Bugün[17 Nisan 2026]
itibarı ile 15.991 başlık/FaRk ile birlikte,
15.991 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(46/65)


- KÖTKİ ile KÖTRÜM
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Toprak yığını, tepecik. İLE Üzerine oturulan kanepe. )


- PAMBIK[Fars. < PANBUK]/KOTON[Fr./İng. < COTON] değil/yerine/= PAMUK/LU


- KOTRA[Fr. < COTRE] değil/yerine/= YELKENLİ

( Çoğunlukla bir direkli, randası olan, ince gövdeli yelkenli. | Irmak ve göl ağızlarında kurulan ve ince kazıklarla kamışlardan yapılma dalyan. )


- KÖTÜ ADAM ile/değil ANTİ-KAHRAMAN


- KÖTÜ BAKIŞ(NAZAR) ile/değil/yerine GÖZLEMLEYİCİ BAKIŞ

( Yiğidi mezara, deveyi kazana götürür. İLE/DEĞİL/YERİNE ... )


- KÖTÜ GÜN/DURUM/HAL DOSTU (OLMAK) ile/ve/yerine İYİ GÜN/DURUM/HAL DOSTU (OLMAK)

( Arkadaşlıkta ve evlilikte geçerli olabilir, olmalıdır. İLE/VE/YERİNE Sevgililikte geçerli olmalıdır. )


- KÖTÜ HABER ile/ve/değil/yerine/||/<>/> İYİ HABER

( Hiçbir şey, sonsuza kadar sürmez. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Hiçbir şey, sonsuza kadar sürmez. )


- KÖTÜ "HABER" ile/ve/değil/yerine/||/<> "İYİ HABER"

( (")Hâlâ yaşıyoruz("). İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Henüz ölmedik. )


- KÖTÜ KOKU ÖNCE TEMİZ OLMAK/TUTMAK


- KÖTÜ NESNE - KÖTÜ KENDİLİK ile/ve/değil/yerine/>< İYİ NESNE - İYİ KENDİLİK


- KÖTÜ NİYET ("VAR") ile/değil/yerine/>< İYİ NİYET (YOK)


- KÖTÜ NİYETLE PLAN YAPIP "KAZANMAK" ile/değil/yerine/>< İYİ NİYETLE ÜMİT EDİP KAYBETMEK


- KÖTÜ NİYETLİ/LİK ile/ve/değil/||/<>/< APTAL/LIK


- KÖTÜ (OLMAK) ile/ve/değil/||/<>/< YAŞAMDA KALACAK KADAR KÖTÜ OLABİLMEK


- KÖTÜ TEMEL ve/ne yazık ki/> KÖTÜ İSTEK


- KÖTÜ TÜRKÇE (OLDU) ile/değil KÖTÜ BİR İFADE (OLDU)


- KÖTÜ ile ACAYİP

( BAD vs. WEIRD )


- KÖTÜ ile/ve/||/<> DANDİK["DANDİKTEN" DEĞİL!)

( ... İLE/VE/||/<> Düşük nitelikli [uyuşturucu vb.] | Düzmece, kötü nitelikli olan. )


- KÖTÜ ile/ve/değil/yerine/||/<> FARKLI

( [not] "BAD" but DIFFERENT )


- KÖTÜ ile/ve İSTENİLMEYEN

( İyi şeylerden istemeyerek uzak kalınır, kötü şeylerden isteyerek. )


- KÖTÜ ile/ve/||/<> İYİ ile/ve/||/<> BENLİK

( İd. İLE/VE/||/<> Süper ego. İLE/VE/||/<> Ego. )

( Düşman/rakip. İLE/VE/||/<> Yardımcı. İLE/VE/||/<> Kahraman. )


- KÖTÜ[< KÖTİ] ile/ve/||/<> KETÜ[Kıpçak][dvnlgttrk]

( Zorunlu/luk. İLE/VE/||/<> Eksik/lik. | Çolak. )

( KÖTÜLÜK: Kemâl'i engelleyen. )


- KÖTÜ ile KÖTÜ DAVRANIŞ ile KÖTÜ GÜN ile KÖTÜ ŞANS ile KÖTÜ ET ile KÖTÜ RUH HALİ ile KÖTÜ ALAMET ile KÖTÜ DURUM ile KÖTÜ KOKU ile KÖTÜ TAT ile HUYSUZLUK ile HUYSUZLUK

( BAD vs. BAD BEHAVIOR vs. BAD DAY vs. BAD LUCK vs. BAD MEAT vs. BAD MOOD vs. BAD OMEN vs. BAD SITUATION vs. BAD SMELL vs. BAD TASTE vs. BAD TEMPER vs. BAD TEMPEREDNESS )

( بد ile بي محل ile لاوصول ile مشئوم ile ناسره ile سوء ile بدسلوکي ile روزبد ile نگون بختي ile بد شانسي ile بدبياري ile بخت سياه ile گوشت خراب ile خلق تنگ ile طيره ile مرغوا ile تنگنا ile تعفن ile بي سليقگي ile بدمزگي ile بدسليقگي ile کج سليقگي ile تند خويي ile بي ظرفيتي )

( BAD ile BEY MOHAL ile LAVASOL ile مشئوم ile NASAREH ile SUE ile بدسلوکي ile RUZBAD ile NEGON BAKHTY ile BAD SHANSY ile بدبياري ile BAKHT SYAH ile GUSHT KHARAB ile KHALGH TANG ile طيره ile مرغوا ile TANGNA ile TAFAN ile BEY SELYGHAGY ile بدمزگي ile بدسليقگي ile KAJ SELYGHAGY ile TAND KHOYY ile BEY ZARFYTY )


- KÖTÜ ile KÖTÜ İNŞÂ EDİLMİŞ

( BADLY vs. BADLY BUILT )

( بطور بد ile بطور ناشايسته ile بنا ساز )

( BETOR BAD ile BETOR NASHAYSETEH ile BENA SAZ )


- KÖTÜ ile/değil/yerine KULLANIŞSIZ


- KÖTÜ ile/ve/değil/yerine OLUMSUZ


- KÖTÜ ile/ve REZÂLET/REZİL

( BAD vs./and INFAMY )


- KÖTÜ = ŞER = BAD, EVIL, WRONG[İng.] = MAL[Fr.] = BÖSE, UEBEL[Alm.] = MALUS[Lat.] = MALO[İsp.]


