Bugün[02 Nisan 2026]
itibarı ile 26.517 başlık/FaRk ile birlikte,
26.517 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(90/107)


- SONUÇTA ... ile/ve/değil/yerine/<> GEREKSİNİM


- SÖNÜK/LÜK ile/ve/değil/yerine SADE/LİK


- COEFFICIENT D'AFFAIBLISSEMENT[Fr.] / DÄMPFUNGSKOEFFIZIENT, DÄMPFUNGSFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖNÜM KATSAYISI/ÇARPANI


- DÄMPFUNGSKONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖNÜM SABİTİ


- DÄMPFUNGSLÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖNÜM UZUNLUĞU


- TREMPE, EXTINCTION[Fr.] / LÖSCHUNG, ABSCHRECKEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖNÜM


- DAMPING COEFFICIENT[İng.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMLEME KATSAYISI


- DAMPING, QUENCHING[İng.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMLEME


- EXTINCTION COEFFICIENT[İng.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMLENME KATSAYISI


- EXTINCTION[İng.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMLENME


- DAMPED WAVE[İng.] / ONDE AMORTIE[Fr.] / GEDÄMPFTE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMLÜ DALGA


- DAMPED HARMONIC MOTION[İng.] / MOUVEMENT HARMONIQUE AMORTI[Fr.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMLÜ HARMONİK HAREKET


- DAMPING OSCILLATION[İng.] / OSCILLATION AMORTIE[Fr.] / GEDÄMPFESCHWINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMLÜ SALINIM


- VIBRATION AMORTIE[Fr.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMLÜ TİTREŞİM


- UNGEDÄMPFTE-WELLE-GASLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMSÜZ DALGA GAZ LAZERİ


- UNGEDÄMPFTE-WELLE-LASER[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMSÜZ DALGA LAZERİ


- UNGEDÄMPFTE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMSÜZ DALGA


- OSCILLATION ENTRETENUE[Fr.] / UNGEDÄMPFTE SCHWINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMSÜZ SALINIM


- SORARKEN:
"... MIDIR?" ile/değil/yerine DAHA ÇOK, NEDİR? (NE OLSA GEREK)


- SORBIC ACID[İng.] / ACIDE SORBIQUE[Fr.] / SORBINSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= SORBİK ASİT


- SORBITOL, HEXAHYDRIC ALCOHOL, HEXITOL[İng.] / SORBITOL[Fr.] / SORBIT, ZUCKERKALCOHOL[Alm.] ile/değil/yerine/= SORBİTOL


- SORBOSE[İng.] / SORBOSE[Fr.] / SORBOSE[Alm.] ile/değil/yerine/= SORBOZ


- SÖRÇ(SEARCH) YAPMAK değil/yerine/= ARAMA YAPMAK


- SOREL'S CEMENT[İng.] / CIMENT DE MAGNÉSIE[Fr.] / SOREL ZEMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= SOREL ÇİMENTOSU


- SORGU SUAL değil/yerine/= SORGULAMA


- SORGULAMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GÖZLEMLEMEK


- SORGULAMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< KONUŞMAK


- SORGULAMAK ile/değil/yerine/</>< SORU SORMAK

( Bazı "savcı"ların yanlış, olumsuz, yüklü, kandırıcı tarzı. İLE/DEĞİL/YERİNE/


- SORGULANAMAYACAK YANITLAR değil/yerine/>< YANITLANAMAYACAK SOR(G)ULAR


- SORGULANAMAYACAK YANITLAR değil/yerine YANITLANAMAYACAK SORULAR


- SORGULANMAK ile/ve/değil/yerine SORUMLULUK/U/NU ALMAK


- SORİT[Fr. < Yun.] değil/yerine/= ÇIKARIM

( Öncül sayısı ikiden çok olan tasımsal çıkarım. )


- SÖRKIL[İng. < CIRCLE] değil/yerine/= DÖNGÜ


- SORMAYAN ile/değil/yerine/>< SORAN

( Yaşam boyu ahmak ve aptal. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Bir dakikalığına, "birkaç kişi nezdinde" "aptal." )

( Ovada şaşmış. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Dağları aşmış. )


- SORU KİPİNDE İNANÇSIZLIK/ÜMİTSİZLİK ile/değil/yerine SORMAK

( "Yapsa ne olacak?" İLE/DEĞİL/YERİNE ... )


