Bugün[18 Ocak 2026]
itibarı ile 25.340 başlık/FaRk ile birlikte,
25.340 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(73/103)


- PARLAK ile/||/<> ARJANTE[Fr.]

( ... İLE/||/<> Gümüş gibi parlak. )


- PARLAK ile PARLAK GÖZLÜ ile PARLAK İŞARET ile AYDINLATMAK ile PARLAKLIK ile PARLAK ÇALIŞMA

( BRIGHT vs. BRIGHT EYED vs. BRIGHT SIGN vs. BRIGHTEN vs. BRIGHTNESS vs. BRIGHTWORK )

( زرنگ ile آفتابي ile پرنور ile شارق ile نور بخش ile فروزان ile منور ile درخشان ile نوراني ile دلباز ile زاغ ile مهر منير ile درخشان کردن ile زرنگ کردن ile درخشان شدن ile سناء ile درخشاني ile فروغ ile فروزندگي ile نورانيت ile روشني ile جلا کاري )

( ZARANG ile AFTABY ile PARNOR ile شارق ile NOR BAKHSH ile FOROZAN ile MONOR ile DARKHSHAN ile NORANY ile DELBAZ ile ZAGH ile مهر منير ile DARKHSHAN KARDAN ile ZARANG KARDAN ile DARKHSHAN SHODAN ile سناء ile DARKHSHANY ile FOROGH ile FORUZANDEGY ile NORANYT ile روشني ile JALA KARY )


- PARLAK/CİLÂLI = YALDIRAK


- PARLAMA ile ALEVLENMEK

( FLARE vs. FLARE UP )

( باشعله نامنظمسوختن ile زبانه کشي ile شعله زني ile شعله ile غضب ناگهاني ile بالا گرفتن )

( BASHOLEH NAMANZAMSOKHTAN ile ZABANEH KESHY ile SHOLEH ZANY ile SHOLEH ile GHZAB NAGEHANY ile BALA GARAFTAN )


- PARLAMAK ile PARLATMAK ile PARLAKLAŞMAK ile PARLATABİLMEK ile PARLAYABİLMEK ile PARLAYIVERMEK ile PARLAKLAŞTIRMAK ile PARLAK/LIK


- PARMAK BASMAK ile ALTINI ÇİZMEK


- PARMAK ile EKMEK ile BIÇAK


- PARMAK ile/ve HAT ile/ve NOKTA

( Bir mimari arşının 1/24'ü.[3,158 cm.] İLE/VE Bir parmağın 1/12'si.[0,263 cm.] İLE/VE Bir hat'ın 1/12'si.[0,0219 cm.] )

( 1 mimari arşın = 24 parmak = 288 hat = 3456 nokta'dır. )


- PARMAK ile KISA PARMAKLILIK/BRAKİDAKTİLİ


- PARMAK ile/||/<> ÖRÜMCEK PARMAK/ARAKNODAKTİLİ


- PARMAK ile PARMAK EKLEMİ ile PARMAK UCU ile KLAVYE ile PARMAK DİREĞİ ile PARMAK İZİ ile PARMAK UCU

( FINGER vs. FINGER JOINT vs. FINGER TIP vs. FINGERBOARD vs. FINGERPOST vs. FINGERPRINT vs. FINGERTIP )

( ميله برآمدگي ile انگشت زدن ile انگشت ile بندانگشت ile سر انگشت ile بنان ile جا انگشتي ile تير راهنما ile نشان ميدهد ile اثر انگشت ile انگشت نگاري کردن ile سرانگشت )

( MYLAH BARAMADEGY ile ENGASHT ZADAN ile ENGASHT ile BANDANGASHT ile SAR ENGASHT ile BENAN ile JA ENGASHTY ile TYR RANPANNAMA ile NESHAN MYDAHAD ile ASAR ENGASHT ile ENGASHT NEGARY KARDAN ile SARANGASHT )


- PARMAKLA GÖSTERMEK ile/değil/yerine GÖSTERMEK


- PARMAK(LAR)/ELİG/ELEK ile/ve/||/<>/> AYA ile/ve/||/<>/> AVUÇ ile/ve/||/<>/> KOL ya da/= EL

( Elin/kolun ucuyla ayanın başladığı beş uzantı/çıkıntı. İLE/VE/||/<>/> Parmakların dibiyle bilek arasındaki iç bölüm. İLE/VE/||/<>/> Parmakların içi ve aya bölümü. İLE/VE/||/<>/> Parmak uclarından omuz başına kadar uzanan bölüm. )

( ELGE/ELİGE/ELİG/ELEG/ELEK: Elemek[: parmaklar arasından geçirmek] | İlk elek.[Daha sonraları elek görevini gören nesneler ve araçlar üretilmiştir.] )


- PARMAKLARDA:
BAŞ ile/ve/||/<> İŞARET ile/ve/||/<> ORTA ile/ve/||/<> YÜZÜK/ADSIZ ile/ve/||/<> SERÇE


- PARMAKLARI:
ÇITLATMAK ile KÜTLETMEK

( TO CRACK )


- PARMAK/LIK ile PARMAKLAMAK ile PARMAK PARMAK ile PARMAKLI ile PARMAKSIZ ile PARMAK İZİ ile PARMAK ADAM ile PARMAKLIKLI ile PARMAK ÇOCUK ile PARMAK ÜZÜMÜ ile PARMAKLIKSIZ ile PARMAK HESABI ile PARMAK TATLISI ile PARMAK ALFABESİ


