Bugün[02 Nisan 2026]
itibarı ile 27.105 başlık/FaRk ile birlikte,
27.105 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(69/110)


- FONCTION D'ONDE DE QUANTITÉ DE MOUVEMENT[Fr.] / BEWEGUNGSGRÖSSE-WELLENFUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= MOMENTUM DALGA İŞLEVİ/FONKSİYONU


- BEWEGUNGSGRÖSSEREHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MOMENTUM KORUNUMU


- MOMENTUM ile/||/<> AÇISAL MOMENTUM[İng. ANGULAR MOMENTUM]

( Hareket eden kütlenin ölçümüdür. Bir nesnenin momentumu, kütlesinin ve hızının çarpımına eşittir. Vektörel bir büyüklüktür ve Uluslararası Birim Sistemi'nde (SI) birimi kg⋅ms\frac{kg\cdot{m}}s s kg⋅m ​ 'dir. Kalın "p" harfi ile gösterilir. İsmi, Latincede "hareket etmek, ettirmek" anlamına gelen "movere" fiilinden gelmektedir. @@ Herhangi bir cismin dönüş hareketine devam etme isteğidir. Hareket eden bir nesnenin momentuma sahip olduğu söylenir. Bu nesne dönerken, terim açısal momentum halini alır ve bu hareket, başka bir kuvvet uygulanmadığı sürece hızını değiştirmez.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- VEZNİYET[Osm.] / ÉLAN[Fr.] / BEWEGUNGSGRÖSSE, IMPULS[Alm.] ile/değil/yerine/= MOMENTUM


- CONSERVATION DE LA QUANTITÉ DE MOUVEMENT[Fr.] / IMPULSERHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MOMENTUMUN KORUNUMU


- MON-/MONO- ile/||/<> UNİ- ile/||/<> HAPL-/HAPLO- ile/||/<> COAG-

( Tek, yalnız, tek başına, eşi olmayan, bir. İLE/||/<> Bir, tek. İLE/||/<> Tek, yalnız, tek başına, eşi olmayan. İLE/||/<> Bir araya gelme, toplanma. )


- MONAD = MONADE[İng., Fr., Alm.] = MONAS:BİR OLAN[Yun.]

( Eski Yunan felsefesinde, bölünmez birlik. | Leibniz'in felsefesinde, artık bölünemez bir birlik olan sonsuz sayıdaki sözlerin her biri. )


- MONARŞİ[Fr. < Lat. < Yun.] değil/yerine/= TEKERKLİK

( Siyasal yetkenin, genellikle miras yolu ile bir kişinin üzerinde toplandığı devlet yönetimi. )


- MORDANT[İng.] ile/değil/yerine/= MONDAİN


- MONERA[İng.] değil/yerine/= MONERA

( Eski taksonomik sınıflandırmada, bakterileri, arkebakterileri ve mavi-yeşil algleri içine alan alem.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- MONEY :/yerine PARA


- MORPHOLINE[İng.] ile/değil/yerine/= MONFOLİN


- MORPHOLINO[İng.] ile/değil/yerine/= MONFOLİOL


- MORPHINE[İng.] ile/değil/yerine/= MONFRİN


- MONİTÖR[Fr. < Lat.] değil/yerine/= EKRAN

( Her tür çalışmada, yetiştirici. | Ses dalgası iletiminde, iletimi bozmadan ve kesmeden, niteliğini denetleyen düzenek. | Televizyonda, görüntü ile sesin niteliğini eşleme, görüntü seçimini gerçekleştirme, görüntüyü yayınlama gibi işlerin denetlenmesinde kullanılan aygıt. )


- MONITOR :/yerine MONİTÖR, İZLEMEK


- MONİTÖRİZASYON/MONİTORING[İng.] değil/yerine/= İZLEME


- MONO- ile UNİ- ile MULTİ- ile PAN- ile POLİ- ile SEMİ- ile HEMİ-

( Tek-, tekli. İLE Tek. İLE Çok-, çoklu. İLE Tüm. İLE Çok-, aşırı [polidaktili: çok parmaklılık] İLE Yarı-, yarım[semi lunar: yarım aysı] İLE Yarı, yarım. )


- MONOB[İng.] ile/değil/yerine/= MONOB


- MONOECIOUS[İng.] değil/yerine/= TEKEVCİKLİ

( Tipik olarak bitkilerde görülür. Erkek ve dişi organların tek bir bireyde, bir arada bulunması durumu anlamında kullanılabildiği gibi, erkek ve dişiye ait olan çiçek yapılarının aynı bireyde bulunması anlamına da gelebilir. "Hermafrodit" olarak da bilinir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- MONOFOBİ[İng. MONOPHOBIA] ile/||/<> MONOHİBRİT ÇAPRAZLAMA[İng. MONOHYBRID CROSS] ile/||/<> MONOSPESİFİK[İng. MONOSPECIFIC] ile/||/<> MONOTREM ile/||/<> MONOZOMİ[İng. MONOSOMY]

