Bugün[12 Nisan 2026]
itibarı ile 170 başlık/FaRk ile birlikte,
170 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(1/2)


- ACIMA = PITY/COMMISERATION[İng.] = COMMISÉRATION[Fr.] = MITLEID[Alm.] = COMMISERATIO[Lat.]


- ADDETMEK[Ar.] değil/yerine/= SAYMAK


- AGNOSİ[Fr. < AGNOSIE] değil/yerine/= TANISIZLIK


- AGORAPHOBIA[İng.] değil/yerine/= AGORAFOBİ

( Açık ya da kalabalık alan korkusu olarak bilinen, Yunancada "bir araya gelme yeri, pazar yeri" anlamına gelen ἀγορά ("agora") ve "korku" anlamında gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- AGREGAT ile/ve/||/<> ANAGRAM[Fr.]

( Psişik içerik. İLE/VE/||/<> ... | Bir sözcükteki harflerin yerleri değiştirilerek elde edilen sözcük. )


- AHLÂM[Ar. < HULM(< AKIL)] değil/yerine/= RÜYÂLAR, HULYÂLAR, UYKUDA GÖRÜLEN ŞEYLER | AÇIK SAÇIK RÜYÂLAR | DÜŞÜ AZMALAR


- AILUROPHOBIA[İng.] değil/yerine/= AİLUROFOBİ

( Kedi korkusu. Terim, Yunancada "kedi" anlamına gelen αἴλουρος ("ailouros") ve "korku" anlamında kullanılan φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- AKROFOBİ[İng. ACROPHOBIA] ile/||/<> AKROMATOPSİ[İng. ACHROMATOPSIA]

( Yükseklik korkusu olarak bilinen, Yunancada "tepe, zirve, kenar" anlamına gelen ἄκρον ("acro") ve "korku" anlamında gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim. @@ Kısmen ya da tamamen renkli görme eksikliği, artan ışık hassasiyeti ve azalan görme keskinliği ile karakterize nadir görülen, ilerleyici olmayan bir görme bozukluğu.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ALEKTOROPHOBIA[İng.] değil/yerine/= ALEKTOROFOBİ

( Tavuk, horoz korkusu olarak bilinen, Yunancada "horoz" anlamına gelen ἀλέκτωρ ("rooster") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ALGI DEĞİŞMEZLİĞİ[İng. PERCEPTUAL CONSTANCY] ile/||/<> ALGI YANILMASI[İng. PERCEPTION BIAS] ile/||/<> ALGILAMA KALIBI[İng. PERCEPTUAL PATTERN] ile/||/<> ALGISAL BEKLENTİ[İng. PERCEPTUAL EXPECTANCY]

( Sürekli değişen, yetersiz, eksik, tutarsız duyusal verilere karşın, tutarlı ve sürekli bir dünya algılama durumudur. @@ Algılanan ilişkilerle gerçekte olan ilişkilerin birbirine uymaması durumu. Kısa algılanan bir çizgi, gerçekte algılama alanında bulunan diğer çizgilerle aynı uzunlukta olabilir. @@ Bir öbeğin bütün üyelerinin aynı güdüleri ve karakteristikleri taşıyacağını kabul eden varsayımdır. @@ Algılama sürecini etkileyen önceden yapılaşmış zihinsel kurgudur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ALGOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= ALGOFOBİ

( Acı korkusu olarak bilinen, Yunancada "acı" anlamına gelen ἄλγος ("álgos") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ALIŞKANLIK = İTİYAT = HABIT[İng.] = HABITUDE[Fr.] = GEWOHNHEIT[Alm.] = HABITUS[Lat.] = HEKSIS[Yun.] = COSTUMBRE[İsp.]


- AMNEZİ[Fr. < AMNÉSIE] değil/yerine/= BELLEK YİTİMİ


- AMPHIPATHIC[İng.] değil/yerine/= AMFİPATİK

( Birbirine zıt, hidrofobik ve hidrofilik molekülün birlikte bulunmasıdır. Yağların bu yapıda olması, canlılığın su içinde başlaması için önem arz etmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- AMYGDALA[İng.] değil/yerine/= AMİGDALA

( Korku, haz ve saldırganlık gibi duyguların ortaya çıkmasını sağlayan beyin bölümüdür. Limbik sistemin bir parçasıdır ve beynin temporal lobuna bitişiktir. Duygusal tepkileri kaydeder, işler ve hatırlar. İsmi, şekli nedeniyle Latincede "badem" anlamına gelen "amygdala" sözcüğünden gelmektedir. Bu kelimenin kökleri ise, Antik Yunancada ἀμυγδάλη ("amugdálē") sözcüğüne dayanmaktadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ANDROPHOBIA[İng.] değil/yerine/= ANDROFOBİ

( Erkeklere karşı duyulan aşırı korku.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ANOMALİ[Fr. < ANOMALIE] değil/yerine/= AYKIRILIK/BOZUKLUK/SAPAKLIK

( Belirli bir ölçüye, belirli kurala uymama durumu. | Sayrılık niteliğinde olmamakla birlikte, normalden belirgin durumda sapma gösterme durumu. )


- ANOREKSİ[İng. ANOREXIA] ile/||/<> ANORMAL PSİKOLOJİ[İng. ABNORMAL PSYCHOLOGY]