- KÖTÜ ile/ve/değil/||/<>/< TEHLİKELİ


- KÖTÜ ile/ve/değil/<> ÜSTÜNKÖRÜ


- KÖTÜ ile YARARSIZ

( BAD vs. USELESS )


- KÖTÜ ile/ve/değil/yerine/||/<> ZOR


- KÖTÜCÜL/LÜK ile KÖTÜCÜL YAZILIM


- [ne yazık ki]
KÖTÜ KULLANIM ile/ve/||/<>/> KÖTÜYE KULLANIM

( "Bir alışveriş, bir fiş." biçiminde, fazladan/gereksiz açıklama yapmak, uyarıda bulunmak. İLE/VE/||/<>/> "Ama bunu söylemenize gerek yok ki! Ben yapınca alışverişi, ZÂTEN/SONUÇTA alıyorum satış fişi." biçiminde [soluksuz/beklemeksizin/düşünmeksizin] "yanıt vermek." )

( Bir kişinin, neyi bilip bilmediğini ve/ya da o an/dönem için anımsayıp anımsamadığını "belirlemek", beklentisi içinde olmak, dilin/ifadenin kötü kullanılmasıdır. [Hiçkimsenin, neyi bilip bilmediği, isteyip istemediği ya da yapıp yapamayacağı, hiçbir zaman, zemin ve koşulda bilinemez!] İLE/VE/||/<>/> Sözcüklerin yetersiz ve kötü kullanımıyla birlikte "niyet okumak" ya da genelleyici/indirgeyici/özdeştleştirici/köktenci/toptancı/sonuç odaklı bir yargı ifadesi ise sürecin ve ilişkinin tükenmesine neden olacak/olmuş bir kötüye kullanımdır. [Güç ve baskı uygulama isteği ve/ya da nedeniyle olduğu/olabileceği gibi sorumluluktan kaçmak gibi çok çeşitli anlamsız/gereksiz nedenlerden de kaynaklanmaktadır.] )

( [... olduğunu/olacağını] "biliyorsun/biliyordun." İLE/VE/||/<>/> "ZÂTEN"/"SONUÇTA"/"ASLINDA" biliyorsun/biliyordun." )

( Dünyadaki Yaşamın Tehlikede Olduğunun 21 Kareyle Kanıtı )


- KÖTÜLEDİ değil KÖTÜLEŞTİ


- KÖTÜLEME ile ALEYHTARI

( DETRACTION vs. DETRACTOR )

( هتاکي ile هتاک )

( هتاکي ile CPETAK )


- KÖTÜLEME ile/ve/değil/yerine TESPİT ETME


- [ne yazık ki]
!KÖTÜLEME ile/ve/değil/||/<> !"YAKIŞTIRMA"


- KÖTÜLEMEK ile KÖTÜLENMEK ile KÖTÜLEŞMEK ile KÖTÜLEŞTİRMEK ile KÖTÜLEYEBİLMEK ile KÖTÜ/LÜK ile KÖTÜ GÖZ ile KÖTÜ YOL ile KÖTÜ ADAM ile KÖTÜLÜKÇÜ/LÜK ile KÖTÜ HABER ile KÖTÜ HUYLU/LUK ile KÖTÜ KADIN ile KÖTÜ KALPLİ/LİK


- KÖTÜLEMEK ile/değil/yerine NE OLDUĞUNU BELİRTMEK

( [not] "TO RUN DOWN" vs./but TO STATE
TO STATE instead of "TO RUN DOWN" )


- [ne yazık ki]
KÖTÜLERİN, "BASKISI" ile/değil/||/<> İYİLERİN, KAYITSIZLIĞI


- KÖTÜLÜĞE, EN İYİ KARŞILIK -ile

( UNUTMAK )


- KAYGILAN/MAK / KORK/MAK:
KÖTÜLÜK EDENDEN VE ETTİĞİNDEN
ile/ve/değil/yerine/daha çok/||/<>/<
İYİLİK EDENDEN VE ETTİĞİNDEN


- KÖTÜLÜK ETME! ve/<> KUYU KAZMA!

( Kötü düşersin. VE/<> Kendin düşersin. )


- KÖTÜLÜK ETMEK ile/ve/||/<>/< ZARAR VERMEK

( İnsanda. İLE/VE/||/<>/< Kişilerde ve hayvanlarda. )

( ÖNCE, ZARAR VERME!

DO NOT HARM!

PRIMUM NON NOCERE PRIMA NON NOCERE )


- KÖTÜ/LÜK ile ...

( VAROLANLAR ARASINDAKİ GÖRELİLİK )


- KÖTÜ/LÜK ile/ve/<> GEREKSİZ YERE/LİK


- KÖTÜLÜK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İYİ OLANIN YOKLUĞU


- [ne yazık ki]
"KÖTÜLÜK" değil/yerine/>< İYİLERİN ÇABASI

( Kötülüğün baskın gelmemesi için tek koşul, iyilerin, çaba göstermeleridir. )


- KÖTÜ/LÜK ile/ve/değil/||/<> KABA/LIK


- KÖTÜ/LÜK ile/ve/değil KISKANÇ/LIK / HASUT[Ar.]

( Başkasına zarar vermek, kendini güvende hissetmeyen kişinin korkusundan kaynaklanır. )

( [not] BADNESS vs./and/but JEALOUSY )


- KÖTÜ/LÜK ile/ve/değil/<> KÖTÜLÜKLERE NEDEN/VESİLE OLAN

( Kendinden çok, başkalarından az isteyen bir kişi, kendini, kötülüklerden uzak tutar. )

( HABÂSET ile HASED )


- KÖTÜLÜKLERLE "YÜKSELMEK" değil/yerine/><
İYİLİKLERLE "KAYBETMEK"


- KÖTÜ/LÜK(TE) ile/ve/değil/yerine/>< İYİ/LİK(TE)

( Hesaplı/planlı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< Hesapsız/plansız. )

( İyi, yapmak ve yaratmakla; kötü, tembellik ve işsizlikle görülür. )

( Mükemmel olmayanı mükemmel olan uğruna seve seve feda edin, o zaman iyi ve kötü tartışmaları artık hiç olmayacak. )

( Ortak iyiliği (bütünün hayrını) arzu ettiğinizde, tüm dünya sizinle birlikte arzu eder. )

