Bugün[08 Temmuz 2026]
itibarı ile 28.327 başlık/FaRk ile birlikte,
28.327 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(87/115)


- PSG/POLİSOMNOGRAFİ POLYSOMNOGRAPHY[İng.] ile/değil/yerine/= UYKU ÇİZGESİ


- PSİKANALİZ/PSYCHOANALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= DÜŞÜNCE, DUYGU, DAVRANIŞ, DEĞER, DENEYİM VE DİL ÇÖZÜMLEMESİ


- PSİKEDELİK[İng. PSYCHEDELIC] ile/||/<> PSİKOAKTİF NESNE[İng. PSYCHOACTIVE SUBSTANCE]

( Halüsinojenler olarak da bilinen psikedelikler; kişinin algılarında, ruh halinde, duygularında ve bilişsel süreçlerinde değişiklikler oluşturan bir psikoaktif madde sınıfıdır. LSD, Meskalin, Sihirli Mantarlar (İng: "magic mushrooms") gibi mantarlarda bulunan Psilosin ve Psilosibin maddeleri başlıca psikedelik örnekleridir. @@ Merkezi sinir sisteminde etkili olan, beynin fonksiyonlarını değiştiren, duyularda, bilinçte, davranışta ve psikolojik durumda değişikliklere neden olan maddelerdir. Bu maddeler, tıbbi alandan, dini ritüellere kadar pek çok alanda kullanıma sahiptir. Tıp alanında kullanılan psikoaktif maddelerin pek çoğu, eğlence amaçlı kötüye kullanılabilmektedir. Pek çoğu uzun süre legal olarak kullanılmasına karşın son 20 yılda ciddi sınırlamalara ve takibe tabi tutulmaktadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PSİKİYATRİ[İng. PSYCHIATRY] ile/||/<> DSM-5 ile/||/<> EKOLALİ[İng. ECHOLALIA]

( Zihinsel, duygusal ve davranışsal bozuklukların; tanı, tedavi ve yönetilmesi ile ilgilenen tıp dalı. @@ Mental Bozuklukların Teşhisi ve İstatistik El Kitabı'dır. 200'den fazla uzmanın katkılarıyla hazırlanmış olup bilimsel literatüre dayalı en güncel zihinsel hastalık tanı ölçütüdür. Amerikan Psikiyatri Birliği (APA) tarafından yayınlanmaktadır. @@ Başka bir kişinin söylediği sözlerin anlamsız bir biçimde tekrar edilmesidir. Psikiyatrik bir bozukluğa işaret eder. Ekolali davranışı sergileyen bireyler kendi düşüncelerini ifade etmekte zorlandıkları için etkili bir biçimde iletişim kuramayabilirler.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PSİKOLEPTİK/PSYCHOLEPTIC[İng.] ile/değil/yerine/= RUHSAL YATIŞTIRICI


- PSİKOLOJİ/PSYCHOLOGY[İng.] ile/değil/yerine/= ANLIK/ZİHİN BİLİMİ


- PSİKOSOMATİK/PSYCHOSOMATIC[İng.] ile/değil/yerine/= ZİHİNE DAYALI GÖVDE


- PSİKOTROP/PSYCHOTROPIC[İng.] ile/değil/yerine/= ZİHİNETKİLER


- PSİKOZ/PSYCHOSIS[İng.] ile/||/<> DEREALİZASYON ile/||/<> DEDİFERANSİYASYON

( Gerçeklik yitimi. İLE/||/<> Gerçeklik yitimi. İLE/||/<> Ayrıştırma/ayrımlaşma yitimi. )


- PSYCHROMETER[İng.] / PSYCHROMÈTRE[Fr.] / PSYCHROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= PSİKROMETRE


- PSİŞE/PSYCHE[İng.] ile/değil/yerine/= DÜŞÜNCE, DUYGU, DAVRANIŞ, DEĞER, DENEYİM VE DİL


- PSEUDO AROMATICS[İng.] ile/değil/yerine/= PSÖDO AROMATİKLER


- PSEUDO FIRST ORDER REACTION[İng.] ile/değil/yerine/= PSÖDO BİRİNCİ DERECE TEPKİME


- PSYCH-/PSYCHO- ile/||/<> PSYCHRO- ile/||/<> CRY-/CRY-MO-/CRYO- ile/||/<> -THYMİA/THYMO- ile/||/<> -MANİA ile/||/<> PHREN-/-PHRENİA/PHRENO- ile/||/<> EROT-

( Zihin, zekâ ile ilgili, zihinsel olaylarla ilgili, psikolojik yöntemlerle ilgili, psikolojik. İLE/||/<> Soğuk. İLE/||/<> Soğuk, donma. İLE/||/<> Psişe, psişik durumla ilgili, timusla ilgili. İLE/||/<> Delilik, manik durum. İLE/||/<> Mental bozuklukla ilgili, diyaframla ilgili. İLE/||/<> Aşk. )


- PSYCHIATRIST[İng.] ile/değil/yerine/= PSİKİYATRİST

( Zihinsel, duygusal ve davranışsal bozuklukların; tanı, tedavi ve yönetilmesi ile ilgilenen hekim. "Psikiyatr" olarak da bilinmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PSYCHOLOGICAL :/yerine PSİKOLOJİK


- PSYCHOLOGIST :/yerine PSİKOLOG


- PSYCHOLOGY :/yerine PSİKOLOJİ


- PSYCHONEUROSIS, NEUROSIS/NERVOUSNESS[İng.] ile/değil/yerine/= NERVEUX[Fr.] ile/değil/yerine/= SINIRCE