( Anormal derecede düşük vücut ağırlığı, kilo alma korkusu ve vücut ağırlığının çarpık bir algısı ile karakterize edilmiş bir yeme bozukluğu hastalığıdır. Anoreksi hastası insanlar, kilolarını ve vücut şekillerini kontrol edebilmek için ekstrem yollara başvurular. @@ Toplum tarafından genel kabul görmüş normlardan büyük ölçüde farklılaşan, kabul edilemeyecek türden davranışları tanımlayan, araştıran ve anlamaya çalışan psikoloji dalıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- APIPHOBIA[İng.] değil/yerine/= APİFOBİ

( Arı korkusu olarak bilinen terim.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- APRAKSİ/APRAXIA[İng.] ile BECERİ YİTIMİ, İŞLEV YİTİMİ

( İşlev/beceri yitimi. )


- AQUAPHOBIA[İng.] değil/yerine/= AKUAFOBİ

( Su korkusu olarak bilinen, Yunancada "su" anlamına gelen ὕδωρ ("hudōr") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- AQUAPHOBIA[İng.] değil/yerine/= AQUAFOBİ

( Sudan aşırı korkma olarak bilinen, Yunancada "su" anlamına gelen ὕδωρ ("húdōr") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terimdir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ARACHNOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= ARAKNOFOBİ

( Örümcek korkusu olarak bilinen, Yunancada "örümcek" anlamına gelen ἀράχνη ("arachno") ve "korku" anlamında gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ASABİ[Ar.] değil/yerine/= SİNİRLİ

( Sinirli. | Sinirsel. | Sinirli bir biçimde. )


- ÂSÛDE[Fars.] değil/yerine/= RAHAT, DİNÇ OLAN | SUSKUN


- ATYCHIPHOBIA[İng.] değil/yerine/= ATİPOFOBİ

( Başarısızlıktan ve hata yapmaktan aşırı korkmak olarak bilinen, Yunancada "talihsiz" anlamına gelen ᾰ̓τῠχής (İng: "unfortunate") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- AZNAVUR[Gürcüce] değil/yerine/= İRİ YARI

( İri yarı, kırıcı, sinirli, asık suratlı, sert kişi. )


- BAĞIMLILIK = TAVAKKUF[Ar.] = BASTEGÎ[Fars.] = DEPENDENCE[İng.] = DÉPENDANCE[Fr.] = ANHÄNGIGKEIT, DEPENDENZ[Alm.] = DIPENDENZA[İt.] = DEPENDENCIA[İsp.] = CONIUNCTIO[Lat.] = TO KATANTES, SÜNDESMOS[Yun.] = AFHANKELIJKHEID[Felm.]


- BASIPHOBIA[İng.] değil/yerine/= BASİFOBİ

( Düşme korkusu. Yunancada "adım" anlamına gelen βάσις ("básis") ve "korku" anlamında kullanılan φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terimdir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- BEHAVIORISM[İng.] değil/yerine/= DAVRANIŞÇILIK

( Davranışları inceleyen psikoloji dalıdır. Amerikan psikologu John Watson (1878-1958), pozitivizm ve pragmatizmi psikolojiye uygulayarak, psikolojinin bir davranışlar bilimi (etoloji dalı) olduğunu ileri sürmüştür. Pozitivist ve pragmatist görüşe uygun olarak nesnel bir psikoloji elde etmek istiyorsak, içsel değerler olan duyguları ve düşünceleri değil, dışsal değerler olan davranışları incelemeliyiz. Davranışçılık, aklı, bilinci, duyuyu ve soyaçekimi yadsımakta ve sadece olgucu bir alanda gözlemler yapmakla yetinmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- BİPOLAR BOZUKLUK[İng. BIPOLAR DISORDER] ile/||/<> BİPOLAR ile/||/<> PSİKOZ[İng. PSYCHOSIS]

( Hastanın duygudurumunun sürekli olarak değişmesine sebep olan ruhsal bozukluk. Bipolar bozukluk hastaları birbirlerinin zıttı olan manik ve depresif dönemlere girerler. @@ İki uçlu - iki kutuplu olma durumudur. @@ Gerçeklikten kopma hali. Kişinin gerçek olmayan inanışlara sahip olması, gerçek dışı şeyler görmesi ya da duyması durumudur. Psikoz olan kişiler gerçeklerle, gerçek olmayanları ayırt etmekte zorlanırlar. Bir hastalık değil, hastalığın sonucudur. Bipolar bozukluk ya da şizofreniye sahip insanlar psikoz sanrıları yaşayabilirler.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- BISEXUAL[İng.] değil/yerine/= BİSEKSÜEL

( Duygusal ve cinsel olarak hem kendi cinsine hem de karşı cinse ilgi duyan bireylere verilen ad.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- BUNALIM/KRİZ ile/ve/||/<> YARALANMA/VURUK/TRAVMA


- COGNITIVE ATTENTIONAL SYNDROME[CAS] değil/yerine/= BİLİŞSEL DİKKAT SENDROMU[BDS]


- DAHİYÂNE[Ar.] değil/yerine/= ÖKECE


- DELUSION OF REFERENCE[İng.] değil/yerine/= REFERANS SANRISI

( Kişinin, çevresinde duyduğu sözlerin ve/veya olaylardan kendisi ile ilgili olduğunu sanmasına sebep olan sanrı türü. Örneğin kişi, televizyonda ya da radyoda duyduğu bir cümlenin kendisine mesaj olarak iletildiğini düşünebilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- DEPERSONALIZATION[İng.] değil/yerine/= DEPERSONALİZASYON

