Bugün[05 Temmuz 2026]
itibarı ile 6.938 başlık/FaRk ile birlikte,
6.938 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(28/29)


- TARİK-İ AMM değil/yerine/= KAMU YOLU


- TARTIŞMALI NEDEN SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
YANLIŞ NEDEN ile/ve/||/<> ÖNCESİNDE ile/ve/||/<> ORTAK ETKİ ile/ve/||/<> GÖZDEN KAÇIRILABİLİR NEDEN ile/ve/||/<> YANLIŞ YÖN ile/ve/||/<> KARMAŞIK NEDENLER

( FALLACY OF FALSE CAUSE vs./and/||/<> FALLACY OF "PREVIOUS THIS" vs./and/||/<> JOINT EFFECT vs./and/||/<> GENUINE BUT INSIGNIFICANT CAUSE vs./and/||/<> WRONG DIRECTION vs./and/||/<> COMPLEX CAUSE )


- TAŞ ile KAME

( ... İLE Değişik renkli üst üste iki katmandan oluşan ve üstteki katmanına kabartma bir desen yapılan değerli taş. )


- TAŞ ile KARO[Fr. < CARREAU]/ORYA/[Yun.]

( ... İLE Oyun kâğıtlarının küçük, kırmızı, baklava biçimli benekli olanı. | Betondan yapılmış dört köşe döşeme taşı. )


- TAŞ ile KAYA ile TEPE ile DAĞ

( Kimyasal ya da fiziksel durumu değişiklikler gösteren, rengini içindeki maden, tuz ve oksitlerden alan sert ve katı madde. | Bu maddeden yapılmış, bu maddeden oluşmuş. | Bazı yerlerde ve işlerde kullanılmak için bu maddeden özel olarak hazırlanmış malzeme. | Yapı işlerinde kullanılmak için bu maddeden hazırlanmış malzeme. | Mücevherlerde kullanılan yüksek değerli cevher. | Dama, domino vb. oyunlarda kullanılan metal, kemik, plastik ya da tahta parçalardan her biri. | Bazı örgenlerin içinde, özellikle idrar kesesi vb. oluşan, türlü biçim ve hacimdeki katı nesne. | Bazı kütlelerden kopan ya da koparılan parça. | Üstü kapalı bir biçimde söylenen iğneleyici söz. İLE Büyük ve sert taş kütlesi. | Kayaç. )

( HACER, CÜMD ile/ve CELMED )

( SENG ile/ve ... )

( STONE vs./and ROCK )


- TAŞ ile KAYRAK

( ... İLE Ekime elverişli olmayan, taşlı, kumlu toprak. | Yassı, düz taş. | Bileği taşı. | Kayağan taş. )


- TAŞ ile KAZAN TAŞI

( ... İLE Kalsiyum tuzları kapsayan suyun ısıtıldığı kabın iç yüzeyinde oluşturduğu katman. )


- TASA ile KAYGI/ENDİŞE


- TASALLÜB[Ar.] değil/yerine/= KATILAŞMA


- TASALLUP | KATILAŞMA ile/||/<> KATILAŞMA

( Özdeğin bir başka evreden katı evreye geçişi fizik kimya coğrafya Sıvı durumdan katı duruma geçme olayı )

( SOLIDIFICATION | CONSOLIDATION )

( SOLIDIFICATION | CONSOLIDATION )

( ERSTARRUNG | VERFESTIGUNG )


- TASARIM ve/<> KABUL


- TASAVVUF:
HADÎS ile/ve/değil KADÎM

( [not] SUFISM: NEW vs./and/but ANCIENT )


- TASAVVUF ve/<>/|| KADÎM BİLGELİK

( SUFISM and/<>/|| ANCIENT/ETERNAL WISDOM )


- TAŞDELEN ile/ve KARAPINAR

( İçimi en hoş su. İLE/VE Mineral açısından en değerli su. )


- TAŞİKARDİ[İng. TACHYCARDIA] ile/||/<> DEFİBRİLASYON[İng. DEFIBRILLATION] ile/||/<> KAFEİN[İng. CAFFEINE]

( Taşikardi ya da taşiaritmi; kalp ritminin dinlenme sırasında olması gereken değerini aşmasıdır. Bu durum bir hastalık belirtisi olabilecekken aynı zamanda yoğun egzersiz, sindirim hâli, alkol ya da kafein içeren içecekler tüketimi, kalp ritmine etki eden ilaç tüketimi gibi sebeplere bağlı olarak da ortaya çıkabilmektedir. Taşikardi değerleri yaşa göre değişkenlik gösterir. @@ Defibrilasyon, ventriküler fibrilasyon (V-fib) ve kalp atımı alınamayan ventriküler taşikardi (V-tach) gibi hayatı tehlikeye atabilecek kalp ritim bozukluklarında kullanılan, kalbe elektrik şoku vermeye dayanan bir tedavi yöntemidir. @@ Kimyasal formülü C8H10N4O2 olan bir alkaloiddir. Kahvede, çayda ve eser miktarda, kakaoda bulunur. Alman kimyager Friedlieb Ferdinand Runge tarafından 1819 yılında keşfedilmiştir. Kafein, merkezî sinir sisteminde uyarıcı bir maddedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- TASIM/KIYAS ile/değil/yerine KARŞILAŞTIRMA

( Tanım/Örnek: Bir sayfanın ikiye bölünerek, iki ayrı olgunun/kavramın kendi özlerinin iki ayrı sütunda sadece veri olarak dizilişi ve öylece yorum eklemeden bırakılması. İLE/DEĞİL/YERİNE Yapılan tablonun/karşılaştırmanın altına ekleme/yorum biçiminde göreliliği, sınırlılığı ve kısıtlılığı potansiyelinin gözardı edilerek bir değerlendirme yapılması.(sınırı aşmak/bilmemek). Sonuç: Kıyasın değil karşılaştırmanın daha yerinde, arı, saf, doğru olacağı ve kıyas yapmama gerekliliği. )

( Nispet. İLE/DEĞİL/YERİNE Oran. )

( Sabitliği dayatmaya çalışır. İLE/DEĞİL/YERİNE Özgünlük olanağı sunar/sağlar. )

( Resim. İLE/DEĞİL/YERİNE Fotoğraf. )

( Kıyas, bâtıldır. )

( Her şeye/yere kıyas sokulmaz! )

( [not] TO COMPARE, SYLLOGISM vs./but COMPARISON
COMPARISON instead of TO COMPARE, SYLLOGISM )


- TAŞIMA KARGATULUMBA[İt. < CARGA TROMBA] TAŞIMA

( ... İLE Birkaç kişinin, birini yakalayıp elleri üstünde havaya kaldırarak götürmesi. )


- TAŞIMAK ile KAYDIRMAK


- TASLAK ile KABATASLAK


- TAŞPINAR ile/ve KARS


- TAVA ile KAÇAROLA


- TAVİ/TRANSKATETER AORTİK VALF İMPLANTASYONU/TRANSCATHETER AORTIC VALVE İMPLANTATION[İng.] değil/yerine/= KATETERLE AORT KAPAK YERLEŞTİRME


- TAVIR ile/ve KARİZMA


- TÂVİZ VERMEK/VERMEMEK ile/ve/||/<> KAPI ARALAMAK/ARALAMAMAK


- TAVLAMAK ile KAFALAMAK


- TAVŞAN ile KAYA TAVŞANI


- TAVUK ile/ve/değil KAR TAVUĞU

( ... İLE/VE Kuzey Kutbu'nda yaşarlar. )


- TAVUK ile KARA, ORMAN TAVUĞU


- TAVUK ile KARATAVUK

( ... İLE Karatavukgillerden, tüyleri kara, meyve ve böceklerle beslenen ötücü kuş. )

( ... cum TURDUS MERULA )


- TAVUK ile/değil/yerine/>< KARTAL

( Kısmen ve kısa uçabilir fakat yükselemez. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< En yüksekte uçabildiği gibi alçaktan da uçabilir. )


- TAZAMMUN | İÇLEM ile/||/<> KAPSAM

( Bir kavramın anımsattığı niteliklerin ya da taşıdığı anlamlı iz ya da davranışların tümüne verilen ad. @@ Bir ilingesel uzayın bir A altkümesi için, A nın tüm iç noktalarından oluşan küme. Simgesi : iç (…) @@ Bir düzgün deyimin kaplamına giren herhangi bir nesneye uygulanmasının gerekli-yeterli koşulu olan nitelik ya da kavram. || Günümüz mantığında a dizimsel türünden A düzgün deyiminin (…) yorumunda içlemi, her T tamdurumunu A nın (…) gereği T daki olanaklı kaplamı kp (A, T) ya bağlayan izergedir. Bu izerge a türünden bir içlemsel nesnedir. Anl. içlemsel anlam. Örn. Bir adın içlemi dile getirdiği birey kavramı, bir önermenin içlemi dile getirdiği durum, bir n-li eklemin içlemi dile getirdiği içlemsel n-li doğruluk izergesi, bir birli yüklemin içlemi dile getirdiği özellik, bir n-li çoklu yüklemin içlemi bir n-li içlemsel bağıntı, genel olarak bir n-li yüklemin (…) içlemi bir öznitelik, bir n-li işlevin içlemi de bir n-li içlemsel izergedir. Krş.. içlemsel izerge, içlemsel nesne, içlemsel bağıntı, içlem belirlenimi, içlemi yorum, içlemsel anlam. @@ Bir olgu, kavram ya da anlatımın anlamsal içerimi. @@ -> Kapsamın bağlılaşık kavramı. Kavramın ya da o kavramı dile getiren terimin içinde topladığı belirlenimlerin tümü. Kavramı kuran nitelik ve özelliklerin toplamı. Bir konuya verilebilecek yüklemlerin bütünü. )

( COMPREHENSION | INTERIOR | INTENSION, SENSE, SENSE-MEANING | INTENTION | CONTENT~CONTENT | EXTENSION | EXTENTION | CONTEXTUAL MEA- NING | ENCLOSURE | SCOPE )

( COMPRÉHENSION | INTÉRIEUR | INTENSION, SENS | CONTEXTE, CONTENU~CONTEXTE, CONTENU | CONTENU | EXTENTION )

( COMPREHENSIO | CON-TENTUS~CON-TENTUS | EXTENSIV )

( INNERES, INNERE KERN | INTENSION, SINN | INHALT~INHALT | ÜMFANG, EXTENSION | INHALT DES WORTES, WORTINHALT: WORTBEDEUTUNG )

( INTENSIONE~ESTENSIONE )

( ΠΕΡΙΕΧΌΜΕΝΟ ΈΝΝΟΙΑΣ / περιεχόμενο έννοιας~ΈΚΤΑΣΗ / έκταση )


- TEBEŞİR[Fars.] ile/ve/||/<>/< KALSİT

( Toz zerreciklerinden oluşan, çizdiği yerde iz bırakan, beyaz ya da açık renkte kireçli kaya. | Bu nesneden yapılan, kara tahta, duvar vb. yüzeylere yazı yazmak için kullanılan, beyaz ya da renkli çubuk.[Tebeşir, bir tür kalsittir.] İLE/VE/||/<>/< Billurlaşmış doğal kalsiyum karbonatı. )


- TECİM/TİCARET:
KAZANMAK ya da GEREKSİNİMİNİ KARŞILAMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KAZANDIRMAK ya da GEREKSİNİMİ KARŞILAMAK


- TEDBİRLİ/LİK ile/ve/değil/||/<>/< KARAMSAR/LIK


- TEİN[Fr.] ile/ve/||/<> KAFEİN[Fr.]