( Kişiliğin ve uyumun tümünü etkilemeyen, ruhsal kaynaklı sinir hastalığı. (Genellikle bunalım, zorunlu davranışlar ve beden görevleri üzerinde yakınmalarla kendini belli eder.) )


- PTEROSTIGMA[İng.] ile/değil/yerine/= PTEROSTİGMA

( Pterostigma, bazı böcek türlerinin kanatlarının ön kenarında bulunan koyu renk pigmentli bir noktadır. Pterostigma, yusufçukların ve kızböceklerinin ön ve arka kanatlarında bulunur. Bazı hymenoptera ve neuroptera türlerinin de kanatlarında pterostigmalar bulunmaktadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PTSD (POST-TRAUMATIC STRESS DISORDER)[İng.] ile/değil/yerine/= TSSB (TRAVMA SONRASI STRES BOZUKLUĞU)

( Cinsel saldırı, savaş, trafik kazaları, çocuk istismarı, aile içi şiddet ya da diğer tehditler gibi travmatik bir olaya maruz kalma nedeniyle gelişebilen bir zihinsel ve davranışsal bozukluktur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PUBLIC :/yerine HALK, KAMU


- PUBLICATION :/yerine YAYIN


- PUBLICLY :/yerine ALENEN, HALKA AÇIK


- PUBLISH :/yerine YAYIMLAMAK


- PUBLISHER :/yerine YAYINCI


- PUBLISHING HOUSE/SHEATFISH/PUBLISHER/PUBLISHING[İng.] ile/değil/yerine/= DIFFUS/GLANE[Fr.] ile/değil/yerine/= SILURUS GLANIS[Lat.] ile/değil/yerine/= WELS[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYIN

( Basılıp ortalığa sürülen kitap, gazete ve dergi gibi okunan şeylerle radyo ya da televizyon ile her yana yayılıp dinlenen ya da her yerde seyredilen şeyler. @@ TV. 1. Radyoyla yapılan ses yayını; radyo yayını. 2. Bir televizyon yayınında, izlenceyle ilgili sesin yayını; ses yayını. 3. Elektromıknatıs dalgaların özelliklerinden yararlanılarak ses ve resim imlerinin gönderilmesi; ses ve resim yayını. 4. Bir televizyon vericisinin, görüntü ve ses imlerini almaçlarda izlenmek üzere göndermesi. 5. Bu görüntü ve ses imlerinin tümü; izlence; televizyon yayını. @@ Şerit arakonakçılarından, başı büyük, ağzı geniş, derisi pulsuz, eti yenir bir balık türü. @@ (Silurus glanis), Kemikli-balıklar (Teleostei) takımının yayınbalığıgiller (siluridae) familyasından bir balık türü. Uzunluğu 3 m. Vücudu uzun ve çıplaktır. Kemikli balıkların en büyüğüdür. Avrupa ve Anadoluda yaşar. @@ (zooloji) @@ @@bk. yayın@@bk. yayın ~ Tkm yāyın. -TatK cayın. -Nog yayın. -Kzk jayın. -Kklp jayın. -Krg cayın. -Çuv śuyǎn. )


- PUKÖ/PICA/PLAN, İMPLEMENT, CONTROL, ACTION[İng.] ile/değil/yerine/= PLAN, UYGULAMA, KONTROL, ÖNLEM


- PULFRICH REFRACTOMETER[İng.] / RÉFRACTOMÈTRE DE PULFRICH[Fr.] / PULFRICHSCHES REFRAKTOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= PULFRİCH KIRILMAÖLÇERİ


- PULL :/yerine ÇEKMEK


- PULMONER AMFİZEM[İng. PULMONARY EMPHYSEMA] ile/||/<> PULMONER DÖNGÜ / KÜÇÜK KAN DOLAŞIMI[İng. PULMONARY CIRCULATION]

( Pulmoner Amfizem terimi, akciğerlerde fazla hava bulunması anlamını taşır. Bununla beraber kronik pulmoner amfizem söz edildiği zaman, genel olarak çok azı dışında bütün hastalarda, sigara içmeye bağılı olarak akciğerlerde gelişen haraplayıcı kompleks prosesler anlaşılır. @@ Pulmoner Döngü, Küçük Kan Dolaşımı ya da Akciğer dolaşımı, kalp ile akciğerler arasında kapalı devre oluşturan kan damar sistemi. Kalp ile diğer tüm vücut dokuları arasındaki sistemik döngüden farklıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PULMONER/PULMONARY[İng.] ile/değil/yerine/= AKCİĞER


- PULS/OKSİMETRİ / PULSE OXIMETRY[İng.] ile/değil/yerine/= VURU-OKSİJEN ÖLÇÜMÜ


- PULSE POLAROGRAPHY[İng.] ile/değil/yerine/= PULS POLAROGRAFİSİ


- PULSAR ile/değil/yerine/= ATARCA

( Uzayda kısa aralıklarla ve hızla dönen [0.033 - 3.5 saniye] düzgün radyo dalgaları yayan nötron yıldızları. )


- PULSAR ile/||/<> ATARCA[İng. PULSAR]