( (Psikolojide) Bireyin kendisinin ya da çevresinin gerçek olmadığını hissetmesi durumu. Birey, zihninin vücudundan ayrıldığını ve vücut uzuvlarının boyutlarının değiştiğini hissedebilir, bazı durumlarda kendisini bir makineymiş gibi algılayabilir ve vücudunu uzaktan gördüğünü düşünebilir.[1]

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- DEPRESYON[Fr. < DÉPRESSION] değil/yerine/= BUNALIM. | ÇÖKÜNTÜ


- DESPOTİZM[Fr. < DESPOTISME] değil/yerine/= DESPOTLUK, İSTİBDAT


- DISCRIMINATIVE BEHAVIOR[İng.] değil/yerine/= AYIRT EDİCİ DAVRANIŞ

( Algılamada, iki uyarıcı arasındaki farkı algılayabilme yetisidir. Koşullamada, iki uyarıcıya farklı farklı tepkilerde bulunabilmektir. Sosyal psikolojide; önyargılı davranarak, ırk ya da din ayırımında olduğu gibi, aynı sosyal durumda bireylere farklı davranmaktır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- DÜŞ/HAYAL[Ar.]:
KESİNTİLİ/MUNFASIL[Ar.] ile/değil/yerine/>< KESİNTİSİZ/MUTTASIL[Ar.]


- DYSTONIA[İng.] değil/yerine/= DİSTONİ

( Kasların istemsiz olarak kasılmasına neden olan bir hareket bozukluğudur. Distoni, vücudunuzun bir bölümünü (fokal distoni), iki ya da daha fazla bitişik bölümünü (segmental distoni) ya da vücudunuzun tüm bölümlerini (genel distoni) etkileyebilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- EDİLGİNLİK, TUTKU = PASSION[İng., Fr.] = LEIDENSCHAFT[Alm.] = PASSIO[Lat.]


- EGOTİZM[Fr. < ÉGOTISME] değil/yerine/= BENLİKÇİLİK


- EGZOTİZM[Fr. < EXOTISME] değil/yerine/= YABANCILLIK


- EKSPERİMANTALİST[Fr. < EXPÉRIMENTALISTE] değil/yerine/= DENEYSELCİ


- EKSPERİMANTALİZM[Fr. < EXPÉRIMENTALISME] değil/yerine/= DENEYSELCİLİK


- EMETOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= EMETOFOBİ

( Kusma korkusu olarak bilinen terim.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ENDOKRİN[Fr. < ENDOCRINE] değil/yerine/= İÇ SALGI


- ENDOKRİNOLOJİ[Fr. < ENDOCRINOLOGIE] değil/yerine/= İÇ SALGI BİLİMİ


- ENDÛH[Fars.] değil/yerine/= TASA, KAYGI, SIKINTI


- ENOCHLOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= ENOKLOFOBİ

( Kalabalık korkusu olarak bilinen, Yunancada "kalabalık" anlamına gelen ὄχλος ("ókhlos") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ENSTRÜMANTALİZM[Fr. < INSTRUMENTALISME] değil/yerine/= ARAÇÇILIK


- EPILEPSY[İng.] değil/yerine/= EPİLEPSİ

( Genelde tekrar eden bir beyin hatalığı. Beyindeki anormal elektriklenme mental ve fiziksel işlev bozukluğuna neden olur. Ciddi vakalarda nöbet sırasında gülme krizleri (convulsion) ve bilinç kaybı görülür.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FAT PHOBIA[İng.] değil/yerine/= ŞİŞMAN FOBİSİ

( Fat phobia, isminden de anlaşılacağı üzere şişman insanlardan ve yağ tüketiminden takıntılı bir biçimde korkma anlamına gelir. Bu durum patolojik bir durumdur ve bir tutum ya da davranış içinde kendini gösterebilir. Fat phobia, çok küçük yaşlardan beri insanlar üzerinde etkilerini göstermektedir. Örneğin David Aronson tarafından 1997 yılında yapılan bir çalışmada, yaş ortalamasına göre fazla kilolu çocukların diğer çocuklar tarafından daha çok ayrımcılığa uğradığı gösterilmiştir. Aynı biçimde 1995 yılında Christian S. Crandall tarafından yürütülen şu çalışma, fazla kilolu kadınların yükseköğrenimleri için ebeveynlerinden daha az finansal destek gördüklerini ortaya koymuştur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FUNDAMENTALİST[Fr. < FONDAMENTALISTE] değil/yerine/= KÖKTEN DİNCİ


- FUNDAMENTALİZM[Fr. < FONDAMENTALISME] değil/yerine/= KÖKTEN DİNCİLİK


- GAMGÎN değil/yerine/= GAMLANAN


- GEPHYROPHOBIA[İng.] değil/yerine/= GEFİROFOBİ

( Köprü korkusu olarak bilinen, Yunancada "köprü" anlamına gelen γέφυρα ("gephura") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- GERONTOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= GERONTOFOBİ

( Yaşlı insanlardan ya da yaşlanmaya karşı duyulan aşırı korku olarak bilinen, Yunanca'da "yaşlı insan" anlamına gelen γέρων ("geron") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- GLOBOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= GLOBOFOBİ

( Balon korkusu olarak bilinen terim.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- GLOSSOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= GLOSSOFOBİ

( Topluluk önünde konuşma korkusu olarak bilinen, Yunanca'da "dil" anlamına gelen γλῶσσα ("glossa") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- GÖRÜ = HADS, TEHADDÜS = INTUITION[İng., Fr.] = ANSCHAUUNG[Alm.] = INTUITIO, INTUITUS < INTUERI[Lat.] = INTUICIÓN[İsp.]


