K ile başlayan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 13.933 başlık/FaRk ile birlikte,
13.933 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(12/57)
- HOUSING :/yerine KONUT
- HPLC İLE GC İLE CE İLE SFC ile/||/<> KROMATOGRAFİ TEKNİKLERİ
( Ayırma ve analiz yöntemleri. )
( Formül: k = (tR - t0)/t0 )
- HUBBLE YASASI ile/||/<> KEPLER YASALARI
( Hubble evren genişlemesi v=H₀d, Kepler gezegen yörüngeleri. )
( Formül: v = H₀d İLE T² ∝ a³ )
( Edwin Hubble tarafından 1929 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1889-1953) (Ülke: ABD) (Alan: Astronomi) (Önemli katkıları: Galaksilerin keşfi, Hubble yasası) )
- HÜCRE ile KİLER ile ÇELLİST
( CELL vs. CELLAR vs. CELLIST )
( ياخته ile سلول ile حجره ile سرداب ile گودال سرچاه ile زيرزمين ile سردابه ile ويولون نواز )
( YAKHTEH ile SELOL ile HAJREH ile SARDAB ile GODAL SARCHAH ile ZYRAZMYNE ile SARDABEH ile ويولون نواز )
- HUDURÎ BİLGİ ile/ve KESBÎ BİLGİ
- HUDUS ile/ve/||/<> ZAMAN ile/ve/||/<> NİSAP ile/ve/||/<> GÜN ile/ve/||/<> RES ile/ve/||/<> KÂBE ile/ve/||/<> NEŞV-Ü-NEMÂ ile/ve/||/<> KAST VE NİYET ile/ve/||/<> HÜKÜMLER ile/ve/||/<> BEKÂ ile/ve/||/<> MEŞRÛ TASARRUF
- HUGE :/yerine KOCAMAN
- HÜKM[Ar.] ile KADÂ[Ar.]
- HUKUKSUZ/LUK ve/> KAYITSIZ/LIK
- HUKUKTA, KARDEŞLİK değil KARDEŞLİK HUKUKU
- HUMÂM[Ar.] ile KAMKÂM[Ar.]
- HUMUS ile/ve/||/<> KOMPOST
( Latince, "toprak" ya da "alt, sığ" kökünden türemiştir. Kullanımı konusunda bazı yanlış anlamalar söz konusudur. Humus, kompostun alabileceği son durumdur, yani içinde çürüme sürecini devam ettirecek azot, fosfor bileşikleri kalmamıştır. Kompost ise, etrafındaki bitkilere çeşitli vadelerde farklı besin maddeleri sunan, bu nedenle bol miktarda canlıya ev sahipliği yapan, dolayısıyla çürüme işlemi az da olsa hâlâ devam eden ”canlı” bir oluşumdur. Toprağa serdikten sonra toprak ekosistemine karışır, topraktaki biyolojik süreçleri destekleyerek çeşitliliği arttırır ve zamanla humusa dönüşür. Bildiğimiz tüm yaşam türleri karbon temellidir, yani canlı ya da ölü, her şey organik maddedir. Kuru yapraklar, mantarlar, ağaçlar, canlı bir kedi, ölü bir kunduz; aklınıza yaşayan ya da yaşamış olan ne gelirse, organik madde olarak anılır. Bilimsel olarak, içinde karbon bulunan herhangi bir molekül, organik bir moleküldür.
Humusun içinde parçalanması zor olan karbon molekülleri elektrik yüklenerek mineral parçacıkların kendine yapışmasını sağlar. Dahası, bu moleküller sünger işlevi görerek topraktaki mikro yaşam için barınak oluşturur. Yukarıda sözünü ettiğimiz aşınmış minerallere organik madde eklediğinizde birçok bitkinin yaşamasına olanak tanıyan ortam neredeyse oluşmuştur.
Yaşayıp da ölmüş olan her canlı, organik madde olarak toprağa geri döner ve döngüyü tamamlar. Toprakta yetişen her türlü bitkinin yaprak, sap ve kökleriyle birlikte toprakta yaşayan mikro ve makro hayvan varlığının bu biçimde toprak organik maddesine dönüşmesi humus oluşumunun kaynağıdır. Sentetik kimyasalların etkisiyle yararlı canlıların da zarar gördüğü modern tarım yöntemleri nedeniyle bu döngünün kırılmış olması, günümüz yaygın ziraat anlayışının yol açtığı sorunların başında gelir. )
- HUNHAR(/CA)[Fars. < HUNHVÂR] değil/yerine/= KAN DÖKÜCÜ, KANA SUSAMIŞ(/ÇA/SINA)
- HUNİ ile/||/<> KLOZET/LAVABO
- KONTRPLAKTA:
HUŞ ile KAVAK
- HUSBAND :/yerine KOCA
- HÜSN[Ar.] ile KASÂMET[Ar.]
- HUSÛF (NAMAZI) ile/ve/||/<> KUSÛF (NAMAZI)
( Ay tutulması [sırasında kılınan özel bir namaz]. İLE/VE/||/<> Güneş tutulması [sırasında kılınan özel bir namaz]. )
( Kadın ve erkek herkes için sünnettir. İLE/VE/||/<> Sünnet-i müekkededir ve cemaatle kılınması daha faziletlidir. )
( Sessiz[sırrî] olarak kılınır. İLE/VE/||/<> Açıktan[cehri] okunur. )
( Bireysel olarak da cemaatle de kılınabilir. İLE/VE/||/<> Hutbe ile birlikte kılınabilir. )
- HÜSUL ile/ve KUBUH
- HÜVİYET[Ar.] değil/yerine/= KİMLİK
- HÜZN[Ar.] ile KEÂBET[Ar.]
- HÜZN[Ar.] ile KERB[Ar.]
- HZ. MUHAMMED('İN):
"GÖLGESİ YOK/TU" değil KENDİNİ GÖVDE OLARAK DÜŞÜNMEZ/Dİ
- İBÂ'[Ar.] ile KERÂHET[Ar.]
- İBÂDET:
GÖZ İLE ve/||/<>/< DİL/LİSAN İLE ve/||/<>/< KONUŞMA/KÂL İLE
( Belleyerek, hıfz ile. VE/||/<>/< Sadakat/sıdk ile. VE/||/<>/< Düşünce/fikir ile. )
- İBÂDET/BULUŞMA/TOPLANMA YERLERİ'NDE:
CAMİ/MESCİD ile/ve CEMEVİ ile/ve KİLİSE(< EKLESIA | BÎA[Ar. çoğ. BİYÂ'], DEYR[Fars.] ) ile/ve HAVRA[İbr.]/SİNAGOG[Yun.]/TABERNACLE ile/ve BURKAN EVİ/PAGODA[< OHATAGORBA/DATUGARBA (< GORBA/GARBA[< RAHİM/UTERUS])], VİHARA ile/ve ŞRAYN/SHRINE ile/ve PRASADA ile/ve ZİGURAT ile/ve (DOĞA) ile/ve FU YUN-SE ile/ve GÜNEŞ MÂBEDİ
( İslâm'da. İLE/VE Alevilik'te. İLE/VE Hristiyanlık'ta. İLE/VE Yahudilik'te/Kabala'da. İLE/VE Burkancılık'ta/Budizm'de. İLE/VE Şintoculuk'ta. [Buda heykeli bulunmaz] Mezopotamya'da, Sümerler'de ilk tapınaklardır. İLE/VE Hind mâbedi. İLE/VE Şamanlık'ta. İLE/VE Şamanlık'ta.[Çinlilerin verdiği addır.] İLE/VE Dünyadaki 7 güneş mâbedinden 4'ü Türkiye'de, Fırat'tadır. )
( HOCA/DRUİT/MAKA[Tatarca] ile/ve DEDE/DEDE-BABA ile/ve PAPAZ ile/ve HAHAM ile/ve GURU, LAMA ile/ve ... ile/ve ... ile/ve "BÜYÜCÜ/ARRÂFE" ile/ve ... ile/ve KAM ile/ve ... )
( SANAL CAMİLER )
( GELENEKTEN GELECEĞE CAMİLER - SÜLEYMAN FARUK GÖNCÜOĞLU, ZELİHA KUMBASAR )
( Hünkâr[Sultan] Mahvil'lerinin girişi Kıble'dedir. )
( Yüreğinde bir tapınağı olmayan, hiçbir tapınakta bulamaz yüreğini! )
( CAMİLERİN İLGİNÇ ÖYKÜLERİ... )
- 'İBÂRE[Ar.] ile KELÎME[Ar.] ile KAVL[Ar.]