( Çok yüksek süratlerde kendi etraflarında dönen, radyasyonunu iki ince ışın halinde dışarı atan, yoğun bir manyetik alana, yüksek sıcaklığa ve hıza sahip olan bir nötron yıldızıdır. "Atarca" olarak da bilinmektedir. @@ Bir atom çekirdeğindeki gibi sıkıca bir araya gelmiş, neredeyse tamamen nötronlardan meydana gelen ve ritmik fasılalarla uzaya radyo dalgaları gönderen, kütlesi içine çökmüş nötron yıldızları. LGM-1, ilk keşfedilen atarcadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PULSASYON/PULSATION[İng.] ile/değil/yerine/= VURUM


- PULSATIL/PULSATILE[İng.] ile/değil/yerine/= VURUMLU


- PULSE/PULSUS[İng.] ile/değil/yerine/= NABIZ


- PULSED-FIELD GEL ELECTROPHORESIS[İng.] ile/değil/yerine/= ATIM ALANLI JEL ELEKTROFOREZİ

( Büyük DNA moleküllerini birbirlerinden ayırmak için kullanılan bir elektroforez tekniğidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- pulv.[Lat. < PULVIS] ile/değil/yerine/= TOZ, PUDRA


- PÜLVERİZATÖR[Fr.] ile/değil/yerine/= PÜSKÜRTEÇ/PÜSKÜRTÜCÜ SPREY


- PÜNEZ[Fr.] ile/değil/yerine/= RAPTİYE[Ar.]

( Düz, geniş başlı, kısa bir çivi görünüşünde, kâğıt ya da karton gibi şeyleri bir yere tutturmak için kullanılan araç. )


- PUNISHMENT :/yerine CEZA


- PUNNETT SQUARE[İng.] ile/değil/yerine/= PUNNETT KARESİ

( Basit grafik modelleme. Gelecek döllerde oluşabilecek her türlü genotipi gösteren yöntem. Punnet karesi genetik rehberler tarafından çiftin belirli bir özelliği sonraki nesillere kalıtma olasılığını hesaplamak için kullanılıyor.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PUPİLLA ile/||/<> ANİZOKORİ[İng. ANISOCORIA] ile/||/<> DİLATE ile/||/<> İZOKORİ[İng. ISOCORIA] ile/||/<> MİDRİYAZİS[İng. MYDRIASIS]

( Gözdeki iris tabakasının ortasında bulunan, ışığın göze girmesini sağlayan dairesel açıklık. Türkçe'de "göz bebeği" olarak bilinir. Işığın miktarına bağlı olarak genişler ya da daralır; bu süreç, göze giren ışık miktarını kontrol eder ve görme kalitesini optimize eder. @@ İki göz bebeğinin (pupilla) çaplarının birbirinden farklı olması durumu. Normalde her iki göz bebeği de aynı boyutta olmalıdır, ancak anizokori, bir göz bebeğinin diğerinden belirgin biçimde büyük ya da küçük olması durumunda ortaya çıkar. @@ Tıbbi ve biyolojik bağlamda genişlemek, açılmak. Özellikle pupilla (göz bebeği) gibi vücut yapılarının genişlemesini ifade etmek için kullanılır. Örneğin, düşük ışık koşullarında göz bebeğinin genişlemesine "pupillanın dilate olması" denir. Bu terim, vücuttaki diğer kanalların ya da damarların genişlemesi için de kullanılabilir. @@ İki göz bebeğinin (pupilla) boyutlarının eşit olması durumu. Sağlıklı bireylerde her iki göz bebeği de aynı büyüklükte olur. @@ Gözbebeğinin yani pupillanın genişlemesi (dilatasyon) anlamına gelmektedir. Bunun tam tersi ise miyozis, yani pupil daralmasıdır. Gözbebeği (pupilla), anatomik olarak ışığın merceğe ulaşmadan önce içinden geçtiği iris içindeki açıklıktır. Boyutu parlak ışıkta hızla daralırken loş ışıkta genişleyen iris kasları tarafından belirlenir. Pupilla tipik olarak her iki gözde de aynı boyuttadır. Fizyolojik süreçler dışında atropin gibi göz damlaları ya da beyinsapı hasarına neden olan travmalar midriyazise neden olabilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PUPILLA[İng.] ile/değil/yerine/= GÖZBEBEĞİ


- PURCHASE :/yerine SATIN ALMAK


- PURE :/yerine SAF


- PUREX-PROZESS[Alm.] ile/değil/yerine/= PÜREKS SÜRECİ


- PUREX-VERFAHREN[Alm.] ile/değil/yerine/= PÜREKS YÖNTEMİ


- PUREX PROCESS[İng.] / PROCÉDÉ PUREX[Fr.] ile/değil/yerine/= PUREX YÖNTEMİ


- PURGING[İng.] ile/değil/yerine/= AYIKLAMA | ARINDIRMA


- PURINE[İng.] ile/değil/yerine/= PÜRİN

( Nükleik asitlerin yapısında bulunan çift halkalı azotlu organik bazlardır.[1]

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PURKINJE EFFECT[İng.] / PURKINJE-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= PURKİNJE ETKİSİ


- EFFET PURKINJE[Fr.] / PURKINJE-PHÄNOMEN[Alm.] ile/değil/yerine/= PURKİNJE OLAYI


- PÜR-MELÂL[Fars.] ile ...