( Çayda bulunan ve kafein niteliğinde olan etkili madde. İLE/VE/||/<> Kahve ve çayda bulunan etkili madde. )

( İÇMEMEYİ YEĞLİYORUZ!

Yediğimiz, "kâr"; yemediğimiz, yarar!
Yaptığımız, "kâr"; yapmadığımız, yarar!
Aldığımız, "kâr"; verdiğimiz, yarar!

(Bir şey ki, yemesen de olur... YEME!
Bir şey ki, içmesen de olur... İÇME!
[tüm abur-cuburlar, et ve tüm hayvansal "ürünler",
kahve ve de özellikle sigara!] )


- TEK BAŞINA YÜRÜMEK ile/ve/değil/yerine/||/<> KARANLIKTA YÜRÜMEK


- TEK ÇOCUK ile KARDEŞİ OLAN

( 10 oturum/seans gerektirir. İLE 5 oturum/seans yeterlidir. )


- TEK YÖN ile/ve/||/<> KARŞIT/TERS YÖN ile/ve/||/<> ÇOKLU YÖN


- TEKABÜL ETMEK değil/yerine/= KARŞILIK GELMEK


- TEKDÜZELİK ile KANIKSAMAK


- TEKNE[Yun.] ile KANO[Fr. < CANOT]

( ... İLE Kürekle yürütülen dar, uzun, hafif tekne. )


- TELÂFİ ETME | KARŞILAMA ile/||/<> KARŞILAMA

( Yağının yumruğunu eldivenin içi ya da kolun herhangi bir kısmı ile durdurmak karşılamak Kaybolanı yerine koyma dokuncayı karşılama ödencede bulunma )

( BLOCK UP | INDEMNIFY, COMPANSATION )

( INDEMNISATION, COMPONSOT/ON )

( BLOCKEN )


- TELÂKİ[Ar. < LİKA] değil/yerine/= KAVUŞMA


- TELÂKKİ | KAVRAYIŞ ile/||/<> KAVRAYIŞ

( 1 Kavrama anlama yetisi 2 Görüş anlayış 1 Bir algı içeriğinin doğrudan doğruya kavranması 2 Kantta Algı türlerinin bir tasarım olarak birleşmesi salt görüde bir araya konması )

( CONCEPTION | APPREHENSION )

( CONCEPTION | APPRÉHENSION )

( APPREHENSION )

( APPREHENSIO )


- TELEFONDAKİ KONUŞMA BİTİMİNDE:
"KAPAT!" ile/değil/yerine/>< KAPATIYORUM/KAPATAYIM/KAPATALIM


- TELEVİZYON ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KANAL

( Kişi. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Kavram. )


- TELİN[Ar.] değil/yerine/= KARGIMA, KARGIŞ

( !Kargıma, lânet okuma, lânetleme. )


- TEMEL:
"KARGAŞA/SI" değil KARMAŞA/SI


- TEMEL ile KAYNAK

( BASE vs. SOURCE )


- TEMELLİ ... ile/ve/değil/||/<> KALICI OLARAK


- TEMENNÂ ile KANDİLLİ TEMENNÂ/SELÂM

( Öne doğru eğildikten sonra doğrulurken eli başa götürerek verilen selam. İLE El etek öperek, yerlere kadar eğilerek verilen selam. )


- TEMETTÜ HİSSESİ | KÂR PAYI ile/||/<> KÂR PAYI

( Bir girişimin bir akçalı yıl ya da bir deneme süresi içinde gerçekleştirdiği net kârın pay belgiti başına düşen bölümü Anonim şirketlerde kârdan ve bu amaçla ayrılmış yedek akçelerden ortaklara şirkete yatırmış oldukları sermayeyle orantılı bir biçimde nakit ya da hisse senedi olarak dağıtılan pay kâr payı )

( DIVIDEND )

( DIVIDENDE )


- TEMETTÜ değil/yerine/= KAZANÇ


- TEMPORARY HARDNESS[İng.] / CRUDITÉ TEMPORAIRE[Fr.] / KARBONATHÄRTE, VORÜBERGEHENDE HÄRTE, VORÜBERGEHENDE HÄRTE[Alm.] ile/değil/yerine/= KARBON SERTLİĞİ, GEÇİCİ SERTLİK


- TEMSİLCİ DEMOKRASİ ile/yerine KATILIMCI DEMOKRASİ

( REPRESENTATIVE DEMOCRACY vs. PARTICIPATIVE DEMOCRACY
PARTICIPATIVE DEMOCRACY instead of REPRESENTATIVE DEMOCRACY )


- TENAFÜR | KAKIŞMA ile/||/<> KAKIŞMA

( Kimi sözlerde söz öbeklelerinde çıkakları yakın seslerin art arda gelmesi yüzünden söylenişin güçlüğe uğraması kulağı rahatsız etmesi Söz sanatı terimi Bir araya gelen ses hece veya kelimelerin birbirleriyle uyuşamıyarak kulağa hoş gelmiyen bir etki yapmaları KAKIŞIR Mütenafir Gacophone Bir araya gelen ses hece veya kelimelerin birbirleriyle uyugamıyarak kulağa hoş gelmiyen bir etki yapmaları Kakışık Mütenafir Cacophone kakışma )

( CACOPHONIE )


- TENAFÜR ile/||/<> ANTIPATHY[İng.] ile/||/<> KARŞIT DUYGU

( Kişi varlık ya da olaylara karşı duyulan hoşnutsuzluk )

( ANTIPATHY )


- TENEŞİR[Fars. < TENŞÜR] ile/ve/||/<> MUSALLA[Ar.] ile/ve/||/<> KATAFALK[Fr. < CATAFALQUE]

( Kırkından sonra azanı, teneşir paklar. )

( Üstünde ölü yıkanılan mermer/kerevet. İLE Namaz kılmaya yarayan, açık yer. | Camilerde, cenaze konulup önünde namaz kılınan yer. İLE Önünden geçilerek kendine saygı gösterilmek istenen ölünün tabutunun konulması için yapılmış yüksek yer. )


- TENHADA ile/ve/||/<> KALABALIKTA

( Dayılığın. İLE Affı olmaz. )


- TEPE ile KAÛR/KUMUL/ERG/EKSİBE

( ... İLE Çölde, rüzgârın yığdığı kum tepeleri. )


- TEPKİ (OLARAK) ile/değil/yerine KATKI (OLARAK)


- TEPKİ ile "KARŞI DURMAK"


- TERAZİ ile KABBÂN[Ar.] (KEPAN[Fars.])

( ... İLE Büyük terazi. )


- TERE[Fars.] ile KAZTERESİ

( ... ile )


- TERKİN-İ KAYD ETMEK, TERKİN ETMEK ile/||/<> CANCEL[İng.] ile/||/<> RADIER[Fr.] ile/||/<> KAYDINI SİLMEK

( Bulgu ya da markanın yasalarda gösterilen koşullara uygun olarak kaydını silmek )

( CANCEL )

( RADIER )


- TERMAL[Fr.] değil/yerine/= KAPLICA


- TERMOKİMYA ile/||/<> KALORİMETRE

( Bomba kalorimetre )

( Pierre Eugène Marcellin Berthelot tarafından 1881 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1827-1907) (Ülke: Fransa) (Alan: Kimya) (Önemli katkıları: Organik sentez, termokimya) )


- TERSİNEMEZLİK/ENTROPİ ile KARGAŞA ile KANSER

( Doğada. | Nesnelerde. İLE Toplumda. İLE Biyolojide. )


- TERSİNEMEZLİK ve/||/<> KARANLIK ENERJİ ve/||/<> KARANLIK MADDE


- TESCİL | KAYIT ile/||/<> KAYIT ile/||/<> KAYIT[Ar. < KAYD]

( Gümrükçe kabul edilen bildirgenin defterine kaydedilip üzerine sıra sayısı ve gününün yazılarak damgalanması Bir bilgiyi saklayabilmek ereğiyle deftere kâğıda ya da fişe geçirme 1 Doğrama kapıların ortak kısmında birbirine dik ve kalın çıtalar Aksaray Niğde 2 Pencere çerçevesi Dereyazıcı Alaca Çorum Reviden önceki ses de iki uyaklı kelimede aynı olursa bu sese KAYIT ve böyle olan uyaklara KAYITLI UYAK denir )

( REGISTRATION | RECORD | REGISTRY )

( ENREGISTREMENT )


- TEŞEBBÜS (CÜRME) ile/||/<> TENTATIVE[Fr.] ile/||/<> KALKIŞMA

( TENTATIVE )


- TEŞENNÜC[Ar. < ŞENC]/İSPAZMOS/SPASM[İng.]/SPASME[Fr.] değil/yerine/= KASILMA

( Kasların kasılması, gerilip/çekilip büzülmesi. )


- TEŞEVVÜŞ[< ŞEVEŞE] değil/yerine/= KARIŞMA, KARMAKARIŞIK OLMA, KARIŞIKLIK


- TEŞEVVÜŞ[Ar.] değil/yerine/= KARIŞIKLIK


- TEŞEVVÜŞ ile/||/<> CONFUSION[İng.] ile/||/<> KARIŞIKLIK

( Bir soru bir sınar ya da bir anlatımda terimlerin bulanıklığından ya da öğelerinin düzensizliğinden doğan anlam ya da kavram kargaşası )

( CONFUSION )


- TESEYYÜP[Ar.] değil/yerine/= KAYITSIZLIK, TEMBELLİK, İHMALCİLİK


- TESLİM OLMAK ile/değil/yerine/>< KAYBETMEK


- TESTERE ile KATRAK

( ... İLE Marangozlukta tomrukları biçmeye yarayan ve birden çok testeresi olan biçme makinesi. )


- TESTİ ile/ve KANATA

( ... İLE/VE Ağzı geniş tek kulplu testi. )


- TEŞVÎŞ[< ŞEVEŞE] ile KARIŞTIRMA, BULANDIRMA

( KARIŞTIRMA, KARMAKARIŞIK ETME, KARIŞIKLIK )


