Bugün[02 Nisan 2026]
itibarı ile 26.704 başlık/FaRk ile birlikte,
26.704 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(86/108)


- RÖMER METHOD[İng.] / MÉTHODE DE RÖMER[Fr.] / RÖMER-METHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= RÖMER YÖNTEMİ


- RÖMORK değil/yerine/= ÇEKİLEK


- RÖNTGENEINHEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= RÖNTGEN BİRİMİ


- RÖNTGENDIAGNOSTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= RÖNTGEN TEŞHİSİ


- ROENTGEN[İng.] / ROENTGEN[Fr.] / RÖNTGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= RÖNTGEN


- ROOF :/yerine ÇATI


- ROOM :/yerine ODA


- ROOT :/yerine KÖK


- ROOT[İng.] değil/yerine/= KÖK

( Filogenetik çalışmalarda, farklı canlı türlerinin evrimsel tarihinde görülen ortak ataları. Evrim ağaçlarındaki ortak ata noktalarına denir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ROPE :/yerine İP


- ROSE :/yerine GÜL


- ROSSBY PARAMETER[İng.] / PARAMÈTRE DE ROSSBY[Fr.] ile/değil/yerine/= ROSSBY DEĞİŞTİRGESİ


- ROSSBY-PARAMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= ROSSBY PARAMETRESİ


- ROSSBY NUMBER[İng.] / NOMBRE DE ROSSBY[Fr.] / ROSSBY-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= ROSSBY SAYISI


- ROTAMETER[İng.] / ROTAMÈTRE[Fr.] / ROTAMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= ROTAMETRE


- RÖTAR[Fr./İng. < RETARD] değil/yerine/= SARKMA/GECİKME


- ROTASYON/ROTATION[İng.] değil/yerine/= DÖNME


- ROTASYON[Fr./İng. < ROTATION] değil/yerine/= DÖNGÜ/DÜZENLİ DEĞİŞİM


- ROTATORY DISPERSION[İng.] ile/değil/yerine/= ROTATORİ DİSPERSİYONU


- ROTATORY POWER[İng.] ile/değil/yerine/= ROTATORİ GÜCÜ


- ROTATORY[İng.] / ROTATIF[Fr.] / DREHEND, ROTIEREND[Alm.] ile/değil/yerine/= ROTATORİ


- ROTATUVAR/ROTATORY[İng.] değil/yerine/= DÖNER


- ROTAVERSION[İng.] ile/değil/yerine/= ROTAVERSİYON


- ROTOR değil/yerine/= DÖNEÇ


- ROTTISITE[İng.] ile/değil/yerine/= ROTTİSİT


- RÖTUŞ[Fr.]["RÜTUŞ" değil!] değil/yerine/= DÜZELTME/DEĞİŞTİRME

( Fotoğrafları basmadan önce cam üzerinde düzeltme işi. | Düzeltme amacıyla yapılan değiştirme. )


- ROUGH :/yerine KABA, PÜRÜZLÜ


- ROUGHLY :/yerine YAKLAŞIK OLARAK


- ROUND :/yerine YUVARLAK, TUR


- ROUSSEAU DIAGRAM[İng.] / DIAGRAMME DE ROUSSEAU[Fr.] / ROUSSEAU-DIAGRAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= ROUSSEAU ÇİZGESİ/DİYAGRAMI


- ROUTE :/yerine ROTA


- ROUTH'S FORMULA[İng.] / FORMULE DE ROUTH[Fr.] / ROUTH-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= ROUTH FORMÜLÜ


- ROUTINE :/yerine RUTİN


- RÖVANŞ[Fr.] ile/değil REVAÇ[Ar.]

( İkinci oyun. | Karşılaşma. İLE/DEĞİL Sürüm, bir ticaret malının satılır olması. | Dolanım. )


- ROW :/yerine SIRA, KÜREK ÇEKMEK


- CERCLE DE ROWLAND[Fr.] / ROWLAND-KREIS[Alm.] ile/değil/yerine/= ROWLAND ÇEMBERİ


- ROWLAND CIRCLE[İng.] ile/değil/yerine/= ROWLAND DAİRESİ


- ROWLAND EXPERIMENT[İng.] / EXPÉRIENCE DE ROWLAND[Fr.] / ROWLAND-EXPERIMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= ROWLAND DENEYİ


- ROZET[Fr.] değil/yerine/= İĞNE

( Yakaya vs. takılmak için çeşitli biçimlerde yapılan, bir kuruluşun simgesi sayılacak ufak kâğıt ya da metal nesne. | Musluğun, gizli döşenmiş boruya vidalandığı yerine çirkin görünüşünü kapatmak amacıyla kullanılan nikel ya da krom kaplanmış çember biçimli sac parça. )


- RP/RX/RA/TAKE[İng.] değil/yerine/= REÇETE ALINIZ


- RPM/REMOTE PATIENT MONİTORING[İng.] değil/yerine/= UZAKTAN SAYRI İZLEME


- RPM/REVOLUTIONS PER MINUTE[İng.] değil/yerine/= DAKİKA DEVİR SAYISI


- RT/RADYOTERAPİ RADIOTHERAPY[İng.] değil/yerine/= IŞIN SAĞALTIMI


- RTU/REMOTE TERMINAL UNITS[İng.] değil/yerine/= UZAK TERMINAL BİRİMLERİ


- RUAM[Ar.] değil/yerine/= SAKAĞI

( En çok atlarda görülen, insana da bulaşan, ölümcül bir hayvan sayrılığı. )