- PARMAKSI PARÇALI YAPRAK = VARAK-I ISBI'Î = FEUILLE DIGITÉE


- PARSELLEMEK ile PARSELLENMEK ile PARSELLETMEK ile PARSEL ile PARSELLİ ile PARSELASYON


- PARTICIPATE :/yerine KATILMAK


- PARTİKÜL/PARTICLE[İng.] değil/yerine/= PARÇACIK


- PARTİKÜL[Fr.] değil/yerine/= PARÇACIK


- PARTİLEŞMEK ile PARTİLEŞTİRMEK ile PARTİ ile PARTİCİ/LİK ile PARTİLİ/LİK ile PARTİSİZ/LİK ile PARTİ OCAĞI


- PARTİZAN/LIK ile PARTİZANCA


- PARTNERSHIP :/yerine ORTAKLIK


- PARTON ile/||/<> VALANS KUARK

( Parton tüm içerik (kuark+gluon), valans net kuantum sayıları. )

( Formül: DIS İLE statik )


- PAŞA PAŞA (GİTMEK / YAPMAK / KABUL ETMEK) ile/ve/değil/||/<>/< SİKE SİKE


- PASAK ile PASAKLI/LIK


- PASAKLI/LIK, ÇAPAÇUL ile/ve/değil DAĞINIK/LIK


- PASAKLILIK ile/ve/değil/||/<>/< KENDİNE GÖRELİK


- PAŞA/LIK ile PAŞALI ile PAŞA PAŞA ile PAŞA ÇAYI ile PAŞA AĞACI ile PAŞA KAPISI


- PÂSEK[Fars.] ile PÂ-SENG/PÂR-SENG[Fars.]

( Esneme/esneyiş. İLE Teraziyi denkleştirmek için kefesine konulan şey. )


- PASİF değil/yerine/= ÇEKİNİK


- PASİFİZE ETMEK değil/yerine/= ETKİSİZLEŞTİRMEK


- PASİFLEŞMEK ile PASİFLEŞTİRMEK ile PASİF/LİK ile PASİF KORUNMA


- PASLANMA ile PASLANMAZ/LIK ile PASLANMAZ ÇELİK


- PASLANMAK ile PASLANDIRMAK


- PASPASLAMAK ile PASPASLANMAK ile PASPASLATMAK ile PASPAS ile PASPASÇI/LIK


- PASTA ile PASTAL ile PASTAV ile PASTACI/LIK ile PASTALI ile PASTA KALIBI ile PASTAV MAKİNESİ


- PASTANE ile PASTANECİ/LİK


- PASTEL ile PASTELCİ ile PASTEL BOYA ile PASTEL RENK ile PASTEL KALEM


- PASTIRMA/LIK ile PASTIRMACI/LIK ile PASTIRMALI ile PASTIRMA YAZI ile PASTIRMALI YUMURTA


- PASTİŞ ile PASTİŞÇİ/LİK


- PASTORAL MÜZİK[Fr.] ile KIRSAL MÜZİK

( Kır yaşamını anlatan müzik. )


- PAT PAT (VURMAK)


- PATA-KÜTE (GİRİŞMEK, VURMAK)


- PATAKLAMAK ile/ve/||/<> DÖVMEK


- PATAKLAMAK ile PATAKLANMAK ile PATAKLAYABİLMEK ile PATAK


- PATATES ile PATATESLİ ile PATATESÇİ/LİK ile PATATES SUFLE ile PATATES BÖCEĞİ ile PATATES PÜRESİ ile PATATES KÖFTESİ ile PATATES ÇORBASI ile PATATES SALATASI


- PATAVATSIZ/LIK ile PATAVATSIZCA


- [ne yazık ki]
PATAVATSIZLIK ile/ve/||/<> TOKSÖZLÜLÜK

( Sözlerinin nereye varacağını düşünmeden saygısızca konuşma, davranışlarına dikkat etmememe. İLE Hatır ve gönül dinlemeden, hiçbir şeyden "çekinmeden" konuşmak. )


- PATCH[İng.] değil/yerine/= YAMALIK


- PATCHWORK[İng.] değil/yerine/= KIRK YAMA / YAMA İŞİ


- PATEN ile PATENT ile PATENCİ/LİK ile PATENT HAKKI ile PATENT DAMGASI


- PATİK ile/= ÇETİK

( Anadolu'da. İLE/= Trakya'da. )

( Altı yumuşak, genellikle üstten bağlı, küçük çocuk ayakkabısı. )


- PATİK ile GANİMET

( BOOTIES vs. BOOTY )

( غنايم ile غنيمت ile غارت )

( GHENAYM ile GHENYMAT ile GHART )


- PATİK ile PATİKA ile PATİKLİ ile PATİKSİZ


- PATIR PATIR (KOŞMAK, İNMEK)


- PATIRDAMAK ile PATIRDATMAK


- PATİSKA[Baptiste de Cambrai'nin adından] ile/<> NANSUK

( Çoğu pamuktan dokunmuş sık ve düzgün bez. | Bu bezden yapılmış olan. İLE Bir tür, ince, sık dokunmuş patiska. )


- PATLAK ile PIRTLAK

( ... İLE Dışarı fırlamış. | Kolayca kabuğundan dışarı çıkabilen. )


- PATLAK ile PÖRTLEK


- PATLAMAK ile BÖSMEK

( ... İLE Bir maddenin, birdenbire gaz durumuna gelerek patlaması. infilâk etmesi. )


