K ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 25.376 başlık/FaRk ile birlikte,
25.376 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(81/103)
- SETTLE :/yerine YERLEŞMEK, HALLETMEK
- ŞEV ile ŞEVK ile ŞEVKLİ/LİK ile ŞEVKSİZ/LİK
- SEVDÂ ve/||/<> AYRILIK
( Ayrılık da sevdânın içinde/parçası. / Ayrılık, sevdâya dahil. )
- SEVDALANMAK ile SEVDA ile SEVDACI/LIK ile SEVDALI/LIK ile SEVDASIZ/LIK
- SEVDİĞİMİZ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SEVEBİLECEĞİMİZ
- (SEVDİĞİN)(BİR ŞEYİ)TOK KARNINA YEMEK ile/yerine AÇKEN (KARARINCA) YEMEK
- SEVDİĞİNE "İTAAT" ile/ve/||/<> "İTAAT ETTİĞİNİ" SEVMEK
- SEVDİĞİNE KAVUŞAMAMAK ile/ve/||/<> KAVUŞTUĞUNU SEVEMEMEK
- SEVDİKLERİMİZ VE VEFÂT EDENLER İÇİN:
AĞLAMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ANLAMAK
- SEVDİRMEK ile SEVDİRTMEK ile SEVDİREBİLMEK
- SEVEBİLMEK ve/||/<>/< YALNIZ KALABİLMEK
- SEVECENLİK = ŞEFKÂT = COMPASSION[İng.] = MISÉRICORDE[Fr.] = BARMHERZIGKEIT, MITGEFÜHL[Alm.] = MISERICORDIA[Lat.]
- SEVECEN/LİK ile SEVECENCE
- SEVGİ:/=/<
"ANTLAŞMAK" değil/yerine NEDENSİZ DE
( Sevgi, antlaşmak değildir,
Nedensiz de sevilir.
Bazen küçük bir an için
Ömür bile verilir. )
- [SEVGİ] DAHA ÇOK ile/değil AYRI (AYRI)
- SEVGİ:
İYİLİK ve/||/<> MERHAMET ve/||/<> NEŞE ve/||/<> SAKİNLİK
- SEVGİ:
SIRADIŞI/ABARTILI ŞEYLER YAPMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SIRADAN ŞEYLERİ, ÖZENLE/DİKKAT İLE VE İNCELİKLE/RİKKAT İLE YAPMAK
- SEVGİ VE SADELİK ve/||/<>/< GÜLÜMSEME :) VE SAMİMİYET
- SEVGİ:
"YEĞLEME ya da SEÇİM ya da BAĞIMLILIK" ile/değil/yerine/!=/>< KOŞULSUZLUK
( Sevgi, ne yeğleme, ne seçim, ne de bağımlılık konusudur. Her şeyi sevilmeye değer ve sevilebilir kılan bir olanak ve güçtür. )
( The love is which is neither prefer or choice, nor attachment. But a power and possibility which makes all things love-worthy and lovable. )
- SEVGİ ve/<> AHLÂK
( Sevgini ahlâka bağla, sevgi seni bulsun! )
- SEVGİ ile/ve/<>/değil ALIŞKANLIK
( LOVE vs./and/<>/değil ADDICTION )
- SEVGİ ile/ve BAĞIMLILIK
( Neyi çok[gereğinden fazla] seversek, canımızdan olduran odur. )
( LOVE vs./and DEPENDENCE )
- SEVGİ ile/ve/||/=/<>/>/< FEDÂKÂRLIK
( Hoş gör sen, boş ver sen! Sevgin kazanır! )
- SEVGİ ve/<> GÜLÜMSEME :) ve/<> ADAMLIK ve/<> MUTLULUK
( Gözde. VE/<> Yüzde. VE/<> Özde. VE/<> Azda. )
- SEVGİ ile/ve/<> GÜZELLİK
( Sevdiğinden dolayı güzel bulmak, güzel olduğundan dolayı sevmek. )
- SEVGİ ve/||/<>/> HAK
( Ailede. VE/||/<>/> Toplumda. )
- SEVGİ ve/||/<>/>/< ÖZÜNE YOLCULUK
- SEVGİ ve/<> SAYGI GÖSTERMEK
- SEVGİ ile/ve/<> SEÇİM/SEÇİCİLİK
( LOVE vs./and/<> SELECTIVENESS )
- SEVGİ ile SEVGİLİ/LİK ile SEVGİSİZ/LİK ile SEVGİ SELİ
- SEVGİ ile/ve/değil/yerine ŞEVK/İŞTİYAK
- SEVGİ ile/ve/<> YAKINLIK
( LOVE vs./and/<> CLOSENESS )
( ... ile/ve/<> APARATVA )
- SEVGİ ve/||/=/<> YARAR/LILIK
( Sevmek, "bir işe yarar mı"?
