Türkçe'si Varken... FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 26.704 başlık/FaRk ile birlikte,
26.704 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(82/108)
- PREVALANS/PREVALENCE[İng.] değil/yerine/= YAYGINLIK ORANI
- PREVANTİF/PREVENTIVE[İng.] değil/yerine/= ÖNLEYİCİ
- PREVENT :/yerine ÖNLEMEK
- PREVIOUS :/yerine ÖNCEKİ
- PREVIOUSLY :/yerine ÖNCEDEN
- PRÉVOST'S THEORY OF EXCHANGES[İng.] ile/değil/yerine/= PRÉVOST DEĞİŞ-TOKUŞ KURAMI
- THÉORIE DES ÉCHANGES DE PRÉVOST[Fr.] ile/değil/yerine/= PRÉVOST ISIL DEĞİŞİM KURAMI
- PRÉVOSTS THEORIE DES THERMISCHEN GLEICHGEWICHTS[Alm.] ile/değil/yerine/= PRÉVOST ISIL DENGE KURAMI
- PREZANTASYON/PRESENTATION[İng.] değil/yerine/= SUNUM
- PREZENTASYON[İng. < PRESENTATION] yerine SUNUM
- PREZERVASYON/PRESERVATION[İng.] değil/yerine/= KORUMA
- PREZERVASYON SOLÜSYONU/PRESERVATION SOLUTION[İng.] değil/yerine/= KORUMA ÇÖZELTISİ (TRANSPLANTASYON)
- PRIABONIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= PRİBONYAN EPOKU
( Günümüzden 37.200.000 ile 33.900.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PRICE :/yerine FİYAT
- PRICK TEST/SKIN PRICK TEST[İng.] değil/yerine/= DERİ DELME TESTİ
- PRIDE :/yerine GURUR
- PRIEST :/yerine RAHİP
- PRIMARIES, REMIGES[İng.] değil/yerine/= EŞ ANLAMLAR: UÇUŞ TÜYLERİ
( Primer kanat tüyleri ya da telekler, kuşların gökyüzüne yükselmesine olanak tanır. Diğer tüylerden farklı olarak uçuşun ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri ve hassas bir biçimde konumlandırılabilmeleri için güçlü bağ dokuları ile kemiğe tutturulur. Telekler, uçuş tüylerinin en uzunlarıdır. Kanatın dış yarısını işgal ederler, sert parmaklar gibi kontrol edilip döndürülebilirler ve kuşun ileri itiş gücünün çoğunu sağlarlar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PRIMARILY :/yerine ÖNCELİKLE
- PRIMARY SEX RATIO[İng.] değil/yerine/= BİRİNCİL CİNSİYET ORANI
( Nüfus içinde erkeklerin kadınlara oranıdır. Birincil cinsiyet oranı memelilerde genellikle yüzde 1 den fazladır. İnsanlarda 100 kadın için 110-160 arası erkek olduğu tahmin edilmektedir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PRIMARY :/yerine BİRİNCİL, ANA
- PRİMAT[İng. PRIMATE] ile/||/<> ESNEKLİK[İng. FLEXIBILITY] ile/||/<> PARAFİLETİK GRUP[İng. PARAPHYLETIC GROUP] ile/||/<> PROSİMİYEN[İng. PROSIMIAN]
( Temel olarak içinde maymunlar (simiyenler) ve ön maymunlar (prosimiyenler) gibi öteryen memelileri barındıran, ilk olarak 85-55 milyon yıl önce küçük kemirgen hayvan türlerinden ayrılarak evrimleşmiş olan taksonomik bir takımdır. Takım içindeki hayvanlar iri beyinleri, üstün görsel becerileri, renkli görüş kabiliyetleri, omuz esneklikleri ve karmaşık hareketleri yapabilen elleriyle bilinirler. Örneğin insan (Homo sapiens), primatlar takımından bir memeli hayvan türüdür. @@ Cisimlerin, şekil ve büyüklüklerinin, uygulanan kuvvet ile değişebilme ve uyum sağlayabilme, sonrasında tekrar eski haline dönebilme özelliğine esneklik denir. @@ Evrimsel bir soy ağacının ortak atasını ve o atanın soyundan gelen türlerin çoğunu içeren, ancak bir ya da daha fazla alt öbeği herhangi bir nedenle ayrı tutan filogenetik gruplara verilen addır. Böylesi bir tür grubunun, öbeğin dışında bırakılan türlere göre parafiletik olduğu söylenir. Örneğin primatlar altında loris ve tarsiyerleri dışlayan Prosimii parafiletik bir gruptur ve görselde mavi ile gösterilmiştir. @@ Önmaymunlar. Primatlar takımının Lemurları, Lorisleri ve Tersiyerleri içeren alttakımıdır. Tersiyerler.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PRIME :/yerine BAŞLICA, BİRİNCİ
- PRIME[İng.] değil/yerine/= ÖNCEL
- PRIMARY ADSORPTION LAYER[İng.] ile/değil/yerine/= PRİMER ADSORPSİYON TABAKASI
- PRIMER/PRIMARY[İng.] değil/yerine/= BİRINCİL
- PRIMING[İng.] değil/yerine/= HAZIRLAMA
- PRIMİTİF/PRIMİTIVE[İng.] değil/yerine/= İLKEL
- PRİMİTİVİZM değil/yerine/= İLKELCİLİK
- PRIMORDİYAL/PRIMORDIAL[İng.] değil/yerine/= İLKEL | TEMEL
- PRIMOSOME[İng.] değil/yerine/= PRİMOZOM
( DNA replikasyonu sırasında RNA primerinin sentezlenmesinden sorumlu protein topluluğudur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PRIMUM NIHIL NOCERE[İng.] değil/yerine/= ÖNCELİKLE ZARAR VERME
- PRIMUM[İng.] değil/yerine/= İLK | ÖNCE