( Yapmış olduğu kötülüğü daha sonra yaptığı iyilikle yenen kişi, ayın, ışığını örten bulutlardan kurtulduğu zamanki gibi, dünyaya ışık yayar. )

( Olgun kişi, iyiyi gözlemleyerek onun peşinden gider, kötüyü gözlemleyerek düzeltmeye çalışır. )

( En yüksek katta şereflendirilmenin anlamı, kişinin iyiliğe olan içten aşkının doğurduğu başarıdır. )

( Olayları iyi ve kötü diye ayırdığınız sürece, haklı olabilirsiniz. Gerçekte ise, yerine getirildiklerinde, iyi kötüye, kötü de iyiye dönüşür. )

( Kötüyü kötü görebilmeliyiz ki, iyiyi arayabilelim. )

( Her şeyi iyi görürsek, tuzağa düşeriz. )

( ARETE[Hellence]: İyilik. | Erdem, yetenek, yetkinlik, yararlılık. )

( İyi şeylerin olduğu/olabildiği/olabileceği kadar, kötü; kötü şeylerin olduğu kadar da, iyi şeylerin olduğu/olabildiği/olabileceği ve bu bağlamda da, iyi/kötü tanımının olmadığı/olamayacağı, ancak ve sadece bizim alt seviye yükleme(leri)mizle ya da indirgeme(leri)mizle söz konusu olduğunu anımsamakta yarar vardır. )

( İyi birini gördüğünüzde, onu taklit etmeye çalışın. Kötü birini gördüğünüzde, onun kusurlarını, kendinizde de arayın. )

( İyinin karşıtı, "kötü" değil ne yazık ki "düşünce/düşünme yok(sun)luğu"dur. )

( Azaltamıyorsak. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< Artırabiliriz/artıralım! )

( Seçme. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< Yeğleme. )

( Kazınır. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< Kazanır. )

( [not] BAD/NESS vs./and/but/>< GOOD/NESS
GOOD/NESS instead of BAD/NESS )

( MAUVAIS avec/et/>< BON )

( SCHLECHT mit/und/>< GUT )

( MALUM cum/et/>< BONUM )

( MALO con/y/>< BUENO )

( CATTIVO con/e/>< BUONO )

( SEYYİ', RADİ' ile/ve/>< CEYYİD, HASEN )


- KÖTÜMSEMEK ile KÖTÜMSERLEŞMEK ile KÖTÜMSERLEŞTİRMEK ile KÖTÜMSER/LİK


- KÖTÜMSER HERMETİZM ile İYİMSER HERMETİZM


- KÖTÜMSER ile/değil SORUNLU


- KÖTÜMSER ile ÜMİTSİZ

( TRAGEDYA: Ümidin tümüyle tükenmesi. )


- KÖTÜMSER/LİK >< İYİMSER/LİK ile/değil/yerine/>< GERÇEKÇİ/LİK

( [sadece] Tüneli "görür". >< Tünelin sonundaki ışığı "görür". İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Tünelle birlikte, ışığı ve gelebilecek treni görür. )

( [sadece] Her fırsattaki "zorluğu" "görür". >< Her zorluktaki "fırsatı" "görür". İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Her fırsatla birlikte kolay olmayabilecekleri birlikte değerlendirir. )


- [ne yazık ki]
KÖTÜMSERLİK = BEDBİNLİK = PESSIMISM[İng.] = PESSIMISME[Fr.] = PESSIMISMUS[Alm.] = PESSIMUS[Lat.]


- KÖTÜMSER/LİK ile/ve/değil/||/<>/< DUYGUSAL/LIK


- KÖTÜMSERLİK değil/yerine/>< KONUŞABİLMEK

( Konuşabilirsek, "kötümserlik" oluşmaz. )


- [ne yazık ki]
KÖTÜMSERLİK:
ÇÖZÜM ARAMAMAK ve/||/<>/< ÇÖZÜMÜN BİR PARÇASI OLMAMAK


- KÖTÜRGÜ = TAŞIMA
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]


- KÖTÜRÜMLEŞMEK ile KÖTÜRÜM/LÜK


- KÖTÜYÜ, DOĞRUDAN GÖSTERMEK/ANLATMAK ile/ve/değil/yerine KÖTÜYÜ, DAHA KÖTÜSÜNÜ GÖSTEREREK GÖSTERMEK/ANLATMAK


- KOUMPOUNOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= KOUMPOUNOFOBİ

( Kıyafet düğmesi korkusu olarak bilinen terim.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- KOUNIDINE[İng.] ile/değil/yerine/= KOUNİDİN


- KOĞ/KOV ile KOV

( Dedikodu. İLE Sivrisinek vb. hayvanların ısırmasından korunmak için gövdeye sürülen özel sıvı. )


- KOVA ile KÜLEK

( ... İLE Tahta kova. )


- KOVA ile SİTİL

( ... İLE Büyük bakraç.[: Çoğunlukla, bakırdan yapılan, küçük kova. | Bir bakracın alabildiği miktar.] )


- KOVALAMAK ile KOVALANMAK ile KOVALATMAK ile KOVALAYABİLMEK ile KOV ile KOVA/LIK ile KOVALAMACA


- KOVALAN/COVALENT[İng.] değil/yerine/= ORTAK DEĞERLİ


- COVALENT BOND[İng.] / LIAISON COVALENTE[Fr.] / ATOMBINDUNG, KOVALENTE BINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KOVALENT BAĞ


- COVALENT CRYSTAL[İng.] / CRISTAL COVALENT[Fr.] / KOVALENTER KRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= KOVALENT KRİSTAL


- KOVAN ile KURDEŞEN

( HIVE vs. HIVES )

( مرکز تجمع ile کهير )

( MARKZ TAJMA ile KEHYR )


- KOVAN/LIK ile KOVAN OTU ile KOVANCILAR ile KOVAN ANAHTAR


- KOVAR[İng.] ile/değil/yerine/= KOVAR


- KOVARİ ile ...