- TESVİT[Ar.] değil/yerine/= KARALAMA

( Müsvedde yapma. )


- TESVİYE RUHU, SU TESVİYESİ | KABARCIKLI DÜZEÇ ile/||/<> KABARCIKLI DÜZEÇ

( fizik İçinde hava kabarcığı bırakılmış su dolu cam yuvgu ve bir tahta yataktan oluşan düzlem ya da doğruların yataylığını saptayan aygıt hava kabarcıklı düzeç )

( WATER LEVEL, SPIRIT LEVEL )

( NIVEAU D'EAU, NIVEAU À BULL D'AIR )


- TETANİ/TETANY[İng.] değil/yerine/= KASINIM


- TETANOZ/TETANOS[Fr.] değil/yerine/= KAZIKLI HUMMA

( İnsan ve hayvan gövdesine açık yaralardan giren, genellikle toprakta, gübrede yaşayan bir basilin yol açtığı, kasların sürekli ağrılı kasılmasıyla kendini gösteren ateşli ve tehlikeli bir hastalık. )


- TETRAHEDRAL ile/||/<> OKTAHEDRAL ile/||/<> KARE DÜZLEM

( Metal kompleks şekilleri. )

( Formül: sp³ İLE sp³d² İLE dsp² )


- TEVETTÜR | KAN TAZYİKİ | GERİLİM | BASINÇ | TANSİYON ile/||/<> TANSİYON ile/||/<> KAN BASINCI

( kan basıncı kan baskısı Yüreğin vurumu sırasında kanın kan damarlarının duvarına yapmış olduğu yaşa ve fizyolojik duruma göre değişebilen basınç Kan basıncı 1 Kan basıncı 2 Gerilme olayı gerginlik karşıtlık tansiyon tendere germek Vurum sırasında kanın kan damarlarının duvarlarına yapmış olduğu yaşa ve fizyolojik duruma göre değişebilen basınç tansiyon zooloji tansiyon Kanın içinde bulunduğu damar çeperlerine yapmış olduğu basınç atardamar kan basıncı tansiyon Erişkin normal sistolik diyastolik değerler mmHg insan 120 70 at 13 95 sığır 140 95 koyun 140 90 köpek 120 70 kedi 120 80 )

( BLOOD PRESSURE | TENSION )

( TENSION )

( BLUTDRUCK )

( TENDERE: GERMEK )


- TEVHİT ile/||/<> KASİDE

( kaside I 3 a Divan edebiyatı terimi Tanrının birliği üzerine yazılan koşuk 1 Araplardan Farslara sonra divan yazınımıza geçmiş bir övgü koşuğu 3099 koşalı olur Uyak düzeni bakımından gazele benzer İlk koşa doğuş uyaklı öteki koşaların birinci dizeleri uyaksız ikincileri doğuş ile uyaklı olur Kasidenin bölümleri a başlangıç bölümü Kasidede konusu sevgi sevgili doğa ya da önemli olaylar olan giriş bölümü b övgü bülümü es t kasit maksat medih methiye övülecek kişinin övüldüğü bölüm c övünüş es t fahriye Ozanın kendi kendini övdüğü bölüm ç tegazzül Kimi keşidelere bir gazelin katılması ya da gazelin katıldığı bölümün adı d dua Övülen kimse için dua edilen bölüm 2 Kasideyi oluşturan kimi koşalar özel terimlerle adlandırılır a doğuş es t matla 1 Gazel ve kasidelerin ilk koşası 2 Ozanın koşuklarından birine katmayıp yalnız bıraktığı uyaklı çift dize b girişlik es t girizgâh Kasidelerde başlangıç bölümünden övgü bölümüne geçişi sağlayan koşa c taç beyit Kasidelerde ozanın adını ya da takma adını taşıyan koşa ç beytütkasit kasidenin en güzel koşası d kesmelik es t makta Divan koşuğunda ozanın adını ya da takma adını taşıyan son koşa son bağlam 3 Konularına göre keşideler a tevhit Tanrının birliğine ululuğuna övgü b mürsacat Tanrıya yakarış c naat Hz Muhammete övgü d methiye Bir kimseyi ya da bir şeyi övmek için yazılan kaside A Bunlar övgü konularına göre ad alır cülusiye Padişahın tahta çıkışını konu edinen kaside suriye Düğün törenlerini konu edinen kaside ramazaniye Konusu ramazanın gelişini kutlama olan kaside bayramiye es t idiyye Konusu bayram kutlaması olan kaside muharremiye Muharrem ayında Hz Hüseyinin şehit edilmesini konu edinen kaside B Konusu mevsimler olan kasideler Bahariye sayfiye şitaiye C Başka konularda yazılan kasideler hamamiye at kasidesi es t kasidei rahşiye rahşiye av kaîidesi es t şikâriye vb 4 Kasideler uyak ve yedeklerinin son harflerine göre de adlandırılır Uyaklarına göre t kasidesi es t kasidei taiye r kasidesi es t kasidei raiye vb gibi Rediflerine göre su kasidesi adem kasidesi vb II Doğu Anadoluda kısa öykülere verilen genel ad Divan edebiyatı terimi Konusu en çok övme olan ve en az onbeş yirmi beyti bulunan uzun gazel Kısa öykü kaside I 3 kaside kaside 1 1 b kaside 1 3 d kaside I 1 ç kaside I 3 d kaside I 3 d kaside I 2 c )


- TEZAD ile/||/<> ANTONYMY[İng.] ile/||/<> ANTONYMIE[Fr.] ile/||/<> ANTONYMIE, GEGENSATZLICHKEIT[Alm.] ile/||/<> KARŞIT ANLAMLILIK

( İki kelimenin birbirine aykırı birbirine karşıt anlam vermesi durumu açlık tokluk iyilik kötülük hastalık sağlık gençlik ihtiyarlık soğuk sıcak genişlik darlık vb )

( ANTONYMY )

( ANTONYMIE )

( ANTONYMIE, GEGENSATZLICHKEIT )


- TEZAT | KARŞIT ile/||/<> KARŞIT

( Resim Resimde bir rengin ya da renk tonunun karşıtı olan renk ya da ton Örn kara rengin karşıtı ak kırmızının yeşil turuncunun mor sarının mavi olduğu gibi 1 Birbirlerinin biçimsel çelişik olarak değil içerikçe karşısına konmuş kavramlar Ör Akkara doğruyanlış karşıt kavramlardır oysa akın çelişiği akolmayandır 2 Öznesi ve yüklemi aynı olan ama biri olumlu öteki olumsuz olan iki tümel önermenin birbiri karşısındaki durumu Ör Bütün insanlar ölümlüdür Hiç bir insan ölümlü değildir Olumsuzluk yüklemin içinde de dile getirilebilir Bütün insanlar ölümsüzdür gibi matematik kas biyoloji Belgit ödek ve çek paralarını ödeyecek olan kişi )

( CONTRAST | CONTRARY | DRAWEE | CONVERSE | OPPOSITE | TON )

( CONTRASTE | CONTRAIRE | RÉCIPROQUE | OPPOSANT (MUSCLE) | TIRÉ | CONVERSE | TON )

( KONTRAST | KONTRÄR | UMKEHRE | TON, ABTÖNUNG, SCHATTIERUNG )

( CONTRARIUS )

( CONTRASTO )

( ΑΝΤΊΘΕΣΗ / αντίθεση )


- TEZAT | ZIDDİYET, TEZAT | KONTRAST | TEZAT, ZIDDİYET | MÜTEKABİLİYET | TEZÂD | KARŞIT | KONTRAST ile/||/<> KONTRAST ile/||/<> KARŞITLIK

( karşıtlık Film üzerindeki dansite değerleri arasındaki fark 1 Ortaya sürülen bir tutuma karşı olma durumu 2 Bir anlamı daha iyi belirtebilmesi için kullanılan karşıt kavram Başkalarının istek dilek ya da komutlarının tersine davranma eğilimi Aykırı düşünce ve sözcüklerin bir kavramda toplanması yaşayan ölüler Seni almak için seni verdim Yaşamak için medfene girdim A Hamit Tarhan 1 Öznel olarak Özelikle mekan ya da zaman içinde aynı anda ya da art arda gecikmişkarşıtlık yan yana duyumsal uyartılarda nicel ya da nitel bir karşı olma etkisi 2 Nesnel olarak Aşağıdaki formüllerle belirlenen büyüklükler Görüş ve kanıların ya da olay ve durumların birbirine ters düşmesi elektrik Bir televizyon görüntülüğünde görüntünün en aydınlık ile en karanlık bölümleri arasındaki parlaklık oranı Karşıtlar arasındaki karşıolum 1 Salınımlarda yarım dönümlük evre değişimine girme 2 İki gezegenin Güneşin iki yanında bir doğru üzerimde bulunma evreleri Söz sanatı terimi Birini ötekinin yardımiyle değerlendirmek için bir araya getirilen birbirine uymaz şeyler arasındaki ayrılık matematik karşı gelim biyoloji karşıtlık )

( CONTRAST )

( CONTRASTE )


- TEZAT | ZIDDİYET, TEZAT | KONTRAST | TEZAT, ZIDDİYET | MÜTEKABİLİYET | TEZÂD | KARŞITLIK ile/||/<> KARŞITLIK

( 1 Ortaya sürülen bir tutuma karşı olma durumu 2 Bir anlamı daha iyi belirtebilmesi için kullanılan karşıt kavram Başkalarının istek dilek ya da komutlarının tersine davranma eğilimi Aykırı düşünce ve sözcüklerin bir kavramda toplanması yaşayan ölüler Seni almak için seni verdim Yaşamak için medfene girdim A Hamit Tarhan 1 Öznel olarak Özelikle mekan ya da zaman içinde aynı anda ya da art arda gecikmişkarşıtlık yan yana duyumsal uyartılarda nicel ya da nitel bir karşı olma etkisi 2 Nesnel olarak Aşağıdaki formüllerle belirlenen büyüklükler Görüş ve kanıların ya da olay ve durumların birbirine ters düşmesi elektrik Bir televizyon görüntülüğünde görüntünün en aydınlık ile en karanlık bölümleri arasındaki parlaklık oranı Karşıtlar arasındaki karşıolum 1 Salınımlarda yarım dönümlük evre değişimine girme 2 İki gezegenin Güneşin iki yanında bir doğru üzerimde bulunma evreleri Söz sanatı terimi Birini ötekinin yardımiyle değerlendirmek için bir araya getirilen birbirine uymaz şeyler arasındaki ayrılık matematik karşı gelim biyoloji karşıtlık )

( CONTRAST | CONTRARIETY | CONTRARINESS | OPPOSITION )

( CONTRASTE | OPPOSITION | CONTRARIÉTÉ | RÉCIPROCITÉ | ANTAGONISME )

( KONTRAST | GEGENSATZ | GEGENSCHEIN )

