Bugün[02 Nisan 2026]
itibarı ile 14.419 başlık/FaRk ile birlikte,
14.419 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(57/59)


- WRİGHT-FİSHER İLE MORAN İLE COALESCENT ile/||/<> POPÜLASYON GENETİĞİ

( Genetik drift ve evrim modelleri. )

( Formül: p(t+1) = Binomial(2N İLE p(t))/2N )


- X-BAND[İng.] / BANDE-X[Fr.] / X-BAND[Alm.] ile/değil/yerine/= X BANDI


- X-AXIS[İng.] / AXE-X[Fr.] / X-ACHSE[Alm.] ile/değil/yerine/= X EKSENİ


- X-RAY UNIT[İng.] / UNITÉ DE RAYONS X[Fr.] ile/değil/yerine/= X IŞINI BİRİMİ


- X-RAY FLUORESCENCE ANALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= X IŞINI FLORESANS ÇÖZÜMLEMESİ/ANALİZİ


- RÖNTGENFLUORESZENZANALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= X-IŞINI FLORESANS ÇÖZÜMLEMESİ


- X-RAY PHOTOELECTRON SPECTROSCOPY[İng.] / RÖNTGEN-PHOTOELEKTRONENSPEKTROSKOPIE ile/değil/yerine/= X IŞINI FOTOELEKTRON SPEKTROSKOPİSİ


- SPECTROSCOPIE PHOTOÉLECTRONIQUE DE RAYONS X[Fr.] ile/değil/yerine/= X IŞINI FOTOELEKTRON TAYF BİLGİSİ


- X-RAY DIFFRACTION[İng.] / RÖNTGENBEUGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= X-IŞINI KIRINIMI


- X-RAY HARDNESS[İng.] / DURETÉ DES RAYONS X[Fr.] / RÖNTGENSTRAHLENHÄRTE[Alm.] ile/değil/yerine/= X IŞINI SERTLİĞİ


- X-RAYS SPECTRUM[İng.] / SPECTRE DE RAYONS X[Fr.] / RÖNTGENSPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= X IŞINI TAYFI/SPEKTRUMU


- X-RAY TUBE[İng.] / TUBE À RAYONS X[Fr.] / RÖNTGENRÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= X IŞINI TÜPÜ


- X-RAY[İng.] / RAYON X[Fr.] / XEROTHALEN, RÖNTGENSTRAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= X-IŞINI


- X-RAYS DIFFRACTION[İng.] / DIFFRACTION DES RAYONS X[Fr.] ile/değil/yerine/= X IŞINLARI KIRINIMI


- X-RAYS[İng.] / RÖNTGENSTRAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= X IŞINLARI


- X-COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT-X[Fr.] / X-KOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= X KATSAYISI


- X-MITTELACHSE[Alm.] ile/değil/yerine/= X ORTA EKSENİ


- X PARÇACIĞI değil HIGGS PARÇACIĞI/BOZONU


- X-BAĞLI ile/||/<> OTOZOMAL

( X-bağlı cinsiyet kromozomu İLE otozomal vücut. )

( Formül: Sex-linked İLE autosomal )


- X-IŞINI KRİSTALOGRAFİ ile/||/<> NMR SPEKTROSKOPİ

( X-ışını kristal protein yapısı, NMR çözelti dinamiği )

( Formül: Bragg yasası İLE Larmor frekansı )


- X-IŞINI ile/||/<> KRİSTALOGRAFİ

( X-ışınlarının kristal yapı analizinde kullanımı )

( William Henry Bragg tarafından 1913 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1862-1942) (Ülke: İngiltere) (Alan: fizik) (Önemli katkıları: X-ışını kristalografisi, Bragg yasası, kristal yapı analizi) (Nobel: 1915) )


- X-RAY İLE CT İLE MRI İLE PET ile/||/<> TIBBİ GÖRÜNTÜLEME

( Medikal görüntüleme teknikleri. )

( Formül: T1 İLE T2 weighted (MRI) )


- X-RAY KRİSTALOGRAFİ ile/||/<> CRYO-EM

( X-ray kristal yapı, cryo-EM donmuş yapı. )

( Formül: Crystal İLE frozen structure )


- X-RAY KRİSTALOGRAFİ ile/||/<> NMR SPEKTROSKOPİ

( X-ray kristal statik yapı, NMR çözelti dinamik. )

( Formül: Bragg kırınım İLE spin )


- X ile/||/<> IŞINI

( X-ışınlarının keşfi )

( Wilhelm Röntgen tarafından 1895 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1845-1923) (Ülke: Almanya) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: X ışınlarının keşfi) (Nobel: 1901) )


- XNA İLE EXPANDED GENETİC CODE İLE SYNTHETİC CELL ile/||/<> YAPAY YAŞAM

( Doğal olmayan biyolojik sistemler. )

( Formül: ATGC → ATGCXY )


- XRD ile/||/<> XPS

( XRD kristal yapı Bragg İLE XPS yüzey element oksidasyon. )

( Formül: Bulk İLE yüzey )


- Y-AXIS[İng.] / AXE-Y[Fr.] / Y-ACHSE[Alm.] ile/değil/yerine/= Y EKSENİ


- Y-MITTELACHSE[Alm.] ile/değil/yerine/= Y ORTA EKSENİ


- ...YA DAYANIKLI" değil DAYANAN


- YA ÖYLE, YA ÖYLE ile ÖYLE Mİ, BÖYLE Mİ?


- YA/YA DA ile/ve/değil/yerine/||/+/<>
( HEM, HEM DE ve/||/<> NE, NE DE )

( Ayrım. | İLE/VE/<> Birlik/bütünlük. )

( 0 1 ile/ve/<> [ 1 ile/ve/<> 0 ] )

( "Ne, ne de", "hem, hem de" ile birliktedir![ayrı değildir!] [sadece insana/gelişmiş zihinlere özgüdür!] )

( Doğada/fizikte/hayvanlarda, deneyde/laboratuvarda. İLE/VE/<> Sadece İNSAN'da. )

( Bir şey(ler)i bildirtir. İLE/VE/<> Kendini bildirtir. )

( EL: [Bağlamına/işlevine/yerine/gereksinime göre]
Hem kirli, hem de temiz...
Ne kirli, ne de temiz. )

( DEKOLTE:
Hem açık, hem de kapalı...
Ne açık, ne de kapalı. )

( BEYİN:
Hem ayrık, hem de bitişik...
Ne ayrık, ne de bitişik. )


- [ya] YENİLECEĞİZ değil/yerine/ya da/>< YENİLENECEĞİZ


- STRANGENESS[Alm.] ile/değil/yerine/= YABANCILIK


- YADA ile/değil YÂDA[< YÂD(Fars.) + A(Tr.)] ile/değil YA DA

( Doğal taş. İLE/DEĞİL Anma/ya. İLE/DEĞİL Bağlaç.[Seçeneği, çeşitliliği ya yeğlemeyi/tercihi belirten söz.] )


- YAĞ DAMLASI DENEYİ ve/||/<> ELEKTRONUN YÜKÜNÜN ÖLÇÜLMESİ

( 1909 yılında yapılan bir deneyde, elektronun yükünün büyüklüğü ölçüldü. Robert A. Millikan[] 22 Mart 1868 - 19 Aralık 1953], ayrıca bu yükün en küçük birim yük olduğunu ve bu yükün kuantize olduğunu da ortaya koydu... )


