Bugün[03 Temmuz 2026]
itibarı ile 6.948 başlık/FaRk ile birlikte,
6.948 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(10/29)


- KADIMA | KEMİRİCİLER ile/||/<> KEMİRİCİLER

( Rodentia rodens kemiren Omurgalı hayvanlardan memeliler Mammalia sınıfının etenliler Placentalia altsınıfına giren geniş bir takımı Küçük boyludurlar Üstçenede bir çift kesici diş vardır Bunlar küskü biçiminde olup kemirmeye yarar Aşındıkça altdan büyür Köpek dişleri yoktur Tırnakları kancalıdır Tabanlariyle yürürler Bazılarının yanakları keselidir Soğuk mevsimlerde bazıları kış uykusuna yatar bazıları sürüler halinde göçeder Bitki kökü meyve v b yerler Çiftdişliler Duplicidentata ve yalındişliler Simplicidentata olmak üzere 2 alttakımı vardır kemirgenler zooloji Memeliler Mammalia sınıfının etenliler Placentalia alt sınıfından küçük boylu üst çenede kemirmeye yarayan bir çift kesici dişi aşındıkça alttan büyüyen köpek dişleri bulunmayan tırnakları kancalı tabanlarıyla yürüyen bazılarının yanakları keseli bazıları soğuk mevsimlerde kış uykusuna yatan bazıları da sürüler hâlinde göç eden bitki kökü meyve vb yiyen bir takım Kemirmek için gerekli olan büyük insisor dişlerle belirgin fare sıçan sincap kunduz gibi rodentia sınıfına dâhil olan memeliler rodensiya )

( GNAWING ANIMALS | RODENT )

( RONGEURS )

( NAGETIERE )

( RODENS | RODENTIA | RODENTIA, RODENS: KEMIREN )


- KADİMİYE | PORSUKGİLLER ile/||/<> PORSUKGİLLER

( botanik Yapraklarında reçine kanalları olmayan ovülleri 12 tane olgun tohum veren meyvelerinin üzeri aril denilen etli bir tabaka ile kaplı olan her dem yeşil ülkemizde adî porsuk Taxus baccata türü ile temsil edilen bir familya )

( YEW FAMILY )

( TACCACÉES | IFS )

( EIBEN )

( TAXACEAE )


- KADIN -ile

( PARTHENOS )


- KADIN DOĞUM değil KADIN, DOĞUM


- KADIN DOKTOR ile/ve/değil/||/<> KADIN DOKTORU


- KADIN HASTALIKLARI BİLİMİ | JİNEKOLOJİ ile/||/<> JİNEKOLOJİ[Fr. < GYNÉCOLOGIE]

( Dişilerde üreme kanalı hastalıklarıyla uğraşan hekimlik dalı )

( GYNECOLOGY )

( GYNÉCOLOGIE )


- KADIN OLMAK değil/yerine ÖNCE ADAM/İNSAN OLMAK SONRA KADIN OLMAK

( Ayrımlar yerine bütünlük üzerine düşünülerek yapılanmak gerek! )


- KADIN ve ERKEK:
EŞİT ile/ve/değil/||/<>/>/< EŞ

( Eşitlik, ancak hak ve koşullar/olanaklar itibariyle, tüze ve tıpta geçerli olmak üzere, hâkim ve hekim önünde söz konusudur.

Hiçkimse de kimseyle kıyaslanamaz ve ölçülendirilemezdir. Kadın ve erkek "farkı/ayrımı" ise anlamsız bir genelleme sonucunda oluşan gereksiz, yersiz, karşılıksız, anlamsız ve boş bir "çabadır"/zorlamadır. )


- KADIN-IN ... ile KÂDI'NIN ...


- KADIN-IN KÂDI-NIN


- KADIN, ...:
..., SEVMEDİĞİ KİŞİYE[ERKEK/KADIN] ...
ile/><
..., SEVDİĞİ KİŞİ[ERKEK/KADIN] İÇİN ...

( ... hiç acımaz. İLE/>< ... kendine hiç acımaz. )


- KADIN/ERKEK GÖVDESİ/BEDENİ" değil/yerine/< DİŞİL/ERİL GÖVDE/BEDEN


- KADIN/LIK ile/ve/||/<>/> ANNE/LİK

( Bebek doğurabilme olanağı. | Kendini doğurabilme olanağı ve olasılığı. İLE/VE/||/<>/> Bebeği doğurup bakabilme, yetiştirebilme. | Bebeğinden ve kendinden doğabilme, kendini gerçekleştirme. )


- KADIN değil/yerine DİŞİ/L

( Erkek, dişi sorulmaz, muhabbetin dilinde,
Hakkın yarattığı her şey yerli yerinde.
Nazarımızda kadın, erkek farkı yok.
Noksanlıkla senin görüşlerinde. )


- KADIN ile/||/<> HASEKİ SULTAN

( haseki sultan )


- KADIN ile/değil KADINLIK/KADINLAR

( MER'A ile/değil NİSÂ )


- KADIN ile KARI

( HÜRRE: Cariye(eme) ya da esir olmayan kadın. )


- KADIN ile/ve/||/<>/> MÜCEVHER ile/ve/||/<>/> ERKEK ile/ve/||/<>/> KADIN

( Birbirini tüketen döngü. )


- KADINEFENDİ ile/||/<> PADİŞAHIN EŞİNE VERİLEN SAN

( Padişahın eşine verilen san )


- KADININ/ERKEĞİN ... değil KİŞİNİN YANLIŞLARI/YALANLARI([OLUMLU/OLUMSUZ] ÖZELLİKLERİ)

( "Erkeğin ya da kadının" olarak yanlış ve kötü/ye kullanılan (olumlu/olumsuz) "özellikler/i" ve genellemenin yanlışlığını taşı(t)mamak, farkındalık açısından öncelikli bir ayrımdır. )


- KADINLAR ve/ne yazık ki/||/<>/> ÖLDÜRÜLEN KADINLAR :( ((((((

( Anıt Sayaç :( (((((( )


- KADINLARIN SEÇME VE SEÇİLME HAKKI:
BELEDİYE SEÇİMLERİ/NDE ile/ve/||/<>/> MILLETVEKİLLİĞİ/NDE

( 03 Nisan 1930 İLE/VE/||/<>/> 05 Aralık 1934 )


- KADINLARIN:
KORUNMASI ile/yerine/değil ANLAŞILMASI/EĞİTİLMESİ


- KADINLAŞMAK ile KADINLAŞTIRMAK ile KADI/LIK ile KADIN/LIK ile KADINCA ile KADINLI/LIK ile KADINSAL/LIK ile KADINSIZ/LIK ile KADIN AVCISI ile KADIN BAŞINA ile KADIN KADINA ile KADIN BERBERİ ile KADIN TERZİSİ ile KADIN HAREKETİ ile KADIN KADINCIK ile KADIN TİCARETİ ile KADINLAR HAMAMI ile KADINLI ERKEKLİ ile KADIN HASTALIKLARI


- KADINSI ile KADINLIK ile FEMİNİZM ile KADINLAŞTIRMAK

( FEMININE vs. FEMININITY vs. FEMINISM vs. FEMINIZE )

( مادين ile زن صفت ile مونث ile تانيث ile مادگي ile زنانگي ile طرفداري اززنان ile زنانه شدن ile زن صفت کردن ile زنانه کردن )

( مادين ile ZAN SAFT ile MONS ile تانيث ile مادگي ile ZANANGY ile TARAFDARY AZZANAN ile ZANANEH SHODAN ile ZAN SAFT KARDAN ile ZANANEH KARDAN )


- KADINSILAŞMAK ile KADINSI/LIK


- KADİR CONKER YALISI :

( Yenimahalle Pazarbaşı Karakütük Caddesi üzerinde bulunan bu yalı önceleri iki katlı ahşap bir evdi. Evi satan alan Kadir Conker eski evi yıkarak yalıya dönüştürdü. Yalı zarafeti ile görülmeye değer yalılardan biridir. )


- KADİR GECESİ ile/ve/değil/<> KADİR-KIYMET BİLDİĞİN GECE


- KADİR-KIYMET (BİLME(ME)K)


- KADÎR[Ar. < KUDRET] ile KADİR["ka" uzun okunur] ile KADR[Ar.]

( Tükenmez kudret sahibi olan Allah.[Allah'ın adlarından] İLE Güçlü, kuvvetli, kudretli, kudret sahibi. | Allah. İLE Değer, itibar. | Onur, şeref, haysiyet, meziyet. | Derece, rütbe. | Yıldızları, parlaklık derecelerine göre birbirinden ayırdetmek için yapılan sınıflandırmada her dereceden biri.[Birinci kadirden(en parlak) altıncı kadire kadar olan yıldızlar gözle görülebilir; teleskobun kuvveti arttıkça daha küçük kadirdeki yıldızları görmek olanaklıdır.][Güneşin parlaklığı sıfırıncı kadirdendir.] )


- KADÎR[Ar.] ile KAVÎ[Ar.]


- KÂDİR[Ar.] ile MUKÎT[Ar.]


- KÂDİR[Ar.] ile MÜTEMEKKİN[Ar.]


- KADÎR[Ar.] ile RABB[Ar.]


- KADİR ile/ve/||/<> HIZIR


- KADİR ile KADİRİ/LİK ile KADİRLİ ile KADİR GECESİ


- KÂDİR ile/ve MÂLİK


- KADIRGA ile BAŞTARDE/BASTARDA[İt.]

( ... İLE Osmanlı donanmasında kullanılan, kadırga türünden bir savaş gemisi. )


- KADIRGA ile KADIRGA BALIĞI


- KADIRGA ile/ve/<> KALYON

( Hem yelken, hem de kürekle yol alan, özellikle Akdeniz'de kullanılmış bir savaş gemisi. İLE/VE/<> Yelkenle ve kürekle yol alan savaş gemilerinin en büyüğü olan yelkenli gemi. )


- KADİRŞİNAS[Ar. + Fars.] değil/yerine/= DEĞERBİLİR


- KADİRŞİNAS/LIK değil/yerine/= DEĞERBİLİR(LİK)/İYİLİKBİLİR(LİK)


- KADÎRUN 'ALEYHİ[Ar.] ile KADÎRUN 'ALÂ Fİ'LİHÎ[Ar.]