- RUB :/yerine OVALAMAK


- RUBA[İt.] değil/yerine/= GİYSİ


- RUBIDIUM-STRONTIUM DATING[İng.] / DATATION PAR LE RUBIDIUM-STRONTIUM[Fr.] / RUBIDIUM-STRONTIUM-DATIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= RUBİDYUM-STRONSİYUM YAŞ TAYİNİ


- RUBOR[İng.] değil/yerine/= KIZARIKLIK


- RÜÇHAN HAKKI ile YASAL ÖNCELİK HAKKI


- PHYSICAL CHEMISTRY[İng.] ile/değil/yerine/= RÜCKCHİMA


- PHYSICAL ANALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= RÜCKSEİT ÇÖZÜMLEME/ANALİZ


- PHYSICAL CHANGE[İng.] ile/değil/yerine/= RÜCKSEİT DEGİME


- PHYSICAL TEST[İng.] ile/değil/yerine/= RÜCKSEİT DENEY


- PHYSICAL SOLUTION[İng.] ile/değil/yerine/= RÜCKSEİT ÖSTLİCH


- PHYSICAL PROPERTIES[İng.] ile/değil/yerine/= RÜCKSEİT ÖSTLİCHTER


- PHYSICAL ADSORPTION[İng.] ile/değil/yerine/= RÜCKSEİT RUTİNNA


- PHYSICAL[İng.] ile/değil/yerine/= RÜCKSEİT


- RÜCÛ ETMEK değil/yerine/= DÖNMEK/TERSİNMEK


- RÜCÛ HAKKI değil/yerine/= DÖNÜŞ ÜLEVİ


- RÜCU değil/yerine/= KAYITIM


- RÜCÛA KEFÂLET değil/yerine/= DÖNÜŞE YÜKÜMLÜK


- RÜCÛA KEFİL değil/yerine/= DÖNÜŞE YÜKÜMCÜ


- RUDİMENTER/RUDIMENTARY[İng.] değil/yerine/= ARTIK | GELİŞMEMIŞ, GÜDÜK


- RUHSAT[Ar.] değil/yerine/= YETKİLİK


- RUJ[Fr.] değil/yerine/= DUDAK BOYASI


- RÜKÜŞ[Ar. < RUKŞE] ile ŞILLIK[Erm.] ile ŞIRFINTI ile ŞUH[Fars.] ile ÂŞÜFTE/ÂŞİFTE[< Fars.]/KOKOT[Fr. < COCOTTE] ile ÇİRKEF[Fars. < ÇİRK-ÂB: Pis/bulanık su.] ile FETTÂN[Ar. < FİTNE] ile KALTAK[Yun.] ile ÖKSE[Yun.] ile SÜRTÜK

( Gülünç bir biçimde giyinip süslenen kadın. İLE Aşırı ve bayağı biçimde süslenip boyanmış kadın. İLE Seviyesi düşük, bayağı kadın. İLE Hareketlerinde serbest. | Neşeli, şen ve oynak. | Açık saçık, utanması olmayan. İLE Çıldırırcasına seven, bu yüzden perîşan bir halde, azgın ve baştan çıkmış deli gibi olan, iffetsiz kadın. İLE İğrenç ve bulaşkan. İLE Fitne ve fesâda teşvik eden, fenâlık yapan, ayartan. | Oynak kadın. | Câzibeli, gönül alıcı. İLE İffetsiz, namussuz kadın. İLE Erkekleri kendine bağlamasını bilen çok alımlı kadın. İLE Vaktini çok gezerek geçiren, evinde oturmayan kadın. | Aynı anda birden fazla kişiyle gönül eğlendiren kadın. | Hayat kadını, fahişe. )


- RULE :/yerine KURAL, YÖNETMEK


- RULMAN/ROULEMENT[İng.] değil/yerine/= YUVARLANMA


- RUMINASYON/RUMINATION[İng.] değil/yerine/= GEVİŞ GETİRME | DÜŞÜNÜP DURMA


- RUN :/yerine KOŞMAK


- RUNGE-KUTTA METHOD[İng.] değil/yerine/= RUNGE-KUTTA METODU

( Diferansiyel denklemlerin sayısal çözümü için kullanılan, adım adım ilerleyerek çözüme ulaşan yöntem. Adını, bu yöntemi geliştiren Alman matematikçiler Carl Runge ve Martin Kutta'dan alır. Bu yöntem, özellikle doğruluk ve hesaplama verimliliği açısından yaygın olarak tercih edilen dördüncü derecedeki versiyonuyla bilinir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- RUNNING :/yerine KOŞU, ÇALIŞMAK


- RUPELIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= RUPELYAN EPOKU

( Günümüzden 33.900.000 ile 28.400.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- RÜPTÜR/RUPTURE[İng.] değil/yerine/= YIRTILMA