- İBİS ile KIRMIZI İBİS
- İBN YUNUS ile KEMALEDDIN İBN YUNUS
( Mısır'da, Fatimî döneminde yaşayan, büyük astronom ve matematikçi. Halife için hazırladığı Zicü'l-Hakimî astronomi tarihindeki önemli ziclerden kabul edilir. Bu zicte, ayrıca, trigonometrik işlevlerin algoritmasında, ilerlemeler görülür. )
- İÇ DENİZ ile/değil KÖRFEZ
- İÇ ENERJİ ile/||/<> KİNETİK ENERJİ
( İç enerji moleküllerin toplam enerjisi İLE kinetik enerji hareket enerjisidir. )
( Formül: U = nCᵥT İLE KE = ½mv² )
- İÇ İÇE GEÇMİŞ/LİK ile/ve/||/<> KATMANLI/LIK
- İÇ STANDART İLE DIŞ STANDART İLE STANDART EKLEME ile/||/<> KALİBRASYON YÖNTEMLERİ
( Kantitatif analizde kullanılan kalibrasyon stratejileri. )
( Formül: C = (A-b)/m )
- İÇ TABAN ile KÜSTAHLIK
( INSOLE vs. INSOLENCE )
( کفي کفش ile وقاحت ile ادعاي بيخود ile جسارت ile زبان درازي )
( KOFY KAFSH ile VAGHAHAT ile EDEAY BEYKHOD ile JASART ile ZABAN DARAZY )
- KOŞULLAR:
İÇ ile/ve/||/<> DIŞ ile/ve/||/<> GENEL ile/ve/||/<> ÖZEL ile/ve/||/<> KİŞİSEL ile/ve/||/<> FİZİKSEL ile/ve/||/<> ZİHİNSEL ile/ve/||/<> ZORUNLU ile/ve/||/<> İTİBARİ ile/ve/||/<> YAKIN ile/ve/||/<> UZAK
- İCÂBET[Ar.] ile KABÛL[Ar.] ile ECÂBE[Ar.] ile İSTECÂBE[Ar.]
- İCAT ile/ve/<>/değil KEŞF
( [not] INVENTION vs./and/<>/but TO DISCOVER )
- İÇERİK DEĞER ile/ve/<> KÜLTÜREL DEĞER
( İç değerimizi bilmeliyiz, ona güvenmeliyiz ve günlük yaşantımızda istek ve korkularımızı fedâ ederek bunu belirgin kılmalıyız. )
( We must know our inner worth and trust it and express it in the daily sacrifice of desire and fear. )
( CONTENT VALUE vs./and/<> CULTURAL VALUE )
- İÇERME ile KAPANIMLAR
( INCLUSION vs. INCLUSIONS )
( دربرداري ile شمول ile دربرگيري ile گنجايش ile ضمائم )
( DARBARDARY ile SHMOL ile DARBARGYRY ile GONJAYSH ile ZEMAEM )
- İÇERME ile/ve/<> KAPSAMA
( Ayrıştırıcı/ayrıştırılmış. İLE/VE/<> Birleştirici/birleşik. )
( İçine almak, içinde bulundurmak. | Bir şeyin, başka bir şeyin varoluşunu gerektirmesi, birinin ötekini ister istemez düşündürmesi. İLE/VE/<> Sınırları içine başka konuları ya da anlamları alma durumu. )
( Bir kümenin/öbeğin/başlığın altında, belirli olan bir parçayı/üyeyi işaret etmek. İLE/VE/<> Bir kümenin/öbeğin/başlığın altında, olası dışarıda kalmış/kalabilecek parçalarına/üyelerine işaret etmek. )
( İçtekileri işaret eder. İLE/VE/<> Dıştaki çerçeveleyenin sınırlarını işaret eder. )
( TO CONTENT vs./and/<> TO CONTAIN )
( İHTİVÂ ile/ve/<> ŞÜMÛL )
- İÇERMEK ile DAHİL OLMAK ile DAHİL OLMUŞ ile DAHİL OLMAK ile KATILIM ile İÇEREN
( INVOLVE vs. INVOLVE IN vs. INVOLVED vs. INVOLVED IN vs. INVOLVEMENT vs. INVOLVING )
( درگير کردن ile گرفتار شدن ile گرفتار کردن ile گرفتار ساختن ile دچار کردن ile دامنگير ile دچار ile دامن گير ile درگير ile در گير ile گرفتار ile دوچار ile مورد بحث ile درگير در ile دستاندر کار ile درگيري ile دوچاري ile گرفتاري ile دچاري ile طرفيت ile متضمن )
( DARGYR KARDAN ile GARAFTAR SHODAN ile GARAFTAR KARDAN ile GARAFTAR SAKHTAN ile DOCHAR KARDAN ile DAMANGYR ile DOCHAR ile DAMAN GYR ile DARGYR ile DAR GYR ile GARAFTAR ile دوچار ile MOORD BAHS ile DARGYR DAR ile DASTANDER KAR ile DARGYRY ile دوچاري ile GARAFTARY ile دچاري ile طرفيت ile MOTAZMAN )
- İÇERMEK ile KONTEYNER ile KONTEYNERLER ile İÇEREN ile PEYNİR İÇEREN
( CONTAIN vs. CONTAINER vs. CONTAINERS vs. CONTAINING vs. CONTAINING CHEESE )
( محتوي بودن ile دربر داشتن ile شامل بودن ile دارا بودن ile ظرف ile محفه ile ضروف ile شامل ile محتوي ile حاوي ile پنيردار )
( MOHTOY BODAN ile DARBAR DASHTAN ile SHAMEL BODAN ile DARA BODAN ile ZARF ile محفه ile ضروف ile SHAMEL ile MOHTOY ile HAVY ile PANYRADAR )
- İÇGÜDÜ ile/ve/||/<> KENDİLİĞİNDENLİK
- OL!:
İÇİNDE ve/||/<> KIÇINDA ve/||/<> BAŞINDA ve/||/<> YANINDA
( Tarlan varsa. VE/||/<> Teknen varsa. VE/||/<> İşin varsa. VE/||/<> Eşin varsa. )
- İÇSELLEŞTİRME ile/ve/||/<>/> KAVRAMA/KAVRAMSALLAŞTIRMA
- İÇSELLEŞTİRME ile/ve/||/<>/>/< KAYNAĞINA YÖNELME/KAYNAĞINDAN YARARLANMA
- İÇSELLEŞTİRMEK ile/>< KURTULMAK
- İÇSELLİK ile/ve KENDİLİK
( INNERNESS vs./and SELFNESS )
- İCTİHÂD[Ar.] ile KIYAS[Ar.]