- GUSSA[Ar. çoğ. GUSAS] değil/yerine/= TASA, KAYGI, KEDER


- GYNOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= Jİ̇NOFOBİ̇

( Kadınlara duyulan aşırı korku olarak bilinen, Yunancada "kadın" anlamına gelen γυνή ("gunē") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HALÜSİNASYON[Fr. < HALLUCINATION] değil/yerine/= SANRI


- HAPHEPHOBIA[İng.] değil/yerine/= HAFEFOBİ

( Dokunma korkusu. Yunancada "dokunma" anlamına gelen ἁφή ("haphḗ") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşmaktadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HAYIR = NO[İng., İt., İsp.] = NON[Fr.] = NEIN[Alm.]


- HAZ = PLEASURE, JOY[İng.] = PLAISIR, JOIE[Fr.] = LUST[Alm.] = LAETITIA[Lat.] = HEDONE[Yun.] = GUSTO, PLACER[İsp.]


- HEMOFOBİ[İng. HEMOPHOBIA] ile/||/<> HEMOSÖL[İng. HEMOCOEL] ile/||/<> HEMOSTAZ[İng. HEMOSTASIS]

( Kan korkusu olarak bilinen, Yunancada "kan" anlamına gelen αἷμα ("haima") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim. @@ Eklem bacaklılarda gerçek sölomun yerine geçen ve içinde kanın dolaştığı geniş boşluk. @@ Kendi kendine olabilecek bir kanamayı önleyen ya da herhangi bir nedenle başlayan bir kanamayı durduran süreçlerin tümüdür. Damar bütünlüğünün bozulmasına bağlı olarak meydana gelen kanamanın durmasıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HEYECAN[Ar.] değil/yerine/= COŞUNTU


- HİCRÂN değil/yerine/= AYRILIK [bkz. FIRAK, FÜRKAT, İFTİRÂK] | UNUTULMAZ ACI, KEDER, İÇ ACISI


- HIPPOCAMPUS[İng.] değil/yerine/= HİPOKAMPUS

( Duyguların oluşumunda, bellekte, uzaysal navigasyonda görev alan beyin bölgesidir. Beynin zeka açısından en önemli bölgelerinden biridir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HOMOSEXUAL[İng.] değil/yerine/= EŞCİNSEL

( Homoseksüel. Duygusal ve cinsel olarak, hemcinsine ilgi duyan bireylere verilen ad.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- IATROPHOBIA[İng.] değil/yerine/= İATROFOBİ

( Doktorlara ve tıbbi testlere karşı duyulan aşırı korku.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- İÇEBAKIŞ[İng. INTROSPECTION] ile/||/<> İÇEBAKIŞSAL BİLİNÇLİLİK[İng. INTROSPECTIVE CONSCIOUSNESS]

( İçebakış, öznenin kendi içsel süreçlerini algılaması anlamına gelen bilinçli bir etkinliği ifade etmektedir. Özellikle içselci yaklaşımlar için önemli bir rol oynayan içebakış, özenin kendini gözlemlemesi, çıkarımlarda bulunması, kendini algılaması, arzularını ve düşüncelerini fark etmesi ve kendi içine eğilmesi anlamına gelmektedir. Bu kavram içselcilik açısından önemlidir çünkü öznenin kendi içsel süreçlerine erişebilmesi ve bunları farkında olup bilgiyi oluşturması, zihnin bir yetisi olan içebakışın çalışmasıyla olanaklı olmaktadır. Örneğin Audi bunu, hem dış dünyadan hem de kendi iç dünyamızdan aldığımız verilerimizi anlatmak için kullandığımız zihin yetisi olarak tanımlamaktadır. Öznenin içsel algısının temsili olan içebakış, zihin durumlarını analiz ederek çıkarımsal olmayan bilgilere erişmemizi sağlamaktadır. Başka bir deyişle içebakış, zihinsel ya da içsel durumlarımızı doğrudan deneyimlememizin olanağıdır. Bu bağlamda içebakış, bilinçli ve öznenin etkin olduğu bir yetiyi ifade etmektedir. Geleneksel biçimde ifade etmek gerekirse kişinin kendi içine eğilmesi ve derin düşüncelere dalması olarak açıklayabiliriz. Bunun yanında içebakış; algı ve bellek arasındaki bütünlüğü sağlayan zihinsel yeti konumundadır. @@ Audi’nin kullandığı bir kavram olarak içebakışsal bilinçlilik, farkında olmadan algıladığımız şeylerin bir süre sonra bilincine varılması anlamına gelmektedir. Örneğin bir kimsenin, t anında x nesnesini algıladığını ancak ne algısının açık olduğunu ne de algıladığı şeyin x nesnesi olduğunu farkında olmadığını düşünelim. Daha sonra aynı kimse, t anında algıladığı şeyleri yeniden çağırması ve hatırlamasıyla birlikte algıladığı şeylerin bilincine varmış olur. Artık bilinç, içebakış için zorunlu bir araç haline gelmiştir. Başka bir ifadeyle epistemik özne, farkında olmadan algıladığı şeyleri hatırladığı zaman, algısına konu olan şeyler hakkında bilinçli bir özne haline gelmiş olmaktadır. Bu bilinçlilik, öznenin kendi içsel süreçlerinin denetimini yapması ve belleğini kontrol etmesi nedeniyle içebakışla ilgilidir. Dolayısıyla bu durum, içebakışsal bilinçlilik olarak adlandırılmaktadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- İÇERLEME = INDIGNATION[İng., Fr.] = ENTRÜSTUNG[Alm.] = INDIGNATIO[Lat.]


- ICHTHYOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= İHTİYOFOBİ

( Balık yeme korkusu olarak bilinen, Yunanca'da "balık" anlamına gelen ἰχθῦς ("ichtus") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- IDRAK[İng.] değil/yerine/= İDRAK

( Algı. Dış dünyanın uyarısı ile meydana gelen biyofizikokimyasal etkilerin zihinsel yorumudur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- İHTİYAÇ HALİNDE[Ar.] değil/yerine/= GEREK OLDUĞUNDA


- ILLUSORY SUPERIORITY[İng.] değil/yerine/= ASILSIZ ÜSTÜNLÜK

( Kişinin kendi özelliklerini ve becerilerini diğerlerinden üstün görmesi olarak bilinen bir tür bilişsel taraflılık. Özellikle zeka ya da bir testi yapabilme yeteneği gibi istenilen kişisel özelliklere sahip olmak söz konusu olduğunda etkisi görülür. Sosyal psikoloji tarafından incelenen pozitif illüzyonlardan birisidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- İLÜZYON[İng. ILLUSION] ile/||/<> TARİHİN-SONU İLÜZYONU[İng. END-OF-HISTORY ILLUSION]

( Algılanan ilişkilerle gerçekte olan ilişkilerin birbirine uymamasıdır.Kısa algılanan bir çizgi, gerçekte algılama alanında bulunan diğer çizgilerle aynı uzunlukta olabilir. @@ Tarihin Sonu İlüzyonu psikolojik bir ilüzyondur. Her yaştan insanın, kişisel olarak geliştiğini ve ileriki zamanlarda ciddi ölçüde büyümeyeceğini ya da olgunlaşmayacağını düşünmesidir. Bakış açılarının geliştiğini görseler de, kişiler bakış açılarının ileride aşağı yukarı aynı kalmasını bekleyecekler.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ÖZKIYIM/İNTİHAR[Ar.] ile/ve/değil/||/<> ÖLÜM ORUCU


- İSTERİ[Fr. < HYSTÉRIE] değil/yerine/= HİSTERİ


- İSTERİK[Fr. < HYSTÉRIQUE] değil/yerine/= HİSTERİK


- İTİBAR/HAYSİYET[Ar.] değil/yerine/= SAYGINLIK/ÖZSAYGI


- İTİNA[Ar.] ETMEK değil/yerine/= ÖZENMEK


- JURISTIC PSYCHOLOGY[İng.] değil/yerine/= ADALET PSİKOLOJİSİ

( Yasaların yapım ve uygulanmasının suç davranışıyla ilgisini araştıran psikoloji dalıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- KÂBUS[Ar.] değil/yerine/= KARADÜŞ/KARABASAN

( Sıkıntılı ve korkulu düş. | Birinin, içinde bulunduğu karmakarışık, sıkıntılı durum. | Acı, sıkıntı, korku veren olay. )


- KAS(IL)MAK ile/değil/yerine/>< KAT(IL)MAK


- KAYLÛLE[Ar.]/SİESTA[İsp.]/RİPOSO[İt.]/İNEMURİ[Jap.] değil/yerine/= ÖĞLE ARASI/UYKUSU/DİNLENMESİ


- KLOSTROFOBİ[Fr./ing. < Yun.]["KLASTROFOBİ" değil!] değil/yerine/= KAPALI YER KORKUSU


- KORKU = FEAR[İng.] = CRAINTE[Fr.] = FURCHT[Alm.] = METUS[Lat.]


- KORKU ile/ve/> ÜRKÜ/PANİK[Yun.]

( REV', REV'A ile/ve RU'B-FEZ' )

( FEAR vs./and PANIC )


- KORKUNÇ/MÜHEVVİL[Ar. < HEVL] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İLGİNÇ


- KORTE[İt. < CORTE]/FLÖRT[Fr./İng. < FLIRT] değil/yerine/= ÂŞIKTAŞLIK

( Kadınla erkek arasındaki duygusal ilişki. | Birbirine duygusal ilgi duyan kadın ve erkek. | Siyasal bir parti, yabancı bir ülke vb.ne tam olarak bağlanmadan yaklaşma. )


- KOUMPOUNOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= KOUMPOUNOFOBİ

( Kıyafet düğmesi korkusu olarak bilinen terim.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- LANGUISHING[İng.] değil/yerine/= YAŞAMA KARŞI "İSTEKSİZLİK"


- MANTALİTE[Fr. < MENTALITÉ] değil/yerine/= ANLAYIŞ


- MELANKOLİ[Fr. < Yun. melan/kara + khole/safra] değil/yerine/= KARASEVDÂ/MALİHULYA[Ar. < Yun.]