( CONTRARIETAS )


- TEZAT TEŞKİL ETME ile/||/<> BE IN CONTRADICTION[İng.] ile/||/<> ÊTRE EN CONTRADİCTİON[Fr.] ile/||/<> KARŞITLAŞMA

( Çelişme tutmazlık karşıtlık durumunda olma )

( BE IN CONTRADICTION )

( ÊTRE EN CONTRADICTION )


- TEZCE ile/||/<> KALÇA TOPALLIĞI

( hlk Kalça topallığı )


- TEZENELİ SAZLARDA:
[büyükten küçüğe] MEYDAN SAZI ile/ve DİVAN SAZI ile/ve KARA DÜZEN SAZ(BOZUK DÜZEN) ile/ve TAMBURA/DÜNBÜRE/DÜNBÛRE[Fars.] ile/ve BAĞLAMA ile/ve CURA ile/ve TAR


- TEZGAH ile KALİTE TESTİ

( BENCH vs. BENCHMARK )

( نيمکت ile محک )

( NEYMOKT ile MOHAK )


- THICK :/yerine KALIN


- TIBAK, TEKÂFÜ | KARŞILAŞTIRMA ile/||/<> KARŞILAŞTIRMA ile/||/<> KARŞILAŞTIRMAK

( Aykırılıkları birbirini güçlendirecek biçimde kullanma Ör Duhterin tezviç eden mader hem ağlar hem güler Kopya edilmiş yazma ile aslının karşılaştırılması ve bu işlemin kitabın zahriye ya da hatimesine kaydedilmesi matematik İki veya daha çok sayıdaki dilin birbirine benzeyen ve benzemeyen yanlarını ortaya koymak üzere yapılan karşılaştırma Dil akrabalıklarının ortaya konmasında bu türlü çalışmaların önemli etkisi olmuştur Azerbaycan Türkçesi müğayisä Türkmen Türkçesi deneşdirme Gagauz Türkçesi yaraştırmak karşılaştırmak Özbek Türkçesi qiyaslş muqoyasa Uygur Türkçesi selişturuş Tatar Türkçesi çağıştıru Başkurt Türkçesi sağıştırıw teňleşdiriw tutuşduruw Krç Malk teňleşdiriw Nogay Türkçesi teňlestîriiw salıstıruw Kazak Türkçesi sahstıruw salıstırma Kırgız Türkçesi salıştıruu Alt tündeştirü Hakas Türkçesi tinnestîrgenî tinnestîrîg Tuva Türkçesi tennelge Türkçesi tenneştirig soon sözteri Rusça sopostavleniye sravneniye karşılaştırma )

( COMPARISON | BENCHMARK | COLLATION | COMPARE )

( CONTRASTE | COMPARAISON )

( KOMPARATION )


- TİCARET ile/değil KAÇAKÇILIK


- TİFO[Fr. < Yun.] değil/yerine/= KARAHUMMA

( Kirli sularda, bu sularla sulanmış sebzelerde bulunan, mikroplarla oluşan, ortalama üç hafta süren, ateşli ve tehlikeli bir bağırsak hastalığı. )


- TINNED[İng.] ile/||/<> ÉTAMÉ[Fr.] ile/||/<> VERZINNT[Alm.] ile/||/<> KALAYLI

( Kalaylama işleminden geçmiş olan )

( TINNED )

( ÉTAMÉ )

( VERZINNT )


- TIPTA:
GENEL CERRAHİ ile/ve/||/<> İÇ(DAHİLİYE) ile/ve/||/<> KADIN-DOĞUM ile/ve/||/<> ÇOCUK HASTALIKLARI


- TIRKAZ ile/||/<> KAPI MANDALI. (KIZILCASÖĞÜT *BANAZ -UŞAK)

( Kapı mandalı Kızılcasöğüt Banaz Uşak Ağızlarda dırkaz olarak da geçer Anadoluda ahırda yatmak için yapılan yer ahır sekisi ve ahıra bitişik ev oda olarak da kullanılır Dankoffa göre ALT 136 Ermeniceden alınmıştır dṙgoc bar on door Rӓsӓnen V 479a tırkaz dırkaz biçimlerini saymakla yetinmiştir )


- TIRMIK ile/ve KARTUK

( Tırnak beresi/yarası. | Kabartılmış toprağın taşını, çöpünü ayıklamak için kullanılan seyrek dişli, tarak biçiminde araç. İLE/VE Büyük tarla tarağı. )


- TIRNAK:
KUTUP AYISINDA ile BOZ AYIDA ile KARA AYIDA


- TİROİT[Fr./İng. < THRYOID/E]/QALXANABƏNZƏR VƏZ[Azr.]/TIROID[Fars.]/QAŞQANŞA BEZ[Kazak.] değil/yerine/= KALKAN BEZİ

( Gırtlağın ön ve alt bölümünde bulunan, çok damarlı, salgısını kana veren bir bez. )


- TMS/TRANSKRANİYAL MANYETİK STIMÜLASYON TRANSCRANIAL MAGNETIC STIMULATION[İng.] değil/yerine/= KAFATASINDAN MANYETİK UYARIM


- TMU/TRANSKRANİYAL MANYETİK UYARIM TRANSCRANIAL MAGNETIC STIMULATION[İng.] değil/yerine/= KAFATASINDAN MANYETİK UYARIM


- TOHUMLULAR / KAPALI TOHUMLULAR

( Açık tohumlularla tohumlu bitkileri içine alan bitkiler dünyasının bir alt şubesi. )


- TOKA ile KALKAN

( BUCKLE vs. BUCKLER )

( باسگک بستن ile شير قلاب ile چپراست ile سگک ile سپر کوچک )

( BASGAK BASTAN ile SHYR GHALAB ile چپراست ile SAGAK ile SEPAR KUCHAK )


- TONER[İng. < TONER] ile/||/<> KARARTICI

( karartıcı )

( TONER )


- TONOZ ile/||/<> ÇAPRAZ TONOZ ile/||/<> KABURGALI TONOZ ile/||/<> TROMP/TONOZ BİNGİ

( Taş ya da tuğladan örülerek oluşan bir mimari örtü ögesi.[Biçimine göre beşik tonoz, aynalı tonoz, çapraz tonoz, kaburgalı tonoz, yelken tonoz gibi adlar alır.] İLE/||/<> İki beşik tonozun dik açılı kesişmesinden oluşan tonoz biçimi. İLE/||/<> Genellikle beşik tonozlarda ve ötekilerinde destek kaburgaların görülebildiği tonoz biçimi. İLE/||/<> Kare altyapıdan kubbe eteğini hazırlayan sekizgen geçiş öğesi. )


- TONÜS/TONUS[İng.] değil/yerine/= KAS GERİNIMİ


- TOPLARDAMAR[İng. VEIN] ile/||/<> HEMAL YAY[İng. HEMAL ARCH] ile/||/<> KAN DAMARI[İng. BLOOD VESSEL] ile/||/<> PULMONER EMBOLİ[İng. PULMONARY EMBOLISM] ile/||/<> VARİS[İng. VARICOSE VEIN]

( Kanı kalbe taşıyan kan damarlarıdır. Akciğer toplardamarı hariç; oksijen yoğunluğu az, karbondioksit bakımından zengin kanın kalbe geri dönüşünü sağlarlar. Dolaşım sisteminin bir bölümünü oluşturmaktadırlar. Toplardamarlar, "ven" olarak da isimlendirilmektedir. @@ Kuyruk omurlarında her omur merkezinin ventralinde kuyruk atardamarı ve toplardamarlarını koruyan yay. @@ Canlı vücudunda kanın dolaştığı damarlardır. Dolaşım sistemi organlarıdır ve görevleri kanı vücudun farklı bölümlerine taşımaktır. Kan damarları temelde iki kategoriye ayrılır. Bunlar, atardamarlar (arter) ve toplardamarlardır (ven). @@ Pulmoner emboli, akciğerlerde bulunan pulmoner arterlerden birisinin tıkanmasıdır. Pulmoner emboli vakalarının çoğunda bacaklarda derin ven trombozu oluşur. Vücudun alt ekstremite adı verilen bacak ve ayak bölümlerinde bulunan toplardamarlarda oluşan pıhtı, sağ ventriküle gelir. Buradan da pulmoner arterlerle akciğere ulaşarak emboliye neden olur. Pulmoner emboli hayatı tehlikesi son derece yüksek olan hastalıklardan birisidir. Öyle ki miyokard enfarktüsü ve serebrovasküler kazalardan sonra, pulmoner emboli kardiyovasküler ölümlerin en önde gelen üçüncü nedenidir. @@ Kan akımının önündeki bir engel ya da venlerin fonksiyonel bozuklukları sonucu ortaya çıkan bir toplardamar hastalığıdır. En yaygın görüldüğü yer bacaklardır. İnsanlarda oldukça sık görülmektedir ve ciddi sıkıntılara yol açmamakla beraber kişinin yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilmektedir. Varisler mor mavi tonlarında, geniş ve kıvrımlı bir görüntüdedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- TOPLUM ile KALABALIK/KALABA[Ar. < ĞALEBE]

( Kavram. İLE Tekler. )


- TOPLUMSAL/LAŞMA ile KAMUSAL/LAŞMA


- TÖRE ile/ve/<> KAVRAM ile/ve/<> KURUM


- TOSBAĞA ile/||/<> KAPLUMBAĞA

( Kaplumbağaya halk dilinde verilen ad )


- TOSBAĞA ile/||/<> KAPLUMBAĞA

( kaplumbağa Ağızlarda tosbağı tosbā tosba olarak da geçer Az tısbağa pışbāga tos bağa Kelimenin ikinci bölümündeki bağa Eski Türkçede baka kurbağa olarak geçer kaplumbağa kurbağa Birinci bölümdeki tos sözünün ise yansımalı onomatopéique biçim olduğu anlaşılıyor Diyaleklerdeki tıs ve pış da yansımalı biçimlerdir )


- TOURBILLON (DE VENT)[Fr.] ile/||/<> KASIRGA

( coğrafya )

( TOURBILLON (DE VENT) )


- TÖVBE ve/<> KALP


- TOWN :/yerine KASABA, ŞEHİR


- TRADITION BEARER[İng.] ile/||/<> PORTEUR DE LA TRADİTİON[Fr.] ile/||/<> TRADITIONSTRAGER[Alm.] ile/||/<> KAYNAK KİŞİ | HALK KÜLTÜRÜ

( Kendisinden halk kültürüyle ilgili bilgiler sağlanan birey halk kültürü )

( TRADITION BEARER )

( PORTEUR DE LA TRADITION )

( TRADITIONSTRAGER )