- PRINCIPAL :/yerine MÜDÜR, ESAS
- PRINCIPLE :/yerine İLKE
- PRINT OUT[İng.] değil/yerine/= ÇIKTI
- PRINT :/yerine YAZDIRMAK, BASKI
- PRINTER[İng.] değil/yerine/= YAZICI
- PRION[İng.] değil/yerine/= PRİON
( Hiç bir nükleik asit içermeyen, yanlış katlanmış proteinden oluşan patojen, yani hastalık yapıcı bir maddedir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PRIOR :/yerine ÖNCEKİ
- PRIORITY :/yerine ÖNCELİK
- PRISON :/yerine HAPİSHANE
- PRISONER :/yerine MAHKUM
- PRIVACY :/yerine GİZLİLİK
- PRIVATE :/yerine ÖZEL
- MENSÛR[Osm.] / PRISM[İng.] / PRISME[Fr.] / PRISMA[Alm.] ile/değil/yerine/= PRİZMA
- PRK/PHOTOREFRACTIVE KERATOCTOMY FOTOREFRAKTİF[İng.] değil/yerine/= KORNEA KESİSİ, IŞIKKIRAN SAYDAM TABAKA KESİSİ
- PRN/PRO RE NATA[İng.] değil/yerine/= GEREKSİNIM DURUMUNDA, İHTİYAÇ HALİNDE
- pro rat. aet.[Lat. < PRO RATIONE AETATIS] değil/yerine/= YAŞA GÖRE
- pro us ex.[Lat. < PRO USU EXTERNA] değil/yerine/= DIŞARIDAN KULLANMAK İÇİN
- PROBABİLİZM değil/yerine/= OLASICILIK
- PROBABLY :/yerine MUHTEMELEN
- PROBİYOTİK/PROBIOTIC[İng.] değil/yerine/= YARARLI MINICAN
- PROBLEM :/yerine SORUN
- PROBLEM/Lİ yerine SORUN/LU
- PROBLEMATİK değil/yerine/=
- PROCEED :/yerine İLERLEMEK
- PRODROM[İng.] değil/yerine/= ÖNBELİRTİ
- PRODROMAL[İng.] değil/yerine/= ÖNBELİRTILİ
- PRODUCE :/yerine ÜRETMEK
- PRODUCER :/yerine YAPIMCI, ÜRETİCİ
- PRODUCT :/yerine ÜRÜN
- PRODUCTION :/yerine ÜRETİM
- PRODÜKSİYON değil/yerine/= YAPIM
- PRODÜKTÖR değil/yerine/= YAPIMCI/ÜRETİCİ
- PROFESÖR["PROFÖSÖR" değil!] değil/yerine/= BİLMEN
- PROFESSION :/yerine MESLEK
- PROFESSIONAL :/yerine PROFESYONEL
- PROFESSOR :/yerine PROFESÖR
- PROFESYONEL değil/yerine/= İŞGEDENUZMAN
- PROFESYONEL değil/yerine/= UZMAN/CA
- PROFICIENCY[İng.] değil/yerine/= YETERLİLİK
- PROFİL/PROFILE[İng.] değil/yerine/= DÖKÜM | YANDAN GÖRÜNÜŞ
- PROFİLAKSİ/PROPHYLAXIS[İng.] değil/yerine/= ÖNLEME
- PROFİLAKTİK/PROPHYLACTIC[İng.] değil/yerine/= ÖNLEYİCİ
- PROFILE :/yerine PROFİL
- PROFIT :/yerine KÂR
- PROGESTERON[İng. PROGESTERONE] ile/||/<> ADRENAL BEZLER[İng. ADRENAL GLAND] ile/||/<> ENDOMETRİUM
( Progesteron, dişi üreme sistemi tarafından salgılanan hormondur. Esas olarak rahim iç duvarının (endometrium) durumunu düzenlemede görevlidir. Progesteron, yumurtalıklar, plasenta ve adrenal bezler tarafından üretilir. Progesteron olası hamilelik için rahim duvarını döllenmiş yumurtanın tutunabilmesi için kalınlaştırır. @@ Böbreklerin üzerinde yer alan, üçgen biçimine benzer bir çift endokrin bezidir. Anatomik açıdan böbreklerin üzerinde yer aldıkları için ismini buradan almaktadır. @@ Mukoza ile birlikte memeli rahminin iç epitel tabakasına verilen isim. Endometriyumdaki kan damarları ve bezler hamilelikte boyut ve sayı olarak artar. Vasküler boşluklar kaynaşır ve birbirine bağlanır ve plasentayı oluşturur. Böylelikle yavruya oksijen ile besin sağlanmış olur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PROGNOZ/PROGNOSIS[İng.]/AKIBET[Ar.] değil/yerine/= SONLANIM
- PROGRAM[İng.] değil/yerine/= İZLENCE, İZLİK
- PROGRAM[İng. PROGRAM | Fr. PROGRAMME ] değil/yerine/= KOMUTLAM
- PROGRAM :/yerine PROGRAM
- PROGRES/PROGRESS[İng.] değil/yerine/= İLERLEME | GÜNLÜK
- PROGRESİF/PROGRESSIVE[İng.] değil/yerine/= İLERLEYİCİ
- PROGRESS :/yerine İLERLEME
- PROGRESYON/PROGRESSION[İng.] değil/yerine/= İLERLEYİŞ
- PRO-INFLAMMATORY[İng.] değil/yerine/= PRO-İNFLAMATUAR
( (Sıfat) İnflamasyon yükseltici.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PROJE[İng. PROJECT] değil/yerine/= TASARI/İŞ
- PROJECT :/yerine PROJE
- PROJEKSİYON/PROJECTION[İng.] değil/yerine/= YANSITMA | İZ DÜŞÜM
- PROJEKSİYON değil/yerine/= YANSITMA
- PROJEKTİF/IDENTIFIKASYON PROJECTIVE IDENTIFICATION[İng.] değil/yerine/= YANSITMALI ÖZDEŞİM
- PROJEKTIL/PROJECTILE[İng.] değil/yerine/= MERMİ, ATIŞ
- PROJEKTÖR değil/yerine/= IŞILDAK/İZDÜŞÜREÇ
- PROKARYOT değil/yerine/= İLKEL ÇEKİRDEKLİ
- PROKSİMAL[/PROXIMAL[[İng.] değil/yerine/= BAŞLANGICA YAKIN
- PROLAKTİN[İng. PROLACTIN] ile/||/<> PROLİFERASYON[İng. PROLIFERATION]