( Kara Sevdâ/Safra. | Kuruntu. )


- MENTALISM[İng.] değil/yerine/= ZİHİNCİLİK

( Bir içselcilik türü olan bu yaklaşıma göre öre bir öznenin inançlarını sadece o öznenin zihnine içsel olan şeylerle gerekçelendirmemiz mümkündür. Pollock ve Steup gibi isimler bu konuda okunabilir. Zihinciliğin avantajlı yönü, erişim kavramını dışarıda bırakarak, gerekçelendirmeyi zihinsel durumlara bağlamasıdır. Bu tez genellikle hangi zihinsel durumların gerekçelendirmeyi sağladığına doğrudan bir yanıt vermemekle eleştirilir. Zihinci içselciler için gerekçelendirmenin, iç gözlem, algı ya da inanç gibi zihin durumlarının hangilerini ve ne biçimde içerdiğini açıklamaya gereksinim vardır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- METAKOGNİTİF değil/yerine/= ÜST BİLİŞ


- MOTİVASYON[Fr. < MOTIVATION] değil/yerine/= İSTEKLENDİRME


- MUBÂHÂT[Ar. < BAHÂ] değil/yerine/= PARLAKLIK, ÖVÜNME, GURURLANMA


- MÜSTERİH[Ar.] OLMAK değil/yerine/= İÇİ İNÇ OLMAK


- MYSOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= MİZOFOBİ

( Mikrop korkusu olarak bilinen, Yunancada "kirlilik" anlamına gelen μύσος ("musos") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- NARA[Ar. < NARE] ile/ve/||/<>/> ÇIĞLIK

( Haykırma, bağırma. | Sarhoş ya da külhanbeyi bağırması. İLE/VE/||/<>/> Acı, ince ve keskin selen. )


- NELOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= NELOFOBİ

( Cam ve camın kırılmasına yönelik aşırı korku. Hiyelofobi ve hiyalofobi olarak da bilinir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- NEVROTİK[Fr. < NÉVROTIQUE] değil/yerine/= SİNİRSEL


- NOSOCOMOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= NOZOKOMOFOBİ

( Hastane korkusu. Yunancada "hastane" anlamına gelen νοσοκομεῖον ("nosokomeion") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşmaktadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- OBESOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= OBEZOFOBİ

( Kilo alma korkusu.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- OBSESİF değil/yerine/= TAKINTILI


- ONİKOFAJİ değil/yerine/= TIRNAK KEMİRME


- ONUR = HAYSİYET = DIGNITY[İng.] = DIGNITÉ (HUMAINE)[Fr.] = WÜRDE, MENSCHENWÜRDE[Alm.] = DIGNITAS[Lat.] = DIGNIDAD[İsp.]


- OPHIDIOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= OFİDİYOFOBİ

( Yılan korkusu olarak bilinen, Yunancada "yılan" anlamına gelen ὄφις ("ophis") ve "korku" anlamında gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ORA SERRATA[İng.] değil/yerine/= ORA SERRATA

( Retinanın en uç uzantısı Ora serrata olarak adlandırılır, koroid ve siliyer cisim arasında bağlantıdır. Retina kendi içinde 2 tabakaya ayrılır, bunlar dışta vasküler tabakaya yaslı olan pigment tabakası ve içte reseptör gözelerini içeren stratum nervosumdur. Reseptör gözelerini içeren tabaka ışığa duyarlıdır. Retinanın iki tabakası ora serrataya kadar beraber bulunur dolayısıyla bu bölgeye kadar retina ışığı algılayabilir. Ora serrata'nın önünde ise retinanın yalnızca pigment tabakası bulunur, bu bölge kör retina (pars coeca retinae) olarak adlandırılır.[1]

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ORNITHOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= ORNİTOFOBİ

( Kuşlara karşı duyulan aşırı korku olarak bilinen, Yunanca'da "kuş" anlamına gelen ὄρνις ("ornis") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PEDOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= PEDOFOBİ

( Çocuk korkusu. "Paedofobi" ve "pediafobi" de denmektedir. Yunanca "çocuk" anlamına gelen παιδί ("pedo") ve "fobi" anlamına gelen φόβος ("fobos") kelimelerinden oluşmaktadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PEKİN = EMİNL = CERTAIN[İng., Fr.] = GEWIß[Alm.] = CERTUS[Lat.]


- PEKİNLİK = EMİNLİK = CERTAINTY[İng.] = CERTITUDE[Fr.] = GEWIßHEIT[Alm.] = CERTITUDINEM[Lat.]


- PERSECUTORY DELUSION[İng.] değil/yerine/= ZULÜM SANRISI

( Kişinin, elinde yeterli kanıt bulunmamasına karşın kendisine ya da bir başka sevdiğine zarar verildiğini ya da verilmeye çalışıldığını düşünmesine sebep olan sanrı türü. Örneğin kişi, polisin ona işkence etmek istediğini ya da ona doğru bakan birinin kendisini hedef gösterdiğini düşünebilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PHOBOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= FOBOFOBİ

( Korkma korkusu olarak bilinen terim.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PİROFOBİ[İng. PYROPHOBIA] ile/||/<> PİROJEN[İng. PYROGEN]

( Ateş korkusu olarak bilinen terim. @@ Tipik olarak bir bakteri tarafından üretilen, kana karıştığında ya da salındığında ateş üreten bir madde.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PODOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= PODOFOBİ

( Ayak korkusu olarak bilinen terim.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PTSD (POST-TRAUMATIC STRESS DISORDER)[İng.] değil/yerine/= TSSB (TRAVMA SONRASI STRES BOZUKLUĞU)

( Cinsel saldırı, savaş, trafik kazaları, çocuk istismarı, aile içi şiddet ya da diğer tehditler gibi travmatik bir olaya maruz kalma nedeniyle gelişebilen bir zihinsel ve davranışsal bozukluktur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- RAGE BAIT değil/yerine/= ÖFKE YEMİ


