K ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 25.340 başlık/FaRk ile birlikte,
25.340 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(63/103)
- MARİZLEMEK ile MARİZ
- MARJİNALLEŞMEK ile MARJİNAL/LİK
- MARK-HOUWİNK ile/||/<> EİNSTEİN VİSKOZİTE
( M-H [η] = KM^a, Einstein küre η/η₀ = 1 + 2.5φ. )
( Formül: Polimer İLE parçacık )
( Albert Einstein tarafından 1905 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- MARK :/yerine İŞARETLEMEK
- MARKA YARATMAK ile/ve MARKA YAŞATMAK
- MARKA YÖNETİMİ ile/ve/||/<> MARKA İLETİŞİMİNİ YÖNETMEK
- MARKALAMAK ile MARKALANMAK ile MARKALAŞMAK ile MARK ile MARKA ile MARKE ile MARKİ ile MARKACI/LIK ile MARKALI ile MARKSÇI/LIK ile MARKASIZ/LIK ile MARKSİST ile MARKSİZM
- MARKET ile MARKETÇİ/LİK
- MARKETING vs. TRICK
- TOPRAKLAR'DA:
MARN ile DAZ ile ALDARBIZ/ALATAV ile KİL ile ALÜVYON/BALÇIK
( Kireçli toprak. [Pekmez yapımında kullanılan toprak.] İLE Çıplak toprak. İLE Az tavlı toprak. İLE Yumuşak toprak. İLE Selin getirdiği çamurlu toprak. )
- MARNLAMAK ile MARN
- MAROKEN ile MAROKENCİ/LİK
- MARPUÇ ile MARPUÇÇU/LUK
- MARRIAGE :/yerine EVLİLİK
- MARRY :/yerine EVLENMEK
- MARTAVAL (OKUMAK) ile/ve/değil/yerine MASAL (ANLATMAK)
- MARTAVAL ile MARTAVALCI/LIK
- MARTI ile KARABATAK
( ... İLE Karabatakgillerden, balıkla beslenen, gagası uzun ve sivri, kara tüylü bir deniz kuşu. | Borcunu ödemeyen kişi. )
( ... cum PHALACROCORAX )
- MARUL ile/<> KIVIRCIK ile/<> GÖBEK ile/<> LOLOROSSO ile/<> ÇİN MARULU
- MARUL ile MARULCU/LUK
- MARUZ KALMAK ile/değil/yerine TÂBÎ OLMAK
- MÂRUZ KALMAK ile/ve/<>/değil TÂBİ TUTULMAK
- MÂRUZ[Ar.] değil/yerine/= EDİK
- MÂRUZAT[Ar.] değil/yerine/= SUNUŞLUK
- MAS ile MASA ile MASK ile MASA TOPU ile MAS TURİZM ile MASA SAATİ ile MASA TENİSİ ile MASA ÖRTÜSÜ ile MASA TAKVİMİ
- MASA ile/ve/değil EŞİK
- MASAJ[Fr.] ile/değil/yerine/||/<> OVMAK
( ... ile/değil/yerine/||/<> DELK )
- MASAJLAMAK ile MASAJ ile MASAJCI/LIK
- MAŞALAMAK ile MAŞALANMAK ile MAŞ ile MAŞA/LIK ile MAŞACI/LIK ile MAŞALI
- MASALLAŞTIRMAK ile MASAL ile MASALCI/LIK ile MASAL ALEMİ
- MASAÜSTÜ ile MASAÜSTÜ YAYINCI/LIK
- MASK :/yerine MASKE
- MASKARA[Ar., İt.] (OLMAK/ETMEK) ile/ve/değil/||/<>/< MADARA[Fars.] (OLMAK/ETMEK)
- MASKARALANMAK ile MASKARALAŞMAK ile MASKARA/LIK ile MASKARACA
- MASKARALIK ile/değil/yerine/>< REKÂBET
- MASKE ile/ve/||/<> SAHTE KİŞİLİK
- MASKELEMEK ile MASKELENMEK ile MASKE ile MASKELİ ile MASKESİZ ile MASKELİ BALO
- MASLAK SOKAK :
( Rumelikavak'taki Yusuf Ağa Çeşmesinin yanında su tevzi yeri yani Maslak bulunması nedeni ile sokağa "Maslak Sokak" denilmiştir. )
- MASLAK :