- CAPTURE CROSS SECTION[İng.] / CAPTURE DE LA SECTION EFFICACE[Fr.] / EINFANGSQUERSCHNITT[Alm.] ile/değil/yerine/= YAKALAMA TESİR KESİTİ


- KABZ[Osm.] / CAPTURE[İng.] / CAPTURE[Fr.] / EINFANG[Alm.] ile/değil/yerine/= YAKALAMA


- YAKIN İLİŞKİ ile/ve/||/<> YOĞUN İLİŞKİ


- YAKÎN:
KESİN/LİK ile/ve/değil YAKLAŞIK/LIK


- NEAR INFRARED RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT PROCHE INFRAROUGE[Fr.] ile/değil/yerine/= YAKIN KIZILÖTESİ IŞINIM


- NEAR-ULTRAVIOLET RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT PROCHE ULTRAVIOLET[Fr.] ile/değil/yerine/= YAKIN MORÖTESİ IŞINIM


- YAKÎN ile/ve BURHAN


- YAKIN/YAKINEN ile YAKÎN[< YAKN]/YAKÎNEN

( Yakın: Uzaklık/mesafeyle ilgilidir[uzakta olmayan] | Muhabbet ve sevgi duyulan, dayanışma içinde olunan kişi/ler. İLE/DEĞİL Kesinlik, eminlik. | Ölüm. | İlm-el-Yakîn > Ayn-el-Yakîn > Hakk-el-Yakîn )

( Yakından tanımak/bilmek, bir yakını olarak değerlendirmek. İLE/DEĞİL Kesin veri/bilgi ile değerlendirmek/bilmek. )

( YAKÎN ile ZANN ile ŞEKK ile VEHM
[ %100 İLE %50 üzeri. İLE %50 İLE %50 altı. ] )


- YAKIN/LIK ile SICAK/LIK

( CLOSENESS vs. WARMTH )


- ADESE-İ MUHADDEB, ADESE-İ MÜTEKÂRİB[Osm.] / CONVERGING LENS[İng.] / LENTILLE CONVERGENTE[Fr.] ile/değil/yerine/= YAKINSAK MERCEK


- YAKINSAK MERCEK ile/||/<> IRAKSAK MERCEK

( Yakınsak toplar, ıraksak dağıtır )

( Formül: f>0 İLE f<0 )


- YAKINSAK SERİ ile/||/<> IRAKSAK SERİ

( Yakınsak seri sonlu limite gider, ıraksak seri sonsuza gider )

( Formül: lim S_n = L (yakınsak) İLE lim S_n = ∞ (ıraksak) )


- YAKINSAK ile/||/<> IRAKSAK

( Yakınsak limite gider, ıraksak sonsuza gider )

( Formül: Converge İLE diverge )


- CONVERGENCE COIL[İng.] / BOBINE DE LA CONVERGENCE, ENROULEMENT DE CONVERGENCE[Fr.] / KONVERGENZSPULE[Alm.] ile/değil/yerine/= YAKINSAMA BOBİNİ


- CONVERGENCE ELECTRODE[İng.] / ÉLECTRODE DE CONVERGENCE[Fr.] / KONVERGENZELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= YAKINSAMA ELEKTRODU


- CONVERGENCE MAGNET[İng.] / AIMANT DE LA CONVERGENCE[Fr.] / KONVERGENZMAGNET[Alm.] ile/değil/yerine/= YAKINSAMA MIKNATISI


- TEKÂRÜB[Osm.] / CONVERGENCE[İng.] / KONVERGENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= YAKINSAMA


- KERNBRENNSTOFFKREISLAUF, KERNBRENNSTOFFZYKLUS, KERNKRAFTSTOFFSCHLEIFE, KRAFTSTOFFZYKLUS[Alm.] ile/değil/yerine/= YAKIT ÇEVRİMİ


- FUEL ROD[İng.] / BARRE DU FUEL[Fr.] / BRENNSTAB[Alm.] ile/değil/yerine/= YAKIT ÇUBUĞU


- FUEL CLUSTER[İng.] / FAISCEAU DE COMBUSTIBLE[Fr.] / KRAFTSTOFFBLOCK[Alm.] ile/değil/yerine/= YAKIT DEMETİ


- FUEL ELEMENT[İng.] / ÉLÉMENT COMBUSTIBLE[Fr.] / BRENNELEMENTE[Alm.] ile/değil/yerine/= YAKIT ELEMANI


- FUEL PELLET[İng.] / GRANULE DE COMBUSTIBLE[Fr.] / KRAFTSTOFFTABLETTE[Alm.] ile/değil/yerine/= YAKIT PELETİ


- YAKLAŞIK DEĞER ile TAM DEĞER


- YAKLAŞIK OLARAK ile/ve/||/<>/> SONSUZ İŞ/GÖREV

( Newton. İLE/VE/||/<>/> Kant. )

( QUAM PROXIME > INFINITE TASK )


- YAKMAK ile KAVURMAK ile/değil/yerine/>< ISITMAK


- YAKMAK ile/ve/değil/||/<> DAĞLAMAK


- YAKMAK ile DALAMAK


- YAKMAK ile YAKMAK

( Yanmasını sağlamak ya da yanmasına yol açmak, tutuşturmak. | Ateşle yok etmek. | Işık vermesini sağlamak. | Isı etkisiyle bozmak. | Keskin, sert ve ısırıcı bir duyum vermek. | Yanıyormuş gibi bir etki yapmak. | Güçlü sevgi uyandırmak. | Kurutmak, zarar vermek. | Çok sıcak olmak. | Karartmak. | Çok üşütmek. | Acıtmak. | Silahla vurmak. | Yıkıma, zarara yol açmak, büyük bir zarara uğratmak. İLE Koymak, sürmek. | Düzenlemek, bestelemek. )


- [ne yazık ki]
YALAN SÖYLEMEK ile/ve/||/<> GERÇEĞİ ÇARPITMAK


- YALANCI PARADOKSU ile/||/<> DOĞRULUK PARADOKSU

( Yalancı paradoksu "Bu tümce yanlıştır" önermesi İLE doğruluk paradoksu öz-göndergeli tümcelerin paradoksudur. Yalancı paradoksu doğruysa yanlış, yanlışsa doğru İLE bu klasik mantık için sorun yaratır. Tarski doğruluğun meta-dilde tanımlanması gerektiğini gösterdi. )

( Alfred Tarski tarafından 1936 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1901-1983) (Ülke: Polonya/ABD) (Alan: Matematik, Mantık) (Önemli katkıları: Semantik doğruluk teorisi, model teorisi, biçimsel dillerde doğruluk tanımı) )


- YALIN NESNE ile/ve BİLEŞİK NESNE

( CORPORA SIMPLICISSIMA cum/et CORPORA COMPOSITA )


- YALIN/BASİT[Ar.] ile/ve/değil/||/<>/>< BİLEŞİK/MÜREKKEP[Ar.]


