Hayvanları gözlemlemek ve anlamak, bize neler kazandırır?
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
Hiçbir canlının, bir başka canlıdan daha üstün ya da önce olmadığının, tüm varolanları, ancak bazı artı ya da eksileriyle değerlendirip, ne insanın, ne de başka bir "özellik"/"nitelik" ya da "gücün", doğayı, çevreyi, ötekileri ve özellikle de hayvanları sömüremeyeceğini ve hepimizin, hiçbir ayrım olmaksızın, birbirinden ayrılamaz bir bütünün parçası olduğumuzu anımsamamızda!...
Hayvanların da varoluşlarının önemli ve yaşamlarının kutsal olduğunu anımsayabilir, hayvanları, mal, kaynak ve köle olarak sömürmekten vazgeçebiliriz.
Şiddetsizlikle ve Merhamet ederek...
Hayvanların Yaşam Hakkı için...
İnsanın sağlığı ve gezegenin/çevrenin iyiliği için...
itibarı ile 6.207 başlık/FaRk ile birlikte,
6.207 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(8/26)
- DİMNE[Ar.] ile Dimne[Ar.]
( Süprüntülük. İLE Çakal adı.["Kelîle ve Dimne" adlı öykü kitabındaki] )
- DİNAZOR değil DİNOZOR
- DİNLEME ALETİ | STETOSKOP ile/||/<> STETOSKOP[Fr. < STÉTHOSCOPE]
( Vücudun içindeki kalp akciğer gibi sesleri dinlemek için kullanılan değişik biçimli alet Dinleme için kullanılan aletlerin tümüne verilen ad )
( STETHOSCOPE )
( STÉTHOSCOPE )
- DİNOSAURE[Fr. < DINOSAURE] ile/değil/yerine/=/||/<> DİNOZOR
( Dinozorlar takımından boyu metre kadar olabilen ilk çağlarda yaşamış günümüze fosilleri kalmış bir sürüngen Gelişmelere ayak uyduramamış çağın gerisinde kalmış ya da mevcut durumu korumak isteyen kimse )
- DİNOZOR/DİNOSAURE[Fr. < DINOSAURE] ile/||/<> ARKEOPTERİKS/ARCHEOPTERYX[Fr. < ARCHÉOPTÉRYX] ile/||/<> FİL/FİL[Ar. < FĪL] ile/||/<> MAMUT/MAMMOUTH[Fr. < MAMMOUTH]
( Dinozorlar takımından boyu metre kadar olabilen ilk çağlarda yaşamış günümüze fosilleri kalmış bir sürüngen Gelişmelere ayak uyduramamış çağın gerisinde kalmış ya da mevcut durumu korumak isteyen kimse )
- DİNOZOR ile İRİ DİNOZOR
( Mesozoik çağda yaşamış olan ve bugün yalnızca fosilleri bulunan çok büyük bir cins sürüngen. )
( DINOSAUR vs. TYRANNOSAURUS
[kökeni/etimolojisi] [Yun.] DEINOS [MONSTROUS] + SAUROS [LIZARD]
ile
)
- DİNOZOR ile/ve/||/<> TÜYLÜ DİNOZOR
( Büyüklerde. İLE/VE/||/<>/< Küçüklerde. )
- DİP BALIKÇILIĞI ile/||/<> KIYI BALIKÇILIĞI ile/||/<> KÜLTÜR BALIKÇILIĞI
( Balıkçının yaptığı iş )
- DİPLOİT ile/||/<> DİPLOİT[Fr. < DIPLOÏDE]
( diploos iki kat eidos yapı form aynı kromozom takımından iki tane kapsayan hücre ya da birey Aynı kromozom takımından iki tane kapsayan hücre ya da birey 1 Çoğu yüksek organizmaların somatik hücrelerinde olduğu üzere her bir kromozomdan iki adet olması durumu 2 Birbirinin aynısı hâlindeki çift kromozom setine sahip olan hücre )
( DIPLOID )
( DIPLOÎDE | DIPLOÏDE )
( DIPLOID )
- DİRENÇ | REZİSTANS ile/||/<> REZİSTANS[Fr. < RÉSISTANCE]
( Patojen mikroorganizma ya da suşunun kemoterapötik ilacın kullanıldığı doz aralığında serumda meydana getirdiği konsantrasyon düzeyinde ilaç tarafından etkilenmemesi durumu )
( RESISTANCE | TOLERANCE )
( RÉSISTANCE )
( RESISTENZ )
( RESISTENZA )
( ΑΝΤΊΣΤΑΣΗ / αντίσταση )
- DİREY ile/ve BİREY
- DİRİL ile DİRİL[Alm. < DRILL]
( DİRİKSEL. Diri/canlı ile ilgili, diriler üzerinde olan. İLE Şilte yüzü ya da gömlek yapmaya yarayan, pamuklu bir kumaş. )
- DİRİMBİLİM/DİRİLBİLİM:
BİTKİLER ve/+/||/<>/> HAYVANLAR ve/+/||/<>/> İNSAN
- DİRİMLİLİLER:
TÜMÜ ile/ve/||/<>/> ADI BELİRLENEN/BİLİNEN
( 8.7 milyon. @@ 1.2 milyon. )
- DIŞ BAYRAK ile/ve/<> İÇ BAYRAK
- DİŞ ETİ ile/||/<> DİŞ ETİ
( Ağız mukozasının dişin boyun bölgesinde alveol kemiğine sıkıca bağlandığı kısmı anat Gingiva )
( GINGIVAE | GINGIVA )
( GINGIVAL )
( ZAHNFLEISH )
- DIŞ İLİŞKİLER ile/ve İÇ İLİŞKİLER
( Koşul. İLE/VE Yasa. )
- DIŞ KATMAN | KABUK | KORTEKS ile/||/<> KORTEKS ile/||/<> KORTEKS[Fr. < CORTEX]
( cortex kabuk Herhangi bir organ ya da dokunun çevresi zooloji 1 Bir organ ya da yapının dış tabakası Beyin korteksi böbrek korteksi gibi 2 Bitkilerde kök ve gövdeyi çevreleyen tabaka 3 Yumurtada zarın hemen altında sitoplâzmanın en dış tabakası 4 Bakteri spor örtüsü ve spor duvarı arasındaki kılıf 5 Liken tallusunda koruyucu mantar örtüsü anat Kabuk dış tabaka )
( CORTEX | CORTEX, RIND )
( CORTEX | CORTEX, ÉCORCE )
( CORTEX | KORTEX, RINDE )
( CORTEX | CORTEX: KABUK )
- DIŞ KATMAN | DIŞ YAPRAK | EKTODERM ile/||/<> EKTODERM ile/||/<> DIŞ-DERİ
( dışderi dış deri Dış deri anat Dış deri )
( ECTODERM | ENDODERM | MESODERM )
( ECTODERME )
( EKTODERM )
( ECTODERMA )
( ΕΚΤΌΔΕΡΜΑ / εκτόδερμα )
- DİŞ OTU ile/||/<> DİŞ OTU
( Maydanozgiller Umbelliferae familyasından 100 cm kadar yükselebilen bir ya da iki yıllık beyaz çiçekli meyveleri solucan düşürücü çiçek sapları kürdan olarak kullanılan otsu bir bitki Kürdan otu Meyvelerinde sabit yağ uçucu yağ ve kromon çekirdeği taşıyan bileşikler içeren kalp damarlarını genişletici ve papaverine benzer etki oluşturan gaz giderici ve işetici olarak da kullanılan maydonozgiller familyasından bir bitki kürdan otu kürdani )
( PICK TOOTH, TOOTH PICK )
( HERBE AUX CURE DENTS )
( ZAHNSTOCHERKRAUT )
( AMMI VISNAGA | AMNI VISNAGA, AMNI MAJUS )
- DİŞ ile FİL DİŞİ
( ... İLE Büyümüş köpekdişidir. )
( TOOTH vs. IVORY )
- DIŞASALAK ile DIŞBESLENEN
( ... İLE Besinini, organik maddelerden sağlayan. HETEROTROF )
- DISCRIMINATORY/SLIGHT DIFFERENCE, SLIGHT SHADE/PRESCISION[İng.] ile/değil/yerine/= DISCRIMINATOIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIM
( Sinema 1. Bir ya da daha çok görünçlük içinde geliştirilip, olgunun tamamlanmış bir parçasını veren film bölümü. TV. 2. Televizyon oyunlarında buna karşılık olan bölüm. @@ Anlamdaşlar ve yakın anlamlılar arasında bulunan ince anlam ayrılığı. @@ E kümesinin AB altkümeleri verildiğinde ( ) kümesi. Simgesi : AB,. A-B @@ Olay, nesne ya da özellikleri birbirinden ayıran ve algılanabilen başkalık, bk. benzerlik. @@ bk. sıra 1. @@ (Aristoteles'te) 1. Bir şeyin kendi kendinden ya da bir başka şeyden herhangi bir ayrılıkla ayrı olması. (Ör. 'Sokrates bir başkası olarak Platon'dan ayrılır, çocuk ve yetişkin olarak da kendi kendinden ayrılır.') 2. İki şeyin ayrılmaz ilineklerle birbirinden ayrı oluşu. 3. Aralarında türsel (spesifik) bir ayrılık olan iki şeyin birbirinden ayrı olması. (Ör. İnsanın attan türsel bir ayrımla -us sahibi olmakla- ayrılması.) Sayısal ayrım (differentia numerica): Bir türün bireylerini birbirinden ayıran belirtilerin toplamı (ör. yer, zaman). Türsel ayrım (differentia specifica): Türü oluşturan ayrım; bir türü bir üstündeki cinsten ayıran belirti. @@ @@ hlk. Eyer örtüsü. )
- DISEASE/PATHOLOGICAL[İng.] ile/değil/yerine/= MARAZ[Ar. < MARAŻ]
( Hastalık. Kırgızcada merez 'sifimis' Moğolcadan alınmıştır (meres). Farsça maraz, maraδ yoluyla Arapçadan alınmıştır (Arapça maraδ). )
- DİŞİ ile/||/<> DİŞİ
( Geçmelerde yuva ya da delik açılan parçaya verilen ad Yumurta meydana getiren ya da yavru doğuran birey simgesi dişlirende botanik Sadece dişi gamet ya da yumurta meydana getiren birey ya da yavru doğuran organizma Dişi gamet ya da yumurta meydana getiren birey ya da yavru doğuran organizma 1 Yavru doğuran yumurta hücresi üreten organizma 2 Eşeyli üremede erkeğin eşi femina 3 hlk Deri üzerinde serpili olarak çıkan siğiller Az dişi Tar tişi Alt Tel Kuğ Küer tiji tızı Koy tizi diji tısı tıhı Eski Türkçeden başlayarak kullanılır Orta Türkçede tışī biçimi geçer Eski Kıpçakçada tişi ve tisi olarak kullanılır Doerfer KhalMat 305 eski ve yeni verileri göz önüne alarak eski tişī biçiminden yola çıkmıştır Clauson ED 560561 orijinal biçim olarak tişīyi dışī vermiştir Räsänen V 482a bu yolda bir görüş bildirmemiştir Räsänen LTS 179 Sevortyan ÊSTJa 1980 244245 Clausonun ılı biçimleri benimsediğini belirttikten sonra Doerferin verdiği tışī biçimini saymakla yetinmiştir Joki LwSS 348 Çağdaş diyalektlerin bir bölümünde dişinin yerini urgaçı biçimi almıştır urkaçı urgaşı urgaşı urgāçı )
( FEMALE )
( FEMELLE )
( WEIBLICH | WEIBCHEN )
( FEMINA | FEMINA: DIŞI )
( DIŞI[Az.]~TIZI[Sag.]~TISI[Yak.]~TIHI[Yak.]~URGAŞI[Nog.]~URGAŞI[Kklp.]~URGĀÇI[Krg.] )
- DİŞİL KURBAĞA ile GOLYAT KURBAĞASI
( Çoğunlukla ses çıkarmazlar. İLE Hiç ses çıkarmaz. Dilsizdir. En büyük kurbağadır. )
( Kurbağalarda her tür kendi frekansını seçer. Dişi kurbağalar sadece kendi türlerinin çıkardığı seslere kulak kesilirler. )
( AMPLEXUS: Kurbağaların çiftleşme pozisyonuna verilen ad. [Bazı eriller, kendilerini dişiye kenetlemek için yapışkanlı "çiftleşme tamponları" geliştirirler.][Bazen azgın bir eril kurbağanın, ölü bir balığa kenetlendiği bile görülür]
Öteki dillerde VIRAK VIRAK[Türkçe'de]:
* RIBBIT[Amerika'da]
(Tüm kurbağaların bu sesi çıkardıkları yaygındır fakat sadece Hollywood'da yaşayan Pasifik Ağaç Kurbağası[Lat. HYLA REGILLA]'nın çıkardığı bir sestir. )
- DİŞİL SİVRİSİNEK ile/ve ERİL SİVRİSİNEK
( İnsanı ısırır. İLE/VE Sadece bitkileri ısırır. )
( ... İLE/VE Dişillerden daha yüksek bir perdeden vızıldarlar. )
( ... İLE/VE Si-natürel bir diyapozon notasıyla eşeysel olarak uyarılabilirler. )
( Beslendikleri yere çeken şeyler nem, süt, karbondioksit, gövde sıcaklığı ve harekettir. Terli kişilerin ve gebelerin ısırılma olasılıkları daha fazladır. İLE/VE ... )
( 100'den fazla ölümcül hastalık taşırlar. )
( Günümüzde her 12 saniyede bir kişiyi öldürüyorlar. )
( Şu ana kadar ölmüş kişilerin yarısını (olasılıkla 45 milyar kadar) dişi sivrisinekler öldürmüştür. )
( Ronald Ross, dişi sivrisineklerin Plazmodyum[sıtma mikrobu] parazitini salyalarıyla nasıl taşıdıklarını gösteren kişidir. )
( KİNİN: Bazı hastalıklarda ateşi düşürmek için [özellikle sıtma tedavisinde] kullanılan ilâçtır. )
- DİŞİL ile/değil/yerine ANAÇ
- DİŞİNDİRİK ile/||/<> DİŞİNDİRİK
( Dizgin Köprü Şarkikaraağaç Isparta Atların ayakta tutulmasını sağlamak amacıyla yuların sapının ağızda margo interalveolaris üzerinden alt çene kemiğinde ilmek yapılması )
( JAW TIED )
- DIŞKI ile/ve/değil/||/<> FIŞKI
( Sindirim sonunda dışarı atılan besin artığı. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Taze, hayvan dışkısı/gübre. )
- DIŞKI(FEÇEZ/FEÇES/GAİTA/KAZÛRÂT/ÇÖMÜK/SIÇMIK/BOK/ÇIKTI) ile GÜBRE[Yun.]/KEMRE
( )