( Avustralya'ya özgü, memeli bir hayvan. )


- KOVARYANS/COVARIANCE[İng.] değil/yerine/= ORTAK DEĞİŞKENLİK


- KOVARYANT TÜREV ile/||/<> KISMİ TÜREV

( Kovaryant eğri uzayda ∇_μ, kısmi düz uzayda ∂_μ. )

( Formül: ∇_μ = ∂_μ + Γ_μ )


- KOVBOY[İng. < COWBOY] ile/ve GOŞO

( Amerika'da. İLE/VE Güney Amerika'da. )


- KOVBOY/LUK ile KOVBOYCULUK


- KOVDURMAK ile KOVDURTMAK ile KOVDURABİLMEK


- KOVMAK ile KOVALAMAK


- KÖVRE/KÖWRE = LEŞ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Ölü bir hayvanın, iç örgenleri çürümüş ve kemiklerin üzerinde kurumuş et parçaları kalmış gövdesi. İLE ... )


- KÖVŞEK/KÖWŞEK ile KÖVÜRGEN/KÖWÜRGEN/KÖMÜRGEN[Oğuz]
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( İyi mayalanmış hamurdan yapılan ekmek. İLE Dağ soğanı. )


- KOVUK ile KOVUCUK/ADESE[Ar.]

( Bir şeyin oyuk durumunda bulunan iç bölümü. İLE Bitkilerde, mantar tabakası üzerinde, sünger dokunun kalınlaşmadığı yerlerde oluşan ve bitkinin solunumuna yardım eden küçük delik. )


- KOV(UL)MA ile/değil/yerine SÜR(ÜL)ME

( Eskiden bazı meclisten uzaklaştırılan/sürülen kişiler 7 yıl aynı meclise dönemezlermiş. )


- KOVULMA ile/ve TERK EDİLME


- KOV(UL)MAK yerine ÇIKAR(IL)MAK


- KOVULMUŞ = KOVUNTU

( Kovulmuş kişi. )


- KOVUŞTURMA değil KOĞUŞTURMA


- KOVUŞTURMA değil/yerine/>< TAKİPSİZLİK


- KÖVÜZ/KÖVİZ/KÖWİZ ile KÖVİJ/KÖWİJ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Kilim, şilte ya da örtü. İLE Ağacın oyuğu, çürümüş. )


- KÖY[Fars. < KÛY] ile KÖYLÜK

( Yönetim durumu, toplumsal ve ekonomik özellikleri ya da nüfus yoğunluğu yönünden kentten ayırt edilen, genellikle tarımsal alanda çalışılan, konutları ve öteki yapıları bu yaşama uygun yerleşim birimi, köylük yer, köy yeri. | Köy halkı. İLE Köy bulunan yer. )


- KÖY ALEVİLİĞİ ile ŞİİLİK


- KÖY ENSTİTÜLERİ ile/ve/<> HALK EVLERİ


- KÖY/KARYE ile/ve/<> MAHALLE ile/ve/<> ÇİFTLİK


- KÖY ROMANI ile KÖY KONULU ROMAN


- KÖY ROMANININ:
DÖNEM ORTAYA ÇIKARMASI ile/ve/||/<> DÖNEM KAPATMASI


- KÖY ile AUL


- KÖY ile AVUL

( ... İLE Orta Asya'da, Türk köyüne verilen ad. )


- KÖY ve/<> BİSİKLET


- KOY ile ÇEKMECE

( Denizin, gölün küçük girintiler biçiminde karaya doğru sokulduğu bölümü. İLE Masa, dolap gibi şeylerin dışarı çekilen gözü, çekme. | İçinde mücevherler ya da değerli şeyler saklanan, küçük süslü sandık. | Gemilerin barınabilecekleri koy. )


- KÖY ile/ve/||/<> KIRSAL


- KOY ile/||/<> KÖRFEZ


- KÖY ile KÖY YERİ ile KÖY AĞASI ile KÖY İMAMI ile KÖY ODASI ile KÖY OYUNU ile KÖY EKMEĞİ ile KÖY ROMANI ile KÖY MEYDANI ile KÖY MUHTARI ile KÖY TÜRKÜSÜ ile KÖY KORUCUSU ile KÖY KORUCULUĞU ile KÖY İHTİYAR HEYETİ ile KÖY İHTİYAR MECLİSİ


- KÖY ile KRAAL

( ... İLE Etrafı çitlerle çevrilmiş birkaç evden oluşan köy.[Zambiya'da] )


- KÖY ile/ve TOL

( ... İLE/VE Küçük köy. )


- KOYAK ile/ve KAPUZ

( ... İLE/VE Dar ve derin koyak. | Kanyon. | İçine girilmeyen sık orman. )


- KOYAK ile/ve KISIK

( Vadi. | Karalarda akarsu aşındırmasıyla oluşmuş, bir yöne doğru eğimli, uzunluğuna çukurluk. | Dağlar ve kayalıklarda oluşmuş doğal çukur. İLE/VE Kanyon. )

( KLÜZ )


- KOYAK ile/ve RİA

( ... İLE/VE Denizin örttüğü vadi. )


- KÖYBAŞI MEVKİİ :

( Kısırkaya köyüne girişte yolun ikiye ayrıldığı mevki Köybaşı Mevkiidir. )


- KÖYBAŞI TABYASI :

( Tarabya ile Yeniköy arasında 18. yy sonunda 19. yy. başlarında inşâ edildiği 1819 d yayınlanan Bocage'nin kitabında belirtilmiştir. Tabyada 6 adet top mazgalı, bir ambar ve kışlak binası ile iki kulesi bulunan küçük bir savunma tabyası tespiti var. )


- KÖYDEŞ ile/ve/=/||/<> KÖYLÜ

( Aynı köyde oturan kişilerin birbirine göre her biri. )


- KOYDURMAK ile KOYDURTMAK ile KOYDURABİLMEK


- KÖYİÇİ ÇEŞMESİ :

( Bahçeköy'de Pazar kurulan mahaldeki bu basit çeşmenin mimari bir özelliği yoktur. Kitabesinde "Kağızmanlı Ebubekir Kara hayrına 2001" yazısı vardır. )


- KÖYLEŞMEK ile KÖYLEŞTİRMEK


- KÖYLÜ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KÖY KÖKENLİ


- KÖYLÜ ile/ve KULAK

( ... İLE/VE Varlıklı Rus köylüsü. )


- KÖYLÜ ile MUJİK

( ... İLE Rus köylüsü. )


- KÖYLÜ ile TAŞRALI


- KÖYLÜ/LÜK ile KÖYLÜK ile KÖYLÜK YER ile KÖYLÜ KENTLİ ile KÖYLÜ ÇORBASI ile KÖYLÜ KURNAZLIĞI


- KOYMAK ile/ve/değil/||/<>/< BIRAKMAK

( TO PUT vs. TO PUT )