- | YALIN VE DOLAYSIZ ve/||/<> AYRIM VE DOLAYLI BİRLİK |
ve/||/<>
BUNLARIN BİRLİKTELİĞİ


- ISOLATOR[İng.] ile/değil/yerine/= YALITICI


- TECRİD[Osm.] / ISOLATION[İng.] / ISOLIERUNG, ISOLATION[Alm.] ile/değil/yerine/= YALITIM/İZOLASYON


- DIELECTRIC VISCOSITY[İng.] / VISCOSITÉ DIÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= YALITKAN AĞDALILIĞI


- DIELECTRIC SUSCEPTIBILITY[İng.] / SUSCEPTIBILITÉ DIÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= YALITKAN ALINGANLIĞI


- DIELECTRIC ANTENNA[İng.] ile/değil/yerine/= YALITKAN ANTEN


- DIELECTRIC WAVE GUIDES[İng.] ile/değil/yerine/= YALITKAN DALGA KILAVUZLARI


- DIELECTRIC STRENGTH[İng.] ile/değil/yerine/= YALITKAN DAYANIMI


- DIELECTRIC BREAKDOWN[İng.] ile/değil/yerine/= YALITKAN DELİNMESİ


- DIELECTRIC HYSTERESIS[İng.] ile/değil/yerine/= YALITKAN ERESİMİ


- DIELECTRIC POWER FACTOR[İng.] ile/değil/yerine/= YALITKAN GÜÇ ÇARPANI


- DIELECTRIC FILM[İng.] ile/değil/yerine/= YALITKAN İNCEFİLM


- DIELECTRIC HEATING[İng.] ile/değil/yerine/= YALITKAN ISITMA


- DIELECTRIC LOSS[İng.] ile/değil/yerine/= YALITKAN KAYBI


- DIELECTRIC LOSS ANGLE[İng.] ile/değil/yerine/= YALITKAN KAYIP AÇISI


- DIELECTRIC LOSS FACTOR[İng.] ile/değil/yerine/= YALITKAN KAYIP ÇARPANI


- DIELECTRIC CRYSTAL[İng.] ile/değil/yerine/= YALITKAN KRİSTAL


- DIELECTRIC LENS[İng.] ile/değil/yerine/= YALITKAN MERCEK


- ISOLIERSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= YALITKAN NESNE


- DIELECTRIC ABSORPTION[İng.] ile/değil/yerine/= YALITKAN SOĞURMASI


- DIELECTRIC AMPLIFIER[İng.] ile/değil/yerine/= YALITKAN YÜKSELTEÇ


- MÜCERRİD[Osm.] / DIELECTRIC, INSULATOR[İng.] / ISOLANT[Fr.] / ISOLATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= YALITKAN


- YALITMA ile/ve/||/<> SOĞURMA


- YAMAMAK ile/ve/||/<> BOCA ETMEK


- YANAY >< YATAY

( Bir nesnenin, düşey kesiti. | Katmanları gösteren kesit. >< ... )


- RAYONNEMENT PARAXIAL[Fr.] ile/değil/yerine/= YANEKSEN IŞINIM


- PARAXIAL RADIATION[İng.] ile/değil/yerine/= YANEKSENLİ IŞINIM


- PARAXIAL[İng.] ile/değil/yerine/= YANEKSENLİ


- YANGIN ile/ve/değil/||/<> DENETİMLİ/KONTROLLÜ YANGIN

( )


- YANIK DERECELERİNDE:
1 ile/> 2 ile/> 3

( Deride kızarıklık, ağrı, yanık bölgede ödem vardır. Yaklaşık 48 saatte iyileşir. [Güneş yanıkları] İLE/> Deride içi su dolu kabarcıklar vardır. Ağrılıdır. Derinin kendini yenilemesi ile kendi kendine iyileşir.[Haşlanmalar, alev yanığı] İLE/> Derinin tüm tabakaları etkilenmiştir. Özellikle de kaslar, sinirler ve damarlar üzerinde etkisi görülür. Beyaz ve kara yaradan siyah renge kadar aşamaları vardır. Sinirler zarar gördüğünden dolayı ağrı yoktur. )

( ile/> ile/> )


- YANIK ile/ve/||/<>/> KÜL

( )


- SADÂ-İ BASÎT[Osm.] ile/değil/yerine/= YANIK


- YANIK" ile/değil/yerine/>< UYANIK (OLMAK)


- YANILMA ile/ve/değil/||/<> YANILSAMA


- YANILMAZ/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YETERLİ/LİK


- YANILSAMA ile/ve HİPNOZ

( ILLUSION vs./and HYPNOSIS )


- YANILSAMA/İLÜZYON ile/ve/değil/||/<> HOLOGRAM


- YANILSAMA ile/ve/||/<>/> TUZAK


- YANIP KÜL (OLMAK)


- YANIŞÖLÇER

( Yanma verimini ve onu etkileyen etkenleri ölçmekte kullanılan aygıt. )


- AKS-İ SADÂ, İNİTÂF-İ SADÂ[Osm.] / ECHO[İng.] / ECHO, WIDERHALL[Alm.] ile/değil/yerine/= YANKI


- YANKI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SELEN/SES

( AKSİSEDÂ, BİNT-ÜL-CEBEL[ )

( Yankı değil ses ol! )

( [not] ECHO vs./and/but/||/<>/< VOICE
VOICE instead of ECHO )


- YANKI(LANMA) ile YANSI(MA)

( TÛF ile ... )


- SCHALLTOTER RAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= YANKISIZ ODA


- YANLIŞ/KÖTÜ/AŞIRI/ABARTILI KULLANILANLAR:
"SIKINTI YOK!" ve/<> "AYNEN" ve/<> "KESİNLİKLE" ve/<>
"HAYIRLISI" ve/<> "KISMET" ve/<> "TABİİ Kİ DE" ve/<>
"YAPILACAK BİR ŞEY YOK" ve/<> "BENCE DE"

( )

( )


- YANLIŞ ile/ve/değil/||/<>/< OLANAKSIZ


- YANLIŞLANABİLİRLİK ile/ve/>/değil/yerine DAHA DA İYİ BİR ARAŞTIRMA/ÇALIŞMA


- YANLIŞLANABİLİRLİK ile/||/<> DOĞRULAMA

( Bilimsel yöntem )

( Karl Popper tarafından 1934 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1902-1994) (Ülke: Avusturya-İngiltere) (Alan: Bilim Felsefesi) (Önemli katkıları: Yanlışlanabilirlik ilkesi) )


- HARÂRET-İ İHTİRÂK[Osm.] / HEAT OF COMBUSTION[İng.] / CHALEUR D'INCENDIE[Fr.] / BRENNENDE-HITZE[Alm.] ile/değil/yerine/= YANMA ISISI


- YANMA ile/||/<> PASLANMA

( Yanma hızlı oksidasyon İLE paslanma yavaş oksidasyon )

( Formül: C + O₂ → CO₂ (yanma) İLE 4Fe + 3O₂ → 2Fe₂O₃ (pas) )


- YANMA ile/ve/||/<>/> TÜTME

( Birleşiminde karbon bulunan nesnelerin, ısı ve ışık yayarak kül durumuna geçip yok olması. İLE/VE/||/<>/> Duman ya da buhar çıkarma. | Dumanı geri verme. | Yaşamak, var oluşunu sürdürme. | İyi ya da kötü kokma. )