- İÇTİMA değil/yerine/= KAVUŞUM
- İDDİA" ile KANAAT
- İDDİA ile KESİNLİK
- İDEA/LAR ile/ve/<> KATEGORİ/LER ile/ve/<> AYÂN-I SÂBİTE/LER
( Platon. İLE/VE/<> Aristoteles. İLE/VE/<> İbn Arabi. )
- IDENTIFICATION :/yerine KİMLİK TESPİTİ
- IDENTITY :/yerine KİMLİK
- İDRARINI TUTAMAMA ile KITA ile KITASAL ile BEKLENMEDİK DURUM ile SÜREKLİ ile SÜREKLİ ile SÜREKLİ ile DEVAM ETMEK ile DEVAM ile DEVAM ETTİRİCİ ile DEVAM ETMEK ile DEVAM ETTİ ile DEVAM EDİYOR ile SÜREKLİLİK ile SÜREKLİ ile SÜREKLİ FORM ile SÜREKLİ KAĞIT ile SÜREKLİ GEÇMİŞ ile SÜREKLİ ile SÜREKLİ ile SÜREKLİLİK
( CONTINENCE vs. CONTINENT vs. CONTINENTAL vs. CONTINGENCY vs. CONTINOUS vs. CONTINUAL vs. CONTINUALLY vs. CONTINUATE vs. CONTINUATION vs. CONTINUATOR vs. CONTINUE vs. CONTINUED vs. CONTINUING vs. CONTINUITY vs. CONTINUOUS vs. CONTINUOUS FORM vs. CONTINUOUS PAPER vs. CONTINUOUS PAST vs. CONTINUOUSE vs. CONTINUOUSLY vs. CONTINUUM )
( پرهيزگاري ile قاره ile اقليم ile پرهيزگار ile بري ile اقليمي ile احتمال وقوع ile پي در پي ile مدام ile مداوم ile همواره ile عليالتوالي ile مستمرا ile متصلا ile سريع الاتصال ile ادامه ile پيگيري ile عقبه ile دنباله ile ادامه دهنده ile استمرار داشتن ile ادامه داشتن ile بکاري ادامه دادن ile ادامه يافتن ile ادامه دادن ile مستدام ile دنباله دار ile برقرار ile تسلسل ile پيوستگي ile لاينقطع ile پي درپي ile بيوقفه ile پياپي ile استمراري ile ورقه پيوسته ile کاغذ پيوسته ile ماضي استمراري ile بدون وقفه ile همچنان ile دمادم ile دم بدم ile پيوسته ile بطور پيوسته ile پي اندر پي ile عليالدوام ile زنجيره )
( پرهيزگاري ile GHAREH ile EGLYM ile PAREHYZEGAR ile BARY ile EGLYMY ile EHTAMAL VAGHU ile PEY DAR PEY ile MADAM ile MADAVAM ile NPAMVAREH ile عليالتوالي ile MOSTMARA ile متصلا ile سريع الاتصال ile EDAMEH ile PEYGYRY ile AGHABEH ile DANBALEH ile EDAMEH DAHANDEH ile ESTMARAR DASHTAN ile EDAMEH DASHTAN ile BEKARY EDAMEH DADAN ile EDAMEH YAFTAN ile EDAMEH DADAN ile MOSTEDAM ile DANBALEH DAR ile BARGHARAR ile تسلسل ile PEYVASTGY ile لاينقطع ile PEY DARPY ile بيوقفه ile PEYOPY ile استمراري ile VARGHEH PEYVASTEH ile KAGHZ PEYVASTEH ile ماضي استمراري ile BEDON VAQFEH ile NPAMCHENAN ile DAMADAM ile DAM BADAM ile PEYVASTEH ile BETOR PEYVASTEH ile پي اندر پي ile عليالدوام ile ZANJYRAH )
- İFFET = UT = CHASTITY[İng.] = CHASTETÉ[Fr.] = KEUSCHHEIT[Alm.] = CASTITAS[Lat.]
- İFK[Ar.] ile KEZİB[Ar.]
- İFŞÂ ile/ve/<> KEŞF
( Varoluş. İLE/VE/<> Şuur. )
( Yukarıdan aşağı.[İNZAL] İLE/VE/<> Aşağıdan yukarı.[URÛC] )
- İFTİHÂR (ETMEK)/MEMNUNİYET değil/yerine/= KIVANÇ (DUYMAK)/ÖVÜNÇ, ÖĞÜNMEK
- BÜHTÂN ile KARA ÇALMA/KARALAMA, YALAN
( YALAN, İFTİRA )
- İFTİRA ile/ve KARALAMA/KARAMA/KARA ÇALMAK/KARA SÜRMEK
( !TAKVÎL[çoğ. TAKVÎLÂT], İSNÂD[çoğ. İSNÂDÂT] ile/ve ... )
- İFTİRA ile KARALAMAK
( DEFAMATION vs. DEFAME )
( هتاکي ile سعايت ile بدنام سازي ile بدنام کردن ile بهتان زدن ile هتاکي کردن ile افترا زدن )
( هتاکي ile سعايت ile BADNAM SAZY ile BADNAM KARDAN ile BACPETAN ZADAN ile CPETAKY KARDAN ile AFTARA ZADAN )
- İĞNE ile KIYIK
( ... İLE Kalın yorgan iğnesi. )
- İĞNE ile KLİPS[Fr. < CLIPS]
( ... İLE Yaylı bir pensle tutturulmuş küpe, iğne vb. )
- İĞNEYAPRAKLILAR = KOZALAKLILAR
- İGUANA ile KALAKBAŞ/TEPEGÖZ
( ... İLE Kafalarının ön tarafında üçüncü bir "göz"leri vardır. [Işığa duyarlıdır ve büyük olasılıkla gövde ısısını düzenlemeye yarar.] )
( ... İLE 100 yıldan uzun yaşayabilirler. )
( ... İLE Yeni Zelanda'nın kıyılarındaki adalarda yaşarlar. [Serin adalarda yaşayabiliyorlar.] )
( ... İLE En ilkel sürüngenlerdir. )
( ... İLE Dişleri yoktur. [Tek parça bir çene kemikleri vardır.] )
( ... İLE Kıçlarını birbirine bastırarak çiftleşirler. )
( ... İLE Dişilleri 4 yılda sadece bir kez yumurtlar ve kuluçkaları 1 yıldan uzun sürer. )
( ... İLE Yavrunun, dişil mi eril mi olduğu, yumurta sıcaklığından anlaşılır. )
( ... İLE Nüfusu 2 kat daha fazla eril üretmektedir. [toplam 55.000 kadarlardır] )
( ... İLE İpe bağlı bir topu ısırıp bırakmadıkları için yakalanırlar. [Maymunların, sadece ellerinin girebileceği büyüklükteki bir delikten muzu almak üzere sepetten çıkartmak isterken ellerinin yumruk olmasıyla ve muzu bırakmamalarıyla yakalandıkları gibi] )
( [Maori dilinde] ... ile SİVRİ SIRTLI )
( ... vs. TUATARA )
( ... cum SFENEDON ailesi )
( CYCLOPS STRENUUS )
- İHÂTA değil/yerine/= KAVRAYIŞ/ANLAYIŞ
( Bir şeyin etrafını çevirme, sarma, kuşatma. | Tam kavrayış, anlayış, geniş bilgi. )
- İHCÂM[Ar.] ile KEFF[Ar.]
- İHRAM ile/ve KEFEN
( Ölmeden önce ölmek! - MÛTÛ KABLE EN TE-MÛT )
- İHSAN FAZLIOĞLU BETİKLERİNDE:
KENDİLİK ile/ve/||/<> KİMLİK
- İHTİSÂR[Ar. < HASR]/İKTİSÂR/SIMPLIFICATION[Fr., İng.] ile KISALTMA
( Kısaltma tekniği. )
- İHTİVÂ değil/yerine/= KAPSAMA
- İHTİYÂT ile/ve/||/<>/> KANUN
- İHTİZÂZ değil/yerine/= KENDİNİ ALÇAK TUTMA, ALÇALMA [bkz. TEZELLÜL] | TİTREME | SIÇRAYIP OYNAMA | SALLANMA | HAZZETME, GÖNLÜ FERAHLAMA )
- İKAMET ETMEK ile SAKİN ile MANASTIR SAKİNİ ile KONUT ile CENNETTE YAŞAMAK
( DWELL vs. DWELLER vs. DWELLER OF A CONVENT vs. DWELLING vs. DWELLING IN PARADISE )
( اقامت گزيدن ile مکين ile ديار ile نشيمنگاه ile مسکن ile نشيمن ile مکان ile اقامت ile جنت مکان )
( EGHAMET GOZYDAN ile مکين ile DYAR ile NESHYMANGAH ile MOSKAN ile NESHYMAN ile MAKAN ile EGHAMET ile JENT MAKAN )
- İKÂMET/İZAZ ile/ve/değil/yerine/<> KONUK AĞIRLAMA
- İKÂMETGÂH İLMÜHABERİ[Ar.] değil/yerine/= KONUT/OTURUM/YERLEŞİM BELGESİ
- İKÂMETGÂH[Ar. + Fars.]/MESKEN[Ar.] değil/yerine/= KONUT
- İKİ KİŞİ ARASINDAKİ İLİŞKİYE/İLETİŞİME:
[ne yazık ki]
| "BEL ALTI/NDAN" "BAKAN/YAKLAŞAN" ile/ve/||/<> "KARINDAN" "BAKAN/YAKLAŞAN" ile/ve/||/<> "ZİHİN/DEN" "BAKAN/YAKLAŞAN" |
ile/değil/yerine/><
KALP/TEN BAKAN/YAKLAŞAN
( [ne yazık ki]
| "Eşeysel/cinsel ilişki ("olarak") görür." İLE/VE/||/<> "Çıkar ilişkisi ("olarak") görür." İLE/VE/||/<> "İdeolojik ilişki ("olarak") görür." |
İLE/DEĞİL/YERİNE/><
Yalnızca/koşulsuz, ilişki görür. / Yalnızca/koşulsuz, saygı ve sevgi ilişkisi görür. )
- İKİ KÖK ile/<> KARE KÖK ile/<> KÜP KÖK
( İki kök. İLE/<> Kare kök. İLE/<> Küp kök. )
( CEZR-İ MUZÂAF ile/<> CEZR-İ MURABBA ile/<> CEZR-İ MİK'ÂB )
- [ne yazık ki]
İKİ YANLIŞ!:
SUSULACAK YERDE, KONUŞMAK ve/||/<> KONUŞULACAK YERDE, SUSMAK
- İKİDEN FAZLA DEMET DURUMUNDA BİRLEŞİK, ÇOK DEMETLİ = KESÎRÜ'L-IHVE = POLYADELPHE
- İKİLEM = KIYAS-I MUKASSİM = DILEMMA[İng., Alm., Yun.] = DILEMME[Fr.] = DILEMA[İsp.]