- KOYMAK ile/ve/değil BIRAKMAK


- KOYMAK ile KOYMA AKIL


- KOYMAK ile/ve/değil/||/<>/< KUYMAK

( Katılarda. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Sıvılarda. )

( Bırakmak, yerleştirmek. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Dökmek. )


- KÖYMEK = KÖYÜK = KÖYDE = KÖZEGÜ/KÖSEĞİ = KÖZMEN
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Yanmak. İLE Yanan bir şey. İLE Boşaltmak üzere altın ve gümüş filizlerinin eritildigi kazan. İLE Ateşi karıştırmakta kullanılan demir ya da odundan çubuk. İLE Közde pişirilen ekmek. )


- KOYNUNDA ile/ve/||/<> BAĞRINDA


- KOYSUN ile/ve/||/<> ALSIN

( Olanağı bulunan. İLE/VE/||/<> Gereksinimi olan. )


- KOYU ile ÇOK KOYU/KUZGUNÎ


- KOYU ile DOLGUN


- KOYULAŞMAK ile KOYULAŞTIRMAK ile KOYULAŞTIRABİLMEK ile KOY ile KOYU/LUK ile KOYU GRİ ile KOYU KIR ile KOYU KOYU ile KOYU MAVİ ile KOYU SARI ile KOYU PEMBE ile KOYU YEŞİL ile KOYU KIRMIZI ile KOYU LACİVERT ile KOYU KAHVERENGİ


- KOYULMAK ile KOYULTMAK ile KOYULABİLMEK


- KOYUN KOYUNA (YATMAK) ile KOYUN KOYUNA

( Koyun koyuna yatmak. İLE Koyunlar arasında. )


- KOYUN ile AHLES

( ... İLE Sırtında kızıl yamalar bulunan siyah tüylü koyun. )


- KOYUN ile/ve ANADOLU YABAN KOYUNU

( ... İLE/VE Anadolu Yaban Koyunları: * Sadece Türkiye'de yaşarlar. (Konya-Odul Baba Dağı'nda yaşarlar.) * Dişillerin boynuzu yoktur, erillerin vardır. * Dişiller 1.5 yaşında, eriller 3.5 yaşında ergenleşir. * Ön bacaklar arka bacaklardan kısadır. )


- KOYUN ile/ve BARAL (MAVİ KOYUN)

( ... İLE/VE Hindistan'da yaşarlar. )


- KOYUN ile/ve BORDERLEICESTER


- KOYUN ile/değil DAĞLIÇ

( ... İLE/DEĞİL Kıvırcık koç ile karaman koyununun çiftleşmesinden doğan melez koyun. )


- KOYUN ile EKTİ

( ... İLE Her yiyeceği canı çeken. | Asalak, tufeyli. | Anası ölüp başka bir koyuna alıştırılan ya da elle beslenen koyun. )


- KOYUN ile/ve GUSFEND


- KOYUN ile İSPANYOL


- KOYUN ile İVESİ KOYUNU

( ... İLE Genellikle Güneydoğu Anadolu'da görülen, başı kahverengi, kirli sarı ya da siyah olan, gövdesi beyaz, tüyleri kaba ve karışık olan koyun. )


- KOYUN ile/ve KARAGÜL


- KOYUN ile KARAGÜL/KARAKUL

( ... İLE Asıl yurdu Buhara'da Karakul bölgesi olan ve yurdumuzda da yetiştirilen, tüyleri uzun ve kıvırcık bir cins koyun. )


- KOYUN ile/ve KARAKAŞ


- KOYUN ile KARAMAN

( ... İLE Orta Anadolu'da yetiştirilen, kuyruğu iri ve yağlı bir tür koyun. | Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri. )


- KOYUN ile KARAYAKA

( ... İLE Doğu Karadeniz kıyı bölgesinde bulunan, uzun kuyruklu, beyaz renkli bir tür koyun. )


- KOYUN ile/ve KESBER


- KOYUN ile KOYUN

( Geviş getirenlerden evcil hayvan. | Verilen buyruklara uyan, kendi kişiliğini gösteremeyen kişi. İLE Kollar arası, kucak. | Göğüsle giysi arası. | Koruyucu, şefkatli çevre. )

( OVIS ARIES cum ... )


- KOYUN ile KOYUNCU/LUK ile KOYUN ETİ ile KOYUN OTU ile KOYUN DEDE ile KOYUN KOYUNA ile KOYUN BAKLASI ile KOYUN BAKIŞLI ile KOYUN MANTARI


- KOYUN ile/ve MİHALİÇ


- KOYUN ile MÜFLON[Fr.]

( ... İLE Çiftparmaklılardan, eğri boynuzlu, yabani bir koyun türü. )

( ... cum OVIS MUSIMON )


- KOYUN ile/ve ODESA


- KOYUN ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< OYUN

( ...'ın koyunu, sonra çıkar oyunu. )


- KOYUN ile/ve PANAMA


- KOYUN ile ROCKY DAĞLARI İRİ BOYNUZLU KOYUNU

( ... İLE Amerika'nın, Rocky Dağları'nda yaşarlar. )


- KOYUN ile/ve ROMNEY


- KOYUN ile/ve SHROPSHIRE


- KOYUN ile/ve SOUTHDOWN


- KOYUN ile/ve TARGEE


- KOYUN ile/ve TUJ


- KOYUN ile VALAIS SİYAH BURUNLU KOYUNU

( ... İLE İsviçre'de, Valais kantonunun Visp vadisinden... )


- KOYUN ile YABAN KOYUNU


- KOYUNCU, TURGAY (KARS, 1982) :

( Sarıyer altyapısından yetişti. Yaş gruplarında oynadıktan sonra profesyonel takıma alındı ve 8 sezon (1999 - 2007) profesyonel takım kadrosunda kaldı. Bu süre içinde 106 lig, 5 kupa olmak üzere 111 resmi ve 55 özel maçla birlikte toplam olarak 166 maçta oynadı. Lig maçlarında 3 ve özel maçlarda 2 olmak üzere takımına 5 gol kazandırdı. 2007 Ağustos ayında Malatyaspor'a transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. )


- KOYUN/LAMA ile ALPAKA/VİŞKAÇA

( ... İLE Güney Amerika'da, And Dağları'nda yaygın, uzun tüylü, koyuna benzer, evcilleştirilmiş bir deve türü. [Çift parmaklılar takımının, devegiller sınıfından.] )

( 6 Differences Between Llamas and Alpacas )

( image )

( ... cum VICUGNA PACOS / LAMA GLAMA PACOS )


- KOYUT = MEVZUA = POSTULATE[İng.] = POSTULAT[Fr., Alm.] = POSTULATUM[Lat.]