- SORU SORMAK:
"BİLDİĞİNİ/EZBERİNİ" "ONAYLATMAK" ya da KENDİNİ "ALKIŞLATMAK" ile/değil/yerine/>< ANLAMAYA ÇABALAMAK


- SORUMLU TUT(UL)MAK ile/ve/değil/yerine SORUMLU OLMAK


- SORUMLULUK VERME ile/değil/yerine SORUMLULUK ALMA(YI SAĞLAMA)

( Sorumluluk verilmez, sorumluluk alınır. Sorumluluk alınması için koşullar, uygun yapıya büründürülür. )

( It's not right to "giving responsibility". Better to arrange conditions "to taking responsibility". )

( GIVING RESPONSIBILITY vs. TAKING RESPONSIBILITY
TAKING RESPONSIBILITY instead of GIVING RESPONSIBILITY )


- SORUN:
ENGEL ile/değil/yerine/>< BASAMAK

( Önümüze çıkana, "engel" dersek, takılıp düşebiliriz; "basamak" dersek bir basamak daha yükseliriz. )


- SORUN ile/değil/yerine FARK

( [not] PROBLEM vs./but DIFFERENCE
DIFFERENCE instead of PROBLEM )


- SORUN ile/ve/değil/yerine KONU

( Sorunumuzdan tümüyle haberdar olalım, ona her yönünden bakalım, onun, yaşamımızı nasıl etkilediğini gözlemleyelim. Sonra onu kendi haline bırakalım. )

( Hiçbir sorun tümüyle çözülemez, fakat siz onun geçerli olmadığı bir düzeye kendinizi çekebilirsiniz. )

( Sana bir yararı olmayacak sorun diye bir şey yoktur. )

( Yararlarına gereksinimin olduğu için sorunları ararsın. )

( [not] PROBLEM vs./and/but SUBJECT/TOPIC
SUBJECT/TOPIC instead of PROBLEM
Become fully aware of your problem, look at it from all sides, watch how it affects your life. Then leave it alone.
No problem is solved completely, but you can withdraw from it to a level on which it does not operate. )


- SORUN" ile/değil/yerine/>< VERİ


- SORUNDA:
ÇOKLUĞU ile/değil/yerine HİKMETİ


- SORUNLAR:
"DARBE" ile/değil/yerine PÜRÜZ


- SORUNLAR ile/ve/değil/yerine/||/<>/> SORUNLARI TERK ETMEK


- SORUNLARA ODAKLANMAK ile/değil/yerine/>< OLASILIKLARA VE (ARA) ÇÖZÜMLERE ODAKLANIRSAK

( Daha çok sorun/umuz olur/oluşturur. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Daha çok seçeneğimiz ve çözümümüz olur/oluşur. )


- SORUNLARDAN:
"KAÇALIM" ile/değil/yerine ÇIKALIM


- SORUNLARDAN RAHATSIZ OLMAMAK/SORUNLARLA BAŞ ETMEK:
(AYRINTILARDA ...)
BİLGİSİZLİKLE/BİLİNÇSİZLİKLE ile/değil/yerine/>/>< BİLGİYLE/BİLİNÇLE


- SORUNLARDAN/KİŞİLERDEN "KAÇMAK/UZAKLAŞMAK" ile/değil/yerine SORUN(LU)LARI UZAKLAŞTIRMAK


- SORUNLARI:
AŞMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> ASKIYA ALMAK


- SORUNLARI:
BAŞKALARIYLA OLAN/LAR ile/değil/yerine (OLABİLDİĞİNCE) KENDİYLE OLAN/LAR

( [çoğunlukla] Kendiyle, (ciddi) sorunları olan(lar)dır. İLE/DEĞİL/YERİNE Başkalarıyla, "sorunlu" "görünseler/düşünülseler" de sorunsuzdur(lar). )

( Sorunun, kendi(nde) olduğunu anla(ya)mayan kişiler, ne yazık ki, çözümü, başkalarının huzurunu bozmakta "arar/bulur". )