( AHBESEYN: En yaramaz(murdar) şeylerden ikisi. [dışkı ve sidik] )
( FAECES/FECES/EXCREMENT vs. DUNG/MANURE )
- DİŞLEMEK ile KEMİRMEK
- DİŞLİ BALİNALAR ile/ve DİŞSİZ/ÇUBUKLU BALİNALAR
( Dişleri yaşam boyu değişmeden kalır. )
(
)
( 1. Grönland Balinası | 2. Katil Balina | 3. Kuzey Atlantik Balinası | 4. İspermeçet Balinası | 5. Deniz Gergedanı | 6. Mavi Balina | 7. Çatalkuyruklu Balina | 8. Beyaz Balina )
( ODONTOCETI cum/et MISTICETI )
- DİŞLİ TIRNAKLI ile/||/<> ÇİFT TIRNAKLILAR ile/||/<> TEK TIRNAKLILAR
( Tırnağı olan )
- DİSTİLASYON | TAKTİR | SAFLAŞTIRMA ile/||/<> SAFLAŞTIRMA ile/||/<> DAMITMA
( Damıtma Bir karışımdaki protein ve nükleik asit gibi büyük organik moleküllerin bireysel düzeyde elde edilmesi işlemi pürifikasyon Sıvı karışımlardaki bileşenleri kaynama noktaları arasındaki ayırımdan yararlanarak buharlaştırıp yeniden yoğuşturma yoluyla birbirlerinden ayırma ve arıtma fizik kimya işleyim 1 Gaz ürünler elde etmek için kimi katı nesneleri ısı yoluyla temel öğelerine ayrıştırma 2 Sıvı karışımlarda karmaşık değişken bileşimleri oluşturan öğeleri özellikleri belirli ürünlere ayırma işlemi Sıvıyı sürekli olarak buharlaştırıp sonra yine yoğunlaştırarak yapılan ayırma işlemi kimya Bir sıvının gaz ya da buhar biçimine gelene kadar ısıtılıp oluşan gazın ya da buharın tekrar soğutularak yeniden sıvı durumuna getirilerek toplanması distilasyon saflaştırma )
( DISTILLATION | PURIFICATION )
- DİVİK ile/||/<> TERMİT | AKKARINCA
( bk. akkarınca. @@ (zooloji) @@Sıcak ya da ılıman ülkelerde yaşayan akkarıncalar takımına bağlı canavar böceklerin genel adı; ağaç kemiren karınca, divik, termit. )
( WHITE ANT | THERMITE~THERMITE )
( TERMITE | FOURMI BLANCHE | THERMITE~THERMITE | TERMITE )
( WEISSE AMEISE | THERMIT~THERMIT )
( TERMITE~TERMITE )
( ΤΕΡΜΊΤΗΣ / τερμίτης~ΤΕΡΜΊΤΗΣ / τερμίτης )
- DİVİK ile/||/<> WHITE ANT[İng.] ile/||/<> FOURMI BLANCHE[Fr.] ile/||/<> WEISSE AMEISE[Alm.] ile/||/<> AKKARINCA
( akkarınca zooloji Sıcak ya da ılıman ülkelerde yaşayan akkarıncalar takımına bağlı canavar böceklerin genel adı ağaç kemiren karınca divik termit )
( WHITE ANT | THERMITE )
( TERMITE | FOURMI BLANCHE | THERMITE )
( WEISSE AMEISE | THERMIT )
( TERMITE )
( ΤΕΡΜΊΤΗΣ / τερμίτης )
- DİYA ile/||/<> DİYA[Fr. < DIAPOSITIVE SÖZÜNÜN KISALTILMIŞ BIÇIMI]
( Sahnenin dibinde plastik beyaz bir gergi ekrana biçiminde kurulan dekor ardında projeksiyonla yansıtılan resim Gergi üzerine yansıtılan resimlerin yansıtıcıya konulan pozitif filmine verilen ad anat Arasında )
( DIAPOSITIVE | DIA )
( DIAPOSITIF | DIAPOSITIVE SÖZÜNÜN KISALTILMIŞ BIÇIMI )
( DIAPOSITIV )
- DİYALEKT | MUNSAP | MUNSAB | FEM | ŞİVE | DEHÂN | ŞÎVE | AĞIZ ile/||/<> AĞIZ
( Yöresel konuşma Tarihsel gelişim ve bölge etkisiyle bir anadilin lehçesi içinde ses yapı yönünden görülen küçük ayrılıkların her biri dil sınıf Bir akarsuyun göle ya da denize döküldüğü yer Bir hayvanın besinini aldığı açıklık dudaklar arasındaki açıklık I Bıçakların keskin kısmı Senirkent Isparta II Sağmal hayvanlarda doğumdan sonra alınan koyu sarımtrak ilk süt Çaltı Gelendost Küçükkabaca Uluborlu Yukarı Dinek Şarkikaraağaç Isparta Konya III Sığırların ağzında görülen bir hastalık Çaltı Gelendost Isparta IV Ayakkabı kenarı Ankara Türlü şartlara ve hallere göre kullanılan dil ŞEHİRLİ AĞZI Urbanisme TAŞRA AĞZI Provincialisme KÖYLÜ AĞZI Rusticisme SOKAK AĞZI ya da AŞAĞILIK AĞIZ Vulgarisme coğrafya biyoloji Derleme şive Tarihî gelişim ve bölge etkisiyle bir anadilin lehçesi içinde ses ve yapı bakımından görülen küçük ayrılıklar İstanbul ağzı Gaziantep ağzı taşra ağzı Rumeli ağzı Anadolu ağızları vb Kendine özgü söyleyişi olan yöresel konuşma Bir hayvanın besinini aldığı açıklık dudaklar arasındaki açıklık Türlü şartlara ve hallere göre kullanılan dil ŞEHİRLİ AĞZI Urbanisme TAŞRA AĞZI Provincialisme KÖYLÜ AĞZI Rusticisme SOKAE AĞZI ya da AŞAĞILIK AĞIZ Vulgarisme KULLANIŞ AĞZI Parler dusage ÖZEL AĞIZ Parler spécial YEREL AĞIZ Parler local Bir hayvanın besinini aldığı açıklık I Yüzün aşağı kısmında bulunan sesin çıkmasına ve biçimlenmesine yarayan organ II Bir dilin ya da bir lehçenin yazı diline oranla ve çoğunlukla ses bazende şekil anlam ve söz varlığı bakımından birbirinden az çok ayrılan konuşma biçimleri Türkiye Türkçesinin İstanbul ağzı Aydın ağzı Konya ağzı Nevşehir ağzı Anadolu ve Rumeli ağızları Bakû ağzı Taşkent ağzı Kazan ağzı Avşar ağzı Doğu Türkistan ağızları Harezm Oğuz ağızları gibi III Yetiştikleri bölge meslek çevre ve öğrenim farkları gibi etkenler ve kişisel eğilimler dolayısıyla bir dilin kişiden kişiye değişen kullanılışı ve konuşma biçimleri Her yazarın kendine özgü bir dil ve üslûp özelliğine sahip oluşu bundandır Azerbaycan Türkçesi ağız Türkmen Türkçesi agız Gagauz Türkçesi aaz Özbek Türkçesi όğiz Uygur Türkçesi eğiz awız Başkurt Türkçesi awız awuz Krç Malk awuz Nogay Türkçesi awız Kazak Türkçesi awız Kırgız Türkçesi ooz Alt oos Hakas Türkçesi ahsi aas Tuva Türkçesi aás Türkçesi aksı Rusça rot Azerbaycan Türkçesi şivä Türkmen Türkçesi şiive yerli dialekt Gagauz Türkçesi dialekt Özbek Türkçesi şeva Uygur Türkçesi şivä Tatar Türkçesi söyläş Başkurt Türkçesi höyläş govor Krç Malk govor Nogay Türkçesi söylew yerlî dialekt Kazak Türkçesi govor Kırgız Türkçesi govor Alt ter boyınıň kuuçınermegi Hakas Türkçesi govor çooh Tuva Türkçesi govor Türkçesi govor çook Rusça govor 1 Besinlerin alındığı iki dudak arasındaki açıklık 2 Sülüklerde insan ve hayvan derisini delmek amacıyla kullanılan ön çekmende bulunan ve tek hücreli bezlerin salgı deliklerinin açıldığı ağız parçaları )
( DIALECT | MOUTH | LOCAL DIALECT | LANGAGE | LOCAL DIALECT, LOCAL LANGUAGE | IDIOLECT )
( DIALECTE | EMBOUCHURE | BOUCHE | LANGAGE | PARLER, PARLER LOCAL | PARLER | IDIOLECTE )
( DIALEKT | MUNDART | MÜNDUNG | MUND | MUNDART, LOKALSPRACHE | MUNDART, LOKALSPRACHE, SONDERSPRACHE | IDIOLEKT )
( OS: AĞIZ )
- DİZ KAPAĞI KEMİĞİ ile/||/<> DİZ KAPAĞI KEMİĞİ
( Uyluk kemiği ile kaval ve kamış kemiklerinin birleştiği yerde ön tarafta bulunan küçük yassıca oynar kemik 2 Bazı araknidlerde femur ile tibia arasındaki segment 3 Örümceklerin dördüncü bacak segmenti 4 Likenlerin yuvarlak apotesyumu Patella anat Uyluk kemiğinin makara kısmının önünde yer alan ve hayvan türlerine göre farklı biçimlerde olan kemik patella )
( KNEE CAP )
( ROTULE )
( KNIESCHEIBE )
( PATELLA: KÜÇÜK TAVA )
- DİZEM DÜZENSİZLİĞİ | ARİTMİ ile/||/<> ARİTMİ[Fr. < ARYTHMIE]
( Normal kalp atımlarında biçimlenen her türlü sapma Kalp atımlarının hızında düzeninde ya da köken aldığı bölgede normal olmayan bir değişim mevcuttur )
( ARRHYTMIA | EXTRASYSTOLE | TACHYCARDIA )
( ARYTHMIE )
( ARRHYTHMIE )
( ARITMIA )
( ΑΡΡΥΘΜΊΑ / αρρυθμία )
- DNA:
TÜM CANLILAR ile AHTAPOTLAR
( Oldukça gelişmiş beyinleri ve mükemmel seviyede problem çözme becerileriyle omurgasız hayvanların en karizmatik üyeleri olan ahtapotların gen dizilimlerinin öteki tüm canlılardan farklı olduğu ortaya çıktı.
33 bin protein kodlayan gen ile daha önce hiç karşılaşılmamış bir yapıda genoma sahip olduğu ortaya çıkan ahtapotlarla ilgili Chicago Üniversitesi’nden Dr. Clifton Ragsdale şunları söyledi:
"Bu zamana kadar yapılan araştırmalar, 8 kola sahip olan bu canlıların dünya üzerinde yaşayan tüm hayvanlardan farklı bir yapıda olduklarını ortaya çıkardı. Ahtapotlar, müthiş büyüklükte bir beyne ve sıradışı problem çözme yeteneğine sahipler."
Araştırmacılara göre ahtapotun genomu, zıplayan gen adına sahip olan transpozon dizilerine sahip. Kendini genom içinde tekrar düzenleyebilen transpozonun ahtapotlar üzerinde ne gibi bir etki yarattığı henüz net olarak bilinmese de sinir dokularında yüksek seviyede bulunduğunu tespit edilmiş.
Yine Chicago Üniversitesi’nden Caroline Albertin:
"Birkaç değer farkı dışında ahtapotun genomunun yeniden düzenlenmiş bir omurgasızın genomunu andırdığı görülüyor. Bunu, genomu blender’a koyup karıştırmak gibi düşünebilirsiniz. Bu da genlerin farklı bir ortamda yer almalarına sebep oluyor ki bu hiç karşılaşmayı beklediğimiz bir şey değildi" dedi. )
- DOĞA VAROLANI ile/ve/değil/yerine EYLEM VAROLANI (OLMAK)
- DOĞA/(")TANRI(") "YAPTI/YARATTI" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DOĞANIN PARÇASI
- DOĞA ile/ve/değil DOĞA NESNELERİ
- DOĞA ile/ve/||/<>/< DUYU
- DOĞA ile/ve/||/<> YABAN (YAŞAM/I)
- DOĞACILIK/"DOĞASEVERLİK":
[ne yazık ki]
BAHÇE/DE İSE ile/ve/değil/yerine/||/>< ORMAN/DA İSE
( Çoğunlukta. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/>< Azınlıkta. )
( Bilgisizlik ve bilinçsizlikte. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/>< Bilgi ve bilinçlilikte. )
- DOĞADA / VERİLİ VAROLANDA:
3 KEZ VERİLİ VAROLAN ile/ve 2 KEZ VERİLİ VAROLAN ile/ve 1 KEZ VERİLİ VAROLAN
( İnsan. İLE/VE Hayvan. İLE/VE Bitki ve nesne/ler. )
( Kendini kendine konu kılabilen. İLE/VE Güdü(m)lü. İLE/VE Âtıl. )
( Yer değiştirebilen bir merkezlilikte. İLE/VE Merkezsiz. İLE/VE Merkezsiz. )
- DOĞAL SEÇİLİM ile/ve/değil/||/<>/> BİRİKİMLİ SEÇİLİM
- DOĞAL SEÇİLİM ile/ve/||/<> EŞEYSEL SEÇİLİM
- HAYVANLAR (DOĞAL YAŞAMINDA)... -ile
( * ÇÖP ÜRETEMEZ
* KİLO ALAMAZ )
- DOĞAN/ATMACA/SAKR[Ar.] ile ZAĞANOS/BÎSER/BÎSERE[Fars.]
- DOĞAN/ATMACA ile BOZ DOĞAN
( ... İLE Eril atmacadan sivri kanatları ve kısa kuyruklarıyla ayrılırlar. )
( ... İLE Kışın açık arazilerde ve sulak alanların çevresinde yaşarlar. )
( ... vs. MERLIN )
( ... cum FALCO COLUMBARIUS )
- DOĞAN/ATMACA ile/ve/<> PIRLAK
( ... İLE/VE/<> Doğan, atmaca gibi yırtıcı kuşları yakalamada, çağırtkan ve av olarak kullanılan kuş. )
- DOĞAN ile ADA DOĞANI
( ... İLE Kayalık adalarda, sürüler halinde yuva yaparlar. [Yazın sonuna doğru kuluçkaya yatarlar.] )
( ... İLE Yavrularını göçmen ötücüleri avlayarak beslerler. )
( ... vs. ELEONORA'S FALCON )
( FALCO (COLUMBARIUS) cum FALCO ELEONOREA )
- DOĞAN ile ALACADOĞAN
( ... İLE Korulu ve ağaçlı açık arazilerde, eski ekin kargası yuvalarında, sürüler halinde yuva yaparlar. )
( ... İLE Gagaları, göz derileri ve bacakları erilinde kırmızı, dişilinde ise turuncudur. )
( ... İLE En hızlı uçan kuş ya da kuşlardandır. )
( ... vs. RED-FOOTED FALCON )
( ... cum FALCO VESPERTINUS )
- DOĞAN ile BÂZEK[Fars.]
