Müzik aracı çalmak için nereden başlamalıyım?
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 1.778 başlık/FaRk ile birlikte,
1.778 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(4/9)
- FASIL[Ar. çoğ. FUSÛL] ile FÂSIL[Ar. < FASL]
( Fasl. | Bir bestekârın aynı makamdan bestelediği iki beste. | Türk müziğinde klasik bir konser programı. İLE Ayıran, bölen, fasleden. )
- FÂSILA:
SUGRÂ ile/ve/<> KÜBRÂ
( 3 harekeli ve 1 sakin. İLE/VE/<> 4'lü ya da üzeri. )
( [örnek] Kelebek. İLE/VE/<> Otomatik. )
- FAUSSE NOTE[Fr. < FAUSSE NOTE] ile/değil/yerine/=/||/<> FOSNOT
( Bir müzik eseri çalınır ya da söylenirken yapılan nota yanlışlığı )
- FELEK[Ar. < FELEK] ile/değil/yerine/=/||/<> BAHT | GÖK
( çarkıfelek kahpe felek kambur felek baht Dünya âlem Askerî mızıkada zilli bir müzik aracı gök )
- FELSEFE ile/ve MÜZİK ile/ve FİZİK
- FER'[Ar. çoğ. FÜRÛ/FÜRÛAT] ile FERR[Ar.] ile FER[Ar.] ile FER[Fars.]
( Dal, budak. | Tomurcuk. Bir kökten, bir asıldan ayrılan kolların her biri, asıl olmayan, şûbe. | Bir aslın sonucu. | İkinci derecede önemli olan. İLE Kaçma, firâr. [KERR Ü FERR: Saldırma ve çekilme.("KELLİ-FELLİ" değil KERLİ-FERLİ!)] İLE Türk mûsikîsinde on altı zamanlı, on iki vuruşlu, donanımdan sonra 16/4 biçiminde yazılıp gösterilen bir büyük usûl. İLE Parlaklık, aydınlık, nur [özellikle göz için kullanılır]. | Zîynet, süs, bezek. | Kuvvet, nüfuz, iktidar. )
- FERAHFEZA[Ar. + Fars.] ile FERAHNAK[Ar. + Fars.]
( Türk müziğinde, yegâh perdesinde karar kılan makamlardan biri. İLE Türk müziğinde, bir birleşik makam. )
- FERAHNAK[Ar. < FERAḤ + Fars. -NĀK] ile/değil/yerine/=/||/<> FERAHNAK
( ferahnakaşiran Klasik Türk müziğinde bir birleşik makam )
- FERAHNAKAŞİRAN[Ar. < FERAḤ + Fars. -NĀK + Ar. ʿAŞĪRĀN] ile/değil/yerine/=/||/<> FERAHNAKAŞİRAN
( Klasik Türk müziğinde bir makam )
- FERAHNUMA[Ar. < FERAḤ + Fars. -NUMĀ] ile/değil/yerine/=/||/<> FERAHNÜMA
( Klasik Türk müziğinde bir makam )
- FİFRE[Fr. < FIFRE] ile/değil/yerine/=/||/<> FİFRE
( Yanlamasına çalınan altı tane deliği olan tahtadan bir flüt türü )
- FİLARMONİ/PHİLHARMONİE[Fr. < PHILHARMONIE] ile/||/<> FİLARMONİK/PHİLHARMONİQUE[Fr. < PHILHARMONIQUE]
( Güçlü müzik sevgisi Müzik konserleri derneği )
- FİLARMONİ[Fr. < PHILHARMONIE] ile/değil/yerine/= GÜÇLÜ MÜZİK SEVGİSİ
- FİLARMONİ[İng./Fr. PHILHARMONY/PHILHARMONIE < PHILOS: Sevgi/si.] ile/ve/||/<> SENFONİ[İng./Fr. SYMPHONY/SYMPHONIE < Yun. < SYMPHONIA(συμφωνία) | SYM-: Birlikte. ( > SEN-)]
( Güçlü müzik sevgisi. | Müzik konserleri derneği. İLE/VE/||/<> Orkestra için bestelenmiş, birkaç bölümden oluşan uzun müzik yapıtı. )
- FİLARMONİ/K ile/değil/yerine/= EZGİSEVİ/EZGİSEVER
- FİZİK ile/ve MÜZİK
( PHYSICS vs./and MUSIC )
- FLAMENCO[İsp. < FLAMENCO] ile/değil/yerine/=/||/<> FLAMENKO
( Endülüs halk müziği )
- FLAVTA[İt. < FLAUTO] ile/değil/yerine/=/||/<> FLÜT
- FLEOL[Fr.] -ile
( Buğdaygillerden, küçük bir çayır otu. [Lat. PHELEUM PRATENSE] )
- FLÜT ile/ve FİFRE[Alm.]
( DİLLİ DÜDÜK ile/ve Büyük flüt. | Yanlamasına çalınan, 6 deliği bulunan, tahtadan bir tür flüt. )
- FLÜT/FLAVTA[İt.] ile/ve PAN FLÜT
- FLÜT ile/ve PICCOLO FLÜT
- FLÜT ile/değil/||/<> PUNGİ
( ... @@ Kobra yılanlarını uyarmak üzere kullanılan.[Yılanlar duymaz, ancak görerek hareketi takip eder. "Müzik/ses", izleyicileri yanıltır.] )
- FLÜT ile/ve YAN FLÜT
- FLUTE[Fr. < FLÛTE] ile/değil/yerine/=/||/<> FLÜT
( blok flüt düz flüt pan flüt yan flüt Yan tutularak çalınan orkestrada yer alan bir üflemeli çalgı flavta )
- FOLKLOR ile GELENEK
- FOLKLOR ile HALK OYUNLARI
( FOLK vs. PUBLIC DANCES )
- FOLKLOR[Fr. < FOLKLORE]/HALKİYAT[Ar.] ile/değil/yerine/= TUYBİLİM/HALKBİLİM
- FOLKLORİK ile/değil/yerine/= TUYBİLİMSEL
- FONETİK[Fr. < Yun.] ile/değil/yerine/= SESBİLGİSİ | SESÇİL
- FONOGRAF[Fr. < PHONOGRAPHE] ile/değil/yerine/=/||/<> GRAMOFON
- FONOLOJİ[Fr., İng. < Yun.] ile/değil/yerine/= SESBİLİM
- FORTE[İt. < FORTE] ile/değil/yerine/=/||/<> FORTE
( Güçlü bir biçimde çalınmak )
- FORTE ile FORTEPİYANO
( Parçanın, güçlü çalınacağını gösterir. İLE F.P. harfleriyle gösterilen, parçanın, önce güçlü çalınıp söylenileceğini, hemen sonrasında, hafifletileceğini belirten terim. )
- FORTE ile FORTİSSİMO
( Parçanın, güçlü çalınacağını gösterir. İLE Bir müzik yapıtında, bazı bölümlerin çok güçlü çalınması gerektiğini belirtir. )
- FORTEPİANO[İt. < FORTEPIANO] ile/değil/yerine/=/||/<> FORTEPİANO
( Önce güçlü daha sonra hafif bir biçimde çalınmak )
- FORTİSSİMO[İt. < FORTISSIMO] ile/değil/yerine/=/||/<> FORTİSSİMO
( Bazı bölümler çok güçlü bir biçimde çalınmak )
- FREKANS[Fr. FRÉQUENCE/İng. FREQUENCY] ile/değil/yerine/= SIKLIK
( Birim zamandaki titreşim sayısı. )
- FUGUE[Fr. < FUGUE] ile/değil/yerine/=/||/<> FÜG
( Çok sesli müzikte üretici bir konunun birbirine benzer biçimde yenilenmesinden oluşan bir beste türü )
- GAM[Ar.] ile GAM[Yun.] ile/değil/yerine KÂM[Ar.]