- KADİT | KADÎD | KADİD | İSKELET ile/||/<> İSKELET ile/||/<> İSKELET[Fr. < SQUELETTE]

( Heykel 1 Heykel yapımında kilin içine konulan tel ve demirden yapılmış betiye uygun çatkı skeletos sert Geniş anlamda herhangi bir hayvanın destek görevi olan ve vücudu korumaya yarayan sert parçasının tümü omurgalı hayvanların iç organları koruyan ve destekleyen kemik ve azçok kıkırdaklı bir çatı yapısı biyoloji zooloji Bir hayvanın destek görevi olan ve vücudu korumaya yarayan sert parçasının tümü omurgalı hayvanların iç organlarını koruyan ve destekleyen kemik ve az çok kıkırdaklı bir çatı yapısı Omurgalı hayvanların iç organlarını koruyan ve destekleyen kemik ve az çok kıkırdaklı bir çatı yapısı çatı )

( SKELETON )

( ARMATURE | SQUELETTE )

( GERIPPE | SKELETT, GERIPPE )


- KADIZÂDE MEHMET EFENDİ ile/değil KADIZÂDE AHMET EFENDİ


- Kadını DİNLE!!!


- KADMIUMZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= KADMİYUM GÖZESİ/HÜCRESİ


- KADMİYUM ile/||/<> KADMİYUM[Fr. < CADMIUM]

( kimya Atom numarası 48 atom ağırlığı 112 41 olan ve yüksek düzeyde nötron soğurucu özelliği nedeniyle reaktörlerin denetim çubuklarında kullanılan doğal element Cd Yumuşak gümüş renkli bir metal A A 112 41 A S 48 O A 6 64 E S 320 9 C )

( CADMIUM )

( CADMIUM )

( KADMIUM )


- KADMİYUM ile KADMİYUMLU


- KADR -ile


- KADR, KARE, ANKADRAMAN | ÇERÇEVE[Fars. < ÇÂR + ÇŪBE] ile/||/<> ORTALAMA

( Sinema Alıcının penceresinden dolayı, bir filmin üzerinde her bir resmin yüzeyini sınırlayan, dikdörtgen oluşturan doğrular. @@ 1. Döşem sanatında pencere ve kapı çerçevesine verilen ad. 2. Sahne çerçevesinin üst parçası. @@ Cimnastikte, asılma ve tırmanmalar için kullanılan 50 cm lik, 16 dörtgen gözlü ağaçtan araç. @@ (Resim) Bir tablo kasnağının çevresine geçirilen kenarlık. @@ Çerçeve sahneli tiyatroda sahnenin ağzını çevreleyen çerçeve. @@ Çeşitli sirk donanımını desteklemede kullanılan ana çadırın çatısına tutturulmuş dikdörtgen demir iskelet. @@ @@ )

( FRAME | ARCHITRAVE | PROSCENIUM ARCH | OUTLINE | CENTRING, CENTERING~CENTRING, (ABD) CENTERING | CENTRE | MEAN | AVERAGE | MEAN, AVERAGE | MEDIA, AVARAGE | CENTER ALIGNMENT )

( CAORE | ARCHITRAVE | CADRE | CADRE D'AVANT SCÈNE | CENTRAGE~CENTRAGE | MOYENNE | VALEUR MOYENNE | DIVISER À DEUX PARTIES ÉGALES | AVERAGE )

( QUADRUM~... )

( BILDERRAHMEN, RAHMEN, RAHMENGESTELL, FELD, KADER, BILDFELD | ARCHITRAV | GITTERLEITER | RAHMEN | BÜHNENRAHMEN, PORTAL | HEREINGEBEN, FLANKEN~HEREINGEBEN, FLANKEN | DURCHSCHNITT | MITTELWERT | DURCHSCHNITTLICH )

( INQUADRATURA~MEDIA )

( ΚΑΡΈ / καρέ~ΜΈΣΟΣ ΌΡΟΣ / μέσος όρος )


- KADR, KARE, ANKADRAMAN | ÇERÇEVE ile/||/<> ÇERÇEVE ile/||/<> ÇERÇEVE[Fars. < ÇÂR + ÇŪBE]

( Sinema Alıcının penceresinden dolayı bir filmin üzerinde her bir resmin yüzeyini sınırlayan dikdörtgen oluşturan doğrular 1 Döşem sanatında pencere ve kapı çerçevesine verilen ad 2 Sahne çerçevesinin üst parçası Cimnastikte asılma ve tırmanmalar için kullanılan 50 cm lik 16 dörtgen gözlü ağaçtan araç Resim Bir tablo kasnağının çevresine geçirilen kenarlık Çerçeve sahneli tiyatroda sahnenin ağzını çevreleyen çerçeve Çeşitli sirk donanımını desteklemede kullanılan ana çadırın çatısına tutturulmuş dikdörtgen demir iskelet )

( FRAME | ARCHITRAVE | PROSCENIUM ARCH | OUTLINE | CENTRING, CENTERING )

( CAORE | ARCHITRAVE | CADRE | CADRE D'AVANT SCÈNE | CENTRAGE )

( BILDERRAHMEN, RAHMEN, RAHMENGESTELL, FELD, KADER, BILDFELD | ARCHITRAV | GITTERLEITER | RAHMEN | BÜHNENRAHMEN, PORTAL | HEREINGEBEN, FLANKEN )

( QUADRUM )

( INQUADRATURA )

( ΚΑΡΈ / καρέ )


- KADR ile/ve KADER/KADAR ile/ve KADER

( Parlaklık. İLE/VE Ölçü. | Ölçüsünde, derecesinde. | Büyüklüğünde, genişliğinde. | Dek. | Gibi. | Denli. | Süre belirten bir söz. | Miktarda, derecede. | Bir sayıdan sonra geldiğinde, kesinlikle belirli olmayan bir niceliği belirten söz. İLE/VE Özgürlük. )


- KADRAJ[Fr. CADRAGE] değil/yerine/= DÖRDEN | ÇERÇEVEYE ALMAK

( Sinema ve fotoğrafçılıkta, görüntüyü, çerçeve içine alma. )


- KADRAN[Fr. < CADRAN] ile/ve/||/<> KADRAJ[Fr. < CADRAGE]

( Saat, pusula vb. araçlarda, üzerinde yazı, rakam ya da başka işaretler bulunan düzlem. | Ölçek. İLE/VE/||/<> Sinema ve fotoğrafçılıkta, görüntüyü, çerçeve içine alma. )


- KADRAN/QUADRANT[İng.] değil/yerine/= DÖRTTE BİR


- KADRAN ile KADRANLI


- KADRAN değil/yerine/= ÖLÇEK


- KADRO[İt. QUADRO] ile KADRO[İt. QUADRO]

( Bir kamu kuruluşunun, bir işletmenin, denetim ya da yönlendirme işlerini gerçekleştirenler ve bunların taşıdığı ödev, yetki ve sorumlulukların hepsi. | Bir işte görev alan kişi ya da kişiler, ekip. | Bu kişi ve sorumlulukları sayı, nitelik ve aşamalarıyla gösteren çizelge. | Bu çizelgedeki yer. İLE Bisiklet ve motosiklette, iskeleti oluşturan metal bölüm. )


- KADROLAŞMAK ile KADROLANDIRMAK ile KADROLAŞTIRMAK ile KADRO ile KADROCU/LUK ile KADROLU/LUK ile KADROSUZ/LUK


- KADROLU ile SÖZLEŞMELİ


- KADÜK[Fr. < CADUC] değil/yerine/= DEĞERİNİ/ÖNEMİNİ YİTİRMİŞ, GEÇERLİLİĞİ KALMAMIŞ, ESKİMİŞ


- KAF "DAĞI" ile/değil BUZ DAĞI


- KAF (DAĞI) ve/<> ANKA (KUŞU)

( İnsan beyni/zihni. VE Yeğleme/tercih.[kılma/kılamama | yapma/yapamama] )


- KAF DAĞI ile/ya da/||/<> ÇİLE

( Kaf dağına mı çıksam?
Bir ömür, çile mi çeksem? )

( )


- KAF[Ar.] ile KÂF[Ar., Fars.] ile Kaf[Ar.] ile KÂF[Ar.]

( Osmanlı abecesinin yirmidördüncü harfidir.[ebced hesabında 100 sayısının karşılığıdır.] İLE kef harfinin başka bir okunuşu. İLE Masallarda, zümrüd-i anka kuşunun yaşadığı söylenilegelen dağ. | [Doğu budunları/kavimleri kozmolojisinde] Arz'ın etrafını çepeçevre kuşatan dağın adı. İLE Yaran/yarıcı. )


- KAF/CUFF[İng.] değil/yerine/= SARGAN


- KAFA DURUŞU ile İNATÇI

( HEADSTALL vs. HEADSTRONG )

( افسار ile خودسر ile مطلق العنان )

( AFSAR ile KHODSAR ile مطلق العنان )


- KAFA KARIŞTIRIYOR değil (BİLMEDİĞİMDEN) KAFAM KARIŞIYOR


- KAFA SESİ ile/ve/||/<> FALSETTO[İt.]


