K ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 25.340 başlık/FaRk ile birlikte,
25.340 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(56/103)
- KIRIK ile PARÇALANMIŞ ile KIRIK KALP
( BROKEN vs. BROKEN DOWN vs. BROKEN HEARTED )
( مکسر ile منکسر ile شکسته ile بيکار افتاده ile شکسته شده ile ازکارافتاده ile نقض شده ile گسيخته ile گسسته ile از کارافتاده ile خراب ile دل شکسته ile شکسته دل )
( MAKSAR ile منکسر ile SHKASTEH ile BEYKAR AFTADEH ile SHKASTEH SHODEH ile AZKARAFTADEH ile NAQZ SHODEH ile GOSYKHTEH ile GOSESTEH ile AZ KARAFTADEH ile KHARAB ile DEL SHKASTEH ile SHKASTEH DEL )
- KIRIKKALE ile KIRIKKALELİ/LİK
- KIRIK-KIRTIK
- KIRIKLAMAK ile KIRIK/LIK ile KIRIKÇI/LIK ile KIRIK DÖLÜ ile KIRIK HAVA ile KIRIK DÖKÜK/LÜK ile KIRIK ÇİZGİ
- KIRILGAN ile KIRILGANLIK
( BRITTLE vs. BRITTLENESS )
( ترد ile شکننده ile تردي )
( TARD ile SHKONANDEH ile تردي )
- KIRILGAN ile KIRILGANLIK
( FRAGILE vs. FRAGILITY )
( شکننده ile شکستني ile ترد ile زودشکن ile زودشکني ile تردي ile شکنندگي )
( SHKONANDEH ile SHKASTANY ile TARD ile ZUDSHKAN ile زودشکني ile تردي ile SHKONANDEGY )
- KIRILGANLIĞIN GÜCÜ ve/||/<> UTANCI DİNLEMEK
( BRENE BROWN )
( İlgili konuşmayı, burayı tıklayarak izleyebilirsiniz... ve/||/<> İlgili konuşmayı, burayı tıklayarak izleyebilirsiniz... )
- KIRILIP SERİLMEK
- KIRILMA/KIRIK ile/ve/||/<>/< ÇIKMA/ÇIKIK ile/ve/||/<>/< BURKULMA
( Kırık, kemik bütünlüğünün bozulmasıdır. Kırıklar, darbe sonucu ya da kendiliğinden oluşabilir. Yaşlılık ile birlikte kendiliğinden kırık oluşma riski de artar. İLE/VE/||/<>/< Eklem yüzeylerinin kalıcı olarak ayrılmasıdır. Kendiliğinden normal konumuna dönemez.[Yoğun ağrı, şişlik ve kızarıklık, işlev kaybı ve eklem bozukluğu gibi belirtileri vardır.] İLE/VE/||/<>/< Eklem yüzeylerinin anlık olarak ayrılmasıdır. Zorlamalar sonucu oluşur.[Burkulan bölgede ağrı, kızarma, şişlik, işlev kaybı gibi belirtileri vardır.] )
( [Kırıklarda İlk Yardım]
- Yaşamı tehdit eden yaralanmalara öncelik verilir.
- Hasta/yaralı, hareket ettirilmez, sıcak tutulur.
- Kol etkilenmişse yüzük ve saat gibi nesneler çıkarılır.
- Sabitleme ve sargı yapılırken, parmaklar görünecek biçimde açıkta bırakılır.
- Kırık kuşkusu bulunan bölge, ani hareketlerden kaçınılarak bir alt ve bir üst eklemleri de içine alacak biçimde sabitlenir.
- Açık kırıklarda, sabitlemeden önce yara temiz bir bezle kapatılmalıdır.
- Kırık bölgede sık aralıklarla nabız, derinin rengi ve ısısı gözlenir.
- Kol ve bacaklar yukarıda tutulur.
- Tıbbî yardım istenir[112].
İLE/VE/||/<>/<
[Çıkıkta İlk Yardım]
- Eklem aynen bulunduğu biçimde sabitlenir.
- Çıkık yerine oturtulmaya çalışılmaz.
- Hastaya/yaralıya, ağızdan hiçbir şey verilmez.
- Bölgede nabız, deri rengi ve ısısı kontrol edilir.
- Tıbbi yardım alınır.
İLE/VE/||/<>/<
[Burkulmada İlk Yardım]
- Sıkıştırıcı bir bandajla burkulan eklem sabitlenir.
- Şişliği azaltmak için bölge yukarı kaldırılır.
- Hareket ettirilmez.
- Tıbbî yardım alınır. )
- KIRILMA ile/ve/değil EŞİK
- KIRILMA" ile/></> UMURSAMAZLIK
( Kırıldıkça değişir, değiştikçe güçlenir, güçlendikçe de umursamazsın. )
- KIR(IL)MAK ile/değil/yerine/>< EĞ(İL)MEK
( Komik değildir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Komiktir. )
- KIRILMAK ile KIRILIVERMEK
- KIRILMAK ile/ve KIZMAK
- KİRİŞ ile PALALIK
( ... İLE Çatı kirişinin yanı. )
- KIRIŞIK ile/ve/değil/yerine/||/<> KIVRIM
( Kırışmış olan. | Kırışmış yer, kırışıklık. | Deride esnekliğin kaybolmasından oluşan kıvrım. )
- KIRIŞIK/LIK ile KIRIŞIKLI/LIK ile KIRIŞIKSIZ/LIK
- KİRİŞLEME ile KİRİŞLEMEK
( Kirişlemek işi. | Ahşap döşemelerde yaklaşık 50 santimetre ara ile kirişler koyma. | Çapraz olarak, kılıçlama. İLE Kirişi çekip germek. | Kiriş olarak kullanılan keresteyi döşemek. )
- KİRİŞLEMEK ile KİRİŞ/LİK ile KİRİŞLİ ile KİRİŞÇİ/LİK ile KİRİŞSİZ
- KIRIŞMAK ile KIRIŞTIRMAK ile KIRIŞ KIRIŞ
- KIRIŞTIRMAK ile "KIRIŞTIRMAK"
( Nesnelerde.[kâğıt, giysi vb.] İLE Biriyle. )
- KİRİZMALAMAK ile KİRİZMA
- KIRK BUDAK ile ...