- İKİYÜZLÜ/LÜK ile/ve/değil/||/<>/>/< KORKAK/LIK
- İKNÂ ile/ve/||/<>/> KÂNİ
( Bir konuda birinin inanmasını sağlama, inandırma, kandırma. İLE/VE/||/<>/> Kanmış, inanmış. )
- İKONA/LAR ile KOKONA/LAR
- İKRAM ile/ve KABAHAT
- İKTİDAR ile/ve/||/<>/> KAVGA
- İKTİFÂ' (ETMEK) ile/ve/<> KÂFÎ
( İkisi de, [< KİFÂYET] kökünden gelmektedir. )
- İKTİSÂB[< KESB] değil/yerine/= KAZANMA, EDİNME
- İKTİSABÎ MÜRÛR-U ZAMAN değil/yerine/= KAZANDIRICI YILLANMA
- İKTİSAP ETMEK değil/yerine/= KAZANMAK/EDİNMEK
- İLAÇ ile/ve/||/<>/> KODEKS
( ... İLE/VE/||/<>/> Tedavi edici etkisi kesin olarak kabul edilen ilaçların formüllerini, fiziksel ve kimyasal özelliklerini, tanınma etkileşimlerini, saflık kontrollerini, ölçü belirlemelerini ve saklama koşullarını içeren resmî kuruluş tarafından onaylı başvuru kaynağı. )
- İLÂN[Ar.] ile/ve/||/<>/> KABUL[Ar.]
- ... İLE BURUN BURUNA GELMEK ile KIÇ KIÇA YATMAK
- İL/EL:
ORDA + KUN + BUDUN
- İLELEBET ile/değil KIYÂMETE KADAR
- İLERİ SÜRME ile KABUL ETME
- İLERİ ile/ve/değil KAPSAYICI
- İLETİM ile/||/<> KONVEKSİYON
( İletim doğrudan temas İLE konveksiyon akışkan hareketi )
( Formül: Q/t = kAΔT/d (iletim) )
- İLETİŞİM TÜRLERİ:
KİTLE İLETİŞİMİ ile/ve/değil/||/<>/< ÖRGÜTSEL DÜZEY ile/ve/değil/||/<>/< ÖBEKLERARASI DÜZEY ile/ve/değil/||/<>/< KİŞİLERARASI DÜZEY ile/ve/değil/||/<>/< KİŞİSEL DÜZEY
- İLETİŞİM = COMMUNICATION[İng., Fr.] = KOMMUNIKATION[Alm.] = COMUNICAZIONE[İt.] = COMUNICACIÓN[İsp.]
- İLETİŞİM ile KOORDİNASYON
( COMMUNICATION vs. COORDINATION )
- BELLEK:
İLETİŞİMSEL ile/ve/||/<> KÜLTÜREL
- İLETMEK ile NAKİL ile KONVEYÖR ile TAŞIMA ile KONVEYÖR
( CONVEY vs. CONVEYANCE vs. CONVEYER vs. CONVEYING vs. CONVEYOR )
( افاده کردن ile انشعاب رود ile وسيله نقليه ile سند انتقال ile ناقل ile رسان ile افاده ile ناقله ile رساننده )
( AFADEH KARDAN ile ENSHOAB RUD ile VESYLAH NAGHALYYEH ile SAND ENTEGHAL ile NAGHAL ile RESAN ile AFADEH ile ناقله ile RESANANDEH )
- İLGEÇ/EDÂT ile/||/<> BELİRTEÇ ile/||/<> ADIL/ZAMİR ile/||/<> KOŞAÇ/SILA
( Ününde yer aldığı ya da ardından geldiği birimle başka bir birim ya da tümcenin geri kalan bölümü arasında ilgi kurmaya yarayan birim. İLE/||/<> Bir eylemin, bir ön adın/sıfatın, bir ilgecin, bir bağlacın ya da kendi türünden bir başka birimin anlamım etkileyen, onu kesinleştirerek ya da kısıtlayarak belirleyen birim. İLE/||/<> Dilsel bağlamda daha önce anılan bir öğeyi, bildirişime katılan birini, sözcenin oluşturulduğu sırada gözlem alanına giren bir varlık ya da nesneyi gösteren biçimbirim ve bu niteliği taşıyan biçimbirimlerin oluşturduğu dilbilgisi ulamı. Adıllar, ad soylu biçimbirimlerin önemli bir bölümünü oluşturur, genellikle adların yerini tutar, kişi, soru, iyelik ilgi, gösterme ya da belgisizlik kavramını içerir. İLE/||/<> Yüklemi özneye bağlayan öğe.[Türkçe'de ek eylemin üçüncü kişi eki, -dir, bildirme koşacı olarak kullanılır.] )
- İLGİSİZLİK ile/ve/değil KAYITSIZLIK
- İLHÂD[Ar.] ile KÜFR[Ar.]