- YANMA/ATEŞ İÇİN:
ENERJİ ve/||/<> YAKIT ve/||/<> OKSİJEN

( )


- REFLECTION PLANE[İng.] / PLAN DE RÉFLEXION[Fr.] ile/değil/yerine/= YANSIMA DÜZLEMİ


- REFLECTION FACTOR[İng.] / FACTEUR DE RÉFLEXION[Fr.] / REFLEXIONSFAKTOR, REFLEXIONSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= YANSIMA ETMENİ/ÇARPANI/KATSAYISI/FAKTÖRÜ


- REFLECTION LOSS[İng.] / PERTE PAR RÉFLEXION[Fr.] / REFLEXIONSVERLUST[Alm.] ile/değil/yerine/= YANSIMA KAYBI


- KAVÂNÎN-İ İNİKÂS[Osm.] / REFLECTION LAWS[İng.] / LOIS DE LA RÉFLEXION[Fr.] / REFLEXIONSGESETZE[Alm.] ile/değil/yerine/= YANSIMA YASALARI


- REFLECTION DENSITY[İng.] / DENSITÉ DE RÉFLEXION[Fr.] / REFLEXIONSDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= YANSIMA YOĞUNLUĞU


- REFLEXIONSFLÄCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= YANSIMA YÜZEYİ


- YANSIMA ile/ve/||/<> BAKIŞIM/SİMETRİ


- İNİKÂS[Osm.] / REFLECTION[İng.] / RÉFLEXION[Fr.] / REFLECTION, REFLEXION[Alm.] ile/değil/yerine/= YANSIMA


- YANSIMA ile/||/<> KIRILMA

( Yansıma geri dönüş İLE kırılma ortam değişiminde yön değişimidir )

( Formül: θi=θr İLE n₁sinθ₁=n₂sinθ₂ )


- YANSIMA ile/ve/||/<>/> YANILSAMA


- REFLECTING ELECTRODE[İng.] / ÉLECTRODE RÉFLÉCHISSANTE[Fr.] / REFLEKTIERENDE ELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= YANSITICI ELEKTROT


- MENSÛR-U MÜNAKÎSE[Osm.] / REFLECTING PRISM[İng.] / PRISME RÉFLÉCHISSANT[Fr.] / REFLEKTIERENDES PRISMA[Alm.] ile/değil/yerine/= YANSITICI PRİZMA


- ÂKİSE, MÜNAKÎSE[Osm.] / REFLECTOR[İng.] / RÉFLECTEUR[Fr.] / REFLEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= YANSITICI


- REFLECTIVITY[İng.] / RÉFLECTIVITÉ[Fr.] / REFLEXIONSVERMÖGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= YANSITICILIK


- REFLECTANCE[İng.] / RÉFLECTANCE[Fr.] ile/değil/yerine/= YANSITIRLIK


- REFLECTING MICROSCOPE[İng.] / MICROSCOPE À RÉFLEXION[Fr.] / REFLEKTIERENDES MIKROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= YANSITMALI MİKROSKOP


- REFLECTING TELESCOPE[İng.] / TÉLESCOPE À RÉFLEXION[Fr.] / REFLEKTIERENDES TELESKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= YANSITMALI TELESKOP


- MEVC-İ MÜNAKİSE[Osm.] / REFLECTED WAVE[İng.] / REFLEKTIERENDE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= YANSIYAN DALGA


- NEUTRAL CURRENT INTERACTION[İng.] ile/değil/yerine/= YANSIZ AKIM ETKİLEŞMESİ


- NEUTRAL CURRENT[İng.] ile/değil/yerine/= YANSIZ AKIM


- NEUTRAL ATOM[İng.] ile/değil/yerine/= YANSIZ ATOM


- NEUTRAL WAVE[İng.] / ONDE NEUTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= YANSIZ DALGA


- NEUTRAL EQUILIBRIUM[İng.] ile/değil/yerine/= YANSIZ DENGE


- NEUTRAL MOLECULE[İng.] / MOLÉCULE NEUTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= YANSIZ MOLEKÜL


- NEUTRAL PARTICLE[İng.] / PARTICULE NEUTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= YANSIZ PARÇACIK


- NEUTRAL TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE NEUTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= YANSIZ SICAKLIK


- NEUTRAL FILTER[İng.] ile/değil/yerine/= YANSIZ SÜZGEÇ


- NEUTRALIZATION[İng.] / NEUTRALISATION[Fr.] ile/değil/yerine/= YANSIZLAŞTIRMA/NÖTRLEŞTİRME


- YAPABİLECEĞİM BİR ŞEY YOK değil YAPABİLECEĞİM FAZLA BİR ŞEY YOK


- RADIOACTIVITÉ ARTIFICIELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= YAPAY IŞINETKİNLİK


- ARTIFICIAL RADIOACTIVITY[İng.] / INDUZIERTE RADIOAKTIVITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= YAPAY RADYOAKTİFLİK


- KÜNSTLICHE RADIOAKTIVITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= YAPAY RADYOAKTİVİTE


- YAPAY SEÇİLİM ile/||/<> CİNSEL SEÇİLİM

( Yapay seçilim insan yönlendirmeli İLE cinsel seçilim eş seçimi )

( Formül: Islah (yapay) İLE sekonder cinsel karakterler (cinsel) )


- YAPAY ZEKA ile/||/<> İNSAN ZEKASI

( Makine bilinci )

( Various tarafından 2010 yılında keşfedildi/formüle edildi. (Ülke: Bilinmiyor) )


- STRUCTURE FACTOR[İng.] / FACTEUR DE STRUCTURE[Fr.] / STRUKTURFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= YAPI ETMENİ/ÇARPANI/FAKTÖRÜ


- STRUCTURE TYPE[İng.] / TYPE DE STRUCTURE[Fr.] / STRUKTURART[Alm.] ile/değil/yerine/= YAPI TÜRÜ


- YAPI ile/||/<> ÖZNE

( Yapısalcılık )

( Claude Lévi-Strauss tarafından 1958 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1908-2009) (Ülke: Fransa) (Alan: Antropoloji) (Önemli katkıları: Yapısalcılık) )


- STRUCTURE[İng.] / STRUCTURE[Fr.] / STRUKTUR[Alm.] ile/değil/yerine/= YAPI


- YAPI ile/ve/||/<> TERİM


- GİRİŞİM:
YAPICI ile/>< YIKICI


- YAPICI GİRİŞİM ile/||/<> YIKICI GİRİŞİM

( Yapıcı girişimde dalgalar güçlenir, yıkıcıda söner. )

( Formül: δ = 2nπ İLE δ = (2n+1)π )


- YAPILAMAZLIK ile/ve/değil/||/=/<>/< MANTIKDIŞILIK


- YAPISAL BULANIKLIK ile ...