( Tasa, kaygı, üzüntü.
İLE
Notaların baştan sona [kalından inceye] ve/ya da sondan başa [inceden kalına], tek solukta okunması. [ DO-RE-Mİ-FA-SOL-LA-Sİ--D0--Sİ-LA-SOL-FA-Mİ-RE-DO ] İLE/DEĞİL/YERİNE Ağzın üstü, damak. | Meram, arzu, emel, istek. | Lezzet, zevk. )
- GAM ile MAJÖR GAM
( Notaların baştan sona ve/ya da sondan başa tek solukta okunması. [ DO-RE-Mİ-FA-SOL-LA-Sİ--D0--Sİ-LA-SOL-FA-Mİ-RE-DO ] İLE Beş tonla iki yarım tondan oluşan gam. )
- GAMME[Fr. < GAMME] ile/değil/yerine/=/||/<> GAM
( majör gam Sekiz notanın kalın sesten inceye ya da inceden kalına gitmek üzere sıralanmış dizisi skala )
- GAVOT[Fr.] -ile
( Bir tür, eski, Fransız halk dansı. )
- GAVOT/GAVOTTE[Fr. < GAVOTTE] ile/||/<> KADRİL/QUADRİLLE[Fr. < QUADRILLE] ile/||/<> MAZURKA/MAZURKA[SLAV.] ile/||/<> POLKA/POLKA[LEH. POLKA]
( Bir tür eski Fransız halk dansı )
- GAYDA/TULUM ile KALİNKA
( ... İLE Rus gaydası. )
- GAYTA[Ar.] ile/değil/yerine GAYDA[Bulgarca]/TULUM
( İnsan dışkısı. İLE/DEĞİL Müzik aleti.[Trakya'lı, Bulgar, Makedon ve İskoçlar'ın ulusal çalgısı.] )
( ... ile/değil DANKİYO )
( ... ile/değil TSIMPONA )
( [Lazca] ... ile/değil GUDA )
- GAZAL[Ar.] ile GAZEL[Ar.] ile GAZEL[Ar.]
( Ceylan. İLE Divan Edebiyatı'nda, beş ile onbeş beyit arasında değişen, ilk beytinin dizeleri birbiriyle, sonraki beyitlerinin lirik konularda yazılan nazım biçimi. | Lâtif. | Bayanlar için söylenilen güzel ve aşk dolu söz. | Türk müziğinde, belirli bir kurala bağlı olmadan, bir kişi tarafından, herhangi bir makamda gezinerek sesle yapılan taksim. İLE Sonbaharda kuruyup dökülen ağaç yaprağı. )
- GAZANFER ÖZCAN ve/||/<> FECRİ EBCİOĞLU
( )
- GELİŞ ile/ve/||/<> DOĞUŞ
- GEOMETRİ ve/||/<> RİTİM
- GERARDO MATOS RODRIGUEZ ve EDUARDO GALEANO
( "La Comparsita" tangosunun bestecisi. VE Latin Amerika'yı şiir tadındaki yazılarıyla anlatan yazar.["Aşkın ve Savaşın, Gündüz ve Geceleri" adlı kitabını okumanızı salık veririz.] )
( İkisi de, Uruguay'lıdır. )
- GERDAN ile/||/<>/> GERDANLIK ile/||/<>/> GERDANİYE
( Gövdenin, omuzlarla, baş arasında kalan bölümü. | Şişmanlarda, çenenin altındaki tombulluk. İLE Çoğu değerli taş ve madenlerden ya da altın paradan yapılmış, boyna takılan takı. İLE Türk müziğinde, ince sol notasını andıran perde ve bir makam adı. )
- GERDANİYYE[Fars. < GERDĀN + Ar. -İYYE] ile/değil/yerine/=/||/<> GERDANİYE
( gerdaniyebuselik Türk müziğinde rast ve hüseynî makamlarının birleşmesinden meydana gelen ve dügâh perdesinde karar kılan bir birleşik makam Türk müziğinde tiz sekizlideki sol sesinin adı )
- GERDANİYYEBUSELİK[Fars. < GERDĀNİYYE + BŪ-SELĪK] ile/değil/yerine/=/||/<> GERDANİYEBUSELİK
( Gerdaniye makamı ile buselik beşlisinden oluşan bir birleşik makam )
- GEREK NEDEN ile/ve/||/<>/> EREK NEDEN
- GEREKSİZ/YERSİZ/ANLAMSIZ "TEPKİ VERMEK" ile/ve/değil/yerine HAREKETE GEÇMEK
( Sadece aptallar, gereksiz/yersiz/anlamsız "tepki verir". )
- GİGUE[Fr. < GIGUE] ile/değil/yerine/=/||/<> JİG
( Bir Orta Çağ çalgısı )
- GINÂ ile/değil/yerine/= USANÇ
( GINA: Zenginlik, bolluk. | Usanç, bıkkınlık. | Şarkı, türkü, nağme, ezgi, ırlama. )
- GINÂÎ[Ar.]/LİRİK[Fr.] ile/değil/yerine/= KOŞUK
( LİRİK: Coşkun, esinle dolu. | Eski Yunan yazısında, lir eşliğinde söylenilen. Koşuk. | Çok etkili, coşkun, genellikle kişisel duyguları dile getiren yazın. )
- GİRİFTZEN[Fars. < GİRİFTZEN] ile/değil/yerine/=/||/<> GİRİFTZEN
( Girift çalan kimse )
- GİTAR ile CAVAQUINHO
- GİTAR ile CHARANGO
- GİTAR ile MANDOLİN[İt.]