Tek iş, odur! )
- SEVGİ ile/ve ZORUNLULUK
( LOVE vs./and OBLIGATION )
- SEVGİDE:
KOŞULSUZLUK ve/||/<> HESAPSIZLIK ve/||/<>
SÜREKLİLİK ve/||/<> VEREREK BAŞLAMAK(< ALMA DÜŞÜNCESİNİN/BEKLENTİSİNİN OLMAMASI)
- SEVGİLİ ile/ve ÂŞIK
( Sultan. İLE/VE Kul. )
( Âşıksan, o da sana âşık olur. [Âşık-mâşuk ayrımı/farkı da kalmaz.] )
( Sevgili ile başbaşa olana, ağyâr gerekmez. )
( Birbirinin güneşinde ısınırlar. İLE/VE Yanarlar. )
( DAVUD: Sevgili. )
- SEVGİLİNİN/BİRİNİN:
"HERŞEYİ OLMAK" ile/değil/yerine HİÇBİR ŞEYİ OLMAK
- [SEVGİLİNLE/EŞİNLE] TEK KİŞİLİK YATAKTA, BİRLİKTE UYUMAK/YATMAK ile ÇİFT KİŞİLİK YATAKTA, BİRLİKTE UYUMAK/YATMAK
- SEVGİ/MUHABBET VE SAYGILI OLMAMAK/SAYGISIZLIK/HÜRMETSİZLİK ile/yerine MUHABBET VE SAYGI/HÜRMET
( Önceki halden daha kötü duruma getirir. İLE/YERİNE Muhabbetsiz saygı, bir yere ulaştırmaz fakat kişiyi de bozmaz. )
- SEVGİNİ PAYLAŞMAK değil SEVGİNİ DIŞLAŞTIRMAK/YANSITMAK
( İçindeki sevgiyi paylaşamazsın fakat karşılığını/yansımasını çeşitli (doğru/uygun) araçlarla/yöntemlerle gösterebilirsin. )
- SEVGİSİZLİK ile/ve/değil/||/<>/< İHMAL EDİLMEK/YOK SAYILMAK/GÖRÜLMEMEK
- [ne yazık ki]
SEVGİSİZ/LİK ile/ve/||/<> İLETİŞİMSİZ/LİK ile/ve/||/<> İLGİSİZ/LİK
( [kişileri] Geçimsiz yapar. İLE/VE/||/<> Birbirine düşman eder. İLE/VE/||/<> Güzellikleri yok eder. )
( [ne yazık ki] Bireyleri sevemeyenler, "insanlık" kavramına sığınır... )
- [ne yazık ki]
SEVGİSİZLİK ve/||/<>/> KAYITSIZLIK
- SEVİ = AŞK = LOVE[İng.] = AMOUR[Fr.] = LIEBE[Alm.] = AMOR, CARITAS[Lat.] = PHILIA, EROS, AGAPE[Yun.] = AMOR[İsp.]
- SEVİLEN ve SEVİLENİN ARKADAŞLARI/ÇEVRESİ ve SEVİLENİ SEVENLERİ SEVMEK
- SEVİLİYORSAK ile SEVİLMİYORSAK
( Gurur duyup sarılalım. İLE Saygı gösterip uzaklaşalım. )
- SEVİLME İSTEĞİ/BEKLENTİSİ ile/ve/değil/yerine/||/<> SEVMEK
( Hiçbir zaman doymazsın. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> Ancak, sevdikçe doyarsın. )
- SEVİLMEK ile/ve/değil/<> ANLAŞILMAK
- SEVİLMEK ile SEVİNMEK ile SEVİŞMEK ile SEVİNDİRMEK ile SEVİŞTİRMEK ile SEVİLEBİLMEK ile SEVİNEBİLMEK ile SEVİŞEBİLMEK ile SEVİMLİLEŞMEK ile SEVİNDİRİLMEK ile SEVİMSİZLEŞMEK ile SEVİMLİLEŞTİRMEK ile SEVİMSİZLEŞTİRMEK ile SEVİ ile SEVİM ile SEVİR ile SEVİŞ ile SEVİCİ/LİK ile SEVİMLİ/LİK ile SEVİMSİZ/LİK ile SEVİMSİZCE
- SEV(İL)MEK ile/ve/||/<>/> ŞIMART(IL)MAK
- SEVİMLİ SOKAK :
( Büyükdere Mahallesi sokaklarından biridir. Bu sokağın ismi eskiden "Kirkor Sokak" tı. Sonraları sokağın ismi "Sevimli Sokak" olarak değiştirildi. )
- SEVİMSİZ ile HOŞLANMAMAK ile SEVİMSİZ
( DISLIKABLE vs. DISLIKE vs. DISLIKEABLE )
( غير محبوب ile نپسنديدن ile انزجار داشتن ile مکروه داشتن ile اکراه ile بدآمدن ile نفرت داشتن ile نفرت کردن ile بد دانستن ile بيزاربودن )
( غير محبوب ile NAPSANDYDAN ile ENZEJAR DASHTAN ile MOKROH DASHTAN ile EKRAH ile بدآمدن ile NAFARAT DASHTAN ile NAFARAT KARDAN ile BAD DANSTAN ile BEYZARBUDAN )
- SEVİNÇ ile SEVİNÇLİ/LİK ile SEVİNÇSİZ/LİK
- SEVİNÇTEN/MUTLULUKTAN AĞLAMAK ile ÜZÜNTÜDEN AĞLAMAK
( Üzüntüsü sahte olanın, ağlaması gösterişli olur. )
( İŞRÎRÂK: Gözyaşına boğulma, ağlamaktan boğulmak derecesine gelme. )
- SEVİNMEK ile/ne de/>< YERİNMEK
( [ne] Var olana. İLE/NE DE/>< Yok olana. )
- SEVİP-İSTEMEK
- [SEVİŞİRKEN/DÜZÜŞÜRKEN] YATAĞI:
DİKİNE KULLANMAK ile/ve/yerine YATAY KULLANMAK
( Yatak gıcırtısından kurtulmak için. )
- SEVİŞMEK ile OYNAŞMAK
( MUGÂZELE ile ... )
( TO MAKE LOVE vs. ... )
- SEVİŞMEK ile "YİYİŞMEK"
- SEVİYE ile/ve/||/<> DERİNLİK
- SEVİYE ile SEVİYELİ/LİK ile SEVİYESİZ/LİK ile SEVİYESİZCE
- SEVİYELİ/LİK / SEVİYESİZ/LİK ile/ve/||/<>/> SEVİYESİ
- ŞEVK[Ar. çoğ. EŞVÂK] ile ŞEVK[Ar. çoğ. EŞVÂK]
( Diken. İLE Yoğun arzu, keyif, neşe, sevinç. Işık.[Türkçe'de] )
- SEVK ETMEK ile SEVK EDİLEN
( DISPATCH vs. DISPATCHED )
( اعزام کردن ile روانهسازي ile اعزام ile مرسول )
( EZAM KARDAN ile روانهسازي ile EZAM ile مرسول )
- SEVK ile/ve/>/değil/yerine İDRAK
- ŞEVK ile/ve İŞTİYÂK
( Özlemek. İLE/VE Görürken bile özlemek. )
- ŞEVK ve/> ŞAVK ve/> ŞIK ve/> ŞAN
- ŞEVK ve/||/<> ŞEHVET
- ŞEVK ve/> SEVK
- SEVK ile SEVK KAĞIDI ile SEVK PUSULASI
- ŞEVKÂT[Ar. < ŞEVK | çoğ. EŞVÂK] ile/değil ŞEFKÂT/ŞEFÂKÂT[Ar.]