( STRUCTURAL AMBIGUITY )


- YAPIŞIK ile/değil/yerine BAĞLI


- YAPIŞTIRICI/TUTKAL SÜRME ile/ve/||/<> KEDİBASTI

( ... İLE/VE/||/<> Tüm yüzeye tutkal sürmeyi gerektirmeyen işlerde, fırçayı aralıklı bastırarak yapıştırıcı/tutkal sürme biçimi. )


- YAPITAŞI ile "YAPITAŞI"

( Yapılarda kullanılan, granit türünden taş. İLE Göze/hücre. )


- BLÄTTCHENELEKTROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= YAPRAK ELEKTROSKOP


- YAPTIRIM ile/ve/değil DAYANAKÇA

( [not] SANCTION vs./and/but THE BASE ON )


- YARAR ile/||/<> MUTLULUK

( En fazla mutluluk ilkesi )

( Tu Youyou tarafından 1863 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1806-1873) (Ülke: İngiltere) (Alan: Felsefe, Ekonomi) (Önemli katkıları: Faydacılık, özgürlük üzerine) (Nobel: 2015) )


- YARARLILIK ile/ve/<>/< HESAPLANABİLİRLİK


- YARAR/LI/LIK ile/ve/||/<>/> ONUR/LU/LUK


- YARATICILIK ile/ve CANLANDIRMAK ile/ve HAREKET KATMAK

( Kuralları önce bilmek, sonra [yeri geldiğinde ve gerektiğince] unutmak/unutabilmek gerek! )


- YARATMA" ile/ve/değil/||/<>/< YERİNİN DEĞİŞTİRİLMESİ


- QUASI-ATOM[İng.] / QUASIATOM[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI ATOM


- SYMÉTRIE HÉMIMORPHE[Fr.] ile/değil/yerine/= YARI BİÇİMLİ SİMETRİ


- QUASI-FISSION[İng.] / FISSION QUASI[Fr.] / QUASISPALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI-BÖLÜNME


- NOMBRE QUASI MAGIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= YARI BÜYÜLÜ SAYI


- QUASI-MAGIC NUMBERS[İng.] ile/değil/yerine/= YARI BÜYÜLÜ SAYILAR


- HALF VALUE LAYER[İng.] ile/değil/yerine/= YARI DEĞER KATMANI


- SEMICONDUCTOR DETECTOR[İng.] / DÉTECTEUR SEMI-CONDUCTEUR[Fr.] / HALBLEITERDETEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI İLETKEN DEDEKTÖR


- SEMICONDUCTOR DIODE[İng.] / DIODE SEMI-CONDUCTRICE[Fr.] / HALBLEITERDIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI İLETKEN DİYOT


- JONCTION SEMI-CONDUCTRICE[Fr.] / HALBLEITERÜBERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI İLETKEN EKLEM


- SEMI CONDUCTOR, SEMICONDUCTOR[İng.] / SEMI-CONDUCTEUR[Fr.] / HALBLEITER, HALBFEST[Alm.][Alm.] ile/değil/yerine/= YARI İLETKEN/İLETEN


- SEMICONDUCTOR LASER[İng.] / LASER À SEMI-CONDUCTEUR[Fr.] / HALBLEITERLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI İLETKEN LAZER


- YARI İLETKEN ile/ve/||/<> İLETKEN

( Elektriksel iletkenliği yalıtkanlar ve iletkenler arasında olan nesneler. İLE/VE/||/<> Elektrik akımını kolayca ileten nesneler. )


- DEMI-ÉPAISSEUR[Fr.] ile/değil/yerine/= YARI KALINLIK


- QUASI-STABLE ELEMENTARY PARTICLE[İng.] / PARTICULE QUASI STABLE[Fr.] ile/değil/yerine/= YARI KARARLI TEMEL PARÇACIK


- QUASI-MOLECULE[İng.] / MOLÉCULE QUASI[Fr.] / QUASIMOLEKÜL[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI MOLEKÜL


- HALF-LIFE, HALF-PERIOD[İng.] / PÉRIODE DE DEMI-VIE[Fr.] / GYPSUM ZEMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI ÖMÜR, YARILANMA SÜRESİ


- YARI ÖMÜR ile BİYOLOJİK YARI ÖMÜR

( Canlı organizmaya verilen radyoaktif maddenin, yarısının ortamdan atılması için geçen süre. İLE Bir radyoaktif maddenin, etkinliğinin yarı değerine düşmesi için geçen süre. Yarı ömür 10¹5 yıldan [vanadyum] 10¯¹6 saniyeye [berilyum] kadar değişir. )

( HALF-LIFE, HALF-PERION vs. BIOLOGICAL HALF-LIFE )

( HALBWERTZEIT mit BIOLOGISCHE HALBWERTZEIT )


- YARI ÖMÜR ile/||/<> ORTALAMA ÖMÜR

( Yarı ömür %50 bozunma süresi, ortalama ömür τ = t₁/₂/ln2. )

( Formül: t₁/₂ İLE τ = 1/λ )


- QUASI-PARTICLE[İng.] / PARTICULE QUASI[Fr.] / QUASITEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI PARÇACIK


- QUASI-MAGISCHE ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI-SİHİRLİ SAYI


- HALBERWERTSDICKE[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI TABAKA KALINLIĞI


- QUASI-REFLECTION[İng.] / RÉFLEXION QUASI[Fr.] / QUASIREFLEXION[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI YANSIMA


- HEMIHEDRAL SYMMETRY[İng.] ile/değil/yerine/= YARI YÜZLÜ BAKIŞIM


- YARIÇAP ile/||/<> ÇAP

( Yarıçap merkez-kenar, çap=2×yarıçap )

( Formül: r yarıçap İLE d=2r çap )


- YARIÇAP ile İÇ YARIÇAP

( ... İLE Düzgün bir çokgenin içine çizilen dairenin yarıçapı. )


- SEMICONDUCTOR JUNCTION[İng.] ile/değil/yerine/= YARIİLETKEN EKLEMİ


- YARIİLETKEN ile/||/<> İLETKEN

( Yarıiletken kontrollü iletkenlik, iletken yüksek sabit iletkenlik. )

( Formül: E_g ~ 1 eV İLE E_g ~ 0 )


- NİSF-İ ÖMÜR[Osm.] / HALF-LIFE[İng.] / DEMI-VIE[Fr.] / HALBWERTZEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= YARILANMA SÜRESİ


- SPLITTING, DECAY[İng.] / DESINTÉGRATION[Fr.] / ZERFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= YARILIM/BOZUNMA


- HALF WAVE ANTENNA[İng.] / ANTENNE DE LA DEMI-VAGUE[Fr.] / HALBWELLENANTENNE[Alm.] ile/değil/yerine/= YARIM DALGA ANTEN


- HALF WAVELENGTH[İng.] / LONGUEUR D'ONDE DEMI-ONDE[Fr.] / HALBWELLENLÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= YARIM DALGA BOYU


- MEVC-İ NİSF[Osm.] / HALF WAVE[İng.] / DEMI-ONDE[Fr.] / HALBWELLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= YARIM DALGA


- YARIM ile YARILANMA SÜRESİ

( ... İLE Bir radyoaktif madde miktarının, başlangıç değerinin yarısına düşmesi için geçen ve T1/2 = In2 / λ ile verilen süre. [Burada, λ, bozulma sabitidir.] )

( NİM ile ... )