( ... İLE İkişer ikişer, aynı değerde dört çift telli, kısa saplı bir çalgı. )
- GİTAR ile/ve/<> PERDESİZ GİTAR
- GİTAR ile/değil PİPA
- GİTAR ile/değil UKULELE/UKE
- GİTARİST[Fr. < GUITARISTE] ile/değil/yerine/= GİTARCI
- GİTARİST[Fr. < GUITARISTE] ile/değil/yerine/=/||/<> GİTARCI
- GİTAR/KİTARA[Fr. < İsp.] ile/değil BANÇO[< İng. < İsp.]
( ... İLE/DEĞİL Amerika siyahilerinin çaldığı, gitar biçiminde beş ya da daha çok telli bir müzik aygıtı. )
- GİTAR/KİTARA[Fr. < İsp.] iledeğil GİTARRA
( ... İLE/DEĞİL Küçük gitar. )
- GİTMEK ile/ve/değil/yerine HAREKET (ETMEK)
( ZİHAP ile/ve/değil/yerine ... )
( [not] TO GO vs./and/but TO MOVE
TO MOVE instead of TO GO )
- GIYGIYCI ile/değil/yerine/=/||/<> KEMANCI | BECERİKSİZ
( kemancı beceriksiz )
- GOFTE[Fars. < GOFTE] ile/değil/yerine/=/||/<> GÜFTE
( Müzik eserlerinin yazılı metni söz )
- GÖLGE/LİK ile/ve/değil/||/<>/< BİLGE/LİK
- GONG[Fr. < GONG] ile/değil/yerine/=/||/<> GONK
( Keçe ya da bez kaplı bir tokmakla vurularak uzun süreli ses veren tepsi biçiminde madenî bir çalgı Bazı saatlerde belirli zamanları bildiren zil düzeneği Boksta her raundun başlangıç ve bitimini bildiren ses verici araç )
- GÖNÜL:
ONA...
KAYAR ve/||/<>/> KAÇAR
- GÖNÜLLÜ ile/ve/||/<> GÖNÜLVEREN
- GÖRMEK/DUYMAK ile/ve BAKMAK/DİNLEMEK
( İşlevsel. İLE/VE Niyetle. )
- GÖRÜNÜR HAREKET ile/ve GERÇEK HAREKET
( VISIUAL/EXTERNAL MOVEMENT vs./and REAL MOVEMENT )
- GÖRÜNÜR HAREKET ile/ve GERÇEK HAREKET
- GÖRÜNÜŞ/LER ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HAREKET/LER
- GOYGOYCU | GOYGOYCULUK ile/||/<> HOYGOYGOYCU | HOYGOYGOYCULUK
- GÖZLERİN DOLMASI ve/||/<> BOĞAZIN DÜĞÜMLENMESİ
- GÖZLÜK ve/||/<> GAZEL
( Körler çarşısında satma! VE/||/<> Sağırlar çarşısında satma! )
- GRAMOFONLARDA:
BORULU ile SALON ile ÇANTA ile ÇOCUK ile UFAK
- GRAVE ile LARGO ile LARGETTO ile LENTO ile ADAGIO ile ALLEGRO ile ALLEGRETTO ile ANDANTE ile ANDANTINO ile ANIMATO ile APPASIONATO ile VIVACE ile PRESTO ile PRESTESSIMO
( ...
İLE
Bir parçanın, ağır ve görkemli çalınacağını/söylenileceğini anlatır. | Bu ağırlıkta çalınan müzik parçası.
İLE
Bir parçanın, largodan daha yavaş çalınacağını belirtir.
İLE
Bir parçanın, largodan çabuk ve hafif çalınacağını anlatır. | Bu biçimde çalınan müzik parçası.
İLE
Bir parçanın, ağır çalınacağını anlatır. | Bu tempoda çalınan parça.
İLE
Yavaş, ağır olarak. | Bu biçimde çalınan beste.
İLE
Bir parçanın, canlı, neşeli ve hızlı çalınacağını anlatır.
İLE
Bir parçanın, allegrodan biraz daha ağır çalınacağını anlatır. Yarı yavaş, adagio ile andantino arası.
İLE
Andanteden daha canlı, daha hızlı.
İLE
Bir parçanın, canlı çalınacağını anlatır.
İLE
Bir parçanın, coşkunca çalınacağını anlatır.
İLE
Canlı ve hızlı.
İLE
Çabuk, çok çabuk bir tempo ile. | Bu tempo ile çalınan müzik parçası.
İLE
Çok çabuk, aşırı hızlı. )
- GÜÇLEN(DİR)ME ile/ve/||/<>/< DEVİN(DİR)ME/HAREKETLEN(DİR)ME
- GUİTARE[Fr. < GUITARE] ile/değil/yerine/=/||/<> GİTAR
( basgitar Genellikle ahşap gövdeli perdeli altı teli olan telleri parmakla çekilerek ya da pena ile vurularak çalınan bir telli çalgı )
- GÜL-BÂNG -ile
( TEKKELERDE, DERGÂHLARDA ÂYİN SIRASINDA YA DA DUÂDAN SONRA, SARAYLARDA KİMİ TÖRENLER SIRASINDA HEP BİR AĞIZDAN YÜKSEK SESLE OKUNAN İLÂHİ YA DA DUA )
- GÜMRAH[Fars. < GUMRAH] ile/değil/yerine/= BÜYÜMÜŞ, YÜKSEK, GÜÇLÜ
- GÜNLÜK HAREKET/LER ile/ve DÜZENSİZ HAREKET/LER
( ... ile/ve TERÂCÛİYYİN )
( ... vs./and RETROGRADE )
- GÛYENDE[Fars.] -ile
( Saz çalan ve şarkı söyleyen. | Öykü anlatan. )
- GÜZEL/LİK (ARAYIŞI) ile/ve/değil/yerine/ne yazık ki/||/<>/< "YENİ/LİK" ("İSTEĞİ/BEKLENTİSİ")
- GÜZELLİK ve/||/<> BİRİNİ SEVMEK
( Dünyayı kurtaracak. VE/||/<> ile başlayacak herşey. )
( )
- HABANERA[HAVANA][YER ADI] ile/değil/yerine/=/||/<> HABANERA
( Çok kıvrak bir Küba dansı Bu dansın müziği )
- HABL-İ SAVTÎ[Ar.] -ile
( Hançere içinde gerilmiş olan ve sesin perdelerini düzenleyen ipler. )
- HACI ÂRİF BEY ile HACI ÂRİF BEY
( ... İLE Kanunî. )
- HAFİF ile HAFÎF