( Gamlı, kederli, sıkıntılı, üzüntülü. )


- PURPOSE :/yerine AMAÇ


- PURSANTAJ[İng. < PERCENTAGE]["PURSUNTAJ" değil!] ile/değil/yerine/= YÜZDE

( Filmlerin sinema salonlarında gösterildiği süre boyunca elde edilen bilet gelirlerinin dağıtım oranı. [Bu oran, yapımcılar, dağıtımcılar ve sinema salonları arasında bilet satışlarından elde edilen kazancın nasıl paylaştırılacağını belirler.] [Pursantaj oranı, genellikle film gösteriminin ilk haftalarında yüksek olur, ardından zamanla düşebilir.] )


- PURSUE :/yerine TAKİP ETMEK, SÜRDÜRMEK


- PUSET[Fr. < POUSSETTE] ile/değil/yerine/= (KÜÇÜK) ÇOCUK ARABASI


- PUSH :/yerine İTMEK


- GICLEUR[Fr.] ile/değil/yerine/= PÜSKÜRTÜCÜ, JET


- PUSS MOTH/TIE TIE[İng.] ile/değil/yerine/= QUEUEFOURCHUE[Fr.] ile/değil/yerine/= DICRANURA VINULA[Lat.] ile/değil/yerine/= GABELSCHWANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇATAL

( On dokuzuncu yüzyıl ingiliz tiyatrosunda panoları ucundan tutan direk. @@ (I) 1. Tezek adı verilen toprakları yatırmak için saban demirinin arkasına takılan çatal ağaç. (*Mudurnu -Bolu) 2. Çocukların taşla kuş vurmakta kullandıkları sapanın ağaç kısmı. (Çaltı *Gelendost -Isparta) 3. Omuzda taşınacak ekin saplarını deste yapmakta kullanılan ucu çatallı ağaç. (Güllüce *Gümüşhacıköy -Amasya) 4. Deste durumundaki ekini yığına taşımak için kullanılan araç. (-Amasya) 5. Dizginlerin birleşme yerleri. (*Bor -Niğde) 6. İki teker arasındaki kundağın üzerindeki tahta. (*Bor -Niğde) @@ (II) Kadın donu. (Kandilli *Bozüyük, *Söğüt -Bilecik) @@ (III) Çengelliiğne. (İnönü -Eskişehir) @@ (IV) Kulpsuz büyük küp. (Yenikent *Aksaray -Niğde) @@ (yolçatağı) (coğrafya) @@ On dokuzuncu yüzyıl ingiliz tiyatrosunda panoları tutan direğe verilen ad. )


- COMPASS[İng.] / BOUSSOLE[Fr.] / KOMPASS[Alm.] ile/değil/yerine/= PUSULA


- PUSULA[İt. < BUSSALO] ile/değil/yerine İLETECİK/BETİK/PUSULA[İt.]/TEZKERE[Ar.]

( Üzerinde kuzey-güney doğrultusunu gösteren bir mıknatıs iğnesi bulunan ve yön saptamak için kullanılan kadranlı aygıt. İLE/DEĞİL/YERİNE Küçük bir kâğıda yazılmış kısa mektup. | Üzerinde alacak hesabı yazılmış kâğıt. | Bir iş için izin verildiğini bildiren resmi kâğıt. | Genellikle ozanların yaşamlarıyla koşuklarından söz eden yapıt. )


- PUSULA[İt. < BUSSALO] ile/değil/yerine/= YÖNDEÇ/YÖNEÇ/İLETECİK


- PUT :/yerine KOYMAK


- PUTREL/POTREL[Fr.] ile/değil/yerine/= DEMİR KİRİŞ

( Yapılarda, demiryollarında kullanılan demir kiriş. )


- PV-P CURVE[İng.] ile/değil/yerine/= PV-P EĞRİSİ


- p.v.[Lat. < PER VAGINAM] ile/değil/yerine/= VAJİNA YOLUYLA


- PVC[İng.] ile/değil/yerine/= PVC


- PY- ile/||/<> PYEL-/PYELO- ile/||/<> PYL-/PYLE-/PYO-

( Cerahatle ilgili, cerahat olması. İLE/||/<> Böbrek pelvisi ile ilgili. İLE/||/<> Portal venle ilgili. )


- PYRIN[İng.] ile/değil/yerine/= PİRİN

( Doğal (innate) bağışıklık sisteminde ve inflamatuar tepki mekanizmalarında görev alan bir protein. MEFV geni tarafından ifade edilir. Bu genin mutasyonu halinde Ailevi Akdeniz ateşi görülebilir. Pirin, aynı zamanda marenostrin adıyla da bilinir (Mare Nostrum, Latincede "bizim deniz" anlamına gelmektedir ve Romalılar tarafından Akdeniz için kullanılmıştır).

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PYTHAGOREAN THEOREM[İng.] ile/değil/yerine/= PİSAGOR TEOREMİ

( Bir dik üçgende, hipotenüs ile dik kenarların uzunlukları arasındaki ilişkiyi ifade eden teoremdir.[1] Başka bir tanımı da şöyle yapılabilir: Bir dik üçgenin iki dik kenarının uzunluklarının kareleri toplamı hipotenüsün uzunluğunun karesine eşittir. Matematiksel olarak a2+b2=c2 biçiminde gösterilir. Bu teorem adını ünlü Yunan filozofu Pisagor'dan alır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- q. 2 h.[Lat. < QUAQUE SECUNDA HORA] ile/değil/yerine/= İKİ SAATTE BİR


- Q-BAND[İng.] / BANDE-Q[Fr.] / Q-BAND[Alm.] ile/değil/yerine/= Q BANDI


- Q-MULTIPLIER[İng.] / MULTIPLICATEUR-Q[Fr.] / Q-VERVIELFACHER[Alm.] ile/değil/yerine/= Q ÇOĞALTICI