- YARIMBURGAZ MAĞARASI ile/||/<> KARAİN MAĞARASI

( Yarımburgaz 400 bin yıllık Homo erectus izleri İLE Karain 50 bin yıllık Homo sapiens barınağıdır. Yarımburgaz Alt Paleolitik İLE Karain Orta-Üst Paleolitik katmanlar içerir. İki mağara Anadolu prehistoryası İLE iki farklı insan türünün varlığını gösterir. )

( Mehmet Özdoğan tarafından 1986 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1947-) (Ülke: Türkiye) (Alan: Arkeoloji, Prehistorya) (Önemli katkıları: Yarımburgaz Mağarası kazıları, Neolitik Çağ Anadolu araştırmaları, kültürel difüzyon çalışmaları) )


- YARIMETAL ile/||/<> METAL

( Yarımetal ara özellik İLE metal tipik metalik özelliktedir )

( Formül: Si İLE B İLE Fe İLE Cu )


- MÉTHODES DE DATATION[Fr.] ile/değil/yerine/= YAŞ TAYİNİ YÖNTEMLERİ


- FORBIDDEN BAND[İng.] / BANDE INTERDITE[Fr.] / VERBOTENES BAND[Alm.] ile/değil/yerine/= YASAK BANT


- FORBIDDEN LINE[İng.] / RAIE INTERDITE[Fr.] / VERBOTENE LINIE[Alm.] ile/değil/yerine/= YASAK ÇİZGİ


- FORBIDDEN TRANSITION[İng.] / TRANSITION INTERDITE[Fr.] / VERBOTENER ÜBERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= YASAK GEÇİŞ


- YASAK ile/ve/değil/yerine/<> OLANAKSIZLIK

( [not] PROHIBITION vs./and/but/<> IMPOSSIBILITY
IMPOSSIBILITY instead of PROHIBITION )


- YASAK ile/ve/değil/||/<>/< TEHLİKELİ

( "Yasak" sözcüğünün kullanımı, çoğunlukla bir şeyin engellenmiş olmasından dolayı değil bilgi ve deneyime dayalı olarak tehlike olasılığından dolayıdır. )


- YASAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YAPTIRIMA TÂBİ


- YASA/LAR ile İLKE/LER ile KURAL/LAR

( -- BOYLE-MARIOTTE YASASI(LAW OF BOYLE-MARIOTTE):
( Kütlesi değişmeyen bir gazın, sabit sıcaklık derecesinde hacmi, basıncı ile ters orantılıdır. )

-- CHARLES YASASI(LAW OF CHARLES):
( Sabit bir basınç altında bulunan ideal bir gazın oylumu/hacmi, o gazın mutlak sıcaklığı ile doğru orantılıdır. )

-- COULOMB YASASI(LAW OF COULOMB):
( Elektrik yükleri birbirini, yük miktarlarının çarpımıyla doğru, aralarındaki uzaklığın karesiyle ters orantılı olarak çeker ya da iterler. )

-- DALTON YASASI(LAW OF DALTON):
( Kapalı bir kapta bulunan bir gaz karışımının yaptığı basınç, kapta bulunan gazların ayrı ayrı yaptıkları basınçların toplamına eşittir. )

-- ENERJİNİN KORUNUMU YASASI(LAW OF CONSERVATION OF ENERGY):
( Evrende herşey, enerjinin birbirine dönüşümü olduğuna göre toplam enerji sabittir. )
( Önceki enerjiler toplamı, sonraki enerjiler toplamına eşittir. )

-- ERİME YASALARI(LAWS OF MELTING):
( 1) Kimyasal bakımdan saf olan her katı cisim, belirli bir basınç altında belirli bir sıcaklıkta erimeye başlar.
2) Katının erime süresinde sıcaklık sabit kalır.
3) Erime sıcaklığı/noktası denen bu sıcaklıkta, katı nesnenin 1 gramının sıvı hale geçmesi için belirli bir ısı miktarı olması gerekir ki, bu ısıya o cismin erime ısısı denir. )

-- EYLEMSİZLİK YASASI/NEWTON HAREKET YASALARI(LAW OF INERTIA/NEWTON'S LAWS OF MOTION):
( Her nesne, dıştan bir güçle zorlanmadıkça, durgun durumda ya da düzgün doğru devim/hareket durumunda kalır. )
( Newton, yerçekimi yasasını bulan, keşfeden değil doğa bilimindeki işlevini formüle eden kişidir. )

-- FARADAY ELEKTROLİZ YASALARI(FARADAY'S LAWS OF ELECTROLYSIS):
( 1) Toplama kabında açığa çıkan madde miktarı, kaptan geçen elektrik yükü miktarı ile doğru orantılıdır.
2) Seri bağlı toplama kaplarından 96.500 coulomb'luk elektrik yükü geçirilirse, her birinde bir eşdeğer gram madde açığa çıkar. )

-- FOTOELEKTRİK YASASI(LAW OF PHOTOELECTRIC):
( Gelen fotonun (enerji parçacığının) taşıdığı enerji, belirli bir "eşik enerjisinin" üstüne çıkmaz ise, elektron yayılması olanaklı değildir. (Eşik enerjisi: Elektronu yüzeyden ayırmak için verilmesi gereken minimum enerji) )

-- GAUSS YASASI(LAW OF GAUSS):
( Sabit sıcaklık ve basınç altında ölçüm yapıldığında, bir kimyasal tepkimede kullanılan ya da oluşturulan gazların hacimleri arasında basit oranlar bulunduğunu belirten yasa. | Kapalı bir yüzey içindeki toplam elektrik yükü miktarları sıfırsa, kapalı yüzey içindeki elektrik alanının büyüklüğü de sıfırdır. )

-- BİRLEŞEN HACİMLER (GAY-LUSSAC) YASASI(LAW OF GAY-LUSSAC):
( Gazlar, birleşerek yeni bir gaz bileşik oluşturduğu zaman, reaksiyona giren gaz hacimleri ile oluşan gazın hacmi arasındaki oran, küçük tam sayıların oranı gibidir. )

-- HOOK YASASI(LAW OF HOOK):
( Esnek bir cismin zorlayıcı bir kuvvet karşısında gösterdiği biçim değişikliği, uygulanan kuvvetle doğru orantılıdır. )

-- İVME YASASI/NEWTON HAREKET YASALARI(LAW OF ACCELERATION/NEWTON'S LAWS OF MOTION):
( Bir cismin hareketliliğinin değişim hızı, bu değişimi sağlayan kuvvetle doğru orantılıdır ve kuvvetin doğrultusuna yönelmiştir. )

-- JOULE YASASI(LAW OF JOULE):
( Bir iletkenden bir saniyelik sürede geçen elektrikğin verdiği ısı, iletkenin direnci ile elektrik akım şiddetinin karesinin çarpımına eşittir. )

-- KAYNAMA YASALARI(LAW OF BOILING):
( 1) Saf bir sıvı, belirli bir basınç altında belirli bir sıcaklıkta kaynar.
2) Sıvının kaynaması süresince sıcaklık sabit kalır.
3) Kaynama sıcaklığındaki sıvının buhar basıncı, sıvı üzerine etkileyen dış basıncı eşittir. )
( Ender Gazlarda:
Helyum[Atom No: 2]: -269°C
Neon[10]: -246°C
Argon[18]: -186°C
Krypton[36]: -152°C
Xenon[54]: -108°C
Radon[86]: -62°C )