( Memelilerde laktasyona (süt üretimine) yardımcı olan ve bir dizi başka işlev ve sistemden sorumlu olan bir hormondur. Prolaktin, beyindeki hipofiz bezinin ön kısmının yanı sıra rahim, beyin, göğüsler, prostat, yağ dokusu, deri ve bağışıklık gözelerinde üretilir. @@ Hücrelerin uygun koşullar altında hızlı bir biçimde göze döngüsünü tamamlayarak çoğalması durumudur. Bölünme, iyi huylu olabileceği gibi, kötü huylu da olabilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PROLAPSUS[İng.] değil/yerine/= SARKMA
- PROLIFERASYON/PROLIFERATION[İng.] değil/yerine/= ÇOĞALMA
- PROLIFERATİF/PROLIFERATIVE[İng.] değil/yerine/= ÇOĞALAN
- PROLOG[Fr.] değil/yerine/= ÖNDEYİŞ
- PROMETHIUM CELL[İng.] / CELLULE DE PROMETHIUM[Fr.] ile/değil/yerine/= PROMETYUM PİLİ
- PROMETHIUM[İng.] / PROMÉTHIUM[Fr.] / PROMETHIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= PROMETYUM
- PROMINENT :/yerine ÖNDE GELEN
- PROMISE :/yerine SÖZ VERMEK, SÖZ
- PRÖMİYER/GALA["İLK PRÖMİYER/İLK GALA" değil!] değil/yerine/= İLK GÖSTERİM
- PROMOSYON değil/yerine/= TANITIM
- PROMOTE :/yerine TERFİ ETTİRMEK, TEŞVİK ETMEK
- PROMOTOR[İng.] değil/yerine/= KURUCU, GELİŞTİREN
- PROMPT :/yerine HEMEN, HIZLI
- PRON/PRONE[İng.] değil/yerine/= YÜZÜSTÜ
- PRONASYON/PRONATION[İng.] değil/yerine/= İÇE DÖNME (KOL VB.)
- PROOF :/yerine KANIT
- PROP/PROBE[İng.] değil/yerine/= BAŞLIK, MIL
- PROPANE[İng.] / PROPANE[Fr.] / PROPAN[Alm.] ile/değil/yerine/= PROPAN
- PROPER FUNCTIONALISM[İng.] değil/yerine/= UYGUN İŞLEVSELCİLİK
( Gettier sonrasında gerekçelendirme koşuluna odaklanan çağdaş epistemolojideki kuramlardan biri olan uygun işlevselcilik, gerekçelendirmenin neliğine yönelik bir araştırma olarak kaşımıza çıkmaktadır. Uygun işlevselciliğe göre bir inancın güvence altına alınmış olmasını sağlayan üç koşul vardır: bilişsel yetilerin uygun bir çevrede uygun bir biçimde çalışması, öznenin doğru inanç oluşturmayı amaçlaması ve bu koşullar altında oluşturulan inançların yüksek güvenilirliğinin olması. Temel olarak uygun işlevselcilik kuramı, öznenin bilişsel yetilerine dayanır ve epistemik güvenceyi bu doğrultuda açıklar. Söz konusu kuramın önemli temsilcilerinden biri olan Alvin Plantinga; ‘Olumlu Epistemik Statüler ve Uygun İşlevselcilik’, ‘Güvence ve Uygun İşlevselcilik’, ‘Güvence: Güncel Tartışmalar’ gibi kitaplarında kuramı ayrıntılarıyla açıklamıştır. Uygun işlevselcilik, bilginin dördüncü koşulunu ‘uygun işlev’ olarak belirler ve bir inancın teminat altına alınmasını, epistemik öznenin bilişsel yetilerinin uygun bir biçimde çalışıyor olması anlamına geldiğini ileri sürer. Yani öznenin, bir önermeye dair inancından yola çıkarak bilgi oluşturma sürecinin epistemik niteliğe sahip olabilmesi için, bilişsel yetilerin işlevini uygun bir biçimde yerine getirmesi gerekmektedir. Bu bağlamda uygun işlev kavramı, hem içsel hem de dışsal koşullara işaret etmektedir. Kısaca uygun işlevselcilik kuramının, doğru inancın bilgiye dönüştürülmesi için odaklandığı temel kavram olan güvencenin, onun üç niteliğinin işleyişiyle mümkün olduğunu ve bu bakımdan bilgiyi ‘güvence altına alınmış doğru inanç’ ya da ‘olumlu epistemik statü gösterilmiş doğru inanç’ olarak tanımladığını söyleyebiliriz.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PROPER :/yerine UYGUN, DOĞRU
- PROPERLY :/yerine DÜZGÜNCE
- PROPERTY :/yerine MÜLK
- PROPYL GRUPPE[Alm.] ile/değil/yerine/= PROPİL GRUBU
- PROPYL GROUPS[İng.] ile/değil/yerine/= PROPİL GRUPLARI
- PROPORSİYON/PROPORTION[İng.] değil/yerine/= ORANTI
- PROPORSİYONEL/PROPORTIONAL[İng.] değil/yerine/= ORANTILI
- PROPORTION :/yerine ORAN
- PROPOSAL :/yerine TEKLİF
- PROPOSE :/yerine ÖNERMEK
- PROPOSED :/yerine ÖNERİLEN
- PROPRIOSEPTİF/PROPRIOCEPTIVE[İng.] değil/yerine/= DERİN DUYU
- PROPRIYOSEPSİYON/PROPRIOCEPTION[İng.] değil/yerine/= KONUM DUYUSU ALGILAMA
- PROPRIYOSEPTÖR/PROPRIOCEPTOR[İng.] değil/yerine/= KONUM DUYUSU ALMACI
- PROSECUTOR :/yerine SAVCI
- PROSEDÜR/PROCEDURE[İng.] değil/yerine/= İŞLEM
- PROSEDÜREL BELLEK/PROCEDURAL MEMORY[İng.] değil/yerine/= İŞLEM BELLEĞİ
- PROSES/PROCESS[İng.] değil/yerine/= SÜREÇ
- PROSOPAGNOSIA[İng.] değil/yerine/= YÜZ KÖRLÜĞÜ
( Prosopagnosia da denen bu rahatsızlığa sahip kişiler aile bireylerinin, partnerlerinin ya da arkadaşlarının yüzlerini tanıyamazlar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PROSPECT :/yerine OLASILIK
- PROSPEKTİF EVALÜASYON/RETROSPECTIVE EVALUATION[İng.] değil/yerine/= İLERLEYİK DEĞERLEME