- SORUNLARI(N/I):
ÖNEMSEMEMEK ile/ve/değil/yerine ÜSTÜNDE DURMAMAK


- SORUNLARI/SIKINTILARI:
ÖTELEMEK ile/değil/yerine ÇÖZMEK


- SORUNLARLA/SIKINTILARLA:
BOĞUŞMAK değil/yerine YOĞRULMAK


- SORUNLU "YASALARI":
REDDEDELİM değil/yerine DEĞİŞTİRELİM


- SORUNLU ile/değil/yerine/>< SORUMLU


- SORUNLU/LUK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ZORUNLU/LUK


- SORUNU YOK ETMEK değil/yerine SORUNU YÖNETMEK


- SORUNUN:
"ÜSTÜNÜ ÖRTMEK" değil/yerine/>< ÜSTESİNDEN GELMEK


- SOSYAL[İng. < SOCIAL < SOCIETY] değil/yerine/= TOPLUMSAL


- SOSYALİZASYON/SOCIALIZATION[İng.] değil/yerine/= TOPLUMSALLAŞMA


- SOSYOMETRİ/SOCIOMETRY[İng.] değil/yerine/= TOPLUMSAL DAVRANIŞ ÖLÇÜMÜ


- SOSYOMETRİ değil/yerine/= UYUMÖLÇÜM


- SOURCE FORGETFULNESS[İng.] değil/yerine/= KAYNAK UNUTKANLIĞI

( Edindiğimiz bir bilgiyi ne zaman, nerede, nasıl koşullar altında edindiğimizi unuturken, bilgiyi hatırlama durumu.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ŞOV değil/yerine/= GÖSTERİ


- ŞOV[İng. < SHOW] değil/yerine/= GÖSTERİ


- SÖVEN ile/değil/yerine/></< SEVEN


- SOY ADI/SOYADI değil/yerine SON ADI/SONADI, EK ADI/EKADI, İKİNCİ/İKİNCİL ADI

( Kişinin/kişinin, "soy adı" diye tanımlanmış/kullanılan sözcük, kişinin "soy"unu değil kişinin aynı ada sahip olduğu/olabileceği tek(/ilk/birinci) adına, takma ad[meslek,özellik vs.] vermek yerine belirli, kayıt altına alınan/alınacak bir ek/ikinci adla tanımak/tanımlamak üzere kullanılmıştır. )


- NOBLE GAS[İng.] / GAZ-NOBLE, GAZ INERTES[Fr.] / EDELGASE, INERTGASE[Alm.] ile/değil/yerine/= SOY GAZ


- SOY/HEALTH LITERACY[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK OKUR-YAZARLIĞI


- NOBLE METAL[İng.] / MÉTAUX NOBLE[Fr.] / EDELMETALLE[Alm.] ile/değil/yerine/= SOY METAL


- SOY[İng.] değil/yerine/= SOY

( Belli bir ortak atadan evrimleşen ata ve torun türlerden oluşan gruptur. Bir türün evrimsel geçmişindeki akrabalarını belirtmek için kullanılır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SOY değil/yerine YOL


- SOYA BEAN OIL[İng.] / HUILE DE SOYA[Fr.] / SOJABOHNENÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= SOYA FASULYESİ YAĞI


- SOYBEAN[İng.] / SOYABOHNE[Alm.] ile/değil/yerine/= SOYA FASULYESİ


- GAZ RARES[Fr.] / EDELGAS[Alm.] ile/değil/yerine/= SOYGAZLAR


- SÖYLE! GİTSİN! ile/değil/yerine/>< SUS! BİTSİN!


- SÖYLE!" ile/değil/yerine/||/<>/< DİNLİYORUM


- SÖYLEM ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< EYLEM


- SÖYLENİLEN'İ:
YORUMLAMAK ile/değil/yerine DİNLEMEK[Kabul etmek anlamında değil!]

( İmgelemeden bakmayı, çarpıtmadan dinlemeyi öğrenin, hepsi bu. )

( Dinleyen, anlatandan ârif gerektir. )

( Çok dinlememiz ve az konuşmamız için, iki kulağımız ve bir dilimiz var. )

( EXPLANATION: TO INTERPRET vs. TO LISTEN[Not in the mean of acceptance!]
EXPLANATION: TO LISTEN instead of TO INTERPRET
Learn to look without imagination, to listen without distortion; that is all. )


- SÖYLENMEK değil/yerine SAKİN OLMAK


- SÖYLERKEN BUYRUK VERMEK ile/değil/yerine/>< SÖYLEMEK


- SOYUTLANMA ile/değil/yerine SOYUTLAMA

( Dışarıdakilerde/n. İLE/DEĞİL/YERİNE Zihinde/n. )

( Yalnızlığa götürür. İLE/DEĞİL/YERİNE Kendine dönmeyi ve derin dalışı sağlar. )


- SOYUTLA(N)MAK ile/değil/yerine DERİNLEŞ(TİR)MEK

( [not] TO GET IN ABSTRACTION vs./but (TO GET) DEEPEN
(TO GET) DEEPEN instead of TO GET IN ABSTRACTION )


