A ile başlayan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 12.903 başlık/FaRk ile birlikte,
12.903 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(25/53)
- ARNO PENZIAS ve/||/<> ROBERT WILSON
- AROLAT, ALİ MÜMTAZ (İSTANBUL, 1897 - 1967) :
( Sarıyer'de doğdu (Bazı kaynaklarda 1897'de Cihangir'de doğduğu yazılmaktadır). Sarıkamış Savaşında taarruz yapmamak için direnen ve isteği kabul edilmeyince istifa eden Hasan İzzet Paşa'nın oğludur. İlk ve orta tahsilini Galatasaray Lisesinde yaptı. Umumi harbe 18 yaşında gönüllü olarak iştirak etti. 1918'de ihtiyat mülazımlığı ile terhis oldu. Tahsiline devam etti ve 1922 yılında Âli Ticaret Mektebi'ni bitirdi. Çeşitli bankalarda çalıştı. İlk şiirlerini Nedim Mecmuasında yayınladı. Güneş, Yarım, Yeni Mecmua. Dergâh, Milli Mecmua ve Varlık Mecmuasında Şiileri yayınlandı. Şiirlerini "Bir Gemi Yelken Açtı (1926)" ve "Haydi İklimlerinden Dönen Diyor ki (1960)" kitaplarında yayınlandı..Sarıyer ile ilgili şiirleri var. Ali Mümtaz Arolat "Hece ile şiire canlı ve hareketli bir ses katarak, ileri bir şiir anlayışı ile birtakım renk, ışık, su ve gece şiirlerini terennüm eden bir şair" olarak tanınır. Şair hece şiirinden etkilenmiş, uzun yıllar hece vezni ile yazmasına karşın daha sonraları serbest nazımda şiirlerde yazmıştır. )
- AROMA ile AROMALI ile AROMASIZ
- AROMA[İt.] değil/yerine/= HOŞ KOKU
- AROMATERAPİ değil/yerine/= KOKU SAĞALTIMI/TEDAVİSİ
- AROMATİK BİLEŞİK ile ALİFATİK BİLEŞİK
( Halkalı yapıya sahip bileşikler. İLE Düz zincirli ya da dallanmış yapıya sahip bileşikler. )
- AROMATIC COMPOUNDS[İng.] / COMPOSÉS AROMATIQUES[Fr.] / AROMATISCHE VERBINDUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= AROMATİK BİLEŞİKLER
- AROMATİK HALKA ile ALİSİKLİK HALKA
( Benzen gibi özel stabil halka yapısı. İLE Benzen gibi özel olmayan halka yapısı. )
- AROMATİK İLE ANTİAROMATİK İLE NONAROMATİK ile/||/<> AROMATİKLİK DURUMLARI
( Halkalı moleküllerin elektron delokalizasyon durumları. )
( Formül: 4n+2 π elektron )
- AROMATİK ile ALİFATİK
( Halkalı yapıya sahip bileşikler. İLE Düz zincirli ya da dallanmış yapıya sahip bileşikler. )
- AROMATIC[İng.] / AROMATIQUE[Fr.] / AROMATISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= AROMATİK
- AROMATİK ile AROMATİZASYON
( AROMATIC vs. AROMATIZATION )
( خوشبو ile گياه خوشبو ile عطر سازي )
( KHOSHBOO ile GYAH KHOSHBOO ile ATR SAZY )
- AROMATİKLİK ile/||/<> ANTİAROMATİKLİK
( Aromatik 4n+2 π elektronu kararlı, antiaromatik 4n π elektronu kararsız )
( Formül: Hückel kuralı: 4n+2 (aromatik) İLE 4n (antiaromatik) )
- AROUND :/yerine ETRAFINDA
- ARP ile/ve AÇILI ARP
- ARP ile ARPA/LIK ile ARPACI/LIK ile ARPALAMA ile ARPA SUYU ile ARPA EKMEĞİ ile ARPA GÜVESİ ile ARPA ŞEHRİYE ile ARPACI KUMRUSU
- ARP ile/< ÇENG
- ARP ile HARP EDİLMİŞ ile HARPER
( HARP vs. HARPED vs. HARPER )
( بربط ile چنگ زدن ile چنگزن )
( BARBET ile CHANG ZADAN ile CHANGAZAN )
- ARP ile KOMUS(ÇENE ARPI)
- ARP ile/ve SAUNG GZUK
( ARP: Dostluğun simgesi. [İki arkadaş, her fırsat bulduğuklarında, biri arp çalar öteki de dikkatli bir biçimde dinlermiş. Dinleyen arkadaşı, bir gün beklenmedik bir biçimde erkenden ölmüş. Bunun üzerine, arp çalan arkadaşı, arpın tellerini koparmış ve bir daha hiç arp çalmamış. O gün bugündür, arp, dostluğun simgesi olarak kalmış. ] )
( ... İLE/VE Myanmar(Burma) çalgısı. Yay-arpların en zarifi. )
- ARPA ile ARPA TANESİ ile ARPA SATICISI ile ARPA SUYU ile ARPA SUYU
( BARLEY vs. BARLEY GRAIN vs. BARLEY SELLER vs. BARLEY WATER vs. BARLEYWATER )
( عليق ile جوين ile شعير ile جودانه ile جو فروش ile ماء الشعير ile ماشعير )
( عليق ile جوين ile شعير ile جودانه ile JO FOROSH ile ماء الشعير ile MASHYR )
- ARPA ile/||/<> ARPAGAN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( ... İLE Arpaya benzer bir bitki.[Başağı vardır ama tane vermez.] )
- ARPA/CEVDE ile MALT
( ... İLE Kurutulmuş arpa. )
- ARPA ile PİSİPİSİ OTU
( ... İLE Buğdaygillerden, tarla ve yol kenarlarında kendi kendine biten bir tür arpa.[Fazla kılçıklı olduğundan, hayvan yemi bile olmaya elverişli değildir.] )
( HORDEUM VULGARE cum HORDEUM MURINUM )
- ARPACIK ile ARPACIK SOĞANI
- ARPACIK ile ARPACIK ile ARPACIK ile ARPACIK
( İtdirseği/çıban. İLE Soğan/kıska, tohumluk soğan. | Taze, ufak hıyar. | Çorbalık arpa biçiminde şehriye. | Amerikan tohumlu buğday. İLE Tüfek, tabanca vb. ateşli silahlarda namlunun en ileri bölümünde bulunan ve nişan alırken gezle birlikte göz ile hedef arasında aynı çizgi üzerine getirilen küçük çıkıntı. | Değirmen çarkının merkezinde bulunan demir parça. İLE Erkek geceliğine[entari/anteri] yapılan bir çeşit nakış. )
- ARPALAMA -ile
( Atların ayaklarında görülen ve rahat yürümelerini engelleyen bir hastalık. )
- ARPANET ile/ve/||/<>/> MILNET ile/ve/||/<>/> NSFNET ile/ve/||/<>/> INTERNET
- ARPAYI BOL BULMAK ile/ve/||/<> BOSTANI BOŞ BULMAK
- ARPES İLE STM İLE NEUTRON ile/||/<> DENEYSEL TEKNİKLER
( Yoğun madde karakterizasyon yöntemleri. )
( Formül: ΔE·Δt ≥ ℏ/2 )
- ARRA ile/||/<> ERRE[Ar.]