( Şiddetli istek, keyif, neşe, sevinç. İLE/DEĞİL Sevecenlik. | Acıyarak, esirgeyerek, merhamet ederek sevme. )
- ŞEVKET[Ar.] değil/yerine/= BÜYÜKLÜK, ULULUK, YÜCELİK
- SEVMEK:
"ÇİFTLEŞMEK" değil TEKLEŞMEK
- SEVMEK:
ÖZLEMEK ve/||/<>/>/< GÖRÜNCE SEVİNMEK
- SEVMEK:
"SAHİP OLMAK" ile/değil/yerine/< DEĞER VERMEK
- SEVMEK-SEVİLMEK ile/ve/<> ANIMSAMAK-ANIMSANMAK ile/ve/<> BAĞIŞLAMAK-BAĞIŞLANMAK
( Üçü de güzeldir fakat ilkleriyle de yetin(ebil)mek gerekir. )
- SEVMEK:
SIRADIŞI ŞEYLER YAPMAK değil SIRADAN ŞEYLERİ, ÖZENLE YAPMAK
- SEVMEK ve/> BENZEMEK/BENZEŞMEK
( TO LOVE and RESEMBLE/RESEMBLANCE )
- SEVMEK ile/ve/+/||/<>/>/< (DAHA ÇOK) SEVMEYİ İSTEMEK/YEĞLEMEK
- SEVMEK ile/ve/<> DEĞER VERMEK
( TO LOVE vs./and/<> TO APPRECIATE )
- SEVMEK ile/ve/=/||/<>/>/< DEĞERLENDİRMEK
- SEVMEK ve/<> GÖZE ALMAK
- SEVMEK ve/=/||/<>/< GÜVENMEK
( Sevmek, güvenmektir. )
- SEVMEK ile/ve HUY
( TO LOVE vs./and HABIT )
- SEVMEK ile/değil/yerine İSTEKLİ SEVMEK
( Sevmek, ihtiyârî değildir! )
( [not] TO LOVE vs./but TO LOVE IN PATIENCE
TO LOVE IN PATIENCE instead of TO LOVE )
- SEVMEK ile/ve KORUMAK
( TO LOVE vs./and PROTECTION )
- SEVMEK ile/ve/<> OKŞAMAK
( ... cum/et/<> BLAND/ÎTUS )
- SEVMEK ile/ve/değil ÖNEMSEMEK
( [not] TO LOVE vs./and/but TO CONSIDER
TO CONSIDER instead of TO LOVE )
- SEVMEK ile/ve/<> ONUNLA/ONUN İÇİN SEVİNMEK
- SEVMEK ve/> ÖZENMEK
( TO LOVE and/> TO TAKE PAINS )
- SEVMEK ve/<>/= ÖZLEMEK
( TO LOVE and/>/= TO MISS )
- SEVMEK ile/ve/değil SAHİP OLMA İSTEĞİ
- SEVMEK ve/||/<>/> SEVDİRMEK ve/||/<>/> SEVİNDİRMEK
- SEVMEK ve/||/<>/>/< SEVİLMEK
( Bir şey. VE/||/<>/>/< Çok şey. )
( Cesaret verir. VE/||/<>/>/< Güç verir. )
( Kimseye, kendinizi sevdirmeye kalkmayın! Yapılması gereken tek şey, kendinizi sevilmeye bırakmaktır. )
( TO LOVE and/||/<>/>/< TO BE LOVED )
- SEVMEK ve/<>/|| TANIMAK
- SEVMEK ile/ve "TUTMAK"
- SEVMEMEK ile/değil/yerine/>< SEVMEK
( Ölmek. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< ("Istırap") Yaşamak. )
- SEVMEMEK ve/<>/|| TANIMAMAK
- SEVMEYİ BIRAKMAK ile/değil/yerine SEVGİMİZİ GÖSTERMEYİ BIRAKMAK
- ŞEY ile ŞEYH/LİK
- ŞEY ile ŞEY'LİK
( Şeyliğin gölgesi. İLE İdea. )
- SEYÂHAT[Ar. < SİYAHAT] değil/yerine/= GEZİ/YOLCULUK
- ŞEYHÜLİSLÂM (OLABİLMEK)
( En az 35 yıl hizmet ve ilmî çalışma gerektirir. )
( Medreseyi tamamladıktan sonra...