- PROSPEKTİF/PROSPECTIVE[İng.] değil/yerine/= İLERLEYİK
- PROSPEKTÜS/PACKAGE INSERT[İng.] değil/yerine/= TANITMALIK
- PROSPEKTÜS[Fr./İng. < PROSPECTUS] değil/yerine/= TANITMALIK
- PROSTAT[Fr. < Yun.] değil/yerine/= KESTANECİK
( Erillerde, sidiktorbasının altında bulunan, siyeğin başlangıç bölümünü çevreleyen ve meni yapımında görev alan, içsalgı da salgılayan bez. )
- PROSTATE GLAND[İng.] değil/yerine/= PROSTAT BEZİ
( Mesane tabanında olmak üzere üretrayı (sidik borusunu) kuşatan ve meni salgılayan erkek üreme bezidir. Bu meni, erbezlerinde yapılan spermleri penise taşır. Yaşlılıkta prostatın iyi huylu olarak büyümesi, sık görülen bir durumdur ve mesanede idrar birikmesine neden olabilir. Yaşlılarda prostat kanseri de sık görülür. Her iki biçimde de hastaya cerrahi girişim yararlı olur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PROSTELA[Yun.] değil/yerine/= ÖNLÜK
- PROTACTINIUM[İng.] / PROTACTINIUM[Fr.] / PROTAKTINIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTAKTİNYUM
- PROTECT :/yerine KORUMAK
- PROTECTION :/yerine KORUMA
- PROTEİN SAAT HİPOTEZİ[İng. PROTEIN CLOCK HYPOTHESIS] ile/||/<> MOLEKÜLER SAAT HİPOTEZİ[İng. MOLECULAR CLOCK HYPOTHESIS]
( Moleküler saat hipotezinin diğer adıdır. Belirli bir protein ailesi (ribozomal, sitokromal vb.) içinde sabit oranda amino asit meydana getirilir ve iki tür arasındaki ayrışma derecesi akrabalık derecelerini test etmek için kullanılan bir moleküler evrim analizi yöntemidir. Proteinleri oluşturan aminoasitlerin genler üzerindeki kodlarında meydana gelen mutasyonların, göreceli olarak sabit bir hızda meydana gelmesine dayanır. Dolayısıyla, aynı protein dizisindeki genetik farklılıklara bakarak, bir türün diğerinden ne zaman ayrıldığı, sabit zaman aralıklarında meydana gelen mutasyonlardan anlaşılabilir. @@ Belirli bir protein ailesi (ribozomal, sitokromal vb.) içinde sabit oranda amino asit meydana getirilir ve iki tür arasındaki ayrışma derecesi akrabalık derecelerini test etmek için kullanılan bir moleküler evrim analizi yöntemi. Evrim saati ya da gen saati olarak da adlandırılır. Proteinleri oluşturan aminoasitlerin genler üzerindeki kodlarında meydana gelen mutasyonların, göreceli olarak sabit bir hızda meydana gelmesine dayanır. Dolayısıyla, aynı protein dizisindeki genetik farklılıklara bakarak, bir türün diğerinden ne zaman ayrıldığı, sabit zaman aralıklarında meydana gelen mutasyonlardan anlaşılabilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PROTEİN SENTEZİ[İng. PROTEIN SYNTHESIS] ile/||/<> EKSPRESYON[İng. EXPRESSION] ile/||/<> GEN OKUNUMU[İng. GENE EXPRESSION] ile/||/<> GTP (GUANOZİN 5' TRİFOSFAT)[İng. GTP (GUANOSINE 5-TRIPHOSPHATE)] ile/||/<> İNTERFAZ[İng. INTERPHASE] ile/||/<> TRANSLASYON[İng. TRANSLATION] ile/||/<> 5' UTR[İng. 5' UNTRANSLATED REGION (5' UTR)]
( Canlıların protein yapımı için kullandığı mekanizmanın genel adıdır. Herhangi bir canlı organizmada bulunan tüm proteinler sürekli bir yıkılma ve yeniden yapılma durumundadır. Sentezlenme sırasında, genetik materyalden okunarak üretilen aminoasitler, peptit bağları sayesinde proteinleri oluştururlar. @@ Genetik bir yapıdan kaynaklanan yapı ya da aktivitedir. Bir genin, uygun şartların olması halinde ya da zamanın gelmesi durumunda okunarak içeriğindeki bilginin aminoasit ve protein sentezinde kullanılmasıdır. Gen ifadesi olarak da bilinir. @@ Protein yapımında, RNA dizisini aminoasit zincirine dönüştürme işlemi.Translasyon metionin (AUG) içeren kodon ile başlar. Protein sentezini sonlandırmada mRNA üzerinde 3 kodon etkili olur ve bunlara terminasyon kodonları (stop kodon) adı verilir (UAG: amber; UAA: ochre ve UGA: opal). @@ Guanozin trifosfat olarak bilinir. Protein sentezinde rol alan RNA sentezinin öncüsü bir nükleotitdir. GTP @@ Hücrenin normal hayat döngüsünü gerçekleştirdiği evre. Hücre döngüsünün %90'ını oluşturur. G1, S ve G2 olmak üzere üç evreden oluşur. G1 evresinde ATP ve protein sentezi yapılır, organel sayısı artar. S evresinde DNA kendini eşler. Son evre olan G2 evresinde ise bölünme için son hazırlıklar yapılır. @@ Protein yapımında, RNA dizisini aminoasit zincirine dönüştürme işlemi.Translasyon metionin (AUG) içeren kodon ile başlar. Protein sentezini