İngilizce karşılıkları olan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 22.832 başlık/FaRk ile birlikte,
22.832 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(77/93)
- SKOPİ/SCOPY[İng.] değil/yerine/= GÖREÇLEME
- SKOR/SCORE[İng.] değil/yerine/= SAYI
- SKORLAMA/SCORING[İng.] değil/yerine/= SAYILAMA | PUANLAMA | DEĞERLENDİRME
- SKRS/HEALTH CODING REFERENCE SERVER[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK KODLAMA REFERANS SUNUCUSU
- SKUAMÖZ/SQUAMOUS[İng.] değil/yerine/= YASSI
- SL/SUBLINGUAL[İng.] değil/yerine/= DİL ALTI
- SLATER'S RULE[İng.] / RÈGLE DE SLATER[Fr.] / SLATER-REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SLATER KURALI
- SLAYT[İng.] değil/yerine/= YANSI
- SLAYT/SLİDE[İng.] değil/yerine/= SAYDAM, YANSI
- SLIDING FRICTION[İng.] / GLISSEMENT DE FROTTEMENT[Fr.] / SCHIEBEN-REIBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYMA SÜRTÜNMESİ
- SLIP POINT[İng.] ile/değil/yerine/= KAYMA NOKTASI
- SLOGAN[Fr./İng.]/KLİŞE[Fr. < CLICHÉ]/MOTTO[İt.] ile/değil/yerine/>< DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE
( Kısa ve çarpıcı, propaganda sözü. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Düşünülmüş söz. )
- SLOW NEUTRONS[İng.] / NEUTRONS LENTS[Fr.] / LANGSAME NEUTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= YAVAŞ NÖTRONLAR
- SLOW VIBRATION DIRECTION[İng.] / DIRECTION DE LA VIBRATION LENTE[Fr.] / LANGSAME SCHWINGUNGSRICHTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YAVAŞ TİTREŞİM YÖNÜ
- SLOWING DOWN AREA OF NEUTRON[İng.] / NEUTRONENBREMSFLÄCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON YAVAŞLA(T)MA ALANI
- SLUDGE GAS[İng.] / SCHLAMM GAS[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇAMUR GAZI
- SLURRY[İng.] / BARTOBINE, PATÉ[Fr.] / TONSCHLAMM, DICKSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= BULAMAÇ
- SMART CONTRACTS[İng.] değil/yerine/= AKILLI SÖZLEŞMELER
- SMİR/SMEAR[İng.] değil/yerine/= YAYMA
- SMOKE[İng.] / FUMÉE[Fr.] / RAUCH, DUNST[Alm.] ile/değil/yerine/= DUMAN
- SMS/SHORT MESSAGE SERVICE[İng.] değil/yerine/= KISA İLETİ HİZMETİ
- SMTP/SİMPLE MAIL TRANSFER PROTOCOL[İng.] değil/yerine/= BASIT POSTA AKTARIM PROTOKOLÜ (ELEKTRONİK POSTA GÖNDERMEDE)
- SN/SERIAL NUMBER[İng.] değil/yerine/= DİZİ NUMARASI
- SNARE[İng.] değil/yerine/= KAPAN
- SNELL KAVÂNİNİ[Osm.] / SNELL'S LAWS[İng.] / LOIS DE SNELL[Fr.] / SNELLSCHE GESETZE[Alm.] ile/değil/yerine/= SNELL YASALARI
- SNOMED/CT SYSTEMATIZED NOMENCLATURE OF MEDICINE CLINICAL TERMS[İng.] değil/yerine/= SİSTEMATİK TIP TERMİNOLOJİSİ KLINİK TERİMLERİ
- SNOMED/RT SYSTEMATIZED NOMENCLATURE OF MEDICINE REFERENCE TERMS[İng.] değil/yerine/= SİSTEMATİK TIP TERMINOLOJİSİ BAŞVURU TERİMLERİ
- SNOMED/SYSTEMATIZED NOMENCLATURE OF MEDICINE[İng.] değil/yerine/= DÜZENLİ TIP TERMINOLOJİSİ