( Yalnız kalma korkusu olarak bilinen, Yunancada "bir" anlamına gelen μονόφωνος ("mŏnŏ") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim. @@ Bir genetik özelliğin farklı alel çiftlerini taşıyan bireylerin kendi arasında çaprazlanması. Örneğin heterozigot sarı ve yeşil tohum rengi aleline sahip iki bezelye bitkisi çaprazlandığında oluşacak yavruların 3/4'ü sarı, 1/4'ü ise yeşil tohum rengine sahip olacaktır. @@ Sadece bir antijenle tepkimeye giren antikor. @@ Oldukça değişik hayvanlardır ve sadece iki tip monotrem vardır; ekidna ve ornitorenk. Sıcak kanlıdırlar, kılları vardır ve memeliler gibi yavrularını sütle beslerler. Onları değişik kılan yavruları doğurmak yerine yumurtlarlar. Memeliler'in sürüngenlerden evrimleştiğinin en net, yaşayan kanıtlarıdırlar. @@ Diploit organizmanın tek bir kromozom kaybetmesi durumu.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- MONOGAM/İ değil/yerine/= TEKEŞLİ/LİK


- MONOCARBOXYLIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= MONOKARBOKSİLİK ASİT


- ACIDEMONOCARBONE[Fr.] / MONOKARBONSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= MONOKARBOKSİLLİ ASİT


- MONOCLINIC SULPHUR[İng.] / SOUFRE MONOCLINIQUE[Fr.] / MONOKLINER SCHWEFEL[Alm.] ile/değil/yerine/= MONOKLİNİK KÜKÜRT


- MONOCLINIC SYSTEM[İng.] / SYSTÈME MONOCLINIQ[Fr.] / MONOKLINES KRISTALL SYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= MONOKLİNİK SİSTEM


- MONOCLINIC[İng.] / MONOCLINIQUE[Fr.] / MONOKLINIK[Alm.] ile/değil/yerine/= MONOKLİNİK


- MONOCHLORIDE[İng.] / MONOCHLORURE[Alm.] ile/değil/yerine/= MONOKLORÜR


- MONOKOTİL[İng. MONOKOT] ile/||/<> TEPAL

( Tohumlarında tek çeneğe sahip olan bitki grubu. Kapalı tohumlu bitkileri oluşturan 2 öbekten ilki. Embriyonik gelişim esnasında tohumlarında 1 tane çenek oluşumu gözlenir. @@ Bir çiçekte sepal (çanak yapraklar) ve petal (taç yapraklar) ayrımı yapılamıyorsa, çiçek örtüsünü oluşturan kısımlar tepal olarak adlandırılır. Monokotil (tek çenekli) ve bazı "ilkel" dikotil (çift çenekli) bitkilerde karakteristiktir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- MONOMER, MONOTERPENE[İng.] / MONOMÈRE[Fr.] / MONOMER[Alm.] ile/değil/yerine/= MONOMER


- MONOMOLECULAR REACTION[İng.] ile/değil/yerine/= MONOMOLECULAR TERPİNENE


- COUCHE MONOMOLÉCULAIRE[Fr.] / MONOMOLEKULARE SCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= MONOMOLEKÜLER TABAKA


- RÉACTION MONOMOLÉCULAIRE[Fr.] / MONOMOLEKULARE REACTION[Alm.] ile/değil/yerine/= MONOMOLEKÜLER TEPKİME/REAKSİYON


- MONOMORPHISM[İng.] değil/yerine/= TEK BİÇİMCİLİK

( İlk olarak modern jeolojinin babası olarak bilinen James Hutton tarafından ileri sürülen, günümüzde bir doğa yasası olarak kabul gören, günümüzdeki süreçlerin benzerlerinin geçmişte de işlediği ve gelecekte de işleyeceği varsayımına dayanan görüştür.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- MONOTERAPİ/MONOTHERAPY[İng.] değil/yerine/= TEKLİ SAĞALTIM


- MONOTROPIQUE[Fr.] / MONOTROP[Alm.] ile/değil/yerine/= MONOTROP


- MONTAJ[Fr.] değil/yerine/= KURGU


- CIRE DE LIGNITE[Fr.] / MONTANWACHS[Alm.] ile/değil/yerine/= MONTAN MUMU


- MONTE CARLO METHOD[İng.] / MÉTHODE DE MONTE-CARLO[Fr.] / MONTE-CARLO-METHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= MONTE CARLO YÖNTEMİ


- MONTE ETMEK değil/yerine/= YERLEŞTİRMEK


- MONTH :/yerine AY


- MOUNTAIN WAX[İng.] ile/değil/yerine/= MONUM MUMU


- MOOD[İng.] değil/yerine/= DUYGU DURUMU


- MOOD :/yerine RUH HALİ


- MOON :/yerine AY (UYDU)