- Q FACTOR[İng.] / FACTEUR Q[Fr.] / Q-FAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= Q ETMENİ/ÇARPANI/FAKTÖRÜ


- Q-MACHINE[İng.] / MACHINE Q[Fr.] / Q-MASCHINE[Alm.] ile/değil/yerine/= Q MAKİNESİ


- Q-METER[İng.] / Q-MÈTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= Q METRE


- Q-MESSINSTRUMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= Q ÖLÇER


- Q-PLASMA[İng.] / PLASMA-Q[Fr.] / Q-PLASMA[Alm.] ile/değil/yerine/= Q PLAZMASI


- Q-TEST[İng.] ile/değil/yerine/= Q-TESTİ


- Q.D./QUAQUE DIE, EVERY DAY[İng.] ile/değil/yerine/= HER GÜN


- Q.H./QUAQUE HORA, EVERY HOUR[İng.] ile/değil/yerine/= HER SAAT BAŞI


- Q.İ.D./QUATER İN DİE, FOUR TIMES A DAY[İng.] ile/değil/yerine/= GÜNDE DÖRT KEZ


- Q.M./QUAQUE MANE, EVERY MORNING[İng.] ile/değil/yerine/= HER SABAH


- Q.N/QUAQUE NOCTE, EVERY NİGHT[İng.] ile/değil/yerine/= HER GECE


- Q.N.S./QUANTUM NON SATIS, QUANTITY NOT SUFFICIENT[İng.] ile/değil/yerine/= YETERLİ MİKTARDA DEĞİL


- Q.P./AD.LIB, QUANTUM PLACEAT[İng.] ile/değil/yerine/= ISTENİLDİĞİ KADAR


- Q.Q./QUE QUE, FROM EACH[İng.] ile/değil/yerine/= HER BİRİNDEN


- Q.Q.H/QUAQUE QUATTUOR HORA, Q.T.H/QUAQUE TRIBUS HORA, EVERY FOUR HOURS[İng.] ile/değil/yerine/= DÖRT SAATTE BİR


- Q.R./QUANTUM RECTUM, QUANTITY RIGHT PER[İng.] ile/değil/yerine/= DOĞRU MİKTARDA


- Q.S./SUFFICIENT QUANTITY[İng.] ile/değil/yerine/= YETERLİ MİKTARDA


- QALY/QUALITY ADJUSTED LIFE YEARS[İng.] ile/değil/yerine/= NİTELİĞE AYARLANMIŞ YAŞAM YILLARI


- q.h.[Lat. < QUAQUE HORA] ile/değil/yerine/= HER SAAT, SAATTE BİR


- q.i./q.v.[Lat. < QUANTUM LIBET/VIS] ile/değil/yerine/= İSTENİLDİĞİ KADAR


- q.i.d.[Lat. < QUATER IN DIE] ile/değil/yerine/= GÜNDE DÖRT KEZ


- q.q.h.[Lat. < QUAQUE QUARTA HORA] ile/değil/yerine/= DÖRT SAATTE BİR


- qs.[Lat. < QUANTUM SUFFICIT] ile/değil/yerine/= YETERİ KADAR, GEREKTİĞİ KADAR


- QUADR-/QUADRİ- ile/||/<> TETR-/TETRA-

( Dört, dört kez, dört kat. İLE/||/<> Dört. )


- QUALIFY :/yerine NİTELENDİRMEK, HAK KAZANMAK


- QUALITY :/yerine KALİTE


- QUARRY MACHINE, ROCK CRUSHER, STONE BREAKER, STONE CRUSHER/SAMPHIRES, SEAL FENNEL FAMILY[İng.] ile/değil/yerine/= CONCASSEUR, CONCASEUR DE PIERRES[Fr.] ile/değil/yerine/= SAXIFRAGACEAE[Lat.] ile/değil/yerine/= TAŞKIRAN

( bayındırlık, yapıcılık: Yol, bina vb. yapımında kullanılacak çakıl ya da taşları elde etmek için, büyücek kayaları kırıp ufalamaya yarayan makine. )


- QUARTER :/yerine ÇEYREK


- QUARTERBACK :/yerine OYUN KURUCU (FUTBOL)


- QUARTILE/QUADRATURE/QUADRANT[İng.] ile/değil/yerine/= ÇEYREKLIK

( Bir dizi ya da dağılımı dört eşit parçaya ayıran ve ikinci dörtte birlik niteliğindeki ortancayla birlikte ilk ve son dörtte birlik bölümleri belirleyen üç konumsal ölçüm. )


- QUASAR[İng.] ile/değil/yerine/= KUASAR

( Kuasar, merkezinde bir süper kütleli kara delik bulunan ve bunun etrafındaki akresyon diski ("toplanma diski") sayesinde kazanan bir gök cismidir. Kuasar ismi, İngilizcedeki "quasi-stellar object", yani "yarı yıldızsı cisim" sözcüğünden türemiştir. Nokta kaynak gibi göründüklerinden dolayı, ilk gözlendiklerinde yıldız oldukları düşünülmüştür. Fakat uzaklıkları ve tayfları incelendiğinde yıldız olmadıkları ortaya çıkmıştır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- QUATERNARY STRUCTURE[İng.] ile/değil/yerine/= KUATERNER PROTEİN YAPISI

( Çoğu protein polipeptit zincirlerinden oluşur. Bu polipeptitiler aynı olabilir (bir homodimerde olduğu gibi) ya da farklı olabilir (bir heterodimerde olduğu gibi). Kuaterner yapı, bu polipeptitlerin birbirleriyle etkileşime girdiğine ve daha büyük bir protein kompleksi oluşturduklarında verilen isimdir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- QUESTION :/yerine SORU