- SOYUTLAŞTIRMA ile/ve/değil/yerine/||/<>/> YAŞAMA GEÇİRME


- SÖZ (ALMAK/VERMEK) ile/değil/yerine OLUR/ONAY (ALMAK/VERMEK)

( [not] TO GET/GIVE PROMISE vs. TO GET/GIVE APPROVAL/CONSENT
TO GET/GIVE APPROVAL/CONSENT instead of TO GET/GIVE PROMISE )


- SÖZ:
KABUL GÖRMEK İÇİN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DOĞRULUĞUNDAN DOLAYI


- SÖZ VERMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GÜVEN VERMEK

( Güven veriyorsan, ayrıca söz vermen gerekmez. )


- SÖZ ile/ve/değil/yerine EKSİNTİSİZ/FİRESİZ SÖZ


- SÖZ ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< EYLEM ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< NİYET


- SÖZCÜK PEŞİNDE KOŞMAK değil/yerine ANLAM PEŞİNDE KOŞMAK


- SÖZCÜK TÜRETMEK ile/ve/değil/yerine KAVRAM/SÖZCÜK OLUŞTURMAK


- SÖZDEN ANLA(MA)MAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SÖZÜ ANLA(MA)MAK

( Ne yazık ki bazı "zihinler"/"kişiler", sözü anla(ma)sa da sözden anlamaz.[Anlayana kadar zaman tanımak, beklemek gerekir.] )


- SÖZDİZİMİNDE:
ÖZNE > EYLEM > NESNE ile/ve/değil/yerine/||/<>/> ÖZNE > NESNE > EYLEM

(

)


- SÖZE UYUMAK değil/yerine SÖZE UYMAK


- SÖZ/LE ile/ve/değil/yerine HAL İLE


- SÖZLERİNİ DUYURMAK İÇİN:
KİŞİLERİ TUTMAK değil/yerine ÇENEYİ TUTMAK


- SÖZ(Ü) DİNLEMEK ile/ve/değil/yerine SÖYLENİLENİ/İSTENİLENİ YAPMAK/YAPABİLMEK


- SÖZÜN:
BAĞLAYICILIĞI ile/ve/değil/yerine ETKİLEYİCİLİĞİ


- SÖZÜN:
BAŞINDA ile/değil/yerine SONUNDA

( "Sadece ..." İLE/DEĞİL/YERİNE "... sadece." )


- SÖZÜN ...:
"GÖTÜ" ile/değil/yerine/||/>< GÜCÜ(ETKİSİ)


- SÖZÜN/KONUŞMANIN:
BAŞINDA SÖYLENİLECEK (OLAN) ile/ve/değil/yerine SONUNDA SÖYLENİLECEK (OLAN)


- sp.[Lat. < SPIRITUS] değil/yerine/= ALKOL


- SPA/SALUS PER AQUA, HEALTH FROM WATER[İng.] değil/yerine/= SUDAN GELEN SAĞLIK


- SPACER[İng.] değil/yerine/= ARACI TÜP


- SPAR VARNISH, BARYTES LAKE[İng.] / VERNIS IMPERMÉABLE[Fr.] ile/değil/yerine/= SPAR CİLASI


- SPAR[İng.] / SPATH[Fr.] ile/değil/yerine/= SPAR


- SPARSA değil/yerine/= DOKUNMA


- SPASYAL DEZORYANTASYON/SPATIAL DISORIENTATION[İng.] değil/yerine/= UZAMSAL YÖNELIM BOZUKLUĞU


- SPASYAL/SPATIAL[İng.] değil/yerine/= UZAMSAL | MEKANSAL


- SPATULA[İng.] / SPATULE[Fr.] ile/değil/yerine/= SPATÜL


- SPAZM/SPASM[İng.] değil/yerine/= KASILIM


- SPAZMODİK/SPASMODIC[İng.] değil/yerine/= KASILIMLI


- SPAZMOLITİK/SPASMOLYTIC[İng.] değil/yerine/= KASILIMÇÖZER


- SPAZMOLİZ/SPASMOLYSIS[İng.] değil/yerine/= KASILIM ÇÖZÜLMESİ


- SPB/SEREBRAL PERFÜZYON BASINCI/ CEREBRAL PERFUSION PRESSURE[İng.] değil/yerine/= BEYİN KANLANMA BASINCI


- SPECIALIST PLANTS[İng.] değil/yerine/= ÖZELCİ BİTKİLER

( Dar bir kaynak tabanına sahip organizma. Özelci otçullar tek bir ya da birkaç bitkinin savunmasına karşı iyi bir adaptasyon geliştirir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SPECIES[İng.] değil/yerine/= TÜR