( Şişli İlçesine bağlıdır. Doğu tarafı Sarıyer sınırları içindedir. Beşiktaş ilçesi ile de sınırı olup, Büyükdere Caddesi üzerinde, İstinye ile Ayazağaköy yol ayrımında bulunan alandır. Belgrad Ormanındaki bentlerden getirilen suların dağıtım ve denetimi buradan yapıldığı için bu ismi almıştır. Yeni bir yerleşim bölgesidir. Ayazağa tarafında gökdelenlerin meydana getirdiği büyük işyerleri, İstinye tarafında ise İ.T.Ü. Kampüsü ve Harp Akademileri Komutanlığı yerleşkesi bulunmaktadır. Buradaki en uzun ve büyük gökdelen 38 katlı Sun Plazadır. (MASLAK SARIYER'E BAĞLANDI BİNALAR DAHA DA YÜKSELDİ. MESELA MASLAK 42 DİYE BİR RESİDANCE VAR... )
- MASLAK ile/ve MAKSEM[<> TAKSİM <> KISIM]
( Sürekli su akan boru. | Su yolu üzerindeki su haznesi. | Büyük yalak. İLE Suyu dağıtma noktası/alanı. )
- MASON ile MASONLUK
( FREEMASON vs. FREEMASONRY )
( فراماسون ile فراماسيون ile فراماسيوني )
( FARAMASON ile FARAMASYVAN ile FARAMASYVANY )
- MASON/LUK ile MASON LOCASI
- MASRAF ile MASRAFLI/LIK ile MASRAFSIZ/LIK ile MASRAF KAPISI
- MASSIVE :/yerine ÇOK BÜYÜK
- MAŞUK ile MAŞUKA
- MASUMİYET ile/ve/||/<>/>/< SESSİZLİK/SUSKUNLUK
- MASUM/LUK ile MASUME ile MASUMCA
- MAT değil/yerine/= DONUK
- MAT ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ŞİŞME YATAK
- MATAFYON[İt.] değil/yerine/= DELİK
( Yelkenlere ve tentelere açılan delik. )
- MATAFYON[İt.] değil/yerine/= DELİK
( Yelkenlere ve tentelere açılan delik. )
- MATAH değil BATAK
- MATAMATİK değil MATEMATİK
- MATBAA ile MATBAACI/LIK
- MATBAH[Ar. < TABH | çoğ. MATÂBİH], TÂB-HÂNE:
MUTFAK -<
( Yemek pişirilen yer. | Yiyecekleri hazırlama sanatı. )
- MATEM ile MATEMLİ/LİK ile MATEM AYI ile MATEM HAVASI
- MATEMATİK/TIP TARİHİ ile/ve/||/<> TARİHTEKİ MATEMATİK/TIP
- MATEMATİK(/ÖLÇÜ) BİLMEMEK ile/ve/değil/ya da/||/<>/< DAYAK YEMEMİŞ OLMAK
- MATEMATİK ile FİZİK
( MATHEMATICS vs. PHYSICS )
- MATEMATİK ile/ve ARİTMETİK
( vs./and/||/<> ARITHMETIC )
- MATEMATİK ve ASTRONOMİ
( MATHEMATICS and ASTRONOMY )
- MATEMATİK ile/ve/||/<> ASTRONOMİ ile/ve/||/<> BİYOLOJİ
(
)
- MATEMATİK ile BAYEZYEN MATEMATİK
( )
- MATEMATİK ve/=/||/<>/: BİLGELİK
( "Matematiğin Aydınlık Dünyası" (- Sinan Sertöz - TÜBİTAK) adlı kitabı özellikle okumanızı salık veririz. )
- MATEMATİK ile/ve BİLİM
( Mutlakı dikkate alarak kurguda bulunur. İLE/VE Tekil ve tikel olanı dikkate alır. )
( Olanaklı zorunlu bağlantılar. İLE/VE ... )
( Matematik, modern bilimin metafiziğidir. )
( EL-ULUM'UN İNTİZAİYYE ile/ve ... )
( A'MÂL-İ ERBAA[Ar.]: Dört işlem. [Toplama, çıkarma, çarpma, bölme] )
( EIDOKSOS )
( MATHEMATICS vs./and SCIENCE )
- MATEMATİK ve/=/||/<>/>/< BÜTÜN/LÜK
- MATEMATİK ile/ve DENEY
( MATHEMATICS vs./and EXPERIMENT/TEST )
- MATEMATİK ve/<> FİZİK ve/<> ASTRONOMİ