( BEKTÂŞİYE'DE MEYDAN ŞAMDANI )
- KIRK (LOKMA/TABAK) ile/ve/<>/ya da KIRIK (LOKMA/TABAK)
( FORTY (BITE/PLATE) vs./and/<>/or BROKEN (BITE/PLATE) )
- KIRKAYAK ile KIRKAYAK
( Eklem bacaklıların çok ayaklılar sınıfına giren, taşların altında yaşayan, gövdesi yuvarlak ve uzun bir böcek. İLE "Kasık biti". )
( JULUS TERRESTRIS cum PTHIRUS PUBIS )
- KIRKAYAK ile TIRTIL
( Taşların altında yaşar. | Kasıkbiti. İLE Kelebek kurtçuğunun yumurtadan çıktıktan sonra krizalit oluncaya kadarki durumu. )
( Tek sayılı ayak çiftine sahiptir. Ayak sayıları 15 - 191 çift arasında değişir. İLE ... )
( DIPLOPODA: Kırkayakları [binayakları] içeren hayvan sınıfı. )
( UNIRAMIA: Kırkayakların, çiyanların ve böceklerin yer aldığı şube. )
( ÜMMÜ ERBA', ERBAİN ile ... )
( HEZÂR-PÂ, PÜR-PÂYE ile ... )
( MILLIPEDE (/CENTIPEDE) vs. CATERPILLAR )
( JULUS TERRESTRIS, CENTIPEDA[Yüzayak] cum ... )
- 45'LİK ile/ve 33'LÜK ile/ve 78
( Küçük plak. İLE/VE Büyük plak. İLE/VE Taş plak. )
- KIRKI ile KIRKIM ile KIRKICI/LIK ile KIRKIMCI/LIK ile KIRKINCI
- KİRKİT ile TARAK
( Dokumacılıkta atkı ipliğini sıkıştırmak için kullanılan, demirden ya da ağaçtan yapılmış dişli araç. | Halı dokunurken kullanılan el tarağı. )
- KIRKLARELİ ile KIRKLARELİLİ/LİK
- KİRLENMEMEK ile/değil/yerine/||/<>/< ARINMAK
- KİRLETİCİ ile KİRLETMEK ile KİRLENMİŞ ile KİRLENME
( CONTAMINANT vs. CONTAMINATE vs. CONTAMINATED vs. CONTAMINATION )
( آلودگر ile جسم آلوده ile آلوده کننده ile آلودن ile آلوده شدن ile ملوث کردن ile سرايت دادن ile آلوده کردن ile ناپاک کردن ile آلوده ile فاسد ile ملوث ile عدم خلوص ile آلايش ile آلوده سازي ile لوث ile آلودگي )
( ALODGAR ile JASM ALUDEH ile ALUDEH KONANDEH ile ALUDAN ile ALUDEH SHODAN ile MOLOS KARDAN ile SARAYT DADAN ile ALUDEH KARDAN ile NAPAK KARDAN ile ALUDEH ile FASAD ile ملوث ile ADAM KHLUS ile ALAYSH ile ALUDEH SAZY ile LOS ile ALODEGY )
- KİRLETMEK ile KİRLETEBİLMEK
- KİRLİ SU ile EPRİK
( ... İLE Çamaşırın az kirli suyu. )
- KİRLİ TOPRAK değil KİLLİ TOPRAK
- KİRLİ/LİK ile KİRLİ KAN ile KİRLİ SARI ile KİRLİ ÇIKI ile KİRLİ ÇAMAŞIR
- KİR/Lİ/LİK ile/ve/= PASAK/LI/LIK
- KİRLİ/LİK ile/değil/yerine RENKLİ/LİK
- KİRLİLİK ile SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA
( Çevrenin zararlı nesnelerle kirletilmesi. İLE Bugünkü gereksinimleri karşılamak için doğal kaynakları gelecek kuşaklar için de koruyarak kalkınmaktır. )
- KIRMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> GÖNÜL ALMAYI (DA) BİLMEK
( Herkesin yapabildiği/yapabileceği. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Bazılarının yapabildiği/yapabileceği. )
- KIRMAK ile KIRMACI/LIK ile KIRMALI ile KIRMALIK ile KIRMASIZ
- KIRMAK ile RÜZGARI KIRMAK ile BOZULMA ile BAŞA BAŞ ile İLİŞKİLERİ KOPARMAK ile ORUCU BOZMAK ile AYRILMAK ile KIRILABİLİR ile KIRMAK ile KESİCİ ile AYRILMAK
( BREAK vs. BREAK A WIND vs. BREAK DOWN vs. BREAK EVEN vs. BREAK OFF RELATIONS vs. BREAK THE FAST vs. BREAK UP vs. BREAKABLE vs. BREAKAGE vs. BREAKER vs. BREAKUP )
( منکوب کردن ile منکسر کردن ile گسيختگي ile انقصال ile گسستگي ile نقض کردن ile گسيختن ile درهم شکستن ile شکستن ile گسلاندن ile از کار انداختن ile باد ول کردن ile تقسيم بندي کردن ile درهم شکننده ile سقوط ناگهاني ile سربه سر ile قطع مناسبت کردن ile افطار کردن ile برهم خوردگي ile شکننده ile شکستني ile شکستگي ile شکست ile کاسر ile بهم زدن )
( MANKOB KARDAN ile MANKSAR KARDAN ile GOSYKHTGY ile انقصال ile گسستگي ile NAQZ KARDAN ile گسيختن ile DAREAM SHKASTAN ile SHKASTAN ile GOSLANDAN ile AZ KAR ANDAKHTAN ile BAD VEL KARDAN ile TAQSYM BANDY KARDAN ile DAREAM SHKONANDEH ile SAGHOOT NAGEHANY ile SARBEH SAR ile GHATE MENASBAT KARDAN ile EFTAR KARDAN ile BAREAM KHORDEGY ile SHKONANDEH ile SHKASTANY ile SHKASTGY ile SHKAST ile کاسر ile BACPAM ZADAN )
- KIRMAMAK" ve/||/<> "KIRILMAMAK"
( "Dil ile". VE/||/<> (B)ilim/bilgi ile. )
( İlk ders. VE/||/<> Son ders. )
- KIRMIZI İLİK ile SARI İLİK
( Yassı kemik boşluklarını dolduran ilik. İLE Uzun kemiklerin orta kısımlarını 20 yaşından sonra dolduran kemik iliği. )
( RED MARROW vs. YELLOW MARROW )
- KIRMIZI KONAK ile KIRMIZI KÖŞK ile KIRMIZI YALI
( Bâb-ıâli'de Cumhuriyet Gazetesi bahçesinde harap halde duran, İttihat ve Terakki Cemiyeti(Partisi) binası. İLE Üsküdar'da, Salacak kıyısı üstünde, Sinan Paşa Camisi karşısında bulunan ahşap köşk. [Çürüksulu Ahmed Paşa Köşkü ya da Belkıs Hanım Köşkü olarak da bilinir.] İLE Kandilli'nin kuzeyindedir. [Polonya'lı Hukukçu Ostrorog tarafından yaptırılmıştır. Kont Ostrorog Yalısı olarak bilinir.] )