Kasabada/Şehirde Kadı Yardımcılığı > Küçük Şehir Kadılığı > Büyük Şehir Kadılığı > Üsküdar Kadılığı > Eyüp Sultan Kadılığı > Galata Kadılığı > İstanbul Kadılığı görevlerinden sonra Rumeli Kazaskeri olunur ve en son Anadolu Kazaskeri olduktan sonra ancak Şeyhülislâm olunurdu. )
( İlk Şeyhülislâm, Celâlzade Hızır Bey'dir. [Fatih Sultan Mehmet döneminde] )
( En uzun süre Şeyhülislâm'lık görevi yürütenler: Ebû Suud [29 yıl], Molla Fenârî [24 yıl], Zembilli Ali Efendi [23 yıl], Yahya Efendi [18,5 yıl]. )
( 131 Şeyhülislâm'ın 21'i şairdi. Ancak beşinin Divân'ı elimizdedir. )
( Bu makam, Kanuni Sultan Süleyman zamanında, saltanattan sonra gelen yer olarak sayılmıştır. )
( [HİZMET-İ/MAKAM-I/MANSIB-I/MESNED-İ İFTÂ'] )
- ŞEYHÜLİSLAM/LIK ile ŞEYHÜLİSLAM KAPISI
- SEYİR ile/ve SÜLÛK
- SEYİRTMEK ile SEYİR/LİK ile SEYİRCİ/LİK ile SEYİRLİK OYUN
- ŞEY/LER ARACILIĞIYLA KENDİNDEN HOŞLANMAK ile/ve/yerine/değil ŞEY(LER)DEN HOŞLANMAK
( Bir şeyden hoşlanmaktan söz edilir, doğrusu, bu şey aracılığıyla kendinden hoşlanmasıdır. )
- ŞEYLERİ:
HAYAL ETTİĞİMİZ GİBİ GÖRMEK yerine (ONLARI) OLDUKLARI GİBİ GÖRMEK
( Hayal ettiklerinizin varlığını reddetmeniz daha akıllıca olurdu. )
( Eğer kendinizi her zaman sınamazsanız, gerçek ile hayali ayırt edemezsiniz. )
( Sizi kendinize karşı kör eden, sizin davranışlarınızdır. )
( Düşüncelerinizi ve duygularınızı, sözlerinizi ve eylemlerinizi yakından izlemedikçe ve nedenini ve nasılını bilmeden sizde meydana gelen değişimlere hayretle bakmadıkça, gerçeğe vardığınızı nasıl söyleyebileceksiniz? )
( Düşünülüp hayal edilebilen hiçbir şeyin kendiniz olamayacağını bir kez anladığınızda, imgelemelerinizden kurtulmuş olursunuz. )
( You would be wiser to deny the existence of what you imagine.
If you do not test yourself all the time, you will not be able to distinguish between reality and fancy.
It is your behaviour that blinds you to yourself.
How do you know that you have realised unless you watch your thoughts and feelings, words and actions and wonder at the changes occurring in you without your knowing why and how?
Once you have understood that nothing perceivable, or conceivable can be yourself, you are free of your imaginations. )
( THE THINGS: TO SEE WHAT EVER THEY ARE, AS BEING instead of TO SEE HOW YOU IMAGINE/DREAM )
- ŞEY/LİK ile/ve/+ ŞEY ile/ve/+ ŞEY
( THE THING/NESS vs./and THE THING + THE THING )
- SEYR Ü SÜLÛK = İNİSİYASYON
- SEYREK ile AZ
- SEYREK >< SIK
( Benzerleri ya da parçaları arasında çok aralık bulunan, aralıklı. | Çok bulunmayan, az rastlanan. | Uzun zaman aralıklarıyla, arada sırada. | Aralıklı olarak, aralıklı bir biçimide. İLE Benzerleri ya da parçaları arasında çok az aralık bulunan. Çok bulunan, çok rastlanan. | Kısa zaman aralıklarıyla, az aralıklarla. | Aralıksız olarak. )
- SEYREKLEŞMEK ile SEYREKLEŞTİRMEK ile SEYREK/LİK ile SEYREKÇE ile SEYREK OTLATMA
- SEYRELMEK ile SEYRELTMEK ile SEYRELTİLMEK
- SEYRELTİK ile SEYRELTİLMİŞ ile SEYRELTME
( DILUTE vs. DILUTED vs. DILUTION )
( رقيق کردن ile آبکي کردن ile ترقيق کردن ile رقيق شدن ile رقيق ile ترقيق ile رقت )
( RAGHYGH KARDAN ile ABKY KARDAN ile TARGHYGH KARDAN ile RAGHYGH SHODAN ile RAGHYGH ile ترقيق ile RAGHT )
- SEYRELTİK/LİK ile SEYRELTİCİ
- SEYRETMEK yerine DİNLEMEK
- SEYRETMEK değil/yerine/= İZLEMEK
- SEYRETMEK ile SEYREDİLMEK ile SEYRETTİRMEK ile SEYREDEBİLMEK ile SEYREDİVERMEK
- SEYR-Ü-SEFER[Ar.]/TRAFİK[Fr., İng.] değil/yerine/= GİDİŞ-GELİŞ
- SEYR-Ü SÜLÛK ile ...