- MATEMATİK ile/ve GEOMETRİ ile/ve ASTRONOMİ ile/ve MÛSİKÎ
( RİYÂZÎ İLİMLER )
- MATEMATİK ile KURAMSAL/TEORİK FİZİK
- MATEMATİK ile MANTIK
( Niceliklerle iş görür. İLE Kavramlarla iş görür. )
( MATHEMATICS vs. LOGIC )
- MATEMATİK ve/||/<> MARX
( )
- MATEMATİK ile/ve/||/<> MATEMATİK
( Tanımlar/ilkeler ve doğaya dair bilgimize hizmet eden. İLE/VE/||/<> Varlık hakkında/dair konuşma olanağına sahip "ikinci felsefe". )
( Nesin Matematik Köyü Youtube Kanalı )
( )
( )
( )
( MATHEMATICS vs./and/||/<> MATHEMATICS )
- MATEMATİK ile MATEMATİKÇİ/LİK ile MATEMATİKSEL
- MATEMATİK ile/değil MATHEMATA
- MATEMATİK ve METAFİZİK
( MATHEMATICS and METAPHYSICS )
- MATEMATİK ile MİSTİSİZM
( MATHEMATICS vs. MYSTICISM )
- MATEMATİK ile/ve/||/<>/> MÜHENDİSLİK ile/ve/||/<>/> TOPLUMSAL/SOSYAL BİLİMLER
( Çocuk bilimi. İLE/VE/||/<>/> Genç bilimi. İLE/VE/||/<>/> Yetişkin bilimleri. )
- MATEMATİK ile/ve/||/<> SİMGESELLİK ile/ve/||/<> DİL
( MATEMATİK: Simgeselliğe dayalı, evrensel dil. )
- MATEMATİK ve VARLIKBİLİM
( Matematiğin Güzelliği...[tam ekran izleyiniz!] )
( MATHEMATICS and ONTOLOGY )
- MATEMATİK ile/ve/||/<> VORTEKS MATEMATİĞİ
- MATEMATİKSEL DOĞRULUK ile MANTIKSAL TUTARLILIK
- MATEMATİKSEL DÜZEN:
[ya] TUTARLILIK ile/ya da EKSİKLİK
- MATH :/yerine MATEMATİK
- MATLAŞMAK ile MATLAŞTIRMAK ile MATLA
- MATLUB[< TALEB]:
İSTENİLEN, ARANILAN ŞEY | ALACAK -<
- MATRAK ile MATRAKÇI
- MATRÛK[Ar.] ile METRÛK[Ar. < TERK]
( Gevşek, sölpük kişi/adam. | Kuruduktan sonra yağmurun tazelediği/tarâvetlendirdiği yer. İLE Terk edilmiş, bırakılmış, kullanılmaktan vazgeçilmiş, battal. )
- MATÛH[Ar. < ATEH] değil/yerine/= BUNAMIŞ/BUNAK
- MATUH[Ar.] değil/yerine/= BUNAK
- MATÜRITE/MATURITY[İng.] değil/yerine/= OLGUNLUK
- MAVİ GELİNCİK ile/||/<> KIRMIZI GELİNCİK
(
ile
)
- MAVİLEŞMEK ile MAVİLEŞTİRMEK ile MAVİ/LİK ile MAVİŞ ile MAVİLİ ile MAVİ YOLCU/LUK ile MAVİ ÇOCUK ile MAVİ BAYRAK ile MAVİ BONCUK ile MAVİ YAKALI
- MAVİMTIRAK değil/yerine/= GÖKÇEMSİ/GÖKÇEMTIRAK/GÖKÇÜL/GÖKŞİN
- MAVNA ile MAVNACI/LIK
- MAYAK/MAYAQ ile MEJEK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Dışkı.[Özellikle deve gübresi anlamında kullanılır.] İLE Köpek dışkısı. )
- MAYALAMAK ile MAYALANMAK ile MAYALANDIRMAK ile MAYA/LIK ile MAYALI ile MAYASIZ/LIK ile MAYA AĞACI
- MAYASIL ile MAYASIL OTU ile MAYASI BOZUK
- MAYINLAMAK ile MAYINLANMAK ile MAYIN ile MAYINCI/LIK ile MAYINLI ile MAYINSIZ ile MAYIN GEMİSİ ile MAYIN TARLASI ile MAYIN ARAMA TARAMA GEMİSİ
- MAYMUN İŞTAHLI/LIK ile/değil/yerine ÇOK YÖNLÜ/LÜK
- MAYMUN ile MAKAK[Portekizce]
( ... İLE Güneydoğu Asya'da yaşayan, kuyruklu bir maymun. )
( ... cum MACACUS )
- MAYMUN ile (")ŞEBEK(")