- REGÜLASYON[Fr./İng. < REGULATION]/REGÜLE ETMEK değil/yerine/= DÜZENLEMEK, AYARLAMAK


- RİJİDİTE[İng. RIGIDITY] ile/||/<> RİJİTLİK[İng. RIGIDITY]

( Sert, sabit ya da bükülmesi imkânsız olma niteliği. @@ (Psikolojide) Bir bireyin değişime karşı direnci; düşüncelerinde, davranışlarında ya da duygularında esnek olmaması. Yeni durumlara ya da fikirlere uyum sağlayamaması. @@ Bir malzemenin ya da yapı elemanının kuvvet altında bükülmeye, gerilmeye ya da deformasyona uğramaya karşı koyma direncidir. Kelimenin kendisi sertlik, bükülmezlik ve katılık gibi anlamlarda kullanılsa da inşaat mühendisliğinde binanın stabil ve dengede olması anlamında kullanılır. Rijitlik cismin şekline, hacmine ve elastisite modülüne bağlıdır. Elastisite modülü, bir yapı malzemesinin şekil değiştirmesinin bir ölçüsüdür ve rijitlikle doğru orantılıdır. Binaların depreme dayanıklı olmaları için yüksek rijitliğe sahip olmaları gerekir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SAKİNLEŞMEK[Ar.] değil/yerine/= DİNGİNLEŞMEK/DURGUNLAŞMAK/DURULMAK/YATIŞMAK


- SANI = OPINION[İng., Fr.] = MEINUNG[Alm.] = OPINIO[Lat.]


- SANTİMANTAL[Fr. < SENTIMENTAL] değil/yerine/= DUYGULU, İÇLİ, HASSAS


- SARHOŞ[Fars. SER:Baş. + HOŞ] değil/yerine/= ESRİK/ESRÜK[dvnlgttrk]


- SCOTOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= SKOTOFOBİ

( Karanlığa karşı duyulan aşırı korku olarak bilinen, Yunancada "karanlık" anlamına gelen σκότος ("scoto-") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim. "Niktofobi" ve "ligofobi" olarak da bilinmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ŞEHVET[Ar.]/LİBİDO değil/yerine/= KÖSNÜ

( Eşeysel enerji. )


- SEKONDER/PRİMER ... değil/yerine/= İKİNCİL/BİRİNCİL ...


- SEZGİ = HADS, TEHADDÜS = INTUITION[İng., Fr.] = ANSCHAUUNG[Alm.] = INTUITIO-INTUITUS < IN-TUERI:İÇİNİ GÖRME[Lat.] = NOESIS[Yun.] = INTUICIÓN[İsp.]


- SİNOFOBİ[İng. CYNOPHOBIA] ile/||/<> SİNONİM[İng. SYNONYM]

( Köpek korkusu olarak bilinen, Yunancada "köpek" anlamına gelen κύων ("kýōn") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim. @@ 1. Aynı kategoride kullanılan aynı taksonu ifade eden iki ya da daha fazla sayıdaki bilimsel isim.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ŞİZOFREN[Fr. < SCHIZOPHRÈNE] değil/yerine/= ÇOK KİŞİLİKLİ


- SOMNIPHOBIA[İng.] değil/yerine/= SOMNİFOBİ

( Uyku korkusu olarak bilinen terim. Klinofobi ve hipnofobi de denmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SÜKÛN/SÜKÛNET değil/yerine/= DİNGİNLİK/DURGUNLUK/SESSİZLİK


- SURVIVOR GUILT[İng.] değil/yerine/= HAYATTA KALAN SUÇLULUĞU

( Hayatta kalan suçluluğu; başkalarının hayatta kalamadığı fakat kendilerinin kurtuldukları bir durumdan sonra hissettikleri hayatta kalarak yanlış birşey yaptığını hissetme duygusudur. Savaştan sağ çıkan kişiler, doğal afetten kurtulanlar, salgın hastalıktan kurtulanlar, ailesi ya da arkadaşları arasında intihar edenler arasında rastlanır. Bu durumun rastlanması kişinin psikolojik profiline bağlıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SWOT:
STRENGTH ve/||/<> WEAKNESS ve/||/<> OPPORTUNITY ve/||/<> THREAT

( Güçlü yönler. VE/||/<> Zayıf yönler. VE/||/<> Fırsatlar. VE/||/<> Tehditler. )


- TAHALLÜF[< HİLÂF] değil/yerine/= GERİDE KALMA, ARKADA BIRAKILMA | UYGUN GELMEME


- TAM ALGI = İDRAK-İ DAKİK = APPERCEPTION[İng., Fr., Alm.] = PERCIPERE[Lat.]


- TATMİN[Ar.] ile DOYUM/DOYGUNLUK


- TECENNÜN[Ar.] değil/yerine/= ÇILDIRMA, DELİRME, AKLINI OYNATMA


- TECERRÜT/D[Ar.] değil/yerine/= HERŞEYDEN UZAKLAŞMA, SIYRILMA, SOYUTLANMA


- TELÂŞ (ETMEK) değil/yerine/= İVİŞ/LENMEK


- TEREDDÜT[Ar.] ETMEK değil/yerine/= İKİRCİKLENMEK/DURAKSAMAK/VARGISIZ KALMAK


- TEVAHHUŞ[Ar.] değil/yerine/= ÜRKME, ÜRKÜNTÜ


- TEVETTÜR[Ar. < VETR/VİTRET] değil/yerine/= GERİLME, GERGİN DURUMA GERME | GERİLİM


- TEZELZÜL[Ar.] değil/yerine/= SARSILMA, SALLANMA


- THANATOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= TANATOFOBİ

( Ölüm korkusu.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- TRİPANOFOBİ[İng. TRYPANOPHOBIA] ile/||/<> TRİPLOBLAST ile/||/<> TRİPOFOBİ[İng. TRYPOPHOBIA]