( ... İLE Küçük doğan. )
- DOĞAN ile BIYIKLI DOĞAN
( ... İLE Çöller ve açık arazilerde yaşarlar. [Genellikle yarlarda ve kayalıklarda, nadiren de harabelerde yuva yaparlar.] )
( ... vs. LANNER )
( ... cum FALCO BIARMICUS )
- DOĞAN ile BÛHE[Ar. çoğ. BEVÂHE]
( ... İLE Çakır doğanlar. )
( ... İLE Manevra yeteneği en yüksek kuş. )
- DOĞAN ile ÇAVLI
( ... İLE Doğan yavrusu. )
- DOĞAN ile DELİCE DOĞAN
( ... İLE Ağaçlı açık arazilerde yaşarlar. )
( ... vs. HOBBY )
( ... cum FALCO SUBBUTEO )
- DOĞAN ile/||/<> DOĞAN
( Falco peregrinus Kartallar Falconiformes takımının kartalgiller Falconidae familyasından bir kuş türü Uzunluğu 4252 cm Sırtı külrengi ve enine çizgilidir Hemen bütün dünyada rastlanır Diğer doğan türleri için kartalgillere bakınız Yer dokumasında kullanılan üç ağaç bacak Güllüce Gümüşhacıköy Amasya zooloji Kartallar Falconiformes takımının Kartalgiller Falconidae familyasından 4252 cm kadar uzunlukta sırtı kül rengi ve enine çizgili bütün dünyada rastlanan bir tür Akdoğan bozdoğan çakırdoğan delice doğan gökdoğan sardoğan gibi türleri vardır Eski ve yeni diyalektlerde toğan toygan olarak geçer tuygan tuygan tān toyon Eski Türkçe toğan Kıpçakça toğan Türkçeden Kalmıkçaya tŭγan akdoğan olarak geçmiştir Ramsted KalmWb 413 Macarcaya tiván olarak geçmiştir Ligeti Törk 102 103 537 341 Leksikaya göre Kâşgarlı Mahmudun saydığı toğrıl avcı doğan biçimi çağdaş diyalektlerde kişi adı olarak saklanmıştır Yazarlara göre Toğrıl adının toğan toygan biçimlerinin kökünden geldiği düşünülebilir Leksika 169 toğrul )
( PEREGRINE | PEREGRINE FALCON )
( FAUCON PÉLERIN | FAUCON PÈLERIN )
( WANDERFALKE )
( FALCO PEREGRINUS )
- DOĞAN ile/değil/yerine ESPERİ
( ... İLE/DEĞİL/YERİNE Ava alıştırılmayan, bir tür doğan. )
- DOĞAN ile GÖKDOĞAN
( ... İLE Geniş omuzları vardır. Kuyruk sokumu geniş ve açık renk, kanatları uçlara doğru sivri ve çapa biçimindedir. )
( ... İLE Her türlü kayalık alanlarda yaşarlar. [Genellikle kaya çıkıntılarında, nadiren de ağaçlarda ve yapılarda yuva yaparlar.] )
( ... İLE Dünyanın en hızlı uçan kuşudur. [Gökyüzünde, dalış sırasında 360 km./saat hıza ulaşabilir.] )
( ... vs. PEREGRINE )
( ... cum FALCO PEREGRINUS )
- DOĞAN ile GRİ DOĞAN
( ... İLE Çöllerdeki kayalık tepelerde yuva yaparlar. )
( ... İLE Göçmen Ada Doğan'larını avlayarak beslenirler. )
( ... vs. SOOTY FALCON )
( ... cum FALCO CONCOLOR )
- DOĞAN ile KERKENEZ/SABRİS[Ar.]/KESTREL[İng.]
( ... İLE 35 cm. uzunluğunda, kızılımsı tüyleri olan, leşobur bir doğan. )
( ... İLE Ağaçlı açık arazilerde, dağlarda ve şehirlerde yaşarlar. )
( Ülkemizin en yaygın yırtıcı kuşlarından biridir. Her türlü arazide bulunabilir. Rüzgârda, kafası görünmeyen bir el ile tutuluyormuşçasına, tamamen hareketsiz kalır. Gövdesi, rüzgâra göre yalpalanmasına karşın, kafası sabittir. Erili, mavi-gri; dişili, kızıl-kahverengi renktedir. Beslenmesinde ise keskin gözleriyle yeri gözler, tedbirsiz avını hemen yakalar, pençeleriyle avın gövdesini parçalayıp yer. )
( ... vs. KESTREL )
( ... cum FALCO TINNUNCULUS )
- DOĞAN ile KIZIL ENSELİ DOĞAN
( ... İLE Kıyıdan uzak, kurak ve kayalık arazilerde yaşarlar. [Kuzey Afrika'da] [Kayalık yarlarda yuva yaparlar.] )
( ... vs. BARBARY FALCON )
( ... cum FALCO PELEGRINOIDES )
- DOĞAN ile SARDOĞAN
( ... İLE Sarı renkli bir tür doğan. )
- DOĞAN ile SUNGUR/AKDOĞAN
( ... İLE En büyük doğan. )
( ... İLE Kayalık kıyılar, dağlar ve ibreli ormanların kenarlarında yaşarlar. [Yarlarda yuva yaparlar.] )
( ... vs. GYRFALCON )
( ... cum FALCO RUSTICOLUS )
- DOĞAN ile TEPELİ DOĞAN
( ... ile SIKAR[< SAKR]["ka uzun okunur"] )
- DOĞAN ile ULU DOĞAN
( ... İLE Açık ve seyrek ağaçlı arazilerde, yüksek plato, bozkır, ova ve yarı çöllerde yaşarlar. )
( ... vs. SAKER )
( ... cum FALCO CHERRUG )
- DOĞAN/ATMACA ile MUYMUL
( ... İLE Atmaca ve doğana benzeyen bir tür yırtıcı kuş. )
- DOĞASI" değil YAPISI VE İŞLEYİŞİ
- DOĞAYA DOĞAN ile/ve/değil/||/<>/> YAŞAMA DOĞAN
( Behaim["hayvan"]. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Beşer/İnsan. )
( Yaşam, yaşamla beslenir. [Doğada bu süreç zorunluludur, toplumda ise gönüllü olmalıdır.] )
( Yaşamın tamir edemediğine ölüm son verir. )
( [not] TO BORN IN NATURE vs./and/but TO BORN IN LIFE
What life cannot mend, death will end. )
- DOĞU EJDERHASI ile BATI EJDERHASI
( EAST DRAGON vs. WEST DRAGON )
- DOĞUM ve/> BÜYÜME ve/> GELİŞİM
( Aşk ile. VE/> Şevkât ile. VE/> Muhabbet ile. )
( İSTİHLÂL[Ar. < HİLÂL]: Çocuğun doğar doğmaz ağlamaya başlaması. )
( TELAHHUM[Ar. < LAHM]: Semirme, etlenme. )
( TERBİYE[Ar.< RÜBÜV]: Besleyip büyütme, beslenip büyütülme. | Eğitim. | Görgü. | Alıştırma. | Hafif cezalandırma. | Bazı yemeklere konulan limon, sirke, salça gibi şeyler. | Alıştırma.[hayvan] | Tavsiye, kayırma, koruma. )
- DOĞUŞTAN = VEHBİ, FITRİ = INNATE[İng.] = INNÉ[Fr.] = ANGEBOREN[Alm.]
- DOKU BİLİMİ | HİSTOLOJİ ile/||/<> HİSTOLOJİ ile/||/<> DOKUBİLİM
( dokubilim doku bilimi Doku bilimi anat Doku bilimi mikroskobik anatomi )
( HISTOLOGY | HISTOLOGIA )
( HISTOLOGIE )
- DOKU BOZUKLUĞU | LEZYON ile/||/<> LEZYON ile/||/<> LEZYON[Fr. < LÉSION]
( Hastalık ya da zedelenme nedeniyle patolojik değişim gösteren doku bölgesi herhangi bir deri hastalığında görülen sınırlı oluşumlardan her biri 1 Doku ya da hücrelerde anormallik ya da değişim patolojik değişiklik 2 Patolojik değişim gösteren doku bölgesi )
( LESION )
( LÉSION )
- DOKU ile KORUN DOKUSU
( ... İLE Korunu ve bu tabakanın değişimiyle oluşan tırnak, boynuz vb. yapan doku. )
- DOKU = NESİÇ, NESC = TISSU
- DOKURCUN ile/||/<> TOKURCUN
- DÖL YOLU | VAJİNA ile/||/<> VAJINA[Lat.]
( anat 1 Döl yolu 2 Kılıf kın )
( VAGINA )
- DOLAP BEYGİRİ ile/||/<> BOSTAN BEYGİRİ
- DÖLEŞİ | PLASENTA ile/||/<> PLASENTA ile/||/<> PLASENTA[Fr. < PLACENTA]
( Döl yatağında anayla dölüt arasında bulunan dölütün ve ananın kan damarlarının birbirine yakın bulunduğu ozmozla besin ve oksijen değişmesini sağlayan damarlı süngerimsi bir yapı Etene )
( PLACENTA )
( PLACENTA )
- DÖLLENME ile MAYALANMA
( ZYGOSIS vs. ZYMOSIS )
- DÖLLENMİŞ YUMURTA | ZİGOT ile/||/<> ZİGOT ile/||/<> DÖLLENMİŞ YUMURTA
( döllenmiş yumurta döllenmiş yumurta Bir dişi ve bir erkek eşey hücresinin birleşmesiyle oluşan döllenmiş yumurta Dişi ve erkek eşey hücrelerinin birleşmesiyle oluşan döllenmiş yumurta hücresi Haploit kromozomlu erkek ve dişi gametlerin birleşmesi sonucu yeni bir canlının temelini oluşturan diploit kromozomlu hücre döllenmiş yumurta )
( ZYGOTE )
( ZYGOTE )
( ZYGOTE )
- DÖLZARI | GEBELİK İÇ ZARI | AMNİYON ile/||/<> AMNİYON ile/||/<> AMNIYON[Alm. < AMNION]
( Amnion dölüt zarı Amniyonlu hayvanlarda sürüngen kuş memeli bulunan ve dölütü örten bir iç zar omurgasız hayvanlardan böcekler ve akreplerde de vardır 1 Amniyonlu hayvanlarda sürüngen kuş memeli bulunan ve dölütü örten en iç zar 2 Omurgasız hayvanlardan böceklerde ve akreplerde iç embriyo zarı 3 Diğer omurgasızlarda görülen amniyona benzer zar 1 Sürüngen kuş memeli gibi hayvanlarda bulunan ve dölütü örten en iç zar 2 Omurgasız hayvanlardan böceklerde ve akreplerde iç embriyo zarı 3 Diğer omurgasızlarda görülen amniyona benzer zar İçinde embriyo ya da fetüsün bulunduğu trofoblastlardan köken alan embriyoyu çevreleyen zarların en içte olanı amniyon zarı amniyon kesesi )
( AMNION )
( AMNION | AMNIOS )
( FRUCHTWASSERHAUT | AMNION, SCHAFHAUT | AMNION )
- DOMESTICATION[İng.] ile/||/<> EVCİLLEŞTİRME
( Ürünlerinden ve hizmetlerinden yararlanmak için yabani hayvanların insanlara alıştırılması ve insan kontrolünde yetiştirilmesi )
( DOMESTICATION )
- DÖMİFİNAL[Fr. < DEMIFINALE] ile/değil/yerine/= YARI FİNAL
- DOMUZ ile BAĞRÂ[Fars.]
( ... İLE Eril domuz. )
- DOMUZ ile DOMUZLAN
( ... İLE Kınkanatlılardan bir böcek. )
( ... cum BRACHYNUS CREPITANS )
- DOMUZ ile FESEK
( ... İLE Yabani domuz. )
( Gebelik süreleri 119-130 gündür. İLE ... )
( Çin, yaban domuzlarının ilk olarak evcilleştirildiği yerdir. [9000 yıl önce] )
( Dünyada bir milyardan fazla domuz vardır. )
( Domuzlar, ter bezleri olmadığından dolayı terlemezler. [Güneş yanığına karşı zayıflardır, buna karşın yalıtıcı kalın bir yağ tabakasına sahiplerdir.] [Serin kalmak ve korunmak için gövdelerini saran çamurdan bir tabakaya gereksinim duyarlar.] )
( DOKS[Tuna Bulgarları'na ait kitâbelerde] ile ... )
(
ile
)
( BOCUK ile ... )
( HINZÎR[çoğ. HANÂZÎR] ile ...