( Biyolojik sınıflandırmanın en küçük taksonomik birimidir. Kesin sınırlarla çizilmiş bir tanımı bulunmamaktadır ve birden fazla tanımı yapılmaktadır. En yaygın olan "üremeye dayalı biyolojik tür tanımına" göre birbiriyle çiftleşebilen ve verimli döller verebilen canlılar, aynı türe aittir. Ancak bu tanım cinsiyete sahip olmayan tek gözeli canlılar ve alakasız türlerin kolaylıkla çiftleşebildiği bitkiler için kullanılamamaktadır. Bu yüzden, evrimsel farklılıklara, genetik, morfolojik, ekolojik, davranışsal analizlerin sonucunda türlerin belirlenmesine dayanan ve daha kapsamlı olan filogenetik tür tanımı yaygın olarak kabul görmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SPECIFIC GRAVITY[İng.] değil/yerine/= ÖZGÜL AĞIRLIK


- SPECT/TEK FOTON EMISYON BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİ/SINGLE PHOTON EMISSION COMPUTERIZED TOMOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= TEK FOTON SAÇILIMLI BİLGİSAYARLI KESITÇEKİM


- SPECTRAL ANALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= SPEKTRAL ÇÖZÜMLEME/ANALİZ


- ANALYSE SPECTRALE[Fr.] ile/değil/yerine/= SPEKTRAL ÇÖZÜMLEME


- TAYFÎ HASSÂSİYET[Osm.] ile/değil/yerine/= SPEKTRAL DUYARLILIK


- SPECTRAL INTERFERENCE[İng.] ile/değil/yerine/= SPEKTRAL GİRİŞİM


- SPEKTRAL/SPECTRAL[İng.] değil/yerine/= GÖRÜNTÜSEL


- SPECTROFLUOROMETER, SPECTROPHOTOMETER[İng.] / SPECTROPHOTOMÈTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= SPEKTROFOTOMETRE