- KIRMIZI KÖŞK :
( Sarıyer deresi ile birleşen Teknecik deresini takiben Maden'e doğru giderken soldaki arazinin içerisinde çam ağaçlarının arasında idi. Bu büyük ve tarihi eser köşk devamlı kırmızı boya ile boyandığından "Kırmızı Köşk" olarak isimlendirilmişti. Köşk bakımsızlıktan viran hale geldikten sonra 1960'lı yıllarında sonunda yerine apartmanlar ve büyük bahçesine de işyerleri yapıldı. )
- KIRMIZI ÖRÜMCEK ile KIRMIZI SIRTLI ÖRÜMCEK
( ... İLE Avustralya'nın, en zehirli örümceğidir. )
( )
( TETRANYCHUSURTICAE - TETRANYCHUSALTHAEAE cum ... )
- KIRMIZILAŞMAK ile KIRMIZILAŞTIRMAK ile KIRMIZ ile KIRMIZI/LIK ile KIRMIZILI ile KIRMIZI ET ile KIRMIZI OY ile KIRMIZI KART ile KIRMIZ BÖCEĞİ ile KIRMIZ MADENİ ile KIRMIZI NOKTA ile KIRMIZI PLAKA ile KIRMIZI ÇİZGİ ile KIRMIZI ÇÜRÜK ile KIRMIZI BAYRAK ile KIRMIZI BÜLTEN ile KIRMIZI GÖMLEK ile KIRMIZI PASAPORT
- KİRPİ ile KİRPİK ile KİRPİKLİ ile KİRPİKLİLER ile KİRPİK BESLEYİCİ
- KİRPİK ile BAĞLAMA
( LASH vs. LASHING )
( شلاق ile تازيانه ile شلاق زدن ile تازيانه زدن ile تنبيه باشلاق )
( SHALAGH ile TAZYANEH ile SHALAGH ZADAN ile TAZYANEH ZADAN ile TANBYYEH BASHALAGH )
- KIRPIK ile KIRPINTI
( Kırpılmış olan. | Bölük pörçük. İLE Kırpılan şeyden kalan küçük parça. )
- KIRPIŞMAK ile KIRPIŞTIRMAK ile KIRPIŞ
- KIRPMAK ile/ve/||/<> CIMBIZLAMAK
- KIRPMAK ile KESMEK
( TRIM vs. CUT )
- KIRŞEHİR ile KIRŞEHİRLİ/LİK
- KIRT KIRT (KESMEK)
- KIRTASİYE ile KIRTASİYECİ/LİK
- KIRTIPİLLEŞMEK ile KIRTIPİL
- KİRVE/LİK ile/ve/<> MÜSAHİP/LİK
( ... İLE/VE/<> Sohbet, arkadaşlık eden kişi. | Tatlı konuşmaları ile büyüklerin, özellikle de sultanların hoş zaman geçirmelerini sağlamakla görevli kişilere verilen san. )
- KIS KIS (GÜLMEK)
- KIŞ UYKUSUNA YATAN ile KIŞ UYKUSUNA YATMAK ile KIŞ UYKUSU ile KIŞ UYKUSU
( HIBERNAL vs. HIBERNATE vs. HIBERNATION vs. HIBERNICISM )
( شتوي ile زمستانخوابي کردن ile زمستانخوابي ile مليت ايرلندي )
( شتوي ile ZAMASTANKHABY KARDAN ile ZAMASTANKHABY ile مليت ايرلندي )
- KISA BİLGİ ile KISA VE ÖZ ile EVRAK ÇANTASI ile KISACA ile KISACA ile KISALIK
( BRIEF vs. BRIEF AND TO THE POINT vs. BRIEFCASE vs. BRIEFLESS vs. BRIEFLY vs. BRIEFNESS )
( کوتاهمدت ile مختصر ile مجمل ile موجز ile مفيد آند مختصر ile مختصر و مفيد ile کيف ile بي مراجعه ile مختصرا ile مجملاً ile بطور مجمل ile بالاجمال ile عليالاجمال ile ايجاز ile مختصري )
( KOTANPAMDAT ile MOKHTASR ile MAJMEL ile MOJEZ ile MOFYD AND MOKHTASR ile MOKHTASR VE MOFYD ile KYFE ile BEY MARAJEEH ile MOKHTASRA ile مجملاً ile BETOR MAJMEL ile بالاجمال ile عليالاجمال ile AYJAZ ile MOKHTASRY )
- KISA DURAK ile/ve/||/<>/> SONSAL DURAK
( Noktalı virgül/üç nokta. [Askıda kalan durak işareti.][Tümcenin devam edeceğini gösterir.] İLE Virgül. [Düz, küçük çizgi.] [Kısa duraklama, sözcük ya da öbek ayırma.] )
( AUSPENSIVUS et VIRGULA PLANUS )
- GELECEK:
KISA ile/değil YAKIN
- KISA KISA (ANLATMAK) ile KISA KISA (TASARRUF ETMEK)
- KISA KUYRUK ile KISA KUYRUKLU
( BOBTAIL vs. BOBTAILED )
( دم بريده ile دمبرک ile دم کل ile ابتر )
( DAM BARYDAH ile دمبرک ile DAM KEL ile EBTAR )
- KISA SÜRELİ BELLEK ile/ve/<> UZUN SÜRELİ BELLEK
( Biyofizik bir süreçtir. İLE/VE/||/<> Biyokimyasal bir süreçtir. )
( Sessel kod önemlidir. İLE/VE/||/<> Anlamsal kod önemlidir. )
( 7 +/- 2 kapasitesi vardır. İLE/VE/||/<> Kapasitesi sınırsızdır. )
( Ara-bul-geriye getir hemen hemen hatasızdır. İLE/VE/||/<> Hata yapmaya son derece eğilimlidir. )
( Yeni öğrenilen davranış ya da bilgi, kısa süreli bellekte 30 saniye kadar kalır ve sonra uzun süreli belleğe aktarılır. )
( Hipokampüs, kısa süreli bellekle ilgili bir beyin bölgesidir. )
( Bir bilginin uzun süreli belleğe girmesi protein sentezi ile gerçekleşir. )
( Otuz saniye geçtikten sonra anımsanan her bilgi ya da olay uzun süreli bellekten çağrılır. )
( KÜMELEME: Uzun süreli bellekteki bilgileriniz aracılığıyla size verilen yeni birimleri anlamlı bir biçimde gruplama sürecine kümeleme[clustering] adı verilir. )
- KISA SÜRELİ BELLEK ile/ve/değil YANKISAL DEPO
( 10 - 30 saniye. İLE/VE/DEĞİL 250 milisaniye - 4 saniye. )
- KISA VADELİ YARAR-UZUN VADELİ ZARAR ile/değil/yerine ÂN'I YAŞAMAK
- KISACA GEÇİŞTİRMEK değil KISACA GEÇMEK
- KISACA GEÇMEK ile HIZLICA GEÇMEK
- KISA/KÜÇÜK ile/değil MİNYON[Fr.]