( Tartıda ağırlığı az gelen, yeğni. | Güç ya da yorucu olmayan, kolay. | Ağırbaşlı olmayan, ciddi olmayan, hoppa. | Miktarı az, sindirimi kolay yiyecek. | Kalınlığı ya da yoğunluğu az olan. | Etkisi az olan, sert karşıtı. | Önemli olmayan. | Çok dik olmayan sırt, yokuş/eğim. | Gücü az olan, belirli belirsiz. | Sıkıntısız, ferah, rahat olarak. İLE Türk müziğinin büyük usûllerindendir. )
- HAFIZ POST ile/ve/<> ITRÎ
- HAKİKAT =/||/<> NOKTA
- HAKK ve/||/=/<> HAREKET[BİZÂTİHÎ]
- HALDUR HULDUR (HAREKET ETMEK)
- HALİLE/ÇALPARA/ÇÂR-PÂRE[Fars.]/CASTANET[İng.] ile HALİLE[Fars. < HELİLE]
( Oyun havalarında kullanılan, dört küçük parça sert tahtadan yapılmış bir vurmalı çalgı. İLE Doğu Hindistan'da yetişen bir bitki. )
- HALİLE[Ar. < ḤALĮLE] ile/değil/yerine/=/||/<> HALİLE
( Tekkelerde ve mehter müziğinde genellikle çift olarak kullanılan pirinçten çeşitli boyutlarda yapılmış ince yuvarlak vurmalı çalgı aleti )
- HALK MÛSİKÎSİ'NDE:
UZUN HAVA/LAR ile/ve KIRIK HAVA/LAR
( BU TOPRAĞIN SESİ [Halk Mûsikîmiz] - ADNAN ATAMAN - TÜRK EDEBİYATI VAKFI YAYINLARI kitabını okumanızı salık veririz. )
- HALK MÜZİĞİ'NDE:
YAYLI SAZLAR ile/ve NEFESLİ SAZLAR ile/ve VURMALI SAZLAR
( Kabak kemane, Karadeniz kemençesi, Tırnak kemençe, Iklığ/Iklık. İLE/VE Kaval, Zurna, Mey, Tulum, Sipsi, Çifte, Argun, Zimbon[Buğday sapından çocuk çalgısı]. İLE/VE Davul, Tef, Darbuka, Kaşık, Çalpara, Zil, Çifte nara, Balaban, Tepsi, Dümbelek. )
- HALK OZANI ile/||/<> SAZ ŞAİRİ ile/||/<> HALK ŞAİRİ
- HÂNE[Fars.] ile/değil/yerine/||/<>/< BASAMAK
- HANE[Fars. < ḪĀNE] ile/değil/yerine/=/||/<> EV | BASAMAK
( abdesthane ameliyathane aşhane babilhane balhane balıkhane baruthane basmahane batakhane bekârhane bendehane berhane besihane bıçkıhane birahane bitirimhane boyahane bozahane böcekhane bulaşıkhane buzhane cambazhane cephane çalgıhane çamaşırhane çaparhane çayhane çekiçhane çelikhane çiftehane çilehane darphane defterhane dershane devlethane dikimhane divanhane Divanhane doğumhane dokumahane dökümhane fakirhane ferhane fetvahane fişekhane fotoğrafhane gasilhane gazhane gusülhane güderihane haddehane hahamhane halvethane hapishane haşhaşhane hayalhane helvahane humbarahane ıslahhane ibadethane idarehane imalathane imarethane inekhane ipekhane iplikhane jimnastikhane kademhane kahvehane kalavrahane kalayhane kalhane kasaphane kayıkhane kaynakhane kerhane kesimhane keşişhane kılıçhane kıraathane kiremithane kirişhane klişehane konsoloshane kuluçkahane kumarhane kumbarahane kuşhane kütüphane mahpushane mantarhane mapushane marangozhane mehterhane memişhane Mevlevihane meyhane misafirhane miskinhane muayenehane mumhane muvakkithane mücellithane mühendishane mürettiphane nakkarhane nekahethane nezarethane patrikhane peynirhane piskoposhane rasathane saadethane sabunhane salhane saraçhane sebilhane sefarethane semahane sırmakeşhane silahhane süthane şaphane Şaphane şaraphane şifahane şişhane tabakhane tahaffuzhane tahmishane talimhane tamirhane tasfiyehane tavhane telgrafhane tembelhane teneffüshane tephirhane terkiphane terzihane teşrihhane tevkifhane tımarhane ticarethane tophane tüfekhane umumhane vaftizhane yağhane yatakhane yazıhane yemekhane yetimhane yoğurthane mülahazat hanesi ev Ev halkı Bir bütünü oluşturan bölümlerden her biri göz basamak Klasik Türk müziğinde peşrev vb saz parçalarının bölümlerinden her biri Birleşik kelimelerde bina yapı yer makam anlamlarıyla ikinci kelime olarak yer alan bir söz )
- HANENDE[Fars. < ḪVĀNENDE] ile/değil/yerine/=/||/<> ŞARKICI
- HANIM-HANIMCIK (OTURMAK, HAREKET ETMEK)
- HARAKET değil HAREKET
- HAREKET:
CEVHER'DE ile NİCELİK'TE ile NİTELİK'TE ile MEKÂN'DA
- HAREKET DURUMUNDAKİ TEK BUZUL:
PERITO MORENO
( Dünyanın, hareket halindeki tek buzulu olan bu buzul, adını, Patagonya'da uzun süre bilimsel çalışmalar yapan, Şili-Arjantin sınırının da çizilmesine yardımcı olan, ancak bu buzulu hiç görememiş olan Francisio Moreno'dan almıştır. [Buzullar, genellikle yükseklerde (Tibet, Himalaya gibi) ya da Kutup'a çok yakın enlemlerde (Grönland, Alaska, Antartika gibi) oluşur. Bu durumda, iki etmen de bulunmamaktadır. Bu buzulu, bol kar, rüzgâr ve nem ortaya çıkarmıştır.] )