- RURAL :/yerine KIRSAL


- RUŞEYM/SÜVEYDÂ[Ar.]/ALBUMEN[Fr.] değil/yerine/= BESİÖRÜ/OĞULCUK

( Tohumun içindeki dölütü çevreleyen ve gelişinceye kadar beslenmesini sağlayan doku. )


- RUSH :/yerine ACELE ETMEK


- RUSSIAN :/yerine RUS


- RÜŞT değil/yerine/= ERGİNLİK


- RÜŞVET[Ar.] değil/yerine/= ORUNÇ/URUNÇ, ETTİREÇ


- RUSSIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= RUSYA


- RUSSIUM[İng.] ile/değil/yerine/= RUSYUM


- RUTHENATE[İng.] / RUTHENAT[Alm.] ile/değil/yerine/= RUTENAT


- RUTHENIC[İng.] ile/değil/yerine/= RUTENİK


- RUTHENIOUS, RUTHENOUS[İng.] ile/değil/yerine/= RUTENÖZ


- RUTHENIUM[İng.] / RUTHÉNIUM[Fr.] / RUTHENIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= RUTENYUM


- RUTHERFORD'S ATOM MODEL[İng.] / MODÈLE D'ATOME DE RUTHERFORD[Fr.] / RUTHERFORDSCHES ATOMMODELL[Alm.] ile/değil/yerine/= RUTHERFORD ATOM ÖRNEKÇESİ/MODELİ


- RUTHERFORD BACKSCATTERING SPECTROMETER[İng.] / SPECTROMÈTRE DE RÉTRODIFFUSION RUTHERFORD[Fr.] / RUTHERFORD-RÜCKSTREUSPEKTROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= RUTHERFORD GERİ SAÇILMA TAYFÖLÇERİ/SPEKTROMETRESİ


- RUTHERFORD BACKSCATTERING[İng.] / RÉTRODIFFUSION DE RUTHERFORD[Fr.] / RUTHERFORD-RÜCKSTREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= RUTHERFORD GERİ SAÇILMASI


- RUTHERFORD SCATTERING EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE LA DIFFUSION DE RUTHERFORD[Fr.] ile/değil/yerine/= RUTHERFORD SAÇILMA DENKLEMİ


- RUTHERFORDSCHE STREUFORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= RUTHERFORD SAÇILMA FORMÜLÜ


- RUTHERFORD[İng.] / RUTHERFORD[Fr.] / RUTHERFORD[Alm.] ile/değil/yerine/= RUTHERFORD


- RUTIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= RUTİK ASİT


- RUTILE[İng.] / RUTIL[Fr.] / RUTIL[Alm.] ile/değil/yerine/= RUTİL


- RUTİN[Fr./İng. < ROUTINE] değil/yerine/= SÜRENEK/SIRADAN/ALIŞILAGELMİŞ/ALIŞILAGELEN


- RUTUBET[Ar.]/NEM[Fars.] değil/yerine/= KALIKBUĞ/SUBUĞ/Çİ[dvnlgttrk]


- RÜYÂ değil/yerine/= DÜŞ


- RÜYA değil/yerine/= DÜŞ


- RÜYALANMA/İHTİLÂM[Ar. < AHLÂM < HULM] ile/ve BOŞALMAK/İNFİTÂH[< FETH]

( Rüyalar. | Açık saçık rüyalar. Rüyada boşalma. İLE/VE Açılma. | Tıkanmış bir şeyin açılması. | Safra, belsuyu[meni] gibi sıvıların boşalması, akması. )

( İHTİLÂM[Ar. < AHLÂM < HULM] ile/ve İNFİTÂH[< FETH] )


- RÜYET değil/yerine/= GÖRÜLÜM


- RÜZGÂR[Fars. :Çağ.] değil/yerine/= YEL


- MİKYÂS-İ RİYÂH[Osm.] ile/değil/yerine/= RÜZGÂRÖLÇER


- RVAD/RIGHT VENTRICULAR ASSIST DEVICE[İng.] değil/yerine/= SAĞ KARINCIK DESTEK AYGITI, SAĞ VENTRİKÜL DESTEK AYGITI


- RYDBERG ATOM[İng.] / ATOME DE RYDBERG[Fr.] / RYDBERG-ATOM[Alm.] ile/değil/yerine/= RYDBERG ATOMU


- RYDBERG TASHÎHİ[Osm.] / RYDBERG CORRECTION[İng.] / CORRECTION DE RYDBERG[Fr.] / RYDBERG-KORREKTUR[Alm.] ile/değil/yerine/= RYDBERG DÜZELTMESİ


- RYDBERG MASER[İng.] / MASER DE RYDBERG[Fr.] / RYDBERG-MASER[Alm.] ile/değil/yerine/= RYDBERG MAZERİ


- RYDBERG CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE RYDBERG[Fr.] / RYDBERG-KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= RYDBERG SABİTİ


- RYDBERG SPECTRUM[İng.] / SPECTRE DE RYDBERG[Fr.] / RYDBERG-SPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= RYDBERG TAYFI/SPEKTRUMU