( ... İLE Afrika'nın dağlık bölgelerinde, sürüler durumunda yaşayan, uzun ya da kısa kuyruklu türleri olan maymunlar. | Çirkin ve arsız kişi. | Maskara. )
- MAYMUNCUK ile MAYMUNCUK
( Her kilidi açmaya yarayan, demirden, eğri ve sivri araç. İLE Küçük maymun. | Ergin evrede bağ üzümlerinin yaprak ve sürgünlerini, kurtçuk evresinde kökleri kemiren, parlak siyah kınkanatlı bir böcek. )
( ... cum ... | OTIORRHYNCUS PEREGRINUS )
- MAYMUNLAŞMAK ile MAYMUNLAŞTIRMAK ile MAYMUN/LUK ile MAYMUNLAR ile MAYMUN BALIĞI ile MAYMUN İŞTAHLI/LIK
- MAYO ile MAYOCU/LUK
- MAYTAP[Fars. < MAHTÂB] değil/yerine/= HAVAİ FİŞEK
( Yandığında renkli ve parlak ışıklar saçan, şenlik gecelerinde yakılan havai fişek. )
- MAZBATA[Ar.] değil/yerine/= TUTANAK
- MAZERET ile MAZERETLİ ile MAZERETSİZ/LİK ile MAZERET KAĞIDI
- MAZERET değil/yerine/= NEDENLİK
- MAZERET-İ SAHİHA[Ar.] değil/yerine/= GEÇERLİ NEDENLİK
- MAZGAL[Yun.] değil/yerine/= DELİK
( Kale duvarlarında, iç yanı geniş, dış yanı dar delik. )
- MÂZÎ ile/>< ÂTİ
( Geçmiş. İLE/>< Gelecek. )
- MAZI/LIK ile MAZI MEŞESİ
- MAZMAZA ile/ve İSTİNŞÂK
( Ağıza alınan su ile ağzı çalkalamak. İLE/VE Burna çekilen su ile burnu temizlemek. )
- MAZNÛN[Ar. < ZANN] değil/yerine/= SANIK
- MAZNUN değil/yerine/= SANIK
- MAZOŞİST/MAZOŞİZM[Fr., İng.] değil/yerine/= ÖZEZER/LİK
- MAZOTLAMAK ile MAZOT ile MAZOT GÖSTERGESİ
- MAZRUBÂT-I TEFRİK değil/yerine/= ÇARPANLARA AYIRMA
- MCI/MILD COGNITIVE IMPAIRMENT[İng.] değil/yerine/= HAFİF BİLİŞSEL BOZUKLUK
- MEAN :/yerine ANLAMINA GELMEK
- MEASURE :/yerine ÖLÇMEK
- MECÂL[Ar.] ile TÂKAT[Ar. < TÂK]
( Güç, kuvet. | Fırsat, olanak. İLE Güç, dinçlik. | İktidar. )
- MECALSİZLEŞMEK ile MECALSİZLEŞTİRMEK ile MECAL ile MECALSİZ/LİK
- MECAZ ile ÇOK ANLAMLILIK
( Mecaz, hakikatin üstünü güzelleştirir. )
- MECÂZÎ AŞK ile/ve/> HAKİKÎ AŞK
- MECÂZ/Î / METAFORİ/K değil/yerine/= ÖZGEÇ/Lİ
- MECBURİYET değil/yerine/= GÜCÜNLÜK
- MECBURİYET ile MUHTAÇLIK
- MECBÛR(İYET) değil/yerine/= YÜKÜMLÜ/LÜK, ZORUNLU/LUK
- MECBUR/LUK ile MECBURİ/LİK ile MECBURCU/LUK ile MECBURİ HİZMET
- MECMÂ[Ar.] değil/yerine/= YIĞINAK
( Bir şeyin biriktiği yer. | Bir şeyin, bir yerde çokça birikmesi, tecemmu, tahaşşüt. | Birgözeli bitkilerin biraraya gelerek oluşturdukları küme. )
- MECMU ile MECMUA ile MECMUACI/LIK
- MECNÛN-I MUTBİK ile MECNÛN-I GAYRİ MUTBİK
( Deliliği, tüm zamanını kaplayan. İLE Bazen mecnun olup, bazen iyileşen. )
- MECNUN/LUK ile MECNUNCA
- MECUS ile MECUSİ/LİK
- MECZUB OLMAK ile/ve/<>/değil/yerine CÂZİB OLMAK
- MEDÂR-I İFTİHÂR değil/yerine/= ÖVÜNME NEDENİ/ARACI, ÖVÜNÇLÜK, KIVANÇLIK
- MEDENİLEŞMEK ile MEDENİLEŞTİRMEK ile MEDENİ/LİK ile MEDENİCİ ile MEDENİ HAL ile MEDENİ NİKAH