- KAFA TUTMAK ile/ve/||/<> DİKLENMEK/EFELENMEK


- KAFA/BAŞ ve/<> AYAK

( Serin tutulmalı. VE/<> Sıcak tutulmalı. )

( Kafa, tüm gövdenin 1/8'i oranındadır. [Altın Oran!] )

( Kopan bir kafanın bilincinin ne kadar süre yerinde kaldığını (kalıyorsa) sınamak olanaksızdır. En iyi tahminle 5 ila 13 saniye arasında olduğudur. )

( Akılsız başın cezasını, ayaklar çeker. )

( SEDİR AĞACI: Kafatası. )

( )


- KAFA/KELLE[Fars.] değil/yerine/= BAŞ


- KAFA ile BAŞ AĞRISI ile BAŞ VE AĞIZ ile BAŞ UŞAK ile BAŞ AŞÇI ile BAŞÖRTÜSÜ ile BAŞ DAMAT ile BAŞ YARGIÇ ile BAŞ METRESİ ile RAHİM BAŞI ile KAFA PARÇASI ile KAFA PİMİ ile MERKEZ ile KAFA DESTEĞİ ile KAFA TIRAŞI ile KAFA DURAK ile KAFA TAŞI ile KAFA YOLU ile KAFA YELİ/RÜZGÂRI ile KAFA İŞİ

( HEAD vs. HEAD ACHE vs. HEAD AND MOUTH vs. HEAD BUTLER vs. HEAD CHEF vs. HEAD COVERING vs. HEAD GROOM vs. HEAD JUDGE vs. HEAD MISTRESS vs. HEAD OF UTERUS vs. HEAD PIECE vs. HEAD PIN vs. HEAD QUARTERS vs. HEAD REST vs. HEAD SHAVING vs. HEAD STALL vs. HEAD STONE vs. HEAD WAY vs. HEAD WIND vs. HEAD WORK )

( باسرتوپ زدن ile رئيس ile راس ile سر ile باشي ile دک ile رائس ile سردرد ile دک و دهن ile سرپيشخدمت ile سر آشپز ile مغرف ile ميرآخور ile سرحکم ile خانم رييس ile سيبک ile قسمت بالا ile سنجاق سر ile مرکز کار ile زيرسري ile سرتراشي ile کله گي ile سنگ قبر ile سنگ بنياد ile سنگ زاويه ile بلندي طاق ile باد مخالف ile فکر روشن )

( BASARTOP ZADAN ile رئيس ile RAS ile SAR ile BASHY ile DAK ile رائس ile SARDARD ile DAK VE DAHAN ile سرپيشخدمت ile SAR ASHPAZ ile مغرف ile MYRAAKHOR ile SARAHKAM ile KHANAM RYYS ile SYBAK ile GHASMAT BALA ile SANJAGH SAR ile MARKZ KAR ile ZYRASARY ile سرتراشي ile KALEH GY ile SANG GHBAR ile SANG BANYAD ile SANG ZAVYYEH ile BALANDY TAGH ile BAD MOKHALEF ile FEKAR ROSHEN )


- KAFA ile KAFACA ile KAFALI/LIK ile KAFASIZ/LIK ile KAFALICA ile KAFA SESİ ile KAFASIZCA ile KAFA DENGİ ile KAFA İŞÇİSİ ile KAFA KAĞIDI ile KAFA KOÇANI ile KAFA ÇIKIŞI


- KAFADAN ATMAK ile UYDURMAK


- KAFADAN ile KAFADAN KONTAK/LIK ile KAFADAN BACAKLILAR ile KAFADAN GAYRİMÜSELLAH


- KAFADÂR[Ar. + Fars.] değil/yerine/= İYİ/YAKIN ARKADAŞ

( Görüş ve anlayışları birbirine uyan kişilerden her biri, kafadaş, kafa dengi. )


- KAFAİÇİ SIVI ARTIMI | HİDROSEFALİ ile/||/<> HİDROSEFALİ[Fr. < HYDROCÉPHALIE]

( Bazı balıkların larva ve juvenillerinde görülen baştaki cerebrospinal sıvının ha cmindeki artış )

( HYDROCEPHALY )

( HYDROCÉPHALIE )


- KAFAKOL ile/||/<> ...

( Karşı güreşçinin bir kolunu koltuk altında sıkıştırdıktan sonra öteki kolu ensesi üzerinden aşırıp sıkıştırılan kolun koltuk altından tutma ve vücudunu kalça üzerine alarak ayaklarını yerden kestikten sonra diz çöküp sırtının üstüne yere vurma )


- KAFAM KARIŞTI ile/ve/değil/yerine BİLMİYORUM


- KAFAMIZIN KARIŞMASI ile/ve/değil/||/<>/< EZBERİMİZİN BOZULMASI


- KAFANI/KIÇINI KAŞIYAMAMAK ile SIRTINDAN/KIÇINDAN TER AKMASI


- KAFANIN BASMAMASI ile/ve/||/<>/< KAPASİTE(Sİ)NİN YETMEMESİ


- KAFANIN ÇALIŞMASI ile/ve/değil/+/||/<>/> KAFANIN ÇALIŞTIRILMASI

( Zekâ. İLE/VE/DEĞİL/+/||/<>/> Akıl. )


- KAFANIN KARIŞMASI değil ZİHNİN BULANIKLAŞMASI


- KAFANIN" ÇALIŞMA(MA)SI ile/ve/değil/||/<>/< ÇIKARLARININ/ÖNCELİKLERİNİN BİLİNMEMESİ/UYMAMASI


- KAFASI BOŞ/LUK ile KAFASI İYİ ile KAFASI KÜFLÜ ile KAFASI KIYAK ile KAFASI KONTAK ile KAFASI TEMBEL ile KAFASI ÇATLAK ile KAFASI BULUTLU ile KAFASI DUMANLI ile KAFASI ÖRÜMCEKLİ


- KAFASI KARIŞIK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİLMİYOR


- KAFASI KARIŞMAK ile KAFASI KARIŞMIŞ ile KAFA KARIŞTIRICI ile BİLİNÇ BULANIKLIĞI, KONFÜZYON

( CONFUSE vs. CONFUSED vs. CONFUSING vs. CONFUSION )

( نامنظم کردن ile درجواب عاجز کردن ile اشتباهي گرفتن ile گيج کردن ile مختل کردن ile باهم اشتباه کردن ile مغشوش کردن ile آسيمه کردن ile سردرگم ile خر تو خر ile حيران و سرگردان ile گيج ile متشنج ile مچل ile نابسامان ile بيکله ile مشتبه ile پراکنده حال ile مغشوش ile ملتبس ile تبلبل ile سرآسيمگي ile اختلال ile آشفته بودن ile شلوق پلوق ile گيجي ile هرج )

( NAMANZAM KARDAN ile DARJAVAB AJZ KARDAN ile ESHTABAHY GARAFTAN ile GYJ KARDAN ile MOKHTEL KARDAN ile BANPAM ESHTABAH KARDAN ile MOGHESHOSH KARDAN ile ASYMAH KARDAN ile SARDARGOM ile KHAR TO KHAR ile HEYRAN VE SARGARDAN ile GYJ ile MOTESHENJ ile مچل ile NABSAMAN ile BEYKALEH ile MOSHTABEH ile PARAKANDEH HAL ile MOGHESHOSH ile ملتبس ile تبلبل ile SARASYMAGY ile AKHTELAL ile ASHOFTEH BODAN ile شلوق پلوق ile GYJY ile NPARJ )


- KAFASINI KESMEK ile KAFASI KESİLMİŞ ile KAFA KESMEK

( BEHEAD vs. BEHEADED vs. BEHEADING )

( گردن زدن ile سربريده ile سربريدن )

( GARDAN ZADAN ile سربريده ile SARBARYDAN )


- KAFATASI/OMURGA YARALANMALARINDA:
SAÇLI DERİDE ile/ve/||/<> KAFATASI/BEYİN ile/ve/||/<> YÜZ ile/ve/||/<> OMURGA

( Saç derisi kafatası yüzeyi üzerinde kolaylıkla yer değiştirebilir ve herhangi bir darbe sonucu kolayca ayrılabilir. Bu durumda çok fazla miktarda kanama olur, bu nedenle öncelikle kanamanın durdurulması gereklidir. İLE/VE/||/<> Kafatası kırıklarında beyin zedelenmesi, kemiğin kırılmasından daha önemlidir. Bu nedenle, beyin hasarı bulguları değerlendirilmelidir. İLE/VE/||/<> Ağız ve burun yaralanmalarında solunum ciddi biçimde etkilenebilir ve duyu organları zarar görebilir. Bir yüz yaralanması sonucunda burun, çene kemiği kemiklerinde yaralanma görülebilir. İLE/VE/||/<> En çok zarar gören bölge bel ve boyun bölgesidir ve çok ağrılıdır. Kazalarda en çok boyun etkilenir. )

( [Kafatası ve omurga yaralanmalarının nedenlerinde]
- Yüksek bir yerden düşmek.
- Baş ve gövde yaralanması.
- Otomobil ya da motosiklet kazaları.
- Spor ve iş kazaları.
- Yıkıntı altında kalmak. )

( [Kafatası ve omurga yaralanmalarında belirtiler]
- Bilinç düzeyinde değişmeler, bellek değişiklikleri ya da bellek kaybı.
- Başta, boyunda ve sırtta ağrı.
- Elde ve parmaklarda karıncalanma ya da duyu kaybı.
- Gövdenin herhangi bir yerinde, tam ya da kısmî hareket kaybı.
- Baş ya da bel kemiğinde biçim bozukluğu.
- Burun ve kulaktan, beyin omurilik sıvısı ve kan gelmesi.
- Baş, boyun ve sırtta dış kanama.
- Sarsıntı.
- Denge kaybı.
- Kulak ve göz çevresinde morluk. )

( [Kafatası ve omurga yaralanmalarında ilkyardım]
- Bilinç kontrolü yapılır,yaşam bulguları değerlendirilir.
- Hemen tıbbî yardım istenir[112].
- Bilinci açıksa hareket etmemesi sağlanır.
- Tehlike söz konusu ise düz pozisyonda sürüklenir.
- Baş-boyun-gövde ekseni bozulmamalıdır.
- Sarsıntıya maruz kalmaması gerekir.
- Bilgiler kaydedilmeli ve gelen ekibe bildirilmelidir.
- Asla yalnız bırakılmamalıdır. )


- KAFATASI ile/ve/||/<>/> FRENOLOJİ

( ... İLE/VE/||/<>/> Kafatası bilimi. )


- KAFATASI ile KAFATASÇI/LIK


- KAFATASI = SCULL, CRANIUM[İng.] = LE CRÂNE[Fr.] = SCHÄDEL[Alm.] = TESCHIO[İt.] = CRANEO[İsp.] = CALVA[Lat.] = TO KRANION[Yun.] = CUMCUME(T)[Ar.] = KÂSEH-İ SER[Fars.] = SCHEDEL[Felm.]