- RYDBERG[İng.] / RYDBERG[Fr.] / RYDBERG[Alm.] ile/değil/yerine/= RYDBERG


- S PARAMETERS[İng.] / PARAMÈTRES S[Fr.] ile/değil/yerine/= S DEĞİŞTİRGELERİ


- S HARFİ:
"ES" değil SE


- S-MATRIX THEORY[İng.] / THÉORIE DE LA MATRICE S[Fr.] / S-MATRIX-THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= S-MATRİS KURAMI


- s. op. s.[Lat. < SO OPUS SIT] değil/yerine/= GEREKTİĞİNDE, GEREK GÖRÜLÜRSE


- S-PARAMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= S-PARAMETRELERİ


- s.a.[Lat. < SECUNDUM ARTEM] değil/yerine/= SANATIN GEREKTİRDİĞİ BİÇİMDE, SANATINIZA GÖRE


- SAADET/BAHTİYARLIK değil/yerine/= MUTLULUK/KIVANÇ


- SAÂDET[Ar.] ile SÜREKLİ MUTLULUK

( SÜREKLİ MUTLULUK )


- CLOCKWISE[İng.] / DANS LE SENS DES AIGUILLES D'UNE MONTRE[Fr.] / IN DER RICHTUNG DES UHRZEIGERS, IM UHRZEIGERSINN[Alm.] ile/değil/yerine/= SAAT YÖNÜ


- SAAT değil/yerine/= ÖYEN/ÖYLÜK/ÖYBİL/SAYAÇ


- SAAT[Osm.] / HOUR[İng.] / HEURE[Fr.] / STUNDE[Alm.] ile/değil/yerine/= SAAT


- SAAT değil/yerine/= UÇUR, ATLAK


- COUNTER-CLOCKWISE[İng.] ile/değil/yerine/= SAATİN TERS YÖNÜ


- SABAH değil/yerine/= ERTEN


- SABAH/SABAHLEYİN/SABAH VAKTİ/HOROZ VAKTİ değil/yerine/= ERTEN/ERTENLEYİN/ERTEN ÇERLİĞİ/ÖTEÇ ÇERLİĞİ


- SABÎ[Ar.] değil/yerine/= ÇOCUK

( HENÜZ MEMEDEN KESİLMEMİŞ ERKEK ÇOCUK | ÜÇ YAŞINI TAMAMLAMAYAN ERKEK ÇOCUK )


- SABİM/HEALTH INFORMATION COMMUNICATION CENTER[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK BİLGİ İLETİŞİM MERKEZİ


- SABIN[İng.] / SABIN[Fr.] / SABIN[Alm.] ile/değil/yerine/= SABİN


- KANÛN-İ ZEVÂYÂ-İ SÂBİTE[Osm.] / LAW OF CONSTANT ANGLES[İng.] / LOI DES ANGLES CONSTANTS[Fr.] ile/değil/yerine/= SABİT AÇILAR YASASI/KANUNU


- SABİT/CONSTANT değil/yerine/= DURGAN/DURAĞAN


- SABİT FONKSİYON[İng. CONSTANT FUNCTION] ile/||/<> SABİTLEYİCİ SEÇİLİM[İng. BALANCING SELECTION]

( Tanım kümesindeki tüm elemanları, değer kümesindeki tek bir elemanla ilişkilendiren işlev çeşidi. Örneğin f(x) = 1 biçiminde bir işlev tanımlanacak olursa x yerine yazılan sayı ne olursa olsun çıktı olarak sadece 1 elde edilecektir. @@ Sabitleyici seçilim, doğal seçilim nedeniyle popülasyonda iki alelin birden korunmasıdır. Bir alelin diğerine göre seçilim değerinin daha yüksek olması beklenir, dolayısoyla da diğer alelden daha üstün gelecektir. Fakat sabitleyici seçilimin geçerli olduğu yerlerde bir alelin seçilim değeri, alelin frekansına bağlıdır. Eğer bir alel daha yaygın olmaya başlarsa, doğal seçilim diğer alele sahip bireyleri seçmeye başlayacaktır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- STATIC VOLTAGE CHARACTERISTIC[İng.] ile/değil/yerine/= SABİT GERİLİM KARAKTERİSTİĞİ


- ISOVOLUMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= SABİT HACİMLİ


- CONSTANT ERROR[İng.] ile/değil/yerine/= SABİT HATA


- CONSTANT BOILING HCL[İng.] ile/değil/yerine/= SABİT KAYNAYAN HCL


- CONSTANT MASS[İng.] ile/değil/yerine/= SABİT KÜTLE


- BASE LOAD CONSUMPTION[İng.] / CONSOMMATION EN RUBAN[Fr.] / BANDVERBRAUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= SABİT YÜK TÜKETİMİ


- SABİT[Ar.] değil/yerine/= TANITLI


- SABİTLENME[İng. FIXATION] ile/||/<> NÖTRAL EVRİM KURAMI[İng. NEUTRAL THEORY OF MOLECULAR EVOLUTION] ile/||/<> WRİGHT-FİSHER MODELİ[İng. WRIGHT-FISHER MODEL]