-- KEPLER YASALARI(LAWS OF KEPLER):
( 1) Her gezegen güneşin çevresinde elips biçiminde bir yörünge izler. Güneş bu elipsin odaklarından birinde bulunur.
2) Bir gezegenle güneş arasında çekilen doğru çizgi, eş zamanlarda eş alanları tarar. Bu nedenle gezegenler güneşe yakın oldukları zaman, uzak olduklarına oranla daha hızlı hareket ederler.
3) Bir gezegenin güneş çevresinde bir kez dönmesi için geçen zamanın karesi, güneşe olan ortalama uzaklığının küpü ile doğru orantılıdır. )

-- KIRILMA YASALARI(LAWS OF REFRACTION):
( 1) Gelen ışık, yüzeyin normali ve kırılan ışık aynı düzlemdedir.
2) Gelen ışığın yüzey normali ile yaptığı açının sinüsünün, kırılan ışığın yüzey normali ile yaptığı açının sinüsüne oranı sabittir. Bu sabit orana, ikinci saydam ortamın birinci saydam ortama göre kırılma indisi denir. )

-- KÜTLENİN KORUNUMU YASASI(LAW OF CONSERVATION OF MATTER):
( Madde yoktan yaratılamaz ve yok edilemez, ancak bir dizi etkileşimler sonunda toplam kütle değişmeden kalır. )

-- LAVOISIER YASASI(LAVOISIER LAW):
( Kimyasal reaksiyonlara giren ve oluşan maddelerin kütleleri eşittir. Buna kütlenin korunumu yasası denir. )

-- LENZ YASASI(LAW OF LENZ'S):
( İndüksiyon akımının yönü, her zaman, kendilerini doğuran etkilerin yönü ile zıt yöndedir. )

-- MENDEL YASALARI(MENDEL'S LAWS):
( 1) Eştiplik (İzotopi) Yasası: Birbirinden birer karakterle ayrılan iki saf ırk birleştiği zaman meydan gelen melezlerin hepsi de aynı tipde olur.
2) Başatlık (Dominant) Yasası: Melezlerde ana-babadan sadece birinin karakterinin görünmesi, ötekinin bu karakter tarafından maskelenmesi (çekinik) kalması hali.
3) Karakterlerin ayrılışı (Segregation) Yasası: Melezlerin kendi aralarında çaprazlanması halinde ana ve babaya ait karakterlerin 1/4 ana, 1/4 baba, 2/4 melez biçiminde ayrılmasıdır. )

-- MENDEL ORANI(MENDEL'S RATIO):
( Melez iki döl arasında çaprazlanırsa [F1xF2] oluşan F2 dölünde 1/4 arı döl, 2/4 melez döl, 1/4 ikinci arı döl oluşur. )

-- MIKNATISLIK YASASI(LAW OF MAGNETS):
( Aynı cins manyetik kutuplar birbirini iter, ayrı cins manyetik kutuplar birbirini çekerler. )

-- NEWTON GENEL ÇEKİM KUVVETİ YASASI(NEWTON'S LAW OF ATTRACTION):
( Evrendeki tüm nesneler, birbirini, kütleleri çarpımıyla doğru, aralarındaki uzaklığın karesi ile ters orantılı olarak çeker. )

-- NEWTON HAREKET YASALARI(NEWTON'S LAW OF MOTION):
( 1) Her nesne, dıştan bir kuvvetle zorlanmadıkça, durgun durumda ya da düzgün doğru hareket durumunda kalır.
2) Bir nesnenin hareketliliğinin değişim hızı, bu değişimi sağlayan kuvvetle doğru orantılıdır ve kuvvetin doğrultusuna yönelmiştir.
3) Her etkiye eşit ve karşıt yönlü bir tepki oluşur. )

-- OHM YASASI(LAW OF OHM):
( Bir iletkenin iki ucu arasındaki potansiyel farkının bu iletkenden geçme akım şiddetine oranı sabittir. Bu da o iletkenin direncidir. [R = V / I] )

-- SABİT ORANLAR YASASI(LAW OF DEFINITE PROPORTIONS):
( İki madde bir bileşik oluşturmak üzere sabit bir oranda birleşilrer. Bunlar hangi ortamda karıştırılırsa karıştırılsınlar tepkimeye giren kütlenin oranı sabit kalır. Karışımda maddelerin birinden çok fazla bulunuyorsa, bunun bir kısmı tepkimeye girmeyecek ve değişmemiş olarak kalacaktır. )

-- SNELL YASASI(LAW OF SNELL):
( 1) Gelen ışık, yüzeyin normali ve kırılan ışık yanı düzlem içindedir.
2) Gelme açısından sinüsünün kırılma açısının sinüsüne oranı sabittir. [sin i / sin r = n])

-- TERMODİNAMİK YASALARI(LAWS OF THERMODYNAMICS):
( 1) Enerji yaratılıp yok edilemez; yalnızca biçim değiştirir.
2) Isı her zaman, sıcak olan nesneden soğuk olana doğru akar ve soğuk cismin ısısının bir bölümünü daha sıcak bir başka cisme vererek onu ısıtması olanaksızdır.
3) Bir maddenin çeşitli halleri arasındaki entropi (termodinamik bir sistemde elde edilemez enerji miktarı) farkı, mutlak sıfır sıcaklığına yaklaştıkça sıfıra yaklaşır. )

-- YANSIMA YASALARI(LAWS OF REFLECTION):
( 1) Gelen ışık, yüzey normali ve yansıyan ışık aynı düzlemdedir.
2) Gelen ışığın yüzey normali ile yaptığı açı yansıyan ışığın yüzey normali ile yaptığı açıya eşittir. )

-- YÜZME YASASI(LAW OF FLOATING):
( Bir sıvı yüzeyinde yüzen bir cismin, suyun itme kuvveti ile, o cismin ağırlığı birbirine eşittir. )

 

-- ARŞİMET İLKESİ(ARCHIMEDES'S PRINCIPLE):
( Bir suya kısmen ya da tamamen batmış durumdaki bir nesne, su içinde kapladığı hacim kadar suyun ağırlığına eşit bir kuvvet yukarıya kaldırır. ) -- AYRILMA İLKESİ(PRINCIPLE OF SEGREGATION):
( Belirli bir karakteri berlileyen bir gen çiftinin üyleri farklı gametlere ayrılır. )

-- BAĞIMSIZ DAĞILIM İLKESİ(PRINCIPLE OF INDEPENDENT ASOORTMENT):
( Çeşitli karakterleri kontrol eden gametlere geçerken birbirinden bağımsız olarak dağılır. )

-- BASKINLIK İLKESİ(PRINCIPLE OF DOMINANCE):
( Melez bir organizmada belirli bir karakteri öbür genlerin etkisini yok eden bir gen belirler. )

-- PASCAL İLKESİ(PASCAL'S PRINCIPLE):
( Kapalı bir kapta bulunan bir sıvının yüzeyinin herhangi bir parçasına yapılan basıncı, bu sıvı her yöne aynı şiddetle iletir. )

-- ÜSTÜSTE GELME İLKESİ(PRINCIPLE OF SUPERPOSITION):
( Bir ortamdaki iki ya da daha çok dalganın birlikte oluşturdukları etki, bu dalgaların tek tek etkilerinin toplamına eşittir. )