- ILICA > KAPLICA
( ... > Kapalı ılıca. )
- İLİK/YİLİK[dvnlgttrk] ile/ve/<> KEMİKTE BULUNAN BOŞLUK
( BONE MARROW vs./and/<> LACUNA )
- İLİM ve İRÂDE ve KUDRET
- İLİM ile/ve/<> KEMÂL
- İLİM ile/ve/<> KEREM
- İLİM ve/<>/|| KİŞİLİK
- ILIMAN İKLİM ile/ve/> BOREAL ile/ve/> TUNDRA ile/ve/> KUTUP
- İLİŞKİLENDİRMEK ile İLİŞKİLİ ile KORELASYON ile BAĞINTILI ile DİNDAŞ
( CORRELATE vs. CORRELATED vs. CORRELATION vs. CORRELATIVE vs. CORRELIGIONIST )
( مرتبط کردن ile همبستگي داشتن ile همبسته ile مرتبط ile همبستگي ile لازم وملزوم ile هم دين )
( MORTABT KARDAN ile NPAMBASTGY DASHTAN ile NPAMBASTEH ile MORTABT ile NPAMBASTGY ile LAZM VOMLEZOM ile هم دين )
- İLK YARDIMDA "ABC":
HAVA YOLUNUN AÇIK TUTULMASI ve/||/<>/> SOLUNUMUN SAĞLANMASI ve/||/<>/> KAN DOLAŞIMININ DÜZENİ
( ABC
AIRWAY and/||/<>/> BREATHING and/||/<>/> CIRCULATION )
- İLK YARDIMDA:
SOLUK VERME ve/||/<>/> KALP MASAJI
( İki kere. VE/||/<>/> Otuz kere.[Kalp çalışıncaya kadar, tıbbî yardım gelene kadar ve yalnızsak, yoruluncaya kadar] )
- İLK YARDIMIN TEMELİ(KBK):
KORUMA ile/ve/||/<>/> BİLDİRME ile/ve/||/<>/> KURTARMA
- İLK ile/ve/||/<> KÖK
( FIRST/INITIAL vs./and/||/<> ROOT )
- İLKBAHAR ile/ve YAZ ile/ve SONBAHAR/GÜZ/KÜZ[dvnlgttrk] ile/ve KIŞ
- İLKE ile/ve KIBLE
- İLKE ile/ve/<> KİŞİ/İNSAN
( Bazen, bir ilke için herkesten, bazen bir kişi/insan için tüm ilkeler(imiz)den vazgeçebiliriz/vazgeçebilmeliyiz! )
- İLKE ile/ve/||/<> KURUM
- İLKEL DİNLER ile/ve AHLÂK DİNLERİ ile/ve KOZMİK DİNLER
( PRIMITIVE RELIGIONS vs./and MORAL RELIGIONS vs./and COSMIC RELIGIONS )
- İLKE/LER ile/ve/<> KAVRAM/LAR
( Olmayanı oldurmak üzere/için. İLE/VE/<> ... )
( İlkelerle düşünürüz. İlkeler bizi birliğe getirir. )
( İlke'li düşünmek, niyettir. )
( Niyet, davranışları birleştiriyorsa ilkedir. )
( PRINCIPLE/S vs./and/<> CONCEPT/S )
( LI ile/ve/<> ... )
- İLKE/LER ile/ve/||/<>/>< KOŞUL/LAR
( İlkeler, koşullara göre oluşmazlar ve belirlenemezler! )
- İLTİFAT ile/ve KİNÂYE
- İLTİMAS[Ar.] değil/yerine/= KAYIRMA/KAYIRIŞ
- İM/İNTRAMÜSKÜLER İNTRAMUSCULAR[İng.] değil/yerine/= KAS İÇİ
- İMÂ ile/ve/||/<> KİNÂYE
- İMA ile KİNAYELİ
( ALLUSION vs. ALLUSIVE )
( تلميح ile کنيه ile اشاره ile کنيهي )
( تلميح ile کنيه ile ESHAREH ile کنيهي )
- İMAJ ile/ve KARİZMA
( Sizin kendi hakkınızda taşıdığınız imaj, sahip olduğunuz en değişken şeydir. )
( Your self-image is the most changeful thing you have. )
- İMAN:
İTİMAT ile/ve/||/<> KANAAT
- İMAN ve KÜFÜR
( Asıl imanı olanlar, kâfirliklerini anlayanlar ve itiraf edenlerdir. )
( İmanından emin olmak, küfürdür. )
- İMECE ile KERMES
- İMECE ve/||/<> KUBAŞMAK
( Kırsal topluluklarda köyün zorunlu ve isteğe bağlı işlerinin köylülerce eşit şartlarda emek birliğiyle gerçekleştirilmesi. | Çok sayıda kişinin toplanıp el birliğiyle birinin ya da bir topluluğun işini görmesi ve böylece işlerin sıra ile bitirilmesi. VE/||/<> İmece ile iş yapmak, yardımlaşmak. )
- İMGESEL ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KAVRAMSAL
( Bireysel. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Toplumsal. )
- İMGESEL ile/ve/||/<>/> SEZGİSEL ile/ve/||/<>/> KAVRAMSAL
- İMMUNOTERAPİE ile/||/<> KEMOTERAPİ
( İmmunoterapie bağışıklık sistemini kullanırken İLE kemoterapi doğrudan hücre toksisitesi sağlar )
( Formül: Checkpoint inhibitor )
- İMPARATOR ile/||/<> KAYSER[Ar. < KAYSAR]
( ... İLE Roma ve Bizans imparatorlarına verilen san/unvan. )
- İMTİNA ETMEK değil/yerine/= KAÇINMAK/SAKINMAK/GERİ DURMAK
- İMTİNÂ değil/yerine/= KAÇINMA/SAKINMA/ÇEKİNME/GERİ DURMA
- İMTİZÂC[< MEZC] ile KARIŞABİLME | BİRBİRİNİ TUTMA, UYGUNLUK | UYUM SAĞLAMAK, İYİ GEÇİNME
- İNANAN ile KÂFİR
- İNANÇ/İNANDIRILMA ile KOŞULLANMA/KOŞULLANDIRILMA
( BELIEF vs. CONDITIONING )
- [İNANÇ +]
KUŞKU ile/ve/||/<> CEHALET ile/ve/||/<> GAFLET ile/ve/||/<> HIRS ile/ve/||/<> KİBİR
( Nifak. İLE/VE/||/<> Taassub. İLE/VE/||/<> Gösteriş. İLE/VE/||/<> Fesad. İLE/VE/||/<> Zulüm. )
- İNANÇ ile/ve/<>/değil KABUL
( [not] BELIEF vs./and/<>/but ACCEPTANCE )
- İNANÇ ile/ve/||/<> KÖK İNANÇ / ŞEMA
- İNANÇ ile/ve/değil/||/<>/< KURUNTU/VEHİM
- İNANÇ/SIZLIK ile/ve/||/<> KUŞKU/ŞÜPHE
( Ne çıplaklık, ne dağınık saçlar, ne pislik, ne günlerce oruç tutmak, ne yerde yatmak, ne de bağdaş kurarak saatlerce bir yerde oturmak, kuşku ve isteklerden arınmamış bir kişiyi kurtarmaz. )
( DISBELIEF vs. DOUBT/SUSPICION )
- ... İNANILIR ile/değil ... KABUL EDİLİR
- İNANMAK ile/ve/değil/||/<>/< KABUL ETMEK
- İNANMAK ile/değil/yerine KABUL ETME(ME)K
- İNANMAK ile "KAPTIRMAK"
- İNANMAK ile/ve/değil KATILMAK
( [not] TO BELIEVE vs./and/but TO JOIN )
- İNANMAK ile/> KENDİNİ KAPTIRMAK
( TO BELIEVE vs./> TO GET CARRIED AWAY )
- İNANMAK ile KONDURMAK
( BELIEF vs. TO ATTRIBUTE TO )
- İNANMAK ile/ve KUŞKU/ŞÜPHE
( TO BELIEVE vs./and DOUBT/SUSPICION )
- [ne yazık ki]
İNAT ile/ve/||/<>/>< KAYITSIZLIK
- İNCE BAĞIRSAK MİKROBİYOTASI ile/||/<> KALIN BAĞIRSAK MİKROBİYOTASI
( İnce bağırsak daha az bakteri yoğunluğu İLE kalın bağırsak çok yüksek bakteri yoğunluğu içerir. İnce bağırsakta 10^3-10^7 bakteri/ml İLE kalın bağırsakta 10^11-10^12 bakteri/ml bulunur. )
- İNCE BAĞIRSAK ile/ve/> KALIN BAĞIRSAK
( EM'Â-İ RAKÎKA ile/ve/> EM'Â-İ GALÎZA )
( MİÂ'[Ar.], RÛDE[Fars.]: Bağırsak. )
( EMA: Bağırsaklar. )
( MASARİKA[Yun.]: Bağırsakları tutan karın iç zarı, bağırsak askısı. )
( Bağırsağın her boğumunda bir hazım vardır. Gelen maddeden, her boğumda bir gıda alınır. )
( ANTENİT: İncebağırsak yangısı. )
( TEGALLÜF-İ EM'Â: Bağırsak dolanması. )
( SMALL INTESTINE (/BOWEL) vs./and/> LARGE INTESTINE (/BOWEL), COLON )
( JUJENUM cum/et/> INTESTINUM CRASSUM )
- İNCE KENARLI MERCEK ile/||/<> KALIN KENARLI MERCEK
( İnce kenarlı yakınsak (dışbükey), kalın kenarlı ıraksak (içbükey). )
( Formül: f > 0 İLE f < 0 )
- İNCE ÜNLÜ/RAKİK/RİKKAT ile/||/<> KALIN ÜNLÜ/İŞBA ile/||/<> KALIN ÜNLÜYE EĞME/İŞBA ile/||/<> REF ile/||/<> ÜNLÜ ALAN ile/||/<> ÜNLÜ ALMAYAN ile/||/<> ÜNLÜLENME
( Ağız boşluğunun ön bölümünde oluşan ünlüler (e, i, d, ü). | Yuvarlama. İLE/||/<> Ağız boşluğunun art bölümünde oluşan ünlüler (a, ı, o, u). İLE/||/<> Vezin gerektirdiğinden, sözcüğe bir yazaç ekleyerek ya da yazacı eğerek uzatmak. İLE/||/<> Bir sözcüğü zammeli[ötre - yuvarlak ünlülü (o, ö, u, ü)] okuma. İLE/||/<> Sesçil imlerden birini alan yazaç. İLE/||/<> Sesçil im almamış yazaç. İLE/||/<> Vezinde söz konusu olan ünsüzler ve ünlüler dışında olan, okunuşta veznin içine katılan ve anlamı değiştiren bir dizi ünlünün eklenmesi. )
- İNCELEMEK ile/ve KURCALAMAK
( TO INVESTIGATE vs./and TO DELVE )
- KIRILMA('DA):
İNCELİK('TEN) ile/değil/<> KALINLIK('TAN)
( Her şey. İLE/<>/DEĞİL İnsan. )
- İNCELME ile/ve/||/<>/> KESKİNLEŞME ile/ve/||/<>/> YETKİNLEŞME
- İNCİL ile/değil KİTAB-I MUKADDES
- İNSAN/KİŞİ:
İNCİL'DE ve/||/<> KUR'ÂN'DA
( İmanı, ümidi ve şefkati olandır. VE/||/<> İman, ihlâs ve doğru/düzgün eylem/etkinlik peşinde koşandır. )
- İNCİR AĞACI ile/değil KOKAR AĞACI
- İNCİR ile KAYA İNCİRİ
( ... İLE Susuz ve ilaçsız, kendi kendine yetişen siyah kaya incirleri, olgunlaşıp yere düşünce toplanıp önce güneşte kurutulur. Sonrasında, çuvallara sıkıştırılarak bastırılıp saklanıyor. Yeneceği zamandan 4-5 gün önce çıkarılıp mersin, kekik ve defne yaprağı ile kaynatılan suya bandırılır ve tekrar kurutulur. Sonra da unlanıp yenir. Hava alan kâğıt ya da bez kesede saklanıp birkaç hafta içinde yumuşacık halde tüketilir. )
( ...ile
)
- 'INDÎ KEZÂ[Ar.] ile KIBELÎ KEZÂ[Ar.] ile FÎ BEYTÎ KEZÂ[Ar.]