( Bir popülasyonda, tek bir alel haricindeki bütün alellerin, tüm bireylerden silinmesi, dolayısıyla o alelin popülasyonda %100 (1) oranına ulaşmasıdır. Bu durumda alel "sabitlendi" denir. @@ Uyum başarısı üzerinde etkisi olmayan mutasyonlar (nötr mutasyonlar) sonucu oluşan alellerin, popülasyon içinde sabitlenmesini ve bunun sonucunda meydana gelen yavaş değişimleri inceleyen kuramdır. Aynı zamanda, mutasyonların çoğunun nötr olduğunu ispatlayan, sadece ufak bir kısmının zararlı ya da faydalı olabileceğini gösteren kuramdır. @@ Wright-Fisher modeli genetik sürüklenmenin açıklanmasında sıkça kullanılan matematiksel bir modeldir. Popülasyonların sınırlı ve sabit bir büyüklükte olduğunu ve çiftleşmenin rastgele oluştuğunu varsayar. Bu modelin sonuçlarından biri, eğer popülasyonda yeni bir alel oluşursa bu alelin sabitlenme olasılığının bu yeni alelin frekansına eşit olduğudur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- STEATITE, SOAPSTONE[İng.] ile/değil/yerine/= SABUNLAĞI


- SAPONIFICATION[İng.] / SAPONIFICATION[Fr.] / VERSEIFUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SABUNLAŞMA


- STÉATITE[Fr.] ile/değil/yerine/= SABUNTAŞI


- FRINGE DISTANCE[İng.] / INTERVALLE DE FRANGE[Fr.] / FRANSENABSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= SAÇAK ARALIĞI


- FRINGE WIDTH[İng.] / LARGEUR DE FRANGE[Fr.] / FRANSENBREITE[Alm.] ile/değil/yerine/= SAÇAK GENİŞLİĞİ


- FRINGE[İng.] / FRANGE[Fr.] ile/değil/yerine/= SAÇAK


- FRANSEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SAÇAKLAR


- SACCHAROMYCETES CEREVİSİAE ile/||/<> HETEROKARYON

( Tek gözeli Ascomycete mayası, fırıncı ya da bira mayası olarak da bilinir. Özellikle rekombinant DNA ve göze döngüsü, çiftleşme tipi ve heterokaryon uyumluluğu çalışmalarında basit bir ökaryotik model olarak kullanılır. Bir prokaryotik sistemin avantajlarına sahiptir, ancak gerçek bir ökaryottur. Ökaryotların E.coli'si olarak kabul edilir. S. cerevisiae, eşeyli ve eşeysiz çoğalabilir ve haploid ya da diploid olarak yetiştirilebilir. Genomu 1997'de dizildi ve 12.057.500 bp içeriyor; 16 kromozomu 6.000 geni bulunuyor. @@ Birden fazla genetik olarak farklı çekirdeğe sahip göze. Fungal (heterokaryon) uyumsuzluk çeşitleri birebir aynı olduğu takdirde, fungilerde doğal olarak gözlemlenen bir durumdur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SCATTERING ANGLE[İng.] / ANGLE DE LA DIFFUSION[Fr.] / STREUUNGSWINKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SAÇILMA AÇISI


- SCATTERING AMPLITUDE[İng.] / STREUUNGSAMPLITUDE[Alm.] ile/değil/yerine/= SAÇILMA GENLİĞİ


- SCATTERING COEFFICIENT[İng.] / STREUUNGSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= SAÇILMA KATSAYISI


- SCATTERING MATRIX[İng.] / MATRICE DE DIFFUSION[Fr.] / STREUUNGSMATRIX[Alm.] ile/değil/yerine/= SAÇILMA MATRİSİ


- SCATTERING CROSS SECTION[İng.] / COUPE EFFICACE DE DIFFUSION[Fr.] / STREUQUERSCHNITT[Alm.] ile/değil/yerine/= SAÇILMA TESİR KESİTİ


- TENÂSÜR[Osm.] / SCATTERING[İng.] / STREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SAÇILMA


- SCATTERED RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT DIFFUSÉ[Fr.] / STREUSTRAHLUNG, GESTREUENDE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SAÇILMIŞ IŞINIM/IŞIN


- SAÇMA = ABES = ABSURD[İng., Alm.] = ABSURDE[Fr.] = ABSURDO/DA[İsp.]


- SACRED :/yerine KUTSAL


- ŞÂD[Fars.] değil/yerine/= NEŞELİ, SEVİNÇLİ


- SAD :/yerine ÜZGÜN


- SADAKA değil/yerine/= ELÇIKI


- ŞÂDÂN ile SEVİNÇLİ, NEŞELİ, ZEVKLİ | ŞAD KİŞİLER

( SEVİNÇLİ, NEŞELİ, KEYİFLİ | ŞAD KİMSELER )


- SÂDE[Fars.]/SÂF[Ar.] değil/yerine/= ARI/YALIN


- SADED[Ar.] değil/yerine/= ASIL

( Asıl konu. | Yakınlık, civar. | Düşünce, niyet, kasıt; girişim/teşebbüs. )