- SNOP[İng.]/KÜSTAH[Fars. < GUSTÂH] değil/yerine/= ZÜPPE/DANDİ[Fr. DANDY]/DIDON[Fr. < DIS DONC]
( Seçkin görünmek için bazı çevrelerdeki düşünceleri benimseyen, hayranlık duyan ve onlar gibi davranmaya özenen kişi. )
- SODA ASH[İng.] ile/değil/yerine/= SODA KÜLÜ
- SODA CRYSTALLIZED, WASHING SODA, SAL SODA[İng.] / CHAUX SÉDÉE[Fr.] / NATRONKALK[Alm.] ile/değil/yerine/= SODA KİRECİ
- SODA LIME[İng.] / VERRE DE CHAUX SODÉE[Fr.] / NATRONKALKGLAS, SOLINGLAS[Alm.] ile/değil/yerine/= SODA-KİREÇ CAMI
- SODDY-FAJANS RULE[İng.] / RÈGLE DE SODDY-FAJANS[Fr.] / SODDY-FAJANSSCHE REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SODDY-FAJANS KURALI
- SODERBERG ELECTRODE[İng.] / ÉLECTRODE DE SODERBERG[Fr.] / SODERBERG-ELECTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖDERBERG ELEKTRODU
- SODIUM CARBONATE[İng.] / CARBONATE DE SODIUM, CARBONATE NEUTRE DE SODIUM CRISTALLISE[Fr.] / NATRIUM CARBONAT, SODA[Alm.] ile/değil/yerine/= SODYUM KARBONAT, SODA
- SODIUM COOLED REACTOR[İng.] / RÉACTEUR REFROIDI AU SODIUM[Fr.] ile/değil/yerine/= SODYUM SOĞUTMALI TEPKİLEŞİM/REAKTÖR
- SODIUM DODECYL SULPHATE[İng.] ile/değil/yerine/= SODYUM DODESİL SÜLFAT
- SODIUM HYDROXIDE, CAUSTIC SODA[İng.] / SOUDE CAUSTIQUE, HYDROXYDE DE SODIUM, HYDRATE DE SODIUM, VOIR SOUDE CAUSTIQUE[Fr.] / KAUSTISCHE SODA, ATZNATRON, NATRIUMHYDROXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= KOSTİK SODA, SODYUM HİDROKSİT
- SODIUM PUMP[İng.] / NATRIUM PUMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= SODYUM POMPASI
- SODIUM-LINE REVERSAL[İng.] ile/değil/yerine/= SODYUM ÇİZGİ EVRİĞİ
- SODIUM-SULFUR BATTERY[İng.] ile/değil/yerine/= SODYUM-KÜKÜRT PİLİ
- SODIUM[İng.] / SODIUM[Fr.] / NATRIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= SODYUM
- SODYUM[Fr., İng.] değil/yerine/>< POTASYUM[Fr., İng.]
( Sodyumu düşük olan gıdalar tüketilmelidir. DEĞİL/YERİNE/>< Potasyumu yüksek olan gıdalar tüketilmelidir. )
( Atom numarası 11, atom ağırlığı 22,990, yoğunluğu 0,971 olan, 97,5 °C'de eriyen, deniz ve kaya tuzlarında, doğada birleşik olarak çok yaygın bulunan, beyaz, parlak, mum gibi yumuşak bir öğe. Simgesi: Na DEĞİL/YERİNE Atom numarası 19, atom ağırlığı 39,10, yoğunluğu 0,87 olan, 62,5 °C'de eriyen, 15 °C'de mum gibi yumuşak, soğukta sert ve kırılgan, potasyum hidroksit içinde bulunan bir öğe. Simgesi: K )
- SOFA/SEQUENTIAL ORGAN FAILURE ASSESSMENT[İng.] değil/yerine/= ARDIŞIK ÖRGEN YETMEZLİĞİ DEĞERLENDİRME
- ŞOFBEN ile GAYZERİT
- SOFT WATER[İng.] / EAU DOUCE[Fr.] / WEICHES WASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= YUMUŞAK SU
- SOFT[İng.] değil/yerine YUMUŞAK
- SOFTENING[İng.] / ADOUCISSEMENT[Fr.] / BLEIRAFFINATION[Alm.] ile/değil/yerine/= YUMUŞATMA
- SOFTVEYR[İng. < SOFTWARE] değil/yerine/= YAZILIM
- SOĞAN ile/ve/||/<> PIRASA[Yun.]