- INDIAN :/yerine KIZILDERİLİ, HİNTLİ
- İNDİRGEMEK ile/ve/<>/> KALIPLAŞ(TIR)MAK
- İNDİRGEMEK ile KATMAK
- İNDİRGEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<> KISINGILAMAK/HAPSETMEK
- İNFÂK ile/ve/||/<> KİŞİ
- INFERTILITE/INFERTILITY[İng.] değil/yerine/= KISIRLIK
- İNFİAL değil/yerine/= KIZGINLIK/ÖFKE
- INFLATION İLE DARK ENERGY İLE DARK MATTER İLE BARYOGENESİS ile/||/<> KOZMOLOJİK PROBLEMLER
( Evrenin çözülmemiş gizemleri. )
( Formül: w = P/ρ = -1 (DE) )
- GRİP/İNFLUENZA/ENFLUENZA ile/||/<> KORONAVİRÜS
( İnfluenza virüslerinin neden olduğu, ani başlayan ateş, öksürük ve kas ağrıları ile ilişkili bir sayrılık. İLE/||/<> Koronavirüslerin neden olduğu, solunum yolu bulaşları ile ilişkili bir sayrılık. )
- INFRARED/INFRARUJ INFRARED[İng.] değil/yerine/= KIZILÖTESİ
- INFRARED RADYASYON/INFRARED RADIATION[İng.] değil/yerine/= KIZILÖTESİ IŞINIM
- İNİ ile KARDEŞ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Yaşça küçük kardeş. İLE ... )
- İNİ = KAYINBİRADER
- İNKÂR:
KABUL ETMEMEK ile/değil/||/<> KARŞI GELMEK/ÇIKMAK
- İNKÂR:
KARŞI GELMEK/ÇIKMAK ile KABUL ETMEMEK
- İNKÂRCI/LIK ile/ve/değil/||/<>/< KUŞKUCU/LUK
- İNKITÂ[Ar.] ile KESİLME, ARASI KESİLME, TÜKENME, BİTME
( KESİLME; ARASI KESİLME )
- İNORGANİK[İng.]/ANORGANİK[Fr.] ile/||/<>/> KİMYASAL ile/||/<>/> ORGANİK
( )
( Karbon dışındaki ögelerin bileşiklerini inceleyen kimya dalı. İLE/||/<>/> ... İLE/||/<>/> Karbon bileşiklerini inceleyen kimya dalı. )
- İNOTROPİ/INOTROPY[İng.] değil/yerine/= KASILMA GÜCÜ
- İNOTROPİK/INOTROPIC[İng.] değil/yerine/= KASILIM ETKİLER
- İNŞA ETMEK ile KİLDEN BİR DUVAR İNŞA ET ile BİR YUVA İNŞA ETMEK ile İNŞAATÇI ile BİNA ile YAPI TAŞI ile BİNA İNŞAATI ile BİNA CEPHESİ ile BİNALAR
( BUILD vs. BUILD A CLAY WALL vs. BUILD A NEST vs. BUILDER vs. BUILDING vs. BUILDING BLOCK vs. BUILDING CONSTRUCTION vs. BUILDING FRONT vs. BUILDINGS )
( بنا کردن ile بنايي کردن ile بناکردن ile ساخت ile چينهکشيدن ile آشيان بستن ile بساز و بفروش ile اعياني ile ساختماني ile ساختمان ile عمارت ile ديسمان ile بنا ile بنا کنده ile کنده ساخت ile ساختمان سازي ile جلو عمارت ile ابنيه ile عمارات ile مستحدثات )
( BENA KARDAN ile BENAYY KARDAN ile BENAKARDAN ile SAKHT ile CHYNEKKESHYDAN ile ASHYAN BASTAN ile BESAZ VE BEFROSH ile اعياني ile SAKHTAMANY ile SAKHTAMAN ile AMART ile ديسمان ile BENA ile BENA KANDEH ile KANDEH SAKHT ile SAKHTAMAN SAZY ile JELO AMART ile EBNYYEH ile عمارات ile MOSTAHDESAT )
- İNŞÂ ile KURGU
- İNŞAAT CİHAD ile KISITLAMA ile DARALMA ile YORUMLANABİLİR ile İNŞA ETMEK ile BİR DUVAR İNŞA ET ile YAPI ile İNŞAAT SEKTÖRÜ ile İNŞAAT MALZEMELERİ ile İNŞAAT KELİMESİ ile İNŞAAT İŞİ ile YAPICI
( CONSTRUCTION JAHAD vs. CONSTRAINT vs. CONSTRICTION vs. CONSTRUABLE vs. CONSTRUCT vs. CONSTRUCT A WALL vs. CONSTRUCTION vs. CONSTRUCTION INDUSTRY vs. CONSTRUCTION MATERIALS vs. CONSTRUCTION WORD vs. CONSTRUCTION WORK vs. CONSTRUCTIVE )
( جبر ile تنگي ile تنگ شدگي ile قبض مزاج ile قابل تجزيه ile بر پا کردن ile تيغه کردن ile تيغه کشيدن ile سازندگي ile ساخت و ساز ile صنعت ساختمان ile جهاد سازندگي ile مصالح ساختماني ile بنايي ile بناي ile سازنده )
( JABAR ile TANGY ile TANG SHODEGY ile GHABZ MOZAJ ile GHABEL TAJZYYEH ile BAR PA KARDAN ile TYGHEH KARDAN ile TYGHEH KESHYDAN ile SAZANDEGY ile SAKHT VE SAZ ile SANAT SAKHTAMAN ile JACPEHAD SAZANDEGY ile MOSALEH SAKHTAMANY ile BENAYY ile BENAY ile SAZANDEH )
- İNŞÂÎ ile/ve/||/<> KURUMSAL
- İNSAN ANLIĞI/ZEKÂSI ile/değil/||/<>/> KİŞİNİN ANLIĞI/ZEKÂSI (ya da ANLIK/ZEKÂ)
- İNSAN:
EŞREF-İ MAHLÛK ve/||/<> AHSEN-İ TAKVİM ÜZERE ve/||/<> KEREMNÂ
- KİŞİ(İNSAN) HAKLARININ:
TANINMASI ile/ve/<> KORUNMASI ile/ve/<> GELİŞTİRİLMESİ
- İNSAN KAYNAKLI YARALANMA/TRAVMALARDA:
KAZAYLA OLANLAR ile/ve/ne yazık ki/||/<> KASITLI/AMAÇLI OLANLAR
( )
- İNSAN/KİŞİ:
[ya] KULAKTAN İHYÂ OLUR/YAŞAM BULUR ya da KULAKTAN İFNÂ/İMHÂ/YOK OLUR
- İNSAN:
KONUŞAN ile/ve/değil/||/<>/< KONUŞULAN
- İNSAN:
SOĞUKTA ile/ve/değil/>< (")KARANLIKTA(")
( Yaşayamaz. İLE/DEĞİL/>< [Ancak/sadece, biyolojik (yığın) olarak] "Yaşar". )
- İNSANI İNSAN YAPAN" değil KİŞİYİ, İNSAN YAPAN ...DIR
- İNSANÎ değil/yerine/= KİŞİCİL
- İNSANIN/KİŞİNİN:
SÖZÜ ile/ve BAKIŞI ile/ve SUSMASI
(
)
( Gerek yok, her sözü, lâf ile beyâna
Bir bakış, bin söz eder, bakıştan anlayana... )
( Hikmet olmalı. İLE/VE İbret olmalı. İLE/VE Ders olmalı. )
- İNSAN(")LAR(") ile/değil/< KİŞİ/LER / BİREY/LER
( İnsan olmayanların[hayvan/bitki/nesne] bulunduğu yerde. İLE/DEĞİL/< Hayvan/bitki/nesnenin bulunmayıp sadece insanın bulunduğu ya da konu edildiği yerde. )
( Soyut, kümeleme ve kümenin "adı/etiketi/rengi". İLE/DEĞİL/< Kümenin öğeleri. )
( "İnsanlar" ve "kişiler" sözcükleri, birbirine benzer anlamları taşısa da önemli bir farkı gösterir. Genel olarak, "insan" ya da "insanlar" sözcüğü daha geniş bir kapsama sahiptir ve tüm insan kümesini, insan olmayanları yani tüm hayvan, bitki ve nesneleri dışarıda bırakacak biçimde tanımlar. "kişiler" sözcüğü daha özel bir anlam taşır ve "insan" kümesinin içinde bulunan bireyleri ya da çoğul olması durumunda belirli bir ya da birkaç topluluğu karşılar.