- mor. dict.[Lat. < MORE DICTO] değil/yerine/= ÖNERİLEN BİÇİMDE


- MOR[Yun.] değil/yerine/= GÖĞEZ/GÜVEZ


- MORAL :/yerine AHLAKİ


- MORAL değil/yerine/= ÖZCÜL GÜÇ


- MORALMAN değil/yerine/= ÖZCÜL GÜÇÇE


- MORATORYUM[Fr. < Lat.] değil/yerine/= BORÇ ERTELEME


- MORBİDİTE[İng. MORBIDITY] ile/||/<> AKUT[İng. ACUTE] ile/||/<> POLİFARMASİ[İng. POLYPHARMACY]

( Bir hastalığa ya da hastalık semptomuna sahip olmayı ya da bir popülasyondaki hastalık miktarını ifade eder. Morbidite oranı, bir hastalık ya da hastalığın bir popülasyonda ortaya çıkma oranını ifade eder ve bir popülasyonun sağlığını ve sağlık ihtiyaçlarını belirlemek için kullanılabilir. Hastalıklar akuttan kronik, uzun süreli durumlara kadar değişebilir. @@ Ani başlayan, kısa süren ve şiddetli seyreden enfeksiyon. @@ Bir hastanın içinde bulunduğu duruma göre birden fazla (beş ya da daha fazla) ilacı düzenli olarak kullanmasıdır. Polifarmasi genellikle multimorbiditenin (çok sayıda uzun vadeli tıbbi duruma sahip olmanın) bir sonucudur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- MORBİDİTE/MORBİDITY[İng.] değil/yerine/= HASTA OLMA ORANI | HASTALIK | BOZUKLUK


- MORBİT/MORBİD[İng.] değil/yerine/= ÖLDÜRÜCÜ


- MORDANT[Fr.] / BEIZE, BEIZMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= MORDAN


- MORE :/yerine DAHA FAZLA


- MOREOVER :/yerine ÜSTELİK


- MORPHINE[Fr.] / MORPHIN[Alm.] ile/değil/yerine/= MORFİN


- MORFOGENEZ/MORPHOGENESIS[İng.] değil/yerine/= BİÇİMLENME


- MORPHOLINE[Fr.] / MORPHOLIN[Alm.] ile/değil/yerine/= MORFOLİN


- MORFOLOJİ/MORPHOLOGY[İng.] değil/yerine/= BİÇİM BİLİMİ


- MORFOLOJİ[İng. MORPHOLOGY] ile/||/<> ÇEVRE TAKİBİ[İng. ENVIRONMENTAL MONITORING] ile/||/<> DİNAMİK DENGE[İng. DYNAMIC EQUILIBRIUM] ile/||/<> IRAKSAK EVRİM[İng. DIVERGENT EVOLUTION] ile/||/<> JEOMORFOLOJİ[İng. GEOMORPHOLOGY]

( Canlıların fiziksel görünüşlerini inceleyen bilim dalı. Genel olarak, bu görünüşlerin toplamını ifade etmek için de kullanılır. Anatomi ile yakından ilişkilidir; ancak morfoloji daha kapsamlıdır. @@ Kısa sürede oluşan değişimlerin, uzun vadede belirli bir ortalama değer etrafında çeşitlilik göstermesine neden olan morfolojik evrimdir. Dinamik denge olarak da bilinir. @@ Kısa dönemde birçok değişiklik olmasına karşın, uzun dönemde pek fazla morfolojik değişimin gözlenmediği durumlardır. Net evrimsel değişimin az olduğu durumlar için kullanılır. @@ Başlangıçta benzer olan soylar arasındaki morfolojik farklılığın artmasına neden olan bir tür evrimsel değişim. @@ Yeryüzü şekillerinin özelliklerini, oluşumlarını ve kökenlerini inceleyen bilim dalıdır. Jeomorfoloji sözcüğü Yunancada yer anlamına gelen "Geo", şekil anlamına gelen "Morph" ve bilim anlamına gelen "Logos" sözcüklerinin birleşiminden oluşmuştur. Günümüzde jeomorfoloji alanında yapılan bilimsel çalışmalar yeryüzü şekillerinin kökenleriyle ilgilidir. Bu tür çalışmalar, karasal yüzeyin birincil kabartma öğelerini şekillendiren ve değiştiren kuvvetlere odaklanır. Bu kuvvetler, tektonik aktiviteyi ve yüzeysel yer hareketlerini (örneğin, toprak kaymaları ve kaya düşmeleri) içerir. Ayrıca rüzgâr, buzul buzu ve akarsular tarafından oluşturulan kaya döküntülerinin ayrışması, erozyonu ve birikmesi de bu kuvvetlere örnek olabilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- MORPHOLOGY[Fr.] / MORPHOLOGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= MORFOLOJİ


- MORFOLOJİK/MORPHOLOGIC[İng.] değil/yerine/= BİÇİMSEL


- MORNING :/yerine SABAH


- ULTRAVIOLET PHOTOEMISSION SPECTROSCOPY[İng.] ile/değil/yerine/= MORÖTESİ FOTOEMİSYONA SPEKTROSKOPİSİ


- ULTRAVIOLET RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT ULTRAVIOLET[Fr.] / ULTRAVIOLETTSTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MORÖTESİ IŞINIM