- PATLAMAK ile KAHKAHALARA BOĞULMAK ile KAHKAHALARLA PATLAMAK

( BURST vs. BURST INTO LAUGHTER vs. BURST WITH LAUGHTER )

( ترکيدن ile قاه قاه خنديدن ile از خنده روده بر شدن ile از خنده ترکيدن )

( TARKYDAN ile GHAH GHAH KHANDYDAN ile AZ KHANDEH RUDEH BAR SHODAN ile AZ KHANDEH TARKYDAN )


- PATLAMAK ile PATLATILMIŞ

( BURL vs. BURLED )

( گره چوب ile کورک دار )

( GAREH CHUB ile KORK DAR )


- PATLAMAK ile PATLATMAK ile PATLATILMAK ile PATLATABİLMEK ile PATLAYABİLMEK ile PATLAYIVERMEK ile PATLAK ile PATLAKÇA ile PATLAK GÖZ ile PATLAK GÖZLÜ


- PATLAMAK ile PATLAYICI ile PATLAMALI ATEŞ

( ERUPT vs. ERUPTIVE vs. ERUPTIVE FEVER )

( جوش درآوردن ile فشاندن ile فوران کردن ile بثوري ile تب دانه اي )

( JOOSH DARAVARDAN ile FESHANDAN ile FORAN KARDAN ile بثوري ile TAB DANEH AY )


- PATLATILABİLİR ile PATLATMAK ile PATLATICI

( DETONABLE vs. DETONATE vs. DETONATOR )

( ترکيدني ile ترکانيدن ile چاشني ile منفجر کننده )

( TARKYDANY ile ترکانيدن ile CHASHENY ile MONFAJR KONANDEH )


- PATLAYABİLİR ile PATLAMAK ile PATLADI ile PATLAYAN

( EXPLODABLE vs. EXPLODE vs. EXPLODED vs. EXPLODING )

( منفجره ile منفژره ile انفجار کردن ile ترکيدن ile منفجر کردن ile منفجر شده ile منفجر )

( MONFAJREH ile MONFEZHEREH ile ENFEJAR KARDAN ile TARKYDAN ile MONFAJR KARDAN ile MONFAJR SHODEH ile MONFAJR )


- PATLAYIŞ ile PATLAYICI/LIK ile PATLAYICI ÜNSÜZ


- PATLICAN ve/||/<>/> KARNIYARIK

( ... VE/||/<>/> Uzunlamasına yarılan kızarmış patlıcanların ortasına iç malzeme konularak hazırlanmış yemek. | Matbaacılıkta her sayfayı çift sütun olarak düzenleme. )


- PATNİK" ATAK değil PANİK ATAK


- PATRİK ile ...

( Ortodoks ve bazı Doğu kiliselerinin başkanlarının unvanı. )


- PATRİK ile/||/<> PATRİCİ

( Ortodoks ve Doğu kiliselerinin başkanlarına verilen ad. İLE Eski Roma Uygarlığı'nda soylulara verilen ad. )


- PATRON OLMAK ile/değil/yerine ÖRNEK VE ÖNDER OLMAK

( [not] BEING BOSS vs./but BEING EXAMPLE AND LEADER
BEING EXAMPLE AND LEADER instead of BEING BOSS )


- PATRON/LUK ile PATRONA ile PATRONCA ile PATRONCU/LUK ile PATRONİÇE


- PATTADANAK


- PAULİ PARAMAGNETİK ile/||/<> CURİE PARAMAGNETİK

( Pauli metal serbest elektron, Curie lokalize spin. )

( Formül: T bağımsız İLE 1/T )

( Wolfgang Pauli tarafından 1925 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- PAVYON ile PAVYONCU/LUK


- PAY (AL[DIR]MAK) ile/ve/değil/||/<>/< İLİŞKİ/LEN[DİR]MEK


- PAY ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HAK


- PAYAN ile PAYANSIZ/LIK


- PAYANDALAMAK ile PAYANDALAYABİLMEK ile PAYANDA/LIK ile PAYANDALI ile PAYANDASIZ


- PAYDA ile PAYDAŞ/LIK ile PAYDAŞLI


- PAYELENDİRMEK ile PAY ile PAYE ile PAY SENEDİ


- [ne yazık ki]
"PAY KAPMAYA ÇALIŞMAK" değil/yerine HAK ETMEK


- PAYLAMAK ile PAYLANMAK ile PAYLATMAK ile PAYLAŞMAK ile PAYLAŞILMAK ile PAYLAŞTIRMAK ile PAYLAŞABİLMEK ile PAYLAŞIVERMEK ile PAYLAŞTIRILMAK


- PAYLAMAK değil/yerine PAYLAŞMAK

( İter. DEĞİL/YERİNE Çeker. )


- PAYLAMAQ[Azr.] = DAĞITMAK, BÖLÜŞTÜRMEK[Tr.]