( Hakk'a ermek için bir mürşidin öncülüğünde ve denetiminde çıkılan manevi yolculuk. | Tarikatta, takip olunan usûl. )
- ŞEYTAN ile ŞEYTANİ ile ŞEYTANİ ile KANITLANABİLİRLİK ile KANITLANABİLİR ile GÖSTERMEK ile GÖSTEREN ile GÖSTERİ ile AÇIKLAYICI ile GÖSTERİCİ
( DEMON vs. DEMONIC vs. DEMONLIKE vs. DEMONSTRABILITY vs. DEMONSTRABLE vs. DEMONSTRATE vs. DEMONSTRATING vs. DEMONSTRATION vs. DEMONSTRATIVE vs. DEMONSTRATOR )
( عفريت ile ديو ile ديو صفت ile ديوسار ile ديوسان ile نمايش دادني ile قابل شرح ile اثباتي ile راهپيمايي کردن ile راه پيمايي کردن ile تظاهرات کردن ile تظاهر کننده ile تظاهرات ile راهپيمايي ile راه پيمايي ile ثبوت ile مدلل کننده ile صفت اشاره ile ضمير اشاره ile اسم اشاره ile شرح دهنده ile مثبت ile حاليکننده ile نشان دهنده )
( عفريت ile ديو ile ديو صفت ile DYVASAR ile ديوسان ile NAMAYSH DADANY ile GHABEL SHARH ile ESBATY ile RANPAPYMAYY KARDAN ile RAH PEYMAYY KARDAN ile TAZANPARAT KARDAN ile TAZANPAR KONANDEH ile TAZANPARAT ile RANPAPYMAYY ile RAH PEYMAYY ile ثبوت ile MADLEL KONANDEH ile SAFT ESHAREH ile ZAMYR ESHAREH ile ESM ESHAREH ile SHARH DAHANDEH ile MOSBAT ile HALYKONANDEH ile NESHAN DAHANDEH )
- ŞEYTANI/SÜTUNU TAŞLAMAK değil KAFANI/KENDİNİ TAŞLAMAK
- ŞEYTAN/LIK ile ŞEYTANİ ile ŞEYTANCA ile ŞEYTAN OTU ile ŞEYTAN BEZİ ile ŞEYTAN KUŞU ile ŞEYTAN ELMASI ile ŞEYTAN ÇEKİCİ ile ŞEYTAN TAŞLAMA ile ŞEYTAN TIRNAĞI ile ŞEYTAN ŞALGAMI ile ŞEYTAN ÖRÜMCEĞİ ile ŞEYTAN KIRMIZISI ile ŞEYTAN UÇURTMASI
- SEYYANEN[Ar.] değil/yerine/= EŞİT OLARAK
- SEYYAR/LIK ile SEYYARE ile SEYYAR SATICI/LIK ile SEYYAR HASTANE
- SEYYİD[Ar.] ile MÂLİK[Ar.]
- SEYYİD(LİK) ile EFENDİ(LİK)
- SEZDİRMEK ile SEZDİREBİLMEK ile SEZDİRİ
- SEZGİ/SEZGİSELLİK ile/ve/değil/<> BÜTÜNLÜK/BÜTÜNSELLİK
- SEZGİ ile/ve/değil/||/<>/< ALIŞKANLIK
- SEZGİ ile/ve APAÇIK GÖRMEK
( INTUITION vs./and TO SEE OBVIOUS )
- SEZGİ ile SEZGİCİ/LİK ile SEZGİLİ/LİK ile SEZGİSEL ile SEZGİSİZ/LİK
- SEZGİ ile/ve/değil/||/<>/< USTALIK
- SEZGİYİ HAREKETE GEÇİRMEK ile/ve SEZGİYİ OLGUNLAŞTIRMAK
( ACTING THE INTUITION vs. RIPENING THE INTUITION )
- SEZİLMEK ile SEZİNLEMEK ile SEZİNDİRMEK ile SEZİLEBİLMEK ile SEZİNLEYEBİLMEK ile SEZİ ile SEZİŞ
- SEZMEK ile AŞMAK
( TO PERCEIVE vs. TO EXCEED )
- SF/SALINE SOLUTION[İng.] değil/yerine/= SERUM FİZYOLOJİK
- SHAKE :/yerine SALLAMAK
- SHALL :/yerine -ECEK, -ACAK
- SHAPE :/yerine ŞEKİL, ŞEKİLLENDİRMEK
- SHARE :/yerine PAYLAŞMAK
- SHAT ile/ve/<> ANK ile/ve/<> KA ile/ve/<> HATI ile/ve/<> SHEYBI ile/ve/<> BAI ile/ve/<> KON
( Maddi gövde. İLE/VE/<> Hayat kuvveti. İLE/VE/<> Astral Nur, Kalp. İLE/VE/<> Hayvansal Ruh. İLE/VE/<> Kutsal Ruh. İLE/VE/<> Akli Ruh. İLE/VE/<> İlâhi Ruh. )
- SHELL :/yerine KABUK
- SHELTER :/yerine SIĞINAK
- SHG İLE THG İLE SPDC İLE FWM ile/||/<> NONLİNEER OPTİK
( Yüksek yoğunlukta ışık-madde etkileşimi. )
( Formül: P = ε₀(χ⁽¹⁾E + χ⁽²⁾E² + ...) )
- SHIFT :/yerine VARDİYA, DEĞİŞTİRMEK
- SHINE :/yerine PARLAMAK
- SHIRT :/yerine GÖMLEK
- SHIT :/yerine BOK
- SHOCK :/yerine ŞOK
- SHOOT :/yerine ÇEKİM YAPMAK, VURMAK
- SHOOT vs./and SPARK
- SHOUT :/yerine BAĞIRMAK
- SHRUG :/yerine OMUZ SİLKMEK
- SHUT :/yerine KAPATMAK
- ŞİA = ŞİİLİK
( İslâmiyet'te, Hz. Ali'ye yandaş olan kişiler. )
- SİBERNETİK değil/yerine/= GÜDÜMBİLİM
- SICACIK ile SICAKÇA
( Yeterli derecede ve hoşa giden bir sıcaklığı olan. İLE Biraz sıcak, sıcağa yakın. )
- SICAĞI SICAĞINA (HALLETMEK)
- SICAK YİYECEĞİ/İÇECEK SOĞUMASINI BEKLEMEK[ÜFLEYEREK değil!]