( Zambakgillerden, yemeklere tat vermek için yumrusu ve yeşil yaprakları kullanılan güzel kokulu bitki. | Çiğdem, lale, zambak, sarımsak vb. bitkilerin toprak altındaki yumru kökü. İLE/VE/||/<> Zambakgillerden, sapından ve yapraklarından yararlanılan, çok yıllık bir kış sebzesi. )
- SOĞAN ile/ve SARIMSAK
( ... ile/ve TÜRK-İ RÜSTÂYÂN )
(
)
- SOGİ ile/ve GO
( Japon satrancı. İLE/VE Çin satrancı. )
- SOĞUK KALPLİ ile SOĞUK KALPLİLİK
- SOĞUK ile DONUK
- SOĞUK ile SERİN
- SOĞUK ile SOĞUK YEMEK ile SOĞUK HAVA DEPOSU ile SOĞUK SAVAŞ ile SOĞUKLUK
- SOĞUK ile SOĞUKLUK
- SOĞUKKANLI ile SOĞUKKANLILIK
- SOHBET
- SOHBET ile CHATOYANCY ile CHATOYANT
- SOHBET = CONVERSATIN/CHAT[İng.] = CAUSETTE[Fr.] = GESCHWÄTZ[Alm.] = CONVERSAZIONE[İt.] = CHARLA[İsp.]
- SOHBET ile GEVEZELİK
- ŞÖHRET ile ŞÖHRETSİZ
- ŞÖHRET ile TANINMIŞ
- ŞOK (OLMAK) ile/değil/<> ŞOKE OLMAK
( Durum, kavram. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Deneyim. )
- SOKET[İng. Marka adından] değil/yerine/= KISA ÇORAP
- SOKMAK ile YERLEŞTİRİLDİ ile ARASINA YERLEŞTİRİLMİŞ ile EKLEME
- SÖKMEK ile İLİŞKİYİ KESMEK
- SOL[İng.] / SOL[Fr.] / SOL[Alm.] ile/değil/yerine/= SOL
- SOL ile SOL EL ile SOLAK ile SOLAK ile KALAN ile SÖYLENMEDEN BIRAKILDI ile SOLCULUK ile SOLCU ile ARTIK ile YEMEK ARTIKLARI
- SOLAR CELL[İng.] / CELLULE SOLEIL[Fr.] ile/değil/yerine/= GÜNEŞ PİLİ
- SOLDER[İng.] / SOUDURE[Fr.] ile/değil/yerine/= LEHİM
- SOLID ELECTROLYTE[İng.] / FEST[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI ELEKTROLİT
- SOLID HELIUM[İng.] / HÉLIUM SOLIDE[Fr.] / FESTES HELIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI HELYUM
- SOLID LASER[İng.] / LASER SOLIDE[Fr.] / FESTER LASER[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI LAZER
- SOLID STATE DETECTORS[İng.] / DÉTECTEURS À ÉTAT SOLIDE[Fr.] / FESTKÖRPERDETEKTOREN[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI HÂL DEDEKTÖRLERİ
- SOLID STATE LASER[İng.] / LASER À ÉTAT SOLIDE[Fr.] / FESTKÖRPERLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI HÂL LAZERİ
- SOLID STATE MASER[İng.] / MASER À ÉTAT SOLIDE[Fr.] / FESTKÖRPERMASER[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI HÂL MAZERİ
- SOLID STATE PHYSICS[İng.] / PHYSIQUE DE L'ÉTAT SOLIDE[Fr.] / FESTKÖRPERPHYSIK[Alm.] ile/değil/yerine/= KATIHAL FİZİĞİ
- SOLID-STATE REACTION[İng.] / FESTER BRENNSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI-DURUM TEPKİMESİ
- SOLIDIFICATION CURVE[İng.] / COURBE DE SOLIDIFICATION[Fr.] / ERSTARRUNGSKURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= KATILAŞMA EĞRİSİ
- SOLIDIFICATION HEAT[İng.] / CHALEUR DE LA SOLIDIFICATION[Fr.] ile/değil/yerine/= KATILAŞMA ISISI
- SOLIDIFY[İng.] / ERMÜDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KATILAŞMAK
- SOLIDUS CURVE[İng.] / COURBE DE SOLIDUS[Fr.] / SOLIDUS-KURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI EĞRİSİ
- SOLIT/SOLİD[İng.] değil/yerine/= KATI, KATILIK
- SOLITER/SOLITARY[İng.] değil/yerine/= TEK
- SOLMAK ile KURUMAK
- SOLÜBILITE/SOLUBILITY[İng.] değil/yerine/= ÇÖZÜLEBİLİRLİK
- SOLUBILITY PRODUCT CONSTANT[İng.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜNÜRLÜK ÇARPIMI SABİTİ