- ULTRAVIOLET LAMP[İng.] / LAMPE ULTRAVIOLETTE[Fr.] ile/değil/yerine/= MORÖTESİ LAMBA


- ULTRAVIOLET MICROSCOPE[İng.] / MICROSCOPE ULTRAVIOLET[Fr.] / ULTRAVIOLETTMIKROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= MORÖTESİ MİKROSKOP


- ULTRAVIOLET ABSORBER[İng.] / AMORTISSEUR ULTRAVIOLET[Fr.] / ULTRAVIOLETTABSORBER[Alm.] ile/değil/yerine/= MORÖTESİ SOĞURUCU


- SPECTROSCOPIE ULTRAVIOLETTE[Fr.] ile/değil/yerine/= MORÖTESİ TAYF BİLGİSİ


- ULTRAVIOLET SPECTRUM[İng.] / SPECTRE ULTRAVIOLET[Fr.] / ULTRAVIOLETTSPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= MORÖTESİ TAYF/SPEKTRUM


- ULTRAVIOLET TELESCOPE[İng.] / TÉLESCOPE ULTRAVIOLET[Fr.] / ULTRAVIOLETTTELESKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= MORÖTESİ TELESKOP


- MORPHOLOGY[İng.] değil/yerine/= ŞEKİLBİLİM

( Canlıların fiziksel görünüşlerini inceleyen bilim dalıdır. Genel olarak, bu görünüşlerin toplamını ifade etmek için de kullanılır. Anatomi ile yakından ilişkilidir ancak morfoloji daha kapsamlıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- MORPHOSPECIES[İng.] değil/yerine/= MORFOTÜRLER

( Sadece şekline bakılarak aynı türe ait olduğu düşünülen bir grup birey.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- MORSE POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL DE MORSE[Fr.] / MORSEPOTENTIAL, MORSESCHES POTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= MORSE POTANSİYELİ


- MORTAL[İng.] değil/yerine/= ÖLÜMLÜ


- MORTALITE/MORTALITY[İng.] değil/yerine/= ÖLÜM


- MORTALITE ORANI/MORTALITY RATE[İng.] değil/yerine/= ÖLÜM ORANI


- MORTALITY[İng.] değil/yerine/= MORTALİTE

( Genel populasyonda bir hastalığa bağlı ölüm sayısıdır. Genellikle oran olarak hesaplanır. Mortalite oranı ya da ölüm oranı belirli bir sürede bir hastalığa bağlı olarak gerçekleşen ölüm sayısının aynı süredeki mevcut hasta sayısına bölünüp 1000 ile çarpılması sonucunda hesaplanır. Oran genelde yıllıktır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- MORTGAGE :/yerine İPOTEK


- MORULA[İng.] değil/yerine/= MORULA

( Döllenmiş yumurtanın segmentasyonu sırasında oluşan ve gözelerin dut gibi bir arada bir topluluk teşkil ettiği embriyo safhası.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- MOSAIC EGG[İng.] değil/yerine/= MOZAİK YUMURTA

( Yumurtanın sitoplazmasının farklı kısımlarında bulunan tayin edici maddelerle gelişmesinin yönlendirildiği yumurta.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- MOSCOVIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= MOSKOVYAN EPOKU

( Günümüzden yaklaşık olarak 315.200.000 ile 307.000.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimi. Bu zaman aralığı, çok önemli değişimler göstermemekle birlikte, farklı kaynaklarda biraz daha farklı olarak verilebilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- MOSELEY'S LAW[İng.] / LOI DE MOSELEY[Fr.] / MOSELEYSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= MOSELEY YASASI


- MÖSSBAUER EFFECT[İng.] / EFFET MÖSSBAUER[Fr.] / MÖSSBAUER-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= MÖSSBAUER ETKİSİ


- MÖSSBAUER SPECTRUM[İng.] / SPECTRE MÖSSBAUER[Fr.] / MÖSSBAUER-SPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= MÖSSBAUER TAYFI/SPEKTRUMU


- MOST :/yerine EN ÇOK


- MOSTLY :/yerine ÇOĞUNLUKLA


- MOTHER :/yerine ANNE


- MOTİF[Fr.] değil/yerine/= ÖRGE

( Yanyana gelerek bir bezeme işini oluşturan ve kendi başlarına birer birlik olan öğelerden her biri. )


- MOTİF değil/yerine/= ÖRGE


- MOTILITE/MOTILITY[İng.] değil/yerine/= ÖZDEVİNIMLİLİK


- MOTION :/yerine HAREKET


- MOTİVASYON[İng.] değil/yerine/= GÜDÜLE(N)ME


- MOTIVATION[İng., Fr., Alm.] değil/yerine/= GÜDÜLENİM


- MOTIVATION :/yerine MOTİVASYON


- MOTIVATION[İng.] değil/yerine/= MOTİVASYON

( Bir hayvanda bir amaca yönelik bir davranışı kontrol eden iç etmenler.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- MOTOR END PLATE[İng.] değil/yerine/= MOTOR UÇ PLAK