- KAFATASI ile SÜTÜR/SUTURE[İng.]

( Kafatası kemiklerinin dikişe benzer ek yerleri. )


- KAFATASININ DIŞ ZARI ile KALP DIŞ ZARI

( PERICRANIUM vs. PERICARDIUM )


- KAFATASININ DIŞ ZARI ile KEMİK DIŞ ZARI

( PERICRANIUM vs. PERIOSTEUM )


- KAFAYI ÇALIŞTIRMAK ve MESAFEYİ KORUMAK


- KAFAYI YEMİŞ ile BALATAYI SIYIRMIŞ


- KAFAYI:
SAĞA SOLA SALLAMAK ile AŞAĞI YUKARI SALLAMAK


- KAFAYLA İLGİLİ ile KAFADANBACAKLI ile SEFALOTORAKS

( CEPHALIC vs. CEPHALOPOD vs. CEPHALOTHORAX )

( راسي ile پابرسر ile سر سينه )

( راسي ile PABARSAR ile SAR SYNAH )


- KAFEİN ile/||/<> KAFEİN[Fr. < CAFÉINE]

( kimya Kahve taneleri ve çay yapraklarında bulunan merkezî sinir sistemi üzerinde uyarıcı etkisi olan cAMP yi 5AMP hâline dönüştüren fosfodiesteraz aktivitesini engelleyen bir purin alkaloit 1 3 7 trimetilksantin Kahve taneleri ve çay yapraklarında bulunan merkezî sinir sistemi üzerinde uyarıcı etkisi olan fosfodiesteraz aktivitesini engelleyen bir pürin alkaloit Coffea arabica C liberica c canephora bitkilerinin kavrulmuş ve öğütülmüş tohumlarından elde edilen metilksantin türevi merkezî sinir sistemi uyarıcısı olan bir ilaç )

( CAFFEINE | CAFEINE )

( CAFÉINE )

( KOFFEIN )


- KAFEİN ile KAFEİNLİ ile KAFEİNSİZ


- KAFES | LATTİS, ŞEBEKE | TORON | ÖRGÜ ile/||/<> ÖRGÜ

( 1 Oyun dokusu işlenişi çatısı 2 Konunun ana çizgisi 3 Tulûata dayanan tiyatroda senaryo Dilemsel iki öğesinin en küçük üst sınırı ve en büyük alt sınırı var olan tikel sıralı küme Bir örütü oluşturan atom yükün ya da moleküllerin üç boyutlu ve dönemli olarak dizilişi örme 1 Öğecik ya da özdeciklerin düzenli dizilişinden oluşan iki ya da üç boyutlu geometrik yapı örme III 1 Bir buzsul içinde özdeciklerin öğeciklerin üşerlerin titreşime başladıkları ortalama yerlemlerinin oluşturduğu düzenli ağ 2 Çoktürel tepkileşmlikte bölünebilir ve bölünemez özdeklerin düzenli dizilmesiyle oluşan örnekçe sinirağı Oyun yapısını ortaya çıkaran doku )

( STRUCTURE | LATTICE | STRAND )

( CANNEVAS | TREILLIS | RÉSEAU | RETICULE | TORON )

( KANNEVAS | GITTER, VERBAND | GITTER | KRISTALLNETZ | LITZE )


- KAFES | STENT ile/||/<> STENT[İng. < STENT]

( Tükürük kanallarının kontrast madde verildikten sonra görüntüsünün alınması )

( SIALOGRAPHY | STENT )


- KAFES değil/yerine/= KISLAK


- KAFESİN İÇİNDEN ÇIKMAK değil KAFESİ, İÇİNDEN ÇIKARMAK


- KAFESLEMEK ile KAFE ile KAFES ile KAFESLİ ile KAFESÇİ/LİK ile KAFES TELİ


- KAFESLİ ile/||/<> ...

( Bir yazma oyası Uluğbey Senirkent Isparta )


- KAFESLİ ile KAFES İŞİ

( LATTICED vs. LATTICEWORK )

( مشبک ile شبکه سازي )

( MOSHBAK ile SHABKEH SAZY )


- KÂFFE/Sİ[Ar.] değil/yerine/= TÜMÜ, HEPSİ, TAMAMI


- KAFFIR[İng.] / CAFRE[Fr.] ile/değil/yerine/= KAFFİR


- KÂFİ ile/||/<> SUFFISANT[Fr.] ile/||/<> YETER

( matematik )

( SUFFISANT )


- KÂFİ değil/yerine/= YETERLİ


- KÂFİ değil/yerine/= YETERLİ


- KÂFİL[Ar. < KEFÂLET] ile KÂFİR[Ar. < KÜFR, KÜFRÂN(:
örten, setr eden) | çoğ. KÂFİRÛN, KEFERE, KÜFFÂR] ile KAFR[Ar. çoğ. KUFÂR]

( Üstüne alan, kefâlet eden. | Ödeyen, kefil olan. İLE Hakk'ı tanımayan/bilmeyen. | Allah'ın varlığına ve birliğine inanmayan. | Küfreden/küfredici. | İyilik bilmeyen, nankör. | [mecaz] Zeki, becerikli, kurnaz, yaman, cana yakın, sevimli. İLE Susuz, otsuz, ıssız çöl. )


- KÂFİLE[Ar.] değil/yerine/= TOPLULUK


- KAFİLE değil/yerine/= YOLCUBİRLİK


- KÂFİR ile FÂSIK

( Farzlara inanmayan. İLE Farzları tembellikle yerine getirmeyen. | Allah'ın emirlerini tanımayan, sapkın, günah işleyen, fesatçı, kötülük eden. )


- KÂFİR ile GAFİL


- KÂFİR ile HERETİK


- KÂFİR ile KÂFİR

( GURBETTE OLDUĞUNU BİLMEYEN | KARA )


- KÂFİR ile MÜLHİD[< LÂHD]

( ... İLE Allah'ı inkâr eden, tanrısız, dinsiz. )


- KAFIRIN[İng.] ile/değil/yerine/= KAFİRİN


- KAFİRLEŞMEK ile KAFİ ile KAFİR/LİK


- KAFİRLİK -ile

( Simgeleri, put edinmek. )


- KAFİYE | YARIM KAFİYE | YARIM UYAK ile/||/<> YARIM UYAK ile/||/<> UYAK

( uyak Tam uyak meydana getirmeğe yetmiyen tek bir sese veya onun benzerine dayanan eksik uyak Dize sonlarının sesçe benzerliği Uyak hecelerinin sesçe benzeşmelerine karşılık anlamca ayrı olmaları gereklidir Türleri 1 Yalın uyak es t basit kafiye tam kafiye Biri ünlü olmak üzere ikişer harfin benzeşmesi yoluyla yapılan uyak Ör gülbülbül an nesene gibi 2 zengin uyak es t kafiyei mukayyede kayıtlı kafiye zengin kafiye Yalın uyaktan önceki harf ya da hecenin de benzeşmesi yoluyla yapılan uyak Ör sıcakocak sarıdağları ifadeistifade 3 yarım uyak assonance es t yarım kafiye Yalın uyaktan daha az harf kullanılması yoluyla yapılan uyak Ör baskes A ündeşli uyak es t cinaslı kafiye Sesteş sözcüklerle yapılan uyak Ör Güle naz Bülbül eder güle naz Öyle bir yere düştüm Ağlayan çok gülen az 5 iç uyak es t musammat Dizelerin ortalarında bulunan uyak Birinci dizenin son sözcüğüyle uyaklanmış olur Ör Güli ruhsarına karşu gözümde kanlı akar su Habibim fası güldür bu akar sular bulunmaz mı Fuzuli 6 açık uyak rime féminine es t açık kafiye Sonu açık hece ile biten uyak 7 kapalı uyak rime masculine es t kapalı kafiye Ünsüzle biten uyak 8 sarma uyak rimes embrassées Her bağlamın birinci ile dördüncü ve ikinci ile üçüncü dizelerinde yapılan uyak 9 başuyak1 es t mahcup kafiye Dizelerin başlarında bulunan uyak 10 çift uyak es t zukafiyeteyn zül kafiyeteyn Koşanın bir dizesindeki iki sözcükle öteki dizesindeki iki sözcük arasında yapılan uyak çift uyaklı 11 çok uyak es t zülkavafi Dizelerde ikiden çok sözcük arasında yapılan uyak 12 çapraz uyak rime croisé Her bağlamın birinci ile üçüncü ikinci ile dördüncü dizelerinde yapılan uyak İki veya ikiden fazla dizenin sonunda bulunan ündeş kelimelerdeki aynı ses öbeği UYAK MERAKLISI Rimeur ALMAŞIK U R Alternées BAŞTA U Rime initiale DÜZ U R couronnée EKLEME U R annexée İKİRCİL U R équivoquée ORTADA U R intérieure ou médiane ÖRÜŞÜK U R enlacées SONDA U R terminale ÜÇ KEZLİ UYAK R emperière ZİNCİRLİ U R enchaînée uyak uyak uyak uyak uyak )

( HALF RHYME )

( ASSONANCE | RIME RICHE )

( UNREINER REIM )

( RIMA IMPERFETTA )

( ΑΤΕΛΉΣ ΟΜΟΙΟΚΑΤΑΛΗΞΊΑ / ατελής ομοιοκαταληξία )