- PAYLAŞILABİLECEK ile PAYLAŞILAMAYACAK


- PAYLAŞIM ile PAYLAŞIMCI/LIK


- PAYLAŞIM ile/ve/değil PAYLAŞIMI YAŞAMAK

( [not] SHARING vs./and TO LIVE/FEEL THE SHARING )


- PAYLAŞIM ile/ve/<> SAYGINLIK


- [ne yazık ki]
PAYLAŞIMSIZ/LIK ile/değil/< "DOYUMSUZ/LUK"


- PAYLAŞMAK ile/ve BÖLÜŞMEK


- PAYLAŞMAK ile KIRIŞMAK


- PAYLAŞMAK ile/ve PASLAŞMAK

( TO SHARE vs./and TO PASS EACHOTHER )


- PAYLAŞMAK ile/ve "YÜKLENME(ME)K"


- PAYTAKLAŞMAK ile PAYTAK/LIK ile PAYTAKÇA ile PAYTAK ADIM


- PAZAR ile/||/<> SATAK

( ... İLE/||/<> Çarşı, pazar yerleri. )


- PAZARLAMAK ile PAZARLANMAK ile PAZARLAŞMAK ile PAZARLAYABİLMEK ile PAZAR/LIK ile PAZARCI/LIK ile PAZARLAR ile PAZAR YERİ ile PAZARLIKLI ile PAZARLIKÇI/LIK ile PAZARLAMACI/LIK ile PAZARLIKSIZ ile PAZAR KAYIĞI ile PAZARLIKLI ALIŞVERİŞ


- PAZARLIK ile PAZARLIK

( BARGAIN vs. BARGAINING )

( چانه زدن ile قرارداد معامله ile معامله ile چک وچانه زدن ile چانه زني )

( CHANEH ZADAN ile GHARARDAD MOAMLEH ile MOAMLEH ile CHAK VACHANEH ZADAN ile CHANEH ZANY )


- PAZARLIK ile/değil/yerine TARTIŞMA

( [not] NEGOTIATION vs./but ARGUE
ARGUE instead of NEGOTIATION )


- PAZU GÖSTERMEK" ile/değil/yerine/||/<>/></< GÖNLÜNÜN GENİŞLİĞİ


- PEAK :/yerine ZİRVE


- PEÇELEMEK ile PEÇELENMEK ile PEÇ ile PEÇE ile PEÇELİ ile PEÇESİZ


- PEÇENEK ile

( VIII-XI. yüzyıl arasında, Türkistan'da, Güneydoğu Avrupa ve Balkanlar'da yaşamış olan bir Türk boyu. )


- PEÇENEK ile PEÇENEKÇE


- PEDAGOJİ ile PEDAGOJİK


- PEDAGOJİ/K değil/yerine/= EĞİTİMBİLİM/SEL


- PEDAL[İt.] değil/yerine/= AYAKLIK

( Bir makinede/araçta, ayak yardımıyla dönmeyi ya da devinimi sağlayan düzen. )


- PEDİKÜR ile PEDİKÜRCÜ/LÜK


- PEHLİVAN/LIK ile PEHLİVANCA ile PEHLİVAN DUASI ile PEHLİVAN YAKISI


- PEHPEHLEMEK ile PEHPEH


- PEK KONUŞMAMAK ile/değil/yerine/>/< (DAHA) AZ KONUŞMAK


- PEK ile PEKİ ile PEK PEK ile PEK ÇOK ile PEK DOKU ile PEK ÇOĞU ile PEK BAŞLI ile PEK CANLI ile PEK GÖZLÜ ile PEK YÜZLÜ ile PEK YÜREKLİ


- PEKİNLİK = EMİNLİK = CERTAINTY[İng.] = CERTITUDE[Fr.] = GEWIßHEIT[Alm.] = CERTITUDINEM[Lat.]


- PEKİŞMEK ile PEKİŞİLMEK ile PEKİŞTİRMEK


- PEKİŞ(TİR)MEK ile/ve/<> OLGUNLAŞ(TIR)MAK

( TO CONSOLIDATE vs./and/<> TO RIPEN )


- PEKİŞTİRMEK ile/ve/<> PERÇİNLEMEK[Fars. :Siyeç.]

( ... İLE/VE/<> Bir bağıntıyı, perçinle tutturmak. | İki ya da daha çok parçayı, karşılıklı bölümlerini birbiri üzerinde ezerek birleştirmek. | Berkitmek, sağlamlaştırmak, güçlendirmek. )

( PERÇİN[Fars.]: İki ya da daha çok levhayı birbirine bağlamak için geçirilen çivinin, ezilerek baş durumuna getirilen ucu. )

( TO CONSOLIDATE vs./and/<> TO RIVET )


- PEKLEŞMEK ile PEKLEŞTİRMEK


- PEKMEZ ile NARDENK[Fars.]

( ... İLE Nar, erik, kızılcık gibi yemişlerden yapılan pekmez. )


- PEKMEZ/LİK ile PEKMEZCİ/LİK ile PEKMEZLİ ile PEKMEZ KÖPÜĞÜ ile PEKMEZ HELVASI ile PEKMEZ TOPRAĞI


- PELESENK ile PELESENK AĞACI


- PELESENK[Ar.] ile/değil PERSENK[Fars.]

( Türlü bitkilerden çıkarılan, kokulu bir reçine. | Pelesenkağacından elde edilen değerli kereste. İLE/DEĞİL Konuşurken, gereksiz yinelenen söz. )


- PELTEK ile PEPE

( Dilini, dişlerinin arasına alır gibi konuşan ve bu yüzden, s, z gibi sesleri kusurlu söyleyen. | Tutuk, titrek bir biçimde. İLE Dudak sesleriyle başlayan sözcüklerin ilk seslerini güçlükle söyleyen ve birkaç kez yineledikten sonra arkasını getirebilen, tutuk dilli. )


- PELTEK/LİK[< BERTMEK] ile/||/<> PEPE/ME/LİK ile/||/<> KEKEME/LİK / KEKE/KEKEÇ / REKÂKET[Ar.]