- SICAK YİYECEĞİ/İÇECEĞİ:
ÜFLEMEK değil/yerine SOĞUMASINI BEKLEMEK
- SICAK ve/||/<>/< KARBONDİOKSİT
- SICAK ile SICAK KOLTUK ile ÖFKE ile ÇABUK SİNİRLENEN ile SICAK HAVA
( HOT vs. HOT SEAT vs. HOT TEMPER vs. HOT TEMPERED vs. HOT WEATHER )
( تيز ile تند مزه ile پر حرارت ile تند ile سوزاننده ile حاره ile پرحرارت ile داغ ile حار ile محرور ile صندلي الکتريکي ile تند مزاجي ile تندخو ile گرما )
( تيز ile TAND MAZEH ile PAR HARART ile TAND ile SOZANANDEH ile HAREH ile PARAHRART ile DAGH ile حار ile محرور ile SANDELY ELEKTERYKY ile TAND MOZAJY ile TANDKHO ile GARMA )
- SICAK >< SOĞUK["SOUK" değil!] | ile/ve/||/<>/> ILIK
( ... ve/||/<>/+ ... ve/||/<>/> Hem ortak, hem de sonuç. )
( | HOT >< COLD | vs./and/||/<>/> WARM )
- SICAKLAMAK ile SICAKLAŞMAK ile SICAKLAŞTIRMAK ile SICAK/LIK ile SICAKÇA ile SICAK HARP ile SICAK PARA ile SICAK KUŞAK ile SICAK SAVAŞ ile SICAK SICAK ile SICAK ÇEKME ile SICAK YASTIK ile SICAK DALGASI ile SICAK RENKLER ile SICAKLIK SEVİYESİ
- SICAKLIK:
"20 - 24 DERECE ARASINDA OLACAK" değil 20 -[ilâ] 24 DERECE OLACAK
( "ilâ" edatı kullanıldıktan sonra, "arasında" sözcüğü kullanılmaz. "ilâ", "arasında" anlamındadır. )
- SICAKLIK ile ISI
( Bir nesnenin, sıcaklığının artmasına yol açan fiziksel enerji. İLE Sıcak olan şeyin etkisi ya da niteliği. )
( Bir nesnenin moleküllerinin deviminin ve ortalama kinetik enerjisinin bir ölçüsüdür. İLE Enerjinin bir biçimidir ve sıcaklık farkı nedeniyle bir nesneden ötekine aktarılması. )
( Termometre ile ölçülür. İLE Kalorimetre ile ölçülür. )
( TEMPERATURE vs. HEAT )
- SICAKLIK ile ISI EMİCİ ile İSİLİK ile ISIYA DAYANIKLI ile SOĞUTUCU ile ISITICI ile SICAK ÇARPMASI
( HEAT vs. HEAT ABSORBENT vs. HEAT RASH vs. HEAT RESISTANT vs. HEAT SINK vs. HEATER vs. HEATSTROKE )
( گرمي ile گرما ile حرارت دادن ile داغي ile داغ کردن ile حرارت ile گرم کردن ile تندي ile گرماگير ile عرق جوش ile عرق سوز ile مقاوم در برابر گرما ile جاذب گرما ile بخاري ile گرمازدگي )
( گرمي ile GARMA ile HARART DADAN ile DAGHY ile DAGH KARDAN ile HARART ile GARAM KARDAN ile TANDY ile GARMAGYR ile ARAGH JOOSH ile ARAGH SOZ ile MOGHAVAM DAR BARABAR GARMA ile JAZEB GARMA ile BAKHARY ile GARMAZDEGY )
- SICAK/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<> TAZE/LİK
- SİCİL[Ar.] değil/yerine/= KÜTÜK
- SICK :/yerine HASTA
- SIÇMAK ile/değil ÇIMKIRMAK
( İnsanda. İLE/DEĞİL Kuşta. )
- SIÇRAMA ile/ve OLASILIK
- SIÇRAMAK ile GEÇMEK
- SIÇRAMAK ile SIÇRATMAK ile SIÇRATABİLMEK ile SIÇRAYABİLMEK
- SIÇRAMAK ile ZIPLAMAK
( TO BOUNCE/SPRING vs. TO JUMP )
- ŞİDDET =/||/<>/>/< ÖZENSİZLİK
- [ne yazık ki]
ŞİDDET ve/||/<> TERBİYESİZLİK
- ŞİDDETLENMEK ile ŞİDDETLENDİRMEK ile ŞİDDET ile ŞİDDETLİ/LİK ile ŞİDDET OLAYI ile ŞİDDETLİ FIRTINA
- ŞİDDETLİ UYARI ile/ve GERÇEK/LİK
( "STRONG" WARNING vs./and REAL/ITY )
- ŞİDDETLİ ile ATEŞ YAKMAK ile ATEŞLİ
( FULMINANT vs. FULMINATE vs. FULMINATING )
( غرش کننده ile محترق شونده ile بيداد راه انداختن )
( GHARSH KONANDEH ile MOHTARGH SHVANDEH ile BEYDAD RAH ANDAKHTAN )
- SIDDIK ile/ve/<>/= VELÎ
- SİDİK ile/ve/||/<>/> ÜREMİ
( ... İLE/VE/||/<>/> Ürenin dışarı atılmaması nedeniyle kanda birikmesi. )
- SİDİK/LİK ile SİDİKLİ ile SİDİK YOLU ile SİDİK ZORU ile SİDİK BORUSU ile SİDİK KAVUĞU ile SİDİK YARIŞI ile SİDİKLİ MEŞE ile SİDİK TORBASI ile SİDİK ZORUYLA ile SİDİK SÖKTÜRÜCÜ
- SIDK ve/ EMÂNET ve/ FETÂNET ve/ TEBLİĞ ve/ İSMET
( Peygamberin olmazsa olmaz sıfatları. [ve ümmetinin de!] )
- SIDK ile/ve HAK
( Önermenin gerçekliğe uygunluğu. İLE/VE Gerçekliğin önermeye uygunluğu. )
- SIDK[Ar.] ile HAKK[Ar.]