- SPEKTROFOTOMETRİ/SPECTROPHOTOMETRY[İng.] değil/yerine/= İZGESEL IŞIL ÖLÇÜMÜ


- SPECTROGRAM[İng.] ile/değil/yerine/= SPEKTROGRAM


- SPECTROCHEMISTRY[İng.] ile/değil/yerine/= SPEKTROKİMYA


- SPECTROCHEMICAL SERIES[İng.] ile/değil/yerine/= SPEKTROKİMYASAL SERİ


- SPECTROMETER[İng.] / SPEKTROMETRE[Fr.] ile/değil/yerine/= SPEKTROMETRE


- SPEKTROSKOPİ/SPECTROSCOPY[İng.] değil/yerine/= İZGESEL GÖRÜNTÜLEME


- SPECTROSCOPIC ENTROPY[İng.] ile/değil/yerine/= SPEKTROSKOPİK ENTROPİ


- SPEKÜLASYON[Fr., İng.] değil/yerine/= KURGU


- SPEKÜLATİF değil/yerine/= KURGUSAL/DÜŞÜNTÜLÜ


- SPEKÜLATİF[Fr., İng. SPECULATIVE] değil/yerine/= KURGUSAL | SAPTIRICI


- SPEKÜLATİF[İng.] değil/yerine/= TARTIŞILIR


- SPERM[İng.] ile/değil/yerine/= SPERM


- SPESIFIK/SPECİFIC[İng.] değil/yerine/= ÖZGÜL


- SPESİFİK[İng. < SPECIFIC] değil/yerine/= ÖZGÜL


- SPESİFİKASYON/SPECIFICATION[İng.] değil/yerine/= ÖZGÜLLEME | ÖZGÜL ÖZELLİK


- SPESIFISITE/SPECİFICITY[İng.] değil/yerine/= ÖZGÜLLÜK


- SPESİMEN/SPECIMEN[İng.] değil/yerine/= PARÇA ÖRNEK


- SPEYS/SPACE değil/yerine/= UZAY


- SPHERE değil/yerine/= YUVAR


- SPHEROID değil/yerine/= TOPAR, DÖNME SÖBÜSÜ


- ÉLAN ANGULAIRE DE SPIN[Fr.] ile/değil/yerine/= SPİN AÇISAL MOMENTUMU


- LASER À RENVERSEMENT DE SPIN[Fr.] ile/değil/yerine/= SPİN ÇEVİRMELİ LAZER


- SPIN WAVE[İng.] / ONDE DE SPIN[Fr.] ile/değil/yerine/= SPİN DALGASI


- SPIN STATE[İng.] / ÉTAT DE SPIN[Fr.] ile/değil/yerine/= SPİN DURUMU


- ÉTIQUETTE DE SPIN[Fr.] ile/değil/yerine/= SPİN ETİKETİ


- SPIN LABELLING[İng.] ile/değil/yerine/= SPİN ETİKETLEME


- ISOMÈRE DE SPIN[Fr.] ile/değil/yerine/= SPİN İZOMERİ


- NOMBRE QUANTIQUE DE SPIN[Fr.] ile/değil/yerine/= SPİN KUVANTUM SAYISI


- MAGNÉTISME DE SPIN[Fr.] ile/değil/yerine/= SPİN MANYETİZMASI


- RELAXATION SPIN-RÉSEAU[Fr.] ile/değil/yerine/= SPİN-ÖRGÜ DURULMASI


- INTERACTION SPIN-RÉSEAU[Fr.] ile/değil/yerine/= SPİN-ÖRGÜ ETKİLEŞMESİ


- DISPERSION DE SPIN[Fr.] ile/değil/yerine/= SPİN SAÇILMASI


- SPIN TEMPERATURE[İng.] ile/değil/yerine/= SPİN SICAKLIĞI


- SPIN-SPIN RELAXATION[İng.] / RELAXATION SPIN-SPIN[Fr.] ile/değil/yerine/= SPİN SPİN DURULMASI


- ÉNERGIE SPIN-SPIN[Fr.] ile/değil/yerine/= SPİN-SPİN ENERJİSİ


- SPIN TRAPPING[İng.] ile/değil/yerine/= SPİN TUZAKLAMA


- MÉTHODE D'ÉCHO DE SPIN[Fr.] ile/değil/yerine/= SPİN YANKI YÖNTEMİ


- ONDE DE DENSITÉ DE SPIN[Fr.] ile/değil/yerine/= SPİN YOĞUNLUK DALGASI


- MULTIPLET SPIN-ORBITE[Fr.] ile/değil/yerine/= SPİN-YÖRÜNGE ÇOKLUSU


- COUPLAGE SPIN-ORBITE[Fr.] ile/değil/yerine/= SPİN-YÖRÜNGE ETKİLEŞMESİ


- SPIN değil/yerine/= DİKEN


- SPINAL[İng.] değil/yerine/= OMURGAYLA İLGILİ | DİKENSİ


- SPINEL[İng.] / CANDITE, SPINELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= SPİNEL


- SPINESCENCE[İng.] değil/yerine/= DİKENLİ YAPILAR

( Diken gibi sivri, çatal ucuna benzer uzantılar için genel bir terim.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SPINOZ/SPINOUS[İng.] değil/yerine/= DİKENSİ (ÇIKINTI)


- SPIRAL[İng.] değil/yerine/= SARMAL


- SPIRANS[İng.] ile/değil/yerine/= SPİRANLAR


- SPIRIT değil/yerine/= DÜZEÇ


- SPIRO[İng.] ile/değil/yerine/= SPİRO-


- SPIROMETRİ/SPIROMETRY[İng.] değil/yerine/= SOLUK ÖLÇÜMÜ


- SPLINTER[İng.] değil/yerine/= KIYMIKSI


- SPLIT[İng.] değil/yerine/= YARILMA | ÇİFTLENME | INCE DİLIM


- SPLITTING[İng.] değil/yerine/= AYIRMA/AYRIŞTIRMA


- SPODUMENE, TRIPHANE[İng.] / SPODUMÈNE, TRIPHANE[Fr.] ile/değil/yerine/= SPODUMEN


- SPONJİYÖZ/SPONGIOUS[İng.] değil/yerine/= SÜNGERİMSİ


- SPONTAN(İT)/E değil/yerine/= KENDİLİĞİNDEN/LİK


- SPOR değil/yerine/= ÇEYNİK


- SPORE[İng.] / SPORE[Fr.] ile/değil/yerine/= SPOR


- SPORADİK/SPORADIC[İng.] değil/yerine/= TEK TÜK


- SPREY[İng. SPRAY] değil/yerine/= PÜSKÜRTÜCÜ

( Bir püskürtücü yardımıyla çok ince damlacıklar durumunda püskürtülen sıvı. | Püskürtücü. )