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Sidik. İLE Eşeysel ilişkiye girmek. )
( ... İLE Erkek eşeğe ön ayaklarını kaldırıp dişi eşeğin sırtına koyması ve ilişkinin gerçekleşmesi için teşvik etmek amacıyla bu söz kullanılırdı.[Eşek, ayaklarını kaldırana kadar birkaç kez böyle bağırılır.] )
- ARRANGE :/yerine DÜZENLEMEK
- ARRANGEMENT :/yerine DÜZENLEME
- ARREST değil/yerine/= DURMA
- ARREST :/yerine TUTUKLAMAK
- ARRHENİUS DENKLEMİ ile/||/<> EYRİNG DENKLEMİ
( Arrhenius k=Ae^(-Ea/RT), Eyring geçiş durumu kuramı. )
( Formül: Ea İLE ΔH‡ İLE ΔS‡ )
( Svante Arrhenius tarafından 1887 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1859-1927) (Ülke: İsveç) (Alan: Kimya) (Önemli katkıları: Elektrolit teorisi, Arrhenius denklemi) (Nobel: 1903) )
- ARRHENİUS İLE EYRİNG İLE MARCUS ile/||/<> KİNETİK KURAMLER
( Reaksiyon hızlarını açıklayan kuramlar. )
( Formül: k = Ae^(-Ea/RT) )
( Svante Arrhenius tarafından 1887 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1859-1927) (Ülke: İsveç) (Alan: Kimya) (Önemli katkıları: Elektrolit teorisi, Arrhenius denklemi) (Nobel: 1903) )
- ARRIVAL :/yerine VARIŞ
- ARRIVE AT vs. ARRIVE IN
- ARRIVE :/yerine VARMAK
- ARROGANCE vs. PRIDE
- ARŞ ile/ve/> ÂLÂ [Alnın üstü.]
- ARS[Ar.] ile ARS[Ar.]
( Sevinç, ferahlık. İLE Yıldırımlı gök gürültüsü, yıldırım. )
- ARŞ[Ar.] ile ARŞ[Fr. < MARCHE]/MARŞ
( İslâm inanışına göre göğün en yüksek katı. İLE "Yürü" komutu. )
- ARŞ ile ARŞE
- ARŞ ve/<> BEYN | BEYYİNE
( Beyin. VE/<> İki yan/ı. )
- ARŞ ile/ve EL
( El ayası, Arş-u Rahman'dan büyüktür. )
- ARŞ ile/ve/= KALP
- ARŞÂ -ile
( Güverte. )
- ARSA ile ARSA PAYI
- ARSA değil/yerine/= DÜZLEK
- ARSAL ile ARSALIK/ARSALIQ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Kızıla çalan saç. İLE Hem erkek, hem dişi özellikleri taşıyan hayvan. )
- ARSAMEIA ile/ve ARTAMEIA
( Kahta. İLE/VE Gönen. )
- ARŞE[Fr. < ARCHET] değil/yerine/= YAY
( Tren, troleybüs, tramvay vb. elektrikle işleyen taşıtlarda telden elektrik akımı almaya yarayan, yukarıya doğru uzanmış demir yay. | Keman yayı. )
- ARSENIC[İng.] / ARSENIC[Fr.] / ARSENIC[Alm.] ile/değil/yerine/= ARSENİK
- ARSENİK ile ARSENİKLİ
- ARSENİK[Fr. < Yun.] değil/yerine/= SIÇANOTU
( Atom numarası 33 ve atom ağırlığı 74.91, yoğunluğu 5.7 olan, atmosfer basıncı altında, 450 °C'de süblimleşen, maden filizlerinde çok yaygın bulunan, metal görünümünde, basit öğe. Simgesi: As )
- ARŞİMED ile BAŞ İMAM
( ARCHIMEDES vs. ARCHIMAGUS )
( موبد ile ارشميدس )
( MOOBAD ile ارشميدس )
- ARCHIMEDES' PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE D'ARCHIMÈDE[Fr.] / ARCHIMEDISCHES PRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= ARŞİMET/ARCHİMEDES İLKESİ
- ARCHIMEDEAN SOLID[İng.] / SOLIDES D'ARCHIMÈDE[Fr.] / ARCHIMEDISCHER FESTKÖRPER[Alm.] ile/değil/yerine/= ARŞİMET/ARCHİMEDES KATILARI
- ARCHIMEDES NUMBER[İng.] / NOMBRE D'ARCHIMÈDE[Fr.] / ARCHIMEDISCHE ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= ARŞİMET/ARCHİMEDES SAYISI
- ARCHIMEDES' LAW[İng.] / LOI D'ARCHIMÈDE[Fr.] ile/değil/yerine/= ARŞİMET/ARCHİMEDES YASASI
- ARŞİMET BURGUSU/VİDASI değil/yerine/= SU BURGUSU/VİDASI
( Eskiden kullanılan, su yükseltme düzeni. [Bir ucu suya daldırılan eğik bir borunun, içindeki burgu döndükçe, suyu yükseltir.] )
- ARŞİMET(ARCHIMEDES):
KATISI ile/ve/||/<> SAYISI ile/ve/||/<> YASASI
( Hepsinin aynı tipte ve çok yüzlü açılarının eşit olması gerekmediği halde, yüzlerinin hepsi de düzenli çokgenler olan 13 olası katıdan biri. İLE/VE/||/<> Yerçekim gücünün ağdalılık gücüne oranını veren, boyutsuz sayılar öbeğinden biri. İLE/VE/||/<> Bir sıvı içine daldırılmış olan bir nesne, batan bölümünün hacmi kadar sıvının ağırlığına eşit bir güçle yukarı doğru itilir. )
- ARŞIN ile ÇARŞI ARŞINI ile MİMAR/BİNA ARŞINI(ZİRA-I MİMARİ)/PARMAK ile YENİ ARŞIN
( El parmaklarının ucundan, omuza kadar olan, 0,75855 m.'ye eşit, eski bir uzunluk ölçüsü. [Önceleri, 60 parçaya bölünen arşın, 994 Hicri yılından sonra 24'e bölünmüştür.] İLE Eskiden, kumaş ölçmekte kullanılan, 8 urup ve 16 kerrap'a bölünen, 0,6858 m.'ye eşit arşın. İLE Eskiden, Türk mimarlarının kullandığı, 75,774 cm.lik arşın. İLE Osmanlılar'da, 1869'da, metre karşılığı olarak kabul edilen arşın. )
- ARŞIN ile KÜBİTAL
( CUBIT vs. CUBITAL )
( ذراع ile ساعدي )
( ZARA ile SAEDY )
- ARŞIN ile URUP[Ar.]
( ... İLE Arşının sekizde bir uzunluğundaki ölçü. )
- ARŞIN/ENDÂZE ile BİTEMİ/PİTHAMİ[Yun.]
( ... İLE Arşın ve endâze tarzında, bez ölçmek için kullanılan ölçü birimi. | Bez ölçmede kullanılan, 48 cm.lik bir ölçü. | Osmanlı döneminde, keten ölçmek için kullanılan, 34.29 cm. uzunluğunda ölçü birimi.[20 bitemi=1 asma | 1 asma=10 arşın] | Karış uzunluğu. )
( "Bitemi" sözcüğü üzerine - Fethi Gedikli )
( ... ile BİTMİ/BETMİ | PİTEMİ[Rize, Trabzon] )
- ARŞINLAMAK ile ARŞIN/LIK
- ARŞİV ile ARŞİVCİ
( ARCHIVAL vs. ARCHIVIST )
( بيگاني شدني ile بيگان ile ضبات )
( BEYGANY SHODANY ile BEYGAN ile ضبات )
- ARŞİV[Fr./İng. < ARCHIVE/S] değil/yerine/= BELGELİK
- ARŞİV ile/ve/değil/yerine BELLEK/HAFIZA/GÖNÜL
( Batı geleneğinde. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Doğu geleneğinde. )
- ARŞİVLEMEK ile ARŞİVLENMEK ile ARŞİVLETMEK ile ARŞİVLENEBİLMEK ile ARŞİVLEYEBİLMEK ile ARŞİV ile ARŞİVCİ/LİK
- ARSIZ ile/değil/yerine/>< ÂDİL
( Bilgisizler güçlendiğinde. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Bilgeler güçlendiğinde. )
- ARSIZ ile/değil/yerine/>< HAKLI ...