- TRAKSİYON değil/yerine/= KALDIRGAÇ


- TRANSFÜZYON/TRANSFUSION[İng.] değil/yerine/= KAN AKTARIMI


- TRANSFÜZYON değil/yerine/= KAN AKTARIMI


- TRAVELİNG | KAYDIRMA ile/||/<> KAYDIRMA ile/||/<> KAYDIRMAK

( Sinema TV Alıcının herhangi bir araç üzerinde çeşitli yönlere devindirilmesi özellikle öne geriye yanlara aşağıya yukarıya sürekli devinimi Karşı namlu üzerinden kaydırılarak yapılan doğru dürtüş Savunmanın belirli bir anında oyunun güç noktasını birden bire değiştirmek Bir bilgi birimindeki öğeleri ikilleri sayamakları damgaları sola ya da sağa doğru taşıma aritmetiksel kaydırma mantıksal kaydırma Bir şeye özgü olan adın onunla benzerliği ya da herhangi bir ilgisi bulunan başka bir şeye de ad olarak verilmesi masanın ayağı dağın eteği makinenin kolu gibi gaydırma Evlerin bitişiğine araba kağnı odun vb şeyler koymak üzere yapılmış kulübe Özgüney Yalvaç Isparta gaydırma Yukarıtırtar Yalvaç Isparta Kadın fesi Çallı Burhaniye Balıkesir Söz sanatı terimi Bir şeye özel olan adın onunla benzerliği veya herhangi bir ilgisi bulunan başka bir şeye de ad olarak verilmesi Masanın ayağı Dağın eteği Makinenin kolu gibi 1 Bir yatırımın satışından elde edilen nakit paranın bir başka yatırımda kullanılması 2 Bir ülkenin uluslararası para piyasasına müdahale ederek ülkesinden para çıkışını durdurması 3 İki ülke arasında yapılan ticarette ödeme bedellerinin satıcı veya alıcı tarafından kabul edilebilen başka bir para birimine çevrilmesi )

( TRAVELLING (ABD: TRAVELING), TRACKING, TRUCKING, DOLLYING | COULÉ, GRAZE | SHIFTING | SHIFT | SWITCHING | SCROLL | SLIDE | CRANE, CAMERA CRANE, BOOM, WHIRLEY )

( CHARIOT, "TRAVELLING" | COULÉ | DÉCALAGE | CATACHRÈSE | GRUE (CAMÉRA, AMÉRICAINE )

( KAMERAFAHRT, FAHRAUFNAHME, "TRAVELLING" | KRAN, KAMERAKRAN, ATELIERKRAN )

( CARRELLATA )

( ΤΡΆΒΕΛΙΝΓΚ / τράβελινγκ )


- TRIBE :/yerine KABİLE


- TRİKO[Fr. < TRICOT] ile KAZAK[Fr. < CASAQUE]

( Farklı tasarımlar kapsamında kumaşın üretilmesi için bir teknik. Özel bir dokuma tekniği kapsamında, kazak ve benzeri giyim parçalar için hazırlanan kumaş yapımı. İLE Baştan geçirilerek giyilen, genellikle kollu, örme üst giysisi.[Boğazlı ya da boğazsız, bisiklet yaka, kalın ya da ince gibi çok sayıda değişik tasarımı bulunur.] )


- TRİLYON[Fr. < TRILLION] ile/<>/> KATRİLYON[Fr. < QUATRILLION] ile/<>/> KENTİLYON[Fr. < QUINTILLION]

( Milyar kere bin. İLE/<>/> Trilyonun bin katı olan sayı, trilyon kere bin. İLE/<>/> Katrilyon kere bin. )


- TROMBEKTOMİ/THROMBECTOMY[İng.] değil/yerine/= KAN PIHTISI ÇIKARIMI


- TROMBOSİT değil/yerine/= KAN PULCUKLARI


- TROTUVAR değil/yerine/= KALDIRIM


- TRUCK :/yerine KAMYON


- TÜCCAR[Ar. < TUCCÂR] ile/||/<> (KAR.): KARAGÖZCÜLERİN ÇENGİYE VERDİKLERİ AD

( Kar Karagözcülerin çengiye verdikleri ad )


- TÜFEK ile KARABİNA

( ... İLE Namlusu genellikle yivli, kısa ve hafif bir tüfek. )


- TÜMEL ile/ve/<> KAVRAM

( UNIVERSAL vs./and CONCEPT )

( SUVER-İ İLMİYE )


- TUNİKA/LAYER[İng.] değil/yerine/= KATMAN


- TÜP ile KARNİ[Fr. < CORNUE]

( ... İLE Laboratuvarda damıtma işlerinde kullanılan, geniş karınlı, dar ve eğri boyunlu cam kap/tüp. )


- TÜP ile KARTUŞ[Fr. < CARTOUCHE]/HARTUÇ

( ... İLE Merminin arkasından namluya sürülen bezden ya da kartondan barut kesesi. | Dolma kalem içine yerleştirilen mürekkep dolu tüp. | Resim yazıda kralın adını ötekilerden farklı bir biçimde göstermeyi sağlayan oval çerçeve. 4. isim, bilişim Yazıcıya yerleştirilen mürekkep dolu tüp. )


- TURBO KANAT

( TURBO
WING )


- TÜRKİYE'DE, SİNEMA TARİH YAZIMINDA:
SİNEMANIN BAŞLANGICI ile/ve/||/<>/> MUHSİN ERTUĞRUL DÖNEMİ ile/ve/||/<>/> DÖNEMLER ile/ve/||/<>/> YAKLAŞIM ile/ve/||/<>/> KAYNAK KULLANIMI ile/ve/||/<>/> YÖNTEM


- TÜRKÜLERDE:
OYUN HAVALARI ile/ve LİRİK ile/ve DOĞA(PASTORAL) ile/ve YERGİ(SATİRİK) KONULU ile/ve SİMGELİ/TEMSİLÎ ile/ve KAHRAMANLIK VE SERHAT HAVALARI ile/ve TÖRENSEL VE GİZEM İÇERİKLİ ile/ve SOSYAL İÇERİKLİ ile/ve GURBET VE HASRET ile/ve MİZAHÎ VE ALAN OYUN ile/ve ÂŞIKLAMALAR ile/ve AĞIT VE KIRAN DESTANLARI ile/ve KARŞILIKLI DEYİŞLEME VE ATIŞMALAR


- TURNA ve/||/<> DAĞ KEÇİSİ ve/||/<> SEPET ve/||/<> KARTAL

( İnsan. VE/||/<> Kutsallık. VE/||/<> Bilgelik. VE/||/<> Gök Tanrı/Tengri. )


- TURNA ile KARKARA

( ... İLE Başı sorguçlu turna. )

( ... İLE Bataklık bölgelerde yaşarlar. )

( CRANE vs. ... )


- TURP ile KARATURP

( ... İLE Turpgillerden, etli, iri beyaz köklü çok yıllık bir bitki. )


- TUTUM ile/ve KARAKTER

( ATTITUDE vs./and CHARACTER )


- TÜYLENME ile/ve/||/<>/> KARINSA

( ... İLE/VE/||/<>/> Kuşların tüy değiştirmesi. )


- TUZ ile ASİT TUZU ile BAZİK TUZLAR ile KAYA TUZU ile DENİZ TUZU[HİPERTONİK] ile KAN TUZU[İZOTONİK] ile BİLEŞİMİNDE HİDRAT BULUNAN TUZLAR

( ... İLE ... İLE ... İLE ... İLE Gövdemizdeki/kanımızdaki[izotonik] tuz, binde dokuz[0,009] oranındadır. İLE Deniz suyundaki[hipertonik] tuz, binde otuzdur[0,030][%3]. İLE ... )

( ... VS. ... VS. ... VS. ... VS. [0,009] in the blood/body. VS. [0,030][%3] in the sea water. VS. ... )

( SALT vs. ACID SALT vs. BASIC SALT vs. ROCK SALT vs. SEA SALT[HIPERTONIC] vs. BLOOD/BODY[ISOTONIC] SALT vs. HIDRATED SALTS )


- TÜZEL/HUKUKÎ ERDEMLER'DE:
GENELLİK ve/||/<> İLÂN ETME ve/||/<> GERİYE YÜRÜ(TÜLE)MEME ve/||/<> AÇIKLIK ve/||/<> ÇELİŞKİSİZLİK ve/||/<> UYMA OLANAĞI ve/||/<> KALICILIK ve/||/<> İLÂN EDİLEN KURAL İLE RESMÎ EYLEM ARASINDAKİ UYGUNLUK


- UC ile/değil KARŞILIK


- ÜÇGEN ile/||/<> KARE ile/||/<> PENTAGON ile/||/<> HEXAGON

( Eşit kenar ve açılı şekiller. )

( Formül: (n-2)×180° toplam )


- UÇMAK ile SİNEK YİYEN ile UÇUP GİTMEK ile KAĞIT UÇMAK ile SİNEKLİK ile SİNEK ÇIRPMA TELİ

( FLY vs. FLY EATER vs. FLY OFF vs. FLY PAPER vs. FLY SHEET vs. FLY WHISK )

( پرواز کردن ile پراندن ile پريدن ile هواپيما راني کردن ile چابک وزرنگ ile پر زدن ile به اهتزاز آوردن ile مگس ile طيران کردن ile در پرواز بودن ile دراهتراز بودن ile پرواز دادن ile گريختن از ile مگس خوار ile به پرواز درآمدن ile کاغذ مگس کش ile اعلانات دستي ile مگس پران )

( PARVAZ KARDAN ile PARANDAN ile PARYDAN ile NPAVAPYMA RANY KARDAN ile CHABAK VAZRANG ile PAR ZADAN ile BAH HATEZAZ AVARDAN ile MAGS ile TYRAN KARDAN ile DAR PARVAZ BODAN ile DARANPATARAZ BODAN ile PARVAZ DADAN ile GARYKHTAN AZ ile MAGS KHAR ile BAH PARVAZ DARAMADAN ile KAGHZ MAGS KESH ile ELANAT DASTY ile MAGS PARAN )


- ÜCRETİ ile/ve/değil/yerine KATILIM PAYI


- UÇUCU ile/ve/<> KAPATICI ile/ve/<> AKICI ile/ve/<> YAKICI

( Hava. İLE/VE/<> Toprak. İLE/VE/<> Su. İLE/VE/<> Ateş. )


- ÜFLEMEK ile TROMPET ÇALMAK ile DARBE DARBE ile BURUN DARBESİ ile BOYNUNA DARBE ile KAFAYA DARBE ile HAVAYA UÇURMAK ile YUMRUKLA VURMAK ile ÜFLEYİCİ ile KURT SİNEĞİ ile ÜFLEME ile DARBELER ile ŞATAFATLI

( BLOW vs. BLOW A TRUMPET vs. BLOW BY BLOW vs. BLOW NOSE vs. BLOW ON THE NECK vs. BLOW TO THE HEAD vs. BLOW UP vs. BLOW WITH THE FIST vs. BLOWER vs. BLOWFLY vs. BLOWING vs. BLOWS vs. BLOWSY )