- KOZ[Fars. < GAVZ, GOZ] ile KOZ

( Ceviz. İLE İskambil oyunlarında öteki kâğıtları alabilen, onlara üstün tutulan belirli renk ve işaretteki kâğıt. | Başarı fırsatı olan elverişli durum, saldırış ve savunma fırsatı. | Karşısındakini alt edecek etkili şey. )


- KOZ[>< KOR] ile/||/<> KÖZ/KOR

( İyice yanarak ateş durumuna gelmiş kömür ya da odun parçası. İLE/||/<> Küçük kor parçası. )


- KÖZ ile KOR


- KOZ ile KOZA ile KOZACI/LIK ile KOZALI ile KOZASIZ ile KOZ HELVA ile KOZ HELVACI ile KOZ HELVASI


- KÖZ ile/||/<> KÖZETLİG ile/||/<> KÖZNGÜ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Göz. İLE/||/<> Korunan, sakınılan nesne. İLE Ayna. )


- KOZA ile/değil KOZALAK

( ÇAM KOZALAĞI: Üremeyi simgeler. )


- KOZAK DİZİSİ ile/||/<> SHİNE-DALGARNO

( Kozak eukaryot ribozom, S-D prokaryot. )

( Formül: Eukaryot İLE prokaryot )


- KOZAK SEQUENCE ile/||/<> SHİNE-DALGARNO SEQUENCE

( Kozak sequence ökaryotlarda translasyon başlangıcıyken, Shine-Dalgarno prokaryotlarda ribozom bağlanma bölgesidir )

( Formül: Translasyon başlama )


- KOZAK ile KOZAKLI


- KOZAK ile/= KOZALAK

( Kozalak. | Metalden yapılmış, içine antlaşma ve sultan mektuplarının konulduğu kutu. İLE/= Koza. | Kozalaklıların, genellikle dibi yuvarlak, tepesi koni biçiminde ve odunsu dokulu meyvesi, kozak. | Olmamış, kuru, ham meyve. | Bal mumuna basılmış mührün bozulmaması için üzerine yapıştırılan kapakçık. )


- KOZALAK ile/||/<> KOBALAK

( Koza. | Kozalaklıların, genellikle dibi yuvarlak, tepesi koni biçiminde ve odunsu dokulu meyvesi, kozak. | Olmamış, kuru, ham meyve. | Bal mumuna basılmış mührün bozulmaması için üzerine yapıştırılan kapakçık. İLE Palamut ağacının ya da karaçalının yemişi. | Çam ve servi kozalağı. | Haşhaş bitkisinin tohumu. | Taneli ve tanesiz mısır koçanı. | Ham meyve. | Etli meyve. | Toparlak, yuvarlak. )


- KOZALAK ile KOZALAKLI ile KOZALAKLILAR


- KOZALAK = MAHRÛTÎYÜ'L-ESMÂR = CÔNE


- KOZALAKSI ile KOZALAKSI BEZ


- KÖZKENİ ile KÖZKÜNEK
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Geceleri uçan ve vızıltıya benzer bir ses çıkaran böcek. İLE Kendini yele bırakarak uçan bir kuş.[Şahine ve kertenkeleye benzetilir.] )


- KÖZLEMEK ile KÖZLEŞMEK


- COSMETIC[İng.] / COSMÉTIQUE[Fr.] / KOSMETISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= KOZMETİK


- KOZMETİK ile KOZMETİKLİ ile KOZMETİKSİZ


- KOSMISCHE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KOZMİČ IŞINLAR


- KOSMISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= KOZMİČ


- RAYON DE COSMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KOZMİK İSİMLAR


- COSMIC RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT COSMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KOZMİK IŞINIM


- ŞUÂÂT-İ KEVNÎ[Osm.] / COSMIC RAYS[İng.] / KOSMISCHE STRAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KOZMİK IŞINLAR


- KOZMİK MADDE değil/yerine/= EVRENÖZDEK


- KOZMİK MİKRODALGA ARKA PLAN ile/||/<> YILDIZ IŞIĞI

( Kozmik mikrodalga arka plan Big Bang kalıntı ışıması İLE yıldız ışığı termonükleer füzyon ışımasıdır. CMB 380 bin yıl sonra İLE evrenin en eski ışığıdır. CMB homojen ve izotropik İLE erken evren kanıtıdır. )


- KOZMİK WEB ile/||/<> VOİD

( Web filament galaksi, void boş bölgeler %80 hacim. )

( Formül: Yoğun İLE boş )


- COSMIC[İng.] / COSMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KOZMİK


- KOZMİK değil/yerine/= EVRENSEL


- KOZMİK değil/yerine/= EVRENSEL


- KOZMİK ile KOZMİK IŞIN

( COSMIC vs. COSMIC RAY )

( کيهاني ile اشعه کيهاني )

( کيهاني ile ASHEH KYCPEHANY )


- KOZMİK ile KOZMİK ODA ile KOZMİK MADDE ile KOZMİK IŞINLAR


- COSMOGONIE[Fr.] / KOSMOGONIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KOZMOGONİ


- KOZMOGONİ değil/yerine/= EVRENDOĞUM


- KOZMOGONİ ile KOZMOGRAF ile KOZMOGRAFİ

( COSMOGONY vs. COSMOGRAPHER vs. COSMOGRAPHY )

( کيهان شناسي ile گيتي نگار ile گيتي شناسي ile شرح جهان )

( KYCPEHAN SHENASY ile GYTY NEGAR ile GYTY SHENASY ile SHARH JACPEHAN )


- KOZMOGONİ ile KOZMOGRAFYA

( Evren doğumu. İLE Gök biliminin, matematik ve fiziğin yalnız temel kavramlarından yararlanarak belirli başlı olaylarını ele alan dalı. )


- COSMOGONY[İng.] ile/değil/yerine/= KOZMOGONİİ


- KOZMOGONİK değil/yerine/= EVRENDOĞUMSAL


- KOZMOLOG değil/yerine/= EVRENBİLİMCİ


- KOZMOLOG ile KOZMOLOJİ

( COSMOLOGIST vs. COSMOLOGY )