- KAFİYE | YARIM KAFİYE | YARIM UYAK ile/||/<> ZENGİN UYAK | UYAK

( bk. uyak. @@ Tam uyak meydana getirmeğe yetmiyen tek bir sese veya onun benzerine dayanan eksik uyak.@@Dize sonlarının sesçe benzerliği. (Uyak hecelerinin sesçe benzeşmelerine karşılık, anlamca ayrı olmaları gereklidir.) Türleri:. 1. Yalın uyak: [es. t. basit kafiye, tam kafiye]: Biri ünlü olmak üzere ikişer harfin benzeşmesi yoluyla yapılan uyak. Ör.: gül-bülbül, an- ne-sene gibi. 2. zengin uyak: [es. t. kafiye-i mukayyede, kayıtlı kafiye, zengin kafiye]: Yalın uyaktan önceki harf ya da hecenin de benzeşmesi yoluyla yapılan uyak. Ör.: sıcak-ocak, sarı-dağları ifade-istifade. 3. yarım uyak: [Fr. assonance] [es. t. yarım kafiye]: Yalın uyaktan daha az harf kullanılması yoluyla yapılan uyak. Ör.: bas-kes. A- ündeşli uyak: [es. t. cinaslı kafiye] Sesteş sözcüklerle yapılan uyak. Ör. / Güle naz / Bülbül eder güle naz / Öyle bir yere düştüm / Ağlayan çok gülen az. 5. iç uyak: [es. t. musammat] Dizelerin ortalarında bulunan uyak. (Birinci dizenin son sözcüğüyle uyaklanmış olur.) Ör. / Gül-i ruhsarına karşu gözümde kanlı akar su / Habibim fas-ı güldür bu akar sular bulunmaz mı? (Fuzuli) 6. açık uyak: [Fr. rime féminine] [es. t. açık kafiye]: Sonu açık hece ile biten uyak. 7. kapalı uyak: [Fr. rime masculine] [es. t. kapalı kafiye]: Ünsüzle biten uyak. 8. sarma uyak: [Fr. rimes embrassées]: Her bağlamın birinci ile dördüncü ve ikinci ile üçüncü dizelerinde yapılan uyak. 9. başuyak1: [es. t. mahcup kafiye] Dizelerin başlarında bulunan uyak. 10. çift uyak: [es. t. zu-kafiyeteyn, zü-l- kafiyeteyn]: Koşanın bir dizesindeki iki sözcükle, öteki dizesindeki iki sözcük arasında yapılan uyak. bk. çift uyaklı. 11. çok uyak: [es. t. zü-l-kavafi] Dizelerde ikiden çok sözcük arasında yapılan uyak. 12. çapraz uyak: [Fr. rime croisé]: Her bağlamın birinci ile üçüncü, ikinci ile dördüncü dizelerinde yapılan uyak. @@ İki veya ikiden fazla dizenin sonunda bulunan ündeş kelimelerdeki aynı ses öbeği (UYAK MERAKLISI, Rimeur; ALMAŞIK U., R. Alternées; BAŞTA U., Rime initiale; DÜZ U., R. couronnée; EKLEME U., R. annexée; İKİRCİL U., R. équivoquée; ORTADA U., R. intérieure ou médiane; ÖRÜŞÜK U., R. enlacées; SONDA U., R. terminale; ÜÇ KEZLİ UYAK, R. emperière; ZİNCİRLİ U., R. enchaînée).@@bk. uyak.@@bk. uyak.@@bk. uyak@@bk. uyak.@@bk. uyak. )

( HALF RHYME~RICH RHYME )

( ASSONANCE | RIME RICHE~RIME RICHE )

( UNREINER REIM~REICHER REIM )

( RIMA IMPERFETTA~RIMA RICCA )

( ΑΤΕΛΉΣ ΟΜΟΙΟΚΑΤΑΛΗΞΊΑ / ατελής ομοιοκαταληξία~ΠΛΟΎΣΙΑ ΟΜΟΙΟΚΑΤΑΛΗΞΊΑ / πλούσια ομοιοκαταληξία )


- KAFİYE | ZENGİN UYAK ile/||/<> ZENGİN UYAK ile/||/<> UYAK

( uyak Bir sesliden başka onun başında veya sonunda bir sessiz bulunan uyak Dize sonlarının sesçe benzerliği Uyak hecelerinin sesçe benzeşmelerine karşılık anlamca ayrı olmaları gereklidir Türleri 1 Yalın uyak es t basit kafiye tam kafiye Biri ünlü olmak üzere ikişer harfin benzeşmesi yoluyla yapılan uyak Ör gülbülbül an nesene gibi 2 zengin uyak es t kafiyei mukayyede kayıtlı kafiye zengin kafiye Yalın uyaktan önceki harf ya da hecenin de benzeşmesi yoluyla yapılan uyak Ör sıcakocak sarıdağları ifadeistifade 3 yarım uyak assonance es t yarım kafiye Yalın uyaktan daha az harf kullanılması yoluyla yapılan uyak Ör baskes A ündeşli uyak es t cinaslı kafiye Sesteş sözcüklerle yapılan uyak Ör Güle naz Bülbül eder güle naz Öyle bir yere düştüm Ağlayan çok gülen az 5 iç uyak es t musammat Dizelerin ortalarında bulunan uyak Birinci dizenin son sözcüğüyle uyaklanmış olur Ör Güli ruhsarına karşu gözümde kanlı akar su Habibim fası güldür bu akar sular bulunmaz mı Fuzuli 6 açık uyak rime féminine es t açık kafiye Sonu açık hece ile biten uyak 7 kapalı uyak rime masculine es t kapalı kafiye Ünsüzle biten uyak 8 sarma uyak rimes embrassées Her bağlamın birinci ile dördüncü ve ikinci ile üçüncü dizelerinde yapılan uyak 9 başuyak1 es t mahcup kafiye Dizelerin başlarında bulunan uyak 10 çift uyak es t zukafiyeteyn zül kafiyeteyn Koşanın bir dizesindeki iki sözcükle öteki dizesindeki iki sözcük arasında yapılan uyak çift uyaklı 11 çok uyak es t zülkavafi Dizelerde ikiden çok sözcük arasında yapılan uyak 12 çapraz uyak rime croisé Her bağlamın birinci ile üçüncü ikinci ile dördüncü dizelerinde yapılan uyak İki veya ikiden fazla dizenin sonunda bulunan ündeş kelimelerdeki aynı ses öbeği UYAK MERAKLISI Rimeur ALMAŞIK U R Alternées BAŞTA U Rime initiale DÜZ U R couronnée EKLEME U R annexée İKİRCİL U R équivoquée ORTADA U R intérieure ou médiane ÖRÜŞÜK U R enlacées SONDA U R terminale ÜÇ KEZLİ UYAK R emperière ZİNCİRLİ U R enchaînée uyak uyak uyak uyak uyak )

( RIME RICHE )


- KAFİYE ile KAFİYELİ ile KAFİYESİZ/LİK


- KÂFİYE değil/yerine/= UYAK


- KAFKASLAR'DA YAŞLAR:
0-40 ile/ve 40-70 ile/ve 70-110 ile/ve 110 - >

( Çocuk. İLE/VE Delikanlı. İLE/VE Olgun. İLE/VE Yaşlı/ihtiyar. )

( Özellikle cirit oyunlarında uygulanır. )


- KAFKASYA'DA:
KISLOVODSK ile/ve MINERALNIY VODO

( Sıcak su. İLE/VE Mineral su. )


- KAFKASYA ile KAFKASYA ile KAFKAS

( CAUCASIA vs. CAUCASUS vs. CAUCASIAN )

( قفقاز ile سفيد پوست ile قزاقي )

( GHAFGHAZ ile SEFYD POOST ile قزاقي )


- KAFTAN ile HİL'AT[çoğ. HİLA']


- KAFTAN ile/ve/değil/||/<> HİLAT

( ... İLE/VE/DEĞİL/||/<> Sultanların, gönül almak, ödüllendirmek için birine giydirdikleri değerli kumaştan yapılmış kaftan. )


- KAFTAN ile KAFTANCI/LIK


- KAFTANCI ile/||/<> İLERİ GELENLERİN KONAKLARINDAKİ İÇAĞALARIN BAŞI

( İleri gelenlerin konaklarındaki içağaların başı )


- KÂFÛR -ile

( Uzakdoğu'da yetişen, bir çeşit taflandan elde edilen ve hekimlikte kullanılan, beyaz ve yarı saydam, kolaylıkla parçalanan, ıtırı güçlü bir nesne. )


- KÂFUR ile/||/<> CAMPHRE[Fr.] ile/||/<> KÂFURU

( kimya )

( CAMPHRE )


- KAFUR ile KAFUR AĞACI


- KAFUR ile KAFURAT ile KÂFUR

( CAMPHOR vs. CAMPHORATE vs. CAMPHORATED )

( کافور ile عرق کافور زدن ile کافوري )

( KAFOR ile ARAGH KAFOR ZADAN ile کافوري )


- KÂĞIDIMIZ KIRIK, KALEMİMİZ ..." değil KÂĞIDIMIZ, KIRIK KALEMİMİZ ...


- KÂGİR/KÂRGİR[Fars.] değil/yerine/= TAŞ YA DA TUĞLADAN YAPILAN YAPI


- KÂĞIT BALIĞI ile/||/<> KÂĞIT BALIĞI

( Trachypterus trachypterus Kemiklibalıklar Teleostei takımının kâğıtbalığıgiller Trachypteridae familyasından bir balık türü Uzunluğu 6090 cm Kâğıt gibi ince ve saydamdır Marmara ve Akdenizde yaşar Kemikli balıklar Teleostei takımının kâğıt balıgıgiller Trachypteridae familyasından 6090 cm kadar uzunlukta kağıt gibi ince ve saydam Marmara ve Akdenizde yaşayan bir tür Kemikli balıklardan kâğıt balığıgiller Trachipteridae familyasından 90 cm kadar uzunlukta olabilen kâğıt gibi ince ve saydam Marmara ve Akdeniz de yaşayan bir tür )

( RIBBONFISH )

( TRACHYPTÈRE COMMUN | TRACHYPTÈRE COMUN )

( BANDFISCH )

( TRACHYPTERUS TRACHYPTERUS | TRACHIPTERUS TRACHYPTERUS )


- KÂĞIT BALIĞI ile/||/<> KAYIŞ BALIĞI

( ... İLE/||/<> Kâğıt balığıgillerden, Kuzey Avrupa denizleriyle Akdeniz'in derinliklerinde yaşayan kemikli bir balık. )

( ... cum/||/<> REGALECUS GLESNE )