HINZIÎRİYYE: Domuzgiller. )
( BAĞRÂ[Eril], GÜRÂZ[: Azgın eril domuz.], HÛK ile ... )
( PIG/HOG vs. WILD BOAR )
( SUS SCROFA DOMESTICA cum SUS SCROFA )
( EL CERDO con ... )
( PUAA ile ... )
- DOMUZ ile GEYİK DOMUZU/BABİRUSA
( ... İLE Boynuzu kafa tasına doğru büyümesi ve kafatasını delip beynine girmesi nedeniyle ölen ["intihar eden"] domuz. )
- DOMUZ ile GİNE DOMUZU
- DOMUZ ile HİNT DOMUZU/KOBAY
( ... İLE Büyük Okyanus adalarında yaşayan, köpekdişleri boynuz gibi yukarı doğru kıvrık, iri yapılı bir domuz türü. )
( ... cum PORCUS BABYRUSSA )
- DOMUZ yerine HINZIR
- DOMUZ ile KUNE KUNE DOMUZU
- DOMUZ ile PEKARİ
- DOMUZ ile SAKALLI DOMUZ
( ... İLE Asya ile Avustralya arasındaki cennet adalarında yaşarlar. )
- DOMUZ ile/ve YERDOMUZU/AARDVARK
(
)
- DON/TON/KÜLOT[Fr. < CULOTTE]["KİLOT" değil!] ile DON ile DON
( Giysi. | Gövdenin, belden aşağısına giyilen, uzun ya da kısa iç giysisi, beli lastikli iç çamaşırı. İLE Hava sıcaklığının sıfırdan aşağı düşmesiyle, suların buz tutması. İLE At tüyünün rengi. )
- DONATION/IMMUNITY[İng.] ile/değil/yerine/= DONATION/IMMUNITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= IMMUNIS: SERBEST[Lat.] ile/değil/yerine/= IMMUNITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIŞIK
( 1. Gümrük bildirmeliğinde sıfır olan vergi oranı. 2. Yurda, kesin olarak ve gümrük vergisi alınmadan sokulan mal. @@ Herhangi bir nedenle kendisinden vergi alınmayan kimse. @@ Vücudu, doğuştan ya da daha sonra kazandırılmış yetenekler nedeniyle, çeşitli hastalıklara karşı dirençli bulunan, o hastalıkları yenebilen. @@ (biyoloji) @@ Bir canlının, dolaşım sisteminde, antijene karşı olan antikorları ya da T lenfositleri taşıması sonucu mikrop bulaşmasına dayanıklı olması. İmmün. @@ Belli bir hastalığa ya da alerjik duruma karşı dirençli, bağışıklık kazanmış, immün. @@ Özgül olan ve olmayan mekanizmalarla enfeksiyon hastalıklarına karşı korunmuş olan, bağışıklık sistemi ya da bağışıklık cevabı gelişmiş olan, immün. )
- DÖNBABA -ile
( Turnagagası. )
- DÖNDÜRME ile/||/<> DÖNDÜRMEK
( Vücut bölümlerini eklem olanaklarından yararlanarak uzunluğuna eksenleri çevresinde sağa sola yönetme çevirmek Yavrunun doğum için uygun vaziyete çevrilmesi işlemi rotasyon )
( TURNING | ROTATE | ROTATION )
( ROTATION )
( DREHUNG )
- DÖNGÜ ile/ve BOKBÖCEĞİ/KHEBER[Mısır'da]
( )
( CYCLE/CYCLONE vs./and SCARAB )
( ... cum GEOTRUPES STERCORARIUS )
- DONMAK | İNCİMAT, PRİZ | TASALLÜP ETME | İNCİMAT | İNCİMAT ETMEK | SERTLEŞME ile/||/<> SERTLEŞME ile/||/<> DONMA
( donma Sert duruma gelme olayı tonsuzlaşma Sert hâle gelme durumu konsolidasyon Özellikle akciğer ve meme gibi organlardaki şiddetli bakteriyel enfeksiyonlarda bez lümenlerinin ve hava yollarının eksudatla dolması sonucu biçimlenir Kişinin zaman ve uzay uyumunu yitirip uyaranlara karşı duyarsız olduğu durum Bir sıvının ya da çözeltinin sıcaklığının azaltılması sonucu katılaşması erimenin tersi 1 genel uygulayım Bir özdeğin sıvı durumdan katı duruma geçmesi 2 yapıcılık Beton karıldıktan sonra kütlenin sertleşmeye başlamasına değin çimentonun yapısında oluşan kimyasal tepkimeler Bir özdeğin sıcaklık düşmesiyle sıvı durumdan katı duruma dönüşümü coğrafya kimya Sıvı durumdan katı duruma geçme olayı Isı kaybederek sıvı halden katı hale geçme 1 Dokular üzerine şiddetli ve devamlı soğuğun etkilemesiyle hücrelerin buz hâline dönüşmesi konjelasyon 2 Isı kaybederek sıvı durumdan katı duruma geçme )
( HARDENING | CONSOLIDATION )
( TREMPE; DURCISSEMENT )
( HÄRTEARBEIT; HÄRTUNG )
- DONMAK ile DONUP-KALMA
( Gövde ısısı düşük birine konyak vermek çok vahim bir hatadır! )
- DÖNME | ROTASYON ile/||/<> ROTASYON[Fr. < ROTATION]
( 1 Döndürme 2 Bir kemiğin ya da bir organın kendi ekseni etrafında dönmesi )
( ROTATION )
( ROTATION )
- DONÖR | TRANSMİTTÖR | EMETÖR | VERİCİ ile/||/<> VERİCİ
( TV 1 Radyo yinelenimlerindeki elektromıknatıs ışınımı yaymakta kullanılan donatım radyo vericisi 2 Eşeksenli kablo telsiz bağlantısı ya da alıcı dalgalık yardımıyla elektrik gerilimi biçiminde resim ve ses imlerini alan genlik ya da yinelenim değiştirimine uğramış bir taşıyıcı dalga üreten ve bu yolda işlenmiş olan televizyon imlerini verici dalgalıkla yayan donatım televizyon vericisi 3 Bir televizyon vericisinde ses imini gönderen bölüm ses vericisi 4 Bir televizyon vericisinde resim imini gönderen bölüm resim vericisi Bir tepkimede proton elektron vb başka tepkene veren tepken 1 elektrik Elektromanyetik dalgalar yardımıyla telgraf im ses ve görüntülerini iletmeye yarayan aygıtların genel adı 2 uziletişim İletişim aygıtlarında önceden belirlenmiş her harf ya da sayı öbeğini kendiliğinden veren düzen Uzak bir alıcı için hazırlanmış aıkımmıknatıssal imlemleri ya da ses imlemlerini yayan aygıt 1 Embriyo naklinde ovumun embriyonun temin edildiği verici yapay tohumlamada sperma veren hayvan donör 2 Kan doku ya da organ transferinde bunların temin edildiği canlı )
( 1. RADIO TRANSMITTER, BROADCASTING TRANSMITTER, 2. TRANSMITTER, TELEVISION TRANSMITTER, 3. SOUND TRANSMITTER, 4. VISION TRANSMITTER | DONOR | TRANSMITTER )
( 1. ÉMETTEUR DE (RADIO)DIFFUSION), 2. ÉMETTEUR (DE TÉLÉVISION), CENTRE D'ÉMISSION (DE TÉLÉVISION), CENTRE ÉMETTEUR (DE TÉLÉVISION), 3. ÉMETTEUR SON, 4. ÉMETTEUR VISION | DONNEUR | TRANSMITTEUR | ÉMETTEUR )
( 1. RUNDFUNKSENDER, 2. SENDER, FERNSEHSENDER, 3. TONSENDER, 4. BILDSENDER, FERNSEHBILDSENDER | DONATOR | SÄNDER )
- DONUK EKLEM | ANKİLOZ ile/||/<> ANKİLOZ ile/||/<> ANKİLOZ[Fr. < ANKYLOSE]
( Birbirine kaynaşma anlamında olup özellikle iki kemiğin birbirine ya da dişin kemiğe kaynaşması Patolojik bir olay nedeniyle eklemi oluşturan kemiklerin birbiriyle kaynaşması ya da oynakların kaynaşması sonucu eklemin hareket yeteneğini kaybetmesi oynakların yapışması eklem katılığı Eklem ve civar dokuların yangılarından dejeneratif bozukluklardan ya da kemik kırıklarından kaynaklanır )
( ANKYLOSE | ANKYLOSIS, ANCHYLOSIS )
( ANKYLOSE )
- DÖNÜŞÜM ve/||/<>/> DOĞUM
- DOORU/DORU ile/değil DOĞRU
( Çeşitli tonları bulunan kızıl kahve at rengi. YAĞIZ | Bu renkte olan at. | Bu renkte olan. İLE/DEĞİL Kavram ile nesnenin/durumun uyumluluğu. )
- DÖRT AYAK ÜZERİNE DÜŞMEK ile ...
- DORUM/KÖŞEK/KÖÇEK/POTUK/TAYLAK/YELEK ile TAYLAN
( Bir yaşına kadar olan deve yavrusu. İLE İki yaşında deve yavrusu. )
- DÖVÜŞ ile/değil GÜÇLÜ GENİN AKTARILMASI
- DOZLAMA | DOZAJ ile/||/<> DOZAJ ile/||/<> DOZAJ[Fr. < DOSAGE]
( Tür yaş ve sağlık durumuna göre ilaçların tedavi dozunun ve uygulama biçiminin belirlenmesi Bir organizmaya uygulanan madde miktarının zamanla birlikte ifade edildiği doz )
( DOSAGE )
( DOSAGE )
- DRAGON ile LANCER ile SÜVÂRİ
( Piyadeler. İLE Mızraklılar. İLE Kılıç ve ok kullananlar. )
- DRONE:
HAVADA ile/ve/||/<> SUDA
(
ile/ve/||/<>
)
- DÜB | AYI ile/||/<> FİL ile/||/<> GEYİK
( (zooloji) @@ bk. kara ayı, boz ayı @@ ~ Az ayı. -Tkm ayı. -Blk ayıw. -Nog ayuv. -Kklp ayıw. -TatK ayū. -Bşk ayū. -Özb åyig. -Krg ayū. -Alt, Tel ayū. -Hak azığ. -Tuv adığ. Orta Türkçede adığ olarak geçer. Ancak Kâşgarlı Mahmud'a göre Oğuzlar, Kıpçaklar, Yağmalar ayığ biçimini kullanırlar. Kıpçaklar ayığ yanında apa adını da kullanırlar. Daha yeni Kıpçakça sözlüklerde ayığ yerine artık ayu biçimini görüyoruz. Kökenini bilmiyoruz. Çuvaşlar ayıya upa adını verirler. Bu ad diyalektlerde kullanılan aba biçimiyle birleştirilebilir: Sag, Kaça aba 'ayı'. Ancak aba Teleüt, Şor, Sagay gibi diyalektlerde 'baba' olarak da geçer. Sibirya Türkleri, özellikle Yakutlar ayıya karşı eskiden beri özel bir saygı duymuşlardır. Bu saygı dolayısıyla Türkler arasında birtakım söz yasakları yerleşmiştir. Bu yasaklar sonunda birçok ad unutulmuş, bunların yerini birtakım euphémisme'ler almıştır. Böylelikle ayı adı birçok diyalektte yerini euphémique birtakım kavramlara bırakmıştır. Kâşgarlı Mahmud'un tanıklığına göre Kıpçaklar ayığ adını kullandıkları gibi ayıya apa adını da veriyorlardı. Bu adın diyalektlerde 'ata', 'ana', 'büyük kardeş', 'büyük kız kardeş' gibi anlamlara geldiğini görüyoruz. )
( BEAR~ELEPHANT~DEER )
( OURS | ÉLEPHANT | CERF~ÉLEPHANT~CERF )
( URSUS~ELEPHANTUS~CERVUS )
( BÄR~ELEFANT~HIRSCH )
( ORSO~ELEFANTE~CERVO )
( ΑΡΚΟΎΔΑ / αρκούδα~ΕΛΈΦΑΝΤΑΣ / ελέφαντας~ΕΛΆΦΙ / ελάφι )
( AYI[Az.]~AYI[Tkm.]~AYUV[Nog.]~AYIW[Kklp.]~AYŪ[Tatk.]~AYŪ[Bşk.]~ÅYIG[Özb.]~AYŪ[Krg.]~AYŪ[Alt.]~AYŪ[Tel.]~AZIĞ[Hak.]~ADIĞ[Tuv.] )
- DÜB ile/||/<> AYI
( zooloji kara ayı boz ayı Az ayı ayı Blk ayıw ayuv ayıw ayū ayū åyig ayū Alt Tel ayū azığ adığ Orta Türkçede adığ olarak geçer Ancak Kâşgarlı Mahmuda göre Oğuzlar Kıpçaklar Yağmalar ayığ biçimini kullanırlar Kıpçaklar ayığ yanında apa adını da kullanırlar Daha yeni Kıpçakça sözlüklerde ayığ yerine artık ayu biçimini görüyoruz Kökenini bilmiyoruz Çuvaşlar ayıya upa adını verirler Bu ad diyalektlerde kullanılan aba biçimiyle birleştirilebilir Kaça aba ayı Ancak aba Teleüt Sagay gibi diyalektlerde baba olarak da geçer Sibirya Türkleri özellikle Yakutlar ayıya karşı eskiden beri özel bir saygı duymuşlardır Bu saygı dolayısıyla Türkler arasında birtakım söz yasakları yerleşmiştir Bu yasaklar sonunda birçok ad unutulmuş bunların yerini birtakım euphémismeler almıştır Böylelikle ayı adı birçok diyalektte yerini euphémique birtakım kavramlara bırakmıştır Kâşgarlı Mahmudun tanıklığına göre Kıpçaklar ayığ adını kullandıkları gibi ayıya apa adını da veriyorlardı Bu adın diyalektlerde ata ana büyük kardeş büyük kız kardeş gibi anlamlara geldiğini görüyoruz )
( BEAR )
( OURS | ÉLEPHANT | CERF )
( BÄR )
( URSUS )
( ORSO )
( ΑΡΚΟΎΔΑ / αρκούδα )
( AYI[Az.]~AYI[Tkm.]~AYUV[Nog.]~AYIW[Kklp.]~AYŪ[Tatk.]~AYŪ[Bşk.]~ÅYIG[Özb.]~AYŪ[Krg.]~AYŪ[Alt.]~AYŪ[Tel.]~AZIĞ[Hak.]~ADIĞ[Tuv.] )
- DÛD | SOLUCAN ile/||/<> SOLUCAN
( Solucanlar köküne bağlı omurgasız hayvanların genel adı zooloji Platyhelminthes Annelida Acanthocephala ve Aschelminthes şubelerinde bulunan yumuşak gövdeli çıplak uzunlamasına vücut yapısına sahip omurgasız canlılar vermis )
( WORM | WORMS )
( VER | ASCARIS | VERS )
( WURM | WÜRMER )
( VERMIS | VERMES )
( VERME )
( ΣΚΟΥΛΉΚΙ / σκουλήκι )
- DÛD | SOLUCAN ile/||/<> SOLUCANLAR
( Solucanlar köküne bağlı omurgasız hayvanların genel adı. @@ (zooloji) @@ Platyhelminthes, Annelida, Acanthocephala ve Aschelminthes şubelerinde bulunan yumuşak gövdeli, çıplak, uzunlamasına vücut yapısına sahip omurgasız canlılar, vermis. )
( WORM | WORMS~WORMS | EARTHWORMS )
( VER | ASCARIS | VERS~VERS | OLIGOCHÈTES )
( VERMIS | VERMES~VERMES | OLIGOCHAETA )
( WURM | WÜRMER~WÜRMER | OLIGOCHÂTEN | OLIGOCHÄTEN )
( VERME~VERMI )
( ΣΚΟΥΛΉΚΙ / σκουλήκι~ΣΚΟΥΛΉΚΙΑ / σκουλήκια )
- DÛD-I HADÎS | KRİZALİT ile/||/<> KRİZALİT ile/||/<> KRİZALİT[Fr. < CHRYSALIDE]
( biyoloji Tam metamorfoz gösteren böceklerde koruyucu bir kılıfla çevrili pupaya verilen ad Krizalis Pupa )
( CHRYSALIS | PUPA )
( CHRYSALIDE )
( CHRYSALIS, CHRYSALIDE )
- DUDU KUŞU/PAPAĞAN[İt. < Ar.] ile MUHABBET KUŞU
( Deli İbrahim'in, Papağan'dan bahsettiği öyküyü okumanızı salık veririz. )
( Ulviye Sultan'ın Papağan öyküsünü okumanızı salık veririz. )
( ... İLE Papağangillerden, asıl yurdu Avustralya olan bir kuş. )
( BEBGA ile ... )
( BEPGA, TÛTÎ/TUTU, MÜRG-İ DÂNÂ[akıllı kuş] ile ... )
( PARROT vs. LOVEBIRD/PARAKEET/BUDGERIGAR/BUDGIE )
( PICISTACUS cum MELEOPSITTACUS UNDULATUS )
- DUFAYDA | İRİBAŞ ile/||/<> İRİBAŞ
( zooloji Kurbağa larvalarına verilen özel ad Tetari Kurbağa larvalarına verilen özel ad tetari )
( TADPOLE | CHRYSALIS | NARCOSIS )
( TETARD | TÉTARD | CHRYSALIDE | NARCOSE )
( RAULFROSCH | CHRYSALIS, CHRYSALIDE | NARKOSE )
( NARCOSIS )
( GIRINO )
( ΓΥΡΊΝΟΣ / γυρίνος )
- DUFAYDA | İRİBAŞ ile/||/<> KRİZALİT ile/||/<> NARKOZ
( (zooloji) @@ Kurbağa larvalarına verilen özel ad. Tetari. @@ Kurbağa larvalarına verilen özel ad, tetari. )
( TADPOLE | CHRYSALIS | NARCOSIS~CHRYSALIS | PUPA~NARCOSIS )
( TETARD | TÉTARD | CHRYSALIDE | NARCOSE~CHRYSALIDE~NARCOSE )
( NARCOSIS~CHRYSALLIS~NARCOSIS )
( RAULFROSCH | CHRYSALIS, CHRYSALIDE | NARKOSE~CHRYSALIS, CHRYSALIDE~NARKOSE )
( GIRINO~CRISALIDE~NARCOSI )
( ΓΥΡΊΝΟΣ / γυρίνος~ΧΡΥΣΑΛΛΊΔΑ / χρυσαλλίδα~ΝΆΡΚΩΣΗ / νάρκωση )
- DÜĞÜM | SİNİRÇEKİRDEK | GANGLİYON ile/||/<> GANGLİYON ile/||/<> SİNİR DÜĞÜMÜ
( sinir düğümü 1 Merkezî sinir sistemi dışında yerleşen sinir hücresi gövdeleri topluluğuna verilen genel ad 2 Düğüm ya da düğüm benzeri bir kitle )
( GANGLION )
( GANGLION )
- DÜĞÜMCÜK | NODÜL ile/||/<> NODÜL ile/||/<> NODÜL[Fr. < NODULE]
( Baklagil kökleri ile Rhizobium denilen ve azot depo eden bakterilerin ortak yaşamaları sonucu köklerde meydana gelen yumru şeklindeki yapılar Canlılarda görülen yumru biçimindeki yapılar Düğümcük bezecik nodulus )
( NODULE )
( NODULE, NODOSITÉ | NODULE )
( KNÖLLCHEN )
( NODULUS: DÜĞÜMCÜK )
- DULAPTAL OTU ile/||/<> DULAVRAT OTU ile/||/<> KARADUL
( Eşi ölmüş ya da eşinden boşanmış kadın ya da erkek )
- DÜLGER BALIĞI ile/||/<> PEYGAMBER BALIĞI
- DUMANLAMA ile/||/<> DUMANLAMA
( Odun ve odun talaşıyla elde edilen duman içerisinde uygulanan et ve balıkların muhafaza süresini uzatan ürüne değişik bir tat koku lezzet veren bir işleme yöntemi tütsüleme Tütsüleme )
( SMOKING )
- DÜNYA KEDİ GÜNÜ ile/ve/||/<> ULUSLARARASI KEDİ GÜNÜ
( 17 Şubat İLE/VE/||/<> 08 Ağustos )
( Uluslararası Kediler Günü, 08 Ağustos'ta kutlanıyor. Ayrıca, 17 Şubat'ta, Dünya Kedi Günü kutlanıyor. Amerika Birleşik Devletleri'nde(ABD), 29 Ekim'de; Rusya'da, 01 Mart'ta; Avrupa'daki çoğu ülkede ise 17 Şubat'ta kutlanıyor. Dünya Kedi Günü ile karıştırılan Uluslararası Kedi Günü, 2002 yılında Uluslararası Hayvan Refahı Fonu tarafından oluşturuldu. )
( www.6Dtr.com/OZELGUNLER
Özel/Önemli Günler Takvimi'ni, şu html kodunu kopyalayıp istediğiniz sayfada yayınlayabilirsiniz...