( گيتي شناس ile گيتي شناسي )

( GYTY SHENAS ile GYTY SHENASY )


- KOZMOLOJİ[İng. COSMOLOGY] ile/||/<> KOZMOGONİ[İng. COSMOGONY]

( Evrenbilim, evren bilimi ya da kozmoloji, bir bütün olarak evreni konu alan bilim dalının ismidir. Her ne kadar kozmoloji sözcüğü nispeten yakın zamanlı bir sözcük olsa da, evren tarih boyunca bilim, felsefe, ezoterizm ve din gibi farklı disiplinler tarafından araştırma konusu olmuştur. Kozmoloji ise bir sözcük olarak ilk kez 1730 yılında Christian Wolff'un Cosmologia Generalis isimli eserinde kullanılmıştır. Çağdaş yazında kozmoloji ya da evrenbilim ile genelde fiziksel kozmoloji kastedilmektedir. Bu bağlamda, kozmologlar kozmoloji çalışmalarının içinde astronominin yanı sıra birçok bilim dalını da kullanırlar; biyolojiden matematiğe kadar... Kozmoloji, evrenin yapısını, tarihini ve geleceğini inceler. Fiziksel evrenin bir bütün olarak kavranıp anlaşılmasını sağlamak amacıyla doğa bilimlerini, özellikle gökbilim ve fiziği bir araya getirir. @@ Evrenin kökeninin araştırması ya da evrenin kökeni ile ilgili teorilere verilen genel isim. Kozmoloji ile karıştırılmamalı. Kozmoloji, bir başka adıyla evrenbilim, evreni inceleyen dal. Bu sebeple evreni genel olarak inceler; evreni doğuşundan sonuna kadar inceler, evrenin doğası ve içerdiklerinin doğasına kadar, evrene dair her şeyle ilişkili. Bundan farklı olarak kozmogoni, sadece evrenin doğuşu ve kökeni ile ilgili. Kozmogoni sadece bilimsel olmak zorunda değil; çağdaş bilimin ortaya çıkışına kadar kozmogoni sıklıkla dini bir karaktere sahipti. Bugün farklı kozmogoni anlayışları incelenirken sıklıkla ayrım yapılır; dini karakterde olan kozmogoniler "dini kozmogoni", bilim bazlı incelemelerse "fiziki kozmogoni" başlığı altında işlenir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- KOZMOLOJİ ile DOĞA


- KOZMOLOJİ değil/yerine/= EVRENBİLİM


- KEVNİVYAT[Osm.] / COSMOLOGY[İng.] / COSMOLOGIE[Fr.] / KOSMOLOGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KOZMOLOJİ


- KOZMOLOJİ ile/ve/<> TEOLOJİ ile/ve/<> İNSAN

( COSMOLOGY vs./and TEOLOGY vs./and/<> HUMAN )


- KOZMOLOJİK KANITLAR

( MEHMET EMİN ÜSKÜDARÂVÎ'nin kitabını okumanızı salık veririz. )


- KOZMOLOJİK SABİT ile/||/<> KUİNTESSANS

( Kozmolojik sabit sabit karanlık enerji yoğunluğu İLE kuintessans değişken karanlık enerjidir. Kozmolojik sabit Lambda İLE Einstein başlangıçta ekledi sonra çıkardı. Kozmolojik sabit basit İLE kuintessans dinamik alan kuramı gerektirir. )

( Albert Einstein tarafından 1917 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1879-1955) (Ülke: Almanya/ABD) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Görelilik teorisi, fotoelektrik etki) (Nobel: 1921) )


- KOZMOLOJİK SABİT ile/||/<> KUİNTESSENS

( Λ sabit vakum enerjisi, kuintessens değişken skaler alan. )

( Formül: w = -1 İLE w değişken )


- KOZMOLOJİK değil/yerine/= EVRENBİLİMSEL


- KOZMOPOLİS ile/<> KOZMOPOLİT

( Uluslararası çapta. İLE/VE/||/<> Çeşitli uluslardan kişileri barındıran, içinde bulunduran. | Ulusal özellikleriyle sınırlan(dırıl)mayan kişi/ünlü/düşünür/sanatçı. )


- KOZMOPOLİS ile KOZMOPOLİT

( COSMOPOLIS vs. COSMOPOLITE )

( جهان شهر ile جهان شهرزي ile شخصيت جهاني ile سرتاسر جهاني )

( JACPEHAN SHEHAR ile JACPEHAN SHEHARZY ile SHKHSYT JACPEHANY ile SARTASAR JACPEHANY )


- KOZMOPOLİTİZM ile MİLLİYETÇİLİK

( Tüm insanlığın tek bir topluluk olduğunu ve evrensel değerleri savunan görüş. İLE Ulusal kimliği ve çıkarları ön planda tutan görüş. )


- KOZMOS:
NESNE ile/ve/<>/> US/AKIL(LOGOS)


- KOZMOS değil/yerine/= EVREN


- KPB/KARDİYOPULMONER BAYPAS/CARDIOPULMONARY BYPASS[İng.] değil/yerine/= KALP-AKCİĞER KÖPRÜLEMESİ


- KR[İng.] ile/değil/yerine/= KR


- Kr ile Ku

( Kriptonun simgesi. İLE Kurçatovyumun simgesi. )


- KRAFT PAPER[İng.] ile/değil/yerine/= KRAFT KAĞIDI


- CRACKING[İng.] ile/değil/yerine/= KRAKİNG (PETROL)


- CRACKING., CRAQUAGE[Fr.] / KRACKEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KRAK(PETROL)


- KRAL[Sırpça]/DESPOT ile/değil/yerine/>< DEVLET ADAMI

( Yöneten fakat yönetil(e)meyen "kişi". İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Yöneten ve yönetilen kişi. )


- KRAL / KRALİÇE ile/ve/||/<>/> PRENS / PRENSES ile/ve/||/<>/> ARŞİDÜK/ARŞİDÜKA / ARŞİDÜŞES ile/ve/||/<>/> DÜK / DÜŞES ile/ve/||/<>/> KONT[Fr. < COMTE] ile/ve/||/<>/> VOYVODA ile/ve/||/<>/> VİKONT[Fr. < VICOMTE] ile/ve/||/<>/> BARON[Fr.] / BARONES ile/ve/||/<>/> ŞÖVALYE[Fr. < CHEVALIER] ile/ve/||/<>/> SÖR/SIR / DAME