"İnsanlar doğayı kirletiyor." tümcesi, 8 milyarın tamamının doğayı kirlettiğini yansıtır ya da varsayarken,
"Kişiler, doğayı kirletiyor." tümcesi, belirli bireylerin ya da topluluğun doğayı kirlettiğini tam olarak ya da daha yetkin ve doygun tanımlar.
Bu nedenle, anlamın doğru biçimde aktarılabilmesi için nasıl kullanıldığına olabildiğince özen göstermek gerekir. )
( [not] HUMAN vs./but/< PERSON/PEOPLE )
( REN ile/değil/< MIN )
- [ne yazık ki]
İNSANLIK SUÇLARI:
SOYKIRIM ile/ve/||/<> İŞKENCE/ŞİDDET ile/ve/||/<> TERÖR ile/ve/||/<> NEFRET/DÜŞMANLIK ile/ve/||/<> IRKÇILIK ile/ve/||/<> KÖLELEŞTİRME ile/ve/||/<> İNSAN KAÇAKÇILIĞI ile/ve/||/<> ORGAN TİCARETİ ile/ve/||/<> BAĞIMLILAŞTIRMA
( Bağımlılaştırma - İnsanlık Suçu İlişkisi - Muharrem Balcı )
( * Kasten öldürme
* Kasten yaralama
* İşkence, eziyet ya da köleleştirme
* Kişiyi, özgürlüğünden yoksun kılma
* Bilimsel deneylere tâbi kılma
* Eşeysel saldırıda bulunma, çocukların eşeysel istismarı
* Zorla gebe bırakma
* Zorla fuhşa sevketme )
( [unfortunately] HUMAN CRIMES: GENOCIDE and/||/<> TORTURE and/||/<> DISCRIMINATION and/||/<> HATRED and/||/<> TO PUSH ADDICTION (and/||/<> TO DISSAPOINT) )
- İNSANOĞLU" yerine KİŞİ / İNSANLIK
- INSİZYON/INCISION[İng.] değil/yerine/= KESİ
- INSTALL :/yerine KURMAK, YÜKLEMEK
- INSTITUTION :/yerine KURUM
- INSTITUTIONAL :/yerine KURUMSAL
- İNTİKAM ve/>/= KAYBETMEK
- İNTİSÂB ile "KAPILANMAK"
( HİÇ KENDİ KENDİNE KAYNAR MI KAZAN
ÇEVRE YANIN ATEŞ EYLEMEYİNCE )
- İNTRAKARDİYAK/İNTRACARDİAC[İng.] değil/yerine/= KALP İÇİ, YÜREK İÇİ
- İNTRAKRANİYAL/İNTRACRANIAL[İng.] değil/yerine/= KAFA İÇİ
- İNTRAMÜSKÜLER/İNTRAMUSCULAR[İng.] değil/yerine/= KAS İÇİ
- INVOLVEMENT :/yerine KATILIM
- IOLİT ile/||/<> KORDİYEİT
( Mavi-mor renklerde bir kordiyerit türü. İLE/||/<> Genellikle koyu mavi renkte olan bir mineral. )
- IOLİT ile/||/<> KUNZİT
( Mavi-mor renklerde bir kordiyerit türü. İLE/||/<> Pembe ila mor renkte bir spoddumen. )
- İP ile/ve KATKÜT
( ... İLE/VE Cerrahide/ameliyatta kullanılan ip. )
- İP ile KOTONPERLE[Fr. < COTON PERLE]
( ... İLE Parlak ve kalın bir cins pamuk iplik. )
- İPEK ile/ve KAZZ[Ar.]
( ... İLE/VE Ham ipek. )
- İPEKBÖCEĞİ ve/<> KARATABAN
( ... VE/<> İpek böceklerinde geniş çapta ölüme yol açan kelebek hastalığı. )
- İPEK/İBRİŞİM[Fars. < EBRİŞUM] ile/ve KEMHA
- İP/KUMAŞ:
PAMUKTAN ile/<>/> MISIR PÜSKÜLÜNDEN ile/<>/> KAVAK AĞACI YAPRAĞINDAN
- İPLİK ile KILAPTAN[Ar. KULLÂB + Fars. -dān]
( Pirinç, bakır, kalay vb. madenlerden çekilerek gümüş ve altın yaldız vurulmuş ince metal iplik. | Pamuk ipliğine sırma katılarak eğrilmiş iplik. | Bu tür iplikten yapılmış olan. )
( KULLAP/KULLAB: İplik üzerine sırma sarmaya yarar bir dolap. | Bir tür menteşe. )
- İPSC İLE ESC İLE ORGANOİD ile/||/<> KÖK HÜCRE TEKNOLOJİLERİ
( Pluripotent hücre sistemleri. )
( Formül: OSKM faktörleri )
- İPTAL ETMEK ile İPTAL EDİLDİ ile KÜRTAJ YAPAN ile KÜRTAJ ile KÜRTAJ NEDEN OLUYOR ile SONUÇSUZ
( ABORT vs. ABORTED vs. ABORTIFACIENT vs. ABORTION vs. ABORTION CAUSING vs. ABORTIVE )
( نارس ماندن ile سقط کردن ile ريشه نکردن ile عقيم ماندن ile ساقط ile سقط جنيني ile بچهانداز ile عدم تکامل ile سقط ile سقط جنين ile بچهاندازي ile سقطجنين ile کورتاژ ile عقيم )
( NARS MANDAN ile SAGHAT KARDAN ile RYSHEH NAKARDAN ile AGHYM MANDAN ile SAGHAT ile SAGHAT JANYNEY ile BECHEHANDAZ ile ADAM TAKAMEL ile SAGHAT ile سقط جنين ile BECHEHANDAZY ile سقطجنين ile KORTAZH ile AGHYM )
- IQ ile/ve/||/<> CQ ile/ve/||/<> EQ ile/ve/||/<> SQ ile/ve/||/<> KQ
( Zihinsel Bölüm[Zekâ/Gelişim][IQ: Intelligence Quotient]
İLE/VE/||/<>
İletişimsel Bölüm[Zekâ/Gelişim][CQ: Communication Quotient]
İLE/VE/||/<>
Duygusal Bölüm[Zekâ/Gelişim][EQ: Emotional Quotient]
İLE/VE/||/<>
Tinsel Bölüm[Zekâ/Gelişim][SQ: Spiritual Quotient]
İLE/VE/||/<>
Gövdesel Bölüm[Zekâ/Gelişim][KQ: Kinesthetic Quotient] )
(
)
- IR/INFRARED[İng.] değil/yerine/= KIZILÖTESİ
- İRÂDE[Ar.] ile KASD[Ar.]