- MEDENİYET ile MEDENİYETÇİ/LİK ile MEDENİYETSİZ/LİK
- MEDENÎ(YET) değil/yerine/= UYGAR/LIK
- MEDRÛK[Ar.] ile METRÛK[Ar. < TERK]
( Anlaşılmış, derk olunmuş. İLE Terk edilmiş, bırakılmış, kullanılmasından vazgeçilmiş. Battal. )
- MEDYA ile MEDYACI/LIK ile MEDYA GRUBU ile MEDYA STARI ile MEDYA CAMİASI ile MEDYA MAYDANOZU
- MEET :/yerine TANIŞMAK, BULUŞMAK
- MEFHUM:
TASAVVUR ve/< MİSDAK
- MEFHUM:
TASAVVUR ve/< MİSDAK
- MEFHUM ile MEFHUMCU/LUK
- MEFKÜRE ile MEFKÜRECİ/LİK
- MEFRÛG[Ar. < FERÂĞ | çoğ. MEFÂRÎG] ile MEFRÛK[Ar. < FARK | çoğ. MEFÂRÎK] ile MEFRÛK[Ar.]
( Başkasına bırakılmış, ferâgat edilmiş. İLE Ayrılmış, araya başka bir şey girmiş, tefrîk edilmiş. İLE Uğulmuş. | Safranla boyanmış şey. )
- MEFRUŞAT ile MEFRUŞATÇI/LIK
- MEGALOMAN/İ ile NARSİSİST/LİK
( MEGALOMANIA vs. NARCISSISNESS )
- MEHENG, MEHEKK değil MİHEKK
- -MEK ile/ve/||/<> -LİK
- MEKÂN:
BOŞLUK ile/ve/<> İÇ İÇE GEÇMİŞLİK
( Platon. İLE/VE/||/<>/> Aristoteles. )
( TO KENON ile/ve TOPOS/KHORA )
- MEKÂN SÜREKLİLİĞİ ve KÜLTÜREL BÜTÜNLÜK
- MEKAN ile MEKANCI/LIK ile MEKANİZM ile MEKAN ZARFI ile MEKAN AKUSTİĞİ ile MEKAN GRUPLARI
- MEKÂNDA BULUNMAK ile ... İÇİNDE OLMAK
- MEKANİK değil/yerine/= DÜŞÜNMESİZ
- MEKANİK ile/ve İKİLİK
- MEKANİK değil/yerine/= İŞLETSEL
- MEKANİK değil/yerine/= İŞLEYBİLİM
- MEKANİK ile/ve/||/<> KİNEMATİK[Fr. < CINEMATIQUE]
( ... İLE/VE/||/<> Nesnelerin hareketlerini yörünge, hız ve ivme vb. konular bakımından inceleyen mekanik kolu. )
- MEKANİK ile/ve MATEMATİK
( Hareket. İLE/VE Biçim. )
( MECHANICS vs./and MATHEMATICS )
- MEKANİK ile MEKANİKÇİ/LİK
- MEKANİK[Fr. < Yun.] ile MEKANİZE[Fr.] ile MEKANİZMA
( Kuvvetlerin özdekler ve devinimler üzerine etkisini inceleyen fizik dalı. | Denge ve devinim kurallarıyla ilgili. | El ya da makine ile yapılan. | [mecaz] Düşünmeden yapılan. İLE Savaş ve taşıma gereçleriyle donatılmış kıta ya da birlik. İLE Belirli bir sonuca ulaşmak için karmaşık bir biçimde düzenlenmiş organ ya da parçalar bileşimi, düzenek. | Örgenlerin işleyiş biçimi. | Ateşli silahların işlemesini sağlayan mekanik bölüm. | [mecaz] Oluş, ortaya çıkış, işleyiş. )
- MEKANİK ile ORGANİK
- MEKANİK ile OTOMATİK
( MECHANICAL vs. AUTOMATIC )
- MEKANİK/Çİ/LİK/MEKANİZM değil/yerine/= İŞLEYSEL/Cİ/LİK
- MEKANİZMA/MECHANISM[İng.] değil/yerine/= DÜZENEK
- MEKANİZMA değil/yerine/= DÜZENEK
- MEKANİZMA/SİSTEM/TERTİBAT/MAKİNE değil/yerine/= DÜZENEK
- MEKÂRİMEL AHLÂK ve/<> EFENDİMİZ/HZ. MUHAMMED
( MEKÂRİM: Kerâmetin bulunduğu birçok yer. | İstemeden verilenlerin[merhamet, kanaat, hilmiyet, af, cömertlik] makamı. )
- MEKİK ile MEKİK OYASI ile MEKİK DİPLOMASİSİ
- MEKİK[Fars.] ile/ve/<> SERÇİN[Fars.]