( Olan yerde/için. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< "Suçlu" "olur"/"görülür". )
- ARSIZ ile/ve/<> UMARSIZ
- ARSIZLANMAK ile ARSIZLAŞMAK ile ARSIZLAŞTIRMAK ile ARSIZLAŞABİLMEK ile ARSIZ/LIK ile ARSIZCA ile ARSIZ ARSIZ
- [ne yazık ki]
"ARSIZ/LIK" ile/değil ACIMASIZ/LIK
( Arsız, "güçlü" olunca, haklıyı, suçlu çıkarır. )
- ARSIZ/LIK ile YÜZSÜZ/LÜK
( Utanması, sıkılması olmayan, yılışık, yüzsüz kişi. | Açgözlü davranan kişi. | Kolayca üreyebilen bitki. İLE Utanmaz, sıkılmaz, çekinmez. )
- ARSLAN ile ARSLANLI
- ARSLAN değil ASLAN
- ARSLAN ve KARTAL ve BOĞA ve İNSAN
( Adâlet. VE Hikmet. VE Kudret. VE Muhabbet. )
- ARSLÂNÎ[Fars.] -ile
( Arslanlı. [eski kuruş para] )
- ARŞ-ÜR RAHMAN -ile
( BEYİN )
( AKL-I KÜLL'E ERİŞEN İNSANIN ZEKÂ YÜKSEKLİĞİDİR [bkz. SAHİB-İ ZAMAN] )
- HINTERGRUNDSTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ART ALAN IŞINIMI
- ART vs. CRAFT
- ART DAMAK ile ART ile ARTI ile ART ODA ile ARTI UÇ ile ART ALAN ile ART ARDA ile ARTI GÜÇ ile ART AVURT ile ART BÖLGE ile ART ELDEN ile ART NİYET ile ART TEKER ile ARTI PARA ile ARTI SAYI ile ART DÜŞÜNCE ile ART NİYETLİ/LİK ile ART YETİŞİM ile ART ZAMANLI/LIK ile ART AVURT ÜNSÜZÜ ile ART DAMAK ÜNSÜZÜ ile ART ZAMANLI DİL BİLİMİ
- ART NİYETLİ OLMAK ile/ve/<> GÜNAHINI ALMAK
- ART ZAMANLI/DİYAKRONİK değil/yerine/= ART ZAMANLILIK/DİYAKRONİ
( Evrim açısından ele alınan süre içinde birbirini izleyen. İLE Değişik zaman ve evrim açısından incelenen dil olaylarının özelliği. )
- ART ile/||/<> ART SAÇ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Dağdaki geçit. | Boyun. İLE Ensedeki saç. )
- ART ile ART ile ART
( Arka, geri. İLE Bir şeyin öbür yüzü. İLE Arkada bulunan. )
- ART :/yerine SANAT
- ARTAL -ile
( Benzerlerinden daha büyük olan. )
- ARTAN ile ARTIŞ
( INCREMENTAL vs. INCREMENTATION )
( نموي ile نمو دهي )
( نموي ile NEMO DAHY )
- ARTÇI/LIK ile ARTÇIL ile ARTÇI ŞOK ile ARTÇI DEPREM ile ARTÇI SARSINTI
- ARTEFAKT/ARTIFACT[İng.] değil/yerine/= KARIŞINTI | PARAZİT
- ARTEFAKT değil/yerine/= GÖRÜNTÜBOZAN | KATIŞKI
- ARTER[Fr. < ARTÈRE] ile/ve/||/<>/> ARTERİT[Fr. < ARTÉRITE] ile/ve/||/<>/> ARTRİT
( Atardamar. | Trafiği yoğun olan ana yol. İLE/VE/||/<>/> Atardamar bozukluğu/yangısı. İLE Eklem yangısı. )
- ARTER/ARTERİA ile/||/<> VEN
( Arter kalpten uzaklaştırır, ven kalbe getirir )
( Formül: Oksijence zengin/fakir )
- ARTER ile/||/<> ARTER[İY]OSKLEROZ ile/||/<> ARTERİYEL ile/||/<> ARTERİYOL ile/||/<> ARTERİYOVENÖZ
( Atardamar. İLE/||/<> Damar sertliği. İLE/||/<> Atardamar[la ilgili]. İLE/||/<> Atardamarcık. İLE/||/<> Atardamar/toplardamar [ile ilgili]. )
- ARTERİT ile/||/<> FLEBİT
( Atardamarların yangılanması. İLE/||/<> Toplardamarların yangılanması. )
- ARTERİYEL ile/||/<> ARTERİYOSKLEROZ ile/||/<> ATEROSKLEROZ
( Atardamar [ile ilgili]. İLE/||/<> Arter duvarlarının kalınlaşması ve sertleşmesi. İLE/||/<> Arter duvarlarında plak birikimi. )
- ARTERİYEL ile ARTERLER ile ARTERİOL
( ARTERIAL vs. ARTERIES vs. ARTERIOLE )
( شرياني ile شريين ile شريانچه ile شريان کوچک ile سرخرگچه )
( SHARYANY ile شريين ile شريانچه ile SHARYAN KUCHAK ile SARKHARGCHEH )
- ARTERİYOGRAFİ/ARTERIOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= ATARDAMAR GÖRÜNTÜLEMESİ
- ARTERİYOSKLEROZ/ARTERIOSCLEROSIS[İng.] değil/yerine/= DAMAR SERTLİĞİ
- ARTER/LER ile/ve/<> VEN/LER
( Kalpten çıkar. İLE/VE/<> Karaciğerden çıkar. )
( Kalp için kanı havalandırıp metabolizmanın neden olduğu işlerden dolayı kanı temizlemekte görevlilerdir. Yaşamsal güçleri tüm gövdeye taşır. İLE/VE/<> Gövdenin birçok yanına kanı dağıtır. )
- ARTEZYEN ile ARTEZYEN KUYUSU
- ARTH-/ARTHR-/ARTHRO-/ARTİCULO- ile/||/<> ANKYL-/ANKLYO- ile/||/<> CARP-/CARPO- ile/||/<> JUG-/JUNC- ile/||/<> JUNCT- ile/||/<> COX-/COXO- ile/||/<> ZYG-/ZYGO- ile/||/<> PEND-
( Eklem, eklem ile ilgili [artrit: Eklem yangısı]. İLE/||/<> Yapışma, dirsek, ek. İLE/||/<> Bilek. İLE/||/<> Birleştirmek, bir araya gelmek, birleşmek. İLE/||/<> Birleşmek, eklem. İLE/||/<> Kalça, kalça eklemi. İLE/||/<> Birleşik, bağlanmış, birleşme ile ilgili, ekle ilgili, eklem. İLE/||/<> Asılı olmak. )
- ARTHROPOT -ile
( Dış iskeleti ve eklemli bacakları olan segmentli gövdeye sahip sölomat hayvanlar. )
- ARTI DEĞER ve DERİNLİK
- ARTI DEĞER ile/ve/||/<> YAN ÜRÜN
- POSITIVE ELECTRIC CHARGE[İng.] / CHARGE ÉLECTRIQUE POSITIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= ARTI ELEKTRİK YÜKÜ
- POSITIVE FEEDBACK[İng.] / CONTRE-RÉACTION POSITIVE[Fr.] / POSITIVE RÜCKKOPPLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ARTI GERİ BESLEME
- ŞUÂÂT-İ MÜSBƏT[Osm.] / POSITIVE RAYS[İng.] / POSITIVE STRAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ARTI IŞINLAR
- POSITIVE ION VACANCY[İng.] / LACUNE D'ION POSITIF[Fr.] / POSITIVE-IONEN-FEHLSTELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ARTI İYON BOŞLUĞU
- POSITIVE ION[İng.] / ION POSITIF[Fr.] / POSITIVES ION[Alm.] ile/değil/yerine/= ARTI İYON
- POSITIVE COLUMN[İng.] / COLONNE POSITIVE[Fr.] / POSITIVE SÄULE[Alm.] ile/değil/yerine/= ARTI SÜTUN
- ... ARTI ... ile/ve/değil ... AYRICA ...