- İRÂDE ile/ve/||/<> KERÂHET
- İRÂDE ile/ve/||/<> KOL/BACAK ile/ve/||/<> AYAKKABI
( Üçü de kişiden önce değil sonra gelir. Soğan gibi düşünürsek üçü de üst değil alt katmanıdır. )
- İRK ile KOYUN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Dört yaşındaki koyun. İLE ... )
- IRKÇI ULUSÇULUK ile ETNİK ULUSÇULUK ile KÜLTÜREL ULUSÇULUK ile VATAN ULUSÇULUK
- IRKLAR ARASI ile BİRBİRİYLE İLİŞKİ KURMAK ile SORGULAMAK ile SORGULAMA ile SORGULAYICI ile SORGULAYICI ile YARIDA KESMEK ile KESİNTİ KOŞULU ile KESİNTİYE UĞRADI ile KESİNTİ
( INTERRACIAL vs. INTERRELATE vs. INTERROGATE vs. INTERROGATION vs. INTERROGATIVE vs. INTERROGATOR vs. INTERRUPT vs. INTERRUPT CONDITION vs. INTERRUPTED vs. INTERRUPTION )
( بين نژادي ile بهم ارتباط داشتن ile مناسبات مشترک داشتن ile تحت بازجويي قرار دادن ile استنطاق کردن ile استفهام ile باز خواست ile بازجويي ile ادوات استفهام ile پرسشي ile استفهامي ile پرسش کننده ile مستنطق ile بازپرس ile ايجاد وقفه ile وضعيت وقفه ile مقطوع ile مقطع ile منقطع ile وقفه )
( BEYNE NEJADY ile BACPAM ERTABAT DASHTAN ile MENASBAT MOSHTARK DASHTAN ile TAHAT BAZJUYY GHARAR DADAN ile ESTANTAGH KARDAN ile ESTEFEHAM ile BAZ KHAST ile BAZJUYY ile EDVAT ESTEFEHAM ile PORSESHY ile استفهامي ile PORSESH KONANDEH ile مستنطق ile BAZPORS ile AYJAD VAQFEH ile VAZEYT VAQFEH ile MOGHTU ile MOGHATE ile MONAGHATE ile VAQFEH )
- IRSEN değil/yerine/= KALITIMLA
- İRSİ/YET[Ar.]["IRSİ" değil!] değil/yerine/= KALITIM/SAL
- İŞ VERMEK:
KİFÂYETSİZE ile/ve/||/<> MUHTERİSE ile/ve/||/<> KİFÂYETSİZ MUHTERİSE
( Başarısızlığa davettir. İLE/VE/||/<> Kavgaya davettir. İLE/VE/||/<> Fitneye davettir. )
- İŞE YARAR/LIK ve/<> KÖPRÜ
- İŞEME ile KAŞAN
( ... İLE Hayvanların durup işemesi. )
- ISI YALITIMINDA:
BETON ile/değil/yerine/< AHŞAP ile/değil/yerine/< KÜTÜK ile/değil/yerine/< TAŞ ile/değil/yerine/< KERPİÇ ile/değil/yerine/< SAMAN
( Daha/en düşük. İLE/DEĞİL/YERİNE/< Daha/en yüksek. )
- IŞIĞI HAYAL ETMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KARANLIĞI ANLAMAK
- IŞIK HIZI ve KİLOPARSEK(KPC)
( Saniyede 299,792,458 m/s. | 1 metre. VE Uzaklık birimi. | 3260 Işık yılı. )
(
Işık Hızının Araştırılması ve Ölçülmesi
1. Antik Görüşler
- Platon ve Aristoteles (M.Ö. 4. yüzyıl): Işığın anında yayıldığını düşündüler. Bu dönemde ışığın hızı ölçülmeye çalışılmamış, sadece doğası üzerine felsefi tartışmalar yapılmıştır.
2. İlk Bilimsel Yaklaşımlar
- İbn el-Heysem (965–1040): Işığın doğrusal yayıldığını ileri sürmüş, ancak hızını ölçmemiştir.
- Galileo Galilei (c. 1638): Işık hızının sonlu olduğunu öne sürdü. Bir yardımcıyla karşılıklı fener açma deneyi yaptı ama zaman farkı algılanamayacak kadar küçüktü. Bu deney başarısız oldu, ancak "ışık sonsuz hızda değildir" görüşünü destekledi.
3. Işığın Sonlu Hızının İlk Ölçümü
- Ole Rømer (1676): Danimarkalı astronom Rømer, Jüpiter'in uydusu Io'nun gözlemlerinden yola çıkarak ışığın sonlu hızda olduğunu gösterdi.
- Yöntem: Io tutulmalarının yeryüzüne göre zamanlamalarının, Dünya’nın Güneş’e uzaklığına bağlı olarak değiştiğini fark etti.
- Sonuç: Rømer, ışığın Güneş-Dünya mesafesini (1 AU) geçmesinin yaklaşık 22 dakika sürdüğünü tahmin etti (bugünkü değeri ~8 dakika 20 saniye).
4. Karasal (Dünya Üzerinde) Ölçümler
- Hippolyte Fizeau (1849): Işığın hızını doğrudan ölçen ilk kişidir.
- Yöntem: Dişli çark ve aynalardan oluşan bir düzenek kullandı. Işık çarka çarpıp aynadan yansıyıp geri dönerken çarkın döner hızı ile zaman farkını hesapladı.
- Sonuç: Işık hızını yaklaşık 313,000 km/s olarak buldu.
- Léon Foucault (1862): Dönen aynalarla daha hassas bir ölçüm yaptı.
- Sonuç: Işık hızını yaklaşık 298,000 km/s olarak ölçtü (bugünkü değere oldukça yakındır).
5. Modern ve En Hassas Ölçümler
- Albert A. Michelson (1879–1931): Işık hızını ölçmeye yönelik çalışmalar yaptı, interferometri yöntemini geliştirdi. 1907 Nobel Fizik Ödülü’nü aldı.
- Sonuç: Işık hızını 299,796 km/s olarak buldu (modern değere çok yakın).
- 1970'ler – Günümüz: Lazer interferometreleri, atomik saatler ve mikrodalga frekansları ile ışık hızı çok daha hassas ölçüldü.
- 1983: Işık hızı sabit kabul edildi: 299,792,458 m/s.
6. Uluslararası Kabul ve Sabit Değeri
1983 yılında Uluslararası Ağırlıklar ve Ölçüler Bürosu (BIPM), ışık hızını sabit bir değer olarak tanımladı. Bu tarihten itibaren ışık hızı artık ölçülen bir büyüklük değil, tanımlanmış bir sabittir. Bu tanım aynı zamanda 1 metrenin tanımı için de temel alınmaktadır.
)- IŞIK MİKROSKOBU ile/ve ELEKTRON MİKROSKOBU ile/ve KUVANTUM MİKROSKOBU
( Işık, cam merceklerden oluşan kondansör tarafından örnek üzerine odaklanır, daha sonra görüntü objektif ve okulerdeki mercekler tarafından büyütülerek gözle ya da fotoğraf filmi üzerinde izlenir. İLE/VE Işık yerine elektron yayıcı kaynak [mikroskobun üst kısmında] kullanılır ve cam mercekler yerine elektromıknatıslar kullanılır. Yayılan elektronlar, kondansör mercekler tarafından örnek üzerine odaklanır. Objektif ve projektör mercekleri tarafından büyütülen görüntü, izlenmek üzere bir ekrana ya da fotoğraf filmi üzerine düşürülür. )
- IŞIK ile/ve/değil/yerine/||/></< KARANLIK
( Görmek isteyenler için. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/>< Görmek istemeyenler için. )
( [not] LIGHT vs./and/but/||/>< DARKNESS
DARKNESS instead of LIGHT )
(1996'dan beri)