- QUICK :/yerine HIZLI


- QUICKLY :/yerine HIZLICA


- QUIET :/yerine SESSİZ


- QUIETLY :/yerine SESSİZCE


- QUIT :/yerine BIRAKMAK


- QUITE :/yerine OLDUKÇA


- quot. op. si.[Lat. < QUOTIES OPUS SIT] ile/değil/yerine/= GEREKLİ ÖLÇÜDE


- QUOTE :/yerine ALINTI YAPMAK


- R./rp.[Lat. < RECIPE] ile/değil/yerine/= ALINIZ, TARİFİ HAZIRLAYINIZ TARİFTE YAZILI OLANLARI EDİNİNİZ/ALINIZ


- RACE :/yerine IRK, YARIŞ


- RACIAL :/yerine IRKSAL


- RAD/RADIATION ABSORBED DOSE[İng.] ile/değil/yerine/= RADYASYON EMILIM DOZU


- RAD[Fr.] ile/değil/yerine/= RAD


- RADAR[İng.] / RADAR[Fr.] ile/değil/yerine/= RADAR


- RADICAL :/yerine KÖKTEN, RADİKAL


- RADİKAL/CEZRİ ile/değil/yerine/= KÖKTEN/KÖKLÜ


- RADİKAL[Fr. < RADICAL] ile/değil/yerine/= KÖKTEN


- RADİKAL/RADICAL[İng.] ile/değil/yerine/= KÖKTEN


- RADİKAL ile/değil/yerine/= KÖKTENCİ


- RADİKALİZM ile/değil/yerine/= KÖKTENCİLİK


- RADİKS/RADIX[İng.] ile/değil/yerine/= SİNİR KÖKÜ


- RADIO :/yerine RADYO


- RADIOMETRIC DATING[İng.] ile/değil/yerine/= RADYOMETRİK TARİHLENDİRME

( Radyoaktif elementlerin bozunumuna dayalı olarak kayaların oluştukları tarihlerin kesin olarak belirlenmesinde kullanılan bir tekniktir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- RADIOTÉLÉPHONIE/TELSIZ TELEFON | RADYOTELEFON/RADIOTÉLÉGRAPHIE/TELSIZ TELGRAF | RADYOTELGRAF/RADIOLOGISTE[Fr. < RADIO] ile/değil/yerine/= RADIOLOGIST/RADIOGRAM[İng.] ile/değil/yerine/= RADIOLOGUE[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYO

( TV. Elektriksel imleri, telsiz olarak yaymak amacıyla elektromıknatıs ışınımdan yararlanma. @@ bk. almaç @@ (fizik) )


- RADOME[İng.] / RADÔME[Fr.] ile/değil/yerine/= RADOM


- RADON; EMANATION; RADIUM EMANATION[İng.] / RADIATION, ÉMANATION DU RADIUM[Fr.] / RADON, RADIUMEMANATION[Alm.] ile/değil/yerine/= RADON


- RADIAN[İng.] / RADIAN[Fr.] ile/değil/yerine/= RADYAN


- MENBA-İ ŞUÂ[Osm.] ile/değil/yerine/= RADYASYON KAYNAĞI


- RADYASYON/RADIATION[İng.] ile/değil/yerine/= IŞINIM


- RADYATÖR ile/değil/yerine/= ISITAÇ/SOĞUTUCU


- RADIO WAVES[İng.] / ONDES RADIO[Fr.] / RADIOWELLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYO DALGALARI


- FUNKFREQUENZ, RADIOFREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYO FREKANSI


- RADIO WINDOW[İng.] / FENÊTRE RADIO[Fr.] / RADIOFENSTER[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYO PENCERESİ


- RUNDFUNK[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYO YAYINI


- RADIO[İng.] / RADIO[Fr.] ile/değil/yerine/= RADYO


- RADIOAKTIVER ABFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOAKTİF ATIK


- ÉQUILIBRE RADIOACTIF[Fr.] / RADIOAKTIVES GLEICHGEWICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOAKTİF DENGE


- CONCENTRATION RADIOACTIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= RADYOAKTİF DERİŞİM


- RADIOACTIVE ELEMENT[İng.] ile/değil/yerine/= RADYOAKTİF ELEMENT


- RADIOAKTIVER RÜCKSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOAKTİF KALINTI


- RADIOAKTIVE QUELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOAKTİF KAYNAK


- RADIOACTIVE MATERIAL[İng.] ile/değil/yerine/= RADYOAKTİF NESNE


- RADIOAKTIVES ELEMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOAKTİF ÖĞE


- RADYOAKTİF/RADIOACTIVE[İng.] ile/değil/yerine/= IŞIN ETKIN


- RADYOAKTİF[Fr. < RADIOACTIVE] ile/değil/yerine/= IŞIN ETKİN


- RADYOAKTİF/RADYOAKTİVİTE[Fr.] ile/değil/yerine/= IŞINETKİN/LİK

( Alfa, beta, gama ışınlarını yayma özelliği. )


- MÉTHODES DE DATATION RADIOACTIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= RADYOAKTİF YAŞ TAYİNİ YÖNTEMLERİ


- ÉMANATION RADIOACTIVE[Fr.] / RADIOAKTIVE EMANATION[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOAKTİF YAYILIM/YAYILMA


- RADIOACTIVE[İng.] / RADIOAKTIV[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOAKTİF


- RADIOAKTIVIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOAKTİFLEŞTİRME


- RADYOAKTİVİTE/RADIOACTIVITY[İng.] ile/değil/yerine/= IŞIN ETKINLİK


- RADIOAKTIVITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOAKTİVİTE


- RADIO ASTRONOMY[İng.] / RADIOASTRONOMIE[Fr.] ile/değil/yerine/= RADYOASTRONOMİ


- DÉCHÉANCE RADIOACTIF[Fr.] ile/değil/yerine/= RADYOATİK BOZUNMA


- RADYOATKİF TAHALLÜL[Osm.] ile/değil/yerine/= RADYOATKİF BOZUNMA


- RADIO-IMMUNITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= RADYOBAĞIŞIKLIK


- RADIOBIOLOGY[İng.] / RADIOBIOLOGIE[Fr.] / RADIOBIOLOGIE, STRAHLENBIOLOGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOBİYOLOJİ


- RADIODERMATITIS[İng.] / RADIODERMITE[Fr.] ile/değil/yerine/= RADYODERMİT


- RADIODIAGNOSTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYODİAGNOSTİK


- RADIOSENSIBILITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= RADYODUYARLIK


- RADYOEKOLOJİ ile/değil/yerine/= IŞINÇEVREBİLİM


- RADIOECOLOGY[İng.] / RADIOÖKOLOGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOEKOLOJİ


- RADIOELEMENT[İng.] / RADIOELEMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOELEMENT


- RADIOPHOTOLUMINESCENCE[İng.] / RADIOPHOTOLUMINESZENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOFOTOIŞILDAMA


- RADIOFREQUENCY CURRENT[İng.] / COURANT RADIOFRÉQUENCE[Fr.] / FUNKFREQUENZSTROM, RADIOFREQUENZSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOFREKANS AKIMI


- RADIO FREQUENCY[İng.] / RADIOFRÉQUENCE[Fr.] ile/değil/yerine/= RADYOFREKANS


- RADIOASTRONOMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOGÖKBİLİM


- RADYOGRAFİ/RADIOGRAPHY[İng.] ile/değil/yerine/= X-IŞINLI GÖRÜNTÜLEME


- RADYOGRAFİ ile/değil/yerine/= IŞINYAZIM


- RADIOGRAPHY[İng.] / RADIOGRAPHIE[Fr.] / DURCHSTRAHLUNG, RADIOGRAPHIE, RÖNTGENOGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOGRAFİ


- RADIOKARTOGRAPH[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOHARİTA


- RADIOCARTOGRAPHIE[Fr.] ile/değil/yerine/= RADYOHARİTAÇİZİM


- RADIOLÉSION[Fr.] ile/değil/yerine/= RADYOHASAR


- RADIOLUMINESCENCE[İng.] / RADIOLUMINESCENCE[Fr.] / RADIOLUMINESZENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOIŞILDAMA


- RADIOISOTOPE[İng.] / RADIO-ISOTOPE[Fr.] / RADIOISOTOP[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOİZOTOP


- RADICARBON DATING[İng.] ile/değil/yerine/= RADYOKARBON TARİHLEME


- RADIOKOHLENSTOFFDATIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOKARBON TARİHLENDİRMESİ


- RADIOCARBON DATING[İng.] / DATATION PAR LE RADIOCARBONE[Fr.] ile/değil/yerine/= RADYOKARBON YAŞ TAYİNİ


- RADIOKARBONMETHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOKARBON YÖNTEMİ


- RADIOCARTOGRAPHY[İng.] ile/değil/yerine/= RADYOKARTOGRAFİ


- RADIOPROTECTION[Fr.] ile/değil/yerine/= RADYOKORUNUM


- RADIOLYSIS[İng.] / RADIOLYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOLİZ


- RADYOLOJİ[Fr. < RADIOLOGIE] ile/değil/yerine/= IŞIN BİLİMİ


- RADYOLOJİ/RADIOLOGY[İng.] ile/değil/yerine/= IŞIN BİLİMİ


- RADIOLOGIE[Fr.] ile/değil/yerine/= RADYOLOJİ


- RADYOLOJİK[Fr. < RADIOLOGIQUE] ile/değil/yerine/= RADYOLOJİ İLE İLGİLİ


- RADYOLOJİ/K ile/değil/yerine/= IŞINBİLİM/SEL


- RADYOLÜSENT/RADIOLUCENT[İng.] ile/değil/yerine/= IŞIN GEÇİRİR


- RADIOMÉTALLOGRAPHIE[Fr.] ile/değil/yerine/= RADYOMETALOGRAFİ


- RADIOMÈTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= RADYOMETRE


- RADIOMÉTRIE[Fr.] ile/değil/yerine/= RADYOMETRİ


- RADIOMETRISCHE ALTERSBESTIMMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOMETRİK YAŞ TAYİNİ


- RADIOMETRISCHES ALTER[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOMETRİK YAŞ


- RADIONUCLIDE DIFFUSION[İng.] ile/değil/yerine/= RADYONÜKLİT DİFÜZYONU


- RADYONÜKLIT/RADIONUCLİDE[İng.] ile/değil/yerine/= IŞINLI ÇEKİRDEK


- DIFFUSION DE RADIONUCLÉIDES[Fr.] / RADIONUKLID-DIFFUSION[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYONÜKLİT YAYILMASI/YAYINIMI