- SIDK[Ar.] ile İÇTEN BAĞLILIK
( Doğruluk, gerçeklik. | İçten bağlılık. )
- SIDK >< KİZB
- SIDKIN SIYRILMASI ile/ve/<> GÖZÜNDEN DÜŞMEK
- SIDKIN SIYRILMASI ile HOŞLANMAMAK
- SIDNEY HUNİAĞI ÖRÜMCEĞİ ile/ve/||/<> KIZILSIRTLI ÖRÜMCEK
( Avustralya'nın en zehirli örümcekleridir. )
- SIFAT ile NİTELİK
( CAPACITY vs. QUALITY )
- SIFATLANDIRMAK ile SIFATLAŞTIRMAK ile SIFAT ile SIFATLI ile SIFATSIZ ile SIFAT TAKIMI ile SIFAT TAMLAMASI
- SIFIRI TÜKETMEK değil ZAFİRİ TÜKETMEK
( ZAFİR: Soluk/nefes. )
- SIFIRLAMAK ile SIFIRLANMAK ile SIFIRLATMAK ile SIFIR ile SIFIRCI/LIK ile SIFIR BEDEN ile SIFIR POLİNOMU
- SİFONLAMAK ile SİFON ile SİFONLULAR
- ŞİFRE ile/ve/değil EŞİK
- ŞİFRELEMEK ile ŞİFRELENMEK ile ŞİFRELETMEK ile ŞİFRE ile ŞİFRECİ/LİK ile ŞİFRELİ ile ŞİFRELİ KASA ile ŞİFRELİ HESAP ile ŞİFRELİ KİLİT ile ŞİFRELİ ÇANTA ile ŞİFRE ANAHTARI ile ŞİFRELİ TELGRAF
- ŞİFREYİ ÇÖZMEK ile ŞİFRE ÇÖZÜCÜ ile KOD ÇÖZME
( DECODE vs. DECODER vs. DECODING )
( گشودن رمز ile کشف رمز کردن ile رمز برگردان ile برداشتن رمز )
( GOSHODAN RAMZ ile KESHOF RAMZ KARDAN ile RAMZ BARGARDAN ile BARDASHTAN RAMZ )
- SİFTAHLAMAK ile SİFTAH
- SİFTİNMEK/ZİFTİNMEK = OYALANMAK
( Oyalanmak, vakit geçirmek. | Bir yere sürtünerek kaşınmak. )
- SİFTİNMEK ile SİFTİNLİK
- SIĞ ile/ve/||/<> KOF ile/ve/||/<> GÜDÜK
- SIĞABİLMEK ile SIĞA ile SIĞAMSAL
- SİGAR ile SİGARA/LIK ile SİGARACI/LIK ile SİGARALI ile SİGARASIZ/LIK ile SİGARA BÖCEĞİ ile SİGARA BÖREĞİ ile SİGARA KAĞIDI ile SİGARA TABLASI ile SİGARA AĞIZLIĞI ile SİGARA TABAKASI ile SİGARA TİRYAKİSİ
- SİGARA (İÇMEK) yerine BİSİKLET(E) (BİNMEK)
- SIĞDIRMAK ile SIĞDIRILMAK ile SIĞDIRABİLMEK ile SIĞDIRIVERMEK
- SIGH :/yerine İÇ ÇEKMEK
- SIĞINIK ile SIĞINTI
( Başka bir ülkeye ya da yere sığınmış olan kişi. İLE Bulunduğu yerde kalması istenmeyen, varoluşu gereksiz görülen kişi. )
- SIĞINMA ile SIĞINMACI/LIK ile SIĞINMA CEBİ ile SIĞINMA HAKKI
- SIĞINMAK ile SIĞINILMAK ile SIĞINABİLMEK ile SIĞINIVERMEK ile SIĞIN
- SIĞIR ile SIĞIRCI/LIK ile SIĞIR ETİ ile SIĞIR SİNEĞİ ile SIĞIR VEBASI ile SIĞIR ÇOBANI ile SIĞIR ŞERİDİ ile SIĞIR MANTARI ile SIĞIR TENYASI
- SIĞIRCIK/ÇEKİRGEKUŞU/ÇOĞURCUK ile KARABAKAL
( Serçegillerden, siyah renkli, uzun gagalı, serçeden iri, ötücü bir kuş. İLE ... )
( STURNUS VULGARIS cum ... )
- SIĞIŞMAK ile SIĞIŞTIRMAK
- SIĞLAŞMAK ile SIĞLAŞTIRMAK ile SIĞLA ile SIĞLA YAĞI
- SIGN :/yerine İŞARET, İMZALAMAK
- SİGORTA ile/ve/değil EŞİK
- SİGORTALAMAK ile SİGORTALANMAK ile SİGORTALATMAK ile SİGORTA ile SİGORTACI/LIK ile SİGORTALI/LIK ile SİGORTASIZ/LIK ile SİGORTA PRİMİ ile SİGORTA POLİÇESİ
- SİGORTALANABİLİR ile SİGORTA ile SİGORTA POLİÇESİ ile SİGORTALAMAK ile SİGORTALI ile SİGORTACI
( INSURABLE vs. INSURANCE vs. INSURANCE POLICY vs. INSURE vs. INSURED vs. INSURER )
( قابل بيمه ile بيمه کردني ile بيمه شدني ile بيمه ile بيمه نامه ile بيمه بدست آوردن ile بيمه کردن ile بيمه شونده ile بيمه شده ile بيمه گر )