- KÂĞIT BALIĞIGİLLER ile/||/<> KÂĞIT BALIĞIGİLLER

( trahys kaba pteryx kanat Balıklar Pisces sınıfının kemikli balıklar Teleostei takımının dikenli yüzgeçliler Acanthopterygii alt takımından şerit biçiminde uzun ve ince vücutları olan Kuzey Avrupa denizlerinde yaşayan türleri olan bir familya Kemikli balıklardan şerit biçiminde uzun ve ince vücutları olan Kuzey Avrupa Denizleri nde ve ülkemizde yaşayan türleri olan bir familya )

( DEALFISHES )

( TRACHYPTÈRES )

( BANDFISCHE )

( TRACHYPTERIDAE | TRACHIPTERIDAE )


- KÂĞIT BOYAMADA:
KINA ile/ve/||/<> CEVİZ KABUĞU ile/ve/||/<> SOĞAN KABUĞU

( XV. yy.'da uygulanan boyama teknikleri ve araçları. )


- KÂĞIT EV ile/<> KUMDAN KALE


- KÂĞIT ÖLÇÜLERİ


- KÂĞIT PARA:
HÜKÜMDARIN BORCU ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< HALKIN BORCU


- KÂĞIT PARA:
KÂĞITTAN değil PAMUKTAN

( 1950'den önce, kenevir ve ağaç kabuğu kullanılarak yapılırdı. )


- KÂĞIT PARANIN BASIMI ile/ve MADENÎ PARANIN BASIMI

( Merkez Bankası tarafından. İLE/VE Maliye Bakanlığı tarafından. )


- KÂĞIT PARAYLA ÖDEME ile/ve MADENÎ PARAYLA ÖDEME


- KÂĞIT ve/> KARTON
ile/ve/||/<>
ET ve/> TIRNAK


- KÂĞIT YAPIMI ile/||/<> PAPİRÜS

( Çinliler kağıdı MS 105te icat etti İLE Mısırlılar papirüs kullanıyordu. )

( Cai Lun tarafından 105 yılında keşfedildi/formüle edildi. (50-121) (Ülke: Çin) (Alan: Mühendislik) (Önemli katkıları: Kağıt yapımı prosesi) )


- KÂĞIT-KÜREK KAYIT-KÜREK


- KÂĞIT:
DOĞU'DA ile/ve/||/<>/> BATI'DA

( M.Ö. 100 - M.S. 650 arasında Semerkand'da. İLE/VE/||/<>/> XIII. yy.'dan sonra Avrupa'da. )


- KÂĞIT:
PAPİRÜS ile/ve/||/<> BAĞDÂDÎ ile/ve/||/<> SEMERKANDÎ ile/ve/||/<> HİNDÎ


- KAĞIT" değil KÂĞIT


- KÂĞIT ile ABADİ[Fars.]

( ... İLE Kalınca ve açık saman renginde, yarı mat bir kâğıt türü. )


- KÂĞIT ile AYDINGER[< EIDINGER özel adından]

( ... İLE Parlak yüzeyli, saydam, mimarlıkta çizim için kullanılan özel bir kâğıt. )


- KÂĞIT ile/>< ÇELİK YÜNÜ

(

Özellik Kâğıdın Yanması Çelik Yününün Yanması
Kimyasal Süreç
  • Kâğıt, çoğunlukla selülozdan [C6H10O5]n oluşur.
  • Selüloz, oksijenle [O2] tepkimeye girerek karbondioksit [CO2] ve su [H2O] oluşturur.
  • Temel yanma tepkimesi: C6H10O5 + 6 O2 → 6 CO2 + 5 H2O + enerji
  • Çelik yünü esas olarak demirden [Fe] oluşur.
  • Demir, oksijenle [O2] tepkimeye girerek demir(III) oksit [Fe2O3] oluşturur.
  • Temel yanma tepkimesi: 4 Fe + 3 O2 → 2 Fe2O3 + enerji
Yanma Ürünleri Karbondioksit [CO2] ve su [H2O] Demir[III] oksit [Fe2O3]
Kütle Değişimi
  • Kâğıdın kütlesi azalır çünkü karbon ve hidrojen gaz biçiminde atmosfere salınır.
  • Az oranda kül kalır, bu da yanmamış mineral nesnelerden oluşur.
  • Çelik yününün kütlesi artar çünkü demir, havadaki oksijenle birleşerek daha ağır bir bileşik [demir oksit] oluşturur.
Karşılaştırma
  • Reaksiyon: Selüloz [organik nesne] yanar.
  • Ürünler: CO2 ve H2O.
  • Kütle Değişimi: Kütle azalır, çünkü karbon ve hidrojen, gaz biçiminde atmosfere salınır. Küçük oranda kül kalır.
  • Reaksiyon: Demir [metal] oksitlenir.
  • Ürünler: Fe2O3 [demir(III) oksit].
  • Kütle Değişimi: Kütle artar, çünkü demir, oksijenle birleşerek daha ağır bir bileşik oluşturur.
)


- KÂĞIT ve/||/<>/> GAZETE ve/||/<>/> ROMAN

( [olmasaydı, ...] Kapitalizm olmazdı. VE/||/<>/> Ulus olmazdı. VE/||/<>/> Birey olmazdı. )

( "Kitap, Kütüphane, Yazı, Okuma Kültürü, Yayıncılık" Konulu Kitaplar )


- KÂĞIT ve/||/<>/> KİTAP

( Gibi sessiz. VE/||/<>/> Gibi dolu. [olmayı yeğle(yebil)menin önemi/önceliği] )


- KÂĞIT ile KONÇİNA[Yun.]

( ... İLE İkiliden altılıya kadar olan oyun kâğıtları. )


- KÂĞIT ile KUŞEKÂĞIDI/PAPYEKUŞE[Fr. < COUCHE]

( ... İLE Kalın, ağır gramajlı parlak, düzgün, pürüzsüz, kaygan bir tür kâğıt. )


- KÂĞIT ile PAPİRÜS[Yun. < Lat.]

( Hiçbir kağıt parçası, 7 kezden fazla ikiye katlanamaz. )

( ... İLE Papirüsgillerden, Nil kıyılarında yetişen bir bitki. | Eski Mısır'lıların, papirüs saplarından yaptığı kâğıt. | Bu kâğıda yazılmış el yazması. )

( PAPER vs. PAPYRUS )

( ... cum CYPERUS PAPIRUS )


- KÂĞIT ile PELÜR[Fr.]

( ... İLE Daktiloda, yazıyı çoğaltmak için kullanılan için kâğıt. )


- KAĞITLAMAK ile KAĞITLANMAK ile KAĞIT/LIK ile KAĞITLI ile KAĞITÇI/LIK ile KAĞIT DUTU ile KAĞIT PARA ile KAĞIT AĞACI ile KAĞIT OYUNU ile KAĞIT TORBA ile KAĞIT BALIĞI ile KAĞIT KEBABI ile KAĞIT HELVACI ile KAĞIT HELVASI ile KAĞIT BALIĞIGİLLER


- KAĞITTA:
A0 ile/ve/<>/>/< A1 ile/ve/<>/>/< A2 ile/ve/<>/>/< A3 ile/ve/<>/>/< A4 ile/ve/<>/>/< A5

( Ayrıntılarını izlemek için burayı tıklayınız... )

( [kapladığı alan] 1 m² İLE/VE/<>/>/< 1 m²'nin yarısı. [1/2] İLE/VE/<>/>/< 1 m²'nin dörtte biri [1/4] ]İLE/VE/<>/>/< 1 m²'nin sekizde biri. [1/8] İLE/VE/<>/>/< 1 m²'nin onaltıda biri. [1/16] İLE/VE/<>/>/< 1 m²'nin otuzikide biri. [1/32] )


- KÂĞITTA:
TERBİYECİ ile/ve/||/<>/> AHERCİ ile/ve/||/<>/> BOYAYICI ile/ve/||/<>/> TAMİRCİ

( [bkz.]
Kâğıtlar ve Su Damgaları - Süheyl Ünver - Türk Tarih Kurumu, Belleten
XVIII. ve XIX. yy.'da, Türkiye'de Kâğıt - Osman Ersoy (Prof.) - Ankara, 1963 )


- KAĞIZ[Azr.] = KÂĞIT[Tr.]


- KAĞNI MESCİDİ -ile

( Sultanahmet'tedir. )


- KAĞNI ile/||/<> ...

( Her nesnesi tahtadan yapılmış iki öküz ya da inek tarafından çekilen çift tekerlekli araç Kemalpaşa İzmir Yenikent Aksaray Niğde Kaça Koy kaŋā araba xaŋā Leksika 533 Eski Türkçeden başlayarak kullanılır Orta Türkçede kaŋlī ve kanlī biçimi göze çarpar Ligeti AOH 19 161 Ramstedt NyK 42 230 İnan HBH 1931 sayı 18 Clauson JRAS 1963 147 CAJ 10 164165 ED 638 Kaŋlı boyunun adıyla birleştirmiştir Joki LwSS 159160 Çinceden geldiğini çekinceli olarak öne sürmüştür Deny Principes 81 Eski Türkçede tekerlek olarak kullanılan kaŋdan geldiğini dile getirmiştir kaŋlı kağnı Joki kanlı biçiminin Eski Çince xiɒn ekip ka biçiminden geldiğini öne sürmüştür Doerfer Jokinin LwSS 159160 tahminini eleştirel bir biçimde gözden geçirir Şçerbak Oğuz Kağan destanında 85 Altay dillerinde kana biçiminin Moğol dilinden geldiği yolunda bir öngörü dile getirmiştir Ancak Moğol dili bu biçimi saklamamıştır Räsänen V 232a Brockelmann OGM 79 not Ligeti Lalou Arm 184 s 62 not Doerfer TMEN 1541 köken açısından Türkçe olmadığını dile getirmiş eski bir kültür dilinden alındığını ortaya atmıştır Türkçeden komşu dillere de geçmiştir Joki LwSS 159160 )

( XAŊĀ[Hak.] )


- KAĞNI ile KAĞNI MAZISI ile KAĞNI ARABASI


- KAĞŞAK = ESKİMİŞ, GEVŞEMİŞ, DAĞILMAYA YÜZ TUTMUŞ (EŞYA, YAPI)


- KAĞŞAMAK ile KAĞŞAK


- KAGU ile/ve/<> BENZERİ

( Yeni Kaledonya'da. İLE/VE/<> Yeni Zelanda'da. )

( Uçamayan, kocaman bir kuş. Kanatlarını kullanarak ağaçlara tırmanabiliyor. )


- KÂH[Fars.] ile KÂH[Fars.]