- RADIONUCLÉIDE[Fr.] ile/değil/yerine/= RADYONÜKLİT


- RADIONÉCROSE[Fr.] ile/değil/yerine/= RADYOÖLÜMSER


- RADYOOPAK/RADIOPAQUE[İng.] ile/değil/yerine/= IŞIN GEÇİRMEZ


- RADYOOPASITE/RADIOPACITY[İng.] ile/değil/yerine/= IŞIN GEÇİRMEZLİK


- RADYOPROTEKSİYON/RADIOPROTECTION[İng.] ile/değil/yerine/= IŞINDAN KORUNUM


- RADIOTHERAPIE[Fr.] ile/değil/yerine/= RADYOSAĞALTIM


- RADIOTRANSPARENT[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOSAYDAM


- RADIOSCOPY[İng.] / RADIOSCOPIE[Fr.] / DURCHLEUCHTUNGSAPPARAT[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOSKOPİ


- RADIOSONDE[İng.] / RADIOSONDE[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOSONDA


- RADIODIAGNOSTIC[İng.] / RADIODIAGNOSTIC[Fr.] ile/değil/yerine/= RADYOTANI


- RADIOTÉLÉPHONIE[Fr.] ile/değil/yerine/= RADYOTELEFON


- RADIOTÉLÉMÉTRIE[Fr.] ile/değil/yerine/= RADYOTELEMETRİ


- RADIO TELESCOPE[İng.] / RADIOTÉLESCOPE[Fr.] / RADIOTELESKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOTELESKOP


- RADIOTÉLÉVISION[Fr.] ile/değil/yerine/= RADYOTELEVİZYON


- RADYOTERAPİ/RADIOTHERAPY[İng.] ile/değil/yerine/= IŞIN SAĞALTIMI


- RADYOTERAPİ ile/değil/yerine/= IŞIN SAĞALTIMI/TEDAVİSİ


- RADIOTHERAPY[İng.] / STRAHLENTHERAPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOTERAPİ


- RADIOTHERMOLUMINESCENCE[İng.] ile/değil/yerine/= RADYOTERMALIŞILDAMA


- RADIOTHERMOLUMINESZENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOTERMOİŞILDAMA


- RADIOTOXICITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= RADYOTOKSİSİTE


- RADIOGONIOMÉTRIE[Fr.] ile/değil/yerine/= RADYOYÖNBULUM


- RADIUM CELL[İng.] / CELLULE DU RADIUM[Fr.] / RADIUMZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYUM GÖZESİ/HÜCRESİ


- RADIUM NEEDLE[İng.] / AIGUILLE DU RADIUM[Fr.] / RADIUMNADEL[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYUM İĞNESİ


- RADIUM PLAQUE[İng.] / PLAQUE DE RADIUM[Fr.] ile/değil/yerine/= RADYUM LEVHASI


- RADIUMPAKET[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYUM PAKETİ


- RADIUM DATING[İng.] / DATATION PAR LE RADIUM[Fr.] / RADIUM-ALTERSBESTIMMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYUM YAŞ TAYİNİ


- RADIUM[İng.] / RADIUM[Fr.] / RADIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYUM


- RAF[Fars.] | CAMEKÂN/CÂME-KEN[Fars.]/VİTRİN[Fr.] ile/değil/yerine/= SERGEN

( Üstüne öteberi koymak için duvara ya da bir dolabın içine, birbirine paralel olarak tutturulmuş, genellikle geniş, uzun tahta ya da metal levha. | Giyinilecek yer. / Bir dükkân ya da mağazanın, dışarıdan, camla ayrılan ve mal sergilemek için kullanılan yeri. )


- RAF ile/değil/yerine/= SEREK


- RAFİNAJ[Fr.] ile/değil/yerine/= ARITIM


- RAFİNERİ[Fr.]/TASFİYEHANE[Ar.+Fars.] ile/değil/yerine/= ARITIMEVİ


- RAĞBET GÖSTERMEK/İLTİFAT ETMEK ile/değil/yerine/= İLGÍSTEK GÖSTERMEK


- RAĞBET KAZANMAK ile/değil/yerine/= İLGÍSTEK GÖRMEK


- RAĞBET ile/değil/yerine/= İSTEK, ARZU, İYİ KABUL EDİLME | İSTEKLE KARŞILAMA


- RAGE BAIT ile/değil/yerine/= ÖFKE YEMİ


- RAĞMEN/MUKABİL[Ar.] ile/değil/yerine/= KARŞIN


- RAIL :/yerine RAY, DEMİRYOLU


- RAIN :/yerine YAĞMUR


- RAISE :/yerine YÜKSELTMEK


- RAKET[Fr. < Ar.] ile/değil/yerine/= VURAÇ | TOKAÇ

( Masatopu, alantopu gibi oyunlarda topa vurmak için kullanılan, oval tahta bir kasnağa gerilmiş bir ağı olan, uzunca saplı araç. | Çamaşır yıkarken kullanılan, tahtadan, yassı tokmak. )


- RAKIM[Ar.] ile YÜKSEKLİK

( TEFÂZUL-İ İRTİFÂ': İki noktanın deniz yüzeyinden yükseklikleri arasındaki fark. )

( ELEVATION/ALTITUDE vs. HEIGHT )


- RÂKIM-I HURÛF/RÂKIM-ÜL-HURÛF(MUHARRİR) ile/değil/yerine/= YAZARI


- RAKİP/HASIM[Ar.] ile/değil/yerine/= ÇEKİŞTEŞ/KARŞIDAŞ/YARIŞTAŞ