- SADED[Ar.] ile ÖZET

( Asıl konu. | Yakınlık, civar. | Düşünce, niyet, kasıt; girişim/teşebbüs. İLE ... )


- SADED[Ar.] ile SONUÇ

( Asıl konu. | Yakınlık, civar. | Düşünce, niyet, kasıt; girişim/teşebbüs. İLE ... )


- SADEDE GELMEK değil/yerine/= KONUYA DÖNMEK


- PURE VISCOSITY[İng.] / VISCOSITÉ PURE[Fr.] ile/değil/yerine/= SAF AĞDALILIK


- PURE GERMANIUM DETECTOR[İng.] / DÉTECTEUR AU GERMANIUM PUR[Fr.] / REINSTGERMANIUMDETEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SAF GERMANYUM DEDEKTÖRÜ


- SAF[Osm.] ile/değil/yerine/= SAF


- ŞAFAK[Ar. < ŞEFAK] değil/yerine/= TAN

( Güneş doğmadan az önce beliren aydınlık. )


- SAFE :/yerine GÜVENLİ


- SAFETY :/yerine GÜVENLİK


- SAFHA[Ar.]/MERHALE[Ar. < RİHLET]/FAZ[Fr. < Yun.] değil/yerine/= EVRE/AŞAMA

( Bir olayda, birbiri ardınca görülen ve/ya da beliren, gelişen değişik durumların her biri. | Menzil, konak, aşama. | İki menzil, konak arası. | Bir günlük yol. )


- SAFİR değil/yerine/= GÖKÇETAŞ


- SAFİR değil/yerine GÖKYAKUT

( Mavi renkli, değerli bir korindon türü. )


- SAPPHIRE[İng.] / SAPHIR[Alm.] ile/değil/yerine/= SAFİR


- GRADE[İng.] ile/değil/yerine/= SAFLIK DERECESİ


- PURITY[İng.] / REINHEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= SAFLIK


- SAFFLORITE[İng.] ile/değil/yerine/= SAFLORİT


- BILE ACIDS[İng.] / ACIDE BILIAIRE[Fr.] / GALLENSÄUREN[Alm.] ile/değil/yerine/= SAFRA ASİTLERİ


- BILE PIGMENT[İng.] / PIGMENT BILIAIRE[Fr.] / GALL FARBSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= SAFRA BOYARNESNESİ


- BILE SALTS[İng.] / SEL BILIAIRE[Fr.] / GALLEN SALZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SAFRA TUZLARI


- ŞAFT[İng. SHAFT] ile ŞAFT

( Bir makinenin dönme hareketini, öteki parçalara aktaran ve ucuna dişli çarklar, tekerlekler ya da pervane bağlanan demir mil. İLE Bilardoda, ıstaka çeşidi. )


- RIGHT-HAND RULE[İng.] / RÈGLE DE LA MAIN DROITE[Fr.] / DREIFINGERREGEL (RECHTE HAND), RECHTGÄNGIGE REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SAĞ EL KURALI


- RIGHT-HAND POLARIZATION[İng.] / POLARISATION DROITE[Fr.] ile/değil/yerine/= SAĞ EL KUTUPLANMASI


- RIGHT-HAND HELICITY[İng.] / HÉLICITÉ DROITE[Fr.] / RECHTER HELICITY[Alm.] ile/değil/yerine/= SAĞ EL SARMALLIĞI


- RECHTGÄNGIGE POLARISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= SAĞ ELLİ KUTUPLANMA


- RECHTGÄNGIGE SPIRALE[Alm.] ile/değil/yerine/= SAĞ ELLİ SARMAL


- SAĞALTIM/TEDAVİ[Ar.]:
AYAKTA ile/ve/||/<>/> YATARAK


- SAĞDUYU = HASSE-İ SELİME = GOOD SENSE[İng.] = BON SENS[Fr.] = GESUNDER VERSTAND[Alm.]


- SAĞIN = SAHİH = EXACT[İng., Fr.] = EXAKT[Alm.] = EXIGERE[Lat.] = EXACTO/TA[İsp.]

( Doğruluk kuralına uygun olan. | Sözün, anlatılmak istenilene tam karşılık olması, tam uygun düşmesi niteliği. )


- SAGİTAL EKSEN/SAGITTAL AXIS[İng.] değil/yerine/= ÖN-ARKA EKSEN


- SAĞLIK ENFORMASYON SİSTEMLERİ/HEALTHCARE INFORMATION SYSTEMS[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK BİLİŞİM DÜZENİ (BİLİM DALI)


- HEALTH PHYSICS[İng.] / PHYSIQUE SANITAIRE[Fr.] / GESUNDHEITSPYSIK, STRAHLENSCHUTZPHYSIK[Alm.] ile/değil/yerine/= SAĞLIK FİZİĞİ


- SAĞLIK = HEALTH[İng.] = SANTÉ[Fr.] = GESUNDHEIT[Alm.] = SALUTE[İt.] = SALUD[İsp.]