( نفخ کردن ile فوت کردن ile نفخه ile وزيدن ile ضرب ile دميدن ile ضربه ile ضربت ile نفير کشيدن ile يک ريز ile يک گير ile بيني گرفتن ile پس گردني ile توسري ile منفجر کردن ile ترکانيدن ile پکيدن ile بادکردن ile مشت ile دمنده ile وزنده ile سگ مگس ile وزان ile وزش ile بادزدگي ile دمان ile ضربات ile زن چاق ile سرخ گونه )

( NAFKH KARDAN ile FOT KARDAN ile NAFKHEH ile وزيدن ile ZAB ile DAMYDAN ile ZARBEH ile ZARBAT ile NAFYR KESHYDAN ile YK RYZ ile YK GYR ile BEYNEY GARAFTAN ile PES GARDANY ile توسري ile MONFAJR KARDAN ile ترکانيدن ile پکيدن ile BADKARDAN ile MOSHT ile DAMANDEH ile VAZANDEH ile SAG MAGS ile VAZAN ile VEZESH ile BADOZDEGY ile DAMAN ile ZARBAT ile ZAN CHAGH ile SARKH GONEH )


- ULAŞMAK ile/ve KAVUŞMAK/VUSLAT


- ULCUS[İng.] ile/||/<> KARHA[Ar. < KARHA]

( Ülser )

( ULCUS )


- ULUSAL BİRLİK ile/ve/<> KABİLE BİRLİĞİ

( Toplumların/ulusların birliğini sağlayan, en önemli ve öncelikli olgu, dilidir. İLE/VE/<> "Tek ağız" anlamına gelen Vantok Kültürü, Papua Yeni Gine'de bulunan bir kabilenin, üyelerinin aynı dili kullanmalarıyla, birbirini her yönden korudukları bir kültür de, buna en iyi örneklerdendir. )


- ULUSLARARASI HUKUK ile/ve/değil/ne yazık ki KARŞILIKLI "KABUL"


- ÜMİTSİZ AŞK ile/ve KARŞILIKSIZ AŞK

( "HOPELESS LOVE" vs./and "WORTHLESS LOVE" )


- UMURSAMAMA ile/ve/||/<> KAYITSIZLIK


- UNLARDA:
BUĞDAY ile/||/<> TAM BUĞDAY ile/||/<> KARABUĞDAY/GREÇKA ile/||/<> KIRMIZI BUĞDAY ile/||/<> KEPEKLİ ile/||/<> SİYEZ ile/||/<> KAVILCA ile/||/<> KUNDUR ile/||/<> YULAF ile/||/<> ÇAVDAR ile/||/<> ARPA ile/||/<> MISIR ile/||/<> KİNOA ile/||/<> TEFF ile/||/<> AMARANT ile/||/<> NOHUT ile/||/<> KESTANE ile/||/<> KEÇİBOYNUZU ile/||/<> BADEM ile/||/<> CEVİZ ile/||/<> FINDIK ile/||/<> ANTEPFISTIĞI ile/||/<> ARAROT ile/||/<> DİNKEL[Alm.]/FARRO[İt.]

( Kabuğundan ve kepeğinden ayrılarak kullanılan, işlenmiş buğday unundan [beyaz ekmek] yapılır. İLE/||/<> Buğday tanesinin kabuğuyla birlikte öğütülerek elde edilir. Besin değerleri, öteki rafine unlara göre daha yüksektir.[Glüten içerir.] İLE/||/<> ... İLE/||/<> Anadolu'nun, en eski çeşitlerindendir.[Genetiği bozulmamış, nitelikli bir undur.] Ekmek yapımına çok uygundur.[Kepeği ile öğütülmüş olanını yeğlenmelidir.][Glüteni düşüktür.] İLE/||/<> Kepeğinden ayrılmamış undur. İLE/||/<> Kastamonu bölgesinin unudur. Tüm unlarla karıştırılabilir. Aroması "keskin" gelebilir.[Genetiği bozulmamış, nitelikli bir undur.][Glüteni çok düşüktür. Çok sağlıklıdır.] İLE/||/<> Kars'ta yetişen bir buğdaydır. Kökeni, Kastamonu'dur. [Genetiği bozulmamış, nitelikli bir undur.][Her türlü iklime dayanıklı, güçlü bir yapısı olduğundan, kabuk bölümü kalındır. Kabuk bölümünün kalınlığı, tanelerinin ufak kalmasına ve glüten içeriğinin, öteki buğday türlerine göre daha olmasını sağlamıştır ve bu nedenle de glisemik indeksi düşüktür.] İLE/||/<> Güneydoğu Anadolu bölgesi buğdayıdır. İLE/||/<> Glüten alerjisi olanlar için iyi bir seçenektir. [Deri ve bağırsak sorunu olanların, yulaf ununu yeğleyebilir.][Yüksek besin değerine sahip ve glisemik indeksi düşüktür.] İLE/||/<> Bol proteinlidir.[Yüksek glüten içerir.][Soğuk iklime dayanıklıdır.] İLE/||/<> Çok eski bir buğday türüdür. İLE/||/<> ... İLE/||/<> Güney Amerika'da, And Dağları'nda, doğal olarak yetişen, otumsu bir bitkinin, kurutulmuş tohumudur.[Unu da, tohumları gibi yüksek demir ve besin değerlerine sahiptir ve çok lezzetlidir.][Tek başına ya da tüm unlarla karıştırılabilir.] İLE/||/<> ... İLE/||/<> Amarant[horozibiği] bitkisinin tohumlarından elde edilir.[Tüm unlar içinde, en yüksek proteine sahiptir.][Glüten içermez ve glisemik indeksi düşüktür.][Tadı, ekşi ve keskin olduğundan, lezzeti görecelidir.] İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> Sıcak iklimlerde yetişen maranta adlı kamıştan ve başka bitkilerin kökünden çıkarılan un. [Çocuk maması yapılan un.] İLE/||/<> Siyez ile benzerlik taşır.[İçeriğindeki protein yapısı daha kırılgan ve çözünebilir olduğundan, tüm tahıl unları içinde, siyez kadar düşük glütene sahiptir.][Genetiği değişmemiş bir çeşittir.][Her türlü hamur işinde kullanılabilir.] )

( ... İLE/||/<> Glüten içerir. İLE/||/<> ... İLE/||/<> Glüteni düşüktür. İLE/||/<> ... İLE/||/<> Glüteni çok düşüktür. İLE/||/<> Glüteni düşüktür. İLE/||/<> ... İLE/||/<> Glüten alerjisi olanlar için iyi bir seçenektir. İLE/||/<> Yüksek glüten içerir. İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> Glüten içermez. İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> Düşük glütene sahiptir. )


- UNOFFICIAL MARKET, GREY MARKET, UNDERGROUND ECONOMY, UNRECORDED ECONOMY, INFORMAL ECONOMY[İng.] ile/||/<> KAYIT DIŞI EKONOMİ

( Resmi kayıtlara girmeyen yasal belgelerle belgelendirilemeyen yetkili kamu organlarınca normal kurallar çerçevesinde denetlenemeyen vergi sistemi dışında kalan ve dolayısıyla millî gelir hesaplamalarında dikkate alınmayan diğer bir deyişle ekonominin ülke mevzuatı ve vergi sistemi dışında kalan işlem ve etkinlikleri )

( UNOFFICIAL MARKET, GREY MARKET, UNDERGROUND ECONOMY, UNRECORDED ECONOMY, INFORMAL ECONOMY )


- ÜNSÜZ ile KAPANTI

( ... İLE Patlayıcı ünsüzün oluşmasından önceki boğumlanma noktasının kapanması. )


- UNUTMAK(UNUTKANLIK) ile/değil ZİHNİN(AKLIN/"KAFANIN") YOĞUN/BİR YER(LER)DE OLMASI


- UNUTMAK ile/ve/değil/||/<>/< KANIKSAMAK


- ÜRETİM ile/ve/||/<>/< KATILIM


- URVE | KANGAL ile/||/<> KANGAL ile/||/<> KANGAL[Yun.]

( Sinema Makaraya değil göbekli ya da göbeksiz olarak kendi çevresinde sarılmış çeşitli çaptaki film tomarı biyoloji Tel ve şeritlerin çembersel bir eksen çevresinde sarılarak aldıkları biçim )

( ROLL | COIL )

( ROULEAU | ANSE | BOBINE )

( ROLLE, FILMROLLE | BUND )


- USANÇ/GINA ile/ve/||/<>/< KANIKSAMA

( İlişki(ler)de, "sahip olmakta", [kendinden ve/ya da ötekinden] "eminlikte", en önemli eşik, kanıksama noktasıdır. [Kavuşmakta/vuslatta, gına/kanıksama vardır.]

Bu eşik, ancak, bunun bilgi ve bilinciyle, sürekli anımsanarak, ilişkiyi besleyecek/destekleyecek davranış ve tutumla, iletişim ve paylaşımla aşılabilir. )


- USSAL ile/ve/||/<> KAVRAMSAL


- ÜST BACAK KEMİĞİ ile KAVAL KEMİĞİ/BACAK KALEMİ

( ... İLE Baldırda olan iki kemikten kalını. )

( FEMUR vs. TIBIA )


- ÜST DİREK ile/||/<> KALE DİREKLERİ

( kale direkleri )


- ÜSTÂD ile/||/<> USTA ile/||/<> KALFA ile/||/<> ÇIRAK ile/||/<> YAMAK/ELULAĞI ile/||/<> MİÇO/MUÇO[İt.]