( Dilini dişlerinin arasına alır gibi konuşma/konuşan ve bu yüzden s, z gibi sesleri kusurlu söyleme/söyleyen. | Tutuk, titrek konuşma. | Tutuk, titrek bir biçimde. İLE/||/<> Dil tutukluğu. Dudak sesleriyle başlayan sözcüklerin ilk seslerini güçlükle söyleme/söyleyen ve ancak birkaç kez tekrarladıktan sonra arkasını getirebilme/getirebilen. İLE/||/<> Damak sesleriyle başlayan sözcükleri ve heceleri tekrarlayarak birdenbire söyleyen ve keserek konuşma. )

( Kekeme ile Pepeme

Yaşlı bir âşığı gördüm bu sabah erkenden
Genç ma’şûkuna lâflar ile şöyle derken:

"Se senin saçların akşam ka karanlık doluyor
Yü yüzün gördüğüm anda gügü gündüz oluyor

Titi tiryâkisi olsam bu ba ballı dudağın
Sasa sabrım yoyo yok bak yüreğim darmadağın...

Keserek sözlerini genç, atıldı birden:
"Nini niçin tata taklit ediyorsun beni sen

Di dilersen vurayım bir yuyu yumruk yüzüne
Düdü düşsün bebe beynin aa ağzın içine!"

Yaşlı mahcup olarak baktı yere geldi dile:
"Vava vallahi bi billahi anamdan böyle

Dodo doğdum yaşadım geldi yaşım yetmiş üçe
Tata talih beni etmiş tu tutuk gör işte

Genç memnun: "Şü şükürler yüce Allahıma kim
Bebe ben de düdü dünyaya la lal gelmimişim,

Bebe ben de baba bak sen gibiyim bir kekeme,
Sese sen de baba bak ben gibisin bir pepeme."

KAANİ ŞİRAZİ

[Arûz: Feilātün feilātün feilātün feilün] )


- PELTELENMEK ile PELTELEŞMEK ile PELTEKLEŞMEK ile PELTE ile PELTEK/LİK ile PELTEK DİŞ ÜNSÜZÜ


- PELTELEŞMEK/PELTELENMEK

( Pelte kıvamını almak. | Bitkisel göze zarlarındaki selülozun değişmesi ve jelatin kıvamını alması. )


- PEMBELEŞMEK ile PEMBELEŞTİRMEK ile PEMBE/LİK ile PEMBE DİZİ


- PENÇELEMEK ile PENÇELETMEK ile PENÇELEŞMEK ile PENÇE ile PENÇELİ ile PENÇESİZ ile PENÇE PENÇE


- PENCERE[Fars.] değil/yerine/= BAKANAK


- PENCERE ile/ve/değil EŞİK


- PENCERE ile TEMEK

( ... İLE Ahırdaki pisliği dışarı atmak için kullanılan kapaklı ya da kapaksız delik/pencere. )


- PENİSİLİN ile/||/<> ANTİBİYOTİK

( Penisilinin keşfi İLE ilk antibiyotik )

( Alexander Fleming tarafından 1928 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1881-1955) (Ülke: İskoçya) (Alan: Biyoloji, Tıp) (Önemli katkıları: Penisilin keşfi) (Nobel: 1945) )


- PEPELEMEK ile PEPE/LİK


- PERAKENDE ile PERAKENDECİ/LİK


- PERCEIVE :/yerine ALGILAMAK


- PERÇİNLEMEK ile PERÇİNLENMEK ile PERÇİNLETMEK ile PERÇİNLEŞMEK ile PERÇİNLEŞTİRMEK ile PERÇİNLEYEBİLMEK ile PERÇİN ile PERÇİNLİ ile PERÇİNSİZ ile PERÇİN TABANCASI


- PERÇİNLEMEK ile YUMRUK SIKMAK ile KATTIĞI ŞEY ile PERÇİNLEME

( CLINCH vs. CLINCH FIST vs. CLINCHER vs. CLINCHING )

( قاطع ساختن ile مشت کردن ile مشت گره کردن ile قيچي کننده ile گلاوي )

( QATE SAKHTAN ile MOSHT KARDAN ile MOSHT GAREH KARDAN ile GHYCHY KONANDEH ile GOLAVY )


- PERDAHLAMAK ile PERDAHLANMAK ile PERDAH ile PERDAHLI ile PERDAHÇI/LIK ile PERDAHSIZ


- PERDE ile/değil/yerine BASAMAK


- PERDELEMEK ile PERDELENMEK ile PERDELEYEBİLMEK ile PERDE/LİK ile PERDECİ/LİK ile PERDELİ ile PERDESİZ/LİK ile PERDE DUVAR ile PERDE PERDE ile PERDE ARKASI ile PERDELİ PİLAV ile PERDE ARKASINDA ile PERDE AYAKLILAR ile PERDE ARKASINDAN


- PERDENİN KALKMASI ve/< HAKK'I ZİKRETMEK


- PERDESİ SIYRIK ile PERDESİ YIRTIK


- PEREME ile PEREMECİ/LİK


- PERFEKSİYONİZM/PERFECTIONISM[İng.] değil/yerine/= MÜKEMMELLİYETÇİLİK


- PERFORM :/yerine GERÇEKLEŞTİRMEK


- PERGOLA[İt.] değil/yerine/= GÖLGELİK/ÇARDAK


- PERİLİ KÖŞK ile ...