( ... İLE/DEĞİL İnce, küçük, sevimli, zarif. )
- KISA/LIK ile/değil ALÇAK/LIK
- KISALIK ile/ve DARLIK
( İki nokta arasında. İLE/VE Alanlarda. )
( cm. ile tanımlanır. İLE/VE cm² ya da cm³ ile tanımlanır. )
( SHORTNESS vs./and NARROWNESS )
- KISA/LIK ile KISACA ile KIS KIS ile KISA FAR ile KISA ÜNLÜ ile KISA DALGA ile KISA DEVRE ile KISA MESAJ ile KISA ÇİZGİ ile KISA KAFALI ile KISA MESAFE ile KISA VADELİ ile KISA YOLDAN ile KISA ÖMÜRLÜ/LÜK ile KISA ÜNLÜLÜ ile KISA GÖRÜŞLÜ/LÜK
- KISALMAK ile KISALTMAK ile KISALTILMAK ile KISALTTIRMAK ile KISALTABİLMEK
- KISALTMAK ile KISALTMA
( ABBREVIATE vs. ABBREVIATION )
( مخفف کردن ile اقتصار کردن ile مختصر کردن ile علامات اختصاري ile علامت اقتصاري ile يجاز ile اختصار )
( MOKHAFFF KARDAN ile EGTESAR KARDAN ile MOKHTASR KARDAN ile ALAMAT AKHTESARY ile ALAMET EGTESARY ile يجاز ile AKHTESAR )
- KISALTMAK ile PERDE ile PERDE KALDIRICI ile PERDE ÇUBUĞU
( CURTAIL vs. CURTAIN vs. CURTAIN RAISER vs. CURTAIN ROD )
( مختصر نمودن ile کوتاه کردن ile پرده ile حجاب ile پيش پرده ile چوب پرده )
( MOKHTASR NEMUDAN ile KOTAH KARDAN ile PARDEH ile HOJAB ile PEYSH PARDEH ile CHUB PARDEH )
- KİŞİ:
"BÜYÜK" ile/ve/||/<> AKILLI ile/ve/||/<> GÜÇLÜ
( Hatalarını kabul edebildiği ölçüde. İLE/VE/||/<> Hatalarından ders çıkarabildiği ölçüde. İLE/VE/||/<> Hatalarını düzeltebildiği ölçüde. )
- KIŞI GEÇİRMEK ile/ve/fakat/||/<>/> AYAZI UNUTMAMAK
- KİŞİ/İNSAN:
UYKU ve/||/<> UYANIKLIK ve/||/<> BEN'İN DENEYİMİ/FARKINDALIĞI
- KİŞİ/İNSAN ve/||/<> KİTAP
( Kişiler, kitap gibidir. Gerçek yüzleri, kapağına bakınca değil zamanla, sayfaları okundukça anlaşılır. )
(
)
- KİŞİ:
İYİLİK ile/ve/||/<> MERHAMET ile/ve/||/<> KİŞİLİK
( [kadar ...] "Taşlanır." İLE/VE/||/<> "Dışlanır." İLE/VE/||/<> Sınanır. )
- KİŞİ KAYBETMEK ile/değil/yerine/<> PARA KAYBETMEK
- KİŞİ/KENDİ ile/ve İNSANLIK
( İnsanlık, bizden, çoluğumuzun çocuğumuzun, konu konşumuzun, milletimizin ve insanlığın yararlanmasıdır. )
- KİŞİ:
MUTLU ve/||/<>/> KARARLI ve/||/<>/> ONURLU ve/||/<>/> "BÜYÜK" ve/||/<>/> SAYGIN ve/||/<>/> İNSAN
( Sevgimiz kadar. VE/||/<>/> Bilgimiz kadar. VE/||/<>/> Ürettiğimiz kadar. VE/||/<>/> Paylaştığımız kadar. VE/||/<>/> Merhametimiz kadar. VE/||/<>/> Dürüstlüğümüz kadar. )
- KİŞİ ODAKLILIK ile/değil/yerine/>< OLGU(/DURUM/KAVRAM/BAĞLAM) ODAKLILIK
( [GELECEK:] "Kim gelecek? O gelecek." biçiminde algılar/yorumlar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Geçmiş ya da şimdi değil Şimdi'den sonrası olan zamansal durumu/kavramı düşünmek olarak algılar/yorumlar. )
- KİŞİ/ADAM/İNSAN OLMAK ve/||/<>/=/: 72 MİLLETİ, BİR BİLMEK
- KİŞİ OLMAK ile/ve/değil KENDİ OLMAK
- KİŞİ(ŞAHIS) ORTAKLIĞI(ŞİRKETİ) ile TİCARİ ORTAKLIK(ŞİRKETİ) ile ANONİM ORTAKLIK(ŞİRKET)
- KİŞİ ve/||/<>/>/< BELLEK
( ... VE/||/<>/>/< Güncellenen geçmiş. )
- KİŞİ[Azr.] = ERKEK[Tr.]
- KİŞİ ile/ve/<> İNSANLIK
( Kişileri, ayrı ayrı sevemeyenler, -çarpıtarak- "insanlık" kavramına "sığınırlar". )
( Seni sana emanet edemiyorsak, insanlığı nasıl emanet edelim?! )
- KİŞİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SÖZLÜK
- KİŞİDE/İNSAN'DA:
OLUŞMAK ve OLUŞTURMAK
- KİŞİDE:
VARLIK ve/> SEVİNÇ
( Oluşan/oluşmuş/oluşursa. VE/> Göstergesi. )
- KİŞİDEKİ KABALIK ile/ve/değil/||/<>/< ANLIKTAKİ/ZİHİNDEKİ KALABALIK
- ÇEKİNMEK/KORKMAK:
KİŞİDEN ile/ve/değil/||/<>/< KİŞİNİN BİLGİSİZLİĞİNDEN
- İSTEMEK/SORMAK(SUAL ETMEK):
KİŞİDEN ile/ve/değil/yerine/||/<> ALLAH'TAN
( Verirse, (")minnet("); vermezse, (")zillet("). İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Verirse, nimet; vermezse, hikmet. )
- KİŞİDEN/BİRİNDEN KORKMAK ile/değil/yerine KENDİNDEN KORKMAK
( Onun/onların sana verebileceği zarardan korkmak/çekinmek. İLE/DEĞİL/YERİNE Kendi yapabileceklerinden, deliliğinden, gözü karalığından korkmak/çekinmek, düşünmek. )