sonlandırmada mRNA üzerinde 3 kodon etkili olur ve bunlara terminasyon kodonları (stop kodon) adı verilir. @@ Transkripsiyon başlatma bölgesi ile translasyon başlangıcı arasındaki mRNA'da saklanan ancak translasyon olmayan bölge. Ribozomal bağlanma bölgesini (lider dizisi) ve sinyal sırasını içerir. Ekzon 1'in başlangıcıdır. Çoğu mRNA'nın 5 'UTR'leri, protein sentezinin başlatılmasında rol oynayan bir konsensüs dizisi; 5'-CCAGCCAUG-3 içerir. Translasyona uğramamış olmasına karşın, bu bölge mRNA sekonder yapısını ve sabitliğini, translasyon başlangıcının istikarını ya da sekansa spesifik mRNA-bağlayıcı proteinlerin bağlanmasını etkileyebilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PROTEİN YAPISI[İng. PROTEIN STRUCTURE] ile/||/<> PROTEKTİF[İng. PROTECTIVE] ile/||/<> PROTEOM[İng. PROTEOME] ile/||/<> PROTOKTİSTA[İng. PROTOCTISTA]
( Yapı sözcüğü protein için kullanıldığında, küçük moleküller için olduğundan çok daha karmaşık bir anlam taşıyor. Proteinler makromoleküllerdir ve dört farklı yapı seviyesine sahiptir - birincil, ikincil, üçüncül ve kuaterner. @@ Tıpta belirli koşullara karşı koruma sağlamak için kullanılan önlem ve maddeleri tanımlamak için kullanılan terim. Birkaç örnek aşağıdaki gibidir: @@ Bir gözenin, dokunun ya da organizmanın genomu tarafından sentezlenen proteinlerin tamamına verilen isimdir. @@ 1860'lı yıllarda, günümüzde Protista olarak bilinen alem için John Hogg tarafından önerilen ilk isimdir. Hogg, sadece bitki ya da hayvanlara benzeyen tekgözeli canlıları öbeğe dahil etmiştir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PROTEİN ile/||/<> ADAPTİF BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ[İng. ADAPTIVE IMMUNE SYSTEM] ile/||/<> ADAPTÖR PROTEİN[İng. ADAPTOR PROTEIN] ile/||/<> AKTİN[İng. ACTIN] ile/||/<> AKUAPORİN[İng. AQUAPORIN] ile/||/<> MİKROTÜBÜL[İng. MICROTUBULE] ile/||/<> TAŞIYICI PROTEİNLER[İng. CARRIER PROTEINS]
( Bir ya da birden fazla aminoasit zincirinden oluşan kompleks organik moleküller. Proteinler, başka moleküllere bağlanma yetenekleri sayesinde çok sayıda değişik görev üstlenebilir. Proteinler; enzim, hormon, antikor, yapısal elementler ya da gaz taşıyan moleküller olabilirler. @@ Omurgalılarda patojenlere karşı oldukça spesifik ve uzun süreli savunma sağlayan lenfosit sistemidir. İki ana lenfosit sınıfından oluşur: Patojene ya da patojen kaynaklı moleküllere spesifik olarak bağlanan antikorları salgılayan B lenfositleri (B gözeleri) ve patojen tarafından enfekte edilmiş gözeleri doğrudan öldürebilen ya da patojeni ortadan kaldırabilecek diğer gözeleri uyaran sinyal proteinleri (bunlar göze yüzeyi proteinleri ya da göze dışına salgılanan proteinler olabilir) üreten T lenfositleri (T gözeleri). @@ Temel görevi, iki ya da daha fazla sayıda proteini bir göze içi sinyal yolağında ya da protein kompleksinde birbirine bağlamak olan proteinlerin genel adı. @@ Miyozinin yardımı ile kasın kasılma ya da gevşeme işlemini yerine getiren bir tür proteindir. @@ Hücre zarında bulunan, suyun göze içi ve dışı geçişini hızlandıran taşıyıcı proteinlerdir. @@ Ökaryot gözelerde, göze iskeletinin yapısına katılan, kamçılı ve sillilerde ise sillerin yapısına katılan içi boş protein yapılı tüpçükler. Hücre iskeletinin ana bileşenlerinde birisi olan mikrotübüller yaklaşık 25 nanometre yarıçapındadır. Aktin filamentleri gibi mikrotübüller de göze içinde sürekli bir araya gelip parçalanan dinamik yapılardır. Hem göze şeklini belirlemede hem de göze hareketlerinin bazı biçimleri, organellerin göze içi taşınması ve mitoz sırasında kromozomların ayrılması dahil olmak üzere çeşitli göze hareketlerinde işlev görürler. @@ Çözünen bir kimyasalın konsantrasyon farkına zıt yönde taşıyan, göze zarında bulunan proteinler.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PROTEİN değil/yerine/= ÖNBESİ
- PROTEIN :/yerine PROTEİN
- PROTEINS[İng.] / PROTÉINES[Fr.] / PROTEINE[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTEİNLER
- PROTEKTİF/PROTECTIVE[İng.] değil/yerine/= KORUYUCU
- PROTEST (TUTUM/TAVIR) değil/yerine TEPKİCİ/TEPKİSEL (TUTUM/TAVIR)
- PROTEST :/yerine PROTESTO ETMEK
- PROTEZ /PROSTHESIS[İng.] değil/yerine/= TAKMA
- PROTEZ[Fr. PROTHESE] değil/yerine/= TAKMA ...