( Emirgân'dadır. [XIX. yy.] )


- PERİŞAN OLMAK ile/ve/||/<> TELEF OLMAK


- PERİŞAN OLMAK ile YOK OLMAK


- PERİSTALTİK ile/||/<> SEGMENTASYON

( Peristaltik ileri hareket İLE segmentasyon karıştırmadır )

( Formül: İlerletme İLE karıştırma )


- PERİSTALTİK ile SEGMENTATION

( Peristaltik, sindirim kanalındaki kasların ritmik kasılmalarıyla ilerleyen devimi. İLE Segmentation, sindirim kanalındaki kasların bölgesel kasılmalarıyla karışma devimi. )


- PERİYODİK/PERIODIC, PERIODICAL[İng.] değil/yerine/= DÖNEMSEL | SÜRELİ (YAYIN)


- PERİYODİK ile/||/<> TABLO

( Elementlerin periyodik tablosu )

( Dmitri Mendeleev tarafından 1869 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1834-1907) (Ülke: Rusya) (Alan: Kimya) (Önemli katkıları: Periyodik tablo) )


- PERMIT :/yerine İZİN VERMEK


- PERSANTIL/PERCENTILE[İng.] değil/yerine/= YÜZDELİK


- PERSONALITE/PERSONALITY[İng.] değil/yerine/= KİŞİLİK


- PERSONALITY :/yerine KİŞİLİK


- PERSUADE :/yerine İKNA ETMEK


- PERUK ile PERUKA ile PERUKÇU/LUK


- PERUK ile SAÇ


- PERVA ile PERVAZ ile PERVASIZ/LIK ile PERVAZLI ile PERVAZSIZ ile PERVASIZCA


- PERVÂSIZ/LIK[Fars.] ile/<> PATAVATSIZ/LIK

( Çekinmez, sakınmaz, korkusuz kişi. / Çekinmeden, sakınmadan, korkmadan. İLE/VE/||/<>/> Sakınmama, korkusuzluk: Sözlerinin nereye varacağını düşünmeden saygısızca konuşan, davranışlarına dikkat etmeyen kişi/tutum. )


- PERVAZ ile KALABALIK

( JAMB vs. JAMBOREE )

( لغاز ile جمبوري ile مجمع پيشاهنگان )

( لغاز ile جمبوري ile MAJMA PEYSHANGAN )


- PERVEZ/PERVAZ[Fars.] ile/ve/değil/<> EŞİK


- PES ETMEK ile/ve/değil/yerine/>< AKIŞINA BIRAKMAK


- PES ETMEK ile KAÇMAK


- PES ETMEK ile/değil/yerine OLGUNLAŞMAK


- PES ETMEK ile/ve/değil/yerine VAZGEÇMEK


- PES/FOOT[İng.] değil/yerine/= AYAK


- PES ile PESO ile PEST ile PES SES ile PES PERDE ile PES SESLİ/LİK


- PEŞİ PEŞİNE (GELMEK)


- PESİMİZM/PESSIMISM[İng.]/BEDBİNLİK değil/yerine/= KÖTÜMSERLİK/KARAMSARLIK


- PEŞİN ile PEŞİNCİ/LİK ile PEŞİN CEVAP ile PEŞİN FİKİR ile PEŞİN HÜKÜM ile PEŞİN PEŞİN ile PEŞİN SATIŞ ile PEŞİN YARGI ile PEŞİN PİYASA ile PEŞİN PAZARLIK


- PEŞİNDE KOŞMAMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> VAZGEÇMEK


- PEŞKİR ile PEŞKİRCİ/LİK


- PEŞTAMAL/LIK ile PEŞTAMALCI/LIK ile PEŞTAMALLI ile PEŞTAMALSIZ


- PESTİL değil/yerine/= BASTIK


- PETEK ile ...

( Minarelerde külâh ile şerefe arasındaki bölüm. )


- PETEK ile PETEK GÖZ ile PETEK DOKUMA ile PETEK GÜVESİ


- PETEK ile PETEKLİ

( HONEYCOMB vs. HONEYCOMBED )

( شانه عسل ile زنبوري )

( SHANEH ASAL ile زنبوري )


- PETROKİMYA ile PETROKİMYACI/LIK


- PETROL ile PETROLCÜ/LÜK ile PETROL MAVİSİ ile PETROL LAMBASI


- PEY ile PEYK/LİK ile PEY AKÇESİ


- PEYDAHLAMAK ile PEYDAHLANMAK ile PEYDA ile PEYDAH


- PEYDERPEY[Fars. < PEY:Arka. | -DER: İçinde.]["PEYDELPEY" değil!] (ÖDEMEK) AZAR AZAR/BÖLÜM BÖLÜM/YAVAŞ YAVAŞ (ÖDEMEK) | BİRBİRİ ARDINCA, ART ARDA


- PEYGAMBER/LİK ile PEYGAMBERCE ile PEYGAMBER AĞACI ile PEYGAMBER ÜZÜMÜ ile PEYGAMBER BALIĞI ile PEYGAMBER DİKENİ ile PEYGAMBER ÇİÇEĞİ


- PEYK[Fars.] ile PEYREV[Fars.]

( Uydu. | Bir başkasına bağımlılığı olan. İLE Başkasının izinden giden, izleyen/izleyici. )


- PEYLEMEK ile PEYLENMEK


- PEZEVENK[Erm.] ile/ve/||/<> GAVAT/KAVAT[Ar. < KAVVÂD]


- PEZEVENK/LİK ile/değil ÇÖPÇATAN/LIK


- PƏRT OLMAQ[Azr.] = İÇERLEMEK[Tr.]