- KİŞİDEN KORKMAK ile/değil/yerine KİŞİNİN CEHALETİNDEN KORKMAK
- [ne yazık ki]
KİŞİDE:
RASTLANTISAL/LIK ile/ve/||/<> KEYFÎ/LİK
- KİŞİ/İNSAN ve/<> BİRLİK
( Benden konuşan ile senden dinleyenin birliği. )
( HUMAN and UNITY )
- KİŞİ/İNSAN ve/<> DOĞA/TOPRAK ve/<> PARA
( Meta olarak görülmemesi gerekenler. )
( ... VE/||/<> BER[Arapça ve Türkçe]: Yer, toprak. VE/||/<> ... )
( Yedi çeşit iklim bulunan kuzey yarım kürede 0-90 derecenin tam ortası yani 45 derece enlemin altı ve üstü ot çeşitliliği olan bölgeleri oluşturmaktadır. )
( HUMAN and NATURE/LAND and MONEY )
- KISIK/LIK ile KISIKÇA
- KİŞİLER ARASINDA:
"DUVAR ÖRMEK" değil/yerine/>< "KÖPRÜ KURMAK"
- MERAK":
KİŞİLER ÜZERİNE/ÜZERİNDEN ile/değil/yerine/< DÜŞÜNCELER/ZİHİNLER ÜZERİNE/ÜZERİNDEN
- KİŞİLER ile İNSANLIK
- KİŞİLERCE, BEĞENİLMEMEK ile/ve/değil/||/<>/< KİŞİLERE, YARANAMAMAK
- KİŞİLERE/İ:
[ne] DARILACAK KADAR GÜVENMEK ile/ve/ne de/||/<> GÖNÜL KOYACAK KADAR SEVMEK
- KİŞİLERİ:
[ne yazık ki]
!"DENEMEK/SINAMAK" değil/yerine/>< KONUŞMAK
( "Denenilen" şeyin sonucunu "elde ettirir" belki fakat o kişiyi mutlaka ve sonsuza kadar kaybettirir. DEĞİL/YERİNE/>< Kişiyi kaybetmemek/kazanmak için özellikle de yakın olduğumuz kişileri denememek/sınamamak gerekir. Çeşitli oyunlar yaparak, tuzaklar kurarak elde edilen "bilgi/sonuç" geçersizdir. Aslolan ise her koşulda, en olumsuzu söylemek bile olsa konuşmayı yeğlemektir. )
- KİŞİLERİ:
"DENEMEK" değil/yerine "TARTMAK"
- KİŞİLERİ:
"EZMEK" ile/değil/yerine "YÜKLENMEK"
- KİŞİLERİ KONUŞMAK ile/değil/yerine KİŞİLERLE KONUŞMAK
- KİŞİLERİ KULLANARAK/SÖMÜREREK ile/değil/yerine/>< KİŞİLER ARACILIĞIYLA
- KİŞİLERİ:
"OLANAK/FIRSAT OLARAK GÖRMEK" ile/değil/yerine/>< İNSAN/KENDİ OLARAK GÖRMEK
- KİŞİLERİ, YARI YOLDA BIRAKMAK değil/ne yazık ki KİŞİLERİN, ÇIKARLARININ BİTTİĞİ YERDE UZAKLAŞMASI
- KİŞİLERİ:
"YENMEK" ile/değil/yerine/>< KAZANMAK
- KİŞİLERİN, BİZİ HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRATMASI ile/ve/değil/<>/< YANLIŞ KİŞİLERE YATIRIM YAPMAMIZ ve/ya da KİŞİLERDEN, FAZLA BEKLENTİDE OLMAK
- KİŞİLERİN/İKİ KİŞİNİN:
ÖNÜNDEN/ARASINDAN GEÇMEK değil/yerine/>< ARKASINDAN GEÇMEK
- KİŞİLERLE "AYNI OLMAK" ile/değil/yerine/>< KİŞİLERE AYNA OLMAK
- KİŞİLERLE İLİŞKİDE:
ÇOK UZAKLAŞMAMAK ve/||/<> ÇOK YAKLAŞMAMAK
( Donmamak için. VE/||/<> Yanmamak için. )
- KİŞİLEŞMEK ile KİŞİLEŞTİRMEK ile KİŞİSELLEŞTİRMEK ile KİŞİ/LİK ile KİŞİSEL/LİK ile KİŞİ EKİ ile KİŞİLİKLİ/LİK ile KİŞİLİKSİZ/LİK ile KİŞİ BAŞINA ile KİŞİ ZAMİRİ ile KİŞİLİK DIŞI ile KİŞİLER ARASI ile KİŞİSEL SERGİ ile KİŞİLER ARASI İLİŞKİ
- KİŞİLİK ÖRGÜTLENMELERİ/BOZUKLUKLARI:
[PARANOİD ile ŞİZOİD ile ŞİZOTİPAL] ile [ANTİSOSYAL ile NARSİSİSTİK ile BORDERLINE ile HİSTRİONİK] ile [BAĞIMLI KİŞİLİK ile ÇEKİNGEN ile OBSESİF-KOMPULSİF] ile [PASİF AGRESİF ile KENDİNİ TEKRARLAYAN(SELF REPEATING)]
- KİŞİLİK ile/ve/değil/> AD
( Bir gazeteci, Borges'in yanına yaklaşır ve ...
- "Afedersiniz! Siz Borges misiniz?"
- Borges: "Bazen..." )
( ... İLE/VE/DEĞİL/> AD/IM/IZ üzerine... )
( PERSONALITY vs./and/> THE NAME )
- KİŞİLİK ile/ve IRA/ÖZYAPI
( PERSONALITY vs./and CHARACTER )
( ŞAHSİYET ile SECİYE )
- KİŞİLİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> KENDİLİK
( Masterson'ın, Kendilik kuramı ve çalışmalarını okumanızı/incelemenizi salık veririz... )
- KİŞİLİK ile/ve/< MESLEK
( PERSONALITY vs./and/< PROFESSION )
- KİŞİLİK ve/||/<>/>/< ONUR
( ŞAHSİYET ve/||/<>/>/< HAYSİYET )
- KİŞİLİK ile/ve/<> ÖZGÜVEN
( PERSONALITY vs./and/<> SELF-CONFIDENCE )
- KİŞİLİK = ŞAHSİYET = PERSONALITY[İng.] = PERSONALITÉ[Fr.] = PERSÖNLICHKEIT, PERSONALITÄT[Alm.] = PERSONALIDAD[İsp.]