( Eksik bir örgenin yerini tutmak, bir örgenin sakatlığını örtmek amacıyla yapılan yapay örgen ya da parça. | Bu amaçla yapılıp kullanılan örgen. | [dilb.] Öntüreme. )
- PROTİSTLER/PROTİSTALAR değil/yerine/= YUVARGİLLER
- PROTIUM[İng.] / PROTIUM[Fr.] / PROTIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTİYUM
- PROTOKOL değil/yerine/= SÖZLEŞME/ANTLAŞMA, SÖZ BELGE/TUTANAK | SEÇKİN, SEÇKİNLER
( Bir toplantı sonunda imzalanan belge. | Diplomaside uyulması gereken kurallar. )
- PROTON STORAGE RING[İng.] / ANNEAU D'EMMAGASINAGE DU PROTON[Fr.] / PROTONENSPEICHERRING[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTON DEPOLAMA HALKASI
- PROTON-ELECTRON-PROTON REACTION[İng.] / RÉACTION PROTON-ÉLECTRON-PROTON[Fr.] / PROTON-ELEKTRON-PROTON-REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTON-ELEKTRON-PROTON TEPKİMESİ
- PROTON ACCELERATOR[İng.] / ACCÉLÉRATEUR DU PROTON[Fr.] / PROTONENBESCHLEUNIGER[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTON HIZLANDIRICISI
- PROTON MAGNETOMETER[İng.] / MAGNÉTOMÈTRE À PROTONS[Fr.] / PROTONENMAGNETOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTON MANYETOMETRESİ
- PROTON MICROSCOPE[İng.] / MICROSCOPE À PROTONS[Fr.] / PROTONENMIKROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTON MİKROSKOBU
- PROTON MOMENT[İng.] / MOMENT DU PROTON[Fr.] / PROTONENMOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTON MOMENTİ
- PROTON-PROTON REACTION[İng.] / RÉACTION PROTON-PROTON[Fr.] / PROTON-PROTON-REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTON-PROTON TEPKİMESİ
- PROTON RESONANCE[İng.] / RÉSONANCE PROTONIQUE[Fr.] / PROTONENRESONANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTON REZONANSI
- PROTON SCATTERING MICROSCOPE[İng.] / MICROSCOPE À DIFFUSION DE PROTONS[Fr.] / PROTONENSTREUMIKROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTON SAÇILMA MİKROSKOBU
- PROTON SYNCHROTRON[İng.] / SYNCHROTRON À PROTONS[Fr.] / PROTONENSYNCHROTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTON SENKROTRONU
- PROTONATION[İng.] ile/değil/yerine/= PROTONASYON
- PROTONIUM[İng.] / PROTONIUM[Fr.] / PROTONIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTONYUM
- PROTOPLASTIC SOLVENT[İng.] ile/değil/yerine/= PROTOPLASTİK ÇÖZÜCÜ
- PROTOPLAZMA ile/ve/<> İÇPLAZMA
( ... İLE/VE/<> Bir gözeli canlılarda, protoplazmanın merkez bölümüne verilen ad. )
- PROTOTİP/PROTOTYPE[İng.] değil/yerine/= ÖN MODEL | İLK ÖRNEK
- PROTOTİP[Fr.] değil/yerine/= İLK ÖRNEK
- PROTOTİP değil/yerine/= İLK ÖRNEK
- PROTOZOA ile/||/<> YALANCI AYAK (PSÖDOPOD)[İng. PSEUDOPOD]
( Protozoa kelimesi, ilk hayvanlar anlamına gelir. Genellikle bir gözeli, ökaryot ve parazit canlıları içeren bir Protista alt alemidir. Öglena. @@ Akyuvarlar ile amipler gibi bazı birgözelilerin, özellikle protozoanın kök-ayaklılar sınıfındaki birgözelilerin hareketini sağlayan sitoplazma çıkıntılarıdır. Hücre içi basıncı nedeni ile esnek göze zarında bir yöne doğru bir çıkıntı oluşur. Hücrenin protoplazması bu çıkıntıya doğru akar; orada toplanır. Sonra buna benzer bir çıkıntı başka bir yöne doğru gelişir; protoplazma bu kez o yöne doğru sürüklenerek akar; ardından göze toparlanır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PROUD :/yerine GURURLU
- PROVA[İt.] değil/yerine/= ÖNBASKI
- PROVA[İt.] değil/yerine/= ALIŞTIRMA
- PROVE :/yerine KANITLAMAK
- PROVİDANSİYALİZM[Fr./İng. PROVIDANTIALISM/E] değil/yerine/= KAYRACILIK
( Evrendeki tüm olayları tanrısal nedene dayandıran, insanın ancak Tanrı kayrasıyla, bağışıyla kurtulabileceğini ileri süren öğreti. )
- PROVIDE :/yerine SAĞLAMAK
- PROVIDER :/yerine SAĞLAYICI
- PROVINCE :/yerine İL, BÖLGE
- PROVISION :/yerine HÜKÜM, TEDARİK
- PROVİZYON değil/yerine/= KARŞILIK(/DENETİMİ)
- PROVOKASYON/PROVOCATION[İng.] değil/yerine/= KIŞKIRTMA
- PROVOKATİF/PROVOCATIVE[İng.] değil/yerine/= KIŞKIRTICI
- PROVOKATÖR değil/yerine/= KIŞKIRTMACI
- PROX- ile/||/<> PROXIMO- ile/||/<> JUXTA-
( Yakınında, bitişikte. İLE/||/<> Proksimal, en yakın. İLE/||/<> Yakın. )
- PROXIMAL[İng.] değil/yerine/= PROKSİMAL
( Vücudun merkezi bölgesine ya da bir kemiğin ya da kasın bağlandığı noktaya yakın bir konumu ifade eden terim. Anatomik konumları belirtmek amacıyla kullanılan, Latincede "yakın" anlamına gelen "proximus" sözcüğünden türetilmiştir. Örneğin, proksimal femur terimi bacağın üst kısmında bulunan femur kemiğinin üst kısmını belirtirken, dirsek el bileğinden daha proksimal bir konumda bulunmaktadır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PROXIMATE CAUSATION[İng.] değil/yerine/= YAKLAŞIK NEDENLEME
( Özelliklerin fizyolojik ve moleküler olarak nasıl çalıştığının açıklanması işidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PROZODİ ANALİZ/PROSODY ANALYSIS[İng.] değil/yerine/= VEZİN ÇÖZÜMLEMESİ