( 257 km² yüzeye, 34 km. uzunluğa ve 4 km. genişliğe sahiptir. Gölle buluştuğu noktada yüksekliği 60 m.[su altında 100 m. daha | gölden 6 km. geride ise 400 m.] )
( Her gün 1-2 cm. ilerleyen buzulun hacminde pek bir azalma olmadığı belirtiliyor. )
- HAREKET EDEN/ETTİREN ile/ve DEĞİŞEN
( Bir cismin belirli konumlarda belirli aralıklarda bulunması. İLE/VE ... )
( * Hareket nedir? * Şey nedir? * İlke nedir? * Aralarındaki ilişki nedir? İLE/VE Değişenin bilgisi elde edilebilen şey değildir, kesin olarak elde edilemez. )
( ACTIVATOR vs./and ALTERATION )
- HAREKET EDEN ŞEY ile HAREKET ETMESİ BAKIMINDAN ŞEY
- HAREKET:
GÖRELİ ile/ve/<> BAĞIL
- HAREKET:
NESNENİN/DURANIN, KENDİNİ BULUNDUĞU DURUMDAN/NOKTADAN OLUMSUZLAMASI/DIŞARI ÇIKARMASI ile/ve/||/<>/> YENİDEN OLUMLAMASI/YAPILANMASI
- HAREKET:
NOKTA ve/<> HAT ve/<> SATIH/YÜZEY ve/<> HACİM/CİSİM
- HAREKET ile/ve ARDIŞIKLIK
- HAREKET ile/ve BELİRLEYİCİLİK
( MOVEMENT vs./and DETERMINATION )
- HAREKET ile/ve BELİRSİZLİK
( MOVEMENT vs./and INDEFINITENESS )
- HAREKET ve/<> BEREKET
( Varoluşu sağlar. VE/<> Varoluşun sürekliliğini sağlar. )
- HAREKET ve/<> BİÇİM ve/<> UZAM
- DEVİNİM/HAREKET[Ar.] ile/ve/değil/||/<>/> DAVRANIŞ
( ... İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Bilinçsiz/bilinçli hareket. )
( [not] MOVEMENT vs./and/but/||/<>/> BEHAVIOUR )
- HAREKET ve/<> DİNGİNLİK
- HAREKET ile/ve DİRİLİK
- HAREKET ile/ve/||/<> DUYGU
( MOTION vs./and/||/<> EMOTION )
- HAREKET ve/||/<> DUYGULANIM ve/||/<> BENZETME
( İki kişi arasındaki tüm ilişkilerde ve temelinde, anne ile çocuğun ilişkisinde, yerli yerinde ve yeterince bulunması gerekenler... )
- HAREKET ile/ve ETKİLEŞİM
- HAREKET ile/ve ETKİNLİK
( Hareket, tamamlanmamış etkinlik; etkinlik ise tamamlanmış harekettir. )
( Geçmiş-Şimdi-Gelecek'in bütünlüğü. )
( MOVEMENT vs./and ACTIVITY )
- HAREKET ile EYLEM
( MOVEMENT vs./and/||/<>/> ACTION )
- HAREKET ve/> EYLEM ve/> YAŞAM ve/> BİLİNÇ
( HAREKET: Bil-kuvve olanın, bil-fiil olması için gerekli çaba. )
( MOVEMENT and/> ACTION and/> LIFE and/> CONSCIOUSNESS )
- HAREKET ile/ve FİİL
- HAREKET ve/= HAKK
- HAREKET ile HAREKÂT
- HAREKET ile/ve HAREKETİN AMACI
( MOVEMENT vs./and THE AIM OF THE MOVEMENT )
- HAREKET ve/<> HAREKETTE DİNGİNLİK
- HAREKET ile/ve HİKMET
- HAREKET ile/ve İMAR
( MOVEMENT vs./and TO IMPROVE )
- HAREKET ile İNTİKAL
( MOVEMENT/MOTION vs. TRANSITION )
- HAREKET ve KEMÂL/SINIR
( Her hareket, kemâline erer/sonlanır. )
- HAREKET ile/ve/değil KESİNTİSİZLİK
- HAREKET ile/ve KIMILDAMA
- HAREKET ile KIPIRTI
- HAREKET ile/ve KUVVET
( MOVEMENT vs./and POWER )
- HAREKET ve NESNE
( MOVEMENT and MATTER )
- HAREKET" ile/ve "NUMARA"
- HAREKET ve OLUŞ ve YOKOLUŞ
- HAREKET ve SABİTLİK
( MOVEMENT and CONSTANCY )
- HAREKET ile SES ile KONUŞMA
( MOVEMENT vs. VOICE vs. SPEECH/TO TALK )
- HAREKET ile/ve ŞEY
( Çırpıntı ve su ayrı değildir. Bizi suyun var oluşundan haberdar eden de o çırpıntıdır. )
( vs./and/||/<> THING )
- HAREKET ile/ve SINIRLILIK
- HAREKET ve/<> SÜKÛN
( Kendi halini/yerini bulmak/bulmaya çalışmak. VE/<> Tamamlanma. )
( Hareket, sükûn ister. VE/<> Sükûn/et, hareketin ademidir/yokluğudur. )
( Kasların, harekete; zihnin, sükûna gereksinimi vardır. )
( Özde, hareket aranmaz/"bulunmaz". )
( DOĞA: Hareketin yasalarının bilimi. )
( HAREKET: Doğal yerinde bulunmama. )
- HAREKET ve/> SÜREKLİLİK
( MOVEMENT/MOTION and/> CONTINUITY )
- HAREKET ile/ve SÜRÜKLENME
( MOVEMENT vs./and TO DRAG )
- HAREKET ile/ve/<> TELÂŞ
- HAREKET ve/> TİN/PSİŞE ve/> ZEKÂ
( Değiştirir. VE/> Birleştirir. VE/> Dönüştürür. )
( Alterates. AND/> Combines. AND/> Tranforms. )
( MOVEMENT and/> PSYCHE and/> INTELLIGENCE )
- HAREKET ve/> ÜMİT/UMUT
( MOVEMENT and/> HOPE )
- HAREKET ile/ve/||/<> UYUMLULAŞTIRILMIŞ HAREKET
- HAREKET ile/ve/değil YER DEĞİŞTİRME(İNTİKAL)