( İğne korkusu olarak bilinen, Yunancada "delmek" anlamına gelen τρυπάω ("trupáō") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim. @@ 3 temel embriyonik göze katmanını da (endoderm, mezoderm, ektoderm) oluşturan hayvanlar için kullanılır. @@ Nesnelerin üzerindeki simetrik ya da asimetrik, altıgen ya da yuvarlak deliklere karşı duyulan aşırı korku olarak bilinen; Yunancada delik anlamına gelen τρῦπα ("trŷpa") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan terim. Delik fobisi olarak da bilinir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- TRYPOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= THANATOFOBİ

( Ölüm korkusu olarak bilinen, Yunancada "delik" anlamına gelen τρῦπα ("trŷpa") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- UNUTMA ile/ve/||/<> BUNAMA/ATEH[Ar.]/DEMANS[Fr., İng. < DEMENTIA] ile/ve/||/<> ALZHEIMER

( Alzheimer tanısı için aşağıdakilerden en az ikisi tanılanmış ve "önemli ölçüde dikkate alınmalıdır".

- Zayıf bellek
- İletişim ve dil zorluğu
- Odaklanmada ve dikkatini vermede güçlük
- Hatalı muhakeme ve yargı
- Bozulmuş görsel algı )

( Alzheimer, genel olarak üç evreye ayrılır:

1. Unutkanlık, bildiği yerleri tanıyamama, bazı sözcükleri bulamama, işine ve hobilerine karşı ilgisini yitirme gibi erken belirtiler verir ve genellikle hasta olduğunu kabul etmek istemez.

2. Bellek kaybı belirginleşir. Yakınlarının adını unutabilir. Yolunu kaybedebilir. Konuşma bozukluğu artar. Yıkanma, giyinme gibi gündelik işlerinde yardıma gereksinim duyabilir ve bazı hayaller görebilir.

3. Artık aile üyelerini tanımayabilir, yemek yemede ve yürümede güçlükler başlar, sidik ve dışkısını tutamayabilir ve ciddi davranış bozuklukları görülebilir.

Alzheimer hastalığı, yaklaşık 5-8 yıllık bir ilerleme süreci içinde hastayı yatağa bağlı ve tamamen bakıma muhtaç duruma getirir. )

(

Unutma eğrisi ve aralık etkisinin keşfi ile tanınan, deneysel bellek çalışmalarına öncülük eden psikolog Hermann Ebbinghaus (1850–1909), öğrenme eğrisini tanımlayan ilk kişidir. Unutma eğrisinin grafiği, kişilerin "öğrenileni" tekrar etmezse yeni öğrendiği bilgilerin, günler içinde nasıl azaldığını gösterir. )

( ... İLE/VE/||/<> Bellek, düşünme ve toplumsal yeteneklerde bozulma. İLE/VE/||/<> Beyinde plak ve düğüm oluşumu ile bellek kaybı ve bilişsel gerileme. | Demansın en yaygın nedeni olan ve ilerleyici bellek kaybı ile ilişkili bir sayrılık. )


- US = AKIL = REASON[İng.] = RAISON[Fr.] = VERNUNFT[Alm.] = RATIO[Lat.] = RAZON[İsp.]


- UTANÇ = SHAME[İng.] = HONTE[Fr.] = SHAM[Alm.] = PUDOR[Lat.]


- ÜTOPİK[İng. < Yun.] değil/yerine/= DÜŞÜLKÜSEL


- UYUTUM = NEVM-İ SINAİ = HYPNOSIS[İng.] = HYPNOSE[Fr., Alm.] = HYNOS[Yun.]


- ÜZÜNTÜ = KEDER = PAIN[İng.] = DOULEUR[Fr.] = SCHMERZ[Alm.] = DOLOR[Lat.]


- VÂMIK[Ar.] değil/yerine/= SEVEN, ÂŞIK, SEVDÂLI


- VEHOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= VEHOFOBİ

( Araba kullanmaya karşı aşırı korku olarak bilinen, Yunancada "sürmek" anlamına gelen ὄχλος ("vĕho") ve "korku" kelimesinin karşılığı olarak kullanılan φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- VİCDÂNEN değil/yerine/= BULUNÇÇA


- VİCDÂN-I MUNSİFÂNE değil/yerine/= DUYUŞLU BULUNÇ


- YÜZSÜZLÜK = IMPUDENCE[İng., Fr.] = UNVERSCHÄMTHEIT[Alm.] = IMPUDENTIA[Lat.]


- ZAHMET değil/yerine/= SIKINTI, EZİYET, RAHATSIZLIK | ZOR, GÜÇ | YORGUNLUK


- ZEIS GLANDS[İng.] değil/yerine/= ZEİS BEZLERİ

( Göz kapaklarında Meibomian ve Moll bezleriyle birlikte bulunan, salgılarını kirpik diplerine boşaltan, küçük, sebase bezler.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ZEVK ile BEĞENİ/İÇ TAT

( ENJOYMENT vs. LIKE )


- ZOR/ZAHMETLİ/MÜŞKÜL değil/yerine/= ÇETİN/GÜÇ/KIYINLI/YORUCU