- KİŞİLİK ile SÜPER KİŞİLİK ile KİŞİLİK ÖTESİ
( VYAKTI: Tüm fiziksel ve yaşamsal süreçlerin toplamıdır. İLE VYAKTA: Ben'in bilince "Ben-im" olarak yansımasıdır. İLE AVYAKTA: Evrensel ve gerçek saf "Ben"dir. )
( VYAKTI ile VYAKTA ile AVYAKTA )
( PERSONALITY vs. SUPER PERSONALITY vs. BEYOND OF PERSONALITY
The Avyakta is the universal and real pure 'I'. WITH
The Vyakta is its reflection in consciousness as "I am'. WITH
The Vyakti is the totality of physical and vital processes. )
- KİŞİLİK ile/değil TUTUM
( Kim olduğunla ilgili. İLE/DEĞİL Onun, "kim olduğu" ile ilgili. )
( [not] Who I am. VS./BUT Who you are. )
( [not] PERSONALITY vs./but ATTITUDE )
- KİŞİLİKSİZ ile TAKLİT ETMEK ile KİMLİĞE BÜRÜNME
( IMPERSONAL vs. IMPERSONATE vs. IMPERSONATION )
( فاقد شخصيت ile بي فاعل ile غيرشخصي ile جعل هويت کردن ile جعل هويت )
( FAGHAD SHKHSYT ile BEY FAL ile غيرشخصي ile JAL TEOOYT KARDAN ile JAL TEOOYT )
- KISIM ile/ve/||/<>/> KASSAM[Ar. < KASM]
( Bir bütünün bir bölümü. | Tür/nev, cins. İLE Bölen, taksim eden, kısım kısım ayıran. | Eskiden bir mîrâsı vârisler arasında bölen, yetimlerin hakkını muhâfaza ve idâre eden şer'î memur. )
( KASM: Parçalara ayırmak, bölmek. | KASSAMLIK: Kassam olan kişinin işi ve memûriyeti. )
- KISIMLAMAK ile KISIM/LIK
- KİŞİNİN YAŞAMI:
VİTRİNLİK ile/ve/değil/||/<>/< DERİNLİK
( Bildiğimiz. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Bilmediğimiz. )
- KİŞİNİN:
ZARAR GÖRMESİNİ ENGELLEMEK ile/ve/||/<>/>/< VERMESİNİ ENGELLEMEK
- KISIR ile KISIRLIK
( INFERTILE vs. INFERTILITY )
( نازا ile غير حاصلخيز ile بي حاصل ile بي بار ile بي حاصلي ile بي باري )
( NAZA ile GHYR HASELKHYZ ile BEY HASL ile BEY BAR ile BEY HASLY ile BEY BARY )
- KISIRGANMAK ile KISIRGAN
- KISIRLAŞMAK ile KISIRLAŞTIRMAK ile KISIR/LIK ile KISIR DÖNGÜ
- KISIRLIK ile/değil HİYÂL[Ar.]
- KISIR/LIK" ile "KABIZ/LIK"
- KİŞİSEL İSTEK ile/ve/değil/yerine İYİ İSTEK
( [not] PERSONAL REQUEST vs./and/but GOOD REQUEST
GOOD REQUEST instead of PERSONAL REQUEST )
- KİŞİSEL MÜLK ile/ve/değil/yerine VAKIF MÜLKÜ
- KİŞİSEL) YORUM ile/ve/değil/yerine/<> NESNELLİK
( Yorum niteliğindeki hiçbir yaklaşım/açıklama, nesnellik iddiasında bulunamaz. )
- KİŞİSELLEŞTİRMEK/ŞAHSİLEŞTİRMEK ile KİŞİLEŞTİRMEK/ŞAHISLAŞTIRMAK
( Kişiye özel duruma getirmek. | Bilişim teknolojisinde kullanılan araçları kişiye özgü duruma getirmek. | Birine mal etmek, bağlamak. | Sözü edilen konudan uzaklaşarak olumsuz yönleriyle kişiler üzerinde durmak. İLE Bazı durum, süreç, olayları ya da bazı nesne, bitki ya da hayvanların bazı olumlu ya da olumsuz durumlarını/"özelliklerini", birine/birilerine "yakıştırmak/ilişkilendirmek". )
- KİŞİSELLEŞTİRMEK ile KARAKTERLEŞTİRMEK
- KISITLAMAK ile KISITLANMAK ile KISITLAYABİLMEK ile KISIT ile KISITLI/LIK
- KİŞİYE BIRAKMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< KİŞİYE GÜVENMEK
- KİŞİYE GÖRE RENK DEĞİŞTİRMEK ile/değil/>< KİŞİLİĞİNİN, RENKLİ OLMASI
- KİŞİYE ÖZEL ile/ve/değil TEKRAR EDİLEMEZLİK
- KİŞİYE/ONA ...:
UY(MA)MAK/UYAYIM/UYMAYAYIM ile/ve/||/<>/> EŞLİK ETMEK
- KİŞİYİ/ÇOCUĞU ELEŞTİRMEK ile/değil/yerine/></< DAVRANIŞI ELEŞTİRMEK
( Utancı artırır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Ahlâkı artırır. )
- KİŞİYİ/ÇOCUĞU ÖVMEK ile/değil/yerine/||/></< DAVRANIŞI ÖVMEK
( Kibri geliştirir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Kişiyi/çocuğu geliştirir. )
- KİŞİYİ/İNSANI:
DOĞRUDAN ANLAMAK ile/ve/değil/yerine DOLAYLI OLARAK ANLAMAK
( Kişi/ler, dolaylı olarak, ancak, bir şeyler üzerinden anlaşılabilir. Doğrudan anlamak olanaklı değildir. Ve de kişi, ancak, kendinden bahsettiği oranda anlaşılabilir, bilinebilir/tanınabilir. )
- KISKAÇ ile BOĞUŞMAK ile BOĞUŞMA
( GRAPPLE vs. GRAPPLE WITH vs. GRAPPLING )
( دست بگريباني ile گلاويز شدن ile گلاويزي ile در آويختن ile گلاوي ile لنگر گاه )
( DAST BEGARYBANY ile GOLAVYZ SHODAN ile GOLAVYZY ile DAR AVYKHTAN ile GOLAVY ile LANGAR GAH )
- KISKANÇ ile KISKANÇLIK
( JEALOUS vs. JEALOUSY )
( بارشک ile حسودانه ile حسود ile رشک آميز ile غيورانه ile حسادت آميز ile غيور ile حسادت ile غيرت ile رشک ile حسد ile حسودي )
( BARSHK ile HASODANEH ile HASOD ile RASHK AMYZ ile غيورانه ile HASADAT AMYZ ile GHYVAR ile HASADAT ile GHYRAT ile RASHK ile HASAD ile حسودي )
- | KISKANÇLIK ile/ve ÇEKEMEMEZLİK | ile/değil/yerine İMRENMEK ile/ve KEREM
( |Benim var, onun olmasın! İLE/VE Benim yok, onun da olmasın!| İLE/DEĞİL/YERİNE Onun var, benim de olsun. İLE/VE Benim var, onun da olsun. )
- KISKANÇLIK ile/ve BEĞENMEME
- KISKANÇLIK ile ÇEKEMEMEZLİK
- KISKANÇLIK ile/değil/yerine GIPTA
( İlgili olanağın o kişinin elinden çıkmasını istemek. [ve gerçekleşmesi için anlamsız sorunlar çıkarmaya çabalamak.] İLE/DEĞİL/YERİNE Kendi elinde de bulunmasını istemek [ve gereklerini yerine getirmeye çabalamak.] )
( Kişi, başkalarını kıskanarak, pek çok şanssızlığı üzerine çeker. )
( HASED, GAYRA ile/değil/yerine GIBTA )
( REŞK ile/değil/yerine BÜJHÂN )
( [not] JEALOUSY vs./but ADMIRE
ADMIRE instead of JEALOUSY )
( ZELOTYPIA cum/et ... )
- KISKANÇ/LIK ile/ve/değil/||/<>/< GÜVENSİZ/LİK
- KISKANÇ/LIK ile/ve/değil HUYSUZ/LUK
- KISKANÇLIK ile/ve/değil İĞRENME
- KISKANÇLIK = JEALOUSY[İng.] = JALOUSIE[Fr.] = EIFERSUCHT[Alm.] = ZELOTYPIA[Lat.]