( ... İLE/||/<> Yaşadıklarımızın. İLE/||/<> Yaşamakta olduklarımızın. İLE/||/<> Yaşayacaklarımızın. İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... )

( ... ile ... ile ... ile TİLMÎZ ile ... )


- ÜSTLENME ile/ve/||/<> KABULLENME


- ÜSTÜN/LÜK ile/ve/değil/yerine KAPSAYICI/LIK


- ÜSTÜNLÜK ile/değil/yerine KARŞITLIK


- UTANMAK ile/ve/değil KAÇMAK

( Utanmak, başkalarından olabilir fakat en çok da kendinden kaçmaktır. )


- ÜTÜLÜ ile/ve KATLI


- UYANMAK ile KALKMAK

( Uyanmak sözcüğü, zihin, gözler ve/ya da duyular açıldığında, baş/gövde yastıkta/yatakta olsa bile kullanılabilir. İLE Kalkmak sözcüğü ise, başın yastıktan ayrılması/kalkması, en az gövdenin yarısının doğrulması ya da tamamen yataktan uzaklaşmış olmanın karşılığıdır. )


- UYDURMAK ile "KAFADAN ATMAK"


- ÜYELİK FONKSİYONU ile/||/<> KARAKTERİSTİK FONKSİYON

( Karakteristik fonksiyon 0 veya 1 değeri alır, üyelik fonksiyonu [0,1] aralığında sürekli değerler alabilir )

( Formül: μA: X → [0 ile1] )

( Lotfi A. Zadeh tarafından 1965 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1921-2017) (Ülke: Azerbaycan/ABD) (Alan: Matematik, Bilgisayar) (Önemli katkıları: Bulanık mantık, bulanık kümeler) )


- UYGARLAŞMADA:
KILIÇ ile/ve/fakat/değil/yerine/<>/> KALEM ve KİTAP

( Başlattı. İLE/VE/FAKAT/DEĞİL/YERİNE/<>/> Yaşattı VE Sürdürdü. )


- UYGARLIK ve/<> KAVRAMSALLIK


- UYGURLAR ile/ve/||/<>/> KARAHANLILAR ile/ve/||/<>/> SELÇUKLULAR ile/ve/||/<>/> OSMANLILAR ile/ve/||/<>/> TÜRKİYE

( 742 - 840 ile/ve/||/<>/> 840 - 1212 ile/ve/||/<>/> 1212 - 1299 ile/ve/||/<>/> 1299 - 1923 ile/ve/||/<>/> 1923 - ~ )


- UYMAK ile KARŞILIK BULMAK


- UYUM BAŞARISI[İng. FITNESS] ile/||/<> AKRABA SEÇİLİMİ[İng. KIN SELECTION] ile/||/<> DİREKT UYUM BAŞARISI[İng. DIRECT FITNESS] ile/||/<> DOLAYLI UYUM BAŞARISI[İng. INDIRECT FITNESS] ile/||/<> EBEVEYN YATIRIM TEORİSİ[İng. PARENTAL INVESTMENT THEORY] ile/||/<> KAPSAYICI UYUM BAŞARISI[İng. INCLUSIVE FITNESS]

( Bir türün gelecek nesillere ne kadar gen aktardığını gösteren ya da gelecek nesillere aktaracağı gen performansının ölçülmesinde kullanılan, ömür boyu eşeysel başarıyı ve hayatta kalma becerisini gösteren terimdir. @@ Tür içindeki bireylerin yalnızca kendi uyum başarılarına yönelik değil, aynı zamanda akrabalarının uyum başarısına yönelik olarak da deneyimledikleri seçilim tipidir. Akrabaların hayatta kalıp üreyebilmesi, bireylerin kendisi tarafından paylaşılan genlerin de başarısı olduğundan dolaylı uyum başarısı ile ilişkilidir. @@ Yavru üretebilme becerisiyle ilişkili olan uyum başarısıdır. Hayatta kalabilmeye ve üremeye doğrudan katkı sağlayan her özellik, direkt uyum başarısını arttırmaktadır. @@ Bir bireyin akrabalarının üreme başarısındaki artıştan ötürü, kendisine benzer genlerin nesiller içerisindeki başarısının artmasına bağlı olarak, ilgilenilen bireyin uyum başarısının artmasıdır.Bir birey (F) düşünün. Bireyin annesi (A), babası (B), kuzeni (K) olsun. Bireyin anne ve babasıyla paylaştığı genlerin benzerliği oldukça yüksektir (0.5 olarak ifade edilir). Kuzeni ile paylaştığı genler de önemli düzeydedir (0.25 olarak ifade edilir). Bu akrabaların evrimsel süreç içerisindeki başarılarının yüksek olması, dolaylı olarak bireyin kendi evrimsel uyum başarısını da arttırmaktadır. Çünkü akrabaları başarılı olup üredikçe, kendisinde bulunan genleri de aktarabilmektedirler. @@ Ebeveyn yatırımı (PI: parental investment), ebeveynin soyunun devam edebilmesi dolayısıyla kendi özelliklerinin doğada sürdürülebilmesi için yavru bakımına yaptığı harcamalardır. Zaman ve enerji en önemli ebeveyn yatırımlarıdır. Ebeveynler, bu teori sayesinde anlaşıldığı gibi, aslında yavrularına "karşılıksız" bir sevgi beslemezler ve "karşılıksız" olarak bakımda bulunmazlar. Evrimsel açıdan bu emeklerinin karşılığı, kendi genlerini büyük oranda taşıyan yavrularının hayatta kalıp, kendilerindeki genleri yaymalarıyla, uyum başarısının dolaylı olarak artması biçiminde döner. @@ En basit tanımıyla direkt uyum başarısı, bireyin üreme ve hayatta kalma başarısı ile dolaylı uyum başarısının (bireyin akrabalarının üreme başarısından kaynaklı evrimsel başarısıdır) toplamıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- UYUMLULUK ile UYUMLU ile GÜÇLÜK ile KARMAŞIK ile KOMPLİKASYON ile UYUMLU ile İLTİFAT ile ÜCRETSİZ OLARAK ile ÜCRETSİZ

( COMPLIANCE vs. COMPLIANT vs. COMPLICACY vs. COMPLICATE vs. COMPLICATION vs. COMPLIER vs. COMPLIMENT vs. COMPLIMENTARILY vs. COMPLIMENTARY )

( تمکين ile اجابت کننده ile کار پيچيده ile مشکل کردن ile بغرنج کردن ile پيچيدگي ile عارضه ile قبول کننده ile تعارف ile با تعريف ile تعارف آميز ile تعارفي ile بليط افتخاري )

( TAMAKYNE ile EJABAT KONANDEH ile KAR PEYCHYDAH ile MOSHEKL KARDAN ile BAGHRANJ KARDAN ile PEYCHYDEGY ile AREZEH ile GHABOL KONANDEH ile TAAREF ile BA TARYFE ile TAAREF AMYZ ile تعارفي ile BELYT AFTAKHARY )


- UZADEVİM(TELEKİNEZİ[Fr./İng.]) ile KALDIRMA(LEVİTASYON[Fr./İng.])

( Telekinezi ya da sadece kinezi, özdeğin(maddenin) iç dinamiklerine zihin/düşünce gücüyle etki ederek biçimini değiştirmek. İLE Levitasyon ise, özdeği bütün olarak yerinden hareket ettirmek/havalandırmak/havada dolaştırmak. )


- ÜZÜM ve/<> KAVUN

( [Özbekistan'da] 50 çeşit. VE/<> 30 çeşit. )


- ÜZÜNTÜ ile KAYGI ile İNANÇ

( Geçmişe bakar/baktırır. İLE Çevreye bakar/baktırır. İLE İleriye bakar/baktırır. )


- ÜZÜNTÜ ve SIKINTI ve KAYGI/ENDİŞE

( Geçmişe ait. VE Şimdide. VE Gelecek için. )


- VÂCİB ile KADÎM


- VÂCİBU'L-VUCÛD yerine KÂDİRU'L-MUHTÂR


- VAD/VENTRİKÜLER DESTEK CİHAZI VENTRICULAR ASSIST DEVICE[İng.] değil/yerine/= KARINCIK DESTEK AYGITI


- VÂHİD-İ KIYASÎ-İ NÂRÎ[Osm.] / CALORIE[İng.] / CALORIE[Fr.] / KALORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KALORİ


- VAHİD-ÜL-FİLKA NEBATAT | BİR ÇENEKLİLER >< KAPALI TOHUMLULAR

( (botanik) @@ Sadece bir kotilodonu olan embriyo veya bitkiler, monokotiledon, tek çenekliler. )

( MONOCOTYLEDONOUS | ANGIOSPERMOUS~ANGIOSPERMOUS | ANGIOSPERM )

( MONOCOTYLÉDONES | ANGIOSPERMES~ANGIOSPERMES | ANGIOSPERME )

( ANGIOSPERMAE~ANGIOSPERMAE )

( BEDECKTSAMIG~BEDECKTSAMIG )

( MONOCOTILEDONI~ANGIOSPERME )

( ΜΟΝΟΚΟΤΥΛΉΔΟΝΑ / μονοκοτυλήδονα~ΑΓΓΕΙΌΣΠΕΡΜΑ / αγγειόσπερμα )


- VAHŞİ ile VAHŞET ile GADDARCA DAVRANMAK ile VAHŞİCE ile KABA

( BRUTAL vs. BRUTALITY vs. BRUTALIZE vs. BRUTALLY vs. BRUTE )

( بي رحم ile حيواني ile حيوانيت ile بي رحمي ile حيوان صفت نمودن ile بي رحمانه ile جانور خوي ile کودن ياشهواني )

( BEY RAHAM ile HEYVANY ile حيوانيت ile BEY RAHAMY ile HEYVAN SAFT NEMUDAN ile BEY RAHMANEH ile JANOR KHOY ile KOODAN YESHEHAVANY )


- VAK'A ile/ve/<> KAZÂ


- VALABİ ile KAYA VALABİSİ


- VALF/VALVE[İng.] değil/yerine/= KAPAK


- VALUE ADDED TAX[İng.] ile/||/<> KATMA DEĞER VERGİSİ

( Mal ve hizmetlerden ilk üretimden sonul tüketim aşamasına kadar her aşamada yaratılan katma değer üzerinden alınan dolaylı bir vergi )

( VALUE ADDED TAX )


- VAR OLAN ile/ve KAVRAM

( EXIST vs./and CONCEPT )


- VAR OLAN ile/ve/değil/||/<> KAYNAK


- VARİL[Fr.] ile KAP

( Çoğunlukla sıvı maddeleri koymak için kullanılan, metalden yapılmış, silindir biçiminde, üstü kapalı kap. | Bir varilin kapsadığı madde miktarı. İLE ... )


- VARIŞ NOKTASI ile KADER ile KADER ile KADERLER ile KADER

( DESTINATION vs. DESTINE vs. DESTINED vs. DESTINIES vs. DESTINY )

( مقصد ile سرنوشت معين کردن ile مقدر کردن ile مقدر ساختن ile مقدر ile مقدرات ile تقادير ile تقدير ile آبشخور ile سرنوشت )

( MOGHSAD ile SARNOSHT MAYNE KARDAN ile MOGHODAR KARDAN ile MOGHODAR SAKHTAN ile MOGHODAR ile MOGHODARAT ile تقادير ile TAGHADYR ile ABSHKHOR ile SARNOSHT )


- VARLIK KAŞİF

( EXISTENCE
DISCOVERER )


- VARLIK ile/ve/||/<> ÖZ ile/ve/||/<> KAVRAM


- VAROLAN ve KARŞILAŞTIRMA

( EXIST and TO COMPARE )


- VAROLUŞ ve/||/<> KARAR ALABİLME


- VARSIL/ZENGİN OLMAK:
KANUN KADAR değil KARUN KADAR


- VARSIL ile/ve/değil/yerine/||/<> KANAAT SAHİBİ


- VAŞAK ile KANADA VAŞAĞI

( )