< iframe src="https://www.google.com/calendar/embed?src=bnu9bqjgmq24m6ciq9cr2q5ne0%40group.calendar.google.com&ctz=Europe/Istanbul" style="border: 0" width="600" height="600" scrolling="no" > )
- DÜNYA TARİHİ ile/ve/||/<>/>/< DÜŞÜNCE TARİHİ ile/ve/||/<>/>/< FELSEFE-BİLİM TARİHİ
( 
Felsefe - Bilim Tarihi Zihin Haritası
---
BİLİM/BİLİMDE/BİLİMSELLİKTE:
(ÖNCELİKLE) VAR OLANIN[MEVCUD/ONTOS] ve/||/<>/> DOĞANIN ve/||/<>/> DOĞAL)
NESNE ve/||/<>/> OLAY ve/||/<>/> OLGU ve/||/<>/> DURUM ve/||/<>/> İLİŞKİLERİN
(VE ANCAK DAHA SONRA) ÜRETİLMİŞ NESNELERİN
(VE EN SON OLARAK) KİŞİLERİN ve/||/<>/> TOPLULUKLARIN ve/||/<>/> TOPLUMUN/TOPLUMLARDA YAŞANMIŞ/YAŞANAN/YAŞANABİLEN
OLAY ve/||/<>/> OLGU ve/||/<>/> DURUM ve/||/<>/> İLİŞKİLERİN
(ÖNCEDEN TANIMLANMIŞ ve/||/<>/> BELİRLENMİŞ BİR YÖNTEM ve/||/<>/> ARACA BAĞLI OLARAK)
(İSTİDLÂLÎ/RASYONEL [AKIL İLE])
ÖLÇÜLÜ ve/||/<>/> ÖLÇÜLEBİLİR/ÖLÇÜMLENEBİLİR
NEDENSEL ve/||/<>/> KAVRAMSAL ve/||/<>/> ELEŞTİREL (OLANAK ve/||/<>/> SINIRLARI İÇİNDE)
KANITLI ve/||/<>/> DÜZENLİ ve/||/<>/> TUTARLI (BİR BİÇİMDE)
KAMUSAL/LIK ve/||/<>/> TEKRARLANABİLİR/LİK ve/||/<>/> DENETLENEBİLİR/LİK ve/||/<>/> PAYLAŞILABİLİR/LİK (KOŞULLARINDA)
TANIM ve/||/<>/> İŞLEV ve/||/<>/> YARARA (KONU OLABİLEN/OLABİLECEK)
VERİ ve/||/<>/> BİLİ ve/||/<>/> BİLGİ/Sİ
---
[2. | 3. | 4. | 5. | 6. | 7. | 8. dersler...]
---
)
( [2. | 3. | 4. | 5. | 6. | 7. | 8. dersler...] )
( )
( )
(
[2. | 3. | 4. | 5. | 6. | 7. | 8. dersler...]
1. ders [Klasik Mekanik] - Baha Zafer - İst. Medeniyet Üniversitesi [10 Ekim 2019]
2. ders [Uzay-Zaman] - Baha Zafer - İst. Medeniyet Üniversitesi [24 Ekim 2019]
3. ders [Dik Yamaçlar - Dünü Olmayan Gün"] - Baha Zafer - İst. Medeniyet Üniversitesi [07 Kasım 2019]
4. ders [Yeni Mekaniğe Giden Yollar] - Baha Zafer - İst. Medeniyet Üniversitesi [14 Kasım 2019]
5. ders [Belirsiz Sular] - Baha Zafer - İst. Medeniyet Üniversitesi [21 Kasım 2019]
6. ders [Dalganın Sırtında] - Baha Zafer - İst. Medeniyet Üniversitesi [05 Aralık 2019]
7. ders [Kuark Denizi] - Baha Zafer - İst. Medeniyet Üniversitesi [19 Aralık 2019]
8. ders [EPR ve Zaman] - Baha Zafer - İst. Medeniyet Üniversitesi [26 Aralık 2019]
-------------
II. Dönem - Ayhan Çitil
1. ders [XIX. ve XX. yy.'da Felsefenin Gözünden, Fizikte Neler Oldu?] - Ayhan Çitil - İst. Medeniyet Üniversitesi [27 Şubat 2020]
2. ders [Geometrilerin Çokluğundan Yeni Dil ve Mantık Anlayışına] - Ayhan Çitil - İst. Medeniyet Üniversitesi [12 Mart 2020] )
( Bilim Tarihi Ders Notları ve Kavramları... )
( )
( )
( )
( )
( "Bilim Tarihi Durakları"[Şeniz Yıldırımer - İlke Yay.] kitabını da okumanızı salık veririz. )
(
)
( )
( )
(
"3 Blue 1 Brown" Youtube hesabındaki videoları da izlemenizi salık veririz... )
( )
( Nesin Matematik Köyü Youtube Kanalı )
( )
( )
( | 2. | 3. | 4. | 5. dersler...] )
( )
(
https://twitter.com/floodmania/status/1294365941791424513 )
( )
( )
( [Bilim Tarihi Sohbetleri 2/3/4/5/6/7/8/9/10. dersler...] )
( Bilim Tarihi Buluşmaları - Dr. Derya Gürses Tarbuck )
( )
( )
( Dünyadaki Bilimsel Eğitimler - researchseminars.org )
( Tarihteki En Etkili 10 Matematikçi )
( 
Felsefe - Bilim Tarihi Zihin Haritası )
( Türk Tarih Kurumu
Felsefe ve Bilim Tarihi Söyleşileri - 1
)
( "Bilim Tarihinin Tarihi - İhsan Fazlıoğlu" yazısını okumak için burayı tıklayınız...
ya da
"Bilim Tarihinin Tarihi - İhsan Fazlıoğlu" söyleşisini dinlemek için burayı tıklayınız... )
(
)
(
)
(
)
( )
(
)
- DURAÇ/TURAÇ ile DURAÇ
( Sülüngillerden, uzunluğu 34 cm. olan, soyu azalmış bir kuş türü. İLE Yontu, sütun gibi şeylerin üstüne konulduğu parça, ayaka, taban. )
- DURRAC[Ar. < DURRĀC] ile/değil/yerine/=/||/<> TURAÇ
( Sülüngillerden uzunluğu santimetre olan soyu azalmış bir tür kuş Tetrao francolinus )
- DÜRTÜ = DRIVE, IMPULSE[İng.] = IMPULSION[Fr.] = TRIEB[Alm.] = IMPETUS[Lat.]
- DÜRTÜ ile/ve/değil/||/<>/> UYARAN ile/ve/değil/||/<>/> UYARILMA
- DURUM | KOŞUL | KONDİSYON ile/||/<> KONDİSYON ile/||/<> KONDİSYON[Fr. < CONDITION]
( Hayvanların bakım ve beslenmelerine göre gösterdikleri zayıflık ya da topluluk durumu )
( CONDITION )
( CONDITION )
- DURUŞ | BEDEN YAPISI | HABİTUS ile/||/<> HABİTUS ile/||/<> HABITUS[Lat.]
( Aristotelesten gelen ve skolastiğin de kullandığı terim Bir tür nitelik sürekli bir davranış biçimi kalıcı ve sürekli durum Aristoteleste erdem bir heksistir Ör Ölçülülük Her zaman ölçülü davranan kimse sonunda ölçülü davranışı alışkanlık haline getirmekle erdemli bir kimse olur ölçülülük o kimse için bir heksis bir tür ikinci doğa olmuştur 1 Dış görünüş dış yapı 2 Belirli hastalıklara uygun olan beden yapısı Hastanın genel muayenesiyle saptanan dış klinik durumu )
( HABITUS )
- DÜŞMAN(") ile/değil/yerine/||/<> RAKİP
- DÜŞÜK SICAKLIK | HİPOTERMİ ile/||/<> HİPOTERMİ[Fr. < HYPOTERMIA]
( Vücut sıcaklığının fizyolojik değerlerin altında düşmesi subnormal temperatür Kimi hastalıklarda vücut sıcaklığını düzenleyen mekanizmanın bozukluğuna cerrahi işlemler öncesindeki anesteziye bağlı olarak biçimlenebileceği gibi tedavi amacıyla da oluşturulabilir )
( HYPOTHERMIA )
( HYPOTERMIA )
- DÜŞÜK ile/||/<> DÜŞÜK
( Düşme denilen olaya uğramış ses Yavru atma )
( LOW )
( CADUC )
( ABORTUS )
- DÜŞÜNDÜĞÜNÜ, VAROLANA GİYDİRMEK ile/değil/yerine VAROLANI DÜŞÜNMEK
- DÜŞÜNME ile/ve/||/<>/>/< DUYUMSAMA
- DÜŞÜNMEK ile/ve/değil/<> DÜŞÜNDÜĞÜNÜ DÜŞÜNMEK
- DUVAR SARMAŞIĞI ile/||/<> DUVAR SARMAŞIĞI
( Araliaceae familyasından çok yıllık sarılıcı yaprak dökmeyen odunsu bir bitki Orman sarmaşığı Yaprakları dışarıdan yara tedavisinde ve romatizmada meyveleri sürgüt ve kusturucu olarak kullanılan duvar sarmaşığıgiller familyasından bir bitki duvar sarmaşığı )
( COMMON IVY, HEDERA )
( LIERRE, LIERRE GRIMPANT )
( GEMEINER EFEU, EPHEU )
( HEDERA HELIX )
- DÜVE ile GEVSÂLE[Fars.]
( Bir yaşını geçmiş, doğurmamış dana[dişi inek yavrusu]. İLE Bir yaşını geçmiş dana. )
- DUYARGA ile KÜÇÜK DUYARGA/ANTEN[Fr. < ANTENNE]
( ANTENNA vs. ANTENNULE )
- DUYARLILIK = HASSASİYET = SENSIBILITY[İng.] = SENSIBILITÉ[Fr.] = SENSIBILITÄT, SINNLICHKEIT[Alm.] = SENSIBILIDAD[İsp.]
- DUYGU ile/ve DUYU/HİS
( EMOTION vs./and FEEL )
( MANAS ile/ve ... )
- DUYGUDAŞLIK | EMPATİ ile/||/<> EMPATİ[Fr. < EMPATHIE]
( Kişinin kendisini başka bir bilincin yerine koyarak söz konusu bilincin duygularını isteklerini ve düşüncelerini denemeksizin anlayabilmesi becerisi )
( EMPTAHIE | EMPATHIE )
- DUYMAK/DUYUMSAMAK ile/ve/||/<>/< ÖNEMSEMEK
- DUYU ile/ve/||/<>/> GEREKSİNİM
- DUYU = HASSE = SENSE[İng.] = SENS[Fr.] = SINN/E[Alm.] = SENSUS[Lat.] = SENTIDO[İsp.]
- DUYULARDA:
| GÖRME, DUYMA ve DOKUNMA |
ile/ve/değil/||/<>
TATMA ve KOKLAMA
- DUYULARDA:
GÖRME VE DUYMA ile TATMA VE KOKLAMA VE DOKUNMA/LÂMİSE[Ar.]