- SOLUBLE STARCH[İng.] / LÖSLICHE STÄRKE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜNÜR NİŞASTA
- SOLUBLE[İng.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜNÜR
- SOLUCAN/SOĞULCAN ile SÜLÜK
( Solucan, Şubat ayında sırf fosfordur, tavuklar yiyecek olursa ölürler. )
- SOLUCAN ile BAĞIRSAK SOLUCANI
- SOLUCAN ile KURD
- SOLUCAN ile YASSI SOLUCAN
( PLANARYA: Daha küçük hayvanları avlayan ya da ölü hayvanlarla beslenen etobur yassı solucanlar. )
- SOLUK ALMA/İNHALASYON[İng. < INHALATION] ile/ve/değil/< SOLUK VERME/EKSHALASYON[İng. < EXHALATION]
( TEBEHHÜR: Kısa ve sık soluk alma. )
- SOLUK BORUSU/TRAKE[Fr. < TRACHEE] ile/ve/||/<> YEMEK BORUSU/ÖZAFAGUS/GULLET
- SOLUK DARLIĞI/SOLUNUM GÜÇLÜĞÜ/YELPİK/DİSPNE[Fr.]//DYSPNEA[İng.]/ANJİN DÖ PUVATRİN[Fr.]
( Balgamlı öksürükle ortaya çıkan, süreğen göğüs sayrılığı. )
- SOLUK = NEFES = BREATH[İng.] = SOUFFLE[Fr.] = ATEM[Alm.] = RESPIRO[İt.] = ALIENTO[İsp.]
- SOLUK ile SOLUK VERMEK
( Derin ve sakin biçimde solunum ile canlılık artar, o da beyni etkiler ve zihnin arınmasına ve istikrar bulmasına ve derin düşünmeye elverişli hale gelmesine yardım eder. )
( Tekrarlama, soluğunuza istikrar kazandırır. )
( With deep and quiet breathing vitality will improve, which will influence the brain and help the mind to grow pure and stable and fit for meditation.
Repetition will stabilise your breath. )
- SOLUNGAÇ ile SOLUNGAÇ YARIĞI
- SOLÜSYON[Fr., İng. SOLUTION] değil/yerine/= ÇÖZELTİ
- SOLÜSYON/SOLUTION[İng.] değil/yerine/= ÇÖZELTİ
- SOLUTE[İng.] / SOLUTÉ[Fr.] / AUFGELÖSTER STOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜNEN
- SOLUTION HEAT[İng.] ile/değil/yerine/= ÇÖZELTİ ISISI
- SOLUTION PART[İng.] ile/değil/yerine/= ÇÖZELTİ KISMI
- SOLVATE[İng.] / SOLVATE[Fr.] / SOLVAT[Alm.] ile/değil/yerine/= SOLVAT
- SOLVATED ELECTRON[İng.] ile/değil/yerine/= SOLVATİZE ELEKTRON
- SOLVATION[İng.] / SOLVATISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SIVI SARILIM/SARILMIŞ
- SOLVAY PROCESS, AMMONIA-SODA PROCESS[İng.] / PROCÉDÉ SOLVAY[Fr.] / SOLVAY-VERFAHREN[Alm.] ile/değil/yerine/= SOLVAY İŞLEMİ
- SOLVENT EXTRACTION[İng.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜCÜ ÖZÜTLEMESİ
- SOLVENT NAPHTHA[İng.] / SOLVANT NAPHTA[Fr.] / NAPHTA LÖSUNGSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= NAFTA ÇÖZÜCÜSÜ
- SOLVENT[İng.] ile/ve/||/<> SOLÜSYON
( Çözücü. İLE/VE/||/<> Çözelti. | Eriyik. | Çözüm. )
- SOLVOLYSIS[İng.] / SOLVOLYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= SOLVOLİZ
- SOMATIC CELL[İng.] ile/değil/yerine/= SOMATİK GÖZE/HÜCRE
- SOMATIC MUTATION[İng.] / MUTATION SOMATIQUE[Fr.] / SOMATISCHE MUTATION[Alm.] ile/değil/yerine/= SOMATİK MUTASYON
- SOMATİK/BEDENSEL/SOMATIC[İng.] değil/yerine/= GÖVDESEL
- SOMATİZASYON/BEDENSELLEŞTİRME/SOMATIZATION[İng.] değil/yerine/= GÖVDESELLEŞTİRME
- SOMMERFELD ATOM MODEL[İng.] / MODÈLE D'ATOME DE SOMMERFELD[Fr.] / SOMMERFELD-ATOMMODELL[Alm.] ile/değil/yerine/= SOMMERFELD ATOM ÖRNEKÇESİ/MODELİ
- SOMMERFELD LAW OF DOUBLET[İng.] ile/değil/yerine/= SOMMERFELD İKİLİ YASASI
- SOMNAMBULİZM/SOMNAMBULISM[İng.] ile ...
