMAK


- SÖZÜ:
YAYMAK ile UZATMAK

( SÖZCÜKLERİ/YAZAÇLARI(HARFLERİ)! )


- SÖZÜNDEN ÇIKIL(A)MAYANLAR:
SU ile/ve/<> EKMEK ile/ve/<> ÖLÜM

( Çocuklukta. İLE/VE/<> Yetişkinlikte. İLE/VE/<> Yaşlılıkta. )


- SPA/SALUS PER AQUA, HEALTH FROM WATER[İng.] değil/yerine/= SUDAN GELEN SAĞLIK


- SEREBRAL PALSİ:
SPASTİK ile/||/<> DİSKİNETİK ile/||/<> ATAKSİK


- SPATÜLSÜ YAPRAK = VARAK-I MİSVATÎ = FEUILLE SPATULÉE


- SPEAK vs. TALK


- SPEAK :/yerine KONUŞMAK


- SPECIFIC GRAVITY[İng.] değil/yerine/= ÖZGÜL AĞIRLIK


- SPECIFIC :/yerine BELİRLİ, SPESİFİK


- SPECIMEN/SPECİMEN[İng.] değil/yerine/= PARÇA ÖRNEK


- SPEKÜLATİF ile/değil MİSTİK


- SPEND :/yerine HARCAMAK, GEÇİRMEK


- SPERM ile SPERMA ile SPERMASIZLIK ile SPERMA ANA HÜCRESİ


- SPESİFİK[İng. < SPECIFIC] değil/yerine/= ÖZGÜL


- SPESİFİKASYON/SPECIFICATION[İng.] değil/yerine/= ÖZGÜLLEME | ÖZGÜL ÖZELLİK