Bugün[02 Nisan 2026]
itibarı ile 27.105 başlık/FaRk ile birlikte,
27.105 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(74/110)


- NEUTRON RADIOGRAPHY[İng.] ile/değil/yerine/= NÖTRON IŞINIM İZGESİ


- NEUTRON SOURCES[İng.] / SOURCES DE NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENQUELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON KAYNAKLARI


- NEUTRON DIFFRACTION METHOD[İng.] / MÉTHODE DE DIFFRACTION DES NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENBEUGUNGSMETHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON KIRINIMI YÖNTEMİ


- NEUTRON DIFFRACTION[İng.] / DIFFRACTION DES NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENBEUGUNG, NEUTRONENDIFFRAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON KIRINIMI


- NEUTRON DIFFRACTOMETER[İng.] / DIFFRACTOMÈTRE À NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENBEUGUNGSMETER, NEUTRONENDIFFRAKTOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON KIRINIMÖLÇERİ


- NEUTRON MAGNETIC MOMENT[İng.] / MOMENT MAGNÉTIQUE DU NEUTRON[Fr.] / NEUTRONENMAGNETISCHES MOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON MANYETİK MOMENTİ


- NEUTRON OPTICS[İng.] / OPTIQUE NEUTRONIQUE[Fr.] / NEUTRONENOPTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON OPTİĞİ


- NEUTRONENRADIOGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON RADYOGRAFİSİ


- NEUTRON NUMBER[İng.] / NOMBRE DE NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON SAYISI


- NEUTRON ABSORBER[İng.] / ABSORBEUR DU NEUTRON[Fr.] / NEUTRONENABSORBER[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON SOĞURUCU


- NEUTRON SPECTRUM[İng.] / SPECTRE NEUTRONIQUE[Fr.] / NEUTRONENSPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON TAYFI/SPEKTRUMU


- NEUTRON CROSS SECTION[İng.] / SECTION EFFICACE NEUTRONIQUE[Fr.] / NEUTRONENQUERSCHNITT[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON TESİR KESİTİ


- NEUTRON HOWITZER[İng.] / OBUS À NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENHAUBITZE[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON TOPU


- NEUTRON GENERATION[İng.] / GÉNÉRATION DE NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENERZEUGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON ÜRETİMİ


- NEUTRON CAPTURE[İng.] / CAPTURE NEUTRON[Fr.] / EINFANGEN VON NEUTRONEN, NEUTRONENEINFANG[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON YAKALAMA/YAKALANMASI


- NEUTRON CAPTURE CROSS SECTION[İng.] / SECTION EFFICACE DE CAPTURE NEUTRONIQUE[Fr.] / NEUTRONENEINFANGSQUERSCHNITT[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON YAKALA(N)MA TESİR KESİTİ


- NEUTRON REFLECTION[İng.] / RÉFLEXION DES NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENREFLEXION[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON YANSIMASI


- NEUTRON REFLECTOR[İng.] / RÉFLECTEUR DE NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENREFLEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON YANSITICISI


- NEUTRON AGE[İng.] / NEUTRONENALTER[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON YAŞI


- NEUTRON MODERATOR[İng.] / MODÉRATEUR DE NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENMODERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON YAVAŞLATICISI


- SLOWING DOWN AREA OF NEUTRON[İng.] / NEUTRONENBREMSFLÄCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON YAVAŞLA(T)MA ALANI


- NEUTRON STAR[İng.] / ÉTOILE À NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENSTERN[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON YILDIZI


- NEUTRON DENSITY[İng.] / DENSITÉ NEUTRONIQUE[Fr.] / NEUTRONENDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON YOĞUNLUĞU


- NEUTRONENGIFT[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON ZEHİRİ


- NEUTRON[İng.] / NEUTRON[Fr.] / NEUTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON


- NOUS[Yun.] değil/yerine/= EVRENİN DÜZENLEYİCİ İLKESİ


- NOVARGAN[İng.] ile/değil/yerine/= NOVARGAN


- NOVASPIRIN[İng.] ile/değil/yerine/= NOVASPİRİN


- NOVASULOR[İng.] ile/değil/yerine/= NOVASULOR


- NOVEL :/yerine ROMAN, YENİ


- NOW :/yerine ŞİMDİ


- NOWHERE :/yerine HİÇBİR YERDE


- NOZOKOMİYAL/NOSOCOMIAL[İng.] değil/yerine/= HASTANE KAYNAKLI


- NOZOLOJİ/NOSOLOGY[İng.] değil/yerine/= SAYRILIK SINIFLANDIRMA BİLİMİ


- BEC[Fr.] / DÜSE[Alm.] ile/değil/yerine/= NOZÜL


- SEMI-CONDUCTEUR DE TYPE NP[Fr.] ile/değil/yerine/= NP TİPİ YARI İLETKEN


- SEMI-CONDUCTEUR NP[Fr.] / NP-HALBLEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= NP YARI İLETKEN