- MÜSBET, ZÂİD[Osm.] / POSITIVE[İng.] / POSITIF, POSITIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= ARTI
- ARTICLE :/yerine MAKALE
- ARTICULATE vs. DEFINE vs. ENUNCIATE vs. EXPATIATE vs. EXPLAIN vs. EXPRESS vs. EXPLICATE vs. NARRATE vs. STATE
- ARTIFICIAL PHOTOSYNTHESIS ile/||/<> NATURAL PHOTOSYNTHESIS
( Artificial photosynthesis sentetik sistemle güneş enerjisi dönüşümüken İLE natural photosynthesis bitkilerin doğal fotosentez sürecidir )
( Formül: Water splitting )
- ARTİFİŞIL[İng. < ARTIFICIAL] değil/yerine/= KURGUSAL
- ARTİFİSİYEL/ARTIFICIAL[İng.] değil/yerine/= YAPAY
- ARTIG ile/||/<> ARTIG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Kadın gömleği. | Korse. İLE ... )
- RESIDUAL CURRENT STATE[İng.] / SITUATION DU COURANT RÉSIDUEL[Fr.] / RESTSTROMZUSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ARTIK AKIM DURUMU
- CEREYÂN-İ MÜTƏBƏKİYYƏ[Osm.] / RESIDUAL CURRENT[İng.] / COURANT RÉSIDUEL[Fr.] / RESTSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= ARTIK AKIM
- SÂHA-İ ZÂİDE[Osm.] / RESIDUAL FIELD[İng.] / CHAMP RÉSIDUEL[Fr.] / RESTFELD[Alm.] ile/değil/yerine/= ARTIK ALAN
- MUKÂVEMET-İ ZÂİDE[Osm.] / RESIDUAL RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE RÉSIDUELLE[Fr.] / RESTWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ARTIK DİRENÇ
- ARTIK EMEK ile ARTIKLAMAK ile ARTIK/LIK ile ARTIK GÖL ile ARTIK GÜN ile ARTIK YIL ile ARTIK DEĞER
- RESIDUAL ERROR RATIO[İng.] / RESTFEHLERQUOTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ARTIK HATA ORANI
- MİKNÂTÎS-İ ZÂİDE[Osm.] / RESIDUAL INDUCTION[İng.] / INDUCTION RÉMANENTE[Fr.] / RESTINDUKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ARTIK İNDÜKLEME/İNDÜKSİYON
- RESIDUAL HEAT[İng.] / CHALEUR RÉSIDUELLE[Fr.] / RESTWÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= ARTIK ISI
- ŞUÂ-İ ZÂİDE[Osm.] / RESIDUAL RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT RÉSIDUEL[Fr.] / RESTSTRAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ARTIK IŞIN/IM / IŞINLAR
- RESIDUAL IONIZATION[İng.] / IONISATION RÉSIDUELLE[Fr.] / RESTIONISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= ARTIK İYONLAŞMA
- RESTMAGNETISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= ARTIK MIKNATISLANMA
- RESIDUAL REACTIVITY[İng.] / RÉACTIVITÉ EN EXCÈS[Fr.] ile/değil/yerine/= ARTIK TEPKİNLİK
- ZEVÂİD[Osm.] / RESIDUAL PRODUCT[İng.] / PRODUIT RÉSIDUEL[Fr.] / ABPRODUKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ARTIK ÜRÜN
- ARTIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> ARTI
- ARTIK ile ARTIK
( İçildikten, yenildikten ya da kullanıldıktan sonra geriye kalan. | Bir şeyin harcandıktan ya da kullanıldıktan sonra artan bölümü. | Daha çok, daha fazla. | [müzik] Büyük ve tam aralıkların yarım ses artmış durumu. İLE Bundan böyle, bundan sonra. )
( Ad/isim. | Önad/sıfat. İLE İlgeç/zarf. )
- ARTIK ... ile ASLINDA ...
- ARTIK ile FAZLALIK
( BÎŞ ile BÎŞÎ )
( WASTE vs. EXCESS )
- ARTİKÜLASYON[Fr., İng. ARTICULATION] değil/yerine/= EKLEMLEME, EKLEM | BOĞUMLANMA, KONUŞMA SESİ OLUŞTURMA | DİŞLERİN KAPANIŞ İLİŞKİSİ
- ARTIM ile ARTIMLI/LIK
- ARTIRICI ile ARTIRICI
( AUGMENTATIVE vs. AUGMENTER )
( متراکم شونده ile متراکم کننده ile زياد کننده )
( MOTERAKAM SHVANDEH ile MOTERAKAM KONANDEH ile ZYAD KONANDEH )
- ARTIRIM ile ARTIRMA ile ARTIŞ
( Bir şeyi idareli harcayarak onun bir bölümünü artırma işi, tasarruf. | Müzayedede artırma. İLE Artırma durumu. | Açık artırma. İLE Artma durumu. Çoğalma. | Harcandıktan sonra bir miktarının geri kalması. | Değerinin yükselmesi, fazlalaşması. )
- ARTIRMA ile ARTIRMALI
- ARTIRMA ile/ve İLERLEME
( SAVING/ECONOMIZING vs./and PROGRESS )
- ARTIRMAK ile ARTIRTMAK ile ARTIRILMAK ile ARTIRABİLMEK
- ARTIRMAK ile/ve/<> YAYGINLAŞTIRMAK
- ARTIŞ/ARTIM:
İŞTEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DİŞTEN
- INCREMENT[İng.] ile/değil/yerine/= ARTIŞ
- ARTIŞ/ARTIM ile ARTIMLI/ARTAĞAN
( Artma durumu. Çoğalma. | Harcandıktan sonra bir miktarının geri kalması. | Değerinin yükselmesi, fazlalaşması. İLE Pişince şiştiğinden, ölçüsü artmış gibi görünen. | Çoğalma özelliği olan. )
- ARTIST :/yerine SANATÇI
- ARTISTIC :/yerine SANATSAL
- ARTİSTİK değil/yerine/= ESİNÇLİ
- ARTİST/LİK ile ARTİSTÇE
- Artık SUS!!!
- Artıksız KONUŞ!!!
- Artılı KONUŞ!!!