( Motor sinirlerin aksonlarının dallanarak kas telleri üzerinde oluşturduğu bağlantı bölgesi. Uç organ.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- MOTOR[İng.] değil/yerine/= DEVİNIM, HAREKET


- MOTOR :/yerine MOTOR


- MOTTO/SLOGAN değil/yerine/= SAV SÖZ


- MOTTO[İt.] değil/yerine/= ÖZDEYİŞ


- MOUNT :/yerine MONTE ETMEK, DAĞ


- MOUNTAIN :/yerine DAĞ


- MOUSE :/yerine FARE


- MOUTH :/yerine AĞIZ


- MOVE :/yerine HAREKET ETMEK


- MOVEMENT :/yerine HAREKET


- MOVIE :/yerine FİLM


- MOZAİK[Fr. < MOSAIQUE] ile/değil/yerine BAĞDAŞTIRIM


- MOZALE/MOZOLE[MAUSOLÉE | Fr. < Yun.] değil/yerine/= ANITMEZAR


- MP MEGAPİKSEL/MEGAPIXELS[İng.] değil/yerine/= ÇÖZÜNÜRLÜK BİRİMİ


- MPEG/MOVING PICTURE EXPERTS GROUP[İng.] değil/yerine/= HAREKETLİ GÖRÜNTÜ UZMANLARI BİRLİĞİ (SAYISAL GÖRÜNTÜ KODLAMASI)


- MQTT/MESSAGE QUEUING TELEMETRY TRANSPORT[İng.] değil/yerine/= TELEMETRİ MESAJLAŞMA PROTOKOLÜ


- MR :/yerine BAY


- MR[İng.] değil/yerine/= MAGNETIC RESONANCE | MIXREALITY[İng.] değil/yerine/= MANYETİK REZONANS | KARMA GERÇEKLİK


- MRG/MAGNETIC RESONANCE İMAGING[İng.] değil/yerine/= MANYETİK REZONANS GÖRÜNTÜLEME


- MRI/MAGNETIC RESONANCE İMAGING[İng.] değil/yerine/= MANYETİK REZONANS GÖRÜNTÜLEME


- MRNA (MESSENGER RNA)[İng.] değil/yerine/= MRNA (MESAJCI RNA)

( Mesajcı ribonükleikasitin kısaltması. Protein sentezinin yapılabilmesi için, proteinin kimyasal yapısını genetik olarak kodlayan RNA'dır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- MRS :/yerine BAYAN


- MS :/yerine BAYAN


- MSVS/MINIMUM HEALTH DATA SET[İng.] değil/yerine/= MINIMUM SAĞLIK VERİ DÜZENEĞİ


- MUACCELİYET değil/yerine/= SÜREV GELİMİ


- MUADİL değil/yerine/= DENK/EŞİT/EŞDEĞER/Lİ


- MUAF[Ar. < MA'FUVV]["MUHAF" değil!] değil/yerine/= AYRI

( Bağışlanmış, affedilmiş. | Ayrı tutulmuş, ayrıcalık tanınmış. | Özgür. )


- MUAHHAR[Ar.] değil/yerine/= SONRAKİ


- MUALLÂ[Ar. < ULÜVV] değil/yerine/= YÜCE, YÜKSEK | MAKAMI, RÜTBESİ YÜKSEK | BİR YAZI BİÇİMİ


- MUALLİM[Ar. < İLM] değil/yerine/= ÖĞRETMEN

( Tâlim eden, öğreten, öğretmen, hoca. )


- MUAMELE ETMEK/– MUAMELESİ ETMEK değil/yerine/= DAVRANMAK/–GİBİ DAVRANMAK


- MUÂMELE[Ar.] değil/yerine/= İŞLEM, DAVRANIŞ


- MUAMMA[Ar.] değil/yerine/= BELİRSİZ/LİK

( Şiir sanatında harflerle yapılan bilmece/ler. )


- MUAMMER[Ar. < ÖMR] değil/yerine/= YAŞAYAN, YAŞAMIŞ


- MUAMMERİYET[Ar.] değil/yerine/= CANLILIK


- MUAREFE[Ar.] değil/yerine/= TANIŞMA, TANIŞIKLIK


- MUARIZ[Ar.] değil/yerine/= KARŞI KOYAN/ÇIKAN/ÇIKABİLEN


- MUASIR MEDENİYET SEVİYESİ değil/yerine/= ÇAĞDAŞ UYGARLIK DÜZEYİ


- MUASIR[Ar.] değil/yerine/= ÇAĞDAŞ

( Aynı yüzyıl içinde olan. )


- MUAVİN[Ar.] değil/yerine/= YARDIMCI


- MUAYEDE[Ar.] değil/yerine/= BAYRAMLAŞMA


- MUAYYEN[Ar.] değil/yerine/= BELİRLİ

( Belirli, tâyin edilmiş. | Kararlaştırılan. )


- MUAYYEN ile/||/<> MÜSTATÎL ile/||/<> MURABBA ile/||/<> MÜSELLES ile/||/<> MÜSEDDES ile/||/<> MUHAMMES ile/||/<> KESÎRU'L-EDLÂ ile/||/<> MUNHARİF