 

-- SAĞ EL KURALI(RIGHT HAND RULE):
( 1) Sağ elin başparmağı akım yönünü gösterecek biçimde tel avuç içine alındığında, tel çevresinde bükülen parmaklar manyetik alanın yönünü gösterir.
2) Sağ elin avuç içi halka merkezine bakacak ve dört parmak akım yönünü gösterecek biçimde el halka üzerinde hareket ettirilirse, açılan başparmak halka merkezinde oluşan manyetik alanın yönünü gösterir.(Halka merkezindeki manyetik alanı bulma)
3) Sağ elin dört parmağı akım yönünü gösterecek biçimde makara avuç içine alınırsa, açılan başparmak manyetik alanın yönünü gösterir. (Selenoid içindeki düzgün manyetik alan şiddetini bulma). )

( LAWS vs. PRINCIPLES vs. RULES )


- YASA/LAR ile/ve/değil KOŞUL/LAR

( Yasalar değil ancak koşullar/ı değiştirilebilir. )

( Şeriat, şeriatın koşullarını belirler. )

( ŞERİAT ile/ve/değil ŞURÛT[< ŞERAİT, ŞART]: Şartlar. )

( [not] LAW/S vs./and/but CONDITION/S )


- YAŞAM ALANI ile/ve/değil HAREKET ALANI

( Bazı düşünürlerin/sanatçıların, [turistlerin ya da turist gibi yaşayanların vb.] her hareket alanlarının, yaşam alanı olmadığı gibi. )

( [not] LIFE FIELD vs./and/but MOTION/ACTIVITY FIELD )


- YAŞAM ile/ve HAREKET

( LIFE vs./and MOVEMENT )


- YAŞAMDA:
GÖZESEL(HÜCRESEL) ORGANİZASYON ve/||/<> ÜREME ve/||/<> METABOLİZMA ve/||/<> HOMEOSTAZ ve/||/<> KALITIM ve/||/<> UYARANLARA TEPKİ ve/||/<> BÜYÜME VE GELİŞME ve/||/<> EVRİLEREK UYUMLANMA


- YAŞAR ile/||/<> YEŞER

( Yaş olmak. İLE/||/<> Yeşil olmak. )


- YATAK ile BEŞİK

( ... İLE Bebekleri yatırmaya ve sallayarak uyutmaya yarayan, tahta ya da demirden yapılmış sallanır bir tür küçük karyola. | Ambalajlanacak malın biçimine uygun olarak alta konulan parça ya da parçaların tümü. | Bir şeyin doğup geliştiği yer. | Yüzüstü yatışta, geriye bükülü ayak bileklerini ellerle kavrayarak karın üzerinde baş ve ayak yönünde sallanma. )


- UFKÎ RAKKAS[Osm.] / HORIZONTAL PENDULUM[İng.] / PENDULE HORIZONTAL[Fr.] / HORIZONTALES PENDEL[Alm.] ile/değil/yerine/= YATAY SARKAÇ


- YATAY ile/ve DİKEY/DÜŞEY

( UFKÎ ile/ve ŞÂKULÎ["ku" uzun okunur] )

( HORIZONTAL vs./and VERTICAL )

( HORIZONTAL avec/et VERTICAL )


- SLOW NEUTRONS[İng.] / NEUTRONS LENTS[Fr.] / LANGSAME NEUTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= YAVAŞ NÖTRONLAR


- SLOW VIBRATION DIRECTION[İng.] / DIRECTION DE LA VIBRATION LENTE[Fr.] / LANGSAME SCHWINGUNGSRICHTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YAVAŞ TİTREŞİM YÖNÜ


- TOCHTERPRODUKT[Alm.] ile/değil/yerine/= YAVRU ÜRÜN


- EMITTER RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE D'ÉMETTEUR[Fr.] / EMITTERWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYICI DİRENCİ


- EMITTER JUNCTION[İng.] / JONCTION D'ÉMETTEUR, JONCTION ÉMETTRICE[Fr.] / EMITTERVERZWEIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYICI EKLEMİ


- EMITTER BARRIER[İng.] / BARRIÈRE ÉMETTEUR[Fr.] ile/değil/yerine/= YAYICI ENGEL


- TENSION DE POLARISATION D'ÉMETTEUR[Fr.] ile/değil/yerine/= YAYICI KUTULAMA GERİLİMİ


- EMITTER BIAS[İng.] ile/değil/yerine/= YAYICI KUTULAMASI


- EMITTERVORSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYICI ÖNGERİLİMİ


- EMITTERSPERRSCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYICI TÜKETİM BÖLGESİ


- EMITTER[İng.] / ÉMETTEUR[Fr.] / EMITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYICI


- YAYILAN İLE DURAN İLE EVANESCENT ile/||/<> DALGA MODLARI

( Farklı dalga yayılım türleri. )

( Formül: E ~ e^(-κz) )


- SÜRAT-İ İNTİŞAR[Osm.] / PROPAGATION SPEED[İng.] / VITESSE DE PROPAGATION[Fr.] / AUSBREITUNGSGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYILMA HIZI


- PROPAGATION[İng.] / PROPAGATION[Fr.] / AUSBREITUNG, AUSBREITUNGSRICHTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYILMA/İLERLEME YÖNÜ


- PROPAGATION LOSS[İng.] / PERTE PAR PROPAGATION[Fr.] / AUSBREITUNGSVERLUST[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYILMA KAYBI


- PROPAGATION DIRECTION[İng.] ile/değil/yerine/= YAYILMA YÖNÜ


- EMISSION[İng.] / ÉMISSION[Fr.] / EMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYIM, SALIM, EMİSYON


- YAYIM >< SOĞURUM/EMİLİM

( EMISSION >< ABSORPTION )


- NEŞİR[Osm.] ile/değil/yerine/= YAYIN


- YAYINDIRMA ile/ve/<> YAYINDIRICI ile/ve/<> YAYINIK ile/ve/<> YAYINTI

( Bir ışığı, pürüzlü bir yüzeyde yansıtma. İLE/VE/<> Işığın yayınmasını sağlamak için ışık kaynağı önüne konulan türlü yapıda yüzeyler. İLE/VE/<> Pürüzlü yüzeyde yansıyan ışık. İLE/VE/<> Yayılmış, dağılmış şeyler. | İçinde radyoaktif öğeler bulunan bir kaptan yapılan gaz ya da sıvı. )


- DIFFUSIONSSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYINIM/DİFÜZYON AKIMI


- EFFUSION[İng.] / EFFUSION[Fr.] / EFFUSION, AUSSTRÖMEN, AUSSTRÖMUNG, DIFFUSION, EMISSION, ERDNÜSSEN ÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYINIM/DİFÜZYON, DIŞA AKIŞ, EFÜZYON


- DIFFUSIONSGESCHWINDIGKEIT, DIFFUSIONSRATE[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYINIM/DİFÜZYON HIZI


- DIFFUSIONSKOEFFIZIENTE[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYINIM/DİFÜZYON KATSAYISI


- DIFFUSIONSZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYINIM/DİFÜZYON SAYISI


- DIFFUSIONSTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYINIM/DİFÜZYON TRANSİSTÖRÜ