( El ya da otomatik dokuma tezgâhlarında, atkı ya da argaç denilen ve enine olan iplikleri, uzunlamasına olan arışların arasından geçirmeye yarayan masuralı araç. | Oya yapmakta kullanılan, kemik, ağaç ya da plastikten, iki ucu sivri, arasından iplik geçecek bir yarığı bulunan küçük araç. | Genellikle karın kaslarının güçlendirilmesi için yapılan gövde hareketi. | Uzay gemisi. İLE/VE/<> Mekik dili. | Seçme, seçkin olan. )
- MEKKARE ile MEKKARECİ/LİK
- MEKRÛH[Ar. < KERH] ile/ve/değil/||/<>/< METRUK
( İğrenç. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Terk edilmiş. )
- MEKTEP SOKAK :
( Rum kilisesinin üst kısmında bulunan sokakta Rum İlkokulu olması nedeni ile sokağa Mektep Sokak adı verilmiştir. Zamanla Rum ilkokul 1930 yılların sonunda yandı, okul kilisenin içinde eğitime devam etti bir süre. Okul zamanla yıkılıp gitti, arsası üzerinde Yenimahalle Spor Kulübü binası var. )
- MEKTEP ile MEKTEPLİ/LİK ile MEKTEP KAÇAĞI ile MEKTEP ÇOCUĞU ile MEKTEPLİ KAHVESİ
- MEKTUP değil/yerine/= BİTİ/BETİK
- MEKTUPLAŞMAK ile MEKTUP ile MEKTUPÇU/LUK
- MELÂİK[Ar. < MİL'AKA] ile MELÂİK/E[Ar. < MELEK]
( Tahta kaşıklar. İLE Melekler. )
- MELÂMET ile KALENDERÎLİK
( Yetro ekolü. İLE ... )
- MELAMİ/LİK ile MELAMİN ile MELAMİN REÇİNESİ
- MEL-ANKOLİK" değil MELANKOLİK
- MELDEK ile
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Keçeleşmiş olan. İLE ... )
- MELEK ile İNSAN
( Memur. İLE Halîfe. )
- MELEK ile/ve/||/<>/> MELEKE
( Doğa/da, canlı/da[bitki/de, hayvan/da]. İLE/VE/||/<>/> İnsan/da. )
( Kavram. İLE/VE/||/<>/> Yeti. )
- MELEK ile MELEKE ile MELEK OTU
- MELEK ile ÖLÜM MELEĞİ ile MELEKSİ ile MELEKLER
( ANGEL vs. ANGEL OF DEATH vs. ANGELIC vs. ANGELS )
( فرشته ile ملک الموت ile ملکي ile فرشتهي ile ملائک )
( FARSHTEH ile ملک الموت ile ملکي ile فرشتهي ile MOLAEK )
- MELEK ile ŞEYTAN(İBLİS[Ar.]/HANNÂN)/SATAN
( Gökten inen/gelen. [Akadca'dan] İLE ... )
( Melek denilen, manevi ve ilâhi haldir. )
( Semavi dinlerin içinde yer alan Melek sözcüğü, Amoriler'de Milkom ve Sur Kenti'nin tanrısı olarak Melk-Kart(Kentin Kralı), Süryaniler'de ve İbraniler'de Molek ya da Moleke, Araplar'da Melek'tir. )
( MELEK ile AZÂZİL[Şeytanın melekler arasında yaşadığı ve henüz Hz. Âdem'e secde etme emrini alıp da isyan etmediği zamanki adı.] )
( FİRİŞTE/FERİŞTE(H) ile ... )
- MELEKUT < MÜLK
( Melekut âlemi, mülk âleminden izlenir. )
- MELEMEK ile MEL MEL
- MELEŞMEK ile MELEŞ
- MELEZ ile MELEZLEŞTİRMEK
( HYBRID vs. HYBRIDIZE )
( گياه پيوندي ile دوتخمه ile جفت کردن )
( GYAH PEYVANDY ile DOTOKHMEH ile JOFT KARDAN )
- MELEZLEMEK ile MELEZLENMEK ile MELEZLEŞMEK ile MELEZLEŞTİRMEK ile MELEZ/LİK
- MELİK[Ar. çoğ. MÜLÛK] ile MELÎK[Ar. çoğ. MÜLEKÂ]
( Hükümdar, sultan, padişah, hâkan. | Allah'ın adlarındandır. İLE Allah'ın adlarındandır. | Mal sahibi. | Hükümdar, sultan, padişah, hâkan. )
- MELİK ile MELİKE
- MELİK[Ar.] ile MİLK[Ar.]