- ARTMA ile/ve ÇOĞALMA
- ARTODA -ile
( Gözde, iris ile billur cismin arasındaki boşluk. )
- ARTRALJİ ile/||/<> ARTRİT ile/||/<> ARTRODEZ ile/||/<> ARTRODİNİ ile/||/<> ARTROPATİ ile/||/<> ARTROPLASTİ ile/||/<> ARTROPOD ile/||/<> ARTROTOMİ
( Eklem ağrısı. İLE/||/<> Eklem yangısı. İLE/||/<> Eklem dondurma. İLE/||/<> Eklem ağrısı. İLE/||/<> Eklem hastalığı. İLE/||/<> Eklem onarımı. İLE/||/<> Eklembacaklı. İLE/||/<> Eklem açımı. )
- ARTRİT ile/||/<> ARTROZ
( Eklemlerde yangılanma ile ağrı ve sertlik. İLE/||/<> Eklem kıkırdağının aşınması ile ağrı, sertlik ve devim sınırlılığı. )
- ARTRİT ile/||/<> BURSİT
( Eklem yangısı. İLE/||/<> Eklem çevresindeki bursa adı verilen keselerin yangılanması. )
- ARTROZ ile/||/<> ARTRODEZ ile/||/<> ARTROPLASTİ
( Eklem yıpranması. İLE/||/<> Eklem dondurma. İLE/||/<> Eklem onarımı. )
- ARTTIRILABİLİR ile ARTTIRMAK ile ARTIRILMIŞ ile ARTIRICI ile ARTAN ile YARATMAK
( INCREASABLE vs. INCREASE vs. INCREASED vs. INCREASER vs. INCREASING vs. INCREATE )
( افزايش پذير ile قابل ازدياد ile افزودني ile زياد کردني ile افزايش ile مزيد شدن ile مزيد کردن ile بيشتر شدن ile زياد کردن ile زياد شدن ile فزوني ile بالا رفتن ile توسعه يافتن ile ترقي دادن ile زياده ile توسعه دادن ile تزييد ile علاوه کردن ile ترقي ile افزايش يافتن ile افزايش بخشيدن ile افزايش دادن ile ازدياد ile اضافه ile ترقي کردن ile مزيد ile افزوده ile زياد کننده ile فزونگر ile افزاينده ile افزايشي ile رو به ازدياد ile متزايد ile روزافزون ile رو به افزايش ile فزاينده ile غير مخلوق )
( AFZAYSH PAZYR ile GHABEL EZDYAD ile AFZUDANY ile ZYAD KARDANY ile AFZAYSH ile MOZYD SHODAN ile MOZYD KARDAN ile BEYSHTAR SHODAN ile ZYAD KARDAN ile ZYAD SHODAN ile FOZOONY ile BALA RAFTAN ile TOSEEH YAFTAN ile TARGHY DADAN ile ZYADEH ile TOSEEH DADAN ile تزييد ile ALAVEH KARDAN ile ترقي ile AFZAYSH YAFTAN ile AFZAYSH BAKHSHYDAN ile AFZAYSH DADAN ile EZDYAD ile EZAFEH ile TARGHY KARDAN ile مزيد ile AFZUDEH ile ZYAD KONANDEH ile فزونگر ile AFZAYNADEH ile AFZAYSHY ile RO BAH EZDYAD ile متزايد ile ROZAFZUN ile RO BAH AFZAYSH ile FAZAYNADEH ile غير مخلوق )
- ARTTIRMA ile/değil ARTIRMA
- ARTTIRMAK ile/değil ARTIRMAK
- ARTTIRMAK ile ARTTIRTMAK ile ARTTIRILMAK
- ARTUÇ/ARDIÇ ile/||/<> ARDIÇ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Ağaç. İLE Kaşgar'da bu adı taşıyan iki köyün adı. )
- ARTVİN ile ARTVİNLİ/LİK
- ARTVİN =/< LİVANE
- ARÛB[Ar.] -ile
( Eşine/sevgilisine çok düşkün kadın. )
- ARUDUN ile/||/<> ARUMDUN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Boya. )
- ARUK/ARUQ ile/||/<> ARUK TURUK/ARUQ TURUQ ile/||/<> ARUKLUK/ARUQLUQ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Sıska, zayıf, cılız. İLE Kaşgar ile Fergana arasında bir dag geçidinin adı. İLE Yorgunluk. )
- ARÛSİYE ile/||/<> AŞAR/ÖŞÜR ile/||/<> AVÂRIZ ile/||/<> BÂÇ/BÂC[Fars.] ile/||/<> BÂD-I HAVA ile/||/<> BERAYA ile/||/<> CİZYE ile/||/<> ÇİFT BOZAN ile/||/<> GEVARE ile/||/<> HİM ile/||/<> İMDADİYE ile/||/<> İRÂD-I CEDÎD ile/||/<> LEZ ile/||/<> MAKİRİYE ile/||/<> OTLAKİYE ile/||/<> REAYA ile/||/<> TAPU ile/||/<> ZEAMET
( Yeni evlenen erkeklerden alınan bir tür vergi. İLE/||/<> Müslümanlardan 1/10 oranında alınan toprak vergisi. İLE/||/<> Osmanlılarda önceleri halktan yalnız olağanüstü durumlarda, sonraları ise sürekli olarak toplanan vergi. İLE/||/<> Pazar/gümrük/yol/köprü vergisi. İLE/||/<> Topraksız köylüden alınan kazanç vergisi. İLE/||/<> Vergi ve haraç vermeyen Müslüman ahaliye verilen ad. İLE/||/<> Eskiden müslüman olmayanlardan alınan bir çeşit vergi. İLE/||/<> Osmanlı Devleti'nde nedensiz yere toprağı işlemeyi bırakanlardan alınan vergi. İLE/||/<> Turfanda sebze meyvelerden alınan vergi. İLE/||/<> Bingazi ve Trablusgarp'tan alınan bir çeşit vergi. İLE/||/<> Savaş giderlerini karşılamak için alınan vergi. İLE/||/<> III. Selim'in Nizâm-ı Cedîd Ordusu için oluşturduğu, bazı vergileri kapsayan hazine. İLE/||/<> Trablus ve Bingazi'deki hurma ve zeytin ağaçlarıyla kuyulardan aldığı vergi. İLE/||/<> İskelelerden alınan vergi. İLE/||/<> Malı otlaklardan alınan vergi. İLE/||/<> Bir sultanın yönetimi altında vergi veren halk için kullanılan bir terim. Genellikle yetiştirdiği ve ürettiği mallardan vergi ödeyen köylüler için kullanılır. Böylece, toplum tabakalarından köle ve esirlerin üstünde, kentli esnaf ve tüccarların altındaki, tarımla uğraşan halk topluluğu demektir. Osmanlı'da ise bu terim zamanla özelleşerek müslüman olmayan tebaaya ayrılmıştır.[Reaya hukukunun düzenlenmesi Hz. Peygamber'in ehl-i zimmete verdiği ahidnamelerle başlar. Fetih yıllarında İslâm ordularının kumandanları ile dört halife, Hz. Peygamber'in yolunda giderek yeni açılan ülkeler halkına ahidnameler vermiştir. Bu ahidnamelerde, zimmeti kabul eden kent ve köy halkının, nüfuslarına ve gelirlerine göre tayin edilen vergi karşılığında korunması sağlanırdı.] İLE/||/<> Hazine arazisini ekip biçenlerin ödediği vergi. İLE/||/<> Osmanlı toprak düzeninde yıllık geliri 20.000 akçeyle 100.000 akçe arasında olan topraklar ve bu topraklardan alınan vergi. [Eyalet merkezlerinde oturan üst düzey yöneticilere(hazine ve tımar defterdarına, sancaklardaki alay beylerine, kale dizdarlarına, divan kâtiplerine, vs.) verilirdi.] )
- ARÛZ:
DİL değil MÜZİK [<>ARÛZ]
- ARÛZ:
DİL değil SADÂ
- ARÛZ[Ar.] ile/değil ARÛS[Ar.]