( Uyurgezerlik. )
- SOMNAMBULİZM/SOMNAMBULISM[İng.] değil/yerine/= UYURGEZERLİK
- SOMNOGRAFİ/SOMNOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= UYKU ÇİZGELEMESİ
- SOMNOLANS/SOMNOLENCE[İng.] değil/yerine/= AŞIRI UYKU EĞİLIMİ
- SÖMÜRGE ile SÖMÜRGECİLİK ile KOLONİLER ile KOLONİZASYON
- SÖMÜRÜ ile SUİSTİMAL ile MANİPÜLÂSYON
- SOMUT ile/ve/<> DİZGE/DÜZEN
- SOMUT ve/=/||/<> EYLEM
- SOMUT ile/ve GERÇEK/LİK
- SOMUT ile KATI
- SOMUT = MÜŞAHHAS = CONCRETE[İng.] = CONCRET[Fr.] = KONKRET[Alm.] = CONCRETUS[Lat.] = CONCRETO[İsp.]
- SON AKŞAM YEMEĞİ ile/ve "SON AKŞAM YEMEĞİ"
( 1495 - 1498 arasında. İLE/VE 1662[Çuhacılar Loncası] )
( Tabloda 26 el bulunur. İLE/VE 5 el bulunur. )
( Leonardo da Vinci.[15 Nisan 1452 - 02 Mayıs 1519] İLE/VE Rembrandt Harmenszoon van Rijn.[15 Temmuz 1606 ? 04 Ekim 1669] )
- SON KULLANMA TARİHİ ile SÜRESİ DOLMAK
- SON ile ARKA
- SON ile/ve/>/değil BAŞLANGIÇ
- SON ile BİR ŞEYLE BİTİRMEK ile BİTİŞ İŞARETİ ile DÜNYANIN SONU ile SON OFİS
- SON ile/ve BÜTÜN/LÜK
- SON ile SON OYUN ile FİNALİST ile KESİNLİK ile SONUÇLANDIRMAK ile SONUNDA
- SON ile SON ÜYE ile SOY İSİM ile GEÇEN GECE ile DÜN GECE ile SON PEYGAMBER ile SON ÇARE ile GEÇEN SENE ile KALICI
- SONA ERDİRME ile KURTULMA/KURTARMA
( Ancak Yaşamımızın muazzam kederini tamamen idrak ederek ona karşı isyan ettiğimiz zaman, bir çıkış yolu bulunabilir. )
- SONA ERMEK ile BİTTİ ile BİTİRME ile İŞİ BİTİRMEK
- SONAR[İng.] / SONAR[Fr.] ile/değil/yerine/= SONAR
- SONBAHAR ile SONBAHAR
- SONDA/CATHETER[İng.] değil/yerine/= DALGI
- SÖNDÜRMEK ile YANGINI SÖNDÜRMEK ile SÖNMÜŞ ile SÖNDÜRME ile SÖNDÜRME
- SONE[İng.] / SONE[Fr.] / SONE[Alm.] ile/değil/yerine/= SON
- SONEK ile SONEKLEME
- SONİKATÖR ULTRASONİK HOMOJENİZATÖR/ULTRASONIC HOMOGENİZER[İng.] değil/yerine/= SES ÖTESİ BAĞDAŞTIRICI
- SONLU/LUK ile/ve/değil GEÇİCİ/LİK
- SONLU = FINITE[İng.] = FINI[Fr.] = ENDLICH[Alm.] = FINITA[Lat.]