- PROZODİ değil/yerine/= SESLEM UYUM
- PROZOPAGNOZİ/PROSOPAGNOSIA[İng.] değil/yerine/= YÜZ TANIMAZLIĞI
- PRP/PLATELET RICH PLASMA TROMBOSITTEN[İng.] değil/yerine/= ZENGIN PLAZMA
- PSEUDOSPECIES[İng.] değil/yerine/= SÖZDE TÜR
( Tüm populasyondaki ilgili virüs çeşitliliğinin tek bir bireyi enfekte etmesidir. Yüksek oranda mutasyona maruz kalmış HIV, HCV gibi virüsler bu biçimde gözlenebilirler. Kıyaslama olması açısından şu söylenebilir: tek bir bireydeki HIV virüsü çeşitliliği, bir salgın sırasında tüm dünyadaki grip virüsü çeşitliliğinden daha fazla olabilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PSG/POLİSOMNOGRAFİ POLYSOMNOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= UYKU ÇİZGESİ
- PSİKANALİZ/PSYCHOANALYSIS[İng.] değil/yerine/= DÜŞÜNCE, DUYGU, DAVRANIŞ, DEĞER, DENEYİM VE DİL ÇÖZÜMLEMESİ
- PSİKEDELİK[İng. PSYCHEDELIC] ile/||/<> PSİKOAKTİF NESNE[İng. PSYCHOACTIVE SUBSTANCE]
( Halüsinojenler olarak da bilinen psikedelikler; kişinin algılarında, ruh halinde, duygularında ve bilişsel süreçlerinde değişiklikler oluşturan bir psikoaktif madde sınıfıdır. LSD, Meskalin, Sihirli Mantarlar (İng: "magic mushrooms") gibi mantarlarda bulunan Psilosin ve Psilosibin maddeleri başlıca psikedelik örnekleridir. @@ Merkezi sinir sisteminde etkili olan, beynin fonksiyonlarını değiştiren, duyularda, bilinçte, davranışta ve psikolojik durumda değişikliklere neden olan maddelerdir. Bu maddeler, tıbbi alandan, dini ritüellere kadar pek çok alanda kullanıma sahiptir. Tıp alanında kullanılan psikoaktif maddelerin pek çoğu, eğlence amaçlı kötüye kullanılabilmektedir. Pek çoğu uzun süre legal olarak kullanılmasına karşın son 20 yılda ciddi sınırlamalara ve takibe tabi tutulmaktadır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PSİKİYATRİ[İng. PSYCHIATRY] ile/||/<> DSM-5 ile/||/<> EKOLALİ[İng. ECHOLALIA]
( Zihinsel, duygusal ve davranışsal bozuklukların; tanı, tedavi ve yönetilmesi ile ilgilenen tıp dalı. @@ Mental Bozuklukların Teşhisi ve İstatistik El Kitabı'dır. 200'den fazla uzmanın katkılarıyla hazırlanmış olup bilimsel literatüre dayalı en güncel zihinsel hastalık tanı ölçütüdür. Amerikan Psikiyatri Birliği (APA) tarafından yayınlanmaktadır. @@ Başka bir kişinin söylediği sözlerin anlamsız bir biçimde tekrar edilmesidir. Psikiyatrik bir bozukluğa işaret eder. Ekolali davranışı sergileyen bireyler kendi düşüncelerini ifade etmekte zorlandıkları için etkili bir biçimde iletişim kuramayabilirler.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PSİKOLEPTİK/PSYCHOLEPTIC[İng.] değil/yerine/= RUHSAL YATIŞTIRICI
- PSİKOLOJİ/PSYCHOLOGY[İng.] değil/yerine/= ANLIK/ZİHİN BİLİMİ
- PSİKOSOMATİK/PSYCHOSOMATIC[İng.] değil/yerine/= ZİHİNE DAYALI GÖVDE
- PSİKOTROP/PSYCHOTROPIC[İng.] değil/yerine/= ZİHİNETKİLER
- PSİKOZ/PSYCHOSIS[İng.] ile/||/<> DEREALİZASYON ile/||/<> DEDİFERANSİYASYON
( Gerçeklik yitimi. İLE/||/<> Gerçeklik yitimi. İLE/||/<> Ayrıştırma/ayrımlaşma yitimi. )
- PSYCHROMETER[İng.] / PSYCHROMÈTRE[Fr.] / PSYCHROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= PSİKROMETRE
- PSİŞE/PSYCHE[İng.] değil/yerine/= DÜŞÜNCE, DUYGU, DAVRANIŞ, DEĞER, DENEYİM VE DİL
- PSEUDO AROMATICS[İng.] ile/değil/yerine/= PSÖDO AROMATİKLER
- PSEUDO FIRST ORDER REACTION[İng.] ile/değil/yerine/= PSÖDO BİRİNCİ DERECE TEPKİME
- PSYCH-/PSYCHO- ile/||/<> PSYCHRO- ile/||/<> CRY-/CRY-MO-/CRYO- ile/||/<> -THYMİA/THYMO- ile/||/<> -MANİA ile/||/<> PHREN-/-PHRENİA/PHRENO- ile/||/<> EROT-
( Zihin, zekâ ile ilgili, zihinsel olaylarla ilgili, psikolojik yöntemlerle ilgili, psikolojik. İLE/||/<> Soğuk. İLE/||/<> Soğuk, donma. İLE/||/<> Psişe, psişik durumla ilgili, timusla ilgili. İLE/||/<> Delilik, manik durum. İLE/||/<> Mental bozuklukla ilgili, diyaframla ilgili. İLE/||/<> Aşk. )
- PSYCHIATRIST[İng.] değil/yerine/= PSİKİYATRİST
( Zihinsel, duygusal ve davranışsal bozuklukların; tanı, tedavi ve yönetilmesi ile ilgilenen hekim. "Psikiyatr" olarak da bilinmektedir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PSYCHOLOGICAL :/yerine PSİKOLOJİK
- PSYCHOLOGIST :/yerine PSİKOLOG
- PSYCHOLOGY :/yerine PSİKOLOJİ
- PTEROSTIGMA[İng.] değil/yerine/= PTEROSTİGMA
( Pterostigma, bazı böcek türlerinin kanatlarının ön kenarında bulunan koyu renk pigmentli bir noktadır. Pterostigma, yusufçukların ve kızböceklerinin ön ve arka kanatlarında bulunur. Bazı hymenoptera ve neuroptera türlerinin de kanatlarında pterostigmalar bulunmaktadır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PTSD (POST-TRAUMATIC STRESS DISORDER)[İng.] değil/yerine/= TSSB (TRAVMA SONRASI STRES BOZUKLUĞU)
( Cinsel saldırı, savaş, trafik kazaları, çocuk istismarı, aile içi şiddet ya da diğer tehditler gibi travmatik bir olaya maruz kalma nedeniyle gelişebilen bir zihinsel ve davranışsal bozukluktur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PUBLIC :/yerine HALK, KAMU