( Yan, taraf. | Yanak. | Yol. | Usul. | Hecelerin uzunluğu ve kısalığı esasına dayanan, belirli kalıpları, Türk, Fars, Efgan, Pakistan ve kısmen Hindistan nazımlarında kullanılan vezin. [Arap dilcilerinden İmam Halil'in, eski Arap şiirlerini esas tutarak bir düzene bağladığı söylenegelen] | Arap nazmında beytin birinci dizesinin son bölümü.[bizde yoktur!] İLE Gelin. [ŞEB-İ ARÛS: Düğün gecesi.] | Hüsrev Perviz'in sekiz hazinesinden biri. | Kükürt. )
- ARUZ ile ARUZ VEZNİ ile ARUZ ÖLÇÜSÜ
- ARÛZ ve/<> BELÂGAT
- ARÛZ[Ar.] ile REMEL[Ar.]
( ... İLE Aruz ölçülerinden biri. | Türk müziğinde bir usûl. )
- ARUZ[Ar.] ile/ve/||/<> TAKTÎ[Ar.]
( ... İLE/VE/||/<> Kesme, parçalama. | Aruz ölçüsünde, bir dizeyi, ölçünün parçalarına göre ayırma. )
- ARUZDA:
KISA HECE ile/ve/||/<> UZUN HECE ile/ve/||/<> UZATILMIŞ HECE
( 1 ile/ve/||/<> 2 ile/ve/||/<> 3 )
( Yarım. ile/ve/||/<> 1 ile/ve/||/<> 1.5 )
( . ile/ve/||/<> _ ile/ve/||/<> _. )
( a / ba ile/ve/||/<> ba / â ile/ve/||/<> ba + b )
- ARVAS, MUHLİS (ERCİŞ, 1952) :
( İ.Ü. Hukuk Fakültesinden mezun oldu. 1980'den beri serbest avukat olarak çalışmaktadır. Siyasete Anavatan Partisi (ANAP) saflarında başladı. 1984 - 1991 yılları arasında ANAP İstanbul İl Yönetim Kurulu Üyeliğinde bulundu. Bilahare AKP geçti. Sarıyer Belediye Meclisi ve İstanbul Büyük Şehir Belediye Meclisi üyesidir (2004 - 2009). )
- ARYA[< İt. ARIA] ile ARIETTA
( Selen/sadâ[insan sesi] için beste. | Orkestra eşliğinde söylenen ve tek ses için bestelenmiş müzik parçası. İLE Kısa ve küçük arya. )
- ARYA ile ARYANİST ile ARYANİZM
- ARYA ve/||/<> MAYNA ve/||/<> FORA
( Bir nesneyi, aşağı indirmek. VE/||/<> Yukarıdaki bir nesnenin, ağırca, aşağı indirilmesi. VE/||/<> Bağlı düzeneği ya da halatı çözme/açma. )
- ARYAN ile ARYAN IRKI
( ARYAN vs. ARYAN RACE )
( آريان ile آرين ile نژاد آريائي )
( ARYAN ile ARYNE ile NEJAD ARYEY )
- ARYOSO -
( Dramatik ve lirik bakımdan yüksek anlatım gücü olan ağırbaşlı hava. )
- ARZ-TALEP değil/yerine/= SUNUM İSTEM
- ARZ ile/ve/<> ARŞ
- ARZ ile/||/<>/> ARZ ODASI
( Padişahlara dîvân kararları hakkında bilgi sunma. İLE/||/<>/> Padişahların Dîvân-ı Hümâyun üyelerini ya da elçileri kabul ettiği bir oda. )
- ARZ[Ar.] ile ARZ[Ar.] ile ÂRZ[Ar.] ile ARZ[Ar.]
( Bir büyüğe sunma, gösterme, önüne koyma. İLE Dünya. | Toprak. İLE Ardıç ağacı. İLE En, genişlik. | Enlem. )
- ARZ ile/||/<> ARZEN ile/||/<> ARÂZİ-İ MAHMİYE/MAHMİYYE ile/||/<> ARÂZİ-İ MUKÂTAA ile/||/<> ARÂZİ-İ MAHLÛLE ile/||/<> ARÂZİ-İ MEKTÛME ile/||/<> ARÂZİ-İ MEZRÛA ile/||/<> ARÂZİ-İ MÎRÎYE/EMİRİYYE / MÎRÎ ARÂZİ ile/||/<> ARÂZİ-İ SELÎHA ile/||/<> ARAZİ-İ SENİYYE ile/||/<> TEBA-İ DEVLET-İ ALİYE/ALİYYE
( Toprak. | Sunma, bildirme. İLE/||/<> Genişlik, en. İLE/||/<> Geliri(rakabesi) Hazineye ait bulunan araziden koru, mer'a, yol, pazar yerleri gibi halkın gereksinimlerine ayrılmış yerler. İLE/||/<> Maktû(götürü) bir vergiye bağlanmış arazi, kesime verilmiş topraklar; devlete hizmeti geçen önemli kişilere bizzat devlet tarafından geliri ya da vergisi terk edilen topraklar. İLE/||/<> Tasarruf sahibinin intikal sahibi bırakmaksızın ölümü ile hazineye dönen miri arazi. İLE/||/<> Devlete ait olduğu halde, devletin hakkı çiğnenerek haksız ve fuzulen işgal edilen arazi. İLE/||/<> Ekilen arazi. İLE/||/<> Mîrî yani devlete ait topraklar. | Çıplak mülkiyeti devlete, sadece tasarruf hakkı kişiye ait [Arz-ı mîrî] olan taşınmaz [tarla, çayırlık, yoncalık, harman yeri, yaylak, kışlak ve koruluk gibi]. İLE/||/<> Çıplak arazi. İLE/||/<> Saltanat makamını işgal edenlere ait toprak. İLE/||/<> Osmanlı Devletine bağlı/tâbi. )
- ARZ ile BEYÂN
- ARZÎ(/FERŞÎ) MELEK(E) ile SEMÂVÎ(/ULVÎ) MELEK(E)
( Bedensel güç. İLE Zihinsel güç. )
- ARZÎ[Ar.] ile ARZÎ[Ar.]
( Toprağa ait, toprakla ilgili. İLE En ile ilgili. )
- ARZU EDİLİRLİK ile ARZU EDİLEN
( DESIRABILITY vs. DESIRABLE )
( درجه تمايل ile مطلوبيت ile شرايط مطلوب ile دلخواهي ile دلچسبي ile شهي ile مرغوب ile دلپسند ile دلخواه ile دلچسب ile مطلوب )
( DARJEH TAMAYLE ile MOTLUBYT ile SHARAYT MOTLUB ile DELKHAHY ile DELCHASBY ile شهي ile MORGHUB ile DELPASAND ile DELKHAH ile DELCHASB ile MOTLUB )
- ARZU ile ARZULAR ile ARZULU
( DESIRE vs. DESIRES vs. DESIROUS )
( آرزومندي ile خواهش ile آرشي ile تمايل داشتن ile آرزو ile ميل ile هوي ile تمنا ile اشتياق داشتن ile هوس ile اميال ile مطامع ile مشتهيات ile آرزومندانه ile راقب بودن )
( AREZOMANDY ile KHAHOSH ile آرشي ile TAMAYLE DASHTAN ile AREZO ile MYLE ile TEOOY ile TAMNA ile ESHTYEGH DASHTAN ile TEOOS ile AMYAL ile MOTAME ile مشتهيات ile AREZOMANDANEH ile RAGHAB BODAN )
- ARZU ile/ve DÜŞÜNCE
( Öznelerini ya da nesnelerini tahrip eden ya da doyurulduklarında yatışmayan arzular kendileriyle çelişen arzulardır ve onlar tatmin edilemezler. )
( Ancak sevgi, iyi niyet ve şefkatle harekete geçirilmiş arzular hem özne hem nesne için yararlılardır ve tamamıyla doyurulabilirler. )
( Arzuladığınız şeyi hak ediyor musunuz? )
( Arzudan kaçınmayın, sadece onun doğru kanallardan akmasına dikkat edin. )
( Siz ortak iyiliği (bütünün hayrını) arzu ettiğinizde tüm dünya sizinle birlikte arzu eder. )
( Şefkat ve merhametten doğan bir arzuyu yerine getirmek için tüm evren harekete geçer. )
( DESIRE vs./and THOUGHT
Desires that destroy their subjects, or objects, or do not subside on satisfaction are self-contradictory and cannot be fulfilled.