- ...MELİ/MALI ile/değil/yerine OLSA GEREK
- MELODİ/K ile MELODİLİ ile MELODİSİZ
- MELODİ ile MÜZİK
( MELODY vs. MUSIC )
- MELODİ'DE:
TEK SESLİ(MONOFONİK) ile/<> EŞ SESLİ(HOMOFONİK)
( Seslerin, bir müzik cümlesinde, yatay bir çizgide bulunması. İLE/<> Seslerin, bir müzik cümlesinde, hem yatay, hem de dikey bulunması. )
- MELODİK değil/yerine/= EZGİLİ/EZGİSEL
- MELUN/LUK ile MELUNCA
- MEMAT ile MEMALİK
- MEMBERSHIP :/yerine ÜYELİK
- MEME KANSERİNDE:
GENETİK ile/ve/değil/||/<>/< ÇEVRESEL/DIŞ KOŞULLAR
( %27 ile/ve/değil/||/<>/< %73 )
- MEME YAPMAK ile PATLAK VERMEK
- MEME/CİCİK ile KULAK MEMESİ
( CİCİK: İnsan ya da hayvan memesi. )
( SEDY/SEDYE/SEDYÜN ile ŞAHME
HALME[çoğ. HALEMÂT]: Meme başı.
HALME-İ SINÂİYYE: Emzik. )
( BREAST vs. EAR LOBE )
( PİSTÂN ile ... )
- MEMLEKET ile MEMLEKETLİ/LİK ile MEMLEKETÇİ/LİK ile MEMLEKETSİZ/LİK ile MEMLEKET HAVASI ile MEMLEKETLER ARASI
- MEMNU/LUK ile MEMNUN/LUK ile MEMNUNCA ile MEMNU MEYVE ile MEMNU MINTIKA
- MEMNUN KALMAK ile MÜTEESSİR OLMAK
- MEMNUN (OLMAK) ile/ve/||/<> HOŞNUT (OLMAK) ile/ve/||/<> TATMİN (OLMAK)
- MEMNUN (OLMAK) ile/ve/değil/yerine/||/<>/< RÂZI (OLMAK)
- MEMNUN OLMAMAK ile/ve/değil/||/<>/< ŞİKÂYETÇİ OLMAK
- MEMNUNİYET değil/yerine/= KIVANIKLIK
- MEMNUNİYET ile MEMNUNİYETSİZ/LİK
- MEMNUNİYET ile MUTLULUK
( Tüm mutluluk, öz varlığınızı hoşnut etmekle gelir. )
( Mutluluğumuzun, nesnelere, olaylara ve kişilere bağlı olduğuna "inanmak", gerçek doğamızla ilgili bilgisizliğimizden kaynaklanır. )
( Mutluluğu, saldırıya ve değişikliğe uğratılamaz olan gerçek mutluluğu ararsanız, dünyayı, acıları ve hazları ile ardınızda bırakmalısınız. )
( Bağımsızlığınızı idrak edin ve mutlu kalın. )
( Kederin nedeni, cehalettir. Mutluluk, anlayışı izler. )
( PLEASED/GLAD vs. HAPPINESS
All happiness comes from pleasing the self.
To believe that you depend on things and people for happiness is due to ignorance of your true nature.
If you seek real happiness, unassailable and unchangeable, you must leave the world vs. its pains and pleasures behind you.
Realise your independence and remain happy.