- SPRİNT/ER değil/yerine/= KISA KOŞU/CU


- SPS/HEALTH PROFILE SYSTEM[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK PROFİL DÜZENİ


- SPUR[İng.] değil/yerine/= MAHMUZ | MAHMUZSU


- SQL/STRUCTURED QUERY LANGUAGE[İng.] değil/yerine/= YAPILANDIRILMIŞ SORGU DİLİ


- SRT/STEROTAKTİK RADYOTERAPİ STEREOTACTIC RADIOTHERAPY[İng.] değil/yerine/= STEROTAKTİK IŞIN SAĞALTIMI


- SS-CHLOROPROPIONITRILE[İng.] ile/değil/yerine/= SS-KLOROPROPİONİTRİL


- SS-LACTAM ANTIBIOTICS[İng.] ile/değil/yerine/= SS-LAKTAM ANTİBİYOTİKLERİ


- ss.[Lat. < SEMıS] değil/yerine/= YARI, YARIM


- SSD/SOLİD STATE DISK[İng.] değil/yerine/= KATI HAL SÜRÜCÜSÜ


- SSL/SECURE SOCKET LAYER[İng.] değil/yerine/= GÜVENLİ SOKET KATMANI


- SSOP: SEQUENCE-SPECIFIC OLIGONUCLEOTIDE PROBE[İng.] değil/yerine/= SÖOP: SIRAYA ÖZGÜ OLİGONÜKLEOTİD PROBU

( Polimeraz zincir reaksiyonu ve SSP ile birlikte, amplifikasyon sonrasında, klasik MHC genlerinin tiplerinin belirlenmesi için kullanılır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ST ELMO'S FIRE[İng.] ile/değil/yerine/= ST ELMO KIVILCIMI


- STABIL/STABLE[İng.] ile/değil/yerine/||/=/<> KARARLI | DEĞİŞMEZ | DENGELİ | SABİT


- STABILITE/STABILITY[İng.] değil/yerine/= DENGELİLİK


- STABİLİZASYON/STABILIZATION[İng.] değil/yerine/= DENGELEME


- STABİLİZATÖR[Fr. STABILISATEUR] değil/yerine/= DENGELEYİCİ


- STABİLİZATÖR/STABILIZER[İng.] değil/yerine/= DENGELEYEN


- STABİLİZE ETMEK değil/yerine/= SÜRDENGELEMEK


- STABILIZING SELECTION[İng.] değil/yerine/= DENGELEYİCİ SEÇİLİM

( Doğal seçilimdeki doğal sapmalar aşırı bir boyut ve ortalama kazanırsa bunu dengeleyen mekanizma. Temel olarak, çan eğrisi biçiminde oluşan çeşitliliğin, iki ekstrem ucunun dezavantajlı olduğu durumlarda görülen seçilim tipi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- STABILOMETRE/STABILOMETER[İng.] değil/yerine/= DENGE ÖLÇER


- STABILOMETRİ/STABILOMETRY[İng.] değil/yerine/= DENGE ÖLÇÜMÜ


- STAGE[İng.] değil/yerine/= EVRE


- STAGFLASYON değil/yerine/= DURGUN ŞİŞKİNLİK


- STAI/STATE-TRAIT ANXIETY INVENTORY[İng.] değil/yerine/= DURUM-SÜREKLİ KAYGI DÖKÜMÜ


- STAJ[Fr./İng. STAGE] değil/yerine/= ÇIRAKLIK

( Herhangi bir meslek edinecek olan kimsenin geçirdiği uygulamalı öğrenme dönemi. | Birinin, meslek bilgisini artırmak için bir kurumun bir ya da birçok bölümünde çalışarak geçirdiği dönem. )


- STALAGMİT[Yun.] değil/yerine/= DİKİT


- STANNATES[Fr.] ile/değil/yerine/= STANAT


- STAND-BY[İng.] değil/yerine/= HAZIRDA


- STANDARD ERROR[İng.] değil/yerine/= STANDART HATA

( Bir fenotipin, popülasyon içinde ortalama bulunma miktarı gibi tahmin edilmiş bir değerin, şans faktörüne bağlı olarak muhtemel hata büyüklüğüdür.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- STANDARDİZASYON/STANDARDIZATION[İng.] değil/yerine/= ÖLÇÜNLEME