- KISKANÇLIK ile/ve/<> KİN
- KISKANÇLIK ile/ve/değil TAKDİR ETMEMEK
- KISKANILACAK ile KISKANILAN ile KISKANÇ
( ENVIABLE vs. ENVIED vs. ENVIOUS )
( غبتهآور ile محسود ile حسود ile حاسد ile بدچشم ile حسادت آميز ile غبطه خور )
( GHBATEHAVAR ile محسود ile HASOD ile حاسد ile BADCHESHAM ile HASADAT AMYZ ile GHABTEH KHOR )
- KISKANMAK ile KISKANILMAK ile KISKAÇLAMAK ile KISKANDIRMAK ile KISKANABİLMEK ile KISKA ile KISKAÇ ile KISKACI/LIK ile KISKAÇLI ile KISKAÇ GÖZLÜK
- KISKANMAK ile/değil "KUDURMAK"
- KIŞKIR(T)MAK ile/ve/||/<> KAYNA(T)MAK ile/ve/||/<> KABAR(T)MAK
- KIŞKIRTMA ile KIŞKIRTMACI/LIK
- KIŞKIRTMA ile KIŞKIRTMAK
( INCITATION vs. INCITE )
( وادار سازي ile باصرار وادار کردن ile بر انگيختن ile شوراندن )
( VADAR SAZY ile BASERAR VADAR KARDAN ile BAR ENGYKHTAN ile SHORANDAN )
- KIŞKIRTMAK ile "KAMÇILAMAK"
- KIŞKIRTMAK ile KIŞKIRTILMAK ile KIŞKIRTABİLMEK ile KIŞKIRTI ile KIŞKIRTICI/LIK ile KIŞKIRTILI ile KIŞKIRTICI AJAN
- KIŞKIRTMAK ile/ve/||/<>/> SÜRMEK
- KISKIVRAK (YAKALA(N)MAK)
- KIŞLA ile KIŞLA ile KIŞLA ile KIŞLAK
( Askerlerin toplu olarak barındıkları yapıların tümü. İLE Koyun ve keçi sürülerinin gecelediği ya da kışın barındığı kapalı ağıl. İLE Kış ile [soğuk/kar ile] (baş etmek/edememek). İLE Kışın barınılan yer. | Kışın orduların, göçebe oymakların hayvanlarıyla birlikte yayladan inip konakladıkları yer. )
- KIŞLA ile/||/<> KIŞLAK ile/||/<> ODA
( Askerlerin toplu olarak barındığı büyük yapı. Çevresine göre daha yüksek yerlerde kış aylarının aşırı soğuklarından etkilenen göçebe yaşam tarzını benimseyenlerin gittiği, daha sıcak olan görece alçak bölgelerdir. Kışlaklar, genelde deniz, göl ve akarsu kıyılarıdır. Deniz ve göl kıyıları çevresine göre genelde düşük yükseklikteki bölgeler olduğundan iklimi, yaylaklara göre daha ılıman olan yerlerdir. İLE/||/<> Yeniçeri kışlası. )
- KIŞLAMAK ile KIŞLAMAK
( Kış mevsiminin gelmesi. | Kışı, bir yerde geçirmek. İLE Hayvanları kovalamak üzere ses çıkarmak. )
- KIŞLAMAK ile KIŞLATMAK ile KIŞLA ile KIŞLAK
- KISMAK ile KISMA AD
- KISMET ile KISMETLİ/LİK ile KISMETSİZ/LİK ile KISMET AĞACI ile KISMET KAPISI
- KISMET ile/ve RIZK
( Bu meyve rızkım mıdır? Yiyebilirsen rızkındır! )
- KISMÎ UYGUNLUK ve YANILTICILIK
- KİŞNEMEK ile KİŞNETMEK ile KİŞNEYEBİLMEK
- KİŞNEMEK ile/ve/<> OKRAMAK
( ... İLE/VE/<> Acıkmış ya da susamış atın, yiyecek ya da su gördüğü zaman kişnemesi. )
- KISRAK ile BAYKAL/YUND
( Dişil at. İLE Yabani kısrak. )
( Gebelik süreleri 330-335 gündür. İLE ... )
- KISS :/yerine ÖPMEK
- KISTIRMAK ile KISTIRILMAK ile KISTIRABİLMEK
- KISTIRMAK ile KISTIRMAK
( Kaçamayacak bir duruma getirmek, köşeye sıkıştırmak. İLE Birinin/birinden sesi kısmasını sağlatmak/istemek. )
- KİSTLEŞMEK ile KİST
- KİSVE[Ar.] değil/yerine/= KILIK
- KITÂ[Ar.] değil/yerine/= ANAKARA | BİRLİK | DÖRTLÜK
- KİTABIN ORTASINDAN KONUŞMAK ile/ve/||/<> SONDA SÖYLEYECEĞİNİ BAŞTA SÖYLEMEK
- KİTAP:
BELLEK ve/||/<> İDDİA
( Korutur. VE/||/<> Sağlatır. )
- KİTAP BİLGİSİNİN EKSİKLİĞİ (VE BU DURUMUN GETİRDİĞİ BİLGİSİZLİK) ile KENDİ HAKKINDAKİ BİLGİSİZLİĞİ
( LACK OF KNOWLEDGE BY BOOK (AND THE IGNORANCE WHICH THIS SITUATION BRINGS) vs./and LACK OF KNOWLEDGE THE SELF (AND THE IGNORANCE OF IT) )
- KİTAP HEDİYE ETMEK ve EHLİNE ve İSTEKLİSİNE
- KİTAP OKUMAK ile/||/<> "DENİZ SUYU İÇMEK"
( Okumak, deniz suyu içmek gibidir. İçtikçe susanır, susadıkça içilir. )
- KİTAP/DEFTER VS. SAYFALARININ UCUNU BÜKEREK ÇEVİRMEK yerine/değil BÜKMEDEN (DIŞINDAN/YAPRAKLARINDAN)(ALTTAN/ÜSTTEN/YANDAN) ÇEVİRMEK
- KİTAPLAŞMAK ile KİTAPLAŞTIRMAK ile KİTAPLAŞTIRABİLMEK ile KİTAP/LIK ile KİTAPLI/LIK ile KİTAPÇA ile KİTAPÇI/LIK ile KİTAPSIZ/LIK ile KİTAPLICA ile KİTAP CEBİ ile KİTAP EHLİ ile KİTAPSIZCA ile KİTAP FUARI ile KİTAP KURDU ile KİTAP DOLABI ile KİTAP SARAYI ile KİTAP AÇACAĞI ile KİTAP DÜŞKÜNÜ ile KİTAPLIK BİLİMİ ile KİTAP DÜŞKÜNLÜĞÜ ile KİTAPLIK BİLİMCİ
- KİTAPSIZLIK ile/değil/yerine "HESAPSIZLIK"
- KİTAPTA:
YAPRAĞIN UCUNU/YARISINI KATLAMAK değil/yerine AYRAÇ KULLANMAK
( ON BOOK: TO FOLD UP HALF OF(/TIP OF) THE PAPER -> TO USE SEPARATOR
ON BOOK: TO USE SEPARATOR instead of TO FOLD UP HALF OF(/TIP OF) THE PAPER )
- KITCHEN :/yerine MUTFAK
- KITIKLAMAK ile KITIK ile KITIKLI
- KITIR KITIR (YEMEK, KESMEK, DOĞRAMAK)
- KITIRDAMAK ile KITIRDATMAK
- KITLAMAK ile KITLAŞMAK
- KİTLE ile/ve/değil/yerine HALK
- KİTLE değil/yerine/= TOPLULUK
- KITLIK ile/ve/||/<> AZLIK/SEYREKLİK/NEDRET[Ar.]