- SONLU ile SONLULUK
- SONOGRAM[İng.] değil/yerine/= SES ÖTESİ GÖRÜNTÜ
- SONOMETER[İng.] / SONOMÈTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= SESÖLÇER
- SONRADAN AKLINA GELMESİ ile GEÇ ANLAMAK
- SONRASI ile EN SONUNDA
- SONRASINDA ile DAHA SONRASINDA ile DAHA SONRASINDA
- SONSAL) SINIFLAMA/KATEGORİZASYON ile/ve DIŞSALLIK, DIŞLAŞTIRMA
- SONSUZ ile/ve BİR
- SONSUZ ile/ve/= HERŞEY x HERŞEY
- SONSUZ = NAMÜTENAHİ = INFINITE[İng.] = INFINI[Fr.] = UNENDLICH[Alm.] = INFINITUS, INFINITA[Lat.] = INFINITO/TA[İsp.]
- SONSUZ ile/ve SINIRLI SONSUZ
( ~ İLE/VE Pi sayısı. )
( Rasyonel. İLE/VE İrrasyonel. )
- SONSUZ ile SONSUZ KÜÇÜK ile MASTAR ile SONSUZ ile MASTAR ile MASTARLAR ile SONSUZLUK
- SONSUZ ile SONSUZLUK
- SONUÇ
- SONUÇ ÇIKARMA ile HASTA
- SONUÇ ÇIKARMAK ile KESİNTİ
- SONUÇ, SONUÇTA ile/ve/değil/yerine ŞU AN
( İkisinin kullanımında da, "Önemli[öncelikli] olan, şu andır/sonuçtur" indirgemeci/lik yanlışlığı yapılmamalıdır! )
- SONUÇ ile/ve BİLGİ
- SONUÇ ile/değil/yerine ÇIKARIM
- SONUÇ ile/ve/değil GÖSTERGE
- SONUÇ ile/ve/değil KAYNAK
- SONUÇ ile/ve/<> NEDEN/SEBEP
- SONUÇ ile/ve NEDEN/SEBEP OLAMAYAN SONUÇ
- SONUÇ = NETİCE = CONCLUSION[İng., Fr.] = SCHLUSS, SCHLUSSATZ, KONKLUSION[Alm.] = CONCLUSIO[Lat.] = CONCLUSIÓN[İsp.]
- SONUÇ ile/ve/||/<> ÖZET
- SONUÇ ile/ve/değil SON/ÂKIBET
- SONUÇ ile/ve TESELLİ
- SONUÇ ile TOPLAM
- SONUÇLANDIRMAK ile SONUÇLANDIRILDI ile ÇÖZÜM ile KESİN
- SONUÇLAR ile SONUÇLAR ile SONUÇ OLARAK ile SONUÇSAL ile SONUÇ OLARAK
- SONUNCUSU ile SON ZAMANLARDA
- SONURGU = COROLLARY[İng.] = COROLLAIRE[Fr.] = ZUSATZ[Alm.] = COROLLARIUM[Lat.]
- SOOT[İng.] / SUIE[Fr.] / RUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= KURUM
- SOPA ile MAŞA
- SÖR[Fr. SOEUR] ile "SÖR"[İng.]
( Katolik mezhebinde kendini dine adayan ve manastırda yaşayan kadın/rahibe. | Kızkardeş. | Hastabakıcı. İLE İngiliz, "soyluluk" "unvanı"[Kişinin soyu olmaz! Öncelikle ve son olarak, kendi vardır. Kendinden öncekileri, ikinci/üçüncü sıralarda düşünmek gerekir. "Soy" düşüncesi/sözü, dirimsel/biyolojik bir durumdur. Ancak, hayvanlar için [köpek ya da at için] geçerli "olabilir". "İnsan" için, zorlamalı, dolaylı ve gereksiz/yersiz bir "yakıştırmadır!"]. )
- SORBIC ACID[İng.] / ACIDE SORBIQUE[Fr.] / SORBINSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= SORBİK ASİT
- SORBITOL, HEXAHYDRIC ALCOHOL, HEXITOL[İng.] / SORBITOL[Fr.] / SORBIT, ZUCKERKALCOHOL[Alm.] ile/değil/yerine/= SORBİTOL
- SORBOSE[İng.] / SORBOSE[Fr.] / SORBOSE[Alm.] ile/değil/yerine/= SORBOZ
- SOREL'S CEMENT[İng.] / CIMENT DE MAGNÉSIE[Fr.] / SOREL ZEMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= SOREL ÇİMENTOSU
- SORGULAMA ile/ve SINAMA
- SÖRKIL[İng. < CIRCLE] değil/yerine/= DÖNGÜ
- SORMAK ile "AÇMAK"
- SORMAK = ASK[İng.] = DEMANDER[Fr.] = FRAGEN[Alm.] = DOMANDARE[İt.] = PREGUNTAR[İsp.]