- PHIN/PUBLIC HEALTH INFORMATION NETWORK[İng.] değil/yerine/= HALK SAĞLIĞI BİLGİ AĞI


- PHYSICALLY :/yerine FİZİKSEL OLARAK


- PİÇ (ETMEK) ile/ve/değil/yerine/||/<>/> HİÇ (ETMEK)


- PİÇ ile PİÇLEŞTİRMEK ile PİÇLİK

( BASTARD vs. BASTARDIZE vs. BASTARDRY )

( زنازاده ile ولد الزنا ile مادر بخطا ile مادربخطا ile حرامزاده کردن ile حرام زادگي )

( ZANAZADEH ile ولد الزنا ile MADAR BAKHATA ile مادربخطا ile HARAMZADEH KARDAN ile HARAM ZADEGY )


- PICK :/yerine SEÇMEK


- PİDE ile PİDECİ/LİK ile PİDELİ ile PİDE FIRINI


- PİERCING[İng.] değil/yerine/= DELTAK


- PİEZOELEKTRİK İLE PİROELEKTRİK İLE FERROELEKTRİK ile/||/<> ELEKTRİK TEPKİ MALZEMELERİ

( Elektrik alan-mekanik/termal etkileşim. )

( Formül: d₃₃ (piezo katsayı) )


- PİGME'LERDE:
KAYIK yerine KÖPRÜ


- PIHTILANMAK ile PIHTILAŞMAK ile PIHTILAŞTIRMAK ile PIHTILAŞABİLMEK ile PIHTI


- PIHTILAŞABİLİR ile PIHTILAŞTIRICI ile PIHTILAŞMAK ile PIHTILAŞMIŞ ile PIHTILAŞMIŞ KAN ile PIHTILAŞMA ile PIHTI

( COAGULABLE vs. COAGULANT vs. COAGULATE vs. COAGULATED vs. COAGULATED BLOOD vs. COAGULATION vs. COAGULUM )

( انعقاد پذيري ile انعقاد پذير ile منعقد کننده ile منعقد کردن ile دلمه کردن ile دلمه شدن ile منعقد ساختن ile منعقد ile خون بسته ile لختگي ile انعقاد ile انعقاد شير )

( ENEGHAD PAZYRY ile ENEGHAD PAZYR ile MANAGHAD KONANDEH ile MANAGHAD KARDAN ile DELMEH KARDAN ile DELMEH SHODAN ile MANAGHAD SAKHTAN ile MANAGHAD ile KHON BASTEH ile LAKHTGY ile ENEGHAD ile انعقاد شير )


- PİJAMA[Fr. < Hint dillerinden] değil/yerine/= GECELİK


- PİK[İng.] ile PİK[İt.]

( Dökme demir. İLE Geminin kıç tarafındaki bayrak serenine açılan üçgen biçimindeki yelken. )


- PİK ile PİKE ile PİKO ile PİKOCU/LUK ile PİK BORU


- PİK/PEAK[İng.] değil/yerine/= TEPE | DORUK


- PİKAJ ile PİKAJCI/LIK


- PİKNİK (YAPMAK) değil/yerine/= KIR'A GİTMEK


- PİKNİK ile PİKNİKÇİ/LİK ile PİKNİK TİP ile PİKNİK TÜPÜ ile PİKNİK YERİ ile PİKNİK ALANI


- PİKTOGRAFİK değil/yerine/= ÇİZİYAZIMSAL


- PILI-PIRTI (ESKİ EŞYA)(NI TOPLAMAK)


- PİLİÇ ile/ve TAVUK

( Dünyadaki tüm piliçlerin kökeni Kırmızı Orman Tavuğu denen Tayland'a özgü bir tür sülüne dayanmaktadır. )

( Amerika kıtasında 1500'lerden önce hiç piliç yoktu. Kıtaya pilici ilk götüren İspanyol'lar oldu. )

( Öteki dillerde GIT GIT GIDAK[Türkçe'de]: * GAK GAK[Almanya'da] * GOK GOK[Danimarka'da] * KOT KOT[Finlandiya ve Macaristan'da] * KOTKOTKODAT[Fransa'da] * TOK TOK[Hollanda'da] * GUK GUK[Tayland'da] )

( HURÛS-BEÇE ile/ve ... )

( PULLET vs./and CHICKEN )


- PİLOT/LUK ile PİLOT BÖLGE ile PİLOT KÖŞKÜ ile PİLOT KABİNİ


- PİMPİRİKLENMEK ile PİMPİRİK/LİK ile PİMPİRİKLİ/LİK ile PİMPİRİKÇE


- PINK :/yerine PEMBE


- PİNTİLEŞMEK ile PİNTİ/LİK


- PİPİLEMEK:
İŞEMEK ile ÇİFTLEŞMEK ile DÖKMEK/DAMLATMAK

( Köpeklerin işeme eylemini tanımlar.[Genellikle küçük köpekler için kullanılır ve genellikle sevimli ya da eğlenceli bir biçimde kullanılır.] İLE Köpeklerin birbiriyle ya da cansız nesnelerle çiftleşme benzeri hareketler yapması.[Bu davranış, köpekler arasında baskınlık kurma, kendi arasında üstünlük oluşturma ya da sadece oyun oynama gibi çeşitli nedenlerle gerçekleşebilir.] [Bazen stres, heyecan ya da enerji fazlalığı gibi duygusal durumların bir ifadesi olarak da görülebilir.] İLE Az ölçüde bir şey dökmek ya da damlatmak. )