( Basit düzeydeki zihinlerde, hareket, yer değiştirme olarak yorumlanır. )
- HAREKET ve/> YÖN
( Hareketin başladığı andan itibaren yön oluşmaya başlar. )
( Hareketin, yöne gereksinimi vardır. )
( Yön, İbni Sinâ'nın tüm kitapları, ayrı ayrı ve başlı başına bir bölümdür. )
( MOVEMENT and/> DIRECTION )
- HAREKET/DEVİM ile/ve ETKİNLİK/DEVİNİM
( MOVEMENT vs./and ACTION )
- HAREKET-İ MÜSTAKÎME ile HAREKET-İ UFKİYE ile HAREKET-İ MENKÛSE
- HAREKETİ-İ İRÂDİYE ile İRÂDE-İ AKLİYE
( Hayvan/da. İLE İnsan'da. )
- HAREKETİN KAYNAĞI ile BİLGİNİN KAYNAĞI
- HAREKET'İN:
NEDEN'İ ile/ve NASIL'I
- HAREKETİN SÜREKLİLİĞİ:
DOĞADA ile/ve/<> YAŞAMDA
( Sürekli oluşum. İLE/VE/<> Sürekli insanlaşma. )
( Yaşamdaki temeddün, doğadaki tekevvün'ün devamıdır. [ve bunun da sonsal amacı, kişinin, daha da insanlaşarak, olgunluğa/kemâle ermesidir.] )
( DOĞA: Hareket ile sükûnun ilkesi. )
( TEKEVVÜN ile/ve/<> TEMEDDÜN )
- HAREKETLİ/LİK ile/ve/<> ETKİN/LİK
- HAREKETSİZ DİRENİŞ ile/ve/||/<> SESSİZ ÇIĞLIK
- HAREKETSİZLİK ve/||/<>/> ÇÜRÜME
- HAREKET'TE:
İŞÂRÂT-I HİSSİYE ile/ve MAKSADÜ'L HAREKET
- HAREKET'TE:
YER DEĞİŞTİRMEK değil KENDİ İÇİNDE DEĞİŞMEK
- HARF ile/ve/<>/> HECE ile/ve/<>/> CÜZ ile/ve/<>/> TEFİLE ile/ve/<>/> VEZİN ile/ve/<>/> BAHRİ
- HARMONİ[Fr. < HARMONIE] ile/değil/yerine/=/||/<> UYUM | ARMONİ
( uyum armoni )
- HARMONİCA[Fr. < HARMONICA] ile/değil/yerine/=/||/<> ARMONİKA
( Yan yana sıralanmış deliklerden her biri üflendiğinde ayrı notada sesler çıkaran küçük ağız çalgısı mızıka armonik akordiyon )
- HARMONİE[Fr. < HARMONIE] ile/değil/yerine/=/||/<> ARMONİ
( armoni orkestrası uyum İki ya da daha çok sesin aynı anda kulağa hoş gelecek bir biçimdeki uygunluğu uyum harmoni )
- HARMONİQUE[Fr. < HARMONIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> ARMONİK
( Armoni ile ilgili olan armonika )
- HARMONİSE[Fr. < HARMONISÉ] ile/değil/yerine/=/||/<> ARMONİZE
( Tamamlayıcı sesler eklenmiş müzik parçası )
- HARMONİUM[Fr. < HARMONIUM] ile/değil/yerine/=/||/<> HARMONYUM
( Dış görünüşü piyanoya benzeyen körüğü ayakla işletilen küçük org armonyum )
- HARP[Fr. < HARPE] ile/değil/yerine/=/||/<> ARP
- HARPE[Fr. < HARPE] ile/değil/yerine/=/||/<> ARP
( Dik tutularak çalınan üç köşeli telli çalgı harp II )
- HASTA ile/ve/değil/||/<>/< YASTA
- HAT/YÜZ ile/ve/||/<>/> SÜSLEME/BEZEME/TEZYÎN
( LINEAMENT vs./and/||/<>/> ORNAMENT )
- HAUTBOİS[Fr. < HAUTBOIS] ile/değil/yerine/=/||/<> OBUA
( Orkestrada çift kamışlı altı delikli on anahtarlı tahtadan yapılmış üflemeli çalgı )
- HAYALÎ ile/değil/yerine/>< HAKİKÎ
- HAYRANLIK ile/ve/değil/||/<>/< MAĞLUP OLMUŞ KISKANÇLIK
- HAYVAN GİBİ YAŞAYAN "KİŞİ/İNSAN" ile/değil/>< İNSAN GİBİ HAREKET EDEN "HAYVAN"
- HAZ" ve "GÜÇ" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ANLAM ve DEĞER
- HECE:
KAPALI/UZUN ile/ve/<> AÇIK/KISA ile/ve/<> UZATILMIŞ
( 1 harekeli, 1 sakin harf. İLE/VE/<> Harekeli harf. + 1 harf. )
( Son sadâ/hece, kısa kalamaz. )
( Sakin bitmeyen hiçbir hece, uzun hece olamaz! )
( LATİN'DE (KAPALI)
[ İz. İLE Biz. İLE Bâ. ]
[ Sesli > sessiz. İLE Sessiz > sesli > sessiz. İLE Sessiz > uzun sesli. ]
[ 1 harekeli, 1 sakin ] )
( Bir kere bakıp gülse, ölürüm, konuşamam.
[ Hafif-sakîl-veted-i mecmû ] gülse, ölürüm, konuşamam. )
( DAİRE [1]
[ 1 açık/kısa, 3 uzun heceden oluşan. ]
[ Veted-i mecmû, 2 sebeb-i hafiften oluşan. ] )
- HECE ve/||/=/<> SADÂ
- HELİCON[Fr. < HÉLICON] ile/değil/yerine/=/||/<> HELİKON
( Çalgı ağızlığı ve pistonu olan boyundan geçirilerek tutulan çember biçimli üflemeli bakır çalgı )
- HELİKON[Fr. < Yun.] -ile
( Çalgı ağızlığı ve pistonu olan, boyundan geçirilerek tutulan, çember biçimli, üflemeli bakır çalgı. )
- HEMZEMİN ve/<> HEMDEM
- HENGÂME[Fars.][HANGAME/ENDAME değil!] ile İZDİHÂM[Ar. < ZAHAM] ile CURCUNA
( Kavga, patırtı, gürültü. İLE Kalabalık, yığılma, kalabalıktan sıkışma. İLE Gürültülü, karışık durum. | Türk müziğinde, on zamanlı, altı vuruşlu küçük bir usûl. | Bu usûlle bestelenmiş yapıt. )
- HEY ... ile EY ...