( Saman, saman çöpü. İLE Köşk, kasr | Yüksek bina. | Bir göz/tek oda. )


- KAH ile/||/<> ...

( Keçeci tokmağının uç kısmındaki demir bilezik Yalvaç Isparta )


- KÂHİI | ERİŞKİN ile/||/<> ERİŞKİN

( zooloji 1 Oluşmuş gelişimini tamamlamış 2 Bir böceğin olgun seksüel olarak etkin genellikle kanatlı son gelişim evresi )

( IMAGO, ADULT )

( ADULTE )


- KÂHİL | ERGİN ile/||/<> ERGİN

( Organizmaların eşeysel olgunluğa erişmesi yani eşeylik organlarında eşeylik gözelerinin olgunlaşarak çalışmaya başlaması zooloji Organizmaların eşeysel olgunluğa erişmiş olması eşey organlarında eşey hücrelerinin olgunlaşarak çalışmaya başlaması Eşeysel olgunluğa erişmiş canlı )

( ADULT | MATURE )

( ADULTE | ADOLESCENT )

( ERWACKSENE )


- KÂHİL | YETİŞKİN ile/||/<> YETİŞKİN

( Gelişimin herhangi bir yönü ya da tümünde duraklama düzeyine erişmiş olan 1 Bedensel ruhsal ve duygusal bakımdan olgunluğa erişmiş olan kimse 2 Yasaların belirttiği belli bir yaşı aşmış olup toplumsal sorumluluklarını bilme durumunda olan genç insan )

( ADULT )

( ADULT )


- KÂHİL[Ar. < KÜHÛLET | çoğ. KEVÂHİL] ile KAHİR[Ar. < KAHR]["ka" uzun okunur] ile KAHR[Ar.]

( Olgun, orta yaşlı, erişkin, kühûlet sahibi, 30 - 50 yaş arasında bulunan. | Hareketi ağır, çabasız, tembel, durgun, râkid. İLE Zorlayan, kahreden. | Üstün gelen, ezen/ezici. | Yok eden, ortadan kaldıran. İLE Zorlama, zorla bir iş gördürme. | Batırma, ezme, üstün gelerek mahvetme. | Çok üzüntü duyma, çok kederlenme. )


- KÂHİN/LİK ile/ve/||/<>/< CÂHİL/LİK


- KÂHİN ile AĞUSTOS

( AUGUR vs. AUGURAL )

( فال بين ile استخاره کردن ile استخاره )

( فال بين ile ESTEKHAREH KARDAN ile ESTEKHAREH )


- KÂHİN ile REMMAL

( ... İLE Çakıl taşları atarak geleceğe ait olaylardan bahseden. )


- KAHİN ile TANRISALLIK

( DIVINER vs. DIVINITY )

( غيبگو ile وحدانيت ile الوهيت ile خدايي ile کبريائي )

( GHYBEGO ile VAHDANYT ile ALVEHYT ile KHODAYY ile کبريائي )


- KAHİR EKSERİYET[Ar.] değil/yerine/= EZİCİ ÇOĞUNLUK


- KÂHİR[Ar.] ile 'AZÎZ[Ar.]


- KAHIR değil/yerine/= EZER


- KAHIR ile HELÂK

( Kalıcı/bâki kılmak için fâni kıl(ın)mak. | Yıkıp da yapmak. İLE Yokluğa/fâniliğe mahkum etmek/olmak. )


- KAHİR ile KAHİR EKSERİYET


- KAHIR ile/ve LÜTÛF


- KAHİRE ile KAHİRE

( Mars gezegeninin Arapça'sı. İLE Mısır'ın başkenti. )


- KAHIRLANMAK ile KAHIR ile KAHIRLI


- KAHKAHA ile KAHKAHA TUFANI ile KAHKAHA ÇİÇEĞİ ile KAHKAHA FIRTINASI


- KÄHLER İLE CALABİ-YAU İLE HYPERKÄHLER ile/||/<> KOMPLEKS GEOMETRİ

( Kompleks manifold türleri. )

( Formül: Ric = 0 (Calabi-Yau) )


- KAHPE[Ar. < KAHBE] ile DÖNEK/CAYGIN/KAYPAK

( Fahişe/orospu. İLE İnanç ve düşüncesini değiştiren, sözüne güvenilmeyen kişi. )


- KAHPELENMEK ile KAHPELEŞMEK ile KAHPE/LİK ile KAHPECE ile KAHPE FELEK


- KAHR (OLMAK) ile/ve/||/<>/> MAHV (OLMAK)


- KAHR[Ar.] ile KUDRET[Ar.]


- KAHR ile GADAP


- KAHRAMAN, BERKANT (BULGARİSTAN, 1976) :

( Çorluspor'dan transfer edildi (1998). Sarıyer forması altında 90, lig, 6 kupa maçı olmak üzere 96 resmi ve ayrıca 34 özel maçla birlikte toplam olarak 130 maçta forma giydi. Lig maçlarında 9, özel maçlarda 2 gol kaydetti. Sarıyer'de oynarken 1 kez Ordu Milli takım forması giydi. )


- KAHRAMAN/ALP ile ERMİŞ

( Halkı için öleni, halkı yaşatır. )


- KAHRAMAN ile/ve/değil/||/<>/< BAŞ ROL


- KAHRAMAN ile KAHRAMANCA ile KAHRAMANLIK AYETİ ile KAHRAMANCA ile KAHRAMANLIK

( HERO vs. HEROIC vs. HEROIC VERSE vs. HEROICALLY vs. HEROISM )

( شير مرد ile قهرمان ile مردافکن ile حماسي ile پهلوانانه ile پهلواني ile قهرمان وار ile شعر رزمي ile گردي )

( SHYR MARD ile GHEHARMAN ile MARDAFKAN ile HAMASY ile PPELVANANEH ile PPELVANY ile GHEHARMAN VAR ile SHER RAZMY ile GARDY )


- KAHRAMAN >< KURBAN


- KAHRAMAN ile/||/<> PROTAGONİST

( Oyunun baş kişisi protagonist Anlatı ya da oyunlarda önde gelen kişiler Bir edebiyat eserinde olayların merkezi durumunda olan kimse Bir oyunun gelişmesinde seyirciyi kendiyle özdeşleştiren en önemli oyun kişisi )

( HERO | PROTAGONIST )

( HÉROS | HÉROS, HÉROÏNE | PROTAGONISTE )

( HELD | ERSTER SCHAUSPIELER, PROTAGONIST )


- KAHRAMANLAŞMAK ile KAHRAMANLAŞTIRMAK ile KAHRAMAN/LIK ile KAHRAMANCA


- KAHRAMANLIK ve/||/<> AŞK

( Nasıl yaşayacağım? VE/||/<> Nasıl öleceğim? )


- KAHRAMANMARAŞ ile KAHRAMANMARAŞLI/LIK


- KAHRETSİN ile DAHA CESUR ile YAMAMAK

( DARN vs. DARNER vs. DARNING )

( رفو ile رفو کردن ile رفوگر ile رفوگري )

( REFO ile REFO KARDAN ile REFOGER ile REFOGERY )


- KAHROLMAK ile KAHROLABİLMEK


- KAHVALTI/LIK ile KAHVALTICI


- KAHVE BAHÇE/KAĞA BAHÇE :

( Maden Mahallesine eski yoldan gidildiğinde, kısa yokuşun bitimindedir. Alt kısmından Teknecik deresi (Derenin üstü kapatılmıştır) vardır. Çok eskiden Kahvebahçe denilen ve zaman zamanda halk dili ile Kağabahçe olarak söylenen bu yerde açık hava kahvesi (Çay bahçesi) bulunduğu için bu isimle anıldı. Ağaçlık ve yeşil alan olduğu için mahallenin mesiresiydi. Zamanla özelliğini, mesireliğini kaybetti. Son yıllarda bir süre kurban satış yeri olarak kullanıldı. )


- KAHVE değil/yerine ELMA

( Elma, kahveden daha fazla uyku açıcıdır. )


- KAHVE ile/ve/||/<>/> KAHPE/KAHBE


- KAHVERENGİ PELİKAN ile/ve/||/<> PERU PELİKANLARI

( Ayrıntıları okumak için burayı tıklayınız... )


- KAHVERENGİ[Ar.] değil/yerine/= KULA


- KAHVERENGİ ile BAKIR RENGİ

( ... İLE Kızıla yakın kahverengi. )


- KAHVERENGİ ile BROWN ÜNİVERSİTESİ ile KAHVERENGİ PAS ile ESMER ŞEKER

( BROWN vs. BROWN UNIVERSITY vs. BROWN RUST vs. BROWN SUGAR )

( براون ile قهوه اي رنگ ile قهوه اي ile سرخ کردن ile قهوهاي کردن ile سياهک ile شکر خام ile دانشگاه براون )

( BARAVAN ile GHEHOOH AY RANG ile GHEHOOH AY ile SARKH KARDAN ile GHEHVEYAY KARDAN ile SYHAK ile SHKAR KHAM ile DANESHGAH BARAVAN )


- KAHWEOL[İng.] ile/değil/yerine/= KAHWEOL


- KÂHYA[Fars. < KED + HUDÂ] ile/||/<> ...