- ŞAH MAT değil/yerine/= HAN DÜŞER


- SAH/SAK SUBARAKNOİT HEMORAJİ/SUBARACHNOID HEMORRHAGE[İng.] değil/yerine/= SUBARAKNOİT KANAMA


- SAHA IONIZATION[İng.] / IONISATION DE SAHA[Fr.] / SAHA-IONISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= SAHA İYONLAŞMASI


- SÂHA[Ar.]/SEKTÖR[Fr.] ile BÖLÜM/KESİM/ALAN

( SECTOR vs. ZONE/AREA )


- ŞAHAB/ŞİHÂB[Ar.]/METEOR(İT) değil/yerine/= GÖKTAŞI

( Havayuvarı içinde oluşan sıcaklık değişmeleri, yel, yıldırım, yağmur, dolu gibi olaylara verilen ad. | Akanyıldız. )


- SAHAN ile ŞAHAN[< ŞAHİN]

( Tencere. İLE [Fars.] Şahlar, sultanlar/padişahlar. | Şahin. )


- SAHAN[Ar.] değil/yerine/= TENCERE


- ŞAHANE değil/yerine/= ÇOK GÜZEL, EŞSİZ, GÖRKEMLİ


- SAHANLIK değil/yerine/= DÜZLÜK/DÜZALAN


- ŞAHAP[Ar. < ŞİHÂB] değil/yerine/= AĞMA/AKAN YILDIZ


- SAHÂVET[Ar.] değil/yerine/= EL AÇIKLIĞI

( CÖMERTLİK, EL AÇIKLIĞI )


- ŞAHESER[Ar.] değil/yerine/= BAŞYAPIT


- SAHİFE[Ar.] değil/yerine/= YAPRAK


- SAHİH[Ar.]["SAİH" değil!] değil/yerine/= DOĞRU


- SAHİL[Ar.] değil/yerine/= KIYI/YAKA/YALI


- SAHIN/SAHN[Ar.] değil/yerine/= NAMAZ KILMA YERİ


- SAHİP/MÂLİK[Ar.] değil/yerine/= İYE


- SAHİP değil/yerine/= İYE


- ŞAHIS[Ar.] değil/yerine/= KİŞİ/BİREY


- TANIK/ŞAHİT ile/ve/değil GÖZLEMCİ


- ŞÂHİT/ŞÂHİD[Ar.]["ŞAİT" değil!] değil/yerine/= TANIK


- SAHNE ile ŞANO[İt. SCENA]

( ... İLE Tiyatro sahnesi. )


- SAHNE[Ar. < Yun.] değil/yerine/= KÖRÜNÇ/GÖRÜNÇ, SEKİ


- SAHRA[Ar.] değil/yerine/= ÇÖL


- SAHRA değil/yerine/= KIR


- SAHRA[Ar.] değil/yerine/= KIR | ÇÖL


- ŞAHS/ŞAHIS/FERT/FERD/INDIVIDU değil/yerine/= BİREY


- ŞAHSEN[Ar.] değil/yerine/= KİŞİSEL OLARAK


- ŞAHSİ (HAKLAR) değil/yerine/= KİŞİSEL (ÜLEVLER)


- ŞAHSÎ[Ar.] değil/yerine/= KİŞİSEL


- ŞAHSINA MÜNHASIR değil/yerine/= KENDİNE ÖZGÜ


- ŞAHSİYET (HAKLARI) değil/yerine/= KİŞİLİK (ÜLEVLERİ)


- SAHTE değil/yerine/= DÜZME/DÜZMECE


- [ne yazık ki]
SAHTE[Fars.] değil/yerine/= YAPAY/YAPMA, DÜZMECE

( Sahte olan, zaman ve uzay ile sınırlıdır ve koşulların ürettiğidir. )

( Bir an gerçek gibi görünmek, sahte olanın doğasıdır. )

( Sahte olanı yıkamazsınız, çünkü onu durmadan yaratıyorsunuz. )

( Sahtenin sahteliği anlaşıldığında, o, kendi kendine erir gider. )

( Sahte olanı sahte olarak görmek ve sahte olanı terk etmek, gerçeği getirecektir. )

( Sahte olduğunu gördüğünüz her ne ise o eriyip kaybolur. )

( Sahte olandan vazgeçin, doğru olan kendi yerini bulacaktır. )

( Sahte olanın zamana gereksinimi olduğunu ve zamana gereksinimi olanın sahte olduğunu bir kez anlarsanız, zaman ötesi ve hep şimdi'de olan Gerçek'e yakınlaşmış olursunuz. )

( Gerçeğin görülmesini o kadar zorlaştıran, sahte olana tutunup ondan kopamamaktır. )

( Gerçek, sahtenin reddi ve inkârı ile ifade edilebilir -eylemle. )

( Gerçek, herkes için birdir, ancak sahte olan kişiseldir. )

( Sahte olanı fark edip onu reddetmek, gerçeğe giden yolu açar. )

( Sahte olanlar gittiğinde, geride kalan, gerçek olandır. )

( Doğru kendini öne sürmez, o sahtenin sahte olarak görülmesi ve reddedilmesinde yatar. Zihin, sahte olan tarafından kör edilmişken, doğruyu aramak yararsızdır. Doğru olanın sezilebilmesi için önce sahtenin tamamen temizlenip yok edilmesi gerekir. )