- SORMAK ile/ve/<> FARKINDALIK
- SORMAK ile HAKKINDA SOR ile İSTEMEK ile GECİKME İSTEMEK ile AF DİLE ile YARDIM İSTEMEK ile KREDİ İSTEMEK ile AF DİLE ile İZİN İSTE
- SORMAK ile/ve/<> İSTEMEK
( Aynı anda iki anlama birden sahip olan, haddi aşmamak üzere hangisi daha uygunsa o anlam üzerinden değerlendirme dileğiyle kullanılan çok değerli bir kavram ve sözcüğümüzdür. )
- SORMAK ile/ve SÖYLEMEK
- SORMAK ile/ve UTANMA(MA)K
- SORPTION[İng.] / SORPTION[Fr.] / SORTITION[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇE TUTUNMA
- ŞORT[İng. SHORT] ile TAYT[İng. TIGHT]
( Paçaları, dizlerin yukarısında olan kısa pantolon. İLE Bacakları sıkı saran özel kumaştan yapılmış bir pantolon türü. | Sızmaz, su geçirmez bir kumaştan yapılmış şort giysi. )
- SORU-YORUM ile/ve YORUM-SORU
- SORU ile/ve/değil HAKARET
- SORU ile/ve KİŞİ
( Kişi, başka kişilere görünendir. )
( En yalın sorular, en değerli olanlardır. )
( Durun, bakın, inceleyin, doğru soruları sorun, doğru sonuçlara varın ve onlara göre hareket etme cesâretini gösterin ve olanlara bakın. )
( Sorulardan kaçanlar, yanıtların sıcaklığına sığınır. )
- SORU ile/ve KUŞKU(/ŞÜPHE)
- SORU = QUESTION[İng.] = QUESTION[Fr.] = FRAGE[Alm.] = QUESTIONE[İt.] = CUESTIÓN[İsp.]
- SORU ile/ve/> SORUN ile/ve/> SORUNSAL
( Sorun olmadan/yoksa soru da olmaz/oluşmaz. )
- SORU ile/ve/<> YANIT
( Soru, yanıttan önce gelir. )
( Question comes before answer. )
- SORU ile/ve YORUM
( Soru sorma biçimi, konuyu/nesneyi belirler. )
- SORUMLULUK VERME ile/değil/yerine SORUMLULUK ALMA(YI SAĞLAMA)
( Sorumluluk verilmez, sorumluluk alınır. Sorumluluk alınması için koşullar, uygun yapıya büründürülür. )
( It's not right to "giving responsibility". Better to arrange conditions "to taking responsibility". )
- SORUMLULUK ile/ve AVANTAJ
- SORUMLULUK ile/ve KARAR
( Kararlılık için duyarlılık ve tedbirlilik gerekir. )
( Olgun kişi, özellikle hareket içeren sorumluluklara olumlu bakar. )
- SORUMLULUK ile/ve MEKANİZMA
( Sorumluluklardan kaçmanın yolu, "Benim sorumluluklarım var" demektir. )
- SORUMLULUK = MESÛLİYET = RESPONSIBILITY[İng.] = RESPONSABILITÉ[Fr.] = VERANTWORTUNG[Alm.]
- SORUMLULUK ile/ve OLGUNLUK
- SORUMLULUK ile/ve SORGULAMA
- SORUMLULUK ile/ve ÜSTLENME
( Sorumluluklarımızdan kaçınırsak, sorumluluklardan kaçınmamızın olumsuz/ağır sonuçlarından kaçınamayız. )
- SORUN
- SORUN/LU ile RİSK/Lİ
- SORUN ile/ve EKSİKLİK
- SORUN ile/değil/yerine FARK
- SORUN ile/ve/değil/yerine KONU
( Sorunumuzdan tümüyle haberdar olalım, ona her yönünden bakalım, onun, yaşamımızı nasıl etkilediğini gözlemleyelim. Sonra onu kendi haline bırakalım. )
( Hiçbir sorun tümüyle çözülemez, fakat siz onun geçerli olmadığı bir düzeye kendinizi çekebilirsiniz. )
( Sana bir yararı olmayacak sorun diye bir şey yoktur. )
( Yararlarına gereksinimin olduğu için sorunları ararsın. )
- SORUN = MESELE = PROBLEM[İng., Alm.] = PROBLEME[Fr.] = PROBLEMA < PRO:ÖNE. BALLEIN:ATMAK[Yun.] = PROBLEMA[İsp.]