( [Batı ülkelerinde]
En yüksek devlet otoritesini, kalıtım ya da soylularca seçilme yoluyla elinde bulunduran hükümdar. İLE/VE/||/<>/> Hükümdar ailesinden olan erkeklere verilen san. İLE/VE/||/<>/> Özellikle Habsburg hanedanının (Avusturya - Macaristan) erkek üyeleri için kullanılan bir san. İLE/VE/||/<>/> Büyük ve önemli bir toprak parçasını yöneten yüksek rütbeli soylu. | Bazı devletlerde prensten sonra gelen en yüksek soyluluk gösteren san. İLE/VE/||/<>/> Roma imparatorunun danışman olarak seçtiği kişi. | Derebeyi. | Erkekler için kullanılan bir "soyluluk" sanı. İLE/VE/||/<> Orta ve Doğu Avrupa'da, özellikle Balkanlar'da ve Polonya-Litvanya'da kullanılan bir askeri önder ya da yönetici sanı. İLE/VE/||/<>/> Belirli bölgeleri yöneten soyluluk sanı. İLE/VE/||/<>/> Küçük toprak sahibi ve yerel bir yönetici olabilir.[En düşük soyluluk sanlarından biri] İLE/VE/||/<>/> Eski Roma'da üç sınıftan ikincisinin üyesi olan yurttaş. | Orta Çağ Avrupası'nda özel eğitimle yetişmiş, belirli ülküler taşıyan, soylu, atlı savaşçı ve genellikle askeri hizmetler için kullanılan san.[Soylulukta en alt seviyededir.] | Derebeylik düzeninde soyluluk sanlarının en alt basamağı. | Günümüzde Fransız hükûmetinin verdiği şeref belgesi ve nişanı. İLE/VE/||/<>/> Bir kişiye şövalyelik sanı verildiğinde kullanılır. [Genellikle önemli hizmetleri ya da başarıları olan kişilere verilir.] )


- KRAL OLMAK ile/değil/yerine/>< BABA OLMAK


- KING'S YELLOW[İng.] / JAUNE ROYAL[Fr.] / KÖNIGSGELB[Alm.] ile/değil/yerine/= KRAL SARISI


- AQUA REGIA[İng.] / EAU RÈGLE[Fr.] / KÖNIGSWASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= KRAL SUYU


- KRAL YILAN ile DOĞU KRAL YILANI

( ... İLE Öteki yılanları yerler. )


- KRAL =/<> ÇAR

( ... =/<> Bulgarlar'ın ve Ruslar'ın, kral için kullanmış olduğu sözcük.
[Bulgaristan, 913-1018, 1185-1422 ve 1908-1946 arası.
Sırbistan, 1346-1371 arası.
Rusya, 1480'dan (/1547) 1721'ye kadar. 1721'den sonra 1917'ye kadar ve resmi olarak sadece Rus imparatorlarının Polonya, Gürcistan gibi bazı bağımsız ülkeler üzerindeki yetki gücü için kullanılmıştır.] )


- KRAL ile KRAL SONRASI ile KRALLARA LAYIK ile KRALLAR ile KRALLIK

( KING vs. KING POST vs. KINGLY vs. KINGS vs. KINGSHIP )

( شاه ile شهريار ile شه ile پادشاه ile سلطان ile شاه تير ile خسروانه ile ملوکانه ile سلاطين ile شاهي ile مقام سلطنت )

( SHAH ile SHEHARYAR ile SHEH ile PADESHAH ile SALTAN ile SHAH TYR ile KHSARVANEH ile MOLOKANEH ile سلاطين ile SHAHY ile MOGHAM SALTANT )


- KRAL ile RACA[Hintçe]

( ... İLE Kral ve imparatorlara, büyük toprak sahibi prenslere, Hindistan'da verilen san. )


- KRALDAN ÇOK, KRALCI/LIK ile/ve/değil/yerine/<> KURALDAN ÇOK, KURALCI/LIK


- KRAL(IN SÖZÜ) ile/ve/||/<> OZAN(IN SÖZÜ) ile/ve/||/<> KÂHİN(İN SÖZÜ)


- KRALLAŞMAK ile KRALLAŞTIRMAK ile KRAL/LIK ile KRALCI/LIK ile KRALİÇE/LİK


- KRAL/LIK" ile/ve/değil/||/<>/>/< BİLGE/LİK

( Davranışla. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/>/< Sessizlikle. )


- KRAMER NAZARİYESİ[Osm.] / KRAMER-THEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= KRAMER KURAMI/TEOREMİ


- KRAMER'S THEOREM[İng.] / THÉORÈME DE KRAMERS[Fr.] ile/değil/yerine/= KRAMERS TEOREMİ


- KRAMP ile DİSTONİ

( kısa ve ani kasılmalar.[Saniyeler ya da bir iki dakika sürebilir. Kramplara stres, vitamin eksikliği, tiroid işlev denemelerindeki bozukluklar, yorgunluk, aşırı egzersiz, kafein(kahve) tüketimi gibi çok sayıda etmen neden olabilir.] İLE Uzun süren kasılmalar.[Ancak nörolog tarafından tanınabilir. Bu nedenle, uzun süren kasılmaları olanların nöroloğa başvurması ve taramalarının yapılması gerekmektedir.] )


- KRAMP/CRAMP[İng.]/[Fr. < CRAMPE] değil/yerine/= KASILMA/KASINÇ


- KRANİYAL/CRANIAL[İng.] değil/yerine/= BAŞ (İLGILİ)


- KRANİYUM/SKULL[İng.] değil/yerine/= KAFATASI


- KRANK[İng. < CRANK] ile/ve/||/<> KRANK MİLİ

( Bir motorda biyellerin doğrusal hareketini dairesel harekete çeviren dingil. | Sac, çinko, dökme demir, bakır vb. borunun yönünü değiştirmeye yarayan kıvrım. İLE/VE/||/<> Pistonun doğrusal hareketini dairesel dönme hareketine çeviren mil. )


- KRANK ile KRANK MİLİ

( CRANK vs. CRANKSHAFT )

( محوردار ile ميل لنگ )

( MAHVARDAR ile MYLE LANG )


- KRANK ile KRANK MİLİ