( T K O Anadoluda oyunları düzenleyene verilen ad katxudā kadxudā master of the house a lordlieutenant a viceroy vicegerent vicar locum tenens deputy a rich or great man the chief inhabitant of a place Türkçeden Balkan dillerine de geçmiştir kexaja Srp céhaja Rum chehaià R κεχγιὰς BER 2 348 Škaljić Turc 186187 Şăineanu InflOr 3 35 Andriotis EL 159 Macarcada kihája olarak kalmıştır TESz 2 486 Kakuk ÉlOsm 241242 )

( CHEHAIÀ / chehaià )

( KATXUDĀ )


- KÂHYA[Fars. < KED + HUDÂ] ile/||/<> KOLBAŞI ile/||/<> KÖSE

( (T.K.O.) Anadolu'da oyunları düzenleyene verilen ad. @@ < Far katxudā (< kad-xudā 'master of the house') 'a lord-lieutenant, a viceroy, vicegerent, vicar, locum tenens, deputy; a rich or great man, the chief inhabitant of a place'. Türkçeden Balkan dillerine de geçmiştir: Blg kexaja; Srp céhaja; Rum chehaià, R κεχγιὰς (BER 2:348; Škaljić: Turc 186-187; Şăineanu: InflOr 3: 35; Andriotis: EL 159). Macarcada kihája olarak kalmıştır (TESz 2: 486; Kakuk: ÉlOsm 241-242). )

( ...~...~BEARDLESS )

( ...~...~IMBERBE )

( ...~...~IMBERBIS )

( ...~...~BARTLOS )

( ...~...~IMBERBE )

( CHEHAIÀ / chehaià~...~ΣΠΑΝΌΣ / σπανός )

( KATXUDĀ )


- KAHYA değil/yerine/= EVBAŞ


- KAİD["ka" uzun okunur] ile KAİD[Ar. < KUÛD]["ka" uzun okunur]

( Yedeğine alan, yedekte çeken. | Komutan/kumandan. İLE Oturucu/oturan/oturmuş. )


- KAİDE | KURAL ile/||/<> KURAL

( Her alanda uzun araştırma ve denemelerden sonra ortaya çıkmış genel yargı Eylemlerin işlemlerin koşuk biçimleri ölçüler uyaklar türler gibi yazınsal sorunların doğruluğu kurala uygunlukla sağlanmış olur Bir bilimsel dizgede bilgi üretmek üzere uyulan özel işlem tutamakları régula kendisiyle doğru çizgi izlenebilen regere doğru çizgi üzerinde yönetme 1 Bir işlemde iyi bir sonucun nasıl sağlanacağını gösteren yönerge 2Bir formül bir önerme ile dile getirilmiş saptanmış buyrultu belli bir durumda yapılması gereken şeyi gösteren ya da buyuran yönerge Yasadan ayrılığı olağandışına yer vermesidir Ahlakta mantıkta sanatta kabul edilmiş olan kurallar 3 Düşünme ve eylemenin öznel ilkesi Dilin aynı cinsten olaylarında görülen birlikten çıkarılmış hüküm )

( RULE )

( RÈGLE | REGLE )

( REGEL )

( RÉGULA, REGERE )


- KAİDE DIŞILIK | SAPAKLIK ile/||/<> SAPAKLIK

( Hastalık niteliğinde olmamakla birlikte düzgülüden belirgin durumda sapma gösterme durumu Bir davranış ya da edimin genel kurallar ölçünlerden ya da düzgülerden sapma durumu )

( ANOMALY | ANOMALITY | PERVERSION )

( PERVERSITÉ )

( ANOMALIE )

( ANOMALIA )

( ΑΝΩΜΑΛΊΑ / ανωμαλία )


- KAİDE DIŞILIK | SAPAKLIK ile/||/<> SAPKINLIK

( Hastalık niteliğinde olmamakla birlikte, düzgülüden belirgin durumda sapma gösterme durumu. @@ Bir davranış ya da edimin genel kurallar, ölçünlerden ya da düzgülerden sapma durumu. )

( ANOMALY | ANOMALITY | PERVERSION~PERVERSION | PERVERSITY, PERVERSENESS )

( PERVERSITÉ~PERVERSITÉ )

( ANOMALIE~PERVERSION )

( ANOMALIA~PERVERSIONE )

( ΑΝΩΜΑΛΊΑ / ανωμαλία~ΔΙΑΣΤΡΟΦΉ / διαστροφή )


- KAİDE HARİCİ | MÜSTESNA | KURAL DIŞI ile/||/<> KURAL DIŞI

( Ayaktopu kurallarınca kabul edilmeyen davranış Yönetmeliklere aykırı durum Derleme aykırılık Dil kurallarına aykırı düşen sözcükler veya olaylar Ses uyumlarına karşı kural dışı durumunda olan sözcüklerin bazıları şunlardır Anne kardeş hani hangi yağmur onunki vb Bazı sözcüklerin kurallara aykırı düşmesi kural dışı )

( ANOMALY | EXCEPTION )

( INFRACTION | ANOMALIE )

( REGELWIDRIG | ANOMALIE )


- KAİDE SEVİYESİ | TABAN DÜZEYİ ile/||/<> TABAN DÜZEYİ

( Bir akarsuyun aşındırma ile erişebileceği en alçak sınır Göller ovalar gibi yerel ve geçici taban düzeyleri bir yana bırakılırsa akarsuların derinliğine aşındırmalarının son bulduğu deniz düzeyine verilen ad )

( BASE LEVEL OF EROSION | BASE LEVEL )

( NIVEAU DE BASE DE L'ÉROSION | NIVEAU DE BASE )

( EROSIONSBASIS | EROSIONBASIS )


- KÂİDE-İ ATÂLET[Osm.] / PRINCIPLE OF INERTIA[İng.] / PRINCIPE D'INERTIE[Fr.] / TRÄGHEITSPRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= EYLEMSİZLİK İLKESİ


- KÂİDE-İ GAYR-İ TAHAVVÜL[Osm.] / INVARIANCE PRINCIPLE[İng.] / INVARIANZGRUNDREGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞMEZLİK İLKESİ


- KAİDE[Ar.] değil/yerine/= KURAL


- KAİDE değil/yerine/= DURAÇ/TABAN/AYAKLIK


- KÂİDE ile/||/<> EZEC[Ar.]/TONOZ[Yun.]

( Taban. İLE/||/<> Tuğla ve harçla örülmüş, alttan obruk, yarım silindir biçiminde tavan örtüsü. )


- KAİDE ile KAİDECİ/LİK ile KAİDELİ ile KAİDESİZ/LİK


- KAİDE değil/yerine/= KURAL


- KÂİL[Ar. < KAVL]["ka" uzun okunur] ile KAÎR[Ar.]

( Söyleyen, diyen. | İnanmış, boyun eğmiş, aklı yatmış, râzı olmuş. İLE Daha/pek/çok derin. )


- KÂİL[Ar. < KAVL]["KA" UZUN OKUNUR] ile/ve/değil/||/<>/< KÂL[Ar.]

( Söyleyen, diyen. | İnanmış, boyun eğmiş, aklı yatmış, râzı olmuş. @@ Söz, lâf. )


- KAILASH (DAĞI) -ile

( KAR MÜCEVHERİ [Tibet dilinde] )


- KAİM | ORTOGONAL | DİKEY ile/||/<> DİKEY

( 30 Bir doğru çizgi başka bir doğru çizgiye dikey dir Eğer onun öteki çizgi ile yaptığı bitişik açılar eşit iseler Misal AB doğru çizgisi CD doğru çizgisine dikeydir Çünkü m ve n açıları eşittirler Şekil 10 34 Prensip I Bir doğru çizginin dışındaki bir noktadan o doğru çizgiye bir dikey ve bir çok eğikler indirilirse Şekil 14 1 Dikey bütün eğiklerden daha kısadır Başka türlü söyliyelim Dikey bir nokta ile bir doğru çizgi arasında en kısa yolu gösterir Misal A B dikeyi A E ve A C eyik çizgilerinden daha kısadır 2 Dikeyin ayağından eşit uzaklıkta olan iki eğik çizgi eşittirler Geometride teorem adıyla bilinen gerçekliklere prensip adını veriyoruz 1 Dik açılı 2 Birbirlerine dik olan Üçboyutlu yerlem eksenleri gibi birbirine dik olan dik )

( ORTHOGONAL )

( ORTHOGONAL )

( ORTHOGONAL, RECHWINKLIG | RECHTWINKLIG, ORTHOGONAL )

( ORTHOGONIUM )


- KAİM ŞİBİH MÜNHARİF | DİK YAMUK ile/||/<> DİK YAMUK

( Koşut olmayan kıyılarından birisi tabana dik olan yamuk matematik )

( RIGHT-ANGLED TRAPEZIUM | TRAPEZOID )

( TRAPEZE RECTANGLE | TRAPÈZE RECTANGLE | TRAPÉZOÏDE )

( RECHTWINKLIGES TRAPEZ | TRAPEZOID )

( TRAPAZOIDES )

( TRAPEZIO RETTANGOLO )

( ΟΡΘΟΓΏΝΙΟ ΤΡΑΠΈΖΙΟ / ορθογώνιο τραπέζιο )


- KAİM ŞİBİH MÜNHARİF | DİK YAMUK ile/||/<> YAMUK

( Koşut olmayan kıyılarından birisi tabana dik olan yamuk. @@ (matematik) )

( RIGHT-ANGLED TRAPEZIUM | TRAPEZOID~TRAPEZOID )

( TRAPEZE RECTANGLE | TRAPÈZE RECTANGLE | TRAPÉZOÏDE~TRAPÉZOÏDE | TRAPÈZE )

( TRAPAZOIDES~TRAPAZOIDES )

( RECHTWINKLIGES TRAPEZ | TRAPEZOID~TRAPEZOID )

( TRAPEZIO RETTANGOLO~TRAPEZIO )

( ΟΡΘΟΓΏΝΙΟ ΤΡΑΠΈΖΙΟ / ορθογώνιο τραπέζιο~ΤΡΑΠΈΖΙΟ / τραπέζιο )


- KAİM[< KIYÂM] ile/ve/<> DAİM

( Kaimse daim de olur. )

( Daim değilse kaim de değildir. )

( Var. | Ayakta duran/bulunan. | Birinin yerini tutan, birinin yerine geçen. | Bir işte sebât eden. | Her zaman var olan [Tanrı]. İLE/VE/<> Sürekli/daima, sonsuz. )


- KAİM/LİK ile KAİME/LİK


- KAİME[Ar. < KÂʾİME] ile/||/<> ...

( Osmanlı İmparatorluğunda ilk kez 1839 yılında altın karşılığı olarak çıkarılan kağıt para )