Only desires motivated by love, goodwill and compassion are beneficial to both the subject and object and can be fully satisfied.
Do you deserve what you desire?
Shun not desire; see only that it flows into the right channels.
When you desire the common good, the whole world desires vs. you.
The entire universe strives to fulfil a desire born of compassion. )
- ARZU[Ar.] ile/değil/yerine İSTEK
( Tüketme nesnesiyle. İLE Ulaşma/sahip olma durumuyla/"nesnesiyle". )
( Psikolojinin alanı/konusu. İLE/DEĞİL/YERİNE Hukukun alanı/konusu. )
- ARZU ile/ve/||/<> ŞİBAK NİHALİ
( Duygusal ve öznel bir istemdir. @@ Duygudan ziyade ilişki ve bağlanma ağı içerir. )
( "Bu görevi arzulamaktadır."[İç durumu yansıtır.] @@ "Bu göreve dair şibak nihali, temasları ve beyanlarıyla oluşmuştur."[Dış dünyada örülmüş bağları yansıtır.] )
- ARZUHAL ile ARZUHALCİ/LİK
- ARZUHAL[Ar.] değil/yerine/= DİLEKÇE
( Bir dileği/isteği bildirmek için resmî makamlara sunulan, imzalı ve adresli, pullu ya da pulsuz yazı. )
- ARZU/İSTEK ile SEÇME OLANAĞI
( Arzu ve korkuyla hareket etmek bağımlılıktır, sevgiyle hareket etmek ise özgürlüktür. )
( Sevgi seçici değildir, arzu seçicidir. )
( Arzu geçmişe, korku geleceğe yöneliktir. )
( Arzulardan ve korkulardan kurtulun, görüşünüz birdenbire berraklaşacak ve herşeyi olduğu gibi göreceksiniz. )
( Arzunun sahte olarak tanınması ile arzudan kurtulmuşluk kendiliğinden gelir. )
( Unutmak zorunda değiliz; arzu ve korku son bulunca, tutsaklık da biter. )
( İç değerinizi bilmelisiniz, ona güvenmelisiniz ve günlük yaşantınızda arzu ve korkularınızı feda ederek bunu belirgin kılmalısınız. )
( Arzuladığınız şeyde mutluluk yoktur. [Mutluluk sizdedir!] )
( Gerçek olmayanı yaratan imgelemedir, onu devam ettiren ise arzudur. )
( İmgeleme ve arzunun son bulmasıyla birlikte varlık da sona erer ve şu ya da bu oluş saf varoluşla kaynaşıp birleşir, ki onu tarif olanaklı değildir, o ancak yaşanabilir. )
( Kişisel arzularınızı terk edin ve böylece tasarruf edilen gücü dünyanın değişmesi yolunda kullanın! )
( Eğer isteklerimiz güçlü ve gerçeklerse, gerçekleşmek üzere yaşamımızı yoğurup biçimlendireceklerdir. )
( Kendini-bilmek için, herşeyin, arzudan doğmuş imgeleme olduğunu fark etmek gereklidir. )
( Zihin arzudan azade ve rahat olmalıdır. )
( Anlayan bir zihin, arzulardan ve korkulardan azâdedir. )
( Arzudan ve korkudan kurtulmak, bizi öyle korkutmasın. Bu hepinizin bildiğinden öyle farklı, çok daha yoğun ve ilginç bir yaşam sürebilmemizi sağlayacaktır; öyle ki biz her şeyi kaybetmekle, gerçekten her şeyi kazanmış oluruz. )
( To act from desire and fear is bondage, to act from love is freedom.
Love is not selective, desire is selective.
Desire is of the past, fear is of the future.
Be free of desires and fears and at once your vision will clear and you shall see all things as they are.
Desirelessness comes on its own when desire is recognised as false.
You need not forget; when desire and fear end, bondage also ends.
You must know your inner worth and trust it and express it in the daily sacrifice of desire and fear.
No happiness in what you desire. [It is you!]
The innards created by imagination and perpetuated by desire.
With the cessation of imagination and desire, becoming ceases and the being this or that merges into pure being, which is not describable, only experienceable.
If your desires are strong and true, they will mould your life for their fulfilment.
To see everything as imagination, born of desire, is necessary for self-realisation.
Mind must be free of desires and relaxed.
An understanding mind is free of desires and fears.
Do not be afraid of freedom from desire and fear. It enables you to live a life so different from all you know, so much more intense and interesting, that, truly, by losing all you gain all. )
( DESIRE/WANT vs. CHOOSING FREEDOM )
( CUPIDITAS cum ... )
( YU ile ... )
- ARZULAMAK ile ARZULANMAK ile ARZULATMAK ile ARZULAYABİLMEK ile ARZ ile ARZU ile ARZULU/LUK ile ARZUSUZ/LUK ile ARZ ODASI ile ARZ TALEP ile ARZUSUZCA ile ARZ DAİRESİ ile ARZ CAZİBESİ ile ARZ DERECESİ ile ARZ TALEP KANUNU ile ARZ TALEP DENGESİ
- (not AS A CONCLUSION) IN CONCLUSION
- AŞ "ERME" değil AŞ YERME
( VİHÂM )
- AŞ ve EŞ ve/||/<>/>/< İŞ
( Gövdesinde erişkinliğine ulaşanlar[bülûğa erenler], eşini;
akılda erişkinliğe ulaşanlar, aslını aramaya başlar. )
- AS IF vs. LIKE
- AS vs. LIKE
- ÂS[Ar.] ile ÂS[Ar.]
( Mersin ağacı. İLE Değirmen. | Kakum denilen bir hayvan. )
- AŞ ile AŞ
( Yemek. İLE Geçmenin, aşmanın buyruk kipi. )
- AŞ ile AŞ DAMI ile AŞ OCAĞI
- AS- ile AS ile AS ile As
( Ast sıfatının kısaltılmışı. Eklendiği sözcüğün, daha aşağı derecelisini anlatan, yeni sözcükler türetmeye yarayan ön ek. İLE Kutup gelinciği. Sansargillerden, yazın esmer kırmızı, kışın beyaz renkli, etçil bir hayvan. Kakım, ermin. [Lat. MUSTELA ERMINEA] İLE İskambil kâğıtlarında, bir. | Bir işte, başta gelen. [Assolist] İLE Arsenik'in simgesi. )
- AŞ ve/<>/|| AŞK
- AŞ ile/ve/||/<>/< BAŞ
( Azıcık. İLE/VE/||/<>/> Ağrısız. )
( Yazın, başı pişmeyenin; kışın, aşı pişmez. )
- AS ile/ve/||/<> ES
( Asmak, sallandırmak, uzatmak[yukarıdan aşağı]. İLE/VE/||/<> Uzatmak[yana], germek. )
- AS :/yerine GİBİ
- AS ile/değil HAS
- AŞ[Azr.] = PİLAV[Tr.]