( )

( LYNX cum LYNX CANADENSIS )


- VAŞAK ile KARAKAL VAŞAK


- VATANSIZ/LAR ile/ve/||/<> KÂĞITSIZ/LAR


- VAZGEÇMEMEK ile/ve/||/<> KARARLILIK


- VAZIH | AÇIK ile/||/<> AÇIK ile/||/<> KAPALI, DÜĞÜMLÜ

( Kolayca anlaşılan söz yazı Karşıtı kapalı düğümlü Ev çatılarındaki delik Fındıkoluk Bilecik 1 Tecim işlerinde ve genel olarak ödenekliklerde o kuruluşun gelirleriyle giderleri arasındaki olumsuzdengesizlik giderin gelirden fazla olması 2 Kasa ambar mal değerlerinin sayım sonucu yazılımlara göre eksik çıkması 1 Gelirin gideri karşılamaması durumu 2 gedik net )

( DEFICIT | ON | OPEN | INDIFINITE )

( DÉFICIT | INDÉFINI )

( INDEFINIT, UNBESTIMMT )

( INDEFINITUS )

( CHIARO )

( ΣΑΦΉΣ / σαφής )


- VEHBÎ, FITRÎ | DOĞUŞTAN ile/||/<> KALITIM

( Bireyin doğduğu andan beri var olan, bununla birlikte kalıtımla ilişkisi olmayan (özellik). @@ Bir varlığın doğasında bulunan, doğduktan sonra kazanılmış, öğrenilmiş şeylerin sonucu olmayan, doğuşla birlikte var olan. //Şunlar doğuştan getirilebilir: 1. Olmuş bitmiş biçimiyle doğuşla birlikte var olan bir özellik (ör. bir sakatlık). 2. Doğuştan var olan ve geliştirilmesi olanağı bulunan bir yetenek (ör. müzik yeteneği). 3. Doğuşla var olan, ama bilinçlendirilmeye gereksinmesi olan. bk. doğuştan ideler @@ Kalıtsal olmayan ve doğuşta meydana gelen fizyolojik ve morfolojik bozukluklar. @@ 1. Doğumda var olan, sonradan biçimlenmemiş, konjenital, konjenitalis. 2. Kalıtsal, herediter, irsî, genetik. )

( CONGENITAL | INNATE | CONGENITAL, INNATE | HEREDITY~HEREDITY | GENETICS | INHERITANCE, HEREDITY )

( INNÉ | CONGÉNITAL, INNÉ | HÉRÉDITÉ~HÉRÉDITÉ )

( HEREDITAS: MIRAS, KALITIM~HEREDITAS: MIRAS, KALITIM )

( ANGEBOREN | VERERBUNG~VERERBUNG )

( CONGENITO~EREDITÀ )

( ΈΜΦΥΤΟΣ / έμφυτος~ΚΛΗΡΟΝΟΜΙΚΌΤΗΤΑ / κληρονομικότητα )


- VEHİM ile KARMAŞA


- VEJETALİN[Fr.] değil/yerine/= KATI YAĞ

( Bazı bitkilerden çıkarılan ve sade yağ yerine kullanılan katı yağ. )


- VENTRİKÜL/VENTRICLE[İng.] değil/yerine/= KARINCIK


- VERASET | KALITIM ile/||/<> KALITIM

( Çevre etkileriyle köklü olarak değiştirilemediğine inanılan özelliklerin döllenme sırasında dişi ve erkeğin kromozomları yoluyla bir kuşaktan ötekine geçmesi Bireyin doğuş yoluyla aktardığı türsel ya da bireysel özellikleri edinim Ana ve babada bulunan yapısal ve ruhsal karakterlerin kalıtsal olarak oğul döllere geçmesi biyoloji Biyolojik özelliklerin genlerin bir dölden diğerine aktarılması Genler hem birbirleriyle hem de bulundukları çevreyle etkileşerek belirgin özellikleri yani fenotipleri oluştururlar Bu nedenle oğul döl ebeveynine veya akrabalarına diğer bireylere oranla daha çok benzerlik gösterir Kalıtım kuralları ve kalıtsal özellikleri konu alan biyoloji dalı soya çekim 1 Belirli bir özellik veya niteliğin ebeveynden yavrulara aktarılması ırsiyet 2 Bir bireyin genetik yapılanması )

( HEREDITY | GENETICS | INHERITANCE, HEREDITY )

( HÉRÉDITÉ )

( VERERBUNG )

( HEREDITAS: MIRAS, KALITIM )


- VERASET İLÂMI değil/yerine/= KALITÇILIK BELGESİ


- VERASET İLMİ ile/||/<> GENETICS[İng.] ile/||/<> GÉNÉTIQUE[Fr.] ile/||/<> GENETIK[Alm.] ile/||/<> KALITIM BİLİMİ

( karşılık Genetik genesis döl şecere Biyolojinin akraba organizmalar arasındaki değişme ve karakterlerin kalıtımını inceleyen bir dalı )

( GENETICS )

( GÉNÉTIQUE )

( GENETIK )

( GENETICA )

( ΓΕΝΕΤΙΚΉ / γενετική )


- VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ değil/yerine/= KALITÇILIK VE GEÇİNÇ VERGİSİ


- VERÂSET[Ar.] değil/yerine/= KALITIM


- VERÂSET değil/yerine/= KALITÇILIK


- VERİLİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KAZANILMIŞ

( VEHBÎ İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< KESBÎ )


- VERMEK ile/ve KATMAK

( TO GIVE vs./and TO ADD )


- VİRTOPSİ/VIRTOPSY[İng.] değil/yerine/= KAPALI ÖLÜ TANILAMA


- VS :/yerine KARŞI, -E KARŞI


- VURMAK ile YÜKSEĞE VURMAK ile KAFASINA VURMAK ile HEDEFİ VURMAK

( HIT vs. HIT HIGH vs. HIT OVER THE HEAD vs. HIT TARGET )

( باشدت زدن ile ضربه زدن ile زدن ile بالا زدن ile توسري زدن ile بهدف زدن )

( BASHODAT ZADAN ile ZARBEH ZADAN ile ZADAN ile BALA ZADAN ile TOSARY ZADAN ile BACPEHDAF ZADAN )


- WAP/WIRELESS APPLICATION PROTOCOL[İng.] değil/yerine/= KABLOSUZ UYGULAMA PROTOKOLU


- WBAN/WIRELESS BODY AREA NETWORK[İng.] değil/yerine/= KABLOSUZ GÖVDE ALAN AĞI


- WELDED[İng.] ile/||/<> SOUDÉ[Fr.] ile/||/<> GESCHWEISST[Alm.] ile/||/<> KAYNAKLI

( Kaynak yapılmış olan )

( WELDED )

( SOUDÉ )

( GESCHWEISST )


- WELDER[İng.] ile/||/<> SOUDEUR[Fr.] ile/||/<> SCHWEISSER[Alm.] ile/||/<> KAYNAKÇI

( WELDER )

( SOUDEUR )

( SCHWEISSER )


- WELDER/WELDED[İng.] değil/yerine/= SOUDEUR/SOUDÉ[Fr.] değil/yerine/= SCHWEISSER/GESCHWEISST[Alm.] değil/yerine/= KAYNAK

( Işık, elektromagnetik dalga gibi erke türlerini üretip dışarı salan cisim ya da yer. @@ Yeraltı suyunun doğal olarak yeryüzüne çıktığı yer. @@ Metal parçalarını ısı etkisi ile eriterek birbirlerine yapıştırma. @@ Yığın iletişiminde bilgi ve iletiler üreten ve bunları iletişim araçlarıyla alıcıya ileten odak. @@ Yeraltı sularının kendiliğinden yeryüzüne çıktığı yer. @@ (fizik, jeoloji, coğrafya) @@ @@ Üretim sürecinde kullanılan üretim faktörlerine verilen genel ad. @@ İki metalin birbirine kaynatıldığı bölge. @@ (...) @@ )


- WI-FI/WIRELESS FIDELITY[İng.] değil/yerine/= KABLOSUZ BAĞLANTI ALANI


- WIMAX/WORLDWIDE INTEROPERABILITY FOR MICROWAVE ACCESS[İng.] değil/yerine/= KABLOSUZ HIZLI INTERNET ERİŞİMİ


- WIN :/yerine KAZANMAK


- WING MEMBRANE[İng.] değil/yerine/= KANAT ZARI

( Yarasalarda ikinci ve beşinci parmaklar arasında uzanan zar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- WING :/yerine KANAT


- WINNER :/yerine KAZANAN


- WLAN/WİRELESS LOCAL AREA NETWORK[İng.] değil/yerine/= KABLOSUZ YEREL ALAN AĞI


- WOMAN :/yerine KADIN


- WPAN/WIRELESS PERSONAL AREA NETWORK[İng.] değil/yerine/= KABLOSUZ KİŞİSEL ALAN AĞI


- WSN/WIRELESS SENSOR NETWORK[İng.] değil/yerine/= KABLOSUZ ALGILAYICI AĞ


- YABAN ARISI ile KAZICI YABAN ARISI

( Yaban arılarının çoğu steril dişillerdir. )

( Sadece tatlı meyve nektarı yiyebilirler. )

( WASP vs. FOSSORIAL/DIGGER WASP )


- YABANİ LAHANA ile/ve/||/<>/> ALABAŞ ile/ve/||/<>/> MANGIR ile/ve/||/<>/> BROKOLİ ile/ve/||/<>/> BRÜKSEL LAHANASI ile/ve/||/<>/> LAHANA ile/ve/||/<>/> KARNABAHAR

( image )


- YAĞ DOKUSU:
BEYAZ ile/ve/||/<> KAHVERENGİ ile/ve/||/<> KEMİK İLİĞİ

( Deri altında, karın içinde, iç örgenlerin çevresinde birikir. Çoğunlukla kalça ve göbek olarak görürüz. İç örgen yağlanmasını ise göremeyiz. Araçlarla ölçmek gerekir. Beslenme yanlışları, metabolizmadaki sorunlar, bu yağ dokusunu artırır, şişmanlama nedeni ve sonucudur. İLE/VE/||/<> Sırtta, kürek kemiklerinin arasında ve omuzda bulunur. Yattığımız yerden kalori yakmamızı sağlar. Gövde ısısının dengesinde çok önemlidir. İLE/VE/||/<> Uzun kemiklerin iki ucunda, kan yapımında görevli kırmızı kemik iliği, kemiğin ortasında ise sarı kemik iliği bulunur. Bu yağlı ilik salgıladığı büyüme etmenleriyle kemiğin yenilenmesinde çok önemlidir. )


- YAĞ ile KALIN/AĞIR YAĞ

( ... İLE Ham petrolden elde edilen, makinelerin hareketli bölümlerini yağlamakta kullanılan yoğun yağ. )