- STANDARDİZE ETMEK değil/yerine/= ÖLÇÜNLENMEK


- STANDARD ATMOSPHERE[İng.] / ATMOSPHÈRE STANDARD[Fr.] ile/değil/yerine/= STANDART ATMOSFER


- STANDARD ILLUMINANT[İng.] ile/değil/yerine/= STANDART AYDINLATICI


- STANDARD ADDITION METHOD[İng.] ile/değil/yerine/= STANDART EKLEME YÖNTEMİ


- STANDARD ELECTRODE POTENTIAL[İng.] / TENSION STANDARD D'UNE ÉLECTRODE[Fr.] / NORMALPOTENTIAL EINER ELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= STANDART ELEKTROT POTANSİYELİ


- STANDART CELL[İng.] ile/değil/yerine/= STANDART GÖZE/HÜCRE


- STANDARD STATE[İng.] ile/değil/yerine/= STANDART HAL


- STANDARD ERROR[İng.] / ERREUR TYPE[Fr.] / STANDARDFEHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= STANDART HATA


- STANDART HYDROGEN ELECTRODE[İng.] / ÉLECTRODE STANDARD À HYDROGÈNE[Fr.] / NORMALWASSERSTOFFELECTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= STANDART HİDROJEN ELEKTRODU


- STANDARDLEUCHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= STANDART IŞIK KAYNAĞI


- STANDARD SOURCE[İng.] / STANDARDQUELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= STANDART KAYNAK


- STANDARD CONDITION[İng.] ile/değil/yerine/= STANDART KOŞULLAR


- KIYAS NESNESİ[Osm.] / STANDARD SUBSTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= STANDART NESNE


- STANDARD REFERENCE MATERIALS (SRM)[İng.] ile/değil/yerine/= STANDART REFERANS NESNELER (SRM)


- STANDARD DEVIATION[İng.] / DÉVIATION NORMALE[Fr.] / NORMALER ABWEICHUNG, STANDARTABWEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= STANDART SAPMA


- STANDARD TEMPERATURE AND PRESSURE[İng.] ile/değil/yerine/= STANDART SICAKLIK VE BASINÇ


- STANDART/STANDARD[İng.] değil/yerine/= ÖLÇÜNLÜ


- STANDART değil/yerine/= ÖLÇÜN/LÜ


- STANDARD[İng.] / STANDARD[Fr.] ile/değil/yerine/= STANDART


- STANDART/LAŞTIRMA değil/yerine/= ÖLÇÜN/LEŞTİRME / TEK BİÇİM


- STANDSTILL[İng.] değil/yerine/= DURAKLAMA


- STANHOPE LENS[İng.] / LENTILLE DE STANHOPE[Fr.] / STANHOPE-LINSE[Alm.] ile/değil/yerine/= STANHOPE MERCEĞİ


- STANNANE, TIN HYDRIDE[İng.] / HYDRURE D'ÉTAIN[Fr.] / ZINNHYDRID[Alm.] ile/değil/yerine/= STANNAN, KALAY TETRA HİDRÜR


- STANNATE[İng.] ile/değil/yerine/= STANNAT


- STANT[İng.] değil/yerine/= SERGİLİK


- STANTON NUMBER[İng.] / NOMBRE DE STANTON[Fr.] / STANTON-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= STANTON SAYISI


- STAPLER[İng.] değil/yerine/= TEL ZIMBA, BASARDİKER


- STAR WARS değil/yerine/= YILDIZ SAVAŞLARI


- STAR ile/ve/değil/yerine/||/<>/> EFSANE

( Hem işinde, hem de magazinde "iyi olan." İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> İşinde iyi olan fakat magazinde "kötü olan." )

( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Yaşar... | Şair Sanatçımız, Yaşar... | Radyo Programı - Nisan 2016 )


- STAR"[İng.] değil/yerine/= "YILDIZ"


- STARK-EINSTEIN EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE STARK-EINSTEIN[Fr.] / STARK-EINSTEINSCHES ÄQUIVALENZGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= STARK EİNSTEİN EŞDEĞERLİK YASASI/DENKLEMİ


- STARK EFFECT[İng.] / EFFET STARK[Fr.] / STARK-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= STARK ETKİSİ


- STARK-LUNELUND EFFECT[İng.] / EFFET STARK-LUNELUND[Fr.] / STARK-LUNELUND-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= STARK-LUNELUND ETKİSİ


- START ALMAK/ALDIRMAK / VERMEK değil/yerine/= BAŞLAMAK/BAŞLATMAK