- HEYECAN ile/ve/değil/||/<>/< ÜMİT
- HİCAZ[Ar. < ḤİCĀZ] ile/değil/yerine/=/||/<> HİCAZ
( Klasik Türk müziğinde dügâh perdesinde karar kılan bir makam Klasik Türk müziğinde do diyez notasını andıran perde )
- HİCAZKAR[Ar. < ḤİCĀZ + Fars. -KĀR] ile/değil/yerine/=/||/<> HİCAZKÂR
( kürdilihicazkâr Klasik Türk müziğinde rast perdesinde karar kılan bir makam )
- HİPERAKTİF ile/değil HAREKETLİ
( Öğrenme becerisi gösteremeyenler için geçerlidir. İLE ... )
( Nohut, boncuk vb. gibi şeyleri, önündeki ağzı dar şişeye 1-2-3 dk. boyunca doldurabiliyorsa ve dikkatini belirli sürelerde bir şeyler üzerinde tutabiliyorsa hiperaktif değildir! )
- HİSAR[Ar. < ḤİṢĀR] ile/değil/yerine/=/||/<> HİSAR
( hisarbuselik Klasik Türk müziğinde bir birleşik makam Klasik Türk müziğinde re diyez notası )
- HİSAR/HİSAR[Ar. < ḤİṢĀR] ile/||/<> HİSARBUSELİK/HİSARBUSELİK[Fars. < ḤİSĀR + BŪ-SELĪK] ile/||/<> HÜSEYNİ/HUSEYNİ[Ar. < ḤUSEYNĪ] ile/||/<> HÜZZAM/HUZAM[Ar. < HUZĀM] ile/||/<> IRAK/İRAK[Ar. < ʿİRĀḲ] ile/||/<> ISFAHAN/İSFAHAN[Fars. < İṢFAHĀN] ile/||/<> MUHAYYERBUSELİK/MUHAYYERBUSELİK[Ar. < MUḪAYYER + Fars. BŪ-SELĪK] ile/||/<> MUHAYYERKÜRDİ/MUHAYYERKURDİ[Ar. < MUḪAYYER + KURDĪ] ile/||/<> MUHAYYERSÜMBÜLE/MUHAYYERSUNBULE[Ar. < MUḪAYYER + Fars. SUNBULE] ile/||/<> MAHUR/MAHUR[Fars. < MĀHŪR] ile/||/<> MAHURBUSELİK/MAHURBUSELİK[Fars. < MĀHŪR + BŪ-SELĪK] ile/||/<> KÜRDİ/KURDİ[Ar. < KURDĪ] ile/||/<> NEVA/NEVA[Fars. < NEVĀ] ile/||/<> NEVESER/NEVESER[Fars. < NEV + Ar. ES̱ER] ile/||/<> NİHAVENT/NİHAVEND[Fars. < NİHĀVEND] ile/||/<> NİKRİZ/NİKRİZ[Fars. < NĪKRĪZ] ile/||/<> NİŞABUREK/NİŞABUREK[Fars. < NĪŞĀBŪREK] ile/||/<> NÜHÜFT/NUHUFT[Fars. < NUHUFT] ile/||/<> MÜSTEAR/MUSTEAR[Ar. < MUSTEʿĀR] ile/||/<> NAĞME/NAGME[Ar. < NAĠME] ile/||/<> RAST/RAST[Fars. < RĀST] ile/||/<> SABA/SABA[Ar. < ṢABĀ] ile/||/<> SEGÂH/SEGAH[Fars. < SEGĀH] ile/||/<> PENÇGÂH/PENCGAH[Fars. < PENCGĀH] ile/||/<> SÜMBÜLE/SUNBULE[Ar. < SUNBULE] ile/||/<> ŞEDARABAN/ŞEDDARABAN[Ar. < ŞEDD + ʿARABĀN] ile/||/<> ŞEHNAZ/ŞEHNAZ[Fars. < ŞEHNĀZ] ile/||/<> ŞEHNAZBUSELİK/ŞEHNAZBUSELİK[Fars. < ŞEHNĀZ + BŪ-SELĪK] ile/||/<> ŞEVKEFZA/ŞEVKEFZA[Ar. < ŞEVḲ + Fars. -EFZĀ] ile/||/<> SULTANİBUSELİK/SULTANİBUSELİK[Ar. < SULTĀNĪ + Fars. BŪ-SELĪK] ile/||/<> SULTANİHÜZZAM/SULTANİHUZAM[Ar. < SULTĀNĪ + HUZĀM] ile/||/<> SULTANİYEGÂH/SULTANİYEGAH[Ar. < SULṬĀNĪ + Fars. YEGĀH] ile/||/<> SUZİDİL/SUZDİL[Fars. < SŪZ + DİL] ile/||/<> SUZİDİLARA/SUZDİLARA[Fars. < SŪZ + DİLĀRĀ] ile/||/<> SUZİNAK/SUZNAK[Fars. < SŪZNĀK] ile/||/<> TAHİRBUSELİK/TAHİRBUSELİK[Ar. < ṬĀHİR + Fars. BŪ-SELĪK]
( hisarbuselik Klasik Türk müziğinde bir birleşik makam Klasik Türk müziğinde re diyez notası )
- HİSARBUSELİK[Fars. < ḤİSĀR + BŪ-SELĪK] ile/değil/yerine/=/||/<> HİSARBUSELİK
( Klasik Türk müziğinde bir birleşik makam )
- HIZLI ile/ve/değil/yerine HAREKETLİ
( [not] FAST vs./and/but ACTIVE
ACTIVE instead of FAST )
- Horâsân[Fars.] ile HORÂSÂN[Fars.]
( İrân'ın doğusunda bulunan geniş arazi. İLE Türk müziğinin en az iki buçuk asırlık bir mürekkep makamı olup örneği kalmamıştır. )
- HOYRAT[Yun.] ile HOYRAT
( Kaba, kırıcı ve hırpalayıcı. İLE Güneydoğu Anadolu ile Irak Türk bölgesinde, ezgi ile söylenilen mani. )
- HÜSEYNÎ -ile
( Türk müziğinde, dügâh perdesinde karar kılan bir makam. | Türk müziğinde "mi" notası. )
- HUSEYNİ[Ar. < ḤUSEYNĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> HÜSEYNİ
( Klasik Türk müziğinde dügâh perdesinde karar kılan bir makam Klasik Türk müziğinde mi notası )
- HUŞUYLA ile/ve/||/<> AŞKININ SARHOŞUYLA
( )
- HUZAM[Ar. < HUZĀM] ile/değil/yerine/=/||/<> HÜZZAM
( hüzzam beşlisi sultanihüzzam Klasik Türk müziğinde segâh perdesinde bir makam )
- HÜZZAM[Fars.] -ile
( Türk müziğinde, segâh perdesinde bir makam. )
- ÎCÂZ[Ar.] ile İCÂZ[Ar.] ile İ'CÂZ[Ar. çoğ. İ'CÂZÂT] ile HİCÂZ ile Hicaz[Ar. HİCAZ: Engel.]
( Sözü kısa söyleme. | Az sözle çok anlam anlatma. İLE Bayan başörtüsü. İLE Âciz bırakma, acze düşürme. | Şaşırtma. | Mucize sayılacak kadar düzgün söyleme. | Bir benzerini yapmada herkesi acze düşürme. İLE Klasik Türk müziğinde dügâh perdesinde karar kılan bir makam. | Klasik Türk müziğinde do diyez notasını andıran perde. İLE Arap Yarımadası'nda, günümüz Suudi Arabistan'ının batısında bir bölge. )
- İCRA ile/ve TERENNÜM[Ar.]
( Seslendirilmek üzere belirlenmiş şarkıyı/şarkıları söylemek, icra etmek. İLE/VE Güzel ve alçak sesle şarkı söyleme. )
- İCRÂCI ile BESTELEYEN/BESTECİ/BESTE-KÂR[Fars.]/KOMPOZİTÖR/COMPOSITEUR[Fr.]