( Temsil edilebilirlik sağlayan. İLE Temsil edilebilirlik sağlayamayan. )
( "Süreklilik" sağlar. İLE "Geçici"dir. )
( Duyulara açık olan, en örtük olandır! )
- DUYUMSAMA ile/ve/||/<> DUYARLILIK
( Dışarıdakilerde/n. İLE/VE//||/<> İçte/n. )
- DUYUSAL["SENSÜEL" değil!] = HİSSÎ = SENSITIVE[İng.] = SENSITIF[Fr.] = SENSITIV, EMPFINDLICH[Alm.] = SENSITIVO[İsp.]
- DUYUSAL ile/ve/<> USSAL
( Geçici. İLE/VE/<> Kalıcı. )
- DÜZE | DOZ ile/||/<> DOZ ile/||/<> DOZ[Fr. < DOSE]
( Bir defada verilen ilaç miktarı İstenilen etkiyi oluşturan ilaç miktarı )
( DOSE )
( DOSE )
- DÜZENLEME | AYARLAMA | REGÜLASYON ile/||/<> REGÜLASYON ile/||/<> REGÜLASYON[Fr. < RÉGULATION]
( Düzenleme )
( REGULATION )
( RÉGULATION )
- DÜZÜŞME ile GİDİP GELME
( SCREW vs. OSCILLATION )
- EBABİL ile/||/<> DAĞ KIRLANGICI
- EBABİL[Ar. < EBĀBĪL] ile/değil/yerine/=/||/<> EBABİL
( Sağanlardan kentler ve açık alanlarda yaşayan kırlangıca göre kanatları daha uzun ve kavisli bir tür kuş dağ kırlangıcı vatvat Apus apus )
- EBABİL/EBABİL[Ar. < EBĀBĪL] ile/||/<> SALANGAN/SALANGAN[FİLİPİNCE]
( Sağanlardan kentler ve açık alanlarda yaşayan kırlangıca göre kanatları daha uzun ve kavisli bir tür kuş dağ kırlangıcı vatvat Apus apus )
- EBÂRİK[Ar.] ile EBÂRÎK[Ar. < İBRİK]
( Kumlu, balçıklı.[yer] | Alaca atlar. İLE İbrikler, su kapları. )
- EBÛKALAMÛN | BUKALEMUN[Ar. < BUKALEMŪN] ile/||/<> BUKALEMUNGİLLER
( (Chamaeleon chamaeleon) Pullu-sürüngenler (Squamata) takımının bukalemungiller (Chamaeleontidae) familyasından bir sürüngen türü. Uzunluğu 20-30 cm. Ağaçlarda yaşar ve oturduğu yerden, uzun olan dilini fırlatarak böcek yakalar. Renk değiştirmesiyle ünlüdür. Her iki gözünü ayrı ayrı hareket ettirir. Akdeniz memleketlerinde yaşar. @@ Pullu sürüngenler (Squamata) takımının, bukalemungiller (Chamaeleontidae) familyasından, 20-30 cm kadar uzunluğa sahip, İspanya'dan Afrika ve Batı Asya'ya kadar yayılan, böceklerle beslenen, ağaçlarda yaşayan, kavrayıcı şekildeki ayakları ve kuyrukları sebebiyle dallar üzerinde kolaylıkla hareket eden bir tür. )
( COMON CHAMELEON | COMMON CHAMELEON | CHAMELEONS~CHAMELEONS )
( CAMÉLÉON VULGAIRE | CAMÉLÉON VULGARIE | CAMÉLÉONS~CAMÉLÉONS )
( CHAMAELEO CHAMAELEON | CHAMAELEONTIDAE~CHAMAELEONTIDAE )
( GEMEINES CHAMÂLEON | GEMEINES CHAMÄLEON | CHAMÂLEON~CHAMÂLEON | CHAMÄLEON )
( CAMALEONTE~CAMALEONTIDI )
( ΧΑΜΑΙΛΈΩΝ / χαμαιλέων~ΧΑΜΑΙΛΈΟΝΤΕΣ / χαμαιλέοντες )
- EÇKÜ = KEÇİ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
- EFÎ | YILAN ile/||/<> YILAN
( Totem tapıncak koruyucu yaratık olarak ilkellerin dinsel yaşamında gizemsel ve büyüsel bir nitelik taşıyan dünyanın ve insanın yaratılışıyla ilgili efsanelerde önemli bir öğe olarak kullanılan sürüngen hayvan zooloji )
( SNAKE )
( SERPENT )
( SCHLANGE )
- EF'Î-İ MÜCELCEL ile EF'Î-İ MÜNAKKAŞ
( Çıngıraklı yılan. İLE Alaca derili engerek yılanı. )
- EĞRELTİ OTU ile/ve/||/<> KANSER
- EĞRİ ile KOYUN EĞRİSİ
- EHEMMİYET[Ar.] ile/değil/yerine/= ÖNEM, DEĞERLİLİK
- EHLÎ | EVCİL ile/||/<> EVCİL
( biyoloji Eve ve insana alışmış kendisinden yararlanılabilen hayvan ehlî domestika yabani karşıtı )
( DOMESTIQUE )
- EHLİ VUKUF | BİLİRKİŞİ ile/||/<> BİLİRKİŞİ
( 1 Bir malın değerini belirtme ve saptamada özdeksel kanıtlara ilişkin sorunlar üzerinde bilgi ve yeteneği olan kişi 2 Bir mal üzerinde yetenekli bilgiler edinip malın inceleme ve yoklama işlemlerini kendisine uğraş edinen kişi Özel bilgisiyle hâkimin bilmediği hukuksal teknik ve deneysel kuralları bildirecek ihtisası ve ihtisasına dayanan yorumlarıyla davadaki tartışmalı vakaların takdir ve tespitini kolaylaştıracak olan kimse ehlivukuf ehlihibre )
( EXPERT )
( EXPERT )
- EHLÎ[Ar. < EHLĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> EVCİL
- EHLİLEŞME | EVCİLLEŞME ile/||/<> EVCİLLEŞTİRME
( DOMESTICATION~DOMESTICATION )
( DOMESTICATION~DOMESTICATION )
( DOMESTIKATION~DOMESTIZIERUNG )
( ADDOMESTICAMENTO~ADDOMESTICAMENTO )
( ΕΞΗΜΈΡΩΣΗ / εξημέρωση~ΕΞΗΜΈΡΩΣΗ / εξημέρωση )
- EHLİLEŞME ile/||/<> EVCİLLEŞME
( DOMESTICATION )
( DOMESTICATION )
( DOMESTIKATION )
( ADDOMESTICAMENTO )
( ΕΞΗΜΈΡΩΣΗ / εξημέρωση )
- EHLİLEŞTİRME/ÖJENİ/EUGENICS[İng.] ile/ve/||/<>/> EVCİLLEŞTİRME
( Seçici çiftleştirme. @@ İnsanla birlikte hareket ettirebilme/yaşatma ve insana zarar vermeyecek biçimde eğitmek. )
( [her biri, yaklaşık olarak]
* REN GEYİĞİ: M.Ö. 12.000
* KÖPEK [Avrasya ve Kuzey Amerika'da]: 12.000
* KOYUN [Güneybatı Asya'da]: 8.000
* AT [Türkistan'da]: M.Ö. 6000 - 8000
* SIĞIR [Güneybatı Asya, Hindistan, Kuzey Afrika'da]: M.Ö. 6000 )
- EJDER(DRAGON) ile BOYNUZLU DAĞ EJDERİ
(
)
- EJDERHA (DRAGON) ile YAPRAKSI DENİZ EJDERİ
( SU'BÂN, TİNNÎN ile ... )
( BÜRSÂN, BERGAMÂN ile ... )
- EJDERHÂ/EJDEHÂ[Fars.] -ile
( Büyük yılan. )
- EKİDNE ile KISA GAGALI EKİDNE
( ... İLE Avustralya'da en yaygın dağılım gösteren memelidir. )
( ... İLE Tüm memeliler arasında kan sıcaklığı en düşük olan hayvandır. [Gövde sıcaklıklarını 4°C'ye düşürerek ve sadece 3 dakikada bir soluk alıp vererek enerji tasarrufu yapabilirler.] )
( ... İLE 50 yıl yaşayabilirler. )
( ... ile
)
( ... cum TACHYGLOSSUS ACULEATUS )
- EKİDNE ile UZUN GAGALI EKİDNE
( ... İLE Yeni Gine'de yaşarlar. )
( ... İLE Gövdesinin ve burunlarının büyüklüğü akrabalarının iki katıdır. )
( ... İLE Dillerindeki özel dikenleri saplayarak öldürdükleri yersolucanlarıyla beslenirler. [Geceleri avlanırlar.] )
( ... İLE 50 yıl yaşayabilirler. )
( ... ile
)
( ... cum ZAGLOSSUS BRUIJNI )
- EKİN KARGASI ile/||/<> EKİN KARGASI
( Corvus ferugilegus Ötücükuşlar Passeriformes takımının kargagiller Corvidae familyasından bir kuş türü Kara olan tüyleri menekşemsi bir parlaklık gösterir Uzunluğu 44 cm Avrupa ve Asyada ova ve çayırlarda yaşar zooloji Kuşlar Aves sınıfının ötücü kuşlar Passeriformes takımının kargagiller Corvidae familyasından 44 cm kadar boyda olan Avrupa ve Asyada ova ve çayırlarda yaşayan bir tür )
( ROOK | CROWS | RAVEN | JACKDAW | HOODED CROW | MAGPIE )
( CORBEAU FREUX | CORBEAUX | CORBEAU | CHOUCAS DES TOURS | CORNEILLE MANTELÉE | PIE BAVARDE )
( SAATKRÂHE | SAATKRÄHE | RABENVÖGEL | KOLKRABE | DOHLE | NEBELKRÂHE | EUROPÂISCHE ELSTER )
( CORVUS FRUGILEGUS | CORVUS | CORVUS CORAX | CORVUS MONEDULA | CORVUS CORNIX | PICA PICA )
( CORVO COMUNE )
( ΧΑΒΑΡΌΝΙ / χαβαρόνι )
- EKİN KARGASI ile/||/<> KARGAGİLLER ile/||/<> KUZGUN ile/||/<> KÜÇÜK KARGA ile/||/<> LEŞ KARGASI ile/||/<> SAKSAĞAN
( (Corvus ferugilegus): Ötücü-kuşlar (Passeriformes) takımının kargagiller (Corvidae) familyasından bir kuş türü. Kara olan tüyleri menekşemsi bir parlaklık gösterir. Uzunluğu 44 cm. Avrupa ve Asyada ova ve çayırlarda yaşar. @@ (zooloji) @@ Kuşlar (Aves) sınıfının, ötücü kuşlar (Passeriformes) takımının, kargagiller (Corvidae) familyasından, 44 cm kadar boyda olan, Avrupa ve Asya'da ova ve çayırlarda yaşayan bir tür. )
( ROOK | CROWS | RAVEN | JACKDAW | HOODED CROW | MAGPIE~CROWS~RAVEN~JACKDAW~HOODED CROW~MAGPIE )
( CORBEAU FREUX | CORBEAUX | CORBEAU | CHOUCAS DES TOURS | CORNEILLE MANTELÉE | PIE BAVARDE~CORBEAUX | CORVIDÉS~GRAND CORBEAU~CHOUCAS DES TOURS~CORNEILLE MANTELÉE~PIE BAVARDE | PIE COMMUNE )
( CORVUS FRUGILEGUS | CORVUS | CORVUS CORAX | CORVUS MONEDULA | CORVUS CORNIX | PICA PICA~CORVUS | CORVIDAE~CORVUS~CORVUS MONEDULA~CORVUS CORNIX~PICA PICA )
( SAATKRÂHE | SAATKRÄHE | RABENVÖGEL | KOLKRABE | DOHLE | NEBELKRÂHE | EUROPÂISCHE ELSTER~RABENVÖGEL~KOLKRABE~DOHLE~NEBELKRÂHE | NEBELKRÄHE~EUROPÂISCHE ELSTER | EUROPÄISCHE ELSTER )
( CORVO COMUNE~CORVIDI~CORVO IMPERIALE~TACCOLA~CORNACCHIA GRIGIA~GAZZA )
( ΧΑΒΑΡΌΝΙ / χαβαρόνι~ΚΟΡΑΚΟΕΙΔΉ / κορακοειδή~ΚΌΡΑΚΑΣ / κόρακας~ΚΆΡΓΑ / κάργα~ΚΟΥΡΟΎΝΑ / κουρούνα~ΚΑΡΑΚΆΞΑ / καρακάξα )
- EKİN KARGASI ile/||/<> LEŞ KARGASI
( Tüyleri parlak kara ve erguvani parıltılı bir tür karga Corvus frugilefus @@ Kargagillerden Avrupa ve Asyada orman çayır ve bahçelerde yaşayan başı kara vücudu kül rengi bir kuş Corvus cornis Asalak birinin üzerinden çıkar sağlayan )
( CORVUS FRUGILEFUS cum/||/<> CORVUS CORONE cum/||/<> CORVUS CORNIX cum/||/<> CORVUS MONEDULA cum/||/<> CORVUS CORAX cum/||/<> CORVUS SPLENDENS cum/||/<> CORVUS CORNIS cum/||/<> CORVUS FRUGILEGUS )
- EKİN KARGASI ile/||/<> LEŞ KARGASI ile/||/<> BOZ KARGA ile/||/<> KÜÇÜK KARGA ile/||/<> KUZGUN
( Tüyleri parlak kara ve erguvani parıltılı bir tür karga Corvus frugilefus )
( CORVUS FRUGILEFUS cum/||/<> CORVUS CORONE cum/||/<> CORVUS CORNIX cum/||/<> CORVUS MONEDULA cum/||/<> CORVUS CORAX cum/||/<> CORVUS SPLENDENS )
- EKİNOKOK ile/ve/<> HİDATİT[Fr. < Yun.]