- SORUN ile/ve/değil ÖNCELİK
- SORUN ile SIKINTI
( Doğal olmayan yollarla sorun çözmek yerine onlara ayak uydurmak daha doğrudur. )
- SORUN ile SORUNUN SONUCU
- SORUNLARI (SADECE) KONUŞMAK ile/ve/yerine/değil SORUNLAR İÇİN ÇÖZÜM ARAMAK/BULMAK
( Hiçbir sorun, onu yaratan 'bilinç seviyesi'yle çözülemez. )
( Problems cannot be solved at the same level of awareness that created them. )
- SORUNLARI:
SORUN OLARAK KONUŞMAK ile/yerine/değil İLERLEME/GELİŞİM ARACI OLARAK KONUŞMAK/DEĞERLENDİRMEK
- SORUNSAL = İHTİMALİ = PROBLEMATIC[İng.] = PRBOLÉMATIQUE[Fr.] = PROBLEMATISCH[Alm.] = PROBLEMATIKOS[Yun.]
- SORUYORUM ile AF DİLEMEK ile İZİN İSTEMEK
- SOSYAL MEDYA (5C):
KONUŞMA/SÖYLEŞİ ve/+/||/<>/> ORTAKLIK ve/+/||/<>/> YORUM ve/+/||/<>/> İŞBİRLİĞİ ve/+/||/<>/> KATKI
- SOSYAL[İng. < SOCIAL < SOCIETY] değil/yerine/= TOPLUMSAL
- SOSYALİZASYON/SOCIALIZATION[İng.] değil/yerine/= TOPLUMSALLAŞMA
- SOSYOMETRİ/SOCIOMETRY[İng.] değil/yerine/= TOPLUMSAL DAVRANIŞ ÖLÇÜMÜ
- SOUND ABSORPTION COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DE L'ABSORPTION SONORE[Fr.] / SCHALLABSORPTIONSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= SES SOĞURMA KATSAYISI
- SOUND ENERGY[İng.] / ÉNERGIE SONORE[Fr.] / SCHALLENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= SES ENERJİSİ
- SOUND FLUX[İng.] / FLUX SONORE[Fr.] / SCHALLFLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= SES AKISI
- SOUND INTENSITY[İng.] / LAUTSTÄRKE, SCHALLINTENSITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= SES YEĞİNLİĞİ
- SOUND PRESSURE[İng.] / PRESSION SONORE[Fr.] / SCHALLDRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= SES BASINCI
- SOUND VELOCITY[İng.] / VITESSE DU SON[Fr.] / SCHALLGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= SES HIZI
- SOUNDPROOF CHAMBER[İng.] / CHAMBRE DE L'INSONORISÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= SES GEÇİRMEZ ODA
- SOURCE OF ELECTROMOTIVE FORCE[İng.] / SOURCE DE FORCE ÉLECTROMOTRICE[Fr.] / ELEKTROMOTORISCHE KRAFTQUELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMOTOR KUVVET KAYNAĞI
- ŞOV[İng. < SHOW] değil/yerine/= GÖSTERİ
- ŞÖVALYE ile GEZGİN ŞÖVALYE ile ŞÖVALYE SERSERİLİĞİ ile ŞÖVALYELİK
- ŞÖVALYELİK ile ŞÖVALYE GİBİ ile ŞÖVALYELİK
- SOY/HEALTH LITERACY[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK OKUR-YAZARLIĞI
- SOY ile "SOYLU"
( Adamın biri, Sokrat'ı, soy üzerinden aşağılamaya çalışınca, Sokrat şöyle dedi: "Senin soyun sende bitti, benimki ise benden başlar". )
- SOYA BEAN OIL[İng.] / HUILE DE SOYA[Fr.] / SOJABOHNENÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= SOYA FASULYESİ YAĞI
- SOYBEAN[İng.] / SOYABOHNE[Alm.] ile/değil/yerine/= SOYA FASULYESİ
- ŞÖYLE ile BÖYLE ile ŞÖYLE YA DA BÖYLE ile ŞÖYLE VE BÖYLE
- SÖYLEME ile ANLATMA
( ... İLE Düşüncenin/konunun/olgunun/durumun aktarımı/paylaşımı. )
(1996'dan beri)