- TRANSISTOR NPN[Fr.] / NPN-TRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= NPN TRANSİSTÖR


- n.p.o.[Lat. < NULLA PER OS] değil/yerine/= AĞIZDAN HİÇBİR ŞEY ALINMAYACAK


- NUCLEAR :/yerine NÜKLEER


- NÜFUS CÜZDANI değil NÜFUS KÂĞIDI/ÇOĞA/YURTTAŞ/VATANDAŞ KİMLİĞİ


- NÜFUS[Ar.]/POPÜLASYON[İng./Fr. < POPULATION] değil/yerine/= ÇOĞA | TOPLULUK


- NÜFÛS[Ar. < NEFS] ile NÜFÛZ/İÇEGEÇİ[Ar.]

( Canlar. | Kişiler. İLE İçe geçme/işleme. | Sözü geçme/dinlenme. )


- PENETRATION DEPTH[İng.] / PROFONDEUR DE PÉNÉTRATION[Fr.] / DURCHGRIFFTIEFE, EINDRINGTIEFE, EINWIRKTIEFE[Alm.] ile/değil/yerine/= NÜFUZ DERİNLİĞİ


- PENETRATION[İng.] / PÉNÉTRATION[Fr.] / DURCHDRINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= NÜFUZ ETME


- NÜFÛZ ETMEK değil/yerine/= İÇEGEÇMEK/İÇİNE İŞLEMEK


- NÜFUZ/LU değil/yerine/= SÖZÜGEÇİ/SÖZGEÇİRİCİLİK / SÖZÜGEÇER


- NUJOL[İng.] ile/değil/yerine/= NUJOL


- NÜKLEAZ[İng. NUCLEASE] ile/||/<> EGZONÜKLEAZ[İng. EXONUCLEASE] ile/||/<> RESTRİKSİYON PARÇA UZUNLUK POLİMORFİZMİ (RFLP)[İng. RESTRICTION FRAGMENT LENGTH POLYMORPHISM]

( Nükleik asitlerdeki bağları kıran bir enzim. Deoksiribonükleaz (DNAase) ve Ribonükleaz (RNAase). @@ Fosfodiester bağının hidrolizinde katalizör görevi gören bir çeşit nükleaz. DNA polymeraz I'in 3' dan 5' a doğru egzonükleaz aktivitesi vardır. @@ Restriksiyon (kısaltma) görevli belirli endonükleaz enzimlerinin (EcoRI, PstI, BglII gibi) DNA parçalarını oluşturması ile belirlenen genetik çok sayıda çeşitlilik. Homolog DNA dizilerindeki bu farklılık, DNA'nın restriksiyon enzimleriyle parçalanması ve ardından işaretlenerek analizinin yapılması ile tespit edilir. İşaretlemede kullanılan problar konumlara özgüdür.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- NUCLEASE[İng.] ile/değil/yerine/= NÜKLEAZ


- KERNQUADRUPOLRESONANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= NÜKLEER DÖRT KUTUPLU REZONANS


- KERNRELAXATION[Alm.] ile/değil/yerine/= NÜKLEER DURULMA


- ÉNERGIE NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= NÜKLEER ENERJİ


- NÜKLEER FİZİK[İng. NUCLEAR PHYSICS] ile/||/<> NÜKLEOZOM[İng. NUCLEOSOME]

( Atom çekirdeğinin fiziksel ve kimyasal özelliklerini, yapısını ve etkileşimlerini inceleyen bilim dalıdır.[1] Çekirdek fiziği olarak da bilinir. Fosillerin yaşı ve Dünya'nın kendisi de dahil olmak üzere kayaların ve diğer jeolojik özelliklerin yaşını tayin ederken kullanılan radyometrik tarihleme yöntemi, nükleer enerji santralleri, atom bombaları nükleer fiziğin uygulamalarından bazılarıdır. @@ Ökaryotik kromozomların boncuk benzeri bir yapısı. Sekiz histon molekülünden oluşan bir çekirdekten ve yaklaşık 150 baz çifti içeren bir DNA parçasından oluşur. Her bir nükleozom yaklaşık 50 baz çifti içeren bir bağlayıcı DNA dizisi ile birbirinden ayrılır. Nükleozom yapısı, interfaz sırasında DNA'yı kopmak formuna getirmeye yardımcı olur. Aksi takdirde, bir kromozomun doğrusal uzunluğu, çekirdeğin çapından daha büyük olur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- NUCLEAR POWER PLANT[İng.] / CENTRALE DE LA PUISSANCE NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNKRAFTWERK[Alm.] ile/değil/yerine/= NÜKLEER GÜÇ SANTRALİ


- KERNSTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= NÜKLEER IŞIN/IM


- KERNMAGNETISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= NÜKLEER MIKNATISLIK


- KERNMOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= NÜKLEER MOMENT


- NUCLEAR REACTOR[İng.] / KERNREAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= NÜKLEER REAKTÖR


- CYCLE DU COMBUSTIBLE NUCLÉAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= NÜKLEER YAKIT ÇEVRİMİ


- BACK-END OF NUCLEAR FUEL CYCLE[İng.] ile/değil/yerine/= NÜKLEER YAKIT ÇEVRİMİNİN SON AŞAMASI


- COMBUSTIBLE NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNBRENNSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= NÜKLEER YAKIT


- NÜKLEER değil/yerine ÇEKİRDEKSEL


- NUCLEIDIC MASS[İng.] ile/değil/yerine/= NÜKLEİDİK KÜTLE


- NÜKLEİK ASİT[İng. NUCLEIC ACID] ile/||/<> ANTİANLAMLI DNA/RNA[İng. ANTISENSE DNA/RNA] ile/||/<> DENATÜRASYON[İng. DENATURATION] ile/||/<> FLOROFOR[İng. FLUOROPHORE] ile/||/<> GENETİK HİBRİTLEŞTİRME[İng. GENETIC HYBRIDIZATION]

( Canlılardaki en büyük molekül tipi. Proteinleri kodlayan ve nükleotit zinciri. Nükleik asit çeşitleri; DNA ve RNA. @@ Bir genin kodlayan/anlamlı sarmalını tamamlayan tek sarmallı nükleik asit. Aynı zamanda aynı genden üretilen mRNA'ya da tamamlayıcıdır. @@ Bir makromolekülük geri dönüşümü olmaksızın yapısının bozulması ya da değişimidir. Primer yapısını bozmadan bir protein, nükleik asit ya da bir başka makromolekülün fiziksel özelliklerinin ve üç boyutlu yapısının değişimidir. Isıtma, yüksek basınç ve tuz derişimi gibi etkenler proteinlerin yapısını bozar. Bu olaya denatürasyon denir. Yapısı bozulan protein artık biyolojik olarak aktif olmayan proteindir. @@ Işığı belirli bir dalga boyunda emme ve daha sonra daha uzun bir dalga boyunda ışık yayma yeteneğine sahip moleküllerdir. Bu süreç "floresan" olarak adlandırılır. Proteinler, nükleik asitler ve küçük organik moleküller dahil olmak üzere çok çeşitli molekül florofor olabilir. Floresin, rodamin, siyanin, GFP çeşitli florofor örnekleridir. @@ Birbirini tamamlayan nükleik asit dizilerinin belirli bir düzende yeniden eşleştirilmesi. Genetik olarak uzak popülasyonlardaki bireylerin hibrit oluiturması için çiftleştirilmesi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- NÜKLEİK ASIT/NUCLEİC ACİD[İng.] değil/yerine/= ÇEKİRDEK ASIDİ


- NUCLEIN[İng.] / NUCLÉINE[Fr.] / NUKLEIN[Alm.] ile/değil/yerine/= NÜKLEİN


- NUCLEOPHILIC ATOM[İng.] / NUCLEOPHILES ATOM[Alm.] ile/değil/yerine/= NÜKLEOFİLİK ATOM


- NÜKLEOL/NUCLEOL[İng.] değil/yerine/= ÇEKİRDEKÇİK


- NÜKLEOPLAZMA değil/yerine/= ÇEKİRDEK SIVISI


- NÜKLEOTİT[İng. NUCLEOTIDE] ile/||/<> ARTIK BİLEŞİK[İng. RESIDUE] ile/||/<> CHARGAFF KURALI[İng. CHARGAFF RULE] ile/||/<> DEOKSİRİBOZ[İng. DEOXYRIBOSE] ile/||/<> ENDONÜKLEAZ[İng. ENDONUCLEASE]