- İCRACI ile DÜZENLEYİCİ(KOMPOZİTÖR)
- İCRA/CI ile/ve/<> SANAT/ÇI
- İHTİZAZ[Ar.]/VİBRASYON[Fr./İng.]/REZONANS[Fr./İng. < RESONANCE] ile/değil/yerine/= TİTREŞİM/SESELİM/TINLAŞIM
- İLÂHÎ[Ar.] ile İLÂHÎ[Ar.]
( Allah/tanrı ile ilgili. Tanrısal. | Münâcât. İLE "Allah'ım!", "Ey Allah!". "Bu ne hal", "ne tuhaf". )
- İLÂHİ ile/ve NEFES
- İLÂHİ ile USUL-İ İLÂHİ
( ... İLE Devran öncesi okunan ilâhi. )
- İLE BİRLİKTE ile/ve/değil/||/<>/< İLE BİR
- İLETEÇ/KABLO[Fr. CABLEAU] ile TEL
( Elektrik akımı iletiminde kullanılan ve yalıtkan bir nesne ile sarılı bulunan metal tel. İLE Türlü metallerden yapılmış, kopmaya karşı bir direnç gösteren ince uzun nesne. | Bu nesneden yapılmış ya da bu nesne biçiminde olan. | Tencere, çaydanlık vb.ni ovarak temizlemek için kullanılan nesne. | İnsan saçını oluşturan ipçik. | Bazı organizmaların demet durumundaki oluşumunu meydana getiren ipçiklerin her biri, lif. )
(
)
- ILGIT ILGIT
( Yavaş yavaş. [Esinti ve akış için] )
( ILGIT: Yavaş. | Belirli belirsiz. | Suyun aklığı belirli olmayan. | Yavaş ve hafif esen yel. | Kişiye üzüntü veren, dokunaklı türkü söylemek. )
- İLİŞKİYİ:
YÜRÜYÜŞ GİBİ SÜRDÜRMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> DANS GİBİ SÜRDÜRMEK
- İLK DANS
- İLK HAREKET
- İLK OPERA
- İLK "ORKESTRA"YI KURAN:
HZ. DAVUD
( Neyzen. [Davudî ney]
Teşbih geleneğindendir. )
- İLK TİYATRO
- İLK TİYATRO VE OPERA
- İLTİFAT[Ar. < LÜTÛF[çoğ.] < LÂTİF(< L-T-F)(< LETÂFET)] ile/ve/||/<> TALTİF[Ar. < LÜTÛF < T-L-F]
( Sözel ya da duygusal bir övgü ve ilgi gösterme biçimi. | Birine güler yüz gösterme, hatırını sorma, tatlı davranma. | İlgi gösterme, rağbet etme. | Söz söylerken, daha çok etki sağlamak için beklenmedik bir anda sözü, konu ile çok yakından ilgili birine ya da bir şeye yöneltme. | Yüzünü çevirerek bakma. İLE/VE/||/<> Daha çok, somut bir ödül ya da onurlandırma anlamı taşır. | Birini ödüllendirmek, takdir etmek. Birine lütûf ve ikramda bulunmak. | Yumuşatma, güzelleştirme. | | İyi ve güzel davranarak gönül almak. | Birini nişan, madalya, aylık artırma vb. şeylerle ödüllendirme. )
( Kişiye/kişilere, (beklentisiz/karşılık beklemeksizin ve incelerek) gülümsemek/tebessüm, yüz/bakış, dans, müzik, ses, şiir, ince sözcük, selen/sedâ ve/ya da soluk/nefes(konuşma/yanıt) ikram etmek... )
- İMAN ve/> GÜVENLİ/RAHAT HAREKET ALANI
- İMLÂ[Ar. MELV] ile/ve/||/<> İMLÂ[Ar. < MEL]
( Yazım (kuralları).[< Söyleyip yazdırmak.] | Bir yapıtı ya da bir ezgiyi notaya alıp yazma. İLE/VE/||/<> [boşluğu/çukuru] Doldurmak. )
- İNCE SES ile/||/<> TİZ SES
- İNCE ve/||/<> İNCİ
- INÇKIR ile/||/<> İNÇKİR ile/||/<> INGRAN/İNGREN
( Ağlamak[hıçkıra hıçkıra]. İLE/||/<> Ağlamak[ince sesle]. İLE Ağlamak[dertli olarak, gizli gizli ağlamak, inlemek] )
- İNİŞ >< ÇIKIŞ ile/ve/||/<> GİDİŞ >< GELİŞ
- İNŞAD ile ŞİİR OKUMA
- İNSAN/KİŞİ:
KENDİ OLAN ile/ve/||/<> ARASINDA (SIKIŞIP) KALAN ile/ve/||/<> ÂŞIK OLAN
- İNTERMEZZO[İt. < INTERMEZZO] ile/değil/yerine/=/||/<> İNTERMEZZO
( Serbest bir biçimde yazılmış olan ve kendi kendine bir bütün oluşturan müzik eseri )
- İPE-SAPA (GELMEZ İŞ/SÖZ/HAREKET/DAVRANIŞ)
( BÎ-SER Ü BÛN )
- İRAK[Ar. < ʿİRĀḲ] ile/değil/yerine/=/||/<> IRAK
( Klasik Türk müziğinde aynı adla anılan ve kalın fa diyez notasını andıran perdedeki makamlardan biri )
- Irâk[Ar.] ile IRAK[Ar.] ile IRÂK[Ar.]
( Ülke. | Dicle nehrinden aşağı Basra'ya kadar Şat Suyu'nun iki tarafı. İLE Uzak. İLE Türk müziğinde, aynı adla anılan ve kalın fa diyez notasını andıran perdedeki makamlardan biri.[en eski mürekkep makamlarındandır] )
- İRCÂ ve/||/<>/>/< İCRÂ
( Dönmek. VE/||/<>/>/< Uygulamak/eylemek/işlemek/yürütmek. )
- İREM[Ar.] ile İrem[Ar.]
( Ok ya da kurşun atılan nişan tahtası. | Çenk denilen müzik aleti ve bunu icâd edenin adı. İLE Âd kavmi zamanında, Şeddâd tarafından, cennete benzetilerek yapılan bir bahçe.[Şam'da ya da Yemen'de bulunmuş olduğu söylenilir] )
- IRLAMAK ile/||/<> YIRLAMAK
- IR/YIR ile YIR
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Aşk şiirleri/şarkıları. [gazel, gınâ] İLE Türkü, şarkı. )
- İŞ" ile/ve/||/<> HAREKET
- İŞARET ETMEK ile DİKKATLERİ ÇEKMEK/ÇEKMEYE ÇALIŞMAK
- Isfahan ile ISFAHAN
( İran'da bir kent/eyâlet. İLE Türk müziğinde, dügâh perdesindeki makamlardan biri. )
(1996'dan beri)