( GHABEL BEYMAH ile BEYMAH KARDANY ile BEYMAH SHODANY ile BEYMAH ile BEYMAH NAMEH ile BEYMAH BADAST AVARDAN ile BEYMAH KARDAN ile BEYMAH SHVANDEH ile BEYMAH SHODEH ile BEYMAH GAR )
- SIHHAT[Ar.] değil/yerine/= SAĞLIK
- SIHHAT ile SIHHATLİ/LİK ile SIHHATSİZ/LİK
- SIHHÎ TESİSAT değil/yerine/= SAĞIL DÖŞENEK
- SIHHİ ile SIHHİ İMDAT ile SIHHİ TESİSAT ile SIHHİ TESİSATÇI/LIK
- SIHHİYE ile SIHHİYECİ/LİK
- SİHİRLENMEK ile SİHİR ile SİHİRLİ/LİK ile SİHİRSİZ/LİK
- ŞİİR OKUMAK ile/ve/değil/yerine ŞİİR YAZMAK
- ŞİİR:
YAZMAK ile/ve/değil/||/<> İNŞÂ ETMEK
( ... İLE/VE/DEĞİL/||/<> Akrostiş. )
- ŞİİR ile/ve/<> MÜZİK
( Şiir, ifade edilemez olanı sözlere dökme sanatıdır. )
( Tanrı Toth'un konuşmasının taklidi. )
( Şiir şişmanlatmaz fakat (egoyu) şişirir. )
( el-ARÛZ ile/ve/<> ... )
( POEM vs./and/<> MUSIC
Poetry is the art of putting into words the inexpressible. )
( CI: Lirik şiir. )
- ŞİİR ile RETORİK
- ŞİİRDE, (")MANTIK("):
"YOK" değil ARANMAZ!
- ŞİİRLEŞTİRMEK ile Şİİ ile ŞİİR ile ŞİİRCE ile ŞİİRLİ ile ŞİİRSEL ile ŞİİR KİTABI ile ŞİİR DEFTERİ ile ŞİİR DİNLETİSİ
- ŞİİRSEL/LİK ile/ve/değil/yerine SİMGESEL/LİK
- ŞİİR-ŞİFA BULMAK
- SİİRT ile SİİRTLİ/LİK ile SİİRT BATTANİYESİ
- ŞIK[Ar. < ŞIKK] ile ŞIK[Fr. < CHIC]
( İkiye bölünmüş şeyin bir parçası. | Bir işin, iki yönünden her biri. | Seçenek. İLE Güzel, zarif, modaya uygun. | Güzel, modaya uygun giyinmiş olan. | Yerinde, uygun. )
- ŞIK ile HİNDİBA
( CHIC vs. CHICORY )
( شيک ile باب روز ile کاسني تلخ )
( SHYK ile BAB RUZ ile KASANY TALKH )
- ŞIK[Ar. < ŞİKK] ile ŞIK[Fr. < CHIC]
( Seçenek. İLE Güzel, zarif, modaya uygun. | Güzel, modaya uygun giyinmiş olan. | Yerinde, uygun. )
- SİK ile SİKALAR
- ŞİKÂYET ETMEK/SÖYLENMEK değil/yerine NE YAPABİLECEĞİNİ VE NASIL YAPABİLECEĞİNİ DÜŞÜNMEK VE EYLEME GEÇMEK
- ŞİKÂYET ETMEK ile/değil/yerine/>< DURUMU(NU)/ZİHNİ(Nİ) DEĞİŞTİRMEK
- ŞİKAYET ETMEK değil/yerine/= YETKEYE BİLDİRMEK
- ŞİKÂYET ile/ve HAYIFLANMAK
( ... İLE Acınmak, üzülmek, yerinmek, esef etmek. )
( HAYIF: Haksızlık, insafsızlık. | Acınma, üzülme. | Yazık! Vah vah! Heyhat! )
- ŞİKAYET ile ŞİKAYETÇİ/LİK ile ŞİKAYET KUTUSU
- ŞİKAYET ile ÜZÜLMEK ile ÜZGÜN ile KEDERLİ ile KEDERLİ
( GRIEVANCE vs. GRIEVE vs. GRIEVED vs. GRIEVING vs. GRIEVOUS )
( تظلم ile ماتم داشتن ile غصه دادن ile محزون کردن ile غمديده ile سوگوار ile اندوه آورد )
( TAZLOM ile MATAM DASHTAN ile GHESEH DADAN ile MAHZUN KARDAN ile GHMADYDAH ile SOGVAR ile ANDOOH AVARD )
- SIKBOĞAZ (ETMEK)
- SIKÇA KONUŞMAK ile/ve/değil/yerine ANIMSATMAK
- SİKE SİKE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SÖKE SÖKE (AL[DIR]MAK/YAP[TIR]MAK)
- ŞIK[Fr. CHIC] ile ŞIK[Ar. ŞİKK]
( Güzel, zarif, modaya uygun. | Güzel, modaya uygun giyinmiş olan. | Yerinde, uygun. İLE Seçenek. )
(1996'dan beri)