- PUBLICATION :/yerine YAYIN
- PUBLICLY :/yerine ALENEN, HALKA AÇIK
- PUBLISH :/yerine YAYIMLAMAK
- PUBLISHER :/yerine YAYINCI
- PUKÖ/PICA/PLAN, İMPLEMENT, CONTROL, ACTION[İng.] değil/yerine/= PLAN, UYGULAMA, KONTROL, ÖNLEM
- PULFRICH REFRACTOMETER[İng.] / RÉFRACTOMÈTRE DE PULFRICH[Fr.] / PULFRICHSCHES REFRAKTOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= PULFRİCH KIRILMAÖLÇERİ
- PULL :/yerine ÇEKMEK
- PULMONER AMFİZEM[İng. PULMONARY EMPHYSEMA] ile/||/<> PULMONER DÖNGÜ / KÜÇÜK KAN DOLAŞIMI[İng. PULMONARY CIRCULATION]
( Pulmoner Amfizem terimi, akciğerlerde fazla hava bulunması anlamını taşır. Bununla beraber kronik pulmoner amfizem söz edildiği zaman, genel olarak çok azı dışında bütün hastalarda, sigara içmeye bağılı olarak akciğerlerde gelişen haraplayıcı kompleks prosesler anlaşılır. @@ Pulmoner Döngü, Küçük Kan Dolaşımı ya da Akciğer dolaşımı, kalp ile akciğerler arasında kapalı devre oluşturan kan damar sistemi. Kalp ile diğer tüm vücut dokuları arasındaki sistemik döngüden farklıdır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PULMONER/PULMONARY[İng.] değil/yerine/= AKCİĞER
- PULS/OKSİMETRİ / PULSE OXIMETRY[İng.] değil/yerine/= VURU-OKSİJEN ÖLÇÜMÜ
- PULSE POLAROGRAPHY[İng.] ile/değil/yerine/= PULS POLAROGRAFİSİ
- PULSAR değil/yerine/= ATARCA
( Uzayda kısa aralıklarla ve hızla dönen [0.033 - 3.5 saniye] düzgün radyo dalgaları yayan nötron yıldızları. )
- PULSAR ile/||/<> ATARCA[İng. PULSAR]
( Çok yüksek süratlerde kendi etraflarında dönen, radyasyonunu iki ince ışın halinde dışarı atan, yoğun bir manyetik alana, yüksek sıcaklığa ve hıza sahip olan bir nötron yıldızıdır. "Atarca" olarak da bilinmektedir. @@ Bir atom çekirdeğindeki gibi sıkıca bir araya gelmiş, neredeyse tamamen nötronlardan meydana gelen ve ritmik fasılalarla uzaya radyo dalgaları gönderen, kütlesi içine çökmüş nötron yıldızları. LGM-1, ilk keşfedilen atarcadır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PULSASYON/PULSATION[İng.] değil/yerine/= VURUM
- PULSATIL/PULSATILE[İng.] değil/yerine/= VURUMLU
- PULSE/PULSUS[İng.] değil/yerine/= NABIZ
- PULSED-FIELD GEL ELECTROPHORESIS[İng.] değil/yerine/= ATIM ALANLI JEL ELEKTROFOREZİ
( Büyük DNA moleküllerini birbirlerinden ayırmak için kullanılan bir elektroforez tekniğidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- pulv.[Lat. < PULVIS] değil/yerine/= TOZ, PUDRA
- PÜLVERİZATÖR[Fr.] değil/yerine/= PÜSKÜRTEÇ/PÜSKÜRTÜCÜ SPREY
- PÜNEZ[Fr.] değil/yerine/= RAPTİYE[Ar.]
( Düz, geniş başlı, kısa bir çivi görünüşünde, kâğıt ya da karton gibi şeyleri bir yere tutturmak için kullanılan araç. )
- PUNISHMENT :/yerine CEZA
- PUNNETT SQUARE[İng.] değil/yerine/= PUNNETT KARESİ
( Basit grafik modelleme. Gelecek döllerde oluşabilecek her türlü genotipi gösteren yöntem. Punnet karesi genetik rehberler tarafından çiftin belirli bir özelliği sonraki nesillere kalıtma olasılığını hesaplamak için kullanılıyor.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PUPİLLA ile/||/<> ANİZOKORİ[İng. ANISOCORIA] ile/||/<> DİLATE ile/||/<> İZOKORİ[İng. ISOCORIA] ile/||/<> MİDRİYAZİS[İng. MYDRIASIS]
( Gözdeki iris tabakasının ortasında bulunan, ışığın göze girmesini sağlayan dairesel açıklık. Türkçe'de "göz bebeği" olarak bilinir. Işığın miktarına bağlı olarak genişler ya da daralır; bu süreç, göze giren ışık miktarını kontrol eder ve görme kalitesini optimize eder. @@ İki göz bebeğinin (pupilla) çaplarının birbirinden farklı olması durumu. Normalde her iki göz bebeği de aynı boyutta olmalıdır, ancak anizokori, bir göz bebeğinin diğerinden belirgin biçimde büyük ya da küçük olması durumunda ortaya çıkar. @@ Tıbbi ve biyolojik bağlamda genişlemek, açılmak. Özellikle pupilla (göz bebeği) gibi vücut yapılarının genişlemesini ifade etmek için kullanılır. Örneğin, düşük ışık koşullarında göz bebeğinin genişlemesine "pupillanın dilate olması" denir. Bu terim, vücuttaki diğer kanalların ya da damarların genişlemesi için de kullanılabilir. @@ İki göz bebeğinin (pupilla) boyutlarının eşit olması durumu. Sağlıklı bireylerde her iki göz bebeği de aynı büyüklükte olur. @@ Gözbebeğinin yani pupillanın genişlemesi (dilatasyon) anlamına gelmektedir. Bunun tam tersi ise miyozis, yani pupil daralmasıdır. Gözbebeği (pupilla), anatomik olarak ışığın merceğe ulaşmadan önce içinden geçtiği iris içindeki açıklıktır. Boyutu parlak ışıkta hızla daralırken loş ışıkta genişleyen iris kasları tarafından belirlenir. Pupilla tipik olarak her iki gözde de aynı boyuttadır. Fizyolojik süreçler dışında atropin gibi göz damlaları ya da beyinsapı hasarına neden olan travmalar midriyazise neden olabilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
(1996'dan beri)