( ... İLE/VE/<> Çoğu memelinin ve kişinin karaciğerinde gelişen, ekinokok tenyasının larvası. )
- EKİP, TİM | TAKIM ile/||/<> TAKIM
( Sinema 1 Bir film çeviriminde görüntüleri saptama aydınlatma ses alma gibi belli başlı çalışmaları yapmak için gerekli en ufak uygulamanlar topluluğu TV 2 Bir televizyon yayınını özellikle dışarıda canlı yayını gerçekleştiren en ufak uygulamanlar topluluğu En az üç en çok dört asıl ve bir yedek yarışmacıdan oluşan aynı kuruluşa bağlı kılıçoyuncuları grubu ayaktopu takımı düzüm 1 küme 2 öğeleri birer küme olan küme Yeniçeri ocağı saray vb örgütlerde hizmet gören topluluklar kapıcılar takımı cellâtlar takımı sucular takımı cebeciler takımı gibi Aynı kuruluşa bağlı yarışçılar grubu Dizil ya da koşut bağlanan birden çok üreteç ya da aracın oluşturduğu küme Bir alan araştırması ya da bir izlencenin çeşitli aşamalarında değişik işlevler üstlenmiş ve eşgüdümle çalışan işmen kümesi 1 genel uygulayım İşleyim uygulayım onarım vb işlemlerde kullanılan araç gereçler 2 mekanik Bir makine aygıt vb kuran parçaların yerini tutan bu parçalar gibi çalıştırmayı sağlayan araç gereç 3 kimya elektrik Akım sağlamaya yarayan pil akımsaklar vb gereçlerin oluşturduğu birim karşılık ordo Canlıların sınıflandırılmasında kullanılan bir terim olup yakın benzerlikler gösteren organizmaların meydana getirdiği birliklerdir Familya ve sınıf arasında bulunur botanik Canlıların sınıflandırılmasında kullanılan familya ve sınıf arasında bulunan yakın benzerlik gösteren organizmaların meydana getirdiği taksonomik birlik Ordo İsim ve Sıfat takımı Canlıların sınıflandırılmasında kullanılan familya ve sınıf arasında bulunan yakın benzerlik gösteren organizmaların meydana getirdiği taksonomik birlik ordo Canlıların sınıflandırmasında kullanılan aile ve sınıf arasında bulunan yakın benzerlik gösteren organizmaların oluşturduğu taksonomik birlik )
( L.UNIT, FILM UNIT (CREW), CREW, TEAM, 2. UNIT, CREW, TEAM | TEAM | FAMILY | BATTERY | 1,2- TOOL, UTENSIL; 3- BATTERY | ORDER | SET | ORDER )
( ÉQUIPE, PERSONNEL, "TEAM" | ÉQUIPE | FAMILLE | ÉQUIPÉ | 1, 2- OUTIL, USTENSILE; 3- BATTERIE | ORDRE | GROUPE DÉTERMINATIF )
( 1. AUFNAHMEGRUPPE, FILMGRUPPE, AUFNAHMESTAB, STAB, PERSONENGRUPPE, 2. AUFNAHMEGRUPPE, AUFNAHMESTAB, STAB, TEAM | FAMILIE, SCHAR | BATETERIE | ORDNUNG )
( FAMILIA | ORDNUNG | ORDO: TAKIM | ORDO )
- EKİT | İMPLANT ile/||/<> İMPLANT[Fr. < IMPLANT]
( 1 Vericiden alınan doku parçası ya da organı alıcı vücuduna tutturma hasta doku ya da organın çıkarılışını takiben yerine doku ya da organı yerleştirme 2 Vücut dokusu içine ilaç ya da radyoaktif madde yerleştirme 3 Vücuda yerleştirilen doku parçası ilaç ya da radyoaktif madde )
( IMPLANT )
( IMPLANT )
- EKLEM BACAKLILAR ile/||/<> EKLEM BACAKLILAR
( arthron eklem pous ayak Sölomlu hayvanların birincil ağızlılar Protostomia filumundan vücutları baş göğüs ve karın olmak üzere üç bölgeye ayrılmış her bölge çeşitli sayıda bölütlerden oluşan bölütlere bağlı olan ekstremiteler de daima eklemli parçalardan yapılmış olan kan birincil ve ikincil karın boşluklarının birleşmesinden meydana gelen genel bir vücut boşluğu ya da kan boşluğu hemosöl içinde dolaşan derileri zaman zaman atılan kitin bir örtü ile kaplı olan petek gözleri gelişmiş ayrı eşeyli kara su ve havada yaşayan bir milyon kadar türü bulunan ilkel eklem bacaklılar Malacopoda ve gerçek eklem bacaklılar Euarthropoda olmak üzere iki alt dala ayrılan geniş bir dal Sölomlu hayvanların birincil ağızlılar Protostomia filumundan vücutları baş göğüs ve karın olmak üzere üç bölgeye ayrılmış her bölge çeşitli sayıda bölütlerden oluşan bölütlere bağlı olan ekstremiteler daima eklemli parçalardan yapılmış olan kan birincil ve ikincil karın boşluklarının birleşmesinden meydana gelen genel bir vücut boşluğu ya da kan boşluğu hemosöl içinde dolaşan derileri zaman zaman atılan kitin bir örtüyle kaplı olan petek gözleri gelişmiş ayrı eşeyli kara su ve havada yaşayan bir milyon kadar türü bulanan ilkel eklem bacaklılar Malacopoda ve gerçek eklem bacaklılar Euarthropoda olmak üzere iki alt dala ayrılan geniş bir şube Hayvanlar aleminin Artropoda şubesinde bulunan sinek arahnid ve kabukluları içeren birçok türü insan ve hayvanlarda parazitlenen ya da insan ve hayvanlarda önemli hastalıklara neden olan organizmalara taşıyıcılık yapan zoolojik grup Bu gruptaki canlılar sölomlu hayvanların birincil ağızlılar Protostomia filumundan vücutları baş göğüs ve karın olmak üzere üç bölgeye ayrılmış her bölge çeşitli sayıda bölütten oluşan bölütlere bağlı ekstremitelerde daima eklemli parçalardan yapılmış olan derileri zaman zaman atılan bir kitinle örtülü olan petek gözleri gelişmiş ayrı eşeyli kara su ve havada yaşayan bir milyon kadar türü bulunan ilkel eklem bacaklılar Malacopoda ve gerçek eklem bacaklılar Euarthropoda olmak üzere iki alt dala ayrılmaktadır artropod Arthropoda )
( ARTHROPODS | ARTHROPODS, ARTHROPOD )
( ARTHROPODES )
( GLIEDERFÜSSER )
( ARTHROPODA )
- EKLEM ile DÖNER EKLEM
( JOINT vs. TROCHOID )
- EKOSİSTEM ile/||/<> EKOSİSTEM[Fr. < ECOSYSTÈME]
( Bir alandaki canlı birliklerin ve cansız varlıkların hepsinin birden oluşturduğu sistem Doğadaki canlı ve cansız varlıkların karşılıklı etkileşim bağlarıyla oluşturdukları sistem Bir alandaki canlı ve cansız varlıkların hepsinin birlikte oluşturduğu sistem )
( ECOSYSTEM, ECOLOGICAL SYSTEM | ECOSYSTEM | HABITAT )
( ÉCOSYSTÈME, SYSTÈME ÉCOLOGIQUE | ECOSYSTÈME | HABITAT )
( ÖKOSYSTEM, ÖKOLOGISCHES SYSTEM | HABITAT )
( ECOSISTEMA )
( ΟΙΚΟΣΎΣΤΗΜΑ / οικοσύστημα )
- EKSİUÇ | KATOT ile/||/<> KATOT ile/||/<> KATOT[Fr. < CATHODE]
( Elektrikle ayrışım olayında ve pillerde indirgenme tepkimesinin olduğu elektrot Elektrikle ayrışımda katodun imi eksi anodun imi artıdır bu nedenle yalnızca elektrikle ayrışım olayında eksiuçda denebilir fizik kimya Eksi elektrot Röntgen tüpü içindeki negatif kutup katot )
( CATHODE )
( CATHODE )
( KATHODE )
- EKTİ ile/değil/yerine/=/||/<> ASALAK | CİMRİ
( ekti püktü Her yiyeceği canı çeken asalak cimri Anası ve babası olmayan ya da atılmış bırakılmış çocuk Arsız yüzsüz görgüsüz kimse Anası ölüp başka bir koyuna alıştırılan ya da elle beslenen kuzu )
- EKÜRİ[Fr. < ÉCURIE] ile/değil/yerine/= AHIRDAŞ
- EKVADOR ile/ve/<> GALAPAGOS ADALARI
( ... İLE/VE/<> Ekvador'un yaklaşık 1000 km. açığında, Büyük Okyanus'tadır. )
( ... İLE/VE/<> Rastgele serpiştirilmiş gibi duran ve irili ufaklı, 42 adadan oluşmaktadır. En büyük adası Isabela, en küçük adası ise Plazasur'dur.[13 km²] )
( ... İLE/VE/<> Ekvador Cumhuriyeti'nin bir ilini oluşturmaktadır.[Yönetim merkezi, San Cristobal adasında yer alan Puerto Baquerizo'dur.] )
( ... İLE/VE/<> İspanyolca'da, Kaplumbağa anlamına gelmektedir. )
( ... İLE/VE/<> Adaların tamamı volkaniktir. En büyüğü olan Isabella üzerinde, 2000'den fazla sönmüş yanardağ bulunmaktadır. Ferdinanda adasında, 1977'den beri 53 adet volkanik patlama tespit edilmiştir. )
( ... İLE/VE/<> Jeolojik yaşları, 70.000 - 3 milyon yıl arasında değişmektedir.[Daha genç olanlarda, toprak rengi daha koyudur.] )
( ... İLE/VE/<> 1535 yılında, Panama Psikoposu Thomas de Berlanga tarafından, yollarını kaybederek tesadüfen keşfedilmiştir. Daha sonra unutularak korsanların ve ne yazık ki, balina avcılarının barınağı olmuş. 1932 yılında ise Albay Hernandez komutasındaki bir Ekvador Birliği, adaları, Ekvador topraklarına katmıştır. 1959 yılında ise, ulusal parka dönüştürülmüştür. )
( ... İLE/VE/<> Kuzey ve Güney'inde farklı iklimler sürmektedir. )
( ... İLE/VE/<> Etobur yırtıcı hayvan bulunmadığında, dünyanın hiçbir yerinde bulunmayan türler, bugüne kadar bu coğrafyada yaşamını sürdürmüştür. Hiçbiri, insanı düşman olarak algılamamakta ve insandan korkmamaktadır. )
( ... İLE/VE/<> İnsan yerleşimi, tüm adaların yüzölçümünün sadece %4'ü ile sınırlıdır.[Adaya giden turistler, ya 8 - 100 yolcu alabilen 80 gemiden birine binip 5 - 7 günlük adalar turuna çıkmaktadır ya da Santa Cruz adasındaki turistik merkez Puerto Ayora liman kentinde kalıp günlük turlara katılabilmektedir.] )
( ... İLE/VE/<> Charles Darwin, bilimsel araştırma ve gözlemlerini bu adalardan bazılarında yapmıştır. )
( ... İLE/VE/<> Soğuk suları, mercan oluşumuna izin vermemektedir ve çok zengin bir dirimsel[biyolojik] çeşitlilik bulunmamaktadır. )
( ECUADOR cont/et/<> GALAPAGOS[Tr. Kaplumbağa] )
- EL KİŞİ ile EL QUŞ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Kötü, aşağılık kişi. İLE Akbaba. )
- EL ÖRTÜLERİ ile/ve/<> KOL ÖRTÜLERİ
- EL ile EL ile EL ile EL
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( İl, ülke. İLE Avlu, açıklık. İLE Atlar. İLE İki hakan arasındaki barış durumu. )
- ELASTİKLEŞME | ESNEME ile/||/<> ESNEME
( 1 fizik Değişikliğe uğramış ilk biçim ya da oyluma dönebilen geçici nesnel bozulma 2 mekanik Bir özdeğin çarpmaya karşı direncini gösteren nitelik bu niteliği kırılca birimi türünden veren sayı Nefes vermeyi takiben ağzın genişçe açılıp ağız boşluğunun yutağa kadar görülmesi biçiminde uzun bir nefes alma olayı )
( ELASTICITION | YAWN, GAPE )
( EXTENSION )
- ELEKTROLİT ile/||/<> ELEKTROLİT[Fr. < ÉLECTROLYTE]
( Elektrik akımının özdek taşınmasıyla sağlandığı tuz asit baz çözeltisi eriyik gibi iletkenler fizik kimya Erimiş durumda ya da bir çözelti içinde elektrik akımı geçiren ve o anda iyonlarına ayrışan bileşik Çözelti içinde ya da eridiğinde iyonlarına ayrılan ve bu biçimde elektriği iletebilen madde )
( ELECTROLYTE )
( ÉLECTROLYTE )
( ELEKTROLYT )
- ELEKTRON ile/||/<> ELEKTRON[Fr. < ÉLECTRON]
( Sinema TV Bütün atomların yapısında bulunan elemansel tanecik Elektron atom çekirdeğine bağlıdır ve ortadaki çekirdeğin çevresinde yer alan basamaklarda değişik sayılarda elektronun döndüğü varsayılır Her atomdaki basamağın sayısına ve her basamaktaki eksi yüklü elektron sayısına göre değişik kimyasal öğeler ortaya çıkar Belirli nicelikte elektrik taşıyan elektron bu özelliğinden dolayı elektrik akımının temel öğesidir Elektronun çeşitli görünüşlerini elektriksel olaylarla izleriz Yükü 1 6022 1019 Coulomb kütlesi 9 1096 1028 g olan ve atom çekirdeğinin çevresindeki erke düzeylerinde yer alan kalımlı temel parçacık kimya Elektrik yükü 1 60219 x 10 19 C durgun kütlesi 9 1095 x 10 31 kg olan kararlı elemanter parçacık Elektron negatif yüklü olup negatron la eş anlamlıdır Negatif yüklü çekirdek parçacığı )