- AŞ yerine TAAM
- ÂŞ[Fars.] değil/yerine/= YEMEK
( Muharrem ayında pişirilen aşure. )
( Yemek, öyle yenilmeli ki, biz onu yemeliyiz. O, bizi yememeli. | Lokma. )
- ASA/ACETYLSALICYLIC ACID[İng.] değil/yerine/= ASETİLSALİSİLİK ASİT (ASPİRİN)
- AŞÂ'[Ar.] ile A'ŞÂ[Ar.]
( Geçimi/maişeti için çok çalışan. İLE Gözleri "dumanlı" kişi. | Çeşitli yüzyıllarda yaşamış birkaç Arap şairinin adı. )
- ASÂ[Ar.] ile ÂSÂ[Ar.] ile -ÂSÂ, ÂSÂY[Ar.] ile A'SÂ[Ar.]
( Değnek, sopa. | Dervişlerin taşıdıkları sopa. İLE Esneme. | Ciddilik, vakar. | Süs, bezek. İLE ... gibi. İLE Değnekler, sopalar. )
- ÂSÂ ile ÇÖVEN/ÇEVGEN[< Fars.]/HELVACIKÖKÜ/SABUNOTU
( ... İLE Kökü ve dalları, suyu sabun katılmış gibi köpürten, kir temizleyici bir bitki, sabunotu, helvacıkökü. | Çevgen. )
( ... cum SAPONARIA OFFICINALIS )
- ASA ile KUREKEION
- ASÂ ile/ve/<>/değil MÜTTEKÂ[< VEKÂ]
( ... İLE/VE/<>/DEĞİL İttikâ olunacak, dayanılacak âlet. | Koltuk değneği. | Asâ. | Uzanmadan, otururken ve çeneyi dayayarak dinlenmek/uyumak üzere kullanılan asâ. )
- ÂSÂB[Ar. < ESEB] ile ÂSÂB[Ar.] ile A'SÂB[Ar.]
( Gövdenin alt kısmında çıkan kıllar, kasık kılları. İLE Sinir, damar. İLE Sinirler. )
- ÂSÂB değil/yerine/= SİNİRLER
- ASABİ[Ar.] değil/yerine/= SİNİRLİ
( Sinirli. | Sinirsel. | Sinirli bir biçimde. )
- ASABÎ değil/yerine/= SİNİRLİ
- ASABİLEŞMEK ile ASABİ/LİK
- ASABİLMEK ile ASA ile ASAL/LIK ile ASAP ile ASAR ile ASAL SAYI ile ASAL GAZLAR
- ASABİYE/NÖROLOJİ/NEUROLOGY[İng.] değil/yerine/= SİNİRBİLİM
- ASABİYE ile ASABİYET ile ASABİYECİ/LİK
- ASABİYET ile/değil/yerine/>< ADÂLET
- ASABİYET değil/yerine/= SİNİRLİLİK
- ASAF, MEHMET (İST. 1874 - 1961) :
( Gazeteci/Edebiyatçı. Erotik roman yazımının öncüsüdür. Eğitimini tamamladıktan sonra Borsa'da çalışmış bu nedenle "Borsacı Mehmet Asaf", "Konsolitçi Mehmet Asaf" lakapları ile anılmıştır. Yazarlığa gazeteci olarak başladı, hem gazeteci olarak çalışıyor hem de değişik tarzda eserler vermeye devam ediyordu. İttihat Terakki karşıtı olduğu için güçlüklerle karşılaşır. Sırf bu nedenle daha rahat bir yaşam sürebilmek için, ilk iki edebi romandan sonra erotik romanlar yazmaya başlar. Cilveli Rana, Fındıkçı Nigâr, İkisi de Gebe, Şivekâr Hanım, Kaymaca Kulübü, Üçü Bir Yatakta ve Kocamın Kocası erotik romanlarının bazılarıdır. Mehmet Asaf Sarıyer'de oturur. Boğaziçi onun için çok önemlidir. Havası, suyu, denizi ile vazgeçilmezidir. İşe giderken vapuru kullanması müthiş bir zenginliktir. Mehmet Asaf, Sarıyer'de Perizat isimli bir hatuna âşık olur. Ne kadar ilgilense bir araya gelemezler ve çok üzülen Mehmet Asaf, vapurla giderken Yeniköy açıklarında kendini denizin soğuk sularına bırakarak intihar eder. Ama şansı yoktur. Zira görenler derhal müdahale eder ve yazarı kurtarırlar. Roman yazmayı bırakan ve tekrar gazeteciliğe dönen Mehmet Asaf, 1931 genel seçimlerinde milletvekili olmak için aday olur ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e bir mektup yazarak şöyle der: Muhterem Paşam, Bütün mebuslarınız Gazi Hazretlerinin izi üzerinde gidiyoruz diye namzetliklerini koydular. Bunlar mecliste evet efendicilikten başka bir şey yapmayacaklar, müsaade buyurunuzda bendenize mecliste hayır deme fırsatı düşsün."Yazar'ın isteği milletvekili olarak adaylığının kabulü ve meclise girerek muhalefet görevini yapmaktır. Ne var ki kendi ifadesine göre meclise girmemesi için mücadele edenler buna izin vermemişlerdir. Tabii ki aday olamaz. Son dönemlerini Sultanahmet'te geçiren Mehmet Asaf 1957'de kör olur ve 1961'de vefât eder. )
- AŞAĞI ÇEŞME :
( Uskumruköy'e girişte sağda ve Uskumruköy İlköğretim Okulunun bahçe duvarına bitişiktir. Bir ismi de "Köybaşı Çeşmesi"dir. Çeşmenin kitabesi yoktur ve kim tarafından ne zaman yapıldığı bilinmemektedir. )
- AŞAĞI EĞİLİM ile/ve YUKARI EĞİLİM
( Toprak ve Su. İLE/VE Ateş ve Hava. )
- AŞAĞI GÖRME ya da YUKARI GÖRME | ile/ve/değil/yerine EŞ GÖRME
- DOWN QUARK[İng.] / QUARK DOWN[Fr.] / DOWN-QUARK[Alm.] ile/değil/yerine/= AŞAĞI KUARK
- AŞAĞI TÜKÜRSEN, SAKAL; YUKARI TÜKÜRSEN, BIYIK ile/ve/||/<> NE, İSA'YA; NE DE MUSA'YA YARANAMAMAK
- AŞAĞI YUKARI ile/||/<> HEMEN HEMEN
- AŞAĞI ile PEŞİNAT ile AŞAĞI DÖKMEK ile KAHRETSİN ile ÇÖKÜŞ ile AŞAĞI DOĞRU
( DOWN vs. DOWN PAYMENT vs. DOWN POUR vs. DOWN WITH vs. DOWNFALL vs. DOWNWARD )
( به پايين ile خراب شدن ile پيش قسط ile ربون ile بارش ile مرده باد ile ريزش ile فرو )
( BAH PAYYNE ile KHARAB SHODAN ile PEYSH GHAST ile ربون ile BARSH ile MARDEH BAD ile RYZESH ile FORO )
(1996'dan beri)