( Nükleik asitlerin yapı taşı. Riboz ya da deoksiriboza bağlı herhangi bir pürin ya da pürimidinden oluşur. @@ Daha büyük bir molekülün parçası oldukları zaman, aminoasitlere ya da nükleotitlere verilen isim. @@ Herhangi bir türe ait DNA'nın nükleotite parçalandığında ortamda bulunan toplam adenin miktarının timine, guanin miktarının sitozine eşit olması durumudur. @@ Beş karbonlu bir şekerdir. @@ Polinükleotit zincirindeki nükleotitler arasındaki fosfodiester bağını kesen bir nükleaz. Restirikriyon endonükleazı; DNA yı belirli yerlerden kesen bir endonükleazdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- NÜKLEOTİT/NUCLEOTİDE[İng.] değil/yerine/= ÇEKİRDEK YAPI TAŞI


- NÜKLEUS/NÜVE/NUCLEUS[İng.] değil/yerine/= ÇEKİRDEK


- NUCLIDE[İng.] / NUCLÉIDE[Fr.] ile/değil/yerine/= NÜKLİT


- NÜKS/RECURRENCE[İng.] değil/yerine/= YINELENME


- NÜKUL değil/yerine/= CAYIM


- NUMARA değil/yerine/= SAYIT


- NÜMAYİŞ değil/yerine/= GÖSTERİ


- NÜMÂYİŞ[Fars.] değil/yerine/= GÖSTERİŞ


- NUMBER :/yerine SAYI


- NUMEN değil/yerine/= ÖZİÇ


- NÜMERASYON değil/yerine/= SAYILAMA


- NUMEROUS :/yerine ÇOK SAYIDA


- NUMISMATIC[İng.] değil/yerine/= NÜMİZMATİK

( Nümizmatik (meskûkât), genellikle eski olmak üzere sikke, kağıt paralar ve madalyaları inceleyen ve bunları sınıflandıran bilim dalıdır. Ayrıca tarih bilimine yardımcı bilim dallarından birisidir. Kimi kaynaklarda "Sikkecilik" olarak da geçer.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- NÜMÜLER/NUMMULAR[İng.] değil/yerine/= PARA BÜYÜKLÜĞÜNDE VE BİÇİMINDE


- SAMPLE MEAN[İng.] ile/değil/yerine/= NUMUNE ORTALAMASI


- NUMUNE/SAMPLE[İng.] değil/yerine/= ÖRNEK


- SAMPLE STANDARD DEVIATION[İng.] ile/değil/yerine/= NUMUNE STANDART SAPMASI


- NUMUNE/EMSAL değil/yerine/= ÖRNEK


- NÜMUNE[Fars.]/MOSTRALIK[İt.] değil/yerine/= GÖSTERMELİK

( Göstermelik. | Kötü ya da yersiz davranışlarıyla göze batan kişi. )


- NUR/ZİYÂ[Ar.] değil/yerine/= IŞIK/AYDINLIK


- NURSE :/yerine HEMŞİRE


- NUSSELT NUMBER[İng.] / NOMBRE DE NUSSELT[Fr.] / NUSSELT-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= NUSSELT SAYISI


- NUT :/yerine KURUYEMİŞ, FINDIK


- NÜTASYON/NUTATION değil/yerine/= ÜĞRÜM, DÖNDERGEÇ, BAŞ SALLAMALARI

( Yer'in dönme ekseninin, yaptığı koni devinimi boyunca dalgalanması. )


- NUTRACEUTICAL[İng.] değil/yerine/= NUTRASÖTİK

( Gıda ya da gıdanın bir parçası olup hastalığın önlenmesi ve tedavisi de dahil olmak üzere bazı tıbbi yararlar sağlayan herhangi bir madde.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- NÜTRİSYON/NUTRITION[İng.] değil/yerine/= BESLENME


- NUTUK/HİTÂBE/DİSKUR değil/yerine/= SÖYLEV/SÖYLERGE

( ATATÜRK'ÜN GENÇLİĞE HİTABI


      Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.

      Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur.

Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir.

İstikbalde dahi, seni, bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici bedhahların olacaktır.

Bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraatini düşünmeyeceksin!

Bu imkân ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir.

İstiklâl ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, tüm dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler.

Cebren ve hile ile aziz vatanın, tüm kaleleri zapt edilmiş, tüm tersanelerine girilmiş, tüm orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.

Tüm bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler.

Hatta bu iktidar sahipleri, şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler.

Millet, fakr u zarûret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.



      Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen;
Türk istiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda, mevcuttur!