( ELECTRON )
( ÉLECTRON )
( ELEKTRON )
- ELEME | ÇIKARTIM | SEÇAT | ELİMİNASYON ile/||/<> ELİMİNASYON ile/||/<> ELİMİNASYON[Fr. < ÉLIMINATION]
( Bir maddenin biyoransformasyondan sonra vücut dışına atılması )
( ELIMINATION | ERADICATION )
( ÉLIMINATION )
( ELIMINATION )
( ELIMINAZIONE )
( ΑΠΟΒΟΛΉ / αποβολή )
- ELEME ile/||/<> ELEMEK
( Küme içi karşılaşmalarla daha üst basamaktaki dönüde yarışamayacak olanları ayırma 1 Bir üst dönüye katılacak olanları seçmek için yapılan ayıklama 2 Resmî bir karşılaşmaya katılabilecekleri seçmek amacıyla düzenlenen karşılaşma Varlık olay ya da canlı yığınlarını değerlendirerek belirli bir amaç ya da ölçüye göre aralarından kimilerini ayırma Çeyrekson yarışına katılacak yarışçıları ayırmak için düzenlenen eleme yarışı Bir gözlem ya da deneyde dizgeli yanılgı kaynağı olabilecek tüm etkenlerin durumdan çıkarılması Birkaç eşitliği birlikte kullanarak bir değişkeni aradan yok etme Daha büyük parçacık ya da maddelerin esas maddeden eleme suretiyle ayrılması işlemi )
( ELIMINATION | SCREEN | SCREENING | SIFT | SIEVING )
( ÉLIMINATION | ÉLIMINATOIRE | CRIBLAGE )
( ELIMINATION, ELIMINIERUNG | SIEBEN )
- ELEMENT ile/||/<> ELEMENT[Alm. < ELEMENT] | ELEMAN
( eleman 1 Birincil parçalardan herhangi biri ya da bir şeyin ögeleri 2 Aynı cins atomlardan yapılmış ve daha basit maddelere parçalanamayan basit bir madde )
( ELEMENT )
( ELEMENT )
- ELİK/TECEN ile/ve ŞAMUA
( Dağ keçisi. İLE/VE Bir tür dağ keçisi. )
- ELK[İng. < ELK] ile/değil/yerine/=/||/<> ELK
( Kuzey Avrupa da yaşayan geniş dallı boynuzları olan iri bir tür geyik )
- ELMABAŞ PATKA ile/ve/|| ÜVEYİK
( Soyu, dünya ölçeğinde tehlikede olan, çok sayıda ülkede avı yasaklanan ve koruma çalışmaları başlatılan üveyik ve elmabaş patkanın "avı", ülkemizde ne yazık ki hâlâ yasal. Çoğu avcı, bu iki türün gerçekten yok olmanın eşiğinde olduğuna inanmak istemiyor. 11 Mayıs'ta toplanacak olan Merkez Av Komisyonu'nun bilimsel verilerle karar alması, üveyik ve elmabaş patkanın avının yasaklanması gerekiyor. )
- EMAYE ile/||/<> EMAYE[Fr. < ÉMAILLÉ]
( Kum boraks eriticiler ve renk verici oksitlerden yapılan ve metal yüzeylerine yüksek sıcaklıkta yapışan ince camsı örtü Bileşimine kalay ikioksit SnO2 eklenmiş cam sınıfından özdek anat Mina organı )
( ENAMEL | ENAMELUM )
( ÉMAIL | ÉMAILLÉ )
( EMAILLE | EMAIL )
- EMBALLAGE[Fr. < EMBALLAGE] ile/||/<> AMBALAJ ile/||/<> AMBALAJ[Fr. < EMBALLAGE]
( İçindeki eşyayı dış etkilerden koruyarak bir arada tutan dağıtım ve pazarlamayı kolaylaştıran ve içeriği hakkında tüketicilere bilgi veren çeşitli maddelerden üretilmiş sargı kutu ya da kaplar Gıda maddelerini dış etkenlerden koruyan pazarlama sırasında üzerindeki işaret ve etiketiyle ürünü tanıtan ayrıca dağıtım ve depolama sırasında taşıma kolaylığı sağlayan kağıt karton plastik vb materyallerden yapılmış dış örtü Yem gıda ilaç ve her türlü kimyasal maddeleri dış etkenlerden koruyan pazarlama sırasında üzerindeki işaret ve etiketiyle ürünü tanıtan ayrıca dağıtım ve depolama sırasında taşıma kolaylığı sağlayan kâğıt karton plastik vb maddelerden yapılmış dış koruma )
( PACKAGE )
( EMBALLAGE )
- EMMEÇ | ASPİRATÖR ile/||/<> ASPİRATÖR[Fr. < ASPIRATEUR]
( Bir bölgedeki sıvıyı ya da dokuyu çeken ya da emen aygıt )
( ASPIRATOR )
( ASPIRATEUR )
- EMZİRME:
ERİLDE ile/ve DİŞİLDE
( 24 aydır. İLE/VE 18 aydır. )
( NİFÂS[Ar.]: Lohusalık. )
( MURÂZAA[< RIZÂ/RIDA'], IRDÂ' )
- EN AĞIR BÖCEK -ile
( GOLYAT BÖCEĞİ )
- EN AĞIR/LAR -ile
( * YILAN: ANAKONDA
* FİL
* SU AYGIRI )
- EN BÜYÜK BEYNE SAHİP OLAN -ile
( KARINCA [Beyinleri, gövdelerinin toplam ağırlığının %6'sını oluşturur.] )
- EN BÜYÜK KUŞ HEYKELİ : JUDAYUPARA
( 61 m.[200 fit] uzunluğunda, 46 m.[150 fit] genişliğinde, 21 m.[70 fit] yüksekliğindedir ve 15.000 metrekarelik bir alanı kaplar. )
(
)
- EN BÜYÜK PENİSLİ HAYVAN/CANLI -ile
( KAYA MİDYELERİ [Gövdelerinin 7 - 40 katı kadar uzayabilir.] )
- EN BÜYÜK/UZUN PENİSLİ MEMELİ -ile
( 1- ARMADİLLO | 7- MAVİ BALİNA[2.4 - 5 m. | 30-36 cm. çap | (İZLANDA FALLOLOJİK MÜZESİ'NDEKİ: 350-450 kg. | BAŞI: 170 cm. - 70 kg.] | 8- FİL[1.8 m.] )
- EN BÜYÜK YUMURTA -ile
( BENEKLİ KÜÇÜK KİVİ KUŞU [Kendi ağırlığının %26'sı kadardır.]
Herhangi bir hayvan tarafından yumurtlanmış en büyük yumurta (dinozorlar da dahil) Madagaskar'da yaşayan Fil Kuşu[Lat. Aepyornis maximus]'na aitti. [Soyu 1700'de tükenmiştir] [9 litre hacminde, 180 tavuk yumurtasına denktir] )
- EN BÜYÜK ZEHİRLİ HAYVAN -ile
( KOMODO EJDERİ )
- EN ÇOK KAPLANIN BULUNDUĞU YER -ile
( AMERİKA )
- EN ENDER KUŞLARDAN -ile
( HORNBILL ( Sandakan - Borneo'da )
- EN FAZLA BULUNAN HAYVAN -ile
( PİLİÇ [52 Milyar] )
- EN HIZLI UÇABİLEN KUŞ -ile
( GÖKDOĞAN )
- EN HIZLI YIRTICI KUŞ -ile
( ŞAHİN )
- EN KISA SÜRE YAŞAYAN BÖCEK ile EN UZUN SÜRE YAŞAYAN BÖCEK
( Balarısı. İLE Tahtakurusu. )
- EN KÜÇÜK YUMURTAYI YUMURTLAYAN -ile
( DEVEKUŞU[Kendi ağırlığının %1.5'undan hafiftir.] )
- EN KÜÇÜK/LER... -ve
( * YILAN:
SOLUCANIMSI YILAN[LEPTOTYPHLOPS BILINEATA] [15 cm. uzunluğunda ve kibrit çöpü kalınlığındadır.]|
* KÖPEK/LER:
* CHIHUAHUA[Uzunlukça] | * YORKSHIRE TERİYERİ[Boyca]
( bkz. Hayvanlar'da ) )
- EN NİTELİKLİ TÜYLÜ -ile
( MERİNOS KOYUNU )
- EN ÖLÜMCÜL HASTALIK TAŞIYICILARI -ile/ve/||/<>
(
)
( Soldan sağa ve yukarıdan aşağı sırasıyla...
1. Sarı Humma Sivrisineği[Lat. Aedes aegypti]
Hastalıklar: Sarı Humma ve Deng Ateşi
Etkilediği Kişi Sayısı: Yılda 50 - 528 milyon
Ölüm: Yılda 100.000 kişi
2. Güney Ev Sivrisineği[Lat. Culex quinquefasciatus]
Hastalıklar: Batı Nil Virüsü, filariyaz
3. Sıtma Sivrisineği[Lat. Anopheles gambiae]
Hastalıklar: Sıtma
Etkilediği Kişi Sayısı: Yılda 220 milyon kişi
Ölüm: Yılda 1 Milyon insan
4. Oryantal Sıçan Biti[Lat. Xenopsylla cheopis]
Hastalıklar: Veba, Sıçan Humması
Etkilediği Kişi Sayısı: Günümüze kadar milyarlarca
Ölüm: Günümüze kadar yüz milyonlarca kişi
5. Kara Sinek[Lat. Simulium erythrocephalum]
Hastalıklar: Onkosersiyazis (River-körlüğü)
Etkilediği Kişi Sayısı: Günümüze kadar 37 milyon kişi
Sonuç: Günümüze kadar 300.000 kalıcı körlük
6. Kum Sineği[Lat. Lutzomyia longipalpis]
Hastalıklar: Layşmanya
Etkilediği Kişi Sayısı: Toplamda 22 milyon, her yıl 2 milyon kişi
7. Öpücük Böceği[Lat. Rhodnius prolixus]
Hastalıklar: Chagas hastalığı
Etkilediği Kişi Sayısı: Toplamda 10 milyon, her yıl 400.000 kişi
8. İnsan Gövde Biti[Lat. Pediculus humanus]
Hastalıklar: Epidemik tifus ve Siper humması
Ölüm: Her yıl 200.000 kişi
9. Dermacentor variabilis
Hastalıklar: Rocky Dağları Benekli Ateşi, Tularemi
10. Siyah Bacaklı Kene[Lat. Ixodes scapularis]
Hastalıklar: Laym hastalığı, babesiyoz, anaplazmozis
Etkilediği Kişi Sayısı: Her yıl on binlerce kişi
11. Çeçe Sineği[Lat. Glossina morsitans]
Hastalıklar: İnsan Uyku Hastalığı
Ölüm: Her yıl 9000 kişi [bugüne kadar 2 milyon]
12. Asya Kaplan Sivrisineği[Lat. Aedes albopictus]
Hastalıklar: Batı Nil Virüsü, Sarı Humma, St. Louis Ensefaliti, Dang Humması, Chikungunya humması
Ölüm: Bugüne kadar on milyonlarca kişi. )
- EN ÖLÜMCÜLLER:
KÖPEKBALIKLARI değil KURT | ASLAN | FİL | SUAYGIRI | TİMSAH | TENYA(SOLİTER SOLUCAN) | ÇEÇE SİNEĞİ | KATİL BÖCEK | KÖPEKLER[KUDUZLA] | YILAN[ZEHİRİYLE] | BAĞIRSAK SOLUCANI | TATLISU SALYANGOZU[KAN KURTLANMASIYLA] | İNSAN[CİNAYETLE] | SİVRİSİNEK[SITMAYLA]
( )
( [yılda][insan] 10 değil 10 | 100 | 100 | 500 | 1000 | 2000 | 9000 | 12.000 | 40.000 | 50.000 | 60.000 | 110.000 | 475.000 | 725.000 )
(
)
( Tatlısu yumuşakçaları ve karındanbacaklılar, her yıl yaklaşık 10.000 kişinin ölümüne neden olan bir hastalık(şistosomiasisin) taşıyıcılarıdır. )
( Çeçe sineğinin sokması, her yıl, özellikle de Afrika'da, yaklaşık 10.000 ölüme neden olmaktadır. Bu böcek, "uyku hastalığı" olarak bilinen tripanosomiasis'ı Afrika'lılara bulaştırmaktadır. )
( Sivrisinekler, sıtma, sarı humma, dang ya da ensefalit gibi bulaşıcı olabilen hastalıklar nedeniyle her yıl 725.000 kişinin ölümüne neden olmaktadır. )
- EN SALDIRGAN -ile
( KAPLAN )
- EN ŞEH-PER[Fars.] Kuş kanadının en uzun tüyü.
- EN SEVİMLİ/LER -ile
( * YUNUS
* PAPAĞAN
* KAPLUMBAĞA )
- EN SEVİMSİZ/LER, ÇİRKİN/LER -ile
( * SIRTLAN
* YABAN KÖPEĞİ
* AKBABA
* FARE
* YILAN
* ASIKYÜZLÜLER )
- EN TEHLİKELİ/LER -ile
( KAPLAN, KUTUP AYISI )
- EN UZUN GEBELİK SÜRESİ -ile
( FİL[22 ay / 600-360 gün] )
( [gün]
Asya Fili: 616
Sperm Balinası: 530
Siyah Gergedan: 450
Zürafa: 435
Deve: 390
Zebra: 375
Eşek: 365
Alpaka: 355
Deniz Aslanı: 350
Evcil At: 335
Lama: 330
Fok: 330
İnek: 285
İnsan: 270-280
Goril: 257
Elk: 245
Kanada Geyiği: 245
Kutup Ayısı: 241
Şempanze: 240
Su Aygırı: 235
Siyah Ayı: 220
Amerikan Bizonu: 217
Boz Ayı: 215
Beyaz Kuyruklu Geyik: 201
Babun: 187
Resus Maymunu: 164
Evcil Keçi: 150
Evcil Koyun: 147
Evcil Domuz: 114
Kirpi: 112
Çinçilla: 110
Aslan: 108
Kaplan: 107
Leopar: 94
Puma: 90
Su Samuru: 75
Gine Domuzu: 65
Mink: 55
Vahşi Kurt: 65
Ev Kedisi: 64
Rakun: 63
Ev Köpeği: 61
Kızıl Tilki: 52
Avrupa Minki: 50
Kanguru: 42
Dağ Gelinciği: 41
Gri Sincap: 35
Evcil Tavşan: 32
Sincap: 31
Misk Sıçanı: 29
Vombat: 27
Gerbil: 23
Sıçan: 22
Çayır Faresi: 21
Evcil Fare: 19
Hamster: 18
Amerikan Keseli Sıçanı: 12 )
- EN UZUN SÜRE VE EN UZAĞA UÇABİLEN KUŞ -ile
( ALBATROS )
- EN VAHŞİ HAYVANLAR -ile
( * KUTUP AYISI
* KÖPEKBALIĞI
* BALİNA )
- EN YAVAŞ HAREKET EDEN HAYVAN:
BRADIPUS değil SLOTH
( ... DEĞİL 3 parmaklı, üç tırnaklıdır. Saatte en çok 0.0048 km. hıza ulaşabiliyor. Amerika'da yaşar. )
- EN YAVAŞ HAREKET EDEN KUŞ -ile
( HOATZİN )
- EN YÜKSEK SESLİ HAYVAN -ile
( İSPERMEÇET BALİNASI )
- EN ZEHİRLİ KURBAĞALAR -ile
( 1. ALTIN ZEHİRLİ OK KURBAĞASI[PHYLLOBATES TERRIBILIS] )
- EN ZEHİRLİ/LER -ile
( * DENİZANASI )
( * YILAN )
- ENDEMİK TÜRLER ile BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK
( Belirli bir coğrafi bölgede sadece bulunan türler. İLE Dünyadaki tüm canlı türlerinin çeşitliliği. )
- ENDOKRİN ile/||/<> İÇ SALGI
( İç salgı İç salgı İç salgı bezinin doğrudan kana karışan salgısı hormon Kendine ait boşaltım kanalı olmayan bezler tarafından salgılanan direkt olarak kana karışan ve çok az miktarı bile bir organı ya da vücudun belli bir bölümünü etkileyen salgılar endokrin Bezin kana ya da lenfe karışan salgısı endokrin hormon inkretum )
( ENDOCRINE )
( ENDOCRINE )
belgesel yapımcı ve araştırmacılarına,
Türkiye ve Avrupa'nın Kuşları ve Cahillikler Kitabı yazar ve çevirmenlerine
paylaşımları/katkıları için çok teşekkür ederiz.
(1996'dan beri)