( Sahte olanın keşfedilip terk edilmesi, gerçek olanın zihne girişini sağlar. )

( Sahte olanın yıkımı, şiddet değildir. )

( Sahte olanın reddi, özgürleştirici ve enerji vericidir. )

( Sahte olan "Ben-im" duygusu değil fakat kendinizi ne sandığınızdır. )

( The false is limited in time and space and is produced by circumstances.
It is the nature of the false that it appears real for a moment.
You cannot destroy the false, for you are creating it all the time.
To see the false as false and abandon the false brings reality into being.
It is the discarding the false that opens the way to the true.
What you see as false, dissolves.
Once you understand that the false needs time and what needs time is false, you are nearer the Reality, which is timeless, ever in the now.
It is the clinging to the false that makes the true so difficult to see.
Reality is common to all. Only the false is personal.
The false dissolves when it is discovered.
The discovery and abandonment of the false remove what prevents the real entering the mind.
The destruction of the false is not violence.
Renunciation of the false is liberating and energizing.
It is not the "I am" that is false, but what you take yourself to be. )

( KALP )

( ARTIFICIAL vs. FAKE )


- SAHTEALELLER[İng. PSEUDOALLELES] ile/||/<> SAHTEBİLİM[İng. PSEUDOSCIENCE]

( Gen gibi davranan ama çaprazlanma (crossing-over) sırasında ayrılabilen gen çiftidir. @@ Bilimsel olarak sunulan fakat bilimsel olmayan iddia, inanış, bilgi ve uygulamaların hepsine verilen isimdir. Bir sahtebilim dışarıdan bakıldığında kolaylıkla anlaşılamayabilir fakat bilimsel yollar, metotlar ve sorular izlendiğinde bilime uymayan, bilimle zıt düşen durumlar oluşturması halinde kolaylıkla anlaşılabilir. Günümüzde en çok tutan sahtebilimler; fal, burçlar, uzay görevleri karşıtlığı, yaratılışçılık, düz dünyacılık ve astroloji yorumlarıdır.[1]

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SAHTEGEN[İng. PSEUDOGENES] ile/||/<> PSÖDOGEN[İng. PSEUDOGENES]

( "Anlamsız mutasyon" isimli bir mutasyon tipi sonucu oluşmuş, bölünme yeteneği olmayan gendir. Psödogenler genellikle "y" sembolü ile ifade edilirler. DNA dizisindeki psödogenler ancak protein sentezi sırasındaki bir aksama sonucu anlaşılabilir. RNA dizisinde ise psödogenleri tanımak çok daha kolaydır. @@ Anlamsız mutasyona sahip ve transkripsiyon yeteneğini olmayan bir gen. Bazı psödogenler, işlenmiş mRNA'nın retropozisyonundan kaynaklanır ve intronların ekspresyonu için gerekli düzenleyici sekansları bulunmaz.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SAHTEKÂR değil/yerine/= DÜZMECİ


- SAİKA[Ar.] değil/yerine/= YILDIRIM | NEDEN


- FEU DE SAINT-ELME[Fr.] ile/değil/yerine/= SAİNT ELMO KIVILCIMI


- ÉQUATION DE SAINT-VENANT[Fr.] ile/değil/yerine/= SAİNT-VENANT DENKLEMİ


- ŞAİR[Ar.]/POET[İng.] değil/yerine/= OZAN


- SAİR[Ar.] değil/yerine/= BAŞKA, ÖTEKİ


- ŞAİR[Ar.] değil/yerine/= OZAN

( Şiir söyleyen ya da yazan kişi. | Hayal gücü geniş olan, duyarlı, duygulu kişi. )

( )


- ŞAİRÂNE[Ar.]/POETIC[İng.] değil/yerine/= OZANCA


- SÂİRFİLMENÂM[Ar.]/SOMNAMBULE[Fr.] değil UYURGEZER


- SAK/SAC[İng.] değil/yerine/= KESE


- ŞAKAİK değil/yerine/= GELİNCİK ÇİÇEĞİ

( GELİNCİK ÇİÇEĞİ )


- SAKARİMETRE[Fr.] değil/yerine/= ŞEKERÖLÇER

( Bir sıvıda, çözelti durumunda bulunan şeker miktarını belirlemeye yarayan aygıt. )


- SAKAT[Ar.] değil/yerine/= ÇOLAK/SÖKEL


- SAKATLANMAK[Ar.] değil/yerine/= ÇOLMAK


- SAKE :/yerine HATIRINA


- SAKİL[Ar.]["SAKİR" değil!] değil/yerine/= AĞIR | KABA

( Ağır. | Sıkıntı veren, sıkıntılı. | Çirkin, kaba. | Türk müziğinde bir usûl. )


- SAKÎM[Ar. < SAKAMET] değil/yerine/= BOZUK/YANLIŞ/EKSİK

( Hasta, hastalıklı. | Yanlış. | Rivâyeti doğru, sağlam olmayan hadîs. )


- MAHFUZİYET[Osm.] / ERGUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= SAKIM


- SAKİN değil/yerine/= DİNGİN


- SAKİN değil/yerine/= DİNGİN/DURGUN