- KITLIKTA:
AÇLIK değil TOKLUK
( Kıtlık zamanlarında, kişileri, açlık değil alışmış oldukları tokluk öldürür. )
- KITSCH değil/yerine/= BAYAĞI/ZEVKSİZLİK
- KIVAM[Ar.] değil/yerine/= KOYULUK/YOĞUNLUK
- KIVAMLANMAK ile KIVAMLAŞTIRMAK ile KIVAM ile KIVAMLI/LIK ile KIVAMSIZ/LIK ile KIVAMLICA
- KIVANMAK ile KIVANDIRMAK ile KIVANÇLANMAK ile KIVANÇ ile KIVANÇLI
- KIVILCIMLANMAK ile KIVILCIM ile KIVILCIMLI ile KIVILCIMSIZ
- KIVIRCIK ile KIVIRCIK SAÇ
( CURLY vs. CURLY HAIR )
( فرفري ile فردار ile مجعد ile موي مجعد )
( فرفري ile FARDAR ile MOJAAD ile MOY MOJAAD )
- KIVIRCIK ile KIVIRCIK ile KIVIRCIK
( Küçük küçük kıvrımları olan. İLE Marul. İLE Koyun. )
- KIVIRCIKLAŞMAK ile KIVIRCIKLAŞTIRMAK ile KIVIRCIK ile KIVIRCIK KOYUN ile KIVIRCIK MARUL
- KIVIRMAK ile BECERMEK
- KIVIRMAK ile DÖNDÜRMEK
- KIVIRMAK ile KIRITMAK
- KIVIRMAK ile KIVIRCIK SAÇ ile KIVRILMIŞ ile KIVIRICI ile SAÇ MAŞASI
( CURL vs. CURL HAIR vs. CURLED vs. CURLER vs. CURLING-IRON )
( تاب خوردن ile تاب دادن ile فر دادن ile فر زدن ile مرغول ile مجعد کردن ile مرغوله ile جعد ile فر ile بيگودي بگيسو زدن ile تابداده ile فردار ile تابدار ile بيگودي گيسو ile بيگودي )
( TAB KHORDAN ile TAB DADAN ile FAR DADAN ile FAR ZADAN ile مرغول ile MOJAAD KARDAN ile مرغوله ile جعد ile FAR ile BEYGODY BEGYSO ZADAN ile تابداده ile FARDAR ile TABDAR ile BEYGODY GYSO ile بيگودي )
- KIVIRMAK ile KIVIRTMAK ile KIVIRABİLMEK ile KIVIR KIVIR ile KIVIR ZIVIR
- KIVRAKLAŞMAK ile KIVRAK/LIK ile KIVRAKÇA ile KIVRAK KIVRAK
- KIVRAK/LIK ile USTA/LIK
- KIVRAMAK ile KIVRANMAK
( Bir nesnenin buruşup toplanması, kıvırcık duruma gelmesi. | Hızlı yürümek. | Harekete geçmek. İLE Ağrı, sancı gibi gövdesel ya da korku, heyecan gibi ruhsal nedenlerle gövdenin eğilip bükülmesi. | Acı çekmek, üzülmek. | Bir şeye çok gereksinim duymak. )
- KIVRAMAK ile KIVRILMAK
- KIVRANMAK ile KIVRANDIRMAK
- KIVRIK ile KIVIRCIK
( Eğrilip bükülmüş, yuvarlak bir biçim verilmiş. İLE Küçük küçük kıvrımları olan. )
- KIVRILABİLMEK ile KIVRILIVERMEK
- KIVRIM KIVRIM (KIVRANMAK)
- KIVRIMLANMAK ile KIVRIM ile KIVRIMLI/LIK ile KIVRIMSIZ/LIK ile KIVRIM KIVRIM
- KIYABİLMEK ile KIYASLAMAK ile KIYAKLAŞMAK ile KIYASLANMAK ile KIYA ile KIYAK/LIK ile KIYAM ile KIYAS ile KIYACI ile KIYAKÇI/LIK
- KIYAFET ile KIYAFETLİ ile KIYAFETSİZ/LİK ile KIYAFET BALOSU ile KIYAFET DÜŞKÜNÜ
- KIYAK ile/ve/değil/yerine KATKI
( [not] "FAVOUR" vs./and/but CONTRIBUTION/ADDITION
CONTRIBUTION/ADDITION instead of "FAVOUR" )
- KIYÂMET ile/değil HELÂK
- KIYASLAMAK ile/ve/> KARIŞTIRMAK
- KIYAS/LAMAK ile/ve/değil/<> KISKANÇLIK
- KIYGI ile KIYGIN/LIK
- KIYIDA-KÖŞEDE (KALMAK)
- KIYILMAK ile KIYINMAK ile KIYIŞMAK ile KIYILAMAK ile KIYI/LIK ile KIYIK ile KIYIM/LIK ile KIYIN ile KIYIŞ ile KIYICI/LIK ile KIYIMLI ile KIYI DİLİ ile KIYI BUCAK ile KIYI SEYRİ ile KIYIM KIYIM ile KIYIN KIYIN ile KIYI TIRMIĞI ile KIYI BALIKÇILIĞI ile KIYI BANKACILIĞI
- KIYISINDAN-KÖŞESİNDEN (BULAŞMAMAK)
- KIYMAK ile/değil/yerine KILMAK
- KIYMAK değil/>< KILMAK
( Yanlışı. >< Doğrusu. )
(1996'dan beri)