- PIR PIR (UÇMAK)


- PİRAMİTLER:
[BOSNA ile GİZA ile TİKAL ile MAURITIUS ile KOHKER ile GUIMAK ile ENDONEZYA ile JİLİN ile BEYAZ ile KUKULKAN ile SUDAN ile SUALTI ile KÜBA ile YONAGUNİ ile BALİ ile MAYA ile JAVA ile KAMBOÇYA ile AVUSTRALYA ile GUATEMALA] ile
MODERN PİRAMİTLER
[MOSKOVA ile KANADA ile CEITUS ile MEMPHIS ile LAS VEGAS]

( [Bosna'da. İLE Mısır'da. İLE Guatemala'da. İLE Mauritius'ta. İLE Kamboçya'da. İLE Kanarya Adaları'nda. İLE Endonezya'da. İLE Kuzeydoğu Çin'de. İLE Çin'de. İLE Meksika'da. İLE Sudan'da. İLE Portekiz açıklarında. İLE Küba açıklarında. İLE Japonya'da. İLE Bali adalarında. İLE Güney Amerika'da. İLE Java adalarında. İLE Kamboçya'da. İLE Avustralya'da. İLE Guatemala'da.]
İLE
Modern:
[Rusya'da. İLE Kanada'da. İLE Roma(İtalya)'da. İLE Amerika'da. İLE Amerika'da.] )

( En çok piramitin bulunduğu ülke, Mısır değil Sudan'dır[220 piramit bulunmaktadır.] )


- PİRELENMEK ile PİRELENDİRMEK ile PİR ile PİRE ile PİRELİ ile PİRELER ile PİRE OTU


- PIRIL PIRIL (PARLAMAK, PARILDAMAK)


- PIRILDAMAK ile PIRILDAK ile PIRILDAKÇI


- | PİRİNÇ EKMEK ile AĞAÇ DİKMEK |
ile/ve/değil/||/<>/<
ÇOCUK YETİŞTİRMEK

( [öngörümüz/"beklentimiz"] Bir yıllıksa. İLE On yıllıksa. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Yüz yıllık olursa. )


- PİRİNCİ:
[hem] PİŞİRMEK ile/ve/<>/hem de ŞİŞİRMEK

( ... İLE/VE/<>/HEM DE Tencerenin içine bir baş, bütün kurusoğan konularak pirincin şişirilmesi sağlanabilir. )


- PIRLAMAK ile PIRLAK


- PIRLANMAK

( Yavru kuşun, uçmaya çabalaması. )


- PIRNAL/LIK ile PIRNAL KÖMÜRÜ


- PIRPIRLAMAK ile PIRPIRLANMAK ile PIRPI ile PIRPIR ile PIRPIT ile PIRPITÇI


- PIRTLAMAK ile PIRTLATMAK ile PIR ile PIR PIR


- PİS OLMAK ile/ve/<>/değil/yerine (YETERİNCE) TEMİZ OLMAMAK


- PİS PİS (GÜLMEK)


- PIŞ PIŞ (UYU(T)MAK)


- PİS ile PİSİ ile PİST ile PİS SU ile PİS PİS ile PİS SÖZ ile PİS BIYIK ile PİSİ PİSİ ile PİS LAKIRTI ile PİSİ BALIĞI ile PİSİ PİSİNE ile PİS SU BORUSU ile PİS SU TESİSATI


- PİŞEĞEN = PİŞEK

( Kolay pişen. )


- PİŞER-PİŞMEZ YEMEK ile/değil/yerine PİŞTİKTEN SONRA BİRAZ DİNLENDİRİP YEMEK


- PİSİ PİSİNE ("GİTMEK")

( Öldürülmek. )


- PİSİK ile PİSİK OTU


- PISIRIK ile PİNPİRİK

( Tutuk, yüreksiz, beceriksiz. İLE Yaşlı ve güçsüz. )


- PISIRIKLAŞMAK ile PISIRIK/LIK ile PISIRIKÇA


- PİŞİRİM/LİK ile PİŞİRİŞ ile PİŞİRİCİ/LİK


- PİŞİRMEK ile/değil/yerine BÖRTMEK

( ... İLE/DEĞİL/YERİNE Az pişirmek, haşlamak. )

( [Fars.] PÛHTE: Pişmiş, pişkin, olgun. | NÂ-PÛHTE: Pişmemiş. )


- PİŞİRMEK ile PİŞİRİLMEK ile PİŞİREBİLMEK ile PİŞİ ile PİŞİK ile PİŞİM


- PİŞKİN/LİK ile/ve/değil/yerine EMİN/LİK


- PİŞKİN/LİK ile PİŞKİNCE


- PİŞKİN/LİK ile/ve PUŞT/LUK


- PİŞKİN/LİK ile/ve/||/<> YÜZSÜZ/LÜK


- PİSKOPOS ile PİSKOPOSLUK ile PİSKOPOSLUK

( BISHOP vs. BISHOPRIC vs. BISHOPRY )

( اسقف ile مقام اسقفي ile اسقفي )

( ESGHOF ile MOGHAM ESGHOFY ile اسقفي )


- PİSKOPOSLUK ile PİSKOPOSLUK

( EPISCOPACY vs. EPISCOPAL )

( مقام اسقفي ile اسقفي )

( MOGHAM ESGHOFY ile اسقفي )