Ignorance causes sorrow. Happiness follows understanding. )
- MEMNUNİYETSİZLİK ile TATMİN EDİCİ DEĞİL ile MEMNUN DEĞİL ile MEMNUN OLMAMAK
( DISSATISFACTION vs. DISSATISFACTORY vs. DISSATISFIED vs. DISSATISFY )
( نارضايتي ile ناخشنودي ile ناخرسندي ile عدم رضايت ile عدمرضايت ile ناخرسندکننده ile ناراضي ile ناخرسند کردن ile ناراضي کردن ile ناخشنود کردن )
( NAREZAYTY ile NAKHSHNODY ile NAKHARSANDY ile ADAM REZAYT ile عدمرضايت ile NAKHARSANDKONANDEH ile NARAZY ile NAKHARSAND KARDAN ile NARAZY KARDAN ile NAKHSHNOD KARDAN )
- MEMUR/İYET değil/yerine/= İŞYAR/LIK
- MEMUR/LUK ile MEMURE
- MEN (ETMEK) değil/yerine/= YASAK(LAMAK)
- MENDİL HEDİYE ETMEK değil/ve İÇİNDEKİNİ GİZLEMEK
( Hediye edilen mendiller içindeki altın ya da paranın görünmemesini sağlamak içindi(r). )
- MENDİL[Ar.] değil/yerine/= SUVLUK
- MENETMEK ile MENEDİLMEK
- MENEVİŞLEMEK ile MENEVİŞLENMEK ile MENEVİŞ ile MENEVİŞLİ
- MENEVREK ile ...
( ... İLE Bir tür kumaş. )
- MENFAAT ile MENFAATÇİ/LİK ile MENFAAT DÜŞKÜNÜ ile MENFAAT DÜŞKÜNLÜĞÜ
- MENFAATPERESTLİK değil/yerine/= ÇIKARCILIK
- [Fr. < Yun.] MENİSK ile MENİSK
( Bir yüzü içbükey, öbür yüzü dışbükey olan mercek. İLE Bazı eklemlerde, kemik arasında bulunan kıkırdak bölüm. )
- MENSUBİYET değil/yerine/= KATNAŞLIK
- MENTION :/yerine BAHSETMEK
- MERA değil/yerine/= OTLAK
- MERAK ile/ve/değil/< CEHÂLET
( [not] CURIOSITY vs./and/but/< IGNORANCE )
- MERAK ile/ve GERİLİM
- MERAK ile/ve/||/<>/> HAYAL
( CURIOSITY vs./and/||/<>/> TO IMAGINE )
- MERAK ile/ve HAYRANLIK
( CURIOSITY vs./and ADMIRATION )
- MERÂK[Ar.] ile MERAK[Ar.] ile MERAKK[Ar.]
( Bir şeyi anlamak ya da öğrenmek için duyulan istek. | Bir şeyi edinmek, yapmak. Bir şeyle uğraşma isteği. | İstek, heves, düşkünlük. | İç darlığı. | Kuruntu, telâş. | Kaygı, tasa. | Dalgınlık, kara sevdâ. İLE Çorba. İLE [atta] Sağrı. | [astr.] Dübb-i ekber adlı yıldız kümesinin dörtgeninde bulunan, ikinci derece parlak yıldız. [İng./Fr. MERAK | Lat. BETA URSUS MAJORIS] )
- MERAK ile/ve/<> ŞAŞKINLIK
- MERAK ile/ve SINIR
( Kişinin başına ne gelirse (sınırsız/kontrolsüz) meraktan gelir. )
( Merak ettiğin şeye ulaştıktan sonrasını merak etmiyorsan, merak etme! )
( CURIOSITY vs./and LIMIT/BORDER )
- MERAK ile TECESSÜS
- MERAKLANMAK ile MERAKLANDIRMAK ile MERA ile MERAK ile MERAM ile MERAKLI/LIK ile MERAKSIZ/LIK ile MERAKSIZCA ile MERA BİTKİLERİ
- MERAKLI ile KIRKMERAK
( ... İLE Çok meraklı, her şeyi anlamak isteyen. )
- MERAKLI/LIK ile/ve/değil/yerine HEVESLİ/LİK
- MERAKSIZ/LIK ile/ve/değil KAYITSIZ/LIK
- MERAM ANLATMAK değil/yerine/= İSTEĞİ BİLDİRMEK
- MERAM (ETMEK) değil/yerine/= İSTEK (İSTEMEK)
- MERCEK ile CODDINGTON MERCEĞİ
- MERCEK ile MERCEKLİ
- MERCİMEK ile DHAL
( ... İLE Sulu mercimek yemeği.[Nepal'de] )
(1996'dan beri)