( Eşkenar dörtgen. İLE/||/<> Dikdörtgen. İLE/||/<> Kare. İLE/||/<> Üçgen. İLE/||/<> Altıgen. İLE/||/<> Beşgen. İLE/||/<> Çokgen. İLE/||/<> Yamuk. )


- MUAZZAM[Ar.] değil/yerine/= KOCAMAN/KOSKOCA/KOSKOCAMAN


- MUAZZEZ[Ar.] değil/yerine/= SAYILAN, SAYGI DUYULAN/GÖSTERİLEN


- MÜBÂDELE[Ar. < BEDEL | çoğ. MÜBÂDELÂT]/TAKAS/TRAMPA[İt.]/TROK[Fr.] değil/yerine/= DEĞİŞ/DEĞİŞMECE/DEĞİŞ-TOKUŞ


- MÜBÂGAME değil/yerine/= TATLI DİLLİLİK


- MÜBAHASE[Ar.] değil/yerine/= KONUŞMA


- MUBÂHÂT[Ar. < BAHÂ] değil/yerine/= PARLAKLIK, ÖVÜNME, GURURLANMA


- MÜBÂLÂGA[Ar. < BÜLÛĞ] değil/yerine/= ABARTI


- MÜBÂREK[< BEREKET] değil/yerine/= VERİMLİ/KUTLU

( BEREKETLİ, FEYİZLİ | UĞURLU, HAYIRLI, MUTLU, KUTLU )


- MÜBAREK değil/yerine/= KUTLU


- MÜBAŞERET[Ar.] değil/yerine/= GİRİŞİM

( Bir işe başlama. )


- MÜBAŞİR[Ar.] değil/yerine/= ÇAĞRICI


- MUBAYAA[Ar. < BEY] değil/yerine/= SATIN ALMA


- MÜBÂYENET[Ar.] değil/yerine/= ÇELİŞKİ

( Bir şeyin, kendinden başka bir şey olmaması. )


- MÜBAYENET[Ar.] değil/yerine/= UYUŞMAZLIK


- MÜBEZZİR[Ar. < BEZR] < TOHUM EKECEK ARAÇ


- MÜBEZZİR değil/yerine/= TEBZÎR EDEN, GEREKSİZ, YERSİZ HARCAYAN, İSRÂF EDEN


- MÜBTESİM[< TEBESSÜM] ile GÜLÜMSEYEN, TEBESSÜM EDEN


- MÜCÂDELE değil/yerine/= SAVAŞIM/GÜREŞ


- MÜCÂVİR[Ar. MUCÂVİR] değil/yerine/= KOMŞU


- MÜCAZAT[Ar.] değil/yerine/= CEZA VERME

( İşlenen bir suçtan dolayı ceza verme. )


- MÜCBİR[< CEBR] değil/yerine/= ZORLAYICI/ZORLAYAN


- MÜCBİR SEBEP değil/yerine/= GÜCEYİCİ NEDEN


- MÜCBİR değil/yerine/= GÜCEYİCİ


- MÜCELLA[Ar.] değil/yerine/= PARLATILMIŞ/PARLAK


- MÜCELLİT[Ar.] değil/yerine/= CİLTÇİ


- MÜCERRED[< CERED] değil/yerine/= SOYULMUŞ, ÇIPLAK, TECRÎD EDİLMİŞ | TEK, YALNIZ | KARIŞIK VE KATIŞIK OLMAYAN | YALIN, SOYUT | KENDİ KENDİNE, BEKÂR, YALNIZ YAŞAYAN


- MÜCERRED/YALIN ile/||/<> NÂKIS/MENKÛS/EKSİKLİ ile/||/<> FASİH

( Türemiş ya da bileşik sözcüğe karşıt olarak, kök nitelikli bir anlambirim özelliği taşıyan sözcük. İLE/||/<> Ad ya da eylem çekimine girmekle birlikte ilişkin olduğu veznin tüm biçimlerini içermeyen sözcükler. İLE/||/<> Bozulmamış, öz dile ait sözcük. )


- MÜCERREP[Ar.] değil/yerine/= DENENMİŞ, SINANMIŞ


- MÜCESSEM ADESÎ ile/||/<> MÜCESSEM BEYDÎ

( Mercek nesnesi. İLE/||/<> Oval nesne. )


- MÜCESSEM[Ar.] değil/yerine/= BELİRMİŞ OLAN

( Nesne/cisim/madde durumunda olan. | Somut bir varolanda, tam olarak belirmiş olan. )


- MÜCEVHER[Ar.] değil/yerine/= DEĞERLİ NESNE


- MUCH :/yerine ÇOK


- MUCİBİNCE değil/yerine/= GEREĞİNCE


- MUCİP SEBEP değil/yerine/= GEREKÇE


- MÛCİT/KÂŞİF değil/yerine/= GELİŞTİRİCİ/BULUCU/ORTAYA ÇIKARAN


- MUCİZE[Ar. < ACZ] ile TANSI, TANSUK

( ACİZ BIRAKAN, TANSI, TANSUK, ALLAH'IN EMRİYLE PEYGAMBERLER TARAFINDAN YAPILAN VE HALKI HAYRETTE BIRAKAN HÂRİKULÂDE İŞLER, HAREKETLER, HALLER )