ATATÜRK

(Nutuk, 20 Ekim 1927)

)


- NÜVE değil/yerine/= ÇEKİRDEK


- NÜVE değil/yerine/= NENÖZ


- NYHA/NEW YORK HEART ASSOCİATION[İng.] değil/yerine/= NEW YORK KALP DERNEĞİ


- NYQUIST NOISE THEOREM[İng.] / THÉORÈME DU BRUIT DE NYQUIST[Fr.] / NYQUIST-RAUSCHTHEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= NYQUİST GÜRÜLTÜ KURAMI/TEOREMİ


- O-LINE[İng.] / RAIE O[Fr.] / O-LINIE[Alm.] ile/değil/yerine/= O ÇİZGİSİ


- O-ELECTRON[İng.] / ÉLECTRON O[Fr.] / O-ELEKTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= O ELEKTRONU


- O-EMRAM/OUTPATIENT ELECTRONIC MEDICAL RECORD ADOPTION MODEL[İng.] değil/yerine/= AYAKTAN HASTA ELEKTRONİK TIBBİ KAYIT BENIMSEME MODELİ


- O-SHELL[İng.] ile/değil/yerine/= O KABUĞU


- O-SCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= O-KATMANI


- O SEBEPTEN yerine O NEDENLE


- COUCHE O[Fr.] ile/değil/yerine/= O TABAKASI


- O-TOLIDINE[İng.] / O-TOLIDINE[Fr.] / O-TOLIDIN[Alm.] ile/değil/yerine/= O-TOLİDİN


- O.D./OCULUS DEXTER[İng.] değil/yerine/= SAĞ GÖZE


- O.S./OCULUS SİNISTER[İng.] değil/yerine/= SOL GÖZE


- OAA/EVENT TREE ANALYSIS[İng.] değil/yerine/= OLAY AĞACI ÇÖZÜMLEMESİ


- OASM SYSTEM[İng.] ile/değil/yerine/= OASM DİZGESİ


- SYSTÈME OASM[Fr.] / OASM-SYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= OASM SİSTEMİ


- obduc.[Lat. < OBDUCE, OBDUCATUR] değil/yerine/= SÜRÜLSÜN


- ÖBEK = GROUP[İng.] = GROUPE[Fr.] = GRUPPE[Alm.] = GRUPO[İsp.]


- OBELİSK[Fr.] değil/yerine/= DİKİLİTAŞ


- OBERMAYER'S REAGENT[İng.] / OBERMAYER'S REAGENS[Alm.] ile/değil/yerine/= OBERMAYER BELİRTİCİ


- OBERMAYER'S TEST[İng.] / TEST DE OBERMAYER[Fr.] / OBERMAYER'S PRÜFUNG (PROBE)[Alm.] ile/değil/yerine/= OBERMAYER DENEYİ


- RÉACTIF OBERMAYER[Fr.] ile/değil/yerine/= OBERMAYER REAKTİFİ


- OBERMÜLLER'S TEST[İng.] / TEST DE OBERMÜLLER[Fr.] / OBERMÜLLER'S PRÜFUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= OBERMÜLLER DENEYİ


- OBESOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= OBEZOFOBİ

( Kilo alma korkusu.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- OBEZ/OBESE[İng.] değil/yerine/= ŞİŞMAN


- OBEZİTE/OBESITY[İng.] değil/yerine/= ŞİŞMANLIK


- OBJE[Fr./İng. < OBJECT] değil/yerine/= NESNE


- OBJECT :/yerine NESNE


- OBJECTİVE SENSUALİSM değil/yerine/= NESNEL DUYUMCULUK


- OBJECTIVE :/yerine AMAÇ, NESNEL


- OBJEKTİF["OBJEKTİV" değil!]/OBJECTIVE[İng.] değil/yerine/= NESNEL | MERCEK DÜZENEĞİ


- OBJEKTİF[Fr./İng.] değil/yerine/= MERCEK

( Fotoğraf makinesi, mikroskop, dürbün vb. optik araçlarda nesnelerden gelen ışınları alıp ekran üzerine aktaran mercek ya da mercek düzeni. | Nesnel[subjektif] karşıtı. )


- OBJEKTİF değil/yerine/= NESNEL


- OBJEKTİVİST değil/yerine/= NESNELCİ


- OBJEKTİVİZM değil/yerine/= NESNELCİLİK


- OBLIGATION :/yerine YÜKÜMLÜLÜK


- OBLITERASYON/OBLITERATION[İng.] değil/yerine/= TAM KAPANMA


- OBLITERE/OBLITERATED[İng.] değil/yerine/= KAPANMIŞ


- OBLIVION[İng.] ile/değil/yerine/= OBLİVİON


- OBO/OPEN BIOLOGICAL AND BIOMEDICAL ONTOLOGY[İng.] değil/yerine/= AÇIK BİYOLOJİK VE BİYOMEDİKAL ONTOLOJİ


- OBRİGADO[Lat.] ile OBRİGADA[Lat.]

( Teşekkür ederim. İLE Teşekkür ederim. )

( Brezilya'lı erkeklerin kullanımı. İLE Brezilya'lı kadınların kullanımı. )


- OBSERVATION :/yerine GÖZLEM


- OBSERVE :/yerine GÖZLEMLEMEK


- OBSERVER BİAS değil/yerine/= GÖZLEMCİ YANLILIĞI


- OBSERVER :/yerine GÖZLEMCİ


- OBSESİF-KOMPÜLSİF BOZUKLUK/OBSESSIVE-COMPULSIVE DISORDER[İng.] değil/yerine/= TAKINTI-ZORLANTI BOZUKLUĞU


- OBSESİF değil/yerine/= TAKINTILI


- OBSESYON/OBSESSION[İng.] değil/yerine/= TAKINTI


- ZULMET-İ CEHL-İ İLTİZAM[Ar.]/OBSKÜRANTİZM[İng. < OBSCURANTISM] değil/yerine/= BİLMESİNLERCİLİK


- OBSKÜRANTİZM değil/yerine/= KARARTMACILIK


- OBTAIN :/yerine ELDE ETMEK


- ÖBÜR/ÖTEKİ DİLLER ile/ve/<>/değil/yerine TÜRKÇE

( )

( [not] OTHER LANGUAGES vs./and/<>/but TURKISH )


- ÖBÜR DÜNYA BİLGİSİ = İLM-ÜL-AHİRET = ESCHATOLOGY[İng.] = ESCHATOLOGIE[Fr., Alm.] = ESCHATON:SON LOGOS[Yun.]


- OBVIOUS :/yerine AÇIK, BARİZ


- OBVIOUSLY :/yerine AÇIKÇA


- OBZERVASYON/OBSERVATION[İng.] değil/yerine/= GÖZLEM


- OCCASION :/yerine FIRSAT, VESİLE


- OCCASIONALLY :/yerine ARA SIRA


- OCCIPITAL LOBE[İng.] değil/yerine/= ARTKAFA LOBU

( Beyin kabuğunun görme işlevinde kullanılan bölümüdür.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- OCCIPITAL LOBE[İng.] değil/yerine/= OKSİPİTAL LOP

( Beyin kabuğunun görme işlevinde kullanılan bölümüdür.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- OCCUPATION :/yerine MESLEK, İŞGAL


- OCCUPATIONAL DISEASE[İng.] değil/yerine/= MESLEK HASTALIĞI


- OCCUPY :/yerine İŞGAL ETMEK


- OCCUR :/yerine MEYDANA GELMEK


- OCEAN :/yerine OKYANUS


- OCEANOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= OŞİNOGRAFİ

( Okyanusların fiziksel ve kimyasal özelliklerini, okyanuslarda yaşayan canlı türlerini, okyanusların oluşumlarını ve gelişimlerini inceleyen bilim dalıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- OCT/OKT/OPTİK KOHERENS TOMOGRAFİ OPTIC COHERENCE TOMOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= GÖRME EŞEVRELİ KESITÇEKİM


- ZIMMERTEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= ODA SICAKLIĞI


- FOCAL SPOT[İng.] / TACHE FOCALE[Fr.] / BRENNPUNKTFLECH[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAK BENEĞİ


- DEFOCUSING[İng.] / DÉFOCALISATION[Fr.] ile/değil/yerine/= ODAK DAĞILMASI


- ZOOM DISTANCE[İng.] / DISTANCE DE LA ZOOM[Fr.] ile/değil/yerine/= ODAK DERİNLİĞİ


- FOCAL AXIS[İng.] / AXE FOCALE[Fr.] / BRENNPUNKTACHSE, FOKUSACHSE[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAK EKSENİ


- DEFOKUSSIERUNG, FOKUSABWEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAK SAPMASI


- FOCAL DISTANCE[İng.] / DISTANCE FOCALE[Fr.] / BRENNWEITE, FOKALDISTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAK UZAKLIĞI


- MİHRAK[Osm.] / FOCUS[İng.] / FOYER[Fr.] / BRENNPUNKT, FOKUS[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAK


- FOCUSING[İng.] / FOCALISATION[Fr.] / FOKUSSIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAKLAMA


- FOCUSING ANODE[İng.] / ANODE SE FOCALISANTE[Fr.] / FOKUSSIERENDE ANODE[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAKLAYICI ANOT


- FOCUSING COIL[İng.] / BOBINE SE FOCALISANTE[Fr.] / FOKUSSIERENDE SPULE[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAKLAYICI BOBİN


- FOCUSING ELECTRODE[İng.] / ÉLECTRODE FOCALISATRICE[Fr.] / FOKUSSIERENDE ELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAKLAYICI ELEKTROT


- FOCUSING MAGNET[İng.] / FOKUSSIERENDER MAGNET[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAKLAYICI MIKNATIS


- NÂMİHRAK[Osm.] / AFOCAL[İng.] / AFOCAL[Fr.] / OHNE FOKUS[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAKSIZ


- ODD :/yerine TUHAF


- OR/ODDS RATIO[İng.] değil/yerine/= GÖRELİ ORAN


- ODDS :/yerine OLASILIK, İHTİMAL


- ÖDEM/EDEMA[İng.] değil/yerine/= ŞİŞLİK


- ÖDEV = VAZİFE = DUTY[İng.] = DEVOIR[Fr.] = PFLICHT[Alm.] = DEON, KATHETON[Yun.] = OFFICIUM[Lat.] = DEBER[İsp.]


- ODİTORYUM/AUDİTORIUM[İng.] değil/yerine/= TOPLANTI SALONU


- AUDIOGRAM[İng.] / AUDIOGRAMME[Fr.] / AUDIOGRAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= ODİYOGRAM/ODYOGRAM


- ODON-/ODONT-/ODONTİA- ile/||/<> GİNGİV-/GİNGİVO- ile/||/<> ULE-/ULO- ile/||/<> CEMENTO-

( Diş, dişli. Diş biçiminde, diş tedavisi, dişin durumu. İLE/||/<> Diş etleri ile ilgili. İLE/||/<> Diş etleri ile ilgili, skarla ilgili. İLE/||/<> Diş sementumu ile ilgili. )


- ODSS/ORGANIZATIONAL DECİSION SUPPORT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= ÖRGÜTSEL KARAR DESTEK DÜZENİ


- CHARCOAL[İng.] / CARBON DE BOIS, BRAISE[Fr.] / HOLZKOHLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ODUN KÖMÜRÜ


- XYLOSE, WOOD SUGAR[İng.] / XYLOSE, SUCRE DEBOISE[Fr.] / XYLOSE, HOLZZUCKER[Alm.] ile/değil/yerine/= ODUN ŞEKERİ


- WOOD[İng.] / BOIS[Fr.] / HOLZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ODUN


- ODYOGRAM/AUDIOGRAM[İng.] değil/yerine/= İŞİTME ÇİZGESİ


- ODYOVİZÜEL değil/yerine/= GÖRSELİŞİTSEL


- OERSTED[Alm.] ile/değil/yerine/= OERSTED


- OESPER'S SALT[İng.] ile/değil/yerine/= OESPER TUZU


- OF ŞOR[İng. < OFF SHORE] değil/yerine/= KIYI BANKACILIĞI


- OF :/yerine -İN, -IN


- OFF-PUMP CERRAHİ/OFF-PUMP SURGERY[İng.] değil/yerine/= ATAN KALPTE CERRAHİ


- OFF :/yerine KAPALI, DIŞINDA


- OFFAL/SAKATAT değil/yerine/= DÜŞÜT


- OFFENSE :/yerine SUÇ, SALDIRI


- OFFENSIVE :/yerine SALDIRGAN


- OFFER :/yerine TEKLİF ETMEK


- OFFICE :/yerine OFİS


- OFFICER :/yerine MEMUR, SUBAY


- OFFICIAL :/yerine RESMİ


- OFİS değil/yerine/= İŞLİK, İŞ YERİ, YAZIHANE


- OFİS[İng. < OFFICE] değil/yerine/= YAZIHANE


- ÖFKE = ANGER[İng.] = COLËRE[Fr.] = ZORN[Alm.] = ira[Lat.]


- ÖFKE ile HIŞIM/HIŞM[Fars.]

( Öfkeyi sükûnetle, kötülüğü iyilikle, cimriliği cömertlikle ve yalanı gerçekle yenin. )

( Öfkeyi/gadabı tatmin etmek, hayvanlıktır. )

( Ancak öfkesini/hışmını yenen, yiğittir. )

( GAYZ, GAZAB ile TEECCÜM )

( ÂRÛDE: Öfkeli, kızgın, hırslı., RÎS ile HIŞIM )

( ANGER )

( IRA cum ... )


- ÖFORİ/EUPHORIA[İng.] değil/yerine/= COŞU


- OFTALMİK/OPHTHALMIC[İng.] değil/yerine/= GÖZ (İLİŞKİLİ)


- OFTALMOLOG değil/yerine/= GÖZBİLİMCİ


- OFTALMOLOJİ/K değil/yerine/= GÖZBİLİM/SEL


- OFTALMOSKOP/OPHTALMOSCOPE[İng.] değil/yerine/= GÖZ İÇİ GÖRECİ


- OFTEN :/yerine SIK SIK


- OĞ ile/<> OĞURÇAK ile/<> OĞURDAK ile/<> OĞRAK ile/<> OĞUR

( An. İLE/VE/||/<>/> Salise. İLE/VE/||/<>/> Saniye. İLE/VE/||/<>/> Dakika. İLE/VE/||/<>/> Saat. )


- ELEMENTAL ANALYSIS[İng.] / ELEMENTARE ANALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖGE/ELEMENT ÇÖZÜMLEMESİ/ANALİZİ


- ÖĞE = UNSUR = ELEMENT[İng., Alm.] = ÉLÉMENT[Fr.] = ELEMENTUM[Lat.] = ELEMENTO[İsp.]


- ÖĞRETİ = DOCTRINE[İng., Fr.] = LEHRE[Alm.] = DOCTRINA < DOCERE:ÖĞRETMEK[Lat.] = DOCTRINA[İsp.]


- ÖĞRETİM BİLGİSİ = FENN-İ TALİM-Ü TEDRİS = DIDACTICS[İng.] = DIDACTIQUE[Fr.] = DIDAKTIK[Alm.] = DIDACTICA[Lat.] = DIDASKEIN[Yun.] = DIDÁCTICO/CA[İsp.]


- OGTT/ORAL GLİKOZ TOLERANS TESTİ ORAL GLUCOSE TOLERANCE TEST[İng.] değil/yerine/= ŞEKER YÜKLEME TESTİ


- MILL[İng.] / MOULIN, BROYEUR[Fr.] / MÜHLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖĞÜTME DEĞİRMENİ, ÖĞÜTMEK


- MOU DRE, BROYAGE[Fr.] / MAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖĞÜTME


- MOUDRE[Fr.] ile/değil/yerine/= OĞÜTMEK


- OH :/yerine OH


- OHCA/OUT OF HOSPITAL CARDİAC ARREST[İng.] değil/yerine/= HASTAHANE DIŞI KALP DURMASI


- OHM'S LAW[İng.] / LOI DE OHM[Fr.] / OHMICHE GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= OHM YASASI


- OHM[İng.] değil/yerine/= OHM

( Uluslararası Birim Sistemi'ne göre bir elektrik devresindeki elektriksel direncin ölçü birimi. Ω işareti ile gösterilir. Adını Alman Fizikçi Georg Ohm'dan alır. 1 ohm, 1 voltluk potansiyel farkın 1 amperlik bir akım ürettiği bir devrenin direncine eşittir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- OHM[İng.] / OHM[Fr.] / OHM[Alm.] ile/değil/yerine/= OHM


- OHMMETER[İng.] değil/yerine/= OHMMETRE

( Bir elektrik devresindeki devre elemanlarının elektrik akımına karşı gösterdiği direnci ölçmek için kullanılan ölçüm aleti.[1]

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- OIL :/yerine YAĞ, PETROL


- OJE[Fr. < ONGLÉ] değil/yerine/= TIRNAK PARLATICISI


- OK :/yerine TAMAM


- ÖKARYOT/EUKARYOTE[İng.] değil/yerine/= ÇEKİRDEKLİ


- ÖKARYOT değil/yerine/= GERÇEK ÇEKİRDEKLİ


- OKAY :/yerine TAMAM


- OKDS/ORGANIZATIONAL DECİSION SUPPORT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= ÖRGÜTSEL KARAR DESTEK DÜZENİ


- ÖKE = DÂHİ = GENIUS[İng.] = GÉNIE[Fr.] = GENIE[Alm.] = GENIUS < GIGNO:YARATIYORUM[Lat.] = GENIO[İsp.]


- ÖKELİK = DÂHİLİK = GENIALITÉ[Fr.] = GENIALITÄT[Alm.]


- OKLÜDER/OCCLUDER[İng.] değil/yerine/= YAPAY TIKAÇ


- OKLÜZİV/OCCLUSIVE[İng.] değil/yerine/= TIKAYICI


- OKLÜZYON/OCCLUSION[İng.] değil/yerine/= TIKANMA


- OXA-[İng.] / OXA-[Fr.] ile/değil/yerine/= OKSA-


- OKSALİK[Fr.] değil/yerine/= KUZUKULAĞI ASİDİ

( Kuzukulağı gibi çoğu bitkide rastlanılan, özellikle temizleme maddesi olarak kullanılan, keskin, zehirli asit anlamında kullanılır. [HOCO-COOH] )


- OXA-[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSAS-


- OKSİDAN/OXIDANT[İng.] değil/yerine/= OKSİTLEYİCİ


- OXYDATIONS WERT[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİDASYON DEĞERİ


- OKSİDASYON/OKSİTLE(N)ME/OXIDATION[İng.] değil/yerine/= YÜKSELTGE(N)ME