- MUCİZE[Ar.] değil/yerine/= TANSIK


- MÜCMEL değil/yerine/= ÖZETLİ


- MÜCRİM[Ar.] değil/yerine/= SUÇLU


- MÜDÂFAA[Ar.]/DEFANS[İng. < DEFENCE] değil/yerine/= SAVUNMA/SAVUNU


- MÜDÂFAA ETMEK değil/yerine/= SAVUNMAK


- MÜDÂFİ değil/yerine/= SAVUNCU


- MÜDAHALE ETMEK değil/yerine/= ELATMAK/KARIŞMAK


- MÜDAHALE değil/yerine/= ELATIM


- MÜDAHALENİN MENİ değil/yerine/= ELATIMIN ÖNLENMESİ


- MÜDÂM[< DEVÂM] değil/yerine/= DEVÂM EDEN, SÜREN, SÜREKLİ | ARASI KESİLMEYEN


- MÜDÂVİM[Ar.] değil/yerine/= GEDİKLİ


- MÜDDEA değil/yerine/= SAVLANAN


- MÜDDEÎ-İ UMÛMÎ[Ar.] değil/yerine/= SAVCI


- MÜDDET değil/yerine/= SÜRE


- MÜDELLEL[Ar.] değil/yerine/= KANITLANMIŞ/KANITLI


- MÜDEVVER[Ar.] değil/yerine/= YUVARLAK


- MUDİL[Ar.] değil/yerine/= KARMAŞIK, GÜÇ, ÇETİN


- MÛDİ/MÜSTEVDİ değil/yerine/= SAKLATAN


- MÜDRİKE değil/yerine/= ALIMLAMA


- MÜDÜR/İYET değil/yerine/= YÖNETÇİ/LİK


- MÜEBBET[Ar.] değil/yerine/= SONU OLMAYAN, YAŞAM BOYUNCA


- MÜEBBET[Ar.] değil/yerine/= SÜRESİZ


- MÜEDDEP[Ar.] değil/yerine/= USLU, TERBİYELİ


- MÜELLİF[Ar. < ÜLFET] değil/yerine/= KİTAP YAZAN, YAPIT SAHİBİ


- MÜEMMEN[Ar.] değil/yerine/= SAĞLANMIŞ, GÜVENİLİR


- MÜENNES[Ar.] değil/yerine/= DİŞİL


- MÜESSES) NİZAM[Ar.] değil/yerine/= (KURULU/YERLEŞİK) DÜZEN


- MÜESSES/E[Ar.] değil/yerine/= KURULU/Ş

( Kurulma işi. | Topluma hizmet, üretim, tüketim vb. amaç ve görevlerle kurulan her şey, tesis. | Yapı, yapılış, bünye. | Kasılma. | Bir sefer kuvvetini oluşturan birliklerin yapısı. )


- MÜESSİF[Ar.] değil/yerine/= ÜZÜCÜ


- MÜESSİR FİİL değil/yerine/= DOKUNÇLU EYLEM


- MÜESSİR[Ar.] değil/yerine/= ETKİLİ


- MÜEVVEL[Ar. < TE'VİL] ile MÜEVVİL[Ar. < TE'VİL]

( Başka anlam verilmiş, yorumlanmış, te'vîl edilmiş. İLE Başka anlam veren, başka anlamla açıklayan, yorumlayan, te'vîl eden. | Rüya tâbir eden. )


- MÜEYYİDE[Ar.] değil/yerine/= YAPTIRIM


- MUFASSAL[Ar.] değil/yerine/= AYRINTILI


- MÜFETTİŞ[Ar.] değil/yerine/= DENETÇİ/DENETMEN


- MÜFETTİŞ[Ar.] değil/yerine/= DENETMEN


- MÜFİT[Ar.] değil/yerine/= YARARLI | ANLATAN


- MÜFLİS[Ar.] değil/yerine/= BATKIN

( Borçlarını ödeyemez duruma düşen, iflas etmiş kişi. )


- MÜFREDAT[Ar.] değil/yerine/= ÖĞRETİM İZLENCESİ


- MÜFREDAT[Ar.] değil/yerine/= ÖĞRETKE


- MÜFRET[Ar.] değil/yerine/= TEKİL


- MÜFRİT[Ar.] değil/yerine/= AŞIRI


- [ne yazık ki]
!MÜFSİT[Ar.]/MÜZEVİR[Ar.] değil/yerine/= ARABOZUCU


- MÜFTERİ/İFTİRACI değil/yerine/= KARAÇALAN/KARALAMACI


- MUGALATA[Ar.] değil/yerine/= YANILTMACA

( Yanıltmak için, yanıltacak yolda söz söyleme. | Başkasını yanıltmak için, doğru olmadığı bilinerek yapılan uslamlama ve çıkarsama. )


- MUGANNÎ[Ar. < GINÂ][Fr. CHANTEUR] değil/yerine/= ŞARKICI

( Şarkıcı, hanende. | Hoş öten kuş. )


- MUGAYİR[Ar.] değil/yerine/= AYKIRI / UYMAZ


- MUĞBER[Ar.] değil/yerine/= GÜCENMİŞ/GÜCENİK, KÜSKÜN


- MUHABERE ETMEK değil/yerine/= İLETİŞMEK/ÇAVLAŞMAK/BİLDİRİŞMEK


- MUHABERE MEMURU değil/yerine/= İLETİŞİM İŞYARI


- MUHABERE SINIFI değil/yerine/= SÜEL İLETİŞİM


- MUHABERE/KOMÜNİKASYON değil/yerine/= İLETİŞİM/ÇAVLAŞIM/BİLDİRİŞİM


- MUHABİR[Ar.] değil/yerine/= GAZETECİ


- MUHÂCİM[Ar. < HÜCUM] değil/yerine/= SALDIRAN/SALDIRICI


- MUHÂCİR[Ar. < HİCRET] değil/yerine/= GÖÇMEN

( Göçmen, göç eden. | Bir ülkeden kalkıp, bir başka ülkede yerleşen. )


- MUHADDEP[Ar.]/KONVEKS[İng.] değil/yerine/= DIŞBÜKEY


- MUHAFAZA[Ar.] (ETMEK) değil/yerine/= KORUMAK/KORUYUP SAKLAMAK


- MUHAFAZA[Ar.] değil/yerine/= KORUMA/KORUNUM/SAKLAMA


- MUHAFAZAKÂR[Ar., Fars.] değil/yerine/= TUTUCU


- MUHÂFIZ[Ar.] değil/yerine/= KORUYAN/KOLLAYAN

( Birini ya da bir şeyi koruyan, kollayan. | Bir kalenin ya da bir kentin önemli yerlerini korumak, düzeni ve güvenliği sağlamakla görevli komutan. )


- MUHAKEME[İng. REFLECTION] ile/||/<> ERİŞİMCİLİK[İng. ACCESSIBILISM]

( Aklın bir yetisi olarak muhakeme, dış dünyayı algılayıp çıkarımlarda bulunma ve aklın kendi kendini denetlemesi anlamına gelmektedir. Muhakeme yetisi sayesinde bellekte hali hazırda bulunan bilgiler ile yeni deneyimler doğrultusunda elde edilen bilgiler denetlenir, karşılaştırılır, çıkarımlar yapılır, bilgilerin doğruluğu üzerine düşünülür ve her ikisinin bir bütün oluşturduğu bir bilgi ağı meydana getirilir. Bu işlevleri doğrultusunda muhakeme bir denetleme ve çıkarım mekanizması olarak görülebilir. Epistemik özne, daha önce edindiği bilgilerin doğruluğu ile yeni edinmiş olduğu bilgilerin doğruluğunu muhakeme yetisi ile denetler. Bu denetleme sonucunda epistemik özne, hangi inançların doğru olduğu bilgisini edinir ve inançlarını biliyor olduğunu bilme bilgisine ulaşabilir. Bu anlamda muhakeme, öznenin bilinçli bir etkinliğidir. @@ İçselciliğin bir türü olan bu yaklaşım bir öznenin sahip olduğu inancın epistemik gerekçelendirmesini, öznenin zihnindeki bazı özel erişim türleri ile belirlenebileceğini iddia eder. Bir doğru inancı gerekçelendiren etkenlerin her an erişime ve muhakeme etmeye açık olması, öznenin bakış açısına içsel olan etkenlerin önemine vurgu yapar. BonJour, Audi ve Chisholm’un savunduğu bu yaklaşımda, bir şeyle ilgili tam deneyime sahipsek bilinç, içe bakış ve muhakeme ile bilgiye ulaşabiliriz; inanç ve algı deneyimlerimizin çoğuna muhakeme yeteneğini ile ulaşırız.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- MUHAKEME/MAHKEME değil/yerine/= YARGILAMA


- MUHÂL[Ar.] değil/yerine/= OLANAKSIZ, OLMAZ, OLMAYACAK


- MUHALEFET PARTİSİ değil/yerine/= KARŞITÇILIK BİRELİ


- MUHALEFET ŞERHİ değil/yerine/= KARŞIT GEREKÇE


- MUHALEFET değil/yerine/= KARŞITÇILIK


- MUHÂLİF[Ar.] değil/yerine/= KARŞICIL/KARŞITÇI


- MUHAMMEN[Ar.] değil/yerine/= ÖNDEYİLENEN


- MUHAMMEN[Ar.] değil/yerine/= ORANLANAN


- MUHAMMİN[Ar.] değil/yerine/= ORANLAYAN


- MUHAREBE[Ar.] değil/yerine/= ÇARPIŞKI


- MUHÂRİP[Ar.]/CENGÂVER[Fars